Etiket: 31 mart yerel seçimleri

  • Belediye Eş Başkan adayları: Geleneğin ve geleceğin Dersimini inşa edeceğiz -VİDEO

    Belediye Eş Başkan adayları: Geleneğin ve geleceğin Dersimini inşa edeceğiz -VİDEO

    PİRHA- Dersim İttifakı’nın Dersim Belediye Eş Başkan adayları Birsen Orhan ve Cevdet Konak, basın emekçileriyle bir araya geldi. Burada konuşan Birsen Orhan, Dersim’in temel sorunlarının deprem ve göç olduğunu belirtirken, Cevdet Konak, “Geleneğin ve geleceğin Dersim’ini inşa edeceğiz” dedi.  

    Dersim İttifakı’nın Dersim Belediye Eş Başkan adayları Birsen Orhan ve Cevdet Konak, basın emekçileriyle kahvaltılı toplantıda bir araya geldiler.

    “DERSİM’İN EN BÜYÜK İKİ SORUNU DEPREM VE GÖÇ”

    Ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmayı esas alan 25 yıllık bir yerel yönetim tecrübesine sahip olduklarını belirten Dersim Belediyesi Eş Başkan Adayı Birsen Orhan, “Yerel demokrasi ve özgür kentler; şiarıyla yola çıkıyoruz. Çok sorunu var Dersim’in. Çok derdi var. Bunu daha önce de ifade etmiştik. Hani Dersim dört dağ içinde ama daha çok dert içerisinde. Ancak öncelikle, eş başkanımız da ifade etti. Deprem ve göç bunların içerisinde temel sorunlar. Çünkü insanımızın yani öznenin olmadığı bir yerde yapacağınız diğer çalışmaların çok da anlam ifade etmediğini bilmek gerekiyor” dedi.

    Orhan, deprem ve göçle ilgili şunları ifade etti:

    “Depremle ilgili mevcut Afet Müdürlüğünü geliştirmek, deprem alanları oluşturmak, bununla ilgili metruk, zayıf, yıkılma kararı alınan binaları ekiplerimizle harekete geçip yıkmak. Bunu yaparken işin uzmanlarıyla görüşüp bir an önce buna çözüm üretmek istiyoruz. Bu ciddi anlamda bir problem. Bilim insanlarının aylardır bas bas bağırdığı ve yakın zamanda da yine tekrarladığı söylemleri kulak ardı edemeyiz. Hemen ilk koyduğumuz hedeflerden biri bu.

    “GÖÇÜN SEBEBİ SADECE EKONOMİK KAYGILAR DEĞİL”

    Bir diğeri göç. 1923’ten beri Dersim üzerinde yürütülen sistematik bir göç var. Evet bu genel anlamda şu an Türkiye’nin bütün kentlerine yayılmış olsa da Dersim’de yıllardır devam edip bugün sadece format değiştirmiş bir şekilde bizim karşımızda göç. Dersim’deki göçü sadece ekonomik kaygılar üzerinde şekillendiremeyiz. Siyasi baskılar, gelecek kaygısı ve kolluğun yaratmış olduğu baskıdan kaynaklı insanlarımız buradan göç ediyor. Bu kısmı, devlet aklının olduğu bir alanda mücadele ve direnişle, halkımızın örgütlülüğüyle aşabiliriz. Peki belediyecilik bunun neresinde derseniz, belediyecilikte işin ekonomik kısmını hafifletecek çözüm önerilerimiz olacak.

    Özel savaş politikalarının, yoğun hissedildiği kentlerden biri Dersim’dir, göç de bunun bir parçası. Dolayısıyla üretim alanları açarak, gençlerimizi özellikle bu alanlarda tutmak istiyoruz.

    “GÖÇ EDENLER, KENTİNİZE GERİ DÖNÜN”

    Biz buradan sizin aracılığınızla seslenmek istiyoruz. Avrupa’da, yurt dışında, diğer ülkelerde olan tüm halkımıza çağrımızdır. Kentinize geri dönün. Biz biliyoruz ki onların gözü, kulağı şu an burada. Hepsi bizi izliyorlar. Bizleri takip ediyorlar, desteklerini de sunuyorlar. Bu bizler için çok kıymetli. Onlara buradan sevgi ve saygıyla selamlıyoruz. Kentlerine geri dönsünler. Burada Dersimli iş insanlarımızla birlikte bizler işin uzmanlarıyla birlikte bu göç sorununa ciddi anlamda çözüm arayışları içindeyiz. Ve tabii ki şunu kabul etmek gerekiyor. Belediyecilik anlamında kentin içinde bulunmuş olduğu ekonomik durumu da gözeterek bu çalışmalarımızı yürüteceğiz.”

    “BELEDİYENİN EKONOMİK DURUMUNDAN DOLAYI HER ŞEYİ BİR ANDA YAPAMAYIZ”

    Kendilerini 31 Mart’ta görevde olacak şekilde planladıklarını belirten Dersim Belediye Eş Başkan adayı Cevdet Konak, “Birincisi olası deprem öncesi yapacağımız hazırlıklardır. Belediyemiz muhakkak bu konuda belirli çalışmalar yapmıştır ancak biz göreve geldiğimiz takdirde bu sürecin başından beri nasıl yürütüldüğüne dair bilgi sahibi olacağız. Belediyenin dışında burada ilgili kurumların da deprem öncesi yapmış olduğu hazırlıklar var. Ve bu çalışmalarımızı 1 Nisan’dan sonra bu konuda uzman olan, bu konuda deneyim sahibi olan 6 Şubat ve öncesi yaşanan depremlerde birikimi, deneyimi olan kadrolarla Dersim’de ilk toplantılarımızı, ilk çalıştaylarımızı yapacağız” şeklinde anlattı.

    Belediyenin mevcut ekonomik durumunu bildiklerinin altını çizen Konak, “Yani bir anda kentin bütününe müdahale edebilecek durumda değiliz ama bunları kısa, orta vade diyerek planlayacağız. Birincisi depremdir öncelikle programımızda yer alan, ikincisi Dersim’de yaşanan göçtür. Göçü tersine nasıl çevirebiliriz? Nasıl dengeleyebiliriz? Bunun üzerinde yoğunlaşıyoruz. 1 Nisan’dan sonra üzerinde daha yoğun çalışmalar yürüteceğiz” dedi.

    GELENEĞİN VE GELECEĞİN DERSİM’İNİ İNŞA EDECEĞİZ”

    İstihdamı nasıl arttıracakları ve üretimi nasıl teşvik edecekleri üzerine çalışmalar yapacaklarını söyleyen Konak, “Geleneğin ve geleceğin Dersim’ini inşa edeceğiz. Bunu ifade etmiştik. Bu bizim Dersim’de yeni şiarımız olacak. Alevi Kürt halkının en yoğun yaşadığı bölgelerden biridir Dersim. Kırmançki ve Kırdaski dillerinin kreş ve eğitim alanlarında daha da güçlendirilmesi için çalışmalar yapacağız. Bir Dersim Alevi Bellek Müzesi ve Alevi Bellek Haftası oluşturacağız. Bunlar bizim temel hedefimiz. Bunu da hem dijital ortamlarda hem de ülkede ve dünyada da bu tarihi anlatmaya çalışacağız. Ayrıca Dersim soykırımların, katliamların, zulümlerin yaşandığı bir coğrafyadır. Elli yıldır bu bölgede devrimcilerin, sosyalistlerin, yurtseverlerin ödediği bedeller var. Toplumsal ve siyasal yaşam hafızasını oluşturacağız” değerlendirmesinde bulundu.

    “HALKÇI BİR BELEDİYECİLİK OLUŞTURACAĞIZ”

    Emeğin Partisi (EMEP) adına konuşan Mustafa Taşkale ise “Halkın hamgi sorunları olduğunu biliyoruz ve o sorunlara çözüm üreteceğiz. Halkın iradesinin direkt belediyeye yansıdığı halkçı bir belediyeciliği oluşturmamız gerekiyor” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • DEM Parti Nazimiye İl Genel Meclisi adayları: Kötü hiçbir projeyi onaylamayacağız -VİDEO

    DEM Parti Nazimiye İl Genel Meclisi adayları: Kötü hiçbir projeyi onaylamayacağız -VİDEO

    PİRHA- DEM Parti’nin Dersim Nazimiye İl Genel Meclisi adaylarından Vedat Fener, “Biz kötü olan hiçbir projeyi onaylamayacağız. Bu DEM Parti’nin aldığı bir karardır” derken, Hüseyin Altınışık ise “Köy Hizmetleri ve Valilik nezdinden girişimlerde bulunarak ilçemize hizmet gelmesi için çalışacağız” ifadesini kullandı. 

    31 Mart Yerel Seçimlerine 20 gün kalırken seçim yarışında her ne kadar belediye başkanlıkları ve muhtarlıkların adı daha çok geçiyorsa da İl Genel Meclisi adayları arasında da kıran kırana bir yarış var. İl, ilçe ve köyleri kapsayan İl Genel Meclisi üyeliklerini kazanmak için adaylar hem ilçelerde hem de köylerde çalışmalarını yürütüyorlar.

    Biz de Dersim’in Nazimiye ilçesinde, DEM Parti’nin İl Genel Meclisi adayları Vedat Fener ve Hüseyin Altınışık’a mikrofon uzattık, çalışmalarını, ilçenin sorunlarını ve çözüm önerilerini konuştuk.

    “KÖTÜ PROJELERİN İMZALANMAMASI İÇİN ADAY OLDUK” 

    Dersim merkeze bağlı Türüşmek (Aktuluk) köyü doğumlu olup babasının görevi nedeniyle Nazimiye’de kalmış olan Dem Parti İl Genel Meclisi ikinci sıra adayı Vedat Fener, “Nazimiye’nin en temel sorunu yoldur. Bazı yerlerde sel geliyor. Geçim sıkıntısı var. Hayvancılıkta da Türkiye genelinde zayıf bir durumdayız. Köylüler sigortasız, sadece hayvan satarak geçinmek, çocuk okutmak gerçekten zor. Onlara bu yönlü yardımlarımız olacak” dedi.

    Bazı kötü projelerin imzalanmaması için aday olduklarının altını çizen Fener, “Bazı projeler var gerçekleşiyor. İliç bize uzak değil, orada siyanürlü altın aramalarına onay verildi ve onca zehir sularımıza katıldı. Munzur suyuna da katıldı. Mesela encümenlerin imzalarıyla barajlar kuruldu, felaketler gelişti. Doluca köyümüz var, kaplıcaya mermer ocağı kurulmasına onay vererek orayı resmen köylülerimizin üstüne yıktılar. Biz kötü olan hiçbir projeyi onaylamayacağız ama halkımızın yararına olacak projeleri de imzalayacağız. Bu DEM Parti’nin aldığı bir karardır” diye konuştu.

     “BİR ÇIKAR VARSA BUNU HALKIN LEHİNE KULLANMAK İSTİYORUZ”

    En başta doğanın korunması gerektiğini çünkü Alevi kültüründe doğanın kutsal olduğunu ifade eden Fener, “Biz de bu kutsalları gözardı edemeyiz. Ziyaretlerimiz, jar u diyarlarımız, yapılan bütün kötü projeler bunları da zan altında bırakacaktır. Gelen yeni zihinler ‘burası senin kutsalındır, burası senin ziyaretindir’ diye gözetmiyorlar. Biz bunlar olmasın diye, yani bir çıkar varsa bunu halkımızın lehine kullanmak için geliyoruz.

    “ALEVİ İNANCI KARARTILIYOR”

    Dersim’de Alevi inancının karartıldığını, Tunceli Cemevi’nde yaşananların bunun örneği olduğunu vurgulayan Vedat Fener, “Önceden her perşembe gecesi cem olurken, semahlar dönülürken şimdi öyle bir şey yok. Şimdi bazen düşünüyorum; Erzurum’da, Sivas’ta durumu daha kötü olan yerlerde insanlarımız ibadetlerini sürdürürken, ilçemizde bu yok. Bu bizi Türkleştirme çabasıdır. Bu din ile olur, dille olur, farklı şekillerde olur. Sonuçta kötü bir etkisi var ve biz bunları düzeltmek için geliyoruz. Yani her perşembe akşamı Alevilerin tekrar ibadetlerini yapabilmeleri için geliyoruz” diye görüş belirtti.

    Dem Parti, İl Genel Meclisi ikinci sıra adayı Vedat Fener, “Niye bize oy versinler çünkü biz bu toprakların çocuklarıyız. Biz bu toprakları daha çok seviyoruz, Gelecek olan kötü projelere imza atmayacağız. Niye atmayacağız çünkü burada yaşanmışlıklarımız var, anılarımız var, yaşamımız var. Bu anıları götürüp o maden şirketlerine vermemek için oylarını istiyorum” dedi.

    “MUHTARLIK YAPTIĞIM İÇİN KÖYLERİN SIKINTILARINI BİLİYORUM”

    Nazimiye’deki sıkıntıları gidermek için aday olduklarını belirten 1976 Nazimiye doğumlu DEM Parti İl Genel Meclisi Adayı Hüseyin Altınışık ise şunları kaydetti:

    “Nazimiye 25 köyden oluşuyor. Sorunları büyük. Bizim görevimiz gerçekten ağır. 5 yıldır muhtarlık yaptığım için köylerin sıkıntılarını da çok iyi biliyorum. Muhtar arkadaşlarımızla yaptığımız çalışmalarda da bunu gözetledim. Bu süreçte halkımızın bana vereceği bu görevi en iyi şekilde gerçekleştireceğime eminim. Şu andaki mevcut yönetimlerin, düzen partilerinin ve ilçemize gelen kaynakların yetersiz olduğunu biliyoruz. Gelen bu kısıtlı imkanları da olumlu bir şekilde kullanıp halkımıza gereken hizmeti vereceğimize inanıyorum.

    İlçemizin temel sorunları şunlardır: İçme suyu ve ulaşım şu anda çok sıkıntılı bir şekilde devam etmekte. Öğrencilerimiz taşımalı sistemle taşınıyor ancak yollarımız kötü. Sulama suları kesinlikle yetersiz ve ulaşım kötü. Bazı köylerimizin halen ana merkezine kadar sadece stabilize yol dökülmüş ve bu stabilize de yağan yağmurlardan ve kardan dolayı o da özelliğini kaybetmiştir. Şu anda 6-7 köyümüzün, köy merkezine kadar asfaltı bile yapılmamıştır. Araç köye gidemiyor, yol yok hastalarımız var ambulans giremiyor ve herhangi bir çalışma da yoktur. Bizim görevimiz ilçede bulunan bu sıkıntıları dile getirmek. Köy hizmetleri, valilik ile ilgili girişimlerde bulunarak ilçemize hizmet gelmesi için çalışacağız.”

    Nuray AATMACA-Eyüp HANOĞLU/DERSİM

  • Dersim İttifakı seçim bildirgesini açıkladı: Yerinde ve yeniden yönetim -VİDEO

    Dersim İttifakı seçim bildirgesini açıkladı: Yerinde ve yeniden yönetim -VİDEO

    PİRHA- DEM Parti amblemi altında seçime girecek olan Dersim İttifakı, kentin sorunlarına dair 22 maddelik seçim bildirgesi açıkladı. Bildirgede, deprem riskinden, ekolojik yıkıma, göçten insansızlaştırmaya ve asimilasyon politikalarına kadar birçok başlığa yer verildi.

    31 Mart Yerel Seçimleri için geri sayım başlarken, Dersim’i birlikte yönetmek için kurulan Dersim İttifakı, 22 maddelik seçim bildirgesini açıkladı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Emek ve Özgürlük Cephesi (EÖC) ile Partizan’ın bir araya gelerek oluşturduğu Dersim İttifakı’nın seçim bildirgesini, ittifak temsilcilerinin katılımıyla Dersim Belediyesi Eş Başkan adayları Birsen Orhan ve Cevdet Konak okudular.

    Bildirge, deprem riskinden, ekolojik yıkıma, göçten insansızlaştırmaya ve asimilasyon politikalarına kadar birçok başlık altında kentin uzun süredir devam eden sorunlarını ve bunlara dair çözüm önerilerini içeriyor.

    “31 MART SEÇİMLERİNE DERSİM’İ İNSANSIZLAŞTIRMA POLİTİKALARIYLA GİRİYORUZ”

    31 Mart Yerel Seçimlerine savaş, şiddet, işsizlik, sonu gelmeyen zamlar, yoksulluk, bir grubun zenginliği için talan edilen doğa sonucunda ortaya çıkan afetler, göç ve Dersim’i insansızlaştırma politikalarıyla girildiği belirtilen açıklamada, yönetime gelinmesi durumunda, belediyenin öncelikli olarak üzerinde duracağı konular 22 başlıkta şöyle sıralandı:

    “Dersim’de kurduğumuz Dersim ittifakımızla, geçmişten aldığımız birikim ve tecrübeyle kentimizin insanına, inancına, doğasına, emeğine sahip çıkarak aynı zamanda halkımızın coşkusu, birlikteliği ve en önemlisi katılımıyla birlikte yönetmeye talibiz.

    DEPREM VE GÖÇ SORUNU

    Bu bilinç ve yaklaşımla kentimizde ortaya çıkan ve çıkacak olan ihtiyaçlarımızı birlikte tespit ederek halkımızın gözetimi ve denetiminde hep beraber inşa etmek üzere;

    1. İlimizin iki fay hattı arasında bulunması nedeniyle kentimiz ciddi bir deprem riski ile karşı karşıya bulunmaktadır. Depreme karşı dirençli bir kent oluşturmak için işin uzmanları ve bilim insanlarıyla birlikte belediyede Afet Müdürlüğünü harekete geçirip acil olarak metruk, zayıf yapıların tespitini yapıp, deprem öncesi kentin ihtiyaçlarını belirleyerek halkın denetiminde ve gözetiminde hep birlikte kenti depreme hazırlıklı hale getirmek olacaktır.
    2. ⁠Kentimizde göç bugünün meselesi değil, dünün meselesidir. Yıllardır sistematik bir şekilde göç, özel savaş politikalarının bir parçası olarak bugün format değiştirmiş biçimiyle karşımıza çıkıyor. Başta gençlerimiz olmak üzere insanlarımız topraklarını terk edip yurt dışına gidiyor. Ekonomik kaygılar, baskı ve güvenlik kaygısı bu sebeplerden birkaçı…

    Bizler insanlarımızı artık yurt dışından gelen tabutlarda değil onları burada yaşarken topraklarında görmek istiyoruz. Bu konuda uzmanlarla görüşüp somut adımlar atacağız. Dersimli iş insanlarımızla görüşüp, üretim ve istihdam alanları oluşturarak göçün ekonomik sebeplerini hafifleteceğiz.

    KADIN, GENÇLİK, SOSYAL ETKİNLİKLER VE SOKAK HAYVANLARI

    1. Kayyum⁠ döneminde kapatılan sosyal, kültürel, sanatsal ve eğitim birimlerimiz olan Kadın Danışma Merkezimiz, Gençlik Kültür Merkezimiz, Madde Bağımlılığıyla Mücadele Merkezimiz, Gençlik Danışma ve Sosyal Etkinlik Merkezimiz (GENÇ-SEM) Gıdabank ve Giysibank’ı faaliyete geçireceğiz.
    2. Tüm canlıların yaşam haklarını gözeten programımızla kentimizdeki sokak hayvanlarımız için kent merkezi ve köylerimizde kısırlaştırma yaparak, bakımevlerinde rehabilite edip doğal ortamlarında güven içinde yaşamalarını sağlayacağız. Bu çalışmamızı da tüm hayvansever halkımızla ortaklaşarak çalışmalarımızı birlikte yürüteceğiz.

    DİL, KİMLİK, İNANÇ VE TOPLUMSAL HAFIZA

    1. Dilimiz kimliğimizdir, varlığımızdır bilinciyle ana dil kreşleri açacağız. Kimliğimize, inancımıza yönelik tüm asimilasyon politikalarını boşa çıkaracak çalışmalarımızı sürdürecek ve toplumsal hafızayı canlı tutmak amacıyla çok dilli belediyecilik hizmetlerimizi sürdüreceğiz.

    YAŞLILAR, ENGELLİLER VE SAĞLIK

    1. Çok engebeli bir topoğrafyaya sahip olan kentimizde engelli insanlarımızın yaşama katılımında, eğitim, sağlık, spor, barınma, ulaşım, çalışma gibi haklarına erişmede karşılaşacak sorunları çözmek için belediyemiz bünyesinde Engelli Birimini oluşturacağız. Hasta, yaşlı, engelli bakım emeği verenlerle dayanışma içinde olacağız ve sosyal ihtiyaçları oranında sosyal aktiviteler yapacağız.
    2. Yaşlılarımız yani kentimizin yaşayan hazinelerinin temel ihtiyaçlarına cevap olacağız.
    3. Belediyemizde geçmişte kurduğumuz Sağlık Birimini her gün mahallelerde sağlık taraması yaparak toplum sağlığı konusunda farkındalık yaratmak, koruyucu ve önleyici bilgilendirmeler yaparak farkındalık yaratmak için çalışmalarımızı yaygınlaştıracağız.

    EKOLOJİ

    1. ⁠Belediyemiz bünyesinde botanik bahçe oluşturarak yerli tohumların korunmasını ve üretici için ücretsiz fide olanağı yaratacağız.
    2. Yeşil alanların geliştirilmesi ve spor tesislerin kurulması için piknik ve seyir alanlarını geliştireceğiz.

    BELEDİYE BİNASI, YERALTI ÇARŞISI VE OTOPARK SORUNU

    1. Yaşanılan deprem sonucu hasarlı olduğu tespit edilen mevcut belediye binasını yıkıp, altında otopark alanını da yaratarak tekrardan halkımızın hizmetine açılması için yeniden inşa edeceğiz. İtfaiye Müdürlüğü olarak kullanılan yapımızı yenileyeceğiz. Yeraltı çarşımızın artık esnafımızın ve halkımızın ihtiyaçlarına cevap olmadığının farkındalığıyla çözümler geliştireceğiz. Otopark sorununun çözümü için yeni otopark alanı oluşturacağız. Şehir merkezimizde bulunan çoğunluğunu kadın esnafımızın oluşturduğu pazar alanına ilişkin düzenleme yapacağız, korunaklı bir alan oluşturacağız.

    DERSİM HAFIZA MÜZESİ

    1. Gençlerin mesleki, sosyo-kültürel ihtiyaçlarının karşılandığı sanatsal beceri ve yeteneklerini geliştirebilecekleri yeni bir Kültür Merkezi inşa ederek içinde Dersim Hafıza Müzesi oluşturup geçmişimiz geleceğimizdir şiarıyla Alevi Hafıza Mekânı ve Alevi Bellek evi, Dersim Siyasal ve Toplumsal Bellek Evini inşa edeceğiz.

    YENİ CEMEVİ, İÇME SUYU, KONUT VE ALTYAPI SORUNLARI

    1. Gazik Mahallemizdeki imar planında cemevi olarak planlanan alanda cemevi projesini hayata geçirerek halkımızın kendi öz inanç değerleriyle buluşturacağız.
    2. ⁠ Kentimizin uzun yıllar kaynak suyuna olan ihtiyacını gidermek üzere ekoloji ve bilim çevreleriyle istişare ederek Ovacık ilçemizden temiz ve sağlıklı suyu kentimize ulaştıracağız.
    3. Havamızı, suyumuzu, toprağımızı korumak için doğanın katledilmesine, talanına madencilik yapma adı altında yok edilmesine karşı halkımızla birlikte çevre ve doğa mücadelemizi büyüteceğiz.
    4. Yoksul insanlarımızın barınma sorununu gidermek için sosyal konut projelerimizi hayata geçirerek yapı kooperatiflerine dirençli konut üretiminde destek olacağız.
    5. Şehrin altyapı hizmetlerindeki eksikleri gidereceğiz. Yeni yapılan yerleşim alanların kanalizasyon tesislerini Biyolojik Atık Su tesisine bağlayacağız. Deprem toplanma alanlarının alt yapı ihtiyaçlarını hazır hale getireceğiz.

    “AYRI BİR KADIN BÜTÇESİ OLUŞTURULACAK”

    1. Özgün kadın çalışmalarını etkin ve kapsayıcı bir şekilde yürütebilmek için ayrı bir kadın bütçesi oluşturacağız. Kadın atölyeleri ile üretim alanları oluşturacağız. Kadın sağlık birimleri (hemşire, psikolog), ulaşımda Kadınkart uygulamasına geçeceğiz. Yoksul kadınlarımız için Hijyenmatik adıyla hijyen ürünlerini alabilecekleri mor marketler oluşturacağız. Kadın eğitim birimi, kadın meclisi, kadın kütüphanesi ve çocuk oyun alanları, işitme engellilerin de faydalanabileceği alo şiddet hattı, festival kadın pazarı oluşturup, kadın kampları yapacağız.
    2. Pirler ve analar çalıştayı düzenleyerek 1938 anısına 38 fidan 38 kadın 38 genç projemizi hayata geçireceğiz.
    3. Gençliğin eğitimine direkt katkısı olan eğitim destek evimizi güncelleyerek yeniden açacağız.
    4. Madde bağımlılığı ile etkin mücadele kapsamında eğitimler yapacak, kapsamlı bilinçlendirme faaliyetleri örgütleyeceğiz.

    “HALK MECLİSLERİ İLE YERİNDE VE YENİDEN YÖNETİM”

    1. Bütün bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için mahallelerimizde belirli periyotlarda halk toplantıları yaparak sorunları yerinde tespit ederek katılımcı, halk meclisleri ile yerinde ve yeniden yönetim ile vizyonumuz halkçı belediyecilik olacak. Kendimizi, kentimizi hep birlikte yönetmek, toplumsal yaşamımızı eşitlik ve özgürlük değerleriyle birlikte sürdürebilmek için geçmişimizin deneyimleri ve geleceğe olan inancımızla ve eş başkanlık sistemimizle Dersim İttifak bileşenleri olarak daha güçlü geliyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

     

  • Bakırhan Dersim’deydi: Belediyede tabelayı yeniden Dersim olarak değiştireceğiz -VİDEO

    Bakırhan Dersim’deydi: Belediyede tabelayı yeniden Dersim olarak değiştireceğiz -VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, seçim çalışmaları kapsamında Dersim’de halka seslendi. Bakırhan, “Dersim topraklarını HES’lerle doldurdular. Yetmedi, Dersim’de sermayedarlara 150 tane maden ruhsatı verdiler. Bu ruhsatlar için elimizden geleni yapacağız. Doğamızı talan etmek, elimizden almak istiyorlar. İnancımıza, kimliğimize saldırıyorlar” dedi. 

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, seçim çalışmaları kapsamında Dersim’e geldi. Bakırhan Dersim’in girişi olan Atatürk Mahallesi’nde konvoylarla karşılandı. Kent merkezinde de kitleyle birlikte Seyit Rıza Meydanı’na yürüdü.

    Seyit Rıza Meydanı’nda düzenlenen halk buluşmasına, Bakırhan’ın yanısıra DEM Parti ve Dersim İttifakı Belediye Eş Başkan adayları Birsen Orhan, Cevdet Konak, Dersim Milletvekili Ayten Kordu ile Dersim İttifakı bileşenleri katıldı.

    “DERSİM’İ BİRLİKTE YÖNETECEĞİZ”

    Yerine kayyım atanarak cezaevine gönderilen ve sonra çıkan Eski Dersim Belediyesi Eş Başkanı Mehmet Ali Bul’un halkı selamlamasıyla başlayan buluşmada önce DEM Parti Dersim Belediyesi Eş Başkan adayları Birsen Orhan, Cevdet Konak halkı selamladı.

    Toplumsal, ekonomik ve siyasal krizlerin derinleştiği bir dönemde yerel yönetim seçimlerine girildiğini hatırlatan Cevdet Konak, “Sizlerle birlikte, sizin görüş ve emellerinize açık kalarak, eleştirileriniz de başımızın gözümün üstüne diyerek 31 Mart’ta Dersim’i kazanacağız. Mutlaka kazanacağız. Kayyumun gasp ettiği kazanımları geriye alarak sokak sokak, mahalle mahalle sorunlarımızı ortaklaştırarak Dersim’i birlikte yöneteceğiz” dedi. Ardından Birsen Orhan halkı selamladı.

    “TABELAYI YENİDEN DERSİM OLARAK DEĞİŞTİRECEĞİZ”

    Daha sonra söz alan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Seyit Rıza’nın torunlarıyla, doktor Şivan’ın yoldaşlarıyla, Ali Şerlerin, Mahirlerin, İboların, Denizlerin, Zarifelerin, Sakinelerin diyarında olmaktan büyük gurur duydum” dedi. Bakırhan, “Biz geldiğimizde belediyemize Dersim ismini yazmıştık ama kayyım o tabelayı kaldırdı. Sizlere söz veriyoruz. Biz geldiğimizde o tabela yeniden Dersim olarak değişecek” diye söz verdi.

    “DERSİM TOPRAKLARINI HES’LERLE DOLDURDULAR, 150 TANE MADEN RUHSATI VERDİLER”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘kimseyi ötekileştirmedik’ sözlerine yanıt veren Bakırhan, “21 yıldır Alevileri, Kürtleri ötekileştiriyorlar. Erdoğan, Alevilere ‘tür’ diyor. Daha Aleviliğin ne olduğunu bilmiyor. Kürtleri açlıkla, cezaevleriyle ötekileştiriyor. ‘Kadın da olsa çocuk da olsa gözünün yaşına bakmayın, gereğini yapın’ diyor. Bunlar doğamızın, yaşamımızın düşmanıdır. Bu düşmanlığa halklarımız en iyi cevabı verecektir. Dersim topraklarını HES’lerle doldurdular. Yetmedi, Dersim’de sermayedarlara 150 tane maden ruhsatı verdiler. Bu ruhsatlar için elimizden geleni yapacağız. Doğamızı talan etmek, elimizden almak istiyorlar. İnancımıza, kimliğimize saldırıyorlar. Utanmadan ‘kimseyi ötekileştirmedik’ diyorlar. 38’de katlederek, 94’lerde köylerimizi yakarak, bizleri sürgün ederek, buradan göçertmeye çalıştılar. Ama Dersim halkı 38’lerden bu yana asla pes etmedi. Yine bunlara en iyi yanıtı verecekler” şeklinde konuştu.

    GÜLİSTAN DOKU’NUN AKIBETİ

    Gülistan Doku’nun henüz bulunamamış olmasını da eleştiren Bakırhan, “Bir gün yönetime geldiğimizde onların katlettikleri, yok ettikleri, kaybettikleri her şeyin hesabını soracağız. Dersim’in dört bir tarafı kameralarla dolu ama Gülistan Doku henüz bulunamadı, akıbetini bilmiyoruz” diyerek tepki gösterdi.

    “Biz aynı Dersim gibiyiz” diyen Bakırhan, Şair Ahmet Telli’nin ‘Hangi dağ efkarlıysa oradayız’ şiirinden şu dörtlüğü okudu:

    “Hangi dağ efkarlıysa ordayız/perişan edilen her şey bizimdir.
    Yağmur oluyoruz hangi ırmak kurusa, gülüşümüz çocuk, adımız eşkiyaya çıkmıştır bizim.”

    “BU İTTİFAK SADECE SEÇİM İTTİFAKI DEĞİL”

    Sözü Dersim İttifakı’na getiren Tuncer Bakırhan, şunları kaydetti:

    “25 yıllık demokratik yerel yönetim deneyimimiz var. Bundan sonra kesintisiz yerel yönetim pratiğimizi Dersim İttifakı’yla birlikte burada hayata geçireceğimizi biliyorum. AKP ile MHP iktidarı yıkım iktidarıdır. İnşallah o yıkımı onaracak olan da DEM Parti’dir, Dersim İttifakıdır, emekçilerdir.

    Bazı şeyler fedakarlıklarla oluyor. Bu ittifakta emeği geçen, katkısı olan bütün arkadaşları saygıyla selamlamak istiyorum. Bu ittifak sadece bir seçim ittifakı değil, talana karşı bir ittifaktır. Devrimci kimliğinin bir ittifakıdır. İnanıyorum ki bu ittifak Dersim’i ittifaklar konusunda Türkiye’de önemli bir model yapacaktır.”

    PİRHA/DERSİM

     

  • Düztaş: Nazımiye’nin çok sorunu var; ilk olarak toplum içinde barışı sağlayacağız -VİDEO

    Düztaş: Nazımiye’nin çok sorunu var; ilk olarak toplum içinde barışı sağlayacağız -VİDEO

    PİRHA- DEM Parti ve Dersim İttifakı’nın Nazimiye Belediyesi Eş Başkan Adayı Şükrü Düztaş, Nazimiye’deki sorunları ve çözüm önerilerini anlattı. İnanç merkezleri ve ibadet yerlerinin içinin boşaltıldığını belirten Düztaş, “Toplumumuz bölünmüş, barış içinde yaşamıyor. Bizim ilk yapacağımız şey, halkımızın arasında önce barışı sağlamak. Bu barışı sağlamadan buranın büyüme şansı yok” dedi.

    31 Mart Yerel Seçimlerine bir aydan daha az bir zaman kala, Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Dersim’de de seçim çalışmaları devam ediyor.

    Özellikle Nazimiye ilçesinde belediye başkanlığı yarışı hızlanıyor. İlçede dört dönemdir CHP’den belediye başkanlığı yapan Cafer Kırmızıçiçek’in, bu dönem bağımsız aday olarak gireceği seçimde, Kırmızıçiçek’in yanısıra CHP, DEM Parti ve AKP yarışıyor. Bu seçimde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Dersim İttifakı’nın Nazimiye Belediyesi Eş Başkan Adayları ise Songül Sarıgül, Şükrü Düztaş olarak belirlendi.

    DEM Parti ve Dersim İttifakı’nın Nazimiye Belediyesi Eş Başkan adaylarından Şükrü Düztaş, kendi hikayesini, Nazimiye’deki sorunları, bu sorunlara yaklaşımlarını ve çözüm önerileri ile vaatlerini PİRHA’ya anlattı.

    “BİRİLERİNİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMASI GEREKİYORDU”

    Küçüklüğünden beri Nazimiye ilçesinde belediye başkanı adaylığına isteğinin olduğunu belirten Düztaş, politik dönemlerin yaşandığı ve artık birçok kişinin yurt dışına çıkmak zorunda kaldığı bir zamanda yurt dışında yaşamak zorunda kaldıklarını ve bu dönem içinde halkla bütünleşemediklerini ifade etti. Buna rağmen Nazimiye ile ilişkilerinin kopmadığını vurgulayan Düztaş, “Son dönemlerde belediye başkanı olanların gittikçe Nazimiye’ye hiçbir şekilde faydalı olmadığını, halkın yararına hiçbir işlem yapılmadığını, hiçbir hizmetin götürülmediğini gördüm. Durum artık öyle bir hale gelmiş ki insanlar arasındaki birlik bile bozulmuş ve insanlar kamplaşmış durumda. Bu incitiyor. Birilerinin gerçekten ortaya çıkıp elini taşın altına koyması gerekiyor. Bu halka faydalı olması gerekiyordu. Bu yüzden aday oldum” dedi.

    “NAZİMİYE’NİN NÜFUSU GİTTİKÇE AZALIYOR”

    Nazimiye’nin A’dan Z’ye kadar her türlü sorununun bulunduğunun altını çizen Düztaş, bu sorunları şöyle anlattı:

    “Birincisi işsizlik var. Halk geçmişte kendisi üretiyordu ve ürettiğini tüketebiliyordu ama şimdi halk üretmiyor, tüketiyor. Tükettiğini de ancak satın alarak yapabiliyor. Bu da hiçbir aile ferdi için gelecek vaat etmiyor. Birçok genç yoksulluk içinde yaşıyor ve artık kurtuluşu buradan kaçmakta görüyor. Bundan dolayı da Nazımiye’nin nüfusu gittikçe azalmış durumda. Benim okul çağlarımda buranın nüfusu 18 bin idi. Şimdi buranın nüfusu bin civarında, yani normalde resmi olarak ilçelikten düşmüş durumda. Fakat buradaki askeriyenin, polisin kaldırılmaması için devletin isteği doğrultusunda ilçe olarak tutuluyor.

    “YURT DIŞINA GİDENLERİN DURUMLARI ÇOK KÖTÜ”

    Gençliği buraya nasıl getireceğiz? Göç sorununu nasıl ortadan kaldıracağız? Yurt dışına gitmiş olan gençlerin sağlık, ekonomik ve siyasal durumları çok kötü. Bunlardan öyle kötü haberler alıyoruz ki, mesela kimisi geri dönmek istiyor ama dönemiyor çünkü ekonomik olanakları zayıf. Kimisi intihar ediyor. Bu sorunlar sadece ilçemizde yaşanmıyor, aynı zamanda bütün Dersim’de yaşanıyor. İntihar olayları çoğaldı. Bu konuda ne parti ne örgüt başkanları ne de çeşitli kurum ve kuruluşlar, toplumsal olarak buna eğilmediler. Eğilmedikleri için sorunları birlik, beraberlik içinde çözebilecek kişiler de çıkmadı. Belki de vardı ama gücü yetmedi ya da sorumluluk taşımak istemediler.

    “İLK YAPACAĞIMIZ ŞEY TOPLUM İÇİNDE BARIŞI SAĞLAMAK”

    Şimdi bazı aileleri dolaşıyoruz. Aile fertleri arasında o kadar derin çelişkiler var ki, bir babanın iki tane çocuğu varsa biri başka, öbürü başka bir partiye gireceğim diyor. Kendi eşiyle arasında bile o kadar derin çelişkiler yaratılmış ki, onlar bile ayrı ayrı partilere gidip oy verme isteğini dile getiriyorlar. Bu nedir? İsteyerek ya da istemeyerek aileler arası olan bir çelişkidir. Bu çelişki toplumun birliğini zaten bozmuş. Barış içinde yaşayan bir toplum değil. Bizim ilk etapta yapacağımız şey, halkımızın arasında önce barışı sağlamak istiyoruz. Bu barışı sağlamadan buranın büyüme şansı da yok.”

    “NAZIMİYE’NİN SORUNLARINI 35 MADDEDE SIRALADIM”

    Belediyeyi kazandıkları takdirde meclis üyeleri, muhtarlar ve halk ile toplantılar yaparak işe başlayacaklarını, Nazimiye halkına nefes aldıracaklarını belirten DEM Parti ve Dersim İttifakı’nın Nazimiye Belediyesi Eş Başkan Adayı Şükrü Düztaş, “Önce çevre düzenlemesi yapacağız. İkincisi, 102 afet konutları var. 30 senedir yapılmış bu afet konutlarının tapuları verilmemiş. Tapuları verilmediği için bu konutların içindekiler veya sahipleri hiçbir bakım yapmamışlar. Bakım yapmadıkları için bodrum katları bozulmuş, etrafındaki betonlar kırılmış, giriş kapıları bozulmuş. Artık oturulamayacak kadar bozulmuş durumdalar. Sonra sokak hayvanları sorunu var. Barınak yapılmamış. Nazimiye’nin sorunlarını yaklaşık 35 madde halinde sıralamışım. Gençliğin sorunları var. Kadınların sorunu var. Üretim sorunu var. Eğitim, kültürel faaliyetler sorunu var. İlçede bir kasabın ve sinemanın olmayışı da halkın şikayetler arasındadır.

    “İLÇENİN ÇEŞMESİNE LAĞIM SUYU KARIŞIYOR”

    Düztaş sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Çöp sorunu var, çöpler ilçenin yakınına dökülmektedir. Sokaklar düzgün değil, ara sokaklar boş. Bazı evlerin arasında sokaklar, caddeler olmadığı halde moloz yığınları var, bunlar duruyor. Yaşlıların, hastaların sorunu var, hiçbir pansiyon yok. Sonra esnafın durumu çok kötü. İlçenin tam merkezine kurulmuş olan bir park var. Bu park bazı dükkanların önünü de kapatmış ve gerçekten nefes alamayacak bir durumda. Hangi birini anlatmaya kalksan hepsi sorun. Baştan sona kadar sorun.

    Kışın iki metreye yakın kar yağdığında yollar kapanıyor, araçlar buz kesiliyor. Kapalı bir yeri yok. Kapalı bir yeri olmadığı için de bu araçları çalıştırmakta zorluk çekiliyor. Ayrıca hepimizin küçüklüğümüzden beri bilip tanıdığımız bir çeşmemiz var. Bu çeşmenin geçmişte hepimiz suyunu içiyorduk ama zamanla bu çeşmeye lağım suları karışmış ve buna bir çözüm bulunmamış. Buradan akan lağım suları da ilçenin aşağısında bulunan Dallıbahçe’ye, Bostanlı’ya kadar bütün köyleri zehirlemekte. Çünkü hayvanlar o suları içiyor, o suları içtiğinde hastalık kapıyor. İlçenin bir hayli borcu var, bunu nasıl karşılayacağız, devlet ne kadar yardım edebilecek bilmiyorum.”

    “DÜZEN PARTİLERİNİN HALKA VERECEĞİ HİÇBİR ŞEY YOK”

    Dersim’in en büyük sorununun, halkın barış içinde yaşamaması ve parçalanıp birbirinden uzaklaştırılması olduğunu vurgulayan Düztaş, “Halk bölünmüş. Aşiret ilişkileri geliştirilmeye çalışılmış, gizliden gizliye ahbap-çavuş, dost-akraba ilişkileri geliştirilmiş. Bunların hepsi büyük nedendir. Şimdi belli bir çevreyi tutuyorsun, bir başka çevreyi dışlıyorsun. Dışladığın çevre sana karşı tavır almak zorundadır. Sen bu bölünmüşlüğü kendin için bir çıkar olarak gördüğün müddetçe burada bir gelişim elbette olmayacaktır. Biri sana karşı, biri seni tutuyor. Sen de seni tutan kişiyi kayırırsan bu bir çıkar meselesine dönüşüyor. Çıkar meselesi hiçbir toplumu ileriye götürmemiş, tam tersine yıkıma götürmüştür. Biz diyoruz ki artık var olan düzen partilerinin bu halka verecekleri hiçbir şey yok” değerlendirmesinde bulundu.

    “İNANÇ MERKEZLERİ VE İBADET YERLERİMİZİN İÇİ BOŞALTILDI”

    Nazimiye Belediyesi Eş Başkan Adayı Şükrü Düztaş, şunları kaydetti:

    “Bizim inanç merkezlerimiz ve ibadet yerlerimizin içi boşaltılmıştır. İnanç yerlerimiz özüne uygun sürdürülemiyor, bir rant çevresine dönüştürülmüştür. Şayet biz kazanırsak; ibadet yerlerimizi, gelenek göreneklerimizi, geleneklerine göre uygulayacağız. İnançlarımızı, ibadetlerimizi halka açık tutacağız, yoksa bu şekilde giderse bu asimilasyonun sonucunda inançlarımızdan da olacağız.

    Nazımiye halkının sorunlarını çözmek için biz buraya geldik, çözmek için uğraşıyoruz. Halkımızın bize güvenmesini istiyoruz. Eğer yeni kuşağın, gençliğin gelecekteki umutlarını karartmak istenmiyorsa onlara bir gelecek vaat ediliyorsa bize güvensinler. Oylarını bize versinler. Biz hiçbir ayrım gözetmeksizin halkımızın yararına çalışacağız.”

    Nuray ATMACA-Eyüp HANOĞLU/DERSİM

     

  • Dersim İttifakı adaylarını tanıttı: Dersim biziz birlikte kazanacağız!-VİDEO

    Dersim İttifakı adaylarını tanıttı: Dersim biziz birlikte kazanacağız!-VİDEO

    PİRHA- Dersim İttifakı’nın gerçekleştirdiği aday tanıtım etkinliğinde, “Dersim biziz birlikte kazanacağız” vurgusu yapıldı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Emek Partisi (EMEP), Emek ve Özgürlük Cephesi (EÖC), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Partizan’ın yer aldığı Dersim İttifakı”, kent merkezindeki Seyit Rıza Meydanı’nda aday tanıtım etkinliği düzenledi.

    Yoğun katılımın gözlemlendiği Dersim İttifakı’nın etkinliğinde birleşik mücadelenin önemine dikkat çekildi. Alanda, “Dersim biziz birlikte kazanacağız” pankartı yer aldı.  Etkinlikte DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi yer aldı.

    “ZORBALIĞA KARŞI SIRT SIRTA VERDİK”

    Kitlenin ve ittifakın sloganlar ve alkışlarla giriş yaptığı etkinlik etkinlik alanında, Dersimliler, Kirmanckî şarkılarla halaya durdu. Coşkunun hakim olduğu aday tanıtım etkinliği, DEM Parti Seçim Komisyonu Üyesi Özcan Ateş’in açılış konuşmasıyla devam etti. Ateş, “Bugün yerel seçimler için bir araya geldik. Dersim ve ilçelerinde hep beraber ittifak olarak seçimlere giriyoruz. Zulme zorbalığa karşı sırt sırta verdik, el ele verdik. Kimliğimiz için, dilimiz inancımız için doğamız için bir aradayız. Hep birlikte çalışıp bu seçimi kazanalım” dedi.

    “İKTİDARIN PERVASIZ SALDIRILARI”

    Sonrasında ittifak bileşenlerinin temsilcileri konuşmalar gerçekleştirdi. İlk olarak söz alan SMF Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Mahir Gürz, AKP-MHP iktidarının, devrimci güçler başta olmak üzere bütün toplumsal dinamiklere dönük “pervasız” saldırılar gerçekleştirdiğini ifade etti. Gürz, “Halktan, emekten, doğadan, kadından yana mücadele edenlere karşı gün geçmiyor ki bir saldırı olmasın. Birkaç gün önce devrimci tutsaklarla dayanışan devrimci güçlere bir saldırı gerçekleşti. Bu saldırılarda onlarca yoldaşımız gözaltına alındı ve tutuklandı. Hiçbir gözaltı veya tutuklama devrimci iradeyi teslim alamaz” diye belirtti.

    “DERSİM’İ GERİCİLİĞE TESLİM ETMEYECEĞİZ”

    Gürz, “Emeğe, doğaya, kadına, sanata yani iyiden ve güzelden yana olan her şeye düşman olan bir iktidar ile karşı karşıyayız. Dersim’in tarihine, inancına ve bütün demokratik birikimlerine düşman ceberut bir iktidar ile karşı karşıyayız. Bu kuşatma Dersim halkının politik iradesi ve mücadelesi ile boşa düşürülecektir. Bu coğrafyada komünistlerin, yurtseverlerin izleri var. Emekçi halkımızın yarattığı alın teri var. Dersim’i asla ve asla faşizme ve gericiliğe teslim etmeyeceğiz” diye konuştu.

    “DERSİM EMEKTİR”

    31 Mart seçimleri öncesi açlık, yoksulluk, savaş ve sömürünün giderek arttığı bir süreçten geçildiğini aktaran EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, ortak mücadele vurgusu yaptı. Tekin, “Emeğin, barışın ve kardeşliğin mücadelesini veren işçiler, ezilen halklar yan yana gelerek güç birlikleri kuruyor. Dersim’de ortak yönetim eşit hukuk temelinde yan yana geldik ve güç birliği oluşturduk. Dersim yıllardır emeği içim mücadele eden, sendikal hakları için mücadele eden enerji işçileridir. KHK’ler ile hayatları dar edilen kamu emekçileridir. Dersim emektir. Dersim, Sihenk’tir, Gazik’tir, Alibaba’dır. Dersim politik baskılar sonucu geleceğe dair umutlarının azalmasından dolayı kendi topraklarını bırakarak yurtdışına göç etmek zorunda kalan gençlerimizdir. 8 Martlarda sokaklarımızı dolduran kadınlardır Dersim. Dersim madencilik talanına karşı, ranta kaşı mücadele eden halkımızdır, köylülerimizdir. Dersim inancını AKP’ye yedeklemeye çalışanlara karşı ‘hayır’ diyen halkımızdır. Dersim biziz” sözlerine yer verdi.

    “SUYUMUZ İNANCIMIZ BİR”

    Konuşmasını Kirmanckî gerçekleştiren DEM Parti İl Eş Başkanı Esma Ataş, “Bu topraklarda çok can verildi. Onları sahiplenmek, korumak, doğamızı, kimliğimizi, inanç yerlerimizi korumak adına bir olmamız gerekiyor. Suyumuz bir, inancımız bir. Karşımızdakiler birlik olmuş. Biz bir olmadıkça kaybedeceğiz, hep birlikte mücadele etmeliyiz” diye ifade etti.

    “İNANCIMIZ, KİMLİĞİMİZ BASKI ALTINDA”

    Son olarak konuşan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran ise “Halklarımız baskı, geleceksizlik ve umutsuzluklar ile karşı karşıya. Sermaye tüm yaşam alanlarımızı gasp etmenin peşinde. Türkiye iş cinayetlerinde Avrupa’da birinci dünyada ikinci sırada. Kürt halkı olarak, Kızılbaş Aleviler olarak inancımız, kimliğimiz baskı altında. Bu kuşatmaya karşı birlik olmak dışında yolumuz yok. Yanlışlarımızı giderme olanağımız var. Biz halkçı, emekçi, ekolojist, kadını esas alan bir iradeyi temsil ediyoruz. Kendimize, birbirimize inanalım” dedi.

    “BU KENTİ YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ”

    Konuşmaların ardından Dersim İttifakı’nın adayları halkı selamladı. Adaylar, “Dersim’de ve ilçelerinde kazanacağız” vurgusu yaptı.  “Zimane me hebûna me ye, welate me ye” diye sözlerine başlayan Dersim Belediye Eş Başkan Adayı Birsen Orhan, “Bu kenti yeniden inşa edeceğiz. 31 Mart’ta da bütün güçlerimizle özgürlük halayımızı çekeceğiz. DEM gelir devran döner” dedi. Dersim Belediye Eş Başkan Adayı Cevdet Konak ise toplumsal, siyasal ve ekonomik krizlerinin yoğunlaştığı bir süreçte Dersim’in çoklu sorunlarına çözüm olacaklarını dile getirdi. Konak, “Halkımızın tüm görüş ve eleştirilerini aldık. Başımız gözümüz üzerine. Biz bu kenti sizlerle birlikte yöneteceğiz. Mutlaka kazanacağız” mesajı verdi.

    Etkinlik sanatçı Mazlum Büyüktaş’ın ezgileriyle sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Dersim’de bir kadın muhtar adayı: Çocuklarınızı eril zihniyetle yetiştirmeyin-VİDEO

    Dersim’de bir kadın muhtar adayı: Çocuklarınızı eril zihniyetle yetiştirmeyin-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de en büyük yarış muhtar adayları arasında gerçekleşiyor. Atatürk (Sihenk) Mahallesi muhtar adaylarından Perihan Dalgıç, genç ve işsiz bir kadın sosyolog olarak hem deprem, işsizlik, göç, sokak hayvanları, intihar ve Alevi inanç sorunlarını vurguladı, hem de kadınlara “Kimlikleriniz, inançlarınız, ideolojileriniz sizin önünüze geçmesin” diye seslendi.

     

    İşsizliğin ve ekonomik sıkıntıların çok yoğun yaşandığı Dersim’de, 31 Mart Yerel Seçimleri için en büyük yarış muhtar adayları arasında gerçekleşiyor. Kent merkezi ve ilçelerdeki mahallelerden köylere kadar sirayet eden bu yarış, belediye başkanlığı seçimlerini geride bırakacak noktada. Çünkü işsizliğin, ekonomik darboğazların ve buna bağlı olarak artan göçlerin tam merkezinde yer alan Dersim’de, muhtarlık makamı da en önemli istihdam alanlarından biri olarak görülüyor.

    DERSİM’İN EN BÜYÜK MAHALLESİNDE ONLARCA ADAY YARIŞIYOR

    Atatürk Mahallesi (Sihenk), Dersim’in en büyük mahallesi, en çok seçmenin yaşadığı bir yer, aynı zamanda Dersimli olmayan nüfusun da en çok yaşadığı bu mahallede çok sayıda muhtar adayı yarışıyor. Adayların çoğunluğu kadın yurttaşlardan oluşuyor. Kent genelinde kadın muhtar adaylarına ilgi de oldukça yoğun.

    Atatürk Mahallesi muhtar adaylarından birisi de Perihan Dalgıç. 1992 Dersim doğumlu Dalgıç, Munzur Üniversitesi Sosyoloji bölümü mezunu. Doğduğu günden beri kentten hiç çıkmamış, üniversiteyi de burada okumuş olan Dalgıç, hem genç hem de yüksek lisans yapmış olmasına rağmen, diğer birçok insan gibi işsiz. Ancak Perihan Dalgıç’ın projeleri ve hayalleri var.

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Atatürk Mahallesi (Sihenk) kadın muhtar adaylarından Perihan Dalgıç’a mikrofon uzattık.

    “BÜROKRASİ SAKAT VE İLERLEMİYOR”

    Munzur Üniversitesi’nde müzik sosyolojisi alanında Alevi deyişlerinin sosyoloji analizini çalışan Perihan Dalgıç, sohbetimize Max Weber’den bir alıntıyla başladı. Weber’in ‘bürokrasi topal ilerliyor’ cümlesinden hareketle, “Ama ben bürokrasinin topal değil sakat olduğunu ve ilerlemediğini düşünüyorum. Çünkü bizler vatandaş olarak, seçmen olarak karşımızda sorunlarımızın çözümü için bir muhatap bulamıyoruz. Muhatap bulduğumuzda da o kişi bizi ciddiye almıyor ve sorunlarımızla ilgilenmiyor. Ben de bu yüzden muhtar adayı olmak istedim ve gerçekten o devletin yetkili kurumlarıyla birlikte hareket ederek mahallem de dahil olmak üzere Dersim’in tüm genel sorunlarına bir çözüm bulmamız gerektiğine inananlardanım” dedi.

    “MUHTARLAR HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR ALGISINI KIRMAMIZ GEREK”

    Toplumda muhtarlarla ilgili oluşmuş bir algıdan şikayetçi olan Dalgıç, “Maalesef muhtarlar hiçbir şey yapmıyor. Evinde oturuyor, emekli olabilmek için bunu kullanabilen insanlar var ya da ek gelir mantığıyla girenler var. Bizim öncelikle toplumda bu algıyı, bu mantığı yıkmamız gerekir” dedi ve şunları ekledi:

    “Ben muhtar seçildikten sonra bir muhtar olarak da yine aynı şekilde insanların evini dolaşacağım. İnsanların sorunlarını dinleyeceğim. İnsanlar bu sorunları bana iletecek. Ben de mahallede valilik, belediye gibi kurumlarla iletişime geçerek sorunlarımızı çözüme kavuşturabilirim. Yani bir muhtar adayı olarak ya da sosyolog kimliğimi kullanarak, kadın kimliğimi çok kullanmak istemiyorum açıkçası. Ben bu konuda biraz eleştiriyorum çünkü şu anda benim girdiğim mahallede zaten 9-10 kadın muhtar adayı var. Dersim’de ‘kadın aday girmesin’ diye bir problem yok. Bence tam tersine kadınlar çok destekleniyor.

    “DERSİM GENÇSİZLEŞTİRİLMİŞ DURUMDA”

    Adamcılık ya da aşiretçilik mantığıyla oy verme anlayışını yıkabilirsem daha sonra bir sosyolog olarak Dersim üzerinde çalıştığım birçok çalışma var. Kendi kimliğimden yola çıkarak söylüyorum. Ben buradaki sorunları çok iyi biliyorum. Bugün sokak hayvanlarının bir problem olduğunu ya da çevre kirliliği, deprem, göç, boşanma ya da intihar, işsizlik… Bence şu anda en önemli problemler bunlar. Kendim de şu anda o işsiz kitlenin içerisindeyim. Yüksek lisans yapmış, sosyoloji bölümünü birincilikle bitirmiş biri olarak evde oturuyorsam bu gerçekten büyük bir problemdir. Bu sosyolojik bir vakadır bizim için. Bizim önce işsizliği çözmemiz gerekiyor. İşsizlikle birlikte gelen ekonomik sıkıntılarımız var. Ekonomik sıkıntılarla birlikte göç oluyor maalesef. Şu anda Dersim gençsizleştirilmiş durumda. Yani öyle bir tehlikeyle karşı karşıyayız.

    “ALEVİ KİMLİĞİNİN YAŞATILMASI GEREKİR”

    Ben Alevi kimliğinin, kültürünün de yaşatılmasını gerektiğini düşünenlerdenim. Maalesef bizim memleketimizde şu an öyle bir problem de söz konusu. Çünkü bizden sonraki nesil, şu anda maalesef kendi kültürünü, inancını, dilini yaşatamıyor. Bu konuyla ilgili çalışmalar, çalıştaylar, paneller düzenlenebilir. Bunu üniversiteyle ortaklaşa yapabiliriz.”

    “DERSİM’DE KADINA DEĞER VERİLİYOR”

    Atatürk Mahallesi’nde kadın aday olarak çok iyi karşılandıklarını, özellikle de yönetimde gençlerin olması yönünde isteğin olduğunu belirten Dalgıç, Dersim’de kadının yeri ile ilgili şunları ifade etti:

    “Dersim’de kadının yeri ve önemi bence iyi. Çünkü diğer bölgeleri düşündüğümüzde ya da incelediğimizde, kadınlar daha fazla eziliyor. Muhakkak ki burada da kadınlar eziliyordur. Tabii ki de psikolojik fiziksel, cinsel şiddete maruz kalıyorlardır ancak bence Dersim’de belki toplumsal kültürden, belki bağlı oldukları etnik inançtan, gelenek ve göreneklerden dolayı olabilir ama burada bence kadına değer veriliyor. Çünkü burada kadınlar birçok alanda ön planda, çok geride değiller. Bence destekleniyorlar.”

    “LÜTFEN ÇOCUKLARINIZI ERİL BİR ZİHNİYETLE YETİŞTİRMEYİN”

    Türkiye’de de olduğu gibi dünyada da kadınların halen öldürülmeye devam edildiklerini söyleyen Dalgıç, İstanbul Sözleşmesi’ne de dikkat çekerek kadınlara şöyle seslendi:

    “İslamcı bir kadın olabilirsiniz. Yani muhafazakarlığı destekleyen bir kadın olabilirsiniz. Sosyalist Marksist bir kadın olabilirsiniz. Liberal ya da devletçi bir kadın olabilirsiniz ama lütfen bağlı olduğunuz kimlikler, ideolojiler, inançlar; bunlar sizin haklarınızın önüne geçmesin. Bir anne olarak naçizane fikrim lütfen kız, erkek ne yetiştiriyorsanız yetiştirin. Lütfen eril bir zihniyetle, ataerkil, erkek bir zihniyetle yetiştirmeyelim çocuklarımızı. Cinsiyet toplumsallaştırılıyor maalesef bizim ülkemizde. Bunu lütfen yapmayalım kadınlar olarak.

    “ÇOCUKLARIMIZI CİNSİYETİ TOPLUMSALLAŞTIRMADAN YETİŞTİRMELİYİZ”

    Şöyle bir örnek vermek istiyorum. Atatürk Mahallesi’nde bir parka çocuğumu getirmiştim. Orada oğlumun üstünde pembe bir tişört olduğu için bir kadın tarafından tepkiyle karşılanmıştım; ‘Çocuğun erkek neden pembe giydirmişmişsin.’

    Lütfen çocuklarınızı böyle yetiştirmeyin, siz bütün renkleri sevdirmeyi öğretin. Pembeye, maviye, siyaha, beyaza, griye düşman olmayın. Bütün renkleri sevdirin. Bütün renkleri sevelim ki, o zaman gerçekten eşitlikçi, kadının ve erkeğin eşit olduğu bir toplumda yaşayacağız. Çocuklarımızı cinsiyeti toplumsallaştırmadan yetiştirmeliyiz ki, bu çocuklar da yarın öbür gün katil, eşini döven çocuklar olmasınlar. Şu anda bir kadın öldürülüyorsa suçlu sadece onu öldüren kişi midir? Hayır, çünkü onu yetiştiren bir zihniyet, bir aile, bir toplum, bir inanç, bir kültür var. O yüzden bizim gerçekten bu zihni yapılanmayı yıkmamız gerekiyor.

    Buradan yola çıkarak tüm dünya kadınlarının emekçi kadınlar gününü kutluyorum. Marks’ın çok güzel bir sözü vardır. Diyor ki, ‘Dünyanın bütün işçileri birleşiniz.’ Ben de diyorum ki lütfen dünyanın bütün kadınları birleşiniz. Kimlikleriniz, inançlarınız, ideolojileriniz sizin önünüze geçirmesin.”

    “SOKAK HAYVANLARI İÇİN ELAZIĞ ÖRNEĞİNİ DERSİM’E UYARLAYABİLİRİZ”

    Atatürk Mahallesi (Sihenk) kadın muhtar adaylarından Perihan Dalgıç, mahallenin sorunları ve buna dönük çözüm önerilerini de şöyle sıraladı:

    “Bence en büyük problemimiz deprem olduğu için, insanlar şu anda güvenli bir yerde oturmak istiyor. Binaların denetlenmesini istiyorlar. İkinci bir problemimiz maalesef sokak hayvanlarından çok şikayetçi insanlar. Şöyle yapılabilir; Elazığ’da görmüştüm. Orada mesela barınaklar oluyor. Bu barınaklarda sokak hayvanları besleniyor ve insanlara sahiplendiriliyor ve sahiplendirilemeyenler de genellikle kısırlaştırılıyor. Gerçekten Elazığ’da hiç sokak hayvanı görmüyorduk. Dersim’de de bunu yapabiliriz. Böyle barınaklar oluşturup, hayvanları orada besleyip sahiplendirebilirsek bunu yapabiliriz.

    “DERSİM’DE İNTİHAR ÇOK FAZLA, BUNUN ÖNÜNE GEÇMEMİZ LAZIM”

    Bence işsizlik de çok fazla ve insanlar artık işsizlik yüzünden Avrupa ülkelerine göç etmeye başladı. Bunu önlemek için bazı şeyler yapmalıyız. Bunu da ancak siyasi partiler, belediye ya da valilikle, artık nasıl yapabileceksek bilmiyorum ama bunun önüne geçmemiz gerekiyor. Diğer problemlerimizin en önemlisi intihar. Çünkü gerçekten Dersim’de şu anda intihar çok fazla. Bunun da önüne maalesef ki yine belirttiğim gibi kamu kurum kuruluşları ile özellikle aile sosyal politikalar aracılığıyla; çünkü orada sosyolog, sosyal hizmet uzmanları var. Bunlarla işbirliğine geçerek, halkı bilinçlendirerek intiharların önüne geçebiliriz.

    “BİR MUHTAR ADAYI AVUKAT, PSİKOLOG, SOSYOLOG OLABİLMELİ”

    Bence bir muhtar adayı, avukat, psikolog, sosyolog, felsefeci olabilmeli. Bizim toplum tipolojisine inmemiz gerekiyor. Ben de bu toplumda doğmuş, büyümüş, hiçbir zaman bu toprakların dışına çıkmamış, hatta üniversiteyi bile kendi memleketimde okumuş bir birey olarak, bu toplumun kültürünü, inancını bilen biriyim. Sorunlarını da çok iyi bilen biriyim ve gerçekten her alanda da temsiliyet kabiliyeti olan biriyim. Onları da iyi temsil edebileceğime inananlardan biriyim. O yüzden insanlardan oy istedim.”

    Nuray ATMACA-Eyüp HANOĞLU/DERSİM

     

  • ESP: Tüm gücümüzle DEM Parti’yi destekleyeceğiz

    ESP: Tüm gücümüzle DEM Parti’yi destekleyeceğiz

    PİRHA- Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Parti Meclisi, 31 Mart Yerel Seçimlerinde izleyecekleri politika ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı. DEM Parti’nin destekleneceği vurgulanan açıklamada, “Partimiz emekçi sol hareketten gelen çeşitli partilerin, sosyal şoven karakterli hiçbir aday önerisine ve ittifak oluşumuna destek vermeyecektir” denildi.

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Parti Meclisi, 31 Mart Yerel Seçimlerinde izleyecekleri politika ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

    Hangi tarihsel kesitte yapılırsa yapılsın seçimlerin sonuçlarını, toplumsal ve siyasal güçlerin, kendi talepleri etrafında örgütlü bir irade açığa çıkartıp çıkartamamalarının belirleyeceği vurgulanan açıklamada, “Seçimler sınıf mücadelesinin bir anıdır; ancak esas olan geniş kitlelerin örgütlenmesi ve faşizme karşı cepheleştirilmesinin başarılmasıdır. Kazanımları korumanın ve geliştirmenin güvencesi de bu olacaktır” denildi.

    “DEM PARTİNİN ÇALIŞMALARINA TÜM GÜCÜMÜZLE KATILACAĞIZ”

    Yapılan açıklamada ESP’nin seçimlerde izleyeceği politika 5 maddede şöyle ifade edildi:

    1) Kurucu bileşeni olduğumuz DEM Parti, ezilenlerin en geniş demokratik-halkçı birleşik mücadele cephesidir. Bu gerçekten hareketle, örgütlü bulunduğumuz her yerde DEM Parti adaylarıyla seçime girmek, sürece en güçlü yanıt ve politik tutum olacaktır. Partimiz, DEM Parti’nin seçimlere girdiği her şehir-ilçede tüm gücüyle, aktif biçimde çalışmalara katılacaktır.

    2) Kürdistan’da gerçekleştirilen ön seçimler; örgütlü halk gerçeğinin somut göstergesi olmuştur. Adeta ‘demokrasi şöleni’ne dönüşen halk buluşmalarını kutluyor, seçilen adaylara başarılar diliyoruz. Partimiz, iki dönemdir kayyum saldırılarıyla el konulan belediyelerin yeniden kazanılması ve korunması mücadelesinde aktif bir özne olarak yerini alacaktır.

    “BURJUVA ADAYLARA OY VERME ÇAĞRISI YAPMAYACAĞIZ”

    3) DEM Parti’de somutlanan halk ittifakı dışında başkaca ittifak, güç birliği, iş birliği çalışmaları da mevcuttur. Bu girişimler partimiz tarafından ideolojik-politik temel ilke ve tutumlar çerçevesinden ele alınmaktadır. 2019 Yerel ve Mayıs 2023 Genel Seçimlerinde oluşmuş kimi örneklerde olduğu gibi, seçim mücadelesini sadece “Erdoğan veya AKP-MHP karşıtlığı” üzerinden ele almak, işçi sınıfı ve ezilenleri burjuvazinin adayları etrafında saflaştırmak, devrimci-demokratik mücadelenin zayıflığıdır.

    Emekçi sol güçlerin bu kadim gerçeği dikkate almadan kuracağı popülist, ilkesiz, parlamentarist birliktelikler sadece, ezilenlerin öfkesinin kapitalist düzene yedeklenmesine yarayacaktır. Partimiz, faşizme karşı mücadele stratejisini zayıflatacak her türden taktiğin karşısında olacaktır. ESP, geçmiş seçimlerde olduğu gibi bu yerel seçimlerde de burjuva adaylara oy verme çağrısı yapmayacaktır.

    “SOSYAL ŞOVEN KARAKTERLİ HİÇ BİR İTTİFAĞA DESTEK VERMEYECEĞİZ”

    4) Partimiz, işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve halkların faşizme karşı cepheleştirilmesini, birleşik mücadele iradesinin büyütülmesini temel görevlerinden sayar. Emekçi sol hareketten çeşitli partilerin ittifak arayışlarını da bu perspektifle takip edecek; sosyal şoven karakterli hiçbir aday önerisine ve ittifak oluşumuna destek vermeyecektir.

    5) Partimiz antifaşist, antikapitalist, antisömürgeci, cinsiyet özgürlükçü ilkeler ışığında yerel seçim çalışmalarını yürütecek, doğaya ve kentlere yönelik suçları teşhir edecektir. Kentlerimizin sermayenin rant ve kar kapısına dönüştürülmesine karşı, demokratik, katılımcı, ekolojik, engelsiz kentler perspektifiyle mücadele yürüteceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ADO Başkanı Bermek: Mazbatası verilmeyenler AİHM’ye başvurmalı

    ADO Başkanı Bermek: Mazbatası verilmeyenler AİHM’ye başvurmalı

    PİRHA-KHK ile ihraç edilen belediye başkanlarının mazbatası seçimi ikinci tamamlayan adaya verilmesi kararı ile ilgili Alevi Düşünce Ocağı Derneği (ADO) Başkanı Doğan Bermek açıklamalarda bulundu. Bermek, “Belediye başkanı adaylığı YSK tarafında kabul edilen adayların mazbataları verilmelidir” dedi.

    31 Mart yerel seçimlerinin ardından hala İstanbul, Diyarbakır, Van, Mardin gibi büyükşehirlerde mazbatalar verilmedi. Seçimlerde YSK tarafından belediye başkanı adaylıkları onanan KHK’lı belediye başkanlarının mazbataları verilmiyor. Gerekçe ise Kanun Hükmü’nde Kararname ile işten çıkarılmaları. Karara tepki gösteren Alevi Düşünce Ocağı Derneği (ADO) Başkanı Doğan Bermek PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “MAZBATALARIN VERİLMEMESİ USULSÜZLÜKTÜR”

    Bermek, “Bu kişiler aday listelerine girerken başvurularını yaptılar, seçim kurulları bunların adaylıklarını onadı. Belediye başkanı adayı olarak toplumun önüne çıkarttı. Toplum da bu adaylara oyunu verdi” diyerek tepkisini dile getirdi.

    “İnsanlar oyunu verirken de KHK’lı oldukları içinde mazbatalarının verilmeyeceğini bilmiyordu. Biz önümüze çıkarılan aday listelerine oy verdik” diyen Bermek şöyle devam etti:

    “Bu adaylar seçildikten sonra KHK’lı oldukları için mazbatalarının seçimi ikinci sırada tamamlayan adaylara verileceğini öğrendik. Bu usulsuz bir karadır. Hukukta bunun yeri olamaz. Adaylık başvurusu yapan kişinin bir sorunu varsa ve bu sorunda biliniyorsa bunun adaylık başvurusunu kabul etmemelisiniz. Madem adaylık başvurusunu kabul ettiniz bu insanlar seçimlerin sonunda kazanan olarak çıkmış mazbatalarını vermelisiniz. Bunu yapmazsanız demek ki bir uyumsuzluk var.”

    “OY VEREN DE SEÇİLEN DE HAKSIZLIĞA UĞRAMIŞTIR”

    Yeni bir seçim yapmaya gerek yoktur. YSK’nın onayladığı listelerle seçim yapılmıştır. Bu seçimleri kazanan belediye başkanlarına mazbataları verilmelidir” ifadelerini kullanan Bermek, “YSK’nın aldığı karar Türkiye’de tartışılamaz bir karar olduğu için bu bağlamda mağdur olan ve haksızlığa uğrayan kişiler YSK’nın bir üst makamı olan AİHM’e başvurusunu yaparak alınan bu karara itiraz etmelidir. Bu bağlamda hem oy verenler olarak hem de seçilen kişiler burada haksızlığa uğramıştır. Bunun  hukuki mücadelesi de verilmelidir” diye konuştu.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • ‘Kimse halkın iradesine ipotek koyamaz’-VİDEO

    ‘Kimse halkın iradesine ipotek koyamaz’-VİDEO

    PİRHA- Seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, seçime eşit koşullarda gidilmediğini belirterek AKP’nin toplumu kutuplaştıran tehdit dili kullanmasını eleştirdi. 

    Seçimlerin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen İstanbul’da hala geçersiz oyların sayımı devam ediyor. AKP hükümetinin ‘seçimlerde hile var’ iddiaları sürerken, siyasi partilerden, sivil toplum kurumlarından ve Alevi kurumlarından da değerlendirmeler gelmeye devam ediyor.

    Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerini PİRHA’ya anlattı.

    Fırat, AKP’nin 17 yıllık iktidarı döneminde uyguladığı baskıcı politikalara vurgu yaparak seçim sonuçlarının insanlarda bir umut yeşerttiğini söyledi. Bu seçimin toplumların bir araya gelerek zalimleri alaşağı edebileceğini gösterdiğini ifade eden Fırat, seçimin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen hala geçersiz oyların sayımının bitmemesini eleştirdi.

    “HAK SAHİBİNE VERİLMEZSE TOPLUMUN SEÇİME GÜVENİ KALMAZ”

    AKP iktidarının İstanbul ile ilgili ciddi planları olduğunu dile getiren Fırat, İstanbul’daki belirsizliğe ve AKP’nin ısrarına da değinerek “Baskı ve dalavereyle hak sahibine verilmezse toplumun seçim, hukuk, adalet gibi tabirlere güveni kalmaz. Toplum kendi adaletini sağlamaya yönelik çabalar gösterecektir.” dedi. Muhalif kesimlerin her gün ötekileştirildiğini belirten Fırat, Türkiye’de sorunların ve sıkıntıların özgürce konuşulup tartışılması gerektiğini kaydetti.

    ALEVİLER EŞİT HİZMET İSTİYOR

    Seçimlerden sonra Aleviler açısından çok değişen bir şey olacağına inanmadığını söyleyen Fırat, belediyenin yapması gerekenin ırkı, rengi, dili, dini, kökeni ne olursa olsun ayırmaksızın eşit hizmet verilmesini arzuladıklarını belirtti. Fırat, Aleviler olarak bir ayrıcalık istemediklerini diğer inançlara verilen hakların kendilerine de verilmesini istedi.

    “KİMSE HALKIN İRADESİNE İPOTEK KOYMA HAKKINI KENDİNDE GÖRMEMELİ”

    Seçimin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen çoğu yerde mazbataların verilmemesinin gasp ve halkın iradesine ipotek konulması olduğunu kaydeden Fırat, cumhurbaşkanı Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun toplumu karşı karşıya getirecek bir tehdit dili kullandıkları için halkın onlara oy vermediği düşüncesinde olduğunu aktardı. Artık bu baskıcı politikadan vazgeçilmesi gerektiğini dile getiren Fırat, “‘İllaki bir yeri ben idare edeceğiz, ben yoksam orası yok’ mantığı demokrasiye sığmaz. Biz demokrasinin işletilmesi taraftarıyız. Bir an önce mazbataların verilmesi lazım. Hak sahibine verilmeli. Halkın iradesine kimse ipotek koyma hakkını kendinde görmemeli.” dedi.

    Seçimlere demokratik ve eşit bir ortamda gidilmediğine değinen Fırat, hükümetin doğu illerinde yaptığı askeri baskıya rağmen sandığa giden insanları alkışlamak gerektiğini söyledi. Fırat, doğudaki seçimlerin geniş bir şekilde analiz edilmesi gerektiğini de ekledi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • SP’li İslam: Sonuç değişmeyecek-VİDEO

    SP’li İslam: Sonuç değişmeyecek-VİDEO

    PİRHA- Seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi milletvekili Cihangir İslam, geçersiz oylarının sayılmasının sonucu değiştirmeyeceğini ve herkesin halkın iradesine saygı göstermesi gerektiğini belirtti. 

    Saadet Partisi Milletvekili Cihangir İslam seçim sonuçlarını değerlendirdi. AKP hükümetinin yenilgiyi kabul etmeyerek İstanbul’un her yerine “Teşekkürler İstanbul” afişleri asmasına değinen İslam, herkesin halkın iradesine saygı duyması gerektiğini vurguladı. İslam, geçersiz oyların sayılmasına ilişkin şunları söyledi:

    “SONUÇ DEĞİŞMEYECEK”

    “Geçersiz oyların sayılması sonucu değiştirecek mahiyette değil. Yani 23 bin 500’den belki 17 bin civarına inebilecektir, hadi biraz daha zorlayalım 15 bin civarına inebilecektir. İstatistik ve gidişat bunu gösteriyor. Sonuç bu şekilde devam edecek. Şimdi bize düşen bu millet iradesine sahip çıkmak, seçilmiş olanlara da desteğimizi vermek.”

    “KHK’LI OLMAK SEÇİLMEYE ENGEL DEĞİL”

    Bazı belediye başkanlarına KHK’lı oldukları gerekçesiyle mazbatalarının verilmediği hatırlatan İslam, KHK ile işinden ihraç edilmenin seçilmeye engel olmadığını belirterek “KHK neticede başkanın ve bakanlar kurulunun imzaladığı diğer deyişle icranın, yürütmenin imzaladığı bir karardır ki yargıya da açıktır. Bir insanın seçilme hakkını elinden almak için belli mahkeme kararlarının olması veya belli sağlık durumlarının zuhur etmesi lazımdır. Ben bu kararın veya bu uygulamaların YSK’dan döneceğini umuyorum.” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Adıyaman HBVAKV Başkanı: Kürtler iradesine sahip çıktı-VİDEO

    Adıyaman HBVAKV Başkanı: Kürtler iradesine sahip çıktı-VİDEO

    PİRHA-31 Mart yerel seçim sonuçlarını değerlendiren HBVAKV Adıyaman Şube Başkanı Nusret Tunç, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu. Tunç, “Muhaliflerin birleşmesiyle başarılı sonuçların ortaya çıkabileceğini gördük. Seçimlerde, batıda CHP ve doğu illerinde kayyumlara karşı HDP başarılı sonuçlar almıştır” dedi. 

    31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerin sonuçlarının açıklanmasının ardından iktidar partisi AKP birçok bölgede seçim sonuçlarına itiraz ederken kaybettiği büyükşehir belediyeleri ile güç kaybetti. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Adıyaman Şube Başkanı Nusret Tunç, 31 Mart yerel seçimlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “SEÇİMDEN ZİYADE BİR SAVAŞ HAVASI VARDI”

    Seçim günü Malatya Pütürge’de ve farklı kentlerde yaşanan olaylarda seçim propagandalarında kullanılan dilin ve söylemlerin etkili olduğunu ifade eden Tunç,  “31 Mart yerel seçimleri, seçimden ziyade bir savaş havası yarattı. Ölen insanlar da bunun somut örneğidir. Muş’ta seçimin ardından sokağa çıkma yasağının ilan edilmesi yine İstanbul ve Ankara’da oylarda hile yapıldığının ve bunun sonucunda AKP’nin belediyeleri kaybettiğinin söylenmesi ortamı geren, gerginlik yaratan ve insanları rahatsız eden olaylar. Bunlardan derhal vazgeçilmesi gerekiyor. Umarım bu durumda insanlar da sağduyulu davranır.” ifadelerini kullandı.

    “EKONOMİK SIKINTI YAŞIYORUZ”

    Tunç, “Ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılar ve insanların durumu gözönünde. Ülkemizin asıl sorunu budur. Dolayısıyla seçim geride kaldı artık önümüzdeki günlere bakmak gerekir. Bu sorunların aşılması anlamında siyasi partilere ve vatandaşa düşen görev nedir bunları konuşmak gerekiyor” dedi.

    “KAYYUMA RAĞMEN KÜRTLER İRADESİNE SAHİP ÇIKTI”

    “Devlettin gücünü elinde bulunduran AKP, devletin bütün gücünü kullandı. Muhalefet partileri buna karşı yarıştı. Batıda toplumsal muhalefettin desteğini arkasına alan millet ittifakı ve doğuda kayyumlara rağmen halkın desteğini alan HDP başarılı sonuçlar almıştır” diyen HBVAKV Adıyaman Şube Başkanı Nusret Tunç şöyle devam etti:

    “Hani bir söz vardır derler ki; ‘Bizi  zulüm birleştirdi.’ Maddi ve manevi anlamda devletin bütün gücünü kullanma durumu Alevi’si, Sünni’si, Türk’ü, Kürt’ü ve bütün solcuları birleştirdi. Böyle olunca batı ve kıyı kentlerinde toplumsal muhalefet adına bütün muhaliflerin desteğini arkasına alan millet ittifakı başarılı bir sonuç almıştır. Yine keyfi uygulamalarla halkın iradesini hiçe sayan iktidar HDP belediyelerine kayyum atadı. Her seferinde kayyumun bölgede çalıştığına vurgu yapan iktidar yetkililerinin söylemleri de boşa çıkmıştır. Demek ki kayyum bölgede hiçbir hizmet vermemiş. Her türlü baskı, gözaltı ve tutuklamalara rağmen Kürtler her zaman olduğu gibi oylarını demokrasi, özgürlük ve barıştan yana kullandı. Ellerinden alınan iradelerine yeniden sahip çıktı.”

    MUSTAFA YÜKSEL/ADIYAMAN   

  • DAD Eş Genel Başkanı Güneş: Aleviler üzerine düşeni yaptı

    DAD Eş Genel Başkanı Güneş: Aleviler üzerine düşeni yaptı

    PİRHA- Seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan DAD Eş Genel Başkanı Selda Güneş, “Yerel politikalar merkezi politikaları etkiler. Yani yukarıdan aşağıya o merkeziyetçi tavır dünyanın hiçbir yerinde yok, Türkiye’de de olmamalı. Dolayısıyla da bu demokrasi çağrısını doğru okuyup buna uygun olarak hareket etmeleri lazım” dedi. 

    31 Mart seçimlerinin bitmesinin ardından seçim değerlendirmeleri gelmeye devam ediyor. Demokratik Alevi Derneği (DAD) Eş Genel Başkanı Selda Güneş, seçim sonuçlarını Aleviler açısından değerlendirdi.

    “ALEVİLER ÖTEKİSİZ BİR TOPLUMDA YAŞAMAYI ARZULUYOR”

    72 millete bir nazarda bakan Alevilerin ötekisiz bir toplumu bina etmeyi ve bu ötekisiz toplumda yaşamayı arzuladığını kaydeden Güneş, bu seçimlerin de bu ötekisiz arzusunu destekler nitelikte olduğunu vurguladı. Alevilerin bulundukları her yerden ötekisiz bir toplumu bina etmek için sandığa gittiklerini ifade eden Güneş, “Demokratik güçler haricinde tüm tarafların özellikle Kürt ve Kürt Alevileri ötekileştirmelerine rağmen sandığa gittik. Çünkü bizim bir emelimiz, amacımız var; ötekisiz bir toplumda razılı rızalı bir şekilde yaşamak. İşte tüm bu ötekileştirmelere, dildeki sertliğe rağmen biz o sandığa gittik, bize yakışanı yaptık aslında” şeklinde konuştu.

    “OYLARIMIZIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Seçimlerden sonrasının çok önemli olduğuna işaret eden Güneş, “Alevisiyle, Kürtüyle, Ermenisiyle, Hristiyanıyla bir bütün olarak tüm bu inanç ve demokratik yapıya uygun bir yerel temsiliyetini önemsiyoruz” dedi. Verdikleri oyun takipçisi olacaklarını belirten Güneş, yerel belediyelerde çoğulcu demokratik yönetimin esas alınması gerektiğini söyledi.

    “SOMUT BİR DEMOKRATİK ÇAĞRI”

    Güneş, seçim sonuçlarının toplum içerisindeki farklılıkları zenginlik yerine çatışma unsuru olarak gören iktidarın bakış açısına bir eleştiri olduğunu dile getirdi. Türkiye’de yaşayan tüm farklılıkların sağcısıyla, solcusuyla yan yana gelmek istediğini belirten Güneş, Türkiye’de bir demokratikleşme süreci ve dilin yumuşaması talebinin iyi okunması gerektiğini kaydetti. Seçim sonuçlarının somut bir demokratik çağrı, bir barış eli olduğunu dile getiren Güneş, sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Seçimin en başından beri ‘Kürtler, Aleviler teröristler’ gibi bir dile rağmen insanlar barıştan yana tavır almayı bir kere daha başardılar. Bunu da buradan okumak lazım. Bu emeği görüp buna uygun refleksler, politikalar üretmeleri lazım. Yerel politikalar merkezi politikaları etkiler. Yani yukarıdan aşağıya o merkeziyetçi tavır dünyanın hiçbir yerinde yok Türkiye’de de olmamalı. Dolayısıyla da tam bu noktada aşağıdan yukarı gelen bu refleksi, bu basıncı, bu demokrasi çağrısını doğru okuyup buna uygun olarak hareket etmeleri lazım. Biz iyi olacak diye umut ediyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD Güngören Şube Başkanı Özbay: Daha fazla çalışılarak süreç iyiye götürülmeli

    PSAKD Güngören Şube Başkanı Özbay: Daha fazla çalışılarak süreç iyiye götürülmeli

    PİRHA- Yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan PSAKD Güngören Şube Başkanı Zeynel Abidin Özbay, budan sonra daha fazla çalışılarak sürecin iyiye doğru götürülmesi gerektiğini vurguladı. 

    Türkiye 31 Mart’ta sandığa gitti. Muhtarlık, belediye meclis üyesi, ilçe ve il belediye başkanlarının seçildiği seçimin sonuçları da Millet İttifakı ve Cumhur İttifakı arasında başa baş gitti.

    Birçok siyasi parti, sivil toplum kuruluşları, Alevi kurumlarından da seçim değerlendirmeleri gelmeye başladı. Seçimleri PİRHA’ya değerlendiren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Güngören Şube Başkanı Zeynel Abidin Özbay, budan sonra daha fazla çalışılarak sürecin iyiye doğru götürülmesi gerektiğini vurguladı.

    “CHP, AKP’NİN BASKICI POLİTİKASINDAN DOLAYI KAZANDI”

    Güngören’de CHP’nin yanlış politika gütmesinden dolayı Güngören Belediye Başkanlığı’nın kaybedildiğini belirten Özbay, alınan oyların yeterli olmadığını daha fazla oy almaları gerektiğini söyledi.

    CHP’nin İstanbul Ankara gibi büyük şehirleri almasının nedeninin AKP’nin baskıcı politikası olduğunu kaydeden Özbay, CHP’nin kaybetmemesi gereken Balıkesir, Zonguldak, Giresun gibi illerde kaybettiğini hatırlattı.

    Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) alacağı kararın bundan sonrası için önemli olduğunu ifade eden Özbay, ülkenin üzerindeki ekonomik bozukluğu atması için erken seçim olması gerektiğini söyledi. (HABER MERKEZİ)

  • Türkiye’nin ilk engelli belediye başkanı Turan Hançerli oldu

    Türkiye’nin ilk engelli belediye başkanı Turan Hançerli oldu

    Avcılar’da CHP’nin adayı avukat Turan Hançerli, yüzde 52 oyla belediye başkanı seçildi.

    Avcılar Belediye Başkanlığı’nı kazanan CHP adayı Turan Hançerli, Türkiye’nin ilk engelli belediye başkanı oldu. Avcılar’da 2014’tek yerel seçimde CHP’nin yüzde 44 olan oy oranı yüzde 52’ye yükseldi.

    Hançerli seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından Twitter’da paylaştığı mesajda şu ifadeleri kullandı:

    “Birlikte yürüdük. Yürüdükçe büyüdü sevgimiz; her eve,her insana ulaştı. Beklediğimiz bahar geldi. Size söz verdim, durmayacağım; size duyduğum hizmet aşkıyla her gün daha istekli, daha özverili çalışacağım. Hiç kimse ‘Turan Hançerli verdiği sözü tutmadı’ demeyecek. Teşekkür ederim Avcılar!”

    TURAN HANÇERLİ KİMDİR?

    1975 yılında Tokat’ta doğan Hançerli, üniversiteyi kazandığı 1993 yılında geçirdiği kaza sonrası iki kolunu kaybetti.

    Türkiye’nin 65 noktasında şubesi bulunan ve kamu yararına çalışan Türkiye Sakatlar Derneği’nin Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. Ayrıca, Engellilerin Çatı Örgütü olan Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Hukuk’tan Sorumlu Genel Sekreterlik görevine seçildi.

    Denge ve Denetleme Ağı Kuruluşu, Yürütmesi ve Temsilinde aktif rol üstlendi. Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Ağın yürüttüğü ‘Seçimin Şeffaflığı’ kampanyasının oluşumunda ve yürütülmesinde aktif görev aldı ve kampanyanın süreç ve sonuçlarını uluslararası gazetelere lanse etti.

    Engelli Hakları, Ayrımcılık ve Örgütlenme konularında 150’yi aşkın seminer ve panel konuşması yaptı. Ayrıca engelliler ve engelli dernekleri adına Danıştay ve yerel mahkemeler nezdinde gönüllü olarak onlarca dava takip etti.

  • HDP Eş Genel Başkanları oylarını kullandı

    HDP Eş Genel Başkanları oylarını kullandı

    HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ile Sezai Temelli oylarını kullandı. Buldan, “Direk Diyarbakır’a gideceğim. Çünkü kayyımların gidişini Diyarbakır’dan izlemek bana büyük bir zevk verecek” dedi. Temelli ise oy zarfını “Demokrasi kazanıyor” diyerek sandığa attı. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Bakırköy Florya’da bulunan Murat Kölük İlköğretim Okulunda oyunu kullandı. HDP Basından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Azad Barış, HDP PM üyesi Hatice Ödemiş, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Esengül Demir, Buldan’a eşlik etti.

    Okul merdivenlerinde Kadir Topbaş’la karşılaşan Buldan, selam vererek birbirlerine “Hayırlı olsun” dileklerinde bulundu. Buldan, oyunu kullandıktan sonra okulun önünde basına kısa bir açıklamada bulundu.

    “KAYYIMLARIN GİDİŞİNİ DİYARBAKIR’DAN İZLEMEK KEYİF VERECEK”

    Buldan, “Çok yoğun bir çalışma sürecini bitirdik. Her şeyi yaptık aslında. Türkiye’nin geleceği için, Türkiye’nin yarınları için çok şey söyledik. Ama hiç bir televizyon kanalının bizim çalışmamızı vermemesi ve bu anlamda çıkarılan engeller çok yoğundu. Seçmenlerimizle buluşmalarımız hakkımıza yansımamış olabilir. Ancak çok çalıştığımızı ifade etmek isterim. Her gün miting meydanlarında HDP’ye söylenen yalanları iftiraları ve bize karşı yapılan farklı bir algıyı yıkmak açısından halkımıza çok şey söyledik. Biz bugün görevimizi yaptık. Ben inanıyorum ki halkımız da bugün sandık başında görevini yapacak. Şimdi oyumu kullandım. Direk Diyarbakır’a geçeceğim. Çünkü kayyımların gidişini Diyarbakır’dan izlemek bana büyük bir zevk verecek” dedi. Açıklamanın ardından buradan ayrıldı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, oyunu Bakırköy’de bulunan Yeşilköy Halil Vedat Fıratlı İlkokulu’nda kurulan 1417 nolu sandıkta kullandı. Oy kullanacakları okula eşi ile birlikte gelen Temelli’ye, HDP Basından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Azad Barış ve İstanbul İl Eşbaşkanı Esengül Demir ile birlikte çok sayıda partili eşlik etti.

    Oyunu kullanmak için eşi Ayşegül Temelli ile birlikte bir süre sıra bekleyen Temelli, ardından oyunu kullandı. Temelli, oy zarfını sandığa “Demokrasi kazanıyor” diyerek bıraktı.

    “BU SEÇİM TÜRKİYE’DE SİYASETİN DİLİNİ DEĞİŞTİRECEK”

    Oyunu kullandıktan sonra çıkışta basın mensuplarına konuşan Temelli, “Tüm halklarımıza hayırlı olsun diyorum. Rüzgar erken geldi. Bir demokrasi rüzgarı, bir barış rüzgarı esiyor. İnanıyoruz bu seçim Türkiye’de her şeyden önce siyasetin dilini, üslubunu değiştirecek. Siyasettin dilini ayrımcılıktan, nefret söyleminden kurtaracak ve Türkiye’de yeni yaşama, bu yeni yaşamı umut edenlere gerçek anlamda değişim rüzgarı estirecek. Biz buna inanıyoruz. Bir ay boyunca Türkiye’nin her yerinde tüm arkadaşlarımla beraber bu umudun peşinde koştuk ve inanıyoruz ki yarından itibaren Türkiye’de demokrasi adına, barış adına önemli değişimler yaşayacağız. Bugün burada vatandaşlık vazifemizi yaptık ve herkese hayırlı olmasını bir kez daha temenni ediyorum” sözlerini sarf etti.

    Oy kullandıktan sonra İstanbul’dan Ankara’ya hareket edecek olan Temelli, seçim sonuçlarını HDP Genel Merkezi’nden takip edecek.

  • İstanbul Barosu seçim güvenliği için kriz masası oluşturdu

    İstanbul Barosu seçim güvenliği için kriz masası oluşturdu

    Seçimlerinde doğabilecek sorunlara hukuki çözüm bulmak için kriz masası oluşturduklarını belirten İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu, siyasi partilerde de görev yapması için 900 avukatı görevlendirdiklerini söyledi.

    31 Mart yerel seçimlerine 2 gün gibi kısa bir süre kalırken sandık güvenliği için çalışmalar da hız kazandı. İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu, 31 Mart seçimleri için kriz masası oluşturduklarını belirterek seçimlerde doğacak usulsüzlüklere karşı harekete geçeceklerini belirtti.

    “DOĞACAK SORUNLARA HUKUKİ ÇÖZÜM ARAYACAĞIZ”

    Seçimlerde ortaya çıkabilecek sorunların hukuki yardımı sağlamak için kriz masası oluşturduklarını ifade eden Durakoğlu, kriz masasında seçim konusunda yeterli bilgiye sahip olan ve özellikle seçim kurulu başkanlığı yapmış avukatlardan hukuki yardımda bulunacaklarını belirtti. Kendilerinin oluşturduğu kriz masasında 9 avukatın görev yapacağını söyleyen Durakoğlu, “Büromuza kayıtlı olan ancak siyasi partilerde görev almayan neredeyse 900 arkadaşımız var. O meslektaşlarımızın siyasi partilerde görev yapmasını sağlamaya çalıştık. Çünkü bu seçim Cumhurbaşkanı seçiminden de referandum seçiminden de farklı bir nitelik taşıyor. Siyasi partilerde görevli olanlar ancak seçim çevresi içerisinde görev alabilecekleri için bizim fonksiyonumuz sınırlı olacaktır. O nedenle onları siyasi partilere yönlendirdik. Biz de kendi içimizde böyle kriz masası kurarak en azından ortaya çıkacak sorunları hukuki çözüm yoları bulmaya çalışacağız” diye konuştu.

    SEÇMENLERE OY KULLANMA ÇAĞRISI

    Seçmenlere oylarını kullanma çağrısında da bulunan Durakoğlu, “Öncelikle herkesin sandık başına giderek yurttaşlık görevinin yerine getirmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani bu seçimler her açıdan önemlidir. Özellikle siyasi iktidarın seçimlere başka bir yön vermeye çalıştığını görüyorum. Buna karşı olarak da içinde bulunduğumuz konumu iyi değerlendirmek suretiyle insanların tercihlerini yapması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

  • Arnavutköy Cemevi Başkanı Yılmaz: Aleviler seçimde mazlumun yanında yer almalı-VİDEO

    Arnavutköy Cemevi Başkanı Yılmaz: Aleviler seçimde mazlumun yanında yer almalı-VİDEO

    PİRHA- 31 Mart yerel seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, Alevilerin bu seçimde mazlumun yanında yer almaları gerektiğini kaydetti. 

    31 Mart yerel seçimlerine iki gün kaldı. Adayların seçim çalışmalarının yanı sıra ve halkın değerlendirmeleri de devam ediyor. Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplumda ekonomik, sosyal ve siyasal anlamda sıkıntılarının olduğunu dile getiren Yılmaz, bu seçimlerin biraz daha zor geçeceğine işaret etti.

    ALEVİ TEMSİLİYETİ YOK

    Seçimde Alevi toplumunun temsilcilerinin olmadığını ifade eden Yılmaz, “Şu anda Kürtler gibi Aleviler de ayrıştırılıyor. Bizim oy verdiğimiz partiler bizim kapımızı açıp ‘Bize bir temsilci verir misiniz?’ ya da ‘Şu aday sizi temsilen olur mu?’ diye bir şey sormadı. Bu konuda sıkıntılıyız.” dedi.

    Seçimlerin demokratik anlamda hayır getirmesini temenni eden Yılmaz, “Çünkü demokrasi yaşarsa toplumlar huzur bulur, demokrasi yaşamazsa toplumlar huzur bulmaz” diye ifade etti.

    “SİYASİ KİMLİĞİM KİMSEYİ BAĞLAMAZ”

    İktidarın toplumu ayrıştırmasına da değinen Yılmaz, “Milli dediğin milletini ayırmayandır, toplumuna sahip çıkandır. Benim siyasi kimliğim kimseyi bağlamaz ki. Anayasanın 10. maddesinde ‘herkes eşittir’ diyor. Biz yasalardan eşit yararlanmak için uğraşıyoruz.” dedi.

    Alevilerin eşit yurttaşlık problemi yaşadıklarına vurgu yapan Yılmaz, cemevlerinin elektrik giderlerinin hükümet tarafından karşılanması  konusunda var olan ve uygulanmayan Anayasa Mahkemesi ve yerel mahkemelerin kararlarını hatırlattı. Yılmaz, “Cemevinin tüm giderlerini kendimiz karşılıyoruz. Elektrik faturaları için anayasa mahkemesi kararlar aldı, yerel mahkemelerde kararlar alındı ama biz hala ödüyoruz. Çünkü ödemediğin zaman taciz ediyorlar kesmeye çalışıyorlar.” diye belirtti.

    “ALEVİLER MAZLUMUN YANINDA YER ALMALI”

    İki gün sonra yapılacak olan 31 Mart yerel seçimlerinin demokrasi ve insan haklarının gelişmesi için vesile olmasını dileyen Yılmaz, bu seçimlerde Alevilerin mazlumun yanında yer almaları gerektiğini kaydetti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • CHP’li Engin Altay: Seçime mi gidiyoruz savaşa mı belli değil-VİDEO

    CHP’li Engin Altay: Seçime mi gidiyoruz savaşa mı belli değil-VİDEO

    PİRHA- 31 Mart seçimlerine sayılı günler kala CHP Pazarcık ilçe teşkilatı, Pazarcık belediye başkan adayı Haydar İkizer ve CHP’li milletvekillerin katılımıyla coşkulu bir miting düzenledi. Burada konuşan CHP Milletvekili Engin Altay, “Seçime mi gidiyoruz savaşa mı belli değil. Milleti düşmanlaştırmaya hakkınız yok” dedi. 

    31 Mart yerel seçim çalışmalarına yoğun bir şekilde devam eden CHP Pazarcık ilçe teşkilatı, Pazarcık seçim bürosunun bulunduğu alanda binlerce kişinin katılımıyla miting düzenledi.

    Alanda bulunan binlerce yurttaş sık sık  “Meydanlar bize dar yürü be Haydar” “Başkan İkizer”, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları attı. Yapılan mitinge CHP Pazarcık belediye başkan adayı Haydar İkizer, CHP milletvekilleri Engin Altay, Abdurrahman Tutdere, Veli Ağbaba ve Ali Öztunç katıldı.

    “PAZARCIK’IN RENGİNİ MECLİSE TAŞIYACAĞIZ”

    “Meydan doluysa, balkonlar ve çatılarda insanlar varsa bu iş tamamdır. Belediyeyi kazanmışız demektir” ifadelerini kullanan CHP Pazarcık Belediye Başkan Adayı Haydar İkizer, “31 Mart seçimlerinde yetki aldığımızda ve belediyeyi devir aldığımızda Pazarcık’ı daha modern ve yaşanılabilir yaparak kentin  çıtasını yükselteceğiz. Bulunduğu konum itibari ile Pazarcık muhteşem bir yerde ama son dönemlerde hak ettiği hizmetleri alamadığı için arkadaşlarımla beraber bu göreve talip oldum. Belediye meclis üyesi listemizde her siyasi görüş ve düşünceden insanlar var. Pazarcık’ın rengini sizlerin desteğiyle meclise taşıyacağız” dedi.

    CHP milletvekilleri Veli Ağbaba, Abdurrahman Tutdere ve Ali Öztunç alanda bulunan yurttaşları selamlayarak 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerin önemine ve Türkiye’nin yaşadığı ekonomik sıkıntılara vurgu yaptılar.

    “SEÇİME Mİ GİDİYORUZ SAVAŞA MI BELLİ DEĞİL”

    “Seçime mi gidiyoruz savaşı mı gidiyoruz belli değil. Bu seçimlerde aslında partiler yarışmıyor. Bir tarafta sinir, asık bir surat, küfür, iftira her şey var. Bir tarafta da hoşgörü ve tevazu var” ifadelerini kullana CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay şöyle devam etti:

    “Elbette bir yerel seçim. Devleti kimin yöneteceğine kimin milletvekili olacağına karar vermeyeceğiz. Ama bununla beraber yerel yöneticilerimizi seçerken devleti yönetenlerin icraatlarına sizden aldıkları yetki ile yaptıkları işlerin ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğuna ne kadar milletin hayrına ya da başkasının hayrına olduğuna bununla ilgili bir karne vereceksiniz. Bununla birlikte adlarına beka dedikleri olmayan bir öcüyü millete sunarak ayıplarını kapatmaya çalıştıklarını görüyoruz.” dedi.

    “MİLLETİ DÜŞMANLAŞTIRMAYA HAKKINIZ YOK”

    “Kardeşi kardeşe kırdırmanın, ötekileştirmenin, ayrıştırmanın, kutuplaştırmanın hiç kimseye bir faydası yok” diyen Altay, “İktidar temsilcileri diyor ki, terör, beka var yetmedi şimdi haçlılar geliyor diye bir paronaya bağladılar. Önce provokasyona sarıldılar milleti provoke etmeye çalıştılar tutmadı. Cennet vaat ederek millete karşı işledikleri suçları ve günahları örtmeye çalıştılar. Ama millet buna kanmadı. Üç belediye için bunu yapmaya milleti bir birine düşmanlaştırmaya hakkınız yok” diye konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından sanatçı Latif Doğan’ın okuduğu türküler eşliğinde alanda bulunan yurttaşların çektiği halaylarla miting sona erdi.

    MUSTAFA YÜKSEL/MARAŞ

  • Muhtar adayı Sezgin: Ummak yerine ‘nasıl yapmalı’ demenin tam zamanı-VİDEO

    Muhtar adayı Sezgin: Ummak yerine ‘nasıl yapmalı’ demenin tam zamanı-VİDEO

    PİRHA- “Ummak yerine ‘nasıl yapmalı” demenin tam zamanı” sloganıyla Sancaktepe Atatürk Mahallesi’nde muhtar adayı olan Asiye Sezgin, aslında aile geleneğini sürdürüyor. Mahalle meclisleriyle katılımcı bir yerel yönetim hayal eden Sezgin, mahallesinde seçim çalışması yürütürken yasaklar ve baskılarla boğuşuyor. Sezgin, tek tek kapıları çalıp insanlarla birebir temas ediyor, onların sorunlarını dinliyor. 

    Seçimlere sayılı günler kala belediye başkanı ve muhtar adaylarının çalışmaları da tüm hızıyla devam ediyor. İstanbul’un Sancaktepe (Sarıgazi) ilçesine bağlı Atatürk Mahallesi’nde muhtarlık için 5 aday yarışıyor. Asiye Sezgin de bu adaylardan birisi. 12 sendir Sarıgazi’de 3 senedir de Atatürk Mahallesi’nde yaşayan Dersimli Sezgin, kadınların daha çok mücadele alanlarına sahip çıkmaları gerektiğini düşündüğü için muhtar adayı olmuş.

    Sezgin’in mahalledeki seçim çalışmalarını takip ederken seçim çalışmaları hakkında da bilgi aldık.

    “Ummak yerine ‘nasıl yapmalı’ demenin tam zamanı” sloganıyla yola çıkan Sezgin, “Şimdiye kadar hep ummaktan bahsettik, ‘umarım’ diyoruz geçiştiriyoruz, başkasından bekliyoruz. Biz artık ‘Nasıl yapmalı’ diyenlerden olmak istiyoruz. Toplumsal olarak nasıl yapmalı, bireysel olarak değil.” dedi.

    Dersim’de yaşadıkları köyde önce babasının arkasından da annesinin muhtarlık yaptığını ve annesinin hala muhtar olduğunu söyleyen Sezgin, “Bizde muhtarlık aileden gelme” diyor.

    “SARIGAZİ PİLOT BÖLGE”

    Seçim çalışmalarının beklediğinden daha iyi gittiğini ifade eden Sezgin, adil olmayan bir şekilde seçime gittiklerini belirtti. Muhtarların afiş ve pankart asmalarının yasak olduğunu dile getiren Sezgin’in var olan seçim bürosunda da afiş ve pankart asmasına izin verilmiyor. Yasaklar konusunda Sarıgazi’nin pilot bölge olarak seçildiğini kaydeden Sezgin, “İstanbul genelinde olan bir yasaktan söz ediliyor ama yalnız Sarıgazi Sancaktepe’de uygulanması çok gariptir. Mevcut olan muhtarlarla devam kararı alındığını düşünüyoruz. Ondan ötürü belli bölgelerde bu yasakların olduğuna inanıyoruz” diye ifade etti.

    Yasaklara karşı halka daha çok temas etmeye çalıştıklarını söyleyen Sezgin, internet ve sosyal medyayı da tanıtım için kullanıyor.

    EN BÜYÜK SORUN UYUŞTURUCU VE YOZLAŞMA

    Atatürk Mahallesi’nde park ve güvenlik sorunları yaşadıklarını belirten Sezgin, “Esrar, alkol kullananlar parkları tercih ediyor genelde. Bu yüzden parklarda güvenlik sorunu oluyor. En büyük sorunumuz uyuşturucu ve yozlaşmadır. Sokak lambaları, kaldırımların yapılmadığını ve belli yerlere ayrımcılık yapıldığını düşünüyor halkımız. Bir de son dönemlerde iddia bayileri, kasalar, kumar adı altında yapılan şeylerin gençlerin başına bela olduğu düşünülüyor” diye konuştu.

    “BİLİNÇLİ AİLE VE BİLİNÇLİ TOPLUMLA ÜSTESİNDEN GELECEĞİZ”

    Mahallenin yönetimine geldikleri zaman ilk uğraşacakları sorunların yozlaşma ve uyuşturucu olduğuna işaret eden Sezgin, “Yozlaşmayı körükleyen her ne varsa onlarla uğraşacağız. Her sokağın temsiliyette yer aldığı bir mahalle meclisinden bahsediyoruz. Bu meclisler sayesinde üstesinden geleceğimize inanıyoruz. Panellerle, eğitimlerle bilinçlendirip anneleri, kadınları dahil ederek yani bilinçli aile ve bilinçli bir toplum yaratarak üstesinden gelebileceğimize inanıyorum” dedi.

    “KADINLAR BİZİM BEL KEMİĞİMİZ”

    Mahalle muhtarı seçilmesi halinde mahallede kadınların, gençlerin yer alacağı meclisler oluşturarak katılımcı bir mahalle yönetimi hayal eden Sezgin, kadınlara yönelik el sanatları gibi çeşitli projeleri olduğunu belirtti. Çocuklarla ilgili projelerinde de kadınlar ortaklaşacağını dile getiren Sezgin, “Kadınlar bizim bel kemiğimiz” diyerek yerel yönetimlerde kadının önemine vurgu yaptı.

    MUHTARLIK KÜÇÜMSENECEK BİR YERDE DEĞİL

    Katılımcı, çoğulcu ve demokratik bir yerel yönetim hayal ettiğini söyleyen Sezgin, şunları belirtti:

    “Şimdiye kadar muhtarlıkları çok küçümsüyorduk, mevcut düzen bize bunu öğretti. Muhtarlıklar o kadar da küçümsenecek bir yerde durmuyormuş. Ben muhtarlığın kılcal damarlar olduğunu düşünüyorum. Şimdiye kadar atar damarlara, toplardamarlara kan taşıdık ama her zaman kılcal damarları es geçtik ve birileri doldurdu diye düşünüyorum. O yüzden kılcal damarlara kan akıtmak gerektiğine inanıyorum. İyi kan pompalamak gerektiğine inanıyorum. Muhtarlığın toplumsal anlamda çok önemli olduğunu düşünüyorum.”

    “EMNİYET MUHTAR ADAYLARINA BASKI YAPIYOR”

    Sancaktepe’de (Sarıgazi’de) seslerini duyurabilecekleri herhangi bir kanal ya da basın organı olmadığını ifade eden Sezgin, emniyetin çeşitli whatsapp grupları kurup muhtar adaylarını eklediğini ve bu gruplarda muhtar adaylarını sindirmeye yönelik paylaşımlar yapıldığını belirtti. Tekrardan yasaklara ve baskılara dikkat çeken Sezgin, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Pankart asmak, afiş yapmak, seçim bürosu açmak yasak. Orada adayların seçim ofisleri basılıyor örneğin kapatılıyor, kapatılırken resimleri çekip o grupta paylaşıyorlardı. Afişleri sökülüyordu bir de birbirini ihbar edenlere, şikayet edenlere göre o afişler sökülürken, pankartlar alınırken resimlerini emniyet çekip o grupta paylaşıyordu. Bu da ciddi anlamda yıldırmaya başladı tüm muhtar adaylarını. Bunun kesinlikle psikolojik bir baskı olduğunu düşünüyoruz. Bunun duyurusunu yapmak tüm muhtar adaylarının sesi olmak istiyorum ben. Çünkü muhtar adaylarının hepsine yapılan bir baskı olduğunu düşünüyorum.

    Emniyete çağrıldık kaç kez. Her seferinde farklı mazeretler buldular. ‘Pankartlarınızı alın toplayın’ dediler topladık, ‘afişlerinizi toplayın’ dediler topladık. Sonra aranıyoruz ‘iç afişler kalmış’ topluyoruz, ‘falan yerde kalmış’ alıyoruz. ‘Emniyete gelmeniz gerekiyor, resmi evrak gelmiş imzalamanız gerekiyor’ diyorlar. Oysaki benim için resmi evrak çıkarmaları için resmi bir başvuru yapmam gerekiyor ama ben resmi başvuru yapmadım. Eskiden muhtar adayı olduğuna dair resmi bir başvuru yapıyordun o da kaldırıldı. Sen neye göre beni arayıp resmi evrak imzalatmak için çağırıyorsun. İşte ‘sizin afişlerinizi gördük, telefon numaranızı oradan aldık. Muhtar adayıymışsınız gelip bu evrakları imzalamanız gerekiyor’ dendi bize. Çalışmalar yoğundu, gitmek istemiyorduk. Telefonda bize ‘Neredeyseniz sizi ekip otosuyla alalım’ dediler. Yani mecbur bırakılıyorsun. Gidip o imzayı atmak zorunda kaldık. Zaten imzayı atınca da kabul etmiş oluyorsun, cezayı ödeyeceksin. Pes edip imza atmak zorunda kaldık.”

    “SEÇİLME HAKKIMIZ GASP EDİLİYOR”

    Bu şekilde adil olmayan bir yarışa girdiklerini kaydeden Sezgin, “Seçilme hakkımız gasp ediliyor bu şekilde. Eşit olmayan bir şekilde yasaklarla seçime giriyorsun kitle seni ne kadar tanıyabilir, ne kadar erişebilirsin. Mevcut olanın karşısında sen zaten bir sıfır geride başlıyorsun. Biz bunları zorlarken uğraşa uğraşa bugüne getirdik. Ama halka bunu anlatınca bağrına basıyor sahipleniyor seni.” dedi.

    SEÇMENLERE ÇAĞRI

    Seçmenlerine sağduyulu olma çağrısında bulunan Sezgin, “Seçim dönemi bir kirlilik, ötekileşme, kutuplaşma yaratıldığı için yerel seçimlerde bunu çok bariz görüyorum. Ellerinden geldikçe sağduyulu olsunlar, gördüklerine kulak versinler. Seçim geçer bizler yine yerellerde bir arada dururuz bunu hiç unutmasınlar” diye konuştu.

    Suay ABAK / İsmet SEFER – İSTANBUL