Etiket: Yurt dışı

  • Yurt dışında 1 milyon 839 bin 470 seçmen oy kullandı

    Yurt dışında 1 milyon 839 bin 470 seçmen oy kullandı

    PİRHA- Yurt dışında oy kullanan seçmen sayısı 1 milyon 839 bin 470’e çıkarken, gümrüklerde oy verme işlemleri sürüyor.

    Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu için yurt dışındaki temsilciliklerde ve gümrüklerde oy kullanan seçmen sayısı açıklandı. Sürenin 12 günden 5 güne inmesine rağmen katılım oranı tüm zamanların rekorunu kırdı. 20 Mayıs’ta başlayan oy verme işlemi dün sona erdi. Yüksek Seçim Kurulu(YSK), saat 20.00 itibarıyla yurt dışında oy kullanan seçmen sayısının 1 milyon 856 milyon 968 olduğunu açıkladı.

    İlk turda, yurt dışı ve gümrüklerde toplam 1 milyon 839 bin 470 kişi oy kullanmıştı.

    Gümrüklerde 28 Mayıs saat 17.00’ye kadar oy verme işlemi devam edecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • YSK: Yurt dışında şu ana kadar 717 bin 612 kişi oy kullandı

    YSK: Yurt dışında şu ana kadar 717 bin 612 kişi oy kullandı

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından yapılan açıklamada yurt dışındaki temsilciliklerde şu ana kadar 717 bin 612 kişi Cumhurbaşkanlığı ikinci turu için oy kullandığı belirtildi.

    Cumhurbaşkanı Seçimi ikinci oylama için yurt dışı temsilciliklerde ve gümrüklerde, dün başlayan oy verme işlemleri sürüyor.

    Yüksek Seçim Kurulundan edinilen bilgiye göre, şu ana kadar yurt dışındaki seçmenlerden, 683 bin 580’i yurt dışı temsilciliklerde, 34 bin 32’si gümrük kapılarında olmak üzere toplam 717 bin 612’si oy kullandı.

    Yurt dışı temsilciliklerde oy verme işlemleri 24 Mayıs’ta sona erecek, gümrüklerde ise 28 Mayıs saat 17.00’ye kadar devam edecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu: Oyları korumak için 1 milyon kişi sandık başında olacağız-VİDEO

    Kılıçdaroğlu: Oyları korumak için 1 milyon kişi sandık başında olacağız-VİDEO

    PİRHA- Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından paylaştığı video ile yurt dışında oy kullanacak yurttaşlara seslendi. Kılıçdaroğlu, “Bu seferki ise ülkemiz için son çıkıştır. Sandığa gelin, etrafınızdakileri de sandığa getirin. Vatanınız için oy verin” dedi. 

    28 Mayıs’ta cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda Recep Tayyip Erdoğan ile yarışacak Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, bir video yayınladı.

    Kılıçdaroğlu paylaştığı videoya “Vatan borcu” notunu düştü.

    Kılıçdaroğlu videoda şunları söyledi:

    “Yarın yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız güzel ülkemizin geleceği için sandık başına gidecek. Sıla hasreti geçen vatandaşlarımız dünyanın neresinde olursanız olun sandığa gitmek vatan borcudur. Çünkü bu mesele artık bir seçimden öte bir referandumdur. Bir önceki referandumun ardından neler yaşadığımızı gördünüz. Bu sefer ki ise ülkemiz için çok çıkıştır. Sandığa gelin, etrafınızdakileri de sandığa getirin. İçi boş bir çağrı değil bu. Sorunlarınızı, çözümlerini de iyi biliyorum.

    “YURT DIŞI SEÇİM ÇEVRESİ OLUŞTURACAĞIZ”

    TBMM’de güçlü varlık gösterebilmeniz için yurt dışı seçim çevresi oluşturacağız. Türkiye’de emekli olup başka bir ülkede çalışırken size uygulanan kısıtlamaların kaldırılması ve ücretlerinizin iyileştirilmesini sağlayacağız.

    Sizi yok sayarak hayata geçiren Otomatik Bilgi Paylaşımı Anlaşması’nın uygulanmasında yaşanabilecek mağduriyetleri gidereceğiz. Yurt dışındaki araçların Türkiye’de kalış sürelerini uzatacağız. Fahiş uçak bileti fiyatlarını makul seviyelere çekeceğiz.

    Şüpheniz olmasın bu kez daha emin, kararlıyız. Unutmayın 28 Mayıs’ta oyları korumak üzere 1 milyon kişi sandık başında olacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ABD ve Kanada’da 2 gün oy kullanılması kararına CHP’den itiraz

    ABD ve Kanada’da 2 gün oy kullanılması kararına CHP’den itiraz

    PİRHA-İkinci tura kalan cumhurbaşkanlığı seçimleri için, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Kanada’daki Türkiye vatandaşları sadece 20-21 Mayıs’ta, iki gün oy kullanabilecek. Seçim takviminde yurt dışında ve gümrük kapılarında 20-24 Mayıs arasında oy kullanılacağı belirtilirken, ABD ve Kanada’da oy verme süresinin kısaltılmasına sosyal medyada da tepki yağdı. CHP karara itiraz edecek.

    14 Mayıs’taki seçimde adayların yüzde 50+1 oy oranına ulaşamaması sonucu cumhurbaşkanlığı seçimleri 2. tura kaldı. Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyların yüzde 80’ini aldığı ABD ve Kanada’da Türkiye vatandaşları, ikinci tur için sadece 20-21 Mayıs’ta iki gün oy kullanabilecek.

    Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, ABD’de 20-21 Mayıs tarihlerinde seçmenler oy kullanabilecek. Açıklamada, “Kıymetli vatandaşlarımız, Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turu ABD’de sadece 20-21 Mayıs 2023 tarihlerinde gerçekleşecektir. Yurt dışı seçmen kaydı bulunan vatandaşlarımız, Büyükelçiliğimiz ve Başkonsolosluklarımız ile South Jersey ve Long Island’da kurulan sandıklarda yerel saatle 08:00-22:00 arasında oy kullanabileceklerdir” denildi.

    CHP İTİRAZ EDECEK

    Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçim takvimine göre, ikinci tur için yurt dışında ve gümrük kapılarında oy verme işlemi 20 Mayıs’ta başlayıp 24 Mayıs’ta sona erecek. Washington Büyükelçiliği’nin sosyal medya hesabında, açıklamanın yer verildiği paylaşıma çok sayıda eleştiri ve tepki geldi.

    CHP ABD Temsilcisi Yurter Özcan, Kılıçdaroğlu’na yüksek oy çıkan ABD, Kanada, İngiltere gibi ülkelerde oy verme günlerinin kısaltılması ile ilgili YSK’ye bugün itiraz edeceklerini bildirdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu’ndan seçmene çağrı: Ülkenin düze çıkması için sorumluluğunuz var-VİDEO

    Kılıçdaroğlu’ndan seçmene çağrı: Ülkenin düze çıkması için sorumluluğunuz var-VİDEO

    PİRHA- Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımla yurt dışı seçmenine seslendi. Kılıçdaroğlu, “Ülkenin düze çıkması için sorumluluğunuz var” dedi.

    14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleri için yurt dışı ve gümrüklerde oy verme işlemi başladı.

    Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, oy verme işlemlerinin başlamasının ardından sosyal medya hesabından videolu mesaj paylaştı.

    Kılıçdaroğlu videolu paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

    “Yurt dışından oy kullanacak vatandaşlarımıza sesleniyorum. Ülkemize baharları getirmek ve Türkiye’nin dünyadaki itibarını en yükseğe taşımak için hepinizi Halil İbrahim Soframız’a davet ediyorum. Bir de size özel vaatlerimizi duyun. Ülkenin düze çıkması için sorumluluğunuz var.”

    (HABER MERKEZİ)

  • YSK, yurt dışı seçmenler için oy verme tarihlerini açıkladı

    YSK, yurt dışı seçmenler için oy verme tarihlerini açıkladı

    Yüksek Seçim Kurulu, 14 Mayıs Pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde yurt dışı seçmen için 27 Nisan’da başlayacak olan oy verme işlemlerinin, hangi temsilciliklerde ve tarihlerde yapılacağını ilan etti.

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinde yurt dışında 27 Nisan’da başlayacak oy verme işlemlerinin takvimini açıkladı.

    YSK’nin sayfasında yayımlanan ilana göre yurt dışı seçmen, 74 ülkedeki 177 temsilcilikte 9 Mayıs’a kadar oy verebilecek.

    Dış temsilciliklerde oy verme işlemi, o temsilcilik için ilan edilen tarih aralığında hafta içi ve hafta sonu yerel saatle 09.00 ile 21.00 arasında, başkonsolosluklara bağlı şehirlerde ise yerel saatle 09.00 ile 18.00 arasında yapılabilecek.

    Yurt dışı seçmenler, belirlenen temsilciliklerin herhangi birinde veya sandık kurulan herhangi bir gümrük kapısında oy kullanabilecek, bu işlem için randevu alınmasına gerek olmayacak.

    Bu kapsamda Almanya’da 26 temsilcilikte oy verme işlemi gerçekleştirilebilecek. Bunlar Berlin, Düsseldorf, Essen, Essen/Dortmund, Essen/Siegen, Frankfurt, Frankfurt/Fulda, Frankfurt/Limburg, Hamburg, Hamburg/Kiel, Hannover, Hannover/Bremen, Karlsruhe, Karlsruhe/Mannheim, Kassel, Köln, Köln/Aachen, Mainz, Mainz/Saarbrücken, Münih, Münster, Münster/Bielefeld, Nürnberg, Nürnberg/Regensburg, Stuttgart ve Stuttgart/Ulm başkonsoloslukları olacak. Oy verme işlemleri Almanya’daki bazı temsilciliklerde 27 Nisan’da, bazılarında ise 29 Nisan’dan itibaren 9 Mayıs’a kadar sürecek.

    Yurt dışı seçmen ABD’de 9 temsilcilikte oy kullanabilecek. Bunlar Boston, Houston, Los Angeles, Miami, New York, New York/Long Island, New York/South Jersey ve Şikago başkonsoloslukları ile Vaşington Büyükelçiliği olacak. ABD’de 29 Nisan’dan itibaren oy kullanmaya başlanacak.

    Fransa’da da 9 temsilcilikte oy verilebilecek. Bunlardan Bordo, Liyon, Marsilya, Nant, Paris, Strazburg başkonsolosluklarında 27 Nisan’dan, Lyon/Clermont-Ferrand, Paris/Orleans ve Strazburg/Mulhouse başkonsolosluklarında ise 29 Nisan’dan itibaren tercih yapılabilecek.

    Avusturya’da ise 6 temsilcilikte oy verilebilecek.

    Yunanistan’da Atina-Pire, Gümülcine, Rodos ve Selanik başkonsolosluklarında oy verme işlemlerine 29 Nisan’da başlanacak. Bulgaristan’da 4 Mayıs’tan itibaren 3, Gürcistan’da 5 Mayıs’tan itibaren 2, Irak’ta ve İran’da ise 5 Mayıs’tan itibaren 3’er temsilcilikte oy verilebilecek.

    Azerbaycan’da ve Kuzey Kıbrıs’ta da 3’er temsilcilikte oy kullanma işlemi gerçekleştirilebilecek.

    Bunun dışında İngiltere, Çin, Hollanda, Kanada, Rusya’da 4’er, Avustralya, Bosna Hersek, Belçika, İsviçre, Kazakistan, Pakistan’da 3’er, Birleşik Arap Emirlikleri, Brezilya, Danimarka, Güney Afrika, İspanya, İtalya, Japonya, Kosova, Libya, Mısır, Moldova, Özbekistan, Romanya, Sırbistan, Suudi Arabistan ve Ukrayna’da 2’şer temsilcilikte oy verilebilecek.

    Arnavutluk, Bahreyn, Belarus, Cezayir, Çekya, Estonya, Fas, Finlandiya, İrlanda, İsveç, İsrail, Karadağ, Katar, Kırgızistan, Kore, Kuveyt, Kuzey Makedonya, Litvanya, Lübnan, Lüksemburg, Macaristan, Malezya, Malta, Nijerya, Norveç, Polonya, Portekiz, Singapur, Slovakya, Sudan, Tanzanya, Tayland, Türkmenistan, Umman, Ürdün ve Yeni Zelanda’da ise birer temsilcilik yurt dışı seçmeninin oy kullanması için açık olacak.

    Öte yandan, cumhurbaşkanı seçiminin ikinci tura, yani 28 Mayıs Pazar gününe kalması halinde ise belirtilen temsilciliklerde 20-24 Mayıs’ta oy kullanılabilecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Süleyman Metin’den Ali Ekber Yurt’a yalanlama: Gerçekler bilinse çarşıda gezemezler

    Süleyman Metin’den Ali Ekber Yurt’a yalanlama: Gerçekler bilinse çarşıda gezemezler

    PİRHA- Diyanet işbirliğiyle belirlenen şahısları para karşılığında yurt dışına “Alevi uzman” sıfatıyla gönderen İslamcı Alevi kurumlardan birinin de Baba Mansur Vakfı olduğu belirtilmişti. Bir hafta önce vakfın başkanlığını bırakan  Süleyman Metin, Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’un bu iddiasının doğru olmadığını savundu. Metin, Kültür Bakanlığı’na bağlı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile iletişimleri olduğunu, onlara liste verdiklerini ancak denetimin kendilerinden alınması sebebiyle orayla da iletişimi kestiklerini söyledi. Metin, Ali Ekber Yurt’un da yurt dışına insan gönderdiğini sözlerine ekledi. 

    Diyanet’e yakın isim olan Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt, aralarında Avrasya Alevi İslam Birliği, Cem Vakfı ve Baba Mansur Vakfı’nın da olduğu dört Alevi kurumunun, Diyanete önerdiği şahısların Avrupa’ya “Alevi uzmanı” sıfatıyla para karşılığında gönderildiğini PİRHA’ya anlatmıştı.

    Diyanet’le işbirliği yaparak yurt dışına “Alevi uzman” sıfatıyla insan kaçırdığı belirtilen dört Alevi kurum arasında adı geçen Baba Mansur Vakfı’ndan iddialara yanıt geldi.

    Bir hafta öncesine kadar Baba Mansur Vakfı’nın başkanı olan ve başkanlığı başka bir isme devreden Süleyman Metin, Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’un iftira attığını söyleyerek, PİRHA’ya konuştu.

    “BABA MANSUR VAKFI OLARAK, DİYANETLE  BİR İLGİMİZ YOK”

    Süleyman Metin, “Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile gereken iç yazışmalarımız var. Bunun için de ben bir tek bölge müdürlüğüne Zuharat Baba Türbesi için kiralama usulüyle bize devredilmesine dair bir dilekçe verdim. Bunun dışında Seyit Baba Mansur Vakfı’nın hiçbir yerde hiç bir kurum veya kuruluşla hiçbir ilgisi yok. Baba Mansur Vakfı olarak, Diyanetle asla bir ilgimiz yok” diyerek, Ali Ekber Yurt’un iddialarını yalanladı.

    Metin, kendilerine, sadece 2017’nin sonunda Kültür Bakanlığı’na bağlı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından, ‘yurtdışına dede göndermek istiyorsanız biz akraba olarak gönderebiliriz’ diye telefonla bir ileti geldiğini, bunun akabinde gidip ilgili birimle görüştüklerini söyledi.

    “HER ŞEY BİZİM DENETİMİMİZDE OLACAK DEDİLER, SONRA KABUL ETMEDİK”

    “Biz de dede göndeririz, inancımız için Avrupaya, akrabalarımıza göndeririz” diye sözlü bir konuşma olduğunu belirten Metin şöyle devam etti:

    “Biz, 31-32 kişilik bir liste verdik, o listede bir kişi sakıncalı bulundu reddedildi, bir kişi de gitmedi galiba. 29-30 kişilik bir listemizi onayladılar. Benim teklifim şu oldu: Bu arkadaşlara pasaport verecekseniz, biz verelim ki bu adamları görelim, yüz yüze görüşelim. Çünkü, oradaki maksadımız şuydu: Yurtdışına sadece dedeler değil, uzman olan yani 12 hizmetin içinde bulunan zakir, gözcü, kurbancı, kapıcı, peyikçi var. Bunların hepsinin yol erkan bakımından önemli görevleri var. Yani dedelik, babalık makamı kadar bu görevler de kutsal ve önemlidir. Buna bağlı olarak, biz dedik ki, İzmir, Tunceli, Elazığ, Erzincan’dan İstanbul’a kadar hiç ayrım yapmadan bu konuda uzman olarak başvuranları gönderelim. Sadece dedeleri değil. Bu vasıtayla biz bir liste verdik. Ancak, Kültür Bakanlığı’na bağlı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, ‘Onları biz göndereceğiz, onlara pasaportlarını ve biletlerini biz vereceğiz, her şey bizim denetimimizde olacak’ dedi.”

    “KİMİN DÖNÜP DÖNMEDİĞİ KONUSUNDA İKİLEMDE KALDIK”

    Bir süre yurt dışına gidenleri görmeden tamam dediklerini belirten Süleyman Metin, “Ondan sonra o arkadaşlar yurtdışına gitti. Gönderirken pasaportu nasıl verdilerse dönüşte de bize iade edin diye tembih ettiklerini duydum. Dolayısıyla kimin geri dönüp dönmediği konusunda ikilemde kaldık, ondan sonra biz baktık ki bu iş bizim denetimimizde olmayacak, gönderdiğimiz adamın eğitimine bakamayacağız. Tunceli’de 72 kişilik yatakhanesi olan bir Cemevi yaptık. Bizzat dedelerimizi veya 12 hizmetli Alevi toplumunu kendimiz eğitelim istedik. 2018’in ikinci döneminde yurt dışına göndermedik, müdahil olduğumuz konu bu” dedi.

    “ALİ EKBER YURT DA YURT DIŞINA İNSAN GÖNDERDİ”

    Ali Ekber Yurt’un da yurt dışına her yıl insanları gönderdiğini belirten Metin şunları kaydetti:

    “Yurt dışında bu konuda Alişan Hızlan bir dernek kurmuştu. O rahmetli olunca kızı vasıtasıyla bunlar Tunceli’de aynı şekilde her sene bu şekilde adam gönderdiler. Hatta daha uzun kalanlar da var, bunların hepsini biliyoruz. Sanki biz kaçak adam göndermişiz. Bizim derneğimizin veya vakfımızın böyle bir şeyle anılması kesinlikle doğru değil, bu ağır bir iftiradır.
    Bizim kontrolümüz dışında olan bir durum olduğu için biz çekildik, bunu ilgili birimler de biliyor. O gidip dönenlere yönelik tekrar söylüyorum, imzalar karşılığında bakanlık görevlileri tarafından kendilerine pasaport verildi ve kendileri tekrar toplayıp aldılar, biz hiçbir şekilde müdahil olmadık.”

    “DİĞER MEZHEPLERDEN DE İNSANLAR GİDİYOR”

    Bu yöntemle sadece Alevilerin değil diğer mezheplerden de her sene on binlerce insanın gönderildiğine dikkat çeken Metin, “Duyduğum kadarıyla bunların aylık 5 bin lira harcamaları var. Biletleri, gidiş gelişleri, orada kalma yerleri. 500 Euro gibi sembolik bir para veriliyor. Daha sonra çoğalttılar. 1000 Euro’ya kadar çıkardılar. Burada zaten bu kişilere verilen para cezbeden bir şey değil. Ben kendi imkanlarımla gittim ama oradaki dernekler benim biletimi gönderdi, oradaki masraflarımı karşıladı, gittim geldim. Zaten oraya indiğin andan itibaren günde hiç olmasa da bir 50- 100 Euro paran gidiyor” diye konuştu.

    “AVRUPADA YETİŞEN KİŞİLERİN ALEVİLİKLE İLGİLİ HİÇBİR BİLGİLERİ YOK”

    Yurt dışında yaşayan bazı Alevilerin Alevilikle ilgili bilgilerinin yetersiz olduğunu savunan Süleyman Metin, yurt dışına insan gönderme amaçlarının orada yaşayanlara bilgiler öğretmek olduğunu söyledi.

    Metin, kendisinin de defalarca gittiğini hatta Cem Vakfı’nın da bir ara insan gönderdiğini belirtti.

    “ALMANYA’DA FETULAH GÜLEN VAKFINDAN BANA TEKLİF GELDİ”

    Almanya’ya gittiğinde Fetullah Gülene bağlı Sünni kesimden birkaç kişinin kendisine gelip tanışmak istediğini söylediğini ifade eden Metin, “Bu kişiler ‘bizim derneğe gelip bize Ehl-i Beyt’i anlatır mısınız’ diye teklifte bulundular. Buna karşılık şunu dedim: Fetullah Gülen zaten tüm bunların detaylarını biliyor gidin ona sorun o size anlatsın. Kabul etmedik ve onlara merhaba bile demedik. Çünkü hiç ilgimizi çeken bir konu değil” dedi.

    “SARI SALTIK OCAĞI ALİ EKBER YURT’U DARA KALDIRMALI”

    Süleyman Metin Dede, Ali Ekber Yurt’un bağlı olduğu Sarı Saltuk Ocağı’na çağrıda bulunarak, “Ali Ekber Yurt’un bağlı olduğu Sarı Saltık Ocağı var. Ali Ekber Yurt’u dara kaldırıp, sorgulatsınlar. Neden vakfımızın adını böyle iftirayla kullandı, neden bizim Diyanetle oturarak protokol imzaladığımızı belirtiyor. Zaten Diyanet İşleri Başkanlığı veya Kültür Bakanlığı resmi yazışmayla bunu kabul etse, bizim inanç olduğumuzu kabul etme durumuna düşer” ifadelerini kullandı.

    “NE YAPTIKLARI BİLİNSE BUNLAR ÇARŞIDA GEZEMEZLER”

    Baba Mansur Vakfı Başkanı Süleyman Metin şöyle devam etti:

    “Tunceli Cemevinin ne duruma düştüğünü tüm Tuncelililer biliyor. Bize binlerce şikayet geldi, biz karışmadık. Madem kendileri başkanı seçmiş ne yapıyorlarsa kendileri yapsın. Ancak bugün Tunceliler, bunların ne yaptığını, gerçeği bilseler, bunlar çarşılarda gezemezler.”

    “TARİKATLAR ASİMİLE EDİYOR, HALK ZARAR GÖRDÜ”

    Süleyman Metin, Dersim’deKİ tarikat örgütlenmesine ilişkin de konuştu. Metin, tarikat örgütlenmesinin Alevilere yönelik bir asimilasyon politikası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

    “Fetullah Gülen, ağırlığı Tunceli’ye vereceğiz, oraya yerleşeceğiz, dedi. Onun arkasında da bütün tarikatlar orada yurt açtı. Tamamıyla siyasi bir asimilasyon çalışması var. Ali Ekber Yurt onlarla hareket ettiği için zarar görmemiştir ama halk zarar gördü, insanlar zarar gördü, Alevilerle ilgili yanlış bilgiler verilmeye başlandı. Zorla, güçle yapamadıklarını tarikat vasıtasıyla yapmaya başladılar. Hemen hemen bütün mezheplerden Alevileri asimile etmeye yönelik gruplar var. Alevilik temiz olmayan hiçbir şeyi kabul etmiyor. Bu bir öz meselesidir, vicdanen doğru değilseniz, sözde doğrusunuz demek hikayedir.”

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Can: Gri pasaport uygulaması Diyanetin Alevilere yönelik asimilasyon politikasıdır

    Can: Gri pasaport uygulaması Diyanetin Alevilere yönelik asimilasyon politikasıdır

    PİRHA- Bazı Alevi kurumları ve Diyanet işbirliğiyle belirlenen şahısların para karşılığında yurt dışına “Alevi uzman” sıfatıyla gönderilmesine Topçu Baba Alevi Dergahı Kurucu Başkanı Mustafa Can tepki gösterdi. Can, “Gri pasaport uygulamasını, Türkiye’de insan kaçakçılığı ve Diyanetin Alevilere yönelik asimilasyon politikası olarak değerlendiriyoruz” dedi. 

     AKP’li Malatya-Yeşilyurt Belediyesi’nin Avrupa’ya insan kaçakçılığı yaptığının ortaya çıkmasının ardından, Diyanet’e yakın isim olan Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’un dört Alevi kurumunun, Diyanetle protokol kapsamında önerdiği şahısların Avrupa’ya “Alevi uzmanı” sıfatıyla gönderildiğini ve karşılığında para alındığını PİRHA’ya anlatmasıyla birlikte tepkiler de büyüyor.

    “OSMANLILAR, BEKTAŞİLERE BİR TOKAT ATTI ANCAK BEKTAŞİLER YENİ YENİ AYAĞA KALKIYOR”

    Topçu Baba Alevi Dergahı Kurucu Başkanı Mustafa Can, konuyu PİRHA’ya değerlendirdi. 

    Can, Alevilere yönelik baskı ve asimilasyon politikalarının çok eskiye dayandığını hatırlatarak, ancak Bektaşilerin çok uzun yıllar, özellikle15. yüzyılın ortasından itibaren biraz Osmanlıyla beraber yürüdüklerini dolayısıyla siyasal iktidarla Osmanlı iktidarının 1826 ya kadar hiç karşı karşıya gelmediklerini belirtti.

    Can, “1826’ da Osmanlı, Bektaşilere bir tokat vurmuş, üzerinden tam 200 sene geçti. Bektaşiler yeni yeni ayağa kalkıyorlar. O yüzden Bektaşiler mümkün olduğu kadar siyasal iktidarlarla karşı karşıya gelmemeye özen gösteriyorlar. Dolayısıyla Bektaşilerin resmi devletle olan bağları biraz zayıf” dedi.

    “GRİ PASAPORT SİYASAL SİSTEMİN ASİMİLASYON POLİTİKASININ BİR PARÇASI” 

    Gri pasaportun, bir anlamda insan kaçakçılığı, öbür yandan Alevileri asimile etmek için Diyanet’in kullanmış olduğu bir araç olduğuna vurgu yapan Can, bu konuda gri pasaportla hiç işlerinin olmadığına, kendilerine gri pasaport konusuna bulaşmadıklarını ifade etti.

    Can, sözlerine şöyle devam etti:

    “Kırklareli merkezde bizim Dergahımız var ancak kimse gelip gitmiyor, zaten bizi görmezden geliyorlar. Vali bile 2018’de sadece bir kez Dergahın açılışına geldi ve onun dışında henüz hiç gelmedi, belediye başkanımız yanımızdan bile geçmez, dolayısıyla bizim gri pasaportlarla hiç işimiz olmuyor. Gri pasaport uygulamasını, Türkiye’de bir insan kaçakçılığı, ikincisi Diyanetin Alevilere yönelik asimilasyon politikası olarak değerlendiriyoruz” dedi.

    PINAR AKYÜZ/İSTANBUL

        

  • Yurt dışından gelen Alevilerin havalimanlarında alıkonulması Soylu’ya soruldu

    Yurt dışından gelen Alevilerin havalimanlarında alıkonulması Soylu’ya soruldu

    PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, yurt dışından gelen yurttaşların keyfi bir şekilde alıkonulmasını İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu’ya sordu.

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, yurt dışından gelen yurttaşların havalanında keyfi bir şekilde alıkonulmasını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.

    Son zamanlarda yurt dışından gelen özellikle Alevi örgütlenmesine mensup kişilerin, havaalanlarında veya sınır kapılarında tamamen keyfi bir şekilde alıkonulduğu belirtilen önergede, herhangi bir yargı kararı içermeyen ve hukuki gerekçe sunulmadan sorgulanıp geri çevrilen veya gözetim altında tutulan, onlarca kişinin olduğu belirtildi.

    16 Mart 2017 tarihinde Almanya’dan Türkiye’ye gelen İsmail Gül de Sabiha Gökçen Havalimanına iner inmez “Ülke güvenliği açısından sakıncalı” gerekçesiyle hakkında herhangi bir yargı kararı olmadan, keyfi olarak yurtdışı edildiği belirtilen önergede, “Bunların çoğu sorgulanmadan ve herhangi bir gerekçe gösterilmeden bir süre tutulup daha sonra geldikleri ülkelere gönderiliyor veya yurtdışına çıkmalarına engel olunuyor. Özellikle ülkeye girişinde, herhangi bir problem görülmezken dönüşte çıkışına izin verilmediği örnekler de var” denildi.

    Bu bağlamda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya şu sorular yönetildi:

    • Yurt dışından gelen yolcuların haklarında herhangi bir yargı kararı olmadan böyle bir uygulamaya maruz kalmasının nedeni nedir?
    • Yurt dışından gelen insanlara böylesi bir uygulamanın yasal dayanağı nedir? Yoksa tamamen keyfi bir uygulama mıdır?
    • Bazı örneklerde ise ülkeye girerken, herhangi bir sıkıntı olmamasına rağmen dönüşte çıkışına izin verilmemesinin gerekçesi nedir?  PİRHA/İSTANBUL