PİRHA – Ankara’da Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi 5 sanatçının birlikte açtığı 5 sergiden oluşan “Müdahil” adlı resim sergisine, Zülfü Livaneli Kültür Merkezi ise “Retrospektif” illüstrasyon sergisine ev sahipliği yapıyor.
Sanatçı Ahu Akkan, Şükrü Aslan, Nadir Baylan, Murat Fırat ve Hikmeti Tabiyeci, Ankara’da ortak sergide buluştu.
Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi 5 sanatçının birlikte açtığı 5 sergiden oluşan “Müdahil” adlı resim sergisine, Zülfü Livaneli Kültür Merkezi ise “Retrospektif” illüstrasyon sergilerine ev sahipliği yapıyor.
2021 yılında “beş sanatçı, beş ayrı bakış, beş yeni noktadan kalkış, beş yolcu, tek yerde bulunuş” diyerek yola çıkmış olan projenin ikinci sergisi, Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde açıldı.
Farklı disiplinlerde eserler üreten beş ismi bir araya getiren sergi ile sanatçılar; “Bu projeyle sanata alan açmaya, özgürleşmeye, Ankara’nın kültür-sanat yaşantısında farklı bir pencere aralayarak katkı sunmaya, gerçekleştirdiğimiz işlerle kentin hafızasında yer edinmeye gönüllüyüz. Tam da bu sebeple ‘müdahil’ oluyoruz” diyorlar.
6 Ocak’ta açılan sergi, 4 Şubat’a kadar gezilebilecek.
FARKLI BİR SERGİ “RETROSPEKTİF”
Sanatçı Ethem Onur Bilgiç’in “Retrospektif” adlı illüstrasyon sergisi ise Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nde sanatseverleri bekliyor. Tiyatro, ajans, dergi ve yayınevleri için içerik ve afiş çalışmaları olan illüstratör ve grafik tasarımcısı sanatçının bu sergisi, Ankara’da ilk olma özelliği taşıyor. Ulusal ve uluslararası festivallere de katılmış olan sanatçının sergisi 30 Ocak’a kadar açık kalacak.
PİRHA – Ankaralılar, yeni yıla sergi, tiyatro, konser ve sempozyumlarla merhaba diyor.
Ankaralılar için birbirinden değerli kültür sanat programları bu hafta görücüye çıkıyor. Sanatseverler 2023’e birbirinden güzel sergi, tiyatro, konser ve sempozyumlarla başlıyor.
İKİ BÜYÜK SERGİ
2023’in ilk etkinleri, 6 Ocak’ta Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi ve Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’ndeki iki büyük sergiyle başlıyor. İlk ayağı, “Buluşmalar” alt başlığıyla ile 2021’de gerçekleştirilen, ‘5 Sanatçı 5 Sergi’sinin devamı niteliğindeki “Müdahil” sergisi, 6 Ocak – 4 Şubat tarihleri arasında Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde Başkentlilerle buluşacak. Farklı türlerde eserler üreten beş sanatçı; Ahi Akkan, Şükrü Aslan, Nadir Baylan, Murat Fırat ve Hikmeti Tabiyeci Çağdaş Sanatlar Merkezinde birbirinden özel eserleriyle sanatseverlerle bir araya gelecek.
Yeni yılın bir diğer önemli sergisinde ise grafik sanatının son dönemdeki en ünlü genç yeteneklerinden biri olan Ethem Onur Bilgiç konuk edilecek. Bilgiç’in sinema ve tiyatro posterleri, kitap kapakları ve iç çizimleri, plak kapakları, dergi kapakları ve kişisel illüstrasyonlarının yer aldığı “Retrospektif” sergisi, 6 -30 Ocak tarihleri arasında Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nde sanatseverlerin ilgisine sunulacak.
NAZIM 121 YAŞINDA
Çankaya Belediyesi, Dil Derneği işbirliği ile Nazım Hikmet’in 121. yaşını sempozyum ve açık oturumla kutlamaya hazırlanıyor. “Nazım Hikmet Niçin Ölümsüz” başlıklı etkinlik konserler ve şiir dinletileri ile birlikte 14 Ocak’ta Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Nazım’ın 15 Ocak doğum gününde ise RAN adlı oyun Yılmaz Güney Sahnesi’nde saat 19.30’da izleyici ile buluşacak.
ADALET VE DEMOKRASİ HAFTASI
Bu yıl 30’uncusu düzenlenecek Adalet ve Demokrasi Haftası’nın sloganı “Uğur Mumcu Sesleniyor” olacak.
Adalet ve Demokrasi Haftası Gazeteci Yazar Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü 24 Ocak’ta başlayıp Hukukçu ve Siyasetçi Muammer Aksoy’un öldürüldüğü 31 Ocak tarihinde sona erecek. Hafta, 24 Ocak günü Batıkent Uğur Mumcu Park’ında yer alan anıta çelenk bırakma ile başlayacak. Batıkent’teki etkinliğin ardından anma töreni Uğur Mumcu’nun Sokağı’nda devam edecek. Mumlar ve karanfiller ile evinin önünde düzenlenecek anma töreni sonrasında Levent Üzümcü Tiyatrosu’nun sahnelediği ve Uğur Mumcu’yu anlatan “Unutma Bizi” tiyatro oyununu Çankaya Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde Başkentlilerle buluşacak.
PİRHA- İnfaz düzenlemesinin komisyon görüşmelerine başlanırken, aydınlar tarafından kaleme alınan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderilen mektupta, Covid-19 salgınının cezaevleri açısından büyük risk oluşturduğu belirtilerek, infaz yasasının cezaevindeki herkesi kapsaması gerektiği vurgulandı.
İnfaz kanununda değişiklik öngören 70 maddelik “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, Meclis Adalet Komisyonu’nda görüşmeye başladı.
Birçok kurum ve insan hakları savunucusu, koronavirüs kapsamında tartışılan infaz yasasının cezaevindeki herkesi kapsaması gerektiğine dikkat çeken açıklamalar yapıyor.
Konuya dair siyasetçi Ahmet Türk, Celal Doğan, Kezban Hatemi, Nesrin Nas, Oya Baydar, Rıza Türmen, Tarhan Erdem gibi aydınları temsilen Zülfü Livaneli imzasıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a mektup gönderildi.
Zülfü Livaneli tarafından okunan mektup şöyle:
“Ne zamandır gündemde olan infaz rejiminde değişiklik öngören “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun Teklifi” TBMM’ye gönderilmiştir. İçinde bulunduğumuz şartları göz önünde tuttuğumuzda, yurttaşlık bilinci ve sorumluluğumuz bizi bu başvuruyu yapmaya sevk etmektedir.
“UYARILAR DİKKATE ALINMAMIŞ”
Kanun teklifinin içeriği, yapılan uyarıların dikkate alınmadığını, teklifte yer alan hükümlerin, evrensel insan hakları standartlarınca kabul edilmiş olan infaz hukukunun eşitlik ilkesine tümden aykırılık teşkil ettiğini ortaya koymaktadır. İnfaz Paketi olarak adlandırılan teklifin zamanlaması elbette anlamlıdır. Bütün ülkeye “Evinde kal” çağrısının yapıldığı bir dönemde gündeme alınmasının nedenlerinin başında koronavirüs salgını olduğu açıktır.
Salgın, cezaevleri açısından büyük risk oluşturuyor. Salgın riskinin söz konusu olduğu bir durumda, kişilerin, hangi suçu işlemiş olurlarsa olsunlar, sağlıklı bir ortamda bulunma ve olası risklere karşı korunma taleplerinin karşılanması temel insan haklarının başında gelen yaşama hakkının korunması için zorunludur.
“ÇAĞRILAR ACİLEN DİKKATE ALINMALI”
Alınması gereken zorunlu tedbirlerin bir an önce belirlenmesi ve kanunlaşması gerekmektedir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, uluslararası Af Örgütü, Avrupa Birliği Parlamenterleri ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri’nin standartları işaret eden açıklamaları ve Türkiye çağrıları acilen dikkate alınmalıdır.
Ülkemizde tartışmalı tutuklama kararları ve mahkumiyet kararları nedeniyle ceza ve tutukevleri gazeteciler, yazarlar, siyasetçiler, hak savunucuları, sivil toplum önderleri ve muhaliflerle doludur. Bu insanlar duyarlılıklarından dolayı, hiçbir ilişkileri olmayan terör suçlarından tutuklanmış veya mahkum edilmişlerdir. Kanun teklifi maalesef bu olgu göz önünde tutulmaksızın hazırlanmıştır.
“ADALET DUYGUSU DERİNDEN SARSILIR”
Gündemdeki düzenlemenin yürürlüğe girmesi, hem özel risk altındaki cezaevlerinde telafisi imkânsız sonuçlara yok açacak hem de kamu vicdanını ve toplumun adalet duygusunu derinden sarsacaktır. Teklifi öncelikli olarak görüşecek TBMM Adalet Komisyonu’nu, TBMM Genel Kurulu’nu ve tüm siyasi partileri bu konularda adım atmaya davet ediyor, tarihsel sorumluluklarını hatırlatıyor, bu konudaki kaygılarımızı ve önerilerimizi başta Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ve TBMM Başkanı Sayın Mustafa ŞENTOP olmak üzere bütün sorumlulara ve yetkililere doğrudan iletmek istiyoruz. Saygılarımızla.”