Etiket: yaralılar

  • Hatay boşalıyor: Binlerce ölü, yıkım, açlık, çaresizlik

    Hatay boşalıyor: Binlerce ölü, yıkım, açlık, çaresizlik

    PİRHA- En fazla yıkımın olduğu ancak arama kurtarma çalışmalarının neredeyse hiç yapılmadığı Hatay’da insanlar şehri terk ediyor. Özellikle kurtarma ekiplerinin bölgelere sevk edilmemesi ya da yeterli sevkin olmaması büyük can kayıplarına neden olurken, diğer yandan depremzedeler iki gündür soğuk kış koşullarında sokakta kalıyor. Depremzedelere hala temel gıda, çadır ve giyecek yardımı ulaşmış değil. 

    Depremin vurduğu yerlerden Hatay’da enkaz altında binlerce kişi bulunurken, arama kurtarma çalışmalarının neredeyse hiç yapılmadığı bilgileri geliyor.  AFAD ekipleri sınırlı sayıda da olsa çalışmalara başladı ancak pek çok mahallede hala ilk çalışmalar dahi başlamadı.

    TARİHİ MEKANLAR YIKILDI

    Hatay’ın tarihi Meclis binası, tarihi Ulu Camii, Ortodoks kilisesi, Protestan kilisesi, Saray caddesindeki tarihi yapılar, Belediye binası yerle bir oldu. Valilik binası hasarlı şekilde ayakta. Ancak tarihi binaların hemen hepsi yıkıldı.

    DEVLET HATAY’A ULAŞAMADI

    Vali Göbeği bölgesinde Hatay Büyükşehir Belediyesi ve farklı şehirlerden desteğe gelen belediyelerin ekipleri çalışıyor. Sınırlı sayıda asker de yine bu bölgede çalışıyor. AFAD ekipleri ise neredeyse hiç yok. Kent merkezinde bulunan Sümerler ve Armutlu mahallelerinde resmi görevlilerin hala ilk çalışmaları bile başlamadı.

    Halk el yordamıyla enkaz altında kalanları kurtarmaya çalışıyor. Enkaz altında kalmayanlar da dışarıda konteynırlarda veya araçlarda kalıyor. Dün gün boyu süren yağmur ve dolu, arama kurtarma çalışmalarını olumsuz etkiledi. Kentte hala elektrik ve su kesik. Telefon sinyalleri ve internet erişimi düne göre daha iyi ama hala sorunlar yaşanıyor.

    ARAMA KURTARMAYI YURTTAŞLAR YAPIYOR

    Kentte özellikle dağlık bölgede bulunan köylere ise herhangi bir ulaşım sağlanmıyor. Bölgeden elimize ulaşan fotoğraf ve görüntülerde adeta hayalet şehre dönen Hatay’da pek çok binanın yıkıldığı görülüyor. Kent merkezinde ve mahallelerdeki enkazlarda sayılı ekibin olduğu görülürken, yurttaşlar kendi imkanları ile arama kurtarma çalışmasına katılıyor.

    ŞEHİR BOŞALTILIYOR

    Çok sayıda can kaybının yaşandığı şehirdeki yaralılar Mersin’e taşınırken, 2 günlük süreci dondurucu soğukta geçiren depremzedelerin şehri boşaltarak farklı illere geçtiği bilgisi verildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Münbiç’te patlama: Ölü ve yaralılar var

    Münbiç’te patlama: Ölü ve yaralılar var

    PİRHA – Minbiç kent merkezinde, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçlerinin devriye attığı bölgenin yakınında düzenlenen bombalı saldırıda aralarında dört ABD askerinin de bulunduğu 10’u aşkın kişi yaşamını yitirdi. Uluslararası haber ajansları, saldırıyı IŞİD’in üstlendiğini bildirdi.

    Suriye’nin Minbiç kentinde ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçlerinin devriye attığı bölgenin yakınında patlama meydana geldi.

    Suriye’den yayın yapan haber ajansı ANHA, patlamanın Sindis Sokağı’nda bulunan Qesir El-Umeraa Lokantası’nın karşısında yaşandığını duyurdu.

    Kendilerine konuşan görgü tanıklarının iddiasını aktaran Sputnik, tanıkların, “Patlama askeri konsey yöneticilerinin bulunduğu restoranın yakınında oldu” dediğini kaydetti.

    Dört ABD ASKER YAŞAMINI YİTİRDİ

    Fransız haber ajansı AFP en az 15 kişinin hayatını kaybettiğini bildirirken, Londra merkezli Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü (SOHR) de saldırıda dokuzu sivil 16 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

    Reuters’ın ABD’li bir yetkiliye dayandırdığı habere göre ise yaşamını yitirenler arasında dört ABD askeri bulunuyor.

    ABD öncülüğündeki IŞİD’e karşı mücadele eden uluslararası koalisyon da Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Bugün Suriye’de rutin devriye görevini yürütürken meydana gelen patlamada Amerikan askerleri öldü. Halen bilgi topluyoruz ve önümüzdeki saatlerde ilave ayrıntılar paylaşacağız” ifadesini kullandı.

    Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders ise ABD Başkanı Donald Trump’ın yaşananlarla ilgili kapsamlı şekilde bilgilendirildiğini ve Suriye’deki gelişmeleri takip etmeyi sürdürdüklerini belirtti.

    SALDIRIYI IŞİD ÜSTLEN

    Öte yandan uluslararası haber ajanslarının aktardığına göre saldırı, Minbiç’te ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin devriyesini hedef alan bir “intihar saldırısı” düzenlediğini öne süren IŞİD tarafından üstlenildi.

     

  • Afrin Sağlık Meclisi: 129 sivil yaşamını yitirdi, 320 yaralı

    Afrin Sağlık Meclisi: 129 sivil yaşamını yitirdi, 320 yaralı

    Afrin Sağlık Meclisi, Türkiye’nin operasyonlarında yaşamını yitiren sivil sayısının 129, yaralı sayısının ise 320’ye yükseldiğini açıkladı. 

    Afrin Sağlık Meclisi, bugün yaptığı basın toplantısında Türkiye ve bağlı grupların Afrin’e yönelik saldırılarında yaşamını yitirenlerin ve yaralananların sayısını açıkladı.
    Sağlık Meclisi Eşbaşkanı Encela Reşo tarafından yapılan açıklamada, şimdiye dek çocuk ve kadınların da aralarında bulunduğu 129 sivilin yaşamını yitirdiği ve 320 sivilin de yaralandığı belirtildi.
    Reşo, uluslararası topluma, insan hakları kuruluşlarına ve Kızıl Haç’a tıbbi malzeme yardımında bulunmaları çağrısında bulundu.
    Öte yandan Türkiye’nin bugünkü bombardımanında 77 yaşındaki Ehmed Mihemed Horo’nun yaşamını yitirdiği, Hemîd Reşîd adlı 4 yaşındaki çocuğun da yaralandığı belirtildi.
    Şera ilçesine bağlı Zeytunak köyüne yönelik bombardımanda 77 yaşındaki Ehmed Mihemed Horo’nun yaşamını yitirdiği belirtildi.
    ANHA’ya konuşan Horo’nun amcasının oğlu şöyle dedi:
    “Amcamla beraber evdeydik, köyümüze bombardıman başladı. Bombardımandan dolayı evden çıkmak istediğimiz esnada, evimizin önüne de top düştü amcam orada hedef oldu ve şehit düştü.”
    4 YAŞINDAKİ ÇOCUK YARALANDI 
    Uçakların Cindirês ilçesine bağlı Kefer Sefra köyüne yönelik bombardımanda ise 4 yaşındaki Hemîd Reşîd adlı çocuk yaralandı. Reşîd, hastanede tedavi altına alındı.
    (MA)
  • Gar Katliamı’nda yaralananlarla dayanışma konserine çağrı: Katılım aileler için çok önemli

    Gar Katliamı’nda yaralananlarla dayanışma konserine çağrı: Katılım aileler için çok önemli

    10 Ekim-Der, Gar katliamında yaralı kurtulanların tedavi masraflarını karşılamak ve ailelere dayanışmak amacıyla yarın düzenleyecekleri konsere katılım çağrısında bulundu. 

    Ankara Katliamı sonrası kurulan 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği (10 Ekim-Der), yaralı kurtulanların tedavi masraflarını karşılamak ve ailelerle dayanışma amacıyla yarın saat 18.00’de Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda “Barış ve Dayanışma Konseri” düzenliyor. İhraç edilen akademisyenlerden Cenk Yiğiter gibi isimlerin konuşmacı olarak katılacağı konserde İlkay Akkaya, Bandista ve Tersname’nin da aralarında bulunduğu sanatçı ve gruplar sahneye çıkacak.
    Katliamda yaşamını yitiren Canberk Barış’ın ağabeyi konservatuvar öğrencisi Burak Barış ile yaşamını yitiren Osman Turan Bozacı’nın kızı Gamze Bozacı da etkinlikte sahneye çıkacaklar.
    TEDAVİ GİDERLERİNİ KARŞILAMAK İÇİN
    10 Ekim Der Başkanı ve aynı zamanda katliamda eşi Uygar Çoşgun’u kaybeden Mehtap Sakinci Çoşgun, dayanışma çağrısında bulunarak şunları söyledi:
    “Halen 30’uncu üzerinde yaralımız var. 3’ü protezli. En son yaralımızı bu yaz kaybettik. Bu kadar büyük bir katliam sonrası bunca insanın halen hayata entegre olamaması yaralarının tedavisinin devam etmesi psikolojik olarak zor bir durum. Hem de yaralıların maddi olarak da desteklenmesi gerekiyor. Biz bu çerçevede derneğimiz özellikle yaralıların tedavi giderlerinin karşılanmasına yönelik bu etkinliği düzenliyor.”
    “KATILIM AİLELER İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
    Düzenlenecek etkinliğe katlımın aileler açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Çoşgun, şunları dile getirdi:
    “Herkesi dayanışmaya çağırıyoruz. 10 Ekim katliamından sonraki en büyük etkinliğimiz. Katliamın iki yıl dönümünde de anma etkinliklerimiz polis saldırısına uğradı, birçok etkinliğimize baskılardan kaynaklı katılım düşük oldu. Bu etkinlik acıların sese, ezgiye ve notaya dönüştüğü bir etkinlik olacak. Daha önce konser etkinliği düşüncesi geçtiğinde ailelerimiz ‘Biz daha müzik dinleyemiyoruz, evde televizyon açmıyoruz’ diyorlardı. Şimdi ise insanlar aradan geçen iki yılın ardından biraz olsun acılarından sıyrıldı. Bu etniklik aileler için moral olacak. Bu yüzden katılım çok önemli.”
    Etkinlik için bilet satış noktaları şöyle: 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği, Nefes, AltıÜstü, Ba’har, İrene Hayalet Kütüphane, Umumi Kütüphane.
    (HABER MERKEZİ)
  • Böyle olur bakanlık raporu: 10 Ekim’de atılan gazlar sağlık hizmetini engellemedi!

    Böyle olur bakanlık raporu: 10 Ekim’de atılan gazlar sağlık hizmetini engellemedi!

    102 insanın öldürüldüğü 10 Ekim Ankara Katliamı’nda, bombaların patladığı meydana atılan gaz bombalarının sağlık hizmetini engellemediği iddia edildi.

    Sağlık Bakanlığı Sağlık Denetçiliği Müfettişinin, 10 Ekim Ankara Katliamı’nda  “sağlık hizmetlerinin gereği gibi yerine getirilmediği” iddiasıyla 11 personel hakkında ön inceleme raporu hazırladığı ortaya çıktı.

    Miting alanında görev yapan TTB üyesi hekimlerin ve katliam tanıklarının “Patlamadan sonra miting alanına atılan yoğun biber gazı nedeniyle  bazı yaralıların hayatını kaybettiği, TOMA’ların ambulansların girişini engellemesi nedeniyle yaralıların hastaneye geç ulaştırıldığı” şeklindeki önemli ifadelerine rağmen, müfettiş raporunda patlama öncesinde ve sonrasında sağlık hizmetlerinin zamanında yapıldığı ileri sürüldü.

    Haklarında ön inceleme yürütülen 3 sağlık kurumu müdürünün ise ifadelerinde, “güvenlik uygulamaları nedeniyle sağlık  hizmetinin yeterince sunulamadığına katılmıyoruz” dediği görülürken, Valilik 11 sağlık personeli hakkında soruşturma izni vermedi.

    SORUŞTURMA İZNİ YOK

    Katliam tanıklarının, mağdurların ifadeleri sonrası 10 Ekim Katliamı davasına bakan Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi, bombalı saldırının olduğu gün görevini yerine getirmedikleri öne sürülen sağlık personelleri hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istemişti. Bunun üzerine savcılık da Ankara Valiliğinden soruşturma izni istedi. Valilik, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde 10 Ekim günü görevli 11 sağlık personeli hakkında ön inceleme yaptırdı.

    29 Haziran 2017 tarihli ön inceleme raporunda Sağlık Bakanlığı Sağlık Denetçiliği müfettişi,  “Patlama öncesinde ve sonrasında sağlık hizmetlerinin gereği gibi yapılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı”ni savundu. Valilik de söz konusu 11 kişi hakkında soruşturma izni vermedi.

    VALİLİK REVİR ÇADIRI İSTEMEMİŞ

    Mahkemeye ulaşan ön inceleme raporunda, sağlık personellerinin ifadeleri yer aldı. Bir sağlıkçı, 10 Ekim Katliamı öncesinde Ankara Valiliğinin revir çadırı istemediğini belirterek “ ‘Organizasyon Gar Meydanı’ndan başlayarak, Opera- Atatürk Bulvarı ve Sıhhıye’ye kadar gösteri yürüyüşü şeklinde olacağından, burada sabit bir çadırın kurulması mümkün değil’ dediler” ifadelerini kullandı.

    Sağlık personeli, olay yerine yakın ambulansların patlamaların olduğu yere 1 dakika 12 saniyede, diğer ambulansların ise 5 dakika içerisinde ulaştığını ileri sürdü. Ayrıca rapora göre katliamın yaşandığı gün Ankara Tren Garı’nda 1, Mithatpaşa Caddesi Sağlık Bakanlığı önünde 2 adet ambulans ve alanda görevlendirilen sadece 9 sağlık personeli vardı. Rapora göre sağlık istasyonlarından Çiğdem’de 37, Sıhhiye’de 4 ve Siteler’de 15 ambulans bulunuyordu. Haklarında soruşturma yürütülen Eski İl Sağlık Müdürü Dr. M. E. Ç., 112 Acil Sağlık Hizmetlerinden Sorumlu Dr. H. F. İ.ve Eski Acil Sağlık Hizmetleri Şube Müdürü Dr. M. M. T., katliam günü polislerin gaz kullanması, TOMA’ların ambulansların girişini engellemesine rağmen, “güvenlik uygulamaları nedeniyle sağlık  hizmetinin yeterince sunulamadığı hususuna da asla katılmadıklarını” öne sürdü. 102 kişinin öldüğü katliamda görev alan 6 sağlık personelinin “özverili çalışmalarından dolayı” 29 Ekim 2015’te Cumhurbaşkanlığı Resepsiyonuna çağrıldığı, bir doktorun da 2016 yılında 14 Mart Tıp Bayramı’da “Yılın Doktorluğu”na aday gösterildiği raporda yer aldı.

    TTB RAPORU: KALP MASAJI SIRASINDA GAZ ATILDI

    Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) daha önce hazırladığı 10 Ekim raporunda, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ön inceleme raporunu yalanlayan tespitler yer almıştı. Patlama sırasında alanda yaralılara müdahale eden doktorların ifadelerinin yer aldığı raporda, 22 No’lu tanık sağlıkçı, “Polisin sıktığı gaz nedeniyle yaşamsal müdahalede bulunduğum bir hastayı bırakıp, gazın yoğun olmadığı bir alanda bir süre bekledim ve geri döndüğümde müdahalede bulunduğum şahıs ölmüştü” demişti.

    Yaralıları kurtarmaya çalışan 16 No’lu sağlıkçı da, “Yaralının başında tam kalp masajı yaparken, bulunduğum noktaya gaz bombaları atıldı ve silah sesi duydum. Yaşamsal müdahalede bulunduğum yaralıyı dahi göremez hale geldim. Yoğun gazın ortasında yaralıdan 3-5 metre uzaklaştım. Gaz hafifçe dağıldığında tekrar yaralının başına döndüm. Yine yaşamsal müdahalede bulundum ancak her şey için çok geçti, yaralıyı kaybettik” diye gazın atıldığı anı anlatmıştı.

    “GAZ ATILDI, AMBULANS OLAY YERİNDEN UZAKLAŞTI”

    Müdahalede bulunduğu hastayı ambulansa ulaştırmaya çalıştığı sırada yoğun gaza maruz kaldığını belirten 15 No’lu sağlıkçı ise, yaşadıklarını şöyle anlatmıştı:

    “Yoğun gaz bombası atıldı. Ben dahil bulunduğumuz bölgedeki tüm yaralılar ve sağlıkçılar yoğun gaza maruz kaldı. İlgilendiğim yaralıyı bırakarak uzaklaşmak zorunda kaldım. O arada ambulans olay yerinden uzaklaştı. Yeniden nefes alabilir hala geldiğimde yaralının yanına döndüm, yaralının genel durumu daha da kötüleşmişti ve zorlukla nefes alıyordu.”

    İHD RAPORU: AMBULANSLAR 20 DAKİKA GEÇ GELDİ

    İHD tarafından katliam sonrası hazırlanan inceleme raporunda da, bombalar patladıktan hemen sonra, alanda bulunan TTB ve SES üyesi sağlık emekçilerinin yaralılara müdahalede bulunduğu, az sayıda ambulansın olay yerine yaklaşık 15-20 dakika içerisinde ulaştığı, bu yüzden yaralıların büyük çoğunluğunun özel araçlarla hastanelere taşındığına yer vermişti.

    Raporda, “Bombaların etkisiyle iki olay yerinde yaşamını yitiren göstericiler, bizzat sağ kalan göstericiler ve olay yerinde bulunan sağlık emekçileri ile daha sonra olay yerine gelen ambulans personeli tarafından kontrol edildiklerinden olay yerinde bırakılmışlardır. Yaralılara müdahale edilirken Sıhhiye yönünden kalabalık bir çevik kuvvet polisi ekibi olay yerine biber gazı ve tazyikli su sıkarak müdahalede bulunmuş ve sağlık personelinin ilkyardım çalışmalarını engellemiştir. Ambulansların yoğun olarak olay yerine gelmeye başladığı (yaklaşık 10:30) zamanı Tandoğan yönünden bir grup çevik kuvvet polisi cenazelerin olduğu bölgeye doğru koşarak ilerlemiş, ambulansların olay yerine gelmesini sağlayan tek yolu tıkayarak ambulansların gelişini geciktirmiştir. Göstericiler, tepki göstererek polislerin geri gitmesini ve yolun yeniden açılmasını sağlamıştır” tespitleri yer almıştı.

    YARALILAR DA ‘GAZDAN ETKİLENDİK’ DEMİŞTİ

    10 Ekim Ankara Katliamı’na ilişkin Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın, 6- 10 Şubat 2017 tarihleri arasındaki  2. duruşmasında, 125 müştekinin tamamı polisin gazlı saldırısı nedeniyle yaralılara yardım edilemediğini, oluşan kaos nedeniyle ambulansların alana girişinin engellendiğini, kimi yaralıların müdahaleden sonra hayatını kaybettiğini, ambulansların olaydan çok uzun bir süre sonra yardıma geldiğini anlatmıştı. Müştekiler ve avukatları bu durumdan sorumluluğu olanların yargılanmasını istemişti. Mahkeme heyeti de müşteki ifadelerini yeni delil kabul ederek ilgili savcılığa gönderilmesi yönünde karar vermişti.

    (Evrensel)