Etiket: zeytin dalı harekatı

  • Ortadoğu uzmanı gazeteci Robert Fisk Afrin’i yazdı

    Ortadoğu uzmanı gazeteci Robert Fisk Afrin’i yazdı

    İngiliz basınının tanınmış Ortadoğu uzmanlarından gazeteci Robert Fisk, Türkiye’nin operasyon düzenlediği Afrin’in içine girdi. Fisk, sivil kayıpları yazdı…

     İngiltere merkezli haber sitesi The Independent’ın Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, Türkiye’nin operasyon düzenlediği Afrin bölgesinden izlenimlerini yazdı. Independent’taki haberin başlığı, “Afrin’in içinde: Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyini işgalinin gerçek kurbanları ortaya çıktı – mülteciler, bebekler, kadınlar ve çocuklar.”

    Zeytin Dalı Harekâtı’nın başlamasından bu yana Afrin’e giren ilk Batılı gazeteci olarak Fisk’in, Maabatlı köyünden geçtiği ilk haberinden bazı satırlar şöyle:

    Küçük bir köy olan Maabatlı’da Taha Mustafa al-Khatr, eşi, iki kızı ve oğlu uyumadan önce ayakkabılarını evlerinin kapısının bıraktı. Orta Doğu’da pek çok aile de aynı şeyi yapar. Bu bir gelenektir ve evin temizliğinin işaretidir. Türk top mermisi onların evini vurduğunda, ucuz plastik terlikler elbette hala oradaydı. Birkaç saat sonra evlerine vardığımda, aynı ayakkabıları buldum. Birkaçı merdivenlere düşmüştü, çoğu ise hala yan yana sıralıydı…Kürt vilayeti Afrin’deki kurtarma görevlileri bile ayakkabılara dokunmadılar… Ancak elbette cesetler gitmişti… 19 yaşındaki Safa mucizevi bir şekilde kurtuldu, sadece ellerinden yaralandı. Ancak elbette o artık bir yetim.

    “KÜRT DEĞİL ARAP KÖYÜ”

    İşin garip yanı, Türkler sözüm ona Kürt YPG savaşçılarını hedef alıyor. Suriye’de Kürt bölgelerine yönelik askeri operasyonlarına, saldırılarına Zeytin Dalı Harekâtı adını vermeleri ise zeytin bahçeleri ile çevrili Mabeta’da insanları sinirlendiriyor… Al-Khatr ailesi de Kürt değil Araptı. Kuzeydeki Tel Krah köyünden gelmişlerdi.

    Maabatlı’da o kadar yenilerdi ki, konuştuğum Kürt komşuları onların adlarını bile bilmiyordu. Ancak Afrin kentinden 10 mil (yaklaşık 16 kilometre) uzaktaki bu köyde nüfus karışık (Aleviler de yaşıyor). Bu nedenle Perşembe gecesi köye gelmelerine de kimse şaşırmamıştı.

    Afrin Hastanesi Müdürü Doktor Jawan Palot kinayeli bir dille ‘Afrin’de ne olduğunu ortaya çıkarmak istersen hastanemize gel’ dedi bana ve ekledi: ‘Ölenleri, üzerleri kanlı yaralıların halini görmelisin.’

    “ORADA YPG SAVAŞÇISI YOKTU”

    Hastane koğuşundakilerden 50 yaşındaki Ahmad Kindy, Türkiye’nin Zeytin Dalı Harekâtı’nda kara operasyonun gölgesinin düştüğü 21 Ocak gününün ilk saatlerinde ailesini köyden çıkarmış. Ancak akılsızca geri dönmüş. Arkasından şarapnelle vurulmuş. ‘Orada YPG savaşçısı yoktu’ diyor.

    Sadece Afrin Hastanesi’ne 34 sivilin cesetlerinin getirildiği katliam ile ilgili olarak Türkiye’den yapılan açıklamada, 70’den fazla Türk jetinin 21 Ocak’ta Suriye’de Kürt YPG milislerini bombaladığı belirtildi. Türk Anadolu haber ajansı sıradan bir şekilde saldırıların ilk gününde Türk uçaklarının 100’den fazla ‘hedefi’ bombaladıklarını, bunlardan birinin “havaalanı” (esrarengiz bir şekilde adı açıklanmadı) olduğunu bildirdi. Operasyonlarda sözüm ona YPG ‘kışlaları, barınakları, mevzileri, silahları, araçları ve teçhizatı’ hedef alınmıştı.

    “HASTANE KAYITLARINI GÖRDÜM”

    Afrin Hastanesi’nin koğuşlarında gezinirken, ‘Tüm bunları daha önce de duymamış mıydım?’ diye düşündüm. Güney Lübnan’da ‘teröristlere’ yönelik her İsrail hava saldırısı, eski Yugoslavya’da ‘Sırp güçlerine’ yönelik her NATO hava saldırısı, 1991-2003 arası Irak ‘güçlerine’ daha sonra da Afganistan’a ve geçen yıl Musul’a yönelik her Amerikan saldırısı…Duyduklarım, onların tekrarı değil miydi?

    Doktor Polat, 21 Ocak’tan 26 Ocak ortasına olan döneme ilişkin tüm hastane kayıtlarının çıktısını aldı, The Independent’a verdi. Polat’a göre, Türk hava saldırılarının ilk gününde sadece dört YPG savaşçısının cesedi getirilmiş hastaneye. İkisi de yaralanmış. Sonrasındaki hafta için ise bu sayılar 7 ölü ve 9 yaralı şeklinde… Ölenler arasında 10 çocuk ve 7 kadın da var.

    Afrin’den birkaç mil ötede çoğu IŞİD’le savaşırken ölmüş Kürt savaşçıların gömüldüğü askeri mezarlıklar var. Ölen siviller için ise bir savaş anıtı dikilmeyecek. Doktor Polat’ın elindeki dosyalarının üzerine sadece Kürtçe “Afrin Hastanesi” damgası vurulacak belki. Suriye’den bahseden ise olmayacak.” (Kaynak: BBC Türkçe)

  • ABF’den Afrin açıklaması: Türkiye derhal geri çekilmelidir

    ABF’den Afrin açıklaması: Türkiye derhal geri çekilmelidir

    PİRHA- TSK’nin Afrin’e düzenlediği operasyonun bitirilmesi gerektiğini belirten Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) “Afrin’de yaşayan insanların nasıl yaşayacaklarına kiminle yaşayacaklarını Afrin’de yaşayanlar itiraz etmedikçe asla kimse karışmamalıdır. Her sorunun çözümü sevgi dilidir, her çözümün yolu barıştır” açıklamasını yaptı. 

    Türk hükümetinin başlattığı Afrin operasyonu 4. gününde şiddetli çatışmalarla devam ediyor. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız, günlerdir Afrin operasyonu öncesi kamuoyunda Amerika ile Rusya’nın izini, bilgisi ya da onayı alınarak yapılacak tartışmaların sürdürüldüğüne dikkat çekerek şunları ifade etti:

    “Peki neden ABD ile Rusya’nın onayı gerekiyordu? Hepimizin bildiği gibi Ortadoğu’daki çıkar ilişkileri Rusya ve ABD başta olmak üzere bölgedeki dengeleri belirlemekteydi. Bir yanını ABD’nin tuttuğu başta Irak diğer yandan Rusya’nın müttefiki olan Suriye’nin bulunduğu toprak bütünlüğünde dengeler değişmeye başladı. Tüm bu çıkar ve şiddetin uygulandığı topraklarda son dönemlerde başta Suriye olmak üzere Ortadoğu’daki Kürtlerin kendi bulundukları topraklardaki özyönetimlerin oluşması ve giderek bölgede umut olması başta emperyalistler olmak üzere tüm komşu ülkelerin antidemokratik iktidarların da rahatsız etmesini sağladı. Bu bir yandan Rusya’yı diğer yandan ABD’yi tedirgin etmekteydi. Kürtlerin Ortadoğu’daki kendi varlıklarına yönelik mücadelesi Irak, Suriye ve Türkiye’de yaşayan Kürtleri de her yanıyla etkilemesi nedeniyle yeni hamleler gerçekleşmeye başlandı.”

    “AFRİN’DE İNSANLARIN NASIL YAŞAYACAĞINA KİMSE KARIŞMAMALIDIR”

    Çoğunlukla Kürtlerin yaşadığı bölgede, inançları gereği Alevilerin de yaşadığı belirtilen açıklamada,  “Afrin’de yaşayan insanların nasıl yaşayacaklarına, kiminle yaşayacaklarına Afrin’de yaşayanlar itiraz etmedikçe asla kimse karışmamalıdır” denildi.

    Afrin’e  yapılan her müdahalenin başka içinden çıkılamaz sonuçlar yaratacağı belirtilen açıklamada, “Bu nedenle atılan her bomba sıkılan her kurşun bu bölgedeki masum insanlara atılmaktadır” vurgusu yapıldı.

    “SURİYE’DEKİ GERGİNLİK TÜRKİYE’Yİ DE ETKİLER”

    Suriye’deki tüm kimliklerin Türkiye’de de bulunduğunu, bu nedenle Suriye’deki farklı inanç ve kimlikler arasında yaşanacak her gerginlik ve çatışmanın Türkiye’yi de etkileyeceğinin belirtildiği açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Biz Aleviler geçmişten bugüne kadar 72 millete aynı nazarda baktığımızı bir kez daha ifade ederek diyoruz ki her sorunun çözümü sevgi dilidir, her çözümün yolu barıştır. Hele ki biz Aleviler için kutsal ay olan Hızır ayı içerisinde darda, zorda olanlara hayatı daha da zulme dönüştürmek sadece Aleviler tarafından değil insani duygular taşıyan hiç kimse tarafından kabul edilecek bir durum olamaz. Afrin’e yapılan operasyondan Türkiye derhal geri çekilmelidir. Kullanılan şiddet dilinden, toplumumuzu kutuplaştırmaya ve ayrıştırmaya yönelik hamlelerden vazgeçilmelidir. Barış isteyenlere tehdit söylemlerinden, tutuklamalardan ve baskılardan da derhal vazgeçilmelidir. Çözüm, ölümleri ve sorunları çoğaltan savaştan değil; barıştan geçer.”

    (HABER MERKEZİ)