Etiket: zeynel şahan

  • Nurtepe Cemevi’nin kuruluşunun 30. Yılında etkinlikler yapılacak

    Nurtepe Cemevi’nin kuruluşunun 30. Yılında etkinlikler yapılacak

    PİRHA – Kağıthane Hacı Bektaş Veli Eğitim ve Kültür Vakfı/Nurtepe Cemevi, kuruluşunun 30. Yıldönümünde, 31 Ekim ve 2 Kasım tarihlerinde 30. Yıl etkinlikleri gerçekleştirecek. Nurtepe Cemevi Başkanı Zeynel Şahan, etkinliklere katılım çağrısı yaptı. 

    Kağıthane Hacı Bektaş Veli Eğitim ve Kültür Vakfı Nurtepe Cemevi, kuruluşunun 30. Yıldönümünde “Alem bir vücut, hak her şeyden mevcuttur” şiarıyla 30. Yıl etkinlikleri gerçekleştirecek.

    Etkinlikler şöyle:

    31 Ekim Perşembe günü Nurtepe Cemevi’nde saat 20.00-22.00 arası 30. Yıl Cemi yürütülecek.

    2 Kasım Cumartesi günü İstanbul Kongre Merkezi Harbiye’de saat 18.00-24.00 arası 30. Yıl Konseri yapılacak.

    İlknur Kaplan’ın sunuculuğunu yapacağı konserde, Mikail Aslan, Aynur Haşhaş, Özlem Taner Ozbi, Ali Rıza Erdoğan, Hüseyin Albayrak, Ozan Esrari, Elif ve Gülcan, Semah Ekibi ve Zakirler deyiş ve nefeslerini seslendirecek.

    Kağıthane Nurtepe Cemevi Başkanı Zeynel Şahan, PİRHA’ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Nurtepe Cemevimizin 30. Yıldönümü. Bu vesileyle 31 Ekim Perşembe günü saat 20.00-22.00 arası Nurtepe Cemevinde cem olmaya, can olmaya, lokmalarımızı pay etmeye davet ediyoruz. 2 Kasım Cumartesi günü de saat 18.00-24.00 arası İstanbul Kongre Merkezi Harbiye’de düzenlenecek olan 30. Yıl konserimize tüm canlarımızı bir olmaya can olmaya bekliyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi kurum başkanları, bu akşam saat 21.00’de X sohbet odasında konuşacak

    Alevi kurum başkanları, bu akşam saat 21.00’de X sohbet odasında konuşacak

    PİRHA-  Alevi kurumlarının genel başkanları, 10 Aralık Pazar günü saat 14.00’te İstanbul Kadıköy’de “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingini konuşmak üzere X (Twitter) sohbet odasında buluşacak. Saat 21.00’de başlayacak sohbet, Alevi Basın Odası sayfasından yönetilecek. 

    Alevi örgütleri öncülüğünde 10 Aralık’ta İstanbul’da ‘Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye’ mitingi yapılacak.

    Mitinge hazırlıklar devam ederken, Alevi Basın Odası’nın organize ettiği Twitter (X) sohbet odasında her gün Alevi kurumlarının genel başkanları konuk oluyor.

    Bu akşam moderatörlüğünü Sevim Yalıncakoğlu (Alevi Anası) ve Alevilerin Sesi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Kılıçkaya‘nın yapacağı sohbet odasına, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Başkanı Zeynel Abidin Koç, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Anadolu Alevi Canlar Federasyonu (AACF) Başkanı Zeynel Şahan konuşmacı olarak katılacak.

    Bu akşam saat 21.00’de başlayacak ‘Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye’ konulu sohbet odasına Alevi Basın Odası (@AleviBasin) hesabı üzerinden ulaşabilirsiniz.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • ‘Aleviler çocuklarını yem etmemeli’-VİDEO

    ‘Aleviler çocuklarını yem etmemeli’-VİDEO

    PİRHA- Alevi İmam Hatip Lisesi’ne tepki gösteren ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, “Bu okul büyük bir proje. Bu proje FETÖ terör örgütünün Ankara Tuzluçayır’da yapmaya çalıştığı cami-cemevi projesi ile aynı düşünce kapsamında yapılan bir çalışmadır. Bu okul gerçek bir FETÖ projesidir” dedi. 

    Birçok kişinin Alevi asimilasyon politikası olarak değerlendirdiği Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortak projesi olan ve temeli 2015 yılında atılan Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi yeni eğitim öğretim dönemine hazır.

    Lisenin başına sorumlu dede olarak Alevi Dernekler Federasyonu’nun eski genel başkanı Zeynel Şahan getirilmişti.

    Alevi kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da bilenen lise ile ilgili tartışmalar ve liseye tepkiler de devam ediyor. Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat ile bu liseyle neyin amaçlandığını, bu lisenin geçmişteki cami-cemevi projesiyle benzerliğini ve Alevi kurumlarının bu liseyle ilgili ne tür çalışmalar yapacağını konuştuk.

    “DEDELER OCAKTA YETİŞMELİ”

    Alevilerin yıllardır zorunlu din dersine karşı mücadele ettiklerini ve bilimsel eğitimi savunduklarını hatırlatan Fırat, Alevi İmam Hatip Lisesi’nde bilimsel herhangi bir eğitim verileceğine inanmadığını ifade etti.

    “Bugüne kadar Dosteli Vakfı başkanı ‘ben burada dede yetiştireceğim’ diyordu. Akabinde ‘dinine imanına bağlı Kur’an bilen kişiler yetiştireceğim’ diyor. Her gün bir şeyler söylüyorlar. Mantıksal olarak baktığımızda psikolojisi oturmayan bir grup var. Ellerinde üç beş kuruş para var, bu paralarla yanında çalıştırdıkları emekçiler gibi bizim çocukları da buralara çekebileceklerini düşünüyorlar. Alevilere tüccar gözüyle  bir bakış var” diyen Fırat, dedelerin ocakta Alevi ritüellerine göre yetiştirilmesini savunduklarını dile getirdi.

    “OKUL İÇİNDE CEMEVİNİ DOĞRU BULMUYORUZ”

    Okulun içerisinde yer alan cemevini doğru bulmadığını belirten Fırat, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yarın öbür gün Türkiye’nin her bir yerinde mescitler çoğalacaktır ve daha sonra okulların içinde farklı farklı yapılar oluşacaktır. İl milli eğitim müdürlüklerinin ‘okul arsalarının içine nasıl cami yapabiliriz?’ gibi çalışmalarının olduğunu da biliyoruz. Bu anlamda baktığımızda bu okulun içinde tamamen farklı bir misyon var. Alevileri Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde bir yere entegre etmeye çalıştılar. Ancak bunu başaramadılar. Bugün ise bir okul yapılmış içine cemevi konulmuş. Burada Alevileri farklı bir yere yönlendirme gayreti var.”

    “BU BİR FETÖ PROJESİ”

    Alevi İmam Hatip Lisesi ile cami-cemevi projesi arasındaki benzerliğe dikkat çeken Fırat, “Bu okul büyük bir proje. Bu proje FETÖ terör örgütünün Ankara Tuzluçayır’da yapmaya çalıştığı cami-cemevi projesi ile aynı düşünce kapsamında yapılan bir çalışmadır. Bu okul gerçek bir FETÖ projesidir” dedi.

    “KARMA EĞİTİMDEN YANAYIZ”

    “Bu okulda Alevi çocuklarını yetiştireceğiz” söylemlerinin de farklı bir ayrıştırmaya hizmet ettiğine dikkat çeken Fırat, karma eğitimden yana olduklarını ve Türkiye’de yaşayan Alevi, Kürt, Türk, Ermeni, inanan, inanmayan herkesin ortak bir paydada buluşması gerektiğini kaydetti.

    “BİREYSEL MENFAAT VE ÇIKAR”

    ADFE eski genel başkanı Zeynel Şahan bu okula sorumlu dede olarak gitmesinin ardından kurum başkanlığından alınmıştı. Bunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Fırat, Zeynel Şahan’ın ADFE’nin bileşenlerinden olan Nurtepe Cemevi’nin başkanı olması konusunda ise şunları söyledi:

    “Kısa bir süre içerisinde federasyonun iç çalışmaları olacak. Genel kurullarımız yaklaşıyor. Örgütlerimizle beraber oturup konuşacağız. Bu kesinlikle çok tartışılması gereken bir mesele. Nurtepe bölgesindeki çoğu insan bundan haberdar bile değil. Biz bütün Alevi kurumları Zeynel Şahan’a oraya gitmemesi için telkinlerde bulunduk, ama maalesef bireysel menfaat ve çıkar perspektifinde olduğundan  bizi dinlemedi. Zeynel dede topluma büyük hizmeti olan biriydi. Ancak demek ki bu hizmet de bir yere kadarmış. Zeynel dede, dede yetiştirecekse Nurtepe Cemevi’nde de yetiştirebilirdi. Daha öncede birçok çocuğumuzun dede olarak yetiştiğini de biliyoruz.”

    “DEVLET KENDİ İNANÇ ÖNDERLERİNİ YETİŞTİRMEYİ AMAÇLIYOR”

    Devletin bu okulda kendi Alevisini yetiştirmekten çok kendi inanç önderlerini yetiştirmeyi amaçladığını kaydeden Fırat, şunları belirtti:

    “Daha önce Cem Vakfı gibi kurumlar da böyle bir eğitim verdi. Ancak onlar daha çok kendi cemevi bünyelerinde verdiler. Bu kadar ileri gitmemişlerdi. Yine bir Alevi kimliği vardı, topluma yönelik bir çalışması vardı. Şimdi Süzer Holding’in Alevilik üzerine bir çalışması var mı? Kendi çocuklarını bu okullara gönderiyorlar mı? Bu insanlara bunu söylemek lazım. 3-5 kuruş daha fazla para kazanmak için milletin çocuklarını götürüp hedef yapmamaları lazım. FETÖ terör örgütünün okullarında yetişenler şu an cezaevlerinde birilerinin militanı olmuşlar. Bunlar da kendi militanlarını yaratmaya gayret gösteriyorlar. Bu insanların bu ailelerin kimlerle işbirliği içinde olduğunu eskiden de bilirdik bugün de biliyoruz yarın da biliriz. Bu doğru bir mantık değil. Biz toplumumuzun, halkımızın bu süreçte çocuklarını yem etmemelerini arzuluyoruz.”

    “BURADA BİR SAMİMİYETSİZLİK VAR”

    Alevilerin geçmişte katliamlarla yok edilmek istendiğini şimdi ise bu yok etmenin farklı bir versiyonunun yaşandığını söyleyen Fırat, “Cemevlerimize ‘cümbüş evleri’ diyen her gün farklı farklı söylemlerle cemevlerimize ithamlarda bulunan bu zihniyet şimdi ne oldu da getirip bir lisenin içine cemevi koyma hakkını kendinde gördü? Bize ‘iyi niyetimizden ve samimiyetimizden yapıyoruz’ diyorlar. Burada bir iyi niyet olabilir ama samimiyetsizlik var. Bunu söyleyenler samimiyetsizler. Gelenek ve göreneklerimizi özgür bir şekilde yaşamak istediğimiz için bizi ötekileştirmek istediler. Kimi zaman geldi Şii misyonerleri önümüze koymaya gayret ettiler, kimi zaman içimizdeki çakma Alevileri koydular önümüze. Şimdi de baktılar olmadı toptan bir perspektifle, mantıkla ve zihniyetle ‘dede yetiştirelim cemevlerine gönderelim bu işi kökten çözelim’ diyorlar. Orada yetişen dedeler bizim cemevlerimizin kapısının önünden bile geçemez.”

    ALEVİ KURUMLARININ LİSEYE YÖNELİK EYLEM PLANI

    Liseye verilen tepkilerin yeterli olmadığını da değinen Fırat, bayramdan sonra Alevi kurumları olarak hükümet yetkilileri ile görüşmeler yapacaklarını ekledi. Tepkilerin artık söylemde kalmaması gerektiğine vurgu yaparak Eylül’ün ilk haftası okulun önünde binlerce insanın katılacağı büyük bir protesto eylemi düzenleyeceklerini ifade eden Fırat, “Tuzluçayır’daki cami-cemevi projesine karşı durduğumuzda bize karşı nasıl kalkan kurulduysa burada da kimlerin kalkan kuracağını merak ediyorum. Artık her şey netleşmeli. Biz tarafız. Laik, demokratik bir cumhuriyetten yana tarafız. Bütün insanların özgür bir biçimde kendi geleneklerini göreneklerini yaşadığı, renklerin ahenkle bir arada özgürlük olarak görüldüğü bir eğitimin tarafıyız.” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL 

  • Alevi imam lisesinde göreve başlayan dedeye tepki: Asimilasyona alet olma-VİDEO

    Alevi imam lisesinde göreve başlayan dedeye tepki: Asimilasyona alet olma-VİDEO

    PİRHA- Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, Özel Statülü ‘Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi’ne atanan eski Alevi Dernekler Federasyonu Başkanı Dede Zeynel Şahan’a tepki gösterdi. Yılmaz, Şahan’a “Asimilasyona alet olma ve kararından vazgeç” dedi.

    İstanbul Halkalı’da bulunan Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı ile AKP hükümeti yöneticilerinin birlikte temelini attıkları Özel Statülü ‘Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi’ne ilişkin İstanbul Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “ALEVİ ÇOCUKLARI YETİŞTİRECEKLERMİŞ, KÜLLİYEN YALAN”

    Yılmaz, “Alevi çocuklarını yetiştireceklermiş. Külliyen yalan. İnanmayın buna. Çünkü biz Arnavutköy’de yaşıyoruz. Çünkü şu anda bütün liseler ve ortaokullar tamamen imam hatip olmuş durumdadır. İmam hatip olmasına gerek yok çünkü hepsinde mescit var ve ‘namaz kılın oruç tutun’ diye zorluyorlar. Bırakın da insanlar bildiği gibi dua etsinler. Alevileri bu ülkede asimile ederek bir yere varamazsınız.”

    ZEYNEL ŞAHAN DEDE’YE ÇAĞRI: KARARINDAN VAZGEÇ

    Bu lisede dede olarak ders vermeye başlayan Zeynel Şahan’a da tepki gösteren Yılmaz, bu asimilasyona alet olmamasını ve kararından vazgeçmesini istedi.

    Yılmaz şöyle konuştu:

    “Alevi dedesi yetiştirme lisesine o şahsı neden aldılar? Çünkü o şahsı vitrinde görürlerse ‘Aleviler benim dedem orada’ diyecek. Ama buna alet olmasınlar. Ben buradan çağrı yapıyorum o dedemize: ‘Lütfen senin bu kadar inananın var ve yıllardır Aleviliğe hizmet ettin bu kararından vazgeç. Çünkü bu şekilde doğru bir şey yapmış olmazsın.’ Alevi dedelerinin, kurum başkanlarının eksiği var ise gelip yakamıza yapışmaları gerekiyor. Sorgulamalıyız çünkü, artık kimsenin hata yapma lüksü yok. Azalıyoruz ve bitiyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Aleviler tartışıyor: Alevi toplumunda örgütlenme ve inançta  ortak akıl ve duruş nasıl sağlanır?-VİDEO

    Aleviler tartışıyor: Alevi toplumunda örgütlenme ve inançta ortak akıl ve duruş nasıl sağlanır?-VİDEO

    PİRHA- Alevi Canlar Muhabbet Toplantısı’nın son oturumu ‘Alevi toplumunun siyasal, örgütlenme ve inançsal konularda ortak akıl ve duruş nasıl sağlanır, ne yapılmalı?’ konu başlığıyla devam ediyor.

    ‘Dava insanlık davasıdır’ başlıklı Alevi Canlar Muhabbet Toplantısı, Aydın’ın Kuşadası İlçesinde devam ediyor. Alevi Canlar Muhabbet Toplantısı’nın son oturumu ‘Alevi toplumunun siyasal, örgütlenme ve inançsal konularda ortak akıl ve duruş nasıl sağlanır, ne yapılmalı?’ konu başlığı ile yapılıyor.

    Moderatörlüğünü CHP geçmiş dönem milletvekili Necati Yılmaz’ın yaptığı oturuma, Alevi Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Şahan, Alevi Vakıflar Federasyonu Genel Başkanı Remzi Akbulut, ABF geçmiş dönem genel başkanı Selahattin Özel, Avukat Mehmet Tural, eğitimci Müjgan Gürbüz konuşmacı olarak katıldı.

    “ÖRGÜTLERİMİZDEN VE ÇABALARINDAN RAZI DEĞİLİM”

    Oturumda ilk söz alan CHP geçmiş dönem milletvekili ve PM üyesi Necati Yılmaz, demokratik Alevi hareketinin belli yol kat ettiğini belirterek, “Gerçekten de ortak geleceğimize, inancımıza, kültürümüze ve ülkemize dair kaygılarımızın olduğu bir dönem. Alevilik kaygısında ortak olduğumuz şüphesizdir ve topluma öyle yaklaşıyoruz. İnancımız kadimdir. Türkiye zorlu bir süreçten geçiyor. Bu mücadelede geçen süreç benim için önemlidir. Siyasi hayata mal ettiğimiz taleplerimiz var. Bu demokratik Alevi hareketinin başarısıdır. Şu anda örgütlerimizden , çabalarından razı değilim. İnancımız ile ortak taleplerimiz için ortak akıl ile yol almalıyız” dedi.

    “BİNALARA YERLEŞMEK ALEVİLİĞE ZARAR VERİYOR ”

    “Örgütlü yapı ile kaygılarımız var” diyen eğitimci Müjgan Gürbüz ise kurumlarının bir an önce tabanıyla birleşmesi gerekliliğine vurgu yaparak, “Örgütlü yapılarda hep aynı kişileri görüyorum. Kırıcılık var ve debeleniyoruz. Tabanımıza ve evdeki çocuklarımıza ulaşamadık. Binaya yerleşmiş her kurum Aleviliğe zarar mı veriyor diye düşünüyorum? Tabanımızı genişletmemiz lazım. Daha etkili ulaşabiliriz” diye konuştu.

    “ALEVİLERİN HAK VE TALEPLERİ KARŞILIK BULMUYOR”

    Alevi Vakıflar Federasyonu Genel Başkanı Remzi Akbulut ise şunları söyledi:

    “Her türlü zahmete rağmen bu inanç buraya kadar geldi. Kurumlarımızla ortaklaşa bazı eylemler yaptık. Alevilerin birlikteliği çok daha fazla ciddiye alınır oldu. Bizim farklı düşünceleri zenginlik kabul edip ortak hareket edelim. Bununla birlikte Sivas, Çorum, Maraş, Suruç ve Ankara’da katliamlar gördük. Hoşgörü diyerek dayak yemekten kaçamayız. Cemevlerinin yasal statüye sahip olup olmaması çok önemli değil. Aleviler vergi ödüyor, askere gidiyor ve ne yazık ki hak ve talepleri karşılık bulmuyor.”

    “ALEVİLERE MEŞRU DİRENME HAKKI DOĞMUŞTUR”

    Avukat Mehmet Tural da AİHM kararları ve evrensel hukuk kuralları ile Alevi toplumuna meşru direnme hakkının doğduğunu belirtti. Tural, sözlerine şöyle devam etti:

    “Köklerimizi bulduğumuz inancında değilim. Diğer inançlara bir türlü şekil verilmiş, Alevilik ise değiştirilmeye çalışılmış ve katliamla yüz yüze kalmıştır. Alevilik toplumsal olarak kendini örgütlüyor. AİHM kararları olması ve uygulanmasına rağmen eylemsellik gerçekleştiremedik. Evrensel hukuk kurallarında meşru direnme hakkı doğmuştur. Bunu çok rahatlıkla kullanabiliriz. Aleviler toplu bir karar ile çocuklarımıza din dersine sokmayabiliriz. Biz kendi üzerimize düşen görevlerini yerine getirebildik? Bunu dayatmadığımız sürece bundan ileri gidemeyiz. Alevilerin 3. bir tarafa ihtiyaç duymamalı. Aleviliğin temel ilkeleri etrafında dik durmamız gerekiyor. ”

    “İNANCIMIZ İÇİN SÖYLEMDE VE EYLEMDE BİR OLMALIYIZ”

    “Bu inanca sahip isek söylemde ve eylemde bir olmalıyız” diye belirten Alevi Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Şahan ise “Alevi örgütlenmesine bilinçli, planlı bir çalışma ile başlamadık. Şehirleşme ile Alevi toplumu bir çok değeri yitirdi. Pir -talip-mürşid ilişkisini, musahibini yitirdi. Bu örgütlenmeler belli hatalar getirdi ama bazı şeyler başarıldı. Örgütlenme, bir araya gelme ve beraber hareket etme sorunumuz var. Bu inanca sahip isek söylemde ve eylemde bir olmalıyız” dedi.

    Son olarak söz alan ABF geçmiş dönem genel başkanı Selahattin Özel, örgütlerin inancı belirleme hakkı olmadığını söyleyerek, “Katliam geleneği olan bu devlet Alevileri boş bırakmadı. Aleviliğe don biçmeye çalışıyoruz. İnanca ve kültüre dayalı örgüt kuramadık. Kentleşen Alevilik ile cemevleri yapıldı. Bu başkanlar kendini öğretinin de başkanı zannetmeye başladı” diye konuştu.

    Oturum konukların söz alarak konuşması ile devam ediyor.

    KUŞADASI / PİRHA

    PİRHA / KUŞADASI

     

  • Garip Dede Dergahı’nda Sivas şehitleri anıldı: 2 Temmuz bir katliam, cinayet tarihidir-VİDEO

    Garip Dede Dergahı’nda Sivas şehitleri anıldı: 2 Temmuz bir katliam, cinayet tarihidir-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergahı’nda ‘Sözümüz kutsaldır’ etkinliği kapsamında Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden 33 can anıldı. 

    Bugün saat 17:00’de yapılan etkinlik Garip Dede Dergahı dedesi Hüseyin Doğan’ın verdiği gülbang ile başladı.
    Gülbangın ardından şehitlerin anısına 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı.

    Çok sayıda Alevi yurttaşın da katıldığı etkinlikte bir konuşma yapan Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat ve Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Başkanı Zeynel Şahan birer konuşma yaptılar.

    “BİZ ALEVİLERİN YÜREĞİ YANIKTIR”

    Pir Celal Fırat, “Biz Alevilerin yüreği yanıktır. Bu ülkede Hacı Bektaş Veliler, Pir Sultanlar, Mevlanalar yetişti. Yeryüzünde sevgi her yerde yeşerecektir. Umutsuzluk bizlere yakışmaz. Bu ülkede yaşayan bütün halklar olarak, güzel günler göreceğimizi umut ediyoruz. 2 Temmuz 1993. Bir cinayet, bir katliam tarihidir. Bu coğrafyada çok yönlü anlaşmazlıklar yaratılarak halklar birbirine düşman edilmiştir. Madımak Katliamı, tüm Alevi katliamları gibi tarihin sayfasında yer almıştır. İktidar aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Ortaçağ zihniyetiyle ölüme mahkum edilen bir toplumun fertleriyiz. Bu acıyı en iyi biz biliriz. Katiller yaratmıştır. Burada Sünni canlarımız da bizimle. Biz birlikte ağlarsak, birlikte gülersek bu ülke güzel olur. Farklılıklarımızla güzel yaşamak zorundayız” diye konuştu.

    “İNSANİ DEĞERLERE SAYGI DUYAN BİR TOPLULUK NEDEN KATLEDİLİR?”

    Pir Zeynel Şahan da, “Tarihin en karanlık gününün yıldönümü. 25 yıl önce ülkenin göbeğinde, gündüz vakti tüm yetkililerin ve halkın gözü önünde cayır cayır canlarımız yandı. Aydınlarımıza, canlarımıza, semah dönen canlarımıza rahmet diliyorum. Tarihin her döneminde yok sayılan bir toplumuz. Bütün devletler hangi coğrafyada, çağda olursa olsun Alevileri potansiyel suçlu, engel olarak görüp, cinayet işlemişlerdir, katliamlar yapmışlardır. 1995 Gazi olaylarına kadar bu katliamlar devam etmiştir. Neden bu insanlar katledilmiştir. Hak Muhammet Ali diyen, haktan, hukuktan yana olan, insani değerlere saygı duyan bir anlayış, bir topluluk neden katledilir” diye konuştu.

    “Umarız bundan sonra bu böyle gitmez” diyen Şahan, kendi saltanatlarını devam ettirebilmek için Aleviler engel olarak görülmüştür” ifadesini kullandı.

    Anma etkinliğinde Garip Dede Dergahı’ndan gençler deyişler okudu, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yaptılar.

    Sanatçılar Muharrem Temiz ve Tolga Sağ türküleriyle katıldı. Garip Dede Dergahı’nın gençliği ise Sivas şehitleri için semaha durdu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi kurum başkanları: Mücadele bundan sonra başlıyor

    Alevi kurum başkanları: Mücadele bundan sonra başlıyor

    PİRHA- 24 Haziran seçimlerini değerlendiren Alevi kurum başkanları adil bir yarışın olmadığını belirterek, Alevilerin bundan sonraki süreçte mücadelelerini sürdürmeleri gerektiğine vurgu yaptılar. 

    GÜZELGÜL: MÜCADELEDEN TAVİZ VERMEDEN YOLA DEVAM ETMELİYİZ

    Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Hüseyin Güzelgül, OHAL’in baskı ve adaletsizliğine rağmen yüksek oranda sandık başına giden herkese teşekkür ederek konuşmasına başladı.

    Güzelgül sözlerini şöyle sürdürdü:

    “16 yıldır yapılan seçimlerin olağanüstülerinden bir tanesini daha yaşadık. Ama mecliste ilk olarak kemikleşmiş Türkçü İslamcı ideolojisini, o çoğunluğu kayıp ettirdi onlara. Diğer taraftan MHP ittifakı ile 343 milletvekiliyle her istediğini yapamayacak duruma da geldi. Burada kaybetmiş vaziyette. Ondan sonra HDP’nin de üçüncü parti olarak meclise girmesinin ayrı bir önemi var. Fakat daha fazla halkla bütünleşmek ve duruşumuzdan mücadelemizden taviz vermeden yolumuza devam etmemiz lazım. Bunu gittikçe yoğunlaştırmak lazım. Halkı da baskı, zulüm altında olduğunu göstermek için alanlarda gördük. Onunla yetinmemeliyiz. Her tarafta her alana gidip halkla bütünleşip halkın önerilerini, taleplerini dinleyip harmanlayıp o yolda mücadeleyi sergilemek lazım.”

    GANİ KAPLAN: HALKIN ÖZGÜR İRADESİ SANDIĞA YANSIMADI

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, bu seçimlerde 16 yıllık AKP iktidarının değişebilir algısı oluştuğunu söyledi. Kaplan, “Fakat seçim sonuçları bu algıyı ortadan kaldırdı. Demek ki yanlış bir değerlendirme yapmışız. Fakat bu seçimlerde yine bundan daha önceki seçimlerde de iktidar bir türlü şu algıyı kuramadı bir oy çalındı algısı hala bu ülkede kırılamadı. Bunun mutlaka kırılması gerekiyor. En azından bu seçimlerde bunun aşılması gerekiyordu. Özgür iradesi halkın özellikle bazı bölgelerde sandığa yansıdığı kanısında değilim” dedi.

    Kaplan, seçim sonuçlarının Aleviler açısından önemine şu sözlerle değindi:

    “Büyük bloklaşma var. Bu noktada Aleviler çözüm noktasında değiller. Mutlaka halklar arası diyaloğun ve halklar arası empatinin mutlaka sağlanması gerekiyor. HDP’ye oy veren Alevi terörist değildir, CHP’ye oy veren Alevi de gerici değildir. Bu noktada bakmak gerekiyor bu işe. Milletvekilliğine baktığımız zaman da iki partinin de Alevileri tatmin etmediği konusunda Alevi kurumları olsun Alevi halkı olsun hemfikirdir. Ancak çok kızdığımız hatta zaman zaman sitem ettiğimiz CHP’nin yönetimine bu konuda çok sitem ettik. Ancak baktığımızda seçmenini bu konuda özgür bıraktığını yani HDP’ye oy verme noktasında özgür bıraktığını da gördük. Bizim açımızdan 24 Haziran’da oy vermeye giden Alevi için neyse Türkiye’nin o günkü hali çıkan sonuçlar odur. Üç milletvekilinden fazla girmesiyle Türkiye sorunlarının çözüleceği kanısında değiliz. Biz umutluyuz. Yalnız Türkiye’nin geleceğine dair umutlanmamız gereken bir sonuç da çıktı. Karşımızda çok güçlü bir iktidarın olduğunu her zaman vurguladık. Alevi toplumu, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler mücadele hakkını farklı bir alanda değerlendirmelidir. Daha fazla dokunarak, daha fazla kendilerini anlatarak umut ediyorum ki önümüzdeki süreçte sağlıklı bir yol alırız.”

    AYDIN DENİZ: SEÇİMLERE GÜVEN BOŞA ÇIKMAYA BAŞLADI

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz de 24 Haziran seçimlerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

    “Hak talep mücadelesindeki meclise giren 3 Alevi milletvekilinin takipçimiz olarak orada yer alacaklardır bu sevindiricidir ama genel olarak seçimler demokratik mücadele verenler için hayal kırıklığı yaratmıştır. Başta Alevi kurum temsilcisi olan vekiller olmak üzere diğer tüm vekillerin üzerine ciddi bir yük binecektir. Bunu omuzlayacak ve önümüzdeki süreci örecek parlamentoda ayağını oluşturabilecek yapılanmaya gitmek gerekiyor. Bununla ilgili de Alevi hareketinin de ciddi bir şekilde toparlanıp önümüzdeki yaşanacak sıkıntılı süreçte kendisine yol haritası çıkarmak zorunluluğu ortaya çıkıyor.

    Seçim sonuçları ise çok ciddi bir şekilde yeni gençlerin de gelmesine rağmen yeni katılanların sanki AKP’ye katılmış gibi bir hava yaratılıyor. Demokrasiden yana olan diğer gençlerin oyları çalınmış gibi geliyor açıkçası. Çok ciddi beklentilerin altında oylar alındı. Demokrasi güçlerinin umduğumuzdan çok altında olması Türkiye’deki seçimlerin adaletsiz olarak devam edeceğinin göstergesi olmuştur. Dolayısıyla artık seçime olan güvenimiz de boşa çıkmaya başladı.”

    ZEYNEL ŞAHAN: ALEVİLERDE TESLİMİYET YOKTUR

    Meclise giren 3 Alevi vekile başarılar dileyerek konuşmasına başlayan Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Başkanı Zeynel Şahan, “Bütün yetkileri elinde bulunduran bir mecliste milletvekili olmak toplum açısında ne kadar faydalı olacak tartışmalı ve de hiçbir önemi de yoktur” dedi. HDP’nin barajı geçmesini önemli bulduklarını ifade eden Şahan, “Çünkü her düşüncenin her siyasi görüşün mecliste bulunması demokrasi açısından önemli. Ama meclisi ne kadar yönlendirebilecekler ne kadar etkili olabilecekler bunu zaman gösterecek” ifadelerini kullandı.

    “Alevi toplumu açısından bakarsak nasıl bir süreç işleyeceği aslında belli” diyen Şahan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu zamana kadar iyi olmadığı bugünden sonrada iyi olmayacağı gözüküyor. Tabii ki hayat devam ediyor, demokrasilerde mücadeleye devam etmek vardır pes etmek yoktur. Alevilerin de tarihine bakacak olursak inandığı değerler doğrultusunda her zaman yürüyeceklerdir. Teslimiyet yoktur, pes etmek yoktur. Ancak Alevilerin de oturup aklı başında bir değerlendirme yapmaları gerekmektedir.”   (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Erikli Baba Dergahı’nda Hakk’a yürüme erkanı toplantısı: Ortaklaşmalıyız-VİDEO

    Erikli Baba Dergahı’nda Hakk’a yürüme erkanı toplantısı: Ortaklaşmalıyız-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da Erikli Baba Dergahı’nda Hakk’a yürüme erkanıyla ilgili yapılan toplantıda iki yıllık bir çalışma sonucu hazırlanan Hakk’a yürüme erkanı kitapçığı dağıtıldı. 

    İstanbul’da bulunan Alevi kurum temsilcileri ve dedeler, Alevi Dernekler Federasyonu, Alevi Vakıflar Federasyonu ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın çağrısıyla Zeytinburnu’nda bulunan Erikli Baba Dergahı’nda bir araya gelerek hakka yürüme erkanıyla ilgili toplantı yaptı.

    Divanda AVF Genel Başkanı Remzi Akbulut, ADFE Genel Başkanı Zeynel Şahan, Erikli Baba Dergahı Başkanı Erdoğan Metin, Erikli Baba Dergahı dedesi Binali Doğan ve Okmeydanı Cemevi Dedesi Eren Yıldırım yer aldı.

    “HER TOPLUM KENDİ ANLADIĞI DİLDE İBADET YAPMALI”

    İlk olarak söz alan Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Şahan, Alevi toplumunun şehirleşmeyle birlikte başka toplumlarla entegre olmak zorunda kaldığını ve inancını yaşama noktasında büyük sıkıntılar yaşadığını kaydetti. Şahan, derneklerin 90’lı yıllardaki kurulumlarının ardından mekan sahibi olma yolunda cemevlerinin yapılmaya başladığını ifade etti. Her toplumun kendi anladığı dilde ibadetlerini yapmasının yaradılışın bir emri olduğunu vurgulayan Şahan, “Bizim de kendi anladığımız şekilde ibadet yapmamız kadar doğal bir şey olamaz. Biz bunu her türlü baskıya rağmen asırlar boyunca kendi yörelerimizde yaşatmışız. Cemevinde her inançta olduğu gibi kendi ekolümüzü, ritüelimizi oluşturmuşuz. Bunu cenazelerimizde çok uygulayamayabiliriz. Ama artık ortaklaşmak zorundayız.

    2 YILLIK BİR ÇALIŞMA VE 26 TOPLANTI

    Hakk’a yürüme erkanı kitapçığı hazırlamak için iki yıl boyunca İstanbul genelinde 26 toplantı yaptıklarını belirten Şahan, bu toplantılar sonucu bir komisyon oluşturulduğunu ve iki yıllık bir çalışma sonucu bir Hakk’a yürüme erkanı kitapçığı oluşturduklarını da ekledi.

    “FİZİK, KİMYA VE MATEMATİKTE BİLE DİNİ METOD UYGULANIYOR”

    Alevileri asimile etmek için siyasi yapının Diyanet üzerinden dayatmalarına devam ettiğini ifade eden Şahan, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın “Aleviler de camiye gelsin. Müslümanlarsa camiye gelmek zorundadırlar. Onların da namazı bizim gibi” sözleriyle Alevileri rencide ettiğini vurguladı. Zorunlu din dersleriyle Alevi çocuklarının asimilasyonun son hızıyla devam ettiğini belirten Şahan, sadece din derslerinin değil fizik, kimya ve matematik gibi derslerin de bile dini metod kullanılarak eğitim verildiğini de belirtti.

    Şahan ayrıca Alevilerin kendi gelecekleri için birlikte hareket etmek zorunda olduklarına da işaret etti.

    “ARTIK MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR”

    Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Remzi Akbulut da konuşmasında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Alevilerin camiye gelmesi konusundaki sözlerine değindi. Alevi toplumunun bir şekilde sindirilerek gizli gizli ibadetlerini yaptıklarını ifade eden Akbulut şunları kaydetti:

    “Artık mızrak çuvala sığmıyor. Ortada AİHM kararları var bu bizim en büyük şansımız ama uygulanmıyor. AİHM diyor ki eğer Diyanet’ten camilere özel bir ödenek tahsis ediliyorsa cemevlerine de bunun yapılması lazım, zorunlu din derslerinin kaldırılması lazım, cemevlerine ibadethane statüsünün verilmesi lazım.”

    Akbulut, Hakk’a yürüme erkanı kitapçığıyla birlikte Alevilerin özüne uygun hareket etmiş olacaklarını da ekledi.

    “ÖNEMLİ OLAN BU ERKANNAMELERE UYULMASI”

    Komisyonda yer alan Baba Mansur Ocağı Piri Eren Yıldırım ise önemli olanın hazırlanan bu erkannamelerin uygulanması olduğunu kaydetti. Yıldırım komisyonda yer alan dedelerin isimlerini okudu. Komisyonda yer alan dedelerim isimleri şöyle:

    Zeynel Şahan
    Celal Fırat
    Binali Doğan
    Eren Yıldırım
    Hıdır Doğan
    Ethem Uğurlu
    Ali Yolaçan
    Yücel Alptekin

    Ara ara toplantılara katılanlar:
    Hüseyin Güzelgül
    Can Yeşilyurt
    Ozan Uluçam
    Mustafa Düzgün

    Karşılıklı görüş alışverişi ve tartışmalar sonucu Türkçe Hakk’a uğurlama erkanı yapıldı.

    Hakka uğurlama erkanının ardından devam eden toplantıda görüşler ve öneriler sunuldu. Ardından kitapçığın cemevlerine dağıtılması konusunda oylama yapıldı ve kitapçığın dağıtılması kabul edildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Aleviler Pazar günü Kadıköy’de toplanıyor: Korkmuyoruz, sinmiyoruz

    Aleviler Pazar günü Kadıköy’de toplanıyor: Korkmuyoruz, sinmiyoruz

    PİRHA-ABF başta olmak üzere Alevi kurum başkanları, Pir sultan Abdal Kültür Derneği Erzincan Şube yöneticilerinin ve üyelerinin tutuklanmalarına karşı “Korkmuyoruz, sinmiyoruz! karanlığa karşı inancımıza ve kurumlarımıza sahip çıkıyoruz” şiarıyla yapılacak olan eyleme katılım çağrısı yaptı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Erzincan Şube Başkanı Erol Yeter’in de aralarından bulundu 16 PSAKD üyesinin tutuklanmasına tepkiler sürüyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve bağlı kurumlar, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Erzincan şube yöneticileri ve üyelerinin tutuklanmasına tepki göstermek için 01 Nisan Pazar günü saat 13:00’te Kadıköy Süreyya Operası önünde basın açıklaması yapacak.

    Açıklamaya katılacak olan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Şubeleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Derneği (AKD), Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE), Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği (HSAKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ve Garip Dede Dergahı başkanları eyleme çağrıda bulundu.

    “SUSMAK ONAYLAMAKTIR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) sosyal medyadan paylaştıkları afişle eyleme katılım çağrısı yaptı:

    “Alevi hareketine yönelik bur operasyona dur demek, önümüzdeki süreçte daha çok canımıza yönelimin önüne geçmek için sesimizi gür çıkartmak zorundayız. Sizin ve çevrenizdekilerin katılımı önemlidir. Susmak onaylamaktır.”

    SONGÜL TUNÇDEMİR: “ALEVİLERE YÖNELİK BASKIYI PROTESTO EDECEĞİZ

    PSAKD GYK Üyesi ve Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir, PSAKD İstanbul şubelerinin katılacağını belirterek; eylemin, özelinde Erzincan Şube üyeleri, yöneticileri ve PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter’in tutuklanmalarıyla ilgili genelinde ise Alevilere yönelik baskı, sindirme politikalarıyla ilgili olduğunu kaydetti. Tunçdemir “Tüm halkımızı desteğe bekliyoruz” diyerek eyleme katılım çağrısında bulundu.

    TUNCER BAŞ: EYLEME GÜÇLÜ KATILALIM

    HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş ise Alevilere yönelik baskıların ilk olmadığını ve güçlü bir tepki gösterilmediği sürece son da olmayacağını belirterek Pazar günü yapılacak olan eyleme güçlü katılım sağlamak gerektiğini vurguladı.

    DOĞAN DEMİR: TUTUKLANAN CANLAR BİR AN ÖNCE ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞMALI

    AKD Genel Başkanı Doğan Demir, tutuklanan PSKAD üyelerinin onurları olduğunu ifade etti. Demir, bu haksızlığın en kısa sürede giderilmesini umarak tutuklanan canların özgürlüklerine kavuşmasını diledi.

    ZEYNEL ŞAHAN: TUTUKLANAN ARKADAŞLARIMIZ YALNIZ DEĞİL

    Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Şahan da eyleme katılımın önemine vurgu yaparak şunları belirtti:

    “Erzincan’daki arkadaşlarımızın haksızca herhangi bir soruşturma yapılmadan ön yargıyla gözaltına alınmalarını kınıyoruz. Bunun olmaması gerekiyor. Bu arkadaşlarımızın yalnız olmadıklarını her zaman haksızlığın karşısında olacağımızı dile getiriyoruz ve arkadaşlarımızın bir an evvel serbest bırakılmalarını talep ediyoruz.”

    AYDIN DENİZ: ALEVİLERİ SİNDİRME POLİTİKALARINI PROTESTO EDECEĞİZ

     

    HSAKD Başkanı Aydın Deniz, Alevilere yönelik baskı ve sindirme politikalarına dur demek için gür bir şekilde ses çıkartmak gerektiğini söyleyerek eyleme katılacağını kaydetti.

    İMAM BALSEVER: ALEVİLERE YÖNELİK SALDIRILAR SİYASİDİR

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eyüp Şube Eş Başkanı İmam Balsever ise Alevilere yönelik baskıların diğer toplumsal kesimlere yapılan baskıların farklı bir versiyonu olmadığını ve AKP iktidarının bütün toplumsal kesimlere yönelik sindirme politikaları olduğunu kaydetti. Tutuklamaların Alevi örgütlülüğünü kırmak, Alevi toplumuna gözdağı vermek ve sindirmek üzerine politik bir yaklaşım olduğunu ifaden eden Balsever, “Bizler Erzincan’da Alevi canlara yönelik geliştirilen bu saldırının siyasi ve politik olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda Erzincan’da köylere yönelik de çok ciddi baskılar söz konusu, köy boşaltmalar söz konusu. Oranın demografik yapısını değiştirmeye yönelik iktidarın net bir pozisyon aldığını görüyoruz. Bu manada vicdanlı olan bütün toplumsal kesimlerin bu tür saldırıların kendisine de yönelebileceğini düşünmesi ve tepkilerini vermesi gerekiyor. Dolayısıyla bu saldırgan, ırkçı ve faşizan saldırılara karşı Alevi toplumu, Alevi dostları sessiz kalmamalı ve bu manada Pazar günü yapılacak olan açıklamaya bütünlüklü olarak güçlü bir destek sunmalı.” dedi.

    CELAL FIRAT: HER BİREY BİRBİRİNİN HIZIRI OLMALI

    Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, zor koşullardan geçildiğine vurgu yaparak bu koşulların ancak birlik ve beraberlik içerisinde atlatılabileceğine işaret etti. Fırat, “Bizim inancımızda her birey birbirinin Hızırı olmalı. Bu çerçevede eleştirmekten çok, sağda solda kelamlar dillendirmekten çok el ele tutuşmamız lazım. Herkesin gür bir şekilde tepkisini dillendirmesi lazım. Eksik noksanlık hepimizin olabilir. Ama herkesin özünü dara çekip o gün o meydana gelmesi gerekir. Oradaki can dostları sahiplenmek lazım. Nasıl ki şu an 1980’e baktığında 12 Eylül darbesini herkes lanetliyorsa şu süreci de 10 sene sonra lanetleyeceklerdir.” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

  • ABF, ADFE ve AVF, düzenledikleri ‘Nevruz Cemi’nde eşit yurttaşlık hakkı istedi-VİDEO

    ABF, ADFE ve AVF, düzenledikleri ‘Nevruz Cemi’nde eşit yurttaşlık hakkı istedi-VİDEO

    PİRHA- Baharın uyanışı olarak da bilinen Newroz, Şahkulu Sultan Dergahı’nda gerçekleşen Nevruz cemi ile karşılandı. Barış mesajlarının verildiği etkinlikte Alevilerin eşit yurttaşlık haklarının yerine getirilmesi çağrısında bulunuldu.

    Alevi Bektaşi Federasyonu; Alevi Vakıflar Federasyonu ve Alevi Dernekler Federasyonu ile birlikte Şahkulu Sultan Dergahı’nda 21 Mart Hz. Ali’nin doğum günü vesilesiyle ‘Sultan Nevruz Cemi’ düzenledi. Kurum başkanlarının konuşmaları, deyiş dinletisi ardından  cem yapıldı.

    Alevi kurum temsilcileri, dede, pir, taliplerin de bulunduğu çok sayıda kişi ‘Nevruz cemi’ne katıldı. Lokmaları ile dergaha gelenler türbeleri gezerek dualarını edip mumlarını yaktı.

    Dergah dedelerinden Musa Güzel’in verdiği duanın ardından aklın, temizlik, paklığın simgesi olduğuna inanılan süt dağıtıldı. Sütün dağıtılmasının ardından Newroz etkinliği başladı. Saygı duruşu ile başlayan etkinliğin açılış gülbengini Eren Yıldırım dede okudu.

    KUTUPLAŞMANIN ORTADAN KALKTIĞI BİR NEWROZ DİLEĞİ

    İlk konuşmayı Gazeteci -yazar Necdet Saraç yaptı. Saraç, “Yüzlerce yıla yayılan geleneği inançla buluşturuyoruz. Selamlıyorum bu buluşmayı. Newroz hangi dilde, kimlikte anılıyorsa anılsın ortaklığı yeni güne başlamaktır. Bugünün önemini yaşamı yeniden yorumlamaktır. Yalnızca Ortadoğu coğrafyası değil pek çok kesim Newroz’a anlamlar yüklemiştir. İnsanlar yeniyi umutla birlikte anarlar. Onun için Newroz Aleviler açısından kendine biçtiği yeni misyonlarla ifade ediyor. Bugünü büyütmenin yolu kutuplaşmaları, ayırmaları ötekileştirmeleri bu tür dillerin ortadan kalkmasına bağlıdır. Şiddeti ve savaşı yok etmekten geçiyor. Bugün barış için kardeşlik için yeni bir barış dili özellikle Aleviler için eşitlik yurttaşlığın öne çıkardığı bir gün olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

    “TABİATIN YANI SIRA BİZLER DE UYANALIM”

    Alevi Dernekler Federasyonu Başkanı Zeynel Şahan dede günün anlam ve önemine değinen bir konuşma yaptı. Şahan dede şöyle konuştu:

    “Newroz yeni bir gün yeni bir doğuşun ayağa kalkışın adıdır. Tabiatın ayağa kalkması demektir. Öyleyse bu tabiatın ferdi olan bizler de uyanalım, dik duralım. Ruhen ve bedenen ayağa kalkmanın adıdır Newroz. Asya ve Mezopotamya toplulukları bu bayramı asırlardır kutlamaktadır. Herkesin kendine özgü gelenek ve göreneklerince kutlanmaktadır. Aleviler olarak buna farklı anlam kazandırmışız. Doğanın doğuşunun yanı sıra Hz. Ali’nin doğum günü olarak kutlamaktayız. Paylaşmanın, barışın adıdır Newroz. Benliklerimizden, nefsimizden kurtulamazsak bu birliğe hiçbir katkımız yoktur. Bunlardan kurtulmamız lazım. Köstek olmak isteyenler varsa bu toplum onların hesabını görecektir. Bu toplum kavgadan, savaştan yana değil tüm insanların barışından yanadır. Edremit’teki çalıştay güzel sonuçlar ortaya koydu. Sizlerin bir olarak cem olmanız dışarda kalanlara ışık olacaktır. Süt aklın temizliğin paklığın sembolüdür. Onun için süt dağıtırız. Hz. Fatıma’yı temsil eder. O yüzden analar baş tacıdır. Bu Newroz’un birlik ve beraberliğe öncü olması dileğiyle.”

    “HUKUK DEVLETİYSENİZ BU MASAYA OTURMAK ZORUNDASINIZ”

    Alevi Vakıflar Federasyonu Genel Sekreteri Hakkı Ergin de karanlığın aydınlığa mağlup olduğu böyle bir günde eşit yurttaşlık haklarının hukuk zemininde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Alevilere ilişkin AİHM’in zorunlu din derslerinin ayrımcılık olduğuna, cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğuna ve Alevilere genel bütçeden pay ayrılmasına ilişkin verdiği karara rağmen hala iç hukukta karşılık görmediğini söyledi. Ergin, alınmış bu kararların hayata geçmesi için verilen mücadelelere rağmen OHAL ve savaş bahanesiyle ertelenip durduğunu ifade ederek, “Uluslararası alanda bir hukuk devleti kalacaksanız bu masaya oturmak zorundasın” dedi.

    Diyanet’in son açıklamasına da değinen Ergin, “İsminin önünde Prof. yazan birinin Diyanet’in başında olması utançtır. Alevilerin ibadethanesi cemevi, ibadet şekli de cemdir. Bugünün barışa kardeşliğe hizmet etmesini diliyorum” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLERE DON BİÇMEK İSTEYENLERİ KABUL ETMİYORUZ”

    Alevi Dernekler Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu ve Alevi Bektaşi Federasyonu adına yapılan ortak açıklamayı Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız okudu.

    Yıldız, gece ile gündüzün eşitlendiği 21 Mart Nevruz’unun bütün Ortadoğu ve Orta Asya halkları için ‘Yeni Gün’ anlamına geldiğini söyledi. “21 Mart ilkbaharın hayat bulduğu, tüm tabiatın yeniden canlandığı, kış uykusuna yatan canlıların toprak altından yeryüzüne çıktığı ve yeni bir hayatın başladığı gündür” diyen Yıldız, birlik günü anlamına gelen bugünün ruhuna uygun davranmak için üç Alevi federasyonu olarak bir araya geldiklerini vurguladı.

    Yıldız, böyle kutsal bir günde Hz. Ali’yi ve Nevruz’u alet ederek, Alevileri siyasi çıkar aracı olarak kullanmak isteyenlerin tavrının da, Alevilere kendilerine göre don biçmek isteyenlerin tavrının da kabul edilemez olduğunu söyledi.

    “CEMEVLERİNİ İBADETHANE OLARAK GÖRMEYENLERİ KINIYORUZ”

    Yıldız, “Böyle kutsal bir günde farklı inançları bir zenginlik olarak görmeyip, inançlar ve kimlikler arasında kutuplaştırma yaratanları, Alevilerin ibadethanesi olan cemevini ibadethane görmemekte ısrar eden Diyanet İşleri Başkanlığı’nı da, cemevlerini ibadethane olarak kabul etmek istemeyen herkesi de kınıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Yıldız, herkesin dilediği gibi inandığı, dilediği gibi ibadet ettiği, şiddetin ve ayrımcılığın, nefretin ve savaşın olmadığı barışın ve kardeşliğin hakim olduğu günler dileyerek herkesin Newroz’unu kutladı.

    Sanatçı Cengiz Sağlam’ın deyişlerini seslendirmesinin ardından Nevruz cemi yapıldı. Cem, lokmaların dağıtılması ile son buldu. (HABER MERKEZİ)

  • Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Zeynel Şahan oldu

    Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Zeynel Şahan oldu

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) 1. Olağanüstü Kongresi Nurtepe Cemevi’nde yapıldı. Dernek başkanlığına Kâğıthane Nurtepe Hacı Bektaş Veli Eğitim ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zeynel Şahan getirildi.

    Divan başkanlığını Avukat Zeynel Öztürk’ün yaptığı kongreye, CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı, CHP Kağıthane İlçe Başkan Yardımcısı Rahmi Genç, çeşitli ilçelerde bulunan cemevi yönetim kurulu başkanları ve yardımcıları katıldı.

    “HEDEFİMİZ ALEVİ KÜLTÜR VE İNANCINI YAŞATMAK”

    Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanlığına seçilen Zeynel Şahan yaptığı teşekkür konuşmasında, “Alevi Dernekler Federasyonu’nun 1. olağanüstü toplantısını yapmış bulunmaktayız. Büyük bir coşku ve inançla amacına uygun çok güzel bir kongre oldu. Alevi kültürünü, inancını yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak bizim en büyük hedefimiz olacaktır. Bu doğrultuda kongremize katılan tüm kurumlara teşekkür ediyorum. Üyelerimizin teveccühü ile başkan seçildim. Biz de ekibim ile birlikte topluma ülkemize faydalı işler yapacağımıza inanıyorum. Toplumumuzun bu çalışma sürecinde bizlere destek olacağına inanıyorum. Allah yardımcımız olsun. Hayırlara vesile olsun” dedi.

    “BU ÜLKEDE ALEVİ VE MUHALİF OLMAK ZORDUR” 

    CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı da yaptığı kısa konuşmasında, “Özellikle mevcut iktidarın 15 yıldır biz Alevileri yok sayması üzücüdür. Alevi inancı sadece ibadet etme inancıyla sınırlı bir olgu değildir. Hayata bakışı ile barışı temsil eder. Barışın, kardeşliğin, sevginin evidir. Hangi dil, ırk, mezhepten olursa olsun kucaklayıcıdır. Bu ülkede Alevi ve muhalif olmak çok zordur. Başkanlığa seçilen Zeynel Şahan başkanımıza başarılar diliyorum” dedi.

    Yönetim listesi ise şöyle: Zeynel Şahan, Erdoğan Metin, Celal Fırat, Zeynel Abidin Koç, Erdal Ahi, Gazi Arslan, Abbas Mahsuroğlu, Erol Koç, Ali Çiftci, Kazım Erdoğan, Ali İhsan Akyol. (HABER MERKEZİ)

  • Alevilere yönelik katliam çağrısı yapan ‘akademisyen’ hakim karşısına çıktı-VİDEO

    Alevilere yönelik katliam çağrısı yapan ‘akademisyen’ hakim karşısına çıktı-VİDEO

    PİRHA- Alevilere ilişkin nefret ve tehdit içeren söylemlerde  bulunan akademisyen Abdülkadir Şen’in Alevi kurumlarının suç duyurusu üzerine açılan mahkemesinin ikinci duruşması bugün Çağlayan 33.Asliye Ceza Mahkeme’sinde görüldü. Sanık duruşmaya gelirken, mahkeme duruşmayı 8 Haziran’a ertelendi. Pir Zeynel Şahan, Hazirandaki duruşmaya Alevilerin yoğun katılmasını istedi. 

    Haberin Videosu

    13 Aralık 2016 tarihinde Muş Alparslan Üniversitesi’nde görevli olan akademisyen Abdülkadir Şen, Alevilere yönelik katliam çağrısında bulunmuş, tehditler savurmuştu.

    Şen, sosyal medyadan şunları yazmıştı:

    “Cemevi, Ali, insana saygı, Madımak, hoşgörü diyen ne kadar namussuz mezhepçi varsa Halep’te katillerle beraber. Lanetliler topluluğu…”, “Ey Halep’te çocukları, kadınları, sivilleri korkakça bombalayan rejimi savunan mezhepçiler: Sizi bu coğrafyada yeni Malazgirtler bekliyor”, “Bu coğrafyanın her köşesinde bir Malazgirt yaşanacak. Şah İsmail’in bağnaz mezhepçi piçleri hesap verecek. Şahlaştınız Yavuzlaşacağız”, “Suriye direnişi başarısız olursa savaş Anadolu’da Şah İsmail’in mezhepçi vahşileriyle yaşanacak. Herkes hesabını buna göre yapsın”, “Herkes Rus konsolosluğuna gitsin, Ben de oradayım. Mecusi İran’ı ise asla unutmayın. Bu katliam Caferi/Şii haçlı ortaklığı ile yapıldı.”

    “ŞAHLANDINIZ, YAVUZLAŞACAĞIZ” DEMİŞTİ

    “Sizi bu coğrafyada yeni Malazgirtler bekliyor”, “Şahlaştınız Yavuzlaşacağız” gibi ırkçı paylaşımlar yapan Abdülkadir Şen, Halep’in cihatçılardan temizlenmesi üzerine Alevilere yönelik katliam çağrısında bulunmuş, tehditler savurmuştu. Verilen tepkiler sonucu sosyal medya hesabını kapatan Şen’in görevine Üniversite tarafından son verilmişti.

    Bu yazılanlara tepki gösteren Alevi kurumlarından Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADF), Alevi̇ Vakıfları Federasyonu (AVF), Kayseri Hacı Bektaşi Veli Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği ve  Sarıyer Kilyos Anadolu Erenleri Cemevi Derneği’nin şikayeti üzerine ise Şen hakkında dava açılmıştı. Sanık, ilk duruşmaya mazeret bildirerek katılmamıştı.

    Bugün Çağlayan Adliyesi’nde görülen duruşmaya sanık Şen katılırken, mahkeme duruşmayı 8 Haziran 2018 tarihine erteledi.

    Duruşma sonrası İstanbul Kağıthane Hacı Bektaş Veli Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı ve Alevi Dernekler Federasyonu Başkan Vekili Pir Zeynel Şahan, 8 Haziran’da yapılacak duruşmaya daha yoğun katılım olması gerektiğini söyledi.

    “EN AĞIR ŞEKİLDE YARGILANMASINI TALEP EDECEĞİZ”

    Abdülkadir Şen’in Alevilere yönelik sözlerini bilinçli olarak sarfettiğini belirten Şahan, şunları ifade etti:

    “Zaman zaman böyle Alevileri, ülkeyi karıştırma adına bu tür söylemlerde bulunup yazılar yazıyorlar. Akademisyene yakışmayacak bir söylem ve davranıştır. Bunun karşısındayız. Toplumumuzun da bu konuda duyarlı olması ve bu tür davalarda yoğun katılım göstermesi gerekiyor. Duyarsızlık bizi üzüyor. Kurumlarımızın da bu konuda eksikliği var. Yeteri kadar haber yayamadık belki. Biz de kendimizi sorgulamalıyız. Herkesin duyarlılık göstermesini bekliyoruz. Bu ilk değil, son da olmayacak. Asırlardır Alevi inancına yönelik, Alevi toplumuna yönelik bu tür saldırılar oluyor. Bunun karşısında durmak gerekiyor. Kurumlar olarak bunun takipçisiyiz, takip edeceğiz. En ağır şekilde ceza almasını talep edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi Dedesi Zeynel Şahan: Hiçbir uygulama Alevileri dergahlardan uzaklaştıramaz-VİDEO

    Alevi Dedesi Zeynel Şahan: Hiçbir uygulama Alevileri dergahlardan uzaklaştıramaz-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Kağıthane Hacı Bektaş Veli Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı ve Alevi Dernekler Federasyonu Başkan Vekili Zeynel Şahan Dede, zorunlu din dersinin hala kaldırılmamasını ve dergahların önemini PİRHA’ya değerlendirdi. AKP iktidarının din dersini zorunlu olmaktan çıkarmasını isteyen Şahan, “Dergahlar bizim için önemli merkezlerdir, insan yetiştirme yeridir, hiçbir uygulama Alevileri dergahlardan uzaklaştıramaz” dedi. 

    İstanbul Kağıthane Hacı Bektaş Veli Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı ve Alevi Dernekler Federasyonu Başkan Vekili Zeynel Şahan Dede, zorunlu din derslerinin hala devam etmesine tepki gösterdi.

    “Zorunlu din dersleri 12 Eylül darbesiyle Türkiye’nin başına bela edilen bir derstir” diyen Şahan, Türkiye’yi değiştirmek, dönüştürmek Türkiye’yi gerçek mecrasından uzaklaştırıp Osmanlı zihniyetine çevirmek için en önemli şey eğitimdir. Zorunlu din dersini kalıcı kılmak istiyorlar. Sadece Sünni islamın, Hanefi mezhebinin icraatlarını, fıkıhını islam olarak  anlatarak toplumu dönüştürmeye çalışıyorlar” dedi.

    “DERGAHLAR BİZİM İÇİN İNSAN YETİŞTİRME  YERİDİR”

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Alevi çocukların din dersinden muaf tutulmasına yönelik kararını hatırlatan Zeynel Şahan Dede, şunları kaydetti:

    “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararlara rağmen, uluslararası sözleşmelere rağmen Türkiye hükümeti bu konuda bir olumlu adım atmıyor. Bu ülkede yaşayan bir çok inanca, kültürlere mensup insanlar olmasına rağmen kendi bildiklerinden vazgeçmiyorlar. Bu Türkiye açısından son derece olumsuz bir gelişmedir, son derece olumsuz bir uygulamadır. Türkiye’nin geleceği ile ilgili endişe vericidir, dolayısıyla bu zorunlu din derslerinin bir an önce kaldırılmasını talep ediyoruz biz Aleviler olarak.”

    İnanç yerlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlanmasının inanç değerlerini sıradanlaştıracağını söyleyen Zeynel Şahan Dede, “Bir şeyi yok edemez. Şunu herkes bilsin Alevi inancı Hak, Muhammed, Ali Yoludur, Ehlibeyt sevgisidir, muhabbetidir. Dolayısıyla kimse yok edemez, edememiştir de bugüne kadar.” diye konuştu.

    1400 yıldır Aleviler üzerinde her türlü oyunun oynandığını ifade eden Şahan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Her türlü baskılar, zulümler yapılmıştır. Asimilasyon politikaları izlenmiştir ama hiçbiri geçerli olamamıştır. Alevi inancı var olacaktır bugüne kadar var olduğu gibi bundan sonra da var olacaktır. Dergahlar bizim için önemli merkezlerdir insan yetiştirme yeridir, kamil insan yetiştirme yeridir, insanı kemale erdirmeyi, sevginin, barışın, muhabbetin, paylaşımın yeridir. Dolayısıyla Aleviler göz yaşı dökseler de için için ağlasalar da o değerlerinden vazgeçmezler. Hiçbir uygulama Alevileri o dergahlardan uzaklaştıramazlar. Bu yüzden Alevi vatandaşlarımız da bu konuda emin olsunlar.

     

     

  • Adalet Yürüyüşü’ndeki Aleviler: Bir ülkede adalet yoksa yaşam yok demektir-video

    Adalet Yürüyüşü’ndeki Aleviler: Bir ülkede adalet yoksa yaşam yok demektir-video

    PİRHA – Ülkedeki adaletsizliklere karşı başlayan “Adalet Yürüyüşü”nün 11. gününe dahil olmak için dün akşam İstanbul Sarıyer’den yola çıkan ADF Başkan vekili ve Nurtepe Cemevi Başkanı Zeynel Şahan Dede ile Erikli Baba Dergah Başkanı Erdoğan Metin PİRHA’ya konuşarak Adalet herkese lazım bu nedenle bu yürüyüşe destek vermeliyiz dediler.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlatmış olduğu “Adalet Yürüyüşü”ne katılmak için İstanbul Sarıyer’den yola çıkan Alevi Dernekler Federasyonu Başkan vekili ve Nurtepe Cemevi Başkanı Zeynel Şahan Dede ile Erikli Baba Dergah Başkanı Erdoğan Metin yürüyüşe destek çağrısında bulundular.

    Erikli Baba Dergah Başkanı Erdoğan Metin “Kimliğimiz, varlığımız halen kabul edilmiş değil. Mücadelemiz devam edecek. Çoğalarak devam etmemiz lazım, toplumumuzun bize destek vermesi lazım” dedi.

    “ADALET YOKSA BARIŞ DA YOK DEMEKTİR”

    Zeynel Şahan Dede ise “Ülkemizin her noktasında her kesimine lazım olan adalete bizim de çok ihtiyacımızın olduğu bir gerçektir. Dolayısıyla adaleti her anlamıyla sahiplenmemiz gerekir. Bir ülkede adalet yoksa yaşam yok demektir. Barış yoktur demektir, huzur yoktur demektir. Dolayısıyla burada adalet her şeyde lazım olduğu için, biz adaleti savunan bir kesim olarak adaletin her anlamda uygulanmasını talep ediyoruz. İnşallah bu son derece makul, son derece adil bu tepki bu yürüyüş ülkemiz için hayırlara vesile olur. Adaletin sağlanması açısından bir adım olur. Bir an önce bu ülkede adaletin sağlanmasını talep ediyoruz.” dedi.

    Ali ÇİFTÇİ/BOLU