Etiket: yaşar kılavuz

  • Ankara Dersimliler Derneği’nin ilk kadın başkanı seçildi!-VİDEO

    Ankara Dersimliler Derneği’nin ilk kadın başkanı seçildi!-VİDEO

    PİRHA- Ankara Dersimliler Derneği, 14. Olağan Kongresi’ni yaptı. Çiğdem Camkıran, derneğin ilk kadın başkanı seçildi. DEDEF Başkanı Özcan Tacar, genel kurulda yaptığı konuşmada Dersim’e dönük yapılan saldırıları dile getirerek, “İktidarı elinde bulunduranların Dersim’de Alevilere, genelde Kürtlere ve nihayetinde Türklere bile zülüm yapmakta” dedi.

    Ankara Dersimliler Derneği, 14. Olağan Kongresi’ni yaptı. Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nda yapılan kongrede, Dersim coğrafyasında süren çevre talanı anlatılarak, Alevi inancı ve siyasi baskılara karşı mesajlar verildi.

    Salona asılan Kürtçe, Ermenice ve Türkçe pankartlarda ise “Dilimize, kültürümüze, inancımıza yönelik asimilasyona hayır. Kadın ve çocuk şiddetine, istismarına hayır” sözleri yer aldı. Katılımın yüksek olduğu genel kurula birçok yöre ve inanç derneği temsilcilerinin yanı sıra HDP Ankara İl yönetimi de katıldı.

    Kongrenin açılışı Dede Cemal Şahin‘in okuduğu gülbeng ile yapıldı. Cemal Şahin Dede, verdiği gülbengte “Haksızlıkların olmadığı, evsiz, barksız, mekansız kimsenin kalmadığı, zor şartlar altında çalışan insanların ihmalkarlık nedeni ile hayatlarını kaybetmediği, sokaklarda insanların öldürülmediği, katliamlar nedeni ile anaların ağlamadığı, çocukların istismara uğramadığı, insan haklarının bir yaşam biçimi olması için tüm canlardan dileğimiz mücadele etmeleridir. Dil bizden ola, çalışma da canlardan ola” ifadelerini kullandı.

    Kongrenin sonraki aşamasında ise Zakir Hıdır Çelebi, Kürtçe deyişler seslendirdi.

    “KATLİAMLARA KARŞI MÜCADELEMİZDEN GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

    Kongrenin açılış konuşmasını yapan Ankara Dersimliler Derneği Başkanı Yaşar Kılavuz, geçmişten günümüze Dersim coğrafyasına dönük devlet baskısını eleştirdi. Kılavuz, “Katliamlara karşı mücadelemizden geri adım atmayacağız” diyerek şu konuşmayı yaptı:

    “Sistemin, özelde Dersim üzerinde oynanan baskı ve yıldırma politikası biz Aleviler, Dersimliler ve Dersim dostları olarak çektiğimiz acıların son bulmasını yürekten arzu ederiz.

    Genel politikamızın amaçları arasında Dersim Katliamı üzerinden 84 yıl geçmesine rağmen saldırı ve asimilasyon politikaları hala devam etmektedir. Tekçi, inkârcı zihniyet, geçmiş ve Hakikat ile yüzleşmekten hala kaçınmaktadır.

    Dersim’de yapılan doğa tahribatı barajlar, HES’ler, maden arama, uyuşturucu ve fuhuşa hala yaygın bir şekilde devam etmektedir. Son zamanlarda Dersim’de genelleştirilmeye çalışılan orman yangınları ve yaban hayvanlarının avlanması, Hızır’ın mallarına yapılan bu katliamlara karşı olan mücadelemizden geri adım atmayacağız.

    Rejimin bu kadar vurdum duymaz, görmemezlikten gelme ve üstünü örtbas etme girişimlerinin karşısında bizler, sivil toplum örgütlerine büyük görevler düşmektedir. Bu sadece yöresel bir sorun olmayıp ülkemizin genelini kapsamaktadır.

    Seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınıp yerlerine kayyumları dikte etmeleri, seçilmiş halkın vekillerinin kumpaslar ile zindanlara atılmaları halkın iradesine vurulan bir darbedir.

    Dersimliler Derneği olarak genel politikamız şunlardır:

    Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanması

    1937/38 Dersim arşivlerinin açılması

    Dersim isminin iade edilmesi

    Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınan çocukların listesinin açıklanması

    Dilimize, kültürümüze ve Alevi-Kızılbaş inancımıza özgürlük tanınması

    Munzur’da yapılmak istenen baraj, HES, maden arama projelerinin iptal edilmesi ve doğa katliamına son verilmesi.”

    “BİZLERİN ACILARI BÜYÜK, DERTLERİ ÇOK”

    Yaşar Kılavuz’un konuşması ardından divan başkanlığı seçildi. Hukukçu Kamil Ateşoğulları, İbrahim Elveren ve Elif Gül, kongrenin divan kurulu oldu. Divanın, kongre katılımcılarını selamlaması ardından yaşamını yitiren devrimciler adına saygı duruşunda bulunuldu.

    Kongrenin devamında Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Başkanı Özcan Tacar, konuşmacı olarak kürsüye çıktı. Tacar, ülkede ciddi bir siyasi ve ekonomik krizin olduğuna vurgu yaptı. Özcan Tacar, “İktidarını elinde bulunduranların Dersim’de Alevilere, genelde Kürtlere ve nihayetinde Türklere bile zülüm yapmakta” diyerek şunları söyledi:

    “Bizlerin acıları büyük, dertleri çok, sorumlulukları fazla. Biz, bunları sadece dernek ve federasyon yönetimleri ile yapmamızın mümkün olmayacağını biliyoruz. Bu ülkede kardeşliğe, birliğe, beraberliğe üyelerimizin gücü ile tüm Dersimli ve Dersim dostları ile bu işi götürme mücadelesini vermeye ihtiyacımız açık. O yüzden bu ülkenin kurtuluşunun tek başına olmayacağını bildiğimiz için Dersimlilerin kurtuluşunun da tek başına Dersimlilerden olmayacağını biliyoruz.”

    “HUKUKSUZLUKLARA ‘DUR’ DEMEK ZORUNDAYIZ”

    Kongrenin sonraki konuşmacısı ise HDP Ankara İl Eş Başkanı Pakize Sinemillioğlu oldu. Başta Aysel Tuğluk olmak üzere cezaevinde tutulan hasta tutuklulara işaret eden Pakize Sinemillioğlu, şu konuşmayı yaptı:

    “Aysel Tuğluk, biliyorsunuz ki bir an önce serbest bırakılması gerekiyor. Ona da buradan bir selam göndermek istedim. Dersim için süren günlerdir bir kampanya söz konusu. Yurtdışından avcılar çağrılarak doğa katlediliyor. Avcılık bir tür katliamdır; spor değildir. Yani devlet eliyle doğamız katlediliyor. Öylesine ceberrut bir devlet ile karşı karşıyayız ki kadınlara, doğaya hayat hakkı tanınmıyor. Bütün bunlara karşı kurumlarımız, derneklerimiz, partilerimiz ile hep birlikte bütün bu haksızlıklara, hukuksuzluklara ‘dur’ demek zorundayız.”

    CAMKIRAN, DERNEĞİN İLK KADIN YÖNETİCİSİ SEÇİLDİ!

    Yapılan konuşmalar ardından dernek yönetiminin belirlenmesine geçildi. Tek listenin oluştuğu kongrede Ankara Dersimliler Derneğinin yeni başkanı Çiğdem Camkıran olarak açıklandı. Dernek içerisinde bu güne kadar seçilmiş ilk kadın başkan olan Camkıran ile birlikte yönetimde yer alan diğer isimler ise şu şekilde sıralandı:

    Mürüvet Saltık, Rıdvan Kalmaz, Nureddin Vara, Aysel Ekmekçi, Hıdır Boğan, Emre Deniz, Semra Turhan, Özcan Sarısaltık, Gökhan Akyol, Kenan Doğrul.

    PİRHA/ANKARA

  • Seyit Rıza ve arkadaşlarına Ankara’da anma: Dersim planlı bir katliamdır-VİDEO

    Seyit Rıza ve arkadaşlarına Ankara’da anma: Dersim planlı bir katliamdır-VİDEO

    PİRHA- Ankara’da bulunan demokratik kitle örgütleri, Seyit Rıza ve arkadaşlarının andı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panelde konuşan Tarihçi-Yazar Mehmet Bayrak, “Dersim planlı bir katliamdır ve Cumhuriyet tarihinin en büyük soykırımıdır” dedi.

    Dersim direnişinin öncülerinden Seyit Rıza ve arkadaşları katledilmelerinin 84’üncü yılında Ankara’da anıldı.

    Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçiler Sendikası (Tüm Bel-Sen) binasında yapılan anma, katledilenler için çerağ uyandırma ile başladı. Ardından katledilen Seyit Rıza ve arkadaşları için dara duruldu.

    Etkinliği düzenleyen Ankara Dersimliler Derneği, Ankara Vartolular Derneği, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Ana Fatma Cemevi, Devrimci Parti, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara İl Örgütü, İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, Karakoçan ve Yöresi Derneği, Kürdistan Komünist Partisi (KKP), Partizan, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Ankara İl Örgütü, Yeşil ve Sol Parti Ankara ve 78’liler Girişimi Ankara Şubesi adına okunan ortak basın açıklamasını Dersimliler Derneği Başkanı Yaşar Kılavuz okudu.

    “DERSİM ARŞİVLERİ AÇILSIN”

    Kılavuz, Seyit Rıza’nın “Ben sizin yalan hilelerinizle baş edemedim bu size dert olsun, ben de sizin önünüzde diz çökmedim buda size dert olsun!” sözleriyle konuşmasına başlarken şu şekilde devam etti:

    “Dersim halkı hala direnmeye ve asimilasyon politikalarına karşı durmaya çalışıyor. Bugün Dersim’in ormanları yakılıyor. Barajlar, HES’ler ve madencilikle doğası yok ediliyor. Türkiyeli devrimcilere, sosyalistlere ve Kürtlere karsı yapılan soykırımlar ile tüm muhaliflere diz çöktürmeye çalışıyorlar ama geçmişte yaptıkları politikaları bu toplum nasıl boşa çıkartı ise yine boşa çıkaracaklardır. 2009 yılında verilen sözler, yapılan özürlerin günümüzde hiçbir anlamı olmadığını biliyoruz. Samimi olmayan bir özrü, Dersimliler de dostları da kabul etmemiştir. 84’üncü yılında geçmişte yaptığımız açıklamalar ile yaptığımız talepler hala geçerlidir. Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalı, Hakikatleri İnceleme ve Araştırma Komisyonu kurulmalı, Dersim katliamı tüm yönleri ile birlikte açığa çıkarılmalı, baraj, HES projeleri ve madencilik faaliyetlerine son verilmeli. Köylerimizin Kürtçe isimleri geri verilmeli, kayıp çocuklarımızın, evlatlık verilenlerin ve sürgünlerin akıbetleri açıklanmalı, devlet arşivleri süzgeçten geçirilmeden olduğu gibi tüm çıplaklığı ile açılmalıdır.”

    “DERSİM COĞRAFYASINDA HALA KATLİAM YERLERİNDEN KEMİKLER ÇIKIYOR”

    Yapılan ortak açıklamanın ardından “84. Yılında Kefensiz Yatan Canlarımızı Anıyoruz” başlıklı panel düzenlendi.

    Panelde ilk olarak Dersimliler Derneği üyesi Hatice Çevik söz aldı. Çevik, Dersim’de katledilen çocukların ve kadınların yaşadıklarına değinerek; “Dersim coğrafyasında hala katliam yerlerinden kemikler çıkıyor. Birçok canımızın yerini bilmiyoruz. En son yapılan araştırmalar yüzün üzerinde katliam bölgesi olduğu ve buralarda çocukların kadınların daha çok katledildiği tespit ediliyor. 37-38’de mağaraya sığınan kadın ve çocuklardan bahsediyoruz. İnsanlar o dönemde dere kenarlarında toplu şekilde katlediliyor. Kalanlar ise kara vagonlarla bilmedikleri inançların, kültürlerin bulunduğu alanlara gönderiliyorlar. O zaman ki öteki olmak daha vahimdi. Mağaralara bakıldığında kadınlar ve çocuklara dair hakikatler var. Kadınlar, çocuk ağlamasını askerler duymasın diye göğsüne bastırırken, öldürdüğünü biliyoruz. Yaşam devam ediyor gibi gelse de yaşam çok sağlıklı bir şekilde devam etmiyor. Hala Dersim’in kayıp kızlarının akıbetleri hala bilinmiyor. Tecavüze mi uğradılar, katledildiler mi meçhul. Arşivler hala kapalı. Her yıl arşivlerin açılmasını istiyoruz. Evlatlık verilen kız çocukları hayal meyal geçmişlerini hatırlıyorlar. Bu gerçeklerle yüzleşilmesi gerekir” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE TARİHİ DİNSEL TEMİZLİK, TEK TİPLEŞTİRME VE TÜRK-İSLAMLAŞTIRMA TARİHİDİR”

    Panelin ikinci kısmında ise Tarihçi-Yazar Mehmet Bayrak, söz aldı. Bayrak, Dersim’e ‘Tunceli’ isminin verilmesinin de bir hakaret olduğunu belirterek Mustafa Kemal’in o dönemde Kürtlere verdiği sözlerin inkarının girişimlerinin 1920’li yıllarda başladığını ifade etti. Bayrak, ardından şunları dile getirdi:

    “Mustafa Kemal 1919’da Amerikan asıllı ajan Fransız gazeteciyle yaptığı gizli görüşmeler 1920, 1921 yıllarında görüştü. Kemalist kadroların yüzde 95’i eski İttihatçı kadrolardır. Yakın dönem tarihimizi iyi incelememiz gerekiyor. Devlet açık planda ret ve inkârcı gizli planda itiraf ve kabulcüdür. En azından son 120 yıllık Türkiye tarihi etno-dinsel temizlik, tek tipleştirme ve Türk-İslamlaştırma tarihidir. Abdülhamit Dönemi’nde Êzidî köylere zorla camii yaptırması gibi bugün de Êzidî bölgelerine zorla cami yaptırılıyor. O Abdülhamit, bu AKP. Zihniyette değişiklik yok. 1915 Ermeni Soykırımı, Süryani, Ezidî Kürt soykırımı, gizli anlaşmalardan sonra Rumların da ipleri çekildi. Kürtler kalmıştı. Lozan’ın bedeli Kürtlere ödetildi. Lozan ile birlikte Kürt coğrafyası 4’e bölündü. 1921 Anayasa’sına özerklik ve eşitlik maddeleri konuldu. 1922 yılında Meclis’te gizli görüşmelerde “özerklik” kanunu geçirildi.”

    “DRSİM’İN ARAŞTIRILMASI İÇİN KOMİSYON KURULDU AMA İŞLEMİYOR”

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu sıkıştırmak için gösterdiği “Dersim Belgesi”ni hatırlatan Bayrak, “O belgede 13 bin 500 kişinin katledildiği yazıyordu. Kılıçdaroğlu da ‘Madem öyle açın Dersim arşivini’ dedi. Meclis’te Dersim’in araştırılması için bir çalışma grubu oluşturuldu. Arşiv oluşturulması için komisyon kuruldu. Sordum o zaman 40 bin belge toplandığını söylendi. Ben gittiğimde komisyona Genel Kurmay, MİT, Dışişleri belgeleri göndermiş mi diye sordum. Ancak gönderilmediğini gördüm. Ancak bunlar belgeleri gönderirse, Dersim arşivi olur. Bana o zaman elimde olmayan iki fotoğraf gösterdiler. Bunlardan birinde Dersimliler bir tarlada toplanmış, kurşuna dizilmek üzere bekletiliyor, diğerin de de açık arazide Dersimliler toplanmış, trenlerle sürgüne gönderilmek üzere. Bu iki fotoğraf için bizden dilekçe aldılar. Hala incelemek için bekliyorum” dedi.

    “DERSİM TAMAMEN PLANLI BİR KATLİAMDIR”

    Alevilerin ve Kürtlerin tarihinde 7 uğursuz ‘T’ olduğunu ifade eden Bayrak son olarak şunları dile getirdi:

    “Bunlar tedip, tenkil, taqtil, tehcir, temsil, temdin, tasfiye gerçekleştirilmişti. Tedip, askeri harekatla hizaya getirmedir. Tehcir, sürgün, temsil, asimilasyon demektir. Temdin, medenileştirme. Devletin resmi mezhebi Hanefiliktir. 1925’de Diyanet İşleri kurulduğunda Mustafa Kemal, Kur’an tefsiri yapılacak, Aleviliğe yer verilmeyeceği gibi Şafiilik de yer almayacak diyor. 1925 katledilen insanların sayısı 15 bin 500’tür. Türkiye nüfusu o zaman 12 milyondur. Türk Devleti o zaman 16 filoluk zehirli gazla müdahale ediyor. Ağrı-Zilan’da sayı bilinmiyor. Dersim tamamen planlıdır. 1935’te Tunceli diye bir il oluşturuldu. Dersim coğrafyası büyük bir eyalettir. Parçalama ve yönetme politikası kapsamında küçük bir il oluşturuldu. Oraya Korgeneral rütbesinde bir Vali’nin atanmasını İsmet Paşa istiyor. 1936’da Celal Bayar’da aynı şeyleri onaylıyor. 1936’da aşiretlerin silahları toplandı. Silahları toplayan Umumi müfettişlikler (sömürge) valilikleridir. Devlet kimde ne kadar silah olduğunu biliyor. Çünkü Osmanlı döneminde Ruslara karşı devlet veriliyor. 3 kolordu ve iki süvari tümeniyle giriliyor. 1938’de Harbut merkezinde tam teçhizatlı kolluk kuvvetleri yürüyüş yapıyor. 40 bin kişidir. Tüm batılı devletlerin büyükelçileri, Hava, Kara ateşeleri loca da izliyor. Ders alınması gereken önemli hususlardır. Dersim soykırımdır. Cumhuriyet tarihin en büyük soykırımıdır.”

    Gerçekleştirilen anma, panelin ardından çerağ sırlama ve deyişlerle sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Kılavuz’dan Yıldız’ın tutuklanmasına tepki: Ayıptır, günahtır, cinayettir-VİDEO

    Kılavuz’dan Yıldız’ın tutuklanmasına tepki: Ayıptır, günahtır, cinayettir-VİDEO

    PİRHA-Dersim-Der Ankara Şube Eş Başkanı Yaşar Kılavuz, Veli Yıldız’ın tutuklanmasına tepki göstererek, “Veli Yıldız Dersim toplumu için bir değerdir ve insanı kâmildir. Ayıptır, zulümdür, cinayettir” dedi.

    Dersim Pülümür’de 3 gün önce evine yapılan bir baskında gözaltına alınan Veli Yıldız daha sonra çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

    Dersim’in renkli kişiliği olarak toplumsal ve inançsal tüm etkinliklerde gücü oranında yer alan Veli Yıldız’ın tutuklanmasına tepki gösteren Ankara Dersimliler Derneği Eş Başkanı Yaşar Kılavuz, Yıldız’ın bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulundu.

    “VELİ YILDIZ (KALO XIZIR) TÜM DERSİMLİLER İÇİN BİR DEĞERDİR”

    Kılavuz, Veli Yıldız’ın Dersim coğrafyası ve kültürüne dair bir çok eylemde ön saflarda olduğunu hatırlatarak, “Veli Yıldız diğer bir adıyla Kalo Xızır Veli Yıldız Dersim’in insani kamillerinden birisidir. Veli Yıldız yaşam tarzıyla Dersim’e örnek olmuş kişiliklerden birisidir. Veli Yıldız Dersim’de yapılan gerek çevre eylemleri, gerek doğa eylemleri,  gerekse de Dersim 38’le ilgili yapılan tüm anmalarda ve etkinliklerde Veli Yıldız’ı ön saflarda görebilirsiniz” diye konuştu.

    “YILDIZ YAŞAM TARZIYLA ÖRNEK BİR KİŞİLİKTİR”

    Veli Yıldız’ın Dersim için toplumsal bir değer olduğuna vurguda bulunan Kılavuz, Yıldız’ın bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulundu. Kılavuz, “Veli Yıldız Dersim için bir değerdir. Buradan tüm yetkililere soruyorum 65 yaşındaki bir insan Dersimde yaşam tarzıyla örnek kişiliği ile bu devlete ne yapmıştır, ne suç işlemiştir de bu insani kâmili tutukladınız. Hırsızlık mı yaptı,  adam mı öldürdü, ne suçu vardı. Veli Yıldız’ın bir an önce serbest bırakılmasını ve özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz. Veli Yıldız Dersim toplumu için bir değerdir ve insanı kâmildir. Ayıptır, zulümdür, cinayettir. Veli Yıldız’ın bir an önce serbest bırakılmasını bir insan olarak talep etmekteyiz” şeklinde konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • Ankara Dersim-Der Başkanı Kılavuz: Munzur kutsalımızdır, betonlaşmasına izin vermeyiz-VİDEO

    Ankara Dersim-Der Başkanı Kılavuz: Munzur kutsalımızdır, betonlaşmasına izin vermeyiz-VİDEO

    PİRHA-Dersim-Der Ankara Şube Eş Başkanı Yaşar Kılavuz, Dersim’de ziyaretçilerin doğaya ve kutsallara duyarlı olmalarını istedi. Kılavuz, Munzur Gözelerindeki peyzaj çalışmasına ilişkin de “Yapılacak peyzaj projesinde doğal SİT alanının korunması ve uygun bir şekilde yapılması gerekiyor” dedi.

    Dersim-Der Ankara Şube Eş Başkanı Yaşar Kılavuz son dönemde Dersim’deki insan yoğunluğunun kutsalların ve doğanın tahribatına yol açmasına ve Munzur Gözelerine yapılmak istenen peyzaj projesine ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “DERSİM’E GELEN DOSTLARIMIZDAN ÇEVREYE ÖZEN GÖSTERMELERİNİ İSTİYORUZ”

    Kılavuz, pandemiden kaynaklı hastalanma oranlarında artışların olduğuna dikkat çekerek, şunları ifade etti:

    “Kurban Bayramı dolayısıyla Dersim’e çevre illerden ciddi bir yığılmalar oldu. Tabii ki bu bizleri memnun ediyor fakat bu ziyaret dolayısıyla hastalığın yayılması da fazlalaştı. Biliyorsunuz Dersim’de sağlık kurumları yeterli düzeyde değil, 1-2 tane devlet hastanesi var. Bu da Dersim nüfusuna cevap verebilecek durumda değil. Buraya gelen dostlarımızdan ricamız hastalıkla ilgili kurallara uymaları gerekiyor. Uymadıkları sürece hastalık daha da çoğalacak. Dersim’e gelen dostlarımızdan ricamız, çevreye özen göstermeleri gerekiyor. Dersimliler olarak bizlerin çevre duyarlılığı oldukça yüksek bir düzeyde. Maalesef dışarıdan gelen dostlarımız çevremizi, Munzur‘u, Kutu Deresi’ni büyük bir ölçüde kirletmekte, çöplerini bırakmaktalar. Bu konuda duyarlılık göstermelerini istiyoruz.”

    Munzur Gözelerine yapılmak istenen peyzaj projesine de değinen Kılavuz, konuyla ilgili Dersim Dernekleri Federasyonu’nun süreci takip ettiğini belirterek, “Valilikle ve diğer kurumlarla ilgili görüşmeler yapıldı ancak olumlu bir netice alınamadı” dedi.

    “MUNZUR BİZİM KUTSALIMIZDIR”

    Munzur Gözelerinin, Dersimliler açısından kutsal mekân olduğunu vurgulayan Kılavuz, sözlerine şöyle devam etti:

    “Yapılacak peyzaj projesinde doğal SİT alanının korunması ve uygun bir şekilde yapılması gerekiyor. Bu proje hazırlanırken maalesef ne Dersimlilerden ne Dersim’deki kurumlarından herhangi bir görüşme, herhangi bilgi alınmadı. Kurumların görüşleri alınsaydı ortak bir proje yapılabilirdi. Görüşmeler sürüyor, ihalesi yapılmış peyzajına başlanacak. Bu durum bizler açısından önemli bir problem. Bu problemin giderilmesi ve yetkililerin duyarlı olması gerekiyor. Munzur bizim kutsalımızdır. Munzur’a yapılacak herhangi bir betonlaşma, herhangi bir yanlış proje doğanın tahribatını daha da yükseltecektir. Mücadelemiz devam ediyor ve herkesin de duyarlı olmasını istiyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Yaşar Kılavuz: Sivas davasının uluslararası boyuta taşınması için destek vereceğiz-VİDEO

    Yaşar Kılavuz: Sivas davasının uluslararası boyuta taşınması için destek vereceğiz-VİDEO

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa’nın Sivas davasının uluslararası platforma taşınması için imza kampanyası çağrısına Dersimliler Derneği’nden destek geldi. Derneğin Eş Başkanı Yaşar Kılavuz, “Bununla ilgili yapılacak tüm eylem ve etkinliklere, imza kampanyasına destek vereceğiz” dedi.

    27 yıl önce Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa, katliamın aydınlatılması için mücadele yürütüyor. Katliamda ölen Carinna Cuanna’nın Hollanda vatandaşı olduğu ve bu ülkenin davaya müdahil olması durumunda davanın uluslararası platforma taşınacağına dikkati çeken Karababa, Alevilere de, Cuanna ile ilgili bir imza kampanyası yapmaları için çağrı yapmıştı.

    “DAVAMIZA NE KADAR SAHİP ÇIKTIK, MÜDAHİL OLDUK”

    Alevilerin yapacağı imza kampanyası sonucunda Hollanda devletinin davaya müdahil olması durumunda davanın uluslararası platforma taşınacağı çağrısına ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulunan Dersim-Der Ankara Şube Eş Başkanı Yaşar Kılavuz, Sivas Katliamı’nın 27. yılında pandemiden kaynaklı kitlesel anmalar yapılamadığını belirterek, “Sivas Katliamı Alevilere yapılmış katliamların sonuncusudur. 1937-1938 yıllarında Dersim’de, 1979 yılında Maraş’ta, 1980 yılında Çorum’da ve 1993 yılında da Sivas’ta yaşadık. Tabii ki biz Aleviler bu davalara ne kadar sahip çıkabildik, ne kadar müdahil olduk orası tartışılır” dedi.

    “ÖRGÜTLENEREK GÜÇLÜ BİR TOPLUM OLMAMIZ GEREKİYOR”

    Örgütlü toplumların güçlü olduğunun altını çizen Kılavuz, Alevilerin de örgütlerine daha fazla sahip çıkması gerektiğini belirterek, şunları ifade etti:

    “Bir çok Alevi kurumu var. Bu kurumlara baktığımız zaman ne kadar örgütlüler. Türkiye’de 15-20 milyon Alevi olduğu söyleniyor. Alevi toplumunun örgütlü olmamasından dolayı geçmişte yaşanan acılar, yaşanan katliamlar belki de sürecektir. Tabii ki bilemiyoruz ama devletin Alevilere bakış acısını hepimiz biliyoruz. Okullarda Alevi çocuklarına yapılan davranışlar, Alevilerin, cemevlerinin tanınmaması gibi durumlar ortada. Devlet, ‘bizim gibi müslümansanız bizim gibi inanmanız gerekiyor’ diyor ve Alevilerin kendileri gibi inanmalarını istiyor. Tabii ki bunlar asimilasyonun bir parçası. Alevlerin kendi felsefesi, inancı ve ibadet yerleri var. Ne diyor? Müslüman mısınız evet o zaman müslümansanız sizin ibadet yeriniz camidir. Hala biz bunlardan kurtulamadık. Alevlerin inanç yerleri tabii ki cemevleridir. Cemevlerinde ibadetlerini yapacaklardır, cenazelerini kaldıracaklardır. Bununla ilgili olarak Alevi kurumları elbette ki buna sonuna kadar sahip çıkmak durumundadır.”

    “ALEVİLER ÖRGÜTLENMEZ KURUMLARINA SAHİP ÇIKMAZSA YENİ KATLİAMLAR YAŞANABİLİR”

    Yaşar Kılavuz, “Eğer Alevi toplumu kurumlarına sahip çıkmazsa Dersim’de yaşadığımızı yaşayacağız, Çorum’da yaşadığımızı yaşayacağız, Maraş’ta yaşadığımızı yaşayacağız. Sivas Katliamı aslında Alevilere yapılan soykırımın sonuncusu olarak görünüyor ama bu böyle devam ederse daha biz soykırımları yaşayacağız” diyerek şunları söyledi:

    “1993 yılında Sivas’ta katliam olduğu zaman Ankara Tunceliler Vakfı’nın yapılan bu şenliklerde tertip komitesinde olduğu söyleniyor. Onunla ilgili pek bilgim yok. Ankara’da Dersimliler Derneği 1995 yılında kuruldu. 95 yılından bugüne kadar da Sivas Katliamı ile ilgili yapılan tüm eylem ve  etkinliklere biz de katılıyoruz, tertip komitelerinde yer alıyoruz, bununla ilgili  çalışmalar da yapıyoruz. 2 Temmuz öncesi yapılan etkinliklerde daha öncesinden de geçmiş yıllara dönük de katliamlarla ilgili Dersimliler Derneği olarak bizim de programlarımız vardı.

    “HOLLANDA DEVLETİNİN SİVAS DAVASINA MÜDAHİL OLMASI İÇİN YAPILACAK OLAN İMZA KAMPANYASINA DESTEK VERECEĞİZ”

    Katliamla ilgili Gülsün Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa’nın imza kampanyası başlatma çağrısı var. Biz de Dersimliler Derneği olarak bu imza kampanyasını tabii ki destekliyoruz. Ayrıca bu katliamda hayatını kaybeden Carina Cuanna’ya maalesef Hollanda sahip çıkmadı. Bununla ilgili yapılacak tüm eylem ve etkinliklere, imza kampanyasına veya Hollanda devletine yönelik ne yapılması gerekiyorsa biz dernek olarak her zaman destek vermeye devam edeceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

     

     

     

  • Ankara Dersim-Der Eş Başkanı: Cumhurbaşkanı Dersim Katliamı belgelerini açıklasın-VİDEO

    Ankara Dersim-Der Eş Başkanı: Cumhurbaşkanı Dersim Katliamı belgelerini açıklasın-VİDEO

    PİRHA- Dersim-Der Ankara Şube Eş Başkanı Yaşar Kılavuz, yıldönümü yaklaşan 4 Mayıs Dersim Tertelesi dolayısıyla başta Dersimliler olmak üzere herkesi 4 Mayıs günü evlerinde mum yakmaya davet etti.  Kılavuz, Cumhurbaşkanının katliamla ilgili belgeleri açıklamasını istedi. 

    Dersim Der Ankara Şube Eş Başkanı Yaşar Kılavuz, 4 Mayıs Dersim Tertelesi yaklaşırken, PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    Konuşmasına 1 Mayıs’ı kutlayarak ve yaşamını yitirenleri anarak başlayan Kılavuz, “4 Mayıs biz Dersimliler için kara bir gündür. 4 Mayıs 1937’de toplanan Bakanlar Kurulu Dersim’in tenkil edilmesine dair bir karara imza atar. Bu karar ile birlikte Dersim‘de katliamlar başlar, yapılan bu katliamla birlikte devletin resmi kayıtlarına göre 13 bin 160 insanımız katliama uğramıştır” dedi.

    “DEVLET ‘DERSİMDE 13 BİN KİŞİYİ ÖLDÜRDÜM’ DİYORSA GERİSİNİ SİZ DÜŞÜNÜN”

    Dersim Tertelesi’nde yaşamını yitirenleri unutmayacaklarını belirten Kılavuz şöyle devam etti:

    “Eğer bir devlet ben resmi olarak 13 bin 160 kişiyi öldürdüm, diyorsa gerisini varın siz düşünün. Bizim yerel kaynaklarımız ve biz Dersimlilerin katliamda öldürülen insan sayısının daha fazla olduğunu 30 bin- 40 bin hatta 70 bine yakın olduğunu düşünüyoruz. Dersimliler olarak biz hiçbir zaman kin gütmedik, gütmeyeceğiz. Biz Dersimlilerin talepleri gayet insanidir, vicdanidir.
    4 Mayıs katliamında yitirdiğimiz tüm canlarımızı hiçbir zaman unutmayacağız ve unutturmayacağız.

    “CUMHURBAŞKANINDAN BELGELERİ AÇIKLAMASINI İSTİYORUZ

    Biz Ankara Dersimliler Derneği olarak 4 Mayıs Katliamı ve 17 Kasım anmaları için yaptığımız açıklamalarda ülkeyi yöneten Sayın Cumhurbaşkanının 2010 yılında başbakanken yaptığı açıklamalar vardı. Bu açıklamalarda ne diyordu? Dersim‘de yaşananlar için bir katliamdır, diyordu ve literatürde varsa ben özür diliyorum. Bugün Cumhurbaşkanı ülkeyi yönetiyor. Cumhurbaşkanına buradan çağrımızdır. Gerçekten Dersim’de bir katliam varsa, devlet sizin elinizde, belgeler her şey devletin elinde. Biz belgelerin açıklanmasını istiyoruz. Bizim Dersimliler olarak taleplerimiz var bu taleplerimiz gayet insani ve vicdanidir.”

    “‘DERSİM’ ADI İADE EDİLSİN”

    Dersim Der Ankara Şube Eş Başkanı Yaşar Kılavuz, taleplerini şöyle sıraladı:

    *Dersim adının iade edilmesi,

    *Evlatlık verilen kız çocuklarının akıbetlerinin açıklanması.

    *Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanması.

    *Alevi Kızılbaş inancının üzerindeki baskı ve asimilasyonların kaldırılması.

    *Dersimin insansızlaştırma projelerinden vazgeçilmesi ve Dersim‘de yapılmak istenen baraj ve HES projelerinin bir daha yapılmamak üzere iptal edilmesi.

    Dersim Der Ankara Şube Eş Başkanı Yaşar Kılavuz, başta Dersimliler olmak üzere herkesi 1937’de-38’de katliama uğrayan tüm canlar için 4 Mayıs günü evlerinde mum yakmaya davet etti.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

     

  • Ankara Dersim-Der Eş Başkanı: Karanlık tünelden 24 Haziran’da çıkacağız-VİDEO

    Ankara Dersim-Der Eş Başkanı: Karanlık tünelden 24 Haziran’da çıkacağız-VİDEO

    PİRHA- Dersim-Der Ankara Şube Eş Başkanı Yaşar Kılavuz, 24 Haziran seçimlerini PİRHA’ya değerlendirdi. Kılavuz, “16 Nisan’da karanlık bir tünele girdik, 24 Haziran’da bu karanlık tünelden hep birlikte çıkmamız gerekiyor” dedi.   

    Dersim-Der Ankara Şube Eş Başkanı Yaşar Kılavuz, 24 Haziran seçimlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    Kılavuz, 24 Haziran’da yapılacak seçimlerde Alevilerin tavrının çok önemli olduğunu belirterek,  “Aleviler kime oy verecek diye sorarsanız, Aleviler demokrasiden, özgürlükten, barıştan ve insan haklarından yana partilere oy vereceklerini düşünüyorum. Bu da Alevilerin net tavrıdır” dedi.

    “16 NİSAN’DA KARANLIK TÜNELE GİRDİK 24 HAZİRAN’DA ÇIKACAĞIZ” 

    “Aleviler bu ülkenin ezilmişleri, ötekileştirilmiş halkları olarak 24 Haziranı iyi değerlendireceklerdir” diyen Kılavuz, şöyle konuştu:

    “16 Nisan’da karanlık bir tünele girdik, karanlık bir tünel içerisindeyiz. 24 Haziran da bu tünelden çıkmamız gerekiyor. Onun için biz Aleviler, ötekileştirilenler, ezilenler 24 Haziranda bunu iyi değerlendirmesi gerekiyor. Demokrasiden, insan haklarından özgürlüklerden yana partilere oy kullanacaklardır diye düşünüyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Ankara’da, 4 Mayıs Dersim Tertelesi’nde yaşamını yitirenler anıldı-VİDEO

    Ankara’da, 4 Mayıs Dersim Tertelesi’nde yaşamını yitirenler anıldı-VİDEO

    PİRHA – Dersim Derneği Ankara Şubesi Dersim Katliamı ile ilgili şube binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “4 Mayıs, Dersim katliamının siyasi emrinin verildiği tarihtir. 4 Mayıs, Laç Deresi’nde, Halvori’de, Kutudere’sinde can bırakılmamasının fermanıdır. 4 Mayıs, Munzur’un günlerce kan akması, toprağa kefensiz düşenlerin Munzur ile akıp gitmesidir” ifadeleri yer aldı.

    Dersim Derneği Ankara Şubesi’nde 4 Mayıs Dersim Tertelesi’nde yaşamını yitirenler anıldı. Anmaya ABF Genel Sekreteri Müslüm Metin, PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, HBVAKV Genel Merkez Yönetim Kurulu adına Birsen Kulu, İHD Genel Merkez Yöneticisi İsmail Boyraz, Dersim Mağdurlar Platformundan İbrahim Öğgeyik, Dersim 37-38 Bellek Platformundan Kazım Genç katıldı.

    Anmada yapılan açıklamayı dernek başkanı Yaşar Kılavuz okudu. Kılavuz, “Bundan 81 yıl önce, 4 Mayıs 1937 tarihinde Bakanlar Kurulu, “Tunceli Tenkil Harekâtına Dair Bakanlar Kurulu Kararı” nı almışlardır. Kararda silahlı direnişçilerin imha edilmesi, köylerin yakılması-tahrip edilmesi, geride kalanların sürgün edilerek Dersim’in bitirilmesi öngörülmüştür. Kararda aynen “Sadece taarruz hareketiyle ilerlemekle iktifa ettikçe (yetindikçe) isyan ocakları daimi olarak yerinde bırakılmış olur. Bunun içindir ki, silâh kullanmış olanları ve kullananları yerinde ve sonuna kadar zarar vermeyecek hale getirmek, köyleri kâmilen tahrip etmek ve aileleri uzaklaştırmak lüzumlu görülmüştür.” denilmektedir” diye konuştu.

    “4 MAYIS DERSİM KATLİAMININ SİYASİ EMRİNİN VERİLDİĞİ TARİHTİR”

    Açıklamada, “4 Mayıs, kıyıma ve katliama başlangıcın, tarihe düşülmüş kara bir lekesidir. 4 Mayıs, Dersim katliamının siyasi emrinin verildiği tarihtir. 4 Mayıs, Laç Deresi’nde, Halvori’de, Kutudere’sinde CAN bırakılMAMAsının fermanıdır. 4 Mayıs, Munzur’un günlerce kan akması, toprağa kefensiz düşenlerin Munzur ile akıp gitmesidir. 4 Mayıs, genç kızlarımızın ve kadınlarımızın zalimin eline geçmemek için kendilerini dağlardan, kayalardan atarak onurlarını korumasıdır.

    Ve o gün yazılmıştır, Dersim’in katlinin fermanı. Karar metninin üzerinde “Cumhurbaşkanı ve Mareşal’in huzurları ile tetkik ve mütalaa edilerek aşağıdaki sonuca varılmıştır” şeklinde bir not düşülmüştür. Cumhurbaşkanı ve genelkurmay başkanı, bakanlar kurulunun bu toplantısında hazırdır ve kararın ortağıdırlar. Ve siyaseten de bunun anlamı, söz konusu olanın bir hükümet kararı değil, bir devlet kararı, devlet iradesi olduğudur. Yani bu, düpedüz devletin en üst mercilerinde kurgulanmış, planlanmış bir katliamdır” ifadeleri yer aldı.

    “81 YILDIR BU ACIYLA YÜZLEŞİLMEDİ”

    “Kentin, köylerin, dağların isimleri değiştirilmiş, bu planlı katliam, sosyal ve kültürel kırımla sürdürülmüştür ve halen de sürdürülmeye devam etmektedir. Referans noktaları Türklük ve Sünni İslam olan bir ulus-devlet inşaacıları, Kürt-Kızılbaş kimliği ve direnişçi geleneği nedeniyle Dersim’i ve Dersim halkını hedef almış, katliamı aşar şekilde soykırıma girişmişlerdir” diye konuşan Kılavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “81 Yıldır bu acıyla yüzleşilmedi. Katliamın üzerindeki sis perdesi kaldırılıp gerçeklerin gün yüzüne çıkarılması sağlanmadığı gibi, sorumlulardan hesabı da sorulmadı. Aksine bütün siyasi iktidarlar, inkar ve imha siyasetiyle katliamın sürdürücüsü oldular. Dersim halkı ve kurumları yıllardır bu katliamın bütün yönleriyle aydınlatılması ve hesabının sorulması için mücadele ediyorlar ve mücadelelerini sürdürmeye devam edecekler.

    Dersimliler ve kurumları olarak dersimin acılarının siyasal ranta ve hesaplaşmaya dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz. Bir yanda yarım ağız dilenen bir özür, ama gereğini yapmayan zihniyet, öte yanda ise aradan geçen süreye rağmen katliamdaki payını, sorumluluğunu görmeyen statükocu tekçi anlayış, “literatürde yeri varsa özür dileriz” diyenle, “araştırın belki bir şey yoktur” “kötü mü olmuş Dersimliler uygarlaşmış diyen zihniyet arasında, bizim açımızdan her hangi bir fark yoktur.

    Bütün bu gelişmelere rağmen bir yandan zulüm sahiplerini umut olarak gösteren, acılarımızı komisyonlara, tazminatlara taşımaya çalışanları da Dersimliler, kendilerini katledenlerle aynı görmektedirler.”

    “DERSİM’DE ANIT YAPILMASINI İSTİYORUZ”

    Daha sonra söz alan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ise şöyle konuştu:

    “Gerek Cumhuriyet’ten sonra birçok alevi katliamının karşılaştığımızı görüyoruz.1914 Ermenilere yapılan katliamlar sonrasında Koçgiri katliamı ve bu süreçten sonrada birçok katliamla halkımız karşı karşıya kalmıştır diyen kaplan, Özellikle Devlet Dersimle yüzleşmediği için ondan sonra gelen diğer katliamların üzeri kapatıldı henüz açıklığa kavuşmuş değildir. 5-6 Haziran olayları vs. Biz özellikle aleviler olarak Dersim katliamında Seyit Rıza ve arkadaşlarınız mezar yerlerinin tespit edilip ve Dersim katliamında yaşamını yitirenler adına Dersim’de bir anıtın yapılmasını istiyoruz.”

    “İNADINA YAŞAYACAĞIZ, HESAP SORACAĞIZ”

    Ardından İHD Genel merkez yöneticisi İsmail Boyraz yaptığı açıklamada;

    “Bu topraklar büyük açılar yaşadı gerek Osmanlı, gerekse de Cumhuriyet döneminde Türkiye’de 1908’den sonra yapılan bütün katliamlar insanlığa karşı işlenen suçlar maalesef cezasız kaldı. Biz insan halkları derneği olarak 1908’den bugüne insanlığa karşı işlenmiş olan tüm katliamların açığa çıkmasını savunuyoruz. Türkiye’de devletin gerçekleştirmiş olduğu bu katliamlar açığa çıkarılıp yüzleşemediği sürece katliam riski devam edecektir” dedi.

    ABF Genel sekreteri Müslüm Metin ise “Biz Alevilerin tarihi katliamlarla dolu bir tarihtir diyen Metin destanlarımızda katliamlar üzerinedir. Devletin her katliamda yüzleşmesi lazımdır. Dersim Sivas, Çorum, Ankara saylanamayacağımız kadar Kerbel’dan beri acıyı yaşayan bir toplumuz ama hep acıyı yaşatıyorlar çünkü biz doğayı seven insanı seven doğadaki her şeyi seven bir toplum olduğumuz için bizden korktukları için yaşamamızı istemiyorlar. Biz inadına yaşayacağız inadına hesap soracağız. Bu duygularla Dersim katliamını kınıyor, katliamında yaşamını yitirenleri saygı ile anıyor, anıları önünde saygı ile eğiliyorum” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Ankara Dersimliler Derneği üyesi kadınlardan öğrenciler için kermes-VİDEO

    Ankara Dersimliler Derneği üyesi kadınlardan öğrenciler için kermes-VİDEO

    PİRHA-Üniversite öğrencilerine burs vermek için kermes düzenleyen Ankara Dersimliler Derneği üyesi kadınlar, el emekleriyle bir şeyler yapıyor ve herkesten destek bekliyor.

    Ankara Dersimliler Derneği üyesi kadınlar üniversite öğrencilerine burs vermek için kermes düzenledi. Kermese emek veren kadınlar düşüncelerini PİRHA ile paylaştılar.

    DAHA FAZLA ÖĞRENCİYE BURS VERMEYİ AMAÇLIYORLAR

    Yönetim kurlu seçildikten ve komisyon kurulduktan sonra gençlerin kendilerine bir projeyle geldiklerini söyleyen Ankara Dersimliler Derneği Mali Sekreteri Zeynep Soylu, bu projedeki birinci hedefin ilk etapta üniversite öğrencilerine burs verilmesi olduğunu belirtti. Projenin amacına ulaşma yolunda hızla ilerlediğini ifade eden Soylu, şuanda Ankara’da bulunan 7 Dersimli öğrenciye burs vermeye başladıklarını, bu dönem sonuna kadar bu sayının 10 olacağını ve Eylül’den sonra daha da fazla öğrenciye burs vermenin birinci amaçları olduğunu kaydetti.

    “YOKTAN VAR ETMEYİ DÜŞÜNDÜK”

    “Biz para harcayarak bir şey meydana getirmek yerine yoktan var etmeyi düşündük” diyen Soylu, artık kumaşlarla çocuk elbiseleri yaptıklarını, eski kanehçeleri değerlendirdiklerini, pek çok kadının kendilerine bağış olarak kumaş gönderdiğini ve bu kumaşlarla kıyafetler çıkardıklarını belirterek amaçlarının hem derneğe gelir hem de gençlik komisyonu Kemal Yıldız ve Düzgün Yıldız burs fonuna kaynak yaratmak olduğunu ifade etti. Soylu, Nisan’da bir çalışmalarının daha olacağını ve farklı çalışmalarla bu fonu ayakta tutmaya çalışacaklarını da ekledi.

    DESTEK BEKLİYORLAR

    Fona emek veren kadınlardan Ayten Turhan, ufak tefek şeyler yaparak gençlere yardımcı olmak istediklerini söyleyerek herkesin desteğini beklediklerini de belirtti.

    Gençler için yardımlaşmaya geldiğini ifade eden Güllü Keskin de “Gençlerimizi okutursak çok güzel olur” dedi.

    Ankara Dersimliler Derneği yönetiminde yer alan Semra Turhan, gençlere katkıda bulunmak için Dersimli kadınlarla el ele verdiklerini, bu işte herkesin emeği olduğunu ve tüm dostlarını beklediklerini söyledi.

    Ellerinden geldiği kadar gençlere katkıda bulunmak için bir şeyler öğrettiklerini belirten Şirin Boğan da kadınların güçlü olması gerektiğine vurgu yaparak okuyan öğrencilere katkıda bulunmak istediğini de ekledi.

    “İLK MUMU BİZ YAKTIK”

    Etkinlikte elde edilen tüm gelirin okumak isteyip de okuyamayan öğrencilere verileceğini belirten Seher Varo ise “Aydınlık bir geleceğe ulaşmak isteyen tüm güneşlerimiz için onlara bir destek dağlamak istiyoruz. Herkesi de bu çalışmaya katılmaya bekliyoruz çünkü dünyayı güzelleştirmek, Türkiye’yi güzelleştirmek için bir adım atmalıyız. İlk mumu biz yaktık. Umarım bu daha büyük bir güneşe ulaşır. Her şey aydınlık gelecekler, kadınlarımız, çocuklarımız ve tüm ezilen emekçi kardeşlerimiz için” dedi.

    Amaçlarının Ankara’da okuyan Dersimli öğrencilere burs vermek olduğunu yineleyen Ankara Dersimliler Derneği Başkanı Yaşar Kılavuz da tüm dostları kermese beklediklerini belirtti.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • Dersim-Der Ankara Şubesi’nden üniversite öğrencilerine burs-VİDEO

    Dersim-Der Ankara Şubesi’nden üniversite öğrencilerine burs-VİDEO

    PİRHA – Dersim-Der Ankara Şubesi, Gençlik Komisyonu kurulduğundan bugüne bir ilki gerçekleştirerek yoksul Dersimli öğrencilere burs verdi. Konu ile ilgili gelişmeleri Dersim-Der Ankara Şube Başkanı Yaşar Kılavuz, Gençlik Komisyon Başkanı ve üyeleri çalışmalarını PİRHA’ya anlattı. 

    Haberin videosu

    Dersim-Der Ankara Şubesi, gençlik komisyonu kurulmasıyla birlikte Dersimli öğrencilere burs vermeye başladı.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Dersim-Der Ankara Şube Başkanı Yaşar Kılavuz, “Gençlik komisyonumuzun kurulması ve çalışmalarına başlamasıyla birlikte kahvaltı düzenledik. Sonrasında belirlediğimiz üniversitede durumu elverişli olmayan çocuklara burslarını takdim ettik. Gençlik komisyonu bu konuda çok iyi çalıştı. Gençlik komisyonunun bu çalışmalarından dolayı hepsine tek tek teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    “8 MART’TA KERMES YAPMAYI PLANLIYORUZ” 

    Şu anda 7 öğrenciye burs verdiklerini belirten Kılavuz, “Öğrenci sayısını 10’a çıkarmayı düşünüyoruz. Okulların kapanmasına kadar öğrencilerimize bursumuz devam edecek. Yeni dönemde de burslarımız devam edecek. Bu konuda çalışmalarımız sürüyor” dedi ve şöyle devam etti:

    “Ayrıca Kadın Komisyonu çalışmamız var. 8 Mart’ta kermes yapmayı planlıyoruz. Kadınlarımız da güzel şeyler yapıyor, onlara da teşekkür ediyorum. 8 Mart kermesimizi dostlarımızla açacağız. Kermesteki gelirin bir kısmını yine fona aktaracağız. Bu konuda hemşehrilerimizi, dostlarımızı kermesimize davet ediyorum. Gelsinler, alacakları küçük bir şeyin bile eğitime katkısı olacaktır.”

    Ankara Dersimliler Derneği Gençlik Kolları Başkanı Uğur Boğan ise şunları aktardı:

    “Yeni yönetimimizle birlikte gençlik olarak bir projeye imza attık. Dersim’den gelen ve Ankara’da okuyan arkadaşlarımıza burs veriyoruz. Şu an 7 öğrenci arkadaşımıza burs veriyoruz. Bütçemiz biraz daha artarsa öğrenci sayısını daha da artırmayı düşünüyoruz. Bu yüzden Türkiye’deki Dersimli büyüklerimizden desteklerini bekliyoruz. Herkesin de destek olmasını bekliyoruz.”

    “DERSİMLİ GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM”

    Ankara Dersimliler Derneği Gençlik Komisyonu üyesi Derya Dönmez de, “Ankara Üniversitesi’nden mezunum. Dersimli gençler olarak bir araya geldik ve burs projesi hazırlamaya karar verdik” diye konuştu.

    “Bu burs projesiyle ihtiyacı olan öğrencilere yardım etmeyi amaçladık. Bugün bunun ilk adımını attık. Öğrencilerle bir araya geldik. Tahminen 10’a yakın bir öğrenci sayımız var. Bu öğrencilerin her anlamda yanında olmaya çalışıyoruz. Burada kendisini yalnız hissedenlere ‘biz buradayız’ demek için onlarla bir araya gelmek istedik. Bu maddi olarak değil, manevi olarakta bir destek. Bugün öğrencilerle kahvaltıda bir araya geldik. Tanışma, kaynaşma ve sohbet içeresinde olduk.
    Ötekileştirilmeye maruz kaldığımız, ayrımcılığa uğradığımız bu süreçte en azından kentlerde bir araya gelip bunun bir kıvılcımını oluşturduk. Sloganımız şu: Buradayız ve yanınızdayız. Hep birlikte bir şeyler yapalım, Dersimli gençlerimize sahip çıkalım.”

    “AMACIMIZ ÖĞRENCİLERE HEM MADDİ HEM MANEVİ DESTEK OLMAK”

    Temel amaçlarının Dersim’den gelen öğrencilere, maddi durumları kısıtlı olan insanlara umut olmak olduğunu belirten Ankara Dersimliler Derneği Gençlik Komisyonu üyesi Ali Ekber Coşkun ise “Bizim buraya gelecek öğrenci arkadaşlarımıza şunu söylüyoruz: Orada bir derneğimiz var sığınabileceğimiz bir liman var. O duyarlılıkla gelmelerini istiyoruz. Sadece maddi olarak değil, manevi olarak da yardım etmek amacımız” dedi.

    Coşkun, “Amacımız bunu yerellikten öte evrensele taşımak bunun için de sadece Ankara içi değil, Ankara dışından da ne kadar çok katılım olursa ve ne kadar çok bağış toplanırsa dershaneye gidecek ya da üniversiteye hazırlanacak parası olmayan öğrencilerimize matematik, fizik, kimya gibi etkinliklere öğrencilere ulaşmak ve onlara ders vermek” diye konuştu.

    “ALEVİLİĞİ ANLATACAK PROGRAMLAR DÜZENLEYECEĞİZ”

    Ankara’da yaşayan Dersimli Yasin Geyik de dernek çalışmalarıyla ilgili şunları aktardı:

    “Derneğimiz, 1995 yılında kurulan eski bir dernek. Bugüne kadar elimizden geldiğince birtakım şeyler sunmaya çalıştık. Bu yeni dönemle beraber gençlik içerisinde bir gençlik komisyonu oluşturduk. Amacımız burada yaşayan Dersimli öğrencilerimize nasıl katkı verebiliriz, onları geleceğe nasıl hazırlayabiliriz, topluma faydalı bireyler haline nasıl getirebiliriz. En büyük düşüncemiz bu idi. Bu etapta tanıdığımız insanlardan gidip görüştük sağ olsunlar bize yardımlarını ilettiler.
    Bizde belirlediğimiz öğrencilere gücümüzün yettiğince bir destek vermeye çalıştık. Bunun için bir buluşma kahvaltısı gerçekleştirdik. Buna ilerideki güzel günlerin ilk adımı diyebiliriz aslında.

    Dernek ve gençlik komisyonu olarak bizim çalışmalarımız sadece bursla sınırlı kalmayacak, değişik projelerimiz var. Burada bulunan öğrencilerimize hemşehrilerimize öncelikle kendi tarihimizi, Aleviliği daha iyi bilgilendirecek programlar düzenleyeceğiz. Yine öğrencilerimize ücretsiz dersler vermeyi bunun yanı sıra halk oyunlarımız, tiyatro oyunlarımız olacak. Bugün attığımız bu küçük adımı ileride daha büyük adımlar haline getirebilmek Ankara’da 20 bin Dersimli yaşıyor 250’ye yakın öğrenci var. Bunlara ulaştığımızda daha güzel şeyler yapacağımıza inanıyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Dersim-Der, yoksul Dersimli öğrencilere burs vermeyi planlıyor-VİDEO

    Dersim-Der, yoksul Dersimli öğrencilere burs vermeyi planlıyor-VİDEO

    PİRHA- Dersim -Der Şube Eş Başkanı Yaşar Kılavuz, Ankara’da yaşayan tüm Dersimlileri bir araya getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Kılavuz, yapacakları etkinlikleri PİRHA’ya anlattı.    

    Haberin videosu

    Dersim-Der’in 17 Aralık 2017 Pazar günü yapılan olağan kongresinde yeni göreve seçilen Ankara Şube Başkanı Yaşar Kılavuz, derneğin önümüzdeki döneme ilişkin yapacakları faaliyetleri PİRHA’ya anlattı.

    1995 yılından itibaren derneğin çalışmalarına katkıda bulunduğunu ifade eden Kılavuz, “23 yıldan bu yana çeşitli görevlerde bulundum. 2011-2015 arası 2 dönem dernek başkanlığı yaptım. Kadın komisyonumuzun düzenlemiş olduğu kahvaltı ile etkinliklerimize başladık” dedi.

    13 Ocakta Ankara Dersimliler Derneği ve Dersim 37-38 ortak bellek platformunun bir paneli var” diyen Kılavuz, şunları söyledi:

    “Dersim 37-38 Tertelesi travma ve travmayı aşma.” Bu konuda uzman arkadaşlarımızla birlikte bir panel düzenleyeceğiz. Tüm dostlarımızı bu panelimize ve 20 Ocak 2018’de yöresel yemeğimiz olan etkinliğine bekliyoruz. Derneğimiz biraz küçük, 2 yıl içerisinde burayı biraz daha büyütmeyi düşünüyoruz. Bunun için bir etkinlik yapacağız. Bundan sonra bir veri tabanı oluşturmak istiyoruz. Bir diğer husus da Ankara’da okuyan Dersimli öğrenciler var. Gerçekten bizim çocuklarımız çok zeki, fakat burada durumu iyi olmayan çocuklarımız var. Bunlarla ilgili de çalışmak istiyoruz. Bununla ilgili bir yemek düzenlemeyi düşünüyoruz. Bu yemekteki gelirle birliktede çocuklarımıza burs vermeyi planlıyoruz. Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde itibaren süren bir süreç var. Bu süreçle ilgili demokratik kitle örgütleriyle birlikte yapılacak basın açıklamalarına, çalışmalara katkı sunmak istiyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA