Etiket: Xızır orucu

  • Mersin ve Diyarbakır’da Xızır Cemi yürütüldü-VİDEO

    Mersin ve Diyarbakır’da Xızır Cemi yürütüldü-VİDEO

    PİRHA- Mersin ve Diyarbakır’da Xızır Cemi için Alevi yurttaşlar cemevlerini doldurdu. Yürütülen cemde, semahlar barış için dönüldü.

    MERSİN

    Mersin’de yaşayan Aleviler, tuttukları Xızır Orucunun ardından Xızır Cemi yürütüldü.

    Cem öncesi yurttaşları selamlayan AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, “Birbirimizin Xızır’ı olalım” dedi.

    Xızır Cemini; Seyit Sabun Ocağı’ndan Hasan Kılavuz, Baba Mansur Ocağı’ndan Erdoğan Sevin, Kureyşan Ocağı’ndan Hıdır Beyaz, Seyit Sabun Ocağı’ndan Mehmet Seyitalioğlu yürütürken, Zakir Rıza Aydın nefesler okudu.

    Yoğun katılımın olduğu cemde Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, “Alevi İnancının en büyük bayram günleri Xızır günleridir. Xızır Ayında, talipler pirinin yolunu gözler. Pir gelince cem yapar, görgüden geçer. Pir, inançsal hizmeti yürütür. Her Alevi, imkân ve olanaklar doğrultusunda kurban tığlar. Alevi inanç ve ibadetleri Hızır ayında doruk noktasına ulaşır. Uyandırdığımız deliller barışa, huzura vesile olsun” dedi.

    Zakir Rıza Aydın’ın seslendirdiği deyiş, duaz ve mersiyelerle birlikte on iki hizmet yerine getirildi. Semah dönüldü.

    DİYARBAKIR

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi/Cemevinde Xızır Cemi yürütüldü, lokmalar pay edildi. Xızır Ayına ilişkin konuşan Dede Karkın Ocağı’ndan Musa Karkın, “Nerede darda zorda kalana yardım eden olursa biz onu Hızır biliriz” dedi.

    Zeynel Abidin Ocağı’ndan Zakir İbrahim Erkul’un seslendirdiği deyiş, duaz ve mersiyelerle birlikte on iki hizmet yerine getirildi. Semah dönüldü.

    PİRHA/MERSİN-DİYARBAKIR

  • FEDA: Alevilerin fişlendiği, şeriata çağrıların yapıldığı bu süreçte bir birimizin Xizir’ı olalım

    FEDA: Alevilerin fişlendiği, şeriata çağrıların yapıldığı bu süreçte bir birimizin Xizir’ı olalım

    PİRHA-  Xizir ayı dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan FEDA, “Alevi inancında Xizir; zalime karşı mazlumun can yoldaşı, umudu ve yaşama direncidir” dedi. Açıklamada, “Alevilerin fişlendiği, köyleri ve evlerinin işaretlendiği, şeriata çağrıların yapıldığı, zorunlu din dersleri ile Sünni Hanefi Mezhebinin dayatıldığı bu süreçte gelin bir birimizin Xizir’ı olalım” çağrısı yapıldı. 

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Xizir ayı dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.

    FEDA, başta Raya(Rêya)Heq süreğinden Aleviler olmak üzere, Mezopotamya ve Anadolu’nun kadim halklarının ve inançlarının, Şubat ayını Xizir ayı diye karşıladıklarını hatırlatarak, “Xizir ayında Pîrler talıblarını ziyaret eder, cem yürütürler” dedi.

    Bu cemlerde inanç sahiplerinin siyasal, sosyal, kültürel, inançsal, maddi ve manevi sorunlarının sistemin polisine, askerine ve yargısına muhtaç kalmadan inancın ahlaki ve etik değerlerine göre çözüme kavuşturulduğunu belirten FEDA açıklamasına şöyle devam etti:

    “Raya(Rêya)Heq- Alevi inancı; cümlesinde Heq/Haq’ı gördükleri için tüm varlıklara kutsallıkla yaklaşır, cümle canla ikrarlıdırlar. İnancın evliya, enbiya ve ziyaretleri arasında en önde gelen kutsalı Xizir’ dir. Xizir; her durumda ve koşulda aranan, yardıma çağrılan ve sonsuz derecede güven duyulan, barışın, paylaşmanın, ortaklaşmanın kutsalıdır. Raya Heqî-Alevi inancında; “Ya Xizirê /Xiziro Kal diye yardıma çağrılan Xizir, insan ve doğadaki her şey ile Tanrı arasında bir yerde durduğuna inanıldığından, sadece insan için değil, tüm doğa ve eko-sistem için kutsal kabul edilir. Îniyi (Kaniyê) Xizir’ ı, Kalê Sipê, Gola Xizir’ı, Kemara Xizir’ı diye ziyaret kabul edilmesinden de anlaşılacağı üzere, Xizir’ın aynı zamanda doğayı ve doğadaki canlı-cansız tüm varlıkları koruduğuna inançları çok güçlüdür. Aleviler; “her an ve her yerde hazır ve nazır”, “cantêzik” olduğuna inandıkları için karda, tipide, denizde ve doğal afetlerde; “Ya Xizir’i kelek û gemîyan” diye çağırırlar. Raya Heqî-Alevilerin yaşadığı Toros-Zagros dağ silsilesinde, kış mevsiminde tipi ve fırtına hiç eksik olmadığından, bu aylarda yardıma çağrılan Xizir için hem oruç tutulur, hem Xizir günü kutlanır. Bu üç günlük oruç ve Xeylas’ ta, Xizir’ın temiz kalpli insanlara göründüğüne inanılır. Bu nedenle mümkün olduğunca kötülüklerden uzak, ahlaklı ve temiz kalpli olmayı esas alır Aleviler.

    “XİZİR ORUCU LOKMASI DAĞITILMADAN ÖNCE KEDİ VE KÖPEKLER DOYURULUR”

    Aleviler, Xizir Orucu lokmasını dağıtmadan önce, varsa kedi ve köpeklerini doyururlar. Evin pencere önlerine kuşlara, evin uygun köşesine, ya da odalardan birine evliyalar için lokma indirirler. Önce komşularına, sonra hane halkının lokmasını pay ederler. Alevi inancında tüm canlıları gözeten, onları pay ve hak sahibi gören ortaklaşmacı bir toplumsallık söz konusudur. Dua eden kendisinden ve ailesinden önce, cümle alemde darda, zorda ve yolda olanlara, çaresiz ve kimsesizlere, kapı komşuları ile tanıdıklarına dua eder, sonra ailesi ve kendisi için dileklerde bulunur.

    “XİZİR ORUCUNUN ÜÇÜNCÜ GÜNÜNDE MİSAHİBİN EVİNE GİDİLİR”

    Xizir Orucunun üçüncü günü akşamı, herkes kendi misayiv (misahib)’nin evine gider. Yanlarına niyaz-/miyazını alırlar. Misayivlerine ve birinci derecede yakınlarına hediye götürürler. Ziyarete gittikleri misayiv onlara kurban keser, çeşitli hediyeler sunar. Bütün bunlar Xizir’in, korku ve cezanın değil, barışın, sevginin, paylaşmanın ve ortaklaşmanın kutsalı olduğunu göstermektedir. Xizir’dan korktukları için değil, onun sırrına ermek istedikleri için üç gün oruç tutar, Cem yürütür ve bayram yaparlar. Xizir sadece dar günün dostu da değildir. O aynı zamanda bolluğun ve bereketin de kutsalıdır. Aleviler, misafir oldukları evin ikramı sonrasında, teşekkürle birlikte, “Xane Xizir bo” (Hızır’ın hanesi olsun) dileğinde bulunurlar.

    “ALEVİ İNANCINDA XİZİR, ZALİMA KARŞI MAZLUMUN CAN YOLDAŞI, UMUDU VE YAŞAMA DİRENCİDİR”

    Alevi inancında Xizir; zalime karşı mazlumun can yoldaşı, umudu ve yaşama direncidir. Alevilerin fişlendiği, köyleri ve evlerinin işaretlendiği, şeriata çağrıların yapıldığı, zorunlu din dersleri ile Sünni Hanefi Mezhebinin dayatıldığı bu süreçte gelin bir birimizin Xizir’ı olalım. Başta her sürekten Aleviler olmak üzere, vicdan sahibi herkesle zulme ve zulmata karşı gün dayanışmanın, birlikte olmanın günüdür diyoruz.

    Asma Xizir’i Firaz Bo! Meha Xizir’ i Pîroz Be! Xizir Cümlemizin Yar ve Yardımcısı Olsun!

    (HABER MERKEZİ)

  • Pir Hamza Takmaz evinde Xızır cemi tuttu, lokmalar paylaştırıldı- VİDEO

    Pir Hamza Takmaz evinde Xızır cemi tuttu, lokmalar paylaştırıldı- VİDEO

    PİRHA- -Kureyşan Ocağı pirlerinden Hamza Takmaz ve Hatun Takmaz, Xızır ayı vesilesiyle pandemi koşullarına uygun olarak cem yürüterek Xızır Qavutu lokmasını paylaştırdı. 

    Xızır ayında olduğumuz bugünlerde Aleviler bulundukları her yerde Xızır lokmalarını pay etmeye devam ediyor. Xızır Orucu da pandeminin gölgesinde tutuldu, tutulmaya devam ediliyor.

    Alevi inancında önemli bir yeri olan Xızır ayında lokmalarını hazırlayan Pir Hamza Takmaz ve Hatun Takmaz pandemi koşullarına uygun olarak evinde Xızır Cemi gerçekleştirdi.

    “HERKES BİRBİRİNİN XIZIRI OLMAK ZORUNDA”

    “Herkes birbirinin Xızır’ı olmak zorunda. Darda, zorda olana yetişmek zorunda” diyen Takmaz, pandemi koşulları olmasına rağmen Xızır ayının Aleviler açısından büyük bir heyecan ile devam ettiğine vurguda bulunarak, şöyle devam etti:

    “Xızır darda olana umuttur, murat isteyene murattır. Ararsan Xızır’ı bulursun, aramaz isen Xızır senden uzaktır. Yeter ki toplumun içerisinde sevgi, muhabbet olsun. Xızır her daim oradadır. Kim neye inanmak istiyorsa inansın, özgürdür. Ama kimse kimseye şekil, kılıf biçmesin. Herkes kendi doğallığı ile var olsun. Herkes birbirinin Xızır’ı olmak zorunda. Darda, zorda olana yetişmek zorunda. Fikirlerin farklı olması zenginliktir. Yolumuz da birdir, ama farklılıkları da zenginliktir. Cemlerde kadın-erkek ayrımı Aleviliğe göre değildir. Bunu kabul etmez.”

    Çerağlar uyandırılan cemde, Pir Hamza Takmaz ve Hatun Takmaz nefesler seslendirdi. Sonrasında ise geçen haftadan hazırlanan Xızır Qavutu lokması ve niyazlar gülbengler ile pay edildi.

    PİRHA/İZMİR

  • DAD İzmir Şubesi Xızır lokmalarını pay etti-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi Xızır lokmalarını pay etti-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Xızır ayı dolayısıyla lokmalarını pay ederek,  “Zorda ve darda olan canların birbirlerinin Xızırı olma zamanıdır” vurgusu yapıldı.

    Xızır ayında olduğumuz bu günlerde Aleviler bulundukları her yerde Xızır lokmalarını pay etmeye devam ediyor. Xızır Orucu da pandeminin gölgesinde tutuldu, tutulmaya devam ediliyor.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, çerağ uyandırıp, Xızır lokmalarını pay etti.

    Xızır ayı dolayısıyla dernek binasında gerçekleşen Xızır lokmasında çerağlar uyandırılırken, lokma gülbengini Baba Mansur Ocağından Rukiye Hurustan Ana ve Kureyşan Ocağı Pirlerinden İsmail Alkan, Kırmancki (Zazaca) olarak verdi.

    Zakir Şevda Çelebi Çiçek’in nefesler seslendirdiği etkinlikte, katılımcıların kısa konuşmalarının ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/İZMİR

  • Pir Mustafa Mısır: Xızır inancı görmezden gelindi, ötelendi, değersiz kılındı

    Pir Mustafa Mısır: Xızır inancı görmezden gelindi, ötelendi, değersiz kılındı

    PİRHA- Üryan Xızır Ocağı pirlerinden Mustafa Mısır, Alevi toplumunun kutsallarından Xızır inancının görmezden gelindiğini ve ötelendiğini söyledi. Mısır, “Bugünkü gibi yollar, uçaklar, arabalar yoktu ve bu insanların çoğu yolsuz, yolaksız yerlerde yaşıyorlardı. Ama oturup kalkmaları Xızır’la idi. İnsanlar dört gözle Xızır ayını beklerdi. Şimdi ise Aleviler kendi eli ile Xızır’ı değersiz kılıyor’ diye konuştu.

    Alevi inancında önemli bir yeri olan Xızır ayı, birçok yerde tutulan oruçlar sonrasında bağlanan cemler ve lokmaların paylaşılması ile devam ediyor.

    Üryan Xızır Ocağı pirlerinden Mustafa Mısır, Xızır aylarının Aleviler için önemini ve Maraş-Malatya-Adıyaman hattındaki Xızır’ı karşılama ritüellerini PİRHA’ya anlattı.

    “XIZIR İNANCI GÖRMEZDEN GELİNDİ, ÖTELENDİ” 

    Mısır, kışın tüm zor şartlarına rağmen rutin işlerin yapıldığına ve büyük bir heyecan ile Xızır ayının beklendiğine dikkat çekerek, Xızır’ın Alevilerin günlük işlerinden toplumsal ilişkilere dair yaşama sirayet ettiğine değindi.

    Mısır, “Hızır’ın bir sıfatı yok. Bizim orada Xızır her gittiği yere bereket getiren, zorda kalanın derdine derman olandır. Xızır insan donunda insana yaklaşır, yardım eder. Xızır bereket, aynı zamanda yokluktur da. Sana her şeyi bahşedendir ama sen onun gereklerini yerine getirmediğinde elinden her şeyi alanda odur. Hakk’ı, Xızır’ı yüreğinde taşımıyorsan ve kendin Xızır olamıyorsan onu çağırmanın da bir anlamı yok. Son dönemlerde ise İslamiyet ile birlikte ehlibeytin inancımıza girmesi ile Xızır inancı görmezden gelindi, ötelendi” diye konuştu.

    “BİZ PARASIZ YAŞAMAYI BİLEN BİR TOPLUMDUK”

    “Aleviler doğaya inanan bir inancın evlatları. Yeri gelir çeşmenin gözüne, ağacın dibine, dağın başına veya ziyaretine gider” diyen Mısır, Xızır ayından hemen önce Maraş- Malatya hattında Gaxan (serê salê –yılbaşı) ile iç içe olan Xızır’ı karşılama ritüellerinin büyük bir heyecan ile yapıldığına vurguda bulundu.

    Mustafa Mısır, şöyle konuştu:

    “İnancımız yerin, göğün ve doğanın inancıdır. Bugünkü gibi yollar, uçaklar, arabalar yoktu ve bu insanların çoğu yolsuz, yolaksız yerlerde yaşıyorlardı. Ama oturup kalkmaları Xızır’la idi. İnsanlar dört gözle Xızır ayını beklerdi. Xızır ayının gelmesinden önce 21 Aralık en uzun ve en karanlık gecedir. 21’inden sonra serê  salê  (senenin başı) gelirdi. Geleneksek kutlamada hepimiz erkektik ve hiç kadın yoktu. Birine kadın elbisesi giydirilir, diğer erkek ise Xızır’ın donuna girer, ak sakallı yapılırdı. O kış gününde kapı kapı gezilirdi. O zaman paranın bir kıymeti yoktu, ki parada yoktu. Biz parasız yaşamayı da bilen bir toplumuz. Gittiğimiz evlerden un, bulgur alırdık. Bütün haneleri gezerdik. Toplanan un ile bir kömbe (niyaz-lokma) yapılırdı. Artan ise ihtiyacı olan ailelere bacadan bir iple bağlanarak verilirdi. Kimin getirdiği bilinmezdi.”

    “DARDA OLANA ELİNİ UZATMAZ İSEN XIZIR SENİN CARINA NEDEN YETİŞSİN?”

    Pir Mustada Mısır, zorlu geçen kış şartlarında toplumsal dayanışma ile kimsenin aç kalmadığını ifade etti.

    Mısır, ayrıca Xızır günü genç erkek ve kadınların tuzlu gıdalar alarak su içmediğini, o gün kim rüyada gördüğü kişiye su verirse onunla evleneceğine inandıklarını sözlerine ekleyerek, “Xızır sevginin inancıdır. İnsanlar dört gözle Xızır ayını beklerdi. Hızır hangi eve gelirse bereketlidir, korunaklıdır. Saklayandır, bekleyendir, gözleyendir. Lokmalar yapılıp dağıtılırdı. Hatta lokmanın içinde Kürtçe pîroz koyardık; kimin payına düşer ise o daha çok şanslıdır. 3 gün oruç tutarlardı. Herkes tutardı ama bu oruçları en çok gençlere sevdiriyorlardı. 3 gün boyunca su içilmiyordu. Kim yediği tuzlu lokma sonrası rüyasını görür ise onun muradı kabul olurdu. Eğer rüyada bir genç bir kadın bir erkeğe yada erkek bir kadına su veriyor ise onun dileği kabul oluyordu. İnsanlar saf, temiz ve dürüstlerdi. Bir insan saf, temiz ve dürüst ise Xızır zaten onunla beraberdir. Babam bazen odun keser iken, ‘Oğlum büyük kütükleri saklayın Xızır ayında sabaha kadar yansın. Geçenlerde bulunduğumuz bir yerde köylümüz olan bir doktor hastanede yatıyordu. Köyde olan babası beni aradı ve ‘Piro, Hakk çocuğumu bana bağışlasın diye kolu komunun kapısına gittim niyaz oldum’ dedi. İnancın güzelliğine bakın. Şimdi sen onun yüreğindeki sevgiyi, inancı alırsan geriye ne kalır? Bomboş bir şey kalır. Sen darda, zorda olana elini uzatmaz, düşeni kaldırmaz, ağlayanı güldürmez isen sen dara düştüğünde Xızır senin carına neden yetişsin ki? Yanındaki, karşısında olanı sevmeyen görünmeyeni nasıl sevsin?” diye belirtti.

    Ersin ÖZGÜL/ALMANYA

     

     

     

     

  • ‘Çocuğa, doğaya, toprağa, güneşe döndüğümüzde ilk kelamımızdır Xizir’-VİDEO

    ‘Çocuğa, doğaya, toprağa, güneşe döndüğümüzde ilk kelamımızdır Xizir’-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Ataşehir Cemevi Başkanı Gülsev Kaya, Xizir’ın Alevilere nefes olduğuna vurguda bulunarak, “Biz yaşarken her dara düştüğümüzde ondan umut aramak adına ‘Ya Xizir’ diyoruz. Çocuğumuza, doğaya, toprağa, güneşe döndüğümüzde ilk kelamımız o oluyor” dedi.

    Alevi inancında önemli bir yeri olan Xizir ayları başladı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Cemevi Başkanı Gülsev Kaya, Xizir aylarına dair PİRHA’ya konuştu.

    Xizir ayının önemine vurgu yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Cemevi Başkanı Gülsev Kaya, Xizir’ın ‘tüm zorluklar karşısında insanın vicdanını koruyabilmesi’ olduğuna değinerek, vicdanını kaybedenin Xizir’ı da kaybettiğinin altını çizdi.

    “ XIZIR YAŞAYANDIR, YAŞATANDIR”

    “Bu günlerde, her ne kadar zamana ve mekana sığdırmasak da ‘Ya Xizir’ demeyi daha fazla hatırlarız” diyen Kaya, Xizir’ın, darda olanın darına yetişip, nefes olduğuna işaret ederek şöyle devam etti:

    “Xizir hak ve hakikattir. Zamana mekana güne sığdıramayacağımız, umutsuzların umudu, bir yanıyla yaşayan bir felsefe ve her darda olanın darına yetişendir Xizir. Xizir insanların dünden bugüne yaşadığı her darında insan kalmanın çıkışıdır. Çünkü her ne ararsan kendinde aradığın bir felsefedir Xizir. Biz yaşıyoruz yaşarken de her dara düştüğümüzde ondan umut aramak adına ‘Ya Xizir’ diyoruz. Çocuğumuza, doğaya, toprağa, güneşe döndüğümüzde ilk kelamımız o oluyor.”

    Xizir’ın zamana ve mekana sığdırılamayacağı bir felsefe olduğunu belirten Gülsev Kaya, “Xizir yaşayandır, yaşatandır. Her umutsuz olduğumuzda yeniden nefes almamızı sağlayandır Xizir” diye de ekledi.

    “KÖTÜLÜK KARŞISINDA İYİNİN YAŞAMAK İSTEMESİ, YAŞAM MÜCADELESİDİR XIZIR “

    Xizir’ı ilk olarak annesi aracılığı ile duyduğunu anlatan Gülsev Kaya, daha çok ‘Xizir’ demenin vakti olduğuna vurgu yaptı. Kaya, “Nefesimizin kesildiği, yaşamımızın daraltıldığı, tüketildiğimiz yerde nefes almaktır Xizir” diyerek şöyle konuştu:

    “Bugün dünyamız tarumar edilirken, pandemi olurken, insanlar işsizlikle, açlıkla, yoklukla boğuşurken ve doğa talan edilirken biz Aleviler yaşamın her yerinde nefes alacak bir şeyleri her zaman bulmuşuzdur. Ben, Xizir’a, her darda kalındığında nefes almak olarak bakmak gerektiğini düşünüyorum. Bütün bu zorbalıkların karşısında insan kalmak, yani vicdanın var olmasıdır Xizir. Vicdanını kaybeden, bu konuda bozulan, geriye düşen aslında Xizir’ını da kaybetmiş oluyor. Xizir’ı bir şekle koymamak gerekiyor. Bu şekilde baktığımızda bazen Xizir dediğimizde, her birimizin Xizir’ı farklı oluyor. Xizir umuttur. Kötülük karşısında iyinin varlık mücadelesidir Xizir. İlk annelerimizden duyarız, bir zor karşısında ya da çözemediği bir problem karşısında bir nefes almak için ‘Ya Xızır’ dendiğini. Biz de nefes almak adına daha çok, daha birlikte ‘Ya Xizir’ diyelim. Bu yola revan olup yaşayan, birlikte yaşatan, yarını birlikte kuranlar olalım diyorum ve cümle canları saygıyla selamlıyorum.”

    DİREN SATI / İSTANBUL

  • PSAKD Adana Şubesi’nde Xızır lokması paylaşıldı

    PSAKD Adana Şubesi’nde Xızır lokması paylaşıldı

    PİRHA-  PSAKD Adana Şubesi’nde Xızır orucunun 1. gününde lokmalar paylaştırıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Adana Şubesi’nde Xızır orucunun birinci günü dolasıyla lokma paylaşımı yapıldı. Kureşan Ocağı evladı Kazım Açıktepe’nin  gulbang okudu.

    Kureşan Ocağı evladı Efe Engin de, Alevi inancında Xızır ayının önemine ilişkin konuşma yaptı.

    “Xızır denildiği zaman, darda, sıkıntıda, zorlukta, çaresizlikte kalanlara, çağırdıkları zaman, yer, mekân, uzaklık, yakınlık gibi ölçülerin dışında, yardımcı ve kurtarıcı olarak tasvir edilir. Xızır, her yerde  hazır ve nazırdır” diyen Engin, ardından deyişler okudu.

    PİRHA/ADANA

     

  • Çukurova’da Aleviler Xızır Orucu’nun 1. gününde lokmalarını paylaştı-VİDEO

    Çukurova’da Aleviler Xızır Orucu’nun 1. gününde lokmalarını paylaştı-VİDEO

    PİRHA- Mersin ve Adana Cemevi’nde Xızır Orucu’nun 1. gününde lokmalar pay edildi. 

    Haberin videosu

    Mersin Cemevi’nde Xızır Orucu’nun birinci günü dolasıyla lokma paylaşımı yapıldı. Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevim Dede’nin okuduğu gülbengin ardından lokma paylaşımı yapıldı.

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevim Dede, Alevi inancında Xızır hakkında bilgi verdi. Ali Kemal Aktaş’ın seslendirdiği deyişle program son buldu.

    Xızır Orucu’nun birinci gününde Adana ise Adana Cemevi’nde de lokmalar paylaşıldı. Lokmaların paylaşılmasının ardından İsmet Demir ve Hasan Bilici Dede cem erkanı yürüttü.

    Diren KESER/MERSİN

  • Çukurova’da Xızır orucu başladı

    Çukurova’da Xızır orucu başladı

    PİRHA- Çukurova kentlerinde Xızır orucu tutulmaya başlandı.

    Xızır ayı dolayısıyla Çukurova kentlerinde yaşayan Aleviler Xızır orucu tutmaya başladı. Mersin, Toroslar, Tarsus ve Adana cemevlerinde lokmalar paylanıp, muhabbet edilecek. Mezitli Cemevi ise cumartesi saat 13:00’da yapımı devam eden inşaat alanında lokmalar paylaşılacak.

    Xızır orucuna dair açıklama yapan Mersin Cemevi İnanç Kurulu, “Cemevimizde 13-14-15 Şubat günlerinde Hızır Orucu tutulacak, 15 Şubat Cumartesi günü akşam 19.30 ‘da Hızır Cemimiz yapılacaktır. Oruç açma gün batımıdır. Hızır lokma ve kurbanlarınızı cemevimize bağışlayabilirsiniz. Bütün canlarımız lokma ve niyazlarıyla Hızır oruç açma, muhabbet programlarınıza ve Hızır Cemimize davetlidir” denildi.

    PİRHA/MERSİN

  • Dersim’de Xızır lokmaları ziyaretgahlarda paylaştırıldı-VİDEO

    Dersim’de Xızır lokmaları ziyaretgahlarda paylaştırıldı-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de Xızır ayında yapılan lokmalar birçok ziyaretgahta paylaştırıldı.

    Haberin videosu

    Dersim merkezde bulunan Gola Çeto ve Xozat’ta bulunan Çaxpar Ziyaretgahı’nda Xızır lokmalarını pay eden yurttaşlar, çılalarını yakarak Xızır’ı çağırdılar.

    Kurban lokmalarını ve niyazlarını paylaştıran yurttaşlar Xızır’ın önemini ifade ettiler.

    PİRHA/DERSİM

  • Çemişgezek Karagedik Köyü’nde Xızır lokmaları pay edildi-VİDEO

    Çemişgezek Karagedik Köyü’nde Xızır lokmaları pay edildi-VİDEO

    PİRHA – Dersim’in Çemişgezek ilçesine bağlı Karagedik Köyü’nde lokmalar pay edildi, Xızır cemi tutuldu.

    Dersim’in Çemişgezek ilçesinde bağlı Karagedik Köyü’nde Xızır lokmaları pay edildi.

    Kadınlar evde yaptıkları lokmaları Pir Zeynel Batar’ın verdiği gülbeng ile köylülere pay etti.

    PİRHA’ya konuşan Pir Zeynel Batar, “Xızır, yer gök şahididir. Yeşilliktir, kuru yerleri yeşillendiren, bolluk ve bereket veren evliyadır. Xızır murat verendir. Darların başında giden gelenlere el atan zattır. Denizlerde canlarımızın elini tutandır. Xızır’ın atı beyazdır. Xızır, kutsaldır” dedi.

    Yakılan çerağlarla birlikte qavut lokmaları pişirilerek canlara pay edildi.

    Sonrasında Xızır cemi tutuldu. Cemde küs olan aileler barıştırıldı, rızalık alındı.

    PİRHA/DERSİM

  • Köyden kente göç onun inancını bitirmedi-VİDEO

    Köyden kente göç onun inancını bitirmedi-VİDEO

    PİRHA- “Bugün Xızır. Xızır, konu komşuya, çocuklarıma yardım etsin, kimseyi darda koymasın” diye başlıyor konuşmasına Gülşah Ceylan. İtikatın yani inancın eskisi gibi yürütülmediğine dikkat çekiyor.     

    Anadolu’nun kadim Alevilik inancının kutsallarından biri olan Xızır ayındayız. Aleviler ilk Xızır lokmalarını pişirdi ve eşit bir şekilde pay etti. İlk üç hafta Xızır lokmalarını dağıtıp ardından da oruçlarını tutacak olan Aleviler kurbanlarını kesecek. Darda olana yetiştiğine inanılan Xızır’a dua eden Aleviler cemlerini de gerçekleştirecek.

    Bu yılın ilk Xızır lokmasını yapan Erzurum Tekman Kuruca Köyü’nden İzmir’e göç eden Ceylan ailesinin evine konuk olduk. Xızır ayının ilk perşembesinde köyde bulunan ‘Quruzbaba’ ziyareti için evinde lokma pişiren Gülşah Ceylan ardından da komşularına dağıttı.

    Xızır lokmasını hazırlarken önce komşuları sonra çocukları için dua etmeye başlayan Gülşah Ceylan, eskiden köylerde cemler ana dilinde yapılırken günümüzde bunun giderek kaybolduğunu üzülerek söylüyor. Dilin önemine vurgu yapan Ceylan, özellikle ana dili olan Kırmankçi konuşuyor.

    Gülşah Ceylan, Xızır ayının Aleviler için önemli olduğunu söylüyor ve anlatıyor pişirdiği lokmayı:

    “Bugün Xızır günü. Bu Perşembe Quruzbaba için lokma pişirdim. Haftaya müsahip ve türbeler için lokma pişireceğim, diğer Perşembe ise Xızır için pişireceğim.”

    “ŞİMDİ NE PİRLER ESKİSİ GİBİ NE DE TALİPLER HER ŞEY DEĞİŞTİ”  

    Kureyşan Ocağı mensubu Gülşah Ceylan, eskiden evlerde yapılan Xızır cemlerini şimdi yapılan cemlerle karşılaştırıyor:

    “Herkes dünya derdine düşmüş. İnsanlar çok fazla mal mülk sahibi olunca her şeyi unuttu. İtikat da eskisi gibi değil. Olsaydı insanların arasında sevgi, saygı olur; pir, talip de belli olurdu. Dünya öyle hale geldi ki inançlarımızı değerlerimizi yitiriyoruz.

    Eskiden köyde kurban kesilir cem tutulurdu. Evliya çıkarılır, yıkatılır ve suyu, gelenlere içirilirdi. İnsanlar hak yolunda ağlardı. Ama şimdi cemlere gidenler birbirlerinin gözüne bakıyor. Ama şimdiki pirler de eskisi gibi değil insanların onlara karşı  inancı azalıyor. Önce deyişlerini söylesinler cemlerini yapsınlar sonra konuşmasını yapsınlar. Şimdi bir tane deyiş söylüyor sonra konuşuyor ikincisinde insanlar gelmiyor.”

    “İNSANLAR ÇOK DEĞİŞTİ”

    Ceylan, eskiden taliplerinin evlerine geldiğini ancak şimdilerde ne onların geldiğini ne de kendilerinin gittiğini belirtiyor. Ceylan, inancın köyden kente göç ile beraber zayıfladığına işaret ederek, “İnsanlar artık çok soğuk olmuş. Bir iki kere gittin mi üçüncüsünde acaba bu ne için geldi diye düşünür hale gelmişler. Eskiden misafir de çok önemliydi ama şimdi bunlar yok” diyor.

    XIZIR LOKMALARI HERKESE DAĞITILIYOR   

    Gülşah Ceylan, köydeki inanç ile burada yaşadığı inancın aynı olduğunu belirtiyor. İzmir’de de Xızır orucunu tutan ve pişirdiği lokmasını tüm komşularına dağıtan Ceylan sözlerini şöyle sürdürüyor:

    “Ben köyden nasıl geldiysem orada nasıl ki ziyaretlere giderken lokma pişirdiysem burada da aynısını devam ettiriyorum. Kurbanımız olursa keser cem de yaparız, olmazsa lokmamızı pişir komşularımıza dağıtırız.

    Quruzbaba ziyareti köyde ama lokmaları İzmir’de veriyoruz. Çünkü o hep kalbimizde asla onu unutmuyoruz. Önceden itikat vardı sevgi, saygı vardı şimdi yok.”

    PİRHA/İZMİR

  • Alevi Bektaşi İnanç Kurulu: Xızır Ceminde çerağlar barış için uyandırılacak-VİDEO

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu: Xızır Ceminde çerağlar barış için uyandırılacak-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül, yapacakları Xızır cemlerinde barış, insanlık, evren ve hak adına çerağları uyandırıp, barışın, huzurun sağlanması için dualar edip, lokma dağıtılacağını söyledi. 

    Haberin Videosu

    Aleviler için kutsal olan Xızır ayında, birçok evde, cemevinde cem yapılıp lokmalar dağıtılıyor. Bölgelere göre farklılık gösteren Xızır oruçları ve cemleri İstanbul’da 13-14-15 Ocak’da tutuluyor. Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüzeyin Güzelgül PİRHA’ya Xızır’ın ne anlama geldiğini ve Aleviler için ne ifade ettiğini anlattı.

    Xızır’ın Arapça’da el hazır, el hızır, yani yeşillik anlamına geldiğini söyleyen Güzelgül,”Xızır var olmadır” dedi.

    Pir Güzelgül, “Musa Peygamber’e soruyorlar. Xızır’ı ne şekilde gördün? “İki denizin birleştiği yerde yemyeşil bir yaygı üzerinde gördüm” diyor.

    Muhammed’e soruyorlar; “Her tarafı çöl olan bir yerde post üzerinde etrafı yemyeşil olarak Xızır’ı gördüm.”

    Pir Güzelgül, Alevilerde yeşilin anlamını; varolma, ümit, hak ve yaşam deryası olarak tanımlıyor.

    XIZIR: İNSANIN DARINA YETİŞENDİR

    “Xızır, insanları yaşatan darda, zorda olan, hastayken darına, imdadına yetişen onu yaşatandır varedendir. Ona ümit verendir” diyen Pir Güzelgül, Aleviler için kutsal olan bu ayda birlik ve beraberliğin sağlanması gerektiğini söyledi.

    “ESKİDEN YAPILAN BİRÇOK ŞEY ŞİMDİ YAPILMIYOR”

    Xızır ayının öneminin bölüşmenin, kaynaşmanın, paylaşmanın önemine değinen Güzelgül, köyden kente göçle birlikte birçok şeyin değiştiğini söyleyerek şunları belirtti:

    “Köyden kente göç ettikten sonra çoğu şeylerimiz değişti. Köydeyken Xızır ayı gelmeden bütün evlerde temizlik yapılırdı. Musahiplerin gelmesini beklerlerdi. Musahipler bir hafta önce gelirlerdi. Musahip hangi eve gelmişse köyün hepsi oraya toplanır, muhabbetler yapılırdı. Oruçlar tutulur, kurbanlar kesilirdi. Üç dört köy toplanıp dedenin bulunduğu köye gelirlerdi. O gece orada ibadet edilir, kurbanlar kesilirdi, görgüler yapılırdı. Fakat şimdi kentlere göç ettikten sonra bazı bölgelerde bunlar tekrar yaşatılıyor. Ama bazı bölgelerde de yapılmıyor. Bu da asimilasyonun bir parçasıdır.”

    Dünyanın ikrar üzerine kurulduğunu söyleyen Pir Hüseyin Güzelgül, insanın hava, su, toprak ve ateşten meydana geldiğini belirterek, “bunlar birbirine ikrar vererek, insanoğlu yaratılmıştır”dedi.

    Güzelgül, “İkrar verildiğinde bölüşmeyi, kaynaşmayı, birlikte yaşamı ve varolmayı sağlamış oluruz” şeklinde konuştu.

    Pir Güzelgül, köylerde üç gün Xızır orucu iki gün de musahip orucunun tutulduğunu söyledi. Hızır orucunun ağır geçtiğini söyleyen Güzelgül, “Xızır orucu tektir. Muharrem orucu çifttir. Xızır orucu çok ağırdır. Yani eğer 366 azanı vererek nefsine hakim olabilirsen, hafif geçer. Eğer bir şüphe ve güman varsa öyle bir ağırlık basar ki işte o da Xızır’ın ağırlığıdır” ifadelerini kullandı.

    “AFRİN’DE BİR YOKEDİŞ VAR, BİZLER BARIŞ İÇİN ÇERAĞ UYANDIRACAĞIZ”

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Pir Güzelgül, son olarak Xızır ayının barışa ve huzur sağlaması dileklerinde bulunarak şu temennilerde bulundu:

    “Eğer Xızır ayı varolma, yaşama, birlik ve beraberlik, dayanışma ayı ise o birlikteliği sağlayalım. Barıştan, haktan, hukuktan ve insan haklarından yana olalım. Bunu isterken, nasıl kendimiz için istediğimiz her şeyi dünya insanları için istiyorsak Xızır’da o isteklerimizi gerçekleştirsin. Barışı, huzuru sağlasın. İnsan haklarına adaletli olmamızı sağlasın. Temennimiz budur. Hızır ayında Xızır’dan dilediklerimizde bunlar olmalı.
    Afrin’de bir zulüm var, yok ediş var. Ama biz devamlı barıştan yana olmuşuz. Barış çığlıkları atmamız lazım. Vereceğimiz lokmalar, uyandıracağımız cerağlar, keseceğimiz kurbanlar barışın, huzurun sağlanması adına olmalı. Çünkü biz zalimin zulmüne karşı mazlumun yanında olmuşuz. Yapacağımız Xızır cemlerinde barış adına çerağlarımızı uyandırıyoruz. İnsanlık adına, evren adına ve hak adına çerağlarımızı uyandıracağız. Barışın, huzurun sağlanması için dualar edip, lokmalar vereceğiz.”

     OVACIK’DA XIZIR CEMİ: 22 ŞUBAT’DA

    Öte yandan 13-14-15 Şubat’ta Xızır oruçları tutulacak. 15 Perşembe akşamı Alibeyköy Cemevi’nde,  22 Şubat’ta da Dersim Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ovacık Şubesi’nde cem yapılacak.

    Pir Güzelgül, cemlere de katılım çağrısında bulundu. “Dersimdeki bütün canları, erenleri, babaları, dedeleri oraya davet ediyoruz. Madem birlik ayı ise herkes orada bulunsun, birlikte bizim ülkemize ve dünyaya barış gelsin. Barış sağlansın, insanlık sağlansın”dedi. (HABER MERKEZİ) 

     

  • Pir İbrahim Kete: Xızır inancını her can kendi özünde bulur-VİDEO

    Pir İbrahim Kete: Xızır inancını her can kendi özünde bulur-VİDEO

    PİRHA- Xızır’la her canın kendi özünde bulacağına dikkat çeken Şıx Çaban Ocağı Pirlerinden İbrahim Kete “Yeter ki irşad kapısına bağlı kalalım. Biz o irşad kapısını açarsak o zaman biz var oluruz. Ama ne yazık ki, batıniyi kaybetmiş, zahiri alemle buluşmaktayız. Bu da bizi karanlığa doğru götürür” dedi.

    Haberin videosu

    Xızır ayı, oruç ve Xızır cemleriyle devam ediyor. Aleviler, bulundukları yerlerde şubat aynın ilk günlerinden başlayarak ayın üçüncü haftasına kadar, üç gün oruç tutuyor.

    Şeriban Kete Ana, Xızır ayında üç gün oruç tuttuklarını, Xızır ayının geleneksel aşı olan kavutu ise tüm köylünün toplanmasıyla pay edildiğini belirterek “Pişirdiğimiz kavutu kapının önüne bırakır, Xızır’ın gelip el basmasını beklerdik” dedi.

    Şıx Çoban Ocağı Pirlerinden İbrahim Kete ise, “Xızır yüce bir varlıktır. Bütün coğrafyalardan mekan almıştır, zuhre gelmiştir ve hak ve hakikatin temsilcisidir” diyerek şunları ifade etti:

    “Babalarımız, dedelerimiz Xızır’ı anlatırken “Xızır dar günün yardımcısıdır. Kaos anlarında çağırdığımız anda dara yetişir. Kendi inancımızda, kendi Xızır’ımız olmalıyız. Xızır orucu hicri takvim olarak 11,12,13. günlerde tutulurdu. Bazı yıllarda ise son günü perşembeye gelecek şekilde tutulurdu. Çünkü son gün Xızır Cemi yürütülürdü. Kavut yapılır, küskün, dargın olanlar varsa barıştırılırdı. İşte bugün Xızır’la  birleşme günüdür.  Yeşili andıran, suyun, gölün, dağın, taşın adıdır. Bu alem içerisinde kendimizi görürsek, Xızır bizimle beraberdir, uzakta değil yakındadır. Yeter ki bizler o birlik alemine kendi talipliğimizi, Xızır’ın varlığıyla bütünleştirirsek o zaman hak ile hak oluruz.”

    Xızır inancını her can kendi özünde bulacağına dikkat çeken Pir Kete, “İnanarak gönül pencerelerini açarsak, hak ile hak olursak, o hak hiçbir zaman uzak değildir. Yeter ki biz onu kaybetmeyip, dik duruşumuzu ortaya koyup, kini, kibri, benliği silip atarsak Xızırla buluşuruz. Xızır’ın adaleti geçmişten günümüze kadın kimliği ile Ana Fatma kişiliği ile gelmiştir. Ana Fatma Xızır’la buluştuğu andır. Yeter ki o irşad kapısına bağlı kalalım. Biz o irşad kapısını açarsak o zaman biz var oluruz. Ama ne yazık ki, batıniyi kaybetmiş, zahiri alemle buluşmaktayız. Bu da bizi karanlığa doğru götürür” dedi.

    Diren KESER/ADANA

  • Kent kültürüne direnen Baba Warway Hızır cemini evde yapıyor-VİDEO

    Kent kültürüne direnen Baba Warway Hızır cemini evde yapıyor-VİDEO

    PİRHA – Kureyşan Ocağı Pirlerinden Hüseyin Toraman (Baba Warway) ile Xızır ayını konuştuk. Eskiden itiqatın olduğunu söyleyen Baba Warway, hala İstanbul’da Hızır (Xızır) cemi yaptığını vurguladı.

    Haberin Videosu

    Kureyşan Seyyidlerinden Baba Warway 84 yaşında. Yıllarca Erzincan’da yaşamış şimdilerde ise İstanbul’da yaşıyor. İstanbul’da yaşaması onu inancından uzaklaştırmamış, burada da inancına dair her şeyi yerine getiriyor. 12 İmam orucundan tutalım da Xızır orucuna kadar pek çok önemli günlerde orucunu tutup, kurbanını kesip, lokmasını dağıtıyor. Babasından kalma asırlık curasıyla da çalıp söylüyor cemlerde. Xızır orucunun son gününde İstanbul’daki evinde kurbanını kesip, talipleriyle birlikte cem yapıyor Baba Warway.

    Xızır ayına girerken PİRHA olarak ziyaret ettiğimiz Baba Warway hayatına eşlik eden curasını yanına koyup bize Xızır ayını ve Xızır’ın Alevi inancındaki yerini anlatmaya başlıyor. Tabi yaşının hayli ilerlemesinden dolayı birçok şeyi unuttuğunu, hatırlayamadığını da ekleyerek.

    Hızır orucunun dört haftaya yayıldığını söyleyen Baba Warway, “Xızır ayında beş gün oruç tutulurdu. Eskiden Xızır ayında Kavut, Bıjerik gibi yiyecekleri kavuruyorlardı” diyor.

    “XIZIR, KİM İNANÇLIYSA ONUN CEMİNE GİDERDİ” 

    Eskiden yaptıkları birçok şeyi unuttuğunu söyleyen Baba Warway, her ocağın kendi koşullarına ve iklim şartlarına göre bu haftalar içinde Xızır orucunu tuttuğunu belirtiyor.

    “Xızır dört haftadır en son hafta bizimdir. Xızır kim yanarsa, kim inançlıysa onun cemine giderdi. Kolay kolay kimsenin cemine gitmezdi. Eskiden lokma pişirirlerdi. Gençler pişirdikleri lokmaları götürüp bir yerlere indirirlerdi. Kargalar lokmayı götürecek de bahtım açılacak, diye beklerlerdi. Bunların hepsi Hızır defterinde yazılıdır.”

    “HAK YOLUNDA DUA EDİYORUZ, XIZIR’I ÇAĞIRIYORUZ”

    Yaşının ve kent kültürünün getirdiği dezavantajlara rağmen inancının gereklerini evinde yerine getirmekten vazgeçmeyen Baba Warway, İstanbul Bağcılar’daki evinde Xızır orucunu nasıl tuttuğunu anlatırken cemevlerinin yanı sıra evlerde yapılan cemlerin önemine vurgu yapıyor. Evde yapılan cem geleneğini sürdürmekte ısrarlı olan Baba Warway, cemleri nasıl yürüttüğünü ise şöyle anlatıyor:

    “Burada orucumu tutuyorum. Kurbanımı alıyorum, kesiyorum. Lokmalarımızı pişiriyoruz. Buradaki milleti çağırıyoruz. Lokmalarıyla gelen herkes ortak kurduğumuz sofrada yemeğini yiyor. Cem yapıyoruz. Herkes birbirinden rızalık alıyor. Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece cem tutuyoruz. Cemimizde Hak yolunda dua ederek Xızırı, ziyaretlerimizi, evliyalarımızı çağırıyoruz. Cemimizi yapıp bitirdikten sonra da herkes evine gidiyor. Sabah da kurbanlarımızı kesip dağıtıyoruz.”

    Yaşından dolayı bir çok şeyi hatırlamadığını ekliyor konuşmasına Baba Warway. Babasından kalma asırlık curasını titreyen parmaklarıyla çalarak Xızır cemlerinde dile getirdiği deyişi söylüyor.

    Konuşmayı bitirirken dua vererek uğurluyor bizi Baba Warway.

    Semra ACAR- ALİ ŞEKER/İSTANBUL