Etiket: yatır

  • Afyonlu Alevilerin ziyaret edip, çerağ uyandırdığı iki türbe: Gelincik Ana ve Babadağlar -VİDEO

    Afyonlu Alevilerin ziyaret edip, çerağ uyandırdığı iki türbe: Gelincik Ana ve Babadağlar -VİDEO

    PİRHA- Afyon Sandıklı’ya bağlı Sarıcık köyü mevkiinde Gelincik Ana ve Babadağlar türbesi var. Selçik Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Metin Özdemir, “Gelincik Ana Türbesi ve Babadağlar Türbesi, Alevi Bektaşilikten izler taşıdığı, bizim ritüellerimizin içerisinde yer aldığı için makamları, mevkileri kaybolmasın unutulmasın diye buraları korumaya çalışıyoruz” dedi. 

    Selçik Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Metin Özdemir ile Afyon Sandıklı’ya bağlı eski Frigya yerleşim yerlerinden olan şimdiki adıyla Sarıcık köyü mevkiinde bulunan ve Alevi erenleri ve evliyalarından olan Gelincik Ana ve Babadağlar Türbesi ile ilgili konuştuk.

    “ÇERAĞLAR UYANDIRILIR, DUALAR EDİLİR”

    Eski yerleşim yerlerinden olan Sarıcık köyünde Alevi Bektaşi inancı açısından kutsal saydıkları iki türbenin bulunduğunu belirten Özdemir, “Sandıklı bölgesinde 120’nin üzerinde türbe, yatır, ziyaretgahlar olduğu söyleniyor. Kimisi türbe, kimisi yatır mezar halinde. Bunlardan birisi Babadağ’ın tepesinde bulunan Babadağlar Türbesi. Baba Sultan’ın hemen alt tarafında da yine bu kaya mekanlarının bulunduğu yerde Gelincik Ana yatırımız var. Baba Sultan’ın Seyit ailelerinden gelen ve bize büyüklerimiz tarafından aktarılan rivayetlerden buranın manevi önderi olduğu da düşünülmektedir. Önemli günlerimizde gelip burada çerağlar uyandırılır, dualar edilir” dedi.

    “KORUMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Sarıcık köyünde tarihi kaya mekanların olduğunu, 150 -200 yıl  öncesinde de yerleşim yeri özelliğini kaybetmeye başladığını aktaran Özdemir, şöyle devam etti:

    “Tarihi kayıtlarda Es Seyit Durali Bin Mestan diye bir ailenin ismine rastlıyoruz. Buralardan gelmiş, geçmiş, bu yolu, bu erkanı sürmüş olan canlara saygı duyuyor, onların maneviyatını yaşatmaya çalışıyoruz. Buradaki gerek Gelincik Ana Türbesi gerekse de Babadağlar Türbesi olsun, Alevi Bektaşilikten izler taşıdığı, bizim ritüellerimizin içerisinde yer aldığı için makamları, mevkileri kaybolmasın unutulmasın diye buraları korumaya çalışıyoruz.”

    “SUYA, TAŞA, TOPRAĞA DOKUNDUĞUMUZ ZAMAN İNANCIMIZIN GÜZELLİKLERİ BİR KEZ DAHA ORTAYA ÇIKIYOR”

    Selçik Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Metin Özdemir, “Doğanın içinde suya, ağaca, taşa, toprağa, kuşa, böceğe dokunduğumuz bir mekân. O yüzden Aleviliğin içeresinde yer alan bu unsurlarla da bütünleştiği zaman inancımızın güzellikleri bir kez daha ortaya çıkıyor. Ziyaret yerlerimizi, türbelerimizi belli ve önemli günlerde ziyaret etmek, çerağlarımızı yakmak inancımızın kültürümüzün sürdürülmesi açısından toplumu canlı tutuyor” diye belirtti.

    Cebrail ARSLAN/AFYON

  • Sazcı: Kadın dervişlerin dergahları ziyaretlere kapalı tutuluyor -VİDEO

    Sazcı: Kadın dervişlerin dergahları ziyaretlere kapalı tutuluyor -VİDEO

    PİRHA- Ahi Evran’ın oğlu olduğu rivayet edilen Ahi Yusuf’a ve kızı Ahi Kızı’na ait olan türbeler hakkında bilgi veren  Kızıldeli Ocağı yol hizmetkarı Mustafa Sazcı, “Ahiliğin, Alevi Bektaşi inancından farklı bir inanç sistemi olduğunu iddia ediyorlar. Biz Alevi Bektaşilerde, Ahiliğin Alevilik şemsiyesi altında olduğunu bilmiyoruz maalesef” dedi.

    Kızıldeli Ocağı yol hizmetkarı Mustafa Sazcı, Antalya bölgesinde bulunan Alevi-Bektaşi inancı bünyesinde irşat edilen türbe, tekke ve nişangahları anlatmaya devam ediyor.

    Ahi Evran’ın oğlu olduğu rivayet edilen Ahi Yusuf’a ve kızı Ahi Kızı’na ait olan türbeler hakkında bilgi veren Sazcı, Ahilik inancının Aleviliğin bir kolu olduğunu belirterek, bu tür inanç yerlerinin tüm Aleviler tarafından sahiplenilmesi gerektiğini vurguladı.

    Sazcı, erkek dervişlerin türbe ve ziyaretgahlarının sürekli açık olmasına rağmen, kadın dervişlerin dergahlarının ziyaretlere kapalı tutulmasına da dikkat çekerek bu konunun gündeme getirilmesini istedi.

    “AHİLİK 16 VE 17. YÜZYILDA ALEVİLİK ŞEMSİYESİ ALTINA GİRİYOR”

    Ahilik hakkında bilgi vererek sözlerine başlayan Sazcı, “Şu an içerisinde bulunduğumuz Türbe yine Ahi Evran’ın oğlu olduğu rivayet edilen Ahi Yusuf’a ait olan bir kabir. 13. yüzyılda Hünkâr Hacıbektaş Veli etrafında toplanan Alevici Batini gruplar daha sonra 16. ve 17. yüzyılda Alevi şemsiyesi altında toplanıyor. Ahilerde bu şemsiyesinin altına girenlerden. Ahi Evran’ın oluşturduğu Ahi Teşkilatı, Anadolu’nun birçok bölgesine yayılıyor. Daha sonra Mevlana’nın müridi tarafından katlediliyor. Ahi Evran, rivayet odur ki Antalya’nın Kaleiçi bölgesinde bir yerde meftun oldu. Bugün içerisinde bulunduğunuz türbe, meftun olan Ahi Yusuf’a ait. Ahi Yusuf’un, Ahi Evran’ın oğullarından birisi olduğu iddia ediliyor” dedi.

    “ALEVİLERE AİT BU TÜRBENİN YANINA CAMİ YAPILDI”

    Ahiliğin, Alevi Bektaşi inancının içerisinde olan bir teşkilatlanma olduğunu ifade eden Sazcı, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bugün burada bulunan türbe yine bizlere ait olan bir türbedir. Daha sonrasında bu türbenin bulunduğu yerin yanına bir cami inşa edildi. Bu camiinin inşaatı bizim pirlerimizin bulunduğu dergahların yanına yapılan inşaatların tarihi ile aynı tarihte gerçekleşiyor. Aynı zamanda Ahi Yusuf’un bir de kızı var. O da yine Ahi Teşkilatı içerisinde önemli rol almış olmalı ki onunda türbesi Ahi Yusuf’un türbesinin yaklaşık 100-200 metre ilerisinde. Bulunduğumuz yer ise Ahi Yusuf Baba Dergahı’nın meydanı. Dışarıdan gördüğümüz kadarıyla Alevi Bektaşi inancına ait olduğu bellidir. Çünkü dergâhın giriş kısmı, avlusu, türbenin yapı ve mimarisi Alevi Bektaşilere ait olduğunu belli ediyor. Ahiliğin, Alevi Bektaşi inancından farklı bir inanç sistemi olduğunu iddia ediyorlar. Biz Alevi Bektaşilerde, Ahiliğin Alevilik şemsiyesi altında olduğunu bilmiyoruz maalesef.”

    “KADIN DERVİŞLERİN DERGAHLARI ZİYARETLERE KAPALI TUTULUYOR”

    Ahi Yusuf’un kızının türbesi ‘Ahi Kızı’ hakkında da bilgi veren Sazcı, son olarak şunları aktardı:

    “Şu an önünde bulunduğumuz türbe Ahi Yusuf’un kızı olan Ahi Kızı’na ait. Alevi Bektaşi erenleri arasında kadın dervişlerinde oranı fazla. Ancak son süreçte doğal olarak bunlar unutuldu. Ancak biz bunun unutulmaması adına bugün Ahi Kızı türbesini de ziyaret ettik. Ancak tüm erkek dervişlere ait olan türbelerin bilinmesi ve açık olması söz konusu iken kadın dervişlerin dergâhı -Kadıncık Ana içinde geçerli- sürekli kilitli ve kapalı tutuluyor. Bugün bu sorun Ahi Kızı içinde geçerli. Ahi Kızı’nın Türbesi de sürekli ziyaretçilere kapalı bir şekilde tutuluyor. Ahilik yine Alevi Bektaşilik inancı içerisinde bir Lütfü Kalenderilik, Bayram Melamilik, Bektaşilik gibi bir kol. Ahilere ait dergahların, türbelerin, makamların, ziyaretgahların da yine Alevi kurumlarınca sahiplenmesi ve korunması gerektiğini düşünüyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA