Etiket: yağmur

  • Adıyaman’da şiddetli rüzgar ve sağanak yağmur tütünlere zarar verdi-VİDEO

    Adıyaman’da şiddetli rüzgar ve sağanak yağmur tütünlere zarar verdi-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’ın Çelikhan ilçesinde etkili olan sağanak yağış ve rüzgarla beraber olgunlaşan tütünler devrildi, üreticilere büyük maddi zarar verdi.

    Adıyaman’ın Çelikhan ilçesinde etkili olan sağanak yağış ve rüzgarla beraber olgunlaşan tütünler devrildi, binlerce ailenin geçimini sağladığı ekinlerin aldığı zarar nedeniyle üreticilere büyük maddi zarar verdi.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Ankara Valiliği’nden sel uyarısı!

    Ankara Valiliği’nden sel uyarısı!

    PİRHA – Ankara Valiliği, günlerdir devam eden yoğun yağışlar nedeniyle yeni bir uyarı paylaştı.

    Ankara için bir kez daha sel uyarısı yapıldı. Ankara Valiliği, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezi Ankara Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi verileri doğrultusunda 1 Haziran tarihine işaret etti.

    Ankara Valiliği, yazılı yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezinden alınan son verilere göre; yarın (Perşembe) görülecek gök gürültülü sağanak yağışların, ilimiz ve çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı ve yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Malatya’da çadırlarını su basan depremzedeler: Devlet konteyner versin-VİDEO

    Malatya’da çadırlarını su basan depremzedeler: Devlet konteyner versin-VİDEO

    PİRHA- Deprem felaketinin yıkıma uğrattığı Malatya’da dün yaşanan yağış sonrası çadır kenti su bastı. Devam eden yağmurdan dolayı çadırlarını su bastığını söyleyen yurttaşlar, “Evlerimiz yıkılmış biz devletten sadece konteyner istiyoruz. Sesimizi duyarlar da bize konteyner verirler toplanan yardımlarla” çağrısında bulundular. 

    6 Şubat’ta 11 ili etkileyen depremlerin ardından on binlerce kişi yaşamını yitirirken, yüz binlercesi de evsiz kaldı.

    Deprem felaketinin yıkıma uğrattığı Malatya’da dün yaşanan yağış sonrası çadır kenti su bastı. Yağmur sonrası çadır kentte depremzedelerin yaşam şartları bir kat daha zorlaştı. Çadır kenarlarından dolan su ile bazı vatandaşların eşyaları da zarar gördü.

    “BİZE KONTEYNER VERİLSİN”

    Devam eden yağmurdan dolayı çadırlarını su bastığını söyleyen Ali Irmak, “Perişan haldeyiz nereye gideceğimizi bilemedik, şu anda sağlam ev bile olsa insanlar korkudan evlerine giremiyor o yüzden çadırda kalmak zorundayız. Evlerimiz yıkılmış, biz devletten sadece konteyner istiyoruz. İnşallah bizim sesimizi duyarlar da bize konteyner verirler toplanan yardımlarla” diye belirtti.

    “ÇADIRLAR SU ÇEKİYOR”

    Yağıştan dolayı çadırlarının su çektiğini belirten Habibe Polattaş da, “Konteyner veya yerleşecek kapalı alanlar verilmesini istiyoruz. Çünkü önümüzdeki dönemde yağmurlar daha çok yağacak o yüzden biran önce bize yardım edilmesini istiyoruz. Yataklarımız, yastıklarımız ıslandı sobanın kenarında ısıtmaya çalıştık elimizden geldiğince ve çadırların kenarlarında yatmamaya başladık. Çadırlar su çektiği için artık bize biran önce konteyner verilmesini istiyoruz” dedi.

    Cihan BERK/MALATYA

  • Alevi köyü Taşpınar’a ayrımcılık: Asfalt yok, yollar çamur deryası-VİDEO

    Alevi köyü Taşpınar’a ayrımcılık: Asfalt yok, yollar çamur deryası-VİDEO

    PİRHA- Bursa Mustafakemalpaşa’ya bağlı 3000 nüfusa sahip Taşpınar Köyü sakinleri Alevi olmalarından kaynaklı hizmet alamadıklarını belirterek, yol, su alt yapı ve ulaşım sorunlarının hala devam etmesine isyan etti.

    Türkiye’de birçok Alevi köyüne gittiğimizde hepsinin ortak şikayeti Alevi köyü olması sebebiyle devlet tarafından hizmet alamamaları. Bunlardan biri de Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı 3000 nüfuslu Taşpınar Köyü.

    Ajansımız PİRHA‘nın ulaştığı Taşpınar Köyü sakinleri hizmette yaşadıklarını ayrımcılığı anlattı.

    İÇME SUYU 3 KM ÖTEDEN RİCA MİNNET İLE ALINDI

    Taşpınar köyünün tamamı Alevi ve bu nedenle hizmetlerden en son ve en az yararlanan köylerden biri. Köyün yolu yol değil, kanalizasyonu ancak 2006 yılında yapılmış, içme suyuna sahip değiller ve suyu 3 km uzaktan Söğütalan Köyü’nden rica minnet sağlamışlar. Civardaki 60 hanelik köylerde kapalı düğün salonları bile varken Taşpınar’a ne devlet ne de belediye el uzatmış. Devlet hizmetlerinden neredeyse sıfır düzeyde yararlanıyorlar.

    Taşpınar köyü Bursa iline 102, Mustafakemalpaşa ilçesine ise 17 km mesafede. Coğrafi olarak genelde dağlık bir araziye sahip. Çevresinde ormanlar var. Köyde karasal iklim hakim. Köy ekonomisi ise genelde tarım işçiliğine dayanıyor. Köylüler tarımla uğraşmanın yanında hayvancılık da yapma gayretinde.

    VERİLEN VAATLER SEÇİM SONRASINDA KARŞILIK BULMADI

    3000 nüfusu olan Taşpınar Köyü’nün seçimlerin kaderini değiştirecek 1500’e yakın seçmeni hem Mustafakemalpaşa ilçesi hem de Bursa Büyükşehir Belediyesi seçimleri için iktidar ve muhalefet partilerinin iştahını kabartır iken vaatler seçim sonrası asla karşılık bulmamış.

    Uzun yıllardır tarihinden itibaren asfaltlanmayı beklerken yanı başında Sünni yurttaşların yaşadığı 116 köyün yollarının asfaltlanması, ayrımcılık iddialarını yeniden gündeme getirdi.

    SOKAKLAR ÇAMUR DERYASI OLUŞTURUYOR

    Köylüler, bozuk yollar için yaptıkları resmi başvurulara cevap alamayınca yaşadıklarını PİRHA’ya paylaştı. Yaşananlara isyan eden köylüler Alevi olmalarından kaynaklı ayrımcılık ile karşılaştıklarını dile getirdiler.

    Asfalt çalışmalarının hiçbir şekilde gerçekleşmediği Alevi köyü Taşpınar’da yurttaşlar, tüm girişimlerinin sonuçsuz kaldığını söylüyor. Yurttaşlar, seçim zamanı oy için verilen vaatlerin başında gelen yol probleminin seçimlerden sonra ise hiçbir karşılık bulmadığını ifade ediyorlar.

    Tarım ve hayvancılık ile geçimini sağlayan köylüler çektikleri videoda köy sorunlarının bitmek bilmediğine dikkat çekiyor. Görüntülerde yağan yağmur sonrası sokakların çamur deryasına dönüştüğü gözüküyor.

    SÜNNİ KÖYLERİN YOLLARI ASFALTLANMIŞ

    Taşpınar Köyü sakinleri yarım asrı geçen süredir asfaltlanmayı bekleyen yolları köstebek yuvasına dönüştüğüne işaret ederek, çevrede Sünni yurttaşların yaşadığı bir çok köyün yollarının asfaltlandığına dikkat çekiyor.

    Ayrıca toprak yolların yağan yağmur sonrasında çamura deryasına dönüşmesi ve ulaşımın zorlaşması sonrasında köyde bulunan 240 öğrenci ise okula gitmekte büyük sorunlar yaşıyor. Duruma isyan eden aileler can güvenliğinin olmamasından kaynaklı çocuklarını okula göndermek istemediklerini kaydederek tepki gösteriyor.

    ALEVİ KÖYLÜLERE HAPİS CEZALARI YAĞMIŞTI

    Eskiden geçimini hayvancılıkla sağlayan orman köyü Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Taşpınar’da köylüler 50 yıl önce tarım yapmaya başladı. Köylülerin ekip biçtikleri arazilerin bir kısmı 2013 yılında 2B arazisi kapsamına girerken, bir kısmı ise girmedi. 2B kapsamına alınmayan orman arazileri köylüler tarafından işgal edildiği gerekçesiyle 2 kişi 9 ay hapse mahkum edildi. Ardından 8 köylü hakkında da işlem yapıldı. Bu 8 köylü de cezaevine girecekleri günü bekliyor. 3 bin nüfuslu köyde 2 bin 500 kişinin cezaevine girme tehdidiyle karşı karşıya olduğu bildirilmişti.

    Ersin ÖZGÜL/BURSA

     

     

    .

     

     

  • Şehrin sakini güvercinler yağmurun tadını çıkardı-VİDEO

    Şehrin sakini güvercinler yağmurun tadını çıkardı-VİDEO

    PİRHA- Şehrin sakinlerinden güvercinler, insanların koşturmacasına aldırmadan, uzun zamandır bekledikleri anın tanıdı çıkardı.

    Nazım Hikmet mahpushanenin avlusuna konan güvercinleri “geldi dört güvercin/suda yıkanmak için./ su mahpusane yalağındaydı./ ve güneş/güvercinlerin/ gözünde, kanadında, kırmızı ayağındaydı./ girdi dört güvercin/ yıkanmak için/ suyun içine./ ve kederli toprakta dört insan/ baktı dört güvercine.” dizeleriyle ölümsüzleştirmiş on yıllar öncesinden.

    İnsanlar çoğaldı, şehirler büyüdü. Her gün yüzlerce ağaç bir beton yığınına kurban edilirken, ağaçlarla birlikte, o ağaçların sakinleri de ya ölüyor ya da kendilerine başka bir yer arıyor.

    Güvercinler de büyüyen şehirlerin içinde kalan, yaşama atılan veya düşen bir simit parçası ya da ekmek kırıntısıyla tutunmaya çalışan canlılardan.

    Şehrin telaşına ve ‘ekmek kavgası’nda güvercinler de yerini alır çoğu zaman. Biz egemenlerden kalanları pay ederler kendi aralarında.

    Mersin’in yağmurlu bir gününde güvercinlerin yağmur banyosu objektifimize yansıdı. Arabalar ve insanlar hızlı hızlı hareket edip yağmurdan korunmanın yollarını ararken, güvercinler uzun zamandır bekledikleri anın tadını çıkardılar

    Diren KESER/MERSİN

  • İstanbul için yağış uyarısı: İkinci dalga bu gece geliyor

    İstanbul için yağış uyarısı: İkinci dalga bu gece geliyor

    PİRHA – İstanbul’da özellikle Boğaz çevresinde etkili olan gök gürültülü yağış ve fırtına nedeniyle 28 evi su bastı, 18 evin çatısı uçtu, 32 ağaç devrildi. Son yapılan uyarıda bu gece ikinci yağışlı ve soğuk hava dalgasının beklendiği duyuruldu.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, yağmur ve fırtınanın saat 02.00’den itibaren saatlerinde özellikle Boğaz çevresindeki Beşiktaş, Beykoz, Üsküdar, Sarıyer, Beyoğlu ve Fatih’te etkili olduğu kaydedildi.

    Açıklamada, Kadıköy, Tuzla, Kartal, Maltepe, Ümraniye, Sultanbeyli, Şile, Kağıthane, Bayrampaşa, Güngören, Bakırköy, Beylikdüzü, Büyükçekmece ve Çatalca’da da şiddetli yağmur ve rüzgarın gece boyunca sürdüğü ifade edildi.

    Yağış ve fırtına nedeniyle çoğunluğu Boğaz çevresinde olmak üzere İstanbul genelinde 18 evin çatısının uçtuğu, 32 ağacın devrildiği ve 28 evi su bastığı kaydedildi. Yağış nedeniyle otomobillerin zarar gördüğü de belirtildi.

    Öte yandan, Silivri, Çatalca ve Büyükçekmece şehrin batısında metrekareye ortalama 10 ila 35 kg arasında yağış düştüğü kaydedilirken “En yoğun yağış Beylikdüzü Haramidere ve Güngören Davutpaşa bölgelerinde görüldü. Çok kısa bir zaman diliminde metrekareye ortalama 10 – 12 kg yağmur kaydedildi. Yağışla birlikte kuzeyli yönlerden (Karayel-Poyraz) kuvvetlenen rüzgâr nedeni ile dün 30 dereceler civarında seyreden hava sıcaklıkları 8-10 derece azalarak mevsim normallerine geriledi” denildi.

    YAĞIŞLAR AKŞAM SAATLERİNDE ARTACAK

    Yağmurun akşam saatlerinden itibaren yeniden etkili olması beklendiği belirtilirken pazar günü de sürmesi tahmin edilen yağışın pazartesi gününden itibaren İstanbul’u terk edeceği ifade edildi. Hava sıcaklığının ise önümüzdeki hafta boyunca gece 14-16, gündüz 19-23 derece civarında olacağı belirtildi.

    Öte yandan, İstanbul’da saat 01.20’den saat 03.44’e kadar 4 bin şimşek, 100 de yıldırım görüldü. Türkiye genelinde ise dün öğle saatlerinden bu sabah saatlerine kadar yaklaşık 100 bin şimşek ve yıldırım görüldüğü öğrenildi.

    PİRHA / ANKARA

  • İBB Başkanı İmamoğlu yağmurdan hasar gören semtleri ziyaret etti

    İBB Başkanı İmamoğlu yağmurdan hasar gören semtleri ziyaret etti

    PİRHA-Yağmurdan hasar gören semtleri gezen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Hasar görenlerin maddi manevi yanında olacağız” dedi. 

    İstanbul’da dün etkili olan sağanak sonrası hasar tespit çalışmalarına başlandı. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB)  Başkanı Ekrem İmamoğlu, su baskınlarından etkilenen çarşı ve semtleri gezerek incelemelerde bulundu.

    Eminönü’ndeki yer altı çarşısına giden İmamoğlu esnafın eleştirileriyle karşılaştı. Esnaf, “Başkanım dün kimseye neden ulaşamadık. Bir tane zabıta gelsin de bizimle ilgilensin. Şuranın elektriğini bile kestiremedik. Neredesiniz başkanım. Gerekirse bir sandalye atıp burada oturun” dedi. İmamoğlu ise “Herkes burada. Her zaman irtibat halinde olacaksınız” diye konuştu.

    METEOROLOJİDEN İKAZ GEÇ GELMİŞ

    İstanbul’daki yağış konusunda Meteoroloji’den kendilerine uyarının ancak yağış bekledikten sonra geldiğine dikkat çeken İmamoğlu “15-20 dakika içinde saatte 114 kiloyu bulan baş edilemez bir yağmur. Ancak Meteoroloji’den ikaz çok gecikmiş. İkaz, saat 12.30’da, yağış başladıktan sonra geldi. Üstelik orta şiddet diye rapor edilmiş, yaklaşık 40 kilo diye ikaz geçilmiş ama çok büyük bir fark var arada” dedi.

    İmamoğlu, “Tatile çıktı” haberleriyle ilgili sorular soru üzerine, “Boş konuşan boş konuşuyor zaten makamı ne olursa olsun. İmamoğlu neden tatildeymiş, bak sen… Bizim tatilimiz de şeffaf. İki gün Hacıbektaş’taydık. İki gün de ailemizle olduk. Bu tarihte afet olursa elbette koşar geliriz” açıklamasını yaptı.

    “ZARAR GÖRENLERİN MADDİ MANEVİ YANINDAYIZ”

    İmamoğlu, su baskınlarından zarar gören esnafın maddi ve manevi olarak yanında olacaklarını söyledi.

    Ardından Üsküdar Bosna Bulvarı Göktürk sokağını ziyaret eden İmamoğlu, sel nedeniyle çöken sokaktaki çalışmaları inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Gazetecilerin yağmur öncesi yolda toprak bulunduğu yönündeki sorusu üzerine İmamoğlu, yol yapım çalışması nedeniyle sokağa bayramdan önce stabilize işlemi yapıldığını söyledi. (HABER MERKEZİ)

  • Candan: Gökçek 25 yıl yönetti ama 100 yılımıza mal olacak-VİDEO

    Candan: Gökçek 25 yıl yönetti ama 100 yılımıza mal olacak-VİDEO

    PİRHA – Ankara’da üç kişinin ölümüne neden olan sağanak yağışa dair konuşan TMMOB Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Yanlış kentleşme politikalarından kaynaklı bir yapay afetle karşı karşıyayız. Melih Gökçek gitti kurtulduk değil, aslında 25 yıllık süreçte verdiği tahribat bizim belki de 100 yılımıza mal olacak” dedi.

    Ankara’da Pazar günü etkili olan yağış sonrası meydana gelen sel nedeniyle 3 kişi yaşamını yitirdi, birçok ev ve dükkan da sular altında kaldı.

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, yaşananları ‘Yapay afet’ olarak yorumlayarak “Yaşananlar Ankara’nın altyapısının aslında ne kadar yetersiz olduğunu gösteriyor” dedi.

    “BİLİMSEL PLANLAMA İLKELERİ DEVRE DIŞI BIRAKILDI”

    25 yıllık Melih Gökçek döneminde bu tür sel felaketlerinin sıkça yaşandığına vurgu yapan Candan şunları söyledi:

    “Gökçek döneminde balık adamların alt geçitlere girdiğini de görmüştük. Bunun nedeni alt yapının yetersiz olmasıdır. Çünkü Ankara’da yağmur, kar ve kanalizasyon sularının hepsi bir sistemde toplanıyor. Ayrık bir sistem olmadığı için de en ufak bir yağmurda sel felaketine neden oluyor. Diğer bir taraftan da plansız bir kentleşmenin ürünü olarak bu durum karşımıza çıkıyor. Çünkü imar planlaması yapılırken yağış akış ve rüzgar planlarının da yapılması gerekiyor. Biz bunların detaylı bir şekilde yapıldığını düşünmüyoruz. Eksiksiz yapılmış olsaydı dereler böylesine kelepçe altına alınıp üstü kapatılmaz, vadiler yapılaşmaya açılmaz, yeşil alanlar bu kadar betonlaşmaya maruz kalmazdı. Dolayısıyla bunun arkasında plansız bir yapılaşma, bilimsel planlama ilkelerini devre dışı bırakan yönetim anlayışı yatıyor.”

    “MELİH GÖKÇEK GİTTİ KURTULDUK DEĞİL”

    Candan, “Melih Gökçek Ankara’yı 25 yıl yönetti ama Ankara’nın bir 100 yılına mal oldu” diyerek başkentin altyapısı için çok büyük bir yatırıma ihtiyaç olduğunu da söyledi. Ankara’nın uzunca bir süre daha sel durumlarıyla karşı karşıya olacağını belirten Candan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Önceki belediye başkanı Mustafa Tuna da 12 cadde için ‘ameliyat yapıyorum, bitecek. Bir daha böyle sel felaketi olmayacak’ demişti. Böyle çözümler yapılarak sorunların önüne geçmek mümkün değil. Konunun bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerekiyor. Örneğin Bilkent’te yapılan Şehir Hastaneleri kanalizasyona büyük bir yük bindirecek. Oranın kanalizasyonunun sıkıntılı olduğunu biliyoruz. Ufak bir yağışta Atatürk Hastanesinin sular altında kaldığını ve bir kişinin ameliyathanede öldüğünü de biliyoruz. Melih Gökçek gitti kurtulduk değil, aslında 25 yıllık süreçte verdiği tahribat bizim belki de 100 yılımıza mal olacak bir tahribat ve bu sürecin her bir noktasında Melih Gökçek kötü, kenti yönetemeyen bir belediye başkanı olarak anılmaya devam edecek. Büyükşehir belediyesinin böylesi olaylara hazırlıklı, planlı olması gerekiyor. Yoksa bu tür can kayıplarını benzer yağışlarda hep göreceğiz.”

    “ODALARIN, ÜNİVERSİTELERİN DESTEĞİNE İHTİYACI VAR”

    Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile yakın bir zamanda görüştüklerini de söyleyen Candan, yeni belediye yönetiminin sel felaketleriyle ilgili henüz kendilerine fikir sormadığını da aktardı. “Kentler katılımcı yöntemle yönetilmeli” diyen Tezcan Karakuş Candan şöyle devam etti:

    “Melih Gökçek kendi başına buyruk, bilim tanımayan bir insandı. Yeni belediye başkanının böyle olduğunu şimdilik düşünmüyorum. Sonrası nasıl olur onu da bilemiyoruz. Mimarlar Odası Ankara şubesi özellikle Melih Gökçek döneminin 25 yılını çok iyi takip etti, hasar tespitini iyi bir şekilde çıkarttı. Şimdi de Ankara Restorasyon Atölyeleri kurduk. Eğer Ankara’da bir onarım olacaksa mimarların mutlaka sürecin parçası olacağını düşünerek bu atölyeleri başlattık.13 başlıkta atölye çalışmalarımız devam ediyor. Bunlardan bir tanesi de ‘altyapı ve ulaşım nasıl çözülür?’ başlığı altında sürmekte. Kent İzleme Merkezi içerisinde su uzmanları da var. Ankara’nın dere yapısını çok iyi bilen ekiplerimiz de mevcut. Örneğin bu kişiler yağmur yağdığı zaman hangi noktada, nerede bir taşkın olacağını biliyorlar. Bir yağış, akış programı, çevre yönetim planının olması gerekiyor. Bunu Gökçek döneminde görmedik. Yağmur yağdığında Gökçek ‘500 yıldır yağmayan yağmur yağdı’ kar yağdığında da ‘tuz döktüm isterseniz yalayın anlarsınız’ tarzında bir belediye başkanına yakışmayan davranışlar söz konusuydu. Yeni dönemde bir plan var mı bunu da henüz göremedik ama bir katılımcı yönetim anlayışıyla bu sorunun çözülmesi gerektiği çok açık. Bilimsel bir çalışma için odaların, üniversitelerin desteğine ihtiyacı var.”

    “YAPAY AFETLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Olası yeni ölümlerin olmaması için acil yapılması gerekenlere de değinen Candan sözlerini şöyle noktaladı:

    “Bir kere yağış akış planının yapılması gerekiyor. Çevre ve yönetim planını ise hızlıca, yağış miktarı arttığında hangi sıkıntı yaratılıyor bunların tespit edilip oralarda çözümlerin üretilmesi ve ekiplerin hazır bekliyor olması gerekli. Yani Ankara’yı bir pafta elinize alacaksınız ve bir afet yönetimi gibi değerlendireceksiniz. Aslında bu da bir tür afet. Doğal bir afet değil ama yanlış kentleşme politikalarından kaynaklı bir yapay afetle karşı karşıyayız. Dolayısıyla yağış olduğunda hangi noktalarda sel felaketi yaşayabiliriz bunları uzmanlar belirleyecek ve yağışın miktarına göre şekillendirerek o noktalarda ekiplerin bulunarak bu duruma müdahale etmesi gerekecek.”

    Eren GÜVEN/Cebrail ARSLAN
    ANKARA

     

  • Alevi gençten zorunlu din dersi tepkisi: Çocuklara dayatılıyor, tamamen kaldırılsın-VİDEO

    Alevi gençten zorunlu din dersi tepkisi: Çocuklara dayatılıyor, tamamen kaldırılsın-VİDEO

    PİRHA – Okullarda zorla dayatılan din derslerine ve imam hatip okullarını mecburi kılan eğitim sistemine tepkiler gün geçtikçe artıyor. İstanbul Garip Dede Dergahı Gençlik Kolları Üyesi Yağmur Alyüz, “Türkiye’de din çocuklara küçük yaşta empoze ediliyor. Çocuklar dine zorla inandırılıyor. Bu çok yanlış. Böyle olunca biz de din dersinin  tamamen kalkmasından yanayız” dedi.

    Gün geçtikçe gericileşen eğitim sisteminde sadece tekçi Sünni İslam anlayışı dayatılıyor. Yaşanan bu tekçiliğe karşı eşit, laik, bilimsel ve anadilde eğitim talepleri yükseliyor. Lise mezunu Yağmur Alyüz de laik bilimsel, anadilde ve herkesin kendi inancını öğreneceği bir eğitim talep ediyor.

    Yağmur Alyüz zorunlu din derslerine karşı yaşadıkları sıkıntıları ve Alevi gençleri olarak inançlarını nasıl öğrendiklerini ve nasıl sürdürdüklerini Pir Haber Ajansı’na anlattı.

    “ALEVİ GENÇLİĞİ GEÇMİŞE GÖRE DAHA İYİ BİR DURUMDA”

    Alevi gençliğinin geçmişe göre daha iyi olduğunu vurgulayan Alyüz, “Sosyal medya olsun yaptığımız kamplar olsun daha çabuk birbirimizi tanıyabiliyor kaynaşabiliyoruz. En azından cemevlerinde olan farklı durumları daha çok öğrenebiliyoruz. İstanbul’da kahvaltılar, forumlar ve paneller düzenliyoruz. Bu şekilde aktif haldeyiz. O yüzden geçmişe göre daha iyi durumdayız. İnanıyorum ki bundan sonra daha iyi yerlere geleceğiz” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE DİN KÜÇÜK YAŞTA ZORLA DAYATILIYOR”

    Alyüz, “Zorunlu din dersleri tamamen kalksın demiyoruz, bir ders olarak verilsin. O da tüm inançları, inançsızları ve dinleri anlatarak genel hatları ile vermelidir. Türkiye’de din küçük yaşta çocuklara empoze ediliyor ve çocuklar zorla inandırılıyor. Bu çok yanlış. Böyle olunca biz de din dersinin tamamen kalkmasından yanayız. Çünkü, kalkmayınca yapamıyorlar, öğretemiyorlar. Tüm dinleri eşit olarak anlatıyor olsalar din dersleri haftada 1 saat görülebilir. Ama bunu yapamadıkları için biz tamamen kalkmasından yanayız. Alevilik inancı da birkaç senedir çok az bir şekilde veriliyor. Ama yanlış mı doğru mu bilinmiyor. Öğretmenin anlatış tarzına bağlı” dedi.

    “OKULLARDA GENÇLER FARKLI İNANÇLARA KAYDIRILABİLİYOR”

    “Alevi genci olarak okulda ‘Alevi’ olduğumu hiçbir şekilde saklamadım. Belki de küçüklüğümden beri cemevi gençliğinde olduğumdan kaynaklanıyor olabilir. En azından bir şeyleri bildiğim için çok fazla zorlanmadım. Ama bunu bilmeyen çok fazla genç var. Cemevine hiç gitmeyen çok genç var. Zorluk çekiyorlar. En azından ailesine bunu yansıtıyorlar. Kendilerini yanlış onları doğru görüp ailesine böyle yansıtan çok fazla genç var” diyen Alyüz şöyle devam etti:

    “Gençler aileden öğrenemiyorlarsa bulundukları yerlere yakın cemevlerine korkmadan gelip kendi inançlarını kendi dede ve pirlerinden doğru bir şekilde öğrenebilirler. Okullarda yanlış veya eksik öğretiliyor. Ya da öğrenciler farklı inançlara doğru kaydırılıyor. Cemevlerine giderlerse özgüvenleri yükselir hem de inandıkları şeyin ne olup ne olmadığını öğrenirler.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

     

     

     

     

  • İstanbul’da yağmur, dolu, sel ve yangın hayatı olumsuz etkiledi

    İstanbul’da yağmur, dolu, sel ve yangın hayatı olumsuz etkiledi

    PİRHA- İstanbul’da Ceviz büyüklüğündeki dolu ve sağanak hayatı felç etti. Pangaltı’ndaki Ermeni mezarlığının duvarı yoldan geçenlerin üzerine yıkıldı. Kağıthane ve Haydarpaşa’da yangın çıktı. Sağanak ve dolu yağışı nedeniyle metrobüs ve metro seferleri durdu, otobüsleri su bastı, bir vapur karaya oturdu.

    Haberin Videosu

    İstanbul’da 18.10 sularında başlayan dolu yağışı nedeniyle deniz ve kara trafiği felç oldu. Hava ulaşımında aksamalar meydana geldi. Kurtuluş Pangaltı’daki Latin Katalik Mezarlığı’nın duvarı yıkıldı. Çöken duvarın enkazı altında kalan dört kişi sağ kurtarıldı.

    18.00 sıralarında ani hava kararmasının ardından başlayan dolu yağışı hayatı bir anda durdurdu. Avrasya Tüneli trafiğe kapatıldı. Bazı vapurlar denizin ortasında kaldı. Vapurlarda yolculara can yeleği dağıtıldı. Deniz ulaşımı durdu. İnsanlar sokaklarda mahsur kaldı.

    Hava trafiğinde de aksamalar meydana geldi. Ceviz büyüklüğündeki dolu bazı araçları ve evlerin camlarını kırdı.

    Dolunun ardından yağan sağanak yağış yine sele neden oldu. Vatan Caddesi’nden Yenikapı’ya giden yoldaki Köprülü kavşağı su bastı. Su seviyesi yarım metreyi aşınca kavşakta mahsur kalan vatandaşla yüzerek geçmek zorunda kaldı.

    Çağlayan Adliyesi’nin 9. katındaki yemekhanenin balkon kısmından içeriye giren yağmur 7. kat koridorlarına kadar ulaştı.

    Yıldırım düşmesi sonucu Kağıthane’de yangın çıktı. Haydarpaşa limanında ise vinç yakıt tanklarının üzerine devrildi. Patlayan tanklar yangına neden oldu.

    Atatürk Havalimanı’nda uçuşlar durduruldu, Atatürk Havalimanı-Yenikapı metro seferi durdu. Avrasya Tüneli ulaşıma kapatıldı. Taksim Metrosu’na su doldu.

    Uzunçayır’da üst geçidin korkuluğuna asılmış olan reklam panosu metrobüs yoluna düştü ve metrobüs seferlerinin durmasına neden oldu.