Etiket: yurt sorunu

  • Öğrencilerden, Kültür ve Turizm Bakanlığı önünde açıklama: Barınamıyoruz!-VİDEO

    Öğrencilerden, Kültür ve Turizm Bakanlığı önünde açıklama: Barınamıyoruz!-VİDEO

    PİRHA-Barınamıyoruz Hareketi, her 10 öğrenciden 9’unun barınma sorunu yaşadığını belirterek, Kültür ve Turizm Bakanlığı önünde eylem yaptı. Talepleri görülmezse çadırları ve tulumları ile sokaklara döneceklerini vurgulayan öğrenciler, taleplerini açıkladı. 

    Üniversite öğrencileri, eğitim için gittikleri illerde barınma sorunu yaşamaya devam ediyor. Hükümet, her ne kadar mevcut sorunu görmese de öğrenciler, “Barınamıyoruz” diyerek sorunlarına çözüm bekliyor. Öğrenciler, yaşadıkları sorunların çözümü için ilgili kurumların önüne giderek basın açıklaması yapıyor.

    Barınamıyoruz Hareketi, seslerini duyurmak için hazırladıkları ‘Barınma Raporu’nu yetkili isimlere vermek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı binası önünde bir araya geldi.

    Barınamıyoruz Hareketi adına konuşan Çayan Zeki Aksu, barınma sorunun istenilirse çözülebilecek bir sorun olduğuna dair detaylı bir rapor hazırladıklarının altını çizerek, “Bizler üniversite öğrencileri olarak sesimizi duyurmak, çözülebilir sorunlarımızı göstermek ve çözümü için aktif rol almak istiyoruz. Bunun için ilk önce barınmamız ve burslarımız konusundaki ilk ve doğrudan muhatabımız Gençlik ve Spor Bakanlığı’na gittik. Bizler bu saptadığımız sorunların çözümü için gerçek bir uğraş içerisindeyiz. Bu nedenle devletin tüm kurumlarına bu gerçekliği yansıtmak istiyor ve bu sorumluluğu üstlenmeye davet ediyoruz. Aşağıda verilerle desteklediğimiz Bakanlık faaliyetlerinin doğru ve uygun kullanımlarla gençlerin barınma ve geçinme krizinde işlevli ve çözüm sağlayan yönleri olabileceğini düşünüyoruz” dedi.

    “BAKANLIĞIN BÜTÇESİ HANGİ YATIRIMLARA GİDİYOR?”

    Barınamıyoruz Hareketi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu yılki bütçesinin 16 milyar 505 milyon 839 bin TL olduğunu belirterek, bakanlığa şu soruları yöneltti:

    “Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre bunun 11 milyar 933 milyon 584 bin TL’si cari bütçe, 4 milyar 572 milyon 255 bin lirası yatırım bütçesi. Ancak Bakanlık her yıl ödenek üstü harcama yapıyor. Sayıştay tarafından hazırlanan 2021 Yılı Genel Uygunluk Bildirimi Raporu’na göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı 3.8 milyon TL ödenek üstü harcama yapmıştır. Peki, bakanlığın bu bütçesi hangi yatırımlara gidiyor? Bütçe ayrılan işler yerine getiriyor mu?
    Sayıştay raporları, Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçesinin nasıl kullanıldığını gözler önüne seriyor.
    Bakanlığın devasa rakamlara ulaşan ve zengini daha zengin eden, doğayı talan eden otel teşviklerine ve geri dönüşü olmayan, denetlenmeyen, plansız ödemelerine bir son verilecek ve bu kaynaklar ülkenin dört bir yanındaki gencin gerçek sorunları için kullanılacak mı?
    Bin 656 taşınmaz hangi vakıflara, derneklere, kamu kurumlarına verildi? Bu taşınmazlar hangi amaçlarla kullanıldı? 14 üniversiteye verilen taşınmazların kullanım amacı nedir? Bu alanlar üniversite içi yurtlar olarak değerlendirilemez mi? Bu taşınmazların kaç tanesi yurt olarak kullanıyor? Bu taşınmazlar denetleniyor mu?
    Belediyenin binaları niçin derneklere veriliyor? Bu binalar yurt için kullanılamaz mı?
    Bakan Ersoy’a 4 milyar 5000 milyon teşvik verilirken barınamayan öğrencilere kira desteği verilemez mi?”

    “ÖĞRENCİLER TALEPLERİNİ SIRALADI”

    Talepleri görülmezse çadırları ve tulumları ile sokaklara döneceklerini vurgulayan öğrenciler, taleplerini sıraladı:

    “*Oteller barınma sorunu olan öğrenciler için geçici konaklama alanı olsun.

    *Yatırım teşviklerine ayrılan devasa bütçeler burs ve yurt hizmetlerine aktarılsın.

    *Gençlik ve Spor Bakanlığına tahsis edilerek KYK yurduna çevrilsin.

    *Dernek adı altında çeşitli kurumlara akıtılan bütçelerin nelere harcandığı şeffaflıkla açıklansın.”

    Yapılan açıklamanın ardından öğrenciler, hazırladıkları ‘Barınma Raporu’nu bakanlığa iletti.

    PİRHA/ANKARA

  • Veli-Der: Eğitimdeki sorunlara karşı 16 Eylül laiklik mitingine tüm velilerimizi çağırıyoruz

    Veli-Der: Eğitimdeki sorunlara karşı 16 Eylül laiklik mitingine tüm velilerimizi çağırıyoruz

    PİRHA – Öğrenci Veli Derneği (Veli Der), mevcut ekonomik krizin etkilerine dikkat çekti. Velilerin gelirlerinin çocukların eğitim masraflarını karşılamadığını belirten Veli Der, “Yaşadığımız derin bir yoksulluk değil artık derin bir çıkmaz!” ifadelerini kullandı.

    Okulların açılmasına az bir süre kala Veli Der, tespit ettikleri sorunları açıkladı. Yapılan yazılı açıklamada öncelikle mevcut ekonomik krize vurgu yapıldı.

    Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizinin yaşandığını belirten Veli Der, temel tüketim maddelerinden kiralara, sofradaki ekmekten tüm ihtiyaçlara kadar “zam kasırgası sürüyor” diye belirtti.

    “EĞİTİM HAKKI, ARTIK BİZ VELİLER İÇİN LÜKS HALİNE GELDİ”

    Veli Der açıklamasında dört kişilik bir ailenin gıda, giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık harcamalarının Ağustos 2023 için 37 974 TL olduğuna dikkat çekilerek şöyle devam edildi:

    “Dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama yani açlık sınırı tutarı Ağustos 2023 için 11 bin 658 TL. Fakat asgari ücret 11 bin 402 TL. Bu rakamlarla yoksulluğun değil açlığın çıkmazını yaşıyoruz açıkçası. Biz velilerin yaşamış olduğu bu durum tabi ki çocuklarımızın eğitim masraflarını karşılayamaz hale getirmekte. Herkes artık şunu çok iyi bilmektedir; eğitim sistemi her geçen yıl daha da fazla paralı hale getirilmekte.

    Bugün okula başlayan bir çocuğun eğitim masraflarını en basit şekilde hesaplarsak; kıyafet, kırtasiye olarak ele aldığımızda beş-altı bin liraya kadar yükselmektedir. Servis ücretleri ise; devlet okullarında yüzde 70, özel okullarda ise yüzde 200’lere varan zamla velinin ödeyemeyeceği miktara yükselmiştir. Beslenme, su, fotokopi, belirli gün ve hafta kutlamaları vb. harcamalar bu harcamaların dışında.

    En temel hak olan eğitim hakkı, artık biz veliler için lüks haline geldi. Bu, eğitim hakkının fiilen engellenmesidir. Eğitim masrafların artmasının yanı sıra, çocuklarımızın okula kaydını yaptırırken bağış adı altında fahiş ücretler talep edilerek bizlere yaşatabilecekleri en sıkıntılı anları reva görüyorlar. Yoksulluğun görece yüksek olduğu semtlerde okula kayıt için istenen bağış miktarı 5-10 bin lira arası olurken, görece daha varsıl kesimlerde 100-120 bin liralara kadar bu ücretlerin çıktığını duymaktayız. Biz veliler şunu da çok iyi bilmekteyiz; okullara yeteri kadar verilmeyen eğitim ödeneği yüzünden biz velilerden zorunlu olarak bağış toplanarak kaynak oluşturulmaktadır. Okullara yeterli ödenek göndermeyen MEB, tavşana kaç tazıya tut misali, bir taraftan okul yönetimlerine “kendi kaynağınızı kendiniz bulun, kendi yağınızla kavrulun” derken diğer taraftan velilere “bağış yapmak zorunda değilsiniz” diyerek okul idareleriyle velileri karşı karşıya getirmektedir.

    Biz velilerin yüzde 50’sinden fazlası asgari ücretle çalıştığı koşullarda bu masrafların karşılanması mümkün değildir. Velilerin yaşadığı işsizlik, yoksulluk, sosyal yardımlara muhtaç olma hali özellikle tam zamanlı okullarımızda eğitim gören çocuklarımızda çok daha ciddi sorunlara yol açmaktadır. Karnı doymadan okula gelen milyonlarca çocuğumuzun derslerde baş dönmesi, baş ağrısı sorunu yaşadığını da biliyoruz.”

    “YOKSUL ÖĞRENCİLER, TARİKAT YURTLARINA YÖNLENDİRİLECEK”

    Açıklamada üniversite öğrencilerinin yaşadığı zorluklara da dikkat çekildi. Üniversitelilerin özellikle barınma sorunu yaşadığını belirten Veli Der, yapılan araştırmalar sonucu özel yurtların üçte birinin tarikat ve cemaatlere ait olduğunu aktardı.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Mahalle aralarındaki tarikat evlerinin sayısını tahmin bile edemiyoruz. Devlet yurtlarının kapasitesi ise 2021’de 695 bin. Örgün öğretim gören üniversite öğrenci sayısı 2021-2022’de, 3 milyon 400 bin civarında iken geriye kalan 3 milyona yakın öğrenci nerede kalacak? Ekonomik durumu biraz iyi olan ailelerin çocukları birleşerek ev kiralayacaklar. Geri kalan büyük bir çoğunluk ise muhtemelen tarikat ve cemaat yurtlarına yönlendirilecekler. Tarikat ve cemaatlerin yurtlarına yönlendirme politikalarınızı çok iyi biliyoruz. Gençlerin tüm bu yaşadıkları sorunları bilen, özellikle çok cüzi ücret alan veya hiç ücret almayan ve her türlü ihtiyaçlarını karşılayan tarikat ve cemaatler, Anadolu’dan gelen yoksul halkın çocuklarına tüm olanakları seferber ederek, kendi yurtlarına almaktalar. Tarikat yurtlarında ve evlerinde kalan bu çocuklar denetim yapılmadığı ve denetimi yapacak olanlar da tarikat üyesi olduğu için her türlü istimara açıklar. Sonrası malum. Herkesin bildiği gibi yurt sorumlularının dini baskısı altında yaşanan psikolojik sorunlar, atlatılamayan ağır bunalımlar sonucu intihar eden gençler, taciz ve cinsel istismar olayları.”

    16 EYLÜL LAİKLİK MİTİNGİNE ÇAĞRI!

    Veli Der, dinci eğitim anlayışını da eleştirdi. Okullara imam atama projesi de dahil benzeri din dayatmasının pedagojik olmadığına vurgu yaparak devlet organlarına ve yerel yönetimlere şu çağrıda bulundu:

    “Ortaokullardaki seçmeli Satranç, Görsel Sanatlar, Zeka Oyunları dersleri neden kaldırılır? Bunun gerekçesi nedir? Liselerdeki seçmeli Müzik, Görsel Sanatlar, Drama gibi derslerin kaldırılmasının anlamı var mı? Ne yapmak istiyorsunuz? Çocuklarımız sanattan, spordan, müzikten tamamen uzaklaşsın mı istiyorsunuz?

    ÇEDES ve benzeri uygulamalardan derhal vazgeçin, yapılan tüm protokolleri iptal edin.

    Kamu kaynakları çocuklarımızın sağlık, beslenme, barınma, ulaşım gibi temel ihtiyaçlarına aktarılarak ücretsiz bir şekilde karşılanmalıdır.

    Eğitim sistemini ve toplumu kendi dünya görüşleri ve ihtiyaçları doğrultusunda dönüştürmek isteyenlere karşı bizler çocuklarımız için; eşit, kamusal, laik ve bilimsel bir eğitim verilmesini savunuyoruz. Laiklik yoksa demokrasi, adalet, özgürlük, insan hakları da yok! ÇEDES ve benzeri uygulamalara karşı, eğitimde yaşanan tüm bu sorunlara karşı 16 Eylül Cumartesi günü  “Laik Eğitim, Laik Yaşam” şiarıyla yapılacak mitinge; öğrencilerimizi, velilerimizi ve tüm kamuoyunu birlikte tavır almaya ve ortak mücadeleye davet ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • ‘Barınamıyoruz’ diyen öğrenciler yargılanıyor: Bize işkence ve darp layık görüldü

    ‘Barınamıyoruz’ diyen öğrenciler yargılanıyor: Bize işkence ve darp layık görüldü

    PİRHA- ‘Barınamıyoruz’ diyerek Ankara’ya gelen ancak gözaltına alınarak haklarında dava açılan öğrenciler savunmalarında, “Ankara yolunda aracımız durduruldu, basın açıklaması yapmak istediğimiz için yerlerde sürüklendik, dövüldük. Ne yemek yiyebiliyoruz ne barınabiliyoruz. Sürekli çalışmak zorunda kalıyoruz. Çevremdeki tüm öğrenciler en az bir işte çalışıyor. Sadece bizim bölümden 30 öğrenci okulu bırakmak zorunda kaldı” dedi.

    ‘Barınamıyoruz’ eylemleri kapsamında geçtiğimiz yıl farklı şehirlerden Ankara’ya gelerek seslerini duyurmak isteyen ve gözaltına alınan 100 öğrenciden 49’u hakkında ‘Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, hakaret’ iddiasıyla dava açılmıştı.

    Açılan davanın ilk duruşması, Ankara 15’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmada, bazı öğrenciler ile avukatları hazır bulunurken, öğrencilerden şikayetçi olan polisler ise duruşmaya katılmadı.

    Kimlik tespitinin ardından dosyaya eklenen evrakların okunmasıyla başlayan duruşmada, silahlı polislerin hakimin talebi dışında duruşma salonunda olmasına avukatlar tepki gösterdi. Hakim, ‘Adliye güvenliği için buradalar. Talebe gerek yok’ yanıtını verdi.

    “DAVA AÇILMASI BİLE ANAYASAYA AYKIRI”

    İlk olarak yargılanan öğrencilerin avukatlarından Emre Erdal söz aldı. Davanın açılmasının dahi anayasa aykırı olduğunu belirten Erdal, toplantı kavramının tanımını hatırlatarak, öğrencilerin bu haklarını kullandığını belirtti. Erdal, ülkede enflasyon ve kira fiyatlarının korkunç boyutta olduğunu, ev sahiplerinin kiracıların evlerini bastığı bu koşullarda üniversite öğrencilerinin de barınamadığını bu nedenle öğrencilerin gösteri haklarını kullandıklarını kaydetti.

    “BU YASAKLAR, ‘SİZ YAPIN HUKUK ARKADAN GELİR’ SÖYLEMİNDEN DOĞUYOR”

    Dava konusunu eleştiren Erdal, “Ya savcılık makamı hukuk bilmiyor ya da bizi ve sizi kandırmaya çalışıyor. Herkes izin almadan gösteri yapma hakkına sahip ancak kanunla bu sınırlandırılabilir. Ülkemizde bu hak bildiri hükmüyle düzenlenmiştir. Araba durduruluyor, GBT yapılıyor, gidemezsiniz diyerek öğrencilere gözaltı oluyor. Tamamen barışçıl, tehlike ve şiddet içermeyen bu eylemlerin devlet, yargı tarafından engellenmesi hukuki değildir. Yasaklama kararı verilebilmesi için açık ve yakın bir tehlike olması gerekir, dosyamızda böyle bir şey yok. Ankara Valiliği’nin bu yasak kararının nedenini de biliyoruz. İçişleri Bakanının, ‘siz yapın hukuk arkadan gelir’ söyleminden doğduğunu biliyoruz. Ve derhal beraat kararı talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    “BARINACAK YERİM YOKKEN, BANA İŞKENCE VE DARP LAYIK GÖRÜLDÜ”

    Savunma yapan öğrencilerinden Çağla Güzel, “Ben bu ülkenin aydın geleceğiyim, benim okulumun yurdu yok, barınacak hiçbir yerim yok. Bana en kötü yurtlar bile layık görülmezken, anayasal hakkımı kullanırken işkence ve darp layık görüldü” dedi.

    Öğrencilerden Ezgi Ertürk ise, her yıl Meclis’e bütçe taslağı geldiğini belirterek, “Biz de geçen yıl gençlik ve eğitim bütçesinin görüleceği tarihte Ulus Meydanı’nda basın açıklaması yapacaktık. Ve Ankara yolunda aracımız durduruldu, basın açıklaması yapmak istediğimiz için yerlerde sürüklendik, dövüldük. Ankara’nın bütün yollarını gece saat 4’ten beri tuttuklarını öğrendik. Polis otobüslerinde yer olmadığı için kendi tuttuğumuz araç gözaltı aracına dönüştürüldü. İfade vermek için bile Ankara sınırına sokulmadık. 1 saat bozkırlarda bekledik Ankara’ya kilometrelerce uzak olan Kahramankazan karakolunda ifademizi aldılar” diye konuştu.

    “BARINAMADIĞIMIZ İÇİN SADECE TEK BİR BÖLÜMDEN 30 KİŞİ OKULU BIRAKTI”

    Yargılanan öğrencilerden İlayda Gökçer de savunmasında, temel eğitim haklarının ellerinden alındığını ve bunun artık şarkılara bağlandığını kaydederek şunları aktardı:

    “Ne yemek yiyebiliyoruz ne barınabiliyoruz. Öğrenciler olarak sürekli çalışmak zorunda kalıyoruz çevremdeki tüm öğrenciler en az 1 işte çalışıyor. Sadece bizim bölümden 30 öğrenci okulu bırakmak zorunda kaldı. Bizi engelleyenler kendi anayasalarını bile uygulamayan sistemin sonucudur. Bir arkadaşım sadece yurt ücretini 1 ay geciktirdiği için yurttan atıldı. Bütçe görüşmelerinin olduğu 12 Aralık’ta geldik çünkü bütçe görüşmelerinin muhatabı olarak görüyoruz kendimizi. Eğitimin temel hak olması diye bir şey kalmadı çünkü bu artık ekonomik şartlara bağlı hale geldi.”

    Batuhan Berk Duran ve Düşün Altuntaş da, savunmalarında suçlamaları reddederek, beraat talebinde bulundu.

    BİR SONRAKİ DURUŞMA MART AYINA ERTELENDİ

    Savunmaların ardından kararını açıklayan hakim, kendilerine hakaret edildiğini iddia eden 2 polisin sonraki celseye katılarak ifadelerinin alınmasına ve 4 öğrencinin adresinin tespit edilmesi için müzekkere yazılmasına karar vererek, duruşmayı 22 Mart 2023’e erteledi.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Taleplerimize tehditle cevap veriliyor, polis bir arkadaşımızı kör etmek istedi’- VİDEO

    ‘Taleplerimize tehditle cevap veriliyor, polis bir arkadaşımızı kör etmek istedi’- VİDEO

    PİRHA- “Gökyüzü çatımız sokaklar evimiz” eylemlerinde sürekli polisin tacizine ve tehditlerine maruz kaldıklarını anlatan üniversite öğrencisi Barış Kırmızıtaş, ekonomik krizden en çok öğrencilerin etkilendiğini belirterek, iktidarın çözüm üretmeyen politikalarına karşı birlikte hareket etme çağrısında bulundu. Kırmızıtaş, ters kelepçeyle gözaltına alındıklarında polisin bir arkadaşlarının gözüne tekme atarak kör etmek istediğini söyledi. 

    İktidarın yaşamın her alanında çözümsüzlük ısrarı ülkedeki ekonomik krizi gün geçtikçe çıkmaza sürüklüyor. Ekonomik krizden en fazla emekçiler, kadınlar, gençler ve çocuklar etkileniyor. Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla beraber üniversitelerine gitmek için farklı şehirlere gitmek zorunda kalan öğrenciler artan kira ve yurt fiyatları ile karşı karşıya kaldı. Barınma sorunu başta olmak üzere pek çok sorun yaşayan öğrenciler buna karşı harekete geçti.

    İzmir’de “Gökyüzü çatımız sokaklar evimiz” hareketinin çağrısıyla öğrenciler 11 Eylül’den bu yana barınma sorununa dikkat çekmek için parklarda nöbet tutuyor. Nöbeti sürdüren öğrenciler, parklarda polis tacizine ve tehdidine de maruz kalıyor.

    “RANZALAR İLE KOĞUŞ SİSTEMİNE GEÇİLDİ, ODALAR 12 KİŞİ”

    Çatımız Gökyüzü Hareketi’nde yer alan Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisi Barış Kırmızıtaş, bu eylemi sadece kendileri için değil toplumun sesi olmak adına yaptıklarını dile getirdi. Mevcut yurtlardaki odaların ranzalar ile koğuş sistemine döndüğünü aktaran Kırmızıtaş, “Bu eylemdeki temel amaç mevcut hükümetin yarattığı ekonomik krizin sonuçlarına, öğrenciler üzerinde kendini dayatmasına tepkiydi. Halkın bütün kesimleri bu ekonomik krizden payını alıyor. Öğrenciler ev sorunu, kira ve fatura zamlarından dolayı geçinemiyorlar. Yurtlara yerleşemeyen öğrenciler evlerine dönmek zorunda kalıyor. Hükümet yeni yurtlar yapması gerekirken ranza sistemi 4 kişilik odaları 10 kişiye çıkarıyorlar. Etüt odalarındaki masalar kaldırılarak yataklar yerleştiriliyor ve 12 kişilik odalar yapılıyor. Biz öğrenciler bunu kabul etmiyoruz ve sesimizi böyle duyurmak istiyoruz” diye konuştu.

    “DARP EDİLEREK GÖZALTINA ALINDIK, İNCE ARAMADAN GEÇİRİLDİK”

    Kırmızıtaş, önceki günlerde ablukaya alınıp, darp edilerek gözaltına alınmalarına tepki gösterdi. Eyleme başladıklarından bu yana çeşitli taciz ve tehditlerle karşılaştıklarını ifade eden Kırmızıtaş şöyle konuştu:

    “Biz bu eylemi sürdürmeye çalıştığımızda taciz, hakaret ve küfürler hiç dinmedi. 4 öğrenci olarak başladık. 4 kişi için 60 kişilik kolluk güçleri gelmişti. İlk günlerde bizleri darp ederek gözaltına aldılar. En temel hakkımızı protesto ile gerçekleştiriyoruz. Çadır kurulamaz gibi yasak olmamasına rağmen çadırımızı kırarak ters kelepçe ile gözaltına alındık. Hem bizleri hem de çantalarımızı ince aramadan geçerdiler. Gizli bir şekilde ve kamera kaydı alınmadan bu ince arama yapıldı. Çantalarımıza bir şeyler dahi konulmuş olabilir. Arkadaşımın gözüne tekme atarak kör etmek istediler.”

    “TALEPLERİMİZ, TOPLUMUN DA TALEPLERİDİR”

    Barınma, ulaşım ve beslenme gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamayan öğrencilerin okulu bırakmak zorunda kaldığını hatırlatan Kırmızıtaş, taleplerinin aslında ekonomik kriz kıskacında bırakılmış halkın da talepleri olduğunun altını çizerek, “Artık halk da bıkmış durumda ve bir şeylerin değişmesi gerektiğini söylüyor. İşte bu genel tepkinin öncülüğünü biz gençler yapıyoruz. Bu üniversitedeki bir öğrenci evinin genel sorunu olarak ele alınmamalı. Taleplerimiz, ekonomik krizin yansımalarını kat be kat yaşayan toplumun talepleridir. İnsanlar ev kiralarını ödeyemiyor, faturalarını ödeyemiyor. Geçinemedikleri için banyolarında kendilerini asıyor. Çocuğunun ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor. Halkın en somut sorunlarını biz üniversite öğrencileri çok daha fazla yaşıyoruz. Ek bir gelirimiz yok. KYK bursları ile geçinemiyoruz. Ev kiraları 4 bin TL olmuş durumda. Arkadaşlarımız ev sorunlarını çözemediğini için okulu bırakıp gitmek zorunda kaldı. Hükümet çözüm olarak bizlere bunu reva görüyor” ifadelerini kullandı.

    “BASKI VE TEHDİTLER KAPIMIZIN ÖNÜNE KADAR GELDİ”

    Nöbet eyleminin dışında evlerinin kapılarına kadar baskı ve tacizlerin devam ettiğine vurgu yapan Barış Kırmızıtaş, “Evlerimizden çıkarken kapımızın önünde bekleyen araçlar görüyoruz. Takip ederek taciz ve küfür ediyorlar. Ailelerimizi dahi arayarak bizleri illegalize etmek istiyorlar. Bizleri bu şekilde fişleyemezler. Bütün öğrencileri dayanışmaya çağırıyoruz. Bir şeyleri değiştireceğimize dair gücümüz var” dedi.

    Öğrencilerin talepleri şöyle:

    * İlk günden itibaren yetersiz kalan 850 TL’lik burs; eğitime, barınmaya ve beslenmeye gelen zamlar karşısında çoktan eridi. Bursumuz yaşanan enflasyon oranında arttırılmalı ve geri ödemeli bir şekilde verilen krediler de birikmiş borçları silinmek üzere bursa dönüştürülmelidir.

    * KYK yurt ücretlerine yüzde 80 ile yüzde 100 arasında yapılan zamlar derhal geri çekilmeli. Yaşam standartları iyileştirilerek barınmanın ücretsiz olmasına dönük adımlar atılmalıdır.

    * 2-3-4 kişilik KYK yurt odalarının ranza sistemiyle 8-10 kişiye çıkarılmasını kabul etmiyoruz. Koğuş değil yurt istiyoruz. Yatak kapasiteleri; ranza sistemine geçerek değil yeni yurtlar inşa ederek arttırılmalıdır.

    * Tarikat ve cemaat yurtları, ideolojik dayatmaları ve baskılarıyla özgür düşüncenin ve özgür bireyin gelişimi önünde başat engellerden birini oluşturmaktadır. Bu kurumların yurtları kapatılmalı ve bu binalar KYK yurtları olarak faaliyete geçirilmelidir.

    * Yemekhanelerde yapılan yüzde 100-300 arasındaki yemek zamları geri çekilmelidir. Bizler müşteri değiliz. Eğitim kurumları da birer ticaret merkezi değildir.

    * Ev kiraları ve emlakların denetimsizliği; ev sahiplerine ve emlakçılara bir kara borsa alanı oluşturmaktadır. Boş evler, adeta açık arttırmaya çıkarılırcasına en yüksek ücreti verene kiralanmaktadır. Kiralar ve emlaklar denetlenmelidir.

    * Her öğrenciye kırtasiye malzemesi ve kirada kalan öğrencilere ise gıda malzemesi, kira ve fatura desteği yapılmalıdır.

    * Ulaşım masrafları ve yapılan son zamlar biz öğrencileri ciddi anlamda zorlamaktadır. Toplu taşıma belediyelerin bünyesinde olduğu gibi aynı zamanda ulaşım, eğitim alanının da bir parçasıdır. Ulaşıma yapılan zamlar geri çekilmelidir.

    * Son olarak; eğitim, barınma ve beslenme haklarını talep ettiği için yurttan çıkarılan ve bursları kesilen tüm arkadaşlarımızın gasp edilen hakları geri verilmedir.”

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • CHP’li belediyeler, öğrenciler için barınma seferberliği başlatacak

    CHP’li belediyeler, öğrenciler için barınma seferberliği başlatacak

    PİRHA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun tarafından partinin tüm belediye başkanlarına gönderilen yazıda, öğrencilerin barınma sorununun çözülmesi için seferberlik başlatılması istendi. Yazıda belediyelerin lojman, misafirhane ve hizmet binalarını barınma sıkıntısı çeken öğrencilerin kullanımına sunması istendi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrısı üzerine, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun tarafından partinin tüm belediye başkanlıklarına resmi yazı gönderildi.

    Öğrencilerin, gelinen süreçte ağır barınma sorunu yaşadıklarına dikkat çekilen yazıda şöyle denildi:

    “Son 20 yılda, ülkemizin neredeyse her alanında derin sorunlar yaratan siyasi iktidar, öğrencilerimizi de ağır bir barınma sorunu ile karşı karşıya bırakmıştır. Ülkemizdeki öğrenci sayısı artarken, yurt kapasitelerinin bu artışı karşılayamaması, ne yazık ki öğrencilerimizi konut kiralama yoluna itmektedir. Ancak konut kiralarında yaşanan olağanüstü artışlar göz önüne alındığında, dar gelirli öğrencilerimiz bu seçeneği kullanmakta da zorluk çekmektedir. Bu sorun, öğrencilerimizi ve ailelerini ağır mağduriyetler altında bırakmış, pek çok öğrencimiz var olan hayat pahalılığının üzerine eklenen barınma sıkıntısı karşısında eğitim hayatlarını noktalamak zorunda kalmıştır.”

    “HALKIN BELEDİYELERİNE SORUMLULUK DÜŞÜYOR”

    “İktidar, bu sorunun çözümüne yönelik hiçbir etkili adım atmamıştır. Bu nedenle, kısa süre sonra başlayacak yeni eğitim-öğretim yılında öğrencilerimizi yine sıkıntılı bir süreç beklemektedir. Bu kapsamda, halkın belediyelerine yine önemli bir sorumluluk düşmektedir.”

    ÖĞRENCİLER İÇİN YENİ BİR SEFERBERLİK

    Yazıda, belediye başkanlarından 3 başlıkta çalışma yapılması istenerek, şöyle denildi:

    – Belediyelerimiz, devlet yurtlarına yerleşemeyen ve özel yurt ücretlerini ya da ev kiralarını karşılayacak gelir düzeyine sahip olmayan öğrencilerimiz için yeni bir seferberlik başlatmalı, yeni imkânlar yaratarak öğrencilerimizin yanında durmaya devam etmelidir.

    – Belediyelerimiz, yeni eğitim-öğretim yılı için gelebilecek taleplere yönelik araştırmalara başlamalı, bu taleplerin karşılanmasında en etkili yöntemi şimdiden belirlemelidir. Öğrenci yurdu bulunmayan ya da mevcut kapasitesi talepleri karşılamaya yeterli olmayan belediyelerimiz; hizmet binalarını, lojmanlarını, misafirhanelerini ya da kiralama yolu ile bölgelerindeki özel tesisleri öğrencilerimizin kullanımına sunmak için gayret göstermelidir.

    – Belediyelerimiz, barınma desteği yanında, dar gelirli olduğu tespit edilen öğrencilerimizin ev kiralarına ya da özel yurt ücretlerine imkânlar ölçüsünde nakdi yardım desteği sunmalıdır.”

    SORUMLULUĞUN ALTINDAN KALKACAĞIZ

    Torun, yazının sonunda “Tüm baskılara rağmen iktidarın veremediği hizmetleri vatandaşlarımıza ulaştıran belediyelerimiz, bu sorumluluğun altından da başarıyla kalkacaktır. Tüm engellemeler karşısında halk için çalışmaya devam eden siz değerli belediye başkanlarımıza şükranlarımızı sunuyor, hepinize çalışmalarınızda başarılar diliyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Binlerce öğrenci, bazı vakıf yurtlarında cemaat ve tarikatların pençesine düştü!’

    ‘Binlerce öğrenci, bazı vakıf yurtlarında cemaat ve tarikatların pençesine düştü!’

    PİRHA-Milletvekili Yıldırım Kaya, üniversite öğrencilerinin yaşadığı yurt sorununa dair Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na 18 soru yöneltti. Kaya, binlerce öğrencinin, “cemaat ve tarikatların pençesine düştüğünü” ifade ederek “Bakanlığınız tarafından vakıf ve özel yurtlara ekonomik destek verilmekte midir? diye sordu.

    CHP Ankara milletvekili Yıldırım Kaya, öğrencilerin yaşadığı barınma sorununu Meclis gündemine taşıyarak Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na soru önergesi yöneltti.

    Milletvekili Yıldırım Kaya, binlerce öğrencinin, KYK yurtlarına müracaat etmesine rağmen, kapasite yetersizliğinden yurda yerleşemediğinin altını çizdi. Kaya, ekonomik durumu iyi olmayan öğrencilerin yüksek kira bedellerini karşılayamadıkları için ev tutamadıklarını belirterek “Öğrenciler sorunun çözümü için parklarda yatıp kalkmaya başladı” dedi.

    “VAKIF YURTLARINA EKONOMİK DESTEK VERİLMEKTE MİDİR?”

    Yıldırım Kaya, “Barınma sorununu çözemeyen binlerce öğrenci, bazı vakıf yurtlarında cemaat ve tarikatların pençesine düşmekten kendilerini kurtaramadı” diyerek Bakan Muharrem Kasapoğlu’nun yanıtlaması talebiyle şu soruları yöneltti:

    “*2021-2022 eğitim öğrenim yılında KYK yurtlarına kaç öğrenci müracaat etmiştir?

    *KYK yurtlarına müracaat eden öğrencilerden kaçı yurtlara yerleştirilmiştir?

    *Bakanlığınıza bağlı KYK yurtlarının toplam kapasitesi kaç kişiliktir?

    *İllere göre, KYK yurt sayısı ve yurtların kapasitesi kaç kişiliktir?

    *İllere göre, KYK yurtlarında kalan öğrencilerin sayısı ve yüzdelik oranları kaçtır?

    *Yapımı devam eden kaç KYK yurdu vardır? Toplam kapasiteleri kaç kişiliktir?

    *Vakıflara bağlı kaç öğrenci yurdu vardır?

    *Vakıf yurtlarında kaç öğrenci kalmaktadır?

    *Öğrenci yurdu açan vakıflar hangileridir?

    *Vakıf yurtlarında kalan öğrencilerin yaş gruplarına göre dağılım sayıları kaçtır?

    *Vakıf yurtları dışında kaç özel öğrenci yurdu vardır? Bu yurtların öğrenci kapasiteleri ve yaş gruplarına göre öğrenci sayıları kaçtır?

    *Bakanlığınız tarafından vakıf ve özel yurtlara ekonomik destek verilmekte midir?

    *Vakıf ve özel yurtlara Bakanlığınız tarafından bina tahsisi yapılmış mıdır?

    *Vakıf ve özel yurtlara Bakanlığınız tarafından yapılan destekler nelerdir?

    *KYK yurdu çıkmayan, öğrencilerin barınma sorunun çözümü için Bakanlığınızın ekonomik desteği/yürüttüğü bir çalışma var mıdır?

    *Bakanlığınız üniversite öğrencilerinin yurt sorununu ne kadar zamanda ve nasıl çözecektir?”

    PİRHA/ANKARA

  • Barınma sorunu olan öğrencilere bir destek de Alevi Vakıfları Federasyonu’ndan

    Barınma sorunu olan öğrencilere bir destek de Alevi Vakıfları Federasyonu’ndan

    PİRHA-Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF), bünyesindeki tüm cemevlerinin barınma sorunu yaşayan öğrenciler için hizmet vereceğini duyurdu.

    Alevi Vakıfları Federasyonu, kendisine bağlı tüm cemevlerinde öğrencilere hizmet verebileceğini duyurdu.

    AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, konuya ilişkin değerlendirmesinde “Her cemevimizde misafirhanemiz mevcut. Öğrenciler hem barınma ihtiyaçlarını karşılayabilir hem de her öğlen aşevlerimizde lokma olarak dağıtılan yemeklerden faydalanabilirler” dedi.

    Doğan, “Edirne’den Erzincan’a yetmiş üzerinde cemevi misafirhanemiz var” diyerek barınma sorunu yaşayan öğrenciler için hizmet verebileceklerini söyledi.

    Haydar Baki Doğan, Alevi Vakıfları Federasyonu’na bağlı cemevlerinden barınma hizmeti almak için şu iletişim bilgilerini paylaştı:

    Telefon: +90 (216) 517 10 80

    E-Posta: info@avf.org.tr

    (HABER MERKEZİ)