Etiket: yeşilırmak

  • Tokat’ın Cihet köyünde ormanlık alana dökülen çöp tehlike saçıyor-VİDEO

    Tokat’ın Cihet köyünde ormanlık alana dökülen çöp tehlike saçıyor-VİDEO

    PİRHA- Tokat’ın Cihet köyündeki çöp yığını tehlike saçıyor. Özel İl İdare’nin çöpleri buraya yığdını belirten köy halkı yetkililere seslenerek, bir an önce bu sorunun çözülmesini talep etti.

    Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Cihet köyünde Yeşilırmak’ın kenarına bırakılan çöp yığını hem doğa hem de köy halkı için tehlike saçıyor. Tokat Özel İl İdaresi’nin kasabadaki çöpleri alıp buraya bıraktığını ileri süren yöre halkı, duruma tepkili.

    Kentten köye temiz bir doğa içerisinde yaşamak için geldiğini belirten Şehriban Bayram, “Görüntüyü geçtim, hayatımız tehlikede. Bir bomba gibi duruyor bu tehlike. Bir yanımızda HES bir diğer yanımızda bu çöp kirliliği hayatlarımızı ve doğamızı tehlikeye atıyor. Bunu İl Özel İdaresi’nin yapması işin apayrı bir boyutu zaten. Şehirleri doğal, organik ortamda yaşamak için bırakıp buralara geldik. Bu mudur organik ortam, bu mudur sağlıklı yaşam” diyerek tepki gösterdi.

    “ÇÖP YIĞINI ATOM BOMBASI GİBİ DURUYOR BURADA”

    Naciye İskender de çöp yığının taşıdığı risklere dikkat çekerek, “Kasabanın çöplerini Tokat İl Özel İdaresi alıyor, bu güzel doğanın içine yığıyor. 50 metre ileride Yeşilırmak var, doğanın içinde atom bombası gibi duruyor. İlerleyen zamanlarda çok büyük zararlar verecek. Bu çöplerin derhal temizlenmesini istiyoruz” diye konuştu.

    “PİSLİĞİN İÇİNDE YAŞIYORUZ”

    Yıllarca metropol kentlerde yaşadıktan sonra doğa ile iç içe yaşamak için köye geri döndüğünü söyleyen Sefer Bayram ise çöp deryasına sitem ederek şunları söyledi:

    “Temiz ve doğa ile iç içe yaşamak için buralara geldik ama pisliğin içinde yaşıyoruz. Yetkililerden rica ediyoruz, buna bir çözüm bulunsun. Daha önce belediye arıtma tesisi yaptı ama onu da yarım bıraktılar. Sesimiz duyulsun, doğamız temiz kalsın.”

    PİRHA/ TOKAT

     

  • Çekerek Çayı’na ve Yeşilırmak’a zehir taşınıyor: Halk tedirgin-VİDEO

    Çekerek Çayı’na ve Yeşilırmak’a zehir taşınıyor: Halk tedirgin-VİDEO

    PİRHA – Çat Deresi Çekerek Çayı’na, Çekerek Çayı da Yeşilırmak’a zehir taşıyor. Çorum ilinden doğup Çekerek Çayına dökülen Çat Deresi Çekerek Çayına, Çekerek Çayı da Yeşilırmak’a zehir ile birlikte ölüm taşıyor. Çat deresinde binlerce balık ölürken deredeki köpük bölgede yaşayan yurtaşları kaygılandırıyor. 

    Haberin Videosu

    Çorum’dan doğup Amasya sınırları içerisinde önce Çekerek Çayına zehir taşıyan Çat Deresi Çekerek çayında ve Yeşilırmak’ta da kirliliğe neden olurken binlerce balık kıyıya vurmaya devam ediyor.

    Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Çorum’da Çat deresine bırakılan sanayi atıkları Çekerek çayını ve Yeşilırmak’taki canlı hayatı tehdit etmeye devam ediyor. Çorum sınırları içerisinde Çat Deresine fabrika, sanayi ve özellikle tavuk çiftliklerinin atıklarının bırakıldığı belirtilirken bölgede kirlilikten otuz civarında köyün olumsuz etkilendiğinin altı çizildi.

    Bölgede otuz köyün bu kirlilikten etkilendiği belirtilirken vatandaşlar yetkililerin duyarsız kalmasından şikayet ediyor. Yıllardır Çat deresinde bu kirliliğin yaşandığını belirten Kertme Köyü Muhtarı Mahmut Benli yetkilileri göreve çağırdı. Benli şu görüşlere yer verdi:

    “Her yıl bu kirliliği yaşıyoruz, özellikle kış aylarında ırmak bu şekilde kirleniyor, köpürüyor, binlerce balık ölümü yaşanıyor. Çorumdan Amasya’ya kadar Çat Deresi otuz köyden geçiyor ve bu köyler bu derede hayvanlarını, tarlalarını suluyor. Her yıl bu dereden su içen hayvanlarımız telef oluyor. Bu su ile suladığımız sebzelerimiz kuruyor. Bir an önce yetkililerin bu olaya el atması, bu soruna çözüm bulmasını istiyoruz.”

    “ÇOK SAYIDA KÖYLÜ BU SUDAN TARIM AMAÇLI FAYDALANIYOR” 

    Öte yandan CHP İl Genel Meclis Üyesi Burçin Solmaz Bolat da, Amasya ovasına kadar uzanan alanda çok sayıda köyün bu sudan tarım amaçlı faydalandığını belirtti. Solmaz, Su üzerindeki köpüklenmenin kuşku uyandırıcı olduğunu, suya kimyasal karışması durumunda bu kimyasalların bitkiler aracılığı ile insanlara ve hayvanlara da zarar verebileceğini vurguladı. Bu kimyasalların fabrika atıkları ile suya karıştığının iddia edildiğini belirten Bolat, suya karışabilecek atıkların önlenmesi ve ihbarı açısından bir araştırma yapılması gerektiğini dile getirdi. Burçin Solmaz Bolat, sudan örnek alınarak gerekli incelemenin yapılmasını sonucun da kamuoyu ile paylaşılmasını istedi.

    Konu incelenmesi için Çevre ve Sağlık Komisyonu’na havale edildi.

  • Mahkemenin HES kararına tepki: Toprağın damarı kuruyacak, dergahımız zarar görecek-VİDEO

    Mahkemenin HES kararına tepki: Toprağın damarı kuruyacak, dergahımız zarar görecek-VİDEO

    PİRHA – Tokat’ta Yeşilırmak üzerine yapılması planlanan Omala Barajı Karakaya Hidroelektrik Santrali’ne köylülerin tepkileri sonucunda durdurma kararı verilmişti ancak dün görülen duruşmada mahkeme barajın devamına karar verdi. Barajın yapılmasına tepki gösteren köylüler, araziyi sulamaya su bile bulamayacaklarını belirttiler. Köylüler ayrıca HES’in Destan Dede Türbesi’nin yanından geçerek dergaha da zarar vereceğini söylediler.

     Haberin Videosu 

    Yeşilırmak üzerine yapılması planlanan Omala Barajı Karakaya Hidroelektrik Santrali köylülerin itirazı ve doğaya tahribatı hiçe sayılarak mahkeme kararıyla dün devamına karar verildi. Karakaya Köyü’nde yaşayanlar PİRHA’ya tepkilerini dile getirdi.

    “ARAZİLERİMİZ SUSUZ KALACAK”

    Karakaya Köyü’nde yaşayan Yeter Polat, kışın İstanbul’a yaz aylarında köye geldiğini söyleyerek, yapılan HES projesini kabul etmediğini ancak devletin elinden kurtulamadıklarını söyledi.

    HES projesiyle arazilerinin susuz kalacağını, ırmaklarının kuruyacağını ifade eden Polat, “Bunu istemiyoruz. Orada bulunan türbemize gelmesini istemiyoruz” dedi.

    “Aslında direnmemiz gerekir, Karadenizli kadınlar çok iyiydi” diyen Polat, “Biz iyi kötü geçinip gittik ama bundan sonrakiler ne yapacak” şeklinde konuştu.

    “YAŞLIYIZ, HES YAPILIRSA ÖLÜRÜZ”

    Akgül Şirin de HES projesinin yaşamlarını tehdit ettiğini belirterek neden istemediğini şöyle açıklıyor:

    “Ben onu hiç istemiyorum. Biz zaten yaşlıyız, bize bir şeyler olur, ölürüz. HES’in  Tekkemizin yanından geçmesini de istemiyoruz. Tekkemizde yaz aylarında 50 tane kurban kesiliyor.”

     “İÇME SULARIMIZDA POMPA VAR YARIN ODA ÇIKMAYACAK”

    İbrahim Polat ise “Orada ziyaretlerimiz var, çeşmemiz var bunların hepsi harabe olacak” diyerek, “İçme sularımızda pompa var yarın onlar da çıkmayacak. Arazimizi sulamaya bile su bırakmayacağız. Kesinlikle HES’i istemiyoruz” dedi.

    HES’in yapılmasıyla göçün de artacağını söyleyen İbrahim Polat, “Zaten göç vardı HES yapılırsa daha da artacak. Eskiden köy 140 haneydi, şimdi 15 hane kaldı” ifadelerini kullandı.

    “HES TOPRAĞIN DAMARINI KURUTACAK”

    “HES ile toprağın damarı kuruyacak hatta kurudu bile” diyen Cafer Dursun da yıllarca çiftçilik yapmış ancak HES’in suyun doğasını bozduğunu belirterek şöyle devam ediyor:

    “Tozanlı deresine gidip gördük yapılan yerleri. Ağaçlar kurumaya başlamış, bizim burada o zaman ne sebze olur ne de bitki. Irmakta da su kalmayacak belki. Çiftçilik yapıyorum, şimdilik su var ama HES yapılınca Yeşilırmak yeteri kadar akmayacak. Suların kurumasından dolayı çoğu yerde pompalarımız çıkmıyor. Mücadele ettik ama gücümüz yetmiyor. Yapılan yerleri görüyoruz, duyuyoruz hiç kimse memnun değil. HES suyun doğasını bozuyor. Oradan artan suyla sebze sulasan bozulur. Tozanlı deresinde incele yaptım, gördüm.”

    “YALNIZ KALDIK”

    Mehmet Tuğsel de yıllarca Tokat Karakaya Köyü’nde şoförlük yapmış ancak o da göç etmek zorunda kalmış. HES’in yapılmasından bugüne kadar direnenlerden olduğunu ama köylü olarak tek kaldıklarını dile getiren Tuğsel, “Bize destek veren başka bir köy olmadığı için kendi gücümüzle, dernekle, köy halkıyla mücadele etti. Tuğsel, Destan Dede türbesi en fazla zararı gören yer olduğu için köy halkı da oraya inandığı için destek verip mücadele ettik” dedi.

    Her konuda mağdur olduklarını söyleyen Tuğsel, “Şu anda doğa harikasını, ormanı bozuyor. Çeşmelerimizden su akmıyor, şifalı sularımızdan götürmeye su bulamıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Sevim KAHRAMAN – Semra ACAR / TOKAT

     

  • HES’ler Yeşilırmak boylarındaki Alevilerin doğasını ve ibadet yerlerini yok ediyor-VİDEO 

    HES’ler Yeşilırmak boylarındaki Alevilerin doğasını ve ibadet yerlerini yok ediyor-VİDEO 

    PİRHA – Tokat’ta Yeşilırmak üzerine yapılması planlanan baraja karşı mücadelesini sürdüren çevre aktivisti, “Bırakın bu coğrafyamız bu güzel niteliğiyle kalsın. Sermayeye peşkeş çekmeyin. Yüzyıllardır insanoğluna yaşam alanı olmuş bu güzellikler bu şekliyle kalsın. Biz doğa düşmanlarına, katillerine kolay teslim olmayacağız” dedi. 

    HABERİN VİDEOSU

    Yeşilırmak üzerine yapılması planlanan ve köylülerin mücadelesi sonucu Danıştay tarafından durdurulan Omala Barajı Karakaya Hidroelektrik Santraline ilişkin çevre aktivisti Erdoğan Doğan PİRHA’ya konuştu.

    Doğan, “Bizim de burada sıkıntılı büyük bir problemimiz var. Problemimizin adı Omala Barajı HES projesi” dedi. Bu projeye hukuki süreci çevreciler ile birlikte 2015 yılında başlattılar ve köy tüzel kişiliği adına açtıkları dava devam ederken eylemlerini sürdürdüler.

    2016’da Tokat İdari Mahkemesi’nin verdiği kararla mücadeleleri aleyhlerinde sonuçlandığını söyleyen Doğan, “Hak gaspları olmasına rağmen gelen bilirkişilerin tespiti ‘hak ihlali yoktur’ şeklinde raporlar verildi. İşte mevcut içinde bulunduğumuz ülke hukukun ne denli yozlaştığını, çürüdüğünü gösteren bir karardı bu karar. Biz bu kararı da kabul etmeyip bir üst mahkemeye taşıdık. Bir üst mahkeme bizim lehimize sonuçlandı. ÇED gerekli değildir raporunda eksikliklerin olduğuna, emisyon kararlarının doğru olmadığına, hak ihlallerinin olduğuna kanaat getirdi. Şuan raporlar düzenlenecek” dedi.

    “SERMAYEYE PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR”

    Hukuki sürecin devam ettiği HES’e neden karşı olduklarını Doğan, baraj için dökülen hafriyatı göstererek şöyle anlattı:

    “Bakın gördüğümüz gibi HES geldiğinde bu güzel doğayı bu hale getiriyor. Burada metrelerce genişliğinde kanaldan söz ediliyor. Bu coğrafyayı kurutacak HES’ten bahsediliyor. Biz bu yüzden istemiyoruz HES’i. Burada Türkiye’nin enerji açığından dem vuruluyor. Elektrik üreteceğiz gibi söylemler üzerinden iş yürüyor. Ama işin aslı o değil buraya yapacakları HES’in çok elektrik üretim kapasitesi yoktur. Bunlar tamamen mevcut yönetimin, AKP’nin doğayı talan eden doğayı tanımayan sermayeye peşkeş çeken dağlara, derelere, koylara göz diken bir anlayışın Anadolu halkına sunduğu zulüm.”

    Doğan, mücadelelerini sürdüreceklerini söyleyerek, “Doğanın, bu güzelliğin sermayeye peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğiz. Bu yoz kafalara, politikalara kesinlikle tahammül etmiyoruz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz bu şekilde mücadele edeceğiz. Elimizden geldiğince mücadelemiz devam edecek” dedi.

    “SUYUMUZA, DOĞAMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    HES’in iki köyün enerjisini karşılayacak boyutta olmadığını söyleyen Doğan, buradaki amacın su olduğunu ifade etti.

    Doğan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Su önümüzdeki yıllar içerisinde büyük bir değer haline gelecek. Yine bu suyu yabancı ortaklı şirketlerle elimizden alacaklar. Biz ne olduğunu, hadisenin arkasında kimlerin olduğunu biliyoruz. Bizim mücadelemiz, kendi suyumuza doğamıza, dağımıza sahip çıkmak. Bizim mücadelemiz pervasızca doğayı tahrip eden bu şirketlerle. Biz bu mücadeleyi yürütürken devlete de yardımcı oluyoruz. Beş kuruş ödemeden dağları geçebiliyorlar, arazilere girebiliyorlar. Biz burada kendi suyumuzu savunurken Orman Bakanlığı’nın dağlarına da sahip çıkıyoruz. Kendi dağımız ama söz hakkı onlarındır. Biz bunlara da sahip çıkıyoruz.”

    HES ÇEŞMELERİ KURUTTU

    Doğan, bu tür projeler ile toprağın verimsiz hale geldiğini bunun da göçlere neden olduğunu vurguladı. Doğan, yine HES’in tahribatlarından birinin de hayvanların rahatlıkla su içebildiği, insanların su ihtiyaçlarını karşılayabileceği çeşmelerin dahi kuruduğuna dikkat çekti.

    HES İBADET ETTİKLERİ TÜRBEYİ DE YOK EDECEK

    Ayrıca Alevi köyündeki Destan Derviş Türbesi de HES’ten olumsuz etkilenen yerlerden biri.

    Doğan, “HES’in proje sınırı türbeye çok yakın yerde. Projeye türbemiz olumsuz etkileniyor denildiğinde ‘Türbeye dokunulmayacağı’ söylendi. Ama bu tamamen kelime oyunu. HES devam ettiğinde HES’in hafriyatı türbenin oraya dökülecek. Yani gelip ziyaret edeceğimiz, cem olacağımız bir alanımız kalmayacak. Biz bunun içinde HES’i istemiyoruz. Yani HES’in tahribatlarını gördük, ne gibi zararlar verdiğinin dışında bizi kültürel anlamda da etkileyecek” dedi.

    “TESLİM OLMAYACAĞIZ”

    Onlarca köye, canlıya hayat veren Yeşilırmak’ı ellerinden almaya çalıştıklarını söyleyen Doğan, şu çağrıda bulundu:

    “Bırakın bu güzellikler kalsın, bu coğrafyamız bu niteliğiyle kalsın. Sermayeye peşkeş çekmeyin. Yüzyıllardır insanoğluna yaşam alanı olmuş bu güzellikler bu şekliyle kalsın. Biz doğa düşmanlarına, katillerine kolay teslim olmayacağız. Mücadelemize devam edeceğiz.”

    Sevim KAHRAMAN/Semra ACAR

    TOKAT