Etiket: yeni eğitim öğretim yılı

  • Eğitim Sen Genel Başkanı Irmak: Okullarda ve kent meydanlarında nöbet eylemleri yapılacak-VİDEO

    Eğitim Sen Genel Başkanı Irmak: Okullarda ve kent meydanlarında nöbet eylemleri yapılacak-VİDEO

    PİRHA-Yeni eğitim öğretim yılının çözülmeyen sorunlar ile başladığını belirten Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, birçok okulda ve kent meydanlarında oturma ve nöbet eylemleri yapılacağını söyledi. Irmak, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin uygulanmaması için tekrar bakanlığa bir uyarı eylemliliği gerçekleştirilecek” dedi. 

    Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 20 milyon öğrenci ve 1,2 milyona yakın öğretmen için 2024-2025 eğitim öğretim yılı başladı. Yeni ders yılı, her yıl olduğu gibi birçok sorunla başladı.

    Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, eğitimde yaşanan sorunları diler getirerek, 2024-2025 eğitim öğretim yılına ilişkin PİRHA‘ya değerlendirmeler yaptı.

    “ÇOCUKLAR SALGINLARLA KARŞI KARŞIYA KALACAK”

    Kemal Irmak, yeni eğitim öğretim yılı başlarken öğrencilerin yaşadığı temel sorunlara değindi.

    Irmak, İŞKUR elemanlarının haftada sadece üç gün okullara giderek temizlik yapmasının çocukların önümüzdeki dönem büyük oranda birçok salgınla karşı karşıya kalmasına neden olacağının altını çizerek şunları söyledi:

    “Yeni eğitim öğretim yılı başladı. Eğitim öğretim yılı yine giderilemeyen birçok sorunla beraber başladı. Özellikle son iki yıldır, üç yıldır ülkemizde süren yüksek enflasyon, bunun getirdiği derin yoksulluk ve işsizlik maalesef öğrencilerin eğitim öğretim yıl başlamasıyla birlikte en çok karşı karşıya kaldıkları sorunlar arasında. Diğer taraftan bu yıl okullarda görevlendirilecek İŞKUR elemanlarının haftada sadece üç gün okullara giderek temizlik yapması bu çocukların önümüzdeki dönem çok büyük oranda birçok salgınla karşı karşıya kalacağı, hijyenli bir ortamda olamayacakları için hastalıklarla baş başa kalacakları gibi birçok sorun ve problemler var.

    “ÖĞRETMEN AÇIĞI BU SENE KATMERLENEREK ARTMIŞ”

    Diğer taraftan okullarda yeterince öğretmen atanmamış olması, atanacak öğretmenlerin bile hala güvenlik soruşturmaları ya da Danıştay’da kararın verilmemiş olmasından kaynaklı var olan öğretmen açığı bu sene katmerlenerek artmış. Bu sene çocuklar çok büyük oranda öğretmensiz kalacak ve başlarında öğretmen olmadan eğitim öğretim yılına devam etmiş olacaklar. Bunlar bugün için eğitim öğretim yılının başladığı bu ilk günlerde en temel problemler olarak karşımızda duruyor.”

    “OKULLARDA VE KENT MEYDANLARINDA OTURMA VE NÖBET EYLEMLERİ YAPILACAK”

    Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne karşı birçok okulda ve kent meydanlarında oturma ve nöbet eylemleri yapılacağını belirten Irmak, “Eğitim Sen, eğitimin alanında yaşanan hiçbir problemi kulak arkası yapmadan kamuoyunu bilgilendiren, bu konuda mücadele veren bir sendika. Elbette bugün ve bu hafta özellikle bu Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne karşı birçok okulda ve kent meydanlarında oturma ve nöbet eylemleri ve bu maarif modelinin uygulanmaması için tekrar bakanlığa bir uyarma eylemliliği gerçekleştirilecek” dedi.

    Çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması için ve çocuklara mutlaka bir öğün yemek ve su verilmesi için kampanyalar sürdürdürdüklerini belirten Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, “Okul yemeği koalisyonuyla birlikte çalışmalar yapıyoruz. 21-22 Eylül’de bu konuda bir çalıştay yaparak sonuçlarını kamuoyuyla paylaşacağız. Okula aç giden çocuklar ve onlara mutlaka bir öğün yemek ve temiz su verilmemesini en temel problem olarak görüyoruz şu anda. Bu konuda da mücadelemiz devam ediyor” ifadelerini kullandı.

    Buse Nehir DEMİR/ANKARA

  • ‘Tüm öğrencilerin eşit şartlarda eğitim alması için gerekli adımlar acilen atılmalıdır’-VİDEO

    ‘Tüm öğrencilerin eşit şartlarda eğitim alması için gerekli adımlar acilen atılmalıdır’-VİDEO

    PİRHA-Eğitim-Sen Antalya Şubesi, yeni eğitim öğretim yılına ilişkin basın toplantısı yaptı. Toplantıda, “Eğitimde giderek artan piyasalaştırma ve ticarileştirme politikaları yerine, bilimsel laik anadilinde kamusal eğitim anlayışı benimsenerek eğitime erişimin önündeki tüm engeller kaldırılmalı ve tüm öğrencilerin eşit şartlarda eğitim alması için gerekli adımlar acilen atılmalıdır” denildi.

    Eğitim-Sen Antalya Şubesi, 2024-2025 eğitim öğretim yılına ilişkin dernek binasında basın toplantısı yaptı. Basın metnini Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk okudu.

    “OKULDA OLMASI GEREKEN NARİN NE YAZIK Kİ KATLEDİLDİ”

    Okulların açıldığı ilk günde tüm ülkede hüznün hâkim olduğunu ifade eden Kadir Öztürk, “Cezasızlık politikaları nedeniyle çocuk ve kadın mezarlığına dönen ülkemizde bir kız çocuğunu daha kötülüklerden ölümden koruyamadık. Olayda sorumluluğu olan herkes yargı önüne çıkarılıp adalet yerini buluncaya kadar bizler de olayın takipçisi olacağız. Bugün okulda sırasında olması gereken Narin ne yazık ki katledildi. Üzgünüz ve öfkeliyiz çocuklarımızın yaşaması için mücadelemizi daha da yükselteceğiz. Katledilen tüm çocuklarımızı saygıyla anıyoruz” diye belirtti.

    “ARTAN OKUL VE KIRTASİYE MASRAFLARI VELİLERİN EKONOMİSİNİ ZORLUYOR”

    2024-2025 eğitim öğretim yılı başında öğrenciler ve veliler, artan okul ve kırtasiye masraflarıyla karşı karşıya olduklarını belirten Kadir Öztürk, “Özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik zorluklar, yüksek enflasyon ve derinleşen ekonomik kriz, eğitim giderlerini de ciddi anlamda katlanmasına neden olmuştur. Yüksek kayıt ücretleri ve zorunlu bağış uygulaması, kırtasiye ürünlerinin fiyatlarında yaşanan artışlar, okul kıyafetleri, servis ücretleri vb. gibi temel okul ihtiyaçlarına gelen fahiş zamlar, öğrenci ailelerin bütçelerinde büyük gedikler açmaya başlamıştır. Bu durum, özellikle dar ve orta gelirli ailelerin eğitim masraflarını karşılamalarını zorlaştırmaktadır. Veliler, bir öğrencinin okul masraflarını karşılamak için temel kırtasiye malzemelerinden okul kıyafetlerine, spor ayakkabısından beslenme masraflarına kadar geniş bir yelpazede harcama yapmak zorunda kalmaktadır. 2024-2025 eğitim-öğretim yılında bu masraflar, geçen yıla kıyasla önemli ölçüde artmıştır. Geçtiğimiz iki yıldaki fiyat karşılaştırması, çocuğunu devlet okuluna gönderen velilerin sırtındaki yükün belirgin şekilde artmaya başladığını göstermektedir” dedi.

    “MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI BİATÇI BİR NESİL OLUŞTURMA AMACINDA”

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın ÇEDES ve yeni müfredat ile kendi ideolojisine hizmet edecek insan tipi yetiştirmeyi amaçladığını vurgulayan Öztürk, “Bilimden, sanattan, düşünmekten ve sorgulamaktan uzak; düşünmeyen sorgulamayan kayıtsız şartsız her şeyi kabul eden biatçı bir nesil oluşturma çabasındadır. Milli ve manevi değerler kavramlarının arkasına saklanarak ataerkil toplum düzenini hayata geçirmeye çalışmaktadır. Kadını yok sayan erkek egemen zihniyeti yerleştirmeye çalışan bu cinsiyetçi ve gerici anlayış reddediyoruz. Eğitim hakkı her çocuğun temel hakkı olmasına rağmen artan eğitim masrafları ve MEB’in uygulamaları bu temel hakkın kullanılabilirliğini giderek zorlaştırmaktadır. Eğitimde giderek artan piyasalaştırma ve ticarileştirme politikaları yerine, bilimsel laik anadilinde kamusal eğitim anlayışı benimsenerek eğitime erişimin önündeki tüm engeller kaldırılmalı ve tüm öğrencilerin eşit şartlarda eğitim alması için gerekli adımlar acilen atılmalıdır” diye konuştu.

    PİRHA/ANTALYA

  • DAD İzmir Şube’den zorunlu din dersinin kaldırılması ve ana dilde eğitim çağrısı-VİDEO

    DAD İzmir Şube’den zorunlu din dersinin kaldırılması ve ana dilde eğitim çağrısı-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinden olan zorunlu din derslerinin kaldırılması ve anadilde eğitim için çağrıda bulundu. Yapılan açıklamada, “Anadilinde konuşmak, eğitim görmek yasak. Zorunlu din dersi ile inanca yasak devam ediyor” denildi. 

    Türkiye’de okullar yıllardır çözüme kavuşturulamayan zorunlu din dersleri tartışmaları, laik, bilimsel, ücretsiz ve ana dilde eğitim talebi ile açıldı. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi yeni eğitim öğretim yılına dair basın açıklaması yaptı.

    Çiğli’de bulunan dernek binasında yapılan açıklamada, ‘Parasız, bilimsel, ana dilde eğitim istiyoruz’, ‘Hiçbir dil, kültür, inanç başka birinden üst veya değersiz değildir’ dövizleri’ açıldı.

    Devletin yeni eğitim öğretim yılında da Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinden olan zorunlu din derslerinin kaldırılması çağrısını görmediğini ifade eden DAD İzmir Şube Eşbaşkanı Zeynel Bozkurt, ayrıca anadilde eğitimin önündeki engellemelerin devam ettiğini vurguladı.

    ZORUNLU DİN DERSİ VE ERDOĞAN’IN AÇIKLAMALARI

    AİHM’in zorunlu din derslerine yönelik hak ihlali kararına yönelik düzenlemeler beklediklerini kaydeden Bozkurt, bunun aksine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aleviliği tanımlamak adına kurduğu cümlelere tepki göstererek, “Bu eğitim ve öğretim yılında Alevi çocukları ve din eğitimi talebi olmayan çocukların artık zorla başkalarının inançlarının davranışını edinmekten kurtulacağını umut etmiştik, öyle olmalıydı. AİHM zorunlu din dersi Anayasaya aykırıdır, diye karar vermişti. Bu kararın uygulanmasını, bununla ilgili düzenleme programı beklerken Cumhurbaşkanın açıklamasına bakalım. “Allah’sız, Muhammet’siz, Ali’siz Alevilik olmaz. Sapkın zevklerin üzerine inşa edilenlerle insanlık olmaz. Milli, manevi değerlerimize, kırmızı çizgilerimize tecavüz eden herkes ayağını denk almalıdır.’ Kendinden farklı inanca sahip olan insanlara ve inancın içeriğine sapkın tanımlaması yapma hakkı da tanımaz. Ayrıca Aleviler inanç çerçevelerini belirleme konusunda size yetki de vermediler. Siz bizim inanç önderimiz değilsiniz” diye konuştu.

    “ZORUNLU DİN DERSLERİ İLE İNANÇLAR YASAKLANIYOR”

    Bozkurt, Alevi inancının yaşatıldığı her yere müdahale edilerek tehditler savrulduğunu dile getirdi. Zorunlu din derslerinden vazgeçilmeyerek, anadilde eğitimin halen yasaklı olduğunu hatırlatan Bozkurt şöyle konuştu:

    “Yetmedi Alevi inancının yaşatıldığını gördüğünüz her yere müdahale edip, manevi değer tanımlaması, tehdit, kırmızı çizgiler. Anadilinde konuşmak, eğitim görmek yasak. Zorunlu din dersi ile inanca yasak devam ediyor. Sınıflar 40 kişilik, öğretmenler atanmamış. İmama yatırım yapan güya laik bir eğitim hedefinizde. İlk sınıflarda kitabı parasız yapmış ama sırayı, kalemi, tahtayı, bilgisayarı velinin sırtına yüklediniz. Diyanet 4 bakanlık bütçesinde sefa sürüyor. Halk aç, halkın evlatları okuduğu meslekte iş bulamıyor.”

    DEMOKRATİK ANAYASA, EŞİT YURTAŞLIK TALEBİ

    Aleviler, Kürtler ve ötekilerin sorunlarının ve taleplerinin demokratik bir anayasa ve eşit yurttaşlık ile çözüleceğine işaret eden DAD İzmir Şube Eşbaşkanı Zeynel Bozkurt,“Biz Aleviler, Kürtler ve ötekiler için yeniden bir anayasa ve bu seçimde seçimli kurucu meclis olmadan her çözüm tali olacaktır. Eski akılla ve dikta rejimi benzerleri yokluğumuz üzerine plan yapmaya devam etmektedir. Alevi halklarımızı tekrar oyalayan asimilasyon cenderesinden uzak durarak, demokratik bir gelecek için Yeni Anayasa, Seçimli Kurucu Meclis ve Kurucu Yurttaşlık fikrinde birleşmeye çağırıyoruz. Başka türlü eşit yurttaşlık fikirleri de altı boş yaklaşımlar olacaktır” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Dersim Emek Partisi: Pandemi süreci; eğitimde var olan eşitsizliği daha da derinleştirmişti

    Dersim Emek Partisi: Pandemi süreci; eğitimde var olan eşitsizliği daha da derinleştirmişti

    PİRHA – Emek Partisi Dersim İl Örgütü, uzaktan eğitimle başlayan eğitim öğretim dönemiyle ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, pandemi sürecinin eğitimde var olan eşitsizliği daha da derinleştirdiğine dikkat çekildi. 

    Emek Partisi Dersim İl Örgütü, koronavirüs nedeniyle uzaktan eğitimle başlayan 2020-2021 eğitim öğretim dönemiyle ilgili yazılı açıklama yaptı. “İktidar eğitimde ‘-ceğiz, -cağız’ dan öteye gitmiyor!” başlığıyla yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “2020-2021 eğitim öğretim dönemi; pandemi nedeniyle uzaktan eğitimle başladı. Yüz yüze eğitimse 21 Eylül’de sınıflarda aşamalı ve seyreltilmiş bir şekilde başlayacak. Milli Eğitim Bakanlığı, isteyen velinin çocuğunu okula göndermeme hakkı olduğunu, bunun için bir dilekçe vermesinin yeteceğini söyleyerek velileri çocuklarını okula göndermemeye teşvik ederek hem sorumluluğu velilere yükledi. Hem de velilerde, eğitim süreci ve salgına dair kaygıların artmasına neden oldu. Emekçi çocukları bu süreçte online derslere katılamamış, iktidar ve Eğitim Bakanlığı, İl Milli Eğitim Müdürlükleri eşitsizliği ortadan kaldıracak adımları atmamıştır.

    “TÜM ÖĞRENCİLERİN EĞİTİME KATILIMININ SAĞLANMASI İÇİN NE TÜR ÖNLEMLER ALINMIŞTIR?”

    İlimizde yüzlerce okulda, binlerce öğrenci ve yüzlerce eğitim emekçisi bulunmaktadır. Bu öğrencilerin ne kadarı internete erişebilmekte, ne kadarı derslere katılım için zorunlu olan bilgisayar, tablet gibi araçlara sahip. Bakanlık ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü bunu tespit etmiş midir? Tüm öğrencilerin eğitime katılımının sağlanması için ne tür önlemler alınmıştır? Bu bilgiler kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

    Pandemi süreci ile derinleşen ekonomik krizin tüm yükünün işçi ve emekçilerin sırtına yıkıldığını biliyoruz. İşsizlik oranının ve yoksulluğun yüksek olduğu ilimizde krizin etkileri de halkımız içerisinde giderek büyümüştür. Emekçiler için tablo bu kadar vahimken ailelerin büyük çoğunluğu, çocuklarına bilgisayar, tablet gibi araçları almakta, aylık 100 lirayı bulan internet faturasını ödemekte zorlanacak veya ödeyemeyecektir.

    “EĞİTİM KAMUSAL BİR HAK OLMAKTAN ÇIKARILMIŞTIR”

    Eğitim, uygulanan politikalarla adım adım paralı hale getirilmiş, kamusal bir hak olmaktan çıkarılmıştır. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 29 Ağustos günü yeni eğitim öğretim yılı hazırlıklarına ilişkin yaptıklarını anlatırken  “Eğitimde asıl yük öğretmen maaşlarıdır!”  diyerek sarf ettiği sözler, sehven söylenmiş sözler değildir. Tersine bu sözler, egemen sınıfların, eğitimle ilgili zihniyetlerinin oldukça yalın bir şekilde açıklanmasından ibarettir. Salgın süreci de göstermiştir ki, egemen sınıfların kamusal alan diye bir dertleri yoktur.

    TALEPLERİMİZ AÇIK VE NETTİR

    – Öğretmen ve hizmetli personel sayısı artırılmadan okullarda yüz yüze eğitim başlamamalıdır.

    – Okullardaki derslikler, kantin, spor salonları, tuvaletler hijyen koşulları gözetilerek yeniden düzenlenmeli, tüm hijyen malzemeleri bakanlıkça temin edilmelidir. Tüm okullarda ateş ölçer bulundurulmalıdır.

    -Yüz yüze eğitime başlayacak tüm eğitim emekçileri ve öğrencilere ücretsiz test yapılmalı, bu testler 14 günde bir tekrar edilmelidir. Ne eğitim emekçilerinin ne öğrencilerin ne de velilerin sağlığı riske atılmamalıdır.

    – Yine birbirine yakın okullar birleştirilerek acil bir durumda müdahale edecek eğitim emekçileri ve öğrencilerin sağlığını takip edecek sağlık birimleri oluşturulmalıdır.

    – Uzaktan eğitim için gerekli internet, bilgisayar veya tablet, öğretmen ve öğrencilere ücretsiz olarak verilmelidir.”

    DERSİM/PİRHA

     

  • Okullar, öğretmen ve öğrenci için tehlike saçıyor

    Okullar, öğretmen ve öğrenci için tehlike saçıyor

    MEB’in okul ve kurumlarında müfettişler tarafından yapılan incelemelerde, ihmaller nedeniyle öğretmen ve çocuklar için tehlikelerin devam ettiği tespit edildi.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) eğitim-öğretim yılının başlamasına 2 hafta kala yaptığı incelemelerde okullarda, öğrenci ve öğretmenlerin güvenliğine ilişkin talimatların yerine getirilmemesi nedeniyle ciddi tehditlerin oluştuğu ortaya çıktı. Bakanlık ihmallerden meydana gelebilecek her türlü can ve mal kaybından dolayı açılacak soruşturmalarda ve kesilecek cezalardan okul yönetimlerinin sorumlu olacağı konusunda uyardı.

    MEB’in okullarında 9 Eylül’de başlayacak 2019-2020 eğitim öğretim yılı öncesinde yeni bir skandal ortaya çıktı. Bakanlık okul ve kurumlarında müfettişler tarafından yapılan incelemelerde, ihmaller nedeniyle öğretmen ve çocuklar için tehlikelerin devam ettiğini tespit etti. MEB’in yeni yılın ilk ders ziline 2 hafta kala okullara gönderdiği talimatlara ulaşıldı.

    “OKUL YÖNETİMİ GEREKLİ MEVZUATI UYGULAMIYOR”

    Bakanlık, tüm birimlere gönderilen resmi yazıda, “Okul ve kurumlarımızda yapılan inlemelerde ilgi yazılarımızda belirtilen çalışmanın yapılmadığı, öğrenci, öğretmen diğer eğitim paydaşlarının maruz kalabileceği tehlikeli durumların devam ettiği ve bu konuda çaba sarf edilmediği tespit edilmiştir” denilerek okul yönetimlerinin gerekli mevzuatı uygulamadığını itiraf etti.

    “OKUL/KURUM YÖNETİMİ SORUMLU TUTULACAK”

    Cumhuriyet’ten Ozan Çepni’nin haberine göre, bakanlık yazısında ihmallerin sonuçlarına da dikkat çekerek, “Herhangi bir ihmalden dolayı meydana gelebilecek olan her türlü can ve mal kaybından dolayı açılacak soruşturmalarda ve kesilecek cezalardan okul/kurum yönetimlerinin sorumlu olacağı bilinmelidir” diyerek, topu okul yöneticilerine attı. Resmi yazıda, okul yönetimlerinden acilen çalışmaya başlanması, tehlikeli durumların ortadan kaldırılarak sağlıklı ve güvenli okulların yaratılması talimatı verdi.

    Yazıda, “öğrenci, öğretmen ve eğitim paydaşlarının maruz kaldığı ağır yaralanmalı ve ölümlü kazalar, ihata duvarı üzerine çıkan öğrencilerin sivri uçlu demir parmaklık ve tellerden yaralanması, kazan dairelerinde bakımsızlık ve tedbirsizlikten meydana gelen patlamalar” örnek gösterilerek tedbir alınmadığı vurgulandı.

    BİRÇOK UYARI SIRALANDI

    Okul bahçesinde öğrenciler için tehlike oluşturan trafo, yüksek gerilim hatları gibi ciddi ve yakın tehlike kaynaklarının acilen kaldırılması talep edildi. Okullar, ilk yardım dolabı veya ilk yardım çantası ile bunlara ait araç ve malzemelerin bulundurulması, okul kantin, yemekhane ve dersliklerin hijyen koşullarının sağlanması ve bu alanların ısı, ışık ve havalandırmalarının sağlık şartlarına uygun olmasına ilişkin önlemlerin alınması konularında uyarıldı. Pencerelerin düşmeyi önleyecek şekilde standartlara uygun hale getirilmesi, lavabo ve tuvaletlerinde, lavabo taşlarının öğrencilerin boylarına uygun şekilde sabitlenmesi, aynaların düşmeyecek şekilde monte edilmesi, çıplak kablolara öğrencilerin erişiminin engellenmesine gibi uyarılarda bulundu.   (HABER MERKEZİ)