Etiket: yurtdışı yasağı

  • Çankaya: Devletin Alevisi olmayanları susturmaya çalışıyorlar- VİDEO

    Çankaya: Devletin Alevisi olmayanları susturmaya çalışıyorlar- VİDEO

    PİRHA – İstanbul Havalimanı’nda geçen gün gözaltına alınan ve yurtdışı yasağı kararıyla serbest bırakılan Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Onursal Başkanı Mehmet Ali Çankaya, “Bizim gibi bağımsız Alevi hareketini ve devletin Alevisi olmayanları susturmaya, itibarsız hale getirmeye, güçsüz hale getirmeye, marjinalleştirmeye çalışıyorlar” dedi. 

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Onursal Başkanı Mehmet Ali Çankaya, 12 Şubat günü Viyana’ya uçmak üzere gittiği İstanbul Havalimanı’nda bir basın açıklamasında yaptığı konuşmalar gerekçe gösterilerek gözaltına alındı ve ardından yurtdışı yasağı konularak serbest bırakıldı.

    Mehmet Ali Çankaya gözaltı sürecine ve yurtdışı yasağına dair PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “ŞİMDİLİK BİR CEVAP BEKLİYORUZ”

    40 yıldır Viyana’da ikamet ettiğini dile getiren Çankaya, 3 ayda bir Türkiye’ye gelip gittiğini söyleyerek gözaltı sürecini ve sonrasında yaşadıklarını şöyle anlattı:

    “Bu dönemde geldik dönüşte bir sıkıntı oldu. Polis noktasında durdurup çıkışımın gözükmediğini biraz beklemem gerektiğini söylediler. Amirleri gelip karakola gitmem gerektiğini söyledi. ‘Ben sorunca da hakkınızda ihbar var, karakolda anlatırsınız’ dediler. Savcı sorgulamasında ‘Emek ve Özgürlük İttifakı ile ilgili bir açıklamada bulunmuşsunuz’ dedi. Bana açıklamanın içeriğine dair bir şey söylemediler. Ben de 15 yıldır AABF’nin genel başkanlığını yaptığımı şimdiyse onursal başkanlığını yaptığımı söyledim. Alevilerle ilgili konferans, miting, paneller, yürüyüşler ne varsa hepsine katıldığımı ve hala katılmaya devam ettiğimi, eşit yurttaşlık hakkının alınmasında, Alevilerin yaşamlarının, inançlarının özgürleşmesi için elimden gelen çalışmaları yapmaya devam ettiğimi dile getirdim. Bize bekleyin dediler tabi o arada uçağı da kaçırdık. Sonra iki saat daha bekledik. Bu sefer hakime çıkardılar. Hakim tekrar Erzincan’dan sorguya tuttu. Aynı ifadeleri verdim. Yaşamımızın Viyana’da olduğunu, çocuklarımızın, işlerimizin orada olduğunu ve alıkonulursam çok büyük kayıpların olacağını söylememize rağmen, serbest bırakılmamı istememize rağmen ’savcılığın düşüncesinden yola çıkarak kararımız yurtdışı yasağıdır, 7 gün içerisinde itiraz edebilirsiniz’ diyerek dosyayı kapattı. Biz de ikinci gün Erzincan Sulh Ceza Mahkemesi’ne itirazımızı yaptık. Şimdilik bir cevap bekliyoruz. Bu cevabın sonucunda neler olacağını göreceğiz.”

    “ASLI OLMAYAN BİR ŞEYDEN DOLAYI TUTULMAK GÖZDAĞI VERMEKTİR”

    Basın açıklamasından dolayı yurtdışı yasağı konulmasının saçma olduğunu ifade eden Çankaya, bu yasağı kabul etmediğini dile getirerek, “Aslı olmayan bir şeyden dolayı tutulmak gözdağı vermektir. Bizim gibi bağımsız Alevi hareketini ve devletin Alevisi olmayanları susturmak, itibarsız hale getirmek, güçsüz hale getirmek, marjinalleştirmek istiyorlar. Bunu yaparken de Alevi kurumlarını yok etmeyle uğraşıyorlar. Devlet, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kabul etmeyip buna karşı duranlara elbette bunu yapacaktır” dedi.

    “MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Çankaya bu tavrın Avrupa ile Türkiye’nin arasını açacağını belirterek şöyle devam etti:

    “‘Artık Türkiye’deki Alevilerle uğraşmayın siz Avrupa’daki federasyonlarsınız, cemevi kurarsınız ama Avrupa ile bizim bağımız yoktur’ diyorlar. Nasıl ki AİHM’yi, AYM’yi tanımadıkları gibi Avrupa’daki kurumları da, demokratik güçleri de tanımak istemiyorlar, yalnızlaştırmak istiyorlar. Bu nedenle buna karşı da biz yılmayacağız. Biz eşit yurttaşlık hakkımız için sonuna kadar da mücadele edeceğiz. Bir Cumhuriyet bitti ikinci Cumhuriyet başladı. Bu sefer daha farklı bir Cumhuriyet’i yaşayacağımızın sinyalini veriyorlar.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Gergerlioğlu: Uluslararası komisyonda görevliyim fakat yurt dışına çıkamıyorum!

    Gergerlioğlu: Uluslararası komisyonda görevliyim fakat yurt dışına çıkamıyorum!

    PİRHA – Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM Başkanlığı, Sayıştay Başkanlığı Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada hakkındaki yurtdışı yasağına değindi. Gergerlioğlu, “Uluslararası komisyonda yer alıyorum fakat saçma sapan gerekçelerle yurt dışına çıkış yasağı verildiği için milletvekilliği görevimi yapamıyorum” dedi. Gergerlioğlu, işkence vakalarıyla ilgili soru önergelerinin Meclis tarafından kabul görülmemesini de gündeme getirdi.

    Plan ve Bütçe komisyonunda konuşan HEDEP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 20 bine yakın hak ihlali başvurusu olduğunu ve hiçbirinin araştırılmadığını söyledi. Kendisinin de bir milletvekili olarak hak ihlaline uğradığını belirten Gergerlioğlu, “Uluslararası komisyonda yer alıyorum fakat saçma sapan gerekçelerle yurt dışına çıkış yasağı verildiği için milletvekilliği görevimi yapamıyorum” ifadelerini kullandı.

    “VATANDAŞ İŞKENCEYİ NASIL KİBARCA İFADE ETSİN?”

    Gergerlioğlu, milletvekillerinin Meclis’e verdiği soru önergelerinin sık sık, ‘kaba ve yaralayıcı ifade var’ gerekçesiyle geri çevrildiğini de gündeme getirdi. Gergerlioğlu, “Vatandaş işkenceyi nasıl kibarca ifade etsin?” diyerek şu konuşmayı yaptı:

    “Soru önergelerimizde mesela kötü muamele ve işkence gören vatandaşın durumunu iletiyoruz. Vatandaş işkenceyi nasıl kibarca ifade etsin; yani makatına cop sokulmuş, işkence, darp, bunları anlatıyor, “kaba ve yaralayıcı ifade” deniliyor. Meclise yakışmıyor bu. Lütfen, bu maddeyi, tüzüğü araştırın ve bürokratlarınız bunları geri çevirmesin.

    8.235 SORU ÖNERGESİ CEVAPSIZ KALDI

    Bakanlıklarla ilgili verdiğim soru önergeme bir cevap vermiştiniz; bakanlıklar hangi oranda bize cevap vermiş? Cevabınızdan örnek veriyorum: Orada bir bakanlık çok dikkat çekiyor; en çok cevap vermeyen bakanlık kim biliyor musunuz? Adında adalet olan bakanlık; 9.931 soru önergesi sormuş vekiller -ya, el insaf- 8.235’ine cevap vermemiş. Ya, bırakın, adalet kelimesini Adalet Bakanlığı çöpe atmış. Siz, neden uyarmadınız Sayın Başkan veyahut da bundan sonra uyarılacak mı? Bunu soruyorum.”

    “SİZE KALSA GÜLLÜK GÜLİSTANLIK BİR MEMLEKETTEYİZ!”

    İnsan Hakları ve Dilekçe Komisyonlarıyla ilgili de vurgu yapan Gergerlioğlu, “Bu komisyonları meclis başkanları neden denetlemiyor ve uyarmıyor? Yine, size sorduğum soru önergesindeki rakamlardan yola çıkarak bir uyarı yapacağım. Komisyonlara 27’nci Dönemde verilen dilekçelerde, 26’ncı Döneme göre 6 kat artış var. İhlal başvuruları var. Bu komisyonların bu ihlallere müdahale hakkı var. Sizin cevabınızı da inceledim. Bürokratlar ve komisyon başkanları sadece ilgili kuruma bir yazı göndermiş. Onun dışında herhangi bir hak ihlali var mı, yok mu, hiç birini araştırmamış. Bakın, 20 bine yakın başvuru var, sıfır hak ihlali mi olur ya? 26’ncı Dönemde bile 6 kat az başvuru var, 20 civarında suç duyurusu yapılmış; 27’nci Dönemde, İnsan Hakları Komisyonu ve Dilekçe Komisyonundan sıfır suç duyurusu yapılmış. Yani güllük gülistanlık bir memleketteyiz! Hayret ediyor insanlar. Burası Meclis, milletin hakkını biz savunuyoruz” ifadelerini kullandı.

    TÜRKPA ÜYESİYİM AMA YURT DIŞINA ÇIKAMIYORUM!

    Gergerlioğlu, hakkında yürütülen yurtdışı yasağına da değinerek şöyle devam etti:

    “Sayın Başkan: Kendimle ilgili bu husus hakkında sizinle 2 kez görüşmek istedim. Sekretaryanıza görüşme talebimi ilettim, dönüş olmadı. Buna da üzülüyorum ve 3’üncü kez bu talebimi de söylüyorum ve en azından yine sizden bir dönüş beklediğimi söyleyeyim. TÜRKPA komisyonu üyesiyim ve yurt dışı gezilerine gidemiyorum. Neden? Yurt dışı yasağım var. Neden var? Biliyorsunuz, ben haksız, hukuksuzca Meclisten çıkarılan bir milletvekiliyim. Geçen dönem Sayın Şentop tarafından, Anayasa Mahkemesi kararı beklenmeden okutuldu bu Mecliste. Ardından ben Mecliste adalet nöbeti tutarak direndim ve beni Meclisten çıkarmak için yine 2’nci bir utanç sayfası açarak, sahte bir tutanak düzenletti. Söylemediğim sözleri söylemişim gibi; hileyle, yalanla ve darbedilerek bu Meclisten çıkarıldım. Şimdi, Can Atalay mevzusu var ve sizi aslında bu noktada takdir ediyorum çünkü bir aydır, Yargıtay kararı açıklanmasına rağmen siz bunu uygulamadınız, vekilliğini en azından düşürmediniz. Bakın, TÜRKPA üyesi olarak 3’üncü bir ihlal daha yaşadım; Anayasa Mahkemesi hakkımda ihlal kararını ne zaman verdi? 1 Temmuz 2021’de. O gün ne oldu biliyor musunuz? Aynı gün, başka bir gün değil, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı hakkımda yurt dışı yasağı kararı aldı. Neyden korkuyorlarsa nedir, anlamak mümkün değil. Bundan dolayı, ben üyesi olduğum TÜRKPA’nın yurt dışı gezilerine gidemiyorum. Bu da bir utanç sayfasıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Sanatçı Ali Baran: Pazarlık ettik o vasıtayla yurtdışına çıkabildim – VİDEO

    Sanatçı Ali Baran: Pazarlık ettik o vasıtayla yurtdışına çıkabildim – VİDEO

    PİRHA – Yurtdışı yasağının kaldırılması için mahkemenin 2 hafta içerisinde 1.5 Milyon TL teminat istediği Sanatçı Ali Baran, Almanya’ya geri döndü. Mahkeme sürecinin kendisini psikolojik ve ekonomik açıdan yıprattığını dile getiren Baran, “Biz sanatçılara karşı düşman hukuku var. Kürt sanatçısı olmak zaten zor. Kürt olman bile onların gözünde terörist olman anlamına geliyor” dedi.

    Almanya’da yaşayan ve albüm çalışması için Türkiye’ye gelen sanatçı Ali Baran’a sosyal medya paylaşımlarında “örgüt propagandası” yaptığı gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Mahkeme, yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması için de 1.5 Milyon TL teminat istemişti. Baran, mahkemeyi İstinaf’a taşıdıklarını belirterek mahkeme süreci, Almanya’ya geri dönme süreci ve son çıkardığı “Hêvîya Çîya” albümü üzerine PİRHA’ya konuştu.

    “İSTİNAFA GÖNDERDİK”

    Savcının bilerek yurtdışı yasağı koyduğunu söyleyen Baran, “Biz de yurtdışı yasağını kaldıralım diye uğraştık. Mahkemeyi ileriye aldık. Aldık ama boşa. Yine de yurtdışı yasağının kalkması için 1.5 Milyon TL istediler. Yani bu pazarlıkla uğraştık. Şimdi bir üst mahkemeye taşıdık. İtiraz ettik. Mahkeme 1-2 sene sürecek sanırım. O sürede de Türkiye’de bekleyemezdim. Benim burada konserlerim vardı, kızımın düğünü vardı. Beklemedim ben de geldim. Mahkemeyi de istinafa gönderdik. Mahkeme devam ettikçe, karar kesinleşmedikçe ben Türkiye’ye gidemem.”

    “BAZI İNSANLAR BANA TELEFON ETMEYE BİLE KORKUYORLARDI”

    Almanya’ya Mayıs ayında dönebildiğini Almanlar’ın kendisi için imza kampanyası başlattıklarını da dile getiren Baran, “İlgilenen herkese teşekkür ediyorum. İlgilenmeyenlere de teşekkür ederim. Ama bazı insanlar da bana telefon etmeye bile korkuyorlardı. Onları da yadırgamıyorum. ‘senin telefonun dinleniyordur, onun için aramadık’ diye özür dileyenler de oldu” dedi. Baran, Almanya’da yaşadığı şehirdeki belediye başkanının bizzat konsolosluğa yazdığını sonrasında dışişleri bakanının devreye girdiğini de ifadelerine ekledi.

    “TÜRKİYE’DE DEMOKRASİNİN D HARFİ BİLE KALMAMIŞ”

    Yaşadığı asıl problemin Alman vatandaşıyken Türkiye’de vatandaşlığının tekrar canlandırılması olduğunu söyleyen Baran, “Bu ilginç bir şey. Mahkeme ise çok ilginç bir mahkeme, sanki dağdayız ve orası çadır mahkemesi gibiydi. Demokrasinin D harfi bile artık Türkiye’de kalmamış. Gerçekten kınıyorum” dedi.

    Baran, yurtdışına nasıl çıktığını ise şöyle anlattı:

    “Böyle aceleden apar topar hem eski cezadan hem de yeni cezadan yargılandım. Üstüne bir de para cezası aldım. O para cezası ise çok kötüydü. 1.5 milyonu 2 hafta içinde bulmamı söylediler. Ben 70 bin euroyu nereden bulayım? Daha sonra pazarlık ettik o vasıtayla ben yurtdışına çıkabildim.”

    “HALA YARIM KALAN BİR SÜRÜ İŞİMİZ VAR”

    Çıkardığı “Hêvîya Çîya” albümünden bahseden Baran, şunları kaydetti:

    “Albüme birkaç şarkı söylememiştim. Burada bitirdim. Bir tek okumalarım kalmıştı onları da tamamladım. Albüm 11 şarkıdan oluşuyor. Bir tanesi Türkçe diğer 10 tanesi kendi ana dilim olan Kürtçe’dir. Bir de içerisinde bir tane de Alevi beyiti yer alıyor. Albümü Almanya’da çıkardık. Ben Türkiye’ye geri dönmekten artık korkuyorum. Bu mahkemenin bitmesini bekliyorum. Hala yarım kalan bir sürü işimiz var. Türkiye’de daha önceden ileriki şeyler için hazırlık yaptığım çalışmalarım kaldı. Ben yeni bir kitap düzenliyordum. Kitabın adı ‘Dersim Divanı’ henüz bitmedi. Onunla uğraşıyordum. Dersim’in Ozanları’nı tanıtmak istiyorum o kitapla. Çalışmalarımız bitmiyor ama bu süreç biraz sekte vurdu.”

    “RESMEN TÜRKİYE’DE DİKTATÖRLÜK VAR”

    Psikolojik ve ekonomik olarak mahkeme sürecinin kendisini yıprattığını dile getiren Baran, “Biz sanatçılara karşı düşman hukuku var. Kürt sanatçısı olmak zaten zor. Kürt olman bile onların gözünde terörist olman anlamına geliyor. Türkiye’deki hükümet çok abes çok saçma bir politika yürütüyor. Bir aile ya da bir kişi ülkeye hakim olmuş. Resmen Türkiye’de diktatörlük var. Kendine insanım diyen herkesin ağzını açıp konuşması, eleştirmesi lazım. Bu halk sustukça daha kötü oluyor” diye konuştu.

    Devrim FINDIK / İSTANBUL

  • DBP Dersim İl Yöneticisi Hıdır Çiçek, serbest bırakıldı

    DBP Dersim İl Yöneticisi Hıdır Çiçek, serbest bırakıldı

    PİRHA-Sabah evine yapılan baskınla gözaltına alınan DBP Dersim İl Yöneticisi Hıdır Çiçek, serbest bırakıldı.

    Sabah evine yapılan baskınla gözaltına alınan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Dersim İl Yöneticisi Hıdır Çiçek, serbest bırakıldı.

    Örgüte yardım ve yataklık iddiasıyla suçlanan Hıdır Çiçek, hakkında adli kontrol şartı ve yurt dışı yasağı konuldu.

    PİRHA/DERSİM

  • HDP’li Özen: Koma Zelal’e uygulanan yurtdışı yasağı derhal kaldırılmalıdır!-VİDEO

    HDP’li Özen: Koma Zelal’e uygulanan yurtdışı yasağı derhal kaldırılmalıdır!-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Meclis’te yaptığı konuşmada Koma Zelal grubu üyelerinin anadilleriyle sanatlarını icra ederken, haklarında çeşitli iddialarla 2019 yılında açılan davanın ertelemelerle yıllardır sürdürdüğüne dikkat çekerek, “Sanatçılarımız yurtiçi ve yurtdışı konserlerle geçimini sağlamaktadır. Bu keyfi yasak geçimlerini sağlamalarına engel olmaktadır. Seyahat özgürlüklerinin hukuk dışı yöntemlerle ellerinden alınması kabul edilemez” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Meclis’te yaptığı konuşmada Koma Zelal grubu üyelerinin anadilleriyle sanatlarını icra ederken, haklarında çeşitli iddialarla 2019 yılında açılan davanın ertelemelerle yıllardır sürdürdüğüne dikkat çekti

    “SEYAHAT ÖZGÜRLÜKLERİNİN HUKUK DIŞI YÖNTEMLERLE ELLERİNDEN ALINMASI KABUL EDİLEMEZ”

    HDP’li Özen Meclis’te yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:

    “Kürtçe (Kurmanci) kılamlarıyla insanların yüreğine dokunan “Koma Zelal” grubu üyeleri anadilleriyle sanatlarını icra ederken, haklarında çeşitli iddialarla 2019 yılında açılan dava ertelemelerle yıllardır sürmektedir. Başlangıçta savcılığın yurtdışına çıkış yasağı verdiği Koma Zelal grubunun sanatçıları Şıho Bezgingöl, Veysel Çıdık, Tayfur Kozludere ve Tahir Kozludere ile ilgili karar sonradan kaldırılmıştır. Haklarındaki yasak kaldırılmasına rağmen İçişleri Bakanlığı keyfi bir kararla bu yasağı sürdürmektedir. Sanatçılarımız yurtiçi ve yurtdışı konserlerle geçimini sağlamaktadır. Bu keyfi yasak geçimlerini sağlamalarına engel olmaktadır. Seyahat özgürlüklerinin hukuk dışı yöntemlerle ellerinden alınması kabul edilemez. Yetkililerin bir an önce bu hak gasplarından vazgeçip görevlerini yapmaya davet ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • PSAKD: Kemal Bülbül yalnız değildir!

    PSAKD: Kemal Bülbül yalnız değildir!

    PİRHA-İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanında, HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül’e hakkında yurtdışı çıkış yasağı konulduğu tebliğ edildi ve uçuşu engellendi. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül’e yurtdışı yasağı verilmesine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Önceki dönem genel başkanımız ve hali hazırda üyemiz olan Kemal Bülbül’e konan yasak, milyonlarca Alevi yurttaşın iradesine konulmuştur. Bu, adı konulmamış bir tutuklamadır. Bu, ülkeyi Nazi kampına çevirmenin resmidir. Derhal bu faşizan tutum son bulmalı ve önceki dönem genel başkanımızdan özür dilenerek, seyahat özgürlüğü iade edilmelidir” denildi.

    CAN TV’nin programına katılmak için yurt dışına gitmek isteyen HDP Milletvekili Kemal Bülbül, sosyal medya hesabından Sabiha Gökçen Havalimanında uçuşunun engellendiğini duyurmuştu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, yazılı açıklama yaparak HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül’e yurtdışı yasağı verilmesine tepki gösterdi.

    “KEMAL BÜLBÜL’E KONAN YASAK, MİLYONLARCA ALEVİ YURTTAŞIN İRADESİNE KONULMUŞTUR”

    Kemal Bülbül’e yurtdışı yasağını şiddetle kınandığı vurgulanan açıklamada, “Önceki dönem genel başkanımız ve HDP milletvekili Kemal Bülbül, etkinliklere katılmak üzere yurtdışına çıkmak için gittiği havaalanında pasaportu alınmış ve daha sonra Emniyet Genel Müdürlüğü’nün  08/2016 tarih ve 124420 sayılı genelgesini gerekçe göstererek yurtdışına çıkışı engellenmiştir. Bu keyfi ve faşizan uygulama AKP iktidarının fıtratında vardır. Fiilen tutuklama olan bu tutum milletvekili dokunulmazlığına da, en geri demokrasi anlayışına da sığmazken AKP’nin kumaşına tam olarak uygundur. İktidara geldikleri günden beri, insani değerleri kirlettiler, doğayı kirlettiler, demokrasi-eşitlik-özgürlük kavramlarını kirlettiler. Milyonlarca oy almış bir partinin on binlerce üyesini, milletvekili, belediye başkanı ve genel başkanlarını tutsak edenler halkın iradesinden korkuyor. AKP, korkakların partisidir. AKP ırkçı ve şeriatçı politikaların kaynağıdır. Önceki dönem genel başkanımız ve hali hazırda üyemiz olan Kemal Bülbül’e konan yasak, milyonlarca Alevi yurttaşın iradesine konulmuştur. Bu, adı konulmamış bir tutuklamadır. Bu, ülkeyi Nazi kampına çevirmenin resmidir. Derhal bu faşizan tutum son bulmalı ve önceki dönem genel başkanımızdan özür dilenerek, seyahat özgürlüğü iade edilmelidir.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Turgut Öker’e konulan yurtdışı yasağı derhal kaldırılsın!’

    ‘Turgut Öker’e konulan yurtdışı yasağı derhal kaldırılsın!’

    PİRHA – Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Turgut Öker’e verilen yurtdışı yasağının derhal kaldırılmasını istedi. 

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Onursal Başkan Turgut Öker’e konulan yurtdışı yasağına ilişkin açıklama yaptı.

    Alevilere yapılan baskıların devam ettiğine değinilen açıklamada, “Uzun bir süredir Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hedef gösterilen Avrupa’daki Alevi kurumlarına yönelik dünya kamuoyunun gözü önünde siyasi bir baskı uygulanıyor. Daha evvel hükümet yanlısı medya tarafından yalan haberlerle köşeye sıkıştırılmaya çalışılan Alevi toplumuna karşı geldiğimiz son noktada yargının da bir baskı aracı olarak kullandığını görmekteyiz. Bu uygulamanın son örneği; kurumumuzun Onursal Başkanı Sayın Turgut Öker ile ilgili 2014 – 2015 yılında yaptığı konuşmalar ve sosyal medya paylaşımlarının neden olarak gösterildiği davadır. Bu paylaşımlar, Üçüncü Köprüye Yavuz Sultan Selim adının verilmesine ilişkin eleştiriler ve gezi şehitleriyle ilgili Alevi toplumunun da hem fikir olduğu taleplerin bir ifadesidir. Bu süreçte Onursal Genel Başkanımız, açılan davalardan kaçmayıp, kendi isteğiyle Türkiye’ye gitmesine rağmen ihtiyati tedbir çerçevesinde yurtdışı yasağı konmasını, Alevi toplumunu sindirmeye yönelik siyasi bir karar olarak değerlendiriyoruz. Türk-İslam Sentezi yüzyıllardır sürdürdüğü Alevi toplumuna dönük tarihsel kininin bir yansımasıdır” ifadeleri yer aldı.

    “TÜM MUHALİF GRUPLARA KARŞI AYNI YÖNTEM UYGULANIYOR”

    Açıklama şöyle devam etti:

    “Onursal başkanımız dışında son iki yıldır Avrupa’dan Türkiye’ye giden yüzlerce Alevi kurum yöneticisi ve üyeleri sosyal medya paylaşımları neden gösterilerek gözaltına alındılar. Bazılarına Türkiye giriş yasağı uygulanırken, bazılarına da tutuksuz yargılanma kapsamında yurtdışı yasağı konuldu.

    Bu gözaltı dalgasıyla ilgili Türkiye’deki resmi makamlardan yapılan bir açıklama yok. Soruşturmalara dair bir bilgi yok. Yurtdışı yasağı normalde tedbir amaçlı kullanılması gerekirken, maalesef Türkiye Hükümeti tarafından Alevi Toplumu’na karşı bir cezalandırma aracı olarak kullanılıyor. Sadece Alevi toplumuna değil, Türkiye’deki tüm muhalif gruplara karşı da aynı yöntemi kullanıyor. Suç Politikaları Araştırma Enstitüsü’nün (Institute for Criminal Policy Research – ICPR) verilerine göre Türkiye, mahpus sayısının artışında Avrupa’da birinci, dünyada onuncu sırada yer alıyor.

    Yaklaşık yüzde 70’i Alman vatandaşlığına sahip ve Almanya’da uyum konusunda örnek gösterilen Alevi toplumuna yönelik bu baskılara karşı Alman Hükümeti ve kamuoyundan dayanışma bekliyoruz. Özellikle Almanya Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye’deki Almanya Başkonsolosluğu’nu onursal genel başkanımız Sayın Turgut Öker’in hukuk mücadelesini yakından takip etmeye davet ediyoruz.”  (HABER MERKEZİ)

  • AABK: Alevilik suç değil; Öker’in yurtdışına çıkış yasağı kaldırılsın

    AABK: Alevilik suç değil; Öker’in yurtdışına çıkış yasağı kaldırılsın

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker’e dün görülen duruşmada yurtdışına çıkış yasağı kararı verilmesinin ardından, konfederasyon sosyal medyada #AlevilikSucDegil hashtagiyle Öker’in yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasını istedi. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker, dün İstanbul Kartal’da bulunan Anadolu Adliyesi’nde duruşması görüldü.

    Mahkeme,  Öker’e yurtdışına çıkma yasağı kararını verdi. Öker’in iddianamesi henüz hazır değil ancak var olan dosyada AABK’nin 2012, 2013, 2014 yıllarındaki etkinliklerinde yaptığı konuşmalar, Gezi direnişi ve İstanbul’da yapılan 3’üncü köprüye Alevi katliamcısı olarak bilinen Yavuz Sultan Selim’in adının verilmesi konusundaki sosyal medya paylaşımları suç unsuru olarak yer alıyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Onursal Başkan Turgut Öker’in yurtdışına çıkış yasağının kaldırılması için sosyal medyada #AlevilikSucDegil hashtagiyle kampanya başlattı. Konfederasyon, “Alevilerin taleplerini dile getirmek suç değildir. Bu hukuksuzluğa derhal son verin” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL