Etiket: yunis karataş

  • Arslan: AYM’nin Madımak Katliamı hükümlüsüne tahliye yolu açması siyasi karardır-VİDEO

    Arslan: AYM’nin Madımak Katliamı hükümlüsüne tahliye yolu açması siyasi karardır-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Altınova Şubesi Cemevi Başkanı Adnan Arslan, AYM’nin Madımak Katliamı hükümlüsü Yunis Karataş’a tahliye yolunu açan kararına tepki gösterdi. Arslan, “Bu kesinlikle siyasi bir karardır. Bunun arkasını bırakmayacağız. Seçim arifesinde birilerine şirin gözükmek, birilerinden oy almak için bırakıyorlar” dedi.

    Anayasa Mahkemesi (AYM) geçtiğimiz günlerde 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak’ta gerçekleştirilen ve 33 kişinin yakılarak öldürüldüğü katliamda yangını başlattığı belirtilen Yunis Karataş‘a tahliye yolunu açmıştı.

    AYM’nin kararına tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şubesi Cemevi Başkanı ve PSAKD Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, “Seçim arifesinde birilerine şirin gözükmek, birilerinden oy almak için birilerini bırakıyorsun. Bunun başka bir açıklaması olur mu? Kesinlikle siyasi bir karardır” dedi.

    “AYM’NİN KARARI SİYASİDİR”

    Madımak Katliamı’nın insanlık suçu olduğunu belirten Arslan, şunları söyledi:

    “Hükümlü Yunis Karataş her yolu denemiş, önce 1 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne (DGM) başvuruyor, reddediyorlar. Başka bir mahkemeye başvuruyor, reddediyorlar. Hepsi reddedince bu sefer Anayasa Mahkemesi’ne başvuruyor. Anayasa Mahkemesi’nin, böyle bir vahşeti yapan kişiyi salıvermesi açık söylemek gerekirse siyasi bir karardır. 33 canımız yanmış, otel ateşe verilmiş. Yüzlerce insan oraya toplanmış. Bu terör suçu değil de nedir peki? Nasıl oluyor? Buna terör suçu demiyorsan hangisine terör suçu diyeceksin? Normal bir vatandaş sokakta silah sıksa terör suçu işledi diye alıp götürüyorsun. Biri sosyal medyada bir şey paylaşsa terör propagandası yaptı diye alıp götürüyorsun.

    “BUNUN ARKASINI BIRAKMAYACAĞIZ”

    Dünyanın gözleri önünde sekiz saat boyunca süren bir vahşet. O kadar insan katliama uğramış, yaralanmış. Anayasa Mahkemesi olarak “Bu bir terör suçu değil” diye bırakıyorsun. Bu kesinlikle siyasi bir karardır. Bu Anayasa Mahkemesi’nin iradesi de değil. Talimat gitti bir yerlerden ve o doğrultuda bıraktılar. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak bunun arkasını bırakmayacağız. Şu anda hukukçularımız hazırlık yapıyorlar. Bununla ilgili gerekli girişimler yapılacak.”

    Gerekirse uluslararası yargıya gideceklerini söyleyen Adnan Arslan, “Arkasını bırakmayacağız. Bu insanlık suçu değilse hangisi insanlık suçu? İnsan bir kere vicdanen rahatsız olur. Bu kararı veren Anayasa Mahkemesi Başkanı veya üyesi her kim olursa olsun sizin vicdanınız nasıl rahat ediyor? İnsan Allah’tan korkar. Siyasi bir karar olduğunu düşünüyorum ve öyledir. Bunun başka bir açıklaması yoktur. Seçim arifesinde birilerine şirin gözükmek, birilerinden oy almak için birilerini bırakıyorsun. Bunun başka bir açıklaması olur mu? Kesinlikle siyasi bir karardır” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ABF’den AYM kararına tepki: Yunis Karataş yüzlerce kişiyle örgütlü katliam yapan bir katildir

    ABF’den AYM kararına tepki: Yunis Karataş yüzlerce kişiyle örgütlü katliam yapan bir katildir

    PİRHA- 33 canın yakılarak katledildiği Madımak Katliamın’da oteli ilk ateşleyen hükümlü Yunis Karataş’a tahliye yolu açan Anayasa Mahkemesi’nin kararına Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan tepki geldi. Yazılı bir açıklama yapan ABF, “Yunis Karataş yüzlerce kişiyle birlikte örgütlü olarak katliam gerçekleştirmiş bir katildir. Hükümlünün örgütlü bir şekilde bu suçu işlediği açık ve nettir. Mahkemenin kararı kamuoyunun vicdanını yaralayan bir karardır” dedi. 

    Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), 2 Temmuz 1993’te 33 canın katledildiği Madımak Oteli’ndeki yangını başlattığı belirtilen sanık Yunis Karataş’a tahliye yolu açan kararına bir tepki de Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan (ABF) geldi.

    Yazılı bir açıklama yapan ABF, “Sivas Katliamı’nın 30. Yılında AKP Alevi düşmanlığına devam ediyor” dedi. Yunis Karataş’ın yüzlerce kişiyle birlikte örgütlü olarak katliam yapan bir katil olduğunu belirten ABF, “Bu karar Sivas Madımak davası katilinin-katillerinin başvurusunu kabul ederek koşullu salıvermenin önünü açmıştır. Anayasa Mahkemesi kararında hükümlünün terör suçundan yargılansa dahi terör suçlusu sayılmayacağını, bunun sebebinin ise hükümlünün bir örgütle bağının tespit edilemediğidir. Oysa hükümlünün yargılandığı yasal maddeler, suç tipi, dosyadaki bilgi, belgeler ve kesinleşen mahkeme hükmü esas alındığında hükümlünün örgütlü bir şekilde bu suçu işlediği açık ve nettir” vurgusunu yaptı.

    ENDİŞE VE İTİRAZ

    ABF’nin açıklaması şöyle:

    Madımak Katliamı davasında sanık olarak yargılanan hükümlü Yunis Karataş’ın, Ankara 1 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin 16.06.2000 tarih ve 1999/5 Esas, 2000/87 sayılı kesinleşen kararı ile ‘Anayasal Düzeni Zorla Bozmaya Kalkışmak’ suçundan idam cezasına mahkum edilmişti. Fakat AKP marifeti ile 2002 yılında bazı kanunlarda yapılan değişiklikle, cezası müebbete çevrilen mahkum, yine değiştirilen yasadan faydalanarak koşullu salıverme yönünden Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunmuştu. AYM’nin kabul ettiği bu başvuru kararının yeni katliamların önünü açacağına olan endişemizi ve itirazımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz.

    “YUNİS KARATAŞ YÜZLERCE KİŞİYLE KATLİAM GERÇEKLEŞTİRMİŞ BİR KATİLDİR”

    Yunis Karataş yüzlerce kişiyle birlikte örgütlü olarak katliam gerçekleştirmiş bir katildir.
    2 Temmuz 1993’de Pir Sultan Abdal’ı anma etkinlikleri için Sivas’ta bulunan sanatçı, aydın, semahçı ve çocuklardan 33 canımız hunharca katledildi. ‘Anayasal düzeni zorla bozmaya kalkışmak’ suçundan Ankara 1 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nce ömür boyu ağırlaştırılmış hapis cezası bulunan hükümlülerden Yunis Karataş, Anayasa Mahkemesi’ne 22/06/2021’de başvuru yaptı. Yunis Karataş isimli katilin Anayasa Mahkemesi’ne başvuru nedeni, koşullu salıverme hükümleri uygulanmadan müddetname düzenlenmesi nedeniyle suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.

    Yunis Karataş’a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının terör suçları yönünden ölünceye kadar devam edeceğini ancak kendisinin terör suçlusu olmadığını, üzerine atılı suçu bir örgüt faaliyeti kapsamında işlemediğini, terör suçları ve terör suçlusu kavramlarının terörle mücadele yasası kapsamında tanımlarının yapıldığını, terör suçu ile terör suçlusu kavramlarının farklı olduğunu, her terör suçu işleyen kişinin terör suçlusu olmadığını, terör suçlusu olmakla birlikte bir örgüt kapsamında işlenmeyen suçlarda ölünceye kadar infaz rejiminin uygulanamayacağını, herhangi bir örgüte bağlı olarak suç işlemediğini, hakkında koşullu salıverme hükümleri uygulanmadan hazırlanan müddetnamenin hatalı olduğu gerekçesiyle Sivas İnfaz Hakimliği’ne başvurmuştur. Sivas İnfaz Hakimliği 08.03.2021 tarihli kararıyla infaza konu ilamın terör suçu olması nedeniyle koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmayacağını belirterek, Yunis Karataş’ın talebinin reddine karar vermiştir.

    “AYM, BİR SKANDALA DAHA İMZA ATTI; KATİLLERİ KOŞULLU SALIVERMENİN ÖNÜNÜ AÇTI”

    Yunis Karataş bu kez de üstelik bir ay içerisinde (22.06.2021) Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapmıştır. Anayasa Mahkemesi 26/01/2023’de oy birliği ile vermiş olduğu bir kararla Madımak davasında bir skandala daha imza atmıştır.
    Bu karar Sivas Madımak davası katilinin-katillerinin başvurusunu kabul ederek koşullu salıvermenin önünü açmıştır. Anayasa Mahkemesi kararında hükümlünün terör suçundan yargılansa dahi terör suçlusu sayılmayacağını, bunun sebebinin ise hükümlünün bir örgütle bağının tespit edilemediğidir.
    Oysa hükümlünün yargılandığı yasal maddeler, suç tipi, dosyadaki bilgi, belgeler ve kesinleşen mahkeme hükmü esas alındığında hükümlünün örgütlü bir şekilde bu suçu işlediği açık ve nettir. Sonuçta görevi Anayasayı korumak olan Anayasa Mahkemesi’nin, Anayasal düzeni zorla bozmaya çalışmak suçu nedeniyle kesinleşmiş ceza alan biri hakkındaki kararı, mahkemenin varlık nedenine aykırıdır. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi’nin bu kararının hukuki olmadığını, zamanın ruhuna uygun olduğunu ve egemen siyasi erkten bağımsız verilen bir karar olmadığı düşüncesindeyiz.

    “KARAR KAMUOYU VİCDANINI YARALAYAN BİR KARARDIR”

    Bu karar geri kalan bir kısım hükümlülerin de tahliye yönünden önünü açacak emsal bir karardır. Bu karar kamuoyu vicdanını yaralayan, adil olmayan ve mağdurlar açısından adil yargılanma hakkını ihlal eden bir karardır. Maalesef Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı kesin olduğu için itiraz edebileceğimiz bir merci bulunmamaktadır. Ancak hukukçularımız gerekli değerlendirmeleri yaptıktan sonra Uluslararası Sözleşmelerden kaynaklı tüm haklarımızı kullanmak konusunda gerekli girişimleri yapacaklardır.
    Alevi Bektaşi Federasyonu olarak Madımak Katliamı davasının takipçisi ve tarafı olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz.
    Hiçbir katliamı ve hak ihlallerini unutmayacağız unutturmayacağız.”

    PİRHA/ İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    > Erçe’den, Madımak Katliamı sanığına tahliye yolunun açılmasına tepki: Tarihi düşmanlık!

  • Anayasa Mahkemesi’nden Madımak Katliamı sanığına tahliye yolu açan karar

    Anayasa Mahkemesi’nden Madımak Katliamı sanığına tahliye yolu açan karar

    PİRHA-Anayasa Mahkemesi Sivas Madımak Katliamı’nda çakmağı çakarak yangını çıkaran sanık Yunus Karataş’a tahliye yolunu açan bir karar verdi. AYM kararında Madımak Katliamı’nın bir ‘terör suçu’ olmasına rağmen suçu işleyenlerin herhangi bir örgütle bağı kanıtlanamadığı için ‘terör suçlusu’ sayılmayacaklarını öne sürdü. 

    Anayasa Mahkemesi, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli’nin yakılması ve aralarında yazar ve sanatçıların bulunduğu 33 kişinin hayatını kaybetmesi ile ilgili davada önce idam cezasına mahkum edilen, ancak idamın kaldırılmasından sonra cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Yunus Karataş’a koşullu salıverme yolunu açtı. Karataş’ın yangının çıkmasını sağlayan çakmağı çakan kişi olduğu belirtilmişti.

    AYM, KATLİAMA ‘OLAY’ DEDİ

    Sivas Katliamı için “Kamuoyunda Madımak olayları olarak bilinen ve 35 kişinin ölümü ile sonuçlanan hadise” ifadesi kullanılan Anayasa Mahkemesi’nin kararında, bu “hadise” nedeniyle “anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etme suçundan başvurucu Karataş’ın mahkumiyetine ve idam cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilerek şöyle denildi:

    “Yargıtay’ın bu kararı onaması ile mahkumiyet hükmü kesinleşmiştir. Ek kararla başvurucu hakkında verilen idam cezası, müebbet ağır hapis cezasına çevrilmiş; daha sonra ağır ceza mahkemesinin kararıyla müebbet ağır hapis cezası, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülmüş ve hükmün bu şekilde infazına karar verilmiştir. Başvurucunun 4959 sayılı Topluma Kazandırma Kanunu’ndan yararlanma talebi, ağır ceza mahkemesinin ek kararıyla reddedilmiş; bu karar Yargıtay tarafından onanmıştır. Müddetnamede, başvurucunun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldığı ve infaz türünün 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında olduğu belirtilmiştir.

    “HERHANGİ BİR ÖRGÜT BAĞI YOK”

    Başvurucu; herhangi bir örgüte bağlı olarak suç işlemediğini, hakkında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmadan hazırlanan müddetnamenin hatalı olduğunu, 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesi gereğince infazın yapılması gerektiğini belirterek müddetnamedeki hatanın giderilmesini talep etmiştir. İnfaz hâkimliği, infaza konu ilamın terör suçu olması nedeniyle aldığı ceza itibarıyla koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamayacağını belirterek başvurucunun talebinin reddine karar vermiştir. Başvurucu, dile getirdiği iddialara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadan gerekçesiz bir şekilde talebinin reddine karar verildiğini belirterek infaz hâkimliğinin kararına itiraz etmiştir. Ağır ceza mahkemesi, infaz hâkimliğinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmadan müddetname düzenlenmesi nedeniyle suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.”

    AYM: TERÖR SUÇLUSU BAŞKA, TERÖR SUÇU BAŞKA

    Anayasa Mahkemesi, somut olaydaki meselenin, başvurucu hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı olduğunu belirterek mevzuata göre “koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanıp yararlanmama hususunda önemli olanın, işlenen suçun terör suçu olması değil suçu işleyen kişinin terör suçlusu olması” olduğu savunuldu. 3173 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na göre terör suçu ile terör suçlusu kavramlarının birbirinden farklı şekilde tanımlandığı ileri sürülen kararda “3713 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre terör suçlusu tabiri, bu Kanun’un 1. maddesinde belirlenen amaçlara ulaşmak için meydana getirilmiş örgütlerin mensubu olup da bu amaçlar doğrultusunda diğerleriyle beraber veya tek başına suç işleyen veya amaçlanan suçu işlemese dahi örgütlerin mensubu olan kişileri, yine terör örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenleri kapsamaktadır” denildi.

    ŞARTLI TAHLİYE EDİLECEKLER

    İdam cezasının kaldırılmasından sonra kanunda yapılan değişiklikle terör suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların ölene kadar cezaevinde kalmaları düzenlenmişti. Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı doğrultusunda Karataş hakkında yeni bir müddetname düzenlenecek ve şartlı tahliye hükümlerinden yararlanarak tahliye edilecek.”

    “PERDEYE ÇAKMAK ÇAKIYOR”

    Sivas Katliamı sanıklarının avukatlarından Yüksel Köse, 2008 yılında verdiği bir mülakatta Yunus Karataş’ın “çakmağı çakarak yangını çıkaran kişi” olduğunu ileri sürmüştü. Katliama neden olan yangının bidon ile benzin getirilerek çıkarıldığı iddialarını yalanlayan Köse şöyle demişti:

    “Tahlil yaptılar, sonradan ortaya çıktı ki o su bidonuymuş. Otelin üzerinde yangın yok. Otelin alt zeminindeki halıfleksler tutuşuyor. O da plastikten yapılmış. Birisi perdeye çakmak çakıyor, rüzgârdan bir türlü yanmıyor. O çakan çocuğun ismi Yunus Karataş. Bu duman üst kata çıkıyor. Çatı katında yoğunlaşıyor. Misafirler yukarıya çıkıp tavana sığınıyor. Yanmış deniyor. Halbuki ölenlerin büyük çoğunluğu duman zehirlenmesinden ölmüş.”

    (HABER MERKEZİ)