Etiket: yedikule göğüs hastalıkları hastanesi

  • Cinsel saldırıdan yargılanan doktorun beraatına karar verildi; kadınlardan tepki-VİDEO

    Cinsel saldırıdan yargılanan doktorun beraatına karar verildi; kadınlardan tepki-VİDEO

    PİRHA-Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli asistan doktor S.E’nin, hemşire H.Z.’ye cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla açılan davanın karar duruşmasında, sanık S.E’ye beraat kararı çıktı. Kadınlar ise karara tepki göstererek, “Erkek adalet değil, gerçek adalet” dediler. 

    13 Mart 2023’te Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli asistan doktor S.E.’nin hemşire H.Z’ye cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla açılanan davanın karar duruşması Bakırköy 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmaya S.E., H.Z. ve avukatlar katıldı. Ayrıca duruşmayı Halkaların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Özgür Genç Kadın (ÖGK) ve DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça izledi.

    Duruşmada ilk olarak söz alan H.Z., “Bu olaydan ciddi psikiyatrik sorunlar yaşadım, doktor raporları aldım, ailemle yaşıyorum. 11 Mart’tan beri tedavi görüyorum. Ben orada kendimi savunamadıysam, burada mahkemenizde adaleti size bırakıyorum” dedi.

    “SANIĞIN CEZALANDIRILMASI GEREK”

    Ardından konuşan H.Z.’nin avukatı Feyza Altun, sanık S.E.’nin olay öncesinde etrafta kimse var mı, yok mu diye kontrol ettiğini belirterek, sanığın suça hazırlık aşaması yaptığını kaydetti.

    Altun, “Üzerinde hiyerarşik alt üst ilişkisi içerisinde bulunduğu hemşirelere yönelik işlemi bu otoriteyi kullanma amacıyla yapan sanığın diğer hemşireleri de taciz ettiği sabittir. Ayrıca sanığın benim müvekkilimi arayarak özür dileyip, şikayetini geri çekmesini istemiştir. Suçun işleyiş biçimini göz önünde bulundurursak müvekkilimin delil toplaması zor” şeklinde konuştu.

    “Biz kadınlar cinsel saldırıya uğrarsak nasıl ispat edeceğiz, emsal teşkil etmesi için sanığın cezalandırılması gerek” diyen Altun, mahkeme heyetine mütalaaya uymaması gerektiğini belirtti.

    Sanık S.E. de suçlamayı kabul etmediğini söyledi. Sanığın avukatı da somut delil olmadığını iddia ederek beraatını talep etti.

    BERAAT KARARI VERİLDİ

    Ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, “delil yetersizliği” iddiasıyla sanık S.E.’nin beraatına karar verdi. Duruşmadan çıkan kadınlar tepki göstererek, adliye koridorlarında, “Erkek adalet değil, gerçek adalet” diye slogan attılar.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Kadınlar adliye önünden seslendi: Cinsel saldırı faili doktor S.E. cezalandırılsın – VİDEO

    Kadınlar adliye önünden seslendi: Cinsel saldırı faili doktor S.E. cezalandırılsın – VİDEO

    PİRHA – Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde hemşire H.Z’ye cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla asistan doktor S.E. hakkında açılan davanın karar duruşması öncesi Bakırköy Adliyesi önünde kadınlar açıklama yaptı. Açıklamada, “Bu işin peşini bırakmayacağız. Arkadaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Kadının beyanını koruyacağız. Kadın arkadaşlarımızla dayanışma içinde olacağız” denilerek, failin cezalandırılması istendi. 

    Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde Mart 2023’te bir asistan doktorun nöbetteki hemşireye cinsel saldırıda bulunmasına ilişkin açılan davanın karar duruşması Bakırköy Adliyesi 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Duruşma öncesinde kadınlar Bakırköy Adliyesi önünde toplandı. KESK Kadın Meclisi üyeleri, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça, DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Gonca Yangöz, Kadın Zamanı Derneği, Yeni Demokrat Kadın, Sosyalist Kadın Meclisleri üyeleri ve çok sayıda kadın adliye önüne geldi.
    Açıklamada kadınlar sık sık “Erkek adalet değil, gerçek adalet” ve “Koruma, aklama, yargıla” sloganları attı.

    “ERKEĞİN DAYATMAYA ÇALIŞTIĞI BU REJİM BİÇİMİNİ REDDETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Açıklama öncesi söz alan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça, cinsel saldırıya uğrayan hemşire H.Z.’nin yanında olduklarını belirterek şunları ifade etti:
    “Bugün bir kez daha Kadınlar, işyerlerinde, okullarda, evlerinde, yaşadıkları her alanda gördükleri şiddeti mahkemelerde tekrar kanıtlama mecburiyetinde bulunuyorlar. Biz burada kadınlar olarak bir kez daha şunu anlatmak istiyoruz. İstanbul Sözleşmesiyle bir şekilde tartışmaya açılan rıza beyan meselesinin hiçbir şekilde bir erkeğin konuşabileceği tartışabileceği bir mesele olmadığını söylüyoruz. 6284’ü tekrar tartışmaya açarak kadınları koruyan mekanizmaları tekrar ortadan kaldırmaya çalışanlara diyoruz ki Hiranur Vakfı’ndaki 6 yaşındaki çocuğun da rızası yoktu bugün iş yerinde çalışmaya çalışan kendisini var etmeye çalışan arkadaşımızın da rızası yoktu. Ve onların beyanı esastır, kadının beyanı esastır. Her iki elimizde, tacizcilerin, tecavüzcülerin ve onları koruyan siyasilerin yakasında olacak. Bu işin peşini bırakmayacağız. Arkadaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Kadının beyanını koruyacağız. Kadın arkadaşlarımızla dayanışma içinde olacağız. Erkeğin dayatmaya çalıştığı bu itaatkar rejim biçimini de reddetmeye devam edeceğiz.”

    “YARGI, FAİLLERİ KOLLUYOR”

    Basın açıklamasını İstanbul SES Aksaray Şubesi Kadın Sekreteri Helin Göçmenoğlu okudu.

    Kadınların sistematik erkek şiddetine maruz bırakıldıklarını ifade eden Helin Göçmenoğlu, “Her yer kadınlar için şiddet ve suç mahalline dönüşmüş durumda. Yargı, failleri kolluyor, hatta cezasız bırakarak neredeyse ödüllendiriyor. Failin değil mağdurun cezalandırıldığı bu erkek devlet yargısı toplumsal yaşamın genelinde olduğu gibi iş yerlerimizde de erkeğin her türlü şiddetine açık hale gelmemize sebep oluyor” diye belirtti.

    “FAİLLERİN CEZALANDIRILMASINI İSTİYORUZ”

    Gerçek adaleti istedikleri için bir araya geldiklerini söyleyen Göçmenoğlu, şunları ifade etti:

    “Davanın görüldüğü Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı sanığa, arkadaşımızın kendisine karşı koyup koymadığını, bağırıp bağırmadığını ve sanıkla flört edip etmediğini sormuş. Sanık S.E. arkadaşımızın kendisine iftira attığını ve tüm yaşanan sürecin rızaya dayalı olduğunu bir süredir aralarında duygusal bir ilişki olduğunu ileri sürmüş ve beraat istemişti. Tüm iddiaları boşa çıkarılmasına rağmen son görülen celsede savcı mütalaasında sanığın beraatını istedi. Buradan kadına yönelik şiddet davalarında erkek yargının başvurduğu yargılamanın kendisini şiddete dönüştüren tutumunu kabul etmediğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Bugün burada bir kez daha, bu ve bu gibi olaylarda işyerlerinin, ilgili kurumların ve adli makamların gereğini yerine getirerek failleri cezalandırmasını istiyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cinsel saldırıya uğrayan hemşirenin davasının karar duruşması 25 Ocak’ta; SES’ten çağrı -VİDEO

    Cinsel saldırıya uğrayan hemşirenin davasının karar duruşması 25 Ocak’ta; SES’ten çağrı -VİDEO

    PİRHA – Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde Mart 2023’te bir asistan doktorun nöbetteki hemşireye cinsel saldırıda bulunmasına ilişkin açılan davanın karar duruşması 25 Ocak’ta görülecek. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Bakırköy Şubesi Kadın Sekreteri Sevgi Kızılırmak, dayanışma çağrısı yaparak, “Amacımız failin beraatinin engellenmesi ve tutuklanması. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz” dedi.

    Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde 19 yıldır hemşire olarak görev yapan H.Z. 11 Mart 2023 tarihinde ameliyathane nöbetçisi olarak kaldığı hastanede nöbetçi odasında istirahat ederken, iddiaya göre asistan doktor S.E. odaya girdi. H.Z. kendisi uyurken odaya giren S.E.’den rahatsız oldu ve dışarı çıkmasını istedi. Ancak dışarı çıkmayı kabul etmeyen S.E., odada H.Z.’ye cinsel saldırıda bulundu.
    H.Z., olayın ardından psikiyatri bölümünde görevli bir doktorun yanına giderek başına gelenleri anlattı ve polisi de arayarak şikayetçi oldu. Gözaltına alınan S.E., ifadesinin ardından serbest bırakıldı. S.E. daha sonra açığa alındı. Son görülen duruşmada ise savcı, S.E. hakkında beraat istemişti.

    25 Ocak’ta saat 11.00’de karar duruşması görülecek. İstanbul KESK Kadın Meclisi duruşma öncesi failin beraatinin engellenmesi ve tutuklanması istemiyle Bakırköy Adliyesi önünde saat 10.30’da açıklama yapacak.

    Konuya dair PİRHA‘ya konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Bakırköy Şubesi Kadın Sekreteri Sevgi Kızılırmak, 25 Ocak’ta görülecek duruşmaya katılım çağrısı yaptı.

    “MAĞDUR OLAN ARKADAŞIMIZ BAŞKA HASTANEYE SÜRGÜN EDİLDİ”

    Mağdurun, Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde çalışan kadın sağlık emekçisi aynı zamanda Sağlık Emekçileri Sendikası’nda örgütlü olduğunu söyleyen Sevgi Kızılırmak, yaşanan olayı şöyle anlattı:

    “2023 yılının Mart ayında çalıştığı Ameliyathane biriminde nöbet esnasında, dinlenme odasında aynı nöbette çalışan bir asistan hekim tarafından cinsel saldırıya maruz kaldı. Bu olayın akabinde sendika ve yanımızda olan kadın örgütleriyle hukuki süreci başlattık. Dava süreci yaklaşık bir senedir devam ediyor. Geçen görülen duruşmada savcının faille alakalı bir beraat istemi olmuştu. 25 Ocak’ta tekrar bir duruşma görülecek. Bu süreç içerisinde arkadaşımız travma sonrası stres bozukluğu yaşadı.”

    Mağdur H.Z’nin çalıştığı hastaneden başka bir hastaneye sürgün edildiğini de dile getiren Kızılırmak, “Fakat fail sadece açığa alındı, bir tutuklama söz konusu olmadı. Bu hukuksuzluk ve cezasızlıkla birlikte sadece açığa alınmasını bir ödül olarak görüyoruz. Eğer beraat ederse mesleğe iade olacağını düşünüyoruz” dedi.

    “ERKEK DOKTOR OLMAK BU ÜLKEDE BİR AYRICALIK MI?”

    Daha öncesinde de Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde sistematik tacizlerin yaşandığını ifade eden Kızılırmak, “Buradaki örgütlü kadın arkadaşlarımızdan bize gelen bilgiler var. Fakat bunlar hakkında hastanenin hiçbir açıklaması veya önlemi yok” diye konuştu. Kızılırmak, ardından şu soruları sordu:

    “Hastane kimi korumaya çalışıyor? Erkek doktor olmak bu ülkede bir ayrıcalık mı? Bakanlık neden bu tacizleri görmemezlikten geliyor? Bütün bu taciz, tecavüz, şiddet olaylarını dillendirdiğimiz zaman neden bu konuda herhangi bir ceza verilmiyor ve arkadaşlarımız bu korkuyla neden çalışma alanlarındalar? Nöbetlerimiz 24 saatten bazen 30 saat üzerine çıkıyor. Çalıştığımız yerde birkaç kişiden başka kimse olmayabilir. Kadın arkadaşlarımız tedirgin. Nöbetteki diğer arkadaşlardan ya da hasta yakınlarından neler yaşayacaklarını bilmiyorlar. Gerçekten de insanlar nöbette kafasını bir yere 5 dakika koyup uyuyamıyor. Lavaboya girerken bile rahatsızlar çünkü bir cezalandırma yok.”

    “ÖRGÜTLÜ KADINLAR OLARAK BERAAT KARARINA TEPKİLİYİZ”

    Faile ceza verilmemesini ödül olarak gördüklerini belirten Kızılırmak, “Bu cinsel saldırı olayının arkasında failin yine dediği ‘kız arkadaşımdı’ söylemine karşılık HTS kayıtlarında bir tane arama kaydına ulaşmadık. Bu söylemleri tanıyoruz. Bütün kadın cinayetlerinde ve cinsel saldırılarında failin söylediği şey ‘kız arkadaşımdı, seviyordum’, ‘ilgisi vardı’ ya da ‘o beni taciz ediyordu’ söylemleri. Fakat Sağlık Bakanlığı içerisinde bir hastanede ve gerçekten İstanbul’un orta yerinde böyle bir olayın örtülmeye çalışılması, hala hukuk sisteminin bununla ilgili hiçbir ceza vermemiş olması aksine ödüllendirilip beraat etmesi sonucu mağduru çaresizleştiriyor ve faili de güçlendiriyor. Tekrarlama olasılığı ise çok yüksek. O yüzden bu konuda örgütlü kadınlar olarak tepkiliyiz. Hep birlikte hareket edeceğiz. Arkadaşımız çalışmaya devam ediyor fakat zorluklar içerisinde.”

    “HASTANE YÖNETİMLERİNİN YÜZDE 76’SI TACİZ, TECAVÜZ OLAYLARININ ÜZERİNİ KAPATIYOR”

    Yaşanılan durumun bir tane olmadığını, istatistiklere göre hastane yönetimlerinin yüzde 76’sının taciz, tecavüz olaylarının üzerini kapattığını söyleyen Kızılırmak, “Hastanelerdeki hiyerarşik yapı, bütün yönetim kadrolarının erkeklerden oluşması, kadınlara yönetimlerde yer verilmemesi, kadınların görmezlikten gelinmesi, hekim dışı personeli yardımcı sağlık personeli olarak görmeleri bizim için çok büyük bir baskı yaratıyor”dedi.

    Kızılırmak, şunları da ekledi:

    “Çoğu kadın oradaki davranışları bir süre sonra normalleştiriyor. Fakat biz bunların takipçisiyiz. Bu konulardaki hassasiyetimizle ses olmaya çalışıyoruz. Kadın sağlık emekçilerinin şu an hiçbir güvencesi yok. İçeriden ve dışarıdan taciz olaylarıyla birebir yüz yüzeyiz.”

    “HERKESİ 25 OCAK’TA BAKIRKÖY ADLİYESİ’NE DAYANIŞMAYA BEKLİYORUZ”

    25 Ocak’ta karar duruşması olacağını söyleyen Kızılırmak,“Amacımız failin beraatinin engellenmesi ve tutuklanması. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Erkek aklıyla yönetilen hukuku kesinlikle kabul etmiyoruz” diye konuştu.

    Kafa kol ilişkisiyle gelişen doktor-hastane ilişkisinin farkında olduklarını da söyleyen Kızılırmak, “Bütün kadın örgütlenmelerini, bütün sendikaları, sivil toplum kuruluşlarını kadın erkek ayırt etmeksizin herkesi o gün Bakırköy Adliyesi’ne bekliyoruz. Sağlık emekçisi ve tüm iş kollarındaki kadınlar orada olacak. Ve hiçbir kadın da yalnız değil. Bir kişi bile olsak orada olacağız” dedi.

    Kızılırmak, şunları kaydetti:

    “Sendikamızdaki mücadele yalnızca emek örgütlenmesi değildir. Toplumdaki her olay, kadına yönelik, doğaya yönelik her olay bizim için hassasiyet taşır. O yüzden herkesi 25 Ocak’ta Bakırköy Adliyesi’ne dayanışmaya bekliyoruz. Kendisini çaresiz hisseden bütün kadınlar için o gün orada olalım.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL