Etiket: yeni yaşam gazetesi

  • Yeni Yaşam Gazetesi çalışanı Zilan Gül gözaltına alındı

    Yeni Yaşam Gazetesi çalışanı Zilan Gül gözaltına alındı

    PİRHA-Yeni Yaşam Gazetesi çalışanı Zilan Gül, ev baskınıyla gözaltına alındı.
    Yeni Yaşam Gazetesi çalışan Zilan Gül, ev baskınıyla gözaltına alındı.Diyarbakır’daki Huzurevleri Karakolu’na götürülen Gül’ün gözaltı gerekçesi ise henüz açıklanmadı.

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), yaptığı açıklamada Gül’ün  derhal serbest bırakılmasını istedi.

    HABER MERKEZİ

  • HDK’den Yeni Yaşam Gazetesi ve ETHA’ya dayanışma ziyareti – VİDEO

    HDK’den Yeni Yaşam Gazetesi ve ETHA’ya dayanışma ziyareti – VİDEO

    PİRHA – HDK Eş Sözcüleri Ali Kenanoğlu ve Meral Danış Beştaş, Yeni Yaşam Gazetesi ve ETHA çalışanlarının gözaltına alınıp tutuklanması sebebiyle dayanışma ziyaretinde bulundu. Danış Beştaş “İki gazetecinin öldürülmesine ses çıkaramıyorsak yaşamamızın anlamı yok. Sesimizi çoğalttıkça bu baskı düzenine son vereceğiz” diye konuştu.

    ETHA editörü Pınar Gayıp, Yeni Yaşam Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Osman Akın ve gazete çalışanı Enes Sezgin’in de aralarında olduğu 7 gazeteci ve 2 siyasetçi, Türkiye SİHA’sı ile katledilen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin için 21 Aralık’ta açıklama yapmak isterken gözaltına alınıp ardından tutuklandı.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüleri Ali Kenanoğlu ve Meral Danış Beştaş, beraberindeki heyet ile katledilen Daştan ve Bilgin için açıklama yapmak isterken gözaltına alınıp tutuklanan gazetecilerle dayanışma amacıyla Yeni Yaşam Gazetesi ve Etkin Haber Ajansı’nı (ETHA) ziyaret etti.

    “ÖZGÜR BASININ YANINDAYIZ”

    Ziyarette konuşan HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, özgür basının özellikle hedef alınma sebebini iyi bildiklerini ifade etti. Ali Kenanoğlu, “Gerçeklerin gizlendiği bir dönemi yaşıyoruz. Bunun karşısında hakikatin sesi olan, olayları tüm gerçekliğiyle aktaranlara yönelik de tüm baskı, zulüm ve şiddetin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Tabi ki katledilen iki gazeteci oradaki olan biten doğru bilgiyi aktardıkları için hedef alındılar. Hakikatin sesini kıstırmak isteyenler tarafından katledildiler. Bunun sonucunda arkadaşlarımız tutuklandılar. Biz bunu asla kabul etmiyoruz. HDK olarak da sonuna kadar özgür basının yanında yer alacağımızı belirtelim. Hepinize geçmiş olsun” diye konuştu.

    “KÜÇÜLMEYELİM, EL ELE VEREREK BÜYÜYELİM”

    HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş ise toplumu susturmak için ilk olarak özgür basın emekçilerine yönelik baskı yapıldığını söyledi. Danış Beştaş, şunları söyledi:

    “Cihan Bilgin ve Nazım Daştan’ın katledilmesinden sonra gazetecilerin tutuklanması, Seyhan Avşar’ın tweeti sebebiyle soruşturma açılması, İstanbul Barosu hakkında soruşturma açılması aslında cinayeti örtbas etme girişimidir. Bilgin ve Daştan’ın SİHA ile katledilmesi savaş suçudur. Onlar gazetecidir. Ben de dahil herkes, onları gazeteci kimliği ile tanıyor. AKP iktidarı, meselenin üstünü örtmek için itirazları engellemeye çalışıyor. Bu meseleyi sonuna kadar takip edeceğiz. ‘Küçülmeyelim büyüyelim’ çağrısını yapıyorum. Bütün basın kuruluşlarına çağrı yapıyorum, bugün bize, yarın size. Sıranın gelmesini beklemeyelim. Küçülmeyelim ve el ele vererek büyüyelim. İki gazetecinin öldürülmesine ses çıkaramıyorsak yaşamamızın anlamı yok. Sesimizi çoğalttıkça bu baskı düzenine son vereceğiz. Kameraları, kalemleri yere düşmeyecek Ape Musa’nın çocukları, onları bırakmaz. Asla boyun eğmeyeceğiz.”

    “MÜCADELEYİ BIRAKMAYACAĞIMIZI HER ZAMAN SÖYLÜYORUZ”

    Gazeteciliğin tam anlamıyla “ateşten gömlek giymek” olduğunu belirten Yeni Yaşam Gazetesi çalışanı Mahsun Sağlam, 5 yıl içerisinde 13 gazetecinin katledildiğini ifade etti. Mahsun Sağlam, “Kürt gazeteciler hedef alınarak katlediliyor. Bu saldırıları kabul etmiyor ve bu mücadeleyi bırakmayacağımızı her zaman söylüyoruz. ‘Burada devrim var diyen’ DAİŞ artıklarını çok normal gören bir havuz medyası var. Bunun için Cihan ve Nazım’ın katledilmesi tesadüf değildir. Gözaltı sürecinde savaşın buraya yansımasını gördük. 9 arkadaşımız tutuklandı. ‘Neden dövizleri taşıdınız?’ diye suçlama yönetildi. Biz arkadaşlarımızı anmak için oradaydık, tabi ki dövizleri taşıyacağız, bu suç değildir. Daha cesaretli olmamız gerekiyor. Sarı torba tehditlerine karşı alanlarda daha güçlü hakikati ortaya sermemiz lazım” diye konuştu.

    NE OLMUŞTU?

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ve DİSK Basın-İş öncülüğünde bir araya gelen gazeteciler, Türkiye SİHA’sı ile katledilen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin için 21 Aralık’ta, Beyoğlu ilçesindeki Şişhane Meydanı’nda açıklama yapmak istedi. Siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de destek verdiği açıklamaya saldıran polis, 59 kişiyi gözaltına aldı.

    Gözaltına alınanlardan 45 kişi, emniyet işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, 14 kişi de savcılığa sevk edildi. Savcılık, 14 kişiden 5’ini adli kontrol, 9 kişiyi ise “örgüt propagandası yapmak” ve “2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanuna muhalefet” iddiasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti. Hakimlik, 14 kişiden 5’inin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, 9’unun ise tutuklanmasına karar verdi. Tutuklama gerekçesi ise ‘Gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’in fotoğraflarını taşımak’ olarak gösterildi. Tutuklanan gazetecilerin isimleri şöyle: “Gülistan Dursun, Hayri Tunç, Yeni Yaşam Gazetesi’nden Enes Sezgin, Osman Akın ve Can Papila ile Etkin Haber Ajansı’ndan (Etha) Pınar Gayıp, Mücadele Birliği Gazetesi muhabiri Serpil Ünal.

    İstanbul Barosu hakkında Kuzey ve Doğu Suriye’de haber takip ettiği esnada katledilen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’e ilişkin yaptığı paylaşım nedeniyle soruşturma başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu ile yönetim kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmaya gerekçe olarak “Örgüt propagandası yapmak” ile “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” gösterildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Yeni Yaşam Gazetesi çalışanı Azime Bozkurt gözaltına alındı

    Yeni Yaşam Gazetesi çalışanı Azime Bozkurt gözaltına alındı

    PİRHA-Dersim’de Yeni Yaşam Gazetesi’nin dağıtımında çalışan Azime Bozkurt gözaltına alındı.

    Dersim’de Yeni Yaşam Gazetesi dağıtıcısı Azime Bozkurt polisler tarafından gözaltına alındı.

    Bozkurt, Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    PİRHA/DERSİM

  • Yeni Yaşam Gazetesi 6 yaşında -VİDEO

    Yeni Yaşam Gazetesi 6 yaşında -VİDEO

    PİRHA – Yeni Yaşam Gazetesi 6’ncı yaşında okurlarıyla buluştu. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bu hikaye 126 yıl önce Kahire’de başladı, bugün Yeni Yaşam ile devam ediyor. Bu yol hiçbir zaman kapanmaz. Ne mutlu itiraz edenlere, hakikati yazanlara” dedi.

    Yeni Yaşam gazetesi kuruluşunun 6’ncı yıl dönümü dolayısıyla Üsküdar Belediyesi Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde ‘Yeni Yaşam 6’ncı yaşında okurlarıyla buluşuyor’ etkinliği düzenledi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve siyasetçi Sabahat Tuncel’in yanı sıra çok sayıda siyasi parti temsilcisi, sivil toplum örgütü, gazeteci ve okur etkinliğe katıldı. Gurbetelli Ersöz’ün posteri etkinliğin yapıldığı salona asıldı.

    Özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşunun ardından Özgür Basın tarihini anlatan bir sinevizyon gösterimi yapıldı.

    “BU GELENEK HİÇBİR ZAMAN BAŞ EĞMEDİ, EĞMEYECEK”
    Gazetenin İmtiyaz Sahibi olan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek, etkinliğe görüntülü mesaj gönderdi. Özgür Basın geleneğinin yıllardır devam ettiğine dikkati çeken Çiçek, “Arkamızda ciddi bir miras da bıraktık. Yeni Yaşam aynı zamanda demokratik Türkiye’de özgür Kürdistan demektir. Bu gelenek hiçbir zaman baş eğmedi, eğmeyecek. Bu gelenek özgür yaşamın savunuculuğunu yapmış bir gelenektir” dedi.

    “JiN, JiYAN, AZADi”
    Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Çelebi, Özgür Basın’ın zorlu dönemlere rağmen yeniden doğarak, var olduğunu belirtti. Çelebi, her türlü baskıya rağmen Özgür Basının devamlılığını sağladığına işaret ederek, “Özgür Basın ‘jin, jiyan, azadi sesini duyurmaya devam edecektir” dedi.

    “UMUDUMUZ DİMDİK AYAKTA”
    Etkinliğe mesaj gönderen Musa Anter’in kızı Rahşan Anter, “Canlarım, ne mutlu bana ki babam Musa Anter’in ve halkımızın onu layık gördüğü ifadeyle ‘Ape Musa’nın sözleri sizin emeğinizle hala ses oluyor. Onun kalemi sizin elinizde baskıya, zulme ve her türlü gericiliğe meydan okuyor. Bu mücadelede yaşamını feda eden, ömürlerini hapishanelerde geçiren basın emekçilerimizi saygıyla anıyorum. Bugün siz orayı dolduran canlarımızın, ezgilerimizi çalan, şiirlerimizi söyleyen arkadaşlarımızın varlığı bizi yok sayanlara bir cevaptır. Umudumuz dimdik ayakta.

    “ONLAR BİZİM SESİMİZİ DUYURUYOR”
    Barış Annesi Bedia Gökgüz, “Bu gazete bizimdir. Onlar bizi görmese kimse bizi görmez. Onlar bizim sesimizi duyuruyor. Onlar sayesinde sesimiz çıkıyor. Biz sokaklarda darp ediliyoruz ama onlar sayesinde herkes bizi görüyor. Bu gelenek Musa Anter gibilerin kanı ve teriyle yapıldı. Biz her daim onların yanında olacağız” dedi.

    “BASIN ÖZGÜR DEĞİLSE DEMOKRASİDEN BAHSEDEMEYİZ”
    Siyasetçi Sabahat Tuncel, “Bir ülkede gazeteciler özgür değilse demokrasiden bahsedemeyiz. Yeni Yaşam bize ulaşmıyordu. Defalarca dilekçe verdik ama olmadı. Yeni Yaşam gazetesi sesimizi dışarı yansıttı. Çünkü totaliter rejimlerin olduğu yerlerde basın önemlidir ve hedef alınan basın olur. Çünkü hakikat açığa çıkarsa onlar tepe taklak gider. İşte bu arkadaşlarımız hakikati ortaya çıkarıyor. Bu gelenek çok kolay olmadı. Ama bedeller de boşa gitmedi” şeklinde konuştu.

    KIŞANAK’TAN MESAJ
    Kürt siyasetçi Gültan Kışanak, etkinliğe mesaj gönderdi. Kışanak’ın mesajı şöyle: “Bu hakikat yolculuğunda uzun yıllar sizlerle birlikte yürümüş olmak, Gurbetelli Ersöz’ü, Ape Musa’yı, Kemal Kılıç’ı, Ferhat Tepe’yi, Nazım Babaoğlu’nu, Ersin Yıldız’ı ve sonsuza dek yolumuzu aydınlatacak nice onurlu insanı tanımak, birlikte çalışmak hayatımın anlamını oluşturdu. Bu anlam, demokratik siyasette ve kadın özgürlük mücadelesinde bana hep yoldaşlık etti, umudumu ve direncimi güçlü tutan temel dayanağım oldu. İyi ki varsınız, iyi ki hakikatlerin gün yüzüne çıkması için düşünce özgürlüğü için ve kalemin onuru için mücadele ediyorsunuz” dedi.

    “NE MUTLU İTİRAZ EDENLERE”
    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Özgür Basın emekçilerinin direnişine değindi. Bakırhan, “Yeri geldi Kars’ta, Siirt’te oldu. Yeri geldi kadınlarla, üniversite öğrencileriyle yani bütün halklarla beraber oldu. Bundan dolayı onları kutluyoruz. Ne mutlu itiraz edenlere, hakikati yazanlara diyoruz. Yeni Yaşam’a ne mutlu. Bu hikaye 126 yıl önce Kahire’de başladı, bugün Yeni Yaşam ile devam ediyor. Bu yol hiçbir zaman kapanmaz. Apê Musaların yolundan devam edecektir. Özgür Basın şehitleri Cengiz Altun, Rohat Aktaş, Ferhat Tepe, Gurbetelli Ersöz’ü unutmadık. Mücadeleleri önünde eğiliyoruz. Mücadelelerini devam ettirenlere de bin selam diyoruz. Yolunuz açık olsun. Bir okurunuz ve bir partinin eş genel başkanı olarak sizinle dayanışacağız. Bijî çapemeniya azad, bijî jiyana nû” ifadelerini kullandı.

    Etkinlik, Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) sanatçıları Baran Bozyel ve Kasım Taşdoğan’ın sahne almasıyla son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İstanbul ve Ankara’da gazeteciler gözaltına alındı

    İstanbul ve Ankara’da gazeteciler gözaltına alındı

    PİRHA- İstanbul, Urfa ve Ankara’da 9 gazeteci polis tarafından gözaltına alındı.

    Bu sabah saatlerinde İstanbul, Urfa ve Ankara’da gazetecilere yönelik gözaltı operasyonları yapıldı. Ankara’da yapılan ev baskınında Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Mehmet Aslan gözaltına alındı.

    İstanbul’da yapılan ev baskınlarında ise MA muhabiri Esra Solin Dal, Yeni Özgür Politika’dan gazeteci Erdoğan Alayumat ,Yeni Yaşam Gazetesi çalışanı Enes Sezgin ile Özgür Basın emekçileri Saliha Aras, Yeşim Alıcı, Beste Argat Balcı ve Şirin Ermiş gözaltına alındı. Urfa’da gazeteci Doğan Kaynak’ın gözaltına alınmasıyla sayı 9’a yükseldi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Musa Anter Gazetecilik Ödülleri sahiplerini buldu: Gücümüz beynimizde, onların ise tetikte-VİDEO

    Musa Anter Gazetecilik Ödülleri sahiplerini buldu: Gücümüz beynimizde, onların ise tetikte-VİDEO

    PİRHA– 29. Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri sahiplerini buldu.

    Yeni Yaşam Gazetesi tarafından bu yıl 29’uncusu düzenlenen Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri, Şişli Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen tören ile sahiplerini buldu. Bu yıl yarışmada, “Türkçe Haber”, “Kürtçe Haber”, “Fotoğraf (haber fotoğrafı)”, “Karikatür” ve Gurbetelli Ersöz anısına “Kadın Haberciliği” olmak üzere beş ayrı dalda ödül verildi.

    Törene ilgi bir hayli yoğun oldu. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, HDP Milletvekilleri Sezai Temelli, Tayyip Temel, Rıdvan Turan, Züleyha Gülüm, EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, Akın Birdal, HDP İstanbul İl Eş Başkanları İlknur Birol, Ferhat Encü, DAD İstanbul Şube Eş Başkanı Ali Şeker, CHP İstanbul İl Örgütü, CAN TV, PİRHA ve emek camiasından birçok isim de törene katılanlar arasındaydı.

    “ÖZGÜR BASIN BÜYÜK BEDELLER ÖDEMEYE DEVAM EDİYOR”

    Saygı duruşu ile başlayan törende sahneye ilk olarak HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan çıktı. Turan, Musa Anter davasının zamanaşımına uğratılmasını eleştirerek şu konuşmayı yaptı:

    “Anter davası asla divana kalmayacak. Sorumlulardan hesap sorulana kadar bu dava kapanmayacak. Özgür basın büyük bedeller ödedi ve ödemeye devam ediyor. Gerçekleri yazmak her şeyden zor. Alanda haber toplayan, devlet şiddetine maruz kalan gazeteciler çok daha fazla konuşmayı hak ediyorlar. Onlar olmasaydı gerçekleri öğrenme mücadelemiz yarım kalacaktı. İyi ki gerçekleri açığa çıkarmak için mücadele ediyorlar.”

    BU ÜLKENİN ADI ‘FAİLİ BELLİ CİNAYETLER ÜLKESİ’ OLARAK KALDI”

    Gecede konuşma yapan isimlerden birisi de HDP Eş Genel Balkanı Pervin Buldan oldu, “Bu ülkenin adı ‘faili belli cinayetler ülkesi’ olarak kaldı” diyen Buldan şu mesajları verdi:

    “Musa Anter’i anlatmak, beş dakikaya sığdırmak mümkün değil. Onun mücadelesini, duruşunu, bilge kişiliğini ifade etmek kolay değil. Aradan 30 yıl geçmesine rağmen onun ardılları, arkasında bıraktığı milyonlar her gün Musa amcanın arkasından mücadele etmeye devam ettiler. Onun bıraktığı kalemi hiçbir zaman yere düşürmediler. Apê Musa’nın kalemi her zaman hakikatleri açığa çıkarmak için yazdı, fotoğraf makinesi halka gerçekleri ulaştırmak için fotoğraf çekti. Onun ardından, bu 30 yılda milyonlarca insan fotoğraf çekti, yazı yazdı.
    Musa Anter gibilerden hep korktular. O yüzden bu ülkede binlerce faili belli cinayet işlendi. Bu faili meçhul ya da belli faili belli cinayetleri hiçbir zaman açığa çıkarmadılar. Tetiği çekenleri ve bu işin arkasında olanları yargılamadılar, sorgulamadılar, cezalandırmadılar. Aksine tetiği çekenleri ödüllendirdiler, emri verenleri kahraman ilan ettiler. O yüzden bu ülkenin adı ‘faili belli cinayetler ülkesi’ olarak kaldı.
    Ama bizler Apê Musa’nın çocukları, torunları, yoldaşları, mücadele arkadaşları olarak onun failleri yargılanana kadar bunun hesabını sormaya devam edeceğiz. 21 Eylül’de Ankara’da Apê Musa’nın davası zaman aşımına uğradı. Peki, biz kapandı demeden bu defter kapanır mı, biz bitti demeden bu defter kapanır mı? Buradan Apê Musa’ya söz veriyoruz: Senin bize bıraktığın miras, bize bıraktığın güç, bize verdiğin mücadele aşkı o davanın kapanmasına asla izin vermeyecek.
    Musa Anter Kürtler için şunu söylerdi: ‘Kürtler öldürüldükçe tükenmeyecekler’. Buradan söz veriyoruz Apê Musa’ya; Kürtler öldürüldükçe tükenmeyecek.”

    BİLSİNLER Kİ BU DAVANIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    Buldan’ın ardından konuşmasını yapan Yeni Yaşam Gazetesi’nden Reyhan Hacıoğlu ise “Baskının arttığı böyle dönemlerde bir araya gelmek çok önemli. Bizler hakikat için bedel ödeyenleriz. Kadın düşmanlarının, cezaevlerini işkencehanelere çevirenlerin karşısında olduk. Ape Musa’nın davasını zaman aşımına uğratanlar bilsinler ki bu davanın peşini bırakmayacağız. Adalet sağlanana kadar takipçisi olacağız” şeklinde konuştu.

    Dicle Fırat Gazeteciler Platformu Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu ise “Ape Musa ile birlikte hakikat mücadelesinde yitirdiğimiz gazetecileri anıyoruz. Ape Musa’nın ardından 29 yıldır gazeteciler her türlü baskıya rağmen gerçekleri yazmaya devam ediyor. Diyarbakır’daki arkadaşlarımızın tutuklanmasının üzerinden 3 ay geçti. Hala iddianame hazır değil. Bizler Ape Musa’nın ardıllarıyız. Tutuklamaya rağmen mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

    “GÜCÜMÜZ BEYNİMİZDE, ONLARIN İSE TETİKTE”

    Musa Anter’in oğlu Dicle Anter de dava sürecini eleştirerek “Musa Anter davası kolay kolay düşmez. Gücümüz beynimizde, onların ise tetikte. Zaman aşımını hiç kimse kabul etmiyor. Türkiye hukuku bizim hukukumuz değil artık. Öyle bir zaman yaşıyoruz ki; o kadar çok gazeteci arkadaşımızı kaybettik. Genç arkadaşlarımıza nasıl kıyılıyor? Bunlar gerçekleri yazmak istiyorlar. Basın şehitlerinin önünde saygıyla eğiliyorum” ifadelerini kullandı.

    Konuşmalar ardından Sanatçı Feryal Önal kısa bir müzik dinletisi yaptı.

    “HALKININ YAŞADIĞI BASKININ TANIĞIYDI”

    Gecede tutuklu gazeteci Serdar Altan’ın cezaevinden gönderdiği mesaj da okundu. Altan, kaleme aldığı mesajda şunları ifade etti:

    “Ape Musa, halkının yaşadığı baskının tanığıydı. Eli kanlı katiller aldı aramızdan. Torunları mücadeleyi sürdürüyor. Bizler bu sistemin ötekileriyiz. Ama davacıyız bu zorba düzenden. Baskı ve zorla yıldırılmaya çalışıldı. Dört duvar arasında susturulmaya çalışıldı. Büroları bombalandı. Onlarca Kürt gazeteci doğruları yazıyor diye katledildi. Her vuruşta daha da keskinleşti kalemi. Daha çok yazdı, anlattı. Yalanın perdesini yırttı adeta. Bugün dört duvar arasında olabiliriz ama hala sürüyor mücadele. Aranızda olmayı çok isterdik. Gönlümüz sizinle. Bağlılığımız şehitlerimize. Anılarını kendimize rehber ediniyoruz. Devran böyle gitmez. Mazlumun ahını alan zalimin sonu yakındır. Güzel ülkemizde özgürlüğün türküsünü söyleyeceğiz.”

    TÜRKÇE HABER ÖDÜLÜ GERİ ÇEKİLDİ

    Konuşmalar ve müzik dinletisi ardından ödüller sahiplerine takdim edildi.

    Candan Yıldız, Faruk Eren, Fatih Polat, Tuğrul Eryılmaz, İbrahim Varlı ve Hüseyin Aykol’un jüri üyesi olduğu “Türkçe Haber Dalı”nda birincilik ödülü Bianet’ten Evrim Kepenek’in “Beylikdüzü’nde 2 yaşındaki çocuğa istismar iddiası” başlıklı haberine verilmiş fakat daha sonra jüri tarafından yapılan açıklama ile ödülün geri çekildiği kaydedilmişti. Türkçe Haber Jürisi açıklamasında, “İsmi verilmeyen bir doktor beyanı ve acil servis raporunun varlığına ilişkin dip not eşliğinde yapılan haberle ilgili karar verme sürecinde ‘detaylı değerlendirme ihmalini’ kabul etmektedir. Jüri, özetlenen sürecin ardından bu yıl Türkçe Haber Dalında ‘birincilik’ ödülü verilmemesini kararlaştırmıştır” ifadelerini kullanmıştı.

    Jüri Özel Ödülü için ise 3 haber ödüle değer görüldü. Evrensel’den Murat Uysal’ın “Yenisahra’da ne oldu? | Yangın için her şey hazırdı, kibriti çocuklara çaktırdılar”, Kaos GL’den Yıldız Tar’ın “Mira’yı öldüren katil, arabasını çalıp arkadaşlarıyla düğüne gitmiş” ve Mezopotamya Ajansı’ndan Semra Turan ve Tolga Güney’in “Aydın Cezaevi’nde şüpheli ölüm: İntihar mı cinayet mi?” başlıklı haberleri Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

    “ONLARIN YOLUNDA YÜRÜYORUZ”

    Ödül alan Gazeteci Semra Turan yaptığı konuşmada “Üstü örtülmeye çalışılan bir cinayetin haberini arkadaşım Tolga ile haberleştirdik. Ödül veren jüri üyelerine teşekkür ederim. Ülkede çok büyük hak ihlalleri yaşanıyor. Bu da ondan birisiydi. Direnen tüm tutuklulara ödülümü adamak istiyorum. İyi ki bu ülkede Ape Musa, Gurbetteli Ersöz, Hrant Dink, Metin Göktepe var oldular. İyi ki onların mirasını devraldık. Onların yolunda yürüyoruz” dedi.

    Ödüle layık görülen bir diğer isim Tolga Güney ise “Musa Anter anısına ödül almak çok gurur verici. Cezaevlerinde ve sokaklarda çok büyük hak ihlalleri var. Ödülümü hak ihlallerine ve ekolojik talana ışık tutan ve tutuklanan arkadaşlarıma ithaf ediyorum” dedi.

    KÜRTÇE HABER ÖDÜLÜ SAHİBİNİ BULDU

    Leyla Ayaz, Kadri Esen, Suna Tunç, Beritan Zagros, Ramazan Ölçen’in yer aldığı Kürtçe Haber Dalı Jürisi, Denge Amerika’da çalışan Ömer Faruk Baran’ın “Manaya bilibendê û çend sirên ‘Kurdish Mashup 2019’” başlıklı haberini birinciliğe layık gördü. Kürtçe Haber Dalı Jüri Özel Ödülü’ne ise JINNEWS’ten Medya Üren’in “Girêdayî êrişa nîjadperest a li Qazakistanê agahiyên nu!” başlıklı haberi değer görüldü.

    FOTOĞRAF ÖDÜLÜ ‘BİR TORBANIN AĞIRLIĞI’NA VERİLDİ

    Ramazan Öztürk, Özcan Yaman, Nezahat Doğan, Refik Tekin ve Çetin Altun’un yer aldığı Fotoğraf Jürisi, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2 Aralık 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden Hakan Arslan’ın cenazesini, 7 yıl sonra bir torba içinde alan babası Ali Rıza Arslan’ın çekilen fotoğrafını birincilik ödülüne layık gördü. Mezopotamya Ajansı’ndan Eylem Akdağ’ın “Bir Torbanın Ağırlığı” başlıklı fotoğrafına ödül verildi. Jüri Özel Ödülü ise Evrensel’den “Benim Yuvam Gitti” adlı fotoğraf layık görüldü.

    KADIN HABERCİLİĞİ ÖDÜLÜ SAFİYE ALAĞAŞ’IN

    Ceren Sözeri, Bircan Değirmenci, Elif Akgül, Pınar Ural ve Habibe Eren’in yer aldığı Gurbetelli Ersöz Kadın Haberciliği Jürisi, birincilik ödülünü JINNEWS Yazı işleri Müdürü Safiye Alağaş’ın, Cizre’de 8 Nisan’da polis Enes A.’nın, S.S. adlı kadına cinsel saldırıda bulunarak intihara sürüklediği “Polis tecavüz etti, savcı, doktor ve polis üstünü örtmek istedi” başlıklı haberine verdi. Diyarbakır’da gazetecilere yönelik yapılan operasyon kapsamında 16 meslektaşıyla birlikte tutuklanan Alağaş şu an, Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.

    KARİKATÜR ÖDÜLÜ İKİ ESER ARASINDA PAYLAŞTIRILDI

    İmam Cici, Sefer Selvi ve Aslı Alpar’ın yer aldığı karikatür Jürisi, birincilik ödülünü iki eser arasında paylaştırdı. Ödül Özgür Evran’ın “Atlaslı” karikatürü ile Murat İpek’in “Gül açmış ceset” torbalı karikatürüne verildi. Halil İbrahim Çoban’ın cezaevi duvarına cesetlerle atılmış çentikli karikatürü ise Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

    TUTUKLU ANNELERİNE ONUR ÖDÜLÜ

    Hasta ve infazı yakılan tutukluların serbest bırakılması ve cezaevlerindeki tecride son verilmesi talebiyle nöbet başlatan anneler ise Onur Ödülü’ne layık görüldü. Annelere ödüllerini HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan verdi.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Musa Anter Gazetecilik Ödülleri’ni kazananlar belli oldu

    Musa Anter Gazetecilik Ödülleri’ni kazananlar belli oldu

    Bu yıl 29’uncusu düzenlenen, Musa Anter Gazetecilik Ödülleri’ni kazananlar belli oldu

    Musa Anter’in 20 Eylül 1992’de Diyarbakır’da JİTEM tarafından katledilmesinin ardından gazetecilik alanında verilmeye başlanan Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri’nin sahipleri belli oldu.

    Yeni Yaşam Gazetesi’nin düzenlediği 29. Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Yarışması’nda “Türkçe Haber”, “Kürtçe Haber”, “Fotoğraf (haber fotoğrafı)”, “Karikatür” ve Gurbetelli Ersöz anısına “Kadın Haberciliği” olmak üzere beş ayrı dalda verilen ödüller belli oldu. Ödüller, 23 Eylül’de İstanbul Şişli Belediyesi Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde saat 18.00’de yapılacak törenle sahiplerine verilecek.

    TÜRKÇE HABER DALI

    Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri için “Türkçe Haber” dalında ödül bianet’ten Evrim Kepenek’e verildi. Candan Yıldız, Faruk Eren, Fatih Polat, Tuğrul Eryılmaz, İbrahim Varlı ve Hüseyin Aykol’un jüri üyesi olduğu “Türkçe Haber Dalı”nda Birincilik Ödülü bianet’ten Evrim Kepenek’in “Beylikdüzü’nde 2 yaşındaki çocuğa istismar iddiası” başlıklı haberine verildi.

    Jüri Özel Ödülü için ise 3 haber uygun görüldü. Evrensel’den Murat Uysal’ın “Yenisahra’da ne oldu? | Yangın için her şey hazırdı, kibriti çocuklara çaktırdılar”, Kaos GL’den Yıldız Tar’ın “Mira’yı öldüren katil, arabasını çalıp arkadaşlarıyla düğüne gitmiş” ve Mezopotamya Ajansı’ndan(MA) Semra Turan ve Tolga Güney’in “Aydın Cezaevi’nde şüpheli ölüm: İntihar mı cinayet mi?” başlıklı haberleri ise Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

    FOTOĞRAF DALI

    Ramazan Öztürk, Özcan Yaman, Nezahat Doğan, Refik Tekin ve Çetin Altun’un yer aldığı Fotoğraf Jürisi ise Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2 Aralık 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden Hakan Arslan’ın cenazesini, 7 yıl sonra bir torba içinde alan babası Ali Rıza Arslan’ın çekilen fotoğrafını Birincilik Ödülü’ne layık gördü. MA’dan Eylem Akdağ’ın “Bir Torbanın Ağırlığı” başlıklı fotoğrafına ödül verildi. Jüri Özel Ödülü ise Evrensel’den “Benim Yuvam Gitti” adlı fotoğraf layık görüldü.

    KÜRTÇE HABER DALI

    Leyla Ayaz, Kadri Esen, Suna Tunç, Beritan Zagros, Ramazan Ölçen’in yer aldığı Kürtçe Haber Dalı jürisi, Denge Amerika’da çalışan Ömer Faruk Baran’ın “Manaya bilibendê û çend sirên ‘Kurdish Mashup 2019’” başlıklı haberi birinciliğe layık gördü.

    Kürtçe Haber Dalı Jüri Özel Ödülü’ne ise Medya Üren’in “Girêdayî êrişa nîjadperest a li Qazakistanê agahiyên nu!” başlıklı haberi layık görüldü. Üren, gazeteciliğe kadın haber ajansı Jinnews’te sürdürüyor.

    KADIN HABERCİLİĞİ ÖDÜLLERİ

    Ceren Sözeri, Bircan Değirmenci, Elif Akgül, Pınar Ural ve Habibe Eren’in yer aldığı Gurbetelli Ersöz Kadın Haberciliği jürisi, birincilik ödülünü, JINNEWS Yazı işleri Müdürü Safiye Alağaş’ın, Cizre’de 8 Nisan’da polis Enes A.’nın, S.S. adlı kadına tecavüz ederek intihara sürüklediği “Polis tecavüz etti, savcı, doktor ve polis üstünü örtmek istedi” başlıklı haberine verdi.

    Alağaş, Diyarbakır’da gazetecileri yönelik yapılan operasyon kapsamında 16 meslektaşıyla birlikte tutuklandı. Alağaş şu an, Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde.

    KARİKATÜR DALI

    İmam Cici, Sefer Selvi, ve Aslı Alpar’ın yer aldığı karikatür jürisi, birincilik ödülünü iki eser arasında paylaştırdı. Ödül Özgür Evran’ın “Atlaslı” karikatürü ile Murat İpek’in “gül açmış ceset” torbalı karikatürüne verildi. Halil İbrahim Çoban’ın cezaevi duvarına cesetlerle atılmış çentikli karikatürü ise Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

    ONUR ÖDÜLÜ ANNELERE VERİLDİ

    Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri’nde Onur Ödülü de verildi. Hasta ve infazı yakılan tutukluların serbest bırakılması ve cezaevlerindeki tecride son verilmesi talebiyle nöbet başlatan anneler Onur Ödülü’nü aldı.

    HABER MERKEZİ

     

  • Sanatçı Suavi’den tutuklanan 16 gazeteciye destek!-VİDEO

    Sanatçı Suavi’den tutuklanan 16 gazeteciye destek!-VİDEO

    PİRHA – Sanatçı Suavi, Diyarbakır’da 16 gazetecinin tutuklanmasını eleştirerek, “Bu ülkede hiçbir zaman basın özgürlüğü oluşmadı. Bizim ‘farklı’ diyebileceğimiz her ses, erk ve güç olanın hışmına uğradı. Tutuklanmış bütün emekçileri selamlıyorum” dedi.

    Özgür basın geleneğinin sürdürücüsü olan 16 gazetecinin tutuklanmasına tepkiler sürüyor. Sanatçı Suavi, gazetecilere dönük yıldırma politikalarını kınayarak Diyarbakır’da tutuklanan 16 basın emekçisine Ankara’dan selam gönderdi.

    “TÜM EMEKÇİLERİ SELAMLIYORUM”

    Yapılanları “Alışagelmiş, bilindik şeyler” sözleriyle özetleyen Suavi, şunları kaydetti:

    “Bu ülkede hiçbir zaman basın özgürlüğü oluşmadı zaten. Bizim tırnak içerisinde söylediğimiz, farklı diyebileceğimiz her ses, erk ve güç olanın hışmına uğradı. Hal böyle olunca bugün Diyarbakır’da yaşanan şey benim işaret ettiğim bu geleneksel devlet baskıcılığının yeniden bir parçası olarak karşımızda duruyor. Bu ve benzeri şeylerin önüne geçebilmenin temel koşulu demokrasiyi iktidara getirmek ve gerçekten özgürlük alanlarını kurumsallaştırmak. Bu anlamda Diyarbakır’da tutuklanmış, cezaevine atılmış basın mensuplarının şahsında hem içeride olan, hem içeriye girme ihtimali olan, hem de hala basından yana umutla, dirençle cümle kurmaya çalışan bütün emekçileri saygıyla selamlıyorum. Ayrıca hep birlikte özgürleştiğimiz bir dünya diliyorum.”

    Eren GÜVEN / ANKARA

  • ABF Başkanı Aslan’dan gözaltına alınan gazetecilere destek: Seslerine ses vermeliyiz!-VİDEO

    ABF Başkanı Aslan’dan gözaltına alınan gazetecilere destek: Seslerine ses vermeliyiz!-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Diyarbakır’da gözaltına alınan 19 basın çalışanı için açıklama yaparak, “Biz bu ülkede gazetecilerin, medyanın sesinin susmayacağına dair dostlarımızın yanında olmamız lazım. Onların sesine ses vermemiz lazım” dedi.

    Diyarbakır’da Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Serdar Altan ve JINNEWS Müdürü Safiye Alagaş’ın da aralarında olduğu 19 gazeteci gözaltına alındı.

    Gazetecilere yönelik gözaltı operasyonlarına bir tepki de Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan’dan geldi.

    Yakın zamanda muhalif televizyonlara dönük de kimi cezalar kesilerek “susturma politikası” yürütüldüğünü söyleyen ABF Genel Başkanı Aslan, iktidarın kendi ana akım medyasını da her geçen gün elinden kaybettiğini ifade etti.

    Mustafa Aslan, Diyarbakır’da gözaltına alınan 19 gazeteciye dair, “Onların sesine ses katmalıyız” diyerek şunları kaydetti:

    “İktidar, muhalif seslerin her geçen gün daha da artacağının farkında. Çünkü ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi krizin artık iktidar değişimine hazır olacağını bilen her kesim, yarına dair hazırlık yapıyor. Düne kadar iktidardan yana olan, iktidarın dilini kullanan, hatta iktidarın borazanlığını yapan insanlar, bugün yavaş yavaş görüyor ki evet artık yürümüyor, kimi şeyler değişecek gibi, kaygı duyanların sesinin yükseleceğinin farkında. Ama muhalif medyaya sadece bugün değil, muhalif medyaya dün de bu baskıyı yapıyorlardı. Seçime yaklaştıkça ekonomik krizin, yoksulluğun, hayat pahalılığının olduğu, gün geçtikçe yük olduğu sürece Erdoğan’ın, muhalif olan seslere daha fazla baskı yapacağını, daha fazla susturmak için bu tür girişimlerde bulunacağını biliyoruz. Ama biz yine de bu ülkede gazetecilerin, medyanın sesinin susmayacağına dair dostlarımızın yanında olmamız lazım. Onların sesine ses vermemiz lazım. Bu konuda galiba biraz eksik kalıyoruz diye düşünüyorum.”

    NE OLMUŞTU?

    Mezopotamya Ajansının haberine göre, Diyarbakır’da polisler, sabah saatlerinde çok sayıda gazetecinin evine baskın düzenledi. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Serdar Altan, JINNEWS Müdürü Safiye Alagaş, JINNEWS editör Gülşen Koçuk, Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Aziz Oruç ile gazeteciler Ömer Çelik, Suat Doğuhan, Ramazan Geciken, Esmer Tunç, Neşe Toprak, Zeynel Abidin Bulut, Mazlum Doğan Güler, Mehmet Şahin, Elif Üngür, İbrahim Koyuncu, Remziye Temel ve Mehmet Yalçın gözaltına alındı.

    Eren GÜVEN-Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    >Gazetecilerin gözaltına alınmasına tepkiler yükseliyor: Durum vahim!

    >Diyarbakır’da çok sayıda gazeteci gözaltına alındı!

     

  • Milletvekillerinden PİRHA’ya destek: Alevilerin sesi kesilemez!-VİDEO

    Milletvekillerinden PİRHA’ya destek: Alevilerin sesi kesilemez!-VİDEO

    PİRHA- Hatay 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) getirilen erişim engeli kararına CHP ve HDP’li milletvekillerinden tepki geldi. Halkın haber alma hakkının engellendiğini belirten vekiller, PİRHA’nın bir an önce yayın hayatına geçmesini istedi.

    Pir Haber Ajansı hakkında hiçbir gerekçe gösterilmeden erişim engeli kararı verilmesine tepkiler büyüyor. CHP ve HDP’li vekiller, Hatay 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından alınan kararı eleştirerek “Basın özgürlüğü” vurgusu yaptı.

    “PİRHA, BASKILAR KARŞISINDA BOYUN EĞMEYECEK, SUSMAYACAKTIR”

    HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “PİRHA bizim ajansımızdır. Halkın ve hakikatin sesini duyurmaya devam edecektir” diyerek şu mesajı paylaştı:
    “Günümüzün yezit ve muaviyelerine karşı halkın ve hakikatin sesini dile getiren Pir Haber Ajansı’na hukuksuz bir şekilde erişim engeli getirilmiş. Şunu bir kez daha ifade edelim; zalimin zulmü karşısında susmayan, pirlerimiz, analarımız yolunda yürüyen Pir Haber Ajansı da bu baskılar karşısında boyun eğmeyecek, susmayacaktır.”

    “BU KARARI KINIYORUZ”
    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ise Alevilerin, tarihin her döneminde yaşadıkları coğrafyalarda hak mahrumiyetine uğradıklarına vurgu yaparak şunları söyledi:

    “Günümüzde de hangi iktidar olursa olsun Alevilerin durumu değişmiyor ve yine Alevilere yönelik asimilasyon ve imha hareketleri gerçekleşiyor. Alevilerin bu yaşadıkları hak ihlallerini kamuoyuna taşıyan, haber yapan yayın organları da bulmak maalesef mümkün değil.
    Son zamanlarda Aleviler kendi yayın organlarını oluşturmaya başladılar. Bunların bir kısmı Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatıldı. Şimdi de bu operasyonlar devam ediyor. Son dönemlerde Alevilerin bütün haberlerini gören, kamuoyuna yayan Pir Haber Ajansı’na erişim engeli getirildi. Dolayısıyla Alevilerin sesini duyuran bu ajansımızın kapatılması da kabul etmiyoruz. Bu kararı kınıyoruz ve PİRHA’nın bir an önce yayın hayatına geçmesini bekliyoruz.”

    “ALEVİLERİN SESİ KESİLEMEZ”
    HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz de “PİRHA’nın yanında olmaya devam edeceğiz” diyerek “Sağlıklı haber kaynağımız ve Alevilerin sesi olan Pir Haber Ajansı gerekçesiz olarak kapatılmaya çalışılıyor. Pir Haber Ajansı kapatılamaz, susturulamaz. Alevilerin sesi kesilemez” sözleriyle eleştirisini paylaştı.

    “DÜRÜST HABERCİLİĞİ İLE DİKKAT ÇEKEN BİR AJANSIMIZ”
    HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da engelleme kararına tepki gösteren bir diğer isim oldu. Gergerlioğlu, “Bir an evvel bu erişim engelinin kaldırılmasını istiyorum” diyerek şunları söyledi:
    “PİRHA’ya erişim engeli getirildiğini öğrendik. Bu kabul edilecek bir durum değil. Halkın haber alma özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik bir girişim. İktidar, yaptığı insan hakları ihlallerini ve ekonomik felaketin duyulmamasını engellemek için şimdi de medyaya saldırmaya başladı ve PİRHA’nın engellendiğini öğrendik. Pir Haber Ajansı saygın haberleri, dürüst haberciliği ile dikkat çeken bir ajansımız.”

    “TOPLUMUN GERÇEK HABERE ULAŞMASINI ENGELLEYEN KARAR”
    CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da PİRHA için destek mesajı paylaşan bir diğer milletvekili oldu.

    “Sürekli söylediğimiz bir söz var; basın özgür olmalıdır çünkü özgür basın ancak gerçek haberi topluma ulaştırır. Gerçek haber alma insanın temel hakkıdır. Hatay 1. Sulh Ceza Mahkemesi, Pir Haber Ajansı’nın ulaşımını engelledi. Bu davranışlar ülkede fikrin ve düşüncenin özgürce ifadesini engelleyen, toplumun gerçek habere ulaşmasını engelleyen kararlardır. Bu mobbingtir, bu baskıdır. Bu açıkça medyaya net bir şekilde müdahale etmektir. Reddediyoruz. Pir Haber Ajansı yayınına devam etmelidir.”

    “BASIN ENGELİ OTORİTERLEŞMENİN ÜRÜNÜ”
    HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, PİRHA ile birlikte Yeni Yaşam ve Siyasi Haber’e de erişim engeli getirildiğinin altını çizerek şunları söyledi:
    “Alevilerin, ezilenlerin ve sömürülenlerin sesi olan Pir Haber Ajansı’na erişim engeli getirildi. Hatay Sulh Ceza Hakimliği tarafından getirilen erişim engeli yine aynı hakimlik tarafından Siyasi Haber ve Yeni Yaşam gazetesine de erişim engeli getirmiştir. Demokratik bir ülkede asla basın özgürlüğünün kısıtlanmasından bahsedilemez. Ama Türkiye’de artan bu otoriterleşmenin ürünü olarak ne yazık ki bunlara tanıklık ediyoruz. Yapılanları asla kabul etmiyoruz. Bu erişim engelleri derhal kaldırılmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Yeni Yaşam, Xwebûn, Yeni Demokrasi ve Alınteri gazetelerine erişim engeli

    Yeni Yaşam, Xwebûn, Yeni Demokrasi ve Alınteri gazetelerine erişim engeli

    PİRHA- Yeni Yaşam Gazetesi, Xwebûn, Yeni Demokrasi ve Alınteri gazetelerinin internet sitelerine erişim engeli getirildi. 

    Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) kararıyla Yeni Yaşam Gazetesi, Yeni Demokrasi, Alınteri ve Kürtçe yayın yapan Xwebûn gazetesinin internet sitelerine erişim getirildi.

    Yeni Yaşam gazetesinin ‘yeniyasamgazetesi2.com’, Yeni Demokrasi’nin ‘yenidemokrasi20.net’, Xwebûn gazetesinin ‘xwebûn.org’ ve Alınteri gazetesinin ‘http://alinteri2.com’ alan adıyla yaptığı internet sitesine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) 28 Ocak 2022 tarihli ve 490.05.01.2022-93448 sayılı kararıyla erişim engeli getirildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Musa Anter Gazetecilik Ödülleri’ni kazananlar belli oldu

    Musa Anter Gazetecilik Ödülleri’ni kazananlar belli oldu

    Bu yıl 28’ncisi düzenlenen, Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödüllerini kazananlar belli oldu.

    Özgür Basın’ın bilge ismi Musa Anter’in (Apê Musa) 20 Eylül 1992’de Diyarbakır’da JİTEM tarafından katledilmesinin ardından gazetecilik alanında verilmeye başlanan Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri’nin sahipleri belli oldu.  Yeni Yaşam Gazetesi’nin düzenlediği 28. Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Yarışması’nda “Türkçe Haber”, “Kürtçe Haber”, “Fotoğraf (haber fotoğrafı)”, “Karikatür” ve Gurbetelli Ersöz anısına “Kadın Haberciliği” olmak üzere beş ayrı dalda verilen ödüller belli oldu. Ödüller, 20 Eylül’de İstanbul Şişli Belediyesi Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde saat 18.00’da yapılacak törenle sahiplerine verilecek.

    TÜRKÇE HABER DALI

    Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri için en yoğun başvuru bu yıl “Türkçe Haber” dalında oldu. Candan Yıldız, Faruk Eren, Fatih Polat, Tuğrul Eryılmaz, İbrahim Varlı ve Hüseyin Aykol’un jüri üyesi olduğu “Türkçe Haber Dalı”nda Birincilik Ödülü Canan Coşkun’a verilirken; Diren Yurtsever ve Gökay Başcan’a da Jüri Özel Ödülü verilmesi uygun bulundu.

    Türkçe Haber dalında Canan Coşkun birinciliği “Valilik ‘Nefes darlığından öldü’ demişti: Kulaklarından ve gözlerinden kan gelmiş” başlıklı haberinde Birol Yıldırım isimli özel güvenlik amirinin Esenyurt Karakolu’nda 5 Haziran’ı 6 Haziran’a bağlayan gece polislerce dövülerek öldürülmesini haberleştirmesiyle aldı. Canan Coşkun’un, bu konuyla ilgili yaptığı bir dizi haber, Diken haber sitesinde yayınlandı. Coşkun, 2012 yılında Cumhuriyet’te başladığı gazeteciliğe Şubat 2021’den bu yana diken.com.tr’de devam ediyor.

    JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ

    Jüri Özel Ödülü kazananlardan Diren Yurtsever’in mültecilerle ilgili haberinin başlığı “Mültecileri nehre attıran komutan ‘güle güle’ diyerek el salladı” idi. Diren Yurtsever, gazeteciliğe Mezopotamya Ajansı’nda devam ediyor.

    Türkçe Haber dalında Jüri Özel Ödülü’ne layık bulunan Gökay Başcan’ın haberi ise Kanal İstanbul ile ilgili. “Yıkım projesinin ‘özel’ bilirkişileri” başlıklı haberde, “Rant ve talan projesi olan Kanal İstanbul’a karşı açılan davada mahkeme bilirkişi heyetini belirledi. Heyetteki birçok isim, iktidara yakınlığıyla bilinen ‘1071’ kişilik listede de yer almıştı. Ayrıca listede ‘siyanüre evet’ diyen, öğrenciyi tehdit ettiği iddia edilen akademisyenler de var” deniliyor. Gökay Başcan, Birgün gazetesinde editör olarak çalışıyor.

    KÜRTÇE HABER DALI

    Mehmet Alî Ertaş, Suna Tunç, Beritan Zagros, Ramazan Ölçen, Ömer Tur’un yer aldığı Kürtçe Haber Dalı jürisi, Kadrî Esen’in “Ji rûpelên dîrokê 2 stran û helbesteke derbarê kurdan de” başlıklı haberini Kürtçe Haber Dalı’nda Birinciliğe layık gördü. Kadrî Esen, Kürt tarihinde iki önemli şahsiyet olan Mîr Bedîrxan Beg ve Şêx Ûbeydulahê Nehrî ile ilgili ilk kez araştırmacı yazar Ûgûr Dûrsûn Adsiz tarafından ortaya çıkarılan şarkı ve şiirleri haberleştirmesiyle ödüle layık görüldü. Esen, Mezopotamya Ajansı’nda meslek hayatını sürdürüyor. Kürtçe Haber Dalı Jüri Özel Ödülü’ne ise Sema Çağlak’ın “Lutfiye Gokkan ji bo me hem rêber hem mamoste hem jî dayik bû” başlıklı haberi layık görüldü. Çağlak, Lütfiye Gökkan’ın hem ekoloji hem de kadın özgürlüğüne dair yürüttüğü mücadeleyi, arkadaşlarının dilinden haberleştirmişti. Çağlak, gazeteciliğe kadın haber ajansı Jinnews’te sürdürüyor.

    KADIN HABERCİLİĞİ ÖDÜLLERİ

    Ceren Sözeri, Gülşen Koçuk, Bircan Değirmenci, Elif Akgül ve Nevin Cerav’ın yer aldığı Gurbetelli Ersöz Kadın Haberciliği jürisi, birincilik ödülünü; kadınların kürtaj hakkının fiili olarak yasaklanmasını detaylarıyla işleyen, Öznur Değer’in “Ankara’da 35 sağlık kurumundan yalnızca 7’si kürtaj yapıyor” başlıklı araştırma içeren haberini değer gördü.  Değer, meslek hayatını kadın haber ajansı Jinnews’te sürdürüyor. Kadın Haberciliği Jüri Özel Ödülü ise iki gazeteciye verildi. Jüri katledilen tüm kadınlara ithafen; Türkiye’de cins kırımına ulaşan kadın katliamlarının “intihar süsü” verilerek örtbas edildiğini ortaya koyan, teşhir eden ve dikkat çeken haberleriyle, Medine Mamedoğlu’nu ve Derya Ren’i Özel Jüri Ödülü’ne değer gördü. Medine Mamedoğlu, kadın haber ajansı NUJİNHA’da; Derya Ren ise Jinnews’te mesleğini sürdürüyor.

    KARİKATÜR DALI

    İmam Cici, Sefer Selvi, Ender Özkahraman ve Aslı Alpar’ın yer aldığı karikatür jürisi, birincilik ödülünü iki eser arasında paylaştırdı. Musa Keklik ve Fahriye Çıtaklı birincilik ödülüne layık görüldü. Karikatür Jüri Özel Ödülü’ne ise Sait Munzur layık görüldü.

    ONUR ÖDÜLÜ ŞENYAŞAR AİLESİNE

    Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri’nde Onur Ödülü de verildi. Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın korumaları ve yakınlarının saldırısı sonucu eşi Hacı Esvet Şenyaşar, oğulları Celal ve Adil Şenyaşar’ı kaybeden Emine Şenyaşar, adalet mücadelesiyle Onur Ödülü’nü aldı. Emine Şenyaşar ve Ferit Şenyaşar, Urfa Adliyesi önünde adalet nöbeti başlatmıştı.

    FOTOĞRAF ÖDÜLÜ VERİLMEDİ

    Ramazan Öztürk, Özcan Yaman, Ali Dağlı, Refik Tekin ve Çetin Altun’un yer aldığı Fotoğraf Jürisi ise, bu yıl ödüle layık eser olmadığına karar verdi. Jüri üyeleri, “Musa Anter ve Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri etkinliğine bu yıl fotoğraf kategorisinde toplam 13 fotoğraf gönderilmiştir. Etkinliğe fotoğraf gönderen herkese teşekkür ederiz, emeklerine sağlık. Gönderilen fotoğraflar 5 jüri üyesi tarafından tek tek değerlendirilmiş ve fotoğraf jürisi olarak bu yıl ödüle layık eser olmadığına karar kıldık. Gönderilen fotoğraflar arasında muhakkak ki en iyi olan belirlenebilirdi fakat bize göre bu hem yarışmanın amacına aykırı ve hem de jüri olarak böyle bir kararın altına imza atmak istemedik. Böyle bir karar vermemizin temel nedeni mevcut eksikliklerin giderilip, gelecek yıllarda yarışmaya ilgiyi artırıp daha iyi bir etkinliğe dönüşmesini sağlamaktır. Önümüzdeki yıllarda daha güçlü katılımların sağlanması dilekleriyle yarışmayı düzenleyen ve emek veren herkese teşekkür ederiz” açıklamasında bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yeni Yaşam gazetesi internet sitesine erişim engeli

    Yeni Yaşam gazetesi internet sitesine erişim engeli

    PİRHA-Yeni Yaşam gazetesinin internet sitesine Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından erişim engeli getirildi.

    Erişim engeli kararı Hatay 1. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından alındı ancak erişim engeline hangi haber ya da yazının gerekçe gösterildiği açıklanmadı.

    Konuyla ilgili Yeni Yaşam gazetesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

    “Özgür basına ve muhalefete yönelik baskıların arttığı bu günlerde gazetemizin yeniyasamgazetesi1.com adresine de erişim engeli getirildi. Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından getirilen erişim engeli ile ilgili “25/09/2020 tarihli D. İş sayılı karar istinaden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından koruma tedbiri uygulanmaktadır” ifadelerine yer verildi. Ancak erişim engeline söz konusu haber ile ilgili tarafımıza henüz bir bilgilendirme yapılmadı.

    Gazetemize http://yeniyasamgazetesi2.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.

    (HABER MERKEZİ)

  • Musa Anter Gazetecilik Ödülleri yarın sahiplerini bulacak

    Musa Anter Gazetecilik Ödülleri yarın sahiplerini bulacak

    PİRHA-20 Eylül 1992 tarihinde JİTEM tarafından katledilen Kürt bilgesi Musa Anter’in (Apê Musa) yitirilişinin 28’inci yılı. Her yıl Musa Anter adına düzenlenen ve Yeni Yaşam Gazetesi’nin öncülük ettiği ‘Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Yarışması’nın kazananları belli oldu. Ödüller, 20 Eylül’de sahiplerini bulacak.

    Yeni Yaşam Gazetesi’nin yıl düzenlediği 27. Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Yarışması’nda “Türkçe Haber”, “Kürtçe Haber”, “Fotoğraf (haber fotoğrafı)”, “Karikatür” ve Gurbetelli Ersöz anısına “Kadın Haberciliği” olmak üzere beş ayrı dalda ödüller dağıtıldı.

    TÜRKÇE HABER DALI: CENAZELER KALDIRIMA DEFNEDİLDİ

    Türkçe Haber Dalı’nda Mezopotamya Ajansı Muhabiri Erdoğan Alayumat’ın “261 cenaze kaldırıma defnedildi” başlıklı haberi ödüle layık görüldü. Alayumat, Bitlis Garzan Mezarlığı’ndan çıkarılan 261 cenazenin, İstanbul Kilyos Mezarlığı’ndaki kaldırıma gömüldüğünü ortaya çıkarmıştı. Türkçe Haber Dalı Jüri Özel Ödülü de, Gazeteci Ercüment Akdeniz’in Evrensel Gazetesi’nde “Yolcu” şifresiyle mültecileri ölüme taşıdılar” başlığıyla yayınlanan haberine verildi. Akdeniz, Van Gölü’nde teknenin batması sonucu onlarca mülteciye mezar olan olaya ilişkin ayrıntıları ortaya çıkaran habere imza atmıştı.

    KÜRTÇE HABER ÖDÜLÜ: CENAZE PİŞTÎ 3 SALAN Bİ RÊYA PTT’Ê Jİ MALBATÊ RE ŞANDİN

    Kürtçe Haber Dalı’nda iki haber ödüle layık görüldü. Fahrettin Kılıç ve Ayşe Sürme’nin Mezopotamya Haber Ajansında (MA) yayımlanan “Cenaze piştî 3 salan bi rêya PTT’ê ji malbatê re şandin” (Cenaze 3 yıl sonra aileye kargo ile gönderildi) haberi ile Medya Üren’in Jinnews’te yayınlanan “Me xwe gihaşt nameya Î.E. ya ku çawişê pispor tecawizî wê kir” (Uzman Çavuş’un tecavüz ettiği İ.E.’nin mektubuna ulaştık) başlıklı haber, ödülleri paylaştı.

    KADIN HABERCİLİĞİ ÖDÜLÜ: POLİSLER ADETA EMİNE BULUT’U SUÇLAMIŞ

    Gurbetelli Ersöz Kadın Haberciliği dalında birincilik ödülüne, Gazete Karınca’dan Sibel Yükler’in “Polisler adeta Emine Bulut’u suçlamış” başlıklı haberi değer görüldü. Bu yıl birincilik ödülünün yanı sıra Mezopotamya Ajansı’ndan Arjin Dilek Öncel’in “Kızının uğradığı tecavüze tanık olan annenin şüpheli ölümü” başlıklı haberi de Gurbetelli Ersöz Kadın Haberciliği dalında Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

    FOTOĞRAF ÖDÜLÜ: ABLUKA

    Fotoğraf Dalı’nda iki fotoğrafa ödül verildi. Gazeteci Zeynep Kuray’ın “Abluka” isimli HDP milletvekillerinin polis ablukasında bildiri dağıttığı fotoğrafı ödüle layık görülen iki fotoğraftan biri oldu. Fotoğraf Dalı’nda ödül kazanan diğer fotoğraf ise Dokuz8haber muhabiri Fatoş Erdoğan’ın “Türkiye’nin Fotoğrafı” isimli ölüm orucunda yaşamını yitiren Avukat Ebru Timtik’in cenaze fotoğrafı oldu. Bu yıl fotoğraf dalında Jüri Özel Ödülü ise Seda Taşkın’ın “Hasankeyf” fotoğrafına verildi.

    KARİKATÜR ÖDÜLÜ

    Karikatür Dalı’nda birincilik ödülü, Beşir Geroğlu’nun oldu. Karikatür Dalı’nda Jüri Özel Ödülü ise Kıymet Güven’in oldu.

    Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Yarışması’nda ödül kazanan isimlere İstanbul’da yarın saat 17.00’de Eşit Haklar İçin İzleme Derneği salonunda düzenlenecek törenle ödülleri takdim edilecek.

    Aynı zamanda Kürt bilgesi Musa Anter (Apê Musa) katledilişinin 28’inci yılında Diyarbakır’da vurulduğu yerde ve Mardin Nusaybin’deki kabri başında anılacak.

    Anter’in için ilk anma katledildiği yer alan Diyarbakır’ın Seyrantepe Semtine bağlı Cumhuriyet Mahallesi 442’nci Sokak’ta gerçekleştirilecek. Saat 11.00’de başlayacak anmaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) yöneticileri, sivil toplum örgütleri, basın meslek örgütü temsilcileri ile gazeteciler katılacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ferhat Çelik ve Aydın Keser’in tahliyesi için AYM’ye yapılan başvuru reddedildi

    Ferhat Çelik ve Aydın Keser’in tahliyesi için AYM’ye yapılan başvuru reddedildi

    Yeni Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ferhat Çelik ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Aydın Keser, için tahliye talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan başvuru reddedildi.

    Libya’da askerlerin yaşamını yitirmesine dair yayımlanan haberlere gazetelerinde yer verdikleri için 6 Mart’ta ifadeye çağrılan ve serbest bırakılmasının ardından savcılığın itirazıyla yeniden gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Yeni Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ferhat Çelik ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Aydın Keser, için tahliye talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan başvuru reddedildi.

    Silivri 9 No’lu Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Çelik ve Keser’in avukatları Özcan Kılıç ve Sercan Korkmaz tarafından yapılan başvuru dosyası AYM,tarafından incelemeye alındıktan sonra reddedildi. AYM, İç tüzüğün 73. Maddesinin 2. Fıkrası gereğiyle yapılan tahliye başvurusunu, “Başvuru dosyasında ceza infaz kurumunda tutulmaları nedeniyle başvurucuların yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüklerine yönelik ciddi bir tehlikenin ortaya çıktığına dair bilgi ya da bulgunun olmadığı anlaşılmıştır” gerekçesiyle reddetti.

  • Yeni Yaşam Gazetesi, koronavirüs salgını nedeniyle basımını durdurdu

    Yeni Yaşam Gazetesi, koronavirüs salgını nedeniyle basımını durdurdu

    PİRHA – Yeni Yaşam Gazetesi, koronavirüs salgını nedeniyle sağlıklı koşullar oluşana kadar matbaa baskısına ara vererek sadece internet üzerinden yayın yapma kararı aldı.

    Yeni Yaşam Gazetesi, koronavirüs salgını nedeniyle bir süre matbaa basımını durdurarak yalnızca internet üzerinden yayın yapma kararı aldı. Gazeteden yapılan açıklamada “Bu bir veda yazısı değildir. Sağlıklı koşullar oluştuğunda yeniden ve bu kez daha güçlü bir şekilde karşınızda olacağız. Ape Musa’nın çocukları asla veda etmez; bizim asıl işimiz ‘merhaba’dır” denildi.

    Gazetenin açıklaması şöyle:

    “Merhaba,

    Biz veda yazılarına değil, başlangıç yazılarına alışkınız. Birkaç istisna hariç, neredeyse otuz yıldır özgür basın her kapatıldığında hiç ara vermeden özgür basın emekçileri işe koyuldu ve her seferinde daha ertesi gün yeni bir doğumun müjdesini verdi. Özgür basın geleneğinin en gurur duyulacak yanı tam da bu ‘süreklilik duygusu’ oldu. Okurlarımız, yer yarılsa ertesi gün gazetelerinin bayilerde olacağından emin oldular.

    Ancak bu kez, zorunluluktan olduğu kadar sorumluluktan da kaynaklanan çok özel bir durumla karşı karşıyayız. Herkesin bildiği gibi koronavirüs salgını, her geçen gün daha ciddi bir tırmanış gösteriyor. Daha kötüsü, yurttaşların büyük çoğunluğunun resmi makam ve açıklamalara güven duymadığı bir belirsizlik ortamındayız ve bu durum bütün yurttaşların yaşam kaygısını daha da artırıyor. Açıkçasını söylemek gerekirse, şu anda halkımızın büyük bölümü gibi bizler de, yaşamlarını ortaya koyarak olağanüstü bir savaş veren sağlık emekçileri dışında hiçbir bilgi kaynağını güvenilir bulmuyoruz.

    ARŞİV ÇALIŞMASI 

    Bu koşullar altında, editörlük, grafik tasarım, teknik işler, matbaa, dağıtım ve mutfak dâhil olmak üzere birçok insanı zorunlu olarak aynı mekânda tutan, onların her gün toplu ulaşım araçlarıyla kuruma gidip geldiği bir çalışma düzenini sürdürmeyi doğru bulmuyoruz. Gönüllü bir ruhla yıllardır özgür basın geleneğine emeğini katan bütün arkadaşlarımızın her biri bizim için çok değerlidir ve onların yaşamını, ailelerini tehlikeye atacak bir çalışma düzenini sürdürmek artık sorumlu bir davranış değildir. Birbirine yoldaşlık ve kader arkadaşlığı bağlarıyla bağlanmış olan bizler, çark dönsün de çalışanlar ne olursa olsun diye düşünen ana akım medya patronlarının anlayışıyla davranamayız.

    Sonuç olarak, bugünden itibaren, sağlıklı koşullar oluşana kadar gazetemizin matbaa baskısına ara vererek, haberciliğimizi internet sayfamız üzerinden sürdürme kararındayız. Okurlarımız gazetemiz Yeni Yaşam’ın internet sitesinde bütün haberlerimizi bulabileceklerdir. Ayrıca bu süreçte, sembolik anlamda ve arşiv amacıyla gazetemizin belli sayfalarını PDF formatında hazırlayacak ve yine web sayfamızda yayına vereceğiz.

    “ÇOK UZUN SÜRMEYECEK”

    Kâğıdın kokusundan uzak kalmak kolay değil! Sabahları fırından çıkmış taze ekmek gibi gazeteyi elimize alıp o gün ne yanlışlar ne doğrular yapmışız diye sayfalarını çevirmenin keyfini çok özleyeceğiz. Ama yaşam en kutsal şeydir. Gözaltından tutuklamalara kadar her şeyi göze almışızdır, alırız ama kirli bir düzenin büyütüp tırmandırdığı salgın yüzünden bir tek arkadaşımızın bile yaşamının riske girmesine sorumluluk duygumuz izin vermez.

    Bu bir veda yazısı değildir dedik; evet, değil. Habercilik açısından halkımızdan zaten hiç kopmayacağız ama Yeni Yaşam basılı gelenekten de kopmayacak. Sağlıklı koşullar oluştuğunda yeniden ve bu kez daha güçlü bir şekilde karşınızda olacağız. Ape Musa’nın çocukları asla veda etmez; bizim asıl işimiz ‘merhaba’dır.

    O gün gelecek. Biz yeniden kâğıtla tanışacağız, sizler de gazetenizle.

    Çok uzun sürmeyecek!”

    (HABER MERKEZİ)

  • Yeni Yaşam Gazetesi: Tutuklanan arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın-VİDEO

    Yeni Yaşam Gazetesi: Tutuklanan arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın-VİDEO

    PİRHA- Libya’da yaşamını yitiren askerlerin haberini yaptıkları için tutuklanan Yeni Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik, Yazı İşleri Sorumlusu Aydın Keser ve Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel için İHD binasında basın açıklaması yapıldı.

    Libya’da yaşamını yitiren askerlere ilişkin haber yaptıkları için tutuklanan Yeni Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik, Yazı İşleri Sorumlusu Aydın Keser ve Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel için İHD binasında basın açıklaması yapıldı.

    Basın açıklamasına HDP’den Züleyha Gülüm, HDK’nin Eşsözcüsü İdil Uğurlu, Evrensel Gazetesi’nden Fatih Polat, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, DİSK Basın İş’ten Ali Ergin Demirhan ve çok sayıda kurum ve kuruluştan kişi katıldı.

    Basın açıklamasını Yeni Yaşam Gazetesi adına Bilir Kaya okudu.

    Açıklamada, “İki gün önce adliyeye giderek ifade veren ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ferhat Çelik ve Yazıişleri Müdürü Aydın Keser, ‘Savcılık itirazı’ gerekçesiyle 8 Mart 2020 Pazar sabahı evleri basılarak yeniden gözaltına alınmak istendi. Aydın Keser evinden gözaltına alınırken, Ferhat Çelik, adliyeye ifade vermeye gitti ve bu kez, aynı dosyadan, aynı ifadeler verildiği halde arkadaşlarımız tutuklandı” denildi.

    Açıklamanın devamında şunlar ifade edildi:

    “Artık kamuoyu tarafından bilindiği gibi dosyanın konusu, Libya’da yaşamını yitiren bir MİT mensubunun haberiydi ve hem gazetemiz açısından hem de kamuoyu açısından gizli bir bilgi değildi. Haber gazetemizden önce TBMM ve bir dizi medya organında açıklanıp işlenmiş, artık kamuoyuna mal olmuş bir bilgiydi.

    Dolayısıyla bir devlet sırrının açıklanması da söz konusu değildi. Kaldı ki, gazetemizin haberinde söz konusu kişinin bir MİT mensubu olduğu ibaresi bile yer almıyordu. Dahası, gazeteci arkadaşlarımız 5 Mart 2020 Cuma günü adli kontrolle bırakılırken mahkemenin serbest bırakma gerekçelerinden biri, ‘Haberde ‘MİT üyesi’ konusunda açık bir bilginin yer almaması olarak belirtiliyordu. Ancak bütün bunlara rağmen, nöbetçi mahkeme dün ‘MİT üyelerini açıklama’ bahanesiyle arkadaşlarımızı tutukladı.

    Önce serbest bırakma, sonra savcılık itirazıyla ‘seçilmiş bir mahkeme’ye yeniden tutuklattırmanın son zamanlarda adeta gelenek haline getirilmesindeki skandal bir yana, dün yaşananlar AKP’nin 18’inci yılında gelinen noktayı özetlemiştir. Üç gündür Çağlayan’da tuhaf şeylerin olduğunu biliyoruz. Önce ilk serbest bırakma kararını veren hakimin ‘karar değiştirmeye’ zorlandığını, daha sonra ikinci bir hakimin aranıp bulunduğunu ve onun da bu vazifeyi reddettiğini, ancak üçüncü bulunan hakim eliyle bu tutuklamaların çıkartıldığını biliyoruz.

    Aynı sebepten, aynı kapsamda 2 gün önce bırakılıp pazar günü yeniden alınan Yeniçağ yazarı Murat Ağırel’in dosyası ise durumun ne kadar vahim olduğunun göstergesidir. Ağırel’in tutuklama karar metninin bir yerinde, ‘serbest bırakılmasına’, bir başka yerinde ‘tutuklanmasına’ ibarelerinin yer alması, kararların önceden matbu yazılarak yukarıdan telefon beklendiğinin açık kanıtıdır. 1 Mart’tan 8 Mart’a kadar olan süreçte toplamda 8 gazeteci tutuklandı.

    Biz bütün bunların özgür basının sesini kısmak, gerçeklerin duyulmasını önlemek için yapıldığını biliyoruz. Ama uzun yıllara dayanan tarihimiz boyunca bizim hiçbir koşulda gerçeği yazmaktan imtina etmediğimiz de biliniyor. Ferhat arkadaşımızın da dediği gibi, biz elimizde Musa Anter’in meşalesini taşıyoruz ve onu asla yere düşürmeyeceğiz.

    Devlet aklının ülkemizde yaşayan neredeyse tüm kesimlere karşı sürdürmekte olduğu hoyratça saldırılardan, -bu toplumun bir parçası olarak- kendi payımıza düşenlere şaşırmasak da, kardeşçe yaşamak isteyen tüm halklarımızın sesi ve vicdanı olmayı sürdüreceğimizden herkesin emin olmasını istiyoruz.

    Gazetemizin çeşitli kademelerinde görev alan arkadaşlarımızı cezaevlerine atarak, onları sindirmeye çalışanlar bilsinler ki, ne onları girdikleri yoldan döndürmek mümkündür ne de onların yerlerini dolduracak olan arkadaşlarımızın gözünü korkutmak mümkündür. Yeni Yaşam Gazetesi olarak yolumuza dimdik devam ediyoruz, edeceğiz. Bu tutuklama kararı, bizim değil, onların alnında bir leke olarak kalacaktır.

    Biz biliyoruz ki, bugüne kadar en zor dönemlerde, faili meçhullere rağmen gazetesine sımsık sarılan halkımız, bugün de aynısını yapacak ve kendi sesi olan özgür basına sahip çıkacaktır. Bütün okurlarımıza gazetelerine bir kez daha omuz verme çağrısı yapıyoruz. Bu vesileyle, bütün basın meslek örgütlerini ve sendikaları, mesleğini dürüstçe yapmakta kararlı bütün gazetecileri de dayanışmaya çağırıyoruz. Unutmayalım: Dayanışma yaşatır! Ve bir kez daha buradan tekrarlıyoruz: Gazetecilik suç değildir! Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır!”

    HUKUKSUZLUĞA KARŞI DAYANIŞMA ÇAĞRISI

    Basın açıklamasının ardından söz alan HDP’den Züleyha Gülüm, Ahmet Şık, HDK’nin Eşsözcüsü İdil Uğurlu, Evrensel Gazetesi’nden Fatih Polat, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş ve  DİSK Basın İş’ten Ali Ergin Demirhan, yaşanan hukuksuzluğa dikkat çekerek, dayanışma çağrısında bulundu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Yeni Yaşam gazetesi çalışanı Tuğba Bulut ve 7 kişi tutuklandı

    Yeni Yaşam gazetesi çalışanı Tuğba Bulut ve 7 kişi tutuklandı

    Aralarında Yeni Yaşam gazetesi çalışanı Tuğba Bulut’un da bulunduğu 8 kişi, ‘Terör örgütü üyesi olmak’ iddiasıyla tutuklandı.

    İstanbul’da 22 Aralık’ta yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 11 kişiden 8’i tutuklandı. Sabah saatlerinde Anadolu Adliyesi’ne getirilen 11 kişiden, Yeni Yaşam gazetesi çalışanı Tuğba Bulut ile Mehmet Acun, Nurten Gündüm, Osman Beğbağa, Ercan Ekinci, Şahin Özyıldırım, Rodi Bozyel ve Ömer Taşkıran savcılık ifadesi alınmadan, tutuklama istemiyle sorgu hakimliğine sevk edildi. Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliği’nde ifadeleri alınan 8 kişi, “Terör örgütü üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandı. 8 kişinin tutuklanmasına gerekçe olarak ise telefon tape kayıtları, sosyal medya paylaşımları, kitap, dergi ve kolluğun tutanakları gösterildi.

    Gözaltına alınan 3 kişi de adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

  • Kenanoğlu: Yeni Yaşam, Evrensel ve Birgün’e mecliste yer verilsin

    Kenanoğlu: Yeni Yaşam, Evrensel ve Birgün’e mecliste yer verilsin

    PİRHA- HDP’nin Alevi milletvekili Ali Kenanoğlu, TBMM’de muhalif basına yer verilmesi talebiyle TBMM Genel Sekreterliği’ne dilekçe verdi. 

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, TBMM’de muhalif basın olarak adlandırılan Yeni Yaşam, Evrensel ve Birgün gazetelerine yer verilmesi için TBMM Genel Sekreterliği’ne dilekçe verdi.

    TBMM yerleşkesinde bulunan basın koridorunda çeşitli televizyon kanallarının ve gazetelerin büroları bulunmaktadır. Burada büro sahibi olabilmenin koşulu öncelikli olarak muhalif olmamak ve meclis içerisinde memlekete dair alınan kararların ve konuşulanların kanıksanmasını kolaylaştırmaktır. Bu haksızlığa ve keyfiliğe karşı, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Yeni Yaşam, Evrensel ve Birgün gazetesi gibi muhalif basına yayın kuruluşlarına mecliste yer verilmesi için girişimlerde bulundu.

    Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından birinin haber alma hakkı ve basın özgürlüğü olduğunu vurgulayan Kenanoğlu, muhalif basın olarak bilinen basın kuruluşlarına da diğer basın kuruluşlarıyla eşit koşullarda habere ulaşma hakkı sağlanması gerektiğini kaydetti.

    Meclis çalışmalarının takip edilmesi ve mecliste yürüyen siyasetin, söylenen sözlerin aktarılabilmesi açısından muhalif basının da mecliste yer alabilmesi gerektiğini ifade eden Kenanoğlu, “Ulusal basından bildiğimiz ve havuz medyası olarak adlandırılan birçok gazete ve televizyonun, haber ajansının mecliste çalışma ofisleri, büroları var. Ancak muhalif olarak bilinen Yeni Yaşam, Evrensel ve Birgün gazetesi gibi basın kuruluşlarının burada çalışma ofisleri yok. Dolayısıyla da eşit olmayan koşullar oluşuyor” dedi. (HABER MERKEZİ)