Etiket: yavuz selçuk

  • Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı/Cemevinde, 180 çocuk derslere ve kurslara katılıyor

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı/Cemevinde, 180 çocuk derslere ve kurslara katılıyor

    PİRHA- Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı/Cemevi bir eğitim yuvası olma yolunda ilerliyor. Derslere ve kurslara toplam 180 öğrencinin katıldığını belirten vakfın başkanı Yavuz Selçuk, “Amacımız kurslarımızı genişleterek çoğaltmak, çocuklarımızla vakfımızı buluşturmak, Erenler Eğitim Kültür Vakfı’nın olanaklarını canlarımızın hizmetine sunmak ve bir eğitim yuvası yapmak” dedi. 

    İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nda geçen yıl başlanan eğitime destek amaçlı kurslar devam ediyor.

    Saz ve semah kurslarının yanında Esenyurt Halk Eğitim Müdürlüğü desteği ile piyano ve şan dersleri de veriliyor. Gitar kursunun başlaması için de kayıtlar sürüyor.

    “ÇOCUKLARA YÖNELİK KURSLARI GENİŞLETTİK”

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı/Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk, Facebook sayfasından yayınladığı mesajında şunları kaydetti:

    “Her şeyin temeli eğitim olduğu düşüncesiyle hareket eden yönetim kurulumuz çocuklarımıza yönelik kursları genişletti. Devam eden saz ve semah kurslarımıza ilave olarak Esenyurt Halk Eğitim Müdürlüğü desteği ile piyano ve şan dersleri de yapılıyor. Gitar kursu başlaması için kayıtlarımız sürüyor.

    “TOPLAM 100 ÖĞRENCİ EĞİTİM ALIYOR”

    Geçen yıl lise 9-10 ve 11. sınıflara yönelik başlayan destek kurslarımız bu yıl da sürüyor.
    İlkokul 4. sınıftaki öğrencilere yönelik kurslarımıza ilave olarak, bu eğitim yılında ilkokul 1, 2, 3, 4. sınıflara yönelik kurslarımız başladı.
    Ayrıca ortaokul öğrencilerine yönelik kurslarımız başladı. İlkokul, ortaokul ve lise ile toplamda 100 öğrencimiz eğitim almaktadır. Müzik dersleri, semah kurslarımız, gitar kursu ile 180 çocuğumuz-kursiyerimiz vakfımız da kurslara katılmaktadır.

    “AMACIMIZ, VAKFIMIZI EĞİTİM YUVASI YAPMAK”

    Geçen yıl paylaştığımız “İnsana dokunmayan, hiç bir şey kalıcı değildir. Biz de Hacı Bektaş-ı Veli’nin şu sözünü rehber aldık: “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” başlığı ile bu yıl da kurslarımızı sürdürüyoruz. Bilimle onu işaret eden yolumuzu buluşturmak ve canlarımızla vakfımızı buluşturmak görevimiz.
    Amacımız kurslarımızı genişleterek çoğaltmak, çocuklarımızla vakfımızı buluşturmak, Erenler Eğitim Kültür Vakfı’nın olanaklarını canlarımızın hizmetine sunmak ve bir eğitim yuvası yapmak.

    GÖNÜLLÜ ÖĞRETMENLERE TEŞEKKÜR

    Bu konuda bize büyük destek olan gönüllü öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. İnanıyoruz ki öğretmenlerimizin emekleri çocuklarımızın emekleri ve çabaları karşılıksız kalmayacak, bunun bedeli başarı olarak dönecektir.

    “COVİD-19’A KARŞI ÖNLEM ALIYORUZ”

    Covid- 19 salgını süresince yaptığımız eğitim ve kurslarımızı salgına karşı önlemler alarak yapıyoruz.

    Eğitimin şart olduğunu belirten Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı/Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk, “Çocuklarınızla vakfımızı, inancımızı, kültürümüzü buluşturmak için sizler de sorumluluk alın. Çalışmalarımıza destek verin. Pir Hacı Bektaş Veli’nin sözü ile sizlere aşkı niyaz ediyorum. ‘Bir olalım, İri olalım, Diri olalım’” dedi.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Erenler Cemevi Başkanı’ndan Şialaştırmaya tepki: Asimilasyona izin vermeyelim!

    Erenler Cemevi Başkanı’ndan Şialaştırmaya tepki: Asimilasyona izin vermeyelim!

    PİRHA – Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarından olan Şialaştırma hakkında açıklamalarda bulundu. Selçuk, Ehlibeyt kullanılarak Alevi inancı kullanılarak, Alevi ritüelinde olmayan, inancında olmayan şeylerin Aleviliğin içerisindeymiş gibi gösterilerek asimilasyona gidildiğini söyledi.

    CanTV de yayınlanan Veli Büyükşahin ve Celal Fırat’ın sunduğu Dem-i Muhabbet programına konuk olan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk, Alevileri asimile etmeye çalışan Şia kurumları hakkında konuştu.

    “ÖTEKİ DİYE BİR KAVRAMI KABUL ETMİYORUZ”

    Alevilikte Kabe’nin insan olduğunu belirten Selçuk, insanlığı dinine, diline, milletine, cinsiyetine, ırkına göre ayırmadan, Alevi inancında ve ibadetlerinde diğer insanlarla ilişkilerinde karşımızdaki insan gözüyle baktıklarını söyledi.

    Selçuk, “Öteki diye bir kavramı kabul etmiyoruz. Alevilikte öteki diye bir kavram yok. Böyle olunca da Sünnilerde, Şialarda ülkemizdeki diğer inanç grupları hepsi bizim için bir arada yaşayacağımız insan topluluklarıdır. Ama şöyle bir durum var biz ne kendimizi birisinin terazisine koyarız. Ne de başkasını kendi terazimize koyarız. Eğer kendimizi başka bir şeyle tartarsak ortaya bir çelişki ortaya çıkar. O açıdan kendimizi birileriyle tartmak yerine kendimizi kendimizle tartarız. Böyle olması lazım” diye konuştu.

    “ALEVİLERİ ŞİALAŞTIRMA YENİ BİR OLAY DEĞİL”

    Alevileri asimilasyon politikalarından olan Şialaştırma yeni bir olay olamadığını altını çizen Selçuk, “Geçmişte Aleviler 1990 yılına kadar ibadetleri yasak olduğu için yeraltındaydı. İbadetleri yasak olduğu için gizli olarak ibadetlerini yapıyordu. Geleneğini, göreneğin her şeyini kapalı bir şekilde yapıyordu. Dolayısıyla Şialarında Alevilere ulaşması biraz daha güçtü. 90 yılından sonra ibadethanelerimiz açılmaya başladı. Görünür olduk, dolayısıyla kolay ulaşılırda olduk. Fiziki baskılarla yasaklanan Alevilik onun yanı sıra inanç yönüyle asimilasyon yönüne gidilmeye başlandı” dedi.

    Selçuk, devlet okullarındaki zorunlu din derslerinin asimilasyon politikalarında etkili olduğunu söyleyerek Ehlibeyt kullanılarak Alevi inancı kullanılarak, Alevi ritüelinde olmayan, inancında olmayan şeylerin Aleviliğin içerisindeymiş gibi gösterilerek asimilasyona gidildiğini belirtti.

    Alevilerin Ehlibeytten bahsedebildiğinde yüreklerini açtıklarını söyleyen Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk, “Ama karşı tarafın yüreği bilinmiyorsa başka şeylerde olabilir” diyerek yaşadıkları tehditleri anlattı:

    “ESENYURT, ŞİA DERGAHLARIN ÇOK OLDUĞU BİR YER”

    “Aleviliği Sünnileştirme yönünde değil de Şialaştırma yönündeki asimilasyon olayı biz bunu Erenler Eğitim Vakfı, Erenler Cemevi olarak bizzat yaşadık. Esenyurt, Şia dergahların çok olduğu bir yer Cemevi demiyorlar, genelde dergah diyorlar. Ben 3 tanesini biliyorum. Bunlar gelip, gidiyorlar. Cemlere de katılıyorlar. Ama müdahale etmiyorlardı. 2014 yılında Esenyurt’ta bulunan bir dergahın taraftarları gelip Cemde sancak açmak istediler. Cem herkese açık yapılıyor. Gelip katılabilirler. Ama oradaki işleyişe müdahale etmesi olamaz. Cemler geleneğe ve inanca göre yürütülür. Sancak açacaklarını söylediler. Hz. Ali ve İmam Hüseyin’in sancağını açacaklarını söylediler. Ben hiç öyle bir şey görmedim. Dedelerimiz orada zaten o sancağı temsil ediyorlar. Biz izin vermedik. Sert çıkışlar ve üstü kapalı tehditler yaparak çıkıp gittiler.

    2017 yılında Erzincanlı bir canımızın cenazesi var. Gelip bize cenaze erkanını hocamız, dedemiz yapacak. Bazen köylerde yakın ilişkilerde olabiliyor. Cenaze erkanı ben yapayım diyen oluyor. Gönül borcu olduğundan olabilir. Aileden biri geldi ve onların sıkıntılı olduğunu söyledi. Bunlar Şia böyle yapmak istiyorlar. Biz bunu kabul edemeyiz. Alevi inancına göre kaldırılırsa olabilir. Ama diğer türlü bizim dedemiz hocamız var, hizmeti de onlar yapacak. Alevi kurallarına göre cenaze sırlanacaktır. Hizmet ona göre yapılacaktır. Defnedilecek kişinin bağlı bulunduğu dergahın sorumlusu beni aradı. Bana bir sürü hakaret etti. ‘Siz burayı cami yaptınız Yezidsiniz. Biz bunların bir kısmını elde ettik, buraları da elde edeceğiz. Sonunuz yakındır’ benzerinde ifadeler kullandı.”

    Böyle benzer tehditlerin diğer kurumlara ve insanlara yapıldıkları ama belki de bunu dillendirmediklerini söyleyen Yavuz Selçuk, Bir taraftan asimilasyon yapıp canlarımızı Alevilikte olmayan 3 vakit namaz, Ramazan orucu ya da benzeri şeyleri Aleviliğin içine küçük küçük koyup anlatarak hayata geçiren, bir taraftan da bu şekilde Cemevleri yönetenleri tehdit ediyorlar” diyerek tüm Alevilerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.

    Şialaştırma politikalarında öncelikli olarak gençlerin hedef alındığını belirten Selçuk, kültürel etkinliklerle yakınlık kurduklarını ifade etti.

    “BİZİ KENDİLERİNE BENZETMELERİNE İZİN VERMEYELİM”

    Şialaştırma politikasında tüm Alevi kurumlarının yönetimine aynı zamanda tüm Alevilere görev düştüğünü belirten Selçuk, aynı zamanda Alevilerin niye benzeme endişesi yaşadığını ve benzeme endişenin aşılması gerektiğini söyleyerek şöyle devam etti:

    “Bizi kendilerine benzetmelerine izin vermeyelim. Buna yol açtığımız sürece kolaylaştırdığımız sürece gerçekten ciddi sıkıntılar yaşayacağımızı düşünüyorum. Elleri güçlendikçe onları kabul etmeyen insanlara karşı baskıları artıyor. Bu sefer şöyle bir ortaya çıkıyor. Bizi inkar eden anlayışla varlığımızı yok eden, Cemlerimizi yok sayan anlayışla bir adım bir kazanım kavgası verirken yeni bir ortam açılıyor. İnsanlar daha ciddi sıkıntılara sürükleniyor. Bütün canlarımız uyanık olmalı bu tarz şeylere fırsat vermemeli.

    Alevileri, Şialaştırmaya çalışanlara karşı Cemevi kurum yöneticilerine ciddi görevler düşüyor. Fark ettiklerinde bu tür şeylere fırsat vermeyecekler. Bizler bu inancı taşıyacak insanlar yetiştirmemiz gerekiyor. Dedelerimiz o hizmeti yapacak kişiyi yetiştirmesi gerekiyor. Cemde 12 hizmeti yapacak görevlileri yetiştirmemiz gerekiyor. Yolun sürülmesi için o yolun gerekliliklerini yapmamız, taşımamız gerekiyor. Bunları zaten layıkıyla yerine getirdiğimizde başkaları asimile etme cesareti gösteremez. O cesareti kendilerinde bulamayacaklar. Bu şeyi denemeyecekler. Bu konuda alevi dedelerine, alevi kurumlarına cem evleri yöneticilerine ciddi görevler düşüyor. Bunun içinde ortak akıl yürüterek gerekirse bir araya gelinerek çalışarak bu çalışmaları güçlendirmek gerekiyor.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevilere ‘Adil olun’ diyen belediye başkanlarına sert tepki

    Alevilere ‘Adil olun’ diyen belediye başkanlarına sert tepki

    PİRHA- Erenler Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk, 97 yıldır haksızlığa uğrayan Alevilere, cemevlerinin ihtiyaçlarını dile getirdiklerinde belediye başkanlarının “adil olun” şeklindeki sözlerine tepki gösterdi. Selçuk, “Yurttaş olarak tüm yükümlülüklerimizi yerine getirdik. Hala inkar ediliyoruz. Hala köylerimize yol yapılırken ‘cami yapalım yol da yaparız’ diyorlar” hatırlatmasında bulunarak, asıl Alevilere adil olunması gerektiğinin altını çizdi. 

    İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk, dayanışmanın önemine dikkat çekerek, “Gelin cemevlerimizi nasıl kurduysak öyle de güçlendirelim, büyütelim. Birbirimizi, cemevlerimizi muhannete muhtaç kılmayalım. Bize gönülden saygı duymayanlara biz de saygı duymayalım. Alevi inancı da bu değil midir?” dedi.

    “1400 yıldır topraklarımızı yönetenler Alevilerden almadan ne yaptılar?” diye soran Selçuk, “Hiç bir şey yapmadılar! Üstelik vergimizi de verdik askerliğimizi de yaptık. Yurttaş olarak tüm yükümlülüklerimizi yerine getirdik. Hala inkar ediliyoruz. Hala köylerimize yol yapılırken “Cami yapalım yol da yaparız” diyorlar. Bu resmiyetin bize bakış açısıdır ve gönülden olmadığı için de değişeceği yoktur. Ne acı ki artık devlet kadrolarında bile çocuklarımızın iş bulması bile zorlaşmıştır” ifadelerini kullandı.

    Belediyeleri de eleştiren Yavuz Selçuk, şöyle devam etti:

    “Bize yapılan davranışlar ‘ölümü gösterip sıtmaya razı olmamızdır.’ Bunun parti ayrımı da yoktur aslında. Bugün ağırlıklı olarak Alevi oylarıyla iş başına gelen belediye başkanları bizlere, ihtiyaçlarımızı dillendirdiğimizde “adil” olmamızı söylüyorlar. Sanki 97 yıldır bu ülkeyi Aleviler yönetmiş gibi. Hadi tek parti dönemini geçelim. Cumhuriyetin kuruluşu arkasından yokluklar, İkinci Dünya Savaşı ve yine kıtlık ve yokluklar. Ya adına ‘Demokrasi’ denen çok partili dönemde Aleviler için ne yapıldı? Yine hiç bir şey! Yaşadığımız kıyımlar ve acılar da cabası. Bizlere yapılan kıyımların failleri bile devlet kadrolarında yönetici oldu. Ya da milletvekili oldu. Bize ne kaldı? Sivas Madımak oteli davası zaman aşımına uğratıldığında ‘Memlekete hayırlı olsun’ dileği.
    30 yıldır Alevi toplumu inancı ve ibadeti ile ‘yeraltından’ yeryüzüne çıkmıştır ve ‘yasal’ değil ama meşru bir hak mücadelesi vermektedir.

    “MUAVİYE ZİHNİYETİ”

    Cemevlerimiz “Yasal” değildir varlığımız inkar ediliyor.
    Cemevlerimiz “Yasal” değildir; cemevlerimiz inkar ediliyor ve yok sayılıyor.
    Cemevlerimiz “Yasal” değildir; cemevlerimize gaz bombası atılıyor! Siz başka bir ibadethaneye gaz bombası atıldığını duydunuz mu? Ayakkabı ile camiye girildi diye kıyameti kopardılar.
    Muaviye zihniyeti bunu hep yaptı.”

    Erenler Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk, bütün bu haksızlıklar ortadayken belediye başkanlarının cemevlerinin ihtiyaçları dile getirildiğinde Alevilerden adil olmalarını istemelerine tepki gösterdi.

    “BİZ, ALEVİ OLMAYANLARA 97 YILDIR NE HAKSIZLIK YAPMIŞIZ DA HABERİMİZ YOK!”

    Yavuz Selçuk, ironi yaparak şunları kaydetti:

    “Biz, Alevi olmayanlara 97 yıldır ne “haksızlık” yapmışız da haberimiz yokmuş!
    “Yok saymışız, ezmişiz”
    “İbadethanelerine gaz bombası atmışız”
    “İnanç önderlerini katletmişiz”
    “Sivas’ta yakmışız ve güvenlik güçlerimiz seyretmiş”
    “Maraş’ta anne karnındaki bebekleri öldürmüşüz”
    “Zorla kendi inancımızı dayatmışız; din derslerine zorlamışız”
    “Sünninin ekmeği yenmez demişiz”
    “Bunlar ana-bacı tanımıyor demişiz”
    “İbadet yerlerine “cümbüş evi” demişiz”
    Daha sayayım mı bence yeter. Bunlardan biri bizi yok sayan ve inkar eden birinin başına gelse idi kıyameti koparırlardı. Şimdi kalkmış beyler bize ‘biraz adil olmamızı’ öğütlüyorlar.
    1400 yıldır bütün bu haksızlıkları yaşayanlar Alevi canlar değilmiş gibi. Bu söz bize ait değil ama tam yerine oturdu: Hadi ordan!”

    ALEVİLERE ÇAĞRI

    Öte yandan, Alevilere de seslenen Yavuz Selçuk, paylaşmanın, dayanışmanın önemine değindi.

    “Paylaşmak, değer vermek, hep almakla olmaz. Aldığınız sevgi olur. Para olur. Moral olur. Verdiğinizde bunlar olur, ya da faklı bir şey olur. Alırken ya da verirken adil olmazsanız; karşınızdaki kişi ve kurumlar bazı değerlendirmeler yapar, yapmalıdır. O adaletsizliği dillendirmelidir. Biz de zamanı gelince bu değerlendirmeyi yaparız elbet. Ne kimseye diyet borcumuz var; ne de karın ağrımız. Kimsenin lütfuna da ihtiyacımız yok. Aleviler olarak Kerbelâ’dan beri nasıl yaşıyorsak bundan sonra da öyle yaşarız. Kimseye diz çökmeyiz.
    Bizler ibadetlerimizi 1400 yıldır nasıl yapıyorsak ve nasıl yaşıyorsak yine yaşarız.
    Bu sadece birbirimizi görmemizden geçer. Dayanışma göstermemizden geçer.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Yavuz Selçuk: Diyarbakır Cemevinin elektrik faturasının ödenmesi cesareti kırar

    Yavuz Selçuk: Diyarbakır Cemevinin elektrik faturasının ödenmesi cesareti kırar

    PİRHA – İstanbul’da Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk, cemevleri kurulduğundan beri elektrik faturalarını ödemediğini belirterek, Danıştay’ın verdiği kararın uygulanmasını istedi. Selçuk, Diyarbakır Cemevinin elektrik borcunun ödenmesinin de verilen mücadeleye zarar verdiğini savundu. 

    Mahkeme kararları tanınmayarak hala cemevlerinin elektrik faturalarının ödenmesi isteniyor ancak cemevleri bu hukuk tanımazlığa karşı mücadeleyi sürdürüyor.

    Bu cemevlerinden biri de İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi.

    Erenler Cemevinin elektrik faturaları ödenmediğinden dolayı BEDAŞ cemevini icraya vermiş, cemevi yönetimi ise karşı dava açarak icrayı durdurmuştu. Cemevi yönetimi cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğu için elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanması istemiyle dava açmıştı. Açılan davada İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın talebini yerinde bularak cemevlerinde ibadet yapıldığını belirterek elektrik giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden karşılanmasına karar vermişti. Ancak mahkeme kararlarına rağmen BEDAŞ cemevine ihtar göndermeye ve elektriklerini kesmek için tehdit etmeye devam etmişti. Esenyurt Müftülüğü ve Kaymakamlığı karara itiraz ederek kararda düzeltme istemiyle temyize başvurmuştu. 10 Aralık 2018 tarihinde sonuçlanan davada Danıştay 13. Dairesi Erenler Cemevinin elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanması gerektiğine kanaat getirdi.

    Şu an Erenler Cemevi elektrik faturasını ödememekte kararlı.

    Aynı gerekçelerle PSAKD Diyarbakır Cemevinin elektriği de Dicle Elektrik (DEDAŞ) tarafından Ekim 2018’de kesilmişti.

    2 yıl karanlıkta bırakılan Diyarbakır Cemevi, DEDAŞ’ı mahkemeye verdi. Mahkeme süreci devam ederken, dün (9 Temmuz 2020) cemevi ile DEDAŞ uzlaşmaya giderek 214 bin TL olan borcun 85 bini ödenerek cemevinin elektriği açıldı.

    Diyarbakır Cemevinin DEDAŞ ile uzlaşmasını değerlendiren Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk, “Elektirik faturalarını ödemedik. İsteseler binayı alıp götürseler de ödemeyeceğiz. Bizim oradaki derdimiz elektrik parası değil. Sonuçta öyle bir durum olsa gelip zorla kesseler, o faturayı insanlar toplar öder. O cemevini nasıl yaptılarsa o faturayı da öder. Ama biz  meşru olan bu davayı kazandık” dedi.

    250 bin civarında borçları olduğunu söyleyen Selçuk, kurulduklarından beri fatura ödemediklerini belirterek, elektriklerinin de hiç kesilmediğini kaydetti.

    “DİĞER CEMEVLERİNİN CESARETİNİ KIRAR”

    Diyarbakır Cemevinin elektrik borcunun ödemesini doğru bulmadığını belirten Selçuk, şunları söyledi:

    “Bu başka cemevlerinin cesaretini kırmaktır. Hizmetler aksamasın diye insanlar öyle düşünüyor olabilir ama yani hizmetler öyle aksayacağına öbür türlü aksasın. Diyarbakır cemevi koskoca bölgenin en büyük cemevlerindendir. Ama sonuç itibariyle faturayı ödemek istemeyen diğer insanların hevesini, cesaretini kırmışlar. Bence doğru yapmamışlar. Bunu ödemişlerse bundan sonra faturayı ödeyecekler demektir. Yani derdimiz devletin faturayı ödemesi. Ama cemevinin o devletin karşılayacağı kısmın dışında bir bölüm varsa %10-%20 her neyse o ödenebilir. Bize gelip böyle bir anlaşma yapsalar hani deseler ki çay ocağının faturasını biz öderiz. Ama öyle bir şey yapmıyorlar. Elektriği kesip hepsini ödeyeceksiniz diyorlar. Yani yaptıkları yöntem yanlış, bu yaklaşımı doğru bulmuyorum” diye konuştu.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • BEDAŞ, Danıştay’ın kararını tanımıyor; Cemevine icra takibi başlattı-VİDEO

    BEDAŞ, Danıştay’ın kararını tanımıyor; Cemevine icra takibi başlattı-VİDEO

    PİRHA – İstanbul’da Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı, Danıştay kararını tanımayan BEDAŞ tarafından taciz edilmeye devam ediliyor. Danıştay’ın kararına rağmen vakfa gönderilen ihbarnamede elektrik borçlarının ödenmediği gerekçesiyle icra takibi başlatıldı.

    Haberin videosu

    İstanbul’da Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı, Alevilerin ibadethane yeri olan cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ve giderlerinin Devlet tarafından karşılanması istemiyle Danıştay’a açtıkları davayı kazanarak, cemevinin elektrik parası giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanmasına karar verilmişti.

    Ancak BEDAŞ tarafından Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’na elektrik borcu ödenmediği gerekçesiyle icra takibinin başlatıldığı ihbarname gönderildi. Gönderilen ihbarnamede icra takibinin kesinleşmesiyle birlikte; “Araçlar, taşınmazlıklar, maaş, ev ve iş yerinde bulunan menkul malların hacizleneceği ihtar olunur” denildi.

    “DANIŞTAY ‘CEMEVLERİ ALEVİLERİN İBADETHANESİDİR’ ŞEKLİNDE HÜKÜM VERDİ”

    Konuyu PİRHA‘ya değerlendiren Ereneler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Yavuz Selçuk, BEDAŞ’ta geriye dönük elektrik borçlarının olduğunu belirterek, gelen icra takibine tepki gösterdi.

    Selçuk, yaşanan süreci şöyle değerlendirdi:

    “2015 yılında ilk kez BEDAŞ bize icra getirdi, icrayı durdurduk. Durdurduktan sonra Esenyurt Kaymakamlığı’na ve Müftülüğe, ‘cemevleri ibadethanedir, ibadethane olduğu dolayısıyla, bütün ibadethanelere uygulanan elektrik ve su giderlerinin devletçe karşılaması yönünde’ dedik, bize de aynı şeyin uygulanmasını istedik. Kaymakamlık ve Diyanet bunu kabul etmedi. Bizde cemevleri ibadethanedir, diye dava açtık. Dava 2016 yılında sonuçlandı. Davayı biz kazandık.  Yerel idare buna itiraz etti. Yani cemevleri ibadethane değildir parayı da ödemelidir şeklinde. Davayı Danıştay’a götürdüler ama 2017 yılında Danıştay’da davayı tekrar kazandık. ‘Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir, bütün ibadethanelere ne uygulanıyorsa Türkiye’de cemevleri için de aynı uygulama yapılmalıdır’ şeklinde hüküm verdi.”

    “BEDAŞ HER HAFTA BİZE TACİZ MESAJLARI GÖNDERİYOR”

    Bu kararın en yüksek yargı organlarından biri olan Danıştay tarafından kabul edilmesine rağmen BEDAŞ tarafından taciz edildiklerini söyleyen Selçuk, “Haftada iki kere üç kere cep telefonuma mesajlar geliyor. Ayda birkaç kere arayıp ‘elektriğinizi keseceğiz, ödeme yapmazsanız haciz getireceğiz, yöneticiler hapis cezasıyla yargılanacak’ şeklinde sürekli taciz edildik” dedi.

    Son olarak dün bir ihbar yazısı daha aldıklarını belirten Yavuz Selçuk, son gelen ihbar yazısında ise ‘cemevinin malı, gayrimenkulu vs. varsa tespit edilecek, satılamaz ve haciz koydurulacak. Araçlarına haciz, bankadaki parasına haciz, yöneticilerinin maaşlarına bloke koydurulacak’ denildiğini ve bunun asla kabul edilemez olduğunun altını çizdi.

    2017 yılında cemevi morgunda cenaze varken BEDAŞ tarafından eleştirdiklerinin kesildiğini hatırlatan Selçuk, bunların, Alevileri tahrik etmeye yönelik davranışlar olduğunu söyledi. Selçuk, BEDAŞ’ın bu konuda daha titiz davranması çağrısında bulundu.

    Daha önce de Danıştay kararını müftülüğe götürdüklerini ve kayda almadıklarına dikkat çeken Selçuk, tekrar Danıştay kararını müftülüğe verdiklerini söyledi.

    “ALEVİLER YILLARDIR VARLIK MÜCADELESİ VERİYOR”

    Alevilerin yıllardır bu ülkede varlık mücadelesi verdiklerini kaydeden Yavuz Selçuk, “Yani meşruiyetimizin kabul edilmesini istiyoruz” dedi.

    Selçuk, AHİM kararlarını  hatırlatarak, “Bu ülkenin yüksek yargı organı Danıştay bizim varlığımızı kabul etmiş, AHİM’in bu yönde kararı var, Yargıtay 3. Dairesi’nin kararı var ama yürütme bu kararın hiçbirini görmüyor ve hayata geçirmiyor. Ülkede yargı, yürütme, yasama birbirine bağlı çalışması gerekirken birbiriyle çalışmadığı gibi birbirinin aldığı kararları da tanımıyorlar” ifadelerini kullandı. Selçuk, yapılan haksızlığın biran önce bitmesi gerektiğini belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • ‘Devlet Alevileri yok saymaktan vazgeçmeli’-VİDEO

    ‘Devlet Alevileri yok saymaktan vazgeçmeli’-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Cemevinde yası Muharremin son orucu açıldı. Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Erenler Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk Alevi çocuklarına zorunlu din dersinin dayatılmamasını istediklerini belirtti ve “Devlet artık bizleri yok saymaktan, inkar etmekten vazgeçmeli” dedi.

    Haberin videosu

    İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Erenler Cemevinde oruç açımına Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, Esenyurt İl Dernekler Birliği Başkanı Bahri Gökmen, Eseyurt’ta bulunan köy ve yöre dernekleri, CHP Esenyurt İlçe Örgütü ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Lokma gülbengi ile oruçlar açıldı.

    Oruç açımından önce kısa bir konuşma yapan Esenyurt İl Dernekler Birliği Başkanı Bahri Gökmen, Kerbela’yı iyi anlamak, okumak ve idrak etmek gerektiğine vurgu yaparak “Kerbela olayı bir tarafta zalimliğin zirve yaptığı diğer tarafta da mazlumluğun en üst seviyeye çıktığı bir olaydır. Biz Yezit’in ve İbn-i Ziyad’ın ismini alfabemizden de gönlümüzden de her yerden sildik. Yarın mahşer aleminde ‘bir peygamber torunu nasıl şehit edilir, nasıl üç gün boyunca susuz bırakılır’ diye hepimiz davacı olacağız” dedi.

    Oruç açımından sonra kısa bir toplantı yapıldı. Toplantıda Alevilerin sorunlarına değinildi.

    Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt farklılıkları olduğu gibi kabul etmek gerektiğine değinerek “Camimize de sahip çıkacağız, cemevimize de sahip çıkacağız. Yeter ki birbirimizi kırmadan, dökmeden tartışalım, konuşalım. Birlik beraberlik içinde yaşamak için nezaketle birbirimize derdimizi anlatalım” dedi.

    “DEVLET ALEVİLERİ YOK SAYMAKTAN VAZGEÇMELİ”

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Erenler Cemevi Başkanı Yavuz Selçuk da Aleviler olarak 72 millete bir nazarda baktıklarını ifade ederek cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesini, Alevi çocuklarına zorunlu din dersinin dayatılmamasını istediklerini belirtti. Selçuk, sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Devlet artık bizleri yok saymaktan, inkar etmekten vazgeçmeli. Bu mekanlar kabul edilsek de var olacak edilmesek de var olacak. Bizleri kabul etseler de bu ülkede yaşayacağız etmeseler de yaşayacağız. Gidecek yerimiz yok. O zaman kardeşlik içerisinde bir arada yaşamak için bu mekanların herkesi kucaklayacak şekilde hizmet vermesini sağlamak gerekiyor.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Çocukları imam hatip okullarına zorlamak büyük haksızlık’-VİDEO

    ‘Çocukları imam hatip okullarına zorlamak büyük haksızlık’-VİDEO

    PİRHA- Okulların açılmasıyla başlayan yeni eğitim öğretim döneminde herkesin eşit, anadilde eğitim alması gerektiğini kaydeden Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Yavuz Selçuk, başta Alevi çocukları olmak üzere hiçbir çocuğun imam hatiplere zorla gönderilemeyeceğini kaydetti.

    HABERİN VİDEOSU

    Yeni eğitim öğretim yılının başlaması ile Alevi kurumları, Alevi çocuklarının imam hatip okullarına zorlanmasına, zorunlu din derslerinin dayatılmasına tepki göstererek laik, bilimsel, eşit, demokratik ve anadilde eğitim talebinde bulunmaya devam ediyorlar.

    İstanbul Esenyurt’ta yer yer alan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Yavuz Selçuk yeni eğitim öğretim yılına ve kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak geçen Hacı Bektaş Anadolu Proje Lisesine ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “EĞİTİM EŞİT, ADİL OLMASI LAZIM”

    Alevi çocuklarını imam hatiplere zorlamaları başta Aleviler olmak üzere herkese büyük bir haksızlık olduğunu dile getiren Selçuk, “Eğitimin eşit, adil olması lazım. Öğrencilerin istedikleri okulda okuması lazım. Ama bu tabi yeni bir olay değil yıllardır hazırlıkları yapıldı, alt yapısı oluşturuldu. Özellikle 15-20 senedir sık sık eğitim sisteminde değişiklik yaparak ortamını hazırladılar bunun. Ve öğrencileri imam hatip liselerine doğru zoraki yönlendirme yaptılar. Bu tabi ki bizim kabul etmeyeceğimiz bir durum” diye konuştu.

    “İMAM HATİBİN ALİVİSİ DE SÜNNİSİ DE OLMAZ”

    Kamuoyunda Alevi İmam Hatip lisesi olarak nitelendirilen İstanbul Halkalı’da Alevi Dedesi yetiştirmek için açılan Hacı Bektaşı Veli Anadolu Proje Lisesine de tepki gösteren Selçuk, “Alevi imam hatip diye söylenmesinin bile Alevilere haksızlık olduğunu düşünüyorum. Bir kere eğitimin laik olması lazım. Laik eğitimde de imam hatibin Alevisi de olmaz Sünnisi de olmaz. Yöntem olarak doğru bir şey değil. Okul olarak belki iyi bir eğitim verebilir bu farklı bir durum. Ama orada Alevi dedesi yetiştirmek Alevilerin yaşam tarzına müdahale etmek, devletin resmi politikasına uygun insanlar yetiştirip de Alevilerin yaşam tarzını dizayn etmek veya cemevlerinde görevlendirmek gibi fikirler Alevilerin kabul edebileceği şeyler değil. Biz de Erenler Eğitim Kültür Vakfı olarak böyle bir şeyi kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, bu yapılan şey haksızlık” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Esenyurt 2 Temmuz Anma Platformu Sivas şehitlerini andı-VİDEO

    Esenyurt 2 Temmuz Anma Platformu Sivas şehitlerini andı-VİDEO

    PİRHA- Esenyurt 2 Temmuz Anma Platformu, İstanbul Esenyurt’ta Sivas katliamında yaşamını yitirenleri anarak, türkülerini şiirlerini Sivas şehitleri için söyledi. 

    2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli’nde diri diri yakılarak katledilen 35 kişi İstanbul Esenyurt’ta anıldı. Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı öncülüğünde Esenyurt’ta bulunan cemevleri, çeşitli yöre dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Esenyurt 2 Temmuz Anma Platformu tarafından düzenlenen etkinlik Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda yapıldı. Anma etkinliğine HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu ile CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Etkinlikte “Sivas 93 unutma unutturma”, “Katliam, baskı, asimilasyon politikalarına karşı eşitlik, özgürlük ve adalet için Sivas’ı unutma unutturma” yazılı pankartlar ile katliamda hayatını kaybedenlerin resimleri taşındı. “Sivas’ı unutma unutturma”, “Sivas’ın hesabı sorulacak”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Hak, hukuk, adalet” sloganları atıldı.

    Etkinlikte Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı müzik grubu türkülerini ve şiirlerini Sivas şehitleri için söyledi.

    “ALEVİLERE YÖNELİK KATLİAMLAR YÜZYILLARDIR SÜRÜYOR”

    Platform adına basın metnini Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Yavuz Selçuk okudu. Alevilere yönelik katliam ve kıyımların yüzyıllardır devam ettiğine vurgu yapan Selçuk, “Alevileri bugüne gelene kadar inancı uğruna İmam Hüseyin’i, Hallacı Mansur’u, Baba İshak’ı, Şeyh Bedrettin’i, Nesimi’yi, Pir Sultan’ı şehit verdi. Ama inancını bozmadı yolunu değiştirmedi. Bugün de aynı inançla bu yolda yürümeye devam edeceğiz” dedi.

    “TAYYİP ERDOĞAN ‘HAYIRLI OLSUN’ DEMİŞTİ”

    Sivas’ta 35 canı diri diri yakarak katledenleri lanetleyen Selçuk, Sivas Katliamı davasına verilen zaman aşımına değinerek “İnsanlık suçlarında zaman aşımı olmaz. Yargılama döneminde zamanın başbakanı Tayyip Erdoğan, zaman aşımı için ‘hayırlı olsun’ demişti” diye konuştu.

    Geçtiğimiz aylarda Ankara’nın Çubuk ilçesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı hatırlatan Selçuk, saldırganların iktidar partisi yetkililerince elleri öpülerek takdir edildiklerini belirterek bu durumu kınadı.

    TALEPLER

    Eşit yurttaşlığın herkesin hakkı olduğunu vurgulayan Selçuk, taleplerini şöyle sıraladı:

    Ayrımcılık ve inkarcılık yapılmamasını, insanlarımızın inancından, kimliğinden, dilinden ve düşüncesinden dolayı ötekileştirilmemesini istiyoruz.
    Bu acı olayın toplumda bıraktığı izi temsil etmesi açısından Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi yapılmasını talep ediyoruz.
    Ülkemizin laik bir anlayışla yönetilmesini ve din derslerinin zorunlu olmamasını istiyoruz.
    Alevi kurum ve kuruluşları üzerindeki baskıların kaldırılmasını istiyoruz.
    Devlet kadroları için işe alımlarda ayrımcılık yapılmamasını istiyoruz.
    Alevilere yönelik baskı ve asimilasyon politikalarının durdurulmasını istiyoruz.

    ESENYURT 2 TEMMUZ ANMA PLATFORMU

    Esenyurt 2 Temmuz Anma Platformu’nda yer alan kurumlar şöyle:

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı, Sivas İmranlı Topallar Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği, Damal Dernekler Federasyonu, Çiçkelidağ Köyü Derneği, Burmadere Köyü Derneği, Ardahan Kültür Evi, Tepeköy Kültür ve Dayanışma Derneği, Obrucak Köyü Derneği, Eskikılıç Köyü Derneği, Koyunpınar Köyü Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Kültür Dernekleri Örnek Cemevi, Yeşilkent Cemevi, Dereköy Köyü Derneği, Damal Merkez Derneği, Otağlı Köyü Derneği, Çat Köyü Birlik ve Dayanışma Derneği, ESAS-Der, Amasya İl Derneği, Esenyurt Dersimliler Derneği, Çaybaşı Derneği.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Erenler Cemevi’nin elektrik giderleri Diyanet bütçesinden karşılanacak-VİDEO

    Erenler Cemevi’nin elektrik giderleri Diyanet bütçesinden karşılanacak-VİDEO

    PİRHA-Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın elektrik faturalarının devlet tarafından ödenmesi için 2015 yılında açılan dava 10 Aralık 2018 tarihinde sonuçlandı. Danıştay 13. Dairesi’nin verdiği karara göre Erenler Cemevi’nin elektrik giderleri devlet tarafından ödenecek. 

    İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevinin elektrik faturaları ödenmediğinden dolayı BEDAŞ cemevini icraya vermiş, cemevi yönetimi ise karşı dava açarak icrayı durdurmuştu. Cemevi yönetimi en son cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğu için elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanması istemiyle dava açmıştı. Açılan davada İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın talebini yerinde bularak cemevlerinde ibadet yapıldığını belirterek elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanmasına karar vermişti. Ancak mahkeme kararlarına rağmen BEDAŞ cemevine ihtar göndermeye devam ve elektriklerini kesmek için tehdit etmeye devam etmişti. Esenyurt Müftülüğü ve Kaymakamlığı karara itiraz ederek kararda düzeltme istemiyle temyize başvurmuştu. 10 Aralık 2018 tarihinde sonuçlanan davada Danıştay 13. Dairesi Erenler Cemevi’nin elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanması gerektiğine kanaat getirdi.

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı bugün cemevinin elektrik faturalarının ödenmesiyle ilgili mahkeme kararına ilişkin basın toplantısı gerçekleştirdi. Cemevinin yemekhanesinde yapılan basın toplantısında dava süreciyle ilgili bilgiler verildi.

    “ERENLER CEMEVİ ALEVİLERİN İBADETHANESİDİR”

    Toplantıda basın metnini Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Yavuz Selçuk okudu. 1998 yılında vakıflaşan Erenler Cemevi’nin ibadet hizmetlerinin yanı sıra Alevi inancına ve kültürüne hizmet ettiğini belirten Selçuk, Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın Erenler Cemevi olarak Alevilerin ibadethanesi olduğunu kaydetti. 16 Mayıs 2015 tarihinde CLK Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından cemevine başlatılan icranın cemevinin itirazı sonucu durdurulduğunu ifade eden Selçuk, aydınlatma ve elektrik giderlerinin devletçe ödenmesi için Esenyurt Kaymakamlığı’na ve Müftülüğü’ne başvurduklarını ancak başvurularının “Cemevleri ibadethane değildir” denilerek reddedildiğini söyledi. Bunun üzerine vakfın konuyu yargıya taşıdığını ve davanın 10 Aralık 2018’de sonuçlandığını dile getiren Selçuk, dava sürecinde BEDAŞ’ın hukuksuz bir şekilde cemevine icra getirdiğini, elektrik aboneliğini iptal ettiğini, elektrik kesme bildiriminde bulunduğunu ve kaçak elektrik kullanılmış gibi göstererek kaçak kullanım işlemi yaptığını hatırlattı. Selçuk, “Yürürlükte olan 6446 sayılı Enerji Piyasası kanununda ‘Toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır’ ibaresi yer almakta, ibadethaneler de ‘toplumun ibadetine açılmış olma ve ücretsiz girilme’ dışında herhangi bir şart belirtilmemektedir. Cemevleri Alevi inancına mensup insanların inançları çerçevesinde ibadet ettiği yerlerdir” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE AÇISINDAN UTANÇ VERİCİ”

    Alevilerin yüzyıllardır sürekli baskı, zulüm ve katliamlara maruz kaldıklarını ancak inançlarından hiçbir zaman vazgeçmediklerini dile getiren Selçuk, Cemevlerinin ibadethane olup olmadığını tartışmak ve bütün ibadethanelere tanınan hakların cemevlerine de tanınması için hukuk mücadelesi yürütmenin Türkiye açısından utanç verici olduğunu belirtti.

    CLK Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin yaptığı keyfi uygulamaların anayasaya, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve AİHM kararlarına aykırı olduğunu söyleyen Selçuk, sorunun basit bir elektrik kesme sorunu değil, Alevilerin ısrarla yok sayılmaya çalışılması olduğunu vurguladı.

    “ALEVİLERE AYRIMCILIK UYGULANMASIN”

    Selçuk, son olarak taleplerini şöyle sıraladı:

    Eşit yurttaşlık ilkesinin ülkemizde yaşayan tüm insanlara ve biz Alevilere uygulanmasını, ayrımcılık yapılmamasını,
    Bize dayatılan tek dine dayalı zorunlu din derslerinin müfredattan kaldırılmasını,
    Devletin tüm yurttaşlara tüm haklarda eşit davranmasını ve ayrımcılık ve inkarcılık yapmamasını,
    Aleviler üzerinde uygulanan asimilasyon ve terbiye edilmesi yönündeki politikalardan vazgeçilmesini istiyoruz.

    Sulçuk’un arkasından avukat Zeynel Çambeli, AİHM kararına göre bir yerin ibadethane olup olmadığına ancak orada ibadet edenlerin karar vereceğini hatırlattı. Bu yüzden Cemevlerinin ibadethane olduğuna ve elektrik giderlerinin devlet tarafından ödenmesine yönelik kararlar olduğunu dile getirdi.

    “BİR DEVLETİN ALEVİLERİN İBADETİNİ VE İBADETHANESİNİ TARİF ETME HAKKI YOKTUR”

    Arkasından Alevi Bektaşi Federasyonu adına söz alan ABF Örgütlenme Sekreteri Zeynal Odabaş, Aleviler olarak sistem içerisindeki asimilasyona karşı yıllardır mücadele verdiklerini söyledi. Sadece Alevilerin hakları için değil ezilen ve ötekileştirilen tüm halklar için mücadele verdiklerini belirten Odabaş, bir devletin Alevilerin ibadetlerini ve ibadethanelerini tarif etme hakkı olmadığını vurguladı. Önümüzdeki yerel seçimlere yönelik mesaj veren Odabaş, herkesi sandığa giderek demokrasiye sahip çıkmaya davet etti.

    Alevi Dernekler Federasyonu adına konuşan İstanbul Cemevi Başkanı Gazi Arslan da verdikleri mücadelede Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın yanında olduklarını dile getirdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın yeni başkanı Yavuz Selçuk

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın yeni başkanı Yavuz Selçuk

    PİRHA-Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın yeni başkanı eski genel sekreter Yavuz Selçuk oldu. 

    İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı, geçtiğimiz günlerde olağanüstü genel kurula gitti. Olağanüstü genel kurulda vakfın eski genel sekreteri olan Yavuz Selçuk ile vakfın eski başkanlarından Cengiz Altınarık yarıştı.

    8 oy farkla seçimi kazanan Selçuk, kendilerine verilen görevi Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’na yakışır bir şekilde yerine getireceklerini belirtti. (HABER MERKEZİ)

     

  • Erenler Cemevi kütüphanesine ilgi büyük-VİDEO

    Erenler Cemevi kütüphanesine ilgi büyük-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Erenler Cemevi, 2010 yılından beri zengin kütüphanesiyle halka hizmet vermeye devam ediyor. 

    Haberin Videosu

    Erenler Cemevi kütüphanesi 2010 yılında yazar Ümit Kaftancıoğlu’nun oğlu  Dr. Ali Naki Kaftancıoğlu’nun desteğiyle biraz da yapılan bağışlarla kurulmuş. Kurulduğu günden beri aktif olan kütüphaneye ziyaretçiler de oluyor.

    Lise öğrencilerinin ders çalışmak için geldiği kütüphaneye çevreden kitap okumak isteyenler, araştırma yapmak isteyenler de gidebiliyor.

    İmece usulüyle kurulan kütüphaneye kitaplar gelmeye de devam ediyor. Kitaplar kayıt yapılarak dışarıya da verilebiliyor. Ayrıca cemevinin genel sekreteri olan Yavuz Selçuk kitap bağışı için de çağrıda bulundu. (HABER MERKEZİ)

  • Öğrencilere burs veren Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’ndan dayanışma çağrısı-VİDEO

    Öğrencilere burs veren Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’ndan dayanışma çağrısı-VİDEO

    PİRHA – 2014 yılından beri ihtiyacı olan üniversite öğrencilerine burs veren İstanbul Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı, talep yoğunluğundan dolayı duyarlı kişi ve kurumlardan destek bekliyor.

    Haberin Videosu

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı 2004’ten beri düzenli olarak ihtiyacı olan üniversite öğrencilerine burs veriyor. Hazır bir kaynakları olmadığını belirten Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Sekreteri Yavuz Selçuk, yaptıkları bir takım etkinliklerden elde ettikleri gelirler ve bağışlar üzerinden bunu sürdürmeye çalıştıklarını ancak talebin yoğun olması nedeniyle zorlandıklarını ifade etti.

    KİŞİ VE KURUMLARA DESTEK ÇAĞRISI

    “2014-2015 öğretim yılında yaklaşık 28 öğrenciye burs verdik. 2015-2016 öğretim yılında 32 öğrenciye burs verdik. 2016-2017 öğretim yılında 42 öğrenciye burs verdik. Bu sene de bursla ilgili çalışmalarımız devam ediyor” diyen Selçuk, vakfın gelirlerinin bağışlar ve yapılan bir takım etkinlikler üzerinden döndüğünü ifade etti. Bursları çevrelerindeki duyarlı insanlardan yardım yoluyla şartlı bağış olarak aldıklarını ve toplanan paraları ihtiyacı olan öğrencilere ulaştırdıklarını söyleyen Selçuk, duyarlı kişilere ve kurumlara da destek çağrısında bulundu.

    “ŞARTLI BAĞIŞLARIN DENETLENME OLANAĞI VAR”

    Yapılan şartlı bağışların denetlenme olanağı olduğunu da ifade eden Selçuk, “Belki 1000 lira, 500 lira, 200 lira çok büyük bir para değil ama bunlar bir araya toplandığı zaman önemli bir para miktarı oluşturuyor. İşte 42 kişiye bu şekilde burs verdik. Öğrenciler için yapılacak o küçük bağışlar çok büyük para haline geliyor o zaman” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Erenler Cemevi Genel Sekreteri Selçuk: Hükümet Danıştay’ın cemevi kararını tanımalı-VİDEO

    Erenler Cemevi Genel Sekreteri Selçuk: Hükümet Danıştay’ın cemevi kararını tanımalı-VİDEO

    PİRHA – Danıştay’ın Erenler Cemevinin elektrik giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden karşılanması kararını değerlendiren Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Genel Sekreteri Yavuz Selçuk her şeyden önce böyle bir kararın Aleviler için bir kazanım olduğunu vurguladı.

    Haberin Videosu

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Genel Sekreteri Yavuz Selçuk, Danıştay’ın Erenler Cemevinin elektrik giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden karşılanması kararını PİRHA’ya değerlendirdi.

    KAYMAKAMLIK VE MÜFTÜLÜK MAHKEMENİN KARARINI TANIMADI”

    2015 yılında cemevine icra geldiğini belirten Selçuk, itiraz ederek icrayı durdurduklarını, sonrasında BEDAŞ’ın elektrikleri kesmek istediklerini buna karşı kendilerinin de karşı dava açtıklarını ve mahkemenin bir ara kararla ilk dava sonuçlanana kadar BEDAŞ’ın hiçbir işlem yapmaması kararını verdiğini belirtti.

    Mahkemenin verdiği tedbir kararına istinaden kaymakamlıktan ve müftülükten ödemelerin devletçe yapılması yönünde talepte bulunduklarını kaydeden Selçuk, kaymakamlığın ve müftülüğün cemevleri ibadethane olmadığı gerekçesiyle reddettiklerini ve kendilerinin idareye karşı ‘Cemevleri ibadethanedir’ diye dava açtıklarını ve bir yıl süren dava sonucunda 6. İdare Mahkemesi’nin verdiği kararla cemevlerinin ibadethane olduğuna hükmettiğini ifade etti. 6. İdare Mehkemesi’nin kararının da bütün inanç merkezleri için emsal bir karar olduğunu dile getiren Selçuk, idarenin bu karara da itiraz ederek davayı Danıştay’a götürdüğünü dile getirdi.

    “CEMEVLERİ BU KARARA SAHİP ÇIKMALI”

    Selçuk, Danıştay 13. Dairesi’nin sadece Ereneler Cemevi’nin değil bütün cemevlerinin ibadethane olduğunu onadığını belirtti. Bundan sonrasında cemevlerinin bu karara sıkıca sahip çıkmaları gerektiğinin altını çizen Yavuz Selçuk, hükumetin de bu kararı tanımasını istedi.

    “BEDAŞ SÜREKLİ TACİZ ETTİ”

    Dava sürecinde BEDAŞ ile çok sıkıntı yaşadıklarını, BEDAŞ’ın sık sık cemevinin elektriklerini kesmeye geldiğini söyleyen Selçuk “2015’ten bu yana 70, 75 tane mesaj yoluyla bizi taciz etti ‘Keseceğiz elektriklerinizi, icra getireceğiz, ödemezseniz şöyle olacak böyle olacak’ şeklinde. Her gün telefonla aradılar ‘Elektirik borcunuzu ödeyin’ diye. Her seferinde bunlara yargı kararına göre bir işlem yapamayacaklarını söylediğimiz halde bizi taciz ettiler” dedi.

    “YAPILANLAR UTANÇ VERİCİ” 

    Şu an toplanmış 161 bin küsur elektrik borcu gözüktüğünü ifade eden Selçuk, BEDAŞ’ın elektriklerini kaçak durumuna sokarak sözleşmeyi tek taraflı feshettiklerini ve cezalı olarak faturaya yansıttıklarını kaydetti. “Her yönüyle hem bizi tanımadılar hem de yaptıkları her işte hile yoluna başvurdular” diyen Selçuk, bu yapılanların utanç verici bir şey olduğunu söyledi.

    “HAKLARDAN YARARLANMADA İNKAR EDİLİYORUZ”

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Genel Sekreteri Yavuz Selçuk, Danıştay’ın verdiği emsal karara göre cemevlerinin artık elektrik faturası ödemesini durdurması gerektiğini, ödemiyorsa da dava açarak cemevlerinin ibadethane olduğu yönündeki emsal kararı göstererek haklarını aramaları gerektiğini belirtti. Aslında aranacak bir hak olmadığını var olan hakkın korunması gerektiğini vurgulayan Selçuk, “Biz eşit yurttaşlık çerçevesinde vergimizi ödüyoruz. Bütün vatandaşlık yükümlülüklerini yerine getiriyoruz. Ama inanç konusunda ya da diğer haklardan yararlanma konusunda biz inkar ediliyoruz, ayrımcılığa uğruyoruz” dedi.

    “BU KARAR EMSALDİR”

    Sadece cami, cemevi ya da herhangi bir inanç merkezinin böyle bir hak için dava açması gerekiyorsa o ülkenin çok kötü bir durumda olduğunu söyleyen Selçuk, bunun çok kötü bir şey olduğunu ve Alevilerin bu kötülüğü en iyi bilen ve yaşayan topluluklardan olduğunu belirtti. Son olarak Selçuk şunları ifade etti:

    “Birlikten kuvvet doğar. Bu karar emsaldir. Her şeye rağmen bu karara sahip çıkmak lazım. Ayrıca bunu korumak, güçlendirmek için bütün cemevlerinin biraraya gelerek yeni yöntemler geliştirmesi lazım, yeni mücadele şekilleri geliştirmesi lazım. Bunu ileriye taşımak lazım. Bizim elimiz bir kere daha güçlenmiş durumda.” (HABER MERKEZİ)