Etiket: yargıtay cumhuriyet başsavcılığı

  • HEDEP’ten ‘kısaltma’ tepkisi: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu kararını kınıyoruz

    HEDEP’ten ‘kısaltma’ tepkisi: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu kararını kınıyoruz

    PİRHA- HEDEP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Yargıtay’ın HEDEP kısaltmasını kabul etmemesine tepki gösterdi. Oluç, “Hangi kumpası yaparsanız yapın, hangi zorluğu çıkartırsanız çıkartın demokratik siyaset alanındaki kararlığımız, mücadelemiz sürecek” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Meclis Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Meclis Genel Kurulu’nda Yargıtay’ın HEDEP kısaltmasını kabul etmemesine tepki gösterdi.

    HDP hakkında açılan kapatma davası sürecinin başlangıcına değinerek sözlerine başlayan Oluç, bu davanın siyasi baskı sonucu açıldığını anımsattı. Oluç, davanın, “ısmarlama” ile açıldığını belirterek, “Üç sene oldu. Dava sürüyor. Bu nedenle seçimlerde herhangi bir sorun yaşamaması için mecburiyetten dolayı bir bileşen partimizin listelerinden seçime girdik. Daha sonra kongre yaparak partinin ismi değişti. Tüzüğünde değişiklikler oldu. Partinin yeni ismini biliyorsunuz, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi oldu. Kısa adı HEDEP” dedi.

    “İKTİDARA YAKIN OLUNCA DERT DEĞİL”

    Saruhan Oluç, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yemeden içmeden kendilerine bir yazı gönderdiğini belirtti. Oluç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “‘Kısaltılmış adını kullanmayın, değiştirin’ demiş. Neden? Savcılık diyor ki; bu HEDEP ismi daha önce temelli olarak kapatılmasına karar verilen Halkın Demokrasi Partisi’nin kısa adı olan HADEP ile aynı olmamak ile birlikte iltibasa mahal verecek benzerlik gösteriyor. Bu da her iki siyasi partinin birbirleri ile karıştırılmasına elverişli olduğu…’. Yani savcının hukuki davranmadığını biliyoruz. Neden daha önce kapatılan bir partinin neredeyse ismi ve logosu aynısının alındığı, kullanıldığı, milletvekillerinin olduğunu biliyoruz, görüyoruz. İktidara yakın olunca dert değil, iktidara muhalefet olunca dert oluyor.

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu kararını kınıyor, protesto ediyoruz. Bize politika yaptırmamak için demokratik siyaset alanında adım atmamıza engellemek için bu kararları aldığını biliyoruz. Bunu bir kez daha söyleyelim Yargıtay’a; yemin ediyoruz, demokratik siyasette kararlarıyız. Siz hangi kumpası yaparsanız yapın, hangi zorluğu çıkartırsanız çıkartın demokratik siyaset alanındaki kararlığımız, mücadelemiz sürecektir. Bu da size cevap olsun.”

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’ye yeniden kapatma davası açıldı

    HDP’ye yeniden kapatma davası açıldı

    PİRHA-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP’nin kapatılması istemiyle yeni bir iddianame hazırladı. Anayasa Mahkemesine gönderilen iddianamede 500 partili hakkında siyasi yasak istenirken, partinin banka hesabına da tedbir konulması talep edildi.

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, Halkların Demokratik Partisi (HDP)’nin kapatılması için 17 Mart 2021’de Anayasa Mahkemesi’ne iddianame sunmuştu.

    ‘HDP’nin terör eylemlerinin odağı olduğu, HDP üyelerinin beyan ve eylemleriyle devletin milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı, ortadan kaldırmayı amaçladıkları’ gerekçe gösterilerek hazırlanan iddianame için Anayasa Mahkemesi tarafından raportör görevlendirilmişti.

    Anayasa Mahkemesi (AYM), HDP’nin kapatılması istemiyle açılan davada iddianameyi evrak ve usul eksiklikleri nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade etmişti.

    YENİDEN İDDİANAME DÜZENLENDİ

    Yaşanan bu gelişmenin ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP’nin kapatılması istemiyle eksikleri gidererek yeniden iddianame düzenledi. AYM’ye gönderilen yaklaşık 850 sayfalık iddianamede 500 partili hakkında siyasi yasak istendi. Öte yandan partinin banka hesabına da tedbir konulması talep edildi.

    “PARTİ KAPATMA İLERİ DEMOKRASİLERDE UYGULANMAKTADIR”

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, iade sebeplerine katılmamakla birlikte dosyanın sürüncemede kalmaması için eksiklik olarak belirtilen ancak iade sebepleri içinde gösterilmeyen birtakım hususların da araştırılarak iddianamenin yeniden tanzim edildiğine dikkat çekilerek şöyle denildi:

    “Demokrasinin olmazsa olmaz unsurlarından olan siyasi partilerin faaliyetlerini Anayasa ve kanun hükümleri çerçevesinde sürdürecekleri, Anayasa’da yer alan hak ve özgürlüklerin hiçbirini, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne halel getirmeyi amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanamayacakları Anayasa’nın 3, 4 ve 68/2-3. maddelerinde öngörülmüştür.

    Siyasi partilerin kapatılması tedbiri tüm ileri demokrasilerde uygulanmaktadır. Katılımcılığın esas alındığı her durumda gözetilmesi gereken en önemli husus, Anayasa’nın tanıdığı hak ve özgürlükleri yok edecek, tamamen ortadan kaldıracak bir sisteme geçit verilmemesidir.

    Devletin tekliği, ülkenin bütünlüğü ile ulusun birliği Anayasanın temel ilkelerindendir. Siyasi partiler de diğer kurum, organ ve kişiler gibi bu temel ilkeler doğrultusunda faaliyet göstermek zorundadır.”

    TEMELLİ KAPATILMASI İSTENDİ

    İddianamede HDP’nin eylemlerinin, ‘devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına aykırı’ bulunduğu belirtilerek, “Aynı zamanda davalı parti hemen hemen tüm organları, üyeleri ve teşkilatları vasıtasıyla bu nitelikteki suçları işlemiş, işlenmesini tahrik ve teşvik etmiştir. Bu nitelikteki eylemler kimi zaman davalı parti genel başkanları da dahil olmak üzere parti organlarınca kararlılık içinde, kimi zaman ise bu nitelikteki fiiller parti üyelerince yoğun bir şekilde işlenmiş ve bu durum değişik kademelerdeki parti organlarınca açıkça benimsenmiştir. Bu itibarla; davalı partinin Anayasa’nın 68/4. maddesine aykırı eylemleri nedeniyle Anayasa’nın 69/6 ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası’nın 101/1-b ve 103/2. maddeleri uyarınca temelli kapatılmasına karar verilmesini talep etmek zarureti doğmuş ve Anayasa Mahkemesine kamu davası açılmıştır” denildi.

    (HABER MERKEZİ)