Etiket: Zini Gediği Katliamı

  • Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    PİRHA-Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi katliamın 87. yılında Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde anıldı. Anmada yüzleşme çağrısı yapılırken, Alevilerinde daha fazla örgütlenmesi gerektiği ifade edildi.

    1938’de Erzincan Kılıçkaya ve çevre köylerinden toplanarak Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi anıldı. Zini Gediği İnisiyatifi’in düzenlediği anma programına Zini Gediği İnisiyatifi, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, DEM Parti milletvekilleri Ayten Kordu ile Celal Fırat, Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı.

    Anma, Derviş Cemal Ocağı Firaz Yalvaç ve Seyit Derviş Cemal Ocağı evladı Cevahir Altunok’un okuduğu gülbeng ile çerağların uyandırılmasının ardından yaşamını yitirenler için tutulan saygı duruşuyla başladı.

    “DERSİM KATLİAMI’NDA YAŞANANLARI İNSANLARA ANLATMAMIZ LAZIM”

    ‘Dünyada Toplumsal Travmalarla Yüzleşme Örnekleri ve Türkiye’ başlıklı sunum yapan Prof. Dr. Bedriye Poyraz, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Acılar yarıştırılamaz, her acı tektir. Ama biliyorsunuz bize benzer çok benzer katliam ve soykırım yaşandı. Amerika kıtasında 90-120 milyon civarında insan katledildi. Ama bunlar dile getirilmiyor. Dünyanın her tarafında katliamlar yaşandı. Katliamlar daha çok ulus devletler tarafından yapılıyor. İspanya’da, Afrika’da, İngiltere’de ve Amerika kıtasında çok büyük soykırımlar yaşandı. Bizim ülkemizin dışındaki ülkelerde yapılan soykırımla yüzleşiliyor ama bizim ülkemizde yüzleşme gerçekleşmedi. En azından helalleşmenin gerçekleşmesi gerekiyor. Bütün mesele bizim dışımızdakilerin aynı acıları yaşamamasıdır. Eğer bir ülke geçmişiyle yüzleşemiyorsa o ülkede demokrasinin olmadığını söylemek mümkündür. Türkiye ve dünya kamuoyu zaten Dersim Katliamı’nı bilmiyor. Bizim yaşananların insanlara anlatmamız lazım.”

    “DEVLET, KOLLEKTİF TRAVMALARDAKİ SORUMLULUĞUNU AÇIKÇA ÜSTLENMELİDİR”

    Zini Gediği İnisiyatifi adına konuşan Kenan Düzgünkaya, şunları ifade etti:

    “Sorgusuz sualsiz, hiçbir yargıya tabi tutulmadan katledilen 97 mazlumu pak canı anmak; onların anısına çerağ uyandırmak, ağıtlar söylemek, yüzleşmek ve toplumu yüzleşmeye davet ederek iyileşmek için, bu kara günün 87. yıl dönümünde bir kez daha buradayız. Eğer o koca yürekler kırıma uğramasaydı, belki de toplumsal belleğimizde silinmeyecek güzelliklere imza atacak, umutlarını ve hayallerini gerçekleştireceklerdi. Ama tarih, susarak iyileşmez!

    Zini Kırımı’nı hatırlamak ve hatırlatmak; geçmişin acılarıyla yüzleşmek, adalet duygusunu diri tutmak ve katledilen atalarımızın anısını yaşatmak için buradayız. Taleplerimiz karşılanana dek de burada olacak, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

    Kayıp yakınları olarak taleplerimiz şunlardır:

    – Dereye yuvarlatılan Ateş Çember’i derhal yerine konmalıdır.

    – Kılıçkaya Köyü’nde, Zini İnisiyatifi tarafından “Anıt Mekanı” olarak projelendirilen yer için bütçe temin edilmelidir.

    – Devlet, kollektif travmalardaki sorumluluğunu açıkça üstlenmelidir.

    – Devlet kollektif travmaları tanıdığını, tören, anıt, müze vb. projelerle somutlaştırmalıdır.

    – Zini Gediği ve diğer kayıplarla ilgili arşivler mutlaka açılmalı ve bu konu siyasi hesaplar için istismar edilmemelidir.

    – Mal ve can kaybı olanların, yerinden edilmişlerin maddi kayıpları , gerçek kayba orantılı bir şekilde tazmin edilmelidir.

    – Zini Gediği ve diğer kayıpların ve yakınlarının onurları, itibarları ve haklarını iade eden resmi bir açıklama yapılmalıdır.

    – 38 süreci ve sonrasında meydana gelen olaylarla ilgili sorumlulukların kabülünü ve gerçeklerin tanınmasını içerecek şekilde, kamuoyundan özür dilenmelidir.

    – Meydana gelen ihlâllerin doğru bir anlatımı, uluslararası insan hakları hukuku ve uluslararası insancıl hukuk eğitimi ve çalışmalarına yönelik dokümanlara dahil edilmelidir.

    – En önemlisi ihlâllerin bir daha tekrar etmeyeceğine dair kamuoyuna garanti verilmelidir.”

    “ADALET SAĞLANANA KADAR MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu da, katliamların zaman aşımına uğratılmak istendiğine dikkat çekerek, “İnsanlık suçu olmasına rağmen bize yaşatılan katliamları zamanaşımıyla unutturmak istiyorlar. Bu ülkede barış ve demokrasi mücadelesi verenler olarak yaşanan katliamlarla yüzleşilmesi için mücadelemizde vazgeçmedik. Hakikatle yüzleşmek bu tekçi ve inkârcı anlayıştan vazgeçilmesi gerekiyor. Adalet sağlanana kadar mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

    “BARIŞ GELECEKSE YAPILAN KATLİAMLARLA YÜZLEŞİLMELİ”

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat ise, “İnancımız ve kimliğimizden dolayı geçmişten bugüne katledildik. Bugün Suriye’de on binlerce Alevi katledildi. Bu zihniyetin sonucu olarak 1938 Katliamı’nda Gazi’de ve Gezi’de katledildik. Eğer bu ülkeye barış gelecekse yapılan katliamlarla yüzleşilmesi gerekiyor” şeklinde ifade etti.

    “MÜCADELE ETMELİYİZ”

    ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “87 yıl önce katliam yaşandı. Bugün de bu topraklardaki çok kültürlü yapıya bir saldırı var. Hepimizin üzerine büyük sorumluluklar düşüyor. Alevilerin yaşadığı topraklarda asimilasyon kırımına karşı sorumluluk almak gerekiyor. Bu topraklarda bir daha aynı katliamların yaşanmaması için mücadele etmeliyiz” ifadelerine yer verdi.

    “KATLİAM YAŞAYAN HERKESLE ORTAK HAREKET ETMELİYİZ”

    AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, katliamları Alevi, Bektaşi, Kızılbaş oldukları için yapıldığının altını çizerek, “Tarihsel bir sorunla karşı karşıyayız. Aleviler hep tehlike olarak görüldü. Çünkü Aleviler her alanda örgütlü. Aleviler kendi ilkelerinden asla vazgeçmemeli. Bu topraklarda sadece Alevilere katliam yapılmadı, o yüzden acılarımızı ortaklaştırmamız lazım. Katliam yaşayan herkesle ortak hareket etmemiz lazım. Aleviler olarak en çok barışı isteyenleriz. Barış sadece Diyarbakır’dan değil Dersim’den ve Zini’den geçer” diye belirtti.

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, katliamlar ve soykırımların sadece öldürmekle yaşanmadığını vurgulayarak, “Roboski’de, Sivas’ta, Suruç’ta insanlar katledildi ve katledilmeye devam ediyor. Bugün ülkemizdeki zihniyet Hizbullah ve Sivas katillerini affediyor ama çocuklarımızı hapse atıyor. Bir yandan barış ve demokratikleşmeyi anlatıyorlar bir yandan da bizleri hapislerde çürütüyorlar” dedi.

    HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, demokratik bir ülke sağlanacaksa geçmişle yüzleşilmeli diyerek, “1938 üzerinden kaç yıl geçmiş biz halen katledilen yakınları olarak anma yapıyoruz. Toprağa kefensiz düşenlerin huzurunda saygıyla eğiliyorum” diye konuştu.

    DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir de, 1937’de Dersim’in imha edilmesi için operasyon kararı alındığını hatırlatarak, “Bunların asıl amacı kendileri gibi yaşamayan Alevi ve Kürtleri katletmektir. Haksız ve hukuksuz yere katledilen atalarımızın hesabını vermek zorundalar” ifadelerini kullandı.

    Anma, Metin Sarı, Simge Şahin ve Mikail Aslan’ın okuduğu deyişlerin ardından lokmaların pay edilmesiyle sona erdi.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • Ayten Kordu, Zini Gediği Katliamı’yla ilgili soru önergesi verdi

    Ayten Kordu, Zini Gediği Katliamı’yla ilgili soru önergesi verdi

    PİRHA-DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Zini Gediği Katliamı ile ilgili Meclis Araştırma Komisyonu’nun kurulmasını isteyip, soru önergesi verdi. Kordu, “Tanık ifadeleri ve yerel halkın beyanlarına rağmen neden etkin bir soruşturma açılmamıştır?” diye sordu.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 8 Ağustos 1938’de Alevi toplumuna yönelik katliamlardan biri olan Zini Gediği Katliamı’yla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu’nun kurulmasını isteyip, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    “İNSANİ SUÇLAR, ZAMANAŞIMINA TABİ DEĞİLDİR”

    Zini Gediği Katliamı’nın insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilebilecek bir toplu infaz olduğunu belirten Ayten Kordu, “Bu suçlar, zamanaşımına tabi değildir. Ancak bu ağır insan hakları ihlali bugüne kadar etkin biçimde yargılanmamış, tanık ifadelerine rağmen herhangi bir soruşturma süreci yürütülmemiştir. 1950’lerden itibaren mağdur ailelerin yaptığı sayısız başvuru, bürokratik gerekçelerle reddedilmiştir. 2011’de yapılan son başvuru da sonuçsuz kalmış ve dosya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınmıştır” dedi.

    “BU SUÇUN AYDINLATILMASI İÇİN ADIM ATILMASI TARİHİ SORUMLULUKTUR”

    Türkiye’deki yargı makamlarının pasif kalmasının cezasızlık kültürünün pekiştirdiğini vurgulayan Kordu, “Katliamın faillerinin ve emir verenlerin kim olduğu, cesetlerin nereye gömüldüğü, kaç kişinin öldürüldüğü gibi temel sorular hâlâ yanıtlanmamıştır. Bu durum yalnızca geçmişin değil, bugünün de adalet sorununu derinleştirmektedir. Adalet Bakanlığı’nın evrensel hukuk normlarına uygun biçimde bu suçun aydınlatılması için adım atması tarihsel bir sorumluluktur” diye konuştu.

    “NEDEN ZAMANAŞIMI GEREKÇESİYLE TÜM TALEPLER REDDEDİLMİŞTİR”

    Kordu, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle şu soruları iletti:

    “-Zînî Gediği Katliamı ile ilgili olarak Bakanlığınıza bugüne kadar kaç bireysel veya kurumsal başvuru yapılmıştır? Bu başvuruların içeriği ve sonuçları nelerdir?

    -Tanık ifadeleri ve yerel halkın beyanlarına rağmen neden etkin bir soruşturma açılmamıştır? Açılmamışsa sorumluluk kimdedir?

    -Katliamda yaşamını yitirenlerin kimliklerinin adli tıp desteğiyle tespiti ve toplu mezarların yerinin belirlenmesi için Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma var mıdır?

    -Bu olayın “insanlığa karşı suç” kapsamına girmesi nedeniyle zamanaşımı hükümlerinin uygulanmaması gerektiği açıkken, neden “zamanaşımı” gerekçesiyle tüm talepler reddedilmiştir?”

    PİRHA/ANKARA

  • DAD: Zini Gediği bizler için birer hafıza mekanlarıdır; katliamla yüzleşilmeli!

    DAD: Zini Gediği bizler için birer hafıza mekanlarıdır; katliamla yüzleşilmeli!

    PİRHA- Zini Gediği Katliamı’nın 87. yılında katledilenleri anan Demokratik Alevi Dernekleri, “Zini Gediği gibi mekanlar bizler için birer hafıza mekanıdır. Bu mekanlar yalnızca birer coğrafi isimlerden veya tarihte yaşanmış acılardan ibaret değil; aynı zamanda devletin inkâr, asimilasyon ve imha politikalarının aynası haline gelmiş yerlerdir” diyerek, katliamla yüzleşilmesi çağrısında bulundu.

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan dağlık bir köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan 97 Alevi yurttaş “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildiler.

    Katliamın yıldönümünde Demokratitk Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi yazılı açıklama yayınladı. “Zini Gediği’nde Katledilen Canları Unutmadık, Unutturmayacağız!” başlığıyla yayınlanan açıklamada, arşivlerin açılarak katliamla yüzleşilmesi ve Dersim halkından özür dilenmesi çağrısında bulunularak, “Dolayısıyla bu aynaya bakmadan hakikatleri görmek ve demokratikleşme adına bir yola girmek mümkün değildir” vurgusunda bulunuldu.

    “RAA HEQ ALEVİ TOPLUMSALLIĞI ‘TEDİP-TENKİL’ HEDEFİ HALİNE GETİRİLDİ”

    DAD Genel Merkezi’nin açıklamasında şunlar kaydedildi:

    “Zini Gediği’nde Katledilen Canları Unutmadık, Unutturmayacağız!

    87 yıl önce, 1938 yılında, Dersim Tertelesi’nin devamı olarak Zini Gediği’nde, büyük bir katliam yaşandı. 97 can elleri, kolları bağlanarak köylerinden alındılar. 3.200 rakımlı yüksek dağ başına doğru ölüme götürüldüler. Süngüler eşliğinde devam eden uzun yürüyüş sonrası Zini Gediği mevkiinde kurşuna dizildiler. Takip eden yıllarda yasaklı mıntıka olarak belirlenen Zini Gediği’nde yıllar sonra üst üste yığılmış kemikleri bulundu.

    Kürt kültürel gerçekliği içerisinde tarihsel açıdan kendisini özgün bir yol olarak inşa etmiş olan Raa/Rêya Heq Alevi toplumsallığı, Türk-İslam esaslı tekçi ulus devlet formuyla hayata geçirilen Cumhuriyet döneminde “tedip-tenkil” hedefi haline getirildi. Dersim Tertelesi döneminde bugün andığımız Zini Gediği katliamı gibi yüzlerce vahşet yaşandı. Hava saldırıları, zehirli gazların kullanımı, toplu infazlar, çocuklara el koyma ve sürgün politikaları eşliğinde büyük bir kırım politikası uygulandı.

    “ZİNİ GEDİĞİ BİRER HAFIZA MEKANIDIR; KATLİAMLA YÜZLEŞİLMELİ”

    87.Yıldönümünü karşıladığımız Zini Gediği katliamı başta olmak üzere, devlet Dersim’de yaşanan soykırımın tüm boyutlarıyla yüzleşmeye asla yanaşmadı. Kan donduran bu vahşet karşısında siyasi rant uğruna göstermelik “özürler” ile bu büyük acımız araçsallaştırılmak istendi.

    Zini Gediği gibi mekanlar bizler için birer hafıza mekanıdır. Bu mekanlar yalnızca birer coğrafi isimlerden veya tarihte yaşanmış acılardan ibaret değil; aynı zamanda devletin inkâr, asimilasyon ve imha politikalarının aynası haline gelmiş yerlerdir. Dolayısıyla bu aynaya bakmadan hakikatleri görmek ve demokratikleşme adına bir yola girmek mümkün değildir.

    Tarihle yüzleşemeyenler, geleceği demokratik normlarla inşa edemezler! Arşivler açılmalı, katliamla yüzleşilmeli ve Dersim halkından özür dilenmelidir diyoruz! Zini Gediği’nde katledilen canlarımızı saygıyla anıyoruz. Huzurlarında dardayız. Zaman Sahipsiz, Mekan Rızasız, Mazlum Çaresiz Değildir!”

  • Zini Gediği’nde katledilen Aleviler Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    Zini Gediği’nde katledilen Aleviler Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    PİRHA-Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi katliamın 86. yılında Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde anıldı. Zini Gediği İnisiyatifi’nden, Alevilerin Sesi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Kılıçkaya, Zini Gediği’nde katledilen insanların sadece sayıdan ibaret olmadığını, hikayeleriyle hatırlanmasını istiyoruz. Çünkü o insanların hayalleri, umutları ve geleceğe dair planları vardı o yüzden o insanların hatırlamak gibi bir sorumluluğumuz var” dedi. Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ise 1924 Anayasası ile Kürtler ve Alevilerle ilgili soykırım kararı verildiğini vurguladı.

    1938’de Erzincan Kılıçkaya ve çevre köylerinden toplanarak Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi anıldı. Zini Gediği İnisiyatifi’in düzenlediği anma programına Zini Gediği İnisiyatifi, Alevilerin Sesi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Kılıçkaya, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı.

    Anma, çerağların uyandırılmasının ardından yaşamını yitirenler için tutulan saygı duruşuyla başladı.

    “ZİNİ GEDİĞİ’NDE KATLEDİLEN İNSANLARI HATIRLAMAK GİBİ BİR SORUMLULUĞUMUZ VAR”

    Zini Gediği, Dersim, Gazi, Roboski’de yaşananların çok ağır olduğunu söyleyen Alevilerin Sesi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Kılıçkaya, “Katliamları unutturmak isteyenin zulmü altında hatırlamanın ağır yükü altında katliamları hatırlamak emek istiyor. Biz de buna hafıza emeği diyoruz. Unutturmama borcunu dayanışma ve birlikte iyileşme çabasıyla birleştirmek istiyoruz. Aslında yapmak istediğimiz bu travmatik halden kurtulmak. Zini Gediği’nde katledilen insanların sadece sayıdan ibaret olmadığını, hikayeleriyle hatırlanmasını istiyoruz. Çünkü o insanların hayalleri, umutları ve geleceğe dair planları vardı o yüzden o insanların hatırlamak gibi bir sorumluluğumuz var” dedi.

    “KATLİAMCI ZİHNİYETE KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE ETMEMİZ GEREKİYOR”

    Zini Gediği Katliamı’nın Dersim, Gazi ve Maraş Katliamlarından farklı olmadığını belirten DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, “Acılarımız ortak ama iktidarlar bize yaşatılan katliamları unutmamızı istiyor. Katliamcı zihniyete karşı birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Kaç yıl geçerse geçsin katliamları unutmayacağız” diye ifade etti.

    “KATLİAMLARI UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ”

    1924 Anayasası ile Kürtler ve Alevilerle ilgili soykırım kararı verildiğini vurgulayan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ise “Zini Gediği’nde ve Dersim’de katledilen canlarımızı saygıyla anıyoruz. Biz kimliğimizi, dilimizi, inancımızı, kültürümüzü koruduğumuz zaman toprağa düşenlere karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz. Bize yaşatılan katliamları unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

    “HEP BİRLİKTE MÜCADELE ETMEKTEN BAŞKA ŞANSIMIZ YOK”

    Zini Gediği Katliamı’nın Cumhuriyet döneminde yaşanan katliamlardan sadece birisi olduğunu ifade eden PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bugün burada olmak ve hafızayı tekrarlamak çok önemli. Bugün Alevilerin inancına saldıranlar bir taraftan Kürtlerin diline saldırıyor. O yüzden ezilenlerin hep birlikte mücadele etmekten başka şansı yok” diye belirtti.

    “ÖRGÜTLENEREK BİR OLMAMIZ GEREKİYOR”

    Türkiye’nin genetik kodlarında Alevileri ve Kürtleri katletme zihniyetinin olduğunu ve günümüzde de bu zihniyetin devam ettiğini söyleyen DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan da “Bizlerin örgütlenerek bir olmamız gerekiyor. Aksi halde geçmişte yapılanlar gelecekte de yapılacaktır” dedi.

    “KATLİAMLARA KARŞI DİZ ÇÖKMEDİK BUNDAN SONRA DA DİZ ÇÖKMEYECEĞİZ”

    DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Bize yaşatılan katliamlara karşı şimdiye kadar diz çökmedik bundan sonra da diz çökmeyeceğiz. Biz Dersim Dernekleri Federasyonu olarak hem Türkiye hem de Avrupa’daki Alevi kurumlarıyla bir araya gelerek Dersim Katliamı’yla ilgili bir anıt yapmak istiyoruz.”

    Anma, konuşmaların ardından lokmalar pay edildikten sonra sona erdi.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • Kordu: Zini Gediği Katliamı’yla yüzleşilmesi için Meclis Araştırma Komisyonu kurulsun

    Kordu: Zini Gediği Katliamı’yla yüzleşilmesi için Meclis Araştırma Komisyonu kurulsun

    PİRHA-DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Zini Gediği Katliamı ile ilgili Meclis Araştırma Komisyonu’nun kurulmasını istedi. Kordu, “Kürt Alevi halkı, yüzyıllardır devam eden soykırım ve asimilasyon politikasının son bulması, kendi ulusal, inanç ve kültürel kimliklerini özgürce yaşamak adına devletin geçmişte yaptıklarıyla yüzleşmesini talep etmektedir” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 8 Ağustos 1938’de Alevi toplumuna yönelik katliamlardan biri olan Zini Gediği Katliamı’yla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu’nun kurulmasını istedi.

    “DEVLETİN YAPTIKLARIYLA YÜZLEŞMESİNİ TALEP EDİYORUZ”

    1938 yılında 97 Alevinin Zini Gediği’nde topluca kurşuna dizildiğini belirten Ayten Kordu, “Kürt Alevi halkı, yüzyıllardır devam eden soykırım ve asimilasyon politikasının son bulması, kendi ulusal, inanç ve kültürel kimliklerini özgürce yaşamak adına devletin geçmişte yaptıklarıyla yüzleşmesini talep etmektedir. Bu katliamın ardından Zini Gediği’nin de dahil olduğu bu alan yasak bölge ilan edilerek, görgü tanıklarınca katledilen yurttaşların cesetlerinin kurda-kuşa yem edildiği ifade edilmiştir. Bu kişilere bir mezar yeri ve kefen dahi fazla görülmüştür. Katliamdan geriye kalanlar ise Türkiye’nin batı illerine sürgüne gönderilmiş ve gittikleri yerlerde, sürekli olarak aşağılanmalara maruz kalarak sağ kalanlara nazaran ölümden de beter ızdıraplar yaşamışlardır” dedi.

    “KÜRT ALEVİLERE UYGULANAN SOYKIRIM POLİTİKALARI SON BULSUN”

    Kordu, sözlerinin devamında şunları dile getirdi:

    “Toplumları var eden, toplumlara kişilik veren üç öge vardır; ulusal kimliği, inanç kimliği ve kültürel kimliğidir. Bunlardan biri eksik olursa toplum olma vasfı eksik kalır. Kürt Alevi halkı, yüzyıllardır devam eden soykırım ve asimilasyon politikasının son bulması, kendi ulusal, inanç ve kültürel kimliklerini özgürce yaşamak adına devletin geçmişte yaptıklarıyla yüzleşmesi, Zini Gediği Katliamı’nı gerçekleştiren kamu görevlilerin açığa çıkarılması amacıyla Meclis Araştırılması Komisyonu’nun kurulmasını talep ediyorum.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim İnşa Kongresi’nden çağrı: Devlet, Zini Gediği Katliamı’yla yüzleşmelidir

    Dersim İnşa Kongresi’nden çağrı: Devlet, Zini Gediği Katliamı’yla yüzleşmelidir

    PİRHA- Zini Gediği Katliamı’nın 86. yılı sebebiyle açıklama yapan Dersim İnşa Kongresi, “Zini, acılarımızın en derin gediğidir. Dersim halkından ve insanlık camiasından özür dilenmeli” diyerek, katliamla yüzleşilmesi çağrısında bulundu.

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan dağlık bir köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan 97 Alevi yurttaş “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildiler.

    Katliamın yıldönümünde Dersim İnşa Kongresi yazılı açıklama yayınlayarak, devletin bu katliamla yüzleşmesi gerektiğine vurgu yaptı.

    “SOYKIRIMIN SİLİNMEZ İZLERİ VAR” 

    Yapılan açıklamada aradan geçen onca yıla rağmen katliamın acısının sürdüğüne dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Dersim Soykırımı’nda yüzlerce yerin yasaklı bölge ilan edilmesinin arkasında soykırımın silinmez izleri var. Bu izlerin önemli merkezlerinden biri de unutulmaz acılarımızın en derin ve yüksek gediğidir Zini.
    Gédige Zini katliamında Sürbahan, Mağaçur, Kismikör, Balıbey, Kiştim ve şehir merkezinden toplanan 97 Rea Haq, Alevî-Kızılbaş Kürt ileri geleni kurşuna dizilmiştir. Kendilerine bir mezar dahi layık görülmemiş ve katledildikten sonra bedenleri oracıkta kurda, kuşa yem olsun diye açıkta bırakılmıştır. Yüze yakın bilinen insanımız evinden, tarlasından, iş yerlerinden alınarak saatlerce ağustos sıcağında yürütülerek Zini Geçidi’ne getirilir. Hiçbir hukuki, hiçbir vicdani, hiçbir ahlaki muhasebe yapılmadan orada kurşuna dizildiler. Katledilenlerin arasında yaralı kalan iki insan ise kayalarla kafalarına vurularak vahşice katledildi.

    Katliamın üzerinden yıllar geçti, ama yüreğimizdeki bu acı geçmedi. Yaralar sarılmadığı gibi onların yıllardır açıkta olan kemiklerini toplayıp bir mezarda kalmalarına ve anılarına bir anıt mezar taşı bile çok görüldü! Kanayan yaramıza yeniden tuz basıldı. Birçok kez anıt mezar yeri alçakça Nazi artıklarının Yahudi mezarlarına saldırılarını aratmayacak şekilde saldırıya uğradı!

    “KATLİAMLA YÜZLEŞİLSİN”

    Yıllar geçti, bir tek açıklama yapılmadığı gibi, yeniden son günlerde helalleşmekten söz edenler ve binlerce insanımızın katledilmesiyle açıkça yüzleşmeden, helalleşmek mümkün değildir.

    Zini katliamı; Kürt, Kızılbaş ve Rea Haq inancının önemli halkalarından biridir. Nedenleri, niçinleri ve gerekçeleri yıllardır yazılıyor, konuşuluyor ve tartışılıyor. Bu anlamda samimi bir yüzleşme olmadığı ve Dersim halkından ve insanlık camiasından açık bir özür dilenmediği sürece bir yüzleşmenin kabul edilmesi mümkün değildir. Ma virra nêsone, xo vira meke. Unutmadık, unutturmayacağız!”

    (HABER MERKEZİ) 

  • Fırat: Zini Gediği Katliamı ile yüzleşilmesi için TBMM’yi göreve çağırıyoruz

    Fırat: Zini Gediği Katliamı ile yüzleşilmesi için TBMM’yi göreve çağırıyoruz

    PİRHA – DEM Parti Milletvekili Celal Fırat, X hesabından yaptığı paylaşımda, Zini Gediği Katliamı hakkında Meclise sunulan soru ve araştırma önergelerine cevap verilmediğini belirtti. Fırat, “Katliamla yüzleşilmesi ve ailelerin tüm meşru taleplerinin istisnasız yerine getirilmesi amacıyla TBMM’yi göreve çağırıyoruz” dedi.

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan dağlık bir köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan 97 Alevi yurttaş saatlerce aç, susuz yürütülerek “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildiler. Mezarları hiç olmadı; kurda kuşa yem olmak üzere o dağ başında toz ve toprak içerisinde bırakıldılar.

    Uzun yıllar boyunca Zini Gediği bölgesine gidilmesi yasaklandı, geride kalanlar yakınlarının kemiklerine sahip çıkamadı, yas hep devam etti.

    Geride kalan aileler köyleri boşaltmak zorunda bırakıldı; Balıkesir ve Edirne başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları illere 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, katliama dair X hesabından paylaşım yaptı.

    “ÖNERGELERİMİZE CEVAP DAHİ VERİLMEDİ”

    Zini Gediği Katliamı’nda yitirilenleri saygıyla andıklarını belirten Fırat, X hesabından şu paylaşımı yaptı:

    “6 Ağustos 1938’de Erzincan Kılıçkaya Köyü Zini Gediği’nde 95 insanımız kurşuna dizilerek katledilmiştir. Aradan geçen 86 yıla rağmen katliamın sorumluları ile ilgili herhangi bir yargılama yapılmamış ve dava süreci AİHM’e intikal ettirilmiştir. Diğer taraftan, bugüne kadar defaatle Meclise sunulan soru ve araştırma önergelerimize cevap dahi verilmemektedir. Söz konusu fiziki ve kültürel imhanın bütün yönleriyle açığa çıkarılması, katliamla yüzleşilmesi ve ailelerin tüm meşru taleplerinin istisnasız yerine getirilmesi amacıyla TBMM’yi göreve çağırıyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Erzincan’da Zini Gediği’ne götürülerek katledilen 97 Alevi bugün anılacak

    Erzincan’da Zini Gediği’ne götürülerek katledilen 97 Alevi bugün anılacak

    PİRHA- Zini Gediği İnisiyatifi, 86. Yılında Zini Gediği Katliamı’nı protesto ederek, katledilen Alevileri anacak. Anma bugün saat 16.00’da Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde yapılacak.

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan dağlık bir köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan 97 Alevi yurttaş saatlerce aç, susuz yürütülerek “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildiler. Mezarları hiç olmadı; kurda kuşa yem olmak üzere o dağ başında toz ve toprak içerisinde öylece bırakıldılar.

    Uzun yıllar boyunca Zini Gediği bölgesine gidilmesi yasaklandı, geride kalanlar yakınlarının kemiklerine sahip çıkamadı, yas hep devam etti.

    Geride kalan aileler köyleri boşaltmak zorunda bırakıldı; Balıkesir ve Edirne başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları illere 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • Zini Gediği’nde katledilenler, 8 Ağustos’ta Kılıçkaya köyünde anılacak

    Zini Gediği’nde katledilenler, 8 Ağustos’ta Kılıçkaya köyünde anılacak

    PİRHA-Zini Gediği İnisiyatifi, 86. yılında Zini Gediği Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anacak. Anma 8 Ağustos Perşembe  saat 16.00’da Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde yapılacak.

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan dağlık bir köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan 97 köylü, saatlerce aç, susuz yürütülerek “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildi.

    Zini Gediği İnisiyatifi, 86. yılında Zini Gediği Katliamı’nda yaşamını yitirenleri 8 Ağustos Perşembe günü saat 16.00’da Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde anacak.

    “KATLEDİLEN ATALARIMIZI ANACAĞIZ”

    Zini Gediği Katliamı’nın 86. yılı nedeniyle yapılacak anma programına ilişkin Zini Gediği İnisiyatifi, yazılı açıklama yaptı.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Zini Gediği’ne getirilenlerin tümü yargısız infazla kurşuna dizildi. Cesetler kurda, kuşa yem edildi. Bu ıssız dağlarda 97 köylü katledilirken, aileleri de bilemedikleri bir yolculuğa; sürgüne zorlanmışlardır. Bu kırımı hatırlatmak, katledilen atalarımızı anmak üzere, sizleri 8 Ağustos’ta, saat 16:00’da, Erzincan Kılıçkaya’daki etkinliğe davet ediyoruz.”

    PİRHA/ ERZİNCAN

  • Fırat’tan hükümete: Zini Gediği Katliamı emrini verenlerin adını açıklamayı düşünüyor musunuz?

    Fırat’tan hükümete: Zini Gediği Katliamı emrini verenlerin adını açıklamayı düşünüyor musunuz?

    PİRHA-Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Zini gediği Katliamı ile ilgili İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Fırat, “Zini Gediği Katliamı emrini verenlerin; katliama katılan komutanlar ve askerlerin üzerindeki sis perdesini aralamak için o dönem 9. Kolordu ve 3. Tümen ve bağlı birliklerde görev yapan komutanların isimlerini açıklamayı düşünüyor musunuz?” diye sordu.

    Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, 8 Ağustos 1938’de Alevi toplumuna yönelik katliamlardan biri olan Zini Gediği Katliamı’nı meclise taşıdı. Katliamın açığa çıkarılması, katliamla yüzleşilmesi ve ailelerin tüm meşru taleplerinin yerine getirilmesi için İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması için soru önergesi verdi.

    “SİZ KIZILBAŞSINIZ” DENEREK ZİNİ GEDİĞİ’NE KADAR YÜRÜTÜLDÜLER”

    Fiziki ve kültürel imhanın bütün yönleriyle açığa çıkarılması, katliamla yüzleşilmesi ve ailelerin tüm meşru taleplerinin istisnasız yerine getirilmesinin elzem olduğuna vurgu yapan Celal Fırat, soru önergesinin gerekçesinde şunları hatırlattı:

    “Zini Gediği Katliamı’nın 8 Ağustos 1938 sabahı askerler, o zaman Dersim sınırları içerisinde olan (bugün Erzincan sınırları içerisinde) Surbahan ve çevre köylere gelirler. Albay Reşat Hallı’nın Genelkurmay Başkanlığı belgelerine dayanarak yazdığı ‘Türkiye Cumhuriyeti’nde Ayaklanmalar’ adlı kitabında belirtildiğine göre o gün (8 Ağustos 1938) 9. Kolordu Karargahı ve bağlı birlikler Surbahan’da; 3. Tümen ve bağlı birlikler de Zeyni (Zini) Gediği’ndedirler. (s.450) Görevli askerler 100 kadar Alevi erkeği, devrilen bir kamyonu kurtarma bahanesi ile toplarlar. Köylüler üç gün bir ahırda tutulurlar. Aralarında şehir esnafından kişiler olduğu gibi ortaokul öğrencileri, muhtarlar, çeşitli mesleklerden insanlar da vardır. 3 gün sonra yaşları 17 ile 80 arasında değişen 100’e yakın köylü iplerle birbirlerine bağlanırlar. Köylülerin yakınları, çoluk çocuk, kadın herkes bağrış çağrış feryat içindedirler.
    “Siz Kızılbaşsınız” denerek yürütülürler, ta ki Ovacık sınırında olan 3200 metredeki Zini Gediği’ne kadar. Burada kurşuna dizilirler. 3 kişi kaçabilir. İkisi yakalanır, başları taşla ezilir. 1 kişi ise kaçabilir ama bağırsakları dışarıdadır, bir müddet sonra ölür. Katledilen köylülerin cesetleri öylece bırakılır ortada. Yasak bölge olduğu için yıllarca kimse gidemez Zini Gediği’ne. 1950’li yılların başında ancak insanlar gidebilirler. Ve orada üst üste yığılmış kemikleri görürler.
    Ne öldürülenler ne de yakınları hiçbir zaman bu kişilerin neden toplanıp öldürüldüğünü öğrenemezler. Katledilen köylülerin aileleri Balıkesir ve Edirne başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları batı illerine 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler.
    Erzincan’ın Surbahan, Mağaçur, Kismikor, Balıbey, Brastik, Mollaköy ve Girlevik’ten birbirlerine iplerle bağlanarak başlayan ve 3200 metre yükseklikte ıssız bir dağ başından Ovacık’a bakan Zini Gediği’nde kurşuna dizilen Alevi köylerinden toplanan 100’e yakın erkeğin DNA tetkiklerinin yapılması ve naaşların ailelere teslim edilmesini talepleri, yapılan başvurular neticesinde Türk yargı sisteminde takipsizlik kararı ile kapatılmıştır. Dava, 2012 yılından beri AİHM’de sürmektedir.”

    “ANMA MEKANI KİMLİĞİ BELİRSİZ KİŞİLERCE SALDIRIYA UĞRAMIŞ”

    Katledilenlerin çocuklarının 8 Temmuz 2014 tarihinde demir ve çimento kullanılmadan ve tamamen oradaki doğal taşlardan bir anma mekânı yaptıklarını belirten Fırat, “Ancak taşlarla yapılan anma mekanı bile 2020 Ağustos ayında kimliği belirsiz kişilerce saldırıya uğramış ve anıtın içinde bulunan kemikler etrafa saçılmıştır. 1. Dünya savaşı diye anılan emperyalist paylaşım savaşlarında Anzaklar, 1915 yılında Çanakkale’de işgal kuvvetleri adına savaşa katılmış ve her yıl savaşta kaybettikleri askerleri adına 25 Nisan’da anma törenleri düzenlemektedir.
    Osmanlı topraklarını işgal etmeye gelenlerin ata dedelerini ziyaret etmelerine, anma günü düzenlemelerine saygı gösterilmekte, ancak, kendi coğrafyamızda bizlere ait ata dedelerimizin mezar yerlerine, onların kemiklerine işkence edilmekte, anma yapılmasının önüne engel çıkarılmaktadır. Doğal anıt mezarları tahrip edilmektedir” diye belirtti.

    “DERSİM ARŞİVİNİ KAMUOYUNA AÇMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?”

    Millet Vekili Celal Fırat İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

    1- 1938 yılında Erzincan Zini Gediğinde Alevi köylerinden toplanan yüze yakın yurttaşımızın kurşuna dizilmesi vakasının araştırılması için bir ilk adım olarak TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde toplanan Dersim Arşivini kamuoyuna açmayı düşünüyor musunuz?
    2- Zini Gediği Katliamı emrini verenlerin; katliama katılan komutanlar ve askerlerin üzerindeki sis perdesini aralamak için o dönem 9. Kolordu ve 3. Tümen ve bağlı birliklerde görev yapan komutanların isimlerini açıklamayı düşünüyor musunuz?
    3- Zini Gediği Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin ailelerinin, atalarını anma ve onlar için mezar yapma çabalarına çıkarılan engellerin aşılması için bir adım atmayı düşünüyor musunuz?

    PİRHA/ANKARA

  • Zini Gediği’nde kurşuna dizilen 97 Alevi, anıt mezar başında anıldı- VİDEO

    Zini Gediği’nde kurşuna dizilen 97 Alevi, anıt mezar başında anıldı- VİDEO

    PİRHA- 85 yıl önce Zini Gediği Katliamı’nda yaşamını yitiren 97 can, Zini Gediği’nde yapılan anıt mezar başında anıldı. Pir Mehmet Gazi, burada gülbeng okuyup ve ağıt yaktı.

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan bir dağ köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan 97 Kürt Alevi yurttaş, saatlerce aç, susuz yürütülerek “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildiler.

    Uzun yıllar boyunca Zini Gediği bölgesine gidilmesi yasaklandı, geride kalanlar yakınlarının kemiklerine sahip çıkamadı, yas hep devam etti. Geride kalan aileler köyleri boşaltmak zorunda bırakıldı; Balıkesir ve Edirne başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları illere 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler.

    1938’de Zini Gediği’nde 85 yıl önce katledilenler için bugün Zini Gediği İnisiyatifi öncülüğünde, Kılıçkaya köyünden Zini Gediği’nde yürüyüş yapıldı. 10 km boyunca Zini Gediği toplu mezarına yürüyen Aleviler, katledilenleri andı. Mezar başında konuşan Pir Mehmet Gazi, “Hepinizin bildiği gibi 85 sene önce hunharca ve haksızca katledilenler için buraya toplanmış bulunmaktayız. Değerli dostlar uzun bir yolculuktan sonra buraya gelebildik. Bugünki erkana el uzatan, gönül veren cümle canlara teşekkür ediyorum” dedi. Ardından Pir Mehmet Gazi gülbeng okuyup, ağıt yaktı.

    PİRHA/ERZİNCAN

    İLGİLİ HABER

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/aleviler-85-yil-once-katledilen-97-can-icin-zini-gedigine-yurudu-video-386516.html/07/08/2023/

  • Aleviler, 85 yıl önce katledilen 97 can için Zini Gediği’ne yürüdü-VİDEO

    Aleviler, 85 yıl önce katledilen 97 can için Zini Gediği’ne yürüdü-VİDEO

    PİRHA- Aleviler, Erzincan’ın Zini Gediği’nde 85 yıl önce kurşuna dizilen 97 köylüyü anmak için Kılıçkaya köyünden Zini Gediği’ne yürüdü. 

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan bir dağ köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan yaklaşık 97 Alevi, saatlerce aç, susuz yürütülerek, “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildiler. Mezarları hiç olmadı; kurda kuşa yem olmak üzere dağ başında toz ve toprak içerisinde öylece bırakıldılar.

    Uzun yıllar boyunca Zini Gediği bölgesine gidilmesi yasaklandı, geride kalanlar yakınlarının kemiklerine sahip çıkamadı, yas hep devam etti. Geride kalan aileler köyleri boşaltmak zorunda bırakıldı; Balıkesir ve Edirne başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları illere 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler.

    7 KİLOMETRE YÜRÜNDÜKTEN SONRA 3200 KİLOMETRE TIRMANDILAR

    Zini Gediği’nde 85 yıl önce katledilenler için bugün Aleviler Zini Gediği’ne yürüyüş yapıyor. Erzincan Kılıçkaya köyünden toplananan Aleviler, sabah saat 05.00’te yürümeye başladı. 7 kilometre yürüyerek 3200 kilometre yüksekliği tırmandıktan sonra katliam noktasına ulaşan Aleviler, burada anmayı gerçekleştirdiler.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • 1938’de Zini Gediği’nde katledilenler Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    1938’de Zini Gediği’nde katledilenler Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    PİRHA-Zini Gediği’nde katledilen 97 can katliamın 84. Yılında Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde anıldı. Ülkenin her tarafında katliamların yaşandığını vurgulayan Alevi kurum başkanları, katliamlar yaşanmasının nedenin tekçi, ırkçı anlayış olduğunu vurguladılar. 

    1938’de Erzincan Kılıçkaya ve çevre köylerinden toplanarak Zini Gediği’nde katledilen 97 can anıldı. Anma programına Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Zini Gediği İnisiyatifi, HDP Erzincan İl Örgütü, EMEP Erzincan İl Örgütü, CHP Erzincan İl Örgütü, PSAKD Erzincan Şubesi, Eğitim-Sen Erzincan Şubesi ve Erzincan Dersimliler Kültür Derneği katıldı.

    Anma programında ‘Zini Katliamını unutmadık’ ve ‘Zini Gediği’nde katledilen canlarımızı anıyoruz’ pankartları açıldı. Program Kureyşan Ocağı’ndan Derviş Erdemin okuduğu gülbeng ile başladı.

    Zini Gediği İnisiyatifi adına anma programının açılış konuşmasını yapan Kenan Düzgünkaya, “8 Ağustos 1938’de herhangi bir sorgulama ve yargılama olmadan köylerinden toplanan 100’e yakın insan aç, susuz bir halde saatlerce yürütülerek Zini Gediği’nde topluca kurşuna dizildi” ifadelerini kullandı.

    “TARİHİMİZİN KATLİAMLAR TARİHİ OLMASI TESADÜFİ DEĞİL”

    Ülkenin her tarafında katliamların yaşandığını vurgulayan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, “Katliamlar yaşanmasının nedeni tekçi, ırkçı anlayış. Bu topraklar içerisinde herkes Türk ve Sünni olacak, bunun dışındaki bütün kimlikleri tanımayan bir devlet üst aklı var. Tarihimizin katliamlar tarihi olması tesadüf bir durum değil, artık katliamları anmaktan başka bir şey yapamaz durumdayız” dedi.

    “BİZİ YOK SAYAN TEKÇİ ANLAYIŞA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE ETMELİYİZ”

    Bu topraklarda yaşanan katliamların tek nedeninin kendi dışında herkesi yok sayan anlayış olduğunu belirten Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, “Tekçi, inkârcı anlayış bu ülkede 84 yıldır iktidarda ve iktidarda olmaya da devam ediyor. 84 yıl önce inancından dolayı katledilen atalarımıza saygıdan dolayı kendi inancımızdan ödün vermeyeceğiz, kimseye benzemeyeceğiz ve kimseye de benzeşmeyeceğiz. Biz bugün kendi inancımızdan uzaklaştık, bizi yok sayan tekçi, ırkçı anlayışa karşı birlikte mücadele etmeliyiz” diye belirtti.

    “ÖRGÜTLENMEDİĞİMİZ SÜRECE KATLİAMLARI YAŞAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Örgütlenmedikleri sürece katliamları yaşamaya devam edeceklerini söyleyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe de, “Niçin katlediliyoruz, niçin sürekli baskıya, şiddete, ayrımcılığa uğruyoruz sorularının yanıtını bulmak zorundayız. Çünkü biz bu zihniyetin değişiminden yana olanlarız” diye konuştu.

    Anma, konuşmaların ardından lokmalar pay edildikten sonra sona erdi.

    PİRHA/ERZİNCAN

     

  • Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi Erzincan Kılıçkaya köyünde anılacak-VİDEO

    Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi Erzincan Kılıçkaya köyünde anılacak-VİDEO

    PİRHA-1938’de Zini Gediği’nde katledilenler Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anılacak. Zini Gediği Katliamı’nın Dersim Katliamı’nın bünyesinde gerçekleşen katliamlardan birisi olduğunu söyleyen Hasan Ali Düzgünkaya, “Mağduriyetimizle alakalı adaletin yerine getirilmesi ve devletin özür dileyip anıt mezar yapılması için engellemelerin yapılmamasını istiyoruz” dedi.

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan bir dağ köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan yaklaşık 100 köylü, saatlerce aç, susuz yürütülerek “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildiler. Mezarları hiç olmadı; kurda kuşa yem olmak üzere dağ başında toz ve toprak içerisinde öylece bırakıldılar.

    Uzun yıllar boyunca Zini Gediği bölgesine gidilmesi yasaklandı, geride kalanlar yakınlarının kemiklerine sahip çıkamadı, yas hep devam etti. Geride kalan aileler köyleri boşaltmak zorunda bırakıldı; Balıkesir ve Edirne başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları illere 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler.

    1938’de Zini Gediği’nde katledilenler Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde saat 16.00’da anılacak. Anmaya, Alevi kurum temsilcileri, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve çok sayıda yurttaş katılacak.

    “ADALETİN YERİNE GETİRİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    Zini Gediği Katliamı’nın Dersim Katliamı’nın bünyesinde gerçekleşen katliamlardan biri olduğunu söyleyen Hasan Ali Düzgünkaya, “Çevre köylerden toplanan insanlar Kılıçkaya’da bulunan ahırda toplanarak Zini Gediği’ne götürülerek katlediliyor. Mağduriyetimizle alakalı adaletin yerine getirilmesi ve devletin özür dileyip anıt mezar yapılması için engellemelerin yapılmamasını istiyoruz” dedi.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • Zini Gediği Katliamı tanığı Gökdemir: Askerler insanları kurşuna dizdiler; çok çile çektik-VİDEO

    Zini Gediği Katliamı tanığı Gökdemir: Askerler insanları kurşuna dizdiler; çok çile çektik-VİDEO

    PİRHA-8 Ağustos 1938’de yaklaşık 100 köylü, Zini Gediği’nde katledildi. Zini Gediği Katliamı tanığı Yadigâr Gökdemir, “Askerler insanları Zini Gediği’nde kurşuna dizerek öldürdüler. Bizi trenlere bindirdiler Balıkesir’e gönderdiler. Bu süreçte çok zor şartlarda yaşadık. Aç kaldık, susuz kaldık” dedi.

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan bir dağ köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan yaklaşık 100 köylü, saatlerce aç, susuz yürütülerek “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildiler. Mezarları hiç olmadı; kurda kuşa yem olmak üzere dağ başında toz ve toprak içerisinde öylece bırakıldılar.

    Uzun yıllar boyunca Zini Gediği bölgesine gidilmesi yasaklandı, geride kalanlar yakınlarının kemiklerine sahip çıkamadı, yas hep devam etti. Geride kalan aileler köyleri boşaltmak zorunda bırakıldı; Balıkesir ve Edirne başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları illere 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler.

    92 yaşındaki Zini Gediği Katliamı tanığı Yadigâr Gökdemir, yaşananları PİRHA’ya anlattı.

    “O ZAMANLAR ÇOK ÇİLE ÇEKTİK”

    Zini Gediği Katliamı tanığı Yadigâr Gökdemir, “Askerler köydeki erkekleri toplayıp bir ahıra götürdüler. Daha sonra askerler insanları Zini Gediği’nde kurşuna dizerek öldürdüler. Katliamdan sonra Erzincan köprüsünde 15 gün kaldık, ondan sonra da bizi İliç köprüsüne sürdüler. 1 ay da orada kaldık. Bizi trenlere bindirip Balıkesir’e gönderdiler, herkesi bir tarafa dağıttılar. Bizi Susurluk’ta bir köye, ardından da bir Çerkez köyüne verdiler. Annemle birlikte 9 kişiydik. O zamanlar çok çile çektik. Bu süreçte çok zor şartlarda yaşadık, aç kaldık, susuz kaldık” dedi.

    Cihan BERK/ERZİNCAN

  • 1938’de Zini Gediği’nde katledilenler anıldı-VİDEO

    1938’de Zini Gediği’nde katledilenler anıldı-VİDEO

    PİRHA- 1938’de Zini Gediği’nde 84 yıl önce katledilenler anıldı. İnsanların köylerinden toplanarak Zini Gediği’nde katledildiğini söyleyen Kenan Düzgünkaya, “İçimiz kan ağlıyor, 84 yıl önce yaşanan katliam bugün yaşanmış gibi hissediyoruz” dedi.

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan bir dağ köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan yaklaşık 100 köylü, saatlerce aç, susuz yürütülerek “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildiler. Mezarları hiç olmadı; kurda kuşa yem olmak üzere o dağ başında toz ve toprak içerisinde öylece bırakıldılar.

    Uzun yıllar boyunca Zini Gediği bölgesine gidilmesi yasaklandı, geride kalanlar yakınlarının kemiklerine sahip çıkamadı, yas hep devam etti. Geride kalan aileler köyleri boşaltmak zorunda bırakıldı; Balıkesir ve Edirne başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları illere 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler.

    1938’de Zini Gediği’nde 84 yıl önce katledilenler anıldı. Zini Gediği’nde katledilenler için çerağlar uyandırıldı.

    “KATLEDİLENLERİN MEZAR YERLERİNİN OLMASINI İSTİYORUZ”

    İnsanların köylerinden toplanarak Zini Gediği’nde katledildiğini söyleyen Kenan Düzgünkaya, “İçimiz kan ağlıyor, 84 yıl önce yaşanan katliam bugün yaşanmış gibi hissediyoruz. Sorumluların cezalandırılması ve katledilen yakınlarımızın mezar yerlerinin olmasını istiyoruz” diye belirtti.

    Yaşanan katliamın failinin devlet olduğunu ifade eden Araştırmacı-Yazar Cemal Taş, “Devlette süreklilik vardır o yüzden insanlar nerede öldürülmüşse yerleri bellidir. Bizim yapmamız gereken bundan sonra mücadeleyi omuzlayarak birbirimizle dayanışarak yürütmeliyiz” dedi.

    Genç Ali Düzgünkaya ise, “Buradaki kemiklerin toplanarak bir anıt mezarı yapılması ve öldürülen insanların isminin yazılmasını istiyoruz. Biz de katledilen yakınlarımızı ziyaret ederek lokmalarımızı dağıtıp, öldürülen insanları anıp gidelim” diye konuştu.

    PİRHA/ERZİNCAN

     

  • Zini Gediği İnisiyatifi, Kılıçdaroğlu’nu ‘Helalleşme’ kapsamında anmaya davet etti

    Zini Gediği İnisiyatifi, Kılıçdaroğlu’nu ‘Helalleşme’ kapsamında anmaya davet etti

    PİRHA-Zini Gediği İnisiyatifi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ‘Helalleşme’ kapsamında 8 Ağustos Pazartesi günü saat 16.00’da Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde yapılacak anmaya davet etti.

    84. yılında Zini Gediği Katliamı protesto edilerek, katledilenler anılacak. Anma 8 Ağustos Pazartesi günü saat 16.00’da Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde yapılacak.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Helalleşme’ kapsamında 28 Aralık 2011 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait uçakların bombalaması sonucu 34 kişinin öldürüldüğü Roboski’ye gitmişti.

    Zini Gediği İnisiyatifi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ‘Helalleşme’ kapsamında 8 Ağustos Pazartesi günü saat 16.00’da Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde yapılacak anmaya davet etti.

    “KILIÇDAROĞLU’NU ZİNİ ANMAMIZA DAVET EDİYORUZ”

    Zini Gediği İnisiyatifi tarafından yapılan yazılı açıklamada, “38’de Zini Gediği’nde katledilen 100’e yakın masum insanı anacağız. Özel alana çekilmiş Zini travmasının toplumsal dayanaklarını bularak, kamusal alanda sorgulayarak, bir daha asla bu tür acıların yaşanmamasının ortak bilincinin oluşmasını sağlamak için kayıp yakınları ve sivil toplum kurumları bir araya geleceğiz. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ‘Helalleşme’ kapsamında Roboski’ye gittiği şu günlerde, Zini anmamıza davet ediyoruz” denildi.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • Zini Gediği’nde katledilen 97 Alevi, 8 Ağustos’ta Kılıçkaya köyünde anılacak

    Zini Gediği’nde katledilen 97 Alevi, 8 Ağustos’ta Kılıçkaya köyünde anılacak

    PİRHA- Zini Gediği İnisiyatifi, 84. Yılında Zini Gediği Katliamı’nı protesto ederek, katledilenleri anacak. Anma 8 Ağustos Pazartesi günü saat 16.00’da Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde yapılacak. 

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan dağlık bir köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan yaklaşık 100 köylü, saatlerce aç, susuz yürütülerek “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildiler. Mezarları hiç olmadı; kurda kuşa yem olmak üzere o dağ başında toz ve toprak içerisinde öylece bırakıldılar.

    Uzun yıllar boyunca Zini Gediği bölgesine gidilmesi yasaklandı, geride kalanlar yakınlarının kemiklerine sahip çıkamadı, yas hep devam etti.

    Geride kalan aileler köyleri boşaltmak zorunda bırakıldı; Balıkesir ve Edirne başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları illere 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler.

    “100’E YAKIN İNSAN ZİNİ GEDİĞİ’NDE KURŞUNA DİZİLDİ”

    Zini Gediği Katliamı’nın 84. yılı nedeniyle yapılacak anma programına ilişkin Zini Gediği İnisiyatifi, yazılı bir açıklama yaptı.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “8 Ağustos 1938’te köyünden, tarlasından, okulundan topladıkları, suçsuz, günahsız yaklaşık 100’e yakın insanı, saatlerce aç susuz yürüterek, “yasak bölge” ilan ettikleri Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizdiler. Cesetler kurda, kuşa, yılanlara yem oldu. Kendilerine bir mezar taşı ve kefen fazla görüldü. Hukuk dışı bir şekilde öldürülen atalarımızın kemikleri hala açıkta durmaktadır. Ortada duran kemikler vicdanımızı sızlatmakta ve her gördüğümüzde yaramızı yeniden kanatmaktadır. 82 yıldır Zini’de kefensiz ve mezarsız yatmakta olan masumları anmak, açıkta duran kemiklerin DNA testlerinin yapılarak bizlere teslim edilmesi ve onları inancımızın gerektirdiği gibi defin etme talebimizi dillendirmek için, 8 Ağustos 2022 Pazartesi günü saat 16.00’da Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde bir araya geliyoruz.”

    PİRHA/ ERZİNCAN

  • 1938’de Zini Gediği’nde katledilenler anıldı-VİDEO

    1938’de Zini Gediği’nde katledilenler anıldı-VİDEO

    PİRHA-Zini Katliamı’nda katledilenler 83. Yılında Kılıçkaya Köyü’nde anıldı. Zini Gediği Katliamının sistemin Alevilere, Kürtlere reva gördüğü katliamlardan birisi olduğunu belirten HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “1938’de Dersim’de katliam yapanların bir amacı vardı. Dersim’i, Kürtlüğü, Kızılbaş inancını yok etmek istiyorlardı onun için de Dersim’de çocuk, kadın, yaşlı demeden herkesi katlettiler ve bugün halen bu katliam süreci açığa çıkmış değil” dedi.

    1938’de Erzincan Kılıçkaya ve çevre köylerinden toplanarak Zini Gediği’nde katledilen 100’den fazla can bugün anıldı. Anma programına HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDP PM Üyesi Nesimi Aday, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Sekreteri Erdal Kılıçkaya,Zini Gediği İnisiyatifi, HDP Erzincan İl Örgütü, EMEP Erzincan İl Örgütü, CHP Erzincan İl Örgütü, PSAKD Erzincan Şubesi, Eğitim-Sen Erzincan Şubesi ve Erzincan Dersimliler Kültür Derneği katıldı.

    Zini Katliamı’nda katledilenler 83. Yılındaki anma programında ‘Dersim’den Zini’ye yapılan bütün katliamları kınıyoruz’, ‘Zini Katliamını unutmadık’ ve ‘Zini Gediği’nde katledilen canlarımızı anıyoruz’ pankartları açıldı.

    “BUGÜN HALEN KATLİAM SÜRECİ AÇIĞA ÇIKMIŞ DEĞİL”

    Zini Gediği Katliamının sistemin Alevilere, Kürtlere reva gördüğü katliamlardan birisi olduğunu belirten HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “1938’de Dersim’de katliam yapanların bir amacı vardı. Dersim’i, Kürtlüğü, Kızılbaş inancını yok etmek istiyorlardı onun için de Dersim’de çocuk, kadın, yaşlı demeden herkesi katlettiler ve bugün halen bu katliam süreci açığa çıkmış değil. Bugün herkesin yüreğinde bir sızıdır Dersim bu sızının dinmesi sadece gerçek bir yüzleşme ile olur” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Sekreteri Erdal Kılıçkaya, “Zini Gediği Katliamında katledilenler için anıt inşa ettik ama iki anıtımızı da yerle bir ettiler. Birini Zini Gediği’nde yıktılar ikincisi köy içinde yaptığımız ateş çemberini de dereye yuvarladılar. Mücadelemiz devam ediyor Erzincan Başsavcılığına yapmış olduğumuz kemiklerin DNA testi yapılarak bize teslim edilme talebi ışık hızıyla geri çevrildi, üst mahkemeye başvurduk oradan ret yanıtı gelince davayı AİHM’e taşıdık. Ortada duran insan kemikleri bizim olabilir, akrabalarımızın olabilir ama ortada bir insanlık dramı yaşanıyor. Anayasal hak olan herkesin mezar yeri olma hakkını bile bize reva görmüyorlar ama bundan sonrada mücadelemiz devam edecek” dedi.

    Tarihte yapılan bütün katliamların devletin desteğiyle olan katliamlar olduğunu vurgulayan PSAKD Erzincan Şube Başkanı Salih Ürün, “Devletten habersiz hiçbir katliam bu ülkede yapılmaz. Sivas’ta, Maraş’ta seyirci kaldı devlet. Ortada bir sorun var ama biz ne zaman birliğimizi, beraberliğimizi sağlarsak ancak o zaman bu katliamlardan kurtuluruz” diye konuştu.

    Zini Gediği inisiyatifinin taleplerini devlet yetkililerine ilettiğini belirten EMEP Erzincan İl Başkanı Haydar Polat, “Yıllardır gayet insani olan talepler muhatapsız kaldı. 1938’de 97 masum insan barbarca katledildi. Gelinen aşamada bırakın insani bir bakış açısını halen insanlığa yakışmayan çok olumsuz tepkilerle karşılaşıyoruz atalarımızın katledildiği yerde yaptığımız anıt mezar bile tahrip edilerek barbarlıkta sınır tanımadıklarını gösterdiler” dedi.

    Anma programı konuşmaların ardından türküler ve lokmalar pay edildikten sonra sona erdi.

    Cihan BERK/DERSİM

  • Kılıçkaya: Devletten Zini Gediği’nde katledilen Aleviler için yüzleşmesini ve özür bekliyoruz

    Kılıçkaya: Devletten Zini Gediği’nde katledilen Aleviler için yüzleşmesini ve özür bekliyoruz

    PİRHA-1938’de gerçekleştirilen Zini Gediği Katliamı’nın 83. Yılında PİRHA’ya konuşan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Sekreteri Erdal Kılıçkaya, “Artık katliamlarla yüzleşilmesini, DNA testi yapılarak cesetlerin kayıp yakınlarına teslim edilmesini ve kayıp yakınları olarak devletten Zini Gediği’nde katledilen 100 kişi için özür bekliyoruz” dedi.

    8 Ağustos 1938’de Erzincan’ın Munzur’a bakan dağlık bir köyünde, Surbahan ve çevre köylerden toplanan yaklaşık 100 köylü, saatlerce aç susuz yürütülerek “yasak bölge” ilan edilen Erzincan Zini Gediği’nde kurşuna dizildiler. Mezarları hiç olmadı; kurda kuşa yem olmak üzere o dağ başında toz ve toprak içerisinde öylece bırakıldılar.

    Uzun yıllar boyunca Zini Gediği bölgesine gidilmesi yasaklandı, geride kalanlar yakınlarının kemiklerine sahip çıkamadı, yas hep devam etti. Geride kalan aileler köyleri boşaltmak zorunda bırakıldı; Balıkesir ve Edremit başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları illere 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Sekreteri Erdal Kılıçkaya, 8 Ağustos 1938’de gerçekleştirilen Zini Gediği Katliamının 83. Yıldönümüne ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “ZİNİ GEDİĞİ’NDE KATLEDİLENLERİN ÜZERLERİNE TOPRAK BİLE ATILMALARI FAZLA GÖRÜLMÜŞ”

    Anadolu’da hangi taşı kaldırırsanız kaldırın altından insan kemiğinin çıktığını vurgulayan Kılıçkaya, “İnsanlar Alevi, Kürt, Ezidi ve Ermeni kemikleriyle dolu bir coğrafya üzerinde yaşamak zorunda bırakılmış. Tam da bu eksende 1938’de Erzincan’ın Kılıçkaya köyü ve diğer civar köylerden toplanan 100 kişi Zini Gediği’nde toplanarak silahlarla katledilmiş. Bölge yasak bölge ilan edildiği için geride kalanlar katledilenlerin cesetlerine dahi sahip çıkamamışlar. Bu da yetmezmiş gibi acıya maruz bırakılan ailelere bir ceza daha kesilerek geride kalan aileler Edremit, Çanakkale, Susurluk gibi yerlere sürgüne gönderilmiş. Kayıp yakınları yaklaşık 9 yıl geriye dönüş yasağı olduğu için köylerine dönüp cesetlerine dahi sahip çıkamamışlardır. Zini Gediği’nde 100’e yakın insanın cesedi kurda, kuşa yem olsun diye öylece bırakılmış ve üzerlerine bir kürek toprak bile atılmaları fazla görülmüş. Açıkta duran kemikler bu kadar yıl geçmesine rağmen orada duruyor” dedi.

    “KEMİKLERİN DNA TESTİ YAPILMASI TALEBİ MAHKEMELERCE REDDEDİLDİ”

    Yaklaşık 10 yıl önce Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı’na kayıp yakınları olarak başvurduklarını belirten Kılıçkaya, “Bu kemiklerin DNA testi yapılarak kayıp yakınlarına teslim edilmesini ve böylece de kayıp yakınlarının istedikleri yere defin ederek en azından kayıplarını ziyaret edebilecekleri bir mezar yerleri olması gerektiği yönünde başvuru yaptık. Yaptığımız başvuru Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ışık hızıyla konunun araştırılmasına gerek yok diye cevap vererek talebimizi reddettiler, üst mahkemeye taşıdık oradan da ret kararı gelince konuyu AİHM’e taşıdık ama halen konuyla ilgili yanıt bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    “ARTIK KATLİAMLARLA YÜZLEŞİLMESİ GEREKİYOR”

    Artık katliamlarla yüzleşilmesini, DNA testi yapılarak cesetlerin kayıp yakınlarına teslim edilmesini ve kayıp yakınları olarak devletten Zini Gediği Katliamı’nda katledilen 100 kişi için özür beklediklerini belirten Erdal Kılıçkaya konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Bütün bu çalışmaları yürütürken de düzenli olarak her 8 Ağustos’ta Zini Gediği Katliamı’nda kaybettiklerimizi Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıyoruz. Bütün duyarlı insanları 8 Ağustos’ta ki Zini Gediği anmamıza bekliyoruz en azından unutmamak, unutturmamak ve bir daha böyle acıların yaşanmaması adına anma programımızda kendimizi yalnız hissetmek istemiyoruz. Biz hem Kılıçkaya köyüne hem de Zini Gediği’ne anıt mezar inşa etmek istedik kendi imkânlarımızla yaptığımız bu anıtı devletin kurumları yıktırdılar yani katlettikleri insanlara bir mum yakıp koyabileceğimiz yeri bile fazla gördüler.”

    Cihan BERK/PİRHA