Etiket: zeytin ağacı

  • Mezitli’de hasat edilen zeytinler, kız çocuklarına umut olacak-VİDEO

    Mezitli’de hasat edilen zeytinler, kız çocuklarına umut olacak-VİDEO

    PİRHA- Mezitli’nin Eskimezitli ve Merkez mahallelerinde hasat edilen zeytinler, zeytinyağına dönüştürülerek elde edilen gelirle kız çocuklarına burs desteği sağlanacak. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, “Bu yıl elde ettiğimiz zeytinleri, çocuklarımızın eğitimi için burs fonuna dönüştürüyoruz. Kız çocuklarımıza verdiğimiz destek, geleceğimizin teminatıdır” dedi.

    Sonbaharın gelmesiyle birlikte zeytin hasadı yapılmaya başlandı. Barışın ve bereketin sembolü olan zeytinlikler deprem bölgesinde ranta kurban edilmek istenirken, Mersin Mezitli’de kız çocuklarına burs oluyor.

    Mezitli’nin Eskimezitli ve Merkez mahallelerinde bulunan ve Mezitli Belediyesi’ne ait olan yaklaşık 200 zeytin ağacının hasadı yapıldı. Belediye çalışanları ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer tarafından toplanan zeytinler, Mezitli’deki zeytinyağı üretim tesislerine gönderilecek ve buradan elde edilecek gelir, kız çocukların eğitimine destek olmak için burs fonuna aktarılacak. Bu projeyle hem tarıma katkıda bulunulacak hem de kız çocuklarına umut olunacak.

    “BİZ HER ZAMAN YANLARINDA OLACAĞIZ”

    Zeytin hasadında konuşan ve toplanan zeytinlerin kız çocuklarının eğitimine destek amacıyla burs olarak kullanılacağını belirten Tuncer, “Kıymetli çocuklarımız, eğitimlerine odaklansınlar; biz her zaman yanlarında olacağız. Gelecekte daha fazla çocuğa ulaşmayı ve eğitim fırsatlarını artırmayı hedefliyoruz. Bu projeyle hem tarıma katkıda bulunuyoruz hem de kız çocuklarımıza destek sağlıyoruz” dedi.

    “KADINA YÖNELİK ŞİDDET SON BULSUN”

    Zeytin’in bereketi, bolluğu ve barışı temsil etttiğinin altını çizen Tuncer, son dönemde artarak devam eden kadına yönelik şiddetin son bulması çağrısında da bulundu.

    PİRHA/MERSİN

  • Büyük Dikmece Buluşmasında ‘Toprağımıza sahip çıkacağız’ mesajı-VİDEO

    Büyük Dikmece Buluşmasında ‘Toprağımıza sahip çıkacağız’ mesajı-VİDEO

    PİRHA- Dikmece’de yüz binlerce zeytin ağacının kesilmesine engel olmak  için bir araya gelen yurttaşlar yürüyüş düzenledi.

    Hatay’ın Antakya ilçesine bağlı Dikmece Mahallesi’nde zeytinlik alana yapılmak istenen Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) konutlarına karşı itirazlar sürüyor.

    Dikmece’de bir araya gelen yurttaşlar, zeytin ağaçlarının kesilmemesi için büyük buluşma gerçekleştirdi. “Toprağımıza, yaşam alanlarımıza sahip çıkıyoruz” sloganı ile bir araya gelen yurttaşlar, yürüyüşte “Zeytin kardeşliği kazanacak” pankartını taşıdı.

    Dikmece halkı “Sermaye defol, bu topraklar bizim. Akbelen’den Dikmece’ye sürüyor bu mücadele. Havama, suyuma, zeytinime dokunma” yazılı dövizlerle birlikte ellerinde zeytin dalları da taşıdı.

    Yapılan yürüyüşe Alevi Kültür Dernekleri, Adana Alevi Platformu, Deprem Dayanışma Platformu, Geri Döneceğiz Platformu, Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri, SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, Yeşil Sol Parti Milletvekilleri Tülay Hatimoğoğulları ile Perihan Koca, CHP Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, TİP Milletvekili Ahmet Şık da destek verdi.

    PİRHA/HATAY

  • Milletvekili Ali Bozan, hediye gönderilen zeytinyağını AKP’li Dönmez’e iade etti!

    Milletvekili Ali Bozan, hediye gönderilen zeytinyağını AKP’li Dönmez’e iade etti!

    PİRHA – Milletvekili Ali Bozan, Akbelen ve Dikmece’deki doğa katliamını savunan eski Bakan Fatih Dönmez’in milletvekillerine dağıttığı zeytinyağını Dönmez’e iade etti.

    TBMM oturumunda Akbelen ve Dikmece’deki doğa katliamını savunan eski Bakan Fatih Dönmez, oturumun sürdüğü esnada tüm milletvekillerinin odalarına zeytinyağı dağıtmıştı.

    Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Akbelen ve Dikmece’deki çevre talanını işaret ederek hediye edilen zeytinyağını Fatih Dönmez’e iade etti.

    Milletvekili Bozan, konuya ilişkin paylaşımında ise şu ifadelere yer verdi:

    “Meclis sonrası odamda gördüğüm zeytinyağı paketinin üzerinde, “Bu zeytinyağı, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’nun Ege Linyitleri İşletmesi’ne bağlı Manisa Soma’da üretimi tamamlanmış maden sahalarına dikilen zeytin ağaçlarından elde edilmiştir” yazıyor.

    Odama bırakılan bu zeytinyağını kabul etmedim ve gösterdiği ince düşünceden(!) dolayı teşekkür edip kendilerine iade ettim.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kadınlar doğaya can veriyor

    Kadınlar doğaya can veriyor

    PİRHA- Kadınlar bir taraftan doğa direnişlerinde en önde seslerini yükseltirken, diğer taraftan doğaya can vermenin çabası içindeler. Hatay’ın dağ köylerinde kadınlar Aydın’dan Balıkesir’e sökülen, kesilen zeytin ağaçlarının yerlerine kendi bahçelerinde ağaç dikti.

    İnsanoğlu doğayı yok etmek için büyük bir çalışma içinde. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de doğa talanı sınır tanımıyor. Kar hırsı ile derelerden ormanlara kadar bir çok alan talan edilirken, bu talana karşı en ön saflarda kadınlar direniyor.

    Bir taraftan Aydın’dan Karadeniz yaylalarına, Munzur’dan Kanal İstanbul’a, Kanal İstanbul’dan Kaz Dağları’na kadar ortaya çıkan bir çok doğa direnişinde kadınlar en önde seslerini yükseltirken, diğer taraftan doğaya can vermenin çabası içindeler.

    Hatay’ın dağ köylerinde kadınlar Aydın’dan Balıkesir’e sökülen, kesilen zeytin ağaçlarının yerlerine kendi bahçelerinde ağaç dikti.

    Kadınlar, pat pat denilen araçlara zeytin fidelerini koyarak gün boyu zeytin ağacını toprakla buluşturdu.

    Diren KESER/HATAY

     

     

     

     

  • Afrin’de yağmalanan 15 milyon zeytin ağacı Meclis gündeminde-VİDEO

    Afrin’de yağmalanan 15 milyon zeytin ağacı Meclis gündeminde-VİDEO

    PİRHA- Afrin’deki 15 milyon adet zeytin ağacının “Zeytin Dalı Harekatı”nda Türkiye ile birlikte hareket eden paramiliter gruplarca yağmalanması HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu tarafından meclis gündemine taşındı. 

    Afrin’deki 15 milyon adet zeytin ağacının “Zeytin Dalı Harekatı”nda Türkiye ile birlikte hareket eden paramiliter gruplarca yağmalanması Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu tarafından meclis gündemine taşındı.

    Konuya ilişkin Meclis Başkanlığı’na sunduğu önergeyle Kenanoğlu, yağmalanan zeytinlerin Suriye sınırları içerisinde zeytinyağına dönüştürüldükten sonra Türkiye’ye taşındığını, sonrasında ise “Türk Malı” damgası vurularak özellikle İspanya ve Kıbrıs gibi Türkiye ile yoğun zeytinyağı ticareti olan ülkelere ihraç edildiğini belirtti.

    Bu yolla Afrin menşeili 50.000 ton zeytinyağının “Türk Malı” olarak ihraç edildiğini dile getiren Kenanoğlu, Türkiye’nin bu gayrı hukuki ihracattan yaklaşık 600 Milyon TL’lik (90 milyon $) gelir elde ettiğini ve bu gelirin ise 130 Milyon TL’lik kısmının ise paramiliter gruplar arasında pay edildiğini açıkladı.

    “TÜRKİYELİ ZEYTİNYAĞI ÜRETİCİLERİ DE MAĞDUR”

    Bununla birlikte, Kenanoğlu’na göre Afrinlilerle birlikte bu sürecin diğer mağdurları ise Türkiyeli zeytinyağı üreticileri olmuştur: Afrin’den yağmalanan 50.000 ton zeytinyağının Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla zeytinyağı ticareti yapan Türkiyeli şirketlere Türkiye’de üretilen zeytinyağına kıyasla daha ucuza satılmasından ötürü Türkiye sınırları içerisinde üretilen zeytinyağı üreticilerinin elinde kaldı.

    Bahsi geçen konunun her yönüyle araştırılması gerektiğini dile getiren Kenanoğlu, bu gayrı hukuki sürecin yurt içi uzantıları hakkında da ivedilikle idari tahkikat başlatılmasının elzem olduğunu kaydetti.

    (HABER MERKEZİ)   

  • Yüz metre yol için bin zeytin ağacı kesiliyor

    Yüz metre yol için bin zeytin ağacı kesiliyor

    İzmir’in Ödemiş ilçesinin İlkkurşun köyü yakınlarında yapılan yeni yol çalışması nedeniyle 1000 adet zeytin ağacının kesimine başlandı. Çevre sakinleri, 4-5 yıldan bu yana konuyla ilgili mücadele ettiklerini fakat kimseye söz dinletemediklerini belirterek, projenin çevre katliamına dönüştüğünü belirtti.

    İlkkurşun Köyü Kafkas Kültürü Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Rıfat Dirik, önceki gün başlayan ağaç kesim işlemlerinin devam ettiğini belirterek, “Öğrendiğimiz kadarı ile yolun 100 metrelik kısaltılması uğruna en küçüğü 50-60 yıllık olan 1000 civarında zeytin ağacı kesilecekmiş. Bu bir çevre katliamıdır. Bu projenin kimseye faydası yoktur” dedi.

    “YOLUN YAPIMINDA KAMU YARARI YOK”

    Birgün’ün haberine göre Dirik, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “İlkkurşun Mahallesi sakinleri olarak konuyla ilgili defalarca başvuruda bulunduk. 4-5 yıl önce eylemler yapıp yetkililerin dikkatini çekmeye çalıştık. D-310 İzmir- Ödemiş Karayolu’nun, İlkkurşun’un yaklaşık 800 metre güneyinden geçmesine rağmen, İzmir- Ödemiş karayolunun batı tarafında ve tarihi İlkkurşun tepesi yakınındaki Maraş Mevkii üzerinde bulunan Yörük Köprüsü’ne kadar 3 kilometrelik yeni bir yol yapılmak isteniyor.”

    Yeni güzergâhın ana yolu sadece 100 metre kısaltabileceğini belirten Dirik, “Yapılacak çalışmada herhangi bir kamu yararının olmadığını düşünüyoruz. Eski yolun da bütün genişletme altyapı çalışmaları bitirilmiş ve kamulaştırma bedelleri dahi ödenmişti” dedi.

    “ZEYTİN AĞAÇLARIMIZIN SONUNU GETİRECEK”

    Mevcut yolun rahatça düzleştirilip ve genişletilebileceğini kaydeden Rıfat Dirik, “Bölge tarihi İlkkurşun tepelerinin hemen yanında. Buradan dolgu alma uğruna yolun güzergâhının değiştirilmesi zeytin ağaçlarımızın sonunu getirecek” şeklinde konuştu.

    KURTULUŞ SAVAŞINDA İLK ÖRGÜTLÜ MÜCADELENİN BAŞLADIĞI KÖY

    Büyükşehirden önce köy olan mahallenin tarihini anlatan Dirik, “İlkkurşun Köyü, Kurtuluş Savaşında ilk örgütlü mücadelenin başladığı tarihi bir köydür. İzmir’in işgal edilmesinden sonra, Ege Bölgesinin iç kesimlerine yönelen Yunan Ordusu’na karşı Hacı İlyas Köyü’nde sivil halk ve askerlerden oluşan 31 Mayıs’ı 1 Haziran’a bağlayan gece, çok büyük direniş ve büyük vatanseverlik örneği göstermiş ve onlarca şehit vermiştir. Kurtuluş Savaşındaki bu özel nedeni sayesinde, Hacı İlyas Köyünün adı İlkkurşun olarak değiştirilmiştir. İzmir Torbalı’dan başlayıp genişletilmiş yol olan D-310 İzmir-Ödemiş Karayolu, İlkkurşun’un 800 metre güneyinden geçmesine rağmen ve tarihi ilk kurşun tepesini yakınında bulunan Maraş Tepesi üzerinde Yörük Köprüsü’ne kadar üç kilometre yeni yol yapılmak istenmektedir. Bu güzergâh aslında anayolu sadece 100 metre kısaltmaktadır. Bu idari işlemde kamu yararı yoktur” dedi.

    “DOĞANIN, YEŞİLİN VE TARİHİN KORUNMASINI İSTİYORUZ”

    Dirik son olarak şunları dile getirdi:

    “İlkkurşun tarlaları ve zeytinlikleri bu işe feda ediliyor. Yüklenici firma 2015 tarihinden bu yana, bu arazi üzerinde dolgu ve kazı malzemesi alıyor. Bu çalışma önlenmemesi halinde köyümüzün merası, mera olmaktan çıkacak. Bu topraklarda bu tür faaliyetlerin olmasına kesinlikle karşıyız. Mevcut anayolun genişletilerek doğanın, tarihin ve yeşilin korunmasını istiyoruz. Bu köy ismini altın harflerle tarihe yazdırmıştır arazilerin heder olmasını istemiyoruz.”

  • ‘Zeytinliklerini satanlar kendi topraklarında yabancı oldular’-VİDEO

    ‘Zeytinliklerini satanlar kendi topraklarında yabancı oldular’-VİDEO

    PİRHA- Dededen babadan kalan zeytin ağaçlarını daha iyi verim almak ve hastalıklardan korumak için budayan Erdal Özer, “Bizim köylü kardeşlerimiz bir anda çok para görünce bütün zeytinliklerini heba ettiler. ‘Zaman gelecek siz bu zeytinlikleri sattığınıza pişman olacaksınız’ dedik ancak bizi dinlemediler. Şimdi ise kendi köylerine kendi yurtlarına yabancı oldular” diyor. 

    Zeytinlerinin toplanmasının ardından zeytin ağaçları budanmaya başlandı. 52 yaşındaki Erdal Özer de, ağaçlara belli bir şekil vermek ve onları en üst düzeyde verime ulaştırmak amacıyla budama işlemini yapıyor. Üç dönüm arazi üzerinde 90’a yakın zeytin ağacı bulunan Özer, her yıl rutin olarak zeytin ağaçlarını budadıklarını söylüyor.

    Altınoluk köyünde yaşayan Özer, neden zeytin ağaçlarının dallarını budadıklarını ise şöyle anlatıyor:

    “Zeytin dallarını buduyoruz çünkü rahat bir şekilde sırık sirkiyoruz. Ayrıca hem ağacın dallarının daha güzel gelişmesini sağlıyor hem de ağaca hastalık bulaşmasını engelliyor. Zeytin ağaçlarının dallarını budamasak dallar üst üste biner ve sürtünme olur. Sürtünme ve  dalların içe içe girmesinden kaynaklı yaz aylarında bazı hastalıklar zeytine bulaşıyor. Ayrıca zeytin dallarının arasına güneş girmek zorunda bu nedenle budamamız şart. Herkes bu mevsimde zeytin budaması yapıyor. Nisan ve Mayıs ayı bitinceye kadar budama devam ediyor. Zeytini budarken testere ve ağaç kesme motoru kullanıyoruz. Bu rutin olarak her yıl bu aylarda yapılıyor.”

    “BURALAR HEP ZEYTİNLİKTİ”

    Budanan zeytin yapraklarında hastalık gelmesin diye yaktıklarını söyleyen Özer, “Daha sonra gübresini atıp ürün bekliyoruz” diyor.

    Budama yaparken geçici tehlikeler de atlattıklarını ifade eden Özer, “Bazen kestiğimiz dal yanlışlıkla üstümüze ve kafamıza geliyor” ifadelerini kullanıyor.

    “Zeytin bizim için kutsal bir ağaçtır” diyen Özer 35 yıl önce yaşadığı Altınoluk’un büyük bir bölümünün zeytinlik olduğunu söylüyor.

    “KENDİ YURTLARINDA YABANCI OLDULAR”

    Nedenini ise şöyle anlatıyor:

    ” Bizim köylü kardeşlerimiz bir anda çok parayı bir arada görünce bütün zeytinliklerini heba ettiler. O zaman da uyardık biz onları. ‘Zaman gelecek siz bu zeytinlikleri sattığınıza pişman olacaksınız’ dedik ancak bizi dinlemediler. Şimdi kendi köylerinde kendi yurtlarında yabancı oldular. Tüm bu zeytinlikleri ve toprakları sattıkları için. Ve o aldıkları para da bitti. Yıllar önce İskele Mahallesi’nde 6 tane taş basım zeytinyağı fabrikası vardı.  Edirne’den ve çevre ilçelerden buralara zeytin toplamak için tayfalar gelirdi.  O kadar çok zeytin ağacı ve ürün vardı. Zamanla sata sata bir şey kalmadı. Şimdi gençler de işsiz.”

    “TOPRAKLARIMIZI SATMAYIZ”

    Bu toprakların dedelerinden kaldığını söyleyen Özer, bu toprakları torunlarına bırakmak istediklerinin aktarıyor.

    Dünyada barışın simgesi anlamına gelen zeytini kutsal gören Özer, “Zeytin dalı dünyada barışın simgesi anlamına geliyor. Ancak Afrin’deki zeytin dalı ile karıştırmayalım bunu. Çünkü o ayrı bir şey. Buradaki zeytinin kökenine gidersek bu zeytin ağaçları bizden gelme değil. Bu köy ilk işçi olarak gelen Rumlar ekmiş bu zeytin ağaçlarını. Daha sonra mübadele ile gidince buralardan bizimkiler zeytinleri sahiplenmişler. Eskiden buradan 3-4 ağa varmış. Onlar Rum işçilerinden geri almışlar” ifadelerini kullanıyor.

    Zeytinlik alanların imara açılmasına tepki gösteren Özer, “Bugün siyasi politikalarından tutun devlet politikalarına kadar hiç kimse uymuyor bir şeye. Sadece görüntüde ve lafta varlar. Ancak icraatta kimse yok” diyor.

    İsmet SEFER/Sevim KAHRAMAN

    BALIKESİR