Yazar: Helin Yılmaz

  • Erkekler, Ağustos’ta en az 34 kadın ve 6 çocuk öldürdü

    Erkekler, Ağustos’ta en az 34 kadın ve 6 çocuk öldürdü

    PİRHA- Kadına yönelik şiddet ve cinayetler her ay artmaya devam ediyor. İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kaldırılması tutuklu fail sayısını ise düşürdü.    

    Bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden derlediği haberlere göre erkekler, Ağustos ayında en az 34 kadını ve altı çocuğu öldürdüler. Ayrıca Ağustos’ta en az 61 kadına şiddet uygulayan erkekler, aralarından erkek çocuklarının da bulunduğu 13 çocuğu da istismar etti.

    İncelenen haberlere göre erkekler en az 28 kadını taciz etti. En az 20 kadını da seks işçiliğine zorladı. Erkekler bir ayda 11 kadına tecavüz etti.

    2021 YILI BİTMEDEN 208 KADIN VE 21 ÇOCUK ÖLDÜRÜLDÜ  

    2021’in ilk sekiz ayında erkekler, 208 kadını öldürdü, 106 kadını taciz etti, 98 çocuğu istismar etti, 73 kadına tecavüz etti. Erkekler, en az 429 kadını seks işçiliğine zorladı. En az 552 kadına da şiddet uyguladı, yaraladı. 2021’in ilk sekiz ayında 153 kadının ölümü basına “şüpheli” olarak yansırken, erkekler, en az 21 çocuğu öldürdü.

    TUTUKLU SAYISI NEREDEYSE YARI YARIYA

    Evrim Kepenek’in derlediği haberde, kadınları öldüren 32 fail erkek vardı. Sadece 20 erkek tutuklandı. Fail erkeklerden beşi intihar etti. Üç fail gözaltına alındı. Bir fail hakkında yasal işlem başlatıldı. Üç fail gözaltından serbest bırakıldı.

    (HABER MERKEZİ) 

     

  • Afganistan’da kadınlar sokakta: Azadi! Azadi!-VİDEO

    Afganistan’da kadınlar sokakta: Azadi! Azadi!-VİDEO

    PİRHA – Afganistan’ı ele geçiren Taliban’ın katı dini kurallarına karşı kadınlar direnmeye devam ediyor. Başkent Kabil’de sokağa çıkan kadınlar, kendi dillerinde özgürlük anlamına gelen “Azadi” sloganlarıyla yürüyüş gerçekleştirdi.

    Taliban’ın ele geçirdiği Afganistan’da endişeli bekleyiş sürerken, direnişler de var.

    Taliban’ın geçmişine ve yakın zamanda yaptığı açıklamalara bakıldığında, kadınların yaşam haklarını tehdit eden birçok kanun çıkaracakları belirtiliyor. Bu durum kadınları endişelendiriyor.

    Kabil’den görüntüler aktaran gazeteci Farnaz Fassihi’nin Twitter’da yayınladığı videoya göre yüzlerce kadın Kabil’de sokağa çıktı. Kadınlar, kendi dillerinde özgürlük anlamına gelen “Azadi” sloganlarıyla yürüyüş gerçekleştirdiler.

     

    Taliban’ın katı kuralları ve özgürlükleri tamamen kaldıran uygulamaları nedeniyle Kabil Havalimanı’ndan birçok kadın ve çocuk Afganistan’ı terk etmek zorunda kalmıştı.

    (HABER MERKEZİ)
  • Dünya Sağlık Örgütü, Covid-19 Mu varyantına karşı uyardı!

    Dünya Sağlık Örgütü, Covid-19 Mu varyantına karşı uyardı!

    PİRHA-Koronavirüs beşinci varyantı ile insan sağlığını tehlikeye atmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ) Kolombiya kökenli Mu varyantının aşıya karşı daha dirençli olduğunu da belirtti.

    Mu varyantının, dünya çapındaki toplam vakaların yüzde 0,1’inden daha az bir orana denk geldiği biliniyor. Ayrıca Delta varyantı gibi aşıya karşı direnç gösterebildiği saptandı.

    DSÖ’nün yaptığı açıklamada bazı ülkelerde hastaneler üzerinde artan bir yük ve daha fazla ölüm gözlemlemeye başlandığı belirtildi. Bu artıştan üç faktör sorumludur. İlki, şu anda Bölgedeki 50 ülkede rapor edilen daha bulaşıcı Delta çeşididir. İkinci faktör, halk sağlığı önlemlerinin hafifletilmesi ve üçüncüsü, çoğu ülkede vaka sayılarında önemli bir artışa neden olan seyahatlerdeki mevsimsel artıştır. Özellikle Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya cumhuriyetlerinde vakalarda keskin bir artış görünüyor.

    Açıklamada aşı karşıtlığına da değinildi. DSÖ açıklamada; “Aşı bir haktır ama aynı zamanda bir sorumluluktur. Bölgemizde aşı alımındaki durgunluk endişe vericidir. Artık birçok ülkede halk sağlığı ve sosyal önlemler gevşetildiğine göre, daha fazla bulaşma, daha ciddi hastalıklar, ölümlerdeki artış ve yeni endişe türlerinin ortaya çıkması riskinin artmasını önlemek istiyorsak, halkın aşıyı kabul etmesi çok önemlidir” dedi.

    DSÖ OKULLARIN AÇILMASINI DESTEKLİYOR

    Yaklaşık bir buçuk yıldır okullar uzaktan eğitim ile devam ediyor. Türkiye’nin birçok ilçesinde çocuklar köylerinde internetin çekmemesinden kaynaklı ya da teknolojik ekipmanlarının eksikliğinden bu eğitimden faydalanamadı. Ekonomik farklılıklar, fırsat eşitsizliğini gözler önüne serdi. DSÖ ise okulların açılmasını akademik performans üzerinden düşünüyor. DSÖ sebebini “Çocukların eğitimi bırakma olasılığını artırır ve çocukların ruh sağlığını etkiler. Çocuklarımız, özellikle zaten savunmasız olan ve dijital öğretim yöntemlerinden yararlanamayanlar olmak üzere, geçtiğimiz 20 ay içinde çok acı çekti. Bir yıl öncesinin aksine, şimdi onları güvende tutabilecek durumdayız.” şeklinde açıkladı.

    Milyonlarca çocuk okula dönerken, DSÖ/Avrupa ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), okulların açık olması ve açık kalması için gerekli tüm önlemlerin alınması çağrısında bulunuyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Dünya basınından Türkiye: Hükümet kendi çıkarları için Taliban’ı tanımaya hazır

    Dünya basınından Türkiye: Hükümet kendi çıkarları için Taliban’ı tanımaya hazır

    PİRHA – 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde de Ortadoğu’da devam eden savaş iklimi dünya gündemindeydi. Teksas basınında, Afganistan’dan ABD’nin çekilmesi ile Çin, Türkiye ve Rusya’nın tutumları ve diplomatik gelişmeler yorumlandı. Kültür ve sanat haberleri yapan The News Art ise Osman Kavala’nın tutukluluğunu haberleştirdi.

    War on the rocks sitesinde çıkan yazı, Türkiye’nin NATO ve ABD ile ilişkisini gergin ve muhalif olarak değerlendirdi. Haberin ilk paragrafı şu şekilde:

    “Eski bir atasözü der ki “Düşmanımın düşmanı, dostumdur.” Ancak Taliban güçlerinin Afganistan‘ın büyük bölümünün kontrolünü Eşref Gani hükumetinin elinden alması, ABD ile ilişkileri genellikle endişe verici, sık sık da muhalif üç ülke için işleri zorlaştırabilir. Muhtemelen Pekin, Ankara ve Moskova liderleri ABD -ve NATO- destekli rejimin parçalanmasına göz yaşı dökmezler. ABD’nin yirmi yıllık Afganistan’da ABD’ye ve Batı’ya sempati duyan rejim yaratma misyonuna dair her türlü umutlarını da yitirdiler.

    Ama Taliban’ın yükselişi her biri kendini bölgesel güç simsarları olarak gören Çin, Türkiye ve Rusya liderleri için kendi bölgelerinde de zorluklar yaratacak.

     Yazının devamında tek tek söz konusu ülkeler değerlendirilirken Türkiye için ise şu yorumlar yapıldı:

    “Türkiye hükumeti kendi çıkarları için hızla Afganistan’daki değişen olaylara uyum sağladı. Taliban’ı tanımaya ve Kabil’in yeni lideri ile ilişki kurmaya hazır.”

    Makalenin Türkiye ile ilgili bölümünün geri kalanı ise şöyle:

    “Türkiye‘nin Washington ile angajmanı, Türk ordusunun on yıldan fazla bir süredir askerlerinin bulunduğu Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı‘nda muharebe dışı bir mevcudiyetini sürdürme talebi etrafında dönüyordu.
    Bu askerler, ülkedeki tek uluslararası havaalanındaki uçuş operasyonlarını denetlemek de dahil olmak üzere, ABD’nin geri çekilmesinden sonra Afgan hükümetinin havaalanını yönetmesine yardımcı olacaktı.

    Bu müzakerelerin başlangıcında, Türk hükümeti, misyonunu kalkındırmaya çalışmak için NATO ve ABD’den mali tazminat talep etti. Onu dış saldırılara karşı korumak için bir Amerikan muharebe kuvvetleri birliğinin üssünde kalmasını talep etti. NATO yetkilileriyle yapılan görüşmelere göre, Ankara ayrıca bir Avrupa mevcudiyeti talep etmiş ve hem Macaristan hem de Gürcistan‘a kuvvet konuşlandırmak için yaklaşmıştı.

    Ankara ayrıca, havalimanı operasyonlarını devralma anlaşmasını tamamlamadan önce iki müttefiki Katar ve Pakistan ile birlikte çalışarak grubun desteğini kazanmak için Taliban ile müzakere etmeye çalıştı. Türkiye’nin Kabil’in düşmesinden önce Taliban ile ilişkisi, Ankara’nın Taliban’ın ülkeyi ele geçirmesinin ardından aldığı politika kararlarının habercisiydi. Kabil’in düşmesinden bu yana, çekilmenin tamamlanmasının ardından havalimanını işletmek için Türk-NATO anlaşması çöktü. Ancak Ankara, Taliban liderliği Ankara ile çalışmakla ilgilendiğini ifade ederse, havaalanını işletmeyi ve teknik destek sağlamayı teklif ederek Taliban’a benzer bir anlaşma önerdi. Taliban, Ankara’nın üsteki askerleri tutma teklifini geri çevirdi ve Türk kuvvetleri 25 Ağustos‘ta çekilmeye başladı. Geri çekilmeye rağmen, Türk liderliği ülkede sivil bir varlığın sürdürülmesi konusundaki çıkarlarını korudu ve Taliban’ın uluslararası destekle havaalanında varlığını sürdürme konusunda Türkiye ile müzakerelere devam ediyor.”

    Voice of America ise “Türk Yetkililer Göçmen Merkezlerinin Afgan Mültecilerle Dolu Olduğunu Söyledi” başlıklı haberi yayınladı. Yazıda, mültecilerin Türkiye’ye giriş hikayesine de yer verilirken, “Türk yetkililer de sınır dışı edilmelerinin haftalar veya aylar sürebileceğini söyleyerek, bundan sonra ne olacağını görmek için bekliyorlar. Türkiye’nin şu anda tamamı Afgan mültecilerle dolu 25 sınır dışı merkezi var ve sekiz tane daha inşa etmeyi planlıyor.” bilgisine yer verildi.

    Van İl Mülteci Bürosu genel müdürü Cuma Omurca ile yapılan konuşmadan bölümler sunan haber, “İnsan hakları sorunları nedeniyle onları geri gönderemiyoruz” diyor. Ancak işler yolunda giderse normal sınır dışı etmeye devam edeceğiz” dedi.

    The Guardian ise “Kıbrıs, Suriye elektrik santralinden Akdeniz petrol sızıntısına hazırlanıyor” başlığını attı. Gazete Kıbrıs’ı kuzeyinin Türk işgali altında olarak niteledi. “Türk işgali altındaki kuzey Kıbrıs’taki yetkililer, kıyı şeridine 20.000 ton petrolün yaklaştığını söylüyor” yazdı.

    Ayrıca haber içeriğinde yer alan bilgiye göre Kuzey Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Cemaliye Özverel Ekinci yerel TAK haber ajansına verdiği demeçte, “Deniz ekosistemi için tam bir felaket” dedi. Devamında da Ekinci, “Bu sorun sadece Kuzey Kıbrıs’ı ilgilendiren bir sorun değil, Güney ile birlikte hareket etmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

    The Guardian’ın aktarımına göre, Suriye Elektrik Bakanı pazartesi günü hükümet yanlısı Al-Watan gazetesine sızıntının boyutunun iki ila dört ton arasında olduğunu söyledi. Bunun nedenini araştırmak için bir komisyon oluşturulduğunu da sözlerine ekledi.

    Kuzeydeki derin dalış merkezinin başkanı Erol Adalier, petrol birikintisinin adanın kuzeydoğu Karpaz yarımadasına – kumlu plajlar ve yemyeşil tepelerden oluşan vahşi bir bölge – yaklaştığını söyledi.

    Bloomberg ise “Türkiye Virüs Daralmasından Rekor Büyüme İle Geri Dönmeye Hazır” başlıklı haberine yer verdi. Haberin içeriğinde “BBVA Araştırma Büyük Veri Analizi başkanı Alvaro Ortiz, Türkiye’nin “sorunu büyüme değil, enflasyon” dedi. Hükümetin 2020’deki büyüme baskısı, para biriminin %20 oranında zayıfladığını ve tüketici enflasyonunun çift haneli olmasını sağladı. Bu yılki veriler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha düşük faiz oranları çağrıları sırasında fiyat istikrarını sağlamaya çalışırken Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcioğlu’nun karşılaştığı zorlukları ortaya koyuyor.” değerlendirmeleri yer aldı.

    Times Now News gazetesi de “Türkiye’nin çevresel başarısızlığı” başlığı ile Türkiye’de Ağustos ayı boyunca yaşanan yangınlar incelendi. Türkiye Orman Bakanlığı’nın bu yıl bütçesinden yangınla mücadele için 193 milyon lira ayırdığı bilgisi verildi. Bu tutarın, bugünün döviz kurunda kabaca 22 milyon dolara denk geldiği paylaşıldı.

    The Art Newspaper ise gündemine Osman Kavala’nın tutukluluğunu aldı. Yazı “Türkiyeli kültür aktivisti ve işadamı Osman Kavala, insan hakları örgütü Uluslararası Af Örgütü’nün “saçma” olarak nitelendirdiği bir davadan yaklaşık dört yıl hüküm giymesinin ardından Türkiye’de tutuklu bulunuyor.” şeklinde içeriğine başladı.

    Yazının bir kısmı şu şekilde:

    “Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Kavala, Ekim 2017’de İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gözaltına alındı. Gaziantep kentinden dönüyordu ve burada Almanya’nın kültürel sosyal yardım kuruluşu olan Goethe Enstitüsü personeli ile bir projeyi tartışıyordu. Hükümet yanlısı gazeteler, Kavala’yı terör örgütlerini finanse etmek ve Türk ordusunun bir bölümünün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devirmeye çalıştığı Temmuz 2016’da darbe girişimini destekleyen bir suç örgütünü yönetmekle suçluyor.

    Kavala’nın avukatları yaptığı açıklamada, Kavala’nın 1400 gündür tutuklu olduğunu söylüyor. Bu süre zarfında, üç ayrı suçlamayla yargılandı; ilk ikisi, 2013’te İstanbul Gezi Parkı’ndaki hükümet karşıtı protestoların organizatörü ve finansörü olmakla ilgiliydi. Kavala, Şubat 2020’de bu suçlamalardan beraat etti, ancak daha sonra “casusluk” suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı ve onu 2016’daki başarısız darbe girişimiyle ilişkilendirildi.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • 20 yıl sonra Afganistan’da Amerikan askeri yok

    20 yıl sonra Afganistan’da Amerikan askeri yok

    PİRHA- Amerika Birleşik Devleri, 2001 yılında girdiği Afganistan’dan 20 yılın sonunda çıktı. Savaş, Taliban’ın tüm ülkeyi kontrol altına almasıyla sonuçlandı. ABD’nin askerlerini ve vatandaşlarını tahliye etmesini, Taliban havaya ateş açarak kutladı. Dünya basını da bu konuya geniş yer verdi. Independent, ülkenin istikbalinden endişe duyulduğunu yazdı. Reuters ise birçok soruya yanıt arayan haberini hazırladı.

    ABD, vatandaşlarının çoğunu ve risk altındaki binlerce Afgan’ı tahliye ettikten sonra 2001’den beri ilk kez Afganistan’da Amerikan askeri bulunmuyor. ABD, son iki hafta içinde Kabil havaalanından 114.000’den fazla kişiyi ülkeden çıkardı. Fakat ABD’nin Afganistan’daki askeri güçlerini geri çekmesi, Biden ve yönetimi için yeni bir dizi soruyu gündeme getiriyor.

    GERİDE KALAN AMERİKALILARA VE RİSK ALTINDAKİ AFGANLILARA NE OLUR?

    ABD, 14 Ağustos’ta tahliye uçuşlarının başlamasından bu yana 5.500’den fazla ABD vatandaşını tahliye etti. Az sayıda Amerikan vatandaşı, aileleri ile kalabilmek için Afganistan’da kalmaya devam etmeyi seçti.

    Biden yönetimi, ABD ordusunun geri çekilmesi tamamlandıktan sonra Taliban’ın Amerikalıların ve diğerlerinin Afganistan’dan güvenli geçişine izin vermeye devam etmesini beklediğini söyledi. Ancak işleyen bir havaalanı yoksa bu vatandaşların nasıl ayrılabilecekleri konusunda endişeler var.

    ABD ordusuyla çalışan tercümanlar, gazeteciler ve kadın hakları savunucuları gibi on binlerce risk altındaki Afgan da geride bırakıldı. Akıbetlerinin ne olacağı belli değil ancak yetkililer, Taliban’ın kendilerine misilleme yapmasından endişe ediyor.

    İngiltere, ABD ve diğer ülkeler tarafından Pazar günü yayınlanan ortak açıklamaya göre, Taliban, başka bir ülkeden seyahat izni olan tüm yabancı uyruklu ve Afgan vatandaşlarının Afganistan’ı terk etmesine izin verme sözü verdi.

    TÜRKİYE, 6 YILDIR KABİL HAVALİMANI’NIN GÜVENLİĞİNDEN SORUMLU

    ABD ordusu son iki haftadır Kabil’deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nı yaklaşık 6.000 askerle güvence altına alıyor ve işletiyor.

    Birçok insanın Afganistan’ı terk etmesinin tek yolu olan havayolunu kullanmak. Taliban, sivil uçuş operasyonlarına oradan devam etmek için Katar ve Türkiye gibi hükümetlerle yardım istemek amacı ile görüşüyor. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, pazar günü yaptığı açıklamada, Kabil havaalanında sivil uçuşlara yeniden açılmadan önce onarım yapılması gerektiğini söyledi.

    NATO misyonunun bir parçası olan Türkiye, son altı yıldır havaalanındaki güvenlikten sorumlu. Yabancı güçler kontrolü devrettikten sonra havaalanını açık tutmak, Afganistan’ın sadece dünyayla bağlantıda kalması için değil, aynı zamanda yardım malzemeleri ve operasyonlarını sürdürmek için de gerekli.

    Biden yönetimi Taliban ve ABD’nin gelecek dönemdeki ilişkisini Taliban’ın eylemlerine göre belirleneceğini duyurmuştu. Ama Biden yönetimi, ülkede insani ve ekonomik bir krizin çıkmamasını nasıl sağlayabileceğini de belirlemek zorunda kalacak. Birleşmiş Milletler, Afganistan  18 milyondan fazla insanın -bu da ülke nüfusunun yarısından fazlası anlamına gelir – yardıma ihtiyacı olduğunu söylüyor. Beş yaşın altındaki tüm Afgan çocukların yarısının akut yetersiz beslenmeden muzdarip olduğunu ve zaten dört yıl içinde ikinci kuraklığın ortasında söylüyor.

    İngiltere dahil olmak üzere bazı ülkeler, hiçbir ulusun Taliban’ı Afganistan hükümeti olarak tanımaması gerektiğini söyledi.

    ABD İLE TALİBAN’IN ORTAK DÜŞMANI: İŞİD 

    ABD ile Taliban arasındaki tek işbirliği alanı, İŞİD militanlarının oluşturduğu tehdit olabilir.

    Washington ve Taliban’ın gruba karşı koymak için nasıl koordine edebileceği ve hatta potansiyel olarak bilgi paylaşabileceği hakkında sorular var.

    Adını bölge için tarihi bir terimden alan İslam Devleti Horasan (IŞİD-H), ilk olarak 2014 yılının sonlarında doğu Afganistan’da ortaya çıktı ve kısa sürede aşırı vahşetiyle ün kazandı. Grup, 26 Ağustos’ta havaalanının dışında 13 ABD askerini ve çok sayıda Afgan sivili öldüren intihar saldırılarının da sorumluluğunu üstlendi.

    ABD, o zamandan beri gruba karşı en az iki insansız hava aracı saldırısı gerçekleştirdi ve Biden, yönetiminin saldırıya misilleme yapmaya devam edeceğini söyledi.

    IŞİD, Taliban’ın yeminli düşmanıdır. Ancak ABD istihbarat yetkilileri, IŞİD’in bu ay Afganistan’ın Batı destekli hükümetinin çöküşüne yol açan istikrarsızlığı, konumunu güçlendirmek ve haklarından mahrum bırakılmış Taliban üyelerinin işe alınmasını hızlandırmak için kullandığına inanıyor.

    Reuters haber ajansının “Explainer: What happens now that U.S. troops have left Afghanistan?” başlıklı yazısının düzenlenmiş çevirisidir.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • AB ülkeleri Biontech aşı olanlara kapılarını açtı

    AB ülkeleri Biontech aşı olanlara kapılarını açtı

    PİRHA – Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü resmi internet sitesinden uzun zamandır kısıtlanan yurtdışı seyahatlerindeki gelişmeleri paylaştı. Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları normal şartlardaki yurtdışına çıkış belgelerine ek olarak Biontech aşısını da olmuşsa 27 AB ülkesine seyahatinde bir engel olmayacak. 

    Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün sitesinde yapılan duyuruya göre, Dışişleri Bakanlığınca yapılan bilgilendirme çerçevesinde, Avrupa Birliği’nin (AB) “Dijital Covid-19 Aşı Sertifikası Sistemi’ne dahil edildi.

    Türkiye’nin tanzim olunan aşı sertifikalarına eşdeğerlik verilmesine yönelik; Yeterlilik Kararı (Adequacy Decision) aldı. AB komisyonu bu kararı 19 Ağustos tarihinde resmen kabul etti ve 20 Ağustos 2021’de ise AB Resmi Gazetesi’nde yayımladı.

    Bu gelişmeler ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları normal şartlardaki yurtdışına çıkış belgelerine ek olarak Biontech aşısını da olmuşsa 27 AB ülkesine seyahatinde bir engel olmayacak.

    AB, Türkiye’de yapılan aşılardan sadece BioNTech’i onaylamış durumda.

    (HABER MERKEZİ)

  • Bingöl-Yayladere’de çıkan orman yangını sürüyor; halk endişeli-VİDEO

    Bingöl-Yayladere’de çıkan orman yangını sürüyor; halk endişeli-VİDEO

    PİRHA- Bingöl Yayladere’de 29 Ağustos’ta  çıkan yangın da devam ediyor. Halk elbirliği ile yangını söndürmeye çalışıyor ancak imkanları kısıtlı.

    Dün (29 Ağustos) öğle saatlerinde,  elektrik tellerinden çıkan kıvılcımlar, Yayladere’deki Xarsek bölgesinde yangına sebep oldu. Yangın 24 saattir durdurulamadı. Belediye ve jandarma ile yangını söndürmeye çalışan halk endişeli. Çünkü alan kuvvetli rüzgarlı ve alevleri yerleşim noktalarına yaklaştırdığı görülüyor.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan KAYY-DER, havadan müdahalenin şart olduğunu söyledi. Yangının sıfır noktasından çekim yapan halk da yetkililerin yeterli müdahaleyi yapamadığını belirtti. Çaresizlik içerisinde müdahale beklediklerini söylediler.

    YANGINLAR HIZ KESMİYOR

    Bu yıl yaz aylarında Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yangınlar ortaya çıktı. Ancak Akdeniz bölgesinde başlayan yangınlarda ortaya çıktı ki Türkiye’nin yangın söndürme uçakları çalışmıyor. Ortaya çıkan bu bilginin büyük bir yangın sırasında öğrenilmesi, duruma müdahaleyi de geciktirdi. Ardından İspanya’dan gönderilen yangın söndürme uçakları Akdeniz bölgesinde çıkan yangınları söndürmeye yardımcı oldu. Ancak Dersim’de 14 gündür devam eden yangına henüz havadan müdahale yapılmadı.

    NEDEN HAVADAN MÜDAHALE GEREKLİ?

    Yangınların söndürülmesinde en kolay ve çözüm alıcı yöntem havadan müdahaledir. Bunun sebebi de tüm yangın alanını ve yayılacağı bölgeyi kontrol altına alabilmektir. Karadan yapılan müdahalede yangının çevresinden müdahale edilebiliyor.

    HELİN YILMAZ/PİRHA

  • Afganistan’daki çevreciler ve sığınmacılar için kampanya

    Afganistan’daki çevreciler ve sığınmacılar için kampanya

    PİRHA- Afganistan’da iklim aktivistleri ölüm tehdidi altında. Gelecek için Cumalar hareketi, aktivistlerin ülkeden çıkarılması için yeni bir fon kampanyası başlattı.

    Hükümetleri iklim konusunda harekete geçirmek amacıyla iklim için okul grevi yapan öğrencilerin oluşturduğu Fridays for Future-Gelecek için Cumalar hareketi Afganistan’daki iklim aktivistleri için bir yardım kampanyası başlattı.

    Hareket açıklamasını “Sürdürülebilir bir gelecek yaratmak için yorulmak bilmeyen çalışmaları onları ciddi şekilde riske attı. Acilen ülkeden kaçmaları ya da Taliban tarafından öldürülme riskini almaları gerekiyor” şeklinde sürdürdü. Hareket, aktivistlerin can güvenliğini sağlamak için çaba içinde. Aynı zamanda aktivistlerin ülke dışına çıkarılması için acil fon kampanyası oluşturulduğu bilgisini de paylaştı.

    Ayrıca hızlı müdahale ekibinin sahadaki gençlerle temas halinde. Yanı sıra devlet yetkilileri, güvenilir STK ortakları ve destekçileri ile işbirliği yaptı. Müdahale ekibi, kampanyada toplanılan paraların ise uçuşlar, vize ücretleri, destek ve güvenlik sağlamak gibi diğer tedbirler için kullanılmasını hedeflemektedir. Kullanılmayan fonları ise yüksek risk altındakileri ülke dışına çıkarmak için çalışan diğer güvenilir kampanyalara aktaracak.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Elektrik faturalarında kullanımdan fazla vergi alınıyor

    Elektrik faturalarında kullanımdan fazla vergi alınıyor

    PİRHA – Mardin Dargeçit’te yüksek gelen elektrik faturaları nedeniyle bir araya gelen yurttaşlar DEDAŞ İlçe Müdürlüğü önünde eylem yaptı. İddiaya göre, 30 bin nüfuslu Dargeçit ilçesinde DEDAŞ keyfi fatura çıkarıyor. İlçede sık sık da elektrik kesiliyor.

    Mardin’in Dargeçit ilçesinde vatandaşlar yüksek elektrik faturalarına tepki gösterdi. Ellerinde yüksek meblağlı faturaları ile Dicle Elektrik Dağıtım AŞ. Dargeçit İlçe Müdürlüğü önünde bir araya gelen vatandaşlar, kesilen faturaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

    Faturaları ödeyecek güçleri olmadığını belirten vatandaşlar, DEDAŞ’ın dolandırıcılık yaptığını ifade etti. Sayaçlarının direklerin üzerine çıkarıldığını ve kendilerinin kontrol edemez duruma getirildiğini söyleyerek tepki gösteren vatandaşlar, hukuksuz uygulamalara son verilmesini istedi.

    Faturalar, Enerji Piyasası Denetleme Kurulundaki fatura hesaplama sisteminin çok üstünde ücretlendirme yapıldığı vatandaşların tespiti ile ortaya çıktı. Bunlarla birlikte Dargeçit ve Çevre Köyleri Derneği imza  kampanyası başlattı. İmza kampanyasının açıklamasında “Güneydoğu Anadolu Bölgesinde elektrik dağıtımı yapan DEPSAŞ Enerji son dönemlerde elektrik faturalamada olağan dışı ücretlendirme yaptığı ve vatandaşları mağdur edildiği görülmektedir.” dendi. Devlet kurumlarını ve yerel yöneticilerin vatandaşın bu mağduriyetini giderici adımlar atması istendi.

    CHP Antep Milletvekili Bayram Yılmazkaya da son dönemde yurttaşlardan yükselen kabarık elektrik faturası şikayetlerini gündeme taşıdı.

    “Elektriğe yapılan yüzde 15 zam vatandaşın faturasına yüzde 100 olarak yansıdı” diyen Yılmazkaya, hükümetin vatandaşın yanında değil, elektrik şirketlerinin yanında yer aldığını belirtti.

    Milletvekili Yılmazkaya, “Sanayi kenti olan Gaziantep başta olmak üzere ülke genelinde işsizliğin artığı, vatandaşın evine ekmek götüremediği şu zor günlerde, yüksek gelen elektrik faturasını vatandaş nasıl ödesin? AKP’nin vatandaşı soymak için kurduğu düzende, sadece bir konutta 60 lira kullanım bedeli olan elektrik faturası vatandaştan 200 lira olarak tahsil ediliyor” ifadelerini kullandı.

    CHP Aydın Milletvekili Aydın Özer de konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Özer, “Faturalar halkımızı cayır cayır yakıyor. Aşırı sıcaklar nedeniyle klima kullanımının artması veya tarifelerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından belirlendiği yönündeki açıklamalar ikna edici değil. Yani bütün suç klimanın mı? 57 kuruş olan birim fiyatın 74 kuruşa çıkarılması, kayıp/kaçak bedeli, KDV, TRT payı ya da fonların hiç mi suçu yok?” şeklinde konuştu.

    FATURALARA NASIL İTİRAZ EDİLİR?

    Faturalara itiraz süresi teslim edildikten 8 gün sonunda dolmaktadır. Ayrıca, Türkiye’de 21 özel elektrik dağıtım şirketleri tarafından yapılır. Eğer yurttaşlar faturalarının normalden yüksek geldiğinden şikayetçiyse ilk olarak hizmet alınan elektrik dağıtım şirketine itiraz dilekçesi yazmaları gerekmektedir. Dilekçeyi işletmenin ya da hizmet birimlerine elden teslim edebilirler. Bunun dışında posta ve e-posta da tercih edilebilir. Dilekçenin ulaşması ile şikayet kaydı oluşmuş olur. Bununla beraber elektrik dağıtım şirketlerinin web sitelerinde yer alan “fatura itiraz bölümü” üzerinden de dilekçelerini verebilir ya da şablon formu doldurabilirler.

    Helin YILMAZ/ PİRHA

     

  • Figen Yüksekdağ babasının cenazesine katıldı – VİDEO

    Figen Yüksekdağ babasının cenazesine katıldı – VİDEO

    PİRHA- HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Hakka yürüyen babası Mevlüt Yüksekdağ’ın cenazesine katılmak için Yumurtalık Gölovası köyündeki mezarlığa geldi.

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturması kapsamında, daha önce çağrılmasına rağmen ifadeye gitmediği gerekçesiyle 4 Kasım 2016’da Ankara’daki evinde gözaltına alınıp tutuklanan siyasetçi 5 yıl aradan sonra dışarıya babasının vefatı vesilesiyle çıktı. Adana Yumurtalık’a bağlı Gölovası köyündeki cenazeye HDP milletvekilleri, eski başkanı olduğu Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) eş başkanı Özlem Gümüştaş ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eş başkanı Keskin Bayındır katıldılar.
    (HABER MERKEZİ)

  • Ortadoğulu mülteciler Avrupa ülkelerinin sınırında mahsur kaldı

    Ortadoğulu mülteciler Avrupa ülkelerinin sınırında mahsur kaldı

    PİRHA- Sığınmacı sorunu her geçen gün büyüyor. Estonya 10 Afgan mülteciyi alabileceğini söylerken diğer Avrupa ülkeleri de sınırlı sayıda sığınmacıya sınırlarını açıyor. Türkiye, Suriye, Lübnan, İran ve son olarak da Afganistan’dan çıkan sığınmacılar devletlerin sınır kapılarında yaşam savaşı veriyor.

    Polonya, ülkeye girmek isteyen göçmenlerin gelişini durdurmak için Belarus sınırına yüzlerce asker yerleştirdi. Göçmenlerden Bilgi (İnfoMigrants) sayfası Avrupa sınırlarında sıkışan Ortadoğuluların fotoğraflarını paylaştı. Sığınmacılar 11 gündür Belarus sınırında bekletiliyor.

    Savunma Bakanı Mariusz Blaszczak, operasyona 900’den fazla askerin katıldığını ve Polonya sınırları boyunca da dikenli tellerin döşendiğini söyledi. Bakan, telin Polonya’nın Belarus ile olan 418 kilometrelik sınırının yaklaşık 100 kilometresini geçtiğini ve yakında 50 kilometre daha döşeneceğini de sözlerine ekledi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Erikli Baba Dergahı’nda aşure kazanları kuruldu- VİDEO

    Erikli Baba Dergahı’nda aşure kazanları kuruldu- VİDEO

    PİRHA- İstanbul Kazlıçeşme’de bulunan Erikli Baba Dergahı’nda, Muharrem Orucunun (Yası Kerbela) sona ermesiyle birlikte aşure lokması paylaşıldı.

    İstanbul Kazlıçeşme’de bulunan Erikli Baba Dergahı’nda da aşure kazanları kuruldu. Erikli Baba Dergahı Dedelerinden Ali İsmail Akbaba, aşurenin önemini ve niyetini anlattı.

    Akbaba, aşurenin sevgi ve dostluk aşı olduğunun altını çizerek, Hünkâr Hacıbektaş Veli’nin “Sevgi muhabbet kaynar, yanan ocağımızda, Bülbüller şevke gelir, gül açar bağımızda. Hırslar, kinler yok olur, aşkla meydanımızda, Arslanlarla ceylanlar, dosttur kucağımızda” sözlerini hatırlattı.

    Akbaba, lokma duası verdikten sonra aşureler paylaşıldı.

    BARIŞ KOP/ İSTANBUL

  • Boğaziçi Üniversitesi’ne yeni rektör ataması

    Boğaziçi Üniversitesi’ne yeni rektör ataması

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Resmi Gazete’de yayınlanan kararnamesiyle Boğaziçi Üniversitesi’nin rektörlüğüne Prof. Dr. Naci İnci atandı.

    Bulu’nun görevden alınmasından sonra vekaleten rektörlük yapan İnci, direnişle geçen altı ayın ardından görevinden alınan kayyum rektör Melih Bulu’nun yardımcılığını yapmakta ve öğrenciler tarafından kayyum rektörlükte görev almayı kabul eden ilk akademisyen olması bağlamında Bulu ile aynı şekilde protestolara maruz kalıyordu.

    Boğaziçi Dayanışması, İnci’nin atanmasıyla tüm üniversite bileşenlerini yeniden mücadeleye çağırdı. Yapılan paylaşıma “Boğaziçi Direnişinin bütün bileşenlerini Kayyum Naci İnci’ye karşı birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Tüm kayyumlar gidene kadar #DirenişeDevam #NaciİnciRektörümüzDeğildir #KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz” notu düşüldü.

    Boğaziçi Direnişi hesabı ise “Naci İnci bugün istifa etti mi?” isimli bir twitter hesabı açtı.

    HİÇBİR ADAY MÜLAKATA ÇAĞIRILMADI

    Rektörlüğe aday olan ve 600’den fazla akademisyenin katıldığı oylamada güven oyu alan ve YÖK’e başvuran 17 profesörün bir tanesinin bile mülakata çağırılmadığı iddia edildi. Aynı oylamada %95 oranında karşı oy alan Naci İnci ise rektör olarak atandı.
    TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil “%95 oranıyla reddedilen Naci İnci az önce rektör olarak atandı. Çünkü Saray’da yaşayan tek bir kişi, her şeyi bildiğini sandığı gibi, Boğaziçi’ni de Boğaziçililerden daha iyi bildiğini sanıyor.” dedi.

    NE OLMUŞTU?
    Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki dönem kayyum rektörü de gece yarısı bir kararname ile atamış daha sonra gece yarısı kararnamesi ile görevden almıştı.  6 aylık öğrencilerin direnişinin sonucu olduğu düşünülen bu olay, iktidara yakın yazarlar tarafından farklı yorumlanmıştı. Fatih Altay, Nagehan Alçı gibi isimler Naci İnci’nin daha sert biri olduğu için Erdoğan’ın yeni rektörünün belli olduğu şeklinde yorumlar yapmıştı.


    HELİN YILMAZ