PİRHA- Freiburg Alevi Dergahı’nda gerçekleştirilen Xızır Cemi’nde dayanışma vurgusu yapıldı.
Almanya’nın Freiburg kentinde bulunan Freiburg Alevi Dergahı’nda Xızır Cemi gerçekleştirildi. Zor zamanların, darda kalanların ve hak yolunda direnenlerin umudu olarak kabul edilen Xızır inancının yaşatıldığı cem, canların yoğun katılımıyla, lokmaların ve duaların birliğiyle yapıldı.
Cem, Pir Hüseyin Bildik tarafından yürütüldü. Birlik, rızalık ve hakikat vurgusunun öne çıktığı erkanda, paylaşmanın, dayanışmanın ve yol kardeşliğinin önemi bir kez daha hatırlatıldı. Zakirler Deniz Nurhak Bildik ve Hüseyin Subaşı’nın seslendirdiği deyişlerle canlar semaha durdu.
Özellikle gençlerin ve çocukların cem erkanında yer alması, yolun kuşaktan kuşağa aktarılmasının önemini bir kez daha gösterdi.
Ardından lokma gülbangı okunarak lokmalar pay edildi.
PİRHA- Pir Mustafa Mısır, Dortmund Alevi Dergahı’nda yaptığı konuşmada, Xızır inancının evrensel ve birleştirici anlamına dikkat çekerek, “Xızır’ın milliyeti yoktur, ırkı yoktur, dini yoktur. Xızır insandır, dara düşenin umududur” dedi.
Almanya’nın Dortmund kentinde Xızır ayı vesilesiyle Xızır Cemi yürütüldü.
“HIZIR’IN MİLLİYETİ YOKTUR, HIZIR İNSANDIR”
Pir Mustafa Mısır, yaptığı konuşmada Xızır inancının evrensel ve birleştirici niteliğine dikkat çekti. Mısır, Xızır’ın herhangi bir milliyet, ırk ya da dinle sınırlandırılamayacağını vurgulayarak, “Hızır insandır, dara düşenin umududur” dedi.
Konuşmasında geçmişten bugüne uzanan toplumsal hafızaya değinen Mısır, modern ulaşım araçlarının olmadığı dönemlerde insanların zorluklar karşısında Xızır’a sığındığını hatırlattı. Halk anlatılarındaki “boz atlı Xızır” betimlemesine gönderme yaparak, o çağlarda en hızlı ulaşımın at olduğunu ve Xızır’ın bu simgeyle anıldığını ifade etti.
Pir Mustafa Mısır, 21 Aralık’tan başlayan kış döngüsünü, cemrelerin havaya, suya ve toprağa düşmesiyle birlikte doğanın yeniden uyanışı olarak yorumladı. 21 Mart’ta gece ile gündüzün eşitlenmesini ise “doğadaki dengenin ve yaşamın secdesi” şeklinde tanımladı.
Dört ana unsur -ateş, hava, su ve toprak -üzerinden insanın varoluşuna işaret eden Mısır, güneşin hem var eden hem dönüştüren güç olduğunu belirtti.
Cem erkanına ve eşitlik ilkesine de değinen Mısır, “Cemde herkes candır. Eşikten giren eşitliğe girer” dedi. Alevi öğretisinde ayrımcılığa yer olmadığını belirterek, kadın-erkek eşitliğinin inancın özü olduğunu ifade etti.
Zakirler Mirkan Binboğa ve Eren Yılmaz ise deyişler seslendirdi.
Ardından verilen lokma gulbangı ile Xızır lokmaları pay edildi.
DAD Adıyaman Şubesi Xizir ayı vesilesiyle lokma yapıp, Xizir Cem’i yürüttü. Burada konuşan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Biz Aleviler olarak barışın unsuru olmak istiyoruz” dedi.
Video eklenecek…
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Adıyaman Şubesi merkeze bağlı Demir Dede Türbesi’nde Xizir Cemi tuttu. Yapılan ceme, DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Ağuçan Ocağı Pirlerinden Abidin Güzel, Hüseyin Güzel, Qureyşan Ocağı Pirlerinden Mehmet Ali Tutak ve bunun yanında demokratik sivil toplum örgütleri, Adıyaman inanç kurumları, siyasi parti temsilci üyeleri ve çok sayıda kişi katıldı.
Gelen canlardan rızalık alınması, gülbenk verilmesi ve delil uyandırmayla başlayan cemde, Kurmanci ve Türkçe Xızır üzerine muhabbet gerçekleştirdi.
“BİZ ALEVİLER BARIŞIN ÖNEMLİ UNSURU OLMAK İSTİYORUZ”
Yapılan Xizir Ceminde konuşan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Adadığımız Xizir Cemleri sesimizi duydu. Barışın ilk adımına da 27 Şubat tarihiyle birlikte adım atmış olduk. Biz Aleviler olarak da barış sürecinin en önemli unsuru olmak istiyoruz. Talep ettiğimiz haklarımızın mevcut mücadeleyle birleştirip demokratik toplumu büyütme çağrısı yaptık. Xizir her boyutuyla bizi duyuyor; Xizir’a minnettarız. Geleceğin barışla, demokrasiyle taçlandırmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Doğan, barış sürecine yönelik konuştu. Çözüm sürecinin demokratik bir düzende oluşması için devletin de atması gerektiğini ifade eden Doğan, “İçinde geçtiğimiz şu süreçlerde tarihi bir dönemden geçiyoruz. Asrın barış çağrısına 27 Şubat’ta eşlik ettik. Bu ülkede uzun zamandır halkıyla devleti kavgalı haldeydi ama 27 Şubat’ta bunun farklı bir bu sorunun başka türlü çözülebileceğini söyleyen bir irade ortaya çıktı. Biz bu ifadeleri kullanan iradeye sahip çıkıyoruz. Bizler büyük bir sorumlulukla üzerimize düşeni yapacağız. Bugün görüyoruz ki Kürtler ve Aleviler cem erkanını yapabilecek duruma geldik. Artık dilimiz de kimliğimiz de kabul ediliyor bundan sonra bunun yasal zeminini oluşturup Aleviler olarak bizler de bu siyasi zemine katkı sunacağız. PKK artık savaşmayı bırakıp ateşkes ilan etmiştir. Bundan sonra devletin adımı atması gerekiyor. Artık kayyım atayan, artık toplumsal mücadele verenleri içeriye tıkayan hukuk mücadelesinin de uygun koşullarını oluşturup Türkiye’yi barışa evirmenin süreci başlamıştır” ifadesinde bulundu.
Çok sayıda kişi evlerinde yaptıkları lokmaları getirip burada pay ederken Qureyşan Ocağı evladı Pir Mehmet Ali Tutak Xizir Lokmasının gulbangını verdi. Xizir Cemini de Ağuçan Ocağı evlatlarından Pir Abidin Güzel ve Hüseyin Güzel yürüttü.
Hizmetlerin yürütüldüğü cemde deyişler okundu, semahlar dönüldü. Cemin ardından lokmalar pay edildi.
PİRHA-PSAKD Adıyaman Şubesi, 2 yıl aradan sonra derneğinin açılışını yapıp, Xızır Cemi tuttu. Açılışta PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’nin gözaltına alınmasına tepki gösteren PSAKD Adıyaman Şubesi Başkanı Ali Sekman, “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği her türlü haksızlığın karşısındadır” dedi.
Depremde yıkılan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman (PSAKD) Şubesi, 2 yıllık bir süre sonunda yeni yerinin açılışını yaptı. Gulbang okunduktan sonra kurdelesi kesilen dernek, halkın hizmetine açıldı.
Dernek açılışına Dede Kargın Ocağı evlatlarından Musa Kargın Dede, Ağuçan Ocağı evladı Hüseyin Güzel Dede siyasi temsilci üyeleri, sendika örgütleri, Diyarbakır Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Şubesi, Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı ve birçok yurttaş katıldı.
Yurttaşlar evden getirdikleri lokmaları pay ederken, Xızır lokmasının gülbangını da Üryan Hızır Ocağı evlatlarından Pir Deniz Büyükşahin okudu.
Açılış öncesinde depremde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşuna geçildi. 12 hizmetin yürütüldüğü cemde, Adıyaman ve Diyarbakır’dan gelen ekipler semaha durdu.
“PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ HER TÜRLÜ HAKSIZLIĞIN KARŞISINDADIR”
Açılış konuşmasını yapan Pir Sultan Abdal Derneği Adıyaman Şubesi BaşkanıAli Sekman, açılışın toplumumuzda birleştiren, barış ve huzur getirmesini temenni ettiklerini belirterek şunları söyledi:
“Hep birlikte daha iyi yarınlar için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu anlamlı günde hep beraber olduğumuz için çok mutluyuz. Xızır’ın, Pir Sultan Abdal’ın ışığının yolumuza devam etmesini temenni eder, aramızda olduğunuz ve bu atmosferi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim.”
Sekman, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe’nin gözaltına alınmasına da tepki gösterdi. Sanatçılara, gazetecilere, yazarlara yapılan baskılara da dikkat çeken Sekman, “Bu soruşturma başkanımızın sözde halkı kin ve düşmanlığa sevk etmiş olması, devlet kurumlarının aşağılamış olduğu idda edilmişti. Bu yapılan iddiayı kabul etmiyoruz. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği her türlü haksızlığa, eşitsizliğe karşı durup ruhu gereği mazlumun her daim yanındadır ve yanında olmaya devam edecektir” dedi.
“ALEVİLER ASİMİLE EDİLMEK İSTENİYOR”
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Adıyaman İl Eş Başkanı Hüseyin Çoşkun, derneğin açılışında emeği geçen herkse teşekkür ettiğini ifade ederek, bundan sonra sonraki birçok cemde yine beraber olacağız mesajı verdi. Çoşkun, Aleviler’e yönelik asimilasyon politikalarına değinerek şunları söyledi: “Bugün her dönemde olduğu gibi Aleviler asimile edilmek isteniyor. Okullarda zorunlu din derslerinde asimile edilmeye çalışılıyor. Eşit yurttaşlık talepleri yıllardır görünmezden geliniyor. Artık bu taleplerin duyulması gerekiyor. Cemevlerimiz bile hala ibadethane olarak görülmüyor. Bugün Alevileri Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlamaya çalışıyorlar. Bu kararı aldıklarında Alevilere, dedelere sorulmadı. Cemevinin statüsünü Aleviler belirler.
“YENİ ANAYASADA ALEVİLERİ OLMASI GEREKİYOR”
Alevilerin haklarını yapılmak istenen yeni anayasada olması gerektiğini belirten Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Nedim Evli, “Bir birey de olsa bu ülkede herkesin eşit olmaya hakkı vardır. Bir birey bu ülkede kendini özgür değilse bu ülkenin kalkınması, büyümesi mümkün değildir. Türkiye’nin ikinci yüzyılında Alevilerle ilgili bir herhangi bir şey geçiyor mu? Bu yüzyılda yeni fırsatı kaçırırsak bir daha bulamayız. Burada bulunan herkesten talebimiz Alevi olduklarını her yerde haykırsınlar. Alevilerin haklarını istemesi ana sütü gibi haktır” diye ifade etti.
“ALİ SİZER: XIZIR’IN OLDUĞU YERDE ADALET VARDIR”
Yapılan açılışa katılan ancak türkü okuyamayacağını ifade eden Sanatçı Ali Sizer, Xızır ayına ilişkin konuşma yaptı. Sizer, “Hakk’ın olduğu yerde adalet vardır, Hakk’ın olduğu yerde marifet vardır, Hakk’ın olduğu yerde Xızır vardır. Ömür bir mevsimdir; sonbaharı, kışı, yazı yaşadığı gibi… Şimdi benim de geçirdiğim bir kış mevsimi var. 4-5 aydır elime sazımı almadım. Duygularım çok yoğun o yüzden çok verimli değilim” diye ifade etti.
Diyarbakır’dan gelen semah ekibinin ardından Sanatçı Huriye Ahuzar, ağıt ve nefesleriyle programı sonlandırdı.
Aleviler, Hızır ayı dolayısıyla dünyanın bir çok yerinde lokmalarını pay etmeye ve Xizir Cemi (Hızır Cemi) tutmaya devam ediyor. Demokratik Alevi Derneği (DAD) Ankara Şubesi, PSAKD Batıkent Cemevi’nde Xizir Cemi (Hızır Cemi) gerçekleştirdi. Şeyh Çoban Ocağı’ndan Pir İbrahim Kete’nin yürüttüğü ceme çok sayıda yurttaş katıldı.
“BİRBİRİMİZİN HIZIR’I OLMAMIZ GEREKİYOR”
DAD Ankara Şube BaşkanıMustafa Karabudak, “Bu zulme karşı bir arada olmamız gerekir. Birbirimizin Hızır’ı olmamız gerekiyor. Barış istiyoruz” dedi.
“HER ALEVİ CAN AYNI ZAMANDA BİR HAKİKAT ARAYIŞÇISI OLMALIDIR”
Pir İbrahim Kete, “Yolumuz İmam Hüseyin gibi dik duranların yoludur” diyerek şunları söyledi:
“Bugün Bozatlı Hızır’ın aşkıyla toplandık. Hızır dilde dileklerinizi gönülde muratlarınızı versin. En zor zamanlarda barışı savunduk. Bir insan kendisi ile hesaplanıyorsa o kendini tenkil edemez. Her Alevi can aynı zamanda bir hakikat arayışçısı olmalıdır. Bu yola eğri girmez. Temiz bir gönül ile cemal cemale gelmezsek Hakkı da bulamayız. Bugün baktığımız zaman zulümleri, savaşları sonlandıran hakikatle uzlaşmaktır. Bizim pirlere, murşite, anaya, aydınlara ihtiyacımız vardır. Biz birbirimizin Hızır olursak, birbirimize elimizi uzatırsak Hızır vardır. Biz Hızır aklı ile hareket edersek yapılmayacak yoktur. Var eden de biziz yok eden de biziz. Biz Hızır’ın hidayet nuru ile var olmuşuz. Hızır birliktedir, beraberliktedir, sevgidedir. Yeter ki Hızır’ı çağırmasını bilelim canlar. Ateşe, suya verilen ikrardır Hızır. Alevi yol erkanını bugüne getiren en büyük eden yol erenlerimizdir. Bu yol cümleden uludur. Bu kapıdan içeri girdiğimiz zaman sen, ben yoktur. İnancimizi sırf erkekten değildir. Bugün kadını ötekileştirmişiz. Yol erkanlarımızı unuttuk. Ocak örgütlenmesi işlemez hale geldi. Bizim inancımız, yolumuz daima barıştan, kardeşten, sevgiden yana olmuştur. İçinden geçtiğimiz bu zor günlerde bizim yolumuz uzun. Değerlerimize sahip ve çıkmanın zamanıdır. Çalışmak ve özveride bulunmak zorundayız. Rehak Alevi inancı ahlaki ve politiktir. El ele vermek bizim erkanımızdır. Tarihsel sorumluluğumuz bizi asimile etmeye çalışanlara teslim olmamaktır. Biz eşitlikten başka bir şey istemiyoruz. Asimile olmayı kabul etmeyen Alevi toplumu bir olmayı başaracaktır. Dara durmak zorundayız. Her Alevi, Alevi gibi yaşamalıdır.”
“KERBELA BU TOPRAKLARDA HALA DEVAM EDİYOR”
Sultan Samut Ocağı’ndan Pir Hakan Samut ise “Bugün burada cem olacağız, can olacağız. Bu yolda boynumuz kıldan incedir. Yolumuz rızalık yoludur. Biz yıllardır katliamı uğrayan bir toplumuz. Kerbela bu topraklarda hala devam ediyor. Sivas hala içimizde kanayan bir yaradır. Aynı zihniyet Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu, bizi asimile etmeye çalışıyorlar. Yıllarca katliama uğradık ama herşeye rağmen dik durduk” diye konuştu.
Konuşmaların ardından çerağlar yakıldı, gulbang okundu, deyişlerle semaha duruldu.
12 hizmetin tamamlanmasının ardında cem lokmalarının pay edilmesiyle sona erdi.
PİRHA-Dortmund Alevi Kültür Merkezi’nde Xizir Cemi yürütüldü. Cem erkânının analık, pirlik, rayberlik, taliplik ve hizmetlerden oluştuğunu söyleyen Derviş Cemal Ocağı’ndan Ana Firaz Yalvaç, “Bizim yolumuz çok değişti çünkü yıllardır pirlerimiz taliplerine gitmiyor ama talipler de dünyanın her bir tarafına savrulmuş. Bu yüzden de inancımızda değişimler oldu” dedi.
Aleviler için kutsal kabul edilen Xizir ayında Xizir cemleri tutulmaya ve lokmalar pay edilmeye devam ediyor. Almanya’nın Dortmund kentinde yaşayan Aleviler, Dortmund Alevi Kültür Merkezi’nde (DAKME) Xizir Cemi yürüttü.
Xizir Cemi’ni Ağuçan Ocağı’ndan Pir Cemal Cenan ve Didar Ana ile Derviş Cemal Ocağı’ndan Ana Firaz Yalvaç yürüttü.
“İNANCIMIZDA DEĞİŞİMLER OLDU”
Cem erkânının analık, pirlik, rayberlik, taliplik ve hizmetlerden oluştuğunu söyleyen Derviş Cemal Ocağı’ndan Ana Firaz Yalvaç, “Bizim yolumuz çok değişti çünkü yıllardır pirlerimiz taliplerine gitmiyor ama talipler de dünyanın her bir tarafına savrulmuş. Bu yüzden de inancımızda değişimler oldu. Şu anda cemi yürüttüğümüz yer doğruluk ve barış meydanıdır, sorgu sualimizi bu meydanda gerçekleştiriyoruz” dedi.
“BİZ XİZİR’İ KENDİMİZE REHBER EDİNMİŞİZ”
Ağuçan Ocağı’ndan Didar Ana ise, “Xizir semahta pervaz olan kadının yanındadır, rızk verendir, bereketi getirendir ve murat verendir. Biz Xizir’i kendimize rehber edinmişiz, güne başlarken Xizir’le başlarız” diye konuştu.
PİRHA- Mersin’de Xızır Cemi için Alevi yurttaşlar cemevini doldurdu. Yürütülen cemde, semahlar barış için dönüldü.
Aleviler için kutsal kabul edilen Xızır ayında Xızır cemleri tutulmaya ve lokmalar pay edilmeye devam ediyor. Mersin’de yaşayan Aleviler, tuttukları Xızır Orucunun ardından Xızır Cemi yürüttü.
Mersin Cemevi’nde de Xızır Cemi yürütüldü. Xızır Cemini; Seyit Sabun Ocağı’ndan Hasan Kılavuz, Baba Mansur Ocağı’ndan Erdoğan Sevin, yürütürken, Zakir Rıza Aydın nefes ve deyişler okudu.
Kadınların ve gençlerin yoğun katılım gösterdiği cemde Pir Hasan Kılavuz, “Alevi İnancının en büyük bayram günleri Xızır günleridir. Xızır Ayında, talipler pirinin yolunu gözler. Pir gelince cem yapar, görgüden geçer. Pir, inançsal hizmeti yürütür. Her Alevi, imkân ve olanaklar doğrultusunda kurban tığlar. Alevi inanç ve ibadetleri Xızır ayında doruk noktasına ulaşır. Uyandırdığımız deliller barışa, huzura vesile olsun” dedi.
Zakir Rıza Aydın’ın seslendirdiği deyiş, duaz ve nefeslerle birlikte on iki hizmet yerine getirildi, semah dönüldü.
PİRHA-İsviçre’nin Winterthur kentinde Hızır Cemi yürütüldü.
Alevilerin kutsal aylarından biri olan Hızır ayı vesilesiyle Türkiye’nin ve Avrupa’nın birçok kentinde Hızır orucu tutulup, cemler yürütülmeye devam ediyor.
PİRHA- DAD İzmir Şubesi’nin Xızır Cemi’nde, Xızır’ın haneden köye, toplumdan kâinata kadar iç barış olduğuna vurgu yapılarak, Xızır’ın barış aklı olduğuna işaret edildi. Devlet aklının Alevileri kontrol altına almaya çalışıldığına dikkat çekilen cemde, Xızır kültünün yaşatılmasının toplumsal dayanışma ile güçleneceği belirtildi.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Xızır ayı vesilesiyle Yamanlar Cemevi’nde Xızır Cemi tuttu.
Cemi Baba Mansur Ocağından Ana Rukiye Hurustan, Kureyşan Ocağı’ndan İsmail Alkan ve ayrıca DAD Eş Genel Başkanı olan Şıx Çoban Ocağı’ndan Pir Zeynel Kete yürüttü.
Gelen canlardan rızalık alınması, gülbenk verilmesi ve delil uyandırmayla başlayan cemde, ana ve pirler Kırmancki (Zazaki), Kurmanci ve Türkçe Xızır üzerine muhabbet gerçekleştirdi.
Pir Zeynel Kete’nin Kurmanci gülbengi ile açılan cem meydanında, çerağlar uyandırıldı.
ANA HURUSTAN: XIZIR BAYRAM HAVASINDA KARŞILANIYORDU
Xızır aylarının geleneksel ritüellerine Kımancki olarak değinen Baba Mansur Ocağı’ndan Rukiye Hurustan, “Bizde eski cemlerde 3 kişi semaha kalkıyordu. O 3 kişi ise ateşin etrafına konulan taşlardan oluşan 3 sac ayağını temsil ediyordu. Xızır bayram havasında karşılanıyordu. Yolunuzu bırakmayın, Xızır lokmalarını pişirin, çerağlarınızı yakın. Xızır hayırlısıyla gelsin. Söz ve ikrar yere düşmesin. Eskiden annem sabah kalkar, ‘Ya hak ciğer acısını dağ başındaki kurda da, bize de verme’ diye dua ederdi. Hak yine de aşkını ve niyazını gençlerin içerisinden çıkarmasın. Gençlerimizi yolunu sürsün” diyerek inanca sahip çıkılması çağrısında bulundu.
ALKAN: XIZIR ALEVİLİKTE EN GÜZEL İBADET ŞEKLİDİR
Xızır inancının Alevilikteki en güzel olgu ve ibadet şekli olduğunu ifade eden Kureyşan Ocağı pirlerinden İsmail Alkan, “Xızır dediğinizde hoşgörü, paylaşım, sevgi, beraberlik gibi bütün komünal yaşamı içerisine alan bir işleyiş vardır. Xızır’ın anlamı yeşertmek, olgunlaştırmak, kimseyi darda zorda bırakmamak, düşeni kaldırmaktır. Xızır’ın yetişmesi anlamında güncelde ise bizlerin birinin Xızır’ı olup, birilerinin de bizlerin Xızır’ı olması anlamında getirebilmemiz önemli. Darda, zorda olan bütün canlarımızla hasbihal olabilmek için kurumlara gelerek buraların toplumsal boyuta evrilmesini sağlayabilmeliyiz” dedi.
KETE: XIZIR BARIŞ VE DİRENİŞ AKLIDIR
Xızır’ın toplumun tarihsel hafızası olduğunu ifade eden Şıx Çoban Ocağı’dan Zeynel Kete, “Bütün toplumların kutsalları var. İnsanlık var olduğundan beri hakikat ve özgürlük mücadelesini bugüne getirmişler. Zulüm görmüşler ama ona karşı kutsallarına sığınmışlardır. Ya Xızır birlik demektir. Xızır bu toplumun hafızasıdır. Bütün kâinat sürekli doğum halindedir. Evren çarkı pervaz halindedir. İşte bu Xızır aklıdır. Bir toplumun düşünün; iktidar aracı olan karakolu, hapishane yok ama birliğini devam ettirmiştir” diye konuştu.
“KENDİ İÇ BARIŞIMIZI SAĞLAMALIYIZ”
Kete, Alevi toplumunun içinden geçtiği sürecin katliamın tehlikesi barındırdığına işaret ederek, “Xızır bir barıştır. Haneden köye, toplumdan kâinata kadar iç barıştır. Xızır, toplumun kendini yöneterek hem hal olması, hem de toplumsallığı bozana karşı erkanıyla onu dışarda bırakmasıdır. Bu toplum tüm saldırılara karşı Xızır ile korunmuştur. Xızır’ı bize unutturmaya çalışıyorlar. Önemli bir süreçten geçiyoruz. Her zamankinden daha çok birliğe ihtiyacımız var. Katliamla karşı karşıya olduğumuz bir dönemden geçiyoruz. İnancımız, itikatimiz yok ediliyor. Hepimizin önce kendi iç barışını sağlaması lazım. Bu toplum asla ve asla umutsuzluğu kabul etmemiştir. Xızır bir direniş aklıdır. Xızır ayı toplumsal barışa vesile olsun” ifadelerini kullandı.
Hizmetlerin yürütüldüğü cemde deyişler okundu, semahlar dönüldü. Cemin ardından lokmalar pay edildi.
PİRHA- Mersin’de Haçova Kültür Derneği Xızır Cemi yürüttü. Burada konuşan Üryan Hızır Ocağı’ndan Pir Deniz Büyükşahin, Aleviliğin siyasete kurban edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Aleviler Xızır ayı sebebiyle birçok yerde lokmalarını pay etmeye ve Xızır Cemi yürütmeye devam ediyor. Mersin’de bulunan Haçova Kültür Derneği Mersin Cemevi’nde Xızır Cemi tuttu. Üryan Hızır Ocağı’ndan Deniz Büyükşahin, İbrahim Boztepe, Kazım İlhan, Mahmut Büyükşahin pirlerin yürüttüğü ceme Haçova Kültür Dernek Başkanı Hüseyin Yazı ve çok sayıda Alevi yurttaş katıldı.
“ALEVİLİK BARIŞ DEMEKTİR”
İlk olarak konuşan Pir İbrahim Boztepe, Alevilik değerlerinin topluma doğru bir şekilde aktarılması durumunda barış ortamının sağlanabileceğini belirterek, “Alevilik önce insanın kendisiyle, çevresiyle, doğayla barışık olma öğretisidir. Kavga yerine kardeşliği, bencillik yerine paylaşımı, düşmanlık yerine dostluğu, savaş yerine barışı öğütleyen inancın adıdır Alevilik. Alevilik değerleri bugün doğru bir şekilde aktarılabilse savaşlar olmayacak, herkes barış içerisinde yaşamını sürdürecektir” dedi.
Üryan Hızır Ocağı’ndan Pir Deniz Büyükşahin ise Alevilik inancının siyasete alet edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, “Siyasetle kendi toplumumuza asla ve asla siyasete kurban etmeyelim. Biz yüzyıllardır inancımızı ocak-talip ilişkisini sürdürdük, hiçbir siyasi güç bu ilişkimizi bozamadı. Bunu devam ettirelim, siyasetle kendi toplumumuza asla ve asla siyasete kurban etmeyelim” dedi.
12 hizmetin yürütüldüğü cemde Zakir Rıza Aydın deyişler okudu, semahlar dönüldü. Cemin ardından lokmalar pay edildi.
PİRHA- DAD Genel Merkezi’nin organize ettiği Xızır Cemi Pertek Cemevi’nde üç dilde yapıldı. Xızır’ın önemine vurgu yapan DAD Eşgenel Başkanı Zeynel Kete, “Bu toplum Xızır kültürüyle, Xızır aklıyla bugüne gelmiştir. Xızır en zor anda, kaos, kriz anında asla umutsuzluğa kapılmadan bir yol bulma kültürüdür” dedi.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi’nin organize ettiği ve Axuçan, Şıx Delil Berxecan ve Şıx Çoban Ocağı Evlatlarının katıldığı Xızır (Hızır) Cemi Pertek Cemevi’nde üç dilde yapıldı. Cem öncesi katılanlara yemek verildi.
Büyük çoğunluğu kadın ve gençlerden oluşan ve yoğun bir katılımın olduğu Xızır Cemini; Şıx Delil Berxecan Ocağından Ana Hediye Doğan, Şıx Delil Berxecan Ocağından Ana Sultan Haydaroğlu, Axuçan Ocağından Pir Aziz Güler, Şıx Çoban Ocağından Pir İbrahim Kete, Şıx Delil Berxecan Ocağından Pir Ahmet Doğan, Axuçan Ocağından Rayber Turabi Engin yürüttü.
Xızır Cemi öncesinde DAD Eşgenel başkanları Kadriye Doğan ve Zeynel Kete birer konuşma yaptılar.
Alevi inancını geleceğe taşıyacak olanların ocaklar ve nişangeler olduğunu ve bu ikisini yaşatmanın görevleri olduğunu belirten DAD Eşgenel Başkanı Kadriye Doğan, “İnancımızın devletin güdümüne girmesini veyahut da başka bir inancın bir koluymuş gibi gösterilmesini asla kabul etmiyoruz” dedi.
Doğan şunları kaydetti:
“Bizim inancımız Raya Haq’tır. Kendine özgüdür ve gerçekten özgündür. Yolumuz Ana Kadın yoludur. Devletin açmış olduğu Cemevi Başkanlığını reddediyoruz ve pirlerimizin toplumun içinde bu kadar güzel kendini yaşatacakken, toplumla buluşup kendini varedecekken, devletin kapısında maaş almaya tenezzül eden dedeleri reddediyoruz.”
Salonda çoğunluğun kadın ve gençlerden oluşmasının çok büyük bir umut olduğunu vurgulayan DAD Eşgenel Başkanı Zeynel Kete, “Bu toplum Xızır kültürüyle, Xızır aklıyla, Xızır kemaletiyle bugüne kadar gelmiştir. Xızır ismini zikrederek asla hırsızlık yapmayız. Ya Xızır diyerek nehak bir zihniyete gitmeyiz. Xızır en zor anda, kaos, kriz anında asla umutsuzluğa kapılmadan bir yol bulma kültürüdür” dedi.
Rızalık alınmasıyla başlayan Xızır Cemi’nde 12 hizmet yerine getirildi. Zakirler Melek Ruşen, Hıdır Çelebi, Hüsnü Güngör ve Hasan Ekici’nin deyiş ve nefesleriyle ceme katılanlar semah döndüler. Yapılan Xızır Cemi lokmaların pay edilmesiyle son buldu.
PİRHA- DAD İzmir Şubesi’nin Xızır Ceminde, devletçi aklın Alevi Diyaneti kurma gayesi olarak Alevileri ve ibadethanelerini kontrol altına almaya çalışıldığına dikkat çekilerek, toplum olarak daha fazla örgütlenilmesi ve Alevi örgütlenmesinin ittifakının kurulması gerekliliğine işaret edildi.
Demokratik Alevi Derneği (DAD) İzmir Şubesi, Çiğli Evka-2 Cemevi’nde Xızır Cemi gerçekleştirdi. “Zalimin zulmüne karşı mazlumun darına yetiş ya Xızır” pankartının asıldığı cemi Kureyşan Ocağı Piri Hamza Takmaz, Kureyşan Ocağı Piri İsmail Alkan, Şıx Çoban Ocağı Piri Zeynel Kete ve Baba Mansur Ocağından Ana Rukiye Hurustan yürüttü.
Cemde zakirlik hizmetini Şevda Çelebi Çiçek ve ve Kadir Dilek yaptı.
Cem öncesi konuşan DAD Genel Merkez Yöneticisi Asıl Benler, Xızır’ın darda ve zorda olana yetişen olduğunu belirterek, “Xızır aynı zamanda yol gösteren akıl, iyiyi ve güzeli eyleyen pratik ve toplumsal dayanışma bilincidir. Yolumuzda bizlere zorda ve darda olana, bir bütün cümle mazluma Xızır bilinci ile dayanışma sergilememizi öğütler. Hallacı Mansur, Pir Nesimi, Pir Sultan, Şeyh Bedrettin, Pir Seyid Rıza, Alişer ve Ana Zarifeler; bahsi geçen Rıza toplumsallığını yaşatmak ve daimi kılmak adına gayret etmiş ve ucunda dar ağaçlarına gitmek, derilerinin yüzülmeleri ve ateşlerde yakılmak olsa dahi serden geçmeyi göze alıp, bu hakikatten vazgeçmemişlerdir” dedi.
ALEVİ TOPLUMU TESLİM ALINMAK İSTENİYOR
Cemevlerine yönelik “kayyım politikası” olarak adlandırılan torba yasanın yürürlüğe girdiğini ifade eden Benler, “Alevi Diyaneti kurma gayesi olarak nitelendirdiğimiz bu yasa aracılığıyla, devletçi akıl, Aleviliği ve ibadethanelerini tamamen kontrol altına almaya ve maaşa bağladığı ‘memur dedeler’ eliyle Aleviliği tamamen devletin yönettiği bir konuma sürüklemek istiyor. Biz Alevilerin yıllarca karşısında mücadele ettiği Diyanet kurumunun kuruluş mantığı, tümden bir içsel tahakküm aygıtı haline getirilerek Aleviliği kontrol altına almak adına bizlere dayatılıyor. Kendi siyasi ajandalarından aldıkları feyz ile Aleviliği Türk-İslam sentezi içerisinde eritmek ve bu sentez ekseninde Alevi toplumunu bölüp-parçalayıp denetime almak istiyorlar. Devletçi akıl diyoruz! Çünkü, bu akıla sahip siyasi iktidar ve beraberinde ki muhalefet de, genel olarak ezilenlere, özelde ise biz Alevilere politika olarak aynı asimilasyon ve inkar zihniyetiyle yaklaşmaktadır. Görünen o ki, muhalefet de ‘Millet İttifak Mutabakat Metni’ olarak kamuoyuna sunduğu metin ile Aleviliği aynı şekilde görmezden gelerek tanımamakta ve cemevlerini ibadethane olarak görmemekle beraber ‘imar planında yer verme’ adı altında soruna aynı devletçi akılla yaklaşmaktadır. Alevi örgütleri ittifakını kurmalı ve sonrasında tüm ezilen sınıf, halk ve cinsiyetlerle daha fazla dayanışmalıdır” diye konuştu.
“ALEVİ ÖRGÜTLENMELERİNİN İTTİFAKINI KURMALIYIZ”
Benler, ülkenin içerisinde olduğu zorlu kavşakta toplum olarak daha fazla örgütlenilmesi ve Alevi örgütlenmesinin ittifakının kurulması gerekliliğine işaret ederek, şöyle devam etti:
“Böyle anlar halkların örgütlenerek demokrasi ve özgürlükler açısından büyük kazanabileceği dönemler olduğu gibi, aynı zamanda böylesi anları örgütsüz ve dağınık karşılamanın da halkların büyük kaybetmesini beraberinde getirebilecek dönemler olduğunu tarihsel hafızamız bizlere hatırlatmaktadır. Bu açıdan her zamankinden daha fazla; bir araya gelmeliyiz, iri olmalıyız, diri durmalıyız! Eşit yurttaşlık temelinde Demokratik bir Cumhuriyet özlemi ile yıllardır mücadele veren biz Aleviler, ülke olarak içerisine girdiğimiz bu tarihsel dönemeci, önce toplum olarak daha fazla örgütlenerek, Alevi örgütlenmelerinin ittifakını kurmalı ve sonrasında ise tüm ezilen sınıf, halk ve cinsiyetlerle daha fazla dayanışarak, daha fazla demokrasi zemini temelinde bir araya gelerek karşılamalıyız. Bu bir istemden öte hem Alevi felsefesine en uygun ideal, hem de ülkenin içinde bulunduğu koşulların dayattığı bir zorunluluk haline gelmiştir.”
LOKMALAR PAYLAŞILDI
Cemde Xızır’ın tarihsel toplumsal yönüne ve güncele dair sohbet eden pirler analar, Alevi toplumunun toplumsal değerlerine sahip çıkma çağrısında bulundu. Çerağların sırlanması sonrasında lokmalar paylaşıldı.
PİRHA- Ankara’da yapılan Xizir ceminde konuşan Pir Hasan Kılavuz, cemevlerine gelen yüksek orandaki elektrik faturalarının ödenmemesi konusunda mücadele yürüteceklerini belirtti. Kılavuz, cemevlerinin yasal statüye alınması gerektiğini de vurgulayarak, “Bütün Aleviler vergi veriyor ve bu Diyanete akıyor. Orası besleniyor ama verdiğiniz vergiler Alevi kurum ve kuruluşlarına geri dönmüyor” dedi.
Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şubesi, Ankara Vartolular Derneği ve Ankara Dersimliler Derneği’nin birlikte düzenlediği Xizir Cemine ilgi yoğun oldu. Batıkent Serçeşme Cemevi’nde yapılan cemi Seyid Sabun Ocağı pirlerinden Hasan Kılavuz, Baba Mansur Ocağı evladı Baki Erdoğan, Kureyşan Ocağı evladı Fatma Malkoç ve Hubyar Ocağı evladı Cemal Şahin yürüttü.
Cem erkanına başlanmadan tüm katılanlardan rızalık alındı ve ardından 12 hizmet yürütüldü.
“CEMEVLERİNİN MÜCADELEYİ ÜSTLENMESİ LAZIM”
Pir Hasan Kılavuz, yaptığı konuşmada cemevlerinin ‘ticarethane’ statüsünde görülmesini eleştirerek yüksek gelen elektrik faturalarının ödenmeyeceğine vurgu yaptı. Cemevlerinin Alevilerin ibadet yeri olarak resmiyette kabul görmesi gerektiğini belirten Kılavuz, şunları söyledi:
“Bugün ülkemizde biz Alevilerin belli sorunları var. Örneğin cemevlerindeki elektrik sorunu… Biz bu konuda karara vardık, ‘meblağları oldukça yüksek olan faturaları ödemiyoruz’ dedik. Bu da bir tür sivil itaatsizliktir. Bu ülkede cemevlerinin yasal statüsü henüz kabul edilmemiş. Bizim ibadet yerimiz cemevimizdir. Onlarca yıldır bir bütün olarak hepimizin ortak talebi, bu ülkede 25 milyondan fazla Alevi yaşıyor ve bizim ibadet yerimiz cemevidir ve cemevlerinin yasal statüsü tanınması lazım. Bütün Aleviler vergi veriyor ve bu Diyanet işlerine akıyor. Orası besleniyor ama verdiğiniz vergiler Alevi kurum ve kuruluşlarına geri dönmüyor. Bu yetmiyormuş gibi bir de iki misli faturaların gelmesini biz kabul etmiyoruz. Cemevlerinin bu faturaları ödenmemesi için bütün hukuki kanalları zorlayarak sonuna kadar mücadeleyi üstlenmesi lazım.”
ALEVİLİKTE KADIN VURGUSU!
Pir Hasan Kılavuz, cemde yaptığı konuşmada kadın kimliğinin önemine de dikkat çekti. “Kız çocukların eğitimine önem verilmeli” diyen Kılavuz Alevi inancında kadın varlığını şu sözlerle anlattı:
“Alevi kadınları, kendi ayakları üzerinde duran ve ekonomik bağımsızlığını almış insanlar olarak hayat sürdürmeli. Ebeveynler olarak ‘Önce erkek çocuğa bir şeyler alayım’ değil. Bu akşam katılanlara baktığım zaman kadın sayısını erkeklerden fazla görüyorum. ‘Bu nereden kaynaklanıyor?’ diye sorarsanız eğer ‘bu inancın özündedir’ derim. Çünkü çırayı yakan, ocağı şen tutan kadındır. İlk ibadette öne çıkıp ‘Ya Xizir’ diyen kadındır. Yani kadının ibadetimizdeki yerinin sembolik olmadığını 12 hizmetin içinde ve özde olduğunu belirtirim.”
Dede Cemal Şahin, görülen hizmetlerin ardından okuduğu gülbeng ile Xizir cemini sonlandırdı.
Üç kurumun ortak düzenlediği cem erkanı ardından lokmalar dağıtıldı.
PİRHA- Dersim Pülümür’de bulunan Hızır Dergahı’nda çok sayıda kişinin katılımıyla Xızır cemi yapıldı.
Dersim Pülümür’e bağlı Mutu Köprüsü yakınlarında bulunan Hızır Dergahı’nda lokmalar dağıtılarak Xızır Cemi tutuldu.
Ceme Kureyşan ocağına mensup Pir Derviş Erdem, Ali Erdem, Zurun köyünden Sixe Zurunlu’nun torunlarının yanı sıra Derviş Cemal Ocağı piri Zeynel Demir, Ümit Demir, Mollaköy Cemevi Başkanı Pir Hasan Buğra, Büklü Dede Dergahı pirleri, Erzincan Kistim köyü, Erzincan Yalıncaköyü Cemevi Başkanı Selçuk Güzel ve çok sayıda kişi katıldı.
Cem erkanı öncesinde çerağlar uyandırılarak getirilen lokmalar hazırlandı. Cem erkanı sonrasında lokmalar paylaştırıldı.
PİRHA- -Kureyşan Ocağı pirlerinden Hamza Takmaz ve Hatun Takmaz, Xızır ayı vesilesiyle pandemi koşullarına uygun olarak cem yürüterek Xızır Qavutu lokmasını paylaştırdı.
Xızır ayında olduğumuz bugünlerde Aleviler bulundukları her yerde Xızır lokmalarını pay etmeye devam ediyor. Xızır Orucu da pandeminin gölgesinde tutuldu, tutulmaya devam ediliyor.
Alevi inancında önemli bir yeri olan Xızır ayında lokmalarını hazırlayan Pir Hamza Takmaz ve Hatun Takmaz pandemi koşullarına uygun olarak evinde Xızır Cemi gerçekleştirdi.
“HERKES BİRBİRİNİN XIZIRI OLMAK ZORUNDA”
“Herkes birbirinin Xızır’ı olmak zorunda. Darda, zorda olana yetişmek zorunda” diyen Takmaz, pandemi koşulları olmasına rağmen Xızır ayının Aleviler açısından büyük bir heyecan ile devam ettiğine vurguda bulunarak, şöyle devam etti:
“Xızır darda olana umuttur, murat isteyene murattır. Ararsan Xızır’ı bulursun, aramaz isen Xızır senden uzaktır. Yeter ki toplumun içerisinde sevgi, muhabbet olsun. Xızır her daim oradadır. Kim neye inanmak istiyorsa inansın, özgürdür. Ama kimse kimseye şekil, kılıf biçmesin. Herkes kendi doğallığı ile var olsun. Herkes birbirinin Xızır’ı olmak zorunda. Darda, zorda olana yetişmek zorunda. Fikirlerin farklı olması zenginliktir. Yolumuz da birdir, ama farklılıkları da zenginliktir. Cemlerde kadın-erkek ayrımı Aleviliğe göre değildir. Bunu kabul etmez.”
Çerağlar uyandırılan cemde, Pir Hamza Takmaz ve Hatun Takmaz nefesler seslendirdi. Sonrasında ise geçen haftadan hazırlanan Xızır Qavutu lokması ve niyazlar gülbengler ile pay edildi.
PİRHA-Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba ziyaretinde, Xızır ayı vesilesiyle dualar eşliğinde çıralar yakıldı, deyişler okundu, semahlar dönüldü, Hızır kavutu pişirildi, kurbanlar kesildi, lokmalar pay edildi.
Aleviler için kutsal kabul edilen Xızır ayı başladı. Dersim’in Nazimiye İlçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi, düzenlediği Hızır Ayı Düzgün Baba Ziyaretgahında gerçekleşti. Sanatçıların, ilçe ve çevre köylerden yurttaşların yoğun katıldığı Hızır ayına, iki saatlik yoğun kara rağmen yürüyerek Düzgün Baba ziyaretgahına ulaşıldı. Kureyşan Ocağı Pirlerinden Cemal Can’ın gülbenleriyle çıralar yakıldı, deyişler okundu, semahlar dönüldü. Pişirilen Xızır kavutu, kesilen kurbanlar ve lokmalar pay edildi.
“KUTSAL MEKANLARIMIZA SAHİP ÇIKMALIYIZ”
Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, geçen yıl 50 yıl aradan sonra Düzgün Baba Cemevinde Hızır cemi gerçekleştirdiklerini söyledi. Bu yılda Düzgün Baba Ziyaretgahına çıktıklarını dile getiren Kırmızıçiçek, “Bizim pirlerimiz, rayberlerimiz, mürşitlerimiz en son 1970’li yıllarda en zemheri soğukların olduğu dönemlerde buraya gelip burada çile çekerlermiş. Cem bağlarlarmış, inanç ve itikatlarımızın gereğini yerine getirirlermiş. Yıllar sonra biz bu yolun evlatları olarak pirlerimizin, analarımızın, bu yolu bugünlere getiren insanı kamillerimizin evlatları olarak bu mekana gidelim dedik. Bu karar yine Alevilik, dilimiz, kültürümüz, toplumsal, yaşamımız üzerinde, bu kadar asimilasyon politikalarının yürütüldüğü, yoğun baskının olduğu bir dönemde gerçekleştiriyoruz. Özellikle bir tarikat kuşatmasıyla karşı karşıyayız. Böylesi dönemlerde yol evlatlarına düşen en büyük görev ‘sözümüz pratiğimizdir’ şiarıyla bu yolu yaşatmak gerekiyor. Bunun yolu yordamı da buralara gelmekten, Jaaru diyarlarımıza, ziyaretlerimize, kutsal mekanlarımıza sahip çıkmamız gerekiyor. Bu yüzden pirlerimiz düştü önümüze gerçekten çok duygusal bir ortamdı. Dualar eşliğinde yukarı çıktık” dedi.
PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Gebze Şubesi’nde bugün Xızır Cemi tutulacak.
Xızır orucunun son günleri yaklaşır iken DAD Gebze Şubesi Xızır Cemi gerçekleştirecek. Pir Sefa Öztürk’ün yürüteceği Xızır Cemi bugün saat 18.00’de başlayacak.
PİRHA –DAD Ankara Şubesi, PSAKD Yenimahalle Batıkent Cemevi’nde Xızır cemi gerçekleştirdi.Cemde Xızır’ın anlamına değinen Cemal Şahin “Xızır karanlığa karşı ışık, zorbalığa karşı Şahımerdan, umutsuzlara karşı umut, gönlümüzde filizlenen umudumuz, güneşimiz, dolunayımızdır”dedi.
DAD Ankara Şubesi, PSAKD Yenimahalle Batıkent Cemevi’nde Xızır cemi gerçekleştirdi
ABF İnanç Kurulu üyesi Hüseyin Abdal Ocağından Hüseyin Gazi Metin , Hüseyin Abdal Ocağından Sultan Karababa, Baba Mansur Ocağından Seyfettin Elaldı, PSAKD dedesi Cemal Şahin, Zakirler Hıdır Çelebi ve Devrim Demir’in yer aldığı cemde, 12 hizmet erkanını Erzincan Yalınca Köyü cemevi gerçekleştirildi.
Cem, ceme katılan tüm canlardan rızalık alınarak başladı. Ardından gülbang okunarak çerağlar uyandırıldı.
Cemde konuşan Pir Hüseyin Gazi Metin Alevilerin tarih boyunca katliamlardan geçirildiğini hatırlatarak, ” Alevileri zorla İslamla bağdaştırmaya çalışıyorlar. Alevileri İslam’a zorlayanlar var, onun için anlatmaya çalışıyorum. Çok dikkatli olalım, birinin gölgesi altında olanın gölgesi olmaz.
Ayrıca eline, diline, beline sahip olmak bizde; aşına, eşine işine sahip olmak bizde; zalimlere karşı olmak bizde; 73 millete bir nazarla bakmak bizde; bizim neyimiz yok ki. Ama bizim bizden haberimiz yok.” dedi.
Baba Mansur Ocağından Seyfettin Elaldı ise konuşmasını Türkçe ve Kürtçe yaptı.
Xızır’ın Aleviler için önemine değinen Elaldı, ” Xızır kavramı çok eski bir kavramdır; bazı kesimler Xızır’ı Yahudi uydurması diye nitelendiriyor. Oysa Xızır tarihin gerilerinden gelmiş bir kişiliktir ve aynı zamanda müsahipliktir. Xızır ayında müsahipler görüşür, bir araya gelirler. Eğer biz bunu bu şekilde algılayamazsak Xızır’ın özelliğini de anlayamayız. Müsahip olmanın temel öğretilerinden birisi de Xızır’dır. Xızır gizli sırların inancıdır. Xızır Musa’ya, İsa’ya rehber olmuştur” dedi.
Xızır ayında yapılan kavut lokmasını da hatırlatan Elaldı, ” Xızır ayında kadınlar eskiden buğdayı öğütür sonra leblebi gibi kavurup, damın üstüne koyarlardı. Sabah eğer el izi varsa , ‘Xızır gelmiştir’ derlerdi. Genç kızlar kavutu havaya atarlardı. Rüzgâr hangi tarafa giderse, o yöne gelin giderlerdi. Xızır ayı, bir Murat ayıdır. O nedenle bizim için önemlidir. Yazın biz harman savururduk, rüzgâr gelmediği zaman nenem ambardan kavut getirirdi havaya savurur, “Rüzgârın Xızır’ı gel” derdi, Xızır’dan yardım beklenirdi” diye konuştu.
Cemal Şahin de Xızır aynın önemine ve kutsallığına değinerek şunları söyledi:
“Xızır karanlığa karşı ışık, zorbalığa karşı Şahımerdan, umutsuzlara karşı umut, gönlümüzde filizlenen umudumuz, güneşimiz, dolunayımızdır. Bizdeki Xızır anlayışı, bir dogma, bir hurafe değildir. Dayanışmayı, paylaşımı, adaleti, sevgiyi simgeler. Zorda kalanların zoruna, darda kalanların darına, aman diyenin canına, hasta olanın imdadına, şifasına yetişir. Hak ve adalet için yola çıkmışlara kimler yardım ediyorsa, o onun Xızırıdır.”
Konuşmaların ardından Zakir Deniz Devrim ve Hıdır Çelebi’nin söylediği deyişlerle semaha durulduğu cemin ardından lokmalar pay edildi.
PİRHA – İzmir Alevi Kadın Platformu’nun düzenlediği Xızır Cemi 29 Şubat Cumartesi günü Evka2 Cemevinde tutulacak.
İzmir Alevi Kadın Platformu öncülüğünde Xızır Cemi yapılacak.
29 Şubat Cumartesi günü saat 19.00’da Evka 2 Cemevinde tutulacak cemi, Ana Rukiye Hurustan ve Kureyşan Ocağı’ndan Engin Seyitalidedeoğlu yürütecek. “Gelin canlar cem olalım” şiarıyla tutulacak cemde, Zakir Şevda Çelebi Çiçek ve Demet Aykut yer alacak.
PİRHA- Recepler köylüleri, Malatya Hacı Bektaş Veli Vakfı Cemevinde, Xızır Cemi tuttu. Cemi yürüten Üryan Xızır Ocağı pirlerinden Ali Büyükşahin Xızır’ın barış ve hoşgörünün sembolü olduğunu belirterek, “Tüm insanlığa hoşgörü ile bakın” dedi.
Malatya’da yaşayan Adıyaman’a bağlı Recepler köylüleri Pir Ali Büyükşahin’in yürüttüğü Xızır Ceminde bir araya geldi.
Malatya Hacı Bektaş Veli Vakfı Cemevinde yürütülen cemde, Pir Ali Büyükşahin, Xızır’ın yeşilliğin, hoşgörünün, dostluğun, barışın sembolü olduğunu belirterek “Tüm insanlığa hoşgörü ile bakın, okuyun, okutun, aydınlanın” dedi.
Xızır Ceminde 12 hizmetin yürütülmesinin ardından hazırlanan lokmalar paylaştırıldı.