Etiket: 2023

  • Munzur Kültür ve Doğa Festivali 3-4-5-6 Ağustos’ta yapılacak

    Munzur Kültür ve Doğa Festivali 3-4-5-6 Ağustos’ta yapılacak

    PİRHA-Dersim Belediyesi meclis üyeleri, oy çokluğuyla bu yıl festivalin yapılmasına karar verdi. 2023 yılı Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 3-6 Ağustos günleri arasında yapılması kararlaştırıldı.

    Dersim Belediyesi meclis üyeleri, oy çokluğuyla bu yıl festivalin yapılmasına karar verdi. Festival, 3 Ağustos’ta başlayıp 6 Ağustos’ta sona erecek.

    Festivalin içeriği ise daha sonra kurumlarla yapılacak toplantıların ardından belli olacak.

    PİRHA/ DERSİM

  • İzmir Newroz’u: Asrın hesaplaşması geldi; kaçacak yeriniz yok!-VİDEO

    İzmir Newroz’u: Asrın hesaplaşması geldi; kaçacak yeriniz yok!-VİDEO

    PİRHA- İzmir Newrozunda yaşanan depremlere dikkati çeken DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk, depremin sebebinin iktidar ve kirli sistemi olduğunu belirterek, “Sorumlulardan hesap soracağız. Kaçacağınız bir yer yok. Sırtınızı dayayacağınız bir yer kalmadı. Depreme felaket diyorlar. Yalan söylüyorlar. Çürümüş sistemleri depremde ortaya çıktı” dedi.

    İzmir’de, “Her der Newroz, her dem azadî” ve “Newroz ateşiyle özgürlüğe” şiarıyla gerçekleştirilen Newroz kutlaması, Konak Gündoğdu Meydanı’nda binlerce kişinin katılımıyla başladı. Sabahın ilk saatlerinden itibaren alana  gelen yurttaşlar, “Biji Newroz”, “Jin jiyan azadi”, “Biji berxwedana zindana”, “Faşizme karşı omuz omuza” “Biji tekoşina gela” ve “Direne direne kazanacağız” slogan ve zılgıtları eşliğinde alana giriş yaptı. Her yıl Newroz’un başladığı saatlere kadar polis kontrol noktalarında bekletilen yurttaşlar, bu yıl üst aramasının ardından alana giriş yaptı.

    AKP iktidarına isyan ve öfkenin hakim olduğu Newroz’da sahneye çıkan Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Eş Başkanları Berna Çelik ve Çınar Altan, Barış Anneleri, Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) temsilcisi Salih Tekin, Yeşil Sol Parti MYK üyesi Ahmet Asena, HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay sahneye çıkarak, Newroz’un önemine dair kısa konuşmalar yapıp, Newroza katılan halklara teşekkür etti.

    BAŞ: DİKTATÖRLÜĞÜN SONU GELDİ 

    Ardından konuşan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, 20 yıllık diktatörlüğün sonuna gelindiğini belirterek, “Bunun umudu ve inancıyla bu alandayız. Halklarımızı enkaz altında ve yoksullukla karşı karşıya bırakanlara karşı alandayız. Yılladır sevdiklerimizi esir aldılar. Bizi bir birimize düşürmeye çalışanlara buradan sesleniyoruz. İşte buradayız bir aradayız. Çok ağır bir depremi yaşadık. Biz halkın canıyla uğraşırken, onlar saraylarda izlediler. Bir tane bile çadır vermediler. Bir tas çorba getirmediler. Yoğun acı günlerimizde bizi yalnızlığa terk ettiler. Ama halklar bir birine el uzattı. Bir birimizin ellerini tutarak hayatta kaldık. Asrın felaketine karşı asrın dayanışmasını ördük” dedi.

    Asrın hesaplaşmasının zamanı geldiğine dikkati çeken Baş, “Bu sülale devrini bitireceğiz. İzmir eşitlik, özgürlük barış ve halkların kardeşliği diyor. Bu zafer işareti barış, özgürlüğün işareti. Kürt ve Türk halkların yan yana geldiğinin işareti. Deniz Gezmiş ile Deniz Poyraz’ı işareti. HDP’yi kapatmaya, susturmaya çalışıyorlar. Ey Tayyip Erdoğan; HDP asla yalnız kalmayacak. Kürt halkı asla yalnız kalmayacak. Kürt halkının iradesini kapatamazsınız. Ama biz sizin sömürünüzü kapatmaya geliyoruz” ifadelerini kullandı.

    KEMALBAY: BİRLEŞİK MÜCADELEYİ GÜÇLENDİRECEĞİZ”

    HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, konuşmasına cezaevinde bulunan vekilleri ve eski eş başkanları selamlayarak başladı. Kemalbay, “Acımız çok büyük. Binlerce yurttaşlarımız adeta katledildi, katleden ise sarayda oturuyor. Acımız çok büyük ama öfkemiz de bir o kadar da büyük. Katledenleri asla affetmeyeceğiz. Asla unutmayacağız ve helalleşmeyeceğiz. Deprem bir kez daha gösterdi ki hayatlarımızın canlarımızın sarayda oturanlar için en ufak bir kıymeti yok. O haramileri tarihin çöplüğüne göndereceğiz” dedi.

    Kemalbay, yaşanan selin ardından Tarım Bakanı’nın “Yurttaşlarımızı kaybettik ama toprak da suya doydu” açıklamasını hatırlatırken, kitle hükümeti yuhaladı.

    TÜMÜKLÜ: İSYAN HARLANIYOR

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi (EMEP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü de şunları söyledi: “Bir yanımız Newroz’un ateşin ve isyanıyla harlanıyor. Newroz’un ruhu budur. Yüreğimiz her daraldığında ruhumuzu sıktıklarında Newroz ateşiyle ısınıyoruz. Rahşan Demirel, Zekiye Alkan’ın yaktığı ateşle ısınıyoruz. Özgürlük ve adalet için kendi gücümüze güveneceğiz. Kendi geleceğimizi inşa edeceğiz. Biji Newroz biji azadi.”

    ÖNDER: PAZARLIK YAPMAYAN BİR TEK BİZ VARIZ

    HDP önceki dönem Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise Deniz Poyraz şahsında mücadelede yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başladı. Kitlenin sık sık attığı slogana karşılık Önder, “Eminim ki Sayın Öcalan da bu görüntüleri izliyordur. Barış bu topraklarda kaldığı yerden devam edecek. Barışı ve eşitliği getireceğiz” dedi.

    Cezaevlerindeki siyasi tutuklulara da selam gönderen Önder, “Memlekette bu günlerde enflasyonu olan en çok iki şey var. Koltuk ve masa. Koltuk ve masadan geçilmiyor. Bu masalardan bir şey istemeyen, pazarlık yapmayan sadece biz varız. Biz o masalardan bir bardak çay istemeyiz. Alın kime ne lazımsa onun fazlalığını yapın. Sizin yaptığınız 19’uncu yüzyıl siyaseti çöp olmuştur. Siyasetleri gibi onlar da tarihin çöp sepetine gidecekler. Geriye insanlık, umut kalacak. Biz o zaman masa, koltuk, sandalye hesabı yapmadan bu memleketi bir yeryüzü bahçesine dönüştüreceğiz. O güne olan inancımla hepinizi selamlıyorum” sözleriyle konuşmasını bitirdi.

    ÖZTÜRK: KİMİN BİTİP BİTMEDİĞİNİ GÖRÜYORUZ

    Daha sonra Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk konuştu. Yaşanan depremlere dikkati çeken Öztürk, depremin sebebinin iktidar ve kirli sistemi olduğunu belirterek, “Sorumlulurdan hesap soracağız. Hesap verecekler. Kaçacağınız bir yer yok. Sırtınızı dayayacağınız bir yer kalmadı. Depreme ‘felaket’ diyorlar, yalan söylüyorlar, çürümüş sistemleri depremde ortaya çıktı. Akılları Kürt düşmanlığı üzerine çalışıyor. İktidar sadece 2 partiden oluşmuyor. Yüzyıllık sistem Kürtleri, Alevileri yok sayıyor. Yeni bir seçime giriyoruz. Bu seçim bizimle AKP-MHP arasında olan bir seçim değil, yüzyıllık bir sistem sorunudur. Erdoğan ve Bahçeli yüzyıllık bu inkar sisteminin zihniyetini taşıyorlar” ifadelerini kullandı.

    MUHALEFETE UYARI 

    Muhalefete de seslenen Öztürk, “Bizim derdimiz hükümetin değişmesi değil. ‘Bu sistemden kurtulup yeni koltuklara biz oturacağız’ demeyin, böyle bir şey olmayacak. Sonunuz Erdoğan ve Bahçeli’den daha kötü olur, aklınızı başınıza alın” dedi. Öcalan üzerindeki tecride dikkati çeken Öztürk, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Tecrit işkencedir, hukuk dışıdır. Muhalefet olarak buna sözünüz olmayacak mı? Bunu dile getirmezseniz, samimiyetinize inanamayız. İstanbul’daki demokrasi, Amed’te demokrasi değil mi? Kürt halkının iradesini nasıl yok sayıyorsunuz?” diye belirtti.

    İzmir Newrozu, Dengbêj Xalîde ve Koma Hevra’nın seslendirdiği şarkıların ardından sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • Beyazıt Katliamı’nın 45. yılı: Ülkücüler 7 öğrenciyi katletmiş, 50’den fazla öğrenciyi yaralamıştı

    Beyazıt Katliamı’nın 45. yılı: Ülkücüler 7 öğrenciyi katletmiş, 50’den fazla öğrenciyi yaralamıştı

    PİRHA-Bugün 7 devrimci öğrencinin ülkücülerin saldırısı sonucu yaşamını yitirdiği Beyazıt Katliamı’nın 45. yılı. Beyazıt Katliamı sonrası başlatılan yargı süreci zaman aşımıyla sonuçlandı. Böylece, 7 kişinin ölümü, onlarca kişinin yaralanmasına yol açan, örgütlü ve planlı bir biçimde gerçekleştirildiğine dair çok sayıda kanıt bulunan 16 Mart Beyazıt Katliamı, zaman aşımına uğratıldı.

    16 Mart 1978 yılında 7 öğrencinin hayatını kaybettiği, 50’den fazla kişinin yaralandığı Beyazıt Katliamı’nın üzerinden 45 yıl geçti. Katliamın ardından yapılan iki yargılama da faillerin cezasız kalmasıyla sonuçlandı. Yürürlükteki ceza hukukuna göre zamanaşımı dolmadığı halde dava zaman aşımından düşürülerek Türkiye’nin ilk kontrgerilla dava dosyası kapatıldı.

    16 Mart 1978’de ülkücü saldırılar nedeniyle öğrencilerin kampüsten toplu çıkış yaptığı esnada atılan bomba ve ardından açılan yaylım ateşi sonucu İktisat ve Hukuk fakültesi öğrencileri Hatice Özen, Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt hayatını kaybetti. 50’den fazla öğrenci de yaralandı.

    Saldırının failleri, “Merasim Birliği” adlı polis birliği ve Orhan Çakıroğlu başkanlığında ve Mehmet Gül yönetimindeki Ülkü Ocakları üyeleriydi. Ateş kesildikten sonra polisler koşan saldırganların peşinden gitti, ancak Komiser Muavini Reşat Altay tarafından engellendiler. Reşat Altay, gazeteci Hrant Dink’in öldürüldüğü tarihte de Trabzon İl Emniyet Müdürüydü.

    Okul süresiz tatil edilirken, saldırının hemen ardından öğrenciler üniversiteyi işgal etti. İşgalin hemen ardından sendikalar, meslek örgütleri, barolar, derneklerin de katıldığı on binlerce kişilik cenaze töreniyle saldırıya yanıt verildi. 7 gencin tabutları, Sirkeci iskelesindeki feribota teslim edildi. Bombanın, Kontrgerillacı Yüzbaşı Mehmet Ali Çeviker’in deposundan çıktığı ve Abdullah Çatlı tarafından ulaştırıldığı ortaya çıktı.

    SADECE 1 KİŞİ TUTUKLANDI, 17 KİŞİ HAKKINDA TAKİPSİZLİK KARARI

    Devrimci öğrencilere dönük saldırılar toplumun birçok kesimi tarafından protesto edilirken, katliama ilişkin ise sadece bir kişi tutuklandı. 1978 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında aralarında dönemin Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanı Orhan Çakıroğlu, dönemin Ülkü Ocakları’nda görevli olan Mehmet Gül, dönemin MHP İstanbul İl Başkanı Kazım Ayaydın gözaltına alındı. Sanıklardan Sıddık Polat ise Elazığ’da yakalandı.

    Yürütülen soruşturmada 17 kişi hakkında takipsizlik kararı verilirken, diğer sanıklar hakkında idam istemiyle İstanbul 1 No’lu Sıkıyönetim Mahkemesi’nde dava açıldı. Yargılama sonunda, Polat 11 yıl hapis cezasına mahkûm edilirken, diğer sanıklar ‘delil yetersizliğinden’ beraat etti. Askeri Yargıtay’ın 5 Ekim 1982 tarihli kararından sonra Polat da beraat etti.

    Katliamın failleri Ergenekon davaları kapsamında tutuklanınca, katliam mağdurlarının avukatları her iki dosyanın birleştirilmesini istedi ancak bu talep reddedildi. Ayrıca Beyazıt Katliamı döneminde öğrencileri korumakla görevli polislerin başında yer alan Reşat Altay’ın yargılandığı Hrant Dink davasıyla, katliam dosyasının birleştirilmesi talebi de reddedildi.

    KATLİAM ZAMAN AŞIMIYLA SONUÇLANDI

    Beyazıt Katliamı sonrası başlatılan yargı süreci tıpkı diğer katliamlar ve faili meçhul cinayetlerde olduğu gibi zaman aşımıyla sonuçlandı. 20 Ekim 2008’de İstanbul 6. Ceza Mahkemesi’nin verdiği zaman aşımı kararı Mart 2010 tarihinde Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onandı. Böylece, 7 kişinin ölümü, onlarca kişinin yaralanmasına yol açan, örgütlü ve planlı bir biçimde gerçekleştirildiğine dair çok sayıda kanıt bulunan 16 Mart Beyazıt Katliamı, zaman aşımına uğratıldı.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • 22 insanın öldürüldüğü Gazi Katliamı 28 yıldır hala aydınlatılmadı

    22 insanın öldürüldüğü Gazi Katliamı 28 yıldır hala aydınlatılmadı

    PİRHA-Türkiye’de 90’lı yılların katliamlarından biri de Gazi Katliamı. 28 yıl önce 22 kişinin katledildiği Gazi Katliamı’nın failleri ve sorumluları hala cezalandırılmadı. Halkın adalet talebi sürüyor. 

    İstanbul’da 12 Mart 1995 akşamı, saat 20:45 sularında kimliği belirlenemeyen kişiler, gasp ettikleri bir taksi ile Gazi Mahallesinde bulunan Öntaş, Yavuz ve Dostlar kahvehaneleri ile Sarıoğlu Pastanesini silahla taradı. Saldırı sonucu 76 yaşındaki Alevi dedesi Halil Kaya öldürüldü, 5’i ağır 25 kişi yaralandı. Sonrasında saldırganlar kaçırdıkları taksinin şoförünü de öldürerek kayıplara karıştı.

    Saldırının duyulmasının ardından Gazi Mahallesi halkı sokağa çıkarak saldırıyı protesto etti. Polis halkın üzerine ateş açtı ve Mehmet Gündüz’ü katletti. Ertesi gün cenaze töreni için cemevi önünde toplanan binlerce kişiye ateş açıldı. Öğleden önce üç kişi, öğlenden sonra 12 kişi daha yaşamını yitirdi. Hepsi de kurşun yarasıyla ölmüştü. Aralarında gazetecilerin de bulunduğu birçok kişi yaralandı. Aynı gün İstanbul Valiliği Gazi, Zübeyde Hanım ile Esentepe mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti. Mahallelerin giriş ve çıkışlarına polis barikatı kuruldu ve giriş, çıkış polis kontrolünde yapıldı. Sokağa çıkma yasağı Gazi Mahallesi direnişini engelleyemedi. Bunun üzerine bölgeye askeri birlikler gönderildi.

    Bu arada, Ankara’da Gazi Katliamı ve sokağa çıkma yasağı Kızılay’da protesto edildi; polis gösteriye saldırdı, 36 kişi yaralandı.

    ÜMRANİYE’DE 5 KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ

    Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi halkı da, Gazi Mahallesi’ndeki katliamı protesto etmek için 15 Mart’ta sokağa çıktı. Polis burada da halka ateş açtı. O gün 1 Mayıs Mahallesi’nde de beş kişi öldürüldü.

    HASAN OCAK KAYBEDİLMİŞTİ

    Dört gün içerisinde Gazi Mahallesi’nde 17 ve 1 Mayıs Mahallesi’nde beş olmak üzere toplam 22 kişi öldürüldü, 300’den fazla kişi de yaralandı. Yapılan otopsi sonucu olaylarda öldürülenlerden 17 kişinin polis mermisiyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı.

    Gazi Mahallesi direnişinde bulunan Hasan Ocak 21 Mart günü gözaltına alındı ve kaybedildi. Ailesinin ve kamuoyunun mücadelesi sonucu Hasan Ocak’ın cansız bedeni bulundu.

    İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRÜ NECDET MENZİRDİ

    Gazi katliamı yaşandığında; İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir’di. Polise yetki veren Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, “Bin operasyon yaptık” diyerek katliamı savunmuştu. İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu olayları bastırmak için sokağa çıkma yasağı ilan edip Gazi Mahallesi’ni polis ablukasına aldırmıştı. İçişleri Bakanı Nahit Menteşe “Polis silah kullanmadı” demişti. Başbakan Tansu Çiller, “Vatan için kurşun yiyen de, atan da şereflidir” demişti. Süleyman Demirel ise Cumhurbaşkanıydı. Hiçbiri yargılanmadı.

    Gazi Katliamı, aradan geçen 28yıla rağmen asıl failleri karanlıkta bırakıldı. Katliam sonrası açılan davada sanık koltuğuna sadece 20 polis oturtuldu. Ancak bunlar arasında üst düzey yetkililer yoktu. Güvenlik gerekçesiyle 3 şehir gezdirilen dava, sadece iki polisin 4 yıl 32 ay hapis cezası almasıyla sonuçlandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Birleşik Kamu İş Konfederasyonu: Yoksulluk sınırı 26 bin 994 liraya yükseldi

    Birleşik Kamu İş Konfederasyonu: Yoksulluk sınırı 26 bin 994 liraya yükseldi

    PİRHA-Birleşik Kamu İş Konfederasyonu, ocak ayı Açlık-Yoksulluk Araştırması’nı yayımladı. Araştırmaya göre, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı bir önceki aya göre 737 lira artarak 9 bin 796; yoksulluk sınırı ise 870 lira artarak 26 bin 994 liraya çıktı. Yoksulluk sınırında, son bir yıllık dönemdeki artış ise 11 bin 982 lira oldu.

    Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Merkez Yönetim Kurulu, Ankara’da dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için tüketmesi gereken gıda ve gıda dışı harcamaları dikkate alarak hazırladığı ocak ayı Açlık-Yoksulluk Araştırması’nı açıkladı.

    “AÇLIK SINIRI OCAK AYINDA BİR ÖNCCEKİ AYA GÖRE 737 LİRA ARTTI”

    Birleşik Kamu İş’in Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın hazırladığı ve bugün yayınlanan araştırmada şu veriler yer aldı:

    “Açlık sınırı ocak ayında bir önceki aya göre 737 lira artarken, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 133 lira artarak 17 bin 198 liraya yükseldi. Temel gıda fiyatlarında yaşanan yüksek oranlı artışlarla dört kişilik bir ailenin açlık sınırı ocak ayında 9 bin 796 liraya kadar çıktı. Ocak ayında yoksulluk sınırı önceki aya göre da 870 lira arttı. Bir yıl öncesine göre ise açlık sınırı 4 bin 872 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 7 bin 109 lira arttı. Ailelerin gıda ve gıda dışı ihtiyaçlarını insan onuruna yaraşır bir şekilde yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken toplam harcama tutarını gösteren yoksulluk sınırı son bir yılda toplam 11 bin 981 liralık artış gösterdi.

    Ankara’da en fazla alışveriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak harcanması gereken tutar bir önceki aya göre 268 lira, 2022 yılının aynı ayına göre ise 975 lira artarak 2 bin 381 lira oldu. Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 6 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 78 liralık artışla 234 liraya yükseldi. Süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcama ocakta bir önceki aya göre 217 lira artarak 2 bin 672 liraya yükseldi. Son bir yıllık dönemde ise bin 515 liralık artış oldu. Meyve için harcanması gereken para ocakta 24 lira artarken, geçen yılın aynı ayına göre ise 338 lira artarak 680 lira oldu. Sebze harcaması da önceki aya göre 110 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 755 lira artarak bin 267 lira oldu.

    “YOKSULLUK SINIRINDA SON BİR YILLIK DÖNEMDEKİ ARTIŞ 11 BİN 982 LİRA OLDU”

    Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı gereksinimlerin fiyat artışları da esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini ‘yoksunluk hissi duymadan’ karşılayabilmesi için gereken harcama tutarı da ocak ayında 133 liralık artışla 17 bin 198 liraya yükseldi. Ocak ayında dört kişinin giyim ve ayakkabı harcamaları bin 11 liraya inerken, barınma (kira dahil) harcamaları 4 bin liraya, ev eşyası harcamaları 2 bin 440 liraya, sağlık harcamaları 716 liraya yükseldi. Ulaştırma harcamaları 4 bin 622 liraya inerken, haberleşme harcamaları 730 lira, eğlence ve kültür harcamaları 620 lira, eğitim harcamaları 380 lira, tatil-otel harcamaları bin 593 lira ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar bin 86 lira oldu. Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır bir şekilde yoksunluk hissi çekmeden yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı (içki ve sigara harcamaları hariç) ise ocakta 870 lira daha artarak 26 bin 994 liraya yükseldi. Yoksulluk sınırında, son bir yıllık dönemdeki artış ise 11 bin 982 lira olarak gerçekleşti.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Olof Palme Ödülü’ 3 kadına verildi

    ‘Olof Palme Ödülü’ 3 kadına verildi

    PİRHA-Olof Palme 2023 Ödülü, Eren Keskin, Marta Chumalo ve Narges Mohammedi’ye verildi.

    Olof Palme Uluslararası Anlayış ve Ortak Güvenlik için Anma Fonu’nun 1987 yılından bu yana her yıl verdiği Olof Palme Ödülü, bu yıl Ukrayna ve İran’da iki aktivist kadın ile birlikte İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı ve Avukat Eren Keskin’e verildi.

    Kuruluşun internet sitesinden Ukraynalı psikolog Marta Chumalo, İranlı gazeteci ve hak savunucusu Narges Mohammadi ve Eren Keskin için, “İnsan haklarının savaş, şiddet ve baskı tehdidiyle karşı karşıya olduğu bir çağda kadınların özgürlüğünü güvence altına almak adına yürütülen mücadele için gösterdikleri çabalardan ötürü ödüle layık görüldü” paylaşımı yaptı.

    Ödül töreni 1 Şubat 2023 Çarşamba günü Stockholm konser salonunda yapılacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • DAD Mersin Şube Eş Başkanları: Bütün dünyada savaşsız, sömürüsüz bir yıl olsun-VİDEO

    DAD Mersin Şube Eş Başkanları: Bütün dünyada savaşsız, sömürüsüz bir yıl olsun-VİDEO

    PİRHA- DAD Mersin Şube Eş Başkanları Avukat İbrahim Cinbaş ve Hülya Ayhan, yeni yıla dair mesajlarını paylaşarak, ” Bütün dünyada savaşsız, sömürüsüz bir yıl olsun” dediler.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Mersin Şube Eş Başkanları Avukat İbrahim Cinbaş ve Hülya Ayhan, yeni yıla dair PİRHA’ya konuştu.

    DAD Mersin Şube Eş Başkanı Avukat İbrahim Cinbaş, “Yeni yılın başta Aleviler olmak üzere dünyanın bütün mazlumlara ve  haklara barış, kardeşlik, adalet getirmesini temenni ediyorum. Bütün dünyada savaşsız, sömürüsüz bir yıl olsun” dedi.

    DAD Mersin Şube Eş Başkanı Hülya Ayhan da, “Yeni yılın kadın katliamlarının, çocuk istismarının, hayvan katliamlarının olmadığı, doğaya saygılı, siyasi tutsakların özgürleştiği, barış içerisinde bir yıl olmasını istiyoruz” diye belirtti.

    PİRHA/MERSİN

  • ‘Cumhuriyetin yüzüncü yılında laik, demokratik bir anayasa, eşit yurttaşlık istiyoruz’-VİDEO

    ‘Cumhuriyetin yüzüncü yılında laik, demokratik bir anayasa, eşit yurttaşlık istiyoruz’-VİDEO

    PİRHA-DAD yöneticisi İmam Balsever 2023 yılına dair temennilerini PİRHA’ya kaydederken, “2023’te de her şey halklara fatura edilecektir. Herkesin eşit vatandaş olduğu bir cumhuriyet istiyoruz. Bunun için mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) yöneticisi İmam Balsever, 2023 senesine dair beklentilerini PİRHA‘ya anlattı. 2023’ün de halklar için zor geçeceğini ifade eden Balsever, şunları söyledi:

    “Halklar, emekçiler, ezilenler, yoksullar, köylüler olarak 2022 yılını gerçekten büyük sıkıntılar içerisinde geçirdik. Halkın alım gücü oldukça zayıfladı. İnsanların gelirleri sıfıra indi. Dolayısıyla 2022 halklar açısından hem siyasal hem iktisadi hem de inançsal olarak büyük sıkıntı içerisinde geçti. Önceki yıllarda çok mu özgürdük, rahattık, sefa içerisindeydik? Hayır. Sistem krize düştüğü her zaman öncelikle halklara saldırıyor, baskı altına alıyor. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı, insanların konuşamadığı, kendilerini özgürce ifade edemediği, medyaların kapandığı, siyaseten alanlara çıkamadığımız bir dönemi yaşadık.

    “LAİK, DEMOKRATİK BİR ANAYASA VE EŞİT YURTTAŞLIK İSTİYORUZ”

    2023 yılının daha iyi olabileceğini düşünmüyorum. Cumhuriyetin yüzüncü yılında talebimiz, kurucu vatandaşlık ilişkilerinin yeniden değerlendirildiği laik, demokratik bir anayasa. Herkesin eşit vatandaş olduğu bir cumhuriyet istiyoruz. Bunun için mücadeleye devam edeceğiz.

    İktidar Aleviler için yakın zamanda bir torba yasa hazırladı ve Meclis’ten geçirdi. Bunu kabul etmediğimizi, direneceğimizi ifade ettik. Hiçbirimiz hiçbir gün gidip onların önünde diz çökmeyecektir. Onların parasına, puluna, elektrik, su faturalarına muhtaç değiliz. Alevi toplumunun da bu temelde güçlü bir mücadele çizgisi ortaya çıktı. Birliktelik güçlendi. Bu birlikten korkanlar da bizi birbirimizden ayırma gayreti içerisine girdi. Değerlerimize sahip çıkacağız. Biz Seyit Rızaların, Alişerlerin ardıllarıyız.

    2023’teki seçimlerde de halklar üçüncü yolda birleşti. Önemli demokratik bir kazanım elde edinildi. İşçiler, Kürtler, Aleviler, sosyalistler, LGBTİ’ler, her kesimden insanlar üçüncü yolu savunmaya başladı. Demokratik anlayış içerisinde olmaya gayret edeceğiz. 2023’ün halklara hayırlı bir yıl olmasını temenni ediyorum.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Sivil toplum örgütlerinden yeni yıl mesajı: Umutla bakacağımız bir yıl olsun!-VİDEO

    Sivil toplum örgütlerinden yeni yıl mesajı: Umutla bakacağımız bir yıl olsun!-VİDEO

    PİRHA – Yeni yıla dair mesajlarını PİRHA ile paylaşan sivil toplum örgütlerinde mücadele yürüten yurttaşlar, “2023 yılı hepimize özgürlük, mutluluk adalet getirsin” dediler.

    2022 yılı insan hakları ihlalleri açısından bir hayli karanlık bir yıl oldu. Toplumun bütün dezavantajlıları, ezilenleri, önceki yıllara kıyasla daha da haklarından uzak bir sene yaşadı. Sivil toplum örgütlerinde mücadele yürüten yurttaşlar, yeni yıla dair mesajlarını PİRHA ile paylaştı.

    İnsan Hakları Derneği Merkez Yürütme Kurulu üyesi Nuray Çevirmen, 2022 yılı içerisinde cezaevlerinde yaşanan ihlallerin daha da arttığını vurguladı. Çevirmen, yeni yıla dair şu mesajı verdi:
    “Önceki yıllara oranla daha fazla hak ihlallerinin yaşandığı bir süreç oldu. Pek çok hasta mahpusun ölümüne tanıklık ettik. İnsanlık onurunu hiçe sayan uygulamalar maalesef devam ediyor. 2023 yılı hepimize özgürlük, mutluluk adalet getirsin. İnsanların kötü muameleye uğramadığı, eşitliğin sağlandığı, ötekileştirilmediği, çocukların istismara maruz kalmadığı, kadın cinayetlerinin işlenmediği bir yaşam sürülmesi şeklinde dileğimiz, umudumuz ve aynı zamanda mücadelemiz devam edecek.”

    Kanun Hükmünde Kararname ile işinden uzaklaştırılıp hukuk mücadelesi ardından tekrardan işine iade edilen Mithat Tokur da şu sözlerle yeni yıla dair düşüncelerini paylaştı:

    “2017 yılında KHK ile kamu kuruluşundan ihraç edildim. Aynı dönem Türkiye Sakatlar Derneği Ankara Şube Başkanlığı görevini yürütmekteydim. Son 7 yıl sıkıntılı bir süreç geçirdik. Mahkeme kararı sonucu işimize iade edildik. Ama baskılar aynı şekilde devam etti. Bu kez başka yerlere sürgüne gönderildim. Dilerim önümüzdeki süreç özellikle engellilerin, diğer dezavantajlı grupların umutla bakacağı bir yıl olur.”

    Sivil toplum örgütlerinde mücadele yürüten Sait Tosun da yeni yıla dair “Gelecekle ilgili umutlarım; tüm muhalif, devrimci güçlerin birleşerek yeni yılları en güzel kutlanacağı yıllar olarak yaşatması adına tüm devrimci ve sosyalistlerin gelecek yıl kutlu olsun” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Yurttaşların 2023’ten beklentisi; Ekonomi biraz düzelsin yeter -VİDEO

    Yurttaşların 2023’ten beklentisi; Ekonomi biraz düzelsin yeter -VİDEO

    PİRHA- 2022 yılını geride bırakırken yurttaşlar yeni yıldan umutsuz olduğunu söylüyor. 2022’de en çok ekonomik anlamda zorluk yaşadıklarını belirten vatandaşlar, 2023’ten tek beklentilerinin alım gücünün biraz yükselmesi olduğunu dile getirdi.

    Bir yılı daha acısıyla tatlısıyla geride bırakıyoruz. Yeni yıl demek umut demek. Ancak yurttaşların 2023 yılından pek bir beklentisi yok.

    En temel sorunlarının ekonomi olduğunu söyleyen vatandaşlar, yeni yılda bu anlamda biraz rahatlamak istediklerini ifade ediyor.

    “BİR GENÇ OLARAK 2023’TEN BEKLENTİM YOK”

    Halk 2023 yılından ne bekliyor? İşte cevaplar;

    -Her şeyi bekliyoruz ama yok gelmiyor. Emekliyim pek bir şey beklemiyorum. Pek umudum yok. Bu düzen değişmez gibi.

    -2022 yılı okulla, eğitimle geçti. Ekonomik açıdan zor bir yıldı. Bir genç olarak 2023’ten beklentim yok. Okuyoruz ama sonumuz ne olacak belli değil.

    -Bu yıl işe girdiğim için mutluyum. En azından işim var. Yeni yılda kötüye gitmeyelim yeter. Artık bir şey beklemiyorum.

    -2022 benim için çok kötü geçti. Sokaklarda müzik yapıyoruz biz. Sürekli engelleniyoruz. Ya polis ya zabıta ya bekçi geliyor ‘yapamazsınız yasak’ diyor. Biz ekmek parası kazanmaya çalışıyoruz. Rahat bıraksınlar bizi.

    “MADDİ DURUMUMUZ OLMADIĞI İÇİN OKULU BIRAKTIM, HİÇBİR ŞEY BEKLEMİYORUM ARTIK”

    -Hayat daha da kötüye gidiyor. Maddi durumumuz olmadığı için okulu bıraktım. Hiçbir şey beklemiyorum artık.

    -Umarım güzel bir geleceğimiz olur. Huzur, güvenlik istiyorum. Genç olarak başka bir beklentim yok.

    – 2022’de dibe vurduk. Düzeliriz umarım ama umudum da yok. Daha kötüye gitmeyelim yeter.

    -Türkiye’de adaletin A’sı bile kalmadı. Adalet istiyorum, bekliyorum her anlamda. Umarım iktidar değişir.

    -Bir kadın olarak üzerimizdeki her türlü şiddet bitsin istiyorum. Ekonomik anlamda da çok zordu. Paranın değeri kalmadı.

    “2022 ZENGİNLER İÇİN İYİYDİ HALK İÇİN KÖTÜYDÜ”

    -Her şey daha güzel olacak diye umut etmek istiyorum. Seçimleri bekliyorum. Bu ülke bizim.

    -2023’ten para bekliyorum. Para olursa her şey olur.

    -Huzur, mutluluk ve iktidarın değişmesini istiyorum.

    -Umudum 2022 gibi bir yıl yaşamamak.

    -2022 zenginler için iyiydi halk için kötüydü.

    -Ne bekleyeyim. Umudum yok. Çocuğum sakat. Devletin umurunda değiliz. Paramız olmadığı için ameliyat olamadık.

    “2023’TE UMARIM EKONOMİ BİRAZ DEĞİŞİR”

    -2022 hiç güzel geçmedi. 2023’ten de bir şey beklemiyorum. Eskisi gibi yeni yıllar yok artık.

    -Huzur, indirim, ucuzluk istiyorum. Paran yoksa bir hiçsin. 2023’te umarım ekonomi biraz değişir.

    -Ortalık biraz düzelsin yeter. Başka bir şey istemem.

    -Her şey ortada. Bu ülkede nasıl mutlu, umutlu olalım. Ekonomi berbat. Biz geldik gidiyoruz ama gençlere üzülüyorum, yazık.

    Melis CİDDİOĞLU-Eren GÜVEN/ANKARA

  • HDP Milletvekili Sezai Temelli: 2023 yılı ezilenlerin kurtuluş yılı olsun-VİDE

    HDP Milletvekili Sezai Temelli: 2023 yılı ezilenlerin kurtuluş yılı olsun-VİDE

    PİRHA-2022 yılının her açıdan bir kabus yılı olduğunu belirten HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, “2023 yılı ezilen hakların, ezilen inançların, yok sayılanların, sömürülen emekçilerin kurtuluş yılı olsun” dedi.

    2022 yılı, Türkiye’de her alanda hak ihlallerinin yaşandığı, baskının, şiddetin, saldırıların ve kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği bir yıl oldu.

    HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, 2022 yılının nasıl geçtiğini ve 2023 yılından beklentilerini PİRHA’ya anlattı.

    “2023 YILI FAŞİST İKTİDARDAN KURTULUŞ YILI OLSUN”

    2022 yılının her açıdan bir kabus yılı olduğunu belirten HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, “Siyasi ve ekonomik krizin yoğunlaştığı, toplumsal krizin çok ciddi boyutlara vardığı bir kriz yılı olarak karşımıza çıktı. 2023 yılı bu krizlerden kurtuluş yılı olsun, 2023 yılı bu faşist iktidardan kurtuluş yılı olsun, 2023 yılı ezilen hakların, ezilen inançların, yok sayılanların, sömürülen emekçilerin kurtuluş yılı olsun” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • AFA Genel Başkanı Suzan Saka: Herkesin yeni yılını kutluyorum-VİDEO

    AFA Genel Başkanı Suzan Saka: Herkesin yeni yılını kutluyorum-VİDEO

    PİRHA-Yeni yılda umudun yeşertilmesi gerektiğini ifade eden Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Genel Başkanı Suzan Saka, yeni yıl mesajında “Dayanışmayı çoğaltmanın ve güzel bir dünya yaratmanın heyecanı, isteği ve idealiyle herkesin yeni yılını kutluyorum” dedi.

    2022 yılı, Türkiye’de her alanda hak ihlallerinin yaşandığı, baskının, şiddetin, saldırıların ve kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği bir yıl oldu.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Genel Başkanı Suzan Saka, yeni yıl mesajında 2022 yılındaki bütün olumsuzluklara rağmen 2023 yılında umutlu olmaları gerektiğini vurguladı.

    “2022 YILINDA EKONOMİK KRİZ DERİNLEŞTİ”

    Ekonomik krizin giderek derinleştiğini ve insanların ülkelerinden göç etmek zorunda kaldığını söyleyen AFA Genel Başkanı Suzan Saka, “Savaşların çoğaldığı, kadın cinayetlerinin ve çocuklara yönelik taciz ile istismarın arttığı bir dünyada yaşarken her ne olursa olsun umudu yeşertmenin, dayanışmayı çoğaltmanın ve güzel bir dünya yaratmanın heyecanı, isteği ve idealiyle herkesin yeni yılını kutluyorum” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘2023 yılı mücadelenin daha fazla yükseleceği bir yıl olacak’-VİDEO

    ‘2023 yılı mücadelenin daha fazla yükseleceği bir yıl olacak’-VİDEO

    PİRHA-2022 yılı, Türkiye’de her alanda hak ihlallerinin yaşandığı, baskının, şiddetin, saldırıların ve kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği bir yıl oldu. EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, SMF Temsilcisi Mustafa Aytaç ve İHD Dersim Şube Eş Başkanı Gürbüz Solmaz, 2023 yılını mücadelenin daha da yükseleceği bir yıl olarak gördüklerini belirttiler.

    2022 yılı, Türkiye’de her alanda hak ihlallerinin yaşandığı, baskının, şiddetin, saldırıların ve kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği bir yıl oldu.

    EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, SMF Temsilcisi Mustafa Aytaç ve İHD Dersim Şube Eş Başkanı Gürbüz Solmaz 2022 yılının nasıl geçtiğini ve yeni yıldan beklentilerini PİRHA’ya anlattı.

    “2023 YILINI MÜCADELENİN YÜKSELECEĞİ BİR YIL OLARAK GÖRÜYORUZ”

    Son yıllar hem ekonomik hem de politik olarak zorluk yaşadığımız ama buna rağmen toplumsal muhalefetin yan yana gelmesinden dolayı olumlu adımların da atıldığı bir yıl olduğun belirten EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Kendisine karşı olan herkesi ‘terörist’ ilan eden iktidara karşı kadınların, gençlerin, ezilen ulusların, işçilerin yan yana geldiği, tepkilerin arttığı ve kültür sanat alanındaki yasaklara karşı halkın ve sanatçıların tepkilerinin de olduğu bir dönemden geçtik. Zorlukları yaşadığımız bir yıl oldu gelecek yıl da zor geçecek gibi görünse de buna karşı 2023’te mücadelenin daha da yükseleceği ve emeğin, özgürlüğün, barışın, kardeşliğin sesinin daha da artacağı bir yıl olarak görüyoruz ve yeni yıla umutla bakıyoruz. 2023 yılında tek adam iktidarına karşı geniş bir birliktelik sağlayarak halkın kendi iktidarını kuracağı ve toplumsal mücadelenin artacağı bir yıl olacağını düşünüyor ve temenni ediyoruz. Şimdiden işçilerin, emekçilerin ve bütün ezilen kesimlerin yeni yılını kutluyorum ve mücadeleye birlikte atılalım diyorum” dedi.

    “2023 YILINDA UMUTLU OLMAMIZ LAZIM”

    2022 yılında yoksulluğun giderek derinleştiğini vurgulayan SMF Temsilcisi Mustafa Aytaç, “Asgari ücret açlık sınırının altında ve insanlar geçim sıkıntısı yaşadılar. AKP-MHP iktidarı tarafından 2022 yılı hak ihlallerinin yaşandığı bir yıl oldu. Ülkede muhalefet eden herkes gözaltına alınıp tutuklanarak susturulmaya çalışıldı. 2023 yılında umutlu olmamız lazım ve bizler insanlara mücadeleyle umudun geleceğinin mesajını vermeliyiz, şimdi birleşme zamanı” diye belirtti.

    “2023 YILI BARIŞ VE KARDEŞLİK YILI OLMASI EN BÜYÜK TEMENNİMİZ”

    2023 yılının bütün insanlığa barış, huzur, sağlık ve mutluluk getirmesini dilediğini söyleyen İHD Dersim Şube Eş Başkanı Gürbüz Solmaz, “Savaşların olmadığı, insanların birlik ve beraberlik içerisinde yaşadığı yeni bir yıl olması temennisinde bulunuyorum. 2023 yılının barış ve kardeşlik yılı olması en büyük temennimiz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Diyarbakır’da yaşayan Alevilerden yeni yıl mesajı: Barış olsun-VİDEO

    Diyarbakır’da yaşayan Alevilerden yeni yıl mesajı: Barış olsun-VİDEO

    PİRHA – Diyarbakır’da yaşayan Aleviler, 2023 yılına dair dileklerini paylaştı. 2022 Yılının istedikleri gibi geçmediğini belirten yurttaşlar, 2023 yılında ekonominin düzelmesini ve barış olmasını diledi.

     

  • Sanat camiasından yeni yıl mesajı: Omuz omuza bu coğrafyayı aydınlığa çıkaracağız-VİDEO

    Sanat camiasından yeni yıl mesajı: Omuz omuza bu coğrafyayı aydınlığa çıkaracağız-VİDEO

    PİRHA – 2023 yılına dair dilek ve temennilerini paylaşan sinema ve müzik emekçileri, “Özgürlük ve demokrasi” vurgusu yaptı.

    2022 yılı, sanat camiası açısından yasakların hiç gündemden düşmediği bir yıl oldu. Yeni yıla dair beklentilerini açıklayan kültür sanat emekçileri, “daha fazla özgürlük” talebinde bulundu.

    Halk ozanı Hüsnü İyidoğan (Ozan Leşkeri) 2022 yılının Aleviler açısından çalkantılı bir yıl olduğunu belirtti. Aynı zamanda dedelik hizmeti de yürüten İyidoğan, şu mesajı verdi:

    “2022 yılında mevcut hükümetin, Alevilere bakış açısı çok da iyimser olmadı. Dilerim 2023 yılı daha aydın, daha olumlu, verilen sözlerin yerine getirilmesi babında daha somut bir yıl olur. Yoksa geçmiş yıllardan hiçbir farkı olmaz. 2023 yılının insanların yaşamını kolaylaştıracak bir yıl olmasını diliyorum.”

    Sinema sanatçısı Fatin Kanat da 2022 yılını “ihlaller bombardımanı ile karşı karşıya kaldık” sözleri ile özetledi. Aynı zamanda insan hakları savunucusu olan Kanat, yeni yıla dair şu dilekte bulundu:

    “Hak mücadelesi bütün bu saldırılara rağmen devam ediyor. Şebnem Korur Fincancı’nın, Eren Keskin’in ismi bu anlamda bir örnektir. Özgürlük ve demokrasi mücadelesi verenlerle omuz omuza bu coğrafyayı, inanç gruplarımızı aydınlığa çıkaracağız, diye düşünüyorum. Herkese güzel bir yıl, güzel bir gelecek diliyorum.”

    Yeni yıla dair dilek ve temennilerini paylaşan bir diğer isim de Ozan Sefil oldu. 2022 yılının zor bir yıl olduğunu ifade eden Ozan Sefil şunları söyledi:

    “Türkiye maalesef zor şartlardan geçiyor. Müzik hayatımızda çok beklentilerimiz vardı ama hiçbiri maalesef olmadı. 2023’te iyi günler göreceğimize inanıyorum. İnsanların ayrışmadığı, aşağılanmadığı, hür olarak düşüncelerini söyleyebileceği bir yıl olmasını temenni ediyorum.”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi kurum yöneticilerinden yeni yıl mesajı: Barış dolu güzel bir yıl olsun!-VİDEO

    Alevi kurum yöneticilerinden yeni yıl mesajı: Barış dolu güzel bir yıl olsun!-VİDEO

    PİRHA – Alevi kurum yöneticileri, 2022 yılının “Alevilerin eşit yurttaşlık için mücadele yılı” olduğunu ifade ederek, yeni yıla dair dilek ve temennilerini paylaştılar. Mesajlarda, 2023 yılının barış, sevgi yılı olması istendi. 

    Alevilerin taleplerinin görmezden gelinmesi ve asimilasyon politikalarına karşı mücadele yürüten Alevi örgütleri için 2022 yılı bir hayli hareketli oldu. Uzun yılların ardından sokağa çıkan yurttaşlar, tüm baskılara rağmen taleplerini dile getirdi.

    Alevi kurum yöneticileri, 2022 yılının siyasal iktidarın baskısı altında geçtiğini belirterek “daha fazla mücadele” vurgusu yaptılar.

    “BU ÜLKEYİ ÖZGÜRLEŞTİRECEĞİZ”

    Alevi kurumlarında görev alan isimler, yeni yıla dair dilek ve temennilerini PİRHA ile paylaştı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Rukiye Ercan Kara, 2023 yılının mücadele dolu bir yıl olmasını dileyerek “Sokakları güzelleştirmek için, gençlerimizin, kadınlarımızın geleceğini umutla doldurabilmek için mücadele edip örgütleneceğiz. Pir Sultan’ın direnciyle, bilinciyle, inancıyla sokakları ve bu ülkeyi özgürleştireceğiz diye umut ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şube Sekreteri Kenan Akın ise 2022 yılının iktidarın asimilasyoncu politikaları altında geçtiğini ifade ederek “2023’te asimilasyona karşı mücadelemizi daha da yükselterek, hakikati Alevi halkına anlatarak, mücadeleyi daha da yükseltmeye çalışacağız” dedi.

    Dede Müslüm Metin de 2022 yılını “Maalesef yaşadığımız dünyada insanların, tabiatın lehine hiç güzel şeyler olmadı” sözleri ile özetledi. Müslüm Metin 2023 yılına dair şu dilekte bulundu:

    “Biz Alevilerin örgütlü yapılarla bir arada olması gerekir. Kerbela’dan günümüze sürekli ezildik ama bugün umutluyuz. 2023 yılında bir olmamız gerekiyor. Birbirimizin noksanını görmeden tamamlayarak çok güzel yarınlara gidebiliriz. Gelin dostlar bir olalım zalimin karşısında dik duralım ezilenlerle birlikte tüm dünyada Alevilerin ve ezilenlerin hakkını hep birlikte alalım. Aşk olsun cümle canlara.”

    Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şube ve Ana Fatma Cemevi Eş Başkanı Mustafa Karabudak ise “Siyasal iktidar, Kürtler, Aleviler ve tüm ötekiler üzerinde yoğun saldırılarını 2022 yılında devam ettirdi. İnanıyoruz ki 2023 yılında siyasal anlamda değişimler olur. Direnip ve hakikati söylemeye devam ediyoruz. Umarım tüm dünya halkları, tüm canlılar için barış dolu güzel bir yıl olur.”

    PİRHA/ANKARA