Etiket: zile

  • Tokat’ta Kervansaray köyünü taş ocakları ekolojik ve ekonomik yıkıma uğratıyor- VİDEO

    Tokat’ta Kervansaray köyünü taş ocakları ekolojik ve ekonomik yıkıma uğratıyor- VİDEO

    PİRHA – Tokat’ın Zile İlçesi’ne bağlı Kervansaray köyünde bulunan taş ocaklarının yarattığı ekolojik tahribatı anlatan köylüler, taş ocakları ile katliam yapıldığına dikkat çekti. Ayrıca köylüler, “Gürültüsü, buradan çıkan toz, köyümüze hem kirlilik veriyor ve küçükbaş hayvancılık, köyümüzde ölme noktasında” dedi.

    Tokat’ın Zile İlçesine bağlı Kervansaray köyünde bulunan taş ocakları, köyde yaşayan yurttaşları tedirgin ediyor.

    Taş ocaklarının dere üzerine yapılmış olmasından kaynaklı yurttaşlar, şiddetli yağmur sonucunda tarlalarının ve evlerininin baraj altında kalacağından korktuklarını söyleyerek yaşanan ekolojik yıkımı CAN TV mikrofonuna anlattılar.

    “KÖYLÜLERE ÇOK BÜYÜK ZARAR VERİYOR”

    Hasan Altungül, küçükbaş hayvancılığın ölme noktasında olduğunu söyleyerek, “Burada gördüğünüz arazi, tarla ailemize ait. Burada küçükbaş hayvancılık yapıyorduk, taş ocaklarının olduğu yer de küçükbaş hayvanların yayılım yerleriydi. Taş ocakları geldiği zaman ortadan kalkmış oldu. Bundan 20-25 sene önce derede yüzerdik fakat taş ocaklarından çıkan harfiyatlar bu dereye yığılarak önüne set, baraj yapıldı. Normalde buradan bir akar vermesi gerekiyordu. İlerideki tarlalardan sağanak yağdığı zaman buradaki tarlalar su altında kalıyor. Bu da köylülere çok büyük zarar veriyor. Gürültüsü, buradan çıkan toz, köyümüze hem kirlilik veriyor ve küçükbaş hayvanlarımızın merası ölmüş durumda. Küçükbaş hayvancılık, köyümüzde ölme noktasında” dedi.

    “TAŞ OCAKLARI İLE KATLİAM YAPILDI”

    Taş ocakları ile katliam yapıldığını söyleyen Hüseyin Taşdemir de şunları ifade etti:

    “Biz bu derede kazan kurup yıkanıyorduk ama şu an doğa katliamından ziyade burada bir insanlık katliamı yapılıyor. Bundan 30 sene önceki gibi bir kar yağsa inanın Kervansaray’da su çıkmadık ev kalmaz. Çünkü burada taşları kazdıkça oynama yapıyor ve oynama yaptığı zaman da bu evlerin hepsinin altından su çıkacak. Burası Zile’nin en geri kalmış köyü. Şu katliamı görüp de ses çıkarmıyorlar. Kervansaray’ın içinde en az 10 tane taş ocağı var. Hayvan otlatacak yer yok.”

    “KERVANSARAY TAŞ OCAĞI SARAYI HALİNE GELDİ”

    Ali Saraçoğlu ise “Kervansaray, taş ocağı sarayı haline geldi. Devlet ‘toprağın üstü senin altı benim hakkımdır’ diyor” ifadelerini kullandı.

    “DOĞAMIZI GERİ İSTİYORUZ” 

    Köy muhtarı Halil Ayyıldız, “Burayı vatandaşlara peşkeş çekerek taş ocaklarına sattılar. Doğayı katlettiler. Sondajla taş çıkarıyorlar. Buradan çıkan tozlar Kervansaray’a kanserojen saçıyor. Biz katlettikleri bu doğayı ağaçlandırıp bize geri vermelerini istiyoruz” diye konuştu.

    Devrim FINDIK-Hüseyin KELLECİ-Zafer TAŞKIN/TOKAT

  • Kenanoğlu Meclis’e taşıdı: Zile’nin Alevi köylerinin yolları ne zaman asfaltlanacak?

    Kenanoğlu Meclis’e taşıdı: Zile’nin Alevi köylerinin yolları ne zaman asfaltlanacak?

    PİRHA- HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, Tokat’ın Zile ilçesine bağlı 7 Alevi köyüne ulaşımı sağlayan yolların gerekli bakımlarının yapılmamasını Meclis gündemine taşıyarak, “Köy yollarının asfaltlanması için yapılan başvurular neden dikkate alınmamaktadır?’ diye sordu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Karacaören ve Karşıpınar köyleri başta olmak üzere toplam 7 Alevi köyüne ulaşımı sağlayan yolların gerekli bakımlarının yapılmamasını Meclis gündemine taşıdı.

    Kenanoğlu, İçişleri Bakanlığı‘na verdiği soru önergesinde söz konusu yolların Anşa Bacı-Veli Baba evlatlarından olan Hasan Baba ve Rüstem Baba türbelerine ulaşmak için yılda 200 binden fazla insan tarafından kullanıldığını belirtti.

    Asfalt yol görmemiş köylerin Alevi köyleri olmasını ‘Mezhepçilik, ayrımcılık, oy hesapları ve torpil mekanizmasının bu çağda bile terkedilmediğine işaret’ olarak değerlendiren Kenanoğlu, ‘Tokat/Zile’ye bağlı Karacaören ve Karşıpınar başta olmak üzere toplam 7 Alevi köyüne ulaşım sağlayan yollar yıllardır neden asfaltlanmamaktadır?’ diye sordu.

    “KÖY İÇİ YOLLAR ÇAMURDAN VE BALÇIKTAN GEÇİLEMEYECEK HALDE”

    Tokat’ın, Zile ilçesine bağlı Karacaören köyü ve çevre köylerin ortak kullandığı yolların bozuk ve toprak olması sonucu, yazın toz bulutuna, kışın ise çamur deryasına dönmesine köylülerin isyan ettiğini söyleyen Kenanoğlu, Meclis’e sunduğu önergede şu ifadelere yer verdi:

    “1200 hanelik Karacaören, 800 hanelik Karşıpınar köyleri ve ayrıca 5 Alevi köyüne daha bağlanan bu yollar bölgede yaşayan Alevilerce ziyaret edilen Anşa Bacı-Veli Baba evlatlarından olan Hasan Baba ve Rüstem Baba türbelerine ulaşmak için yılda 200 binden fazla insan tarafından kullanılmaktadır. Yörede yaşayanlar evlerini birbirine bağlayan köy içi yollarının da çamurdan ve balçıktan geçilemeyecek halde olduğunu, çamura batan araçlarını traktör yardımıyla çıkarttıklarını belirtmektedirler, Yıllardır çamurlu yol sorunu yaşayan köylüler, yollarının hala bu şekilde olmasına ve her yağmur ardından yollarının bu şekilde çamur deryasına dönüşmesine karşı yollarının bir an önce yapılmasını talep etmektedirler.

    “CENAZELER TRAKTÖRLERLE TAŞINIYOR”

    Karacaören Cemevleri Başkanı Dursun Baş kamuoyuna yaptığı açıklamada da yılın en az 8 ayında cenazelerini traktörlerle taşıdıklarını, cenaze araçlarının yol bozuk olduğundan dolayı gitmediğini, her yıl en az ona yakın yaralanma ve maddi hasarlı kazaların olduğunu belirtmekte ve bu köylerin ortak özelliğinin Alevi köyleri olduğu, köylülerin ortak kullandığı yolların içler acısı, yazın toz, kışın ise çamur olmasından kaynaklı köylüleri bezdirdiğini ifade etmektedir.

    Köylülerin yıllık araba masraflarının neredeyse milyonlara tekabül ettiğini söyleyen Baş, Karacaören köyüne gelen kadar Sünni köylerden geçildiğini, Sünnilerin yaşadığı köylerde yollara her yıl asfalt döküldüğünü, bakım yapıldığını ama Alevi köylerine hiçbir şey yapıldığını, Karacaören köyünün 5500 nüfusa sahip olduğunu belirtiyor. Aynı zamanda, Büyükşehirlerden cenaze veya ziyaret için köylerine gelen otobüs şoförlerinin yolları bahane ederek bir daha gelmek istemediklerini, yol bozukluğu nedeniyle arabalarının hasar gördüğünü, sürekli sanayiye gitmek zorunda kaldıklarını, başta Tokat Valiliği olmak üzere İl Özel idaresi ve gerekli yerlere başvuru yapıp sorunlarını yazılı olarak iletmelerine hala bir çözüm bulunmadığını söylemektedir.

    “ASFALTTAN AYRILAN TOPRAK YOLLAR ALEVİ KÖYLERİNE ÇIKAR”

    ‘Asfalttan ayrılan toprak yollar Alevi köylerine çıkar’ sözü bir kez daha kanıtlanmaktadır. Yöredeki Alevi köyleri yıllardır köylerine hizmetin gitmediğini ve her defasında ayrımcılığa maruz kaldıklarını aktarmaktadır.

    Karacaören ve Karşıpınar Alevi köyünde yaşayan yurttaşlarımız kendilerine bir iltimas geçilmesini değil ayrımcılık yapılmamasını talep etmektedirler. Yılladır Turhal-Yozgat sınırları arasında devam eden yol çalışmalarının İğdir köyü girişine kadar yapıldığı ancak nedense Alevi köylerinin ulaşımına gelince bu hizmetin devam etmediği, 21. Yüzyılda bile Alevilere direkt ayrımcılık yapılmaya devam edildiğinin bir göstergesidir.

    Asfalt yol görmemiş köylerin Alevi köyleri olması mezhepçilik, ayrımcılık, oy hesapları ve torpil mekanizmasının bu çağda bile terkedilmediğine işarettir. Bir an önce bu çağdışı bakışın terkedilmesi ve hiçbir köye ayrımcılık yapılmadan gereken yol, su, elektrik vb. hizmetlerin en kısa sürede tamamlanması sağlanmalıdır.

    “KÖY YOLLARI NE ZAMAN ASFALTLANACAK?”

    Bu bağlamda;

    1-Tokat/Zile Karacaören ve Karşıpınar köy yolları yıllardır neden asfaltlanmamaktadır? Bu köy yollarının yapılmamasında İDDİA EDİLDİĞİ GİBİ Alevi köyü olmalarının payı var mıdır? Değilse başka hangi sebeplerle bu köylerin yolları yıllardır yapılmamaktadır?

    2-Tokat/Zile Karacaören ve Karşıpınar köy yolları ne zaman asfaltlanacaktır?

    3-Alevi yurttaşlarımızın yaşadığı Tokat/Zile Karacaören ve Karşıpınar köy yollarının asfaltlanması için yapılan başvurular neden dikkate alınmamaktadır?

    4-Tokat/Zile Karacaören ve Karşıpınar köy yollarının bugüne kadar asfalt yapılmamasında sorumluluğu bulanan yetkili idare hakkında herhangi bir işlem başlatılacak mıdır?

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • Bülbül, İçişleri Bakanlığı’na Zile’nin Alevi köylerinin yollarının neden yapılmadığını sordu

    Bülbül, İçişleri Bakanlığı’na Zile’nin Alevi köylerinin yollarının neden yapılmadığını sordu

    PİRHA- HDP Milletvekili Kemal Bülbül, İçişleri Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Alevi köylerinin yollarının neden yapılmadığını sordu. Bülbül, “Alevi köylerinin 9 kilometrelik tozlu yolundan sonra asfalt yol başlamaktadır. Her yıl can ve mal kaybına yol açan bu adaletsiz uygulamayı gidermek için ne yapacaksınız?” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, İçişleri Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Alevi köylerinin yollarının neden yapılmadığını sordu.

    Bülbül Meclis’e sunduğu soru önergesinde, ‘Devlete göre; vergi alırken Aleviler eşit yurttaş, hizmet götürürken yurttaş değil! İşte güncel örnek! Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Karacaören – Karşıpınar – Kuzalan köyleri Alevi köyleridir! Bu köylerin yolu yapılmamıştır. Neden?’ diye sordu.

    Bülbül, verdiği önergede Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Karacaören, Karşpınar ve Kuzalan isimli Alevi köylerinin 9 kilometrelik yolunun yıllardır yapılmamasından kaynaklanan can ve mal kaybı yaşandığına da dikkat çekti.

    “9 KİLOMETRELİK TOZLU YOLDAN SONRA ASFALT YOL BAŞLIYOR”

    Bülbül, Meclis’e sunduğu önergede şu soruları sordu:

    “1- İçişleri Bakanlığınız bütün eski valilerin sözlü taahhütlerine rağmen yapılmayan Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Karacaören, Karşpınar, Kuzalan adlı Alevi köylerinin 9 kilometrelik yolunun asfaltlanması ile ilgili ne tür somut bir adım atmayı öngörmektedir?

    2- Valiliğin bir başka taahhüdü olan Karacaören’in ‘Organik Tarım Bölgesi’ yapılması ile ilgili olarak Bakanlığınız şu ana kadar ne tür bir girişimde bulunmuştur?

    3- Yılda 300 binden fazla kişinin ziyaret ettiği türbeler dolayısıyla bölgenin ‘İnanç ve Turizm Merkezi’ haline getirilmesi için Bakanlığınız tarafından ne tür somut girişimlerde bulunulmuştur?

    4- Alevi köylerinin 9 kilometrelik tozlu yolundan sonra asfalt yol başlamaktadır. Bakanlığınız her yıl can ve mal kaybına yol açan bu adaletsiz uygulamayı gidermek için ne tür bir girişimde bulunacaktır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Tokat’ta yolu olmayan Alevi köyleri yaşanan afette dahi ayrımcılığa maruz kaldı!

    Tokat’ta yolu olmayan Alevi köyleri yaşanan afette dahi ayrımcılığa maruz kaldı!

    PİRHA – Tokat’ın Zile ilçesindeki Alevi köylerine yol hizmeti götürülmemesi, yurttaşların tepkisini büyüttü. Karacaören Cemevleri Başkanı Dursun Baş, “Tozlu ve çamurlu yollar sebebiyle yaşanan kazalar canımızdan bezdirdi. Yetkililere ‘araçlarınızı getirin, masrafları biz karşılayalım’ dedik ancak cevap dahi vermediler” dedi. 

    Tokat’ın Zile ilçesindeki Alevi köylerindeki yol çilesi bir türlü çözüme kavuşturulmuyor. 1200 hanenin bulunduğu Karacaören köyü başta olmak üzere birçok çevre köyün kullandığı yollar, asfalt olmaması nedeniyle yazın toz, kışın ise çamura dönüşüyor.

    ALEVİ KÖYLERİNDE YOL DAHİ YOKKEN SÜNNİ KÖYLERE SINIRSIZ HİZMET!

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Karacaören Cemevleri Başkanı Dursun Baş, şu sıralar köy yollarının balçıktan geçilmediğini belirterek, çamura batan araçları traktör yardımıyla çıkarttıklarını aktardı. Dursun Baş, Alevi olmalarından kaynaklı hiçbir hizmet alamadıklarını vurgulayarak şu bilgileri paylaştı:

    “10 yıldır çalmadığımız kapı kalmadı. Çok rezil bir durumun içerisindeyiz. Kışın gelen cenazelerimizi 9 km berimizdeki Sünni köylerden alıp traktörlerle getiriyoruz. O köylere kadar asfalt geliyor. Ve her yıl o köylerin asfaltı yapılır. Mesela asfaltı olmayan bir Sünni köyü yok. Hatta bırakın ana yollarını, köylerinin içine dahi taşlarla yol döşendi. Biz köy içini değil sadece ana yolumuzun yapılmasını istiyoruz. Yol olmaması nedeniyle her yıl ortalama 10 ağır kaza oluyor. Araçlar perte çıkıyor. Yazın tozdan kaynaklı 5 metre önünüzü görmeniz mümkün değil.”

    “DEVLETİN, HİZMET ANLAMINDA VERDİĞİ HİÇBİR ŞEY YOK”

    Karacaören Cemevleri Başkanı Dursun Baş, Zile’deki Alevi köylerinin yaşadığı sorunun sadece yol ile bitmediğini de belirtti. Alevi toplumu tarafınca bölgede ziyaret edilen Anşa Bacı, Hasan Baba ve Rüstem Baba türbelerinin olduğuna işaret eden Dursun Baş, her yıl binlerce kişinin ziyaret amaçlı köylerine geldiklerinin de altını çizdi.

    Dursun Baş, başka illerden cenaze veya ziyaret için köylerine giden otobüs şoförlerinin, yolları gerekçe göstererek bir daha gelmek istemediklerini de belirterek şunları aktardı:

    “Bu yoğunluğa karşın devletin hizmet anlamında bize verdiği hiçbir şey yok. Köyümüzün cemevini, muhtarlığını, kütüphanesini, ağaçlandırmasını, köy içindeki yoluna, suyuna kadar imece usulü ile yaptık. Biz bu konularda da başvuru yapmıştık ancak hiçbir karşılık alamadık. Zile’den köyümüze 45 km sürüyor. Alevi köylerine gelindiğinde asfalt da bitiyor.

    Bizim kabemiz insandır. Bizdeki insan sevgisi başkadır. Bizler kimsenin inancına bir şey demiyoruz ancak kötü niyetli insanlar bu işi çok ileriye götürdü. Hizmet için 10 yıldır yalvarıyoruz. Biz hatta şunu da önerdik; ‘aracı, gereci gönderin, diyelim ki 200 bin liralık yakıta ihtiyacınız varsa onu bile karşılarız’ dedik. Tokat’taki bütün siyasetçilere bu sorunları paylaştık. Bunlara vali de dahil. Bizi muhatap dahi görmüyorlar. Yazılı dilekçelerimizi ciddiye alıp cevap dahi vermiyorlar.”

    AFET DURUMUNDA DAHİ AYRIMCILIK YAPILDI!

    Dursun Baş, 10 gün önce yaşanan sel baskınları nedeniyle yaşadıkları zorluklara da dikkat çekti. Hiçbir mülki amirin sel sürecinde köylerine uğramadığını söyleyen Baş, şu aktarımda bulundu:

    “Bir kaymakam, vali, kimse gelmedi. Ama civardaki bir Sünni köyün muhtarı sosyal medyadan ‘1 saat sonra bu köye gelmezseniz işinizi göreceğim’ diyerek tehdit ediyor. Gece bir bakıyorsunuz vali, kaymakam o köyde. Acı veren de işte bu durum. Ama ben yine şunu söylüyorum; madem öyle biz Alevilerden vergi almayın.”

    Eren GÜVEN / TOKAT

  • Kenanoğlu, Tokat Valiliği’ne yanıt verdi: Yalanlamak ile sorunlar çözülmüyor!-VİDEO

    Kenanoğlu, Tokat Valiliği’ne yanıt verdi: Yalanlamak ile sorunlar çözülmüyor!-VİDEO

    PİRHA-Tokat’ın Zile ilçesi Alıçözü Köyü’nün uzun yıllardır devam eden su sorununu Meclis gündemine taşıdığı için Tokat Valiliği tarafından hakkında “saptırıcı, kışkırtıcı, hedef gösterici” şeklinde ifadeler kullanılan HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, valiliğe yanıt verdi. Kenanoğlu, “Alıçözü Köyü’nün kamuoyuna yansımış bir sorunu var. Köylüler bunun Alevi köyü olmasından kaynaklandığını söylüyor. Yalanlamak ile sorunlar çözülmüyor sayın vali. İki gün önce muhtarı arayıp, sorunları gündeme getirdikleri için köylüleri sıkıştırdığınızı da biliyoruz” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu‘nun Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Alevi köylerinden Alıçözü’nün yıllardır süren su sorununu Meclis’e taşımasının ardından Tokat Valiliği bir açıklama yaparak, iddiaları yalanladı. Valiliğin açıklamasının ardından sosyal medya hesabından paylaşım yapan Kenanoğlu, “Yalanlamak ile sorunlar çözülmüyor sayın vali” dedi.

    Kenanoğlu, Tarım ve Orman Bakanlığı’na 24 Haziran 2022 günü verdiği soru önergesinde Alıçözü Köyü’ne komşu olan Boldacı Köyü ile mahkeme kararına göre ortak kullanılması gereken su göletinin sadece Boldacı Köyü tarafından kullanıldığını belirterek, “Alevi köylerine hizmet verilmemesi örneklerinden biri de Tokat Zile İlçesine bağlı Alevi yurttaşların yaşadığı Alıçözü köyünde yaşanmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİ KÖYLERİNE HİZMET VERİLMEMESİNİN ÖRNEKLERİNDEN BİRİ”

    Kenanoğlu önergesinde şu konulara da dikkat çekti:

    “Alevi köylerine hizmet verilmemesi örneklerinden biri de Tokat Zile İlçesine bağlı Alevi yurttaşların yaşadığı Alıçözü köyünde yaşanmaktadır. Alıçözü sınırları içerisinde bulunan ve her iki köyün kullanımına sunulması gereken göletten Alevi köyü olan Alıçözü köyü yararlanamamakta ancak gölet suyunun kullanım hakkı hukuksuzca Boldacı köyüne verilmektedir. 1996 yılında biten göletten o tarihten bu yana sadece Boldacı köyü yararlanmaktadır. Sadece Boldacı köyünün kullanımında olan göletin suyu diğer civar köylere ise para ile satılmaktadır.

    Sivas Bölge İdaresi Mahkemesinin göletin ortak kullanılmasına yönelik kararı olmasına rağmen bu karar uygulanmamaktadır. Köylerinin su sorunu yaşaması nedeniyle tarım yapamaz hale geldiğinden göç verdiğini söyleyen Alıçözü yurttaşları bu sorunun bir an önce yetkililer tarafından çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtmektedirler. Alıçözü köyünün Alevi olması nedeniyle bilinçli olarak yaşatılan bu ayrımcılık aynı zamanda yol ve içme suyu hizmetlerinin verilmemesinde de görülmektedir.

    Bu bağlamda;

    1. Tokat Zile’ye bağlı Alıçözü ve Boldacı köyünün ortak suları ile oluşan gölet neden ortak kullanılmamaktadır? Alıçözü köyünün Alevi olmasının bunda payı var mıdır?
    2. Mahkeme kararına göre ortak kullanılması gereken gölet neden sadece Boldacı köyü tarafından kullanılmaktadır?
    3. Mahkeme kararının uygulanmasına engel olan sorumlular hakkında bir inceleme başlatılacak mıdır?
    4. Bu sorunun çözümü için Köy Muhtarlığı tarafından yapılan başvururlar neden dikkate alınmamaktadır?
    5. Alevilerin yaşadığı Alıçözü köyünün sulama ve içme suyu sorunu ile yol sorununun çözülmesi için bir projeniz var mıdır?”

    TOKAT VALİLİĞİ: YAPILAN PAYLAŞIMLAR SAPTIRICI, KIŞKIRTICIDIR

    Tokat Valiliği ise konuya ilişkin açıklama yaparak, Kenanoğlu‘nu yalanladı. Valilik açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “24 Haziran 2022 tarihinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun, mezhepsel ayrımı tahrik edici ifadelerle Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Alıçözü Köyünde yıllardır su sorununun devam ettiğini iddia ederek sosyal medyada yaptığı paylaşımlara dair Valiliğimizce yapılan incelemede; Zile Kaymakamlığı’nda 2021 yılı KÖYDES kapsamında 50 tonluk su deposu tamamlanmıştır. Ayrıca köyiçi içmesuyu boru hatları tamamen yenilenmiştir. Muhtarlığımız tarafından akıllı sayaç takılmasıyla ilgili çalışmalar devam etmektedir

    Netice itibariyle Alıçözü köyümüzde iddia edildiği gibi su sorunu yaşanmamaktadır. Yapılan paylaşımların belli çevre ve mihraklar tarafından hem saptırıcı, hem kışkırtıcı hem de hedef gösterici paylaşımlar ve yönlendirmeler olduğu anlaşılmaktadır.  Gönüllerimizde olan tüm vatandaşlarımıza ayrımcılık yapmadan, eşit ve adil bir şekilde hizmet etmeyi sürdürüyoruz.

    Büyük Önder Atatürk’ün ifade ettiği; “Kimsesizlerin kimsesi olan Cumhuriyetimiz” ilkesini kendisine şiar edinen devletimizin tüm kadrosu, vatandaşlarımıza eşit mesafede hizmet sevdası ile Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde milli hedeflerine doğru her türlü engelleme ve nifak girişimini bertaraf ederek ilerleyecektir.”

    KENANOĞLU, TOKAT VALİLİĞİ’NE YANIT VERDİ

    Tokat Valiliği’nin açıklamalarına ilişkin yanıt veren Kenanoğlu, köylülerin iddiaları ile yaşadıkları soruna ait görüntülere dayanarak TBMM’ye soru önergesi sunduğunu vurguladı. Milletvekili olarak kamu görevini yerine getirdiklerini belirten Kenanoğlu, şunları söyledi:

    “Alıçözü Köyü’nün kamuoyuna yansımış bir sorunu var. Bunu ben iddia etmiyorum. Köylülerin bizzat konuşmaları, anlatımları var. Köylülerin, eşeklerin sırtında su bidonları taşıdıkları görüntüler var. Köylüler bunun Alevi köyü olmasından kaynaklandığını söylüyor. Bu da kendilerinin iddiaları. Yaşanan sorun ve sıkıntıları muhataplarına sormak bizim görevimizdir. Valilik açıklamasında benim için ‘saptırıcı, kışkırtıcı, hedef gösterici’ ifadelerden bahsediyor. Böyle yapacağınıza kalkıp Zile Alıçözü Köyü’ne bir gitseydiniz sayın vali. Orada su var mı yok mu? İnsanların su ile ilişkileri nedir? Yollar ne durumda? Gidip baksaydınız da keşke ‘Baktım, sorun yok. Bunlar tümüyle yanlış bilgilerdir. Beyan eden köylüler yalan söylüyor’ deseydiniz.

    “MUHTARI ARAYIP, KÖYLÜLERİ SIKIŞTIRDIĞINIZI DA BİLİYORUZ”  

    Su yetmiyor. Kuraklıktan, su kaynağının paylaşımdan veya birçok nedenden ötürü yetmez. Başka su kaynaklarından bahsediliyor. O kaynakların bu depoya taşınmasını talep ediyorlar. Bu konuda bir sürü başvuru yapmalarına rağmen bunlar yerine getirilmiyor. Köylüler de bu nedenle doğal olarak bir art niyet arıyor. Biz de bunu Meclis’in gündemine taşıdık.

    İki gün önce muhtarı arayıp, sorunları gündeme getirdikleri için köylüleri sıkıştırdığınızı da biliyoruz. Bırakın vatandaş sorunu ifade etsin, siz de açıklamanızı yapın. Yapmış olduğunuz kamu görevi değildir. Tokat ile ilgili bir sorun olduğunda tüm milletvekilleri ile görüşüyoruz. Sorunun çözümü noktasında gayret sarf etmeniz gerekir.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Köylüler, çevre talanına karşı çıkıp mermer ocağı projesini iptal ettirdi!

    Köylüler, çevre talanına karşı çıkıp mermer ocağı projesini iptal ettirdi!

    PİRHA-Tokat’ta ardıç ağaçlarıyla kaplı Fırtıman köyünde yapılması planlanan mermer ocağı projesi, halkın direnişi sonucu iptal oldu.

    Tokat’ın Zile ilçesine 3 km uzaklıktaki koruma altında olan Fırtıman köyüne yapılması planlanan mermer ocağı projesi iptal oldu.

    Yöre halkı, projeye karşı günlerce eylemler yaparak mermer ocağının çevreye vereceği zararlara dikkat çekmişti.

    Henüz ÇED raporunun dahi olmayan projeye dair sevindirici haber geldi. Fırtıman köylüleri, Ruhsat sahibinin projeden çekildiğini duyurarak şu açıklamayı yaptı:

    “Fırtıman’a dokunma!

    Ruhsat iptal süreci için resmi prosedür başladı !

    Tokat ili, Zile ilçesinde bulunan köyümüz Fırtıman’da açılmak istenen mermer ocağına karşı başlatmış olduğumuz haklı direnişte yanımızda olan ve maden ruhsatının iptaline giden süreçte bizlerden desteğini esirgemeyen, Yazar/Ekonomist Sn. Mustafa Sönmez’e, CHP İzmir Milletvekili Sn. Murat Bakan’a, Zile Dernekler Federasyonu Başkanı Sn. Halil Düzgün’e, CHP Zile İlçe Başkanı Sn. Ali Rıza Bozdemir’e, Sn. Namık Kemal Doğanay’a, Anka Haber Ajansı, T24 Haber, Halk TV, Fox TV, KRT TV, Tele 1 ve Birgün Gazetesi ve PİR Haber Ajansı’na, Sesim TV ve Sesim Gazetesi imtiyaz sahibi Sn. Mahbib Dilek’e, Gazeteci Sn. Timur Soykan’a, CHP İstanbul İl Hukuk Örgütü’ne, İYİ Parti Zile İlçe Yönetimi’ne, İzmir’den sesimizi duyan ve duyuran Sn. Ulaş Aydın’a, gerek sosyal medya üzerinden gerekse bizlerle iletişim kurarak destek veren kıymetli dostlara çok teşekkür ederiz.

    Ruhsat sahibi tarafından iptal süreci başlatılmış olup süreç yakından takip edilecektir.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yine bir Alevi köyünde çevre talanı!

    Yine bir Alevi köyünde çevre talanı!

    PİRHA-Tokat’ta koruma altındaki ardıç ağaçlarıyla kaplı Fırtıman köyüne mermer ocağı yapılacağı söylentilerinin ardından yurttaşlardan tepki geldi. Bölgede yaşayan Erdal Koçak, “Burada ocak açma izniyle ilgili bir ÇED raporu yok, sadece arama ruhsatı var. Henüz çalışma ruhsatı alınmamış” dedi. 

    Tokat’ın Zile ilçesine 3 km uzaklıktaki koruma altında olan Fırtıman köyüne mermer ocağı yapılacağı söylentisi halkın tepkisine neden oldu.

    Bölge halkından Erdal Koçak, ardıç ağaçlarıyla kaplı Fırtıman köyüne yapılacağı söylenen mermer ocağına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Koçak, planlanan ocakla birlikte doğanın tahrip edileceğini söyleyerek “Ormanımızı, ağaçlarımızı koruyabilmek ve bizden sonraki kuşaklara aynı güzellikte aktarabilmek için bir çabamız var” dedi. Aynı zamanda öğretmen olan Erdal Koçak, “Kendi yaşam alanımızı korumakla mükellefiz” diyerek şunları söyledi:

    “Çocuklara, masallarda ‘hep güzel olanlar kazanır, kötüler kaybeder’ diye anlatırdım. Fakat hayatla tanıştıktan sonra masallar çocuklukta kalıyor. Yani ‘kötü’ olarak lanse edilen insanların, yaşam alanlarına müdahale ettiği noktada insanlar kendi yaşamlarını devam ettirebilmek için bu tür olumsuzluklarla karşı karşıya kalıyorlar. Artık bu masallardaki gibi gerçek hayatımızda da güzel olanların kazanmasını istiyoruz.

    Dolayısıyla bir ağacın önemini, o ağacın oksijen salınımında ne kadar önemli olduğu gerçekliğini bizler biliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak benim de bir yaşama hakkımın olduğunu, neticede ülkemizi çok seviyoruz, ülke insanın küçük ölçekte yaşadığı yere sahip çıkmasının en doğal hakkı olduğunu düşünüyorum. Bulunduğumuz yerde mermer ocağının kurulması halinde buranın yaşam formunun, insanların ekip biçtikleri yerlerin, su havzalarının zarar göreceği biliniyor. O nedenle bu mermer ocağının yapılmasına müsaade etmeyeceğimizi beyan ettik. Sivil toplum örgütleriyle diyaloğa geçtik. Milletvekili tanıdıklarımızla buluştuk, haber ajansları ile görüştük.”

    ÇED RAPORU OLMADAN MERMER OCAĞI GİRİŞİMİ!

    Erdal Koçak, köy çevresinin ardıç ağaçlarıyla kaplı olduğunu belirterek, ruhsat alan firmaya iki bin dekarlık alanda iki yıllık arama izni verildiğini söyledi. Koçak, bunun üzerine Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu verilmeden yürütülen faaliyetlere karşılık yetkili birimlere, şikayet dilekçesi sunduklarını anlattı. Erdal Koçak “Hatta bu dilekçemizle birlikte onlar da bu noktada biraz şaşırdılar. Çünkü insanlar bu tür gelişmeleri haberlerde izlediklerinde öğrenmiş oluyorlar ve ruhsat alımından sonra müdahale etmeye çalışıyorlar. O zamana kadar da iş işten geçmiş oluyor. Burada ocak açma izniyle ilgili bir ÇED raporu yok, sadece arama ruhsatı var. Henüz çalışma ruhsatı alınmamış” ifadelerini kullandı.

    YİNE BİR ALEVİ KÖYÜNDE ÇEVRE TALAN EDİLİYOR!

    Erdal Koçak, mermer ocağı faaliyetlerini önceden öğrenmelerinin büyük avantaj olduğunu belirterek “Bazı yerlerde bakanlıklar üzerinden işlem yürüyor, ne oluyor ne bitiyor nere alınıyor, nere satılıyor kimsenin haberi yok. Bir bakıyorsunuz iş makinaları gelmiş çalışmaya başlayınca insanların haberi oluyor. Ama bizim bu anlamda şansımız gelişmeleri önceden görebildik” dedi.

    Koçak, köylerinin Alevi köyü olduğuna da işaret ederek şunları söyledi:

    “Yakınımızda çekerek ırmağı var. Oraya 3 sene önce HES yapılma projesi vardı. Çekerek ırmağı hattı üzerinde bulunan ve Çekerek ırmağından yararlanan birçok köy vardı. Yani bu tür olumsuz gelişmelere karşı sorunlarımızı havuz medyası olarak adlandırılan basından hiçbir şekilde duymuyoruz. Ancak çevre konusunda duyarlı sosyal demokrat camiadan ve çevreci vatandaşların tepkisinden dolayı çevre tahribatı, felaketi gibi konular gündeme gelebiliyor diye düşünüyorum.

    İnsanların dirençli olması gerekir ki çevremizde de bu duyarlılık var. Bu sistemin ne yapacağını, kendisini nasıl geliştirdiğini, ne olduğunu ne bittiğini gözlemleyebilen bilgili insanlarımız olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla işler nerede başlıyor nereden bitiyor bilgi alma noktasında kendimizi yeterli görüyoruz.

    Sosyal medyada çok etkili oluyor. Gerçekten tepki gösterme noktasında katılımlar da güçlü olunca bu firmaların geri adım atacağını düşünüyorum. Yani doğaya ve çevreye yönelik tahribata karşı duruş sergileyen katılımcıların çok olmasının etkili olacağını düşünüyorum.

    Bu anlamda duyarlılık gösteren, sorunlarımıza sahip çıkan başta Zile Köyleri Dernekler Federasyonu’nun ve birçok ismin bir hayli çabası oldu. Yine CHP ve Yeşil Parti ilçe başkanlarının bu noktada bizimle olduğunu görüyoruz, bu da bize güç veriyor.

    Mücadelemiz; buraya göz dikmiş olanlara yöneliktir. Buraya yatırım yapan insanlarla hiçbir şahsi sorunumuz yok. Burası bizim yaşam alanımız. Burayı tahrip etmeye çalışanlara karşı kim olursa olsun karşı çıkmaya ve mücadelemizi sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz. Bu noktada iş olumlu noktalanana kadar mücadeleden yılmayacağımızı beyan ediyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Tokat’ta yapılmak istenen mermer ocağı projesine iptal

    Tokat’ta yapılmak istenen mermer ocağı projesine iptal

    PİRHA – Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Kuruçay köyündeki 15 hektarlık alanda yapılması planlanan mermer ocağı projesi iptal edildi. 

    Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Kuruçay köyündeki 15 hektarlık alanda Fatih Toprak isimli kişi tarafından işletilecek mermer ocağı projesi iptal edildi. Projenin iptal kararı sosyal medyadan duyuruldu.

    KÖYLÜLER İMZA KAMPANYASI BAŞLATMIŞTI

    Köy halkı mermer ocağı yapımına karşı kar kış demeden toprağını, suyunu, doğasını korumak ve projenin iptal edilmesi için mücadele etmişti.

    Tokat Valiliğin’nin, “ÇED gerekli değildir” kararı verdiği proje kapsamında, yılda 10 bin ton mermer üretimi gerçekleştirilmesi planlanıyordu. Ancak üretim sahasının yakınlarında köylülerin su kaynağı da bulunuyor. ‘Orman vasıflı arazi’ içerisinde yer alan proje, Silisözü Çayı’na çok yakın konumdaydı.

    Öte yandan, “Kuruçay Köyü’nde yapılacak olan mermer ocağı durdurulsun” başlığıyla change.org üzerinden imza kampanyası da başlatılmıştı.

    PİRHA/TOKAT

     

  • Tokat Kuruçaylılar mermer ocağına karşı direniyor

    Tokat Kuruçaylılar mermer ocağına karşı direniyor

    PİRHA – Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Kuruçay Köyü’ne yapılmak istenen mermer ocağına karşı köy halkı yaşadıkları toprakları, havayı, suyu ve doğayı korumak için mücadele ediyor. Bakanlıktan gönderilen bilirkişi köyde inceleme yaptı. Köylüler bilirkişi kararını bekliyor. 

    Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Kuruçay Köyü’ne mermer ocağı yapılmak isteniyor. Köy halkı mermer ocağı yapımına karşı kar kış demeden toprağını, suyunu, doğasını korumak için mücadele veriyor.

    Bugün bakanlık tarafından gönderilen bilir kişi köyde incelemelerde bulundu.  Köylüler bilir kişi raporunu bekliyor. Doğasına sahip çıkmak için mücadele eden köylüler, köyün girişine ‘Mermerci şirket köyümüzü terket’ yazısını asarak tepkilerini dile getirdiler.

    Çekerek Irmağı Özgür Akacak Platformu yaptığı paylaşımda, “Yağmacı politikalar gün geçtikçe artmakta dağlarımız, taşlarımız, ırmaklarımız, ormanlarımız talan edilmekte. Bu yağmaya talana dur diyoruz. Kuruçay köy halkını yalnız bırakmıyoruz” diyerek köylülere destek verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kendi köyüne kütüphane kurdu; şimdi ise her köye bir kütüphane için kolları sıvadı

    Kendi köyüne kütüphane kurdu; şimdi ise her köye bir kütüphane için kolları sıvadı

    PİRHA- “Bir kitap çok şey değiştirir, sen de bir kitap gönder, güzel günler için okuyan nesiller” şiarıyla yola çıkan üniversite öğrencisi Metin Uğur, Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Karacaören köyünde kurduğu kütüphanenin ardından şimdi ise “Her köye bir kütüphane” projesini hayata geçirmek için yola çıktı. 

    Türkiye’de kütüphaneler bir bir yok edilirken, Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Karacaören köyünde 2 yıl önce  kütüphane kuruldu. Üniversite öğrencisi Metin Uğur öncülüğünde, köydeki eski öğretmen lojmanı kütüphaneye çevrilmişti.

    “Bir kitap çok şey değiştirir, sen de bir kitap gönder, Güzel günler için okuyan nesiller” şiarıyla yola çıkan üniversite öğrencisi Metin Uğur, Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Karacaören köyünde kurduğu kütüphanenin ardından şimdi ise “Her köye bir kütüphane” projesini hayata geçirmek için yola çıktı.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya bilgi veren Metin Uğur, “Her insanın kitap okuması şart ve çocuklar kitaplarla büyümeli. İllerde, ilçelerde kütüphane var ancak köylerde de olması gerektiğine inanıyorum” dedi.

    “ÇOCUKLAR KÜTÜPHANE KÜLTÜRÜ İLE TANIŞMALI”

    “Hayatlarında hiç kitap okumamış, hatta hayatlarında kütüphanelerle hiç tanışmamış insanlara kitapların faydalarını anlatmak çok zor” diyen Uğur, şunları dile getirdi:

    “Anne-baba çok önemli bu süreçte. Kütüphanelere götürsünler çocuklarını. Okumalı çocuk, çok okumalı. Kitap okuyan nesiller yetiştirmeliyiz, çünkü cehaletin yeşeremeyeceği ve barınamayacağı yer kitaplarla dolu olan kütüphanelerdir. Biz bu yola kendi köyümüz olan Tokat Zile’nin Karacaören köyünden çıktık. Okusun istiyoruz çocuklarımız ve insanlık okusun. Köylerde kütüphanelerin kurulması ve köylerde yaşayan çocukların daha fazla kitaba ulaşması gerekiyor. Kütüphane kültürü ile tanıştırmak istiyoruz biz çocuklarımızı. Kitaplarla dolu olan kütüphanelerde kitap okuyarak zaman geçirsinler istiyoruz. Bizler vatanımızı, bayrağımızı ve insanları seviyoruz. Ülkemizde kitap okuma oranının artmasını istiyoruz, çünkü güzelleşiyor kitap okudukça insanlar. Yayılsın istiyoruz bu ışık Türkiye’nin tüm köylerine, her karış toprağına.”

    En büyük destekçisinin annesi Elif Uğur olduğunu belirten Metin Uğur, “Kitap göndererek desteğini esirgemeyen ve bu süreçte yanımızda olan herkese canı gönülden teşekkür ediyorum” dedi.

    Uğur anne-babalara ise şöyle seslendi:

    “Siz anne ve babalar unutmayın ki çocuklarınızın okula başlamadan önceki ilk öğretmenleri sizlersiniz. Eşekli kütüphaneci diye anılan, Nevşehir Ürgüp ilçesine bağlı köylere kitapları eşeklere yükleyip götüren,”Size kitap getirdim okuması bedava” diye seslenen güzel insan Sayın Mustafa Güzelgöz’ü saygı, sevgi ve özlemle anıyorum.”

    PİRHA/TOKAT