Etiket: yasalar uygulanmıyor

  • Bakanlığın ‘Hasta tutuklular genelgesi’ neden uygulanmıyor?

    Bakanlığın ‘Hasta tutuklular genelgesi’ neden uygulanmıyor?

    PİRHA- Adalet Bakanlığı’nın, hasta tutuklulara dair yayınladığı genelge pratikte uygulanmıyor. ‘Cezaevinde kalamaz’ raporlarına rağmen onlarca ağır mahpusun hala tahliye edilmemesi genelgenin uygulanmadığı kanısını oluşturdu. Hak savunucuları ve mahpusların yakınları, genelgenin uygulanmasını ve tüm hasta tutukluların tahliye edilmesi gerektiğini söylüyor.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 28 Şubat davasından ceza alan Vural Avar’ın cezaevinde yaşamını yitirmesinin ardından ‘Sürekli Hastalık, Sakatlık ve Kocama Sebebiyle Kişilerin Cezalarının Hafifletilmesi veya Kaldırılması Hakkında İşlemler’ maddesine dair bir genelge yayınlamıştı.

    Bakan Bozdağ, bu durumdaki kişilerin hastalıkları nedeniyle başvurularının tahliye işlemi mahiyetinde kabul edilmesini istemiş ve 8 maddelik genelge bütün Ceza İşleri Genel Müdürlüğü kurumlarına gönderilmişti.

    Ancak genelgeye rağmen onlarca ağır hasta tutuklu tahliye edilmiyor. Yıllardır tutuklu olan ve tek başına günlük yaşamını dahi idame ettiremeyen mahpusların ‘cezaevinde kalamaz’ raporuna rağmen tahliye edilmemesi tepkilere neden oluyor.

    Yaşanan durumun insan haklarına aykırı olduğunu vurgulayan hak savunucuları, genelgenin gerekliliklerinin yerine getirilmesini ve hasta mahpusların bir an önce tahliye edilmesini istiyor.

    84 YAŞINDAKİ AĞIR HASTA MAHPUS MEHMET EMİN ÖZKAN, 27 YILDIR TUTUKLU YARGILANIYOR

    Bu durumun sembol ismi haline gelen 84 yaşındaki hasta tutuklu Mehmet Emin Özkan, hala cezaevinde. 27 yıldır tutuklu olan Özkan’ın ileri derecede kalp, hipertansiyon, troid, böbrek,  alzheimer ve demans hastası olduğu ve yapılan tetkiklerde beyninde kist tespit edildiği açıklandı. Hapishanede kaldığı süre içinde bugüne kadar 5 kez kalp krizi geçiren Özkan, tedavisini yürüten hastanelerin verdiği ‘Cezaevinde kalamaz’ raporlarına rağmen tahliye edilmiyor. Özkan, serbest bırakılırsa tedavisi ve bakımı iyi koşullarda sürdürülecek. Bu durumda da, daha uzun yaşayabilme ihtimali artacak ve son günlerini de ailesiyle geçirebilecek.

    “‘CEZAEVİNDE KALAMAZ’ RAPORUNA RAĞMEN TAHLİYE EDİLMİYOR”

    Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ndeki ağır hasta tutuklu Gıyasettin Sevmiş’in eşi Sultan Sevmiş, eşinin durumuna ilişkin şunları dile getirdi:

    “Eşim 16 yıldır tutuklu. 11 yıl önce Wilson hastalığına (karaciğer, beyin ve diğer hayati organlarda bakır birikmesi sonucu ortaya çıkan kalıtsal bir hastalık) yakalandı. Sevmiş’in ayrıca siroz, şeker, migren, görme bozukluğu, beyninde küçülme, damar tıkanıklığı, Hapatit B gibi hastalıkları da bulunuyor. Ayrıca Haziran 2017’de geçirdiği ameliyat sonucu Sevmiş’in kalbine pil takıldı.  Sevmiş, 11 Mart 2014’te Amed’de bulunan Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi oldu ve sağlık durumuna dair “cezaevinde kalamaz” raporu verildi. Ancak rapora rağmen tahliye engelleniyor.

    “‘TEK BAŞINA KALAMAZ’ RAPORUNA RAĞMEN HÜCRE CEZASI VERİLDİ”

    Kırıklar F Tipi Cezaevi’nde bulunan 71 yaşındaki 28 yıllık tutuklu Mehmet Sait Yıldırım, 6 Eylül 2018’den bu yana tekli hücrede kalıyor. İHD yaptığı açıklamada Yıldırım’ın şu anki durumuna ilişkin şu bilgileri verdi:

    “Müebbet hükümlü olmasına rağmen hukuk ve infaz mevzuatına uymayan bir şekilde Adalet Bakanlığı’nın talimatıyla, ağırlaştırılmış müebbet uygulaması yapılarak tek kişilik odaya alınmış ve tecrit edilmiş durumdadır. M. Sait Yıldırım’ın hipertansiyon, arteriosklerotik kalp hastalığı, KOAH ve damar sertliği hastalıkları mevcut. 2015’te Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde verilen heyet raporunda kalp rahatsızlığı nedeniyle tek başına kalmasının uygun olmadığı belirtilmiştir. 2017 yılında İzmir Ödemiş İlçe Devlet Hastanesinden aldığı heyet raporunda, ‘Hücre cezası çekmesi sağlığı açısından sakıncalıdır’ kararı verilmiş.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Üniversite öğrencisi ‘Bisikletlileri yaşatalım’ diye bisiklet turunda: Canımızı yakıyor

    Üniversite öğrencisi ‘Bisikletlileri yaşatalım’ diye bisiklet turunda: Canımızı yakıyor

    PİRHA- ‘Bisikletlileri yaşatalım’ sloganıyla 9 Ekim’de İstanbul’dan Diyarbakır’a başlattığı farkındalık turu Ocak ayında son bulacak olan üniversite öğrencisi Can Niyazi Bad, “Bisikletli ölümleri artık canımızı çok yakmaya başlamıştı. Bu tura farkındalık yaratmak için başladım. Almanya’daki yasalarla Türkiye’deki yasalar aynı neredeyse ama Türkiye’de bilinç olmadığı için ölümler çok fazla. Hem bilinç hem yasalar birlikte gitmelidir” dedi.

    Motorlu taşıtların yol açtığı çarpışmalar sebebiyle bisikletli ölümler oluyor. Kentlerdeki yetersiz altyapı nedeniyle bisikletliye çarpma sayısı hızla artıyor.

    Geçtiğimiz iki ayda 8 kişi bisikletli olarak trafikte yaşanan çarpışmalar sebebiyle hayatını kaybetti. 2018 yılında yaşanan 8.514 bisikletli kazadan 136’sı ölümle sonuçlandı. 2019 yılında ise yaşanan 8.201 bisikletli kazadan 111’i ölümle sonuçlandı.

    Sürücülerin duyarsızlığı, dikkatsizliği ve eğitim yetersizliği nedeniyle hayatlarını kaybetmek istemediklerini dile getiren 81 ildeki bisikletlilerin talepleri var.

    Bisikletli ulaşımın gelişmesi için çalışma yapılmasını isteyen bisikletliler, ilgili bakanlıklara ve yerel yönetimlere seslenerek; “Hız sınırları kontrol altına alınmalı, bisikletin taşıt olarak sürücüler tarafından kabul görmesi sağlanmalıdır ve güvenli şeritler ayrılmalıdır. Evrensel kuralların müfredata alınması ve insana saygının üzerinde durulması için bir an önce harekete geçilmelidir” diyorlar.

     ÖLÜMLERİN SON BULMASI İÇİN ‘FARKINDALIK TURU’ BAŞLATTI

    Bisikletli ölümlere dikkat çekmek isteyen 27 yaşındaki üniversite öğrencisi Can Niyazi Bad’ın, ‘Bisikletlileri yaşatalım’ sloganıyla 9 Ekim’de İstanbul’dan Diyarbakır’a başlattığı farkındalık turu Ocak ayında son bulacak.

    Kıyı şeridi boyunca turunu devam ettiren Bad, bu turda ulaşabildiği bisiklet grupları ve kuruluşları ile dayanışmayı artırmayı, yaşanan sorunları konuşmayı ve hep birlikte çözüm yolları oluşturmayı amaçlıyor.

    Bad, aynı zamanda bisikletli ölümlerinin nedenlerine dair bir fizibilite de oluşturuyor. Turun sonunda hazırladığı fizibiliteyi İstanbul’da yapacağı bir basın açıklamasıyla duyuracak.

    “BİSİKLETLİ ÖLÜMLER ARTIK CANIMIZI ÇOK YAKMAYA BAŞLAMIŞTI”

    Geçtiği illerde, ilçelerde bisikletli ölümler nedeniyle yaşanan bir kayıp varsa ailesi ile sevenlerine baş sağlığında bulunan ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışan Bad, başlattığı farkındalık turuna ilişkin şunları dile getirdi:

    “Bisikletli ölümleri artık canımızı çok yakmaya başlamıştı. Ben geçtiğimiz yazın başında bir tura çıkacaktım. Ancak bir gün Çanakkale’de bisiklet kullanırken bir arkadaşımızı kaybettiğimizi öğrendim. Ardından yapmak istediğim turla bisikletli ölümlerine dikkat çekmenin faydalı olacağını düşündüm ve tura böyle başladım. Turu 14 Aralık’ta bitirmeyi hedefliyordum. Ama yollarda yaşadığım çeşitli aksaklıklar dolayısıyla bu Ocak ayının başına uzayacak.

    “BİSİKLET YOLLARININ ATIL BİR ŞEKİLDE YAPILMASINI İSTEMİYORUZ”

    Bizler, bisiklet yollarının atıl bir şekilde yapılmasını istemiyoruz. Bu yollar özellikle okul güzergâhlarından geçmeli. Sahil kenarlarına yapılan bisiklet yolları doğru değil. Yayaların olduğu yerlere yapılıyor ve bisikletli ile yaya karşı karşıya geliyor. Bisiklet bir araçtır ve trafikte olmalıdır. Bu mantıkla bisiklet yolları yapılmalı ve herkes birbirine saygılı davranmalı.

    “BİSİKLETLİYE ÖZEN GÖSTERİLMELİ”

    Bisikletli ölümlerinin bir diğer yanı yasalar. Yasalar ve trafiğin yapısı bisikletliye yönelik değiştirilmeli. Herkes trafik kurallarına uymalı. Bisikletli ölümlerinde ölüme sebebiyet veren kişi 2 ile 4 yıl arasında ceza alıyor. Bu cezanın bir caydırıcılığı yok. Bir insanın hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Şahıslar, ‘Trafikte birini öldürsem bile az cezayla kurtulurum’ diye düşünüyor. Motorlu araç kullananlar bir başka araca yapmayacağı küstahlığı bisikletliye yapıyor. Çünkü onu araç olarak görmüyor. Bisikletliye özen gösterilmeli. Çünkü bir aracın önünde kaput var ama bisikletlinin önünde göğüs kafesi var. Sadece yasalarda yeterli değil. Almanya’daki yasalarla Türkiye’deki yasalar aynı neredeyse ama Türkiye’de bilinç olmadığı için ölümler çok fazla. Hem bilinç hem yasalar birlikte gitmelidir. Bisiklet bir araçtır ve herkes birbirine saygılı davranmalıdır.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA