Etiket: yamanlar cemevi

  • AKD Yamanlar Cemevinden kitlesel Gağan kutlaması-VİDEO

    AKD Yamanlar Cemevinden kitlesel Gağan kutlaması-VİDEO

    PİRHA- AKD Karşıyaka Şubesi Yamanlar Cemevi Gençlik Kolları kitlesel Gağan kutlaması gerçekleşti. Kutlamada toplanan lokmalar 9 yaşındaki SMA hastası Doruk Çukurcu’nun tedavisi için bağışlanacak.

    Alevilerde yeni yılı temsil eden geleneksel Gağan bayramı, İzmir’in Karşıyaka ilçesine bağlı Yamanlar Mahallesinde kitlesel olarak coşkuyla kutlandı.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Karşıyaka Şubesi Yamanlar Cemevi Gençlik Kolları tarafından organize edilen ve çok sayıda kişinin katıldığı etkinlik Gağan’ın temsili karakteri olan Kalo Gağan ve Fadikê’nin davul zurna eşliğinde canlandırıldığı performans ile başladı.

    Zılgıtları ile sokakları gezen Kalo Gağan ve Fadikê karakterleri kapısını çaldığı her evden ve mekanan lokmalar topladı. Kutlamaya ayrıca SMA hastası olan 9 yaşındaki Doruk Çukurcu da katıldı.

    Mahallelinin coşkuyla karşıladığı Gağan kutlamasında davul zurna eşliğinde halaylar çekildi. Halkla buluşan Kalo Gağan ve Fadikê karakterleri renkli görüntüler ortaya çıkardı.

    Mahallelinin coşkuyla karşıladığı GaĞan kutlaması çok sayıda kişi çektiği halaylar sonrasında lokmaların pay edilmesi ile son buldu.

    Kutlamada toplanan lokmalar SMA hastası Doruk Çukur’un tedavisi için bağışlanacak.

    PİRHA/İZMİR

  • Yamanlar Cemevi’nden eğitime destek gecesi-VİDEO

    Yamanlar Cemevi’nden eğitime destek gecesi-VİDEO

    PİRHA- İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi, öğrencilere burs amaçlı dayanışma gecesi düzenledi. Katılımın yüksek olduğu gecede konuşan Cemevi Başkanı Mehmet Bozkurt, “Bu sayıyı arttırmak ve gelecek yıllarda da devam ettirmek için dayanışma etkinlikleri yapmaya devam edeceğiz. Dayanışma yaşatır” dedi.

    İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi, öğrencilere burs  sağlamak amacıyla düzenlediği dayanışma gecesinde birçok kişiyi bir araya getirdi. Bayraklı’da bulunan Havız Cafe’de gerçekleşen geceye Alevi kurum yöneticileri, siyasi parti temsilcileri ve çokça yurttaş katıldı.

    Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Yamanlar Cemevi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bozkurt, Alevilerin tarih boyunca maruz kaldığı zulüm ve ayrımcılıklara karşı direniş gösterdiklerini vurgulayarak, demokrasi, eşitlik ve hak mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirtti. Bozkurt, ayrıca 11 öğrenciye verdikleri bursu arttırmak istediklerini söyleyerek dayanışmayı büyüteceklerini kaydetti.

    Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal ise, “Yamanlarda da altı kreş, üstü düğün salonu olarak inşa edilmiş bir hizmet binamız var. Biz bu hizmet binamızı Anadolu’dan gelen herkesin kullanımına sunmak, herkese burada maliyetine düğün yapma imkanı sunmak ve çalışanlarımıza ekmek kapısı yaratmak istiyoruz. Bu dayanışmayı hep birlikte yürütelim. Sadece bir derneğe değil, tüm sivil toplum kuruluşlarıyla dayanışmayı büyütelim” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından sahneye çıkan Ali Derman ve ekibi, türküleriyle, halaylarıyla konuklara unutulmaz anlar yaşattı.

    PİRHA/İZMİR

  • Yamanlar Cemevi, barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencilerine kapılarını bu yıl da açtı-VİDEO

    Yamanlar Cemevi, barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencilerine kapılarını bu yıl da açtı-VİDEO

    PİRHA- İzmir Alevi Kültür Derneği/Yamanlar Cemevi, barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencileri için bu sene de kapılarını açtı. Barınma sorunu yaşayan öğrencileri inşa ettikleri 11 kişilik misafirhanede ağırlayamaya başladıklarını ifade eden Yamanlar Cemevi Başkanı Mehmet Bozkurt, “Yaptığımız bu misafirhaneler kalıcı olacak ve istedikleri kadar kalabilecekler. Kahvaltılarından elektriklerine, ısınmadan ders çalışmalarına kadar her şeyi karşılayacağız. Elimizden geldiğince bunu devam ettirmek istiyoruz” dedi.

    Devlet yurtlarının yetersizliği, özel yurtların ve ev kiralarının yüksek olmasına karşı gece dışarıda kalarak durumu protesto eden üniversite öğrencilerinin eylemleri birçok kentte devam ederken, öğrencilerin yaşadığı barınma sorununa ilişkin İzmir Alevi Kültür Derneği/ Yamanlar Cemevi 11 kişilik misafirhane inşa ederek kapılarını öğrencilere açtı.

    Cem salonunun üst katında bulunan odalar barınma ihtiyacı olan öğrencilerin kalması için yatakhaneye dönüştürüldü. Ayrıca öğrenciler için yeni bir mutfak yapılarak, buzdolabından çamaşır makinesine kadar bir çok eşyada kendilerine tahsis edildi.

    11 KİŞİLİK MİSAFİRHANE OLUŞTURDUK

    Bozkurt, devlet yurtlarının yetersizliği, özel yurtların ve ev kiralarının yüksek olması ile birlikte barınma sorunu yaşayan öğrenciler için çözüm odaklı hareket ettiklerini kaydederek, “Cemevine gelirken yolda bir canımız aradı ve İstanbul’daki Alevi kurumlarının öğrencilerin yer bulamaması sıkıntısından kaynaklı cemevlerinin kapısını öğrencilere açtığını söyledi. Bu duygu bizi de harekete geçirdi ve cemevimizde bunu nasıl sağlayabiliriz diye düşündük. Öncesinde 4 kişilik bir misafirhanemiz vardı. Bu sayı yetersizdir diyerek bunu 11 öğrenciye çıkardık. Uygun bir alana duvar ördük, elektrik çektik. Bu durumu paylaşınca bir çok kişi aradı. Bu arada yatak ve yorganları halk ve belediye getirdi. Dışarıda öğrenciler için bir mutfak yapıyoruz. Isınma, duş alma, ders çalışma gibi tüm sorunlarını çözdük” diye konuştu.

    “MİSAFİRHANE KALICI OLACAK, HİZMET VERMEKTEN MUTLUYUZ”

    Birçok faklı yerden öğrencileri ağırladıklarını ifade eden Bozkurt, öğrencilerin kahvaltısından otobüs kartlarına kadar tüm ihtiyaçlarını karşıladıklarını dile getirerek, “Birçok yerden 11 kız öğrenci var. Hatta biri arayarak, ‘Orası bir cemevi, inançsal olarak bizden ne bekliyorsunuz?’ diye sormuştu. Anlıyoruz ki öğrenciler yurtlar ve cemaatlere gidince dayatma ile karşı karşıya kalıyorlar. Evlerinde kendilerini nasıl hissediyorlar ise burası da öyledir. Bir tanışma kahvaltısı yaptık. Maddi sıkıntılarını çözmeye, otobüs kartlarını yüklemeye kadar hazırız. Yaptığımız bu misafirhaneler kalıcı olacak ve istedikleri kadar kalabilecekler. Kahvaltılarından elektriklerine, ısınmadan ders çalışmalarına kadar her şeyi karşılayacağız. Ülke olarak çocuklarımızın bu duruma düşmesinden üzgünüz ama bu hizmeti onlara vermekten de mutluyuz” dedi.

    CEMEVİNDE 3. YILINI DOLDURAN ÖĞRENCİLER YABANCI DİL KURSU VERMEYE BAŞLADI

    Cemevindeki misafirhanelerde 3. yılını dolduran öğrencilerin ‘Bizler burası için neler yapabiliriz’ önerisi üzerine çocuklara yabancı dil dersi vermeye başladıklarını ifade eden Bozkurt, “Buradaki kapılarımızı açtıktan sonra kalan öğrenciler buraya katkı sunmak istediklerini söylediler. Bizler de hafta sonları burada olan küçük öğrencilerimiz için yabancı dil kursu verebileceklerini söyledik. Onlar da kabul etti ve hafta sonları belli zamanlarda yabancı dil dersi vererek katkı sunuyorlar” diye belirtti.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • ‘Hüseyni duruş ve Yezid düşüncesi kendisini güncele taşıdı; bizim Hüseyin’imiz birliğimizdir’-VİDEO

    ‘Hüseyni duruş ve Yezid düşüncesi kendisini güncele taşıdı; bizim Hüseyin’imiz birliğimizdir’-VİDEO

    PİRHA- İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevindeki Muharrem sohbetinde konuşan Kureyşan Ocağı Pirlerinden İsmail Alkan, “İmam Hüseyin ser verip sır vermedi. Hüseyni duruşu kendimize esas alarak biz Aleviler mazlumun yanında olduk. Hüseyni duruş dik duruştur ve bu duruş kendisini sürdürüyor. Bunun karşısında Yezid düşüncesi de kendisiyle bugüne kadar geldi” dedi.

    Aleviler, Muharrem Orucu’nu tutmaya başladı. Yas Orucu olarak bilinen oruç 12 gün sürüyor. Öncesinde Masum-u Paklar Orucu, Fatma Ana Orucu tutuluyor.

    İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevinde Muharrem Orucu’nun 3. gününde bir araya gelinerek oruçlar açıldı. Oruç bozumundan sonra ise Kureyşan Ocağı Pirlerinden İsmail Alkan’ın katılımıyla sohbet gerçekleşti.

    “HÜSEYNİ DURUŞ VE YEZİD DÜŞÜNCESİ KENDİSİNİ GÜNÜMÜZE TAŞIDI”

    Hüseyni duruş ve Yezidi düşüncenin kendisini günümüze taşıdığını ifade eden Alkan, “İmam Hüseyin ser verip sır vermedi. Hüseyni duruşu kendimize esas alarak biz Aleviler mazlumun yanında olduk. Bizim jar u diyarlarımızın yüksek dağlardadır. İnancımızın şehirler ile alakası yoktur. Hüseyni duruş dik duruştur ve bu duruş kendisini sürdürüyor. Bunun karşısında Yezid düşüncesi de kendisiyle bugüne kadar geldi” diye konuştu.

    “BİZİM HÜSEYİN’İMİZ BİRLİĞİMİZDİR”

    Alkan, Hüseyni duruşun ilkelerini ve çizgisinin 12 gün boyunca değil yaşamın bütününe aktarılarak yaşanması gerektiğine vurgu yaparak, “Yas-ı Muharrem dendiği zaman sadece aç kalmayla, oruç tutmayla yetinemeyiz. İmam Hüseyin kendisi için 12 gün oruç tutulması, ağlanıp sızlanmasını isteyen bir düşünce değildi. İmam Hüseyin Kerbela’da bir dünya, insanlık meselesidir. Bunu biz 12 gün boyunca aç kalma ile değil hayatımızın bütün evrelerinde bu duruşu, ilkeyi ve çizgiyi kesinlikle yaşamımızın içerisine aktararak bu şekilde yaşamayı öğrenmeliyiz. Bunların hiç birinden haberdar olmadan sadece günü geldiği zaman o an hatırlayarak kendimizi aç bırakıp ağlamak ile değildir. Marifet burada değil, yaşamın içerisindedir. Biz her zaman şunu çok iyi biliriz ki, dünya üzerinde her zaman bir Yezid vardır. Ama her dönemde, zaman içerisinde bir mutlaka bir Hüseyin olmalıdır. Bizim Hüseyin’imiz bizim birliğimizdir, duruşumuzdur” dedi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • İzmir’de Yamanlar Cemevinde aşure lokması paylaşıldı-VİDEO

    İzmir’de Yamanlar Cemevinde aşure lokması paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA- İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevinde 22 kurumun katılımıyla aşure lokması paylaşıldı.

    Muharrem orucunun sona ermesiyle birlikte Alevi toplumu birçok yerde aşure paylaşmaya devam ediyor.

    İzmir’in Bayraklı ilçesinde bulunan Yamanlar Cemevinde sayısı 22’yi bulan Alevi kurumları ve yöre derneklerinin katkısıyla aşure lokmaları paylaşıldı.

    Lokma paylaşımına yöre dernekleri, Alevi kurumları ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    “KERBELALARA KARŞI BİRLİK OLMALIYIZ”

    Aşure lokmasında konuşan Yamanlar Cemevi Başkanı Mehmet Bozkurt, Alevilerin toplumsal yaşam alanlarının demografik değişime uğratılmak istendiğini belirterek, “1400 yol geçmesine rağmen Yezit zihniyet devam ediyor be mazlumlara zulüm ediyor. 1400 yıldır Kerbela üzerine çok konuştuk ama üzerimize düşeni yapmadık. Yoksa Kerbela’dan sonra Dersim, Sivas, Roboski, Gar ve Gezi Katliamı olmazdı. Okullara imam atanarak eğitim dinselleştiriliyor. Alevi gençleri devletin ayrımcılığı nedeniyle ülkeden göçüyor. Alevilerin yaşadığı yerlerde demografik değişim amaçlanıyor. Hepimiz güç birliği yapmalıyız. Kötü günler bizleri bekliyor. Bireysel çalışmamızı örgütsel mücadeleye dönüştürürsek ülkenin sorunlarını çözüme kavuşturabiliriz. Hak ihlallerin olduğu her yerde birlikte olmalıyız” diye konuştu.

    AŞURE LOKMALARI PAYLAŞILDI

    Sanatçı Ali Derman, zakirler ve gençlik korosunun seslendirdiği deyişler sonrasında pişirilen aşure lokması verilen gülbengler sonrasında paylaşıldı.

    PİRHA/İZMİR

  • 22 Alevi kurumu, Yamanlar Cemevinde aşure paylaşacak

    22 Alevi kurumu, Yamanlar Cemevinde aşure paylaşacak

    PİRHA- İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevinde 22 kurumun katılımıyla aşure paylaşılacak. 

    Muharrem orucunun sona ermesiyle birlikte Alevi toplumu birçok yerde aşure paylaşmaya devam ediyor.

    İzmir’in Bayraklı ilçesinde bulunan Yamanlar Cemevinde sayısı 22’yi bulan Alevi kurumları ve yöre derneklerinin katkısıyla 5 Ağustos Cumartesi günü saat 17.00’de aşure paylaşılacak.

    Sanatçı Ali Derman, zakirler ve Gençlik Korosu deyişleri seslendirecek. Aşure paylaşılması sonrasında ise bir sergi gerçekleştirilecek.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • ‘Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Alevilerle eşit yurttaşlığı öreceğiz’-VİDEO

    ‘Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Alevilerle eşit yurttaşlığı öreceğiz’-VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti İzmir Milletvekili adayı Canan Kebenç Özkan, yok sayılan Alevi toplumuyla cumhuriyetin ikinci yüz yılında eşit yurttaşlık temelinde bir yaşam öreceklerini söyleyerek, “Cumhuriyetin ilk yüzyılı biz Aleviler  için inkar, asimilasyon ve kırım ile geçti. Asimilasyona tabi tutulduk.  Ama biz kadınlar, Aleviler, işçiler ve Kürtlere ikinci bir yüzyılı biz inşa edeceğiz” diye konuştu.

    Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti)’nin Ege illerindeki seçim çalışmaları sürüyor.

    Yeşil Sol Parti İzmir Milletvekili adayları Canan Kebenç Özkan ve Erkan Gökber’in katılımıyla kentte bulunan Alevi kurumları, cemevleri ve yöre dernekleri ziyaret edildi. İlk olarak Çiğli’de bulunan Demokratik Alevi Derneği (DAD), ardından Bayraklı’da bulunan Yamanlar Cemevi’ni ziyaret eden heyet son olarak da Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği’ne gitti.

    “CUMHURİYETİN İLK YÜZYILI BİZ ALEVİLER İÇİN İNKAR VE İMHA İLE GEÇTİ”

    Ziyaretlerde konuşan Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Canan Kebenç Özkan, cumhuriyetin birinci yüz yılında Alevilerin kırımlar yaşadığını hatırlatarak, cumhuriyetin ikinci yüz yılında eşit yurttaşlık temelinde bir yaşam öreceklerini söyledi. Özkan, “Cumhuriyetin ilk yüzyılında inkar, asimilasyon ve kırım geçirdik. Okula giderken ‘Alevi olduğunu söyleme’ diye tembihlenen tek bir kişi yoktur neredeyse. Bunun  hepimizin belleğinde açtığı yaranın yeri halen duruyor. Bunun eşit yurttaşlık talebi de halen sorun olarak duruyor. Alevi toplumu eşit yurttaşlık talebiyle örgütlenmeye, hak mücadelesi vermeye devam ediyor. Alevi örgütlerinin bu örgütlenmesi çok kıymetlidir. Eşit hak ve taleplerimizde var. Bunun için mücadele ediyoruz. Ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Yola çıkarken çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız dedik. Bir arada yol yürüyeceğimiz zemin var. 14 Mayıs’ta bu eşiklerden biri. Cumhuriyetin ilk yüz yılı katliamlarla geçti. Biz kadınlar, Alevilere, işçiler ve Kürtlere ikinci bir yüzyılı biz inşa edeceğiz. Yoksulluğun son bulduğu bir yaşamı inşa etmek hepimizin elinde” dedi.

    EŞİT YURTTAŞLIK MÜCADELESİ, ZORUNLU DİN DERSİ, TORBA YASA

    Alevilerin sürekli ötekileştirildiğini kaydeden Özkan, Aleviler olarak devletten alacakları eşit yurttaşlık ve onurlu bir gelecek olduğunu bunun içinde mücadele edeceklerini vurgulayarak, “Cumhuriyet Alevilere gül bahçesi vaat etmedi. Bütün halkların, inançların eşit yurttaşlığa olan inancıyla yola çıktık. Aleviler eşit yurttaşlık hakkından faydalanamıyor, kamudan eleniyor. KHK süreci de bizler için böyle gelişti. Zorunlu din derslerinin kaldırılması konusunda karşılık bulamadık ve bu mücadeleyi yürütmeye devam edeceğiz. Torba kanunla Alevilik kültüre indirgendi, Alevilerle tartışılmadan gündeme alındı. Devlet Alevileri tanımlayamaz. Dedelere maaş bağlanması Alevi toplumun kazanımlarını gasp etmektir. Mücadeleye omuz omuza yükseltmenin, karanlığı delmenin yolunu arayacağız” dedi.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • İzmir’de depremzedelerle cem yürütüldü, lokmalar paylaşıldı-VİDEO

    İzmir’de depremzedelerle cem yürütüldü, lokmalar paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA- DAD İzmir Şubesi ve İzmir Alevi Kültür Derneği, deprem sonrasında İzmir’e göç eden depremzedelerle cem oldu, lokmalarını paylaştı. Pir İsmail Doğan, bu zor zamanların toplumsal dayanışma ile aşılacağını söyledi. 

    Xızır aylarında 10 ili vuran deprem sonrasında Alevi toplumu lokmalarını depremden etkilenen canlarla paylaşıyor.

    Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi ve İzmir Alevi Kültür Derneği, deprem sonrasında İzmir’e göç eden depremzedelerin cem taleplerini karşılamak adına Yamanlar Cemevinde cem yürüterek lokmalarını paylaştı.

    İzmir’in farklı bölgelerinden canların buluştuğu muhabbet cemini Cemal Abdal Ocağı’ndan Pir İsmail Doğan yürüttü. Doğan, Hızır inancının Alevilikte sosyal bir kurumsallaşma hali alarak darda, zorda olana toplumsal bir sigorta olduğunu ifade ederek deprem bölgesinden gelen canlarla dayanışma çağrısını yineledi.

    “ALEVİLİK İLKELİ BİRLİKTELİKTİR, İRFANİ MÜCADELEDİR”

    Farklı etnik kimlikleri kapsayan Alevi inancının ilkeli bir birliktelik ile zalimlere karşı örgütlendiğini ifade eden Doğan, “Alevi inancının ırkların ve renklerin  harmanı olan bir hakikatten geldiğini belirtti.

    Doğan, “İnsan insana muhabbetle ihtiyaçlıdır. Yaşlılarımız biz ‘Taifeyi Ana Gürühu Naci’yiz’ diyorlardı. Hatadan, kusurdan arınan tayfa diyorlardı. Biz hatadan, kusurdan arınan tayfayız. İyilik ve güzellik üzerine dayanışmak, sosyalleşiriz. Biz o tayfadan geliyoruz. Alevilik, mazlum insanların zalimlere karşı bir örgütlenme biçimidir. Bütün halkların zalimlere karşı ilkeli birlikteliğidir. Bu ilkeli birliktelikte daima herkes birbirinin diline, dinine, inancına sevgi, saygı gösterir. En büyük destur da budur. Her toplumun kendisine göre sosyal ve toplumsal sorunları vardır. Zalimin zulmüne karşı direnerek, mücadele ederek halkların dostluğunu merkezimize taşıyabildik. Bu haneler, cemevleri hepimizindir sahip çıkmalıyız. Zulme karşı insani, irfani mücadelede yerimizi almalıyız” dedi.

     “TOPLUMUMUZUN HIZIR’I OLALIM, O BİZİM SİGORTAMIZDIR”

    Doğan, zorda darda olana yetişmeyi, derdini çözüme kavuşturmayı temsil eden Hızır inancını Alevilerin binlerce yıl önce kurumlaştırdığını belirtti.
    Depremin bölgede büyük bir yıkıma sebep olduğu acıların ancak toplumun birbirine Hızır olmasıyla iyileşebileceğini sözlerine ekleyen Doğan, şöyle devam etti:

    “Buraya büyük bir acı ve kayıplarla geldik. Bölgedeki deprem sayısızca canımızı, dara zora düşürdü. Bizler acılarını paylaşıyoruz. Kendi kendimizin Hızır’ı bizleriz. Herkes kendi hanesinden lokmalar getirdi. O lokmalar deprem bölgesinden gelen canlarımıza lokma olarak verilecektir. Hızır sıfatındaki o insan Hızır simgesiyle, imgesiyle, inancıyla, aşkıyla, enerjisiyle Hızır’dır. Darda, zarda olana yardım etmek ve insan sıfatında olup da karşılıksız çıkarsız, gösterişsiz, yapılan hizmettir. Hızır inancını Aleviler Kızılbaşlar kurumsallaştırmışlar. Sosyal bir kurum haline getirmişler. Nedir o sosyal kurum? Darda, zarda olana sigortadır. Kendi hanemizde mutlu olabiliriz. Ama çevremiz mutsuzken bizler mutlu olamayız. Geçmişte çok acılar, sancılar çektik. Ama nice zalimlerin zulmünü yenerek bugünlere geldik.”

    LOKMALAR DEPREM BÖLGESİNDEN GELEN CANLARLA PAYLAŞILDI

    İzmir’in birçok farklı ilçesinden gelen insanların getirdiği lokmalar, eşit olarak pay edilerek deprem bölgesinden gelen canlarla paylaşılması için hazırlandı. Pir İsmail Doğan, deprem bölgesinden gelenleri cem meydanına alarak, bu zor zamanların toplumsal dayanışma ile aşılacağını söyledi.

    Çerağ uyandırma sonrasında zakirlerin deyişleri ile semah dönüldü.

    Cem erkanının sonunda ise lokmalar deprem bölgesinden gelen yurttaşlarla paylaşıldı.

    PİRHA/İZMİR

  • DAD İzmir Şubesi ve Yamanlar Cemevi, depremzedelerle cem yürütecek

    DAD İzmir Şubesi ve Yamanlar Cemevi, depremzedelerle cem yürütecek

    PİRHA- DAD İzmir Şubesi ve İzmir Alevi Kültür Derneği, deprem sonrasında İzmir’e göç eden canların cem taleplerini karşılamak ve lokmalarını paylaşmak adına Yamanlar Cemevinde cem yürütecek.

    Alevi inancında önemli bir yeri olan Xızır (Hızır) ayı sona eriyor. Xızır ayı Alevilerde kutsal kabul edilir. Bu ayda oruçlar tutulur, cemler bağlanır, kurbanlar tığlanır. Ayrıca zorlu kış günlerinin geride kalması anlamına da gelen bu ayda lokmalar dağıtılır, ziyaretler ve türbeler ziyaret edilerek iyi dileklerde bulunulur.

    Xızır aylarında 10 ili vuran deprem sonrasında Alevi toplumu lokmalarını depremden etkilenen canlarla paylaşıyor. Bu kapsamda Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi ve İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi, depremden etkilenen canlarla cem olacak.

    2 Mart Perşembe günü saat 19.00’da Yamanlar Cemevi’nde gerçekleşecek cemi, Cemal Abdal Ocağı pirlerinden İsmail Doğan yürütecek.

    “DAYANIŞMAYI ÖRELİM, ZORDA OLAN CANLARIMIZI YALNIZ BIRAKMAYALIM”

    DAD İzmir Şubesi ve Yamanlar Cemevinin çağrısı şöyle:

    “Deprem mağduru canlarla buluşuyoruz, hep birlikte cem oluyoruz! Birbirimizin Xızır’ı olma bilinciyle, tüm canları dayanışma lokmalarıyla ceme bekliyoruz.

    Deprem sonrası İzmir’e göç eden canların, cem taleplerini ve ihtiyaçlarını karşılamak ve göç ettikleri İzmir’de karşı karşıya kaldıkları yalnızlaşmayı aşmak üzere, 2 Mart Perşembe günü, saat:19:00’da Yamanlar Cemevi’nde cem oluyoruz. Xızır lokması bilinciyle dayanışma ağı örerek darda ve zorda olan canlarımızı yalnız bırakmayalım! İmkanları dahilinde tüm canları gıda ihtiyaçları temelinde lokmalarıyla ceme bekliyoruz.  Ayrıca her bir canımızın çevresinde bulunan deprem mağdurlarına cem duyurusunu ulaştırarak dayanışmayı büyütmesini diliyoruz.”

    PİRHA/İZMİR

  • DAD İzmir Şubesi ve Dersimliler Derneği aşure lokmalarını paylaştı-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi ve Dersimliler Derneği aşure lokmalarını paylaştı-VİDEO

    PİRHA- Yamanlar Cemevindeki aşure lokmasında konuşan DAD İzmir Şube Eş Başkanı Zeynel Bozkurt, Alevilere yönelik saldırılar ve asimilasyon politikalarına karşı ortak mücadele çağrısında bulundu. 

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi ve İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği muharrem ayının sona ermesiyle birlikte aşure lokmalarını paylaştı. Bayraklı ilçesinde bulunan Yamanlar Cemevindeki aşure lokmasına Alevi kurumları, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Aşure lokmasının paylaşıldığı salona Seyit Rıza, Hacı Bektaş Veli, Pir Sultan Abdal fotoğraflarının yanı sıra katılımcıları Türkçe ve Kürtçenin Kurmanci/Kırmancki lehçelerinde selamlayan ‘Hoşgeldiniz’ pankartları asıldı.

    Aşure lokmasında hakikat mücadelesinde Hakk’a yürüyen canlar için çerağlar uyandırılarak bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Aşure lokmasının gülbengini Baba Mansur Ocağı’ndan Ana Fidan Yıldız verdi.

    “MÜCADELENİN YOLU ALEVİLERİN GÜÇLÜ BİRLİĞİDİR”

    Aşure lokmasının açılış konuşmasını yapan DAD İzmir Şube Eş Başkanı Zeynel Bozkurt, Alevilere yönelik saldırıları püskürtmenin yolunun Alevilerin birliğinden ve ortak mücadelesinden geçtiğinin altını çizerek, “Kerbelalar günümüzde de devam ediyor. Derik’teki kazada yitirilen canlar bir Kerbala’dır. Kerbela’daki canlar direndiler, boyun eğmediler. Bu duruşla mücadele etmek gerekir. Mücadele etmenin yolu bir olmak, güçlü kalmaktır. Yeni Kerbelalar olmasın diye uyanık olmamız lazım. Bir taraftan cemeevleri ziyaret edilerek değer vermiş gibi gösteriliyor, diğer taraftan da toplumsal gerçekliğimizden uzaklaştırılmak isteniyoruz. Alevi kurumlarına saldırılar oldu. Son 2 yılda Alevi kurumları ziyaret ediliyor. Cemevleri ibadethanemizdir öyle de kalacaktır. Saldırılar, asimilasyon politikaları bizleri yıldıramaz, yolumuzdan döndüremez” dedi.

    “İNANCIMIZ VE DOĞAMIZA YÖNELİK SALDIRILAR TEK BİR MERKEZDEN GERÇEKLEŞİYOR”

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ali Ekber Coşkun da merkezi elden Dersim ve bölgedeki iller üzerinde fiziki ve kültürel soykırım politikalarının katmerleşerek devam ettiğini belirterek, “Makul vatandaş olmadığımız için hep darbelenmek istendik. Hakkımızda davalar açıldı, fiziki müdahalelere maruz kaldık. Dersim ve bölge üzerinde kültürümüze, dilimize, doğamıza saldırılar var. Kadın cinayetleri, uyuşturucu kullanımı arttı, manevi değerlerine yönelik saldırılar tek bir merkezden gerçekleşiyor. Bu süreçte kurumlarımızı güçlendirmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

    “HÜSEYNİ DURUŞ FAŞİZME KARŞI BARIŞI SAVUNMAKTIR”

    Aşure lokmasında söz alan Halkların Demokratik Partisi İzmir İl Eş Başkanı Çınar Altan, Hüseyni duruşun bugünkü halinin faşizme karşı barışı savunmak olduğunu söyleyerek, “Hüseyni duruş mazlum halklar için muazzam bir direniş tarihi bıraktı. İktidar mazlumları katliama, soykırıma maruz bırakıyor. Günümüz yezitlerine karşı Hüseyni duruşu sergilemek, faşizme savaşa karşı barışı savunmak bizlerin görevidir. Muharrem ayının ruhu ile 1 Eylül’e hazırlanıyoruz. Onurlu bir barışı haykıracağız” dedi.

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir’de Alevi kadınlar Aysel Doğan’ı çerağlarla andı-VİDEO

    İzmir’de Alevi kadınlar Aysel Doğan’ı çerağlarla andı-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de Alevi kadınlar Hakk’a yürüyen Barış Grubu üyesi ve siyasetçi Aysel Doğan’ı Yamanlar Cemevinde düzenledikleri erkan ile anarak, Doğan’ın direngen ruhunun kadınların mücadelesinde yaşayacağını kaydettiler. 

    Alevi kadınlar İzmir’de Yamanlar Cemevinde düzenledikleri anma töreninde ile 11 Mayısta Hakk’a yürüyen Barış Grubu üyesi Aysel Doğan için çerağlar uyandırarak lokmalarını paylaştı.

    Saygı duruşu ardından anmada basın metnini Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesinden Elif Hurustan, Muhteber Akbulak, Güler İpin, Yamanlar Cemevi Kadın Kollarından Hatun Taş, Elif Tepe, Gülay Kara okudu.

    “ZULME KARŞI DİRENMEYİ ÖĞRETTİ”

    Anma Yamanlar Cemevinden Elif Tepe’nin çerağ uyandırmasıyla başladı. Basın metninde Aysel Doğan’ın hak ve hakikat mücadelesi verdiğinin altı çizilen açıklamada Doğan’ın mücadelesini Barış Grubunda yer alarak büyük cesaret ve özveriyle sürdürdüğü belirtildi. Açıklamada, “Aysel Doğan aynı zamanda kendi kültürü ve inancı için direnen kimliğine sahip çıkan bir kadındı. Aysel Doğan Harde Dewres’in direngen ruhuna sahip ana ve pirlerin ışığıyla başlattığı direnişinde daima hakikati savunarak bizlere zalimin karşısında boyun eğmemeyi, zulme karşı direnmeyi, Zarifelerin Sakinelerin hakikat arayışının takipçisi olmayı öğretmiştir” denildi.

    “UNUTMAYACAĞIZ, MÜCADELESİNİ YAŞATACAĞIZ”

    Doğan’ın cenazesine yönelik müdahale ve engellemeye tepki gösterilen açıklamada, “Aysel Doğan Seyit Rıza’nın torunu, özgürlüğün rengi ve Dersim’in kayıp kızlarının sesiydi. Mücadelesi biz kadınların yoluna ışık olmuştur. Bizler de onu unutmayacağız. Her yerde her dilde ve her zaman haksızlığa karşı Aysel’in sesiyle direnişlere haykıracağız. Aysel yanımızda olmasa da ruhu bizimledir. Aysel canın gülüşünü ve direncini Dersim topraklarında kadınların mücadelesinde yaşatacağız” diye vurgulandı.

    Çerağların sırlanması ardından lokmalar paylaştırıldı.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Aleviler olarak Boğaziçili öğrencilere destek olamadık, özeleştiri şart!’

    ‘Aleviler olarak Boğaziçili öğrencilere destek olamadık, özeleştiri şart!’

    PİRHA-Üç Alevi örgüt temsilcisi, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin eylemlerine yeteri kadar desteğin verilmediğini belirterek “Rızasız bir atama mevcut. Bu gençlere güven verip yanlarında duramıyorsak biz ne Aleviliğimizden ne insanlığımızdan ne de demokratlığımızdan bahsedemeyiz” dedi.

    Kayyım Rektör Melih Bulu’nun 2 Ocak 2021’de Boğaziçi Üniversitesi’ne atanmasıyla birlikte öğrencilerin eylemleri de sürüyor. Öğretim üyeleri ise 1980 askeri darbesi sonrasında Melih Bulu’nun, üniversiteye atanan ilk kayyım rektör olduğunu söylüyor.

    Yüzlerce Boğaziçili öğrenci, üniversite özerkliğinin yok edilmesi sebebiyle yaptıkları eylemden ötürü gözaltına alınırken 8 öğrenci de tutuklandı. Kamuoyunda da pek sahiplenilmeyen gelişmelere Alevi örgütleri ne diyor, kendilerini dinledik.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanı Saime Topçu’nun ilk sözü “Dernek olarak kayyumların hep karşısındayız” oldu. Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılan atamanın ‘rızasız bir atama’ olduğuna dikkat çeken Topçu, “Kayyum kabul edilebilir değil. Çünkü öğrenci ve akademisyenlerin talepleri, rızası hiçbir şekilde göz önünde bulundurulmadı” ifadelerini kullandı.

    “LOKMALARIMIZI ÖĞRENCİLER İLE PAY ETMEYİ DÜŞÜNÜYORUZ”

    Saime Topçu, iktidarın, öğrencilere yönelik yaklaşımını da sert dille eleştirerek “üniversitelerin AKP’ye yakın isimlerle doldurulması kabul edilemez” diye de ekledi.

    “Biz bu ülkede hiçbir şekilde altyapısı olmadan, iki kelimeyi bir araya getiremeden, eğitimsiz insanların sahte diplomalar ile profesör ya da rektör olabileceğini gördük” diyen Topçu, şu özeleştiri ile sözlerini sürdürdü:

    “Alevi örgütleri maalesef bütün olarak öğrencilere yeteri desteği veremedi. Kurumlara bir tür tembellik çökmüş durumda. Fakat DAD olarak, hiçbir zaman kayyuma karşı direnmekten çekinmedik. Gelecek günlerde öğrencileri ziyarete gitmeyi de düşünüyoruz. Hızır ayında lokmalarımızı gidip öğrenciler ile pay etmek gibi bir düşüncemiz de var. Hak ve hakikat mücadelesi veren her mazlumun, her canın yanında olduğumuzu dile getiriyoruz.”

    “YÜREĞİMİZ DE GÖNLÜMÜZ DE ÖĞRENCİLERDEN YANA”

    Yamanlar Cemevi Başkanı Mehmet Bozkurt ise söz konusu protestoların sadece Alevileri değil kendini insan gören, bilimsel eğitimi düşünen her şahsı ilgilendirdiğini belirtti.

    Tutuklama ve gözaltılara tepki gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Bozkurt, “Boğaziçi gibi evrensel eğitim veren bir kurumun böyle gericileştirilip içinin boşaltılmasına karşı bizlerin de tedirginliği söz konusu. Demokratik olan, kurumun kendi içerisinde kendi rektörünü seçmektir. Yüreğimiz de gönlümüz de öğrencilerden yana. Umarız bir an önce kendi özgün eğitimine kavuşur” ifadelerini kullandı.

    “ABF ÖZELEŞTİRİ VERMELİ”

    Alevi kurumlarının, öğrencilerin protestolarını yeterince sahiplenmediğini ifade eden Mehmet Bozkurt, sözlerine şöyle devam etti:

    “Maalesef ki Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) bu konunun yeterince öncülüğünü yapamadı. Pandemiden dolayı mıdır yoksa o bilince erişemediğinden mi onu da bilemiyorum. ABF’nin özeleştiri vermesi gerektiğini söylüyorum. Çok geç kaldık. O çocuklar hepimizin çocukları. Onlara destek olmak en öncelikli görevimizdir. Geleceği gençlerde bulan bir toplum ve öğreti olarak eğer bu çocuklara güven verip yanlarında duramıyorsak biz ne Aleviliğimizden ne insanlığımızdan ne de demokratlığımızdan bahsedemeyiz.”

    “TEMEL SORUNUMUZ ÖRGÜTSÜZLÜĞÜMÜZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şube Başkanı Gülsev Kaya ise “Öğrencilerin vermiş oldukları direniş biz Alevilerin de ifade ettiği eşit yurttaş olmanın karşılığıdır” dedi. Kaya, öğrencilerin temel bir talep ile yola çıktıklarını belirterek “Sadece seçme ve seçilme haklarını kullanmak istiyorlar” dedi.

    Gülsev Kaya, öğrencilere destek olmak konusunda Alevi örgütlerinin yetersiz kaldığını belirterek şu yorumu yaptı:

    “Aleviler, öğrencilerin direnişini elbette sahipleniyor. Mazlumun yanında olma hukukuyla sahipleniyor. Birçok konuda olduğu gibi temel sorunumuz, örgütsüzlüğümüz. Alevi canların bu sessizliği maalesef bir karşılık bulmadı. Sadece kurumlar bir basın metni ile tepki gösterdi. Örgütlü bir dayanışma gösteremediğimiz için sonuçları da bu şekilde oldu.

    Alevilerin taleplerinin hiçbir karşılık görmediği gibi aynı şekilde öğrencilerin talepleri de boğulmaya çalışılıyor. Onların talepleri bizim de taleplerimizdir ama bunu yeterli şekilde söze dönüştüremiyoruz.”

    “YÜKSEK SESLE KARŞI ÇIKMAK LAZIM”

    Gülsev Kaya, “Tekçi anlayış akademide de sürüyor” diyerek farklılıkların ve bilimsel olanın ortadan kaldırılmasına yönelik “daha yüksek sesle karşı çıkmak lazım” diye de ekliyor.

    Gülsev Kaya, “Geleceğimiz çok karanlık” diyerek düşüncelerini şu cümlelerle aktardı:

    “Bizler, bilimi öne çıkarmak isteyen insanların gerçekten daha yürekli bir şekilde bir arada durması lazım. Her dönemde o gerici anlayış denenmiştir ama bugün biraz daha bütün katmanlarıyla zorbalığını arttırmış oldu. Birlikte durmakla değişimin mümkün olduğunu düşünüyorum. ‘Aşağı bakmayacağız’ meselesi gerçekten önemli. Bir arada ve daha kendi özümüze sahip çıktığımız bir sürece ihtiyaç duyduğumuzu düşünüyorum.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Yamanlar Cemevi Başkanı Bozkurt: Sivas Katliamı’nın failleri beli ama yargılama yok-VİDEO

    Yamanlar Cemevi Başkanı Bozkurt: Sivas Katliamı’nın failleri beli ama yargılama yok-VİDEO

    PİRHA – Sivas Katliamı’nın faillerinin devlet tarafından korunup, istihdam edildiğini belirten Yamanlar Cemevi Başkanı Mehmet Bozkurt, “Demokratik ülkelerde faili meçhul hiçbir olay karanlıkta kalmaz, aydınlığa çıkartılır. Bizim ülkemizde 8 saat canlı yayında yakan, failleri belli kişiler ama ne yazık ki yargılanmaları yok” dedi. 

    Haberin Videosu

    2 Temmuz 1993 yılında devletin gözü önünde binlerce gerici Madımak otelini yakarak, 2’si otel çalışanı ozan, sanatçı, yazar, semah dönen gençler olmak üzere 35 insanı katletti.

    Katliamın 27. yılı dolayısıyla katledilen canlar anılıyor.

    Sivas Katliamı’na ilişkin PİRH’ya konuşan Yamanlar Cemevi Başkanı Mehmet Bozkurt, Sivas’ta yapılacak anma programına pandemi sebebiyle katılamayacaklarını belirtti. Bozkurt, Sivas’a gitmeseler de kendi şubelerinde sembolik anma gerçekleştirdiklerini söyledi.

    “FAİLLER BELİ AMA YARGILAMA YOK”

    Asıl önemli olanın anmaların olmadığı, Sivas Katliamı’nın nasıl ve niçin yaşandığını bir kez daha hatırlatıp bunu irdelemek olduğunun altını çizen Mehmet Bozkurt, “27 yıl oldu Sivas Katliamı olalı, 40 yıldır da Çorum Katliamı oldu. Sivas Katliamı’nın katilleri devlet tarafından korundu, istihdam edildi ve 8 saatlik canlı yayında Sivas yanıyorken, hala failleri meçhuldur. Demokratik ülkelerde faili meçhul hiçbir olay karanlıkta kalmaz, aydınlığa çıkartılır. Bizim ülkemizde 8 saat yakan failleri belli, kişiler beli ama ne yazık ki yargılanmaları yok” ifadelerini kullandı.

    “DEVLET TEK KİMLİK SİYASETİNDEN VAZGEÇMELİ”

    Sivas davasında son olarak, hükümlü Ahmet Turan Kılıç’ın ise Cumhurbaşkanının insiyatifi ile serbest bırakıldığını hatırlatan Bozkurt, “Devlet, bu katliamlarla yüzleşmediği sürece, faillerini yakalayıp adalet önünde gerekli yaptırımları almadığı sürece katliamlar devam eder” dedi.

    Bozkurt, devletin tek inanç, tek siyaset, tek kimlik siyasetinden vazgeçmesi için çağrısında bulunarak, şunları kaydetti:

    “Sistemli olarak Osmanlı’dan beri bu Türkiye’mizde devam ediyor tek inanç, tek siyaset. Diğer türlü farklı inanç ve kimliklere bir türlü yer verilmiyor. Kendileri de bu hak hukuktan yararlanamıyor. Bunu kabullenmiyoruz. Bize de düşen sivil toplum örgütleri, emek demokrasi taraflarının mücadelede birliklerini daha da güçlendirmektir. Bir arada durmak gerekiyor.”

    Bozkurt, 2 Temmuz’da Konak eski Sümer Bank önünde yapılacak anmaya herkesi davet etti.  PİRHA/İZMİR

  • İzmir’de Alevi kadınlar, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler için fidan dikti-VİDEO

    İzmir’de Alevi kadınlar, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler için fidan dikti-VİDEO

    PİRHA – Alevi kadınlar, Yamanlar Cemevi bahçesinde Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden 33 can için fidan dikti. Kadınlar yaptıkları açıklamada, katliamın 27. yılında faillerinin hala cezalandırılmadığına, sorumlularının serbest bırakıldığına dikkat çektiler. Açıklamada, “İnsan yakmak insanlık suçudur” denildi. 

    Haberin Videosu

    Sivas Katliamı’nın üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen adalet hala sağlanmadı. Katliamda hayatını kaybeden 33 can için Alevi kadınlar Türkiye ve Avrupa’da fidan dikip çerağ uyandırdı.

    İzmir Yamanlar Cemevinde bir araya gelen Alevi kadınlar, katliamda hayatını kaybedenleri anarak çerağ uyandırdı, deyişler ve ağıtlarla fidan dikti.

    Katliamda hayatını kaybedenler için yapılan saygı duruşundan sonra Alevi kadınlar adına basın açıklamasını Şevda Çelebi okudu.

    Katliamda yaşamını yitirenleri anan Çelebi, “Bundan tam 27 yıl önce Madımak Otelini’nin kapısına dayananlar, vicdanlarını kapatıp, dillerini nefrete bulayarak ‘Yakın’ diyordu. Yakın çağrıları içinde birileri benzin döküp tutuşturdu otelin perdelerini. Tutuşmuştu içinde Sivas şehrine emanet canların bulunduğu Madımak Oteli. Tüm dünya tarihe açılan kara sayfanın, böyle bir insanlık ayıbının tanığı olmuştu televizyonlardan verilen canlı yayınla” dedi.

    Katliamda kadınların, çocukların, zakirlerin ve sanatçıların yakıldığını belirten Çelebi, “Her ölüm acıdır, her öldürülme şekli insanlık dışıdır ama yakarak insan öldürmek başkaca bir vahşettir. Sivas’a katliam demek yetmez, Sivas, insanlığın yakılarak katledildiği yerdir” ifadelerini kullandı.

    “DAVA ZAMAN AŞIMINA UĞRATILDI”

    Çelebi, Sivas’da 33 canı yakanların 27 yıldır hala ceza almadığına dikkat çekerek, davanın zaman aşımına uğratıldığını, faillerinin ise serbest bırakıldığını hatırlattı.

    Çelebi, “Alevi kadınlar olarak vicdanlara tekrar dokunup, tekrar hatırlatıyoruz ki, insan yakmak insanlık suçudur” dedi.

    Açıklamadan sonra kadınlar fidan dikip deyiş söyledi. Çerağ sıralanıp lokmalar pay edildikten sonra anma sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • HDP Milletvekili Serpil Kemalbay İzmir’de cemevlerini ziyaret etti

    HDP Milletvekili Serpil Kemalbay İzmir’de cemevlerini ziyaret etti

    PİRHA – HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay ve beraberindeki heyet, Yamanlar Cemevi ve Narlıdere Cemevi’ni ziyaret etti. Yapılan ziyarette demokrasi yürüyüşünün kıymetli olduğunu ve destek vereceklerini söyledi. 

    HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, PM üyesi Aydın Çetinkaya, İl Eş Başkanı Kadir Baydu dün Yamanlar Cemevini bugün ise Narlıdere Cemevini ziyaret etti.

    “Demokratik Mücadele Programı”nı anlatmak üzere cemevlerini ziyaret eden HDP heyetini cemeevi yönetimi karşıladı. Pazar günü İzmir’den Edirne yürüyüş koluna katılacakları uğurlamaya geleceklerini ifade eden cemevi yöneticileri destek vereceklerini ve bu adımı çok kıymetli bulduklarını ifade ettiler.

    Cemevinde yapılan ziyaret kapsamında karşılıklı görüşler bildirildi. Mücadele ekseninde birlikteliğe vurgu yapılarak gerekli desteğin verileceği belirtildi. PİRHA/İZMİR

     

  • ‘Devletin görevi yasalarla çocukları mağdur etmek değil, korumaktır’- VİDEO

    ‘Devletin görevi yasalarla çocukları mağdur etmek değil, korumaktır’- VİDEO

    PİRHA – Alevi kadınlar, ortak basın açıklaması ile Meclis’e getirileceği gündemde olan çocuk istismarına evlilik yoluyla affı içeren yasa tasarısına karşı ses çıkarılması için çağrıda bulundu. Açıklamada, Devletin görevinin çocukları yasalar ile mağdur etmek değil, çocukları güvene alacak şekilde yasal düzenlemeler yapmak olduğu hatırlatıldı. 

    Haberin Videosu

    Alevi kadınlar İzmir, Ankara, Dersim, Adana ve İstanbul’da eşzamanlı olarak çocuklara yönelik cinsel istismar yasa tasarısının Meclis gündemine gelmesine yönelik basın toplantısı düzenledi.

    Açıklamada ‘Masumu paklardan elinizi çekin, istismar suçtur aklanamaz, aklama yargıla’ dövizleri taşıyan kadınlar, toplumun tüm kesimlerine yasaya karşı çıkma çağrısı yaptı.

    “7 YILDA 704 BİN 831 ÇOCUK EVLİLİK YOLUYLA İSTİSMAR EDİLDİ”

    İzmir’de Yamanlar Cemevinde düzenlenen basın açıklamasını Alevi kadınlar adına Nebahat Çelik okudu.

    İnsan hak ve özgürlüklerinin demokrasinin olmadığı ülkelerde toplumsal cinsiyetçilik ve özellikle de dini referanslarla bertaraf edildiğini söyleyen Çelik, kadınların cins kırımına uğratıldığı, çocukların da cinsiyetçi eril kodlardan kaynaklı cinsel obje olarak görülerek her türlü istismara maruz bırakıldığını söyledi.

    Çelik, “Ülkemizde sırf 2002-2019 yılları arasında 704 bin 831 çocuk zorla evlendirilerek istismar edilmiştir. Her 4 çocuktan 1’i aile içinde istismar edilmektedir. Çocuklara yönelik her geçen gün daha da artan cinsel istismar vakaları, her seferinde istismarcıları aklama politikaları sonucunda korkunç rakamlara ulaşmıştır” dedi.

    “BU YASA ÇOCUKLARI GELECEKSİZLEŞTİRMEK DEMEKTİR”

    Çocuk istismarı faillerinin evlilik yoluyla affın Meclis açıldığında gündeme geleceğinin konuşulduğunu söyleyen Çelik, şunları ifade etti.

    “İnfaz yasasının geçirildiği gece yarısı ortaya çıkan taslak, 14 yaşını tamamlamamış kız çocuklarına karşı cinsel istismar suçu işlemiş, onlardan 15 yaş büyük erkeklerin ve suçu azmettiren ailelerin cezalarının sonradan evlenildiği durumda ertelenmesini – yani affedilmesini öngörüyordu. ‘Bir kerelik af’ diye sunulan bu düzenlemelerin sonucu imam nikâhıyla evlilik yaşını 13’e indirmek, 13 yaşında kız çocuklarıyla 28 yaşında yetişkin erkeklerin evlendirilmesini yasallaştırmak, bu ülkede kız çocuklarını eğitimden uzaklaştırmak, yoksullaştırmak, geleceksizleştirmek olacaktır. Bu durum, çocuk istismarının önünü tamamen açmanın yanında istismarcıların cezasız kalması anlamına gelmektedir.”

    “TÜRKİYE SÖZLEŞMELERE SADIK KALMALI”

    Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 11 Ekim’i ‘’Dünya Kız Çocukları Günü’ olarak ilan eden sözleşmesine imza attığını hatırlatan Nebahat Çelik, Türkiye’nin imza attığı sözleşmelere sadık olması gerektiğinin altını çizdi. Devletin görevinin çocukları yasalar ile mağdur etmek değil, çocukları güvene alacak şekilde yasal düzenlemeler yapmak olduğunu söyleyen Çelik, Alevi kadınların istismara karşı kadın örgütleriyle dayanışacaklarını ve toplumun bütün kesimlerini istismar yasasına karşı çıkmaya davet etti.

    PİRHA/İZMİR

  • Yamanlar Cemevinde ‘Alevlikte Kadının Yeri’ paneli 22 Aralık’da

    Yamanlar Cemevinde ‘Alevlikte Kadının Yeri’ paneli 22 Aralık’da

    PİRHA – İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevinin düzenleyeceği, ‘Tarihte Alevi Kadının Yeri’ paneli 22 Aralık Pazar günü yapılacak. 

    İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi kadın kolları ‘Tarih boyunca Alevi kadının yeri’ paneli gerçekleştirecek. 22 Aralık Pazar günü saat: 14.00’da yapılacak panele çerağ uyandırmak için Makbule Tekin, Ege Bölgesindeki Alevi Kadının Durumu’nu Sevim Savunmaz, Alevilikte Kadının Yeri konusunu Çilem Küçükkeleş, Tarihte Alevi kadının yerini ise Serpil Deniz Şahin anlatacak. Yamanlar Cemevi konferans Salonu’nda yapılacak panelde zakir Demet Aykut olacak.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • İnancını aşkla yaşıyor: Sazın teline vurunca içimde bir şey kopuyor-VİDEO

    İnancını aşkla yaşıyor: Sazın teline vurunca içimde bir şey kopuyor-VİDEO

    PİRHA – Esme Yıldız 70’li yaşlarında. Düzenli olarak iki yıldır Yamanlar Cemevine geliyor. Cemevine geldiği için komşularının selamını bile kestiğini söyleyen Yıldız, Alevi inancına bağlılığını, dedelerin yanında büyüdüğü zamanları hatırlatıp, ‘O sazın teline vurunca içimde bir şeyler kopuyor” diyor. 

    Haberin Videosu

    Çorumlu olan ve uzun yıllardır İzmir’in Bayraklı İlçesi’ne bağlı bulunan Yamanlar Mahallesi’nde oturan 70’li yaşlarda olan Esme Yıldız, iki yıldır düzenli olarak Yamanlar Cemevi’ni ziyaret ediyor. Alevilik yol erkanına bağlı olan Yıldız, küçük yaşlarda dedelerin yanında cemlere girmesi, inanca olan bağlılığını daha da artırmış.

    15 yıldır tek başına yaşayan Yıldız, yalnızlığını cemevine gelerek gideriyor. Cemevinde edindiği arkadaşlarıyla her salı günü bir araya gelerek hem gün yapıyorlar hem de kadın gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunuyorlar. Yıldız, cemevine gelip gittiği için komşularının kendisine selamı kestiğini söylüyor.

    “CEMEVİNE GELİNCE KENDİMİ ÇOK MUTLU HİSSEDİYORUM”

    Yaşam süresi boyunca bir güzellik görmediğini belirtiyor Esme Yıldız. Şimdi ise tek başına yaşamını sürdürüyor. Sevgi, saygı ve insanlık değerlerine önem veren Yıldız,”Ben aç da kaldım açıkta da kaldım dayak da yedim. Ama şimdi yolumu bulmuşum içine girmişim sevmişim, saymışım ben bunu hiçbir şeye değiştirmem. Ben dedelerin köşesinde büyüdüm. Onlar çocuklar gibi beni sevip saydılar” diyor.

    Düzenli olarak iki yıldır Yamanlar Cemevine gelip gittiğini söyleyen Yıldız, yol erkanın kendisi için önemli olduğunu belirterek, “Buraya gelince içimde sonsuz bir sevgi oluyor. İçimden diyorum ki varlıklı olsamda oraya bağışlasam. O kadar içim hoştur” dedi.

    “ESKİ CEMLER SABAHA KADAR SÜRERDİ ÇOK DAHA GÜZELDİ”

    Evi uzak olduğu için cemlere zaman zaman katılabilen Esme Yıldız, küçük yaşlarda cemlere katıldığını belirterek, “Çocukluğumda içimde bir aşkım vardı, içimde bir uçmak, bir sevgi vardı hala da sürüyor. O sazın teline vurunca içimde bir şey kopuyor” diyor.

    50 yıl önce cem erkanlarının pirlerin evinde sabaha kadar sürdüğünü söyleyen Esme Yıldız, “Öyle kapı açmak yoktu, öyle gelen yoktu, dededen izin almadan adımını atmazdın. Birlik beraberlik içinde herkes bir arada cem yapardı. Dedeler ne derse onu dinlerlerdi. Çok güzeldi. Kaynanam da gözcüydü. Biri konuşsaydı kaynanam hemen elindeki değnekle kafasına vurup susturuyordu. Ama şimdikiler ona uymaz. Eski durumda değiliz. Yine de insanlarımız gelenek görenekten birbirine saygı sevgisini kaybetmesinler. Bizim Alevileri istemeyenler dolu. Ama inşallah onlara fırsat vermesin” ifadeleriyle geçmişe özlemini dile getiriyor.

    “CEMEVİNE GELİP GİTTİĞİM İÇİN KOMŞULARIM SELAMINI KESTİ”

    “Komşularımın ikisi Alevi değiller beni kendi taraflarına çekmeye zorladılar, ama ben gitmedim” diyen Yıldız, cemevine gelip gittikten sonra komşularının selamı bile kestiğini belirterek, “Bak komşularım var beni istemiyorlar buraya geliyorum, gidiyorum, diye. Bana ‘Sende bu sene kafayı cemevine vermişsin’ diyorlar. Sizi ilgilendirmez. Sizinle dedikodu yapacağıma oraya giderim onları dinlerim. Ölürsem burada öleyim, burada kefenleneyim istiyorum” diyor.

    Son olarak Esme Yıldız, Alevi gençlerine gelenek, göreneklerini unutmadan yol erkanlarına sahip çıkma çağrısında bulundu. Yıldız, katıldığı kadın toplantısında ise birlik beraberlik vurgusu yaptı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • ‘Alevilik başından sonuna kadar ikrarlı, sırlı öğretidir’-VİDEO

    ‘Alevilik başından sonuna kadar ikrarlı, sırlı öğretidir’-VİDEO

    PİRHA-İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi’nde “Alevilikte yol ve erkan” başlığıyla düzenlenen panelde konuşan Mehmet Turan Dede, Alevilikte tek amacın insanı kamile ulaşmak olduğunu vurguladı. 

    İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi, “Alevilikte Yol ve Ekran” paneli düzenledi. Yamanlar Cemevi konferans salonunda gerçekleşen panele Mehmet Turan Dede ve sanatçı Gani Pekşen panelist olarak katıldı. Ayrıca panele, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) temsilcileri, ocakzade dede, pirleri yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açılış konuşmasını yapan İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi Başkanı Mehmet Bozkurt, Alevilerin hakka yürüme erkanlarının dışarıdan gelişen baskılarla özünden kopuk olarak yürütüldüğünü belirterek, “Bizim de üstesinden gelemediğimiz inançsal sorunlarımız vardı. Bunların başında hakka yürüme erkanı geliyordu. Bundan bir türlü sıyrılamadık. Saldırılar yaşadık. Ama tüm bunları bir kenara bırakıp özümüz ile buluşmalıyız” diye konuştu.

    “TEK AMAÇ İNSANI KAMİLE ULAŞMAKTIR”

    “Alevi felsefesi aşıkların sözünün içinde gizlidir” diyen Mehmet Turan Dede, Alevilikte tek amacın insanı kamil olmaya çalışmanın olduğunu vurguladı. Dede Turan, “Aşıkların sözü bizim için kelamın özüdür.  Ne güzel çaldı, söyledi demeden ne söylediğini içselleştirebilir isek bu yolun gerçekleri ile çok daha yakından buluşuruz. Alevilik başından sonuna kadar ikrarlı, sırlı öğretidir. Hak ve hakikatin çözülmesi elbette kolay değildir ama çözülmeye çalışılması mümkündür. Himmet bekleyerek, şefaat isteyerek yada cennete gitmek gibi bir amaç vardır diye bekliyorsak yanılırız. Tek bir amaç vardır, o da insanı kamil olmak. İnsan kendinde olan sırları anlamaya çalışır. Anladıkça dolar, doldukça daha çok ihtiyaç duyar. Bu yolun temeldeki ibadeti öğrenmektir. Alevilikte tanrı hakkın, hak da evrenin kendisidir. İnsanda evrenin küçültülmüş maketidir. Yaşam içerisinde bütün varlıkların bir yerden yaratılmış olması adına bir anlayış yoktur. Bütün alemin varlığı içerisinde bir mevcut vardır ve o da evrenin tam kendisidir” diye konuştu.

    “GÖZ VE KULAK ÖNÜNDEKİ DUVARLARI YIKIN”

    “Sırrı hakikate geçmeden hala çoğumuzun ayağı şeriat kapısından çıkmış değil. Daha tarikat kapısına ayak basmış değiliz” diye konuşan Dede Turan, inançtaki gıdayı alabilmek için göz ve kulak önündeki duvarları yıkmaya gerek olduğunu hatırlatarak bununla yüzleşilmesi çağrısında bulundu. Dede Turan şöyle devam etti:

    “Sırrı hakikat hak ile hak olmaktır. Gönülden gönüle yol var fakat o yolu kurabilmek önemli. O yola tarikat kapısından ulaşılıyor. Kötülüklerden arınmak, nefsine sahip olabilmek ve kendisini olgunlaştırabilmeye çalışmak dediğimiz insanı kamil olmanın ilk adımıdır. Hakkı, özü bulmak kolay mı? İnsanın kendinde olanı bulması çok kolay. Ama kendisinde var olanı bilmediği için, hakkı başka yerde aradığı için bulmak zor oluyor. Gıda alabilmek için gözün önündeki perdeyi, kulağın önündeki duvarı yıkmamız lazım. Bu duvar başkalarının bizim inancımızın önüne ördüğü duvardır.  Aleviliği yamalı bohçaya benzetmek Aleviliği küçültür. Alevilik, diğerlerinin güzelliklerine güzellik vermiş olan deryanın adıdır.”

    “ALEVİLERDE SECDE VAR MIDIR?”

    Hak ve hakikate giden yolun kendini eğitmekten, nefsini ve düşünceni eğitmekten geçtiğinin altını çizen Dede Turan, inançtaki manevi hazzı alabilmek için önce maddi alemdeki şeylerden kurtulmanın gerekliliğine dikkat çekti. Cem ibadetlerinde secde etmenin geliştiğini ifade eden Dede Turan, “Pek çok cem ibadetinde secde yapıyoruz. Peki bizde var mı? Bizde niyaz var. İnsanın bağışla demesi için hata yapması gerekir. Peki Alevilikte insanın hata yapma lüksü var mıdır? Eline sahip olacaksın koymadığını almayacaksın. Diline sahip olacaksın kötü söz, yalan söylemeyeceksin.  Beline sahip olacaksın o senin bedenindir. Eşine sahip çıkacaksın o senin yaşam arkadaşındır. İşin ekmek teknendir. Aşına sahip çıkacaksın, har vurup harman savurmayacaksın” dedi.

    “HAKKA YÜRÜME ERKANI CENAZE NAMAZI GİBİ YÜRÜTÜLÜYOR”

    “Aleviler olarak hiçbir zaman cennete gitmek, cehennem azabında yanmamak için ibadet etmiyoruz. Çünkü bizde cennet cehennem yok. Çünkü ölmek yok” diye ifade eden Dede Turan, yapılmaya çalışan hakka yürüme erkanlarına karşı çıkılmaya çalışıldığının altını çizdi. Cemevlerinin Alevilerin toplumsal özüne, yaşam biçimine eğitim vermesi ve hakka yürüme erkanı yürütmesi gerektiğine dikkat çeken Dede Turan şunları vurguladı:

    “Her şey bir vardan var oldu ve olmaya devam edecek. Zaman içinde bulunduğu ortama göre şekil değiştirir. Biz buna kalıp değiştirme diyoruz. Cemlerimizi bağışlama, affettirme ortamlarına dönüştürdüğümüz sürece o cemler gelene hiçbir şey vermez. Orada insanlara bir şeyler aktararak, gönlünü bilgi ile doyurarak, hoş ederek o meydanın muhabbetini yürütmektir. Ölmek yok olmak anlamına gelir. Hiçbir şey durduğu yerde yok olmaz. Biçimler alır ve yoldaki anlamı devre eylemektir. Bu tekrar dönüşümdür. 4 ana unsur vardır; toprak, hava, ateş ve su. Yani bunların don değiştirmiş haliyiz hepimiz. İleride hakka yürüdüğümüzde de o 4 ana unsura dağılacağız. Biz yeni adet getirmiyoruz. Biz de var olanın ortaya çıkmasına delil olmak istiyoruz. Hakka yürüme erkanı hala cenaze namazı olarak yerine getiriliyor. Bu yola uygun erkanımızın ve düsturumuzun olduğunu unutmuşuz. Şimdi ise yapılan hakka yürüme erkanlarına ‘böyle olmaz, cenaze namazı neden kılınmıyor’ diye karşı çıkılıyor. Biz kendimiz olmak zorundayız.”

    “HAKKA YÜRÜME ERKANLARINI YOLA GÖRE UYGULAYALIM”

    “Hakka yürüme erkanları yaparken, baskın inancın etkisi ile kendi inancımızı unuttuk ve çoğu yerde hakka yürüyen canlarımızı başka ibadethanelere götürdük” diyen Dede Turan, bu inancın günümüze gelene kadar zor süreçlerden geçtiğini söyledi. Hakka yürüme erkanlarının Aleviliğin yol ve gereklerini göre yürütülmesi çağrısında bulunan Dede Turan, “‘Cemevleri ibadethanemizdir’ diyoruz. Burada bütün güzellikleri paylaşıyoruz. İbadet yeri olarak kendimizi cemevlerine sıkıştırmayalım. Köylerimizde büyük evlerde, damlarda ışık sızmasın diye camlara minderlerin sıkıştırıldığı, korkulduğu cemlerden bahsediyoruz. Köşe başlarına, yol başlarına damlara  gözcülerin dikildiği, genel asayişin sağlandığı cemlerden bahsediyoruz. Alevice hizmet, muhabbet eyledik. Hakka yürüme erkanları yaparken, baskın inancın etkisi ile kendi inancımızı unuttuk ve çoğu yerde hakka yürüyen canlarımızı başka ibadethanelere götürdük. Bir hareketlenmeden sonra artık canlarımızın hakka yürüme erkanlarını yolun gereğine göre uygulayalım. Arındırmayı zaten ölmeden önce dediğimiz ibadetlerimizde yapıyoruz. Yolumuza sahip çıkma ikrarı veriyorduk. Özümüzü dara çekip görgüden geçiyorduk. Görgüden önce yaptığımız bu hizmete ölmeden evveli ölme derdik” diye konuştu.

    Dede Turan sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Baskın inançların bizim üzerimizdeki hegomanyasını atamadıkça öz olamayacağız. Haktan, hakikatten yana olan Aleviliğin onlar için zarar teşkil ettiğini biliyorlar. Alevilik insandan, emekten, mazlumdan ve halkların kardeşliğinden yana. Bunu görenler Aleviliği kendi içerisinde başka yere götürmeye çalışıyorlar. Ya siz Sünnileştirin, ya da biz Şiileştirelim söylemi var. Bu karşı karşıya kaldığımız büyük bir tehlike. Bunlara karşı ilimden gidilmeyen yolun karanlıktır.”

    Panel sanatçı Gani Pekşen’in hak nefesleri okumasının ardından soru-cevap ile son buldu.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

  • İZAKDER dayanışma amacıya 27 Nisan’da kahvaltı düzenliyor

    İZAKDER dayanışma amacıya 27 Nisan’da kahvaltı düzenliyor

    PİRHA – İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi 27 Nisan’da dayanışma kahvaltısı düzenliyor. 

    İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi dayanışma kahvaltısı düzenliyor. 27 Nisan Cumartesi günü yapılacak  kahvaltı saat 10.00’da Bayraklı Havuz Düğün Salonu’nda yapılacak.

    Yamanlar Cemevi Başkanı Mehmet Bozkurt, çağrı yaparak herkesi dayanışmaya davet etti. Bozkurt’un çağrısı şöyle:

    “Sevgili canlar İzmir Alevi kültür Derneği Yamanlar Cemevimizin katkı ve dayanışma amaçlı düzenleyeceğimiz geleneksel kahvaltımız 27 Nisan Cumartesi günü saat 10.00’da Bayraklı Belediyesine ait havuz kafede gerçekleşecektir. Cümle canları kahvaltımıza davet ediyoruz. Bilet temini için yönetici arkadaşlara ulaşabilirsiniz. Şimdiden katkılarınız ve katılımlarınız için teşekkür eder aşk ile duyuruyorum.” (HABER MERKEZİ)