Etiket: zeliha polat

  • Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat Hakk’a uğurlandı- VİDEO

    Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat Hakk’a uğurlandı- VİDEO

    PİRHA- Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat, dün sabah saatlerinde Elazığ’da tedavi gördüğü hastanede Hakk’a yürüdü. Polat, bugün Yıldızbağları Cemevi’nde yürütülen Hakk’a Uğurlama Erkânı’nın ardından toprağa sırlandı.

    Dersim 1937-38 katliamında idam edilen, halkın hafızasında direnişin ve inkâra karşı mücadelenin simgesi olan Seyit Rıza’nın oğullarından Ali Rıza’nın kızı olan Zeliha Polat, tedavi gördüğü Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde dün sabah saatlerinde Hakk’a yürüdü.

    Uzun süredir kanser tedavisi gören Zeliha Polat, son iki aydır yoğun bakım servisinde tedavi altındaydı. Polat’ın Hakk’a yürümesi, Dersimliler ve Alevi toplumu başta olmak üzere birçok kesimde derin üzüntü yarattı. Cenazeye DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, DEM Parti örgütleri ve Demokratik Alevi Dernekleri yöneticilerinin yanı sıra, birçok kurum ve sivil toplum kuruluşu katıldı.

    Zeliha Polat için, Elazığ Yıldızbağları Cemevi’nde Hakk’a Uğurlama Erkânı yürütüldü. Polat, ağıtlarla Gülmez Mezarlığı’nda toprağa sırlandı.

    PİRHA / ELAZIĞ

  • Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat Hakk’a yürüdü!

    Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat Hakk’a yürüdü!

    PİRHA- 1937-38 Dersim katliamının simge ismi Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat, Elazığ’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Polat, yarın Yıldızbağları Cemevi’nden erkânla uğurlanacak.

    Dersim 1937-38 katliamında idam edilen, halkın hafızasında direnişin ve inkâra karşı mücadelenin simgesi olan Seyit Rıza’nın torunlarından Zeliha Polat, tedavi gördüğü Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde bu sabah saatlerinde hakka yürüdü.

    Uzun süredir kanser tedavisi gören Zeliha Polat, son iki aydır yoğun bakım servisinde tedavi altındaydı. Polat’ın yaşamını yitirmesi, Dersimliler ve Alevi toplumu başta olmak üzere birçok kesimde derin üzüntü yarattı.

    Zeliha Polat’ın cenazesi, yarın öğlen saat 12.00’de Elazığ Yıldızbağları Cemevi’nden kaldırılarak Gülmez Mezarlığı’nda toprağa sırlanacak. Cenaze erkânının Alevi inancına uygun şekilde gerçekleştirileceği belirtildi.

    Seyit Rıza’nın ailesi, Dersim Tertelesi’nden bugüne uzanan tarihsel hafızanın taşıyıcısı olarak, inkâr ve unutturma politikalarına karşı mücadelenin simgelerinden biri olmayı sürdürüyor. Zeliha Polat da bu hafızanın bir parçası olarak yaşamı boyunca Dersim kimliğinin ve tarihsel adalet talebinin sessiz ama güçlü tanıklarından biri oldu.

    PİRHA / ELAZIĞ

  • Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat’ın toprağına sahip çıkma hikayesi beyazperdede-VİDEO

    Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat’ın toprağına sahip çıkma hikayesi beyazperdede-VİDEO

    PİRHA-1937-38 Dersim Katliamı sonrası yurtlarından edilen, döndüklerinde de toprakları “işgal” edilmiş Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat’ın toprağına sahip çıkma hikayesi “Zelihanın Kulübesi” adıyla beyazperdeye yansıdı. Film İsviçre’de gösterime girdi.

    Filmin fragmanı:

    1937-38 Dersim Katliamı sadece o yıllarla sınırlı kalan bir “tertele” değildi. Zamanla bunun böyle olmadığı ortaya çıktı. Yurtlarında edilen aileler geriye döndüklerinde -ki yalnızca şanslı olanları- sığınacakları bir odaları dahi kalmamıştı. Yitirdikleri annelerinin, babalarının, dedelerinin, torunlarının, kızlarının, oğullarının yanına toprakları da “bölüştürülmüş” buldular. Artık kendi topraklarından kalan parçaların mücadelesini sonraki nesillere ulaşacak şekilde sürdürmek kalıyordu.

    Bu isimlerden biri de Dersim Katliamı’nda oğlu ve 11 arkadaşıyla birlikte idam edilen Seyit Rıza’nın torunlarından Zeliha Polat.

    Zeliha Polat, metropollerden koparak 2000 yılında eski aşiret bölgesi olan Agdat yaylasına yerleşti. Zeliha Polat’ın toprağına sahip çıkma hikayesi, yönetmen Gabriela Gyr tarafından sinemaya çekildi.

    Gry, Dersimliler, kaderlerini dünyadaki diğer birçok azınlık kültürüyle paylaştığını belirterek, şunları paylaşıyor:

    “Dersim Alevilerinin kültür ve siyasal durumunu temalandırmak ve bunu Avrupalı ​​bir izleyiciye aktarmak istediğim bir belgesel film projesi geliştirdim. Ne yazık ki, bu büyük sinema belgesel film projesini finanse edemedik. Dersim’deki durum 2016’da daha da kötüleşti: istisnai devlet yeniden dayatıldı. Bu yüzden bu projeyi durdurmak zorunda kaldık.

    2018 baharında yine araştırma gezimizden Zeliha ile film sekanslarını izledim. Bu materyalle kendi kendine yeten, kısa bir hikaye anlatmanın bir yolunu keşfettim: Zeliha’nın kulübesinin odak noktası olduğu için, kişisel hikayesi ailesinin ve halkının kaderiyle yakından bağlantılı. Karmaşıklığa rağmen, sinematik anlatı bu şekilde rahatsız edici ve yönetilebilir hale gelebilir. Zeliha’da ideallerine tutkuyla bağlı bir kahraman buldum. Hikayesini anlatmasını isterim çünkü o, birçok azınlık kültürünün kasıtlı olarak memleketlerinden defalarca kovulan kaderinin bir örneğidir.

    Zeliha, ülkeyi terk etmeyi reddetmesiyle bir kişi, kadın ve bir azınlık kültürünün mensubu olarak aradığı ve kendisine ihtiyaç duyduğu öz saygıyı yaratır. Kendi kendine yapılan kulübeniz bir manifestoya dönüşür. Bu film, kendimiz ve başkaları için nasıl insani koşullar yaratabileceğimizi soruyor, böylece herkes haysiyet ve özsaygı içinde bir yaşam sürdürebilir.
    “Zeliha’nın Kulübesi” filmi yaratıcı ahlaki cesaret için bir çağrıdır!”

    Mikail Aslan’ın eserlerine de yer verilen film İsviçre’de gösterimde.

    Filmin bilgileri;

    https://www.zelihashuette.com

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Seyit Rıza’nın torunu isyan etti: Topraklarımız elimizden alınıyor; bu kadar zulüm yeter-VİDEO

    Seyit Rıza’nın torunu isyan etti: Topraklarımız elimizden alınıyor; bu kadar zulüm yeter-VİDEO

    PİRHA – Seyit Rıza’nın köyü olan Ağdat’ta bulunan bazı arazileri devlet hazinesine aktarıldı. Seyit Rıza’nın 1938’lerde yıkılan konağının bulunduğu arazi dahil birçok arazisi ise mahkemelik oldu. Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat, büyük dedesi Seyit Rıza’nın topraklarını geri alması için destek çağrısında bulunarak uygulanan politikadan geri dönülmesi gerektiğini belirtti.

    Seyit Rıza’nın idam edilişinin ardından Dersimliler için sürgün günleri başlarken Seyit Rıza’nın Ovacık İlçesi’ne bağlı Dumantepe (Ağdat) Köyü de boşaltılmıştı.

    Dedelerinden kalan topraklara sahip çıkmak amacıyla torunları dönem dönem köye dönüş yapsa da köyleri 93-94 yıllarında devlet tarafından boşaltıldı. Sonrasında Dumantepe mevki olarak kayıtlara geçirilen Ağdat Köyü, Torunoba Köyü’ne bağlandı. Zilliyet hakkı köylülerde olan arazilerin tapularını çıkartmak amacıyla 2009 yılında köye kadastro girdi. Ancak 1999 yılında askıya asılan ilanlarda Ağdat’ın arazilerinin geniş bir bölümünün devlet hazinesine aktırıldığı görülürken, Seyit Rıza’nın torunları tarafından 1977 yılında mahkeme kararıyla aldığı tapulu arazileri hakkında ise ikinci şahıslar hak sahibi olduklarını iddia etti. Böylece Seyit Rıza’ya ait olan ancak 1938’lerde yıkılan konağının bulunduğu arazi dahil olmak üzere birçok arazi de mahkemelik oldu.

    2002 yılında köyüne yerleşen Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat, babasının 1977 yılında mahkemeye başvurduğunu, bir kısım arazinin tapularını alabildiklerini, ancak bir kısım arazilerin ise tapularını alamadıklarını kaydetti. 2009 yılında köye kadastro girince zilliyet hakkı kendilerinde olan bazı arazilerinin devlet tarafından alınarak hazineye aktarıldığını söyleyen Polat, kendi tapulu arazileri hakkında da ikinci şahısların hak iddia ederek kendilerine dava açtığını dile getirdi. Arazinin yarısından yarısının hem davalık, hem hazinelik edildiğini söyleyen Polat, 200 dönümden fazla yerin hazineye aktarıldığını belirtti.

    “TOPRAKLARIMIZI KAYBEDİYORUZ”

    Topraklarının çoğunun köylülerin elinden alındığını söyleyen Polat, 9 yıldır topraklarını almak için uğraştığını söyledi.

    Mahkeme görülmeden, keşif çıkmadan hak ve hukukun göz ardı edildiğinin altınız çizen Polat, “Hukuk devletiyiz diyorlar. Fakat yeri geldiğinde hukuksuzlukla baş bayız. Muhtarın da içinde olduğu belirli bilirkişiler bir taraf olup bu parseli yazalım, hazinenindir deyin, diyerek topraklarımız ellerimizden alınıyor. Topraklarımız çok verimli, ormanı, suyu her şeyi hiç kirlenmemiş. Bu şekilde yarısından yarısını kaybettik. Bir iki tane ihanetçi buluyorlar, 80-90 yaşındaki bilirkişileri getiriyorlar. Bu kimindir, neyin nesidir, aklı bile yerinde olmayan insanları bilirkişi seçip bütün yörenin köyleri mahkemelere döküldük. Ovacık ve benim dahil Erzincan’a kadar böyle oldu. Hala da mahkemelerdeyiz bir türlü sonuç alamıyoruz. Keşif gelmeden benim parselimi hazine deniyor. Ne keşif görmüş, ne de ben mahkemeye çağrılmışım” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİYİZ, KÜRTÜZ, ERMENİYİZ DİYE YAPILIYOR”

    İhanetçiler yumağı ile karşı karşıya olduklarını dile getiren Polat, Dersim kimliğinin toprak üzerinde silinmeye çalışıldığını belirterek şunları kaydetti:

    “Kadastro çıkartılıp tapular alınıyor hazine ediliyor. Mezarlarımıza giriliyor. Zor şartlar altında bu zamana geldik. Bizden sonrakiler huzur bulsun, rahat etsinler. Kaçıncı asırda 11 dedem buradan geçmiş. O zaman ben senden önce bu topraklardaydım. Rus Harbinde dedem buradan Erzincan ve Erzurum’a kadar kendi yerlerini savunmuştur. Dedem buraları savunmasaydı Rus’lar Erzincan’a kadar gelmişlerdi. Zamanı geldiğinde de idama gitmişiz. Büyük bir çelişki. Kendimi, etrafı sorguluyorum. Neden bunlar yapılıyor. Bu topraklarda Aleviyiz, Ermeniyiz, Kürt’üz diye yapılıyor. Avukat zaten tutamıyoruz. Emekliyim, bir maaşım ve belirli bir gelirim var. Kıt kanat geçiniyorum. Bunlar çözülmeden de ben rahata eremiyorum. Her gün yeni bir şey çıkarıyorlar.”

    “ÖNCE KÖYÜMÜZÜ ALDILAR ŞİMDİ TAPULARIMIZ BAŞKALARININ ÜZERİNE ÇIKIYOR”

    Köyde 4 aile olduklarını söyleyen Polat, tekrar köyünü almak istediğini belirtti.

    Polat, şöyle devam etti:

    “Köyü almak için 150-500 nüfus kaydırmamız gerekiyormuş. Şimdi doğu bölgesinde hangi köy 500 nüfusludur. Bir düşünün kanun bunun neresinde var. Torunoba Köyü mezra olması gerekirken mevki yapmışlar. Ağdat sadece tapu üzerinde kalıyor. Adı da Dumantepe olarak geçiyor. 1993-94 yıllarında köy boşaltımında yetkililere benim köyümle birlikte iki tane daha köy fes edilmiş. Köyümü istediğimde 150-500 nüfus kaydırın diyorlar. Ben de yeni köy olmadığımı, eski köy olduğumu söyledim. Önce köyü aldılar şimdi de kadastro vasıtasıyla tapularımız başkalarının üzerine çıkıyor.”

    “GEÇMİŞİM ÖZ DEĞERİMDİR”

    Köye geldiklerinde her şeyin yerle bir olduğunu ifade eden Polat, topraklarına dönmeyi kendine görev edindiğini aktardı. Birçok insanın kendisiyle birlikte köye yerleştiğini söyleyen Polat, “İyi ki de gelmişim. Hiçbir şey yerinde yoktu. Bir ağaç dahi yoktu. Her ne şart olursa olsun, ölsem de, zorluk çeksem de kalmayı görev edindim. Benim geçmişim öz değerimdir. Bunu asla inkar edemezler. Bu yerlerin virane olmasını istemedim. Tekrar insanların buralara gelmesini istedim ve başardım. Her yıl biraz daha çoğaldık” dedi.

    “BU KADAR ZULÜM YETER”

    Yanlış politikalardan dönülmesi gerektiğini belirten Polat, “Mahkemelerin adil bir şekilde sonuçlanmasını istiyorum. Şu toprağı elinden alayım dememek lazım. Toprağımı, ocağımı fazla mı görüyorlar bize. Bu kadar zulüm eziyet yeter. Zaten sorunlarımız çok. Duyarlı insanlardan, özellikle avukatlardan destek istiyorum. Hukukçuların bu çağrıya kulak vermeleri gerekiyor. Kanun bana bir mülkiyet hakkı vermiş. Bunu tekrar elimden almak istiyorlar” diye konuştu.

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM