Etiket: yas ayı

  • FEDA: Aleviler olarak, bugün de kültürel soykırıma karşı direnişin yanında olmalıyız

    FEDA: Aleviler olarak, bugün de kültürel soykırıma karşı direnişin yanında olmalıyız

    PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) yaptığı açıklama ile Muharrem ayının Aleviler için önemine vurgu yaptı. Yapılan açıklamada “Katliam ve soykırımlara uğratılan biz Aleviler, bugün de Yezit zihniyetinin kültürel soykırımı ile karşı karşıyayız. Hak ve hakikat mücadelesinde tüm Alevi toplumunu birliğe ve birlikte olmaya çağırıyoruz” denildi.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Muharrem ayının Aleviler için önemine vurgu yaptığı yazılı bir açıklama yayınladı.

    Alevilerin, Hz. Hüseyin’in zalim Yezit’e karşı direnişini sahiplenmek, Kerbela’da yaşananları unutturmamak ve günümüz zalimlerine karşı hak mücadelesini canlı tutmak için yas orucu tuttukları anımsatılan açıklamada, Alevilerin bugün de kültürel bir soykırıma maruz kaldıkları ifade edildi. Açıklamada, yaşanan kültürel soykırıma karşı Alevilerin birlik olması gerektiği de vurgulandı.

    “ALEVİLER, KERBELA’DA YAŞANANLARI UNUTTURMAMAK İÇİN YAS ORUCU TUTARLAR”

    Medine Sözleşmesi ile toplumun farklı kimliklerine, farklı kültür ve inançlarına ortak yaşamı vaad eden İslamiyetin, Emevi saltanatı ile birlikte devletçi sistemin ideolojik aygıtına dönüştüğü söylenen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “Devlet gücünü eline geçiren Yezit, Hz. Hüseyin’e yaşam hakkı tanımaz, Hz. Hüseyin’in halifelikten vazgeçmesini ve kendisine biat etmesini dayatır. Hz. Hüseyin, Yezit gibi bir zalime biat edeceğine şerefi ile ölmeye hazır olduğunu söyleyerek, kendisini davet eden Kûfe’ ye gitmek için yola koyulur. Beraberinde kız kardeşleri, çocukları ve kendisini sevenler vardır. Daveti gönderenlerle ilişkilensin diye önden amcasının oğlunu ve onun iki çocuğunu Kûfe’ ye gönderir. Yezit, Hüseyin’in amcasının oğlunun kaldığı evi öğrenir, iki çocuğu ile birlikte onları katlettirir. Muharrem Oruçları öncesinde tutulan üç günlük oruç, bu masumu Paklar içindir. Hz. Hüseyin ailesi ile birlikte Kerbela’ da Kûfelilerin kendisini almaları için beklerken, Yezit’in orduları tarafından önleri kesilir ve esir alınırlar. Günlerce aç ve susuz tutulan Hz. Hüseyin ve beraberindeki kafile Kerbela’ da katledilir. Hem üç günlük Masumu Pak Orucu, Hem de 12 günlük Muharrem Orucu mazlumlara yapılan zulme karşı Alevilerin dünyevi zevklerinden uzak durdukları, her şeyi yiyip içmedikleri yas oruçlardır.

    Aleviler, Hz. Hüseyin’in zalim Yezit’e karşı direnişini sahiplenmek, Kerbela’da yaşananları unutturmamak ve günümüz zalimlerine karşı hak mücadelesini canlı tutmak için yas orucunu tutmaktadırlar. Yezitler ve zalimler olduğu sürece Kerbela’ da şehit düşen Hz. Hüseyin’ in Hüseyin ’i duruşlarda elbet olacaktır.

    “İNANCIMIZ, TARİHİN HER AŞAMASINDA MAZLUMUN YANINDA OLMANIN HAKİKATİ OLMUŞTUR”

    İnancımız, insanlık tarihinin her aşamasında yaşanan Hakk ile nahakın kavgasında mazlumun yanında olmanın hakikati olmuştur. Bugünde hakikat kavgasında ısrar edeceğimizi, her koşulda inancımızı, varlığımızı, kimliğimizi savunmak bizim için dönemin hakikat olmaktadır. Zalimlere, nahak zihniyete karşı mazlumdan yana olan, mazlumun haklı hak mücadelesi uğruna derisi yüzülen, başı kesilen idam sehpalarında asılan, katliam ve soykırımlara uğratılan biz Aleviler, bugünde Yezit zihniyetinin kültürel soykırımı ile karşı karşıyayız. Aleviler, nerede bir mazlum toprağa düşmüşse orayı Kerbela görmüş, baskı ve inkara karşı ortak yaşamı, savaşa karşı barışı, kin ve düşmanlığa karşı kardeşliği savunmuşlardır.

    Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi, Roboski, Gezi, Suruç ve Ankara katliam ve soykırımlarına karşı mücadeleyi canlı tutan Aleviler, bugünde kültürel soykırıma karşı Hüseyin’ i duruşun sahibi olmak durumundadırlar. Köylerimize cami yapanlar, Kuran kursu açanlar, Pîrlerimize ‘dede’ sıfatı yakıştıranlarla, 400 Alevi ‘dedesini Kerbela’ ya götürüp imam yapanlarla, 400 Alevi gencini Kerbela’ ya götürüp selefist yapmak isteyenlerle inancımızı inkâr eden, çocuklarımıza zorunlu din derslerini dayatan, cem evlerine statü vermeyip ‘cümbüş evi’ diyenler aynı zihniyetten beslenmektedirler.

    “ALEVİLER, BUGÜNDE KÜLTÜREL SOYKIRIMA KARŞI DİRENİŞİN YANINDA OLMALIDIR”

    Ezelden ebede kadar Hakk ve hakikatın safında yer alan Aleviler, bugünde kültürel soykırıma karşı direnişin yanında birlikte olmalıyız. Her sürecin zalimleri ve mazlumları, her tarihi dönemin haklıları ve haksızları nasılki olmuşsa, Kerbela’da Hz. Hüseyin tarihin haklı tarafıydı.

    Hak ve hakikatın inanç sahipleri olan biz Aleviler, bu nedenle dönemin hakikati ve haklısı olan Hüseyin’i ve onun şahsında Kerbela’ da hak mücadelesinde şahadete ulaşan cümle şehitlerimiz için yastayız. Biz Aleviler acıları ve katliamları unutmamak ve bir daha katliamlar yaşamamak, zulüm görmemek, acılar yaşanmasın diye Muharrem ayında gülbenklerimizle lokmalarımızı pay edecek, binbir tat aşuremizi dağıtacağız. Hak ve hakikat mücadelesinde tüm masume paklara verilen ikrarın gereği olarak tüm Alevi toplumunu birliğe ve birlikte olmaya çağırıyoruz.

    Tüm Alevi canların oruçları hak ve hakikat dergahında kabul ola!”

    (HABER MERKEZİ)

  • Muharrem orucu 20 Ağustos’ta başlıyor

    Muharrem orucu 20 Ağustos’ta başlıyor

    PİRHA – Alevilerin matem ayı olarak bilinen Muharrem ayı bu yıl 17-18-19 Ağustos’ta Masum-u Pak orucuyla başlıyor. 20- 31 Ağustos tarihleri arasında tutulacak 12 gün oruç sonrası 1 Eylül’de ise aşure paylaştırılacak. 

    Alevilerin matem ayı olarak bilinen Muharrem ayı bütün Aleviler için yas ayıdır. Kurban Bayramı’ndan 20 gün sonra başlayan Muharrem orucu, 680’de Kerbela’da Yezit tarafından katledilen İmam Hüseyin ve 71 can için tutulan oruç aslında bir yas ibadetidir ve İmam Hüseyin şahsında bütün mazlumlara adanır.

    Aleviler, Muharrem ayında kimi yörelerde 10, kimi yörelerde de 12 gün oruç tutarlar. Bu yıl 17-18-19 Ağustos’ta Masum-u Pak orucuyla başlıyor. Muharrem Orucu öncesi Masum -u Paklar Orucu olarak 3 gün yapılan ibadetin bir günü yöreden yöreye farklılık göstermekle birlikte Ana Fatma Orucu olarak tutulmaktadır.

    20-31 Ağustos tarihleri arasında Muharrem orucu tutulacak. 1 Eylül’de ise Aşure pişirilerek paylaştırılacak. Cemevleri yaptıkları açıklamalarda bu yıl pandemi koşulları gözetilerek cemevlerinde lokma ve Muharrem sohbetinin olacağını duyurdu.

    SAHUR YAPILMAZ, ORUÇ GÜNEŞE GÖRE AYARLANIR

    Alevilerde sahur olmadığı gibi oruç açarken belirlenmiş bir saat de yoktur. Ne yenirse gece yarısından önce yenir. Aleviler güneş batınca oruçlarını açarlar. Görkemli sofralar kurulmaz, lüksten uzak durulur.

    Oruç süresince de (12 gün boyunca) düğün, nişan, sünnet ve benzer törenler/etkinlikler yapılmaz, kurban kesilmez, et yenilmez. Kerbela şehitlerinin çektikleri susuzluğu hissetmek için saf su içilmez ancak vücudun su ihtiyacı yenilen yemeklerden, çay, kahve, meşrubat, meyve suyu, ayran gibi sıvı içeceklerden karşılanır. (HABER MERKEZİ)