Etiket: zeytinlik

  • Akbelen’de zeytinlik kıyımı: Şirket ‘yanlışlık’ oldu deyip gitti- VİDEO

    Akbelen’de zeytinlik kıyımı: Şirket ‘yanlışlık’ oldu deyip gitti- VİDEO

    PİRHA- Akbelen’de kömür madeni sahasının genişletilmesi kapsamında şirket çalışanları, satış yapılmayan bir tarlaya girerek zeytin ağaçlarını kesti. Tepkiler üzerine “yanlışlık oldu” denilerek alandan çıkıldı. Köylüler ve İkizköy Muhtarı Nejla Işık duruma sert tepki gösterdi.

    Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy Akbelen’de, Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali’ne kömür sağlamak amacıyla yürütülen maden genişletme çalışmaları kapsamında zeytinlik talanı sürüyor. Son olarak şirket çalışanlarının, satılmayan bir köylü tarlasına girerek zeytin ağaçlarını kesmesi bölgede büyük tepkiye yol açtı. Bugün yaşanan olayda, şirket çalışanları bahçesini şirkete satmayan bir köylünün tarlasına girerek zeytin ağaçlarını kesti. Köylülerin “Bu arazi satılmadı, kesemezsiniz” uyarılarına rağmen şirket görevlileri, “Satıldı, şirketin malı” diyerek kesim işlemini sürdürdü. Ancak bir süre sonra tarlanın satışının gerçekleşmediği ortaya çıktı. Bunun üzerine şirket çalışanları, “Yanlışlık olmuş” diyerek kestikleri zeytin ağaçlarını geride bırakıp alandan ayrıldı.

    Yaşananlara tepki gösteren İkizköy Muhtarı Nejla Işık, şirketin ekolojik talanını eleştirerek, “Satmayanın zeytinini niye kesiyorlar, bu ne? Akbelen’de tek bir zeytin ağacı bırakmamaya ant içmişler” dedi. Köylüler ise şirketin keyfi şekilde hareket ettiğini belirterek sorumluların hesap vermesini istedi. Bir köylü, “Her yere girip zeytinleri kesecekler, sonra da ‘yanlışlık oldu’ mu diyecekler? Bu işin sorumlusu kim?” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Akbelen’de zeytinliklerin ve yaşam alanlarının korunması için yıllardır mücadele eden köylüler, yaşanan son olayın şirketin hukuksuz ve denetimsiz uygulamalarının geldiği noktayı gözler önüne serdiğini belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hatimoğulları: Doğanın talanında depremin kılıf olarak kullanılmasını kabul etmiyoruz-VİDEO

    Hatimoğulları: Doğanın talanında depremin kılıf olarak kullanılmasını kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Hatay’daki ormanlık alanların ve zeytinliklerin konut yapımı için imara açılmasına tepki gösteren Yeşil Sol Parti Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, “Doğanın talanına, Hatay’ın demografik yapısının değişimine ve insanların en önemli geçim kaynaklarından zeytinliklerin ortadan kaldırılmasına depremin kılıf olarak kullanılmasını kabul etmiyoruz” dedi.

    Hatay’daki ormanlık alanların ve zeytinliklerin konut yapımı için imara açılmasına dair AKP’nin sunduğu kanun teklifi henüz Meclis Genel Kurulu’na gitmeden ihaleye verilmesi tepkilere neden olmuştu. Söz konusu düzenleme TBMM’de kabul edildi. Buna göre 18 ilde deprem nedeniyle 674 bin 238 konut yapılacak. Hatay’ın Antakya ve Defne ilçelerinde ise 321 dönümlük toplam 65 tescilli zeytinlik arazisi imara açılacak.

    Hatay’ın Antakya ilçesine bağlı Dikmece köyü de imara açılacak alanlardan biri. Arap Alevilerin yoğunluklu olarak yaşadığı köyün neredeyse tek geçim kaynağını zeytinler oluşturuyor. Burada yaşayan yurttaşlar, bölgede çorak ve boş arazilerin varlığına dikkat çekerek, “Neden o bölgeler değil de bizim yaşam alanlarımız” sorusuna cevap almak istiyorlar.

    Yeşil Sol Parti Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, zeytinlik alanlarının imara açılmasına karşı parti olarak karşı olduklarını ve hem mecliste hem de farklı alanlarda tepkilerini dile getirdiklerini ifade etti.

    Tülay Hatimoğulları, 1939 yılında çıkan zeytin kanununun varlığına işaret ederek, AKP eliyle bu kanunun yok sayılmak istendiğini vurguladı.

    “MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    Hatay’da depremde ortaya çıkan yaraların sarılması gerektiğinin altını çizen Tülay Hatimoğulları, şunları dile getirdi:

    “Dikmece köyünde zeytinliklerin kamulaştırılarak imara açılması adımını iyi niyetli görmüyoruz. Dikmece’de yaşayan yurttaşların demografik yapının değişimiyle ilgili kaygıları yerinde kaygılardır. Parlamentoda yaptığımız görüşmelerde de bunları dile getirdik.

    Dikmece ile ilgili süreç devam ederken, alanın ihaleye verilmiş olmasını kabul etmek mümkün değil. Doğanın talanına, Hatay’ın demograik yapısının değişimine ve insanların en önemli geçim kaynaklarından zeytinliklerin ortadan kaldırılmasına depremi kılıf olarak kullanılmasını kabul etmiyoruz. Buna karşı mücadelemizi halkımızla birlikte yürütmeye devam edeceğiz.”

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/HATAY

    İLGİLİ HABERLER

    >AKP’liler gözünü Alevilerin zeytinliklerine dikti

  • AKP’liler gözünü Alevilerin zeytinliklerine dikti- VİDEO

    AKP’liler gözünü Alevilerin zeytinliklerine dikti- VİDEO

    PİRHA- Deprem bölgesinde yeni konutların yapılması için ormanlık alanlar ve zeytinlikler imara açıldı. Burada yaşayan yurttaşlar, binlerce dönümlük boş arazi varken Alevilerin topraklarının alındığına dikkati çekerek, düzenlemeye tepki gösterdiler.

    Hatay’daki ormanlık alanların ve zeytinliklerin konut yapımı için imara açılmasına dair AKP’nin sunduğu kanun teklifi henüz Meclis Genel Kurulu’na gitmeden ihaleye verilmesi tepkilere neden olmuştu. Söz konusu düzenleme TBMM’de kabul edildi. Buna göre 18 ilde deprem nedeniyle 674 bin 238 konut yapılacak. Hatay’ın Antakya ve Defne ilçelerinde ise 321 dönümlük toplam 65 tescilli zeytinlik arazisi imara açılacak.

    KÖYLÜLER TEPKİLİ: BİR İMZAYLA YAŞANTIMIZI ALACAKLAR

    Hatay’ın Antakya ilçesine bağlı Dikmece köyü de imara açılacak alanlardan biri. Arap Alevilerin yoğunluklu olarak yaşadığı köyün neredeyse tek geçim kaynağını zeytinler oluşturuyor. Burada yaşayan yurttaşlar, bölgede çorak ve boş arazilerin varlığına dikkat çekerek, “Neden o bölgeler değil de bizim yaşam alanlarımız” sorusuna cevap almak istiyorlar.

    Alevilerin yaşam alanlarına bilinçli bir müdahalenin söz konusu olduğunu belirten köylüler, “Biz depremin yaralarını daha sarmadan yaşam alanlarımıza göz diktiler. Köyün geçimi bu zeytinlikler, elden giderse geçinemeyeceğiz. Ev yapımına uygun birçok yer varken Alevilerin topraklarını alıyorlar. Bir imzayla yaşantımızı alacaklar, öldürsünler bizi daha iyi. Bunu asla kabul etmeyeceğiz” diyerek tepkilerini dile getirdiler.

    Daha önce imza toplayıp, çeşitli eylemler yapan köylüler, “Köyümüz her şeyimizdir” diyerek sonuna kadar mücadele edeceklerinin altını çizdiler.

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/HATAY

  • ‘Zeytinliklerini satanlar kendi topraklarında yabancı oldular’-VİDEO

    ‘Zeytinliklerini satanlar kendi topraklarında yabancı oldular’-VİDEO

    PİRHA- Dededen babadan kalan zeytin ağaçlarını daha iyi verim almak ve hastalıklardan korumak için budayan Erdal Özer, “Bizim köylü kardeşlerimiz bir anda çok para görünce bütün zeytinliklerini heba ettiler. ‘Zaman gelecek siz bu zeytinlikleri sattığınıza pişman olacaksınız’ dedik ancak bizi dinlemediler. Şimdi ise kendi köylerine kendi yurtlarına yabancı oldular” diyor. 

    Zeytinlerinin toplanmasının ardından zeytin ağaçları budanmaya başlandı. 52 yaşındaki Erdal Özer de, ağaçlara belli bir şekil vermek ve onları en üst düzeyde verime ulaştırmak amacıyla budama işlemini yapıyor. Üç dönüm arazi üzerinde 90’a yakın zeytin ağacı bulunan Özer, her yıl rutin olarak zeytin ağaçlarını budadıklarını söylüyor.

    Altınoluk köyünde yaşayan Özer, neden zeytin ağaçlarının dallarını budadıklarını ise şöyle anlatıyor:

    “Zeytin dallarını buduyoruz çünkü rahat bir şekilde sırık sirkiyoruz. Ayrıca hem ağacın dallarının daha güzel gelişmesini sağlıyor hem de ağaca hastalık bulaşmasını engelliyor. Zeytin ağaçlarının dallarını budamasak dallar üst üste biner ve sürtünme olur. Sürtünme ve  dalların içe içe girmesinden kaynaklı yaz aylarında bazı hastalıklar zeytine bulaşıyor. Ayrıca zeytin dallarının arasına güneş girmek zorunda bu nedenle budamamız şart. Herkes bu mevsimde zeytin budaması yapıyor. Nisan ve Mayıs ayı bitinceye kadar budama devam ediyor. Zeytini budarken testere ve ağaç kesme motoru kullanıyoruz. Bu rutin olarak her yıl bu aylarda yapılıyor.”

    “BURALAR HEP ZEYTİNLİKTİ”

    Budanan zeytin yapraklarında hastalık gelmesin diye yaktıklarını söyleyen Özer, “Daha sonra gübresini atıp ürün bekliyoruz” diyor.

    Budama yaparken geçici tehlikeler de atlattıklarını ifade eden Özer, “Bazen kestiğimiz dal yanlışlıkla üstümüze ve kafamıza geliyor” ifadelerini kullanıyor.

    “Zeytin bizim için kutsal bir ağaçtır” diyen Özer 35 yıl önce yaşadığı Altınoluk’un büyük bir bölümünün zeytinlik olduğunu söylüyor.

    “KENDİ YURTLARINDA YABANCI OLDULAR”

    Nedenini ise şöyle anlatıyor:

    ” Bizim köylü kardeşlerimiz bir anda çok parayı bir arada görünce bütün zeytinliklerini heba ettiler. O zaman da uyardık biz onları. ‘Zaman gelecek siz bu zeytinlikleri sattığınıza pişman olacaksınız’ dedik ancak bizi dinlemediler. Şimdi kendi köylerinde kendi yurtlarında yabancı oldular. Tüm bu zeytinlikleri ve toprakları sattıkları için. Ve o aldıkları para da bitti. Yıllar önce İskele Mahallesi’nde 6 tane taş basım zeytinyağı fabrikası vardı.  Edirne’den ve çevre ilçelerden buralara zeytin toplamak için tayfalar gelirdi.  O kadar çok zeytin ağacı ve ürün vardı. Zamanla sata sata bir şey kalmadı. Şimdi gençler de işsiz.”

    “TOPRAKLARIMIZI SATMAYIZ”

    Bu toprakların dedelerinden kaldığını söyleyen Özer, bu toprakları torunlarına bırakmak istediklerinin aktarıyor.

    Dünyada barışın simgesi anlamına gelen zeytini kutsal gören Özer, “Zeytin dalı dünyada barışın simgesi anlamına geliyor. Ancak Afrin’deki zeytin dalı ile karıştırmayalım bunu. Çünkü o ayrı bir şey. Buradaki zeytinin kökenine gidersek bu zeytin ağaçları bizden gelme değil. Bu köy ilk işçi olarak gelen Rumlar ekmiş bu zeytin ağaçlarını. Daha sonra mübadele ile gidince buralardan bizimkiler zeytinleri sahiplenmişler. Eskiden buradan 3-4 ağa varmış. Onlar Rum işçilerinden geri almışlar” ifadelerini kullanıyor.

    Zeytinlik alanların imara açılmasına tepki gösteren Özer, “Bugün siyasi politikalarından tutun devlet politikalarına kadar hiç kimse uymuyor bir şeye. Sadece görüntüde ve lafta varlar. Ancak icraatta kimse yok” diyor.

    İsmet SEFER/Sevim KAHRAMAN

    BALIKESİR

  • ‘Keçinin yediği tüm otları yiyoruz’-VİDEO

    ‘Keçinin yediği tüm otları yiyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Baharın gelmesiyle birlikte Balıkesir’de kadınlar ellerindeki torbaları alıp çayır çimen gezip ot toplamaya başladı. Balıkesir’in Zeytinli Köyü’nde ot toplayan Aynur Açıkgöz, “Eskiden buralar zeytinlikti kesip ev yaptılar şimdi ise baraj yapıp su altında bırakacaklar” diyor.  

    İnsanlığın toplumsallığını ve varlığını sürdürmede en temel rol oynayan toplayıcılık kadın üzerinden varlığını sürdürmeye devam ediyor. Balıkesir Edremit ilçesine bağlı Zeytinli köyünde yaşayan 53 yaşındaki Aynur Açıkgöz, baharın müjdecilerinden biri de olan mucizevi otları toplamak için çıkmış patikalara. Hem spor yapıp hem de ot toplayan Açıkgöz, annesinden öğrendiği otları doğadan toplayarak yemek ve börek yapıyor. Açıkgöz, “Keçinin yediği ve ölmediği bütün otları yiyebiliriz” diyor.

    KİMİNİ HAŞLIYOR KİMİNİ BÖREK YAPIYOR

    Arap saçı, gelincik otu, kıyı otu, turp otu, radika gibi pek çok ot çeşidinin bulunduğu kaz dağlarının o muhteşem doğasında elinde poşetiyle denk geliyoruz Açıkgöz’e. Bu otların hemen hepsinin yenildiğini söyleyen Açıkgöz, “Kimini kavuruyoruz, kimini haşlıyoruz kimini de börek yapıp yiyoruz. Artık yavaş yavaş bu otların mevsimi geçiyor ve kavala kalkıyorlar. Çünkü artık tarlalar ekilmeye başlıyor” diyor.

    Bu otların daha çok kışın yenildiğini aktaran Açıkgöz, şöyle konuşuyor:

    “Kazayağı ve benzeri birçok çeşit ot var. Keçinin yediği ve ölmediği bütün otlar yeniliyor. Ben bu ot çeşitlerini annemden öğrendim. Annem de annesinden öğrenmiş.”

    HER ŞEY DOĞADAN

    Zeytinlikleri olan Açıkgöz’ün eşi de inşaat ustası. Zeytinleri toplamış tarlaların sürülüp ekilmesini bekliyor.

    Açıkgöz her şeyini doğadan elde ettiğini şu sözlerle ifade ediyor:

    “Toprakla uğraşınca insan spor yapmış oluyor ve güzel oluyor. Buralarda kimse aç kalmaz. Çıkıp doğada odun topluyor, ot topluyor. Bizim de zeytin tarlamız olduğundan zeytinyağına para vermiyoruz. Tarlada topladığımız zeytinden yağımız elde ediyoruz. Her şeyimizi doğadan elde ediyoruz.”

    HALK BARAJ İSTEMİYOR

    Şimdilerde bu zeytinlik alanlara yapılmak istenen barajlara da değiniyor Açıkgöz, “Ancak buranın halkı istemiyor. Yakınımızda yer alan Memedalan Köyü’nün tepeleri sular altında kalacakmış. Köyde yaşayanlar bu barajları istemiyor” diyor.

    “DOĞA GÜN GEÇTİKÇE YOK OLUYOR”

    Zeytinlik alanların imara açılması ile birlikte yaşam alanlarının giderek daraldığından da dert yanan Açıkgöz, “Bu zeytinlik alana ev yapımları çok olmaya başladı. Artık toprak kalmayacak. Benim çocukluğumda buralar hep zeytinlikti ama şimdi hep ev olmuş. Ve doğa gün geçtikçe yok oluyor” diyerek tepki gösteriyor.

    İsmet SEFER/Sevim KAHRAMAN

    BALIKESİR