Etiket: yılmaz yıldırımcı

  • TİS görüşmeleri yarın başlıyor; TÜM BEL-SEN’den 47 bin 500 TL talebi-VİDEO

    TİS görüşmeleri yarın başlıyor; TÜM BEL-SEN’den 47 bin 500 TL talebi-VİDEO

    PİRHA- TÜM BEL-SEN Genel Sekreteri Yılmaz Yıldırımcı, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde kamu emekçilerinin yararının gözetilmesi gerektiğini belirterek, “Hiçbir ayrım yapılmadan, memuru ve emekliyi enflasyona, yoksulluğa mahkum etmeyecek bir ücret talep ediyoruz” dedi. Yıldırımcı, 4 kişilik ailenin harcamasının ve insanca yaşayabilecekleri bir ücretin 47 bin 500 TL olmasını talep ettiklerini belirtti.  

    Yaklaşık 4 milyon kamu emekçisini ve 2 buçuk milyon memur emeklisini ilgilendiren 2023 yılı 7’inci Dönem Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri yarın başlayacak. Ağustos ayı boyunca sürecek olan görüşmelerde memuru ve memur emeklilerini Memur Sen temsil edecek.

    Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BEL-SEN) Genel Sekreteri Yılmaz Yıldırımcı, konuya ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Yıldırımcı; sendika yasasının değiştirilmesi, büyük şehirlerde yaşayanlar için konut, sağlık, gıda hakkının sağlanması ve enflasyona karşı insanca bir ücret taleplerinin olduğunu belirtti.

    “AÇIKLANAN RAKAMLAR İLE GERÇEK ARASINDA UÇURUM VAR”

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Merkez Bankası’nın enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığına değinen Yılmaz Yıldırımcı, “Merkez Bankası yıl sonu itibariyle yüzde 58 enflasyon olacak, diyorsa bilinsin ki yaşamın her alanında enflasyon kesinlikle yüzde 90’ın aşağısında olmayacaktır. Bu da cebimize giren ücretlerin yüzde 58’inin alınacağı anlamına gelmektedir. Açıkladıkları rakamlarla pazarda, bakkalda, manavdaki rakamlar arasında uçurum var” diye konuştu.

    MEMUR SEN ELEŞTİRİSİ

    Yılmaz Yıldırımcı, Memur Sen’i kamu emekçisinin yararına olmayacak kararlara imza atmakla eleştirdi. Bu yıl da aynı şeyin olmaması için mücadele ettiklerini belirten Yıldırımcı, “Her toplu sözleşmeden sonra Memur Sen Konfederasyonu, hükümetle, kamu emekçilerini açlığa sefalete mahkum eden bir sözleşmeye imza atıyor. Yapılacak olan yedinci dönem görüşmeleri için kamu emekçilerinin talepleri var. Biz bu talepleri onlar adına dile getirip kabul ettirmeye çalışacağız” dedi.

    HERKES İÇİN EŞİT BİR ÜCRET TALEBİ

    Yıldırımcı, 3600 ek göstergenin bir seçim vaadi olduğunu ve eşitlikten uzak olduğunu söyledi. Hiçbir ayrım yapılmadan, tüm kamu emekçilerine insanca bir ücret verilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırımcı, kamu emekçilerinin taleplerine ilişkin şunları söyledi:

    “En düşük emekli maaşın 15 bine liraya çıkartılmasını ve zamların üstüne eklenmesini talep ediyoruz. Enflasyonu ve zamları gören bir yerden 4 kişilik ailenin harcamasının ve insanca yaşayabilecekleri bir ücretin 47 bin 500 TL olacağını düşünüyoruz ve bu ücretin verilmesini talep ediyoruz. Büyük şehirlerde kirada yaşayan kamu emekçilerine 7 bin 500 TL kira yardımı yapılmasını talep ediyoruz. Diğer şehirlerde yaşayıp konutu olmayanlara da 5 bin lira kira yardımı yapılmasını istiyoruz.”

    Türkiye’de farklı bir çalışma rejiminin yaşandığına dikkat çeken Yıldırımcı, “Aynı masada çalışıp aynı işi yapan kamu emekçileri arasında hem özlük hakları anlamında hem de ekonomik haklar anlamında uçurum farkı var. Bu farkın kapatılmasını ve eşit iş yapanların eşit ücret almalarını istiyoruz” diye konuştu.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Tüm-Bel-Sen: 1743 üyemiz haksız, hukuksuz ihraç edildi-VİDEO

    Tüm-Bel-Sen: 1743 üyemiz haksız, hukuksuz ihraç edildi-VİDEO

    PİRHA – Tüm Bel-Sen (Tüm Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası) Genel Sekreteri Yılmaz Yıldırımcı, OHAL ile birlikte çıkan KHK’lerle emek alanının ciddi bir hak ihlaline uğramaya başladığını belirtti. Yıldırımcı, “Mücadeleye devam edeceklerini” söyledi.

    Tüm Bel-Sen Genel Sekreteri Yılmaz Yıldırımcı, OHAL’in ardından çıkarılan KHK ile emek alanında yaşanan haksızlıklara ve mağduriyetlere ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “EMEK ALANI CİDDİ HALK İHLALLERİNE UĞRUYOR”

    Emek örgütlerinin ve emekçilerin 15 Temmuz 2016 tarihinden itibaren bugüne kadar ciddi sorunlar yaşadığını belirten Yıldırımcı, “Daha öncede KESK ve KESK bağlı iş kollarına ilişkin anti demokratik uygulamalar vardı ve devam etmekteydi. Ama darbe girişiminden sonra 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra ilan edilen OHAL’le birlikte çıkan KHK’lerle emek alanı ciddi bir hak ihlaline uğramaya başladı” dedi.

    “HALKIN İRADESİNE EL KONULDU”

    Belediyelerde örgütlü olan Tüm Belediye Emekçileri Sendikası olarak çalışan ve üyelerimize ilişkin daha farklı bir yönelim söz konusu oldu” diyen Yıldırımcı şöyle devam etti:

    “Bunların başında 2016 tarihinden itibaren özellikle halkın oylarıyla halkın iradesi ile seçilmiş belediye başkanları önce gözaltına alındı ve sonrasında belediyelere kayyum atandı. Kısacası halkın iradesine el konuldu. Sonrasında demokratik siyasete müdahale edildi. Yine halkın iradesi ile seçilmiş eş başkanları ve milletvekilleri cezaevine atıldı. O anlamıyla hem demokratik siyaset alanı, hem yerel yönetimlerde ciddi bir anti demokratik uygulama söz konusu oldu. On yıllardır halkın iradesiyle belediye çalışanlarının emeği ile belediye başkanlarının çabası ile kurumsallaşmış belediyedeki önemli kurumlar örneğin kadın meclisleri, kooperatifler, halk evleri, ekolojik kurumlar, çocuk evleri, eğitim kurumları tamamen tasfiye edildi. Bir bütün olarak siyaset tasfiye noktasına getirildi.”

    “1743 ÜYEMİZ HAKSIZ, HUKUKSUZ İHRAÇ EDİLDİ”

    Yıldırımcı, “Kayyumların atanması ve belediyelere el konulması ile birlikte yine çıkarılan KHK’lerle üyelerimize ilişkin hak ihlalleri üst boyuta çıktı. Sadece bizim sendikamızda şu an itibariyle son çıkartılan 701 sayılı KHK ile birlikte 1743 üyemiz haksız ve hukuksuz bir şekilde hiç bir gerekçe gösterilmeden bir soruşturma yapılmadan, ifadelerine dahi başvurulmadan ulusal ve uluslararası yasalar hiçe sayılarak hakları ihlal edilerek mesleklerinden çıkartıldılar ve ihraç edildiler. Bir gece yarısı çıkartılan kararnamelerle ertesi gün resmi gazetede isimlerinin yazılması ile birlikte işlerinden oldular. Bu mevcut olan 657 sayılı yasa ile DMK’ye tabii çalışan memurların işten çıkartılmasına ilişkin belirli yasa, kural ve haklar vardır. Bu hakların hiçbir tanesi işletilmedi, soruşturma yapılmadı, ifadeleri alınmadı” diye konuştu.

    “OHAL’E DAYANARAK BASKI KURUYORLAR”

    Bölgede AKP’den beslenen sendikaların oradaki kayyuma ve yeni mevcut OHAL’e dayanarak üyeleri üzerinde baskı kurmaya çalıştıklarını vurgulayan Yıldırımcı, “Büro Emekçiler Sendikasının (BES) İŞKUR’ dan çıkartılan arkadaşların ihracına ilişkin kurum kanaati ve benzeri araştırma ve raporlarla orada Memur-Sen’e bağlı Bem Bir-Sen’in yönetici ve üyelerinin teşviki ve önerisiyle belediyelerin hemen hemen  %80’e yakın, bazı yerlerde tamamı ihraç listesine alınarak personel müdürlüklerinden üyelerin listeleri bilgisayardan çıkartılarak, olduğu gibi ihraç edildiği ortaya çıktı” diye konuştu.

    “MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEKTİR”

    “Üyenin ekonomik demokratik hakkını savunurken hiçbir kuruma, birime, siyasete, iktidara bağlı veya onlara endeksli, biat eden bir temelde değil, ulus ve uluslararası hukuktan gelen haklar ile hareket edildiği için bugüne kadar siyasal iktidarların ve işverenlerin hedefi haline geldiklerini” ifade eden Yıldırımcı, şunları kaydetti:

    “Tüm Bel-Sen ve KESK ilkelerinden, halkların kardeşliğinden, barış ve kardeşlik mücadelesinden, özgür, eşit, demokratik bir toplum mücadelesinden taviz vermediği için, bundan sonrada boyun eğmeyecektir. Türkiye demokratikleşinceye, emekçiler hakkını alıncaya, barış idealimiz bu toplumda tamimiyle hâkim oluncaya kadar mücadelemiz devam edecektir.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA