Etiket: yeşim kantekin

  • Müzisyen Yeşim Kantekin’den mini albüm: ‘Kavuştuk Birbirimize’-VİDEO

    Müzisyen Yeşim Kantekin’den mini albüm: ‘Kavuştuk Birbirimize’-VİDEO

    PİRHA-Müzisyen Yeşim Kantekin’in söz ve müzikleri kendisine ait olan ‘Kavuştuk Birbirimize’ adlı mini albümü çıktı.

    Müzisyen Yeşim Kantekin, söz ve müzikleri kendisine ait olan ‘Kavuştuk Birbirimize’ adlı mini albüm çıkardı. Albümde ‘Ağaç Kökleri’, ‘Yaprak Oldum’, ‘Yaşıyorum Yine Ben’ isimli şarkılar yer alıyor.

    Kantekin’in ‘Ev Yapımı İşler/Atölye Efekt’ adlı Youtube hesabından yayınlanan albümünde şu açıklamaya yer verildi:

    “Doğanın kendisinden aldığım bilgiyle; yaşam ve ölüm arasındaki devinimlerin yeniden yaşama kavuşma hikayesini “Kavuştuk Birbirimize” ismini taşıyan mini bir albümle sizlerle paylaşıyor olmaktan çok mutluyum. Ağaçlardan aldığım şevk ile dile gelen bu şarkılar benim açımdan; ölümün, yeniden doğumun habercisi olduğunu düşündüğüm zamanlardı. Her an ölmekte olanın ve sürekli değişerek köklenip, yapraklanan ve yeniden doğanların; her şeye, herkese yeniden kavuşanların hikayesi. Umarım bu hikayeye sizler de dahil olursunuz ve bir yerlerde kavuşuruz. Ve bu şarkılarla kendi dansımızı ederiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • 10 Aralık mitingi tertip komitesi, kadın örgütleriyle bir araya geldi-VİDEO

    10 Aralık mitingi tertip komitesi, kadın örgütleriyle bir araya geldi-VİDEO

    PİRHA – 10 Aralık’ta Kadıköy’de yapılacak “Laik eğitim, insanca yaşam, demokratik Türkiye” mitingi tertip komitesi Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Okmeydanı Cemevi’nde Kadın örgütleri ile bir araya geldi. Toplantıda konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, “Mitingin ses getirmesi lazım. Bu kanunları bir daha karşımıza çıkarmasınlar diye güçlü bir şekilde cevap vermemiz gerekiyor” dedi.

    10 Aralık’ta Kadıköy’de yapılacak “Laik eğitim, insanca yaşam, demokratik Türkiye” mitingi tertip komitesi Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Okmeydanı Cemevi’nde Kadın örgütleri ile bir araya geldi. Toplantıya Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Kadın Meclisleri, Kadın Hareketi, İlerici Kadınlar, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Mor Dayanışma, Kadın Zamanı Derneği, TİP’li Kadınlar, Kırkyama Kadın Dayanışması temsilcileri katıldı.

    “ÇOK SESLİ VE RENKLİ BİR MİTİNG YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ”

    Çok sesli ve renkli bir miting yapmayı düşündüklerini söyleyen Yalıncak Sultan Ocağı’ndan Sevim Yalıncakoğlu, “Türkiye’nin muhalefeti olarak da düşünüyoruz orayı” dedi. Yalıncakoğlu, eğitimin dincileşmesinin herkes için büyük bir tehdit olmaya başladığına vurgu yaparak gelinen noktada zorunlu din derslerinden çok daha büyük problem olduğunu ifade etti. Bu problemin ise İmam Hatip müfredatlarının bütün okullara uygulanması olduğuna dikkat çekti.

    “HAYATIN HER ALANINDA MÜCADELE EDİYORUZ”

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin, mitinge çağrı yaparak, “Eğitim sürecini daha da gericileşmeye götüren bir süreç yaşıyoruz. Bugün laikliğin çok daha gerisine giden bir durum yaşıyoruz ve bu çok ciddi acil bir durum teşkil ediyor. Çocukları ve kadınları daha çok etkileyecek bir süreçtir. Zaten hayatın her alanında mücadele ediyoruz” dedi.

    “BU KANUNLARI BİR DAHA KARŞIMIZA ÇIKARMASINLAR DİYE GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE CEVAP VERMEMİZ GEREKİYOR”

    Miting çalışmalarının çok iyi gittiğini söyleyen Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, “Sadece Alevilerin değil çocuğunu seven, evindeki hayvanını dahi seven insanların o mitingde yer almasını istiyoruz. Mitingin ses getirmesi lazım. Bu kanunları bir daha karşımıza çıkarmasınlar diye güçlü bir şekilde cevap vermemiz gerekiyor” dedi.

    Toplantı kadın örgütlerinin mitinge dair görüş ve önerileriyle son buldu.

    Devrim FINDIK-Cihan BERK/İSTANBUL

  • Cumhuriyetin Yeni Yüzyılı ve Alevi Hak Mücadelesi Paneli düzenlendi -VİDEO

    Cumhuriyetin Yeni Yüzyılı ve Alevi Hak Mücadelesi Paneli düzenlendi -VİDEO

    PİRHA- İBB’nin düzenlediği Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali kapsamında Cumhuriyetin Yeni Yüzyılı ve Alevilerin Hak Mücadelesi Paneli gerçekleştirildi. Medine Meral’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele, PSAKD Kadın Sekreteri Rukiye Kara, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Sekreteri Yeşim Kantekin ve Prof. Dr. Çiğdem Boz konuşmacı olarak katıldı. Panelde Alevi kadınlar Alevilerin güncel sorunlarını ve yeni yüzyıl için çözüm önerilerini tartıştı.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi(İBB)’nin ikincisini düzenlediği Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali ikinci gün etkinlikleri kapsamında, Medine Meral’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen Cumhuriyetin Yeni Yüzyılı ve Alevilerin Hak Mücadelesi Paneli’ne, PSAKD Kadın Sekreteri Rukiye Kara, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Sekreteri Yeşim Kantekin ve Prof. Dr. Çiğdem Boz konuşmacı olarak katıldı. Panelde Alevi kadınlar Alevilerin güncel sorunlarını ve yeni yüzyıl için çözüm önerilerini tartıştı.

    “NE ZAMAN SİYASİ BİR ÇIKMAZ OLSA ALEVİLER ÖNE SÜRÜLÜYOR”

    Yeşim Kantekin, Alevilerin işinin zor olduğunu söyleyerek, “Bence bu toplumda yaşayan bütün ötekilerin işi hakikaten zor. Ama ben hala bir umudun olduğunu düşünüyorum. Çünkü zaten biz yüzyıllardır bu topraklarda yaşıyoruz. Kolay kolay bizi yok edemediler ve edemeyecekler. Alevi her bireye ulaşabilmenin yollarını bulmamız gerekiyor. Türkiye’de ne zaman siyasi bir çıkmaz olsa Aleviler öne sürülüyor. Bizim öyle bir lokmaya gelmememiz lazım açıkçası. Yüzyıl meselesini kadınlar, çocuklar ve erkekler açısından ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor. Bugün var olan eğitim sistemiyle ilgili yapılan değişikliklerle alakalı biz Alevi ailelerde neler yapabiliriz? Bunları ayrı ayrı tartışmamız gerekiyor. Ve bireysel anlamda da bence her Alevi bireyin gerçekten samimiyetle söylüyorum, her gün bir tane Alevi deyişini, Alevi nefesini okuması gerekiyor bence” dedi.

    “İKİNCİ YÜZYILDA AKP KALMAYACAK”

    Rukiye Kara, “Ülkeden alacak hakkımız ikinci yüzyılda da devam edecek, alacağız” diyerek şunları ifade etti:
    “Bunun için mücadele ediyoruz. Yediden yetmişe çocuklarımız, gençlerimiz, geleceğimiz, aydınlık gelecekte büyüyecekler. Karanlığa sığmayacak kadar yüreğimiz büyük. Hiç sığmayacak kadar aklımız yüksek bunu AKP bildiği için dört artı dörtleri başlattı. Geri adım attığı ama bugün projesiyle bütün ülkeye yaydığı diyanetin fetvalar verdiği, yönetmeye çalıştığı yandaşlarını, uyuşturucu bağımlılarından destek aldığını çok iyi görebiliyoruz değil mi? Biz bunların hepsine karşı savaş vereceğiz. O meclisi de temizleyeceğiz. İkinci yüzyılda AKP kalmayacak”
    “TÜM DÜNYANIN SORUNU EŞİTSİZLİK”
    Prof. Dr. Çiğdem Boz ise dünyanın sorununun eşitsizlik meselesi olduğunu belirterek “Yoksulluk had safhada. Bize kapitalizm ya da liberal düzen bunları piyasadan alabileceğimiz şeyler gibi gösterse de, bunlar temel yurttaşlık hakkı. Yani biz satın almamalıyız. Bunu OHAL’in tarafsız kamu düzenini sağlamakla görevliyiz. Devlet eğer devlet olacaksa devlet bunları bize sağlamakla görevli olmalı. Dolayısıyla bir kez bütün bunlara yani Alevilik bizim birkaç kitap, eşit yurttaşlık hakkımız dahil eğitim, barınmak olup hepsine bütüncül bakmalıyız. Ve bizler Aleviler olarak tüm bu hak mücadeleleri, yoksulluk konusunda, sınıf konusunda ezilenlerin yanında olmalıyız. Bence böyle Alevilik olur diye düşünüyorum” dedi.
    PİRHA/İSTANBUL
  • ‘Mecliste bizi temsil edecek olan erkekliğin çok daha ötesindeyiz’

    ‘Mecliste bizi temsil edecek olan erkekliğin çok daha ötesindeyiz’

    PİRHA – Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin, Meclis’in erkek ve gerici tablosu için “Son seçimlerle birlikte bu eğilim eşitlik ve özgürlüğü talep eden bir çizgiye değil; varolandan daha geriye düştü” dedi. Kantekin, Alevi kadınlar olarak yeni çıkış yolları arayabileceklerini vurgulayarak “Diğer kadın örgütleri ile daha çok yan yana gelebiliriz” şeklinde konuştu. 

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 28. yasama döneminde çoğunluğun Cumhur İttifakı’nda olması, HÜDA PAR ve Yeniden Refah Partisi gibi kadın ve LGBTİ+’lara yönelik radikal söylem ve politikaları olan partilerin meclise girmesi kadınlar açısından kaygı verici bulunuyor. 6284 Sayılı Yasa’nın kaldırılmasına dönük sinyaller verilmesi, LGBTİ+’ların ‘sapkın’ olarak tanımlanması, kadınların kamusal alandan soyutlanarak cinsiyetlerine göre çalışmalarının savunulması ve daha bir çok kadın düşmanı söylemler, toplumda tepkiyle karşılanıyor.

    Yasama çoğunluğunun Cumhur İttifakı’nda olması kadınlar özelinde en çok Alevi kesimi etkileyeceği endişesi yükseliyor. Sağcı ve erkek egemen meclisi değerlendiren Alevi kadınlar, tüm zorluklara rağmen hayatları için mücadele edeceklerinin altını çiziyorlar.

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin, kadınların haklarının elinden alınmasını talep eden siyasi kimliklerin artık mecliste olduğunu söyleyerek bunun her kadın için endişe verici olduğunu dile getirdi. Bir kadın ve bir Alevi olarak da yeni döneme dair değerlendirme yapan Kantekin, gidişattan umutlu olmadığını ancak insanlardan umutlu olduğunu belirterek “ Alevi kadınlar olarak yeni çıkış yolları arayabiliriz” dedi.

    “HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMEYİZ”

    Kantekin, bir kadın ve bir Alevi olarak meclisin erkek ve gerici tablosunu “Görünen o ki gelecekte daha çok mücadeleye, dayanışmaya ihtiyacımız olacak” diyerek şöyle değerlendirme yaptı:

    “Meclis’te daima hakim bir erkeklik ve gericileşme eğilimi gösteren bir toplam mevcuttu. Son seçimlerle birlikte maalesef bu eğilim eşitlik ve özgürlüğü talep eden bir çizgiye değil; varolandan daha geriye düştü. Kadınların sahiplendirilmesi gerektiği düşüncesi ulu orta söylenebilecek bir söylem haline geldi maalesef. Cinsiyet eşitliğini savunan ve bunu hayata geçirmeye çalışan biz kadınlar, mecliste bizi temsil edecek olan erkekliğin çok daha ötesindeyiz. Biz haklarımızdan özgürlüğümüzden vazgeçmeyiz.”

    “ALEVİ KADINLAR OLARAK YENİ ÇIKIŞ YOLLARI ARAYABİLİRİZ”

    Kantekin, gerçekliği olmayan umut söylemlerinden sıkıldığını belirterek, yeni döneme dair şunları söyledi:

    “Bir kadın ve bir Alevi olarak maalesef dünyanın değişim ve dönüşümüne dair umutlu şeyler söyleyemeyeceğim. Öncelikle gerçekliğimizin farkında olup, içinde bulunduğumuz duruma dair analizlerimizi yapıp, bu gericileşmeye dair neler yapabiliriz üzerine düşünüp, Alevi kadınlar olarak yeni çıkış yolları arayabiliriz. Ve diğer kadın örgütleri ile daha çok yan yana gelebiliriz. Gidişattan umutlu değilim ama insanlardan umutluyum. Ne olursa olsun özgür, eşit, adil yaşama olan isteğimizden umutluyum.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    > ‘Alevi kadınlar olarak Meclis’teki sağcı ittifaka karşı mücadeleyi büyütmeliyiz’-VİDEO

     

  • Müzisyen Yeşim Kantekin’den üçüncü tekli: ‘Yaşa’

    Müzisyen Yeşim Kantekin’den üçüncü tekli: ‘Yaşa’

    PİRHA-Müzisyen Yeşim Kantekin’in söz ve müziği kendisine ait üçüncü teklisi olan ‘Yaşa’ müzik platformlarındaki yerini aldı.

    Repertuarında halk müziğine ve farklı dillerden ezgilere yer veren Yeşim Kantekin’in, 2020 yılında yayınladığı “Elinde Kirez Dalı” isimli Bulgaristan halk ezgisinin ardından, söz ve müziği kendisine ait olan “Bir Kadınım” isimli ikinci teklisi Ev Yapımı İşler kanalında, yine söz ve müziği kendisine ait olan üçüncü teklisi “Yaşa” ise Nana Yapım etiketiyle bütün müzik platformlarında yayında.

    “GÜNÜMÜZ DÜNYASINDA ŞEHİR BİZİ YUTUYOR”

    Aynı zamanda Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Sekreteri de olan Kantekin, İstanbul’un yoğun kalabalıklığı içinde kendine ve diğer her şeye yabancılaşan kendinden yola çıkarak hayat verdiği “Yaşa” isimli şarkısı ile şehrin giderek büyüyen elektronik seslerine kulak verirken, şarkıyı şu ifadeler ile anlatıyor:

    “Yaban hayvanları inmiyor artık sokaklarımıza…

    Merkezine insanı alan kentlerin büyüyen sınırları içinde, giderek çoğalan; çoğaldıkça kendine ve diğerlerine yabancılaşan, silikleşen ve hatta yok olan insanlarına karışma isteği taşıyor “Yaşa” şarkısı. Kentler, insanları kucaklar, bir bakıma ana rahmi gibidir. Güvenli alan ve sıcaklık sağlar. Oysa değişen günümüz dünyasında şehir bizi yutuyor.  Genişleyen sınırlar, çoğalan insanlar, makineleşen tutumlar…

    Şarkıda geçen “Annemin sesi bir kabus gibi” dizesi hem gerçekten anneye hem de kentin kendisine atıfta bulunur. Kabusa dönüşen kentin seslerinden umut yeşertme niyeti olan “Yaşa” dilerim ışığa varır.”

    Aranje, mix ve masteringini Behzad Mohseni’nin yaptığı şarkıya, Ali Tavakoli ney, Amir Hosein Khoshduz santur ve Behzad Mohseni electronic oud ile eşlik ediyor. Şarkının klip yönetmenliğini Ekrem Çanak üstlendi.

    PİRHA / İSTANBUL

  • ‘Biz Aleviler tüm demokratik dinamikler ile birlikte güçlü bir süreç yürütmek istiyoruz’-VİDEO

    ‘Biz Aleviler tüm demokratik dinamikler ile birlikte güçlü bir süreç yürütmek istiyoruz’-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da 200’ü aşkın bileşenin katılımıyla düzenlenen Demokrasi Konferansı, Aleviler cephesinden değerlendirildi. PİRHA’ya konuşan Alevi katılımcılar bu konferansın demokrasi mücadelesinin çok önemli ayaklarından bir tanesi olduğu vurgusu yaparak, Türkiye’de demokrasiyi kurmak adına mücadeleye devam edeceklerini söylediler.

    İstanbul’da 200’ü aşkın bileşenin katılımıyla ‘Büyük Demokrasi Konferansı’ düzenlendi.

    Konferansın bileşenleri arasında Aleviler de yer aldı.

    İstanbul’da düzenlenen ‘Büyük Demokrasi Konferansı’na katılan Divriği Kültür Derneği Başkanı Cafer Yıldız, Koçgiri Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ali Gülçiçek, DAD Basın sekreteri Bülent Felekoğlu, Topçu Baba Alevi Dergahı Kurucu Başkanı Mustafa Can, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, konferansı Aleviler cephesinden ele alarak PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundular.

    “BİZ ALEVİLER OLARAK DEMOKRASİ MÜCADELESİNDE ORTAKLAŞMAK İÇİN BURAYA GELDİK”

    Demokrasi Konferansı’nın Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin çok önemli ayaklarından bir tanesi olduğunu belirten Topçu Baba Alevi Dergahı Kurucu Başkanı Mustafa Can, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Eğer Türkiye’de demokrasi mücadelesi gelişecekse böyle yapılarla gelişecek ve büyüyecek. Ülkenin dört bir yanında çığlıklar yükseliyor. Dolayısıyla bu çığlıkların güçlü bir sese dönüşmesinin yolu bu tür çalışmaları Türkiye’nin her tarafına yaymaktan geçiyor. Biz Aleviler de, demokrasi mücadelesi veren diğer yapılarla bir arada olmak ve demokrasi mücadelesinde ortaklaşmak için buraya geldik. Ben konuşmacıları ve katılımcıları dinlediğimde içimden ‘Evet bu sefer olacak gibi’ dedim.”

    “BÖYLE BİR DÖNEMDE ÇOBAN ATEŞLERİ YAKMAK ÇOK DEĞERLİ”

    Demokrasi Konferansı’nın çok önemli ve değerli bir konferans olduğuna dikkat çeken Koçgiri Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ali Gülçiçek de, Demokrasi Konferansı’nı, bir araya gelme ve birlikte mücadele etme sürecini 1980’den sonraki sürece benzettiğini ifade ederek şunları kaydetti:

    “Dolayısıyla Türkiye’deki ‘ötekiler’ dediğimiz Kürtler, Aleviler, son 10 yıl içerisinde toplum tarafından ötekileştirilenler ve demokrasi çıtasının her gün biraz daha yerlerde süründüğü, mafyokrasi dediğimiz yeni sistemin egemen olmaya çalıştığı bir dönemde çoban ateşleri yakmak çok değerli. Burada ifade edilen İkizdere’den çevrecilere kadar, gençlerden LGBT+ bireylere kadar herkesin ortak talebini bir çatı altında toplamak, hem ülkeye hem dünyaya tek ses olarak haykırmak çok değerli ve çok önemli. Buradaki çalışmaların her tarafa yayılmasını umuyorum.”

    Gülçiçek, Koçgiri bölgesi şahsında genel bir değerlendirme yaparak, “Asimilasyon sonucu geldiğimiz nokta, demokrasinin olmadığı, tek sesin, tek tipin olduğu her yerde diğerlerinin kendini ifade etmesi gerçekten çok zor” dedi.

    “DEMOKRASİYİ, REFAH İÇERİSİNDE YAŞAMANIN YEGANE KRİTERİ OLARAK GÖRÜYORUZ”

    Bu toprakların bir çok inancın ve halkın bir arada yaşadığı topraklar olduğuna ve bunların ülkenin zenginlikleri olduğu değerlendirmesinde bulunan Divriği Kültür Derneği Başkanı Cafer Yıldız, şunları söyledi:

    “Eğer bu ülkeyi yönetenler bu zenginliğin farkına varır ve bu yönde bakış açısı geliştirirlerse bu mozaik, bu farklılıklar bize gerçekten daha iyi şartlarda yaşamanın, daha özgür bir yaşamın ve kendimizi daha iyi ifade etmenin zeminini oluşturabilir. Ancak milliyetçi ve baskıcı bakış açıları ve yönetim biçimleri bu topraklardaki yaşamımızı gerçek anlamda zehir ediyor ya da bize zulmediliyor algısını oluşturuyor. O nedenle Demokrasi hepimiz için vazgeçilmez temel bir ihtiyaç.

    Biz Divriği Kültür Derneği olarak, iki yıl önce ‘Acil Demokrasi’ temasıyla bir genel kurul yaptık, sonuç bildirgesi yayınladık. Demokrasiyi, huzurlu refah içerisinde yaşamanın yegane kriteri olarak görüyoruz. Bu sebeple Demokrasi Konferansı’nın bir bileşeni olduk. Bu topraklarda demokrasiyi sonuna kadar yaşayacağımız günleri hep birlikte inşa etmeyi umut ediyorum.”

    “BİZ KADINLAR, HAKLARIMIZDAN, İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Alevi kadınları temsilen de konferansta bulunduğunu söyleyen Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin, Demokrasi Konferansı’nı hem Aleviler hem de kadınlar cephesinden şu ifadelerle değerlendirdi:

    “Bu coğrafyada kadınlar, hak ve özgürlüklerinden mahrum bırakılıyorlar, katlediliyorlar, şiddete maruz kalıyorlar ve temel haklarından yoksun haldeler. Alevi kadınlarının bu yoksunluğunun üzerine biraz da inançsal anlamda ötekileştirilmeleri sorunu da ekleniyor. Dolayısıyla biz alevi kadınlar için, kadın olmak, bu ülkede yaşıyor olmak daha da zor bir hale geliyor, her geçen gün daha da zorlaşıyor. O yüzden biz haklarımızdan, özgürlüklerimizden ve İstanbul Sözleşmesi’nden asla vazgeçmeyeceğiz.”

    “GERÇEK DEMOKRASİ OLUŞMADAN EŞİT YURTTAŞLIK HAKKIMIZI ALAMAYACAĞIMIZI BİLİYORUZ”

    Konferansın oluşum sebebini “Türkiye’de yaşanan anti demokratik uygulamaların insanlara fazlasıyla yansıması ve herkesin bundan rahatsız olması” ifadeleriyle tanımlayan  Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz ise Alevilerin de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, kuruluşundan bugüne kadar yok sayılan, inkar edilen, asimilasyon politikalarına ve katliamlara maruz kalan yanlarıyla en çok anti demokratik uygulamalara uğrayan bir toplum olduğunun altını çizerek şöyle devam etti:

    “Aleviler olarak derdimiz mücadelemizde karşılık bulmayan taleplerin demokrasi içerisinde diğer güçlerle ortaklaşa verilecek mücadele ile taleplerimize ulaşabilmek. Cumhuriyet tarihinde biz Alevilere eşit yurttaşlık hakkı tanımayanların ilerleyen süreçte de tanımayacağını biliyoruz. Dolayısıyla Türkiye’de gerçek demokrasi oluşmadan eşit yurttaşlık hakkımızı alamayacağımızı biliyoruz. Bundan sonraki sürecin yerellerde hayat bulup, tüm Türkiye’de bir demokrasi mücadelesinin sürdürülmesi konusunda çalışmalarımız olacak. Diğer güçlerle birlikte Türkiye’de demokrasiyi kurmak adına yürüttüğümüz faaliyetlerimiz devam edecek.”

    “BİZ ALEVİLER DEMOKRATİK DİNAMİKLER İLE BİRLİKTE GÜÇLÜ BİR SÜREÇ YÜRÜTMEK İSTİYORUZ”

    DAD Basın Kekreteri Bülent Felekoğlu da bu sürecin Aleviler için önemli bir süreç olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Demokrasi dinamikleriyle güçlü ortaklaşmalar yaşamak açısından bizim için önemli. Biz Aleviler, yaptığımız forum içerisinde izlediğimiz süreç gibi Türkiye’nin tüm demokratik dinamikleriyle güçlü bir süreç yürütmek istiyoruz. Demokrasi Konferansı bunun için bir fırsat. Birçok dinamikle bir araya gelme fırsatımız oldu ve bunu geliştirerek, güçlendirerek yerel ayaklarını da oluşturabilirsek, Türkiye’de gidecek olanlara kapıyı gösterecek ve gelecek olanlara da ışık olabilecek bir süreci birlikte başarabiliriz. Demokrasi Konferansı bu anlamda bir birlikte çalışma başarısı ve birlikte çalışmanın öğreticiliği ile devam ediyor. Başarılarımız ve başarısızlıklarımız bizim birlikte ders çıkardığımız süreçtir.”

    Diren SATI/İSTANBUL

  • Hubyar Sultan AKD yöneticisi kadınlardan ırkçı doktor hakkında suç duyurusu-VİDEO

    Hubyar Sultan AKD yöneticisi kadınlardan ırkçı doktor hakkında suç duyurusu-VİDEO

    PİRHA-Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin, Dernek Başkan Yardımcısı Aynur Yıldırım ve Avukat Eda Kurt, Alevi ve Kürt kadınlarına yönelik cinsiyetçi ve ırkçı ifadeler kullanan, hakaret eden Dr. Adil Yetiş Sarıhasanoğlu hakkında İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundular. 

    İstanbul İl Ambulans Komuta Kontrol Merkezi Başhekimi Dr. Adil Yetiş Sarıhasanoğlu‘nun kendisine ait olduğu belirtilen Twitter hesabından Alevi ve Kürt kadınlarına karşı ahlaksız ve ırkçı ifadeler yazması toplumun büyük tepkisine yol açtı.

    Yalova’daki Alevilerin ardından İstanbul’da Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nden kadınlar da Dr. Adil Yetiş Sarıhasanoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin, Dernek Başkan Yardımcısı Aynur Yıldırım ve Avukat Eda Kurt, Kürtlere ve Alevilere yönelik cinsiyetçi ve ırkçı ifadeler kullanan Dr. Adil Yetiş Sarıhasanoğlu hakkında Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundular.

    “ADİL YARGILAMA OLMADIĞI SÜRECE ALEVİLERE DÖNÜK NEFRET DİLİ DEVAM EDECEK”

    Suç duyurusunun ardından PİRHA‘ya konuşan Hubyar Sultan AKD Genel Sekreter Yeşim Kantekin, “Biz Hubyar Sultan AKD olarak Dr. Adil Yetiş Sarıhasanoğlu’nun sosyal medya aracılığıyla yaptığı hem cinsiyetçi hem de ırkçı açıklamalardan dolayı sessiz kalmamayı her zaman kendimize önemle atfediyoruz. Hubyar Sultan geçmişten bu yana tavrı itibariyle de böylesi hak mücadelelerine hiç bir zaman sessiz kalmadı. Bu konuda da sessiz kalmamayı önemsiyoruz. Bu yasal sürecin takipçisi olacağız” dedi.

    “SÜRECİN TAKPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Kantekin şöyle devam etti:

    “Adil yargılamaya olan güvenimizin çok daha sarsıldığı süreçlerden geçiyoruz. Hukukun hiç bir zaman ezilenlerden yana olduğunu görmedik. Bu nedenle toplumsal bilinçaltında hem Alevilere dönük oluşan nefret söyleminin, adil yargılama olmadığı sürece devam edeceğinin farkındayız. Ama biz yine de yasal sürecimizi başlatıp, sürecin takipçisi olma konusunda ısrarcı olacağız.”

    Hubyar Sultan Dernek Başkan Yardımcısı Aynur Yıldırım ise “Bugün Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği yönetim kurulu üyesi iki kadın olarak Dr. Adil Yetiş Sarıhasanoğlu hakkında suç duyurusunda bulunduk. Sosyal medya da yaşanan olayı şiddetle kınıyoruz, tepkiliyiz ve konunun sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.

    “CİNSİYETÇİ VE FAŞİST BİR SÖYLEM; KINIYORUZ”

    Cumhuriyet Halk Partisi Başakşehir Meclis üyesi olan Av. Eda Kurt, grup adına suç duyurusunda bulunduğunu ifade etti.

    Kurt, “Grup olarak ırkçı doktor hakkında suç duyurusunda bulunduk. Bu cinsiyetçi, faşist bir söylemi kınıyoruz. Üstelik bu  söylemde bulunan kişinin bir doktor olduğuna, insanlık adına çalışmak için, namus ve şerefi üzerine yemin etmiş bir doktor olduğunu düşündüğümüzde çok ciddi bir çöküşü gösteriyor. Üniversitelerin bilim insanı yetiştirmesi konusundaki yetersizliği de aslında bu ve geçmişte bunun gibi geçmişte de yaşadığımız söylemlerde ortaya çıktı” şeklinde konuştu.

    AVUKAT ASLAN YILDIRIM’DAN ALEVİ KADINLARA DESTEK

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nden kadınların suç duyurusunda bulunmasını desteklemek amacıyla adliyeye geldiğini söyleyen Av. Aslan Yıldırım da şunları söyledi:

    “Türkiye’nin demokrasi, insan hakları mücadelesinde önemli bir yere sahip olan Hubyar Sultan’ın, bugün bir pratiğiyle daha buradayız. Ben hem bir Alevi can olarak hem mesleği avukatlık, toplumun savunma refleksini pratiğe geçiren bir insan olarak, Hubyar Sultan’daki kadın canlarımızın bugün savcılığa vermiş oldukları suç duyurusuna destek olmak amacıyla bulunuyorum. Kendilerini mücadelelerinde yalnız bırakmayacağız. Hem hukuki anlamda destek olmaya devam edeceğiz, hem de demokrasi ve insan hakları noktasında özellikle sistemsel ve yapısal olarak ezilenlere, dışlananlara, yok sayılanlara karşı bütün bu nefret suçu ve ayrımcılık ile destek olmaya devam edeceğiz.”

    Diren SATI/İSTANBUL