Etiket: yenikapı

  • Serçeşme Hünkâr Hacı Bektaş Veli Festivali’nin detayları netleşti!

    Serçeşme Hünkâr Hacı Bektaş Veli Festivali’nin detayları netleşti!

    PİRHA – İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Serçeşme Hünkâr Hacı Bektaş Veli Festivali’nin programı açıklandı.

    Serçeşme Hünkâr Hacı Bektaş Veli Festivali’nin dördüncüsü, 13-14 Eylül’de Yenikapı Etkinlik Alanı’nda gerçekleşecek. Toplumsal dayanışma ve kültürel mirası vurgulayan festival, bu yıl ilk kez tüm İstanbul’a yayılan etkinliklere ev sahipliği yapacak.

    Yenikapı Etkinlik Alanı’nda gerçekleşecek festivalin biletleri İstanbul Senin uygulamasından ücretsiz olarak alınabilecek.

    10-14 Eylül tarihleri arasında gezilerle başlayacak, 10-12 Eylül tarihlerinde Beyoğlu Sineması’ndaki film gösterimleriyle devam edecek programda, Metrohan ve İBB kütüphanelerinde de söyleşiler düzenlenecek.

    13-14 Eylül’de Yenikapı Etkinlik Alanı’nda büyük bir buluşmaya sahne olacak festival, 20-21 Eylül’de Anadolu ve Avrupa yakasındaki cemevlerinde sona erecek.

    Alevi-Bektaşi kurumlarının paydaşlığında hazırlanan festivalde; konserler, âşık ve zakir dinletileri, atölyeler, söyleşiler ile 113 sivil toplum kuruluşu ve 20 yayınevinin stantları yer alacak.

    Yenikapı etkinlik alanında yapılacak festivalde konser ve söyleşilerin yanı sıra atölye ve çocuk etkinlikleri de yapılacak.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İstanbul’da yüzbinler Newroz alanında buluştu!-VİDEO

    İstanbul’da yüzbinler Newroz alanında buluştu!-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Yenikapı miting alanında Newroz kutlandı. Kutlamada Özgür Özel’in mesajı okunurken, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, PKK Lideri Öcalan’ın, Alevilere selam gönderdiğini ifade ederek, “Eşit yurttaşlık hakkını selamladı. Sayın Öcalan, tüm halklara demokrasi, özgürlük diyor. En çok da Alevi canlar bu çağrı etrafında biraraya gelmeli” dedi.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Tevgera Jinan Azad (TJA) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) öncülüğünde “Özgürlük İçin Demokratik Toplum” çağrısıyla düzenlenen İstanbul Newrozu için yüzbinler biraraya geliyor. Yenikapı Meydanı’nda yapılan kutlama için yurttaşlar, iki ayrı polis arama noktasından geçtikten sonra alana ulaşabildi.

    Kutlamanın yapıldığı alana kurulan sahneye “Demokratik Toplum, Önderliğe Özgürlük. Jin, Jîyan, Azadî” yazılı pankartlar asıldı. Protokol bölümünde ise “Barışta ve demokratik toplumda ısrar ediyoruz” mesajının verildiği pankart asıldı. Sabah erken saatlerinde ulusal kıyafetleriyle alanı dolduran yüzbinler, PKK Lideri Abdullah Öcalan lehinde sloganlar attı. Sarı, kırmızı, yeşil renklerinin hakim olduğu alanda Kürdistan bayraklarının yanı sıra tutuklu siyasetçilerin fotoğrafları da taşındı.

    Özgürlük İçin Demokratik Toplum Newrozunda PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın gönderdiği mesajın okunması bekleniyor. Newroz programı, onbinlerce yurttaşın  sahneden çalınan ezgiler eşliğinde halay çekmesiyle devam ediyor.

    DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar, ilk konuşmayı yapan isim oldu. “Hoş geldiniz, umut verdiniz” diyen Çınar, şu konuşmayı yaptı:
    “Demokratik toplumun inşası için buraya gelen sizler, iyi ki varsınız. Cezaevinde olan arkadaşlarımızın Newrozunu kutluyor, ‘Asrın Çağrısı’nı yapan Sayın Öcalan’ın da Newrozunu kutluyoruz. Kawalar hep direndiler. Bugün milyonlar olarak Newrozu kutluyoruz. 27 Şubat’ta Sayın Öcalan’ın çağrısını ‘Asrın Çağrısı’ olarak ifade ettik. Çünkü inkarda bulunan bir zihniyetle hep karşı karşıya kaldık. Bizler demokrasi mücadelemize devam edeceğiz. Kürdistan’da kayyumlar atandı ve bugün de Sarqçhane’de İBB Başkanını tutukladılar. Bu politikalara hep birlikte karşı duracağız. Demokrasi için hep birlikte mücadele edeceğiz.”

    DEM Parti İstanbul Eş Başkanı Çınar Altan ise “Özgürlük alanına hoşgeldiniz yoldaşlar” diyerek şu konuşmayı yaptı:
    “Renkleriyle alanı dolduran emekçiler, dosta ve düşmana mesaj veriyor. Kimse, bizim direnişimizi sınamasın. Bu zamana kadar kazandığımız demokratik haklarımız bizlere bahşedilmedi, boyun eğmeyen mücadelemiz ile tırnaklarımızla kazıyarak aldık. Bu kazanımların çok daha büyüğünü kazanacağız. Bu meydanın sözü olsun, bu tarihsel çağrının öncüleri olmaya var mısınız? Yoldaşlarımızı özgürleştirmeye var mısınız?”

    “BİR PROVOKATÖR DE DÜN SARAÇHANEDEYDİ!”

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Ali Kenanoğlu, tüm yurttaşların Newrozunu kutladıktan sonra HDK’ye yönelik operasyonlara değinerek konuşmasına başladı.

    “HDK halktır, milyonlardır” diyen Kenanoğlu, 2011’den buyana HDK olarak mücadele yürüttüklerini söyledi. Kenanoğlu şöyle devam etti:

    “İstanbul halkının iradesine de darbe yapılıyor. Kasım 2016’da arkadaşlarımıza karşı siyasi darbe gerçekleştirişdi ve o günden bu yana bu zihniyet sürüyor. Ve bugün İstanbul’da bu darbeyi görüyoruz. Bu darbeyi Sayın Öcalan’ın, halkların birarada yaşama iradesine yönelik girişimine karşı provokasyon olarak görüyor, şiddetle kınıyoruz. Bir provokatör de dün Saraçhanedeydi. Dedi ki ‘Kürt çocukşarına polis, şeker dağıyor’. Ona sesleniyoruz, Kürt çocukları bombalanır, kurşunlanırken sen laf söyledin mi? O nedenle bütün meydanlarda olduğumuz gibi Saraçhane Meydanı’nda da varız. Biz şunu söylüyoruz, bu ülkedeki diğer provokatörlere fırsat vermediğimiz gibi sana da fırsat vermeyeceğiz. Bugünden itibaren, bu Newrozun bitiminde barış ve demokratik toplumu oluşturmak için biraradayız.”

    “BİZLER SAVAŞA KARŞI BARIŞI SAVUNUYORUZ”

    Yenikapı Meydanı’ndaki kitleyi selamlayan Siyasetçi Gültan Kışanak, siyasi operasyonları kınayarak konuşmasına başladı. “Sayın Öcalan’ın çağrısına destek veren halk burada” diyen Kışanak, şu konuşmayı yaptı:

    “Bugün burada yine tarih yazıyorsunuz. Bu Newroz, tüm dünyaya şunu gösterdi, Kürtler dünyanın dört biryanında mücadele ediyor, davasından vazgeçmiyor. Sevgili gençler, özellikle sizlere sesleniyorum; demokratik toplumun yolunu sizler açacaksınız. Bizler onurlu bir barış, eşit yurttaşlık istiyoruz. Bizler savaşa karşı barışı savunuyoruz. Bundan sonra başaracağımızı unuyorum. Sayın Öcalan, tarihsel bir çağrı yaptı, şimdi Ankara’nın kendi kritik eşiklerini açma zamanı geldi. Soruyoruz size Ankara, Kürtlerin sesini duyuyor musunuz? Özgürlük istiyoruz başka da bir ajandamız yok. Sayın Öcalan’ın önünü açın, hep beraber özgür geleceği kuralım. Sayın Öcalan, bize ‘Örgütlü olun’ dedi. Halk olarak yan yana yolumuza devam edeceğiz.”

    “DARBEYİ HEP BERABER PÜSKÜRTMEK ZORUNDAYIZ”

    İstanbul’da yüzbinlerin katıldığı Newroz kutlamasında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in mesajı okundu.

    Özel’in mesajı şöyle:

    “Türkiye’nin geleceğinin, millettin iradesinin bir avuç insanın çıkarı için kuşatma altına alındığı bir günde hep beraber baharı karşılıyoruz. 19 Mart darbecileri, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu şansında görülmemiş bir adaletsizlikle demokrasimize kast etmiş durumdadır. Böyle bir ortamda Newroz alanındaki sıcaklık, Saraçhane’ye, Saraçhane’deki direniş Yenikapı’ya güç vermektedir. Darbeci zihniyet Kürt ile Türk arasına giremeyecek, kardeşliğimizi bozamayacak, dayanışmamıza ket vuramayacaktır. Newroz alanındaki ortak halayımızı bozamayacaklar!

    Tutuşan ellerimizi birbirinden ayıramayacaklar! İstanbul Kürt’ün de, Türk’ün de, Alevi’nin de, Sunni’n de, CHP’linin de, AKP’linin de, MHP’linin de, DEM Partilinin de şehridir. Ekrem İmamoğlu siyasi parti, etnik veya dini inanç gözetmeksiz 16 milyon İstanbullunun tümünün belediye başkanıdır, iradesidir. Bugün Ekrem İmamoğlu değil, İstanbul tutuklanmıştır. Bunun kanunla, hukukla hiçbir izahı yoktur. Çocuklarımızın geleceği için bu darbeyi hep beraber püskürtmek zorundayız. Saraçhane ile Çağlayan arasında mekik dokurken, direniş alanından mahkeme salonuna, mahkeme salonundan direniş alanına gidip gelirken aklımda hep aynı cümle dolaşıyor; Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz.

    Çocuklarımız, gençlerimiz ve geleceğimiz için demoktarik, özgür bir Türkiye için hep beraber darbeye karşı direneceğiz. Amansız direneceğiz. Darbeyi reddeceğiz, darbecileri püskürteceğiz. Halkın iradesini gasp eden bir avuç zümre, Kürtten, Türkten, Türkiye’den büyük değildir. Hiçbir karanlık emel baharın gelişini, miletimizin özgür, demokratik, eşitlikçi, adil bir Türkiye’nin gelişini engelleyemez. Biz halkız, biz eşitliğe, özgürlüğü susamış milyonlarız. Özgürlük halayına hep beraber duracağımız günler yakındır. O halayda Ekrem başkanımız da Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ da seçilmiş suçsuz tüm dostlarımız da mutlaka olacaktır. Newroz Pîroz Be”

    “HALKLARIN İRADESİNİ GASPEDEREK İLERLEMEK OLMAZ”

    Yenikapı Meydanı’ndaki kitleyi selamlayan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, tüm Kürt halkının Newrozunu kutlayarak konuşmasına başladı.

    Bakırhan, “Bu Newroz, özgürlük ve barışın Newrozudur” diyerek şöyle devam etti:

    “Newroz, onurlu bir barışa vesile olsun. Bizleri bugünlere getiren, bedel ödenleyenleri de saygıyla selamlıyorum. Bugün bu meydanda Türkler, Kürtler, Aleviler; bütün renkler biraradayız. Yaşasın mücadelemiz. 2025 Newrozu tarihi önemdedir. Çünkü Sayın Öcalan, bu sisteme ‘Halklar, eşit yaşasın’ dedi. Şimdi bu çağrı 85 milyonu ilgilendiriyor. Sayın Öcalan’ın çağrısında Aleviler, kadınlar, Kürtler, gençler; herkes var. Sayın Öcalan, barışın kapısını aralayıp herkese ‘Değişin’ dedi. Ülkeyi yönetenler değişmek zorundadır. Artık halkların iradesini gaspederek ilerlemek olmaz. Sayın Öcqlan’ın değimiyle bu bir başlangıçtır.
    Biz hakkın, hakikatin tarafıyız. Bizim tarafımız, 80 yaşında dört çocuğunu yitirmesine rağmen ‘Barış’ diyen Sakine Ananın yanıdır.
    Sayın Öcalan, bir selam da Alevi canlara gönderdi. Eşit yurttaşlık hakkını selamladı. Sayın Öcalan, tüm halklara demokrasi, özgürlük diyor. En çok da Alevi canlar bu çağrı etrafında biraraya gelmeli.

    Sayın İmamoğlu tutuklandı. Bütün arkadaşlarının yanında olduğumuzu belirtiyoruz. İrade hapsedilemez. AKP, şu an Kürdü, muhalefeti susturmaya çalışıyor. Bu yol bir yere çıkmaz. Gizli beyanlarla 16 milyonun iradesi hapsedilemez. İmamoğlu ve arkadaşları serbest bırakılmalı. Türkiye, 3-5 günde yüzde 3 fakirleşti. Kötülük yapmaktan vazgeçin. Bu yargı davasını kınıyoruz.
    Kürtlerin, Türklerin, Alevilerin yerel seçimde yapmış olduğu ittifaka suç diyenleri kınıyoruz. Bu iktidarı, bu antidemokratik uygulamalardan vazgeçmeye çağırıyoruz.
    İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu’na da bir darbe yapıldı. Darbe yapmak o kadar kolay mıdır İstanbul? Bu irade gaspı karşısında örgütlenmeye var mısın İstanbul?
    Evet Sayın Erdoğan, ‘İstanbul Türkiye’ ise halkın iradesine saygı duyun. Yanlış hukuktan doğru çıkmaz. Sayın Öcalan’ın çağrısı demokratikleşme için bir fırsattır. Şimdi buradan devlete sesleniyorum, bu fırsatı demokratikleşme için değerlendirin, heba etmeyin.
    Bizler barışı anlatırken birileri kayyımcu anlayışta ısrar ediyor. Burada bir milyonu aşkın insan var. İddiamız büyük. Kayyumların olmadığı, Alevilerin eşit yurttaş olacağı bir ülkenin sözünü veriyoruz. Var mısın İstanbul? Newroza Kurdan pîroz be”

    Ayrıntılar gelecek…

    PİRHA/İSTANBUL

  • 3. ‘Dersim Tanıtım Günleri’ İstanbul’da başladı-VİDEO

    3. ‘Dersim Tanıtım Günleri’ İstanbul’da başladı-VİDEO

    PİRHA-Bu yıl üçüncüsü düzenlenen ‘Dersim Tanıtım Günleri’, İstanbul Yenikapı etkinlik alanında başladı. Topraklarına sahip çıkacaklarını vurgulayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Topraklarımızı dilimize, kültürümüze ve kimliğimize sahip çıkarak koruyacağız. Topraklarımıza dönük talan politikası var, devletin bu politikalarına karşı birlikte mücadele etmeliyiz. Herkesin kendi topraklarında yaşamayı esas alması gerekiyor” dedi.

    Dersim Dernekleri Federasyonu’nun (DEDEF) düzenlediği 3. Dersim Tanıtım Günleri İstanbul Yenikapı etkinlik alanında başladı. 11-14 Ocak tarihlerinde düzenlenecek olan programda tiyatro gösterileri, folklor oyunları, söyleşiler, yöresel yemek sunumları ve konserler yapılacak.

    3. Dersim Tanıtım Günleri’nin ilk gününde Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu konuşma yaptı.

    “DERSİM, EN ÇOK GÖÇ VEREN ŞEHİRLERİN BAŞINDA GELİYOR”

    Dersim’in önemli bir coğrafya olduğunu belirten DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, “Dersim, bu ülkede en çok göç veren şehirlerin başında geliyor. Dersim Katliamı’nda binlerce insanımız katledildi. Dersim isminin iade edilmesi ve 1938 Katliamı’nda idam edilen insanlarımızın mezar yerlerinin açıklanması için uzun süredir mücadele ediyoruz ve bu mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti.

    “TOPRAKLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    Topraklarına sahip çıkacaklarını vurgulayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Topraklarımızı dilimize, kültürümüze ve kimliğimize sahip çıkarak koruyacağız. Topraklarımıza dönük talan politikası var o yüzden devletin bu politikalarına karşı birlikte mücadele etmeliyiz. Herkesin kendi topraklarında yaşamayı esas almaları gerekiyor” dedi.

    “MADENCİLİK PROJELERİYLE, DERSİM YOK EDİLMEK İSTENİYOR”

    Dersim coğrafyasının çeşitli saldırılarla karşı karşıya olduğunu söyleyen Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, “Madencilik projeleriyle Dersim’in bütünü yok edilmek isteniyor. Bu durum sadece madencilik meselesi değil, aynı zamanda o topraklarda yaşayanları göçe zorlama meselesi” diye konuştu.

    3. Dersim Tanıtım Günleri’nin ilk günü müzik dinletisinin ardından sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Yeşil Sol Parti’nin İstanbul final mitingi Yenikapı’da gerçekleştirildi-VİDEO

    Yeşil Sol Parti’nin İstanbul final mitingi Yenikapı’da gerçekleştirildi-VİDEO

    PİRHA – Yeşil Sol Parti İstanbul Yenikapı alanında seçim mitinglerinin finalini gerçekleştirdi. Mitingte 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri için 1 oy Yeşil Sol Parti’ye, 1 oy Kılıçdaroğlu’na çağrısı yapıldı. Mitingte konuşan Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Bekir Bozdağ’a seslenerek “Biz ampulü patlatmasını çok iyi biliriz” dedi.

    Açılış konuşmasını Yeşil Sol Parti İstanbul 1. bölge milletvekili adayı Dersim Dağ yaptı. Mitingte Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, ESP Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, TÖP İstanbul Sözcüsü Nilay Kuş, SMF Dönem Sözcüsü Barış Kayaoğlu, Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar konuşma yaptı. “Muhteşem Başlangıç” şiarıyla düzenlenen mitingde, yarın için mesajlar verildi.

    “AMPULÜ PATLATMASINI ÇOK İYİ BİLİRİZ”

    Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz Yeşil Sol Parti Yenikapı mitinginde şunları kaydetti:

    “Haramilerin saltanatını yıkmaya hazır mısınız arkadaşlar, gençler diyen Akdeniz gençlere seslenerek, “yarın 14 mayıs, bilgisayarın delete tuşundan bunları sıfırlamaya hazır mısınız?” dedi. Soma’da yüzlerce çocuğu yetim bıraktılar, yüzlerce anneyi ağlattılar diyerek Soma Katliamının 10. yıldönümüne de dikkat çekti.

    Akdeniz, konuşmasında 1 oy Kemal Kılıçdaroğlu’na 1 oy Yeşil Sol’a diyerek, “Biz bağımsızlık, emek, özgürlük eşitlik, Kürt sorununda demokratik çözüm diyoruz. Denizlerin idam sehpasında haykırdığı gibi yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği diyoruz. Aleviler için eşit yurttaşlık diyoruz. Ben Aleviyim dediği için siyasi lince uğrayan Kemal Kılıçdaroğlu için ‘Hepimiz Aleviyiz’ diyoruz. Kürt halkının haklarını savunan Selahattin Demirtaş ve yoldaşlarını görünce ‘Hepimiz Kürt’üz” diyoruz, inadına Kürt ve Türk halklarının kardeşliği diyoruz.” Akdeniz, Bekir Bozdağ’a seslenerek “Biz ampulü patlatmasını çok iyi biliriz” dedi.

    “SANDIKLARI SOKAKLARI TERK ETMEYECEĞİZ”

    ESP Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, kazanmak boynumuzun borcu diyerek mitingte kitleye “direne direne kazanacağız yoldaşlar” dedi. Gümüştaş konuşmasında şu sözlere yer verdi:

    “AKP-MHP faşist iktidarı 8 yıldır bu direnişi bitirmek için uğraşıyorlar. Biz buradayız varız biz kazanacağız. Siz gideceksiniz biz kazanacağız. Trafolara soktukları kedilerle seçimi kazanıyorlar. Şimdiden çetelerine saldırı talimatı veriyorlar. Bugüne kadar direndik yarın da sandıkları sokakları terk etmeyeceğiz. Halkımızın kaderini bu faşistlerin eline terk etmeyeceğiz.”

    “BÜTÜN OYLARI YEŞİL SOL’A VERELİM”

    EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk miting alanındaki kitleye seslenerek “Yıldızlar kadar çoksunuz, güzelsiniz” dedi. Öztürk, şu sözlerle konuşmasına devam etti:

    “Soylu çıkıp 14 Mayıs’ta siyasi darbe olabilir diyor. Sana Erdoğan’ın davosta söylediği gibi siz onu çok iyi bilirsiniz diyeyim. Bir siyasi darbe diyeyim Selahattin Demirtaş bu halkın oylarıyla gelmiş insandır. Selo nerede diyorsun işte Selo burada sen merak etme Erdoğan.”

    Erdoğan’a seslenerek “Biz açlık sınırının altındayız” diyen Öztürk, “Eğitim, sağlık, beslenme, barınma, ulaşım, enerji bu hakları halkımız kullanacak biz bunu kamusal hizmet olarak halkımıza vereceğiz. Birileri iyice çökmüş bu koltuğa kalkmak istemiyor. Kimse padişah, sultan, kral değil. Bu halk 14 mayıs’ta sana çok kral bir hareket yapacak Erdoğan. Onları gönderebiliriz, o koltuklardan indirebiliriz kardeşler. Bu halk üretiyorsa yöneten de bu halk olmalı. bütün oyları Yeşil Sol’a verelim, zafer bizim olsun yolumuz açık olsun kardeşler” diye konuştu.

    “BİRLİKTE GÖNDERECEĞİZ, BİRLİKTE KAZANACAĞIZ”

    TÖP İstanbul Eş Sözcüsü Nilay Kuş şunları ifade etti:

    “Bizler 21 yıllık AKP iktidarını tarihin çöplüğüne göndermeye geldik. Söz veriyoruz. Kaybedecekler, 21 yıllık saltanatlarını kaybedecekleri için korkuyorlar. Korktukça da saldırıyorlar. Gittikleri her yerde bizleri terörist ilan ettiler. Bizler kazanacağız onlar kaybedecekler, bizler kalacağız onlar gidecekler. Bu baskıcı, faşist iktidarı birlikte göndereceğiz. Demokratik özgür bir geleceği birlikte inşa edeceğiz. Kendileri saraylarda sefa sürerken bizlere cehennem hayatı yaşatanlardan hesap soracağız. Yarın hep birlikte yeni bir yaşamın zaferini kutlayacağız. Birlikte göndereceğiz, birlikte kazanacağız. Söz veriyorum.”

    “TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE YOLLAYACAĞIZ”

    SMF Dönem Sözcüsü Barış Kayaoğlu ise şu ifadeleri kullandı:

    “Adil ve özgür bir gelecek burada bu meydanda direnenlerin eseri olacaktır. Bu adil ve özgür gelecek. Tek bir oy bile çok önemlidir. Bu ülkenin gerçek sahibi olan emekçiler, işçiler kadınların her çabası çok önemlidir. Tarih başkaldıran, itiraz edenleri yazar. Onları tarihin çöplüğüne gönderecek miyiz, göndereceğiz. Onları tarihin çöplüğüne yollayacağız.”

    “SON SAATLER, PARTİMİZİN AĞACINI YAŞLILARIMIZA ANLATIN”

    İstanbul milletvekili adayı Sırrı Süreyya Önder sözlerine halkı selamlayarak başladı.

    Önder, “Son kullanma tarihi geçmiş olan bu iktidarı göndereceğiz. Türlü mahrumiyetler içerisinde bu seçim sürecini tamamladık. Onların binlerce biz de bir yürek var bu onlarda yol bu da onlara dert olsun. Her defasında küllerinden doğan bu mücadeleyi yok edemez. Kim ki gönlünü barışa yatırdı Kürt halkı onlara oldu. Bu topraklara ille de gelecek ille de gelecek. En güçlü biziz haklı olmaktan daha büyük bir güç yok. Gözlemlediğimiz bir sıkıntı var. Bir oy Kılıçdaroğlu’na verirken bir oyu da Yeşil Sol’a vereceğiz dedik fakat yaşlılarımız bir oyu CHP’ye oy veriyor. Gençlere sesleniyorum son saatler partimizin ağacını tanıtalım. Ağacımızın dalları yaprakları azaldı biraz evet onlar da zindandır. Ama yeniden gürleşeceğiz. An serkeftin, an serkeftin” dedi.

    “BİR MÜHÜRLÜK CANLARI KALDI”

    Önder’den sonra Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar sözü aldı. Uçar “Yarın zafer günüdür hazır mısınız? diyerek konuşmasına şöyle devam etti:

    “Zaferimizi tescillemek için yapmamız gereken son bir şey kaldı. AKP-MHP zulmünün olmadığı bir Türkiye’yi birlikte var edeceğiz. İstanbul Türkiye’nin kaderini belirler. Yaptık yine yapacağız. Kaybedenler korosu yani Cumhur İttifakı Kürtlere sesleniyor. biz bu iktidarı kaldırıma gömdükleri Kürt çocuklarından tanıyoruz, barış önüne koydukları tecritten tanıyoruz. Kürtler kendi ağacına oy verecek. Evine ekmek götüremeyen insanların ahıyla gidecekler. Kadınların kahkahalarıyla gideceksiniz. Verdiğimiz her oy mücadelemizi yüksektir. Biz bu seçimde tek adam rejimine ‘git’ diyeceğiz. Biz farkın partisiyiz. Bir haftadır Cumhur İttifakı sandıktan çıkacak sonuçtan korkuyor. Yeşil Sol Parti gümbür gümbür geliyor, siz de paşa paşa gideceksiniz. Meclis’te güçlü bir Yeşil Sol Parti mecliste güçlü bir hak temsiliyeti demektir. Bir mühürlük canları kaldı. Bizim hikayemiz başlıyor.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • İstanbul Newrozu: Bu meydan hesap soracak-VİDEO-GÜNCELLENDİ

    İstanbul Newrozu: Bu meydan hesap soracak-VİDEO-GÜNCELLENDİ

    PİRHA-İstanbul Newroz programı Yenikapı Miting Alanı’nda başladı. Soğuk ve yağışlı havaya rağmen binler bir araya geldi.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ile Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) öncülüğünde İstanbul Yenikapı Miting Alanı’nda “Her der Newroz, her dem azadî” ve “Newroz ateşiyle özgürlüğe” şiarıyla düzenlenen Newroz programı başladı. Yağışlı havaya rağmen binlerce kişi Yenikapı’da bir araya geldi.

    Newroz programına HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, HDK Eş Sözcüsü Esengül Demir, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, TUAD-FED yöneticisi Salih Tekin ile İstanbul milletvekilleri katılıyor.

    “BİR DEVRİ BİTİRECEĞİZ

    Barış Annelerinin yaktığı Newroz ateşinin ardından HDP İstanbul İl Eşbaşkanı İlknur Birol meydana seslendi. İlknur Birol, şunları dile getirdi:

    “Zorlu ve engebelidir  yollar, acıttılar, kanattılar, öldürdüler ama ayağa kalktık, adım adım bu günlere geldik. Newroz, Kawaların günüdür, direnişidir. Diyarbakır Cezaevi’nde özgürlük, Cizre sokaklarında serhildandır. Bugün de zafere adım adım yürüme Newrozları yapıyoruz. Hepinize kutlu olsun. Bir zamanlar, şarkı sözlerinde vardı, ‘Kine em’. Cevabı adım adım işlendi. Biz işçiyiz, kadınız, genciz, biz Kürt’üz, biz halkız. Cevabı verildi. Biz emekçiyiz, genciz, kadınız, Kürt’üz, biz halkız. Bizi öldürdükleri sandıkları her an kalktık ayağa. Şimdi de üzerlerine yürüyeceğiz. Bir devri bitireceğiz, başka bir devri açacağız.

    Biz alın terinin, emeğin kölece satılan, kendisine insanca yaşam reva görülmeyen emekçileriz. Buradayız, ayaktayız. Düzeninizi bozmaya geliyoruz. Bugün kalbimizde yas, keder ve üzüntü var. Çünkü on binlerce yurttaşımızı bu köhnemiş ve yıkılacak düzen nedeniyle kaybettik. Enkazlarda çığlıklar atarak öldüler. Yurttaşlarımızın hesabını sorana dek, adım adım gelecek ve bu düzeninizi bitireceğiz. Yasımız, kederimiz ve öfkemiz ile geliyoruz. Hazır mısın İstanbul? Bu düzeni değiştirmeye hazır mısın İstanbul? Bundan sonraki günlerde gözümüz Botan’da, Amed’te, Serhat’ta, milyonların el ele verildiği bu büyük gücü göstermede. Bu baharı yasla kederle karşıladık, umutla karşıladık, zafere yürüyoruz dedik. Son bir kez newroz piroz be”

    “BU MEYDAN HESAP SORACAK

    Sahneye ulusal kıyafetleriyle çıkan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Ferhat Encü, Kürtçe yaptığı konuşmada, “Kawa’nın çocukları Newrozu’nuz kutlu olsun” dedi. Encü, şunları söyledi: “Sizleri bu duruşunuzdan dolayı selamlıyorum. İstanbul halkı, önümüzde seçimler var. HDP’nin kapatılmasıyla seçimlere girmelerini engelleyeceklerini sandılar. Biz milyonlar olarak meydanlarda hesap soracağız. Kapatmanın hesabını soracağız. Tutuklamalarla, talanla, kapatmalarla bu mücadeleyi durduramazsınız. Bu meydan hesap soracak. İstanbul halkı hazır. Kürt halkı, halklar olarak AKP-MHP iktidarını göndereceğiz. Sizin duruşunuz her şeye cevap oldu. Newroz pîroz be.”

    Ayrıntılar Gelecek…

    PİRHA / İSTANBUL

  • Nadir Sayın: Kurultayda, En El Hak ile Varlığın Birliği özgünlüğünün törpülenmesi bir eksiklik

    Nadir Sayın: Kurultayda, En El Hak ile Varlığın Birliği özgünlüğünün törpülenmesi bir eksiklik

    PİRHA – Şair Nadir Sayın, Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin değerlendirmesinde Alevi dilinin eksik kaldığını vurgulayarak, “‘En El Hak’ ile ‘Varlığın Birliği’ özgünlüğünün törpülenmiş olması önemli bir eksiklik ve derin bir yanılsama boyutu olduğu inancındayım” dedi. Sayın ayrıca etkinliğin ‘kurultay’ olabilmesi için taleplerin değil, alınmış kararların olması gerektiğine işaret etti. 

    25 Aralık’ta İstanbul’da yapılan Büyük Alevi Kurultayı hakkında bir değerlendirme de Şair Nadir Sayın’dan geldi. Kurultayın sonuç bildirgesini PİRHA’ya değerlendiren Sayın, Yenikapı’daki buluşmaya dair çekincelerini ve olumlu gördüklerini aktardı.

    Nadir Sayın, Alevi toplumu arasında uzun süredir böyle bir buluşmanın olmadığına işaret ederek, “Hem Alevi toplumumuzda hem de özellikle Türkiye kamuoyunda sesimizi duyurmada bir heyecan yaratıcı etkisi oldu. Alevi örgütlülüğünün kendi özgün kurumlarıyla ve bütünlük içinde olduğuyla toplumumuzun dinamizm bünyesinin yansıtmaya gayret edildiğinin de altını çizmek gerekir görüşündeyim” dedi.

    “KENDİMİZİ BAŞKA YERLERDE DEĞİL, KENDİMİZDE ARAMALIYIZ”

    Nadir Sayın, laiklik konusunda “dinamik bir kitle olduğumuz mesajları açık ve net verilmeye çalışıldı” diyerek şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Sanıyorum bu etkinliğin temel amacı da her ne kadar kavramsal olarak tam bir ‘Kurultay’ olmasa da, diyelim ki ‘Büyük Alevi Buluşması’ ya da ‘Kapalı Alanda Miting’ olarak, Türkiye kamuoyuna etkin varlığımızı yansıtmaktı. Eğer bunda yanılmıyorsak, organizasyona da o hakkaniyeti teslim etmek, özellikle biz bazen keskin eleştirel yaklaşanlara, Alevilik ve insanlık mücadelemizin bir sorumluluğu, samimiyeti olur inancındayım. Sadece eleştirmek için eleştiri, daha baştan hemen olumsuzluklar saçarak bu süreci törpülemek eğilimleri o halde pek samimi olmaz bence. Tabii milyonlarca Alevi kitlemizin İstanbul’da yaşıyor gerçeğiyle, gelecekte daha da geniş ve yoğun kitlemizle örgütlülüğümüze onları da dahil etmek, onlarda da heyecan yaratmak, örgütlerimizin meselesi, sorumluluğu ve hedefi olmalıdır.

    ‘Kurultay’ olabilmesi ve yönteminde belirgin olarak epey eksiklikler gözümüze çarptı. Hem bunu hem de Aleviler olarak şimdi ve geleceği ilgilendiren, detaylara inmeden, çok önemli bulduklarımla genel olarak şunları irdelemek istiyorum:

    -Bu gibi bir araya gelmelerde ve onun adına ‘Kurultay’ diyorsanız, orada ‘talepler’ olmaz. Orada alınmış kararlar olur. O kararlar ise daha önce alt yapılarını belirlemiş olduğunuz temalar üzerine çalışma komisyon ya da atölyeleri bünyesinde oluşturduğunuz YOL çizelgeniz üzerinden gelecekte hangi hedefleri, nasıl ve ne zaman gerçekleştireceğiniz planlarınızı sunarsınız. Orada muhatabınız ise ne iktidar, ne de hükümet ya da belli bir siyaset (yakası) değildir. Muhatabımız evrensel Aleviliktir, Alevi toplumu ve genel olarak yaşadığınız toplumun kendisi ve onun tüm katmanlarıdır.

    “ALEVİ DİLİ YOK DENECEK KADAR AZ”

    -Alevi dilinin yok denecek kadar az olması… ‘Alevi dili’ derken, onun evrensel olan felsefesi, içeriği, asıl ilkesel değerleri ve terimlerini kastetmekteyim. Bu olmayınca bizzat öne çıkması gereken ‘Dil’ farkındalığımız da maalesef yansımıyor. Oradaki konuşmacıların sadece Türkiye siyasi konjonktüründe olan bir konuşma üslubu şeklinde yansıması söz konusu. O tür kalabalık ve popülist denebilecek siyasi söylem ve üslubu şahsım gibi pek çoğumuzun pek haz etmediği görüşündeyim.

    “KAFA KARIŞIKLIĞINA VARAN SEMBOLLERİN YER ALMASI”

    -Görseller olarak bütün Alevi toplumumuz içinde tartışmaların ve farklı düşüncelerin, kafa karışıklıklarına kadar varan sembollerin yer alması. Onların yerine örneğin, Hacı Bektaş Veli, Hallacı Mansur, Nesimi, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal ve hatta Aşık Veysel gibi Alevilik inancı, felsefi, ilkeleri, davası, düşünürü boyutlarında bizzat yaşamlarında da serlerine, derilerine, nefeslerine kadar ürettikleriyle katkıları olan bu değerlerimize sanıyorum yüzde yüzümüzün itirazı olmaz. Bu alanda da ‘farkındalığımızı’ yansıtmış oluruz.

    -‘Gülbanklar’ şeklinde  nefeslerin  yapıldığı ana/dedelerden olan sunumum daha çok asimilasyon, geleneksel (ezberlenmiş) ağırlıklı ima vermesi ve o söylemlerde olan ana/dedelerin yer alması, ‘En El Hak’ ile ‘Varlığın Birliği’ özgünlüğünün törpülenmiş olması önemli diğer bir eksiklik ve derin bir yanılsama boyutu olduğu inancındayım. Bunun ise ‘İnanç ve Felsefi’ boyutlarda Aleviliğin direk ‘İçeriği’ ile de bağlantılı olduğunu da düşünüyorum. Günümüzde de büyük mücadele verdiğimiz asimilasyon (şimdilerde iç asimilasyona da dönüşmesiyle) boyutunun inançsal yakasını getirip hem sembol olarak hem de işte ‘dedemiz, ninemiz, babamız, emmimiz eskiden böyle bilirlermiş” denen bu görselliği ve söylemlerin hiç samimi olmadığı; ikincisinin ise bunun ‘kavramsal olarak’ da hiçbir karşıtlığı bulunmadığı, felsefi gerekçe oluşturmayacağı inancındayım.

    “BERRAK DURUŞ YANSITMAMIZ GEREKİR”

    Defalarca pek çok araştırmacı yazarlarımız, aşıklar, ‘Yol dilinin’ hasını bilenlerimizle ve Alevi öğretisi ile yetkinleştirmiş mürşit, pirlerimiz, ana, dedelerimiz, kendimizi başka yerlerde değil, kendimizde aramalıyız, siz inanç yakanıza ‘Kurultayda’ ima verdiği şekilde paralel çekerseniz, akla ilk gelen, zaten binlerce yıl sizi kendine benzetmek isteyen İslamlığın bir kolu, bir tarikatı, bir cemaati olarak değerlendirmeden öteye de götürmeniz mümkün değil, görüşündeyim. Oysaki Aleviliğin en temel değerlerinde inanç olarak da bir dogmatizm olmadığı ve aynı zamanda ‘Doğa inancı’ odağının beraberinde kainatın tüm varlarıyla bir bağlantısallık ahengi içinde değişim-dönüşüm yasası anlayışına sahip değil miyiz? Buna bağlı olarak Yol’un temelerinde gerçekliğinin bilimden yana olan; aklın ve mantığın buluştuğu, hiçbir erkan ve ritüellerinin İslamlık, Hıristiyanlık, Musevilik gibi tek tanrılı dinlere hiç mi hiç benzemediğini hepimiz söylemiyor muyuz? Bizzat bu inanç anlayışımız nedeniyle, öğreti ve derdimizin insanın/insanlığın ‘nefsini arındırarak’ yetkin, kȃmil bir konuma eriştirerek bu yeryüzünde temiz, özgür ve eşit bir topluluğun hedeflendiği pek çoğumuz kabul etmiyor mu? Eğer onları böyle kabul ediyorsak, kendimizi de böyle net ve berrak duruşumuzla yansıtmamız gerekmez mi? Bu ayrıca pek çok kafa karışıklıklarını da ortadan kaldırır. Kendi taban kitlenize de bu alanda rehberlik yapmış olursunuz. Alevi kurumsallığını da bence tam da o en önemli olan ‘Farkındalığımızla’ ancak bunlarla evrenselliğe ve kendi toplumumuza etkinizi sunmuş olursunuz inancındayım.

    Umuyorum gelecekte nacizane görüşlerim diyeceğim, yukarıdaki önemli özlerin dikkate alınması ile tam kendine özgünlüğünü yansıtacak Alevilik (Kurumsallığı) sürecimiz, mücadelemiz ve davamızda daha temeli sağlam, tutarlı ve söylem ve ondan ötesi eylem içinde oluruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Büyük Alevi Kurultayı binlerin katılımıyla gerçekleşti: Alevileri yok sayamazsınız!-VİDEO

    Büyük Alevi Kurultayı binlerin katılımıyla gerçekleşti: Alevileri yok sayamazsınız!-VİDEO

    PİRHA-‘Laik ve demokratik Türkiye’ şiarıyla İstanbul Yenikapı’da gerçekleştirilen ‘Büyük Alevi Kurultayı’ binlerce kişinin katılımıyla yapıldı. 7 Alevi çatı örgütü başkanının konuşma yaptığı kurultayda Aleviler, AKP’nin torba yasasına yönelik tepkisini dile getirdi. Alevileri inkar edenlere karşı birlikte karşı duruş sergileyeceklerini söyleyen Alevi başkanlar, Alevilere zulüm edildiğini belirterek, bundan vazgeçilmesini istediler. 

    Büyük Alevi Kurultayı İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirildi. Binlerce kişinin katıldığı kurultay salonuna Hz. Ali, Hacı Bektaş Veli, Pir Sultan Abdal ve Seyit Rıza fotoğraflarının yanı sıra Koçgiri, Dersim, Malatya, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi, Gezi katliamlarıyla yüzleşme çağrısının yer aldığı “Hakikat, yüzleşme, adalet” başlıklı pankart da asıldı. Salonda yer alan bir başka pankartta ise “Savaşa hayır”, “Barış”, “Zorunlu din dersleri kaldırılsın”, “Çağdaş, bilimsel, laik, anadilinde eğitim”, “Madımak utanç müzesi olsun”, “Diyanet kapatılsın”, “Ocağıma, inancıma, dokunma”, “Doğa ve canlı kırımına hayır”, “Ekonomide adalet” talepleri yer aldı.

    SİYASİ PARTİLER, SENDİKALAR, BELEDİYE BAŞKANLARI YENİKAPI’DA

    Kurultaya katılanlar arasında Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Yüksel Mansur Kılıç, Onursal Adıgüzel, Sibel Özdemir, Ali Şeker, CHP PM üyesi Eren Erdem, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Musa Piroğlu, Saruhan Oluç, Züleyha Gülüm, Alican Önlü, HDP MYK üyesi Turgut Öker, HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Barış Atay, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Esengül Demir, Emek Partisi (EMEP) GYK üyesi Levent Tüzel, TKP Parti Meclisi Üyesi Aydemir Güler, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, Türkiye Komünist Hareketi (TKH) Genel Başkanı Aysel Tekerek, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik ile Yeşil ve Sol Parti, SODAP ile Sol Parti temsilcileri de vardı.

    KILIÇDAROĞLU, BULDAN VE SANCAR KURULTAYA MESAJ GÖNDERDİ

    Ayrıca Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, Hacıbektaş Veli Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da kurultaya katıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar ise kurultaya mesaj gönderdi.

    Sunuculuğunu Can TV programcısı Dilek Odabaş Bakır ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Alevi Masası’ndan Vedat Kara‘nın yaptığı kurultayda ilk olarak saygı duruşu yapıldı. Ardından Çorum Katliamı’nda yakılarak katledilen Veli Solmaz‘ın kızı Naime Nayman ana çerağ uyandırdı. Çerağ uyandırılması altı dilde yapıldı. Baba Mansur Ocağı’ndan Eren Yıldırım dede de dar gülbengini verdi. Sinevizyon gösteriminin ardından ise semah dönüldü.

    “BİZİ İNKÂR EDENLERE KARŞI BURADA BİRLİKTEYİZ”

    Yılmaz Çelik, Tolga Sağ, Muharrem Temiz, Kutsal Evcimen’in de aralarında olduğu sanatçıların türkü ve deyişleriyle devam eden kurultayda konuşmacı olarak sahneye önce Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan çıktı. AKP tarafından cemevlerine yönelik yapılan düzenlemeleri eleştiren Aslan, şunları söyledi:

    “ABF, Türkiye’de hukuksuzluğun, adaletsizliğin, tekçiliğin karşısında mücadele vererek kurulmuş bir kurumdur. Kara kışın kapımıza dayandığı, her türlü ekonomik zorluğun kendisini hissettirdiği ve üstüne siyasi ortamın huzurumuzu daralttığı bir dönemden geçiyoruz. İnancına sahip çıkmak için buraya gelen herkes hoş geldi. Kimliğimize, haklarımıza sahip çıkmak için buradayız. Bizi inkar edenlere karşı burada birlikteyiz. Bir süredir Alevilik ile ilgili yoğun bir gündem var. Yaz aylarında sanki Aleviler bu ülkenin güvenlik sorunuymuş gibi İçişleri Bakanlığı’nın heyeti Alevi derneklerini, muhtarlarını, köylerini ziyaret etti. Alevi mücadelesini sulandırmak için bunu yaptılar. Alevilerin sorunları yol, elektrik, köy ihtiyaçlarını karşılamakmış gibi talepleri hayata geçirdik, dediler. Eşit yurttaşlık talebinin altını boşaltmak için onarım, bakımdan bir lütuf olarak bahsettiler.

    Aleviler, “laik, demokratik bir Türkiye” dedikçe; iktidar inadına tekçi, inkârcı anlayışıyla sanki bir Diyanet yetmiyormuş gibi bir Alevi Diyaneti kurdu. Alevileri bu ülkede folklorik bir yapıymış gibi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağladı. Bizi görmeyen iktidar şunu bilsin ki, Aleviler bu ülkede “laik ve demokratik bir Türkiye, eşit yurttaşlık” diyor. Ama siz bu ülkeyi tarikatlara, cemaatlere mahkum ettiniz.”

    “BİZİ YOK SAYMAKLA BİR YERE VARAMAZSINIZ”

    Aralık ayında yaşanan Maraş, Roboski ve Hayata Dönüş Operasyonu katliamlarına da değinen Aslan sözlerine şöyle devam etti:

    “Alevi örgütleri yıllardır mücadele ediyor. Bu örgütlü güçten korkuyorlar. Onlara inat laiklik ve demokrasi için ülkedeki bütün halklar ve inançlar ile bir arada olmayı savunuyoruz. Kendi özgünlüğümüzü, özgürlüğümüzü savunmak için her şeyi yapacağız. Halkların ve inançların eşitliğini savunuyoruz. Torba yasası Meclis’e geldiğinden itibaren dedik ki “Bizi tanımlamaktan vazgeçin. Sizin göreviniz bizi tanımaktır. Tanımlamak değil.” Nice yol önderlerimizin boyun eğmediği gibi teslim olmayacağımızı söyledik. 44 yıl önce Maraş’ta Alevileri katleden tekçi, inkârcı anlayış bugün farklı şekilde katliamlarına devam ediyor. Siz kimsiniz ki bize boyun eğdireceksiniz?  19 Aralık’ta ‘Hayata Dönüş’ adı altında yapılan operasyonlar ile onlarca kişi cezaevlerinde katledildi. Yine bu ayda Roboski’de katledilenleri de saygıyla anıyoruz. Aleviler diyor ki “Cem ibadetimiz, cemevleri ibadethanemizdir. Kamuda ayrımcılığa son verin. Zorunlu din derslerini kaldırın. Biz bu toprakların kadim inançlarından birisiyiz. Bizi yok saymakla bir yere varamazsınız.”

    “HİÇBİR ALEVİNİN SÜNNİ GİBİ YAŞAMA ARZUSU YOKTUR”

    Aslan’ın ardından konuşan Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat ise Cumhuriyet’in birinci yüzyılında yaşanan acılar ile yüzleşilme çağrısında bulunarak, şunları söyledi:

    “Geride bıraktığımız birinci yüzyılı yüzleşerek geçirelim. Acılarımızı nasıl unutabiliriz? Hakarete uğrayan pirlerimizi, basılan cemlerimizi, kırılan sazlarımızı nasıl unutabiliriz? Unutmak kendi yoluna ihanet etmektir. Hesaplaşmamız, yüzleşmemiz lazım. Biz dünyanın dört bir yanına sürgün edilen bir toplumuz. Biz varız, buradayız. Asimile etmeye çalışanlar bizi birbirimize düşürmeye çalışıyorlar. Biz bu oyuna gelmeyiz. Aleviliğin kendine has inanç yapısını tanımlama hakkını siz kimden, nereden alıyorsunuz? Zorunlu din dersleri ile Sünni/Vahhabi inancı çocuklarımıza dayatıyorlar. Diyaneti tek karar merci olarak ortaya koyuyorlar. Yargı kararları yok sayılıyor. Kamusal alanda Alevilerin varlığını reddediyorlar. Liyakat hiçbir yerde esas alınmıyor. Meydanlarda ana muhalefet liderini, inancından dolayı yuhalatıyor. “Bir Alevi cumhurbaşkanı olamaz” diyorlar. Biz diyoruz ki “Bal gibi olur.” Alevilerin talepleri karşılık bulsun diye buradayız. Zorbalığa, zulme karşı hak ve hakikat yanında olduğumuzu göstermek için buradayız. Hiçbir Alevinin Sünni gibi yaşama arzusu yoktur.”

    “KADINCIK ANA, ANADOLU HÜMANİZMİNİN BEREKETİDİR”

    Kadınların Alevi inancındaki yerine değinerek konuşmasına başlayan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, “Aleviler nedense hiç görünmüyor. Biz bu yok saymaya karşı bir direnç gösteriyoruz. Biz vardık, varız ve var olacağız. Anadolu hümanizminin bereketi Kadıncık Ana. Kilisede kadın papazın, camide kadın imamın, sinagogda kadın hahamın olmadığı bir dünyada anaların cem yürüttüğü felsefenin kaynağıdır Kadıncık Ana” ifadelerini kullandı.

    “ÜLKEMİZİ FAŞİSTLERE TERK ETMEYECEĞİZ”

    AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise Paris’teki Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen saldırıyı kınarken, “Dün Maraş’ta canlarımızı andık. Paris’te Ahmet Kaya Kültür Merkezi’ne saldırdılar. Üç kişi katledildi. Almanya’da bir cemevine çarpı işareti atıldı” dedi.

    Mat konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

    “Almanya’da Aleviler kamu tüzel kişiliğini kazandılar. Peki Türkiye’de bu kadar Alevi yaşarken, neden hala inkar ediliyor? Almanya bize lütfetmedi biz hakkımızı aldık. Türkiye’de resmi devlet kodlarında yer alan Türk ve Sünni kimliği nedeniyle bu kazanımları henüz elde edemedik. Biz Türkler, Kürtler, kadınlar, LGBTİ+lar olarak hep birlikte özgür ve eşitçe yaşamak istiyoruz. Cumhuriyetin birinci yüzyılında başımıza gelmeyen kalmadı. AKP’nin de MHP’nin de baskılarına rağmen mücadelemiz devam edecek. Bedel ödeyen hiçbir canımız Hınzır Paşa’nın sofrasına oturmadı. Kim Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na üye olur, kim onlardan maaş alırsa karşısında bu kurultayı bulur. Onlarla hiçbir şekilde yan yana gelmeyeceğiz. Onur mücadelesi için bir aradayız. Laik ve demokratik bir Türkiye için mücadele ediyoruz. Ülkemizi faşistlere, çocuk istismarcılarına asla terk etmeyeceğiz.”

    “VALİLER, KAYMAKAMLAR ALEVİ KÖYLERİNE ZULMEDİYOR”

    HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez ise kurultaya hazırlık sürecinde ülke genelinde birçok Alevi köyünü gezdiklerini anlatırken, Alevilerin kamusal hizmetten yoksun kaldıklarını bir kez daha gözlemlediklerini kaydetti. Geçmez, “Bizi tarif edenlere sesleniyoruz; “Çekin elinizi inancımızdan.” Alevilere yeni bir gömlek giydirmeye çalışıyorlar. Alevileri kendilerine benzetmeye çalışıyorlar. Alevi çocuklarına zorla namaz kıldırdılar, oruç tutturdular. Toplumsal yüzleşme istiyoruz. Bütün dergahlarımızı teslim edin, dedik. Birçok dergahımız camiye çevrildi. Aleviler, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılmasını istedi. Valiler ve kaymakamlar tek bir partinin üyesi gibi Alevi köylerine, Alevilere zulmediyorlar. Biz bu ülkenin yurttaşız. Eşit yurttaşlık istiyoruz. Alevilerin hiçbir sorununu çözmediniz. Bizim şiarımız barış, dostluktur” dedi.

    “VERDİĞİMİZ VERGİNİN İNANÇSAL BOYUTUNU HELAL ETMİYORUM”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt da konuşmasında şunları kaydetti:

    “Bu ülke artık gerilimlerden, katliamlardan bıktı. Aleviler her zaman katliamlara uğradı. Alevilerin yaşadığı bu katliamlara hala ‘olay’ diyenler var. Bizim yaşadıklarımız katliamdır. Şimdi de Alevileri torba yasasına koymaya çalıştılar. Alevilik torbaya sığmaz. Aleviler, Kürtler, Türkler bu coğrafyanın özü. Ama tek din tek mezhebi dayattılar. Bize “Alisiz Aleviler” diyenler, bakan geldiğinde İmam Hasan’ın, Hüseyin’in fotoğrafını indirenlerdir. Aleviler bu ülkeye yük olmadı. Bu ülkenin yükünü aldı. Verdiğimiz verginin inançsal boyutunu helal etmiyorum. Bu yolun sahipleri var. Bu yol incitilmez. Muhabbeti küfür sayan gelmesin. Bizimle beraber görünüp de ayrılanlar bunu böyle bilsin.”

    “GERİCİLERE KARŞI PİR SULTAN, SEYİT RIZA, İBRAHİM KAYPAKKAYA OLACAĞIZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe ise Aralık ayında yaşanan katliamları hatırlattığı konuşmasında şunları söyledi:

    “Dünyayı cehenneme çevirenlere karşı ısrarla cenneti isteyen cümle canlar iyi ki geldiniz. İçinde bulunduğumuz günler insanlık ve Türkiye tarihinin en korkunç olan Maraş Katliamı’nın yıl dönümü. Maraş’ta insanları hunharca katledenler bugünkü gericileşmenin, ırkçılığın yol taşlarını döşemişlerdir. Maraş hala kara bir kutu olarak ortada duruyor. Hala anmamızı yasaklıyorlar. Çünkü tarih ile yüzleşmekten korkuyorlar. Yüzleşirlerse bugünkü ceberut yapı ortaya çıkacak. Halkların yaşadığı derin yoksulluğun nedenlerini görecek bu halk. Deşifre olmasını istemiyorlar.

    “ZALİMLERİN YANDAŞI OLANLARI DÜŞKÜN İLAN EDECEĞİZ”

    İnançlarından, düşüncesinden dolayı tutsak olan devrimciler selam yollamak istiyorum. Geçtiğimiz günlerde Sarıyer Şube başkanımız Beyhan Gün tutuklandı. Arkadaşlarımızı bir an önce serbest bırakın. Roboski Katliamı’nda Kürt gençlerinin üzerine bombalar yağdırılmıştı. Onu da unutmayacağız. Bize tarih boyunca çok zulmettiler. Katlettiler. Uzak diyarlara sürdüler. Ama yılmadık, boyun eğmedik, biat etmedik, diz çökmedik. Yol önderlerimizden öğrendiğimize göre asla zalimlerin yandaşı olmayacağız. Olanları da düşkün ilan edeceğiz.

    “ENCÜ’YE ATILAN TOKADI DA KILIÇDAROĞLU’NA ATILAN YUMRUĞU DA KENDİMİZE ATILMIŞ SAYARIZ”

    Bizim için Alevileri temsil etmediğimizi söyleyenler bu salona iyi baksın. Aleviler burada. Alevilik vardır, Alevilik haktır diyorlar. Bu gerici, ırkçılara karşı biz Hüseyin, Pir Sultan, Kalender Çelebi, Seyit Rıza, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya olacağız.

    Cumhuriyetin ikinci yüzyılında laik ve demokratik bir Cumhuriyeti hep beraber inşa edeceğiz. Aleviler bir kez daha sorumluluk aldılar. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Aleviler bir arada kol kola. Biz Aleviler, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen cezayı da kendimize verilmiş sayarız. HDP İstanbul İl Eş Başkanı Ferhat Encü’ye atılan tokadı da, Kılıçdaroğlu’na atılan yumruğu da kendimize atılmış sayarız.”

    “ALEVİ OLARAK YAŞAMAK İSTİYORUZ”

    Bu yüzyılda kadın mücadelesinin büyüdüğünü ifade eden Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan “Alevi olarak yaşamak istiyoruz. Onurlu, dimdik, eğilip, bükülmeden Alevi olarak yaşamak istiyoruz. Demokrasinin ve özgürlüğün gerçekten tesis edildiği bir ülke istiyoruz. Sadece Alevilerin değil Kürtlerin, kadınların, ezilenlerin derdi bitsin. Parlamento savaş bütçesi değil halkın bütçesini yapsın. Bütçe savaşa ve Diyanete ayrıldı. Barıştan başka bir seçeneğimiz yok. Bu yüzyılda kadınlar eşit, özgür yaşamı inşa etmek için ayakta. Kadın, yaşam, özgürlük” dedi.

    “İNANCIMIZDAN KÜLTÜRÜMÜZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    DAD Eş Başkanı Musa Kulu ise “Bu toplumun taleplerini en yüksek perdeden hem dünyaya hem ülkeyi yönetenlere söylemek için buradayız. Yüz yıllık süreçte barışı, kardeşliği inşa edemedik. Yüz yıllık cumhuriyet sadece bize ölümü yaşattı. Binlerce yıldır bu topraklarda yaşayan bir toplumsallığı yok etmek için torba yasa çıkarıldı. Bize biçilen kefeni yırtıp, hak ve hakikati söylemek için buradayız. Hakikati söylemek bilgi, cesaret ister. İnkârla, imhayla, asimilasyonla hayat durur. Bunu kabul etmeyeceğiz. Aynı ülkenin vatandaşı olarak vergimizi öderken biz ötekiyiz, teröristiz. Biz bu toprakların kadim sahipleriyiz. Kendi hakikatimiz, kültürümüzle buradayız. Bir Kürt’ün canı yandığında susan Türk kimliğini kaybeder. Bir Alevinin canı yandığında sessiz kalan Müslüman inancını kaybeder. Bu ülkeyi gül bahçesi yapmak mümkün. İnancımızdan, kültürümüzden asla vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    “DEVLET KATLİAMLAR İLE YÜZLEŞMELİ, ALEVİLERDEN ÖZÜR DİLEMELİDİR”

    Mevcut kurum başkanlarının ardından kürsüye çıkan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) önceki dönem Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ise “Cem olmaya hoş geldiniz. Devleti devlet yapan dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin her canlının yaşam hakkını korumaktır. Biz Aleviler, cumhuriyet öncesi ve sonrasında da katliamlara, yok sayılmalara, asimile edilmek için seferber olunan, sadece seçim dönemi ağzına bal çalınmak istenen bir toplum olarak görülmekteyiz. Bizlerin eşit yurttaşlık taleplerini çimentoya, masa ve sandalyeye indirgemeye çalıştı. Cemevlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlama kararı aldılar. Devlet tüm katliamlar ile yüzleşmeli ve Alevilerden özür dilemelidir. İnanç önderlerinin devletten maaş almasına karşıyız” ifadelerini kullandı.

    “KADİM İNANCIMIZA DOKUNMAYIN”

    Abdal Alevilerden Satılmış Kaygusuz Baba‘nın okuduğu deyişin ardından konuşan Üryan Hızır Ocağı’ndan Cafer Kaplan dede de “Geçmişten günümüze kadar tüm katliamlara rağmen inancımızı koruduk ve korumaya devam edeceğiz. İnancımızı yok sayanlara karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. İnancımıza sahip çıktığımızı tüm dünyaya duyurduk. Ama inancımızı bir torba yasa içerisinde Kültür Bakanlığı’na bağladılar. Dünyada rızasız lokma yemeyen, rızasız ibadet etmeyen tek inanç Aleviliktir. Devletin Alevisi olmayacağız. Haram lokma yemeyeceğiz. Kadim inancımıza dokunmayın” dedi.

    Topçu Baba Dergahı’ndan Mehmet Işık‘ın konuşmasının ardından kurultay bildirisi yayımlandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Büyük Alevi Kurultayı İstanbul Yenikapı’da başladı-VİDEO

    Büyük Alevi Kurultayı İstanbul Yenikapı’da başladı-VİDEO

    PİRHA-7 Alevi çatı örgütünün düzenlediği ‘Büyük Alevi Kurultayı’ binlerce kişinin katılımıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde başladı. Aleviler, AKP’nin asimilasyon düzenlemelerini bugün bir kez daha İstanbul’dan protesto edecek.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri’nin (DAD) “Laik ve demokratik Türkiye için” sloganıyla düzenledikleri ‘Büyük Alevi Kurultayı’ İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde başladı.

    Kurultaya ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, AABK Eşit Başkanları Nevin Kamilağaoğlu ve Hüseyin Mat, HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, AKD Genel Başkanı İsmet Kurt, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, DAD Eş Genel Başkanları Kadriye Doğan ile Musa Kulu‘nun yanı sıra siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Türkiye’nin farklı illerinden gelen Aleviler katıldı.

    ALEVİLER, AKP’NİN ASİMİLASYON DÜZENLEMELERİNİ PROTESTO EDİYOR

    AKP’nin Alevilere yönelik son yıllardaki adımlarını samimi bulmadıklarını belirten Alevi kurumları, torba yasa içerisinde TBMM’den geçirilen cemevlerine ilişkin düzenlemeler ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yayımladığı kararname ile kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na tepkilerini her yerde gösteriyor.

    Ülke genelinde gerçekleştirilen basın açıklamalarının ardından Alevi kurumları 8 Kasım günü Ankara’da TBMM’ye yürümüş, ‘asimilasyon’ olarak nitelendirdikleri düzenlemeleri protesto etmişti.

    BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI YENİKAPI’DA BAŞLADI

    7 Alevi çatı örgütünün çağrısıyla bugün İstanbul Yenikapı’da ‘Büyük Alevi Kurultayı’ gerçekleştiriliyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Avustralya Alevi kurumlarından Büyük Alevi Kurultayı’na çağrı: Gelin canlar 25 Aralık’ta bir olalım-VİDEO

    Avustralya Alevi kurumlarından Büyük Alevi Kurultayı’na çağrı: Gelin canlar 25 Aralık’ta bir olalım-VİDEO

    PİRHA- 25 Aralık Pazar Yenikapı’da gerçekleşecek Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısında bulunan Avustralya Alevi kurumları, “25 Aralık’ta gerçekleştirilecek Büyük Alevi Kurultayı’na bütün dostlarımızı davet ediyoruz” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” adıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde saat 10.00’da ‘Büyük Alevi Kurultayı’ gerçekleştirecek.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Suzan Saka, Avustralya Alevi Toplum Konseyi İnanç Kurulu Üyesi Nihat Arslan, Dandenong Alevi Kültür Merkezi İnanç Kurulu Üyesi Doğan Coşkun, Canberra Alevi Kültür Merkezi Başkanı Barış Bektaş, Sunraysia Çağdaş Alevi Kültür Merkezi Başkanı Ali Şengünlü ve Avustralya Alevi Toplum Konseyi Başkanı Hüseyin Duman 25 Aralık Pazar günü Yenikapı’da gerçekleşecek Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısında bulundu.

    “İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜMÜZE SAHİP ÇIKALIM”

    25 Aralık’ta gerçekleştirilecek Büyük Alevi Kurultayı’na davette bulunan Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Suzan Saka, “Türkiye’de son aylarda Alevi örgütlerinin Aleviliğin bir inanç olmasını ısrarla vurgulamasından dolayı ve bir gece cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Aleviliğin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanıp Aleviliğin bir kültür olduğu ibaresinin yanlışlığını ısrarla belirten bir çalışma sonucunda kurultay gerçekleştirilecek. Kurultay’da taleplerimizi dile getirmemiz oldukça önemlidir çünkü Alevilik bir inançtır ve inancımızın tanınması çok önemlidir. Bizler inancımızın tanımlanmasını değil tanınmasını istiyoruz. Eğer inanç özgürlüğü ve düşünce özgürlüğümüze sahip çıkmazsak ve haklarımızın anayasa ile korunmasını talep etmezsek yarın çok geç olabilir” diye belirtti.

    25 Aralık’ta laik ve demokratik bir ülke için Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşacaklarını söyleyen Avustralya Alevi Toplum Konseyi İnanç Kurulu Üyesi Nihat Arslan, “İnancımızı ve büyük bir zenginlik olarak gördüğümüz başka inançlara sahip Türkiye halklarının da inanç ve ibadetlerini laik ve demokratik bir Türkiye’de anayasal güvence altına alınarak özgürce yaşanmasını istiyoruz. Gelin canlar bir olalım hakkın halka verdiği hakkımıza sahip çıkalım” diye ifade etti.

    “BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI’NDA BİR ARADA OLACAĞIZ”

    Dandenong Alevi Kültür Merkezi İnanç Kurulu Üyesi Doğan Coşkun ise, “Biz Aleviler laik ve demokratik bir Türkiye için 25 Aralık’ta İstanbul Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda bir arada olacağız. Bizi tanımayan yasaklara ve asimilasyona karşı tüm canları Büyük Alevi Kurultayı’na bekliyoruz gelin canlar bir olalım” dedi.

    Canberra Alevi Kültür Merkezi Başkanı Barış Bektaş, “Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu olarak 25 Aralık’ta yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na katılacak bütün canlarımızı selamlıyor ve çalışmalarında başarılar diliyorum” diye vurguladı.

    “EŞİTLİKÇİ VE ADALETLİ BİR YAŞAM İÇERİSİNDE OLMALIYIZ”

    Alevi kurumlarının 25 Aralık’ta yapacakları Büyük Alevi Kurultayı’nı selamladığını dile getiren Sunraysia Çağdaş Alevi Kültür Merkezi Başkanı Ali Şengünlü, “Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu olarak tüm canlarımıza başarılar diliyorum” dedi.

    Büyük Alevi Kurultayı’nda emek veren herkesin çalışmalarında başarılar dileyen Avustralya Alevi Toplum Konseyi Başkanı Hüseyin Duman, ” Laik, demokratik, kula kulluk etmeyen, herkesin kendi inancını yerine getirdiği, eşitlikçi ve adaletli bir yaşam içerisinde olmalıyız” diye konuştu.

    PİRHA/AVUSTRALYA

  • Sanatçılardan, 25 Aralık’ta Yenikapı’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na çağrı-VİDEO

    Sanatçılardan, 25 Aralık’ta Yenikapı’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na çağrı-VİDEO

    PİRHA- Alevi örgütleri, 25 Aralık 2022 tarihinde İstanbul’daki Yenikapı Meydanı’nda büyük Alevi buluşması gerçekleştirecek. Sanatçılar çağrı yaparak, “Demokratik ve laik bir Türkiye için 25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşalım” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” adıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde saat 10.00’da ‘Büyük Alevi Kurultayı’ gerçekleştirecek.

    Sanatçılar Mehmet Ali Alabora, Pınar Aydınlar, Muharrem Temiz ve Haluk Tolga İlhan, 25 Aralık’ta Yenikapı’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na çağrı yaptı.

    “25 ARALIK’TA BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI’NDA BİR ARAYA GELELİM”

    Mehmet Ali Alabora: 25 Aralık’ta Büyük Alevi Kurultayı’nda demokratik ve laik bir Türkiye için gelin canlar bir olalım.

    Pınar Aydınlar: Aleviler üzerine imha ve inkar politikalarıyla acılar yaşatıldı. Torba yasa ve cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmasıyla değerlerimiz her türlü asimilasyon politikasıyla karşı karşıya. Herkesi 25 Aralık’ta Yenikapı’ya bekliyoruz.

    Muharrem Temiz: Laik ve demokratik bir Türkiye için, barış ve kardeşlik için, eşit yurttaşlık ve inançların özgürlüğü için 25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşuyoruz.

    Haluk Tolga İlhan: 25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda bir araya geleceğiz. Laik ve demokratik bir Türkiye için gelin canlar bir olalım orada görüşmek dileğiyle.

    (HABER MERKEZİ)

  • Balkız: 25 Aralık Alevi Kurultayı önemli; Aleviler yanıt yerine artık sözünü söylüyor -VİDEO

    Balkız: 25 Aralık Alevi Kurultayı önemli; Aleviler yanıt yerine artık sözünü söylüyor -VİDEO

    PİRHA – Yazar Ali Balkız, 25 Aralık’ta yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin, “Hep bize saldırıyor, biz ise cevap veriyoruz. Yani karşılıklı bir diyalog var. Şimdi ise ‘Biz söz söyleyelim de o yanıt versin’ durumuna dönüştü. O nedenle yapılacak kurultayı önemli buluyorum” dedi. Balkız, Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı kurulmasına ilişkin de “Buradan büyük kavgalar çıkacak” dedi.  

    Hükümetin, cemevlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlama kararına karşı Alevi toplumunun itirazları sürüyor. AKP-MHP hükümetinin Alevi politikalarına karşı 25 Aralık’ta İstanbul Yenikapı’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na çağrılar da devam ediyor.

    “BİR UYKU HALİ YAŞANDI”

    Yazar Ali Balkız, 25 Aralık’ta yapılacak kurultayın önemine vurgu yaparak, Alevi örgütlerinin artık sadece cevap veren pozisyonundan çıktığını ifade etti. Balkız, örgüt kadrolarının artık daha dinamik olduğu vurgusunu da yaparak şunları söyledi:

    “Alevi örgütleri yaklaşık 6 ay önce kurultaylarını yaparak yeni kadrolarını oluşturdular. Daha genç, dinamik, kararlı bir kadro, Alevi hareketini yönetmeye başladı. Hevesli inançlı ve dirençliler. Ama devraldıkları örgütlerde hantallaşmış, dağılmış, sönümlenmiş, olan biteni sadece izlemiş, hatta bazen izleme gereği bile duymamış bir uyku hali yaşandı.
    Alevi hareketi çok büyük bir irtifa kaybetti. Üyelerin örgütlere olan güveni ne yazık ki zedelendi. Fakat yeni arkadaşlarla birlikte güzel işler yapmaya başladılar.
    Benim, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Alevi Bektaş Federasyonu Başkanı olduğum dönemlerdeki o zamana kadar Alevi hareketi hak arama mücadelesi söz konusu olduğunda her kapıyı çalmış, her dilekçeyi alıp meclis başkanından kaymakama kadar gidilmişti. Muhalefetten, iktidar partilerine kadar… Ama bunların bir sonuç getirmediği görülünce ‘dilekçe devri bitti eylem vakti geldi’ kararıyla birlikte sokaklara dökülmüştük. Ankara Sıhhiye’de, İstanbul Kadıköy’de, İzmir’de Gündoğdu semtinde yapılan kitlesel mitinglerle birlikte Alevi hareketi canlanmış, dirilmiş, görünür ve tartışılır olmuştu.”

    “BÜYÜK KAVGALAR ÇIKACAK”

    Ali Balkız, cemevlerine yapılan saldırılar ve ardından AKP iktidarının Alevilere yaklaşımının bir senaryo olduğunun da altını çizdi. Balkız, hükümetin ülke gündemini çarpıtmak adına kimi yollara başvurduğunu belirterek şöyle devam etti:

    “Şehir dışından bir meczup geliyor, önce Türkmen Alevi örgütünün kapısını çalıyor ve kadın görevliyi bıçaklıyor. Ardından Şahı Merdan Cemevine giderek saldırı yapıyor. Oradan Ana Fatma Cemevi’ne giderek camlarını kırıyor ve birkaç saat içerisinde yakalanıyor. Ertesi gün emniyet ‘örgüt yok, kişi var’ açıklamasını yapıyor. Sivas Katliamı’nda da ‘tahrik var, örgüt yok’ demişlerdi.
    Şimdi senaryonun bu bölümü gerçekleşti. 2. bölümde ise iktidar, hemen tepki vererek ‘Aleviler bizim kıymetlimizdir. Onlara yapılan saldırı bize yapılmıştır. Biz bunları engelleyeceğiz’ dedi. Ardından Cumhurbaşkanı Hüseyin Gazi’ye çıktı, yetinmediler Hacı Bektaş’a gitti. Aleviler bunun üzerine ayaklandı, örgütlerimiz cevap vermeye başladı. Alevilik ülkede yeniden konuşulur olmaya başladı ve iş meclise kadar gitti. Torba yasa gündeme geldi, ancak daha o yasa tasarısı komisyona henüz gelmeden o günün gecesinde Cumhurbaşkanlığı kararı ile Resmi Gazete’de yayınlanarak Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı kuruldu. Şunu söyleyebilirim ki buradan büyük kavgalar çıkacak. Anlattığım bu olaylar önceden planlanmış, roller dağıtılmış ve sahnelenmiş.”

    “25 ARALIK ALEVİ KURULTAYINI ÖNEMSİYORUM”

    “Örgütlerimiz ve onların yöneticileri de ellerinden geldiğince ve zamanları yettiğince süreçten geriye düşmediler” diyen Balkız, “Sadece Alevilerin değil, laiklik, demokrasi ve insan hakları adına umut bağlamış olan bütün kitlelerin adına orada mücadelelerini verdiler. Ama bütün bunlar bir saldırıya tepkiydi” ifadesini kullandı.

    Yazar Ali Balkız, Büyük Alevi Kurultayı’nın neden yapılmak istendiğini ve önemini de şu sözlerle açıkladı:

    “Ben şimdi karşımdaki kişiye bir taş atsam o kişi savunmaya geçer ama ardından o kişi de eline bir taş alarak atar. İşte 25 Aralık İstanbul Yenikapı’daki Alevi Kurultayı bu ihtiyaçtan doğdu. Hep bize saldırıyor, biz ona cevap veriyoruz. Yani karşılıklı bir diyalog var. Her söze bir yanıt… Şimdi ise ‘Biz söz söyleyelim de o yanıt versin’e dönüştü. O nedenle yapılacak kurultayı önemli buluyorum. Hele de bunun ertesinde çok büyük kitlesel mitingler yapılırsa, meydanlardan seslenilirse Alevi olan olmayan bütün yurttaşlar laiklik eşitlik özgürlük adına o meydanlara gelirlerse çok daha başarılı olunacaktır. Bir de işin şu yönü var; cemevlerine yapılan o saldırılar durduk yerde oldu evet. AKP oradan tırmandırdı, 4-5 ayın bütün gündemini doldurdu. Unutturabildiği kadar çarşı pazarı unutturdu. İşsizliği, yoksulluğu, enflasyonu, kanunsuzluğu unutturabildiği kadar unutturdu.
    Bir de şu var; saldırı oldu, buna karşı tepki gösterildi. Bütün bunları ‘bakın görüyor musunuz, önümüzde seçim var ya, bu Aleviler bakın ne yapıyorlar. Ey Sünniler görüyor musunuz bunları’ demek için, Sünnilerin tamamını kendisinin seçmeni haline getirebilmek için buradan Alevi kazananı fokurdatıyor. Bir amacı da o.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Arif Sağ’dan çağrı: 25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşalım-VİDEO

    Arif Sağ’dan çağrı: 25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşalım-VİDEO

    PİRHA- Alevi örgütleri, 25 Aralık 2022 tarihinde İstanbul’daki Yenikapı Meydanı’nda büyük Alevi buluşması gerçekleştirecek. Sanatçı Arif Sağ bir çağrı yaparak, “25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşalım. Bence herkes bu toplantıyı ciddiye almalı” dedi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” adıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde saat 10.00’da ‘Büyük Alevi Kurultayı’ gerçekleştirecek.

    Alevi kurum başkanlarının yanı sıra sanatçılar da kurultaya katılım çağrısında bulunuyor.

    Sanatçı Arif Sağ, “25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşalım. Bence herkes bu toplantıyı ciddiye almalı” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Şair Nadir Sayın: Büyük Alevi Kurultayı önemli ve anlamlı; yetkinleşmemiz gerekli

    Şair Nadir Sayın: Büyük Alevi Kurultayı önemli ve anlamlı; yetkinleşmemiz gerekli

    PİRHA – Şair Nadir Sayın, 25 Aralık’ta İstanbul’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayına ilişkin “Birlik, beraberlik dayanışması söylemiyle bu buluşmanın önemi büyük ve anlamlı” dedi. Sayın şunu da ekledi: Büyük kurultaylar onların ön çalışmalarını teşvik eden ve gerçekleştiren süreç sonrası yapılan, geniş kitleye ulaşan bir araya gelmelerdir.”

    MHP destekli AKP hükümetince yürürlüğe konulan cemevi yasasına karşı Alevi örgütleri tepkilerini devam ettiriyor. 25 Aralık’ta da İstanbul Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı gerçekleştirilecek. Söz konusu yasanın geri çekilmesi ve Alevi sorununun çözümüne dair bir kez daha talepler bu kurultayda dile getirilecek.

    “BİZİM DERDİMİZ KENDİMİZİ KENDİMİZDE BULMAMIZDA”

    Yedi Alevi çatı örgütünün ortaklaşa düzenlediği Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrıları da sürüyor. Yapılacak programa Avrupa’dan da destek geliyor. Hollanda’da yaşayan Şair Nadir Sayın da 25 Aralık Büyük Alevi Kurultayı’nın önemine dair PİRHA’ya konuştu. Sayın, Alevi örgütlerin bir arada görüntü vermesinin değerli olduğuna vurgu yaparak 25 Aralık’taki programın “kurultay” yerine “büyük dayanışma buluşması” şeklinde isimlendirilmesinin daha doğru olacağını vurguladı.

    “Başta kamuoyu ve halka, siyasete, iktidara karşı duruşumuz ve birliğimizi gündemde tutmak çok önemli” diyen Sayın şu değerlendirmeyi yaptı:

    Büyük Kurultay demek, kavramsal olarak da yanılgıdır, görüşündeyim. Kurultay olabilmesi için federasyonlar dahil, cemevlerine kadar ‘Kurumsallığın’ tüm bileşenlerine kadar ve dışındaki Alevi bilim insanlarının, ehil, araştırmacı yazar, pir, mürşit, rehber, aydın, ȃşık ve benzeri kesimleri de içine alan şeffaflık nezdinde bir programlı ön hazırlık gerekir. Örneğin hangi ‘Atölye’ çalışmaları yapılmış ya da Aleviliğin esas derdi olan ‘Kendine has ve kendine özgünlüğü’, erkanları, ritüelleri, Yol muhabbeti, cemleri içerikte hangi noktalarda tartışılıp-görüşülmüş, taslaklar ön çalışmalar hazırlanmış?

    Kendim örneğin, ‘Kurumsallık’ boyutunu hem içerden, hem de dışarıdan objektif olarak izlemeye çalışıyorum. Henüz öyle bir çalışmanın olmadığı aşikar.

    ‘Kurultay’ deyince dahi önemli olan Aleviliğin ‘farkındalığını’ yansıtacaksınız ki toplumumuz nezdinde yerini bulsun. Bizim derdimiz ne iktidar, ne siyaset, ne para-pul, ne makam, ne de saray. Bizim derdimiz biziz! Bütün özgünlüğü ile Yol’umuzun esası öğretisine göre ‘Kurumsal’ olarak da yetkinleşmemiz, kendimizi kendimizde bulmamız da yatmakta.

    İBERETİ BABAMIZ şöyle der:

    ‘Yürekte gizlidir bizim derdimiz

    Taklide inanmaz hiçbir ferdimiz

    Nefsimizle iledir daim harbimiz

    Cahili nadanla kavga gerekmez’

    O bahsedilen refleksle diyelim, siz kalkıyorsunuz, tüm katmanlarıyla derin ve geniş toplumumuzda ‘Kurumsallığınız’ içinde tartışmadan ‘İbadet – İbadethane’ diye talepte bulunuyorsunuz! Muhtemelen ve belki buna ‘siyasi’ boyutlar dahilinde bir refleks denebilir. Bilinmelidir ki siyasetçiler ya da başkanlar/yöneticiler Aleviliğin içeriği ve tanımlanmasını böyle reflekslerle yapmaları büyük yanılsama olur!

    Okunacak en değerli kitap insandır ki kendim buna kainat ve gezegeni de ekliyorum. ‘Bilimden gidilmeyen Yol’un sonu karanlıktır.’ Doğada ve kainat döngüsü sürecinde, insanda, bilimde ‘değişim-dönüşüm yasası esastır’ demiyor muyuz? Erkanlarını ve ritüellerini kadını erkeği eşitliğinde; arınmaya, müşgülatları çözümlemeye, eşit bölüşüme, toplumsal sıkıntı-sorunları birlikte çözümlemeye, doğaya ve insanlığa duyarlı ve Rıza Şehri’ne gidilen bu yeryüzünde, cennete-cehenneme inanmayan Alevi toplumuna, yalvarma/yakarma çağrıştıran bir talepte bulunabilir mi? Helal/haram kavramları Alevilikte olmasa da, 85 milyonun vergisinden olan bir bölümü cemevleri çimento, demir, arsa, dedelerin maaşı kabul edebilir mi? Laik bir ülkede inanç, din vergiden tahsil edilebilir mi? o bir damla hak olmayan ile gönül gözünün/gölünün/denizinin kirletilmesi ile Alevilik erimez mi?

    ÜLKENİN EN BÜYÜK AYIBI!”

    Nadir Sayın, “Laik devlette esas olan nedir?” sorusunu gündeme getirerek sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Eğitime, öğretime, sanata, kültüre, gençliğine, istihdama, evrensel hukuka, adalete, (zihinsel-bedensel) sağlığa, sosyal yaşama bütçeden hem de en büyük pay vermektir. Diyaneti kapatın ve buyurun size o alanlarda 10 katlık bütçe hazır! Bu mücadeleden biz vazgeçemeyiz.

    Demokrasi ve laik, hukuk Anayasası olan bir ülkenin en büyük ayıbı çağımızda halen ‘Din ile Devlet’ işini birbirinden ayırmamasında yatmaktadır! Başkaları ‘haram’ yiyorsa, o onların, varsın vicdanları ve ‘cennetliği’ ile ilgili olsun! Biz bu noktada söylem ve eylemimizi sonuna kadar yapmak durumundayız inancındayım.

    Bizim derdimiz yaklaşık 20 ila 30 milyon (asimilasyon dahil) Alevilerin kendini kendinde bulmasıdır. Büyük buluşmamızla ve Aleviliğin farkındalığı ‘gerçekliğe Hü’ diyerek sonuç bildirgesiyle halkımıza umut ötesi heyecan verirsek, gelecek süreçte de hiçbir engelimiz kalmaz görüşündeyim. Biz de ‘iktidar olma’ gibi bir heves ve hırs olmasa da, o insan kaynağı gücümüzle iktidar indirir ve gerçek evrensel hukukun, demokrasinin, işte, güçte, aşta eşit paylaşımının ve ‘evrensel insan haklarının’ uygulamalara geçtiği bayrağını da dikeriz. Önemli olan kitlemizi bunlarla harekete geçirmekte!

    Örneğin, hemen hemen bütün Alevi Kültür Merkezlerinde (AKM) ve cemevlerinde şu daha baştan (90’lı yıllardaki  vakıf, derneklerden alıntılı hiyerarşik tüzüklü) feodal yapı nasıl giderilecek? Görevsel-fonksiyonel ‘Kurumsallık’ çalışma anlayışı somut konseptleri işte tam da orada ve ‘Büyük Kurultaylar’ bunlara ortam hazırlamakla olur. Bunlar içeriğinde toplumuna konsept, planlar sunuşuyla gerçekten hizmet etmiş olur.

    72 millete aynı nazarla bakan bir felsefe ve inancın ‘tek ırkın’ temsilcisi de, Alevisi de olamaz bence. Olanın, olduğunda yanılsayanın ise nazarımızda, başta insanlığı tartışılır. Gençleri ile çağdaşlığın simgesi olma konumundaki Aleviliğimiz ve kadınları da eşiti olarak; ‘insan kadın, insanoğlu erkek’ gören bir anlayış, bir kere kendi iç dinamizminde de en az olan demokratik işleyişi ve ‘kurumsallığında’ bunların sağlanacağını kısa, orta, uzun dönemler için somut konseptler sunmalıdır.

    ‘Büyük kurultaylar’ onların ön çalışmalarını teşvik eden ve gerçekleştiren süreç sonrası yapılan, geniş kitleye ulaşan bir araya gelmelerdir!”

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİNİN EYLEM PLANLARI OLMALIDIR”

    Şair Nadir Sayın, kurultay sonrasındaki eylem planlarına ve geleceğe dair Alevi örgütlerinin ne yönde söz kurması gerektiğini de değerlendirdi. Yapılacak eylemlerin “Alevice” olması gerektiğini vurgulayan Sayın, şöyle devam etti:

    “Öncelikle içeriğimiz noktalarında bizleri toplum olarak hazırlayan, sürecine toplumun tüm katmanlarını temsili; kendini kendinde arayan, insan kaynağı gücünü kazandıran, kısaca gerçek ‘Büyük Kurultaylara’ hazırlayan eylem planları olmalıdır diye düşünüyorum. Sanıyorum konumuzun en can alıcı noktası bu. Mevcut süreçte tüm Türkiye toplumu, diğer onlarca farklı inançlar, değerler, ideolojiler (insanlığı ve doğayı katletme zihniyeti, diğerini yok etmek, ırkçılık ötesine gidemez, ezme ve zulüm etme ile hırs ve kinliler dışında) bütün halk katmanları için de laiklik ve Evrensel Hukuk/Demokrasi, aş-iş, eğitim-sağlık alanlarında eşitlik mücadelesine devam. Belki bu büyük dayanışma buluşmasında bu sürecin tüm diğer demokrat sivil örgütlerle ve sol/sosyalist siyasi boyutlarla daha da pekiştirilmesi, eylem ve uygulamaların program dahilinde getirilerek topluma rehberlik yönünde ilerlemesi.

    Aleviliğin içeriği, ilkeleri ve onun kendine özgü bir inanç, yaşam anlayışı, felsefesi boyutlarında ise, kurumsallığın topluma, kamuoyuna yansıması tabii ki saatlerce, günlerce konuşulup, kitaplar yazılabilir.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Alevi kurumları saat 21.00’de sosyal medya kampanyası yürütecek-VİDEO

    Alevi kurumları saat 21.00’de sosyal medya kampanyası yürütecek-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurumları, İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde saat 10.00’da “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” adıyla gerçekleştireceği kurultay için sosyal medya kampanyası yürütecek. Saat 20.57’de başlayacak kampanya için “Bu akşam saat 21.00’de Twitter’dayız! 25 Aralık saat 10.00’da Yenikapı’dayız!” çağrısında bulunuldu.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” adıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde saat 10.00’da büyük bir kurultay gerçekleştirecek.

    25 Aralık’ta yapılacak kurultay için sosyal medya kampanyası yürütülecek. Kurumlar tarafından yapılan çağrıda, “Laik ve demokratik bir Türkiye için, cemevlerimiz için, mücadelemizi büyütüyoruz. Bu akşam saat 21.00’de Twitter’dayız! 25 Aralık saat 10.00’da Yenikapı’dayız! Bu akşam Saat 20.57’de Büyük Alevi Kurultayı Twitter sayfasından ilk hashtag paylaşımı ile başlayacağız” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Muğla Şube Başkanı Durna: Büyük Alevi Kurultayı’na güçlü katılacağız-VİDEO

    PSAKD Muğla Şube Başkanı Durna: Büyük Alevi Kurultayı’na güçlü katılacağız-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Muğla Şube Başkanı İlyas Durna, Büyük Alevi Kurultayı’na derneğin bütün şubelerinin hazırlandığını, çalışmaların devam ettiğini söyledi. Durna, kurultaya katılımın yüksek olacağını sözlerine ekledi. 

    7 Alevi-Bektaşi kurumunun öncülüğünde 25 Aralık pazar günü ‘Büyük Alevi Kurultayı’ yapılacak. Kurultay saat 10.00’da toplanacak. Kurultayda bilim insanları, sanatçılar ve aydınlar da bulunacak.

    Alevi çatı örgütlerinin ortak çağrısıyla ‘Büyük Alevi Kurultayına’ Pirler, Analar, Babalar, Alevi-Bektaşi kurum, dernek ve cemevleri üye ve yöneticileri, yöre dernekleri, demokratik kitle örgütleri, sendikalar, demokrasiden yana siyasi partiler, basın emekçileri, bilim insanları, sanatçılar, aydınlar, kadın örgütleri, çevreciler, ülkede barış, özgürlük, adalet, emek, eşit yurttaşlık ve laiklik mücadelesi veren herkes davet edildi.

    PSAKD Muğla Şube Başkanı İlyas Durna, Büyük Alevi Kurultayı’na derneğin bütün şubelerinin hazırlandığını, çalışmaların devam ettiğini söyledi.

    Türkiye genelinde ses getirebilecek bir Alevi kurultayı gerçekleştireceklerini belirten Durna, “Şu anda AKP hükümetinin bize yapmış olduğu baskılara ve asimilasyonlara karşı gerçek gücümüzü göstermeye çalışacağız. İstanbul’a elimizden geldiğince güçlü katılım sağlayacağız” dedi.

    İlyas Durna şöyle devam etti:

    “Umuyor ve inanıyorum ki çok da iyi bir katılım olacak. Muğla Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak çok çalışmamız lazım. Aralık ayı içerisinde birlik cemi yaptık büyük bir katılım oldu. Sivil toplum örgütü temsilcileri, demokrat düşünen arkadaşlarımız ve üyelerimizle birlikte 500’e yakın arkadaşımız katıldı. Alevi örgütlerimizin çatı örgülerimizin tamamını da bekliyoruz, geleceğinden de eminim.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • FEDA’dan İstanbul’daki ‘Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısı

    FEDA’dan İstanbul’daki ‘Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısı

    PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Alevi kurumlarının 25 Aralık 2022 Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapacakları “Büyük Alevi Kurultayı’na tüm Alevileri davet etti. Yapılan yazılı açıklamada, “Büyük Alevi Kurultayı”nı selamlıyor, başarılar diliyoruz” denildi.  

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” adıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde saat 10.00’da büyük bir kurultay gerçekleştirecek.

    Yazılı bir açıklama yapan Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), “Alevi kurumlarının 25 Aralık 2022 Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapacakları “Büyük Alevi Kurultayı”nı selamlıyor, başarılar diliyoruz” dedi.

    “Yüreğimiz 25 Aralık’ta Yenikapı’da hak mücadelesindeki canlarımız için çarpıyor” diyen FEDA, tüm Alevi hak ve hakikat için Yenikapı’daki buluşmaya davet etti.

    FEDA’nın açıklaması şöyle:

    “Siyasal ve toplumsal istikrarsızlığın faturasını Kürtlere, Alevilere, ezilenlere, emekçilere ve kadınlara çıkaran AKP-MHP iktidarı, yapısal ve tarihsel krizi savaş ve savaşçıl politikalarla ötelemeye çalışıyor. Kürtlere dönük fiziki ve kültürel soykırım, Alevilere dönük kültürel soykırım, kadına sistematik şiddet, gençliğin geleceksizleştirilmesi, doğanın talanı ve hakların gaspı sınır tanımadan devam ediyor. İnkârcı ve katliamcı zihniyette ısrarın neden olduğu bu kriz hali halklarımıza çok daha ağır fatura demektir. Devlet ve iktidar sahipleri yüzyıldır halklarımıza ve inancımıza reva gördükleri inkâr ve katliamlarla yüzleşmek ve hesap vermek yerine, cumhuriyetin ikinci yüzyılında da mevcut statükoyu sürdürme arayışındadır.

    AKP- MHP iktidarının neden olduğu bu kriz ve Anayasasızlık halinin yol açtığı kaos ortamını fırsat bilen mafya- çete- polis yapılanması üzerinden devlet, düşünce ve ifade özgürlüğü, gösteri ve yürüyüş hakkı, örgütlenme hakkı gibi en temel insan hakları yasaklamakta, yolsuzluk, hak gaspları, soygun, talan, taciz ve kadın kıyımı artarak devam etmektedir.
    Ülkede savaşçıl politikalarla, dışarda ise savaşlarla geleceğimizi karartmaya kalkışan AKP- MHP iktidarına karşı başta Aleviler olmak üzere demokrasi güçlerinin birlikte mücadeleyi geliştirememeleri bizlere kaybettiriyor. Halbuki Alevi inancının zalime karşı mazlumdan, savaşa karşı barıştan, zulme karşı hak, adalet ve özgürlükten yana olan düsturu gereğince hareket etmiş olsaydık, belkide bugünleri yaşamıyor olabilirdik. Hak mücadelesini yükseltemediğimiz için devlet ikinci yüzyılında da inkâr ve asimilasyonu sürdürmek, en temel sorunlarımızı çözümsüz bırakarak geleceğimizi yaşanmaz kılmaktadır.

    “KENDİLERİNE GÖRE ALEVİLİĞİ DAYATACAKLAR”

    Devletin, Kültür Bakanlığına bağlı Alevi ve Bektaşı Kültür Başkanlığı’nı Kanun Hükmünde Kararname ile kurması, Alevi toplumunu bölen, örgütlü yapısını dağıtan, inancını karartan ve başkalaştıran, kazanılmış haklarını yok sayan, kanuna ve yasaya hapsedendir. İnkârcı ve katliamcı devletin yasalarına göre kültürel öge diye dayatılan Aleviliği yasal kabul edecek, geri kalan Alevi kurum ve örgütlerini gayri yasal, yasadışı ilan edeceklerdir. Daha da ileri giderek boyun eğmeyen, mevcuda razı olmayanları bölücü, hain sıfatlarıyla kriminalize ederek itibarsızlaştıracak, kendilerine göre Aleviliği dayatacaklardır.

    “ALEVİ TOPLUMSALLIĞINI DAĞITMAK, YOK ETMEK İSTİYORLAR”

    Dolayısıyla kararname ve çıkarılan yasa ile Alevi kazanımları tasfiye edilmek, özgün ve özerk inancı inkâr etmek, sıradan kültürel öğeye razı gelmemizi bize dayatacaklardır. Kanuna bağlanmayı kabul etmeyen, itiraz eden, özgün ve özerk inancı yaşamak ve sürdürmek isteyen Alevi kurumları üzerine HDP belediyelerine olduğu gibi kayyum atayacaklardır. Bununla yetinmeyecek devlet ve iktidar dışı olan inancımızın temel kurumu olan Ocakları terörize edip dağıtacak, Mürşit, Pîr ve Rayber- talip ilişkisini ve bu ilişki üzerindeki Alevi toplumsallığını dağıtmak, yok etmek istiyorlar.

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİ OLARAK BİR YOL BULMAK ZORUNDAYIZ”

    İnancımıza dayatılan kültürel soykırıma ve başkalaşıma karşı başta Yol önderlerimiz olmak üzere, Alevi örgütleri olarak yeni bir yol bulmak zorundayız. Cumhurbaşkanlığı kararnamesine karşı yürütmüş olduğumuz mücadeleyi daha da büyüterek, uluslararası evrensel hukuka uygun emek- demokrasi güçleri ve halklarımızla birlikte fiili, meşru ve haklı mücadeleyi ülkenin dört bir yanına yaymalı, yaygınlaştırmalıyız.
    Bu anlamda demokratik, sivil, eşitlikçi, özgürlükçü bir Anayasa’nın hazırlanması ve Alevilerin eşit yurttaşlık ve eşit halklarının demokratik Anayasa güvencesine alınması hayati önemdedir. Bu temelde Alevi kurumlarının 25 Aralık 2022 Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapacakları “Büyük Alevi Kurultayı”nı selamlıyor, başarılar diliyoruz.
    Yüreğimiz 25 Aralık’ta Yenikapı’da hak mücadelesindeki canlarımız için çarpıyor. Tüm Alevi canları inancımızın hak ve hakikati için Yenikapı’daki buluşmaya davet ediyoruz. Bir olmanın, iri olmanın ve diri olmanın bu ilk adımında her sürekten Aleviler, günümüz tiranlarına karşı yürek yüreğe, can cana olalım diyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • PSAKD Ortaca Şube Başkanı: Alevilik torbaya sığmaz, cemevimiz ibadethanemizdir-VİDEO

    PSAKD Ortaca Şube Başkanı: Alevilik torbaya sığmaz, cemevimiz ibadethanemizdir-VİDEO

    PİRHA-AKP’nin TBMM’den geçirdiği torba yasaya tepki gösteren PSAKD Ortaca Şubesi Başkanı Ülkü Aydoğan, “Bizi kimse bir torbaya koyamaz. Torba yasaya sığmayız. Cemevlerimiz ibadethane olarak görülmeli, ibadetlerimizi yapmak istiyoruz. Biz de vergimizi veriyoruz. Diğer vatandaşlardan ne farkımız var? Niye bizi kabul etmiyorlar?” diye konuştu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Muğla Ortaca Şubesi Başkanı Ülkü Aydoğan, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cemevlerine gitmesi, Meclis’ten geçen torba yasa ile 25 Aralık’ta İstanbul Yenikapı’da yapılacak olan Alevi kurultayına ilişkin PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundu.

    “ERDOĞAN’IN SAMİMİ OLDUĞUNA İNANMIYORUM”

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı samimi bulmadıklarını belirten Aydoğan, şöyle konuştu:

    “Recep Tayyip Erdoğan samimi olsaydı, Alevileri benimseyerek gitmiş olsaydı arka platformdaki hiçbir şeyi değiştirmeden giderdi. Samimi olmadığı için Hüseyin Gazi Cemevi’nde cem salonu tamamen değiştirildi. Samimi olarak gitsin, otursun, ellerini sıksın insanların. Bir sürü koruma ordusuyla gitmesin oraya. O posta herkes oturamaz. “Önce ben sizinle uzlaşmak istiyorum ama nedir bu?” diye önce onların geleneklerini öğren. Ben samimi olduğuna inanmıyorum. O posta zaten rızalık alınmadan oturulmaz. Oraya girmenin üç kuralı var. Eline, beline, diline sahip olacaksın. Sen bunlardan hangi birine sahipsin? Sana rızalık verseler bile oraya oturmayı hak ediyor musun? Hak etmelisin ki oturabilirsin. Günümüzde en fazla çocuk tacizleri bu dönemde oldu, hırsızlıklar aldı başını gitti. Herkes birbirinin emeğini çalıyor, hırsızlık yapıyor. Taciz, tecavüz var. Bunlar ne zaman, hangi dönemde oldu?”

    “DİĞER VATANDAŞLARDAN NE FARKIMIZ VAR?”

    Ülkü Aydoğan, AKP’nin Meclis’ten geçirdiği torba yasaya da tepki gösterirken, “Bizi kimse bir torbaya koyamaz. Torba yasaya sığmayız. Cemevlerimiz ibadethane olarak görülmeli, ibadetlerimizi yapmak istiyoruz. Biz de vergimizi veriyoruz. Diğer vatandaşlardan ne farkımız var? Niye bizi kabul etmiyorlar?” dedi.

    Aydoğan 25 Aralık’taki İstanbul’da Alevi kurultayına da çağrı katılım çağrısı yaparken, şunları söyledi:

    “Üçüncü danışma kurulu toplantımızı İstanbul’da yaptık. Çok güzel kararlar çıktı ve sonuç bildirgemizi de yayınladık. 25 Aralık’ta İstanbul’da büyük kurultay yapma kararı verildi. Kurultaya katılmak için çok sayıda kişiden talep var. Umarım oradan da iyi bir sonuç çıkacak.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • Şahin: Tüm duyarlı insanlar 25 Aralık’ta Büyük Alevi Kurultayı’na katılmalı-VİDEO

    Şahin: Tüm duyarlı insanlar 25 Aralık’ta Büyük Alevi Kurultayı’na katılmalı-VİDEO

    PİRHA – Yol hizmet yürütücüsü Enver Cemal Şahin, 25 Aralık’ta İstanbul’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısı yaparak “Bizlerin asıl amacı eşit yurttaşlık mücadelesi olmalı, devletten elektrik, su giderlerinin karşılanması değil. Yapılacak kurultaya sadece Aleviler değil tüm demokrat insanların da katılması gerekir” dedi.

    AKP-MHP iktidarı tarafından yürürlüğe konulan cemevi yasasına karşı Alevi toplumundan itirazlar gelmeye devam ediyor. Söz konusu yasanın iptali, cemevleri ve Alevi inancıyla ilgili mahkemelerin aldığı kararların yürürlüğe girmesi için 25 Aralık’ta İstanbul’da yapılacak kurultayın hazırlıkları ise sürüyor.

    “İBADET YERİ YAPIMI İÇİN BAŞKA BİR KİŞİDEN İCAZET ALINMAZ” 

    Yol hizmet yürütücüsü Enver Cemal Şahin de hükümetin Alevi politikasını eleştirerek, dedelere maaş verilmesi fikrinin incitici olduğunun altını çizdi. Şahin, Alevi hareketinin özeleştiri yapması gerektiğini de belirterek şunları söyledi:

    “Önce iğneyi kendimize batıralım. Öncelikle bizler, mücadelenin başlangıcında bir teknik hata yaptık. Yıllardan beri eşit yurttaşlık mücadelesi veriyorduk. Zaten cemevlerini kendimiz yapıyorduk ve istediğimiz şekilde de cemevlerinde kendi erkanlarımızı, yolumuzu yürütüyorduk. Şimdi şöyle ki bir ibadet yeri yapılması için başka bir kişiden icazet alınmaz. Kendi düşüncen, felsefen, yolun nasılsa onu yapacaksın. Zaten yıllardan beri bazı bu hizmetleri yürütenler ‘camilerin aydınlanması, su parası veriliyor. Hocanın parası veriliyor, dedelerin de verilsin’ gibi istekleri oldu. Bu yanlıştır. Çünkü bizler laik, demokratik bir ülke için mücadele ediyoruz ve öyle bir toplumda yaşamak istiyoruz. Laik bir toplumda devlet, din işlerine karışmaz. Devlet bütün inançlar karşısında eşit olmalıdır. O nedenle bizler bir yerde buna karşı çıkarken, Diyanetin devlet yapılanmasından çıkmasını isterken, ‘her inanç grubu kendi hizmetlerinin giderlerini kendileri karşılasın’ derken tekrar onlar gibi devletten, belediyelerden, genel idareden yardım alarak ibadet yerlerimizi yaparsak, hizmet yürütenler devletten maaş alırsa bizim temel düşüncemize felsefemize ters düşer. O nedenle bizlerin ve her inanç grubunun, kendi hizmet yerleri ve giderlerini karşılaması lazım. Bizlerin asıl amacı eşit yurttaşlık mücadelesi olması gerekirdi fakat bir yerde eksiklik ve taktik hatası yaparak ‘cemevlerimiz ibadethane’ diyerek halen bu yüzyılda bu şekilde bir hata yapmamız doğrusu çok yanlış oldu.”

    “SADECE ALEVİLER DEĞİL TÜM DEMOKRAT İNSANLARIN KATILMASI GEREKİR”

    25 Aralık’ta İstanbul’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin de konuşan Enver Cemal Şahin kurultayın önemini vurguladı.

    Mevcut sorunun sadece Alevilerin sorunu olmadığının altını çizen Şahin, şöyle devam etti:

    “Bizlerde bir söz vardır; ‘ağlamayan bebeğe meme verilmez’ diye. Her şey bir emek ve mücadele ile olur. Bizler hakkımızı almak için ne kadar diri ve iri durursak hakkımızı da o oranda alırız. O nedenle bunu sineye çekmek olmaz. Bir mücadele vereceğiz. 25 Aralık’taki İstanbul kurultayına Türkiye’de bütün duyarlı, sadece Aleviler değil diğer demokrat insanların da katılması için çağrılar yapılması gerekir. Güçlü bir şekilde orada istek ve arzularımızı dile getirmeliyiz. Ve artık bir ses çıkarmalıyız. Yani cılız kalırsa bu sesimiz, bizi yönetenler de o şekilde bizi değerlendirir. O nedenle bizlerde bir söz vardır; ‘bir olalım, iri olalım, diri olalım’ diye. Bütün duyarlı olan insanların o gün oraya gelmesini arzuluyorum. Yani bu sorun sadece Alevi toplumunun sorunu değil.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Aleviler, ‘Eşit yurttaşlık, laik-demokratik Türkiye’ için 25 Aralık’ta Yenikapı’da buluşuyor

    Aleviler, ‘Eşit yurttaşlık, laik-demokratik Türkiye’ için 25 Aralık’ta Yenikapı’da buluşuyor

    PİRHA- Alevi kurumları, Alevilere çağrı yaparak, Sizleri ‘Laik-demokratik Türkiye’ için 25 Aralık 2022’de İstanbul Yenikapı’da birlik olmaya davet ediyoruz. Eşit Yurttaşlık için; AİHM kararlarının uygulanması için; Cemevlerimiz için; Laiklik için; Demokrasi için gelin canlar bir olalım” dedi. Buluşma 25 Aralık Pazar günü saat 10.00’da başlayacak.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” adıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde saat 10.00’da büyük bir kurultay gerçekleştirecek.

    Yazılı bir açıklama yapan Alevi kurumları, Alevilere çağrı yaparak, Sizleri ‘Laik-demokratik Türkiye’ için 25 Aralık 2022’de İstanbul Yenikapıda birlik olmaya davet ediyoruz. Eşit Yurttaşlık için; AİHM kararlarının uygulanması için; Cemevlerimiz için; Laiklik için; Demokrasi için gelin canlar bir olalım” dedi.

    Açıklamanın tam metni şöyle:

    “Anadolu’nun kadim halklarından olan Aleviler olarak, yüzyıllardır bizleri yok sayan politikalarla yaşamaya zorlandık, katledildik, inkar edildik, göç ettirildik, çirkin iftiralara maruz kaldık, asimilasyona uğradık ve sürekli bir tarif içine sığdırılmaya çalışıldık. Bu ayrımcı ve yok sayan tavır, bugün de Torba Yasalar çıkartarak, Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevleri Başkanlığı kurarak, inancımızı bir kültür, İbadetimizi folklorik bir imge, İbadethanemizi de kültür evi olarak görmeye devam etmektedir. Alevi toplumunun temsiliyeti olan Alevi kurumlarının fikri dahi alınmadan kurulan, Alevi – Bektaşi Kültür Ve Cemevleri Başkanlığı eliyle, kendi Alevi’sini yaratma arzusu ile yeni federasyonlar kurdurarak “Böl, Parçala, Yönet” politikasını uygulamaya başlamışlardır.

    “MUKTEDİRLER, ASİMİLASYONA YÖNELİK ADIMLAR ATMAYI HIZLANDIRDILAR”

    Bizler “Kırmızı Çizgimiz Laikliktir” dedikçe, muktedirler Aleviliği devletleştirme çabası içine girerek, asimilasyona yönelik adımlar atmayı hızlandırmışlardır. Bilinmelidir ki Cumhuriyetin birinci yüz yılının son günlerine gelirken “Kün” denilen günden beri, Yunus’un dediği gibi, yedi kez boşalıp dolan dünyada, bir kandilden bir kandile atıldık, kabdan kaba girdik, boşaldık, değiştik, geliştik, yer değiştirtildik, ötekileştirildik ama hala buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz.
    Turab olup yer yüzüne saçıldığımız günden, bugüne ve yarınımıza çağrımız hep aynı kalacak, dünyayı, insanlığı güzel eylemek ve dini, dili, ırkı, rengi cinsiyeti ne olursa olsun bu güzellikleri birlikte pay ederek yaşamaktır.

    Sevgi ve Muhabbetin Piri
    Hünkarın dediği gibi;
    Dostumuzla beraber, yaralanır kanarız
    Her nefeste aşk ile yaradanı anarız
    Erenler meydanına, vahdet ile gir de gör
    Kırk budaklı şamdanda, kırkımız bir yanarız.

    Sizleri “LAİK DEMOKRATİK BİR TÜRKİYE” için 25 Aralık 2022’de İstanbul Yenikapı’da birlik olmaya davet ediyoruz.
    Eşit Yurttaşlık için;
    AİHM kararlarının uygulanması için;
    Cemevlerimiz için;
    Laiklik için;
    Demokrasi için;
    GELİN CANLAR BİR OLALIM”

    (HABER MERKEZİ)

  • 7 Alevi çatı kurumundan 25 Aralık’ta İstanbul’da birlik olmaya davet!

    7 Alevi çatı kurumundan 25 Aralık’ta İstanbul’da birlik olmaya davet!

    PİRHA-7 Alevi çatı kurumu yayımladıkları yazılı bir açıklama ile 25 Aralık günü İstanbul Yenikapı’da düzenlenecek olan kurultaya katılım çağrısı yaptı. Açıklamada, “Sizleri “Laik, demokratik bir Türkiye” için 25 Aralık 2022’de İstanbul Yenikapıda birlik olmaya davet ediyoruz. Eşit yurttaşlık için; AİHM kararlarının uygulanması için; cemevlerimiz için; laiklik için; demokrasi için; gelin canlar bir olalım” denildi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” başlığıyla yayımladıkları yazılı açıklama ile 25 Aralık günü İstanbul’da gerçekleştirilecek olan kurultaya katılım çağrısında bulundu.

    “CEMEVLERİNİ GÖRMEMEYE DEVAM ETMEKTEDİRLER”

    Anadolu’nun kadim halklarından olan Alevi-Bektaşi Kızılbaşlar, yüzyıllardır bizleri yok sayan politikalarla yaşamaya zorlandık, katledildik, inkar edildik, göç ettirildik, çirkin iftiralara maruz kaldık, asimilasyona uğradık ve sürekli bir tarif içine sığdırılmaya çalışıldık.

    Bu ayrımcı muameleler bugün de torba yasalar çıkartılarak, Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevleri Başkanlığı kurarak bu inancımızı ve ibadetimizi bir kültür içine sığdırmaya, folklorik olarak bir imge haline getirmeye ve ibadethanemiz olan cemevlerini görmemeye devam etmektedirler. Bu başkanlık eliyle Alevi Bektaşi ocaklarını bölerek tüm devletlerin yaptığı “Böl, parçala, yönet” politikasını uygulamaya başlamışlardır.

    “25 ARALIK’TA YENİKAPI’DA BİRLİK OLMAYA DAVET EDİYORUZ”

    Bizler “Kırmızı çizgimiz laikliktir” dedikçe muktedirler Alevi-Bektaşiliği devletleştirme çabası içine girerek asimilasyona yönelik adımlar atmayı hızlandırmaya başlamışlardır. Bilinmelidir ki Cumhuriyetin 100. Yılının son günlerine gelirken “Kün” denilen günden beri, Yunus’un dediği gibi yedi kez boşalıp dolan dünyada, kaptan kaba girdik boşaldık, değiştik, dönüştük, yer değiştirtildik, ötekileştirildik ama hala buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz.

    Unutmayalım ki Hünkar’ın dediği gibi; “Dostumuzla beraber, karalanır yanarız, her nefeste aşk ile yaradan-ı anarız, erenler meydanına, vahdet ile gir de gör, kırk budaklı şamdanda, kırkımız bir yanarız.” Sizleri “Laik, demokratik bir Türkiye” için 25 Aralık 2022’de İstanbul Yenikapıda birlik olmaya davet ediyoruz. Eşit yurttaşlık için; AİHM kararlarının uygulanması için; cemevlerimiz için; laiklik için; demokrasi için; gelin canlar bir olalım.”

    PİRHA/İSTANBUL