Yazar: diren keser

  • Mersin KESK : Demokratik mücadelemizi alanlarda yükselteceğiz

    Mersin KESK : Demokratik mücadelemizi alanlarda yükselteceğiz

    MERSİN PİRHA- Mersin KESK bileşenleri son çıkan Kanun Hükmünde Kararname ile birlikte ihraç edilen üyeleri için açıklama yaptı. Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelen KESK’e demokratik kitle örgütü temsilcileri ve siyasi parti temsilcileri de destek verdi.

    KESK adına açıklamayı okuyan Tarım Orkam-Sen Şube Başkanı Kenan Hazar “29 Ekim ve 22 Kasım gecesi çıkarılan KHK’lerle binlerce üyemiz, akademisyen ve kamu emekçisi ihraç edilerek işinden atılmıştır. Bunlar KHK yapıcılarının insafına ve takdirine bağlı konular değildir” dedi.

    “Daha fazla izleyip bekleyemeyiz” diyen Hazar, hak için her tür demokratik mücadelemizi alanlarda yürüteceğiz ve yükselteceğiz dedi.

    Açıklamanın ardından eyleme destek veren CHP Mersin İl Başkanı Abdullah Özyiğit konuştu. Özyiğit gün geçmiyor ki bu ülkede listeler yayınlansın ve insanlar işinden ekmeğinden edilmesin diyerek ihraç edilen kişilerin laikliği, barışı, insan haklarını savunduklarını söyledi.

    Son olarak konuşan KHK ile işinden ihraç edilen BES şube başkanı Yusuf Kaya ise “onlar arzuluyorlar ki bizim yüzümüzde gülümseme olmasın, onlar arzuluyorlar ki zalimane uygulamalarına karşı ses çıkmasın, ama inadına ses çıkaracağız” dedi.

    i.mersinkesk1mersinkesk3

  • Mersin Tabip Odası: Failleri değil çocukları koruyalım

    Mersin Tabip Odası: Failleri değil çocukları koruyalım

    PİRHA MERSİN – Geçtiğimiz günlerde AKP tarafından Meclis gündemine getirilen ve kamuoyunun yoğun tepkisiyle karşılaşan cinsel istismar yaşının düşürülmesine dönük kanun teklifi hükümet tarafından komisyonda tekrar görüşülmek üzere geri çekildi. Ancak  başta kadın kurumları olmak üzere kamuoyu yasa teklifinin iptal edilmesini istiyor.

    Yasa teklifine dönük Mersin Tabip Odası da konuya ilişkin açıklama yaparak “failleri değil çocukları koruyalım” dedi. Tabip Odası Başkanı Ful Uğurhan yaptığı açıklamada “ 18 yaş altında yapılan bütün evlilikler ruhsal istismardır ve bir çocuğun rızasından bahsedilemez” dedi.

    Uğurhan açıklamanın devamında dünyada ve ülkede yaşanan cinsel istismar olaylarının arttığına işaret ederek oysa bu büyük oranda önlenebilir bir durumdur dedi.

    Son olarak faiillerin değil geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımızın korunmasının gerekli olduğunu belirten Uğurhan, “önergenin bir daha karşımıza çıkmamasını talep ediyoruz” dedi.

    tabipoadasi2 tabipodasi1

  • Mersin Kadın Platformu’ndan Resim Sergisi

    Mersin Kadın Platformu’ndan Resim Sergisi

    25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında Mersin Kadın Platformu tarafından İHD Mersin Şubesinde Kadın Tutsak Aynur Epli’nin resim sergisi açıldı.

    Sergi açılışında platform adına açıklama yapan Şerife Kılıç 22 yıldır hapishanede olan Aynur Epli’nin kadına yönelik şiddeti, yaptığı resimleriyle duvarların arkasından anlattığını ve bu serginin 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle mücadele günüyle örtüştüğünü ifade etti.

    Kadına yönelik şiddetin evde, işyerinde, sokakta, okulda, karakolda ve hapishanede bütün şiddetiyle sürdüğünü ifade eden Kılıç, “Ülkemizde ve bölgemizde yaşanan savaşın getirdiği mağduriyetler yetmezmiş gibi çıkarılan KHK ile binlerce insan işten atılmış, kadın ve çocuk dernekleri kapatılarak muhalefet susturulmaya çalışılmıştır” dedi.

    Kılıç son olarak bu saldırılara karşı susmayacaklarını, direneceklerini ifade etti. Açıklamanın ardından resim sergisi açıldı. mersin-kadinplatformu-aciklama2

  • İştar Kadın Merkezi: Çocuk istismarı suçtur, izin vermeyeceğiz

    İştar Kadın Merkezi: Çocuk istismarı suçtur, izin vermeyeceğiz

    PİRHA MERSİN- Mersin Akdeniz Belediyesi İştar Kadın Merkezi, AKP’li vekiller tarafından meclis gündemine getirilen ve kamuoyunun büyük tepkisiyle karşılanan cinsel istismarı yasal hale getiren kanun teklifine tepki gösterdi.

    Mersin Akdeniz Belediyesi İştar Kadın Merkezi, AKP’li vekiller tarafından meclis gündemine getirilen ve kamuoyunun büyük tepkisiyle karşılanan cinsel istismarı yasal hale getiren kanun teklifini bir basın açıklamasıyla protesto etti.

    Açıklamayı okuyan İştar Kadın Merkezi pisikoloğu Fahriye Cengiz Ohal süreciyle birlikte taciz, tecavüz, ve şiddet uygulayanları deşifre eden kurumların kapatıldığı bir dönemde gecenin bir vakti apar topar bir şekilde tecavüzcüleri aklayan bir yasa önergesinin getirilmesi tesadüf müdür? diye sordu.

    Söz konusu kanun değişikliği ile “çocuk istismarı” bir suç olmaktan çıkartılıyor diyen Cengiz buna asla izin vermeyeceğiz dedi.

    Son olarak 2011’de İstanbul’da Türkiye’nin çekincesiz ve ilk imzacı olduğu İstanbul sözleşmesi hatırlatan Cengiz devletin imzaladığı sözleşmeye bağlı kalmasını istedi.

    Açıklamanın ardından İstanbul sözleşmesine taraf devletlere fax çekilerek, mecliste geçirilmek istenen yasa teklifinin içeriği paylaşıldı.

    istar-kadin-merkeziaciklama

  • Mersin Cemevi’nde üye toplantısı

    Mersin Cemevi’nde üye toplantısı

    PİRHA MERSİN- Mersin Cemevi yönetimi göreve geldiklerinin birinci yılında üye toplantısı gerçekleştirdi.

    Toplantıda ilk olarak inanç kurulunun faaliyet raporu Erdoğan Sevim Dede tarafından okundu. Ardından Kadın ve Gençlik kollarının raporu üyelerle paylaşıldı. Yönetim adında son olarak söz alan Pir Hasan Kılavuz, geçen bir yılı değerlendirmek üzere bir araya geldiklerini belirterek çalışmalar hakkında bilgiler sundu.

    Kılavuz, Mersin’de yaklaşık 300 bin Alevinin var olduğunu ancak inancın yeteri kadar sahiplenilmediğini ifade etti. Bir çok alanda çalışmalar yaptıklarını, Alevilerinde bu çalışmalara daha fazla sahip çıkması gerektiği söyledi.

    Yapılan sunum ve konuşmaların ardından üyelerin eleştiri ve önerileriyle toplantı sona erdi.

    dsc_2632 dsc_2646 dsc_2659

  • Adana Dersimliler Derneği’nden Dersim 38 anması

    Adana Dersimliler Derneği’nden Dersim 38 anması

    Adana Dersimliler Derneği Dersim 38 Katliamının yıldönümü anısına panel gerçekleştirdi. Adana İnci Otelde gerçekleşen “Dersim Neden Kırıldı?” paneline çok sayıda yurttaşın yanı sıra HDP Adana milletvekili Meral Danış Beştaş ve çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı.

    Panel öncesi konuşma yapan dernek başkanı Metin Çelik, panel öncesi panel afişlerinin toplatıldığını belirterek tepki gösterdi. Demokrasi için hapis yatmaya hazır olduklarını söyleyen Çelik, bir an önce demokrasi güçlerinin harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.

    Çelik’in konuşmasının ardından gerçekleşen panele Av. Sabahattin Demir, Yazar Metin Aktaş, Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu konuşmacı olarak katıldı. İlk olarak söz alan yazar Metin Aktaş Dersim 37-38’de yaşananların soykırım olduğunu belirtti. Bugünde benzer zihniyetin uygulamaların olduğunu ifade eden Aktaş Seyid Rıza’nın yaşadıklarını paylaştı.

    Ardından konuşan Ovacık Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu da katliamın nedeninin Dersim’in özgün kimliği olduğunu söyledi. Resmi kayıtlara göre 13bin Dersimlinin katledildiğini belirten Maçoğlu, bu kadar insan katledilmemeiş olsaydı bile o dönemin iktidar sözcülerinin ifade ettiği “taş üstünde taş omuz üstünde baş” söyleminin bile soykırım suçu olduğunu söyledi.

    Konuşmaların ardından soru cevap ile panel sona erdi
    20161119_160434-1024x577

    .

  • PSAKD Mersin Şubesi açıldı

    PSAKD Mersin Şubesi açıldı

    İlan edilen OHAL sonrası birçok dernek kapatılırken, diğer taraftan Alevi örgütlenmesinde öenmli bir yeri olan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği örgütlenme çalışmasını tamamladığı Mersin şubesini düzenlenen törenle açtı. Siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu’nun da katıldığı törende konuşan derneğin Genel Başkan Yardımcısı ve Tarsus Şube başkanı Cuma Erçe yürütülen demokrasi mücadelesine güç katmayı amaçladıklarını belirtti.

    Erçe’nin ardından konuşan Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu da kırmızı çizgilerimizi bir tarafa bırakıp demokrasi mücadelesini birleşitirmenin zamanı geldiğini ifade etti.

    Konuşmaların ardından okunan gulbeng ile dernek binası açıldı.
    dsc_0164 dsc_0175 dsc_0185

  • Çingene Kızı Zeugma mozaiği karanlık odada korunuyor

    Çingene Kızı Zeugma mozaiği karanlık odada korunuyor

    Nizip ilçesinin 10 kilometre doğusunda bulunan Zeugma antik kentinde, 1998-1999 kış döneminde Belkıs Harabelerinin kurtarılması sırasında bulunan Çingene kızı mozaiği, yaklaşık 15 yıldır dünyanın en büyük ikinci müzesi olan Gaziantep Zeugma Müzesi’nde korunuyor. Üç blok halinde inşa edilen ve iki bin yıllık mozaikler ile define avcılarının talanıyla eksilen parçalarının da lazer sistemiyle görüntü olarak tamamlandığı müzede korunan çingene kızı mozaiği, karanlık ve özel bir odada sergileniyor. Odanın ışıklı giriş duvarında ise eserin eksik parçalarının inovasyonu yer alıyor.

    ZEUGMA’NIN KAYIP PARÇALARI

    Zeugma’nın en nadide parçası olan ve M.Ö 2. yüzyılın sonuna tarihlenen Maenad Mozaiği’nin (Çingene Kızı) kenar bordürleri ve bazı parçaları 2012 yılında ABD’de ortaya çıkmıştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, eserlerin Ohio Eyaletindeki Bowling Green Devlet Üniversitesinin Wolfe Sanat Merkezinde sergilendiğinin belirlenmesi üzerine üniversite yönetimiyle iletişime geçerek, parçaların Türkiye kökenli olduğunu ispatlayan bilimsel raporlar göndermişti. Ancak üniversite, bakanlığın raporunu ‘yeterli’ görmemiş ve mozaiklerin yurt dışına yasa dışı olarak çıkarıldığını ispatlayan doküman sunulmasını istemişti. Kültür ve Turizm Bakanlığı ise 4 yıldır üniversite yönetimiyle yapılan görüşmelerden bir netice alınamaması üzerine eserlerin iadesi için konunun UNESCO nezdinde gündeme getirilmesi amacıyla Dışişleri Bakanlığından talepte bulunmuştu.

    ÇİNGENE KIZI MOZAİĞİ

    Çingene Kızı mozaiği, Maenad Villası’nın yemek odasının dikdörtgen tabanına ait taban mozaiğinin kaçakçılardan geriye kalan parçaları arasında bulundu. Boyu 78, eni 52 cm olan mozaikte kadın figürü sağına doğru bakıyor. Kabarık saçları ortadan ikiye ayrılmış ve ensesinden bir eşarpla bağlanmış kadının kulaklarında iç içe geçmiş iri halka küpe bulunuyor. Bu nedenle ilk bulunduğunda Çingene Kızı olarak adlandırılan kadın tasvirinin yer aldığı dikdörtgen paneldeki mozaik taban, büyük ölçüde tahribata uğramış, figürlerin çoğu eski eser kaçakçıları tarafından çalınmış.

    “Çingene Kızı” mozaiği Gaziantep iline bağlı Nizip ilçesinin 10 kilometre doğusunda bulunan Zeugma antik kentinde, 1998-1999 kış döneminde Belkıs Harabelerinin kurtarılması sırasında bir villanın 300 metrekarelik tabanının parçası olarak, üzerindeki sütunun kaldırılmasıyla bulunmuştu. Akratos, Mevsim tanrıçası ve Satir adlı eserlerle birlikte kurtarılan Çingene Kızı mozaiği, antik kent ile birlikte Gaziantep’in de simgesi halini almıştı. Çingene Kızı mozaiğine konu olan kişinin cinsiyeti bir tartışma konusu olmakla beraber, figürün yer tanrıçası ve tanrıların anası Gaia veya Büyük İskender olduğuna dair farklı görüşler de yer almakta. Mozaiğe, saç örgülerinden dolayı halk arasında “Çingene Kızı” denilmektedir.

  • Mersin’de Dersim anması: Tarihin en barbar katliamı

    Mersin’de Dersim anması: Tarihin en barbar katliamı

    PİRHA- Mersin Dersimliler Derneği idamının 79’uncu yıl dönümünde Seyit Rıza ve arkadaşlarını andı. Dersimliler baskıcı zihniyetin bugün de devam ettiğini belirterek baskılara tepki gösterdi.

    Mersin Dersimliler Derneği dernek binasında yaptığı basın toplantısıyla Seyit Rıza ve arkadaşlarını andı. Mersin Emek ve Demokrasi platformu bileşenleri ve Akdeniz belediyesi Eş başkanı Fazıl Türk’ün de katıldığı toplantıda konuşan dernek başkanı Hasan Tanrıkut, 1938 yılından bugüne kadar tekçi zihniyetin devam ettiğini söyleyerek, “dernek olarak bu politikaları kabul etmiyoruz” dedi.

    Ardından basın metnini dernek sekreteri Kazım Açıktepe okudu. Açıklamada 79 yıl önce Dersim’de insanlık tarihinin en vahşi, en barbar katliamlarından biri olan Dersim Tertelesi yapıldı denilerek kadın, çocuk, yaşlı, genç denilmeden hunharca boğazlanarak yakılarak bombalanarak katledildiler denildi.

    Devamında, Seyid Rıza ve arkadaşlarını komplolarla esir alan, tutsak yapan ama teslim alamayan tekçi zihniyetin onun mezarından dahi korkmuştur denilen açıklamada tek dil, tek din, tek millet faşizmini kabul etmeyeceği gibi bu direniş tarihini ve unutturulmaya çalışılan tüm değerlerini unutmayacaktır da denilerek tamamlandı.mrs-151116-dersim-katliam-4 mersindersim-katliam dersim38mersidersimlilerdernegiaciklama

  • Derneklerin kapatılmasına Mersin’den itiraz!

    Derneklerin kapatılmasına Mersin’den itiraz!

    Mersin’de İçişleri Bakanlığı tarafından kapatılan dernek temsilcileri ve HDP iki ayrı açıklama yaparak derneklerin faaliyetlerinin durdurulması kınandı.

    15 Temmuz darbe girişimi sonrası işten atmalar, muhalif ve alternatif medyanın kapatılması, HDP Eş Genel başkanları dahil olmak üzere 10 milletvekilinin tutuklanması, Cumhuriyet gazetesi çalışanı ve yazarı 10 gazetecinin cezaevine atılmasının ardından 11 kasım günü aralarında barış, gündem çocuk, çağdaş hukukçular, gökkuşağı kadın, özgür kadınlar gibi 370 dernek İçişleri bakanlığı tarafından kapatıldı.

    Kapatmalara karşı Mersinde kapatılan dernekler İHD Mersin şubesinde bir araya gelerek ortak açıklama yaptı. Açıklamada ilk olarak söz alan İHD Mersin şube başkanı Ali Tanrıverdi, hukuksuzluk, adaletsizlik gün geçtikçe artıyor dedi.

    Tanrıverdi’nin ardından açıklamayı okuyan kapatılan Yakay-Der’in Eş başkanı Ali Atsız Başta Kürtler olmak üzere tüm demokratik kurumlara yönelik Türkiye genelinde büyük bir saldırı başlatıldığını ifade ederek Mersinde faaliyeti durdurulan dernekler olarak bu durumu kabul etmediğimizi, kapılarımız mühürlense de halkımızın hizmetinde olacağımızı bilinmesini istiyoruz dedi.

    Bir diğer açıklamada HDP Mersin il Örgütü tarafından gerçekleştirildi. İl binasında yapılan açıklamada konuşan İl eş Başkanı Sadun Doğan kapatmaların halkların iradelerine yapılan saldırının bir devamı olduğunu belirterek yapılanları dünde kabul etmediklerini yarında kabul etmeyeceklerini ifade etti.

    Ardından basın açıklaması okunarak duyarlılık ve birlik çağrısı yapıldı.mersindernekkapatmalaratepki
    img_1459 img_1460 img_1462 img_1480 img_1482 img_1492

  • Mersin’de “Özgür basın susturulamaz” eylemi

    Mersin’de “Özgür basın susturulamaz” eylemi

    15 Temmuz sonrası aratarak devam eden alternatif ve muhalif basını susturma operasyonları deva ederken, protesto eylemleri de sürüyor. Mersin cumhuriyet meydanında bir araya gelen emek ve demokrasi güçleri “özgür basın susturulamaz” dedi.

    Ülkenin kuruluşundan bu yana basın özgürlüğü konusunda en sıkıntılı dönemi yaşıyor. Çıkartılan kanun hükmünde kararnamelerle  alternatif ve muhalif medya kuruluşları kapatılırken yurttaşın haber alma hakkı da elinde alınmış oluyor. Son olarak içişleri bakanlığı tarafından 370 dernek kapatılırken, kapatılan derneklerin arasında Özgür Gazeteciler Derneği de bulunuyor.

    Tüm bu yaşananlara karşı Mersin Emek ve Demokrasi Güçleri özgür basının susturulmak istenmesine tepki göstermek için Cumhuriyet meydanında bir araya geldiler. Cumhuriyet gazetesinin taşındığı eylemde tutuklu bulunan Cumhuriyet gazetesi yazarları adları okunarak sahip çıkıldı.

    “SUSTURULMAYA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Eyleme katılan CHP Mersin İl başkanı Abdullah Özyiğit, “7 Haziran sonrası ülke büyük bir kaosa sürüklendi. Muhalif ve yandaş olmayan kim varsa susturulmak isteniyor, buna izin vermeyeceğiz” dedi.

    “GÜN, BİRLEŞME GÜNÜDÜR”

    Özyiğit’in ardından konuşan Mersin Emek ve Demokrasi platformu sözcüsü Kemal Göksoy da “gün birleşme günüdür” derken Mezitli Belediyesi başkanı Neşet Tarhan ise yurttaşın direnme hakkına vurgu yaptı.

    “DİZ ÇÖKMEYECEĞİZ”

    Son olarak konuşan Akdeniz Belediyesi Eş başkanı Fazıl Türk de “bedel ödemeden bu süreçten çıkılamayacağını belirterek diz çökmeyeceğiz” dedi.

  • Tülay Hatimoğulları: Aleviler mezhepçi politikayla karşı karşıya

    Tülay Hatimoğulları: Aleviler mezhepçi politikayla karşı karşıya

    PİRHA’ya konuşan Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Alevi toplumunun sunni-Türk anlayışının bombardımanına maruz kaldığını ifade ederek demokrasi cephesinin en önemli bileşenlerinden birisinin de Aleviler olması gerektiğini söyledi.

    PİRHA/MERSİN – Bir biri ardına yaşanan gelişmeler Türkiye’yi nasıl bir gelecek bekliyor sorulmasına neden oldu. Bir taraftan HDP Eş Genel Başkanlarının da içinde olduğu 10 milletvekili tutuklanırken, diğer taraftan tutuklamalara tepki gösteren yurttaşlara dönük işkence ve kötü muamele iddiaları da gündemde.

    Birçok ulusal ve uluslararası kurum kuruluş ve ülke temsilcileri yaşananları kaygı verici bulurken, devlet ve hükümet kanadından gelen açıklamalar ise tutuklamaların hukuksal bir süreç olduğu yönünde.

    “OHAL ADI ALTINDA SIKIYÖNETİM UYGULANIYOR”

    Pirha’ya konuşan Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da sert bir süreçten geçildiğine dikkat çekerek OHAL adı altında sıkıyönetim uygulanmaktadır dedi. Hatimoğulları basının sesinin kısılmaya çalışıldığını belirterek “bir sivil darbeyle karşı karşıya kalındığını ama aynı zamanda askeri ve polis gücünü kullanarak bunu gerçekleştiriyor” dedi.

    Sivil darbeye karşı en geniş yelpazede herkesin demokrasi cephesi içinde kendisini konumlandırmalıdır diyen Hatipoğulları, faşizmin en önemli özelliğinin duygularımızı, düşüncelerimizi parçaladığını belirterek bireyler, sosyalistler, sosyal demokratlar, işçiler, emekçiler, devrimciler, kadınlar, gençler ve inanç grubundan insanlar olarak kendi duygu ve düşüncelerimizden vazgeçmemek olduğunu ifade etti.

    “ALEVİLER SÜNNİ-TÜRK ANLAYIŞININ BOMBARDIMANI ALTINDA”

    Alevilerin tutumu bu topraklar için oldukça önemli diyen Hatimoğulları, Alevi toplumunun sunni-Türk anlayışının bombardımanına maruz kaldığını ifade ederek demokrasi cephesinin en önemli bileşenlerinden birisinin de Aleviler olmalıdır dedi.

  • HDP’ye yönelik tutuklama ve kayyum atamaları Mersin’de protesto edildi

    HDP’ye yönelik tutuklama ve kayyum atamaları Mersin’de protesto edildi

    Halkların Demokrasi Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında olduğu HDP’li 10 milletvekilinin gözaltına alınması ve tutuklanması ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’ya yönelik tutuklamalar protesto edildi. Akdeniz Belediyesi Eş Başkanları Yüksel Mutlu ve M. Fazlı Türk, “Halkımızın siyasi iradesini temsil eden HDP Eş Genel Başkanlarımız ve milletvekillerimizin, belediye eş başkanlarımızın derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz” dedi.

    HDP’ye dönük gözaltı ve tutuklamaları protesto etmek amacıyla, Akdeniz Belediye binası önünde yapılması planlanan kitlesel basın açıklamasına dün izin veren Mersin Valiliği’nin, izni bugün sabah saatlerinde iptal etmesi nedeniyle belediye konferans Salonu’nda yapıldı. Belediye binasının etrafı çevik kuvvet polisleri ve TOMA’larla çevrildi.

    Basın açıklamasında ilk açıklamayı Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Yüksel Mutlu, AKP Hükümeti’nin; 15 Temmuz’da kendisine karşı yapılan darbe girişiminden ders çıkarmak yerine, bu kalkışmayı bir fırsata çevirdiğini söyledi.

    Mutlu; “AKP; OHAL ve KHK’lerle, evrensel hukuk ilkelerini, temel hak ve özgürlükleri ve son demokrasi kırıntılarını da ayaklar altına almıştır. Mevcut hükümet, demokratik siyasetin önündeki tüm kanalları tek tek kapatmıştır. Kürt siyasi hareketine, eş genel başkanlarımıza, milletvekillerimize, belediye eş başkanlarımıza ve partili arkadaşlarımıza dönük soykırım operasyonları kabul edilemez.” dedi. Düzmece operasyon ve gözaltılarda sıranın, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyeleri’nde olduğu yönünde iddiaların dolaştığını kaydeden Mutlu, Mersin’de de Akdeniz Belediyesi Meclis üyesi Hediye Eren, HDP Akdeniz İlçe Eş Başkanı Mesude Şahin ile iki partili yöneticinin bir haftayı aşkın süredir gözaltında tutulduklarını anlattı.

    Ardından söz alan Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı M. Fazıl Türk de her seferinde, ‘halkın iradesine saygılıyız’ diyen iktidar partisinin, bugün Kürt halkının siyasi iradesini ayaklar altına almaya çalıştığını vurguladı. Türk, “Seçilmişler, seçimle geliyorsa ancak yine seçimle gider. Belediyelerimizde yasadışı bir şeyler var ise, belgeleriyle ispat eder ve gerekeni yaparsınız. Ama ortada böyle bir şey yok. Belediyeler şirket midir ki kayyum atıyorsunuz? Aslında sert kayaya çarptıklarının farkında değiller. Yapılmak istenen irademizi gasp etmektir. Fakat Kürtler hiçbir zaman diz çökmemiştir” dedi.

     

    Seyit Rıza’nın, “Ben sizin hilelerinizle baş edemedim. Bu bana dert olsun. Ancak ben de size diz çökmedim. Bu da size dert olsun” sözünü hatırlatan Türk, “Kawa’nın da söylediği gibi, direnen her dem kazanır. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın; Bu ülkede halkların kardeşliği bu zulmü bertaraf edecek. Ve yarınlar halkların kardeşliğini savunanların olacak. Herkes bunu iyi bilsin. Sonuna kadar da halkımıza layık olacağız ve direneceğiz. Geldiğiniz için hepinize çok teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.

     

    Eş Başkanlar Yüksel Mutlu ve Fazıl Türk’ün konuşmaları ayakta alkışlandı, açıklamanın sona ermesiyle yurttaşlar salondan ayrıldı.

  • Anamurium Antik Kenti dalgalara kurban ediliyor

    Anamurium Antik Kenti dalgalara kurban ediliyor

    Efes Antik Kenti’ni aratmayacak nitelikte olan Anamurium Antik Kenti’nde inceleme gezisi yapan Mersin, Adana ve Hataylı 65 mimar, tahribat ve bakımsızlık karşısında şaşkına döndü. Mimarlar Odası Mersin Şube Başkanı Ömer Sakar, Anamurium tarihinin geçmişinin önemli bir liman şehri ve birçok medeniyetin izlerini taşırken, bilinçsizce yapılan tahribatlar ve kış dönemlerinde ise önlem alınmadığı için dev dalgalara yenik düştüğünü söyledi. Denizin antik liman kentin içerisine doğru ilerlediğini belirten Sakar, “Bunun en önemli nedeni, kıyılardan inşaatlarda kullanılmak üzere bilinçsizce alınan kumlar ve dalgakıran projesinin hayata geçmemesidir. Denizin bu kadar içeriye doğru girmiş olması, liman kentinin birçok değerli kültür varlığında yok etmiştir. Limanın denizle birleştiği nokta aslında şu anki denizin bulunduğu yerden en az 50 metre ileride iken, bugün deniz oradaki tüm yapıları alarak antik liman kentin içerisine doğru ilerlemektedir. Kıyılarımızdan inşaatlarda kullanılmak üzere bilinçsizce alınan kumlar de bu tahribatın nedenleri arasındadır” dedi.
    Denizin bu kadar içeriye doğru girmiş olmasının, liman kentinin birçok değerli kültür varlığını da yok ettiğini vurgulayan Sakar, “Bu şu demektir; Kıyılarımızdan o kadar çok kum alıyoruz ki deniz ilerleyişini sürdürüyor. Yaşamış tüm medeniyetlerin tarihi hafızası olan bu antik liman ve liman kentinin korunması en azından kıyı tahribatının önlenmesi, kıyılarımızdan kum alınmasının önlenmesi ile mümkün olabilecektir” diye konuştu.

    Ali Ekber ŞEN/MERSİN, (DHA)-