Etiket: zini gediği anma mekanı

  • Aleviler, 85 yıl önce katledilen 97 can için Zini Gediği’ne yürüdü-VİDEO

    Aleviler, 85 yıl önce katledilen 97 can için Zini Gediği’ne yürüdü-VİDEO

    PİRHA- Aleviler, Erzincan’ın Zini Gediği’nde 85 yıl önce kurşuna dizilen 97 köylüyü anmak için Kılıçkaya köyünden Zini Gediği’ne yürüdü. 

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan bir dağ köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan yaklaşık 97 Alevi, saatlerce aç, susuz yürütülerek, “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildiler. Mezarları hiç olmadı; kurda kuşa yem olmak üzere dağ başında toz ve toprak içerisinde öylece bırakıldılar.

    Uzun yıllar boyunca Zini Gediği bölgesine gidilmesi yasaklandı, geride kalanlar yakınlarının kemiklerine sahip çıkamadı, yas hep devam etti. Geride kalan aileler köyleri boşaltmak zorunda bırakıldı; Balıkesir ve Edirne başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları illere 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler.

    7 KİLOMETRE YÜRÜNDÜKTEN SONRA 3200 KİLOMETRE TIRMANDILAR

    Zini Gediği’nde 85 yıl önce katledilenler için bugün Aleviler Zini Gediği’ne yürüyüş yapıyor. Erzincan Kılıçkaya köyünden toplananan Aleviler, sabah saat 05.00’te yürümeye başladı. 7 kilometre yürüyerek 3200 kilometre yüksekliği tırmandıktan sonra katliam noktasına ulaşan Aleviler, burada anmayı gerçekleştirdiler.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • Erdal Kılıçkaya: Zini Gediği Anma Mekanı’nı yakıp dağıtanları asla affetmeyeceğim

    Erdal Kılıçkaya: Zini Gediği Anma Mekanı’nı yakıp dağıtanları asla affetmeyeceğim

    PİRHA –  Geçtiğimiz günlerde Zini Gediği Anma Mekanı’nın tahrip edilmesine ilişkin bir yazı kaleme alan AABK 2. Başkanı FUAF YK Üyesi Erdal Kılıçkaya, anma mekanını yakıp dağıtanları asla affetmeyeceğini belirtti. 

    Dersim Katliamı sürecinde, 8 Ağustos 1938’de, herhangi bir sorgulama ve yargılama olmadan, köylerinden, tarlalarından, evlerinden toplanan 100 civarında Alevinin Zini Gediği’nde topluca kurşuna dizildi.

    Bu katliamda yakınlarını kaybedenlerin bir araya gelerek oluşturduğu Zini Gediği İnisiyatifi, 8 Temmuz 2014’te,  ‘Zini Gediği  Anma Mekanı’ ve ‘Ateş Çemberi’ inşa etti.

    Zini Gediği Katliamı’nda yakınlarını kaybeden AABK 2. Başkanı FUAF YK Üyesi Erdal Kılıçkaya, anma mekanının tahrip edilmesine ve ‘Ateş Çemberi’nin sökülmesine ilişkin yazı kaleme aldı. Anma mekanını tahrip edenleri affetmeyeceğini dile getiren Kılıçkaya, sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi.

    “BİRARAYA GELİP GÜLBENK OKUMAK LOKMALARI PAYLAŞMAK İSTEDİK”

    Kılıçkaya’nın kaleme aldığı yazısı şöyle:

    “Zini Gediği İnisiyatifi olarak, ’38 de Erzincan/Kılıçkaya köyünde bir ahırda toplanan, herhangi bir sorgulamaya, ifadeye ve yargılamaya tutulmadan, hukuk dışı bir şekilde öldürülen atalarımızın kemikleri hala açıkta durduğundan, ortada duran kemikler vicdanımızı sızlattığından ve her gördüğümüzde yaramızı yeniden kanatmasından dolayı, katledilenlerin anısına 2014’te Zini Gediği ve Kılıçkaya Köyü’nde kendi imkanlarımızla “Anma-Hatırlama Mekanı” ve “Ateş Çemberi” inşa ettik.

    Her 8 Ağustos tarihinde kayıp yakınları ve dostlarımız ile burada buluşarak atalarımızı anıp, anılarına mumlar yakıp, gülbenkler okumak ve lokmalarımızı paylaşmak istedik.

    Dirimize, ölümüze saygı göstermeyenler, öldürdükleri atalarımız anısına yapılanlara da tahammül edemeyerek, 2014’te Kılıçkaya Köyü’ndeki “Ateş Çember”ni dereye yuvarlatıp, geçtiğimiz günlerde de (Haziran 2020) Zini Gediği’ndeki “Anma-Hatırlama Mekanı”nı yerle bir ettiler.

    “YASIMIZI YAŞAMAKTAN MEN ETTİLER”

    Biz canı yananların yüreğini ikinci-üçüncü-dördüncü kez yeniden kor ateşlerle dağladılar. Layıkıyla anmamızı yasaklarla önleyerek, matemimizi/yasımızı yaşamaktan men ettiler. Bizler, hiç kimse öldürülmemiş gibi hayatımıza devam edemezdik. Keşke, beraber yas tutarak, toplum olmayı başarabilseydik. Katliamı yapanlar saygı ile başını önüne eğebilseydi. Keşke, yası men etmekten, unutturuşu ayrıca zulme çevirmekten, toplam unutturma politikası cehdi ve şevki içindeyken, taraf olduğu travmaları işlemekten dahi feragat etmekten vazgeçile bilinseydi de, yüzleşme olabilseydi. Kıyıcı bir unutturma siyaseti güdülmeseydi. Özellikle travmaların fazlalığının, hele son birkaç yıldaki sıklaşmalarının, bireysel ve kolektif belleği serseme çeviren etkisi, keşke hiç olmasaydı.

    Bizler, yaşadığımız travmayı atlatmak için “bağışlamanın” önemli bir adım olduğunu biliyoruz. Ama önce kimi affedeceğimizi gösterin bize… Onarım için en gerekli şey “faillerin bulunması”dır. Bağışlamanın ilk koşulu suçlunun kim olduğunun bilinmesi ve suçunu itiraf etmesidir. Sonraki etap ise özür dilemesidir. Travmanın onarılmasında bir önemli etmen, bu olaydan haberi olmayan ötekilerin tanıklığıdır. Bu nedenle olaydan haberi olmayan ya da sessiz kalmak suretiyle bu kolektif suça ortak olanları, mağdurun acısına tanıklık etmesi için çaba gösterilmedir. Travma tanımı bizleri mağdur konumuna sokuyor olabilir. Bizler, bize nelerin yaşatıldığının farkındayız ve tepkimizi ortaya koyuyoruz.

    Peki, tüm bu olaylar olurken sen neredeydin? Tüm toplum neredeydi? Siz bizden daha mağdursunuz. Sizler, sözler dışında hangi tavrı sergilediniz, hangi bedeli ödediniz? Sessiz kalan bu toplumun bizlere bir özür borcu var. Kayıp yakınları/mağdurları olarak kendi acımıza yeniden ağıt yakmak yerine, unutturmama borcunu, “dayanışmayla, birlikte iyileşme” çabasıyla birleştirmek istiyoruz.

    “HAYATINI KAYBEDENLERİN HİKAYELERİYLE HATIRLANMASINI İSTEDİK”

    O korkunç yıllarda hayatını kaybeden insanların, sadece sayılar olarak değil, hikâyeleriyle hatırlanmasını sağlamaya önem veriyoruz. Onun için Anma-Hatırlama Mekanları, anıtlar, belgeseller, filmler, sergiler, dokümanterler yapılmasını talep ediyoruz. Evet, unutturma tazyiki altında, unutturmak isteyenin zulmü altında, ondan gayrı, hatırlamanın kendi ağır yükü altında, hatırlamak zordur. Sahiden, emek istiyor, hafıza emeği. Sabırla, bunun için çalışıyoruz.

    Tabi ki, ’38 de Zini Gediği’nde topluca kurşuna dizilerek katledilen akrabalarımız anısına inşa ettiğimiz “Zini Gediği Anma-Hatırlama Mekanı” ve “Ateş Çemberi”ni yıkan, yüreğini ve zihnini zulümle meşrulaştırıp ve bunu içselleştirmiş olanın zalimliğini, vicdansızlığını asla affetmeyeceğiz. Can değeri bilenler olarak, gelin insanlığa karşı bu cürmün tekrar işlenmesine, birlikte izin vermeyelim.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • DAM’dan Zini Gediği Anma Mekanı’nın tahrip edilmesine tepki

    DAM’dan Zini Gediği Anma Mekanı’nın tahrip edilmesine tepki

    PİRHA – Dersim Araştırmalar Merkezi(DAM) Erzincan’da bulunan Zini Gediği Anma Mekanı’nın tahrip edilmesine tepki gösterdi. DAM yaptığı yazılı açıklamada, bu saldırıların son bulmasını istedi. 

    Geçen günlerde 8 Ağustos 1938’de Zini Gediği’nde topluca kurşuna dizilen 100’e yakın Alevinin anıldığı Zini Gediği Anma Mekanı’nın tahrip edilerek içindeki kemikler yeniden ortaya dağıtılmıştı.

    Anma Mekanı’nın tahrip edilmesine bir tepki de Dersim Araştırmalar Merkezi’nden geldi.

    1938 Dersim Tertelesi günlerinde, Erzincan/Dersim sınırındaki Zini Gediği’nde 8 Ağustos 1938’de topluca kurşuna dizilenler anısına inşa edilen Zini Gediği Anma-Hatırlama Mekanı’na gerçekleştirilen saldırıyı kınayan DAM, “İnsanlıktan nasibini almamış bu karanlık zihniyetin amaçları sonuçsuzdur” dedi.

    Anma anıtının yakılmasıyla geçmişte yapılanların izinin silinmediğine dikkat çekilen açıklamada, “Bu tür saldırıların son bulmasını ve insanların hatıralarına saygı duyulmasını bir kez daha hatırlatıyoruz” denildi. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Zini Gediği Anma Mekanı’na saldırı mezarlara saldırılardan bağımsız düşünülemez’-VİDEO

    ‘Zini Gediği Anma Mekanı’na saldırı mezarlara saldırılardan bağımsız düşünülemez’-VİDEO

    PİRHA – HDP Milletvekili Zeynel Özen, Zini Gediği Anma Mekanı’na yapılan saldırıya tepki göstererek, “Bu saldırı son günlerde cemevlerine, Alevilere, Ermenilere ve Kürtlerin mezarlarına yapılan saldırılardan bağımsız düşünülemez” dedi. Özen sorumluların bulunmasını istedi. 

    Halkların Demokratik Partisi(HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Meclis’de yaptığı konuşmada Zini Gediği Anma Mekanı’na yapılan saldırıya tepki gösterdi.

    Dersim Katliamı sürecinde, 8 Ağustos 1938’de, herhangi bir sorgulama ve yargılama olmadan, köylerinden, tarlalarından, evlerinden toplanan 100 civarında Alevinin Zini Gediği’nde topluca kurşuna dizildiğini hatırlatan Özen, 8 Temmuz 2014’te,  Zini Gediği’nde kemikler toplanıp sadece bir anma mekânı yapıldığını söyledi.

    “SORUMLULAR HESAP VERMELİ”

    Geçtiğimiz günlerde Zini Gediği’ndeki Anma Meknı’na kimliği bilinmeyen kişilerce yıkılıp yerle bir edilerek içindeki kemiklerin yeniden ortalığa dağıtıldığını belirten Özen, bu saldırının son günlerde cemevlerine, Alevilere, Ermenilere ve Kürtlerin mezarlarına yapılan saldırılardan bağımsız olmadığının altını çizdi.

    Saldırganların dayandığı ırkçı ve şoven vandalizmin, gelecek kuşakların barış arayışına da ciddi bir tehdit olduğunu belirten Özen, Zini Gediği Anma Mekanı’na yapılan saldırının sorumlularının derhâl bulunup, bu saldırganlardan hukuk önünde hesap sorulmasını istedi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Katledilen Alevilerin anısına yapılan ‘Zini Gediği Anma Mekanı’na saldırı

    Katledilen Alevilerin anısına yapılan ‘Zini Gediği Anma Mekanı’na saldırı

    PİRHA – Erzincan’da 1938 yılında Zini Gediği’nde  topluca kurşuna dizilenlerin anısına 8 Temmuz 2014 tarihinde inşa edilen Zini Gediği Anma-Hatırlama Mekanı henüz kimliği belirlenemeyen kişilerce yıkıldı. Yazılı bir açıklamayla tepki gösteren Zini Gediği İnsiyatifi, “Anma Mekanı’mıza yapılan vahşetin sorumluları kimler ise derhal bulunmasını ve hukuk önünde hesap sorulmasını talep ediyoruz” dedi. 

    Zini Gediği İnsiyatifi tarafından yapılan açıklamaya göre, Erzincan’da 1938 yılında Zini Gediği’nde  topluca kurşuna dizilenlerin anısına 8 Temmuz 2014 tarihinde inşa edilen Zini Gediği Anma-Hatırlama Mekanı bilinmeyen kişilerce yıkıldı.

    “Bu barbarlığı yapanları affetmiyoruz/affetmeyeceğiz” denilen açıklamada, “1938 Dersim tertelesi günlerinde Erzincan/Ovacık sınırındaki Zini Gediği’nde topluca kurşuna dizilen atalarımız anısına 8 Temmuz 2014 tarihinde inşa ettiğimiz Zini Gediği Anma-Hatırlama Mekanı “bilinmeyen” kişilerce yıkıldı. Kısa bir süre önce gerçekleştirilen bu barbarlığa kamuoyunun ve ilgililerin dikkatini çekmek istiyoruz” denildi.

    Zini Gediği’nde Ne Olmuştu ?

    8 Ağustos 1938’de herhangi bir suç isnadına, sorgulama ve/veya yargılamaya muhatap olmadıkları halde köylerinden, tarlalarından, evlerinden alınan 100 dolayında suçsuz/günahsız insan, aç-susuz saatlerce yürütülerek, Erzincan-Ovacık (Dersim) sınırında 2700 rakımlı Zini Gediğinde topluca kurşuna dizildiler. Erzincan’ın Kılıçkaya (eski adı Surbahan), Galolar, Magaçur, Brastik, Balibey, Kismikör köylerinden olan bu masumların ortak özelliği Alevi olmalarıydı.

    Bu katliamın olduğu dönemlerde Zini Gediği’nin de dahil olduğu bu alan ‘yasak bölge’ ilan edildi. Böylece katledilen masumların cesetleri kurda, kuşa, yılanlara yem edildi. Kendilerine bir mezar yeri ve kefen dahi fazla görüldü.

    Bu masumların geride kalan akrabaları ise kadın, çocuk, yaşlı demeden ülkenin batısındaki vilayetlerin köylerine ve birbirlerini on yıl süreyle görmeleri bile yasaklanarak sürgün edildiler. Yıllar böyle geçti. Sorgu sual bile edilemedi bu vahşet. 1950’li yıllarda “yasak bölge” uygulaması bittiğinde Zini Gediğine giden köylüler ortalığa saçılmış kemikleri gördüler. En zalimlerin vicdanını bile yaralayacak bu vahşete konu olan katliamın öyküsü kulaklara fısıldandı, yeni kuşaklara aktarıldı.

    Nihayet katledilenlerin çocukları ve torunları olarak bizler atalarımızın anısına, ulaşımı oldukça çetin olan ve kemiklerin hala orta yerde olduğu Zini Gediği’nde 8 Temmuz 2014 tarihinde oradaki taşları toplayarak kemikleri içinde topladığımız ve mum yakabileceğimiz bir sade Anma Mekanı yaptık. O günden bu yana her yıl 8 Ağustos günü bir kaç saat yürümeyi gerektiren bu Anma Mekanı’nda toplanarak atalarımızı anmakta; anılarına mumlar yakıp, gülbenkler okumaktayız.

    Bu Anma Mekanı sadece katledilenlerin torunları olarak bizlerin değil, insanlık adına bu vahşetten rahatsız olan herkesin ziyaret edebileceği ve ölülerimiz ile kalanlarımız arasındaki somut tek kültürel mekan oldu.

    Geçtiğimiz günlerde Zini Gediği’ndeki sözkonusu Anma Mekanımız bilinmeyen kişilerce yıkılıp, yerle bir edildi. Demir ve çimento kullanılmadan ve tamamen oradaki doğal taşlardan yapılmış bu masumların mekanı ve içindeki kemikler yeniden ortalığa dağıtıldı. Ölülerimize saygı göstermeyenler, onların anısına da ve en temel insani hakkımız olan ölülerimizi anmamıza da tahammül edemedi.

    Elbette bizler atalarımızı daha büyük bir özlemle, daha derin bir bağlılıkla anmaya devam edeceğiz. Elbette onların aziz hatırasını yaşatacağız ve bunun bir parçası olarak Anma Mekanımızın olduğu yerde her zamanki gibi yeniden ve daha güçlü toplanacağız. Elbetteki onların hatırasını yaşatacak mekanları inşa etmeye devam edeceğiz. Bunu, ilgili kamuoyunun bilmesini isteriz.

    Fakat Zini Gediği Anma Mekanı’nı yıkan veya yıktıranları ve bunun arkaplanında yer alan düşünsel iklimi şiddetle lanetliyoruz. Bu vandalizmin, gelecek kuşakların barış arayışına da ciddi bir tehdit olduğunun altını çizmek istiyoruz. Bu nedenle Anma Mekanı’mıza yapılan vahşetin sorumluları kimler ise derhal bulunmasını ve hukuk önünde hesap sorulmasını talep ediyoruz.

    PİRHA/İSTANBUL