Etiket: yusufoğlan köyü

  • Alevi köyün öğrencilerinin Sünni köyde eğitime zorlanması Meclis gündeminde

    Alevi köyün öğrencilerinin Sünni köyde eğitime zorlanması Meclis gündeminde

    PİRHA – HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, Yıldızeli İlçesine bağlı Alevilerin yaşadığı Yusufoğlan Köyü İlköğretim Okulu’nun yıkılıp yerine yenisinin yapılmayarak öğrencilerinin Sünni vatandaşların yaşadığı Güneykaya Köyü’nde taşımalı eğitime zorlanmasını Meclis gündemine taşıdı. Kenanoğlu bunun nedenlerini Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a sordu. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Alevi köyünün okulunun yıkılıp öğrencilerin Sünni köyünde taşımalı eğitime zorlanmasını Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a sordu.

    Sivas’ın Divriği, Yıldızeli ve Hafik ilçelerinde bulunan toplam 22 okulun depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle ‘yık-yap projesi’ kapsamına alındığını belirten Kenanoğlu, Sivas Milli Eğitim Müdürlüğü’nce, söz konusu yıkım işlemlerinin Haziran ayı içerisinde yapılacağının belirtildiğini ancak edinilen bilgilere göre 3 aydır hiçbir gelişmenin olmadığının altını çizdi.

    “ÖĞRENCİLERİN MAĞDURİYETİ KATMERLEŞTİ”

    Kenanoğlu, Alevi olan Yusufoğlan Köyü öğrencilerinin Sünni köyüne taşımalı eğitime zorlanmasına ilişkin şunları kaydetti:

    “Pandemi nedeniyle tüm yurtta uzaktan eğitime mecbur bırakılan öğrencilerimiz ve aileleri, Sivas’ta ise başka bir sorunla karşı karşıya bulunmaktadır. Sivas’ta okula başlaması gereken öğrencilerin mağduriyeti bu yıkım kararları nedeniyle yeni eğitim yılında daha da katmerlenmiştir.

    Örneğin, Sivas/Yıldızeli İlçesine bağlı Yusufoğlan Köyü’ndeki Yusufoğlan İlköğretim Okulu da yıkım kararı alınan okullardan birisidir. Yusufoğlan İlköğretim Okulu’nda ne yazık ki 3 aydır herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Yeni eğitim yılında öğrencilerin kayıt yaptırıp yaptırmayacağı, nerede eğitim göreceği gibi bir belirsizliklerle karşı karşıyadır.

    “YIKIM KARARI DURDURULARAK EĞİTİME HAZIR HALE GETİRİLMELİ”

    Yusufoğlan Alevilerin yaşadığı bir köy olup, 800 nüfuslu bu köyün okulunda geçen dönem 81 öğrenci eğitim görmüştür. Hatta yıkım kararı alınan bu okula geçen yıl 100 bin TL civarında tadilat yapılmıştır. Yine edinilen bilgilere göre Yusufoğlan Köyü’ne komşu Sünni vatandaşların yaşadığı Güneykaya Köyü’ne yeni bir okul yapılmıştır ve buranın öğrenci sayısının azlığı nedeniyle Yusufoğlan Köyü’nün okulu yıkılıp yerine yenisinin yapılmayacağı yetkililerce bildirilerek, bu köyün öğrencilerinin Güneykaya köyünde eğitim görmelerinin planlandığı anlaşılmaktadır.

    Bu durum, yıkım kararı alınan okullarda eğitim görmesi gereken öğrencileri taşımalı eğitim mecburiyetine sürüklemekte olup, yıllardır uygulanan asimilasyon politikalarının bir başka versiyonunu akıllara getirmektedir. Dolayısıyla, yeni eğitim döneminin başlaması nedeniyle bu okulların yıkım kararlarının durdurularak, bir an önce eğitime hazır hale getirilmesi çalışmaları sonuçlandırılmadır.”

    Kenanoğlu, bu bağlamda Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a şu soruları yöneltti:

    • Yeni eğitim öğretim yılında yıkım kararı verilen 22 okulda eğitim ve öğretime nasıl devam edilecektir?
    • Söz konusu okullardaki öğrenci sayısı kaçtır?
    • Bu öğrencilerin yıkım kararı alınan okullarda eğitim alamayıp, başka okullara yönlendirilmesi halinde oluşacak ekstra eğitim masrafları nedeniyle ailelere maddi destek sunulacak mıdır?
    • Çürük raporu verilerek yık-yap projesi kapsamına alınan okullarda 3 aylık tatil dönemi boyunca neden bir çalışma yapılmamıştır?
    • Özellikle, Alevi köyü olan Yusufoğlan köy okulunun yıkılması ve yerine yenisinin yapılmayarak buranın öğrencilerinin daha az öğrenci mevcudu olan Sünni Güneykaya Köyüne taşımalı eğitime gönderilmek istenmesi ile ne amaçlanmaktadır? PİRHA/ ANKARA
  • Alevi köyü Yusufoğlan’daki baraj tehdit oluşturuyor-VİDEO

    Alevi köyü Yusufoğlan’daki baraj tehdit oluşturuyor-VİDEO

    PİRHA- Sivas Yıldızeli’ne bağlı Yusufoğlan Köyü’ndeki Güneykaya baraj yapımında sona doğru gelindi. Ancak Alevi köyü olan Yusufoğlan’da yaşayanların ise tedirginlikleri giderek artıyor. PİRHA’ya konuşan Yusufoğlan köylüleri barajda herhangi bir tahribat ve su kaçırma sonucunda köyün su altında kalacağını belirtiler.

    HABERİN VİDEOSU

    Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı en büyük Alevi köylerinden biri Yusufoğlan. 400’den fazla haneden oluşan köyün geçim kaynağı çiftçilik ve tarım. Köyün hemen üstünde bulunan ve 2010 yılında yapılan sulama barajı  Güneykaya ise köydeki tarım ve hayvancılık işlerini azalttığı gibi halkın tedirginliklerini artırmış.

    Sulama projesinin su kaynağını oluşturan Sivas Güneykaya Barajı, Yukarı Kızılırmak havzasının kuzeyinde Yıldızeli İlçesi, Yusufoğlan Köyü, Geçmiş Deresi üzerinde yer alıyor. Temelden yüksekliği 54 metre, depolama hacmi ise 15,5 milyon m3 olan baraj, Yusufoğlan köyünün hemen üstünde bulunuyor. Köylülerin tedirginlikleri ise barajda oluşabilecek bir hasarda köylerinin su altında kalması.

    Yusufoğlan Köyü’nde yaşayanlar kaygılarınıi PİRHA’ya anlattı.

    Mahmut Kaya doğduğundan bu yana Yusufoğlan’da yaşıyor. Göletin köyün yukarısında ve borularının köyün içinde bulunmasının köye zarar verdiğini söyleyen Kaya, şunları dile getirdi:

    “Göletin köyün içinden geçmesinin tehlikesi var. Mesela, patlayabilir. ‘Su sızıntısı oldu’ dediler. Orayı kestiler, yeniden beton doldurdular. Onun için yine de ne olacağı belli değil. Su borularını yerin altından götürdüler. Yalan yanlış gömüp öyle gittiler. ‘Yani köylünün gözü kör’ diyorlar. Biz işimizi yapalım da ne olursa olsun. Denetimli iş yok, bu nedenle bizim zararımıza vatandaşımızın zararınadır.” 

    “ESKİDEN DEĞİRMEN DÖNÜYORDU ŞİMDİ SU YOK”

    Eskiden köyde bulunan değirmen ve akan derelerinin olduğunu söyleyen Kaya, “Şimdi su kesildi, su yok. Bizim köyde değirmen dönüyordu, un öğütülüyordu köylüye ama şimdi kapandı. Onlar kurudu şimdi.  Irmaklarımız kokuyor, çöpleri atıyorlar derelere ama derelerde su yok. Köy susuz kaldı” dedi. Köye hizmetin yapılmadığını söyleyen Kaya, “Kanal borularını üstün körü yapıyorlar. Yol düzleme yok. Bütün hasarı vatandaş görüyor” dedi.

    “BARAJ PATLASA KÖY GİDER”

    Ali Özel de yaz aylarında köye gelip kışın ise İstanbul’a gidiyor. Ama ata toprağı olan köylerinde baraj yapımından tedirginlik duyanlardan. Özel, baraj yapımının önceden muhtara tebliğ edildiğini ancak köylünün duyarsız kaldığını söyledi. Duyarsızlığın sonucu bu barajın yapılmasından hayıflanan Özel, “Baraj yapımına önceden köylünün itirazının olması durumunda belki başka yere kaydırılabilirdi” diye üzüntüsünü dile getirdi.

    Özel, barajın yapılmasının etkilerini ise şöyle anlattı:

    “Baraj yapılmasının kendi arazimize fazla bir faydası yok. Bu baraj patlak, su kaçırıyor diyorlar. Allah göstermesin patlasa köy gider. Umuma araziler gider. Sonra arazilerimiz gitti, tarlalarımız gitti.” 

    İçme suyu konusunda sıkıntılarının olmadığını söyleyen Özel, barajın zararlarını ise şöyle anlattı:

    “İçme suyu konusunda sıkıntımız yok ama bu barajın bize çok zararı oldu. Arazimiz gitti. Halk o kadar para da alamadı. Bize bu parayı teklif etti de biz köylü olarak bunu kaçırdık. Biz bunu önceden kabul etmeseydik, itiraz etseydik biraz daha yüksek paralara satardık. Bazı komşular itiraz etti. Mesela 5 alacağı yere itiraz ettik, bunlar 10 katını aldılar. Bu göletin altında tarlam vardı.”

    “YOLLARIMIZ BOZUK, ARAZİYE GİDEMİYORUZ”

    Yusufoğlan Köyü Muhtarı Hüseyin Çınar ise barajın 6 senedir başladığını söyledi. Baraja ilişkin şunları kaydetti:

    “Şu an yollarımız bozuk, araziye giremiyoruz. Arazide şu anda kanal çalışmaları var, şantiye alanı gibi her taraf. Ekinimizden, yoncalarımızdan zarar gördüğümüz şeyler oluyor. Zarar gördüğümüz şeylerin bazılarından alamadığımız da. İstimlak olan tarlalarımız var. Şimdi istimlak olmadan gidecek yerler de var. Tabi ki bu kanalcıların projelerini çizme hataları da var.”

    Zamanında muhtarların bu projeyi imzaladıklarını söyleyen Hüseyin Çınar, “Köylü tepki gösterse de göstermese de devlet bunu yapacaktı. Onun için illa ki tepkimiz oldu ama faydası da olacak dediler” dedi.

    “PARA GELDİ GEÇTİ, ATADAN KALAN TOPRAKLARIMIZI ALDILAR”

    “Milletin arazisi barajın içinde kaldı, onları istimlak ettiler” diyen Çınar, “Para geldi geçti. Onlar atadan dededen kalanları aldılar. Elimizden kaybolup gitti” ifadelerini kullandı.

    Barajın patlamasından tedirginlik duyan Çınar, “Tepki gösteriyoruz ama şu an ‘patlama riski yok’ diyorlar. Ama ne kadar doğru ne kadar yanlış onu bilmiyoruz. Şimdi Türkiye genelinde deprem hattı var. Bizim köy bile sallandı bundan bir buçuk ay önce. Bu 6-7 şiddetinde olsa bu baraj illa ki bir zarar görür. Bizim köy de zarar görecek”diye konuştu.

    Hüseyin Çınar son olarak barajda su olmadığını, köyün içinden geçen derenin de pislik içinde olduğunu söyledi. Pişmanlık duyduğunu ve bunun zararını da çekeceklerini belirten Çelik, “Ben bunun için de DSİ’ye bir dilekçe verdim, geri dönüşüm hattı istedim. Irmakların içini de zaten yapacaklarını söylediler. İnşallah yaparlar, taşkın koruma onun aşağılarına kanal getireceklerini söylediler. Eğer o kanalı getirirlerse bir nevi eskisi gibi olmasa da temizleriz diye düşünüyoruz” dedi.

    Sevim KAHRAMAN – Semra ACAR

    SİVAS/Yıldızeli 

  • Bilek güreşinde Türkiye’de ve dünyada şampiyon olan Gamze Çınar PİRHA’ya konuştu – VİDEO

    Bilek güreşinde Türkiye’de ve dünyada şampiyon olan Gamze Çınar PİRHA’ya konuştu – VİDEO

    PİRHA – Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Türkmen Alevi Köyü olan Yusufoğlan’da büyüyen 18 yaşındaki Gamze Çınar, bilek güreşi sporunda Türkiye birinciliği, Avrupa üçüncülüğü ve dünya ikinciliği şampiyonluğuyla adından bahsettirmeyi başarmış. Çınar, okul sebebiyle ara verdiği spora üniversiteye başladıktan sonra tekrar devam edeceğini söylüyor.

    HABERİN VİDEOSU

     Sivas Yıldızeli ilçesine bağlı Türkmen Alevi köyü olan Yusufoğlan’da yaşayan Gamze Çınar, bilek güreşi sporuna nasıl başladığını PİRHA mikrofonuna anlattı.

    Gamze Çınar henüz 18 yaşında. Yusufoğlan Köyü’nde büyüyen Çınar, kardeşinin hastalığı sebebiyle ailesiyle birlikte Samsun’a taşınmış. İki yıl önce başladığı bilek güreşi sporunu okul ve dershane sebebiyle bırakmış. Şimdilik üniversite sınavına hazırlanmaya çalışan Çınar, üniversiteyi kazandıktan sonra tekrar spora devam edeceğini söylüyor.

    “İLK ZAMANLAR BÖYLE BİR SPORU BİLMİYORDUM”

    Gamze Çınar PİRHA’ya bilek güreşi sporuna nasıl başladığını anlatıyor.

    İlk zamanlar böyle bir sporun olduğunu bilmiyordum” diyen Çınar okulda arkadaşlarıyla bilek güreşi tuttuğunu, arkadaşları tarafından güçlü olduğunun söylenmesi üzerine, spora başlamaya karar verdiğni ve babasının fitnıs sporuna yazdırdığını söylüyor.

    Bir yıl kadar ağırlık çalıştığını söyleyen Çınar, “Türkiye birinciliği, Avrupa üçüncülüğü ve dünya ikinciliği şampiyonluğum var” dedi.

    “BİLEK GÜREŞİNİ SEVDİĞİM İÇİN SEÇTİM”

    Sporu seçmesinde babasını etkisinin olduğunu çünkü babasının da güreşle ilgilendiğini belirten Gamze Çınar, bilek güreşini neden seçtiğini şöyle anlattı:

    “Babamın etkisi tabi ki oldu. Başta babam beni güreşe başlattı. Güreşle başladım, üstüne bilek güreşi eklendi sonra ikisinden birini seçmek zorunda kaldım. Okul ve dershaneden dolayı ikisi bir arada gitmiyordu. Ben de bilek güreşini tercih ettim. Hocalarım güreşi bırakmamı istemedi, aslında babamda güreşçi olduğu için o da istemedi ama ben bilek güreşini daha çok sevdiğim için bunu seçtim.”

    “Bizim evde her akşam güreş olur” diyen Çınar, babasının önce evde eğittiğini sonra spora gönderdiğini belirtti.

    “HİÇBİR ZAMAN BİLEK GÜREŞİNİ BIRAKMAYI DÜŞÜNMÜYORUM”

    Sporu bu sene bırakmak zorunda kaldığını ifade eden Çınar, sebebini ise şöyle anlatıyor:

    “Hiçbir zaman sporu bırakmayı düşünmüyorum. Şimdiki hedefim tıp fakültesini kazanmak. Üniversiteyi kazandıktan sonra tekrar bilek güreşine devam edeceğim” dedi.

    Sevim KAHRAMAN / Semra ACAR

    Sivas-Yıldızeli