Etiket: yazar abbas tan

  • Yazar Abbas Tan: Bir Alevinin yaşamının her alanında bağlama vardır

    Yazar Abbas Tan: Bir Alevinin yaşamının her alanında bağlama vardır

    PİRHA-Yazar Abbas Tan, geçtiğimiz günlerde Hakka yürüyen Engin Nurşani’nin Hakka uğurlama erkanına ilişkin yazı kaleme aldı. Tan, “Bir zavallının sanatçılara cenazede bağlama çaldıkları için hakaret ve tehdit etmesi tüm Alevilere ve yola hakaret sayılması olarak değerlendirilmelidir” dedi

    Abbas Tan, geçtiğimiz günlerde hakka yürüyen Engin Nurşani’nin hakka yürüme erkanında bağlama eşliğinde nefesler okunması isteğine rağmen cenaze namazı uygulanmasına ilişkin yazısında tepki gösterdi.

    “SANATÇILAR BAĞLAMA EŞLİĞİNDE NEFESLER OKUYARAK DURUMU KURTARMAYA ÇALIŞTILAR”

    Abbas Tan, Nurşani’nin Hakka uğurlama erkanının tartışmalara yol açtığını belirtip “Birincisi; cenazede saz çalınır çalınmaz tartışması. İkincisi; Alevi Hakka Yürüme Erkanlarında Kuran okunup olunmayacağı. (Alevi cenazelerinde kuran  okunmaz, Erkannameler, Gülbanglar okunur). Üçüncüsü; Hakka Yürüme/uğurlama Erkanlarında bağlama çalıp nefesler okuyan sanatçılara yapılan hakaretler. Dördüncüsü; Yapılan hakaretler karşısında sessiz kalan diğer sanatçılar,Alevi kurum yöneticileri,Alevi Dede/analar ve aydınlar Sonra da Aleviler ve Alevi dostları” dikkat çekti.

    “ALEVİLİK; İLİMİ, BİLİMİ, SANATI, KÜLTÜRÜ, EDEBİYATI İÇERİSİNDE BARINDIRAN BİR DOĞA İNANCIDIR”

    Alevi inanç öğretisini ve Erkanları bilmeyen, Alevilikte bağlamanın, sanatın yerini bilmeyen insanların tepkisi olduğunu belirten Abbas Tan, şunları ifade etti:

    “İnsanlar Aleviliği yeterince bilmediklerinden eleştiri getirmeleri ya da son yüz yıl içerisinde asimilasyona uğramış Alevilerin farklı yorumları olabilir. Ancak hiç kimsenin kimseye hakaret etme hakkı da yoktur, haddine de değildir. Bir zavallının sanatçılara cenazede bağlama çaldıkları için hakaret ve tehdit etmesi tüm Alevilere ve yola hakaret sayılması olarak değerlendirilmelidir. Çok iyi bilinmelidir ki Alevilik; İlimi, bilimi, sanatı, kültürü, edebiyatı içerisinde barındıran bir doğa inancıdır. Kurallarını kendiler belirler, kendileri uygularlar. Bir başkasının önerisine ihtiyacı da yoktur. Bağlama konusunu herkes zaman içerisinde anlayacak ve öğrenecektir. Bir Alevi bireyin yaşamının her alanında (doğumdan Hakka yürüyene hatta sırlama bitene kadar) bağlama vardır. Hakaret edilen sanatçılar yakınlarının cenazelerinde bağlama çaldıkları için hakaret işittiler. Ben de o sanatçıları kutluyorum yüreklerine gönüllerine sağlık. Diğer Alevi sanatçılara da çağrıda bulunuyorum gittiğiniz her Alevi cenazesinde bağlamanız yanınızda olsun. Bağlamanın, sanatın Alevilikteki yerini bilmeyen Alevilere de çağrım var. Lütfen Aleviliği (birilerinin dayattığı Aleviliği değil) öğrenelim, öğretelim.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Yazar Abbas Tan’ın, ‘Türkiye Genelinde Alevi Köyleri’ kitabının 2. baskısı çıktı

    Yazar Abbas Tan’ın, ‘Türkiye Genelinde Alevi Köyleri’ kitabının 2. baskısı çıktı

    PİRHA-Toros Üniversitesi Alevi Bektaşi Uygulamalı Araştırma Merkezi Danışma Kurulu üyesi, Yazar Abbas Tan’ın, “Türkiye Genelinde Alevi Köyleri” kitabının 2. baskısı yayınlandı.

    Toros Üniversitesi Alevi Bektaşi Uygulamalı Araştırma Merkezi Danışma Kurulu üyesi, Yazar  Abbas Tan’ın, “Türkiye Genelinde Alevi Köyleri” kitabının 2. baskısı yayınlandı.

    Abbas Tan, Alevilerin hızla örgütlenmeye başladıkları 1990’lı yılların başlarından başlayarak günümüze kadar yaptığı Alevilik çalışmalarından elde ettiği bilgilerin ilkini 2011 yılında, “Yaşanan Alevilik” adlı kitabında topladı. 

    Tan, kitaplarına ilişkin şu bilgileri verdi:
    “İkinci kitabım Türkiye’de ilk ve tek çalışma olan, “Türkiye Genelinde Alevi Köyleri” 2014 yılında Ürün Yayınları tarafından yayınlandı. Üçüncü olarak, “Yaşanan Alevilik” 2. Baskı 2014 yılında yayımlandı. Dördüncü çalışmam (İlhan Cem Erseven ile birlikte), Rıza Şehri (Cıty Of Consent), İngilizce-Türkçe-resimlerle çocuk kitabı İngiltere’de Qızılbaş Yayınevi tarafından yayınlandı. Beşinci çalışmam, Alevilerde Temmena, Gülbang, Erkanname adlı çalışmam 2016 yılında yayınlandı. Altıncı çalışmam “Türkiye Genelinde Alevi Köyleri” 2. Baskısı Ürün Yayınları tarafından okurlarımla buluşturuldu.
    Tan, kitapta yer alan konu başlıklarını da şöyle anlattı:
    “Kitapta yer alan konu başlıkları, Türkiye’de iç göçün ve yurtdışı göçlerin gerekçeleri, göçün hangi tarihlerde nerelerden nerelere olduğu. Asimilasyonun gerekçeleri ve uygulanış şekli. Sürgüne gönderilen Aleviler hangi illere gönderilmişler ve köylerde kaç Alevi aile ve kaç nüfus zorunlu göçe tabi tutulmuşlar ve onların akıbeti. 73 ilde 513 ilçede 4.706 köy ve mezrada Aleviler yaşamaktadırlar. Hangi ilde kaç Alevi Köyü bulunmaktadır. Hangi ilçelerin hangi köylerinde Aleviler yaşamaktadırlar. En çok Alevi köyü olan iller ve ilçeler nerelerdir? En az Alevilerin yaşadığı iller hangileridir? Hiç Alevi köyü olmayan iller hangileridir? Aleviler en çok hangi bölgelerde yaşamaktadırlar. Hangi ülkelerde Aleviler vardır. Alevi köylerinin isimlerinin baş harfleri en fazla olan K harfi ile 879 köy, A harfi ile başlayan Alevi köy sayısı 485. B harfi ile başlayan köy sayısı 393. Y Harfi ile başlayan Alevi köy sayısı 360. Gerekçeleri nelerdir? Alevilerin eğitimleri ve geçim kaynakları nelerdir? En çok göç veren iller ve en çok göç alan iller ve bölgeler ile gerekçeleri? Yaygın olan Alevi Ocakları. Alevi ozanlarının isimleri ve memleketleri nerelerdir?”
    (HABER MERKEZİ)

  • Yazar Tan: Aleviler bu oyuna gelmeyecektir-VİDEO

    Yazar Tan: Aleviler bu oyuna gelmeyecektir-VİDEO

    PİRHA- Yazar Abbas Tan, Alevi dedelerinin Diyanet’in görevlendirmesiyle Avrupa’ya gitmesine ve Alevi İmam Hatip Lisesine dair konuştu. Tan, “Ocakların önemli bir kısmının Dersim’de olmasından kaynaklı olarak Diyanet, “suyun başını bulandırma ve balığı yakalama” politikasını esas alarak hareket ediyor. Ancak bu politikanın başarılı olma şansı yok” dedi. Alevi İmam Hatip Lisesine dair de konuşan Tan,” Alevi inancı, İngiltere başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde tanınırken, Türkiye’nin Aleviliği İslam içi gösterme çabası boşuna. Aleviler bu oyuna gelmeyecektir” diye konuştu.

    Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından, 13 Alevi dedesinin Avrupa’nın çeşitli yerlerinde “Nevruz ve Hıdırellez” için gri pasaport verilerek görevlendirilmesinin yankıları devam ediyor.

    “BAŞARAMAYACAKLAR”

    Konuya ilişkin PİRHA’ya değerlendirmede bulunan Yazar Abbas Tan, yapılanın, Diyanet’in uzun süredir hazırladığı bir projenin ürünü olduğuna dikkat çekerek , “Alevi dedeleri aslında bu tip oyunlara gelmedi, gelmez de. Gerek Aleviliği bilmeyen dedeleri ve dede çocuklarını (sözde dedeler) devlet kullanıyor. Aleviliğin merkezi olan Dersim’den başlayarak bu politikayı yaymaya çalışıyorlar. Çünkü, Dersim Alevi Ocakları’nın merkezi. ”Suyun başını bulandırıp, balığı yakalama kolay olur” mantığıyla hareket eden Diyanet’in bu politikası geçmişte de yaşandı, gelecekte de bu tür oyunları oynayacaklar. Fakat başarılı olacaklarını sanmıyorum” diye konuştu.

    “DEVLET İSTER TANISIN, İSTER TANIMASIN, BİZ ALEVİYİZ”

    “Geçmişte Avrupa’ya gönderdikleri sözde dedelerin hiçbiri başarılı olamadı” diyen Tan, “Çünkü Avrupa’da da olsa, Türkiye’de de olsa Aleviler bu Yol ve Erkanı biliyor. Gönderdikleri sözde delerin de yeterince Aleviliği bildiğini düşünmüyorum. Bilmedikleri için de Avrupa’ya gittiklerinde başarılı olamayacaklar. Sadece kafa karıştırıp, mide bulandıracaklar. Gidip bir turistik gezi yapıp gelecekler. Hem yurtiçinde hem de yurtdışında devletin Aleviliğini yaşatmaya çalışan bir güruh var”  ifadelerini kullandı.

    “Devletin Aleviliği tanıyıp tanımaması da Alevilerin umrunda değil” vurgusunu yapan Tan, “Devlet ister tanısın ister tanımasın, biz Aleviyiz ve Alevice yaşıyoruz. Bazı Alevi dedeleri maaş alıyor olabilir. Yüzlerce, binlerce yıldır Alevi dedeleri nasıl geçindiyse, şimdi de bu yöntem devam etmektedir” dedi.

    “GRİ PASAPORTLU DEDELER GİBİ, BU DA TUTMAYACAKTIR”

    İstanbul’da önümüzdeki yıl faaliyete geçmesi beklenen Alevi İmam Hatip Lisesi’ne ilişkin de konuşan yazar Tan, şunları söyledi:

    “Daha önce Aleviliği müfredata koyarak öğretmeye çalıştılar. Ama gördük ki, Alevilikle ilgili hiçbir konu yok. Tam tersi Aleviliği yok etme adına her şey var. Bu tutmayınca Aleviler eliyle, Aleviliği ortadan kaldırmak için İmam Hatip Lisesi yapacaklar. Araştırıp baktığımızda zorunluluk dışında hiçbir Alevi çocuğunu İmam Hatip Lisesine götürmemiştir. Gizli pazarlıklarla birilerine İmam Hatip Lisesi kurdurarak Aleviliği asimile etme politikası geliştiriyorlar. Bu da tutmayacaktır. İstanbul’dan başlayan ve Anadolu’ya yayılmaya çalışılan bir Alevilik politikası ne yazık ki son yirmi yıldır hep deneniyor. Olmadı, olmuyor ve olmayacaktır da. Okul açılacaktır, birilerini bulacaklardır, ancak gri pasaportlu sözde dedeler gibi başarısız olacaklardır. Tıpkı birçok üniversite de açılan Alevi Araştırma Merkezleri gibi. O yerlere baktığınızda bir bütün hiçbirinin Alevilikle alakaları yoktur. Ama üniversitelerde araştırma merkezleri kurduk ve Alevilik öğretiyoruz deniyor. Bizler bunu kabul etmiyoruz.”

    “BU ANLAYIŞLA ALEVİLİĞİ YOK EDEMEYECEKLERDİR”

    Dünyanın her tarafında Aleviliğin bir inanç olarak kabul edildiğini belirten Tan, “Ne yazık ki ülkemizde Alevilik yok sayılıyor. Türkiye’den 3, Avrupa’dan 2 arkadaşımla beraber 4 yıldır İngiltere’de Alevilik ders müfredatını hazırladık. Bu müfredat bugün okullarda ve cemevlerinde okutuluyor. Avrupa’da durum buyken, Türkiye Aleviliği İslam’ın içine sokmaya çalışıyor. Bunlar tamamen oyundur. Bunların hiçbir topluma, hele hele ülkemize hiçbir faydası olmamıştır ve olmayacaktır. Bu anlayışla Aleviliği yok edemeyeceklerdir. Bıraksınlar bizi bize. Biz kendi halimizde yaşamayı biliriz.”

    Diren KESER/MERSİN