Etiket: yıkım

  • Haraz Yaylası’nda yıkım sonrası köylüler kendi enkazını topluyor!

    Haraz Yaylası’nda yıkım sonrası köylüler kendi enkazını topluyor!

    PİRHA – Osmaniye’nin Çona köyüne bağlı Haraz Yaylası’nda Orman İşletme Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen yıkımların ardından köylüler, moloz yığınına dönen evlerinin enkazını kendi imkânlarıyla topluyor. Yetkililerin yıkım sonrasında enkaz kaldırma çalışması organize etmediği belirtilirken, yıkımı gerçekleştiren ekiplerin ise kendi kumanya çöplerini yaylada bırakarak çevre kirliliğine yol açtığı görüldü.

     

    Haraz Yaylası’nda yaşanan yıkım operasyonu sonrası bölgede temizlik krizi yaşanıyor. Yurttaşlar, harabeye dönen yapıların başında nöbet tutarak enkaz ayıklamaya başladı.

    “ACIMADAN YIKTILAR”

    PİRHA’nın yerinde görüntülediği yaylada, yıkım yapan ekiplerden geriye kalan yemek kapları ve ambalaj atıkları doğaya terk edilmiş durumda. Mağduriyetlerini dile getiren yayla sakinlerinden Huriye Boz, yaşadıkları süreci, listelerdeki usulsüzlük iddialarını ve 80 kişilik “meçhul şikayet” listesini şu sözlerle anlattı:

    “Osmaniye, Çana Köyü, Harazlı Yaylası’ndayız. Yıkım için geldiler, yıktılar evlerimizi. Yıktıkları için de tekrardan toplamamızı istediler. O yüzden biz de buraları toplamaya geldik. Bizi şikayet etmişler. Listeler değiştirilmiş; listede adım yoktu, eklendi. Listeye adım eklenip evim yıkıldı. Burada kimsenin evinin yıkılmasını istemezdim ama yıkıldı. Köylülerin kendilerine yaptığı su depoları… onu bile benim sanıp yıktılar. İki tane su deposu vardı gördüğünüz gibi. Köylülere gelen sular, yaylacılara gelen sular. Onlara bile hiç acımadan yıktılar. Evimi yıktıktan sonra da üstüne kum attılar.”

    “80 KİŞİ NEREDEN ÇIKTI?”

    Huriye Boz, yıkımların dayandırıldığı şikayet listelerindeki tutarsızlıklara ve bölgedeki nüfusla uyuşmayan rakamlara dikkat çekerek şöyle devam etti:

    “Listeler değiştirildi, isimler Babamı sadece 80 kişinin şikayet ettiğini ilettiler. Yaylaya da bakarsanız 80 kişi olmadığını görebilirsiniz. Çok fazla ev halkı yok burada. Bu 80 kişi nereden çıktı? Nasıl oldu? Nasıl edildi? Usulsüzlükler devam ediyor.“

    “BİZ SADECE KİRALAMA İSTEDİK”

    Yıllardır bölgede yaşam sürdüklerini, vergi verdiklerini ve hizmet aldıklarını hatırlatan Boz, yetkililere şu soruları yöneltti:

    “Burada mezarlıklarımız bulunuyor, camimiz var, elektriğimiz var, suyumuz var, yolumuz var. O zaman buralara izin verilmeseydi bize elektrik, su neden verildi? Verilmeseydi, yollarımız yapılmasaydı. Bize bu kadar hizmet edilmeseydi o zaman. Bana evim yapılırken ‘kolay gelsin’ deyip gittiler. ‘Evini yapma’ deselerdi evimin durumu bu şekilde olmayacaktı. Sayın valime de ilettim, yazdım. Dilekçelerimiz de iletildi. Bütün köylüler, bütün Çana Köyü olsun, Haraz Yaylası olsun dilekçelerimizi hepimiz ilettik. Hiçbir şekilde kaale alınmadık. Biz sadece kiralama istedik. Evlerimizin tapusunun verilmesini istedik.”

    “ORMANI TALAN ETMİYORUZ, EKİPLERİN YAPTIĞI TALANI GÖRÜYORSUNUZ”

    Doğaya zarar verdikleri iddialarını reddeden ve ekiplerin geride bıraktığı kirliliğe işaret eden Boz, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bizim ormanı talan ettiğimizi belirtiyorlar ama biz ormanı talan etmiyoruz. Biz bir tane bile ağaç kesmedik. Benim evimi görüyorsunuz, ağaçlar kesilmiş mi? Hiç bir tane bile ağaç kesilmiş mi? Doğaya zarar veren hiçbir şeyimiz yok. Biz sadece buraya gelip çayımızı demleyip oturup nenelerimizden, dedelerimizden kalan bölgelerimizde kalmak için burada oturalım, gezelim, dolaşalım diye geldik. Görüyorsunuz. Evimizi yıkarlarken de üstüne toprak attılar. Bir tane bile demir kalmasın dediler. Ormana tahribat vereceğiz diye bize bilgilendirme iletildi. Bir tahribatımız yok. Bir tane bile ağaç kesmedik görüyorsunuz. Çevreye de bir zararımız yok. Orman işletmenin yaptığı talanları görüyorsunuz.”

    Cevahir FINDIK/OSMANİYE

  • Malatya’daki Cemevi ve spor tesisi temelinin tahrip edilmesi Meclise taşındı

    Malatya’daki Cemevi ve spor tesisi temelinin tahrip edilmesi Meclise taşındı

    PİRHA- DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Malatya’nın Yeşilyurt ilçesi İkizce Mahallesi’nde TOKİ tarafından yapımına başlanan Cemevi, kültür merkezi ve spor tesisinin temelinin tahrip edilmesini Meclis gündemine taşıyarak, “Devletin kontrolünde ve TOKİ sorumluluğunda olan bir inşaat sahasına zarar verilmesine neden engel olunmamıştır?” diye soru.

    Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı İkizce Mahallesi’nde Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapımına başlanan Cemevi, kültür merkezi, dernek binası ve spor tesisi projelerinin temelinin tahrip edilmesi Meclis gündemine taşındı.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlanması istemiyle verilen soru önergesind yaşanan tahribatın inanç özgürlüğü açısından Cemevi gibi önemli bir mekâna yönelik bir müdahale anlamı taşıdığı ve kamusal kaynaklarla başlayan bir projenin keyfi müdahalelerle kesintiye uğraması bakımından ciddi bir idari zaafiyet göstermekte olduğu vurgulandı.

    “GÜVENLİK VE MÜLKİYET ÖNLEMLERİNİN ALINMADIĞI BELİRTİLMEKTE”

    DEM Parti Milletvekili Celal Fırat’ın verdiği soru önergesi şöyle:

    “Malatya/Yeşilyurt ilçesi İkizce Mahallesi’nde, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından Haçova Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği ile Ataköy Spor Kulübü’nün de faydalanacağı şekilde yapımına başlanan Cemevi, kültür merkezi, dernek binası ve spor tesisi projelerinin temelinin, daha önce aynı araziyi Milli Emlak’tan kiraladığı iddia edilen şahıs ya da şahıslarca tahrip edildiği kamuoyuna yansımıştır.

    Dernek yetkilileri, bu projenin bakanlık nezdinde verilen sözler üzerine başlatıldığını, temel kazısı ve grobeton dökümü işlemleri tamamlanmışken, bir gece vakti tesise zarar verildiğini ve kamu zararının oluştuğunu ifade etmektedir. Yerel yöneticiler ise TOKİ ve Çevre Şehircilik yetkililerini önceden uyardıklarını, ancak buna rağmen gerekli güvenlik ve mülkiyet önlemlerinin alınmadığını belirtmektedir.

    Bu durum, hem inanç özgürlüğü açısından Cemevi gibi önemli bir mekâna yönelik bir müdahale anlamı taşımakta, hem de kamusal kaynaklarla başlayan bir projenin keyfi müdahalelerle kesintiye uğraması bakımından ciddi bir idari zaafiyet göstermektedir.

    “TAHRİBATI GERÇEKLEŞTİREN KİŞİLER HAKKINDA HERHANGİ BİR ADLİ İŞLEM BAŞLATILMIŞ MIDIR”

    1- Malatya/Yeşilyurt İlçesi İkizce Mahallesinde TOKİ tarafından başlatılan Cemevi, kültür merkezi ve spor tesisi projelerinin hukuki ve idari durumu nedir?

    2- Bahse konu alanın halen bir ya da birden fazla kişi tarafından Milli Emlak’tan kiralandığı doğru mudur?

    3- Devletin kontrolünde ve TOKİ sorumluluğunda olan bir inşaat sahasına zarar verilmesine neden engel olunmamıştır?

    4- Söz konusu tahribatı gerçekleştirdiği iddia edilen kişi ya da kişiler hakkında herhangi bir adli veya idari işlem başlatılmış mıdır?

    Bu olay, Alevi yurttaşların inanç mekânlarına yönelik kamu desteği sürecinin keyfi biçimde engellenmesi demektir. Haçova Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği ile Ataköy Spor Kulübü’nün bu tesisi kullanmasına dair verilen sözlerin yerine getirilmesi için Bakanlık olarak müdahil olmayacak mısınız?”

    (HABER MERKEZİ)

  • Taşkın’dan soru önergesi: Kaçak tarikat yurdunun yıkımını engelleyen bir talimat mı var?

    Taşkın’dan soru önergesi: Kaçak tarikat yurdunun yıkımını engelleyen bir talimat mı var?

    PİRHA- CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın Karabağlar’daki Alevi köyü Uzundere’ye yapılan kaçak tarikat yurdu ile ilgili İçişleri Bakanına soru önergesi verdi. Taşkın, “Kaçak tarikat yurdunun yıkımını engelleyen bir talimat mı var?” diye sordu.

    İzmir’in Karabağlar ilçesinde bulunan Tahtacı Alevi köyü Uzundere’de İsmailağa cemaatine ait kaçak yurt binasının yıkımının engellenmesi kamuoyunda tartışma yaratmaya devam ediyor. CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya, bu usulsüzlüğün nedenlerini sordu.

    İsmailağa cemaati tarafından yurt binası yapılan alan, park ve oyun alanı olarak planlanmış, ruhsat alması mümkün olmayan bina, buna rağmen öğrenci yurdu olarak faaliyete geçmiş durumda. Kaçak binanın yıkımını gerçekleştirmek isteyen belediye ekipleri ise dört kez alana gitmelerine karşın güvenlik güçlerinin destek sağlamaması sebebiyle işlem yapamadı.

    Yüksel Taşkın konuya ilişkin olarak verdiği soru önergesinde, “Bir cemaatin bu alana kaçak bina yapmasına göz yumulması başlı başına bir yolsuzluk. Binanın yıkılmasına güvenlik güçlerinin engel olması ise bu yolsuzluğun ne kadar derinlere işlediğinin kanıtı” dedi. Karabağlar’da karşı karşıya olunan durumun, bazı dini ve siyasi gruplara ayrıcalık tanındığını ve korunduğunu açıkça gösterdiğini ifade eden Taşkın, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

    -Karabağlar’da İsmailağa cemaatine ait olduğu belirtilen kaçak yurt binasının yıkımı için yetkili kurumlarca yasal işlemler tamamlanmış olmasına rağmen güvenlik güçlerinin yeterli desteği sağlamadığı bilgisi doğru mudur?

    -Yıkım işlemi için gerekli emniyet önlemlerinin alınmamasının gerekçesi nedir? Bölge halkının güvenliği nasıl temin edilmektedir?

    -Bu yapı ile ilgili yasal süreçlerin işleyişi ve güvenlik tedbirlerinin alınmamasının arkasında herhangi bir güvenlik zafiyeti veya idari engel var mıdır? Bu konuda alınacak ek tedbirler nelerdir?

    -Yapının bulunduğu bölgenin çocuk oyun alanı olarak belirlenmiş olması nedeniyle çocukların sağlığı ve güvenliği açısından atılması gereken ek adımlar ne olacaktır?

    -Söz konusu bina için kaymakamlık ve ilgili kolluk kuvvetleri tarafından yıkım kararının uygulanmasını engelleyen herhangi bir yazılı veya sözlü talimat bulunmakta mıdır?

    PİRHA/İZMİR

  • Tahtacı Alevi köyüne tarikat tehdidi: Kaçak Kuran kursu yıkımına sopa ve bıçakla engel oldular

    Tahtacı Alevi köyüne tarikat tehdidi: Kaçak Kuran kursu yıkımına sopa ve bıçakla engel oldular

    PİRHA- İzmir’in Karabağlar ilçesinde Tahtacı Alevilerin yaşadığı Uzundere Köyü’ne kaçak Kuran kursu ve yurt binasının yıkımı engellendi. 50 kişilik maskeli bir grup mahkeme kararıyla yapılmak istenen yıkıma karşı direnirken, emniyet ekip göndermedi.

    İlk olarak ajansımız PİRHA’nın duyurduğu ve 300 yıllık Tahtacı Alevi Türkmen köyü olan Uzundere’ye kaçak Kuran kursu ve öğrenci yurdu inşa edildi. 1/1000 ölçekli uygulama imar planında çocuk oyun alanı, park, yol, dere ve ağaçlandırılacak alanda kalan parsele inşa edilen yapı için Karabağlar Belediyesi birden fazla ceza kesti ve yıkım kararı aldı. Mülk sahiplerinin yapı ile ilgili Karabağlar Belediyesi’ne ruhsat başvurusunun olmadığı öğrenildi. Binanın imar mevzuatına aykırı olarak zemin artı iki kat olarak yapıldığını tespit edildi.

    EMNİYET EKİP GÖNDERMEDİ

    Alınan ilk yıkım kararına karşı yürütmeyi durdurma kararı alınsa da dava sonucunda mahkeme binanın kaçak olduğuna hükmetti ve yıkım kararını hukuka uygun buldu. Dün sabah (28 Haziran) İzmir Emniyet Müdürlüğü’nün güvenlik için ekip göndermemesi nedeniyle Karabağlar Belediyesi’nin ekipleri yıkımı gerçekleştiremedi. Belediyenin önümüzdeki günlerde yeniden yıkım için harekete geçmesi bekleniyor.

    AKP’LİLER ÖNCÜLÜK EDİYOR

    Kaçak Kuran kursu ve öğrenci yurdunu inşa edenler ise yapının etrafına palet ve araçlarla barikat oluşturdu. Eski AKP’li Karabağlar Belediye Meclis üyesi ve eski AKP Karabağlar İlçe Başkan Yardımcısı Adem Kemerkaya ise yıkıma karşı nöbet tutma çağrısında bulundu. Belediye ekipleri gittiğinde yaklaşık 50 kişilik bir grup yıkıma engel olmak için nöbet tutuyordu. Toplanan kalabalık Uzundere Köyü’nden olmamasına rağmen Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı tarafından ‘mahalleli’ olarak basına servis edildi.

    ‘SOPALAR, KESİCİ VE DELİCİ ALETLERLE YIKIMA KARŞI NÖBET TUTTULAR’

    Karabağlar Belediyesi’nin kamuoyuna yaptığı açıklamasında bu kişilerin ellerinde sopa ve delici-kesici aletlerinin olduğu, emniyetin yıkım esnasında güvenliği sağlamak için kolluk kuvvetini göndermediği belirtildi. Açıklamada, “bugün gerçekleştirilmeye çalışılan yıkım işlemi sırasında bir çok defa talep edilmesine rağmen olay mahalline intikal eden hiçbir emniyet gücünün bulunmadığı, buna karşın taşınmaz etrafında yıkım işlemini engellemek amacıyla gerek araç-gereç, gerekse fiziki insan gücüyle barikatlar oluşturulduğu; bu barikat içerisinde yer alan kim olduğu tespit edilemeyen sivil inisiyatif arasında sopa, kesici ve delici alet taşıyan bir takım kişilerin yer aldığı gözlemlendiğinden bu şekliyle yıkım işleminin gerçekleştirilmesinin infial yaratarak, can ve mal kaybına yol açabileceği görüldüğünden taşınmaza girilememiş, yıkım işlemi gerçekleştirilememiştir” denildi.

    Belediyenin ileriki günlerde yeniden yıkıma başlaması bekleniyor.

    PİRHA/İZMİR

    İLGİLİ HABERLER:

    Tahtacıların yaşadığı Uzundere Köyü’nde kaçak tarikat yurdu yapılıyor-VİDEO
    Yurttaşlar, inşaatı tamamlanan kaçak tarikat yurdunun yıkılmasını bekliyor

  • Adıyaman yıkılan binalar nedeniyle toza büründü-VİDEO

    Adıyaman yıkılan binalar nedeniyle toza büründü-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’da deprem sonrası ağır hasarlı binaların yıkımı sırasında çıkan toz nedeniyle şehir kirli bir havaya büründü. Taşeron firmaların kurallara uymaması tepki çekiyor. 

     

    6 Şubat Maraş Merkezli depremde Adıyaman’da yüzlerce ev yıkıldı. Depremin üzerinden bir yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen hala birçok yerde yıkım sürüyor. İhale ile yıkılan evlerde önlem alınmadığı için yıkılan binalar toz oluşturuyor.

    Havaların ısınmasıyla birlikte daha çok risk oluşturan yıkım işleri Adıyaman’da sağlık açısından da sorun teşkil ediyor. Yetkiler bu konuda bir önlem almazken, oluşan tozlar insanları nefes alamayacak duruma getiriyor. Toz oluşmaması için su dökülmesi gerekirken, taşeron firmaların buna yönelik bir çalışma yapmadığı görüldü.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Yıkımların sürdüğü Adıyaman’da bazı evler de risk altında-VİDEO

    Yıkımların sürdüğü Adıyaman’da bazı evler de risk altında-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’da ağır hasarlı binaların yıkım işlemlerinin yapıldığı yerlerde iş makinalarının çalışmaları diğer binaların yıkılma ihtimalini arttırdığı için yurttaşlar endişeli. Evlerinde sallanmaların olduğunu belirten yurttaşlar, yıkımın uygun şekilde yapılmasını istediler. 

    Maraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerde ağır hasar alan Adıyaman’da yıkım ve enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor.

    Adıyaman’da yaşayan yurttaşlar, ağır hasarlı evlerin yıkım çalışmalarının yapıldığı yerlerde diğer binaların sarsılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirttiler. Adıyaman halkı, devam eden yıkım işleri esnasında tedirginlik yaşadıklarını, endişeli olduklarını dile getirerek, risk oluşturmayacak şekildi çalışmaların yapılmasını istedi.

    Depremde hasarlı binaların yıkım işleri sürerken yurttaşlar, yıkım çalışmalarının yapıldığı mahallelerde iş makinalarının diğer az hasarlı binaları risk altında bıraktığını, ev sakinlerinin tepki vermesi üzerine yıkım çalışmalarının durduğunu kaydettiler.

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

     

  • Malatya Başkavak’ta yurttaşlardan yıkım tepkisi: Önce yapın sonra yıkın-VİDEO

    Malatya Başkavak’ta yurttaşlardan yıkım tepkisi: Önce yapın sonra yıkın-VİDEO

    PİRHA- Hekimhan’a bağlı 50 yerleşim yeri bulunan ve 45 tanesi için yıkım kararı verilen Başkavak Mahallesi’nde yurttaşlar, konteyner ve hayvan çadırları verilmeden yıkımların kışın en soğuk günlerinde yapılmasına tepki gösterdi. Mahalle sakinleri, yıkımların hava ısınana kadar ertelenmesini ya da ihtiyaçların acil olarak giderilmesini talep ettiler.

    6 Şubat’ta yaşanan yıkıcı depremde Hekimhan ilçesine bağlı Başkavak Mahallesi’nde bulunan 50 konuttan 45 tanesi zarar gördü ve bu konutlar için yıkım kararı verildi. Konteynerın yetersiz olduğu mahallede yurttaşlar, konteynır ve hayvanları için barınak çadırları talep ediyor. Soğuk hava şartlarında dışarıda kalan mahalle sakinleri, yetkililere seslenerek, yardım çığlıklarının duyulmasını istiyor.

    Yaşadıkları sorunları ve sıkıntıları anlatan Başkavak Mahallesi Muhtarı Kamil Kisiloğlu, “6 Şubat depreminde köyümüzün yüzde 90’ı hasar gördü. Vatandaşlar kendisini barındırmaya, eşyalarını koymaya yer arıyor fakat yer yoktur. Zaten yıkım fazla olmasa insanlar birbirlerini idare eder. Almancılar 8 tane konteyner getirdi, 8-9 tane de devletimizin bize verdiği var. Ama katlamalı konteyner. Dışarıdan bakınca içeri görünüyor. Bir de bunun dışında vatandaş konteynerlara eşyasını yerleştirdi. Eşyasını koysa kendi dışarıda, kendisi girse eşyası dışarıda. Hayvanlarımızı koyabileceğimiz yer yok. İnsanlarımız mağdur. Yıkımın yaza kalması için bayağı uğraştık. Geçen valimize gittik. Sayın valimiz ‘yıkım olacak ama mağdur etmeyeceğiz’ demişti. Konteyner 1 tane geldi. Hayvan çadırları şu an ellerinde yoktur. Sorunlarımıza çözüm bekliyoruz” dedi.

    Muhtar Kisiloğlu şöyle devam etti:

    “Devletimize saygımız sonsuzdur. Ama mağduriyetimiz ortada. Yıkım devam ediyor. Vatandaşlarımız 65-70 yaş üstünde genelde. Eşyasını taşıyamıyor. Gerçekten mağdur durumdayız. Bu hafta boyunca kar gösteriyor, karlı günlerde vatandaş ne yapacak? Yüzde 90 hasar olduğu için insanlarımızın barınacakları yerleri yoktur. Diyorlar ki ‘Vatandaş kira yardımı aldı’ kira yardımı alsa dahi köy yerinde nerde ahır bulacak, köy yerinde kiralık yer yok ki, kiralık yer bulup da hayvanlarımızı dolduralım. Onun dışında insanlar burada yaşamıyorlardı. Depremden kaçtı buraya geldiler. Eşyalarını buraya getirdi, fakat kalacak yer olmadığı için gittiler. Burada şimdi hem eşyaları hem de kendisi mağdur. Devlet büyüklerimizden bu sorunu çözmelerini talep ediyoruz.

    HAZİRAN AYINA KADAR SÜRE İSTEDİ

    Hekimhan Belediye Başkanı Turan Karadağ ise yıkımların Haziran ayında yapılmasını talep ettiklerini hatırlatarak, “İlçemize bağlı 65 mahallemizin 20 mahallesinde deprem olduktan sonra büyük bir hasar oluştu. Bu hasarın en fazla yer alan kısmı da Başkavak köyüdür. İlçe başkanlarımız ve muhtarlarımızla birlikte valiye gittik. Sayın valimize dedik ki, ‘evet devletimizin aldığı karar önemlidir, içerisinde hiç kimse ölmeden bunları yıkalım’ dedik. Kış geldi burada bir zorluk var, hiç kimsenin ne kalacak, ne yatacak yerleri var. Bunun 3 ay ertelenmesini istedik. Valimiz ‘Yarın bir deprem olursa bu sıkıntı yaratır yıkacağız’ dedi. ‘Aracın girmediği ev yıkılmayacak, konteyner gelmeden kimsenin evi boşaltılmayacak, hayvan çadırları olmadan olmayacak’ dedi. Ama geldik gördük ki, yıkım ekibi buraya bir tane eleman koymuş ‘bize böyle talimat geldi yıkarım’ diyor. Yine söylüyoruz, yarın kar yağacak, vatandaşlarımız zorda. En azından Haziran ayına kadar yıkımın ertelenmesini istiyoruz. Vatandaşların mağdur edilmemesi lazım. Burada yaşlı insanlarımız var boşaltacak kimseleri yok” diye konuştu.

    Karadağ’dan sonra yurttaşlar da yardım elinin uzatılmasını ve yeteri kadar konteyner, hayvan çadırı verilmesini istedi. Bir yaşlı çift ise yaşadıkları mağduriyeti ağlayarak anlattı ve “Önce yapın sonra yıkın” dedi.

    Mehmet YALMAN/MALATYA

  • Japonya’daki depremlerde ölü sayısı 64’e yükseldi

    Japonya’daki depremlerde ölü sayısı 64’e yükseldi

    PİRHA- Japonya’nın batısındaki İşikawa eyaletinde ve Noto Yarımadası açıklarında 1 ve 2 Ocak’ta meydana gelen 5 ila 7 büyüklüğündeki depremlerde yaşanan can kaybı 64’e yükseldi.

    Artçı sarsıntıların devam ettiği İşikawa eyaletinde halen enkaz altında kurtarılmayı bekleyenler olduğuna yönelik bilgiler mevcut. Yaşanan depremler sonrası bazı yapıların hasar gördüğü bölge genelinde, su ve elektrik tedarikinde aksaklıklar olduğu, kara yollarında çökme yaşandığı için de bazı köylere ulaşım sağlanamadığı bildirildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Çocukların önünde kontrolsüz yıkım büyük korku yarattı!-VİDEO

    Çocukların önünde kontrolsüz yıkım büyük korku yarattı!-VİDEO

    PİRHA- Depremin yaralarını sarmak yerine travmayı artırıyorlar! Hatay’ın İskenderun ilçesinde kontrolsüzce yıkımı yapılan binanın yanında bulunan okuldaki öğrenciler büyük korku yaşadı. CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 10 aydır yıkım ve enkaz kaldırma işlemlerinde yönetmeliklere uyulması gerektiğini vurgulamaya çalıştıklarını belirtti. 

    6 Şubat’ta meydana gelen ve onbinlerce yurttaşın yaşamını yitirmesine, yüzbinlerin yaralanmasına ve evsiz kalmasına yol açan deprem felaketinin üzerinden aylar geçmiş olmasına karşın sorunlar hala giderilmedi.

    Hatay’ın İskenderun ilçesinde Atatürk İlkokulu karşısındaki depremde hasar görmüş bina öğrencilerin gözü önünde yıkıldı. Kontrolsüzce yıkımı yapılan binanın yanında bulunan okuldaki öğrenciler büyük korku yaşadı. Görüntünün sosyal medyada paylaşılması sonrası tepkiler yükseldi.

    “YIKIM O KADAR DENETİMSİZ Kİ ÖĞRENCİLERE ZARAR VEREBİLİR”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara da, 10 aydır yıkım ve enkaz kaldırma işlemlerinde yönetmeliklere uyulması gerektiğini vurgulamaya çalıştıklarını belirterek, şunları ifade etti:

    “Bütün kontrolü firmalara verdiğinizde ve denetim mekanizmasını devreden çıkardığınızda maalesef ortaya bu sonuç çıkıyor. Bu tabii ki meselenin yalnızca sosyal medyaya yansıyan bir yüzü.

    Yıkım o kadar denetimsiz ve tedbirsiz şekilde yapılıyor ki; videodan da görüleceği üzere herhangi bir parça okul içerisine de düşebilir ve öğrencilere zarar verebilir. Ayrıca öğrencilerin okulda faal olduğu bir saatte bu işlemi gerçekleştirmekteki amacı anlayabilmiş değiliz. Diğer taraftan iş güvenliği de riske ediliyor. Daha önce benzer yıkımlarda maalesef vefat eden ya da yaralanan işçiler olmuştu. Sağlık yönünden gerçekten ciddiye alınması gereken zararlı toz bulutunun okul bahçesini sardığını görüyoruz.”

    “DENETİMLER YAPILSIN”

    Yalnızca İskenderun’da değil, özellikle depremin en çok zarar verdiği Antakya’da, Defne’de ve Samandağ’da sıklıkla firmaların denetimsiz ve mevzuata aykırı yıkımına şahit olduklarını ifade eden Nermin Yıldırım Kara, şunları kaydetti:

    “Maalesef, Hataylı depremzedeler muhtelif yaşam alanlarında, her gün benzer ihlaller ile karşılaşmak zorunda kalıyor. 10 ayda sağlıklı bir yıkım işlemini bile oturtamamak ya da gereken önemi göstermemek iktidarın depreme ve depremzedeye dair sergilediği ciddiyeti gözler önüne seriyor. Tüm bu firmaların ve kamu görevlilerinin cezalandırılması için sosyal medyaya görüntülerin düşmesini beklemeyelim. Orada bir can kaybı yaşasaydık, bunu kurumlar nasıl telafi edecekti? Yeniden söylüyoruz, lütfen mevzuatların gereği neyse o şekilde denetimleri yapalım.”

    PİRHA/HATAY

  • Depremde hasar gören Ulu Baba ziyareti yıkılmak üzere-VİDEO

    Depremde hasar gören Ulu Baba ziyareti yıkılmak üzere-VİDEO

    PİRHA- Maraş merkezli depremlerde ağır hasar gören Ulu Baba ziyaretinin neredeyse tüm duvarlarında çatlak oluşmuş. Yayımlanan son görüntülerde Ulu Baba ziyaretinin aldığı ağır hasardan kaynaklı yıkılmak üzere olduğu görülüyor.

    6 Şubat tarihinde 11 ili ve 13 milyon insanı etkileyen büyük felakete yol açan depremde on binlerce yurttaş hayatını kaybedip, yüz binlercesi yaralanırken, milyonlarca insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı.

    Maraş merkezli olarak 6 Şubat günü gerçekleşen ve 11 kenti etkileyen depremler sonucunda Alevi toplumu için önemli bir anlam ifade eden Ulu Baba türbesi de tahrip oldu. Adıyaman’ın Çelikhan ilçesine bağlı 2500 metre yükseklikteki dağın tepesinde bulunan Ulu Baba ziyareti kısmi olarak yıkıldı.  Türbenin içinde yer aldığı yapıda herhangi bir zarar görülmezken, tüm duvarların neredeyse yıkılmak üzere olduğu görülüyor.

    Depremin üzerinden geçen 175 günde türbede bulunan yıkıntılara dokunulmamış olması dikkat çekti.

    PİRHA/ADIYAMAN

     

     

  • Konyalı Abdal yurttaşlar: AKP’li belediye, mafya gibi arazilerimize çöküyor!

    Konyalı Abdal yurttaşlar: AKP’li belediye, mafya gibi arazilerimize çöküyor!

    PİRHA – Konya’nın Yeni Mahalle semtindeki kentsel dönüşüm nedeniyle arazilerinin kamulaştırıldığını belirten Abdal toplumu, Karatay Belediyesi tarafından göçe zorlanıyor. Mahalleliler, “AKP’li belediye, mafya gibi arazilerimize çöküp alıyor. Bizler Alevi ve solcuyuz. Bundan dolayı bu bölgeden gitmemizi istiyor” diyerek yaşadıkları mağduriyeti anlattı.

    Konya’nın Karatay ilçesinde yürütülen kentsel dönüşüm nedeniyle Abdal yurttaşların mağduriyeti de günden güne artıyor. Karatay Belediyesi’nin, bölgeyi terk etmeleri konusunda mülk sahiplerine baskı kurduğu iddia ediliyor.

    Yeni Mahallede yıkılmak istenen gecekondularda yaşayan Derviş Renkliışık, mahalle sakinlerinin, sık sık belediyenin tehdit ve tacizlerine maruz kaldığını ifade etti. Tapulu arazilerinin belediye tarafından değerinin altından satın alınmak istendiğini anlatan Renkliışık, Alevi oldukları için bölgeden çıkarılmak istendiklerini belirtti.

    “AKP’Lİ BELEDİYE MAFYA GİBİ ARAZİLERİMİZE ÇÖKÜYOR”
    Derviş Renkliışık
    , yaşadıkları mağduriyet nedeniyle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yetkililerine de seslendi. Bugüne kadar hiçbir kesimin, sorunlarına çözüm bulmadığını belirten Renkliışık, CHP Konya Milletvekili ve il yönetiminin konu hakkında duyarlı olmasını istedi.

    “AKP’li Karatay Belediyesi mafya gibi arazilerimizi elimizden çöküp alıyorlar. Bizler Aleviyiz, Bektaşiyiz ve solcuyuz. Yeni Mahalle’de kalabalık aileler olarak kalıyoruz. Buralarda bir daire 2 milyon lira ancak bizim evlerin, arazilerin metrekaresine 2000 lira teklif veriyorlar. Pazartesi günü CHP il başkanıyla görüşme sağlayacağız. CHP, benim hakkımı aramazsa neden oy vereyim? Bizler AK Parti’ye gitsek desek ki ‘bizim çok sayıda oyumuz var, şu bizim işimizi halledin size oy vereceğiz’ eminim ki işimizi halledeceklerdir. Şu an bizlerin nüfusu 100 kişiyi aşkın. Ben 35 yaşındayım ve 7 çocuğum var. Ve ben bugün isterim ki Konya milletvekili gelsin bizimle belediyeye çıksın. Sorunumuz televizyonlarda konuşulsun. Bu gariban halkın yaşadıkları haber olsun.
    300 metrekarelik bir araziye sahibim ve ben bu 7 çocuğu 2 odalı yerin içerisinde büyütüyorum. 50 yıldır burada oturuyoruz. Evimizin dibinde Ak Partililerin arazileri var, onların yerlerine iş merkezleri yapılıyor. Şimdi bu nasıl bir adalet? Bizler gariban insanlarız ve zerre kadar dışarıdan yardım gelmiyor. Şimdi CHP de bize yardımcı olmazsa o zaman gidelim Ak Parti oy verelim.”

    “ÇÖZÜM BULUNMAZSA CHP’YE DE OY VERMEYİZ”

    Belediye bakanlık kararıyla gecekondularımızın kötü görüntü yarattığını belirterek bizim bölgeden çıkmamızı istiyor. Ve bizlerin yersiz yurtsuz, gariban olduğumuzu biliyorlar. Çıkma imkanımızın olmadığını biliyorlar. Ucuz paralara evimizi barkımıza almak istiyorlar. Ayrıca müteahhitlere de imkan vermiyorlar. Arazilerimiz şehrin merkezinde ve en güzel konuma sahip. Ben inşaatlarda çalışıyorum ve bu zamana kadar kimsenin hakkını yemedim. Bizler bilinçli yurttaşlarız, cahil değiliz. Seçimlerde de ona göre tercihlerimizi yapacağız. Yaşadıklarımızdan dolayı AKP’ye oy vermek benim kanıma dokunur ama sorunumuza çözüm bulunmazsa CHP’ye de oy vermeyiz. Biz CHP’lilere oy veriyoruz ama neden bizim hakkımızı savunmadıkları konusunda soruyoruz. Pazartesi günü CHP il yönetimi ile görüşeceğiz. Ülkeye adaleti, sevgiyi, barışı kim getirecekse ona oy veririm. Ateist, gayrimüslim olsa dahi oy veririm yeter ki ülkemi kalkındıracak insan olsun.”

    “KİRAYA DAHİ ÇIKABİLECEK DURUMUMUZ YOK”

    Mahallede yaşam süren Naki Renkliışık da belediyenin kentsel dönüşüm politikasından şikayetçi olan bir diğer isim. Yakın zamana kadar birçok ailenin, arazilerini çok düşük fiyata verip mahalleyi terk etmek zorunda kaldığını belirterek şu bilgileri verdi:

    “Halk, 3-5 kuruş karşılığında arazilerini verip bölgeden gitti. Bu insanların durumu hiç iyi değildi. Ekmeğini taştan bulup yiyen insanlardı. Şu anda mahallede ortalama 30 ev var. Ortalama 100 kişi bu şehrin ortasındaki mahallede yaşıyor. 5900 metrekare yerimiz vardı. Bunun 2400 metrekaresini kamulaştırmışlar. Ve bizim arazilerimizi de kaydırmışlar. Şu anda bizler belediyenin arazisinde oturuyor görünüyoruz. Buna dayanarak bizi yerlerimizden çıkartmak istiyorlar. Biz de diyoruz ki ‘Tamam burası belediyenin yeridir, kamulaştırma yapılmış. Yer senin ama kullanma hakkı benim. Anlaşabilirsek ancak çıkabiliriz’. Belediye yetkililerine, eğer evlerimizi yıkarlarsa arsamızın içerisine ancak çadır kurabileceğimizi ilettik. Çünkü şu an kiraya dahi çıkabilecek durumumuz yok.”

    Eren GÜVEN/KONYA

    İLGİLİ HABERLER: Belediye yetkilisinden, Abdal yurttaşlara ‘Halk, sizin olduğunuz yerden daire almıyor’

  • Prof. Dr. Hamzaoğlu: Moloz kaldırılma yöntemi ciddi sağlık sorununa yol açıyor-VİDEO

    Prof. Dr. Hamzaoğlu: Moloz kaldırılma yöntemi ciddi sağlık sorununa yol açıyor-VİDEO

    PİRHA-Deprem felaketinin yaşandığı kentlerde devam eden enkaz kaldırma çalışmalarında, molozlar ya tarımın yapıldığı tarlalara ya da yaşam alanlarına yakın yerlere boşaltılıyor. Ciddi bir çevre ve halk sağlığı sorununa yol açacak enkaz kaldırma devam ederken, Halk Sağlığı ve Epidemiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, uyarıda bulundu.

    Deprem felaketinin üzerinden 38 gün geçmesine karşın, yurttaşların temel ihtiyaçları giderilebilmiş değil. Su, gıda, hijyen malzemesi ve çadır sorununun devam ettiği kentlerde, enkazlar ‘hızlı’ bir şekilde kaldırılıyor. Tarım alanlarına ve Alevi köylerinin bulunduğu alanlara dökülen molozlar tehlike saçarken, Erdoğan çözümü ‘Helalleşme’de buldu.

    MOLOZLARIN KALDIRILMASI BÜYÜK BİR SAĞLIK FELAKETİNE YOL AÇABİLİR

    Deprem felaketinin yaşandığı kentlerde devam eden enkaz kaldırma çalışmalarında, molozlar ya tarımın yapıldığı tarlalara ya da yaşam alanlarına yakın yerlere boşaltılıyor. Yurttaşlar, sağlıkçılar ve bilim insanları yapılanın insan sağlığını ve toprağın yapısını etkilediğine dikkat çekip, uyarıda bulunurken, molozlar hala aynı yerlere dökülmeye devam ediyor.

    Hatay’ın Defne ilçesine bağlı Ballıözü Mahallesi‘nde molozlar ayrıştırılmadan zeytin ağaçlarının bulunduğu alana dökülerek, üzerine toprak atılıyor.

    “CİDDİ BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Halk Sağlığı ve Epidemiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, deprem bölgesindeki izlenimlerini ve molozların kaldırılma ve berteraf etme sürecine dair değerlendirmede bulundu.

    Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, deprem nasıl felakete dönüştürüldüyse deprem sonrası yapılan çalışmaların da başka bir felakete yol açacağını belirterek, ciddi bir halk sağlığı sorunuyla karşı karşı olunduğuna işaret etti.

    Özellikle yıkılan binaları kaldıran ve kaldırılma sürecine eşlik eden işçi ve yurttaşların asbeste maruz kaldığına dikkat çekerek, iktidarın ve yerel yöneticilerin gerekli önlemleri almadan bu süreci yürütmeye devam ettiğini söyledi.

    Molozların kaldırılma yönteminin yanında, kaldırılan molozların ayrıştırılmadan tarım arazilerine ve yaşam alanlarına yakın yerlere dökülmesinin yeni bir felaketin habercisi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, “Enkaz kaldırmada ciddi sorunlar var. Enkazlar gelişigüzel ve vahşice dökülüyor. Buna bir an önce son verilmeli ve halk sağlığını gözeten planlamalar eşliğinde çalışmalar yürütülmelidir” dedi.

    Diren KESER/HATAY

    İLGİLİ HABERLER

    >Malatya’nın deprem sonrası oluşan molozu Alevi köylerine dökülüyor

  • Adıyaman’da 150 yıllık Üryan Hızır Ocağı evi, valilik emriyle yıkıldı!-VİDEO

    Adıyaman’da 150 yıllık Üryan Hızır Ocağı evi, valilik emriyle yıkıldı!-VİDEO

    PİRHA – Depremin üzerinden bir ay geçti. Binlerce insan hayatını kaybetti, binlerce bina yıkıldı. Bazı binalar da yetkililerin kararıyla yıkıma uğratıldı. Yıkıma uğrayan yapıların arasında Alevilerin kutsal mekanları var. Adıyaman Bulam’da Üryan Hızır Ocağı’na ait 150 yıllık ev de valilik kararıyla yıkıldı. 

    6 Şubat’ta Maraş merkezli depremlerde büyük yıkım gerçekleşen Adıyaman’da çok sayıda insan hayatını kaybetti, yaralandı. Binlerce bina yıkılırken, çoğu da ağır hasarlı.

    Adıyamanlı, Üryan Hızır Ocağı evlatlarından Veli Büyükşahin, Adıyaman Çelikhan İlçesi’ne bağlı Pınarbaşı Bulam’da Ocak evinin valilik emriyle yıkıldığını PİRHA‘ya anlattı.

    “ALEVİ TOPLUMUNUN KÜLTÜREL MİRASLARI ENKAZA DÖNÜŞTÜRÜLMEK İSTENİYOR”

    150 yıllık tarihi olan Alevi Ocak evinin kaymakamlık ve valilik emriyle yıkıldığını belirten Büyükşahin, “Bu mirasa enkaz muamelesi yapılmamalıydı. Bu tür tarihi, kültürel ve inançsal özellikleri dikkate alınarak bir uygulamanın yapılması gerekirdi. Çok ama çok üzgünüz” dedi.

    Büyükşahin, “Deprem felaketiyle birlikte maalesef çok sayıda canımızı kaybettik. Felaket her yönüyle devam ediyor. Göçük altındaki canlarımıza bile enkaz muamelesi yapıldı. Bilmemiz gerekir ki insani dramın yanında o coğrafyanın kültürel, inançsal tarihide yok ediliyor. İnsani kırımın yanında bir kültürel kırımında da eşiğindeyiz. Depremin olduğu Alevi coğrafyasında Alevi toplumunun çok önemli kültürel mirasları var. Yüzlerce yıl öncesinden gelmiş olan miras var. Bu konuda yetkililerin çok hor yaklaştığını onu enkaza dönüştürmek istediklerine tanık oluyoruz. Bunun örneklerinden bir tanesi benim de evladı olduğum Üryan Hızır Ocağı’nın Adıyaman Çelikhan İlçesi’ne bağlı Pınarbaşı Bulam’da bir ocak evimiz var. Yüzyılı aşkın süredir cemlerin yapıldığı bir evimiz, Kutsal Tarik’in olduğu evimiz, cem evimizin olduğu büyük odamız var. Burası maalesef iki gün önce iş makinalarıyla yıkıldı, param parça edildi. Orası öyle bir yer ki beş kuşak dedemizin babam Hasan Dede, amcam Hamo Dede, onun babası Hüseyin Dede, kardeşi Mamo dede, babaları Miro Dede, onun babası Hüseyin Dede… Hasan efendilerin, büyük Hamo dedelerin,  Kalender dedelerin, Opi Usun, Ali ağanın, Yusuf Dede, Sabri Dede, Hüseyin Dede ve nicelerinin 1850 yıllardan beri var olan en az 150 yıllık tarihi olan, cem cemaat olunan, bir evden bahsediyoruz. Orada hem ocağımızın tarihi var hem de o günden bugüne sürekli cem cemaatlerin yapıldığı bir yer. Tarihsel, kültürel ve inanç anlamında bize akan bir miras ve dolayısıyla yapılması gerekli olan tek şey onun bu özelliklerinin dikkate alınarak bir uygulama yapılmasıydı” dedi.

    “CEM YAPTIĞIMIZ ODAYA AHŞAP BİR TAHTA DEĞERLENDİRMESİ YAPAMAZSINIZ”

    Veli Büyükşahin şöyle devam etti:

    “Depremden sonra gördüğümde duvarlarında yıkıklar vardı. Şeritler çekildi ve hızlı bir şekilde ağır hasarlı denilip, yıkılma tehlikesi var diye iş makinalarıyla yıktılar. Dolayısıyla kültürel mirası da inanç mirasını da beş kuşakla gelen mirası da yok ediyorsunuz aslında. Orası sadece bir ev değil; büyük oda dediğimiz cem yaptığımız odaya sadece bir ahşap tahta muamelesi yapamazsınız. Çünkü orada en az 5 tane Alevi piri cem yapmış, cemaat yapmış, ikrar almış, yol sürdürmüş, hızır cemleri yapmış, müsahiplik cemleri yapmış. Tarik orada müsahiplerin sırtına çalınmış, hızır lokmaları, aşureler orada yapılmış ve orada toplumun sorunları çözülmüş. Dolayısıyla devletin yapması gereken onu koruma altına almak. Eğer yıkılması zorunluysa da buna uygun tedbirleri almak o dokuyu korumak oradaki taşın da ahşabın da zarar görmemesi için tek tek çıkarmak ve aslına uygun yeniden yapması gerekirdi.”

    “ALEVİ PİRLERİNİN SÖZLERİNİN, DUALARININ SİNDİĞİ BİR OCAK EVİ”

    Haber aldığımız anlardan beri bazı girişimlerde bulunmaya çalıştık ancak sonuç alamadık. Niye? Kepçeler girdi. İlk önce yaptıkları cemlerin yapıldığı odayı yıkmak oldu. Dolayısıyla yetkililerin o bölgede deprem bölgesinde bizim kültürel mirasımızda, inancımızda çok önemli bir yeri olan mekanlarımıza nasıl hor yaklaştıklarının gösterilmesi açısından çok önemli bir veri. Orası sadece bir taş, tahta, duvar yada bir kerpiç değil. Alevi tarihselliği içinde kendi kültürü, inancı, yolu barındırıyor. Bu evde en az beş altı pirin sözleri, gülbengleri, duaları, o sazlardan çıkan deyişler ve aramızda olmayan yüzlerce yıl önceden yaşamını yitirmiş çok sayıda insan orada cem cemaat olmuş. Onların ruhunu taşıyor. Onların sözlerinin içine sindiği bir ocak evinden evden bahsediyoruz. Orası sadece dört duvarı olan bir ev değil.”

    “ALEVİ TOPLUMUNUN SAHİP ÇIKMASI GEREKİYOR”

    Büyükşahin, bu yıkımın incitici olduğunu söyledi ve Alevilere çağrıda bulundu.

    Büyükşahin, “Bunun hesabının sorulması lazım. Alevi coğrafyasındaki mirasa sahip çıkmak gerekiyor. Kim sahip çıkacak? Elbetteki başta bizler… Ocakzadeler, talipler ve Alevi örgütlerinin buna dönük bir proje geliştirilmesi gerekiyor. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki enkaz altında canlar varken bile orayı bir moloz yığınına çevirdiler. Oraya da öyle yaklaşıyorlar. Orası sadece bir moloz yığını değil; orası bir ocak evi. Bir ocak evine yaklaşmak gerektiği gibi saygıyla, hürmetle yaklaşmak gerekir. Pir Hüseyin’in, Pir Miro’nun, Pir Mamonun, Pir Hüseyinin emanetine saygılı yaklaşmak gerekiyordu. Ocağımızın Tarik’ine kim olursanız olun saygılı yaklaşmak gerekirdi. Çok büyük bir haksızlık ve saygısızlıkla karşı karşıyayız. Bu saatten sonra neler yapılabilir tartışmak gerekiyor. Ben de o evde doğmuş, orada büyümüş ilk cemlerine orada katılmış biri olarak,  her Adıyaman’a gittiğimde orayı ziyaret etmeden geçemezdim.  O odada oturup babamın dedelerinin dedeleriyle bağ kurmaya çalışan biri olarak Alevi yolundan yürüyen biri olarak çok incindim.  Orayı yıkmak, orayı herhangi bir moloz yığını gibi görmek Alevi yoluna, inancına, ocaklarına büyük bir hürmetsizlik. Çünkü o mekanlar kendiliğinden kutsal olmuyorlar. O mekanlar insanlar orada yaşadıkları, orada yaptıkları cemler, orada okudukları deyişler, okudukları kitaplar, oradaki Alevi toplumsallığı kutsallaştırdı. Toplumun bu konuda duyarlı olması, Alevi toplumunun sahip çıkması gerekiyor. Acı bir olay. Dur dememiz gerekir” diye konuştu.

    Berfin YILDIZ/ PİRHA

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde deprem nedeniyle çok sayıda bina yıkıldı-VİDEO

    Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde deprem nedeniyle çok sayıda bina yıkıldı-VİDEO

    PİRHA-Depremin en çok etkilediği yerlerden biri de Malatya’ydı. Depremin ardından Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde onlarca bina yıkıldı. 

    Maraş merkezli meydana gelen peş peşe depremler Kilis, Diyarbakır, Antep, Adana, Osmaniye, Urfa, Adıyaman, Malatya ve Hatay’da ağır hasara yol açtı. Depremin ardından bölgeye arama kurtarma ekipleri yönlendirilirdi. AFAD son olarak, hayatını kaybedenlerin sayısının 3 bin 432’ye yükseldiğini açıkladı. Ülkede 7 günlük milli yas ilan edildi.

    Depremin en çok etkilediği yerlerden biri de Malatya’ydı. Depremin ardından Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde onlarca bina yıkıldı. Yurttaşların soğuk havada, dışarıda zor şartlarda bekleyişleri sürüyor.

    PİRHA/MALATYA

  • Elbistan’da yıkımın ardından acil yardım talebi sürüyor-VİDEO

    Elbistan’da yıkımın ardından acil yardım talebi sürüyor-VİDEO

    PİRHA-Maraş’ın Elbistan ilçesinde depremin yol açtığı yıkımın büyüklüğü PİRHA’ya gönderilen görüntülere yansıdı. Deprem sonrası acil yardım talebi sürüyor.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) saat 13.24’te merkez üssü Maraş’ın Elbistan ilçesi olan 7,6 büyüklüğünde depremin meydana geldiğini duyurmuştu. AFAD’ın internet sitesinde yer alan bilgiye göre 7,6 büyüklüğündeki deprem, yerin 7 kilometre derinliğinde oldu. Kandilli Rasathanesi’nin verilerine göre ise saat 13.24’te gerçekleşen depremin büyüklüğü 7,5 olarak kaydedildi.

    Arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği Elbistan’da yaşanan yıkımın büyüklüğü PİRHA‘ya gönderilen görüntülere de yansıdı. Bölgede yaşayanların acil yardım talebi sürüyor.

    PİRHA/ELBİSTAN

  • Adana’da deprem sonrası yıkım böyle görüntülendi-VİDEO

    Adana’da deprem sonrası yıkım böyle görüntülendi-VİDEO

    PİRHA-Depremin Adana’da yarattığı etki PİRHA kameralarına yansırken, ekiplerin arama, kurtarma çalışmaları devam ediyor.

    Türkiye 6 Şubat sabahına 7.7 şiddetinde deprem ile uyandı. Maraş’ın Pazarcık merkezinde saat 04.17’de yaşanan deprem 10 ili etkilerken, birçok bina yıkıldı. Enkaz altında kalanları kurtarma çalışmaları sürerken saat 13.24’te bu kez Maraş’ın Elbistan ilçesinde 7.6 büyüklüğünde ikinci büyük deprem meydana geldi. 100’ün üzerinde artçı sarsıntıların yaşandığı deprem sonrası AFAD’ın son bilgilendirmesine göre hayatını kaybedenlerin sayısı en az 1498’e yükseldi.

    Depremden etkilenen illerden biri olan Adana’da da yıkımın etkisi PİRHA kameralarına yansıdı. Ekiplerin enkazlar üzerindeki çalışmaları sürüyor.

    PİRHA / ADANA

  • AKP’li Beykoz Belediyesi’nin yıkımına yurttaşlardan tepki: Bu zorbalık!-VİDEO

    AKP’li Beykoz Belediyesi’nin yıkımına yurttaşlardan tepki: Bu zorbalık!-VİDEO

    PİRHA- AKP’li Beykoz Belediyesi, İstanbul Beykoz’da Tokatköy Mahallesi’ndeki yurttaşları evlerinden zorla tahliye etmeye çalışırken, mahalleli barikatlarla direniyor. Mahalleliye sert müdahalede bulunan polis, görüntü almak isteyen gazetecileri de alandan çıkardı. Polis 15 kişiyi gözaltına aldı. Halk belediyeye tepkili.

    Beykoz’da AKP’li belediyenin ekipleri, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen evleri yıkıyor.

    Beykoz Belediyesi, Tokatköy Mahallesi’nde kentsel dönüşümün yapılması için sabah saatlerinde polis eşliğinde mahalleye girdi. Zorla evlerinden çıkarılmak istenen mahalleli yolları taşlarla kapattı, polisin önüne barikat kurdu. Yıkıma karşı çıkan mahalle sakinleri ise polisin biber gazlı müdahaleye maruz kaldı.  Mahalleliden bazıları evlerinin çatılarına çıktı. Özel mülk alanlarına giren polis, direnen ev sahiplerini gözaltına aldı. Mahalleli, yürütmeyi durdurma kararının olmasına rağmen Beykoz Belediyesi’nin sabah saatlerinde gelişine de ayrıca tepkiliydi.

    Kentsel dönüşüm kapsamında AKP’li belediyenin yaklaşık 238 binayı yıkacağı belirtilmişti. Bu binalardan yaklaşık 110’unun ise geçen aylarda yıkıldığı öğrenildi.

    “BİZİ SOKAKTA BIRAKIYORLAR”

    CAN TV mikrofonuna konuşan yurttaşlar, “Burada devlet yetkilisi yok, halk ile polis karşı karşıya getiriliyor. Bu zulümü hak ettiğimizi düşünmüyoruz. Zor, gerçekten çok zor. Lafın sözün bittiği yerdeyiz. Burada zorbalık görüyoruz. Evlerimizi yıkıyorlar, bizi sokakta bırakıyorlar. Evlerimizi alıyorlar. Biz haketmiyoruz. Neden bizimle konuşmak istemiyorlar. Zorbalık görüyoruz” ifadelerini kullandılar.

    Beykoz iskelesine iki kilometre mesafede bulunan ve yaklaşık 15 bin 367 kişinin yaşadığı Tokatköy Mahallesi’nde bir ‘dönüşüm’ projesi uygulanmak isteniyor.

    Boğaz’a nazır mahallede bir süre önce AKP’li Beykoz Belediyesi, Emlak Konut ortaklığıyla ‘dönüşüm projesi’ gerçekleştirileceğini duyurdu. Tanıtım dosyasına göre proje 9,1 hektarlık alanda gerçekleşecek.

    Bölgede 238 yapı yıkılıp, yerine 776 konut ile 47 işyeri inşa edilecek.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Bülbül: Esenler Belediyesi, Alevi toplumuna ve kadınlara karşı suç işlemiştir-VİDEO

    Bülbül: Esenler Belediyesi, Alevi toplumuna ve kadınlara karşı suç işlemiştir-VİDEO

    PİRHA- HDP Milletvekili Kemal Bülbül, polis kontrolünde Ana Meryem Türbesini yıkan AKP’li Esenler Belediyesi’nin Alevilere yönelik suç işlendiğini belirterek, türbenin tekrar yapılarak Alevilere iade edilmesine çağrısında bulundu.

    AKP’li Mehmet Tevfik Göksu’nun başkanlığını yürüttüğü Esenler Belediyesi‘nin uzun süredir sürdürdüğü kentsel dönüşüm projesi kapsamında Ana Meryem Türbesi 25 Mayıs sabahında polis kontrolünde yıkıldı ve bu yıkım Alevi toplumunda ciddi tepkilere yol açtı.

    Meclis’te Ana Meryem Türbesinin yıkılmasına dair konuşan HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, bu yıkımın Alevi inancına ve kadınlara yönelik işlenmiş bir suç olduğuna vurguda bulunarak şöyle konuştu:

    “Alevi toplumunun ibadetgahı polis gözetiminde yıkılmış, yerle bir edilmiştir. Oysa mahallede hizmet yürüten Ana Fatma Cemevi yönetim kurulu üyeleri buranın kendi denetimine ve hizmetine verilmesi için oldukça geniş kapsamlı girişimlerde bulundum, bu girişimler sonuçsuz kalmıştır. Bu yıkımla Alevi toplumuna, kadınlara ve inanç-ibadet ihtiyacına karşı suç işlenmiştir. Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu derhal burayı geri yapmalıdır!”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dersim’deki tarihi köşk yalnızlığını yaşıyor-VİDEO

    Dersim’deki tarihi köşk yalnızlığını yaşıyor-VİDEO

    PİRHA-Dersim Nazımiye’de Zeve köyünde bulunan köşk, yıkılmış olsa da eski ihtişamının izleri duvarlarına yansıyor.

    Dersim’de tarihin dili tutulmuş, sesi kısılmış, sızısı toprağa karışmış ve hala akıyor kederi, yalnızlığın içinde. Tıpkı Zeve köyündeki köşk gibi.

    200 yıla yakın bir zaman önce yapılmış köşk, içinde yaşandığı müddet boyunca yüzlerce kişiyi barındırmış ve binlercesini de misafir etmiş.

    En son 1994 yılına kadar, çocuk sesleri duyuldu köşkte. Sonrasında ise köşk yalnızlığına terk edildi ‘zorunlu’ tarafından.

    Yüzlerce kilometre uzaktan getirilmiş ve binlerce çekiç darbesiyle Ermeni ustaların hünerli elleri tarafından düzeltilmiş taşlarla yapılmış köşkün, ilk olarak çatısı yıkılmış, sonra duvarları.

    Bugün ayakta kalan duvarlarında ise bu hünerli ellerin izlerini görmek mümkün.

    Yüz yaşını aşmış Zarife Ana köşkün hemen yanı başında oturan çocuklara, köşkün hikayesini fısıldıyor.

    Gençler ve orta yaşta olan köylüler köşkün içinde zaman geçirmiş son nesil olmanın hüznü ve çaresizliği içinde ‘bir el atılsa da köşk eski günlerine geri döndürülse ne iyi olur’un sözünü bırakıyor kadrajımıza.

    Diren KESER-Cihan BERK/DERSİM

  • Bayraklı’da ağır hasar gören apartmanların yıkımına başlandı-VİDEO

    Bayraklı’da ağır hasar gören apartmanların yıkımına başlandı-VİDEO

    PİRHA- İzmir’in Bayraklı ilçesinde depremde ağır hasar gören Canbazoğlu Apartmanı’nın yıkımına başlandı.

    İzmir’de meydana gelen depremin ardından ağır hasarlı olan binaların yıkımına başlandı.

    Hasar gören binalardan biri olan Bayraklı ilçesi Manavkuyu semtinde, Haydar Aliyev Caddesi üzerinde bulunan Canbazoğlu Apartmanı’nın yıkımına başlandı.

    Güvenlik önlemleri alındıktan sonra yıkıma başlanan apartmanın çevresine polis şerit çekti.

    PİRHA/ İZMİR