Etiket: vicdan

  • DAD Eş Başkanı Kulu: Leyla Güven’in talepleri insani ve karşılanabilir talepler-VİDEO

    DAD Eş Başkanı Kulu: Leyla Güven’in talepleri insani ve karşılanabilir talepler-VİDEO

    PİRHA- Cezaevinde 69 gündür açlık grevinde olan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in taleplerinin bir an önce karşılanması gerektiğini belirten Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanı Musa Kulu, “Bu ülkede barışın, kardeşliğin, ortak vatanda beraber yaşamanın tek anahtarı insanları farklılıklarıyla kabul etmektir.” dedi.

    DAD Eş Başkanı Musa Kulu cezaevinde 69 gündür açlık grevinde olan DTK Eş Başkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven’e ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “BİR İNSANI ÖLDÜRMEK BÜTÜN İNSANLIĞI ÖLDÜRMEKTİR”

    Bir insanın yaşam hakkının kutsallığı söz konusu olduğunda bütün evrenin secdeye durması gerektiğini vurgulayan Kulu, “Ölüme en yakın olan bu kişinin toplumda karşılığı ve bir temsiliyeti var. Haklı bir talebin sahibi olan böyle bir canın sistemine devletin kayıtsız kalması anlaşılır ve kabul edilir bir şey değil. Her seferinde İslam ve Müslüman olduğunu söyleyenler Hz. Muhammed’in ‘Bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmektir’ sözünü biliyorlardır. Bugünkü durumda bu kadar sağır, dilsiz olmanın ne devlete ne insana ne de hukuka uymadığını herkesin bilmesi gerekir.” diye konuştu.

    “KABEMİZE İNSANI KOYMUŞ VE SECDE ETMİŞİZ”

    “İnanç olarak kabemize insanı koymuş ve secde etmişiz.” diyen Kulu, “Düşüncesi, fikri ne olursa olsun bir insanın hayatı söz konusu ise ve hele hele bu yaşamın sahibi olan bir kadın ise vicdan sahibi, ahlak sahibi, adalet duygusu taşıyan herkesin duyarlılık göstermesi lazım. Dünyanın neresinde olursa olsun Afrika’da, Asya’da, Amerika’da veya Aborjinlerin yaşadığı Avusturulya’da olsa da bir insan hakkına ve yaşamına karşı duyarsızlığın insanlığın bitmesi anlamına geliyor.” şeklinde konuştu.

    “KARŞIMIZDAKİ ANLADIĞIMIZDA İNSANLAŞACAĞIZ”

    Güven’in taleplerinin insani ve karşılanması gereken talepler olduğuna dikkat çeken Kulu, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bu ülkede barışın kardeşliğin ortak vatanda beraber yaşamanın tek anahtarı insanları farklılıkları ile kabul etmektir. Eğer sistem geleceğini kurmak istiyor ve gerçekten gelecekte mutlu olma arzusu içindeyse bizler de konuşabilmeliyiz. Karşımızda bizim gibi düşünmeyeni anlayabilmeliyiz. O zaman insanlaşacağız. Belki de özlemini çekeceğimiz adalet, vicdan, hukuk, özgürlük dediğimiz kardeşçe yaşamak o zaman belki mümkün olur.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • HDP: AİHM’nin Roboski kararı vicdanları hep sızlatacaktır

    HDP: AİHM’nin Roboski kararı vicdanları hep sızlatacaktır

    PİRHA- AİHM, çoğunluğu çocuk 34 kişinin bombalanarak öldürüldüğü başvurunun ret gerekçesi olarak dosya avukatlarının vekaletnamelerini süresi içerisinde sunmamasını gerekçe gösterdi.

    HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ayşe Acar Başaran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Roboski Katliamı kararına tepki gösterdi.

    Başaran, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni aklama kararı olarak tarihe geçecek olan bu kararla AİHM, Roboski Katliamı’nı hukuki açıdan yok sayarak adalete olan güveni sarsmıştır. AİHM’in 7 yıldır yaşanan tüm hukuksuzlukları görmezden gelmesi, 2 günlük gecikmeyi gerekçe göstermesi izahtan varestedir. Bu katliam yüreklerde bir yaradır; bu karar da yarayı yeniden kanatmıştır” dedi.

    Ayşe Acar Başaran açıklamasında şunları dile getirdi:

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Roboski’de TSK uçaklarının bombalaması sonucu çoğunluğu çocuk olan 34 kişinin katledilmesi nedeniyle yapılan başvuruyu iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesi ile kabul edilemez buldu.

    34 kişinin bombalanarak öldürüldüğü başvurunun ret gerekçesi olarak da dosya avukatlarının vekaletnamelerini süresi içerisinde sunmamasını gerekçe gösterdi. Mahkeme bu başvurucular için kabul edilemezlik kararı vermiş, ancak diğer başvurucular için inceleme yapma yükümlülüğünü dahi yerine getirmemiştir.

    Tüm başvurucular için geçerli olmayan ve UYAP sisteminden ulaşılması mümkün olan iki eksik belgenin kabul edilmezlik kararına gerekçe yapılması hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hem de AİHM’in kendi içtihatları ile bağdaşmamaktadır.

    “AİHM’İN ELİNDE OLMAYAN HİÇ BİR BELGE SÖZ KONUSU DEĞİL”

    Başvurucuların çoğu için AİHM’in elinde olmayan hiç bir bilgi ve belge söz konusu değildir. TSK uçaklarının bombalaması sonucu hayatını kaybedenlerin yaşam hakkına ilişkin bir kararda, dosya avukatının iki günlük gecikme gerekçesi olarak sunduğu sağlık raporunun dikkate alınmaması ve dosyanın esası ile ilgisi bulunmayan evrakın iki gün gecikmesini mahkemenin kararına gerekçe yapması AİHM tarihine bir utanç olarak yazılmıştır.

    “BU KARAR YARAYI YENİDEN KANATMIŞTIR”

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni aklama kararı olarak tarihe geçecek olan bu kararla AİHM, Roboski Katliamı’nı hukuki açıdan yok sayarak adalete olan güveni sarsmıştır. AİHM’in 7 yıldır yaşanan tüm hukuksuzlukları görmezden gelmesi, 2 günlük gecikmeyi gerekçe göstermesi izahtan varestedir. Bu katliam yüreklerde bir yaradır; bu karar da yarayı yeniden kanatmıştır.

    Ağır insan hakları mağdurlarının başvuracağı son hukuki merci olan AİHM’in bu kararı kabul edilemez. Nasıl Roboski Katliamı unutulmayacaksa, AİHM’in insan hakları hukukunu çiğneyen bu kararı da vicdanları hep sızlatacaktır. AİHM, siyasi otoritelerin ve devletlerin tahakkümünden çıkmalı ve kuruluş amacına, insan hakları hukukuna saygılı tutum almalıdır.

  • Mehmet Aksoy Londra’da anıldı: ‘Tek silahının kamerası ve gülüşünün olduğunu söylerdi’-VİDEO

    Mehmet Aksoy Londra’da anıldı: ‘Tek silahının kamerası ve gülüşünün olduğunu söylerdi’-VİDEO

    PİRHA- İngiltere’de yaşarken Suriye’nin kuzeyindeki, Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) askeri kanadı Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) katılan ve Rakka’da Daiş çetelerinin saldırısı sonucu yaşamını yitiren Alevi Gazeteci-Yönetmen Mehmet Aksoy Londra’da anıldı. Anmaya katılan HDP Milletvekili Besime Konca, “Çok şey yaşadık çok katliam gördük çok taziyeye gittim. Ama özgür insan olmanın, vicdanlı olmanın, onurlu bir genç olmanın, sevgi dolu olmanın aslında çok zor olmadığını Mehmet’in verdiği emek ve yaşadığı özgürlükten gördüm” dedi. 

    Haberin Videosu

    https://youtu.be/S_g8L8CGGbs

    İngiltere’de yaşarken YPG’ye  katılan ve Rakka’da IŞİD çetelerinin saldırısı sonucu yaşamını yitiren Alevi Gazeteci-Yönetmen Mehmet Aksoy Londra’da anıldı.

    Annesi Maraş Elbistan’lı babası ise Malatya Kürecik’li olan YönetmenMehmet Aksoy’un Haziran 2017 tarihinde YPG’ye katıldığı kaydedildi. BBC’ye yansıyan habere göre İngiltere vatandaşı olan 32 yaşındaki Mehmet Aksoy Haziran ayında İngiltere’den Suriye’ye gitti. Suriye’nin kuzeyindeki, Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) askeri kanadı Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) katılan yönetmen Aksoy’un bir belgesel hazırlıyordu.

    Anma etkinliğine HDP Siirt Milletvekili Besime Gonca, ailesi, sivil toplum örgütleri ve sevenleri katıldı. Anma saygı duruşu ile başladı daha sonra HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, Gazeteci – Belgeselci Mehmet Aksoy’a ilişkin duygularını dile getirdi.

    “SEVGİSİ VE ONURU İLE ARAMIZDA”

    “Çok şey yaşadık, çok katliam gördük çok taziyeye gittik” diyen HDP Siirt Milletvekili Konca, “Özgür insan olmanın, vicdanlı olmanın, onurlu bir genç olmanın, sevgi dolu olmanın aslında çokta zor olmadığını, Mehmet’in verdiği emek ve yaşadığı özgürlükten gördüm. Bizim belki yüzyıldır yapmadığımızı Mehmet’in yaptığını gördüm. Belki Mehmet bugün bedeni ile aramızda değil ama sevgisi ile onuruyla ve gururu ile aramızdadır” ifadelerini kullandı.

    “MEHMET’İN HAYATI HEPİMİZ İÇİN BİR OKUL GİBİDİR”

    HDP Siirt Milletvekili Konca, “Mehmet’in hayatı hepimiz için bir okul bir üniversite gibidir. Diplomaside uzun süre çalıştı ama bize ve arkadaşlarına da anlattı. İngiliz siyaseti çok kirlidir ve çok incedir. Bize evet derler ama bugün Ortadoğu’da ve Türkiye’de yaşananların altında bu ülkelerin siyaseti var. Bu nedenle ‘Diplomaside çalışmayacağını ve tek silahının kamerası ve gülüşünün olduğunu’ söylerdi. Ve bu kararı aldı. Keşke bu mücadelesini daha uzun bir süre sürdürebilseydi. Ve bütün bunları anlatabilseydi” şeklinde konuştu.

    Özgür bir birey olmak, özgür ülke olmak, özgür bir kadın olmak adına Mehmet’in herkese  örnek olduğunu vurgulayan Milletvekili Besime Konca, “Bu kadar soykırımın bu kadar yozlaşmanın olduğu ve yabancılaşmanın yaşandığı diaspora da kişiliğini geliştirdi. Kültürünü, yurtseverliğini, Kürtlüğünü, Aleviliğini, kadın sevgisini bu kuşatmışlığa ve Avrupa gerçekliğine karşı tüm bunları kendi elleriyle yaptı” ifadelerini kullandı.

    Elif TABAK/ LONDRA

     

  • Alevi Kurum Başkanları: Vicdana seslenen, Adalet diyen herkesin yanında olmalıyız

    Alevi Kurum Başkanları: Vicdana seslenen, Adalet diyen herkesin yanında olmalıyız

    PİRHA- HDP’nin başlatmış olduğu “Vicdan ve Adalet” nöbeti, İstanbul Yoğurtçu parkında devam ediyor. Nöbete yarın (Perşembe) saat 13:00’da destek verecek olan Alevi kurum başkanları, ülkedeki adaletsizliğe karşı, “adalet” isteyen herkesin nöbet eylemine destek vermesini söyledi.

    Alevi kurum başkanları HDP’nin başlatmış olduğu “Vicdan ve Adalet” nöbetine destek ziyaretinde bulunacak. Yoğurtçu parkında devam eden “Vicdan ve Adalet” nöbetine ilişkin PİRHA’ya konuşan ABF ve PSAKD Genel Başkanları, adalet eylemlerinin sahiplenilmesi gerektiğini ifade etti.

    “ “BANA DOKUNMAYAN YILAN BİN YAŞASIN” DÖNEMİ ARTIK KAPANMIŞTIR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel başkanı Muhittin Yıldız, bende vicdan sahibiyim, hak, hukuk istiyorum diyen herkesin “vicdan ve adalet” nöbetine katılması gerektiğini belirterek şunları  ifade etti;

    “ “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” dönemi artık kapanmıştır. Sistem artık herkese dokunuyor. Bu ülkede yaşayan ve bir şekilde ötekileştirmeye maruz kalmış tüm toplumsal kesimler; demokratik cumhuriyet ve demokratik anayasa için birleşmelidirler. Barış, eşitlik, aş, iş, ekmek ancak o zaman sağlanır. Aksi taktirde eylemler büyütülmeyip, katkı sağlamadığımız müddetçe, Türk-İslam- Gerici sistem tarafından ezilecektir. Bunun için dilinden, inancından, düşüncesinden ötürü mağdur olmuş herkes HDP’nin “Vicdan ve Adalet” nöbetini ve sonraki zamanlarda ortaya çıkacak olan eylemleri büyütmelidir. Biz Alevi kurum temsilcileri olarak yarın Yoğurtçu parkında olup, eyleme destek vereceğiz.”

    “PSAKD, VİCDANA SESLENEN, ADALET DİYEN HERKESİN YANINDA YER ALACAKTIR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel başkanı Gani Kaplan ise adaletin bir gün herkese lazım olacağını belirterek şunları ifade etti;

    “Öncelikle geldiğimiz süreçte, iktidar ülkeyi öyle bir noktaya getirdi ki, toplumun tüm kesimleri “adalet” diyor. Bir zamanlar şimdinin cumhurbaşkanı, dönemin İstanbul belediye başkanı iken, bir şiir okudu diye hapse atılırken, bugünün adalet arayışçıları Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıktı. Ama bugün kendi iktidarından HDP’nin Eş Genel başkanları, belediye başkanları ve binlerce siyasetçi cezaevinde. Aynı zamanda KHK ile işlerinden edilen 100 binin üzerinde kamu emekçisi var. Bundan dolayı Alevi kurumları, vicdana seslenen, adalet diyen herkesin yanında yer alacaktır, almalıdır.”

    Son olarak topluma seslenen Kaplan, adalet isteyenlerin bir arada olması gerektiğini belirterek, “nasıl ki “adalet yürüyüşü”nde sayın Kılıçdaroğlu’nun yanında yürüdüysek, bugünde “vicdan ve Adalet” diyen HDP’nin yanında olacağız” dedi.

    Haber Merkezi

  • HDP’nin ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ 6. Gününde: Bariyerleri kaldırın, neden korkuyorsunuz?

    HDP’nin ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ 6. Gününde: Bariyerleri kaldırın, neden korkuyorsunuz?

    PİRHA- HDP’nin ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ 6. gününde Diyarbakır’da devam ediyor.

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), ‘Durmayalım, Dur Diyelim, Faşizmi Durduralım’ sloganıyla Diyarbakır Ekin Ceren Parkı’nda başlattığı ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ 6’ncı gününde devam ediyor. Polis ablukası altında devam eden nöbette olan milletvekilleri dün gece de ses çıkarma eylemi yaptı.

    “KALDIRIN BARİYERLERİ İSTEYEN GELSİN”

    HDP Urfa Milletvekili ve Parti Sözcüsü Osman Baydemir, 6’ıncı gününde devan eden ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Baydemir, Sabah gazetesinin, ‘Halk HDP’ye sırtını döndü’ haberlerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek şunları ifade etti:

    “Haydi hodri meydan, kaldırın bariyerleri. İsteyen gelsin. Hani halk HDP’ye sırtını dönmüştü? Hadi kaldırın, neden korkuyorsunuz? Hakikatten, halktan korkuyorsunuz. Çünkü sizin burada halka dair hiçbir şeyiniz yok. Buradaki herkes atanmış. Atanmışlar burada, seçilmişler zindanda. Mücadelemizi mutlak suretle bu halkın çocuklarına onurlu bir barışı miras bırakıncaya kadar devam edeceğiz.”

    ALANA BAĞLAMANIN ALINMAMASINA TEPKİ

    Polis tarafından nöbetin devam ettiği alana bağlamanın alınmamasına tepki gösteren Baydemir “Tamam adaletten korkuyorsunuz, milletten korkuyorsunuz anlıyoruz. Milletin iradesinden korkuyorsunuz. Bu cümbüşten niye korkuyorsunuz? Sazdan korktuğunuz gibi mi cümbüşten korkuyorsunuz. Demirtaş’ın sazından korktuğunuz gibi mi cümbüşten korkuyorsunuz?” dedi.

    “EYLEM DEVAM EDECEK”

    Eylemin Diyarbakır’da sonlanmayacağını belirten Baydemir, Bayrak İstanbul’a devredilecek. İstanbul bayrağı alacak. Vicdanın sesini yükseltebileceği oranda yükseltecek. O bayrak Van’a teslim edilecek, Van’dan İzmir’e taşınacak. Bu ülkede herkes hür ve eşitçe yaşayıncaya kadar, bu halkın evlatları özgür oluncaya kadar, KHK ile oluşan hak gaspları telafi edilinceye kadar, Sur’daki yıkım duruncaya kadar bu mücadele devam edecek” dedi.

     

  • İHD Başkanı Türkdoğan: AİHM’in aldığı karar vicdani ve ahlaki değil-VİDEO

    İHD Başkanı Türkdoğan: AİHM’in aldığı karar vicdani ve ahlaki değil-VİDEO

    PİRHA – İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin KHK mağdurunun bireysel başvuru hakkındaki kararını eleştirdi. Türkdoğan, “Avrupa insan hakları mahkemesinin Türkiye’de ihraç edilen kamu emekçileri ile ilgili olarak Türkiye’de kurulan OHAL inceleme komisyonu adres göstermesi kabul edilebilecek bir karar değil” dedi.

    Haberin Videosu

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin KHK mağdurunun bireysel başvuru hakkındaki kararına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “AİHM BİZLERİ BİR KEZ DAHA HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATTI”

    “Avrupa insan hakları mahkemesi bir kez daha bizleri hayal kırıklığına uğrattı” diyen Türkdoğan, Yüksek mahkemelerin aldığı bu tip kararlar sorgulanması gerekiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Türkiye’de ihraç edilen kamu emekçileri ile ilgili olarak Türkiye’de kurulan OHAL inceleme komisyonu adres göstermesi kabul edilebilecek bir karar değil. Bu kararı doğru bulmuyoruz ve eleştiriyoruz” ifadelerini kullandı.

    “OLUŞTURULAN OHAL KOMİSYONU TARAFSIZ DEĞİL”

    “Venedik Komisyonu’nun Türkiye’ye önerdiği OHAL inceleme komisyonu ile Türkiye’nin  KHK ile çıkarmış olduğu OHAL inceleme komisyonu arasında çok büyük farklar var” diyen Türkdoğan şunları ifade etti:

    “Oluşturulan bu OHAL inceleme komisyonu tarafsız değil, bağımsız değil, doğrudan doğruya hükümetin atadığı kişilerden yani memurlardan oluşan bir kurul. Hükümetin atadığı memurlardan oluşan bir kurul hükümetin kanun hükmünde kararı ile ilgili yapılan işlemleri nasıl tespit edecek? Kendi içinde zaten çelişki barındırıyor. Şimdi bir başka husus da inceleme komisyonunda 7 kişi yer alıyor. Ancak 100 binden fazla ihraç, dernek, vakıf, şirket ve kapatılmış kuruluş var. Şimdi bütün bu işlemleri incelemek birkaç yılı bulacak. Daha sonra  bu kurulun kararlarına karşı  Ankara’da özel yetkili bir mahkeme  kuruluyor. Önce bu mahkemeye gideceksiniz. Buradan sonuç alamazsanız bölge mahkemesi, oradan da sonuç alamazsanız Danıştay; oradan alamazsanız,  Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru ve en sonunda da AİHM’e gideceksiniz. Tüm bunlar şaka gibi geliyor.”

    “TÜRKİYE YENİDEN AVRUPA KONSEYİNİN DENETİMİNE ALINDI”

    Bütün insan hakları uygulamaları kötüye gittiği ve iyileşme olmadığı için Türkiye  25 Nisan tarihin de yeniden  Avrupa konseyi parlamenter meclisinin siyasi denetimine alındığını ifade eden Türkdoğan,  “Bir ülkenin siyasi denetime alınması demek o ülkenin yargı anlamında işlevini yitirdiği anlamına gelir demektir” dedi.

    “AİHM BAŞKANI VE ÜYELERİNİN TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİ İNCELENMELİDİR”

    “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, siyasi denetim kararı altına alınmış ülkeyle ilgili, o ülkenin kendi içinde oluşturduğu mekanizmayı adres göstermesi bir skandaldır. Bence Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin sorgulanması gerekir” diyen Türkdoğan şöyle devam etti:

    “AİHM  başkanı ve mahkeme üyelerinin Türkiye ile olan ilişkilerinin irdelenmesi gerekir. Böyle bir şey olamaz. Yapılması gereken çok basittir. Pilot karar vereceksin. Bu pilot kararın Türkiye’ de uygulanıp uygulanmadığını inceleme görevi Avrupa Bakanlar Konseyi’ne aittir.  Eğer anayasa mahkemesi o beğenmediğimiz  Pakistan Anayasa Mahkemesi gibi azıcık dik durabilseydi bu kadar ağır ihlaller olmayacaktı. Milletvekilleri hapse atılmayacaktı. Belediye başkanları, gazeteciler hapse atılmayacaktı. Ve yüz binden fazla insan bu şekilde mağdur edilemeyecekti. Dolayısıyla bunun gerçekten irdelenmesi gerekir, eleştirilmesi ve üzerine gidilmesi gerekir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi aynı tutumunu sokağa çıkma yasakları süresince de uyguladı. Hem anayasa mahkemesi hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sokağa çıkma yasağı uygulanan ilçelerdeki ablukada sivillerin korunması noktasında sınıfta kaldılar. Kimseyi koruyamadılar. Yüzlerce sivil katledildi.  Aynı kötü pratikler devam ediyor.

    “BİZİM ADALET ARAYIŞIMIZ DEVAM EDECEKTİR”

    “AİHM’in aldığı bu karar vicdani, hukuki, ve ahlaki değildir” diyen  İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, son olarak şunları belirtti:

    “Türkiye Anayasa Mahkemesi AHİM’in aldığı kararları uygulamıyor. Bırakın AHİM kararlarını kendisinin 1 sene önce aldığı kararlara dahi uymuyor ve uygulamıyor. Ben bu açıdan hem öfkeliyim ve bir hukukçu olarak da çok büyük bir hayal kırıklığı içerisindeyim. Elbette bizim adalet arayışımız devam edecektir. Ve  eleştirme hakkımızı sonuna kadar kullanacağız. Türkiye’nin Avrupa’yı örnek alması gerekirken şimdi tam tersi oluyor. Avrupa kendine Türkiye’yi örnek almaya başladı. Bu ters ilişkiye bir an önce son verilmesi gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA