Etiket: zarife çamalan

  • Ankara’da darp edilerek gözaltına alınan öğrenciler için eylem yapıldı-VİDEO

    Ankara’da darp edilerek gözaltına alınan öğrenciler için eylem yapıldı-VİDEO

    PİRHA- Gençlerin darp edilerek gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla Sakarya Caddesi’nde biraraya gelen öğrenci ve emek ve demokrasi örgütleri, gözaltında tutulan arkadaşlarının bırakılması için basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, “Gözaltılar derhal serbest bırakılsın” çağrısı yapıldı.

    25 Nisan’da Konur Sokak’tan Adalet Bakanlığı’na yürümek isteyen öğrencileri şiddet kullanarak gözaltına alınmasını protesto etmek için Sakarya Caddesi’nde basın açıklaması düzenlendi. Açıklamaya üniversite öğrencileri dışında Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri destek vererek öğrencilerin serbest bırakılmasını talep etti.

    Arkadaşlarının bırakılmasına tepki gösteren kitle, “Baskılara gözaltılar ve işkencelere karşı üniversiteler ayakta” ve “Gençliğe geleceğe sahip çıkıyoruz, gözaltılar derhal serbest bırakılsın” yazılı pankartalar taşıdı.

    “GELECEKSİZLEŞTİRİLEN GENÇLİK MÜCADALE EDİYOR”

    Üniversite öğrencileri adına açıklamayı yapan Sude Dohman, gözaltına alınan, tutuklanan ve çıplak arama dayatmasına maruz bırakılan öğrenciler için bir araya geldiklerini belirterek, “19 Mart’tan bu yana, iktidarın baskıcı, gerici politikalarıyla hayatı karanlığa sürüklenen, yoksullaştırma politikalarıyla geleceksizleştirilen gençlik mücadele ediyor. Bu süreçte faşist devletin kolluk kuvvetleri tarafından; kampüslerde, sokaklarda, meydanlarda; işkenceye, kimyasal silahlara, coplara, plastik mermilere, gazlı sulara maruz kalıyor. Dün ise tutuklanan ve gözaltına alınan arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu göstermek için buluştuğumuz, direndiğimiz Yüksel Caddesi’nde 30 arkadaşımız yerlerde sürüklenerek, tekmelenerek, işkenceye maruz bırakılarak gözaltına alındı. Dün gece bir arkadaşımızı polis tarafından yerde sürükleyerek işkenceyle gözaltına alındı. Bu görüntüler sosyal medyada yayıldıktan sonra Ankara Valiliği işkenceyi meşrulaştırmak için ‘kadın iç çamaşırı giymiş erkek’, ‘sözde kadın’ gibi transfobik ifadelerin olduğu bir açıklama paylaştı. Bizler ise iktidarı uyarıyor ve buradan da bir kez daha yineliyoruz: Gözaltında cinsel saldırıya uğrayan kadınları ve LGBTİQ+ları her gün konuşacağız! Varoluşlarımızdan ve yaşama hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz, erkek adaletten hesap soracağız” dedi.

    ‘26 ÖĞRENCİ HALA GÖZALTINDA’

    Gözaltına alınan öğrencilerden 4’ünün serbest bırakıldığını geri kalan 26 öğrencinin ise halen gözaltında tutulduğunu belirten Sude Dohman, “Gözaltındaki arkadaşlarımızın tamamını alana, tutuklu tüm arkadaşlarımız serbest kalana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Ne soruşturmalarınız ne de yargılamalarınız, emniyetin işkencelerini örtbas edemeyecek; bizler mücadelemizle, onurumuzla işkencenizi yeneceğiz. Biz sizin 23 yıllık iktidarınızın baskı ve korku politikalarını kabul etmiyoruz. 19 Mart günü Beyazıt Meydanı tarihine bir direnişi daha kazıdı. Biz bu direnişten aldığımız güçle yürümeye devam edeceğiz. Üniversiteliler olarak 1 Mayıs’ta da alanları dolduracak ve işçi sınıfının safında mücadelemizi büyüteceğiz” dedi.

     

    “BU ÜLKEDE HAK, HUKUK, ADALET VE İNSANLIK YOK”

    Ardından Emek ve Demokrasi Güçleri adına konuşan Zarife Çamalan ise “Gençler, 19 Mart’tan bu yana eylem yapıyor. Çünkü; gelecekleri ellerinden alındı ve çalındı. Dün 19 Mart’tan beri eylemler gerekçe gösterilerek tutuklanan arkadaşları için Konur Sokak’ta bir araya gelerek Adalet Bakanlığına yürümek istediler. Çünkü bu ülkede hak, hukuk, adalet ve insanlık yok! Gençler orada bir araya gelerek sadece basın açıklaması düzenleyerek arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep edeceklerdi. Fakat Ankara Emniyeti gençlerin yürümesine engel olmakla kalmadı onları insanlık dışı darplarla gözaltına aldı. Bizler Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri olarak diyoruz ki; geleceğimiz ve gençlerin yanındayız. Gözaltılar biran önce serbest bırakılsın” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Mamak Emek ve Demokrasi Güçleri: Hiçbir saldırı mücadelemizi engelleyemez

    Mamak Emek ve Demokrasi Güçleri: Hiçbir saldırı mücadelemizi engelleyemez

    PİRHA- Mamak Emek Ve Demokrasi Güçleri, 23 Ekim’de Bartın’daki maden faciasını protesto etmek istedikleri eyleme polisin müdahale etmesine ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan Zarife Çamalan, “Küfür ve hakaretler eşliğinde başlatılan saldırıda 8 arkadaşımız darp edilerek gözaltına alındı. Bir arkadaşımızın 3 kaburga kemiği kırıldı. Bu yaşadığımız olay Ankara polisinin hedef göstererek estirdiği terörün son örneği oldu. Saldırılar bizi mücadelemizden alıkoyamayacak” dedi.

    Mamak Emek Ve Demokrasi Güçleri, 23 Ekim’de Bartın’daki maden faciasını protesto etmek istedikleri eyleme polis müdahalesi olmuş ve çok sayıda kişi darp edilerek gözaltına alınmıştı.

    Yaşadıkları saldırıya ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesinde bir araya gelen Mamak Emek ve Demokrasi Güçleri üyeleri, Ankara polisinin demokratik hak ve özgürlükleri ayaklar altına aldığını belirterek basın açıklaması yaptı.

    Ortak hazırlanan basın açıklamasını Zarife Çamalan okudu.

    “FACİAYI ÖNLEMEK İÇİN HİÇBİR ÖNLEM ALMAYAN DEVLET, MUHALİFLERİ ENGELLEMİŞTİR”

    Mamak’ta çalışma yürüten ilerici, devrimci kurumlar olarak, Bartın’da göz göre göre gelen bir katliamda hayatını kaybeden 41 maden işçisini anmak ve işçi ölümlerine dikkat çekmek için bir anma etkinliği yapmak istediklerini anımsatarak sözlerine başlayan Çamalan, şunları dile getirdi:

    “Sayıştay raporları ortadayken, maden işçileri katliamdan önce ailelerine ‘Bizi orada patlatacaklar’ diyerek yaklaşan faciayı dile getirirken hiçbir önlem almayan devlet, yaşanan katliamdaki sorumluluğunu örtmek için sesimizi kısmak istedi. Patlamamnın yaşandığı günü katliamın üstünü örtmek için şehre giriş çıkışları fiili olarak engellemişler, Ankara’dan Bartın’a gitmek isteyenlerin araçlarını ise sudan bahanelerle trafikten men etmişlerdi.

    POLİS HEDEF GÖSTEREREK SALDIRDI, BİR ARKADAŞIMIZIN KABURGASI KIRILDI

    23 Ekim günü de mahallemize yaptıkları polis yığınağı ile korkularını bir kez daha göstermiş oldular. Etkinliğin yapılacağı Feyzullah Çınar Parkı’nı saatler öncesinden kuşatma altına alarak parka giriş çıkışları engellediler. Ardından küfür ve hakaretler eşliğinde başlattıkları saldırıda 8 arkadaşımız darp edilerek, yerlerde sürüklenerek gözaltına alındı. Bir arkadaşımızın 3 kaburga kemiği kırıldı. Bu yaşadığımız olay Ankara polisinin kişi kişi hedef göstererek estirdiği terörün son örneği oldu. Daha birkaç gün öncesinde Olgunlar Madenci Anıtında Bartın’la ilgili yapılmak isten açıklamaya yine polis saldırmış onlarca arkadaşımız gözaltına alınmıştı. Bu saldırıda bir arkadaşımızın parmağı kırılmıştı. Ankara’da yıllardır en sıradan basın açıklamaları bile polisin keyfi tutumuyla engellenerek şiddetle bastırılmak isteniyor. Ankara Valiliği ve polisi muhalif her sesi dizginsiz bir terörle bastırmaya çalışıyor.”

    “BİZİM ŞAHSIMIZDA EMEKÇİLERE GÖZDAĞI VERİLİYOR”

    Polislerin hukuku ayaklar altına aldığını vurgulayan Çamalan, “Bizler kendi hukuklarını bile ayaklar altına aldıkları bu düşmanca saldırganlığın nedenini çok iyi biliyoruz. Devlet ve onun resmi üniformalı işkencecileri bizim şahsımızda işçi-emekçilere gözdağı vermek istiyorlar. Ama çabaları boşunadır. Çünkü onlar da çok iyi biliyorlar ki ne yaparlarsa yapsınlar bu ülkenin ilerici ve devrimci kurumları olarak tarihsel haklılığımızdan aldığımız güçle onların karşısına dikilmeye devam edeceğiz. Sadece karşılarına dikilmekle kalmayıp dökülen her bir işçi kanın hesabını soracağız. Buradan bir kez daha haykırıyoruz Ankara polisinin keyfi yasak ve saldırıları bizleri yıldıramayacak. Bizler her koşulda baskı, sömürü ve zorbalık üzerine kurulu bu düzeni işçi ve emekçilere anlatmaya devam edeceğiz. Bu sömürü düzeninin son bulması için mücadeleyi her alanda yükselteceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • İlmek Kadın Dayanışması üyeleri çalışmalarını anlattı: Türkülerimiz umut dolu-VİDEO

    İlmek Kadın Dayanışması üyeleri çalışmalarını anlattı: Türkülerimiz umut dolu-VİDEO

    PİRHA-İlmek Kadın Dayanışması üyeleri, sanat ve edebiyat dalında yaptıkları çalışmaları anlattılar. Kadınlar, çağrı yaparak, “Kadınlar olarak evde kapalı kalmayın, sokağa çıkın. Önce kendiniz için bir adım atın sonra bunun arkası gelecektir”dedi. 

    İlmek Kadın Dayanışması, pandeminin başlaması ile birlikte 10’a yakın kadının bir araya gelmesiyle Ankara’da oluştu.

    “Dayanışma Yaşatır” anlayışı temelinde sanat ve edebiyat alanında çalışmalar yapan İlmek Kadın Dayanışması, aynı zamanda pandemi sürecinde Mamak ilçesindeki kimi ailelere maddi ve manevi destekte de bulundu.

    “KADINLAR NASIL MUTLU OLACAKLARSA ÖYLE YAŞASINLAR”

    Dayanışma grubu içerisinde yer alan Zarife Çamalan, müzik çalışmaları haricinde 2 adet tanzim çıkardıklarını da belirtti. Çamalan, yazılı çalışma ile kadın mücadelesinin nasıl olması gerektiği konusuna odaklandıklarını söylerken İlmek Kadın Dayanışmasına dair şu aktarımı yaptı:

    “Eve kapanma dönemlerinde evde hapis olunmaması için moralimizi yükseltmek amacıyla öncelikle telefon üzerinden bir iletişim ağı kurduk. Aramızda belediyede çalışan arkadaşımız, atanamayan öğretmenimiz, sitede temizlik sorumlusu olarak çalışan, kamu emekçisi olan ve emekli arkadaşlarımız var.

    Gücümüz kendimizden, kadın mücadelesine inanmamızdan geliyor. Çünkü kadınlar birlikte olduğunda birçok şeyin üstesinden gelir buna inanıyoruz. Bunun hayata karşılığı var.
    Birlikte bir şeyler yapmak gerektiğini düşündüğümüz için müzik korosuna yer alıyoruz. İlmek kadın müzik korosu hem kendi ruhumuza hitap etsin hem de çevremizdeki insanlara da örnek olması için… Kadının kendisini iyi hissedeceği, kendine olan özgüveninin gelişmesi gerekiyor. Öncelikle bunun için müzik yapıyoruz. Kesinlikle kimsenin lafına bakmasınlar. Kendileri için ne istiyorlarsa, yaşamlarında neyle mutlu olacaklarsa bunu öncelikle fark etsinler, ortaya koysunlar ve bununla birlikte yaşamaya baksınlar. Kendi çevresinde demiyoruz ama kendisi için ne istiyor bunun biraz önemli olduğunu düşünüyoruz.”

    “MÜZİK İLE İÇ İÇE OLMAK MUTLULUK VERİCİ”

    Kadın dayanışması üyelerinden Seher Erdoğan ise müziğe zaman ayırmanın kendisi için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, “Türküleri çok seven biriyim. Buraya kızımın vasıtasıyla geldim. Kızım da Burak beyden bağlama dersi alıyordu. Günlerden bir gün Burak bey, ‘Bir türkü söyler misin?’ dedi ve bir türkü okudum. Bunun üzerine Burak bey ‘koroya katılabilir misin?’ dedi. Çok hoşuma gitti. Müzikle iç içe olmak çok güzel bir uğraş” diye konuştu.

    İlmek Kadın Dayanışması üyelerinden Sibel Sarı Korkmaz da, kadınlar olarak üretim yapıp aynı zamanda birbirlerinin dertlerine çözüm bulma çabalarının olduğunu söyledi. Sarı Korkmaz “Emekçi kadınların mücadelesine bir katkı sunmak için bu grupla beraberim” ifadelerini kullandı.

    “KADINLAR OLARAK EVDE KAPALI KALMAYIN, SOKAĞA ÇIKIN”

    Grup üyelerinden Necla Vuranok ise “Türküleri birbirimize dokunmak, içimizdekileri dışa vurmak için” yapıyoruz diyerek düşüncelerini şöyle özetledi:

    “Kendimi müzik ile çok iyi hissediyorum. Arkadaşlarla burada 1-2 aydır tanışıyoruz. Gücümüzü biz kadın olmamızdan, dayanışmamızdan, farkındalığımızdan alıyoruz.  Farkındayız, bu ülkede eziliyoruz, sömürülüyoruz. Kadınlar olarak evde kapalı kalmayın, sokağa çıkın. Hayat sokakta. Önce kendiniz için bir adım atın sonra bunun arkası gelecektir. Arkadaşlarımla tanıştığım için çok mutluyum. Kadın mücadelesine bir ilmek de ben koymak istiyorum. Bıkkınlık yok her zaman umutlu olmalıyız. Çünkü türkülerimiz umut, direnç, gelecek dolu. Herkesi türkü söylemeye davet ediyorum.

    “BİZE KARIŞMAYIN”

    “Bize ‘sosyal mesafenizi koruyun’ diye akıl verenler, pandemide nasıl yaşamamız konusunda fikir verip davulu zurnalı kongreler yaptılar. Biz diyoruz ki ‘sosyal – fiziki mesafemizi koruyabiliriz. Bize karışmayın. Siz sadece bu ülkenin vergilerini adaletli paylaşın, başka bir şeye de karışmayın diyoruz.”

    Cebrail ARSLAN-Eren GÜVEN/ANKARA

     

  • İHD Ankara: Hastalar revire çıkmak için aylarca bekliyor

    İHD Ankara: Hastalar revire çıkmak için aylarca bekliyor

    PİRHAİnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi Hasta Tutsaklar inisiyatifi eylemlerinin 280 haftasında basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan Camalan, “1. derece sağlık basamağı olan revire çıkabilmek için aylar geçmesi gerekmekte, hastane sevkleri sorun olmakta, kolay kolay hastane sevkleri yapılmamaktadır’’ dedi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 280’inci haftasında Bolu F Tipi Kapalı Cezaevinden bulunan ağır hasta mahpuslardan Abdulvahap Kavak’ın durumunu dikkati çekti. İHD Ankara Şubesi önünde yapılan eylemde konuşan İHD Ankara Şube Üyesi Zarife Camalan yaptığı açıklamada birinci derece sağlık basamağı olan revire bile çıkabilmek için aylar geçtiğini söyledi.

    Kavak’ın hastane doktorunun kontrol amacıyla vermiş olduğu kardiyoloji ve genel cerrahi bölümü randevularına gidemediğini söyşeyen Camalan, “Sevkler yapıldığında, gitmeden önce askerin aramada çıkardıkları ayakkabılarına basıp, tekmelemekte, itiraz ettiklerinde ise ‘istemiyorsanız hastaneye gitmeyin’ denilmektedir.

    Camalan, açıklamasında şunlara değindi;

    “Hastanelerde kelepçeleri açılmamakta, doktor bile “gerek yok” diyebilmekte, Tabipler Birliği’nin kararı hatırlatıldığında ise “Tabipler Birliği’nin kararı beni bağlamıyor” diyebilmekteler. Doktor kelepçenin açılmasını istediğinde ise asker “tutanak tutarım” diye doktoru tehdit etmektedir. Bu sorun ile ilgili İl Sağlık Müdürlüğüne yaptığı başvuruya İl Sağlık Müdürlüğünün “orada kesici, delici aletler var, doktorun güvenlik kaygısı oluyor” diye cevap ermiştir. 1980’den beri bulunduğu bu hapishanede tek bir siyasi mahpusun doktorlara saldırdığını duymadığını aktarmıştır.

    “ÇEŞİTLİ RAHATSIZLIĞI OLAN MAHKÛMLAR HASTAHANEYE GİDEMİYOR”

    Çekilen film ve tahlil sonuçları ile birlikte, tekrar doktorun yanına gidememekteler. Tahlil ve filmleri cezaevi görevlileri alıp doktora götürüyor, böyle olunca da doktorun öneri, uyarı ve kararından haberleri olmuyor. Bazen doktorun verdiği ilaçların, kullandıkları başka ilaçla etkileşimi olmasına rağmen bunları doktorla görüşemediklerinden bilemiyorlar. Sağlıkla ilgili raporlara ulaşamıyorlar, raporları istediklerinde verilmiyor. Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olduğu için havalandırmaya 1 saat çıkarılmasının hastalıklarını olumsuz etkilediğini, hareket imkanının olmadığı yönünde Adalet Bakanlığına başvuruda bulunmuş, bunun üzerine Adalet Bakanlığı mevcut uygulamanın hastalıklarını olumsuz etkileyip etkilemediği yönlü sağlık kurulu raporu istemiştir. Kurula çıkmış, ancak kurul kararını henüz öğrenmemiştir. Yine midesinden parça alınmış ancak sonucunu bilmiyor.

    “HASTA MAHPUSLARA AMELİYAT İZNİ VERİLMİYOR”

    Boğazında nodül var. Geçen seneki ultrason kontrolünde nodülün büyüklüğü 1.5 santim olduğu söylenmiş, 8 yıl önce ilk tespit edildiğinde 12 milimmiş ve ilk tespit edildiğinde haberi olmamış, tesadüfen öğrenmiştir. Genel cerrah ultrasona sevk etmiş, ultrason çekimini yapan doktor nodülün küçüldüğünü, 9 milime düştüğünü söylemiştir. Genel cerrah ameliyat kararı vermiş, ancak kalp sorunundan dolayı Kardiyoloji uzmanı ameliyat izni vermemiştir. Doktor, nodülün büyümesini durdurmak için herhangi bir ilaç vermemiş, geçen yıl kontrol için cezaevi sağlık görevlisi doktorun yanına çıkarmadan, doktor da görmeden, kan isteyip geri göndermiştir. İl Sağlık Müdürlüğüne yaptığı başvuru sonucunda tekrar hastaneye götürülmüş, yapılan ultrason çekiminde nodülün 1.5 santim olduğu tespit edilmiş ve ilaç tedavisi başlatılmıştır. Bir yıl sonra kontrol istemiş, randevu vermiştir. Bu sene yine kontrole gitmesi gerekirken, hastaneye götüreceklerine, dosyayı doktora götürmüşler ve doktorda kendisini görmeden kan tahlili istemiş. Oysa Ağustos ayında sağlık kurulu raporu için gitmiş, Genel cerrah nodülün büyük olduğunu, ultrason kontrolü yapılması gerektiğini söyleyip, ultrasona sevk etmiştir. Ancak o zaman gittiğinde kelepçe açılmadığı için çekim yapılmamıştır.”

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, son olarak hasta tutuklular serbest bırakılıncaya kadar mücadelelerine devam edeceklerini söyledi. PİRHA/ANKARA