Etiket: yıkım kararı

  • Osmaniye Haraz Yaylası’nda yıkım zulmü: Evlerimizi başımıza yıktılar, anılarımızı yok ettiler-VİDEO

    Osmaniye Haraz Yaylası’nda yıkım zulmü: Evlerimizi başımıza yıktılar, anılarımızı yok ettiler-VİDEO

    PİRHA –Osmaniye’nin merkeze bağlı Çonak ve Karataş köylerinde Orman İşletme Şefliği tarafından başlatılan yıkım faaliyetleri köylüleri isyan ettirdi. 300 yıllık yerleşim yerlerinden sökülmek istenen yurttaşlar, orman memurlarının usulsüz hareket ettiğini belirterek “Gücü yetene kanun işlemiyor, garibanın evi başına yıkılıyor” dedi.

    Osmaniye merkez Çonak ve Karataş köylerinde Orman İşletme Şefliği ekipleri tarafından gerçekleştirilen yıkım çalışmaları, evleri veya yapıları orman arazisi içinde kaldığı gerekçesiyle yıkılan bölge sakinlerinin tepkisine yol açtı.

    Yıkımların hukuki teamüllere aykırı olduğunu belirten yayla sakini İbrahim Tıraş, Orman Kanunu’nun 17/2 maddesinin suistimal edildiğini vurguladı. Tıraş, yaşanan zulmü şu sözlerle anlattı:

    “Buradaki insanların hiçbiri bağ bahçe yapmıyor, ticari amaçlı faaliyet göstermiyorlar. Burası 300 yıldan fazladır yerleşim yeri, çocukluğumuz bu topraklarda geçti. Şimdi terk etmemizi istiyorlar. 2023 sonrası yapılan evlerin yıkılacağı söyleniyor ama yıkılan evler 2018-2019 yapımı. Orman İşletme Şefliği ‘tutanak tuttuğumuz tarihi biliriz’ diyor. Peki, evin yapıldığı tarihten tutanak tarihine kadar geçen zaman dilimi nerede? Bu orman memurlarının zafiyetidir. Kanun sadece gariban köylüye mi geçer? Niye daha güçlü insanlara geçerli değil? Bizimkiler lüks villa değil, barakadan hallice evler.”

    “MEMURLAR, TOPRAKLARIMIZI PARSEL PARSEL SATANLARLA BİRLİKTE”

    Yayla sakini bir kadın, bölgedeki yolsuzluk iddialarına dikkat çekerek, orman memurlarının seçici davrandığını iddia etti:

    “Orman memuru arkadaşlar burada tarlaları parsel parsel satanlarla çay içip kâr gütmeyi amaçlıyorlardı. 6 yıldır var olan evimi önünden geçerken görmüyorsa, başka yerlere sattığı malların hesabını tuttuğu içindir. Önce 190 kişiyle başlayan yıkım listesi Pazartesi 32’ye, öğlen 10’a düşüyor. Neye göre düşüyor? Bizim de mi dayımızın olması lazımdı? Önce yıkacaklar sonra başkalarına satacaklar.”

    “ÇOCUKLARIMIN ANILARI YOK OLDU”

    Evi boşaltmalarına dahi izin verilmeden yıkım yapıldığını söyleyen Fatih Kıraç, devlet yetkililerinin seslerini duymadığını ifade etti:

    “Hiç kimse bize ‘yapmayın’ demedi. Mahkemeden ceza yedik ve evi boşaltmamıza bile müsaade etmeden yıktılar. Liste son anda 12’ye düştü, çok şeyler döndü. 20 yıllık emeğimiz gitti. Her yerde yangın çıkarken burada yaylacılar koruduğu için yangın çıkmadı. Evlerimizi yıktıkları gibi bizi de yıktılar, çocuklarımın anıları yok oldu.”

    “BEN 5. KUŞAĞIM, MEZARLARIMIZ BİLE BURADA”

    Yıkım listesine isimlerinin sonradan eklendiğini belirten Huriye Boz, kendilerine hiçbir tebligat yapılmadığını söyledi:

    “Evlerimiz yıkılmayacak dediler ama görüyorsunuz yıkıldı. Keşif yapılmadı, ölçüm yapılmadı. 2018 yapımı evimize ‘2023 sonrası’ dediler. Ben burada 5. kuşağım, nenelerimin mezarı burada. Bize buraya yeni gelinmiş gibi davranıyorlar. Orman İşletme bizi kaale almıyor, üstümüze yürüyorlar. Ben devlet büyüklerine seslendim ama duymadılar, artık ilahi adalete güveniyorum.”

    “OY ZAMANI KAPIMIZA GELİYORLAR”

    Yıkım sırasında eşyaların dışarı atıldığını ve mühürlü eve girilmediği halde saygı duyulmadığını belirten bir başka kadın yaylacı ise şunları dile getirdi:

    “Serinlemek için geliyoruz, ormanı koruyoruz. Yasaksa neden zamanında çivi çaktırmazlık yapmadılar, bakıp geçtiler? İşlerine geldiği gibi davrandılar. Haberimiz olmadan mühürlemişler, biz saygı duyup girmedik; şimdi gelip eşyalarımızı dışarı attılar, evlerimizi haşat ettiler. Oy zamanı herkes kapımıza geliyor, başka bir şey oldu mu vatandaşın yanında yoklar. Kiralama istiyoruz.”

    “İMAR BARIŞIYLA BİZİ SOYDULAR”

    Ulviye Yanbak, İmar Barışı adı altında toplanan paralara ve topraklarından edilmelerine tepki göstererek şöyle konuştu:

    “12 senelik evimi yıktılar. Atamızın yeri yurdu. ‘Osmanlı tapusu geçmiyor’ diyorlar. Bu bayrağın altında gölgelenmemiz yasaksa yer göstersinler iltica edelim. Şeker hastasıyız, 50 derece sıcakta 3 ay serinlemek istedik. İmar Barışı dediler, bizi soydular; parayı bankaya yatırdık. Evimin çevresinde bir tane çam fidanı yok, dedelerimin ektiği dümdüz tarla.”

    “DİLEKÇELERİMİZ KAYBOLUYOR, SİSTEM BOZUK DENİLİYOR”

    Son olarak söz alan bir kadın yurttaş ise 10 yıldır kiralama talep ettiklerini ancak başvurularının yok sayıldığını belirtti:

    “10 yıldır kiralama istiyoruz ama dilekçemizi ne yaptılarsa yok. ‘Nasıl yaptıralım?’ diye danıştığımızda ‘istediğiniz gibi yaptırın’ dediler. Şimdi yıkıyorlar. Gidiyoruz ‘sistem bozuk’ diyorlar, dilekçemizi de bize vermiyorlar.”

    Yıkım sonrası Haraz Yaylası’nda enkaz yığınları kalırken, köylüler hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini ve yerlerinden edilmeyi kabul etmediklerini ifade etti.

    Cevahir FINDIK PİRHA/OSMANİYE

  • Samandağlılardan mahkeme kararı çağrısı: Ruhsatsız beton santrali yıkılmalı!-VİDEO

    Samandağlılardan mahkeme kararı çağrısı: Ruhsatsız beton santrali yıkılmalı!-VİDEO

    PİRHA- Samandağ Ekoloji Grubu, mahkeme kararına rağmen faaliyetini durdurmayan Gürkal Hazır Beton Santrali’nin yıkım kararının icra edilmesi için Samandağ Kaymakamlığı’na dilekçeli başvuru yaptı.

    Samandağ’da Çevre Yolu Caddesi üzerinde faaliyet gösteren Gürkal Hazır Beton Santrali hakkında Hatay 4. İdare Mahkemesi tarafından verilen iptal kararının uygulanmaması üzerine yurttaşlar, santralin yıkılması için Samamdağ Kaymanlığı’na dilekçeleri ile başvuruda bulundu.

    Santralin kapatılmasına yönelik yargı kararına rağmen faaliyetlerine devam etmesi üzerine verilen dilekçeler sonrasında Samandağ Kaymakamlığı önünde gerçekleşen basın açıklamasını Samandağ Ekoloji Grubu adına Mehmet Eryılmaz okudu.

    KAYMAKAMLIĞA DİLEKÇELİ BAŞVURU YAPILDI

    Hatay 4. İdare Mahkemesi’nin yıkım kararının uygulanması için kaymakamlığa dilekçeleri ile başvuruda bulunduklarını söyleyen Mehmet Eryılmaz, “Halkı, doğayı, havayı, toprağı, yeraltı ve yerüstü suyunu zehirleyen ve şehrin ortasında kurulan Gürkal Beton Santraline ilişkin Hatay 4. İdare Mahkemesinin “ÇED Kapsam Dışı Kararının  ve Samandağ Belediyesinin yıkım kararının icra edilmesi için Samandağ Kaymakamlığı’na dilekçelerimizi başvurduk” dedi.

    “MAHKEME, SANTRALİN KANUNA AYKIRI OLDUÜUNU AÇIKÇA TESPİT ETTİ”

    Mahkemenin 13 Haziran’da oy birliği aldığı kararı hatırlatan Mehmet Eryılmaz şunları şöyledi:

    “Hatay 4. İdare Mahkemesinin 13.06.2025 tarih ve 2025/811 nolu ve oy birliği ile aldığı kararda şöyle yazmaktadır. Gürkal Hazır Beton Santralinin; yüzey ve yeraltı sularına, çevreye, yerleşim yerlerine, tarım ve orman alanlarına, insan sağlığına olumsuz etkilerinin bulunduğu ve yer seçiminin teknik anlamda uygun olmadığından  tesis edilen dava konusu 21/02/2025 tarih ve 11840871 sayılı işlem ile verilen ÇED kapsam dışı kararında hukuka ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış ve “ÇED Kapsam Dışı Kararı İptal” edilmiştir.

    Bu kararla mahkeme; Samandağ Atatürk mahallesi, çevre yolu caddesinde, şehrin ortasında kurulan kirletici ve gayri sıhhi tesis olan Gürkal Beton Santralinin kanun ve mevzuata aykırı olduğunu açıkça tespit etmiş durumdadır.”

    “MAHKEMENİN YIKIM KARARI YERİNE GETİRİLMELİ”

    Mehmet Eryılmaz, kentteki resmi kurumlara seslenerek; ruhsatsız ve kaçak işletilen beton santrali hakkındaki yıkım kararının bir an önce uygulanmasın çağrısında bulundu. Eryılmaz, devamında şunları dile getirdi:

    “Daha önce de Hatay 6. İdare Mahkemesi;  İnşaat Ruhsatı olmadan kurulduğundan Samandağ Belediye Encümeninin almış olduğu yıkım kararının kanun ve mevzuata uygun olduğunu onaylamış  üzerindeki durdurma kararını kaldırmıştır.  Samandağ Belediyesi encümeninin Ruhsatsız İnşa edilen Gürkal  Beton Santrali için aldığı yıkım kararını yerine getirmesi önünde hiç bir engel yoktur.

    Bu mahkeme kararlarna rağmen; bizim, yaşam alanımızın, çevremizin, havamızın, suyumuzun, göletin, toprağımızın, endemik canlıların beton santralinden yayılan zehire, kirliliğe maruz bırakılmasını ve bu hukuksuzluğu  kabul edilemez.  Şehrin ortasında kurulan Gürkal Hazır Beton Santraline ilişkin; Hatay 4. İdare Mahkemesinin “ÇED KAPSAM DIŞI KARARI”  ve Hatay 6. İdare Mahkemesinin yıkımla ilgili kararı daha fazla geçiktirilmeden yerine getirilmelidir. Kanunları uygulamamak suçtur. Samandağ Kaymakamlığı, Samandağ Belediyesi, Hatay Valiliği, Hatay Büyük Şehir Belediyesi ve Hatay Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü mahkeme kararlarının gereğini yerine getirmesini talep ediyoruz.”

    PİRHA/HATAY

     

  • Alevi köyündeki kaçak tarikat yurdu yıkım kararına rağmen faaliyetine devam ediyor-VİDEO

    Alevi köyündeki kaçak tarikat yurdu yıkım kararına rağmen faaliyetine devam ediyor-VİDEO

    PİRHA- İzmir Karabağlar’daki Alevi köyü Uzundere’de kaçak olarak inşa edilen İsmailağa Cemati’ne ait yurt ve Kur’an kursu binası yıkım kararı olmasına rağmen faaliyetlerine devam ediyor.

    İzmir’in Karabağlar ilçesindeki 300 yıllık Tahtacı Alevi köyleri arasında yer alan Uzundere’de inşa edilen kaçak cemaat yurdu ve Kur’an kursu binası tartışmalara neden olmuştu. İsmailağa Cemati’ne ait yurt ve Kur’an kursu binası yıkım kararı olmasına rağmen faaliyetlerine devam ediyor.

    1/1000 ölçekli uygulama imar planında çocuk oyun alanı, park, yol, dere ve ağaçlandırılacak alanda kalan parsele inşa edilen yapı için Karabağlar Belediyesi birden fazla ceza kesmiş ve yıkım kararı almıştı. İmar mevzuatına aykırı olarak zemin artı iki kat olarak inşa edilen binayla ilgili mülk sahiplerinin yapı ile ilgili Karabağlar Belediyesi’ne ruhsat başvurusunun olmadığı da ortaya çıkmıştı.

    Yıkım kararını uygulamak için harekete geçen Karabağlar Belediyesi 28 Haziran sabahı bölgeye ekiplerini göndermişti ancak yıkım engellenmişti.

    Eski AKP’li Karabağlar Belediyesi Meclisi üyesi ve eski AKP Karabağlar İlçe Başkan Yardımcısı Adem Kemerkaya ise yıkıma karşı nöbet tutma çağrısında bulunmuştu. Ancak yıkım kararının üzerinden 3 aydan fazla bir süre geçmesine rağmen yeni bir adım atılmadı. Bu sürede binanın inşaat işlemleri tamamlandı ve kullanıma hazır hale getirildi. Bahçeye dikilen çocuk parkı da dikkat çekti.

    İsmailağa Cemaati ile ilişkisi olduğu öğrenilen kaçak yurt ise faaliyetlerine başlamış durumda. Sarıklı, cübbeli kişilerin eğitim verdiği binada çok sayıda çocuğun da ders almak için geldiği kaydedildi. Yine söz konusu yurdun toplantılar yapmak için kullanıldığı ve haftanın bazı günlerinde bahçesinin araçlarla dolduğu bilgisi verildi.

    4. KEZ YIKIM ENGELLENDİ

    Uzundere’de inşa edilen İsmailağa cemaatine  ait kaçak tarikat yurdu binası yine polis desteği olmamasından dolayı yıkılamadı. İmar planında çocuk oyun alanı, park, yol, dere ve ağaçlandırılacak alanda kalan parsele inşa edilen yapı için Karabağlar Belediyesi 4. kez yıkım için alana gitmişti.

    Yapının etrafının iş makineleri, araçlar ve kimliği belirsiz cübbeli bir grup tarafından çevrelendiği görülmüş, binaya da Türk bayrakları asıldığı görülürken grup sık sık “Tekbir” getirmişti. Alanda güvenlik güçlerinin bulunmadığı ve emniyet desteği sağlanmadığı için yıkım ekibi iki ayrı tutanak tutmuş, çevik kuvvet desteği talebinin yine yerine getirilmemesi nedeniyle yıkım, belediye çalışanlarının ve yurttaşların güvenliği açısından ertelenmişti.

    PİRHA/İZMİR

    İLGİLİ HABERLER:

    Tahtacıların yaşadığı Uzundere Köyü’nde kaçak tarikat yurdu yapılıyor-VİDEO
    Yurttaşlar, inşaatı tamamlanan kaçak tarikat yurdunun yıkılmasını bekliyor
    Tahtacı Alevi köyüne tarikat tehdidi: Kaçak Kuran kursu yıkımına sopa ve bıçakla engel oldular

  • İki defa az hasarlı kararı çıkan binanın 1 ay içerisinde boşaltılması kararı çıktı-VİDEO

    İki defa az hasarlı kararı çıkan binanın 1 ay içerisinde boşaltılması kararı çıktı-VİDEO

    PİRHA-Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından iki defa az hasarlı kaydı yapılan Adıyaman KESK binası, yıkılmayacağı söylenmesine rağmen 1 ay içerisinde boşaltılması istendi. Adıyaman Eğitim-Sen Şubesi Başkanı Zeynel Polat, 1 milyon TL civarında tadilat yaptıkları binalarının yıkılmak istenmesine ‘masraflarını kim ödeyecek’ diyerek tepki gösterdi.

     

    6 Şubat Maraş Pazarcık merkezli depremden sonra Adıyaman Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından gönderilen görevlilerin kontrol ettiği, az hasarlı kaydı raporu verdikleri Eğitim-Sen binası, 21 Ekim’de gelen tebligat ile 1 ay içerisinde boşaltılması istendi. Yapılan denetimlerde iki defa az hasarlı kaydı aldıklarını ve Çevre Şehircilik Müdürlüğü’nden bilgi aldıktan sonra tadilat ettiklerini söyleyen Adıyaman Eğitim-Sen Şubesi Başkanı Zeynel Polat, ‘İki defa az hasarlı çıkmasına rağmen neden bize bildirilmedi. 1 Milyon TL civarında yaptığımız masraf ne şekilde ödenecek” ifadesinde bulundu.

    Daire sahipleri tadilat edilen binaya harcama yapıldığını, fatura kesmedikleri için çevre şehircilik müdürlüğünün yapılan faturalara göre para verileceğini söyledi. Bina sahipleri ikinci defa mağdur durumuna düştüklerini belirtti.

    “2 DEFA AZ HASARLI RAPORU VERİLMESİNE RAĞMEN 1 AY İÇİNDE BOŞALTILMASI İSTENİYOR”

    Tadilatı yapılan bina hakkında konuşan Polat, müdürlüğün aldığı kararla birlikte mağdur olduklarını söyleyerek sorunun çözülmesi yönünde yazılı bir açıklama yapılmadığın ifade etti. Polat konuyla ilgili şunları söyledi:

    “Depremden sonra Mart ve Temmuz ayında 2 defa az hasarlı diye rapor çıkarıldı. Biz Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği ve emlak konutuna buraya yönelik bir tasarrufunuz var mı diye bilgi aldık? Onlar da herhangi bir yapılanma olmayacak denildi. 1 milyon 100 bin lira civarında bir para harcayıp binamızın tadilatını yaptık. Eğer şehrin merkezi yenilecekse neden iki defa az hasarlı kaydı verildi? İkinci kez karar verildiğinde biz neden 1 milyon 100 bin lira para ödedik? Şehrin yenilenmesi yönünde bir itirazımız yok, eğer yeni yapılacaksa da dahi burada çalışan, kiracı olan, mülkü olan insanların da mağdur edilmemesi lazım. 14 Ekim’le birlikte süreç başladı. ‘1 ay içerisinde binayı boşaltın’ diye bir kağıt asmışlar binanın önüne. KESK’e bağlı 11 sendika kurumu var. Biz 1 ay içerisinde nerede bina bulacağız, nasıl yerleşeceğiz. İkincisi biz ne kadar fiyata bina bulacağız ne kadar kira yardımı yapılacak? Bununla ilgili yazılı bir doküman yok, her şey sözlü bir şekilde söyleniyor” ifadesinde bulundu.

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

  • Tahtacı Alevi köyündeki kaçak tarikat yurdu yıkım kararına rağmen faaliyete başladı!

    Tahtacı Alevi köyündeki kaçak tarikat yurdu yıkım kararına rağmen faaliyete başladı!

    PİRHA- İzmir Karabağlar’da Alevi köyünde kaçak olarak inşa edilen İsmailağa Cemati’ne ait yurt ve Kur’an kursu binası yıkım kararı olmasına rağmen faaliyetlerine başladı.

    İzmir’in Karabağlar ilçesindeki 300 yıllık Tahtacı Alevi köyleri arasında yer alan Uzundere’de inşa edilen kaçak cemaat yurdu ve Kur’an kursu binası tartışmalara neden olmuştu. İsmailağa Cemati’ne ait yurt ve Kur’an kursu binası yıkım kararı olmasına rağmen faaliyetlerine başladı.

    1/1000 ölçekli uygulama imar planında çocuk oyun alanı, park, yol, dere ve ağaçlandırılacak alanda kalan parsele inşa edilen yapı için Karabağlar Belediyesi birden fazla ceza kesmiş ve yıkım kararı almıştı. İmar mevzuatına aykırı olarak zemin artı iki kat olarak inşa edilen binayla ilgili mülk sahiplerinin yapı ile ilgili Karabağlar Belediyesi’ne ruhsat başvurusunun olmadığı da ortaya çıkmıştı.

    Yıkım kararını uygulamak için harekete geçen Karabağlar Belediyesi 28 Haziran sabahı bölgeye ekiplerini göndermişti ancak yıkım engellenmişti.

    Eski AKP’li Karabağlar Belediyesi Meclisi üyesi ve eski AKP Karabağlar İlçe Başkan Yardımcısı Adem Kemerkaya ise yıkıma karşı nöbet tutma çağrısında bulunmuştu. Ancak yıkım kararının üzerinden 3 aydan fazla bir süre geçmesine rağmen yeni bir adım atılmadı. Bu sürede binanın inşaat işlemleri tamamlandı ve kullanıma hazır hale getirildi. Bahçeye dikilen çocuk parkı da dikkat çekti.

    İsmailağa Cemaati ile ilişkisi olduğu öğrenilen kaçak yurt ise faaliyetlerine başlamış durumda. Sarıklı, cübbeli kişilerin eğitim verdiği binada çok sayıda çocuğun da ders almak için geldiği kaydedildi. Yine söz konusu yurdun toplantılar yapmak için kullanıldığı ve haftanın bazı günlerinde bahçesinin araçlarla dolduğu da kaydedildi.

    KINAY: BELEDİYEMİZE YAPILMIŞ TEK BAŞVURU DAHİ YOK

    Kaçak yapı ile ilgili açıklamada bulunan Karabağlar Belediye Başkanı Helil İnay Kınay, “Açtığımız davada mahkeme yürütmeyi durdurma kararını iptal etti ve biz yıkım kararı çıkarttık. Emniyete, kaymakamlığa gerekli yazıları yazdık. Yıkım için alana gittiğimizde bölgenin iş makineleriyle kapatıldığını gördük. Kim olduğunu bilmediğimiz silahlı, sopalı kişiler tarafından karşılandık. Güvenlikle ilgili zafiyetler yaşandı orada. Gittiğimizde emniyet güçleri orada yoktu. Emniyet Müdürlüğü’ne tekrar durumu bildirdik. Emniyet görevlileri olmadığı, güvenlik sağlanmadığı için biz o gün yıkım işini gerçekleştiremedik. Bu gelişmeyi de ilgili makamlara ilettik. Orasının bir Kur’an kursu, bir tarikat yurdu olduğu konuşuluyor. Yurtların, kursların nasıl açılacağı, bu ülkede mevzuatlara tabidir. Burasıyla ilgili belediyemize yapılmış tek başvuru dahi yok. Süreci takip ediyoruz” dedi.

    PİRHA/İZMİR

    İLGİLİ HABERLER:

    Tahtacıların yaşadığı Uzundere Köyü’nde kaçak tarikat yurdu yapılıyor-VİDEO
    Yurttaşlar, inşaatı tamamlanan kaçak tarikat yurdunun yıkılmasını bekliyor
    Tahtacı Alevi köyüne tarikat tehdidi: Kaçak Kuran kursu yıkımına sopa ve bıçakla engel oldular

  • Depremde yıkılan camiler yanına prefabrik yapılırken, Alevilere yapılmadı-VİDEO

    Depremde yıkılan camiler yanına prefabrik yapılırken, Alevilere yapılmadı-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat depreminde hasar gördüğü için yıkım kararı verilen cemevine ilişkin konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Adıyaman Şubesi Başkanı Yusuf Arslan, “Bir yıldır inancımızı yerine getiremiyoruz. Yeni cemevi yapılmasını istiyoruz” diyerek destek istedi. Alevilere eşit davranılmadığını belirten Arslan, depremde yıkılan camilerin yanına ise hemen prefabrik ibadethane yapıldığını sözlerine ekledi. 

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Adıyaman Şubesi/Cemevi Başkanı Yusuf Arslan, 6 Şubat depreminde hasar gören cemevinin yıkılacağı için buradaki Alevilerin inançlarını yerine getiremediğini, yeni cemevi yapılana kadar ibadetlerini yapabilecekleri prefabrik bir ibadethane talebinde bulundu.

    “BİR SENEDİR İBADETİMİZİ YAPAMIYORUZ”

    Depremin üzerinden bir seneden fazla bir zaman geçmesine rağmen inançlarını yerine getirecek bir ibadethanelerinin olmadığını belirten Arslan, “Biz bir senedir ibadetlerimizi yapamıyoruz. Depremden sonra 6 ay boyunca cenazelerden, taziyelerden dolayı herhangi bir çalışma yürütemedik. 6 aydan sonra kamu kurumlarına, valiliğe, belediye başkanlığına başvurduk ama herhangi bir netice alamadık” dedi.

    “HALKIMIZ CEMEVİ YAPILMASI KONUSUNDA BASKI YAPIYOR”

    Cemevinin yıkılacağını, acilen eşyaların konulacağı bir deponun yapılması gerektiğine dikkat çeken Arslan, şunları şöyledi:

    “İçeride 20-30 senelik bir birikimimiz var. Maddi manevi değerlerimiz var, bunları muhafaza etmek durumundayız. Bugün bile Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne gittim. Daha önce Bakanlıkla konuştuğumuzda bize cemevini yapacaklarını söyledi. Seçimden sonra maalesef bir gelişme yok. Halkımız da bize cemevi yapılması konusunda baskı kuruyor. Bir an önce ibadetlerimizi yapmak istiyoruz.”

    “HER YIKILAN CAMİNİN ÖNÜNDE PREFABRİK İBADETHANELER VAR”

    Arslan, Alevilere eşit davranılmadığını belirterek, “Adıyaman’da 184 tane cami var. Yıkılan her caminin yanında prefabrik ibadethaneler yapılmış. Bizim herhangi bir prefabrik binamız yok. Bunun için valiliğe de, belediye başkanlığına da gittim. Onlar da başka yerlere yönlerdiler. Ne yazık ki bir netice alamadım” diye konuştu.

    “BÜTÜN DUYARLI KESİMLERDEN DESTEK İSTİYORUZ”

    Yeni cemevi yapımı için destek çağrısında bulunan Yusuf Arslan, “Acilen bir prefabrik ibadethane ve bir depo talep ediyoruz. Bizim bir bütçemiz yok önümüzü göremiyoruz. Hangi kamu kuruluşuna gideceğimiz konusunda bir belirsizlik var. Biz buradan bütün dostlarımıza, canlarımıza ve bu Yola gönül veren insanlardan talebimiz var. Türkiye’de olsun, Avrupa’da olsun sizin kanalınız aracılığıyla el ele el Hakk’a vermemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

  • Defne’de depremzedelere konutlarını boşaltmaları için bir günlük süre verildi

    Defne’de depremzedelere konutlarını boşaltmaları için bir günlük süre verildi

    PİRHA-Hatay Defne’de orta hasarlı olmasına karşın yıkım kararı verilen konutların boşaltılması için bir günlük süre verildi. Yıkım için gelen ekipler, depremzedelerin direnmesi üzerine geri gitti.

    6 Şubat’ta 9 saat arayla meydana gelen ve 11 ilde yıkımla sonuçlanan Maraş merkezli depremlerinin en çok etkilediği illerden olan Hatay’ın Antakya ve Defne ilçelerini kapsayan ve kamuoyunda “rezerv yapı alan kararı” olarak bilinen 6036 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’a ilişkin sorunlar sürüyor.

    İTİRAZLAR REDDEDİLDİ

    Cumhuriyet’ten Çağdaş Bayraktar’ın haberine göre rezerv alan ilan edilen 207 hektarlık alanın içinde bulunan ve orta hasarlı olmasına rağmen yıkım kararı verilen Defne Armutlu Mahallesi Gündüz Caddesi’ndeki 51 ve 71 numaralı binalar için halk tarafından yapılan itirazlar reddedildi. Evlerin boşaltılması için bir gün süre verildi.

    Yıkım için gelen ekipler, depremzedelerin direnmesi üzerine geri gitti.

    “BU YANLIŞTAN DÖNÜLSÜN İSTİYORUZ AMA YETKİLİ BULAMIYORUZ”

    Dairesinin bulunduğu orta hasarlı binasına yıkım kararına çıkan Kemal Paşa, “Analiz sonuçlarını da istemiştik, vermediler. Ayın 19’unda gece yarısı 23.53’te haberimiz olan tebligat üzerine 1 gün bile beklenmeden, sabah binayı yıkma haberini aldık. Ayrıca bize muhtar tarafından telefon aracılığıyla yollanan belgedeki saat ise 15.51’di” dedi.

    Karar üzerine sabah erkenden binanın önüne gidip itiraz edince yıkımın geçici olarak durdurduğunu belirten Paşa, “Rezerv alan bölgesinde bulunan binalardan alınan karot örneklerinin hepsinin riskli olması tesadüf mü? Bu yanlıştan dönülsün istiyoruz ama yetkili bulamıyoruz” dedi.

    “ZULÜM NİTELİĞİNDE BİR UYGULAMA”

    Apartman sakinlerinin avukatı ve Hatay Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyon Başkanı Ecevit Alkan ise şunları söyledi:

    “Bir gün süre vermek insan haklarına aykırı, zulüm niteliğinde bir uygulamadır. Olay yerinde çalışma yürüten firma görevlileri ihaleyi Emlak Konut’tan aldıklarını ve söz konusu binaya denk gelecek şekilde bir proje yürütüldüğünü sözlü olarak beyan ettiler. Kararda imzası bulunan kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunarak sürecin takipçisi olacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Halkın tepkisi sonuç verdi; Alevilerin Telli Dede Ziyaretinin yıkım kararından vazgeçildi

    Halkın tepkisi sonuç verdi; Alevilerin Telli Dede Ziyaretinin yıkım kararından vazgeçildi

    PİRHA- Aydın’da bulunan Tahtacı Alevi ziyareti Telli Dede’nin yıkılarak yerine İmam Hatip Lisesi yurdu yapılması kararı verilmişti. Köylülerin başlattığı nöbet sonrasında yurdun yapılması kararından vazgeçildi.

    Aydın Bozdoğan’a bağlı Akçay Mahallesi’ndeki Tahtacı Alevilerin önemli ziyaretlerinden Telli Dede’yi her sene çok sayıda kişi ziyaret ediyor. Özellikle musahip olan ailelere ait ocakların bulunduğu bu ziyaret, Tahtacı Alevilerin uğrak yerlerinden biri durumunda.

    Yakın zamanda Telli Dede Ziyaretinin bulunduğu alan yıkılıp, yerine Anadolu İmam Hatip Lisesi yurdu yapılmak isteniyordu. Köylüler kutsal saydıkları ziyaretin yıkılmasına karşı Telli Dede Ziyareti için hukuksal yollara başvurmuş, sonuç alınamayınca nöbet eylemine başlamıştı.

    Köylülerin nöbet eylemi sonrasında yapılan görüşmeler sonrasında Telli Dede Ziyaretinin yerine inşa edilmesi planlanan Anadolu İmam Hatip Lisesi yurdunun yapımından geri adım atıldı.

    PİRHA/AYDIN

  • Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Davası 21 Mayıs’a ertelendi

    Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Davası 21 Mayıs’a ertelendi

    PİRHA – İstanbul’da Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi için verilen yıkım kararı sonrası imara aykırı cemevi yaptırdığı iddiasıyla 5 yılla yargılanan cemevi başkanı Zeynal Odabaş’ın 19. duruşması bugün görüldü. Dava 21 Mayıs’a ertelendi. 

    İstanbul’da Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi için verilen yıkım kararı sonrası imara aykırı cemevi yaptırdığı iddiasıyla 5 yılla yargılanan cemevi başkanı Zeynal Odabaş’ın 19. duruşması bugün Gaziosmapaşa Adliyesi 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Demir ve İstanbul’da bulunan birçok cemevi başkanı, çok sayıda yurttaş katılarak destek verdi. Duruşmaya katılan yurttaşlar  “Cemevleri yıkılamaz, kararı biz veririz” pankartı taşıyarak sık sık “Aleviyiz, haklıyız kazanacağız’” sloganı attı.

    “NE OLURSA OLSUN GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

    Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş yaptığı savunmasında, “Bugün burada basit bir davanın duruşması görülmüyor. Burada ibadethanelerimize uzanan kirli ellere karşı verdiğimiz mücadelemiz yargılanıyor. Kerbela’dan bugüne zulüm devam ediyor. Sivas’ta aydınlarımızı yakıp katledenler bugün vekil oldular bakan oldular ve AKP’yi kurdular. Zulüm o yüzden devam ediyor. Sesimizi duyuracağız. Ne olursun olsun geri adım atmayacağız” dedi.

    Yapılan savunmalardan sonra duruşma 21 Mayıs’a ertelendi. PİRHA/İSTANBUL

     

  • Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi davasında 19’ncu duruşma bugün

    Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi davasında 19’ncu duruşma bugün

    PİRHA – İstanbul’da Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi için verilen yıkım kararı ve 5 yılla yargılanan cemevi başkanı Zeynel Odabaş’ın 19. duruşması bugün (3 Mart Salı) Gaziosmapaşa Adliyesi 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde saat 13.00’te görülecek.

    İmara aykırı cemevi yaptırdığı gerekçesiyle yargılanan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş hakkında açılan dava, 2012 yılından bu yana devam ediyor.

    Dava kapsamında Odabaş, 5 yıl hapis cezası ile yargılanıyor. Henüz bu dava sonuçlanmamışken, geçen yıl Odabaş hakkında ‘Çevre kirliliği yıkım kararı’ adı altında ikinci bir dava daha açılmıştı. Birleştirilen bu iki dava kapsamında cemevine toplamda 198 bin lira para cezası verildi.

    Sultangazi  Pir Sultan Abdal Cemevi’nin yıkım kararı ve başkanı Zeynel Odabaş’ın 5 yıl ile yargılandığı dava kapsamında mahkeme heyeti tarafından cemevinde 29 Ocak’ta bilirkişiler tarafından keşif yapıldı.

    “ALEVİLİK VARDIR ALEVİLİK HAKTIR”

    Davanın 19’ncu duruşması bugün Gaziosmanpaşa Adliyesi 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde saat 13.00’te görülecek. Mahkeme dönüşünde ise bilgilendirme toplantısı ve birlik kurbanı verilecek.

    Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, “İnancımız siyasi kararlarla yargılanıyor. Umuyoruz ki mahkeme heyeti ve bilirkişiler siyasi etki altında kalmadan hukukun üstünlüğünü göz önünde bulundurarak vicdani bir karar verirler. Alevilik vardır, Alevilik haktır. Herkesi davamıza sahiplenmeye çağırıyoruz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • İstanbul Sultangazi Cemevine ve başkanı Odabaş’a ikinci bir dava daha açıldı

    İstanbul Sultangazi Cemevine ve başkanı Odabaş’a ikinci bir dava daha açıldı

    PİRHA – “İmara aykırı” cemevi yaptırdığı iddiasıyla yargılanan Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş ve yönetim kurulu üyelerinin yargılandığı duruşma sona ermeden ikinci bir davanın da ‘Çevre kirliliği yıkım kararı’ adı altında  açıldığı öğrenildi. Dava 13 Mart 2018’de Gaziosmanpaşa Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek. 

    AKP’li Gaziosmanpaşa Belediye Başkanının 198 bin TL ceza vererek yıkım kararı almasının ardından başlayan Sultangazi Cemevi ile ilgili hukuksal süreç devam ederken, Cemevi yönetimi ve başkanı Zeynel Odabaş hakkında ikinci dava açıldığı açıldığı öğrenildi.

    Sultangazi Cemevi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda şunlara yer verdi:

    “Alevilik vardır, Alevilik haktır. Aleviyiz haklıyız kazanacağız. Cem ibadetimiz, cemevi ibadethanemizdir. Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde görülen cemevimizin yıkım duruşması 01 Mart 2018 saat 13.00’te  Perşembe gününe ertelenmişti.
    Bu mahkeme nihayetine ermeden; bugün aldığımız habere göre Gaziosmanpaşa Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesinde 13.03.2018 Saat 10:04’te Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi ve cemevi genel başkanı Zeynal Odabaş hakkında çevre kirliliği, yıkım kararı adı altında 2. mahkeme açılmıştır.”

    NE OLMUŞTU?

    Yaklaşık 200 bine yakın Alevinin yaşadığı Sultangazi’de Alevilerin ibadetlerini yerine getireceği bir tane cemevi bulunduğundan ötürü mevcut ihtiyacın karşılanabilmesi için AKP’li Sultangazi Belediyesi’ne taleplerini iletmek istedi. Dernek tarafından yapılmak istenen görüşmeler karşılıksız kaldı ve bölgede yaşayan Alevi halkı, Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi’ni yeniden inşa etti.

    “İşgalci” oldukları gerekçesiyle yıkılmak istenen cemevinin çevresinde birçok kamu kuruluşunun bulunması da dikkat çekerken ibadet alanlarını yeniden inşa eden bölge halkına baskılar artarak devam etti. (HABER MERKEZİ)

  • AKP’li belediyenin yıkmak istediği Cemevi duruşması ertelendi: İbadethanelerimiz tehdit altında-VİDEO

    AKP’li belediyenin yıkmak istediği Cemevi duruşması ertelendi: İbadethanelerimiz tehdit altında-VİDEO

    PİRHA- “İmara aykırı” cemevi yaptırdığı iddiasıyla yargılanan Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş ve yönetim kurulu üyelerinin yargılandığı duruşmanın 15’ncisi bugün (14 Eylül Perşembe) görüldü.  

    Haberin Videosu

    AKP’li Gaziosmanpaşa Belediye Başkanının 198 bin TL ceza vererek yıkım kararı almasının ardından başlayan Sultangazi Cemevi ile ilgili hukuksal süreç devam ediyor.

    Cemevi Yönetim Kurulu Başkanı Zeynal Odabaş ve yöneticilerinin ise 5 yılla yargılandığı davanın 15. duruşması bugün Gaziosmanpaşa Adliyesi 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmaya Alevi toplumunun yanısıra çok sayıda Alevi Kurum temsilcisi de katıldı. Duruşma öncesi Gaziosmanpaşa Adliyesi önünde açılan “Halklara eşitlik, inançlara özgürlük” pankartının arkasında bir açıklama yapan Cemevi Yönetim Kurulu Başkanı Zeynal Odabaş “Türkiye halkları olarak cumhuriyeti birlikte kurduk ve inşaa ettik. Ülkeyi yönetenler ise bugüne kadar bizleri yok saydılar. Gerek inancımızdan dolayı gerekse düşüncelerimizden dolayı hem dışlandık ve hem de katledildik. Ama bizler hiçbir zaman demokrasiden, laiklikten, özgürlükten, barıştan ve cumhuriyetten vazgeçmedik.” dedi.

    “İBADETHANELERİMİZ TEHDİT ALTINDA”

    Odabaş “Tüm inançlara saygı duyan biz Alevilerin ibadet yerleri cemevleridir. AİHM kararlarına rağmen halen cemevlerini ibadet hane olarak kabul etmiyorlar. Sizler cemevlerini ibadethane kabul etseniz de etmeseniz de cemevleri bizim ibadet yerlerimizdir. Cemevlerimizi yıkma kararı almak, bizleri tehdit etmek bu devlete ve siyasi iktidara yakışmıyor. Bunları tüm siyasi iktidarlar denedi. Ancak bizi inancımızdan ve ibadetimizden vazgeçiremedi” ifadelerini kullandı.

    Cemevi Yönetim Kurulu Başkanı Zeynal Odabaş ve yöneticilerinin ise 5 yılla yargılandığı davanın 15. duruşmasına katılan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir ise, “Bizi buraya getirenler utansın. Bizi buraya getirenler umarım gerekli dersi alırlar. Artık alevi inancının adliye saraylarında yargılanamadığı bir ülke özlemi ile demokrasi, özgürlük ve insan hakları istiyoruz. Ve her şeyden önce inancımıza özgürlük ve eşit yurttaşlık istiyoruz. Burada tek temennimiz ve tek çağrımız sorumluların kamuoyuna yazılı ve görsel olarak verdikleri beyannameleri yerine getirip bir an önce cemevi yıkım kararı ve davasının durdurulması, verilen cezaların iptal edilmesidir. Birlikte yaşama kültürünü geliştirerek Alevisi ile Sünnisi ile kardeşçe yaşayabileceğimiz bir ortam yaratmalıyız” dedi.

    Saat 14.00’de başlayan duruşma kısa sürdü. Duruşma 1 Mart 2018 tarihine ertelendi.

    Bu arada mahkeme dönüşü Sultangazi Cemevi’nde bilgilendirme toplantısı yapılarak, lokma verilecek.

    NE OLMUŞTU?

    Yaklaşık 200 bine yakın Alevinin yaşadığı Sultangazi’de Alevilerin ibadetlerini yerine getireceği bir tane cemevi bulunduğundan ötürü mevcut ihtiyacın karşılanabilmesi için AKP’li Sultangazi Belediyesi’ne taleplerini iletmek istedi. Dernek tarafından yapılmak istenen görüşmeler karşılıksız kaldı ve bölgede yaşayan Alevi halkı, Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi’ni yeniden inşa etti.

    “İşgalci” oldukları gerekçesiyle yıkılmak istenen cemevinin çevresinde birçok kamu kuruluşunun bulunması da dikkat çekerken ibadet alanlarını yeniden inşa eden bölge halkına baskılar artarak devam etti.

    İsmet SEFER/İSTANBUL