Etiket: yeni akit

  • Akit ve Aydınlık hedef göstermişti; PEN üyesi Yazar Gökhan Yavuzel’den tepki!

    Akit ve Aydınlık hedef göstermişti; PEN üyesi Yazar Gökhan Yavuzel’den tepki!

    PİRHA- Yeni Akit ve Aydınlık gazetelerinin başını çektiği bir grup medya tarafından hedef gösterilen PEN üyesi Yazar Gökhan Yavuzel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla hakkındaki karalama kampanyasına tepki gösterdi. Yavuzel, ”En son söylemem gerekeni en başta ifade edeyim; İngiltere’de değilim, iddia edilen konularla ilgili gözaltına alınmadım, tümüyle absürt bilgiler, tek bir satırı bile doğru değil” dedi.

    Uluslararası Yazarlar Birliği üyesi yazar Gökhan Yavuzel, sağlık sebepleriyle döndüğü Türkiye’de gözaltına alınarak mahkemeye çıkarılmış, yurtdışına çıkış yasağıyla serbest bırakılmıştı.

    Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) üyesi olan, Barış İçin Edebiyatçılar İnisiyatifi’nin Ocak 2016’da ayında yayınladığı “Amasız, fakatsız bu suça ortak olmayacağız” adlı barış bildirisini hazırlayan Yazar Gökhan Yavuzel, beş yıl sonra sağlık sebepleriyle Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı. Yavuzel hakkında hem bildiri nedeniyle, hem de “Cumhurbaşkanı’na hakaret” gerekçesiyle yakalama kararı bulunuyordu.

    “VİCDAN VE AHLAKTAN YOKSUNLAR”

    İsmi Avrupa’da yaşayan gazeteci, yazar ve siyasetçilere yönelik ‘infaz listesi’nde de yer alan ve Temmuz 2021’de yaşadığı Galler’de saldırıya uğrayan Yavuzel, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

    “Yeni Akit ve Aydınlık gazetelerinin başını çektiği, hakkımda yayımlanan haberlere ve sosyal medya paylaşımlarına karşı cevabımdır:

    Öncelikle bu tür çirkin iddialara karşı yanıt verme durumuna gelmekten dolayı hicap duyduğumu belirtmek istiyorum.

    En son söylemem gerekeni en başta ifade edeyim; İngiltere’de değilim, iddia edilen konularla ilgili gözaltına alınmadım, tümüyle absürt bilgiler, tek bir satırı bile doğru değil…

    Nisan ayında mide kanaması geçirmiştim. Bir süre yoğun bakımda kaldıktan sonra taburcu oldum ve ilaç tedavisine başladım. Bunun üstüne bir takım başka sorunlar da eklenince, bu süreçten sonra internetten uzak kaldım ve hatta telefon bile kullanmadım. Hakkımdaki haberleri ise bir arkadaşımın bana ısrarla ulaşmaya çalışmasıyla, gecikmeli olarak öğrendim. Öğrendikten sonra, bu tür abes ithamlara karşı sessiz kalmak istedim ancak kısa da olsa bir şeyler söylemem hususunda ikna edildim.

    Twitter’daki trollerin itibar suikasti ile başlayıp, Fazıl Duygun denen bunakların asılsız nitelikteki bu paylaşımlara destek vermesiyle ulusal basına kadar yer edinmiş. Vicdan ve ahlaktan yoksun olduklarından ötürü, uydurulan şeylerin doğruluğunu ispat etme gereği bile duymadan gerçekmiş gibi kamuoyuna sunmuşlar.

    “PEN GENEL MERKEZİNE ULAŞILIP İHRAÇ EDİLMEK İSTENDİM”

    Yok kokain kullanmışım, üç kadınla birlikteymişim, İngiliz polisi tarafından tutuklanmışım, kumara başlamışım, bir çeteden yüklü miktarda para almışım, hakkımda kırmızı bülten çıkarılmış, ve daha bir çok iddia…

    Beni tanıyan herkes, sevsin ya da sevmesin, hayatım boyunca hiçbir zaman ne uyuşturucuyla ne de yoz ilişkilerle işimin olmadığını gayet iyi bilirler. Çetelerin ardına sığınarak bu algı ve haberleri yaptıran faşizanlar, bu tür yüz kızartıcı şeylere tamah etmeyeceğimi en iyi onlar bilirler.

    Rahmetli Murat Saat, Ayşe Altan, Ahmet Tulgar ve şu an hayatta olan Ayşe Tural gibi usta yazar ve şairlerin edebi anlamda çömeziydim ben. Onlara göre yetenek ve gelecek vadettiğim için bana gözbebekleri gibi bakar, ona göre eleştirir ve muamele ederlerdi. Onlar beni bu tür ilişkilerden hep uzak tutmaya çalıştılar. Hiç kimse ve hiçbir şey için olmasa da, sırf onları mahcup etmemek ve mezarlarında rahat uyumalarını sağlamak için asla böyle şeylere yeltenmem.

    Bu tür haberleri ve X’teki trollerin paylaşımlarını fırsat bilenler, PEN genel merkezine bu konuları ulaştırıp ihraç edilmem konusunda telkinlerinin olduğunu da öğrendim. Ancak girişimleri başarısız oldu. Kendi bireysel çabamla, hiç kimseden maddi yahut manevi anlamda destek almadan, birilerinden yardım istemeden, medet ummadan bu aşamaya kadar geldim.

    Bunu inkar edecek hiç kimseyi de bulamazsınız. Dolayısıyla yazdıklarımın edebi kalitesine en ufak bir eleştiri yöneltemedikleri için böyle adi şeylerle şahsımı hedef alıp karalamaya çalışıyorlar. Daha önce de hakkımda kara propaganda yaptıkları çok olmuştu, ancak hiç bu kadar aşağılık ithamlarla karşı karşıya kalmamıştım.

    “SAKINACAĞIM, KORKACAĞIM HİÇ KİMSE YOK, HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATACAĞIZ”

    Çok genç yaşımdan bu ana kadar, kitaplarım çok satanlar listesine girdi, kitap baskısı en erken biten yazar oldum, çeşitli ödüller de aldım. PEN üyeliğine kabul edilmiş en genç yazar ünvanına sahip oldum. Popülerliğimin hızla arttığı bir dönemde hükümete karşı sözümü esirgemeden söyledim, Kürtlüğümü vurguladım, barış diye haykırdım. Bireysel çıkar odaklı düşünseydim, herhalde böyle tehlikeli girişimlerde bulunmazdım çünkü ihtiyacım yoktu ve bu gibi girişimler ancak kendimi yakmak oluyordu.

    Yine beni tanıyanların malumudur ki kendimden bahsetmeyi hiç sevmem. Bu noktada biraz bencillik yapıp kendimden bahsettiğim için af buyurmalarını istirham ediyorum.

    Eğer, yanlış da olsa ve hatta yüz kızartıcı bile olsa, bir şeyi yapmışsam asla yalan söylemem, hakikati konuşmaya özen gösteririm. Çünkü sözümü söylemekten sakınacağım, korkacağım yahut yaranmak isteyeceğim hiç kimse yok.

    Son olarak, hakkımda bu haberleri uyduran sosyal medya paylaşımlarına ve gazete haberlerine karşı, avukatımla birlikte hukuki süreci başlatacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Başkanı Erçe’den Yeni Akit’in manşetine tepki: Bu bir suç duyurusudur-VİDEO

    PSAKD Başkanı Erçe’den Yeni Akit’in manşetine tepki: Bu bir suç duyurusudur-VİDEO

    PİRHA-Yeni Akit gazetesinin Sivas Katliamı suçlularını öven manşetine Can Tv’de katıldığı programda tepki gösteren PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Demokratik ülkelerde bu manşet otomatik bir suç duyurusudur aslında. Bu ülkede savcıların harekete geçeceğini düşünmüyoruz. Böyle bir beklentimiz de yok. Sivas Katliamı’nın arkasında apaçık devlet var” dedi.

    Nefret söylemleri ile dikkat çeken, AKP’ye yakın Yeni Akit, bugünün manşetinde Sivas Katliamı suçlularından 3 kişiye yer verdi. “3 mazlum, 3 zulüm” başlıklı haberde, suçlular Mevlüt Atalay, Faruk Belkavli ve Zafer Yelok’un bulundukları cezaevlerinden gönderdikleri mektuplar “Suçsuz oldukları halde zindanlara atılan mağdurların mektupları, yürek dağlayan haksızlığı gözler önüne serdi” ifadeleriyle paylaşıldı.

    Yeni Akit daha önce de birçok kez benzer manşetler atarken, CAN TV‘de yayımlanan “Can’da Bu Sabah” programına konuk olan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Yeni Akit’e tepki gösterdi.

    “SAVCILARIN HAREKETE GEÇECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUZ”

    Sözlerine “Demokratik ülkelerde bu manşet otomatik bir suç duyurusudur aslında” diyerek başlayan Erçe, Türkiye’de savcıların harekete geçeceklerini düşünmediklerini söyledi. Erçe, şöyle konuştu:

    “İnsanlığa karşı işlenen suçlar affedilmeyecek suçlardır. Dünyanın gelişmiş, birazcık demokratik yapılanmayı başarmış ülkelerde bu manşet otomatikman bir suç duyurusu manşetidir. Bu ülkede savcıların harekete geçeceğini düşünmüyoruz. Böyle bir beklentimiz de yok. Ama olması gerekeni söylüyoruz ki; bu suçluyu öven, sahip çıkan, insanlık suçu işleyenleri koruyup, kollayan bir yaklaşımdır.

    Biz Akit gazetesinin bu tarz manşetlerini çok gördük. Suçu ve suçluyu övme maddesinin, elinde benzin bidonuyla fotoğrafı çıkan katilin serbest bırakılmasının ardından “Hoş geldin dede” manşeti atanlara uygulanması gerekmektedir. Hiçbiri vicdan sahibi değildir. Mağdur mu arıyorsunuz? 12 yaşındaki Koray’ın, Menekşe’nin annesine gidin. Ankara’da bir gecekonduda yaşıyor. Dünyada eşi benzeri görülmemiş bir ozan olma yolunda gencecik Hasret Gültekin’i düşünün. Ateşte semaha duranların ailelerini düşünün.”

    “SİVAS KATLİAMI’NIN ARKASINDA DEVLET VAR”

    Sivas Katliamı’nın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların yargılanması gerektiğini belirten Erçe, “Sivas’ın gerçek katil ve sorumlularının içeride yatanlar olmadığını söylüyoruz. İzmir’den arabayla Ankara’ya gelip, 45 dakika içerisinde 4 tane Alevi kurumuna saldırı düzenleyen kişiyi kalabalığın ortasına koysalardı eğer kılına zarar gelmezdi. Eğer onlar mazlum ise bu olayın gerçek sorumlularını ortaya çıkarın. Sivas Katliamı’nı kim planladı? Kim yazdı? Kim sahneye koydu? Sivas Katliamı’nın arkasında apaçık devlet var. Bin kere zulme uğrasak da bir kere zalim olmayacağız” ifadelerini kullandı.

    “BİZİ TARİF ETMEYİN, TANIYIN”

    Erçe, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Allahsız Alevilik olmaz, Muhammedsiz Alevilik olmaz, Alisiz Alevilik olmaz. Dinsiz, imansız, amelsiz sadece ve sadece sapkın zevklerin üzerine bina edilmiş Alevilik de olmaz” sözlerine de değindi. Erdoğan’ın sözlerine tepki gösteren Erçe, şunları kaydetti:

    “Her şeyden önce bir nefret ifade ediyor. Bu ülkenin, düzenin laik olmamasından dolayı rahatça bu hakaretleri yapabiliyorlar. Ayrıca cemevi ziyaretlerinin de ne kadar samimiyetsiz olduğunu ortaya koyuyor. Defalarca “Bizi tarif etmeyin. Tanıyın” dememize rağmen ısrarla bunu yapıyorlar. Alevi yol önderlerimizin bugüne kadar hiçbir inancı tarif etmediğini herkes bilir.

    Hukukun üstün olduğu, demokratik bir ülkede bunlar söylenemez. Bunun karşılığı cumhurbaşkanı da olsa görevden el çektirilmesidir. Bu ülkede canlı televizyon programlarında Alevilere hakaret edildi. Gazete manşetlerinde hakaretler edildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın önerdiği kitaplarda Alevilere açıkça hakaret edilen ifadeler yer aldı. Bunlar ile ilgili açılmış herhangi bir dava olduğunu hatırlamıyorum. “Namaz kılmayanlar öldürülebilir” diyen ve bizim vergilerimizle maaş alan akademisyenler var bu ülkede.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Yeni Akit yazarı Kara: Madımak’ın birinci derecede sorumlusu Temel Karamollaoğlu

    Yeni Akit yazarı Kara: Madımak’ın birinci derecede sorumlusu Temel Karamollaoğlu

    PİRHA- Yeni Akit yazarı Vehbi Kara, aydın ve sanatçıların ve semah dönenlerin de aralarında olduğu 33 kişinin katledildiği Madımak Katliamı’nın birinci derecede sorumlusunun dönemin belediye başkanı Temel Karamollaoğlu olduğunu yazdı. 

    Yeni Akit yazarı Vehbi Kara, Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te aydın ve sanatçıların ve semah dönenlerin de aralarında olduğu 33 kişinin katledildiği Madımak Katliamı’nın birinci derecede sorumlusunun dönemin belediye başkanı Temel Karamollaoğlu’nun sayılması gerektiğini yazdı.

    Kara, bugünkü “Türkiye’nin provokasyon tarihi” başlıklı yazısında, Madımak’ın Türkiye’nin provokasyon tarihinin en önemli olaylarından biri olduğunu belirtti.

    Kara, şöyle devam etti:

    “Bu olayın birinci derecede sorumlusu olarak Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun sayılması gereklidir. Çünkü Madımak Otelinde çıkan yangını söndürmesi gereken itfaiye teşkilatı kendisinin emrindeydi. Fakat olayları kışkırttığı iddialarına rağmen hiçbir ceza almamıştır.

    Elbette 28 Şubat 1997 askeri darbesini yöneten generallerin ceza almasını içine sindiremediğini ifade etmekten çekinmeyen Karamollaoğlu hakkındaki bu iddialar; kışkırtma konusunda ülkemizin içine düştüğü durumu çok açık bir şekilde göstermektedir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Yeni Akit’in ‘İnsanlık suçu’ manşetine tepki: İnsanlık hiç bu kadar çığrından çıkmamıştı!

    Yeni Akit’in ‘İnsanlık suçu’ manşetine tepki: İnsanlık hiç bu kadar çığrından çıkmamıştı!

    PİRHA-Yeni Akit Gazetesi’nin, Sivas Madımak Katliamı’nı gerçekleştirenleri mağdur göstererek, ‘Asıl Sivas mazlumlarıyla helalleşilmeli’ manşetine tepki gösteren Aleviler, “Bu atılan manşet insanlığın düşebileceği son noktadır, daha da alt sınırı yoktur. Dünyanın hiç bir ülkesinde insanlık suçu işleyenlerle “helalleşme” olmaz. AK-İT’ler, biz Aleviler Sivas’ı unutmadık, unutturmadık” dediler. 

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Helalleşme’ çağrısını manşetine taşıyan Yeni Akit Gazetesi, Sivas Madımak Katliamı’nı gerçekleştiren katilleri mağdur göstererek, ‘Asıl Sivas mazlumlarıyla helalleşilmeli’ dedi.

    Yeni Akit Gazetesi’nin, ‘Asıl Sivas mazlumlarıyla helalleşilmeli’ manşetine sosyal medyadan tepki gösteren Aleviler şunları ifade ettiler:

    Alevi aktivist: Çilem Küçükkeleş: İnsanlık hiç bu kadar çığrından çıkmamıştı. Bu atılan manşet insanlığın düşebileceği son noktadır, daha da alt sınırı yoktur. İnsan yakan nasıl mazlum olur?

    ADFE Genel Başkanı Celal Fırat: AK- İT Gazetesi; devletin ideolojik ve dinsel taraflılığından cesaret alarak, düşüncelerde, duygularda ve vicdanlarda derin iz bırakan, Sivas Katliamı üzerinden “Helalleşme” göndermesi yaptı ve  o  gün 35 canımızı yakarak katleden gerici katillere, Sivas’ın mazlumları, dedi. AK-İT’ler  biz Aleviler Sivas’ı unutmadık, unutturmadık. Sizler sırtınızı yobazlığa dayayarak, helalleşme ile kurtulamazsınız. Önce adaletle yüzleşeceksiniz ve hesap vereceksiniz.

    Yazar Turan Eser: Sivas Katliamı’nda insan yakarak insanlık suçu işleyen katilleri “mazlum” diye savunan gericiliğin sözcüsü AK-İT , dincililiğin, gericiliğin, ve faşizmin sözcüsü olduğunu unutarak, insanlık suçu işleyen katillerle helalleşme çağrısı yapmış. Dünyanın hiç bir ülkesinde insanlık suçu işleyenlerle “helalleşme” olmaz. Bu davetin kendisi insanlık suçuna ve 33 insanın diri diri yakılmasına meşruluk kazandırmaktır. Dinsel ve etnik faşizmle helalleşmek bizim öğretimizde de, felsefemizde de yoktur. İnsanlık suçu işleyenlerle helalleşmek yerine bağımsız yargı önünde yargılanmalıdırlar! Sığındıkları karanlık güçler açığa çıkarılmalıdır!”

    (HABER MERKEZİ)

  • Yeni Akit yine nefret dili ile Yunanistan’daki Alevilerin kazanımlarına saldırdı

    Yeni Akit yine nefret dili ile Yunanistan’daki Alevilerin kazanımlarına saldırdı

    PİRHA- Yunanistan hükümetinin Evros eyelatinde bulunan bir cemevinin dini ve sosyal faaliyetler için kullanımına onay vermesi ve Alevilerin bir inanç topluluğu olarak kabul edilmesinin ardından Akit Gazetesi nefret dili kullanarak, ‘Yunan Alevilikle Türkleri bölecek’ başlığıyla haber yaptı.

    Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Parlamentosu’nda 10 Aralık 2020’de Alevileri bir inanç topluluğu olarak tanıma kararı alınmıştı. Geçtiğimiz  günlerde Yunanistan Eğitim Bakan Yardımcısı Aggelos Sirigos, Evros eyaletindeki Megalo Dereio’de bulunan cemevini geçtiğimiz günlerde ziyaret etmiş ve Yunanistan hükümet  sınıra yakın bir noktada bir cemevinin dini ve sosyal faaliyetler için kullanımına onay vermişti.

    Alevi kurumları ve yurttaşlar tarafından büyük bir sevinçle karşılanan bu tanıma kararı bazı kesimleri de rahatsız etmiş durumda.

    Akit gazetesi, ‘Yunan Alevilikle Türkleri bölecek’ başlığı ve yorumlarıyla  Alevilerin hak kazanımlarına yönelik nefret dilini öne çıkardı.

    SÜNNİLİĞİ BİTİRMEK İÇİN ALEVİLİK DİN OLARAK KABUL EDİLMİŞ

    Yıllardır Alevilere yönelik hak ihlalleri, nefret söylemi, ev işaretlemeleri, kamu hizmetlerinden yoksun bırakılmaları görmeyen Akit Gazetesi, Yunanistan hükümetinin Türkiye sınırına yakın bir noktada bulunan bir cemevinin dini ve sosyal faaliyetler için kullanımına onay vermesi üzerinden yine provokatif bir dil kullanarak nefret dilini haberine yansıttı.

    Yunanistan’ın Aleviliği tanımasının Türkiye ve Türklere yönelik alçak girişim olarak tanımlayan Akit, batı Trakya’da çeşitli bahanelerle camilerin kapatıldığını iddiasında bulundu. Akit, ayrıca Yunanistan’ın Sünniliği bitirmek için Aleviliği din olarak kabul ettiği gibi absürt tanımlamalarda bulundu. Yunanistan’ın konudaki kararırın akıl hocasının ise Aralık ayında benzer bir adım atan Almanya olduğunu söyleyen Akit, yine Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Parlamentosu’nda Alevilerin bir inanç topluluğu olarak kabul edilmesine saldırdı.

    “YUNANİSTAN ALEVİLERİ TÜRKİYE’YE KARŞI KULLANMAK İSTİYOR”

    Akit Gazetesi’nin ‘Yunan Alevilikle Türkleri bölecek’ başlığıyla yayınladığı haberde şu ifadelere yer verildi:

    “Yunanistan’ın Türkiye ve Türklere yönelik alçak girişimleri bitmiyor. Batı Trakya’da çeşitli bahanelerle camileri kapatıp, imamları görevden uzaklaştıran Yunanistan, Türkleri bölüp, Sünnileri bitirmek için Aleviliği din olarak kabul etti ve bir cemevinin kullanımına onay verdi. Atina’nın bu konudaki akıl hocası ise Aralık ayında benzer bir adım atan Almanya oldu.Bütün bunlar ortadayken Yunanistan, Batı Trakya’daki Türklerin arasına nifak sokup onları bölmek ve Alevileri Türkiye’ye karşı kullanmak için Aleviliği din olarak kabul etti. Yunanistan bunun yanı sıra Megalo Dereio’deki bir cemevinin de dini ve sosyal faaliyetlerde bulunması için kullanımına onay verdi.”

    Ersin ÖZGÜL/PİRHA

  • Yeni Akit TTB’yi hedef gösterdi

    Yeni Akit TTB’yi hedef gösterdi

    PİRHA-Yeni Akit Gazetesi, Türk Tabipler Birliğini (TTB) hedef gösterdi. TTB yönetimini hedef gösteren Akit Gazetesine sosyal medya kullanıcılarından tepki geldi. Twitter kullanıcıları “TTB’yi hedef alanlara Akit de eklenmiş. Sivas Katliamı’nın faillerinden “Sivas’ın yiğit evlatları” diye söz eden, geçmişte FETÖ’nün operasyon aygıtı olarak çalışan Akit Gazetesine karşı TTB’nin yanındayız”, “Kirli ellerinizi hekimlerin üzerinden çekin” diyerek tepki gösterdi. 

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) kapatılması yönündeki çağrısı ardından Yeni Akit gazetesi de hedef gösterdi.

    Bugünkü manşetinde TTB’yi hedef alan gazete “TTB yönetimi Kandil üssü gibi” manşetiyle 5 TTB üyesini hedef gösterdi. Gazetenin haberlerinde, TBB’yi yalan ve iftiralar attıklarını ve virüsle mücadeleyi sabote ettikleri gibi ifadeler kullanıldı.

    Twitter kullanıcıları TBB’yi hedef gösteren Akit’e tepki gösterdi. Kullanıcılar, “Akit Gazetesi Tetikçilik yapıyor. Hedef gösteriyor. Doktorlarımızın ayağına taş değsin, hedef gösteren Akit’ten biliriz, “Kirli ellerinizi hekimlerin üzerinden çekin” diyerek tepki gösterdi.

    Öte yandan 2 Temmuz Sivas Katliamı davasında gazetenin haberini de hatırlatan Twitter kullanıcısı, Sivas Katliamının faillerinden “Sivas’ın yiğit evlatları” diye söz eden, geçmişte FETÖ’nün operasyon aygıtı olarak çalışan Akit Gazetesine karşı TTB’nin yanındayız” diyerek tepki gösterdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Akit’ten provokasyon; katliam sanıklarına ‘Sivas’ın yiğit evlatları’ dedi!

    Akit’ten provokasyon; katliam sanıklarına ‘Sivas’ın yiğit evlatları’ dedi!

    PİRHA- Akit, Sivas Katliamı’nın 27. yılında haberini birinci sayfadan, “Provokatörler dışarda, mazlumlar hala içerde” başlığıyla verdi.

    Sivas Katliamı’nın 27’nci yıl dönümünde gerici Akit gazetesi, katliam davasının sanıklarından “Sivas’ın yiğit evlatları” diye bahsetti.

    Akit, Sivas Katliamı’nın yıl dönümündeki haberini birinci sayfadan, “Provokatörler dışarda, mazlumlar hala içerde” başlığıyla verdi. Birinci sayfadaki haberde Sivas Katliamı Davası sanıkları için, “Suçsuz yere hapse atılan Sivas’ın yiğit evlatları” ifadeleri kullandı.

    Muhammed Uzun imzalı haberde kullanılan ifade şöyle:

    “Müslümanların üzerine yakılan Sivas’taki Madımak provokasyonun üzerinden 27 yıl geçti. Davanın tamamen kurgu kumpas olduğunu belirten mağdurlar ve hukukçular ‘onlarca insan suçsuz oldukları halde zindanlarda çürütüyor mağdurlar ne af ne tazminat bekliyor. Tek istedikleri yargılanıp beraat etmek.” (HABER MERKEZİ)

  • Gerici yazar haddini aştı: Zevkle ezerim ama yetkim yok; devlet ne güne duruyor

    Gerici yazar haddini aştı: Zevkle ezerim ama yetkim yok; devlet ne güne duruyor

    İktidara yakın gerici Yeni Akit gazetesi yazarı Mehtap Yılmaz, asgari taleplerinin karşılanması için eylem yapan ve gözaltına alınan 3. havalimanı işçileri hakkında “Bu itler, bitlendik falan diyorsa da üzerlerine biber gazı sıkıp, içlerindeki şeytanı çıkartacaksın!” dedi.

    Mehtap Yılmaz’ın dün (17 Eylül 2018) “3. Havalimanındaki tahtakuruları nereli?” başlığıyla yayımlanan yazısının bir bölümü şöyle:

    “Senelerdir süren 3. Havalimanı inşaatı çalışanları, tam da açılışa beş kala bitlendiyse… Tahtakuruları yiyip bitirdiyse… Burada bir çapanoğlu değil, pek çok çapanoğlu aramak lazım!
    Hele bir de HDP-PKK işin içine girdiyse… CHP’nin “her evden bir oy HDP’ye” diyerek meclise taşıdığı HDP… İşte orada duracaksın arkadaş!

    Bu işte bir tezeklik arayacaksın! Şayet bu itler, bitlendik falan diyorsa da üzerlerine biber gazı sıkıp, içlerindeki şeytanı çıkartacaksın!

    Madem kaşınıyorlar!

    Madem “kaşı beniii, kaşı beniii” diye debeleniyorlar!

    Madem bitlendik diye kuduruyorlar!

    Birilerinin bu itlerin kafasındaki bitleri ayıklayıp içeri tıkması lazım!

    Yok, benim yetkim bu itlerin bitleriyle sözcüklerle mücadele etmek! Yetkim olsa bu itlerin bitlerini tek tek ayıklar, ezerim…
    Bu itleri kaşındıran tahtakurularını zevkle ezerim ama yetkim yok…

    Devlet ne güne duruyor?

    Hadi bakalım!”