Etiket: yem fiyatları

  • ‘Yem fiyatlarına bir ayda on defa zam geliyor, hayvancılık yapmak çok zor’-VİDEO

    ‘Yem fiyatlarına bir ayda on defa zam geliyor, hayvancılık yapmak çok zor’-VİDEO

    PİRHA-Elazığ merkeze bağlı Erzurîk (Sarıtaş) köyünde hayvancılık yaparak geçimini sürdüren ancak ekonomik krizden dolayı yem alamadığını söyleyen Aslı Yılbay, “Aylığımızı da yeme veriyoruz, böyle devam ederse hayvanlarımızı satmak zorunda kalacağız” dedi.

    Derinleşen ekonomik kriz, yoksulluk ve işsizliği yükseltiyor, üretimi düşürüyor. Köylüler, özelikle tarım ve hayvancılığın bitme aşamasına geldiğini söylüyor.

    Yurttaşın alım gücünün her geçen gün düştüğü Türkiye’de köyde yaşayan yurttaşlar da gelen zamlarla birlikte tarla ekmekte, hayvanlarına yem almakta zorlanıyor.

    Elazığ merkeze bağlı Erzurîk (Sarıtaş) köyünde 25 yıldır hayvancılık yaparak geçimini sürdürmeye çalışan Aslı Yılbay, ekonomik kriz nedeniyle yaşadıkları sıkıntıları PİRHA’ya anlattı.

    “HAYVANLARIMIZI SATMAK ZORUNDA KALACAĞIZ”

    Türkiye’de hayat pahalılığı nedeniyle artık hayvanlarını besleyemediğini söyleyen Aslı Yılbay, “Aldığımız aylığımızı da yeme veriyoruz, böyle devam ederse hayvanlarımızı satmak zorunda kalacağız. Yoksa peynirimi, sütümü, tereyağımı, çökeleğimi de satarım ama yem pahalı gözümüz kesmiyor, bir ayda on defa zam geliyor. Hayvancılığı bu şartlarda yapmak çok zor. Bu şartlarda hayvanlarımızı satmaktan başka bir çaremiz kalmıyor. Hayvanlardan aldığım sütü satıp hemen gidip yem alıyoruz. Evime para girmiyor. Resmen dolar fiyatıyla yem alıyoruz, ikisinin birbirinden farkı yok” dedi.

    PİRHA/ELAZIĞ

  • Dersim ve Elazığlı hayvan üreticileri: Tükendik; yem, arpa fiyatlarını derhal indirin!-VİDEO

    Dersim ve Elazığlı hayvan üreticileri: Tükendik; yem, arpa fiyatlarını derhal indirin!-VİDEO

    PİRHA – Dersim ve Elazığlı hayvan üreticileri, Elazığ Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) önünde açıklama yaparak yaşadıkları sorunları dile getirdi. Hayvan üreticileri “Tükenme noktasına geldik” diyerek taleplerini sıraladı.

    Ekonomik kriz sebebiyle zor günler geçiren kesimlerin başında hayvan üreticileri de geliyor. Dersim ve Elazığ’daki hayvan üreticileri de artan maliyetler sebebiyle “Tükenme noktasına geldik” diyerek Elazığ TMO önünde basın açıklaması yaptı.

    Geçen seneye kıyasla ofis arpa satış fiyatının yaklaşık olarak % 130 ile % 140 aralığında arttığına dikkat çeken üreticiler, nakliye ve birçok kalemin fiyatlarında da yüksek artışların yaşandığını belirtti.

    “ARTAN YEM, ARPA FİYATLARINA ARTIK DUR DENİLMELİDİR”

    Üreticiler adına basın açıklamasını okuyan Şavak Derneği Başkanı Naim Doğan şunları kaydetti:

    “Bilindiği üzere 17.10.2022 tarihinde genel TMO tarafından 2022-2023 arpa satış fiyatı 5.250,00 TL olarak açıklanmış, küçükbaş hayvan başına aylık 18 kilo olmak üzere dağıtımların yapılacağı belirtilmiştir. Açıklanan arpa satış fiyatına nakliye giderlerini de eklediğimizde önümüze ton başına 6.000,00 TL’yi geçecek olan bir tablo çıkmaktadır.

    Öncelikle belirtmek gerekir ki açıklanan arpa satış fiyatı üreticinin beklentilerini karşılamanın çok uzağında olup, üreticinin somut durumunu, hayvancılık sektörünün yaşadığı krizi ve üreticilerin alım gücünde meydana gelen azalmayı dikkate almadan belirlenmiştir. Geçen seneye göre ofis arpa satış fiyatı, yaklaşık olarak % 130 ile % 140 aralığında artmış, buna rağmen küçükbaş hayvan satım fiyatları ise geçen seneye göre değişkenlik göstermemiş, peynir vb. hayvansal ürünlerin fiyatında ise artan maliyetler karşısında makul bir fiyat artışı yapılmamış, hayvancılık sektörü bitme noktasına gelmiştir.

    Üreticiler olarak yem, arpa, saman fiyatlarındaki fahiş artıştan dolayı birçoğumuz hayvanımızı satmak zorunda kalmakta olup bazı üreticiler ise hayvan sayısını azaltma yoluna gitmektedirler.

    En sık karşılaştığımız sorun ise artan yem, saman ve özellikle de arpa fiyatlarıdır. Üretici olarak bizler TMO tarafından yapılacak arpa dağıtımından dolayı yaz aylarında yerli üreticiden de arpa temini yoluna gidemedik. Zira hepimizin beklentisi arpa satış fiyatının makul seviyede olacağı yönündeydi. Ancak denetimsiz, kontrolsüz serbest piyasa fiyatlarının referans alınarak 5.250,00 TL fiyatının belirlenmesi hakkaniyete aykırı olduğu gibi üreticinin yaşadığı halihazırdaki ekonomik sıkıntıları daha da derinleştirecektir. Zira sadece arpa, saman yem fiyatları değil, ilaç, nakliye ve yayla kira parası da ciddi oranda artmıştır.

    Unutulmamalıdır ki hayvancılık sektöründe yaşanan sıkıntılı süreç sadece biz üreticileri etkilememekte, tarım, gıda sektörünü de etkilemektedir. Bu durumdan kaynaklı artan yem, arpa fiyatlarına artık dur denilmelidir. Zaten 2 yıldır yöremizde yaşanan kuraklıktan dolayı ciddi sıkıntı yaşadık, yaşıyoruz. Ekim ayının sonlarına gelmemize rağmen hayvanımızı yayladan kışlaklara getiremiyoruz. Bu durumdan kaynaklı hem hayvanlarımız telef olmakta hem de soğuk havadan dolayı hayvanlarımız, çobanlarımız ve bizler mağdur olmaktayız.”

    “İLGİLİ TÜM KURUMLARA BURADAN SESLENİYORUZ”

    Hayvan üreticileri, yaşadıkları zorluklar nedeniyle şu talepleri de sıraladı:

    “*17.10.2022 tarihinde müdürlüğünüz tarafından açıklanan arpa satış fiyatının makul seviyeye çekilmesini,

    *Arpa Satış Fiyatının tespit sürecine üreticinin de katılmasını sağlayıcı mekanizmaların oluşturulmasını,

    *Kontrolsüz bir şekilde değişen ve artan yem, arpa, saman fiyatları ile ilgili denetimlerin sıklıkla yapılmasını,

    *2 ayda bir değil, her ay düzenli olarak arpa satışının yapılmasını, arpa dağıtımının hayvan sayısı gözetilerek ve hayvanın sağlıklı beslenmesini gözetecek miktarda yapılmasını,

    *Arpa Satış Fiyatları ile işletilecek takvimi hususunda üreticinin bilgilendirilmesini ve her sene eylül ayı başına kadar sürecin tamamlanarak fiyatların açıklanmasını talep ediyoruz.

    Son olarak Gıda ve Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına, TMO Genel Müdürlüğüne ve ilgili tüm kurumlara buradan sesleniyoruz; üreticinin sesini duyun, üreticiler olarak bizler tükenme noktasına geldik. Yem, arpa fiyatlarını derhal indirin ve üreticiye destek olun.”

    PİRHA/DERSİM

  • Tüm Köy-Sen Malatya Şubesi: Tarım ve hayvancılık yapılamaz hale geldi-VİDEO

    Tüm Köy-Sen Malatya Şubesi: Tarım ve hayvancılık yapılamaz hale geldi-VİDEO

    PİRHA-Çiftçinin yaşadığı sıkıntıları gündeme getirerek, çiftçinin desteklenmesini talep eden Tüm Köy-Sen Malatya İl Başkanı Ali Gürel, “Mazot, gübre, tarımsal ilaçlar ve hayvan yemi gibi ürünlere yapılan son zamlarla birlikte tarım ve hayvancılık yapılamaz hale geldi” dedi.

    Yurttaşın alım gücünün her geçen gün düştüğü Türkiye’de iktidar çeşitli ‘müjdeler’ vererek halkın tepkisini azaltmaya çalışsa da, yurttaşlar bir çok kentte sokağa çıkarak, ‘geçinemiyoruz’ demeye devam ediyor. Köyde yaşayanlar da kentte yaşayanların durumundan farklı değil. Gelen zamlarla birlikte tarla ekmek de, hayvanlara yem almak da zorlanıyor.

    Çiftçinin yaşadığı sıkıntıları gündeme getirerek, çiftçinin desteklenmesini talep eden Tüm Köy-Sen Malatya İl Başkanı Ali Gürel, “Başta mazot, gübre, tarımsal ilaçlar, hayvan yemi vb. ürünlere yapılan son zamlarla birlikte tarım ve hayvancılık yapılamaz hale geldi. Ülkemizde yakın döneme kadar tarım ürünlerinde kendi kendine yeten ve aynı zamanda dış ülkelere ihraç yapan bir ülke iken son 10 yılda kendisine yetemeyen ve tarım ürünlerini ithal eden bir ülke haline gelmiştir. Bu duruma gelmesinin nedeni hükümetlerin uyguladığı yanlış tarım politikalarıdır” dedi.

    “DÜNYANIN EN PAHALI MAZOTUNU TÜKETEN ÇİFTÇİLERİLERİYİZ”

    Tarım girdilerinin yüksek tutulduğu bu tarım politikaları sonucu çiftçi ekim yapamadığını ifade eden Ali Gürel, “Ektiği ekine yetersiz gübre atarak ekim yaptı. Dolardaki yükseliş sebebi ile başta mazot, gübre, elektrik ve tarımsal ilaçlar, hayvan yemleri her geçen gün zamlanmaya devam etti. Doların düşmesi fiyatlara yansımadı. Bu nedenle gübresiz ekim yapıldı ve tarların büyük bir kısmı boş bırakıldı. Ayrıca dünya kuru kayısısının %85 ini üreten bir il olarak kayısı bahçelerinde sonbaharda kullanılmaya zorunlu olan ilaç ve gübre atılamadı. Böyle giderse ilkbaharda da atmayacağız, bu da kayısı üretiminde rekolteyi ve kaliteyi düşeceği gibi ağaçlarda onarımı zor hastalıklar yaratacaktır. Gübrede %30 indirim tamamen bir göz boyamadır. Mazotun 17 TL’yi geçtiği dünyanın en pahalı mazotunu tüketen ülkenin çiftçileri ve üretici köylüleriyiz” diye konuştu.

    “TARIMIN DESTEKLENMESİ GEREKİYOR”

    Süt ve et üreticisine ‘üretime devam et’ demenin akıl işi olmadığını vurgulayan Gürel, şunları söyledi:

    “Diğer taraftan, üreticiler tarım kredi ve Ziraat Bankasına olan borçları nedeniyle icralık duruma düşmüşlerdir. Traktörlerine, zirai ekipmanlarına icra yoluyla el konulmaktadır.  Üretimin yapılması, üreticinin para kazanması, tüketicinin uygun fiyattan ürün bulması için tarımın desteklenmesi gerekiyor. Bu da mazot, gübre, ilaç, tohum, elektrik vb. girdilerde başta ÖTV ve KDV nin kaldırılması gerekiyor. Fiyatların uygun duruma çekilmesi ve tarımın desteklenmesi ile olur. Uygulanan bu tarım politikalarından derhal vazgeçilmeli ve üretici köylü desteklenerek üretime ve tarlasına geri döndürülmelidir.”

    “DIŞA BAĞIMLI TARIM POLİTİKALARINDAN VAZGEÇİLMELİ”

    Mazot, gübre, elektrik, tarımsal ilaçlarda ÖTV ve KDV kaldırılması gerektiğini ifade eden Gürel, “Üreticilerin Tarım Kredi ve Ziraat Bankasına olan tarımsal kredilerinin faizleri silinmeli, ana borçlar çiftçinin geliri gözetilerek yapılandırılmalıdır. Çiftçiye ucuz mazot verilmeli, tarımsal girdilerde zamlar geri çekilmelidir. Gübrede %30 indirim denilen kandırmacadan vazgeçilmeli, üretici köylüye ucuz gübre verilmelidir. Sulama elektriğindeki %126 artıştan vazgeçilmelidir. Dışa bağımlı tarım politikalarından vazgeçilmeli, ithalat yasası değiştirilmeli, stratejik ürünlerde gümrük vergileri yükseltilerek koruma altına alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki çiftçi yoksa et de yok, ekmek de yok, buğday da yok, süt de yok, mercimek de yok, kısacası yaşam için gereken temel ihtiyaçlar yok demektir. Gıdada koşulsuz dışa bağımlılık demektir “ ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/MALATYA

  • Orhan Sarıbal: Yem fiyatları %60 arttı, üretici krizde

    Orhan Sarıbal: Yem fiyatları %60 arttı, üretici krizde

    PİRHA-CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, artan yem fiyatları karşısında hayvancılığın sürdürülemez hale geldiğini belirterek, “Hayvancılık girdilerinin %70’ni yem oluşturmaktadır. Yem fiyatları son bir yılda %60 arttı. Bunun karşısında et ve süt fiyatları %18 ile %20 arasında arttı. Bu tabloda hayvancılık sürdürülemez” dedi.

    CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, hayvancılık sektörünün artan yem fiyatları karşısında sürdürülemez hale geldiğini belirterek, “Hayvancılık girdilerinin %70’ni yem oluşturmaktadır. Yem fiyatları son bir yılda %60 arttı. Bunun karşısında et ve süt fiyatları %18 ile %20 arasında arttı. Bu tabloda hayvancılık sürdürülemez” dedi.

    Tarımın her alanında ciddi sorunlar yaşandığını kaydeden Sarıbal, tarımsal üretimin önem kazandığı pandemi sürecinde bile çiftçilerin içinde bulunduğu sorunların katlanarak devam ettiğini söyledi.

    Sarıbal, besicilerin ürettiği etten, süt üreticilerin de sattığı sütten para kazanamadığına vurgu yaparak şöyle devam etti:

    “Et ve Süt Kurumu (ESK) verilerine göre, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen tek adam vesayet sistemine geçilmeden önce yani 2018 Şubat ayında bir besici 1 kilo et karşılığında 26 kg yem alabiliyordu. 2018 yılından itibaren her yıl biraz daha azalarak, bugün bu miktar 18 kg yeme düşmüş durumda.

    Son 3 yılda kesim fiyatları %47 artarken, yem fiyatları 2 katından fazla %106 arttı.

    Yine tek adam keyfi yönetiminden önce 2018 Şubat ayında süt yem paritesi yani bir litre süt ile 1 kilo 430 gram yem alıyordu. Bugün ise 1 litre süt ile 1 kilo 180 gram yem alabiliyor.

    Bugün süt üreticisi de besi üreticisi de zarar etmektedir. Bu sürdürülebilir bir durum değildir. Sektörün para kazanabilmesi için, örneğin, süt/yem paritesinin en az 1.50 yani 1 litre ile 1 kilo 500 gram yem alabilmesi gerekir. Aksi takdirde üreticiliği sürdürmesi mümkün değildir.”

    “SÜT HAYVANLAR KESİME GİDİYOR”

    CHP’li Sarıbal, hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin her gün biraz daha zarar ettiğini bu nedenle süt hayvanlarının kesime gittiğini belirtti. Sarıbal, şöyle devam etti:

    “Süt hayvanları kesime giderse sektör iki koldan zarar görecek ve hayvancılığımız ciddi bir krize girecek. Süt fiyatları yeniden belirlenmeli ve süt/yem paritesi 1.5 seviyesine getirilmelidir. Besiciler kestirdiği 1 kilo et karşılığında en az 30 kilo besi yemi alacak şekilde kesim fiyatları belirlenmeli, gerekirse ESK devreye girerek müdahale etmelidir. Yem destekleri arttırılmalı.”

    PİRHA/ANKARA

  • İzmir’de hayvan satıcıları dertli: Satışlarımız yüzde 70 düştü-VİDEO

    İzmir’de hayvan satıcıları dertli: Satışlarımız yüzde 70 düştü-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de hayvan satıcıları yem, mazot fiyatlarındaki artışlara ithal etin de eklenmesiyle birlikte satışlarının yüzde 70 düştüğünü ifade etti. Geçen yıllarda Xızır ayında 30-40 kurbanlık satarken bugün daha hiç satış yapmadıklarına dikkat çekerek, insanların alım gücünün son yıllarda azaldığını vurguladılar.  

    Türkiye’de özellikle son yıllarda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hayvancılık sektörüne katkısının olmamasının yanı sıra ithal hayvanların piyasaya girmesi, saman, yem ve mazot fiyatlarının artması, hayvancılıkla uğraşanları zor durumda bırakıyor. İzmir’in Çiğli ilçesinde adaklık kurban satıcıları da mazot, yem fiyatlarından şikayetçi. Her yıl belli miktarda da kira ödeyen ve satışların geçen seneye oranla yüzde 70 düştüğünü ifade eden hayvan satıcıları, bu yönde bir iyileştirme olmadığı takdirde hayvancılık yapacak kimse kalmayacağını belirttiler.

    “SATIŞLAR YÜZDE 70 DÜŞTÜ”

    20 yıldır bu işi yapan Erdal Doğan, artık işlerinin eskisi gibi olmadığını söyledi. İnsanların ekonomik sorunlar yaşadığını belirten Doğan, pazara gidemeyen insanların kurbanlık koyun hiç alamayacaklarını kaydetti.

    Hayvan satışlarının yüzde 70’lere kadar düştüğünün altını çizen 20 yıllık satıcı Doğan, “İnsanların alım gücü yok. O yüzden halkımız perişan durumda. Bizi  tamamen etkiledi, bütün işlerimiz durdu. Şu anda satış yok derecede” diye konuştu.

    “BU İŞİ YAPAN SON NESİLİZ”

    Yem ve akaryakıt fiyatlarının sürekli olarak artmasından şikayet eden Erdal Doğan, hayvan fiyatlarının da ona göre arttığının altını çizdi. Doğan, hayvancılığın devlet tarafından kesinlikle desteklenmediğini kaydederek, “Desteklense insanlar bu hale gelmez. Birçok insan elindeki hayvanları satıp bu işi bıraktı, biz son nesiliz. Bizden sonra bu işi yapacak yok. Çiğli’de birkaç kişi kaldık. Bundan sonra da zor” diye konuştu.

    Daha önce 200 keçisi olan Doğan, maliyetini çıkaramadığı için o işi bırakıp keçilerini de satmış. İnsanların alım gücünün olmadığına dikkat çeken Doğan, “Bizim aldığımız yerde de yüksek. Bizim kar oranımız yüzde 10 yoktur. Maliyetimiz yüksek. Hayvanın yemi var, hayvanı getirirken mazot yakıyorsun. O sebeple çok zor durumdayız. Biz veresiye vermemeye çalışıyoruz ama eş dost, akraba gelince de geri çeviremiyoruz” şeklinde konuştu.

    XIZIR AYINDA BU YIL SATIŞLAR  DURGUN

    Hayvancılık işini sevdiğinden dolayı yaptığını ancak kazançlarının yetmediğinin de altını çizen Doğan, haftanın yedi gün yirmi dört saati hayvanlarla uğraştıklarını belirtti. Doğan, önceki yıllarda Xızır ayında son haftaya gelmeden 40-50 hayvan sattıklarını ancak bu yıl henüz satılmış hayvanın olmadığını belirtti.

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A ÇAĞRI

    20 yıldır Büyükşehir’de hayvancılık ile uğraşan Erdal Doğan, son olarak Cumhurbaşkanı’nın çiftçiyi ve hayvancılık yapanları fırsatçı gösterdiğini hatırlatarak, şöyle seslendi:

    “Ama sen önce bir mazotu düşür, yemi düşür, haliyle hayvan da düşecek, üretim artacak ve fiyatlar daha çok düşecek.”

    “METROPOL ŞEHİRLERDE BU İŞİ YAPMAK ZOR”

    Babasından kalma bir iş olan ve 25 yıldır hayvancılık ile uğraşan Hasan Acar da metropol şehirde bu işi yapmanın zor olduğunu belirtti. Acar, “Şikâyetler oluyor. İnsanlarla uğraşmak, belediye ile uğraşmak zor. Başka iş yap ama hayvancılık yapma diyorlar. Hayvan kokularından rahatsız oluyormuş insanlar” dedi.

    Yapılan şikayetlere rağmen mücadele ettiklerini çünkü yapacak başka işlerinin olmadığını belirten Acar, eskiden hayvan beslediklerini ancak yem fiyatlarının fazla olmasından dolayı artık çok fazla hayvan beslemediklerini köylerden hayvan alıp sattıklarını kaydetti.

    XIZIR AYINDA KURBAN SATIŞLARI ARTIYOR

    Hayvan satışlarının Kurban Bayramı’nda ve Xızır ayında daha fazla olduğunu vurgulayan Hasan Acar, “Xızır ayında normal günlere göre daha fazla olur. Ama genelde her zaman da satıyoruz” dedi.

    İnsanların alım gücünün son yıllarda azaldığına dikkat çeken Acar, eskiden haftada 50-60 hayvan sattıklarını ancak ekonominin bozulmasından dolayı bu satışların yirmiye kadar düştüğünün altını çizdi.

    “YEM FİYATLARINDAN DOLAYI BİR ÇOK KİŞİ İŞİ BIRAKTI”

    Şarbon hastalığının ve ithal etin ülkeye sokulmasının işlerini etkilediğini belirten Hasan Acar, “O zaman insanlar tedirgindi. Et yemekte biraz daha temkinli davranıyorlardı. Nitekim o da unutuldu. İthal et gelince otomatik olarak etkiliyor bizi. Mesela şu anda sığırda çok düşüş var. O saklanan etler ve dışarıdan gelen etler etkiliyor” diye konuştu.

    Türkiye’de hayvancılık sektörünün yeteri kadar desteklenmediğini kaydeden Acar, yem fiyatlarının pahalılığından şikayet ederek, insanların bu işleri bıraktığını çünkü çalışıp kazandıklarını yem satıcılarına verdiklerini söyledi.

    Acar son olarak, “Ne uzuyor ne kısalıyorum. Yine de hayvanları seviyorum. İşimi de değiştirmek istemiyorum. Bilmediğim bir işe Türkiye’nin bu şartlarında ben cesaret edemem. Bu işimde ustayım hayvandan da anlarım. O yüzden başka bir işe giremem” dedi.

    PİRHA/İZMİR