Etiket: 31 mart yerel seçimleri

  • SP Adıyaman belediye başkan adayı Ünsal: Yalın ayaklıların iktidarını kuracağız-VİDEO

    SP Adıyaman belediye başkan adayı Ünsal: Yalın ayaklıların iktidarını kuracağız-VİDEO

    PİRHA- 31 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kala SP Adıyaman belediye başkan adayı Ahmet Faruk Ünsal halk buluşması gerçekleştirdi. Ünsal, “Bu birlik, beraberlikle ve kol kola girmeyle sokakta aldığımız teveccühü sandıkta başarıya dönüştürerek, yalın ayaklıların iktidarını kuracağız” dedi.

    31 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kala toplumsal muhalefet adına HDP ve CHP’nin desteklediği Saadet Partisi Adıyaman belediye başkan adayı Ahmet Faruk Ünsal halk buluşması gerçekleştirdi. İnci salonda yapılan toplantı öncesi toplumun her kesimden yurttaşlar bir araya geldi. Salona giriş yapan Ünsal, halkın yoğun ilgisi ile karşılaştı.

    “MUKTEDİRLERİN YÜREĞİNE KORKU SALDIK”

    “Seçimlere sayılı günler kala çalışmalarımıza yoğun şekilde devam ediyoruz. Halkın yoğun ilgisi ile karşılaşıyoruz ve bu ilgi 31 Mart’ta bize belediyeyi kazandıracak” diyen Ünsal, “Çok büyük bir iş yapıyoruz. Nereden anlıyoruz biliyor musunuz? Muktedirlerin yüreğine korku saldık. Bu birliktelik, beraberlik ve kol kola girmeyle talan düzenini yerle bir edeceğiz. Zaferimize çok az bir zaman kaldı. İktidar da bunu görüyor. Ama korkunun ecele faydası yok” dedi.

    “YALIN AYAKLILARIN İKTİDARINI KURACAĞIZ”

    “Her gün ya iktidarın en tepesindekiler ya da iktidarın borazanı olan medya, bana ya da belediye meclis üyesi adayı arkadaşlarıma açıktan saldırıyor” ifadelerini kullanan Ünsal, “Eğer bu ülkede hukuk olsaydı benim meclis üyesi arkadaşlarımın kimlik numaralarını gazete dedikleri paçavralar teşhir etmezlerdi. Eğer bu ülkede hukuk olsaydı, namuslu savcılar çıkar bu gazetelerle ilgi  bu haberleri yapanları mahkemelere çıkartırdı. En önce kaybettiğimiz ama en çok ihtiyaç duyduğumuz hukuk ve adalet ve bunu tesis etmek için bir araya geldik. Bunu başarıp Adıyaman’da yalın ayaklıların iktidarını Türkiye’ye göstereceğiz” diye konuştu.

    ADIYAMAN -PİRHA

  • HDP’nin Kars adayı Ayhan Bilgen: Kars yeniden aynı anlayışa teslim edilmemeli-VİDEO

    HDP’nin Kars adayı Ayhan Bilgen: Kars yeniden aynı anlayışa teslim edilmemeli-VİDEO

    PİRHA- Kars Belediyesi Eşbaşkan adayları Şilan Alaca ve Ayhan Bilgen seçim çalışmaları hakkında bilgi verdi. Adaylar, farklı kimliklerin yaşadığı bir kent olan Kars’ta kimlik siyaseti yürütüldüğünü belirterek, Kars’ın kültürel, tarihi ve çoğulcu yapısına zarar verildiğini kaydetti. 

    31 Mart 2019’da yapılacak olan yerel seçimler için Türkiye’nin dört bir yanında partilerin ve adayların çalışmaları son hızıyla sürüyor. Adaylar halka buluşmaya ve miting meydanlarında halka seslenmeye devam ediyor. Çok kimlikli ve çok kültürlü yapısıyla bilinen Kars’ta da adayların ve partilerin çalışmaları devam ediyor.

    Kars belediye başkanlığı için ise Cumhur İttifakı (AKP-MHP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokratik Sol Parti (DSP), Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Vatan Partisi ve bir de bağımsız aday yarışıyor.

    Kars’ın şu anki belediye başkanı ise Şubat 2018’de MHP’den istifa ettirilen Murtaza Karaçanta. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin talimatıyla istifası istenen Karaçanta, partisinden istifa etmesinin ardından belediye başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdürüyor.

    Halkların Demokratik Partisi’nden Kars Belediyesi Eşbaşkan Adayları Şilan Alaca ve Ayhan Bilgen ile seçim çalışmaları ve Kars’ın sorunlarını konuştuk.

    “KARS’TA KİMLİK SİYASETİNE SON VERECEĞİZ”

    Kars’ın farklı kültür ve kimliklere ev sahipliği yaptığını vurgulayan Şilan Alaca bu kültürlerin Kars mimarisine de kendini yansıttığını belirtti. Kars’ın mimari yapılarının tarihi ve kültürel dokusunu bozmadan, özüne sadık kalarak onarımını gerçekleştirip tiyatro salonu, kütüphane şeklinde halka açık mekanlara dönüştüreceklerini ifade eden Alaca, ayrıca şunlara değindi:

    “Kars kültür mozaiğinin yanında kimlik mozaiğiyle de biliniyor. Kürt, Azeri, Terekeme, Çerkez, Alevi, Sünni halklar birlikte yaşıyorlar. Aslında halklar arasında herhangi bir sorun yok, komşuluk ilişkileri var. Karşılıklı olarak düğün ve cenazelere gidilir, evlilikler yapılır. Bu anlamda Kars’ın çok zengin bir mozaiği var. Ancak seçim dönemlerinde maalesef iktidarlar kimlik siyasetini Kars gündemine getirerek halkı bunun üzerinden ayrıştırmaya çalışıyorlar. Bizim partimizin simgesi ağaç, ağacın gövdesi bu ülkeyi yaprakları ise farklılıklarımızı simgeliyor. Kürt’ü, Azeri’yi, kadını, genci, ekolojiyi simgeliyor. Biz Kars’ta kimlik siyasetine son vereceğiz. Herkese eşit hizmet, eşit temsiliyet sağlayacağız. Demokratik, şeffaf, katılımcı ve denetlenebilir belediyeciliği inşa edeceğiz.”

    “KARS’IN ÇOĞULCU YAPISI TEHDİT ALTINDA”

    Kars’ın kültürel dokusuna dikkat çeken Ayhan Bilgen de bu tarihsel kültürün şu anda yok olma tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bilgen, “Kars çok güçlü bir tarihi dokuya sahip farklı sosyolojik kimlikler var. Bu çoğulcu yapı ne yazık ki tehdit altında! Hem sözlü kültür, hem de maddi kültür. Farklı inançlar, diller ve kimlikler var ve bu farklı kimliklerin, kültürlerin bir arada yaşaması açısından Kars son derece önemli bir örnek. Bu kültürleri koruyup geliştirecek, güçlendirecek, yaygınlaştıracak ve yeni kuşaklara devredilmesini sağlayacak çalışmalar yapacağız” dedi.

    ŞEHİR GELİŞİM STRATEJİSİNİN ZORUNLULUĞU

    Kars’ın şehir gelişim stratejisinin olmayışının önemli bir problem olduğunu söyleyen Bilgen, şu anda Kars’ın tarihi dokusuna yakışır bir pozisyonda olmadığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Konutların, farklı sistemlerle yüz yıl önce yapılmış binalarda ısıtıldığı bir şehirden hastanelerde kaloriferlerin yanmadığı bir şehir konumuna gelmiş durumdayız. Suların akmadığı, çöplerin toplanamadığı neredeyse çoğu mahallede altyapının olmadığı bir şehre dönüşmüş haldeyiz. Bu da şehrin hem görünen yüzü hem de altyapı sorunları açısından ciddi bir risk oluşturuyor! Şehrin bir kısım mahallesinde fiilen hayvancılık yapılıyor olması bunların daha modern ve aynı zaman da yerleşim yerinin biraz dışına, daha verimli olunabilecek yerlere taşınmasını zorunlu kılıyor. Şehrin baştan sona yeniden bir imar planından bir şehir gelişim strateji planından mahrum olduğunu söyleyebiliriz bunu yaptığımız takdirde şehir başka bir vizyona kavuşacaktır.”

    “KARS ÇAYI ISLAH PROJESİYLE HALKA AİT BİR MEKAN YARATILACAK”

    Kars Çayı’nın şehrin, içinden geçmesini önemli bir avantaj olarak gördüklerini ve bu temelde ıslah projesi geliştireceklerini vurgulayan Bilgen, “Birçok şehrin kimliğinde şehir içerisinden geçen bir çayın ve nehrin olması büyük bir avantaj ve imkandır. Birçok Avrupa şehrinde kentin en temel dinlenme, gezinti yeri o şehrin içerisinden geçen akarsudur. Türkiye’de de Dersim ve Eskişehir buna örnek gösterilebilir. Ama ne yazık ki Kars’ta bulunan Kars Çayı, bırakın verimli biçimde kullanılmayı tam anlamıyla peşkeş çekilmiştir. Kars çayının işletme hakkının bir şahsa devredilmiş olması zaten halkın kullanımına kapatılmasıdır. Ranta açık hale getirilmesidir. Ayrıca su arıtmasının olmaması atık suların çaya akıyor olması, baraj dolayısıyla suyun kesintiye uğratılması da Kars Çayı’nın ekolojik pozisyonunu zora sokmaktadır. Biz Kars Çayı’nın ıslahı derken hem DSİ ile işbirliği halinde biran önce arıtma tesisinin kurulmasını hem de bütün Kars halkının dinlenebileceği dört mevsim oturabileceği, gezebileceği halka ait bir mekan haline getirmekten bahsediyoruz.

    “KARS YENİDEN AYNI ANLAYIŞA TESLİM EDİLMEMELİ”

    Kars’ta yaşanan sorunları hatırlatarak Kars’taki seçmenin şehri mevcut belediyenin yönetiminden kurtarma konusunda duyarlı olması gerektiğine işaret eden Bilgen, “Kars geçmişte ciddi toplumsal muhalefet ve devrimci dinamikleri olan çoğulcu bir şehirdi. Kars’ı yeniden aynı anlayışa teslim etmeme konusunda oyları birleştirme çağrısı yapıyoruz. Oyları bölmeme çağrısı yapıyoruz.” dedi.

    PİRHA/KARS

  • ‘Dün başardık bugün de başaracağız; 24 Mart’ta Seyit Rıza Meydanı’na’

    ‘Dün başardık bugün de başaracağız; 24 Mart’ta Seyit Rıza Meydanı’na’

    PİRHA – Seçim çalışmalarına mahalle ve esnaf ziyaretleriyle devam eden Dersim Devrimci Güç Birliği, 24 Mart Pazar günü ‘Dün başardık bugün de başaracağız’  şiarıyla Seyit Rıza Meydanı’nda yapılacak olan mitinge çağrı yaptı. 

    Dersim Devrimci Güç Birliği, seçim çalışmalarına devam ediyor. Esnaf ve mahalle ziyareti gerçekleştiren adaylar 24 Mart Pazar günü ‘Dün başardık bugün de başaracağız’ şiarıyla Seyit Rıza Meydanı’nda yapılacak mitinge çağrı yaptı.

    Halkların Demokratik Partisi tarafından yapılan çağrıda şu ifadeler yer aldı:

    “Çarşıda, pazarda, sokakta emek veren biziz yöneten de biz olacağız! Tarihimize, inancımıza, kültürümüze, doğamıza sahip çıkmak için, belediyemizi birlikte yönetmek için değerli halkımızı 24 Mart’ta Seyit Rıza meydanına bekliyoruz.”

    Saat 13.00’te başlayacak olan mitinge HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk, DBP Genel Başkanı Mehmet Arslan, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit, TİP Genel Başkanı Erkan Baş, HDP Milletvekilleri Kemal Bülbül, Alican Önlü ve çok sayıda siyasetçi katılım gösterecek.

    Mitingde Nuray Balık ve Grup Vardiya sahne alacak.

    PİRHA/DERSİM

  • HDP Bulam Belediyesi Eş Başkan Adayı Uzun serbest bırakıldı

    HDP Bulam Belediyesi Eş Başkan Adayı Uzun serbest bırakıldı

    PİRHA-Adıyaman’ın Bulam Beldesinde dört gün önce gözaltına alınan HDP Bulam Belediyesi Eş Başkan adayının da aralarında bulunduğu 6 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar.

    Adıyaman’ın Çelikhan ilçesine bağlı Bulam Beldesinde dört gün önce gözaltına alınan, aralarında HDP Bulam Belediyesi Eş Başkan adayı Hüseyin Uzun’da bulunduğu 7 kişi dört günlük gözaltı sürecinin ardından Alay komutanlığında jandarma tarafından alınan ifadelerinin ardından tutuklama talebi ile Adıyaman Adliyesi’ne sevk edildiler.

    Adıyaman Adliyesi’nde, Sulh Ceza Hakimliği tarafından gecenin geç saatlerine kadar  devam eden mahkemede alınan ifadelerinin ardından HDP Bulam Belediyesi Eş Başkan Adayı Hüseyin Uzun ve 6 kişiye yurt dışına çıkma yasağı getirilerek, Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar.

    HABER MERKEZİ

  • ‘Tek adam rejimine ve kayyuma son vermek için güç birliği oluşturuldu’-VİDEO

    ‘Tek adam rejimine ve kayyuma son vermek için güç birliği oluşturuldu’-VİDEO

    PİRHA – 31 Mart yerel seçimlerine ilişkin PİRHA’ya konuşan Dersim Devrimci Güç Birliği merkez belediye eş başkan adayı Hıdır Demir, “Halkımızı; sosyal, siyasal ve kültürel  taleplerini gündeme getiren, bunlar için mücadele etmiş ve eden güç birliğini desteklemeye çağırıyorum” dedi.  

    Dersim Devrimci Güç Birliği Merkez Belediye Eş Başkan Adayı Hıdır Demir, 31 Mart yerel seçimlerine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Demir, “Türkiye’nin gündemi ağır bir süreçte. Tek adam tek parti rejimi var. 1 Kasım seçimlerinde her yer kriminalize edilmişti, provoke edilmişti. Hilelerle seçim kazanılmıştı. Örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü sert bir şekilde bastırıldı, ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Mücadelemizi sürdürmeye çalışırken 2019 seçimlerine geldik” ifadelerini kullandı.

    “KURDUĞUMUZ TEMEL İLKE; TEK ADAM REJİMİNİ GERİLETMEK”

    Ağır sürece karşı koymak için mücadele pratiklerinden söz eden Demir, şunları kaydetti:

    “Bizim mantığımız, kurduğumuz temel ilke şuydu; tek adam tek parti rejimini geriletmek, Türkiye’nin her tarafında bunu geriletmek, sömürülenlerin nefes alabilecek, gerçekten hak ve özgürlükleri kısmen sağlayabilecek ortam sağlanmanın fikri üzerine ortaya çıktık. Bu konuda partimiz, kayyum atanan yerlerde kayıtsız koşulsuz HDP’nin desteklenmesi konusunda bir açıklama yapmış ve tüm demokrasi güçlerinin birliğini savunmuştur. Geldiğimiz noktada hem Türkiye genelinde hem de Dersim’de partimiz bu fikrin arkasında durarak bunu gerçekleştirdi. AKP’nin tek adam rejimini ve kayyuma son vermek için güç birliği oluşturuldu. Mücadelemiz böyle devam etmektedir.”

    SİYASAL VE EKONOMİK KRİZE KARŞI GÜÇ BİRLİĞİNE DESTEK ÇAĞRISI

    Dersim halkının politik olduğunu dile getiren Demir, “Halkımız hizmet bölümünü öne çıkarmıyor. Halkımız onurlu, vefalı gerçekten memleketin siyasal durumunu gören onunla değerlendirme yapan bir halk. Çalışmalarımızda bunlar defalarca karşımıza çıktı” dedi.

    “Halkımızın mevcut siyasal baskılar karşısında güç birliğinin öteden beri halkın taleplerini, anti demokratik uygulamalara karşı sürekli birlikte mücadele eden partiler olarak önemsemektedir. Desteğini de vermektedir” diye konuşan Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Halkımızı; sosyal, siyasal ve kültürel anlamda taleplerini gündeme getiren, bunlar için mücadele etmiş ve eden güç birliğini yalnız bırakmamalarını, ülkemizin içinde bulunduğu siyasal ve ekonomik krize karşı güç birliğini desteklemeye çağırıyorum.”

    PİRHA/DERSİM

  • Kiğı Belediyesi Eş Başkan Adayı Hüsnü Alkan Kiğı’nın sorunlarını ve çözüm yollarını anlattı-VİDEO

    Kiğı Belediyesi Eş Başkan Adayı Hüsnü Alkan Kiğı’nın sorunlarını ve çözüm yollarını anlattı-VİDEO

    PİRHA- Yerel seçimlere sayılı günler kala Türkiye’nin her yerinde adayların çalışmaları hızla devam ediyor. Bingöl’ün Kiğı ilçesinde HDP’den Belediye Eş Başkan Adayı olan Hüsnü Alkan, bu yerel seçimlerde belediyeyi alacakları taktirde Kiğı’da kaybolmuş olan çok kültürlü ve çok kimlikli yapıyı tekrar hayata geçireceklerini söyledi. 

    Bingöl’ün Kiğı ilçesinde Halkların Demokratik Partisi’nden Belediye Eş Başkan Adayı olan Hüsnü Alkan, Kiğı’nın sorunlarını ve seçimleri kazanmaları halinde bu sorunlara nasıl çözümler bulacaklarını PİRHA‘ya anlattı.

    31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler yaklaşırken adaylar da hem yerellerde hem de büyük şehirlerde çalışmalarına son hızıyla devam ediyorlar.

    “KİĞI SİSTEME MUHTAÇ EDİLMİŞ”

    Bingöl’ün Kiğı ilçesinde Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) Belediye Eş Başkan Adayı olan Hüsnü Alkan, Kiğı’nın sorunlarını ve bu sorunlara nasıl çözüm bulacaklarını anlattı. Kiğı’nın 1987 yıllarıyla şimdiki yıllarını karşılaştıran Alkan, bu süreçte Kiğı’nın çok kimlikli ve kültürlü yapısının yok edildiğini ve ekonomik parçalarının elinden alınarak sisteme muhtaç edildiğini kaydetti. Bu durumu aşmak için öncelikle Kiğı’da kültürel altyapının hazırlanması gerektiğini ifade eden Alkan, üretimin yapılması gerektiğine vurgu yaparak şunları belirtti:

    “ÜRETİMSEL ÇALIŞMALARI FAALİYETE GEÇİRİRSEK HİÇBİR KADIN İŞSİZ KALMAYACAK”

    “Bugün ülkemiz patates ve soğanı bile İran’dan ihraç edecek hale gelmiş. Bu ülkemiz için ayıp bir şey. 1980’lerde o üretimsel araçları göz önünde bulundurursak her köyde bir üretim aracı vardı. Üretirdi insanlar. Hayvan beslerdi, kümes hayvancılığı yapardı. Şimdi bunlar yok oldu. Eğer belediyeyi kazanırsak yeniden üretir hale getireceğiz. Bütün arazileri ekeceğiz, biçeceğiz, patatesi, soğanı, mercimeği, seracılığımızı geliştireceğiz. Barajlarımız var ama barajlarımızdan faydalanamıyoruz. Onun etrafındaki arazileri seracılık olarak kullanabiliriz. Çevre ilçelere ve illere dahil katkı sağlayabiliriz. Bu da haliyle ilçemize gelir kaynağı olacak ve ilçemizdeki işsizlik oranı düşecek. Bu üretimsel çalışmaları faaliyete geçirdiğimizde hiçbir kadın işsiz kalmayacak, hedefimiz bu.

    “İLÇEDE KOOPERATİF KURACAĞIZ”

    İlçemiz balığı gidip Elazığ’dan alıyor. Ama burnumuzun dibinde 3 tane barajımızı var, faydalanamıyoruz. Neden burada balık üretemiyoruz? Burada balık üretip ilçemize gelir kaynakları yaratabiliriz. Çevre ilçelerimize biz satabiliriz. Bir sürü insana da iş sağlayabiliriz. Meşhur bir Kerek deremiz var bizim, doğal yapısıyla, suyuyla harika bir yer ama düzenlenmesi gerekiyor. O dereyi tekrar ıslah edip düzenleyip halka açmak istiyoruz. Halk burada kültürel, sporsal faaliyetlerini yürütecek, kenarlarına da alabalık göletlerini oluşturacağız, insanlar gidip orada hem pikniğini yapacak hem canlı alabalık yiyecek. Kümes hayvancılığını geliştireceğiz. Her köyümüze bir tane kümes hayvancılığı projesi yapacağız. Tabi belediye olarak alt yapısını oluşturacağız köylüye organize edip komünal bir işletme şeklinde sunacağız. İlçede bir kooperatifimiz olacak. Bu kooperatife gelen bütün gıdalar orada paketlenip pazara sunulacak. Amacımız köylerimizi geliştirmek.”

    ALKAN, KAYBOLAN MESLEKLERİ YENİDEN CANLANDIRMAYI HEDEFLİYOR

    1980’li yıllarda burada bir tenekecilik mesleği vardı. Kalaycılık, sobacılık bir de semercilik mesleği vardı. Ama bu meslekler tamamen kaybolmuş. Biz belediye olarak seçimi kazanırsak bunları tekrar faaliyete geçireceğiz. Tenekecilik burada aktif olarak kullanılması gereken bir meslek. Her köyümüzde arıcılık var, bu arıcılara teneke kutuları lazım. Ya Elazığ yada Antep’e gidip alıyorlarmış. Biz o sorunları da gidereceğiz. Burada tenekecilik atölyesini açacağız. Sonra sobacılık, burada her evde soba var. Neden gidip dışarıdan alınıyor. Biz bunu da faaliyete geçireceğiz. İlçemizde şuanda oto bakım atölyesi dahi yok. Burada bir arabanız arızalansa ya Bingöl ya da Elazığ’a gitmek zorundasınız.  Biz belediye olarak Kiğı’da oto bakım atölyesi de yapmak istiyoruz.

    “HALK YÖNETİMİN DEĞİŞMESİNİ İSTİYOR”

    1994 köy boşaltmalarından sonra yakılan köyleri hatırlatan Alkan, Kiğı’nın köylerinden birinin hala boş olduğunu söyledi. 2014’teki çözüm sürecinin insanlarda bir umut yarattığını dile getiren Alkan, o süreçte insanların korkmadan hareket edebildiklerini ancak şimdi gelinen 2019 yerel seçimlerinde ise halkta bir korku olduğunu belirtti.

    Sokakta bir kameranın her zaman insanları çekmesinden dolayı insanların ilçeye dahi girmeye korktuklarını aktaran Alkan, buna rağmen sokak ve ev çalışmalarında insanlardan iyi izlenimler aldıklarını, insanların yönetimin değişmesini istediğini vurguladı. Projelerini halkla paylaştıklarında iyi tepkiler aldıklarını dile getiren Alkan, insanların sisteme muhtaç edildiklerini belirterek “Yani iş için belediyenin kapısına bakıyor, bir para ve gıda yardımı almak için kaymakamlığın kapısına bakıyor. Onun için kendini açıklayamıyor. Böyle bir sıkıntıyla karşı karşıyayız” dedi

    Kiğı’da devam eden cemevi inşaatına da değinen Alkan, cemevinin kalan kısmını belediye olarak tamamlayıp Alevi yurttaşların hizmetine sunacaklarını ekledi.

    PİRHA/BİNGÖL

     

     

     

  • ‘Dersim Devrimci Güç Birliği; kayyuma, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir oluşumdur’-VİDEO

    ‘Dersim Devrimci Güç Birliği; kayyuma, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir oluşumdur’-VİDEO

    PİRHA – Dersim Devrimci Güç Birliği’nde yer alan ittifak güçleri, birliğin oluşumuna ve Dersim halkı için önemine dair PİRHA’ya konuştu. Kurum temsilcileri, “Dersim Devrimci Güç Birliği, kayyuma karşı, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir güç birliği, politik bir tavırdır” ifadelerini kullandılar. 

    Dersim’de HDP, Partizan, ESP ve EMEP tarafından oluşturulan Dersim Devrimci Güç Birliği’ne ilişkin kurum temsilcilerine mikrofon uzattık. Kayyum tarafından gasp edilen iradenin geri alınması noktasında birlik oluşturulmasının gerekliliğiyle bu oluşumun sağlandığına değinen kurum temsilcileri oluşturulan birliğe halkın destek verdiğini ifade ettiler.

    HDP Temsilcisi Ferhat Yıldız, “Dersim halkının iradesinin gasp edilmesi Dersimliler için hali hazırda ödenmesi gereken bir borçtur. Onun için ne pahasına olursa olsun ilk hedeflenen şey, makam olarak belediyeyi değil, gasp edilen iradeyi geri almaktır. Dersim çok farklı bir coğrafya, farklı kültürel sosyolojik bir yapısı var. Farklı siyasi partiler, değişik fikirler vardır ondan demokrasinin ta kendisidir. Herkes fikrini çok kolaylıkla dile getirebilir, kendini ifade edip kendine yer bulabilir. 31 Mart yerel seçimlerine yönelik olarak da HDP’nin doğal olarak bileşenleri vardır ayrıca Dersim genelinde HDP ile ittifak yapan kurumlar vardır” dedi.

    “GÜÇ BİRLİĞİ, AKP-MHP FAŞİZMİNE KARŞI POLİTİK TAVIRDIR”

    Güç Birliği’ndeki esas amacın kayyumdan belediyeyi geri almak olduğunu ifade eden Yıldız, şunları kaydetti:

    “Dersim halkı politik bir halktır. Birliğin stratejik bir yanı vardır ama çoğu zaman politiktir. HDP’nin batıdaki stratejisi farklıdır buradaki politik bir tavırdır. O da kayyuma karşı, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir güç birliği, politik bir tavırdır. Bir sistem partileri vardır bir de o sistemi değiştirme dönüştürme çabasında olan Halkların Demokratik Partisi ve Devrimci Güç Birliği vardır. Onun için Dersim halkı 31 Mart’ta Devrimci Güç Birliği’ne destek verecektir ve belediyeyi geri alacaktır, irademizi geri alacaktır.”

    “DERSİM TARİHİ BİR GELENEĞE, DİRENİŞE SAHİPTİR”

    DBP’li Mehmet Ali Yazır ise şunları söyledi:

    “Güç birliği ilkeler düzeyinde yapılmıştır. Halkın iradesine ipotek koyulduğundan dolayı Dersim’i tekrar Devrimci Güç Birliği olarak almakta kararlıyız. Dersim, tarihi bir geleneğe, direnişe sahiptir. Bu halkın iradesi gasp edilmiştir, zorla el konulmuştur. Hem Türkiye hem dünya kamuoyunun gözü Dersim’dedir. 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde halk üzerine düşeni yapacaktır. Eksiklikleri de söyleseler Dersim halkı vicdanlıdır.

    HDP’nin gençlere, kadınlara yönelik projeleri var. Halkçı belediyecilik anlayışı ile hareket etmiştir, edecektir de. İki dönem kadın belediye başkanı, üçüncü dönemde ise eş başkanlık sistemi olmuştur. Bu noktada da güç birliği ile birlikte halkçı belediyecilik savunulduğundan dolayı eş başkanlık sisteminin tutacağını söylemek istiyorum. Halk da bunu kanıtlayacaktır.”

    “HALK, BASKIYA KARŞI MÜCADELE ETMEK İÇİN GÜÇ BİRLİĞİNE OY VERMELİ”

    Partizan Temsilcisi Yusuf Topçu, “Yıllardan beri özellikle Dersim’de hem inancımıza hem kültürümüze hem doğamıza karşı korkunç bir tahribat korkunç bir asimilasyon politikası süregeliyor bugüne kadar. Özellikle de son dönemde kayyumla tamamen ayyuka çıkmış olan bu baskı asimilasyon politikası zirve yapmış, böyle bir süreçte Partizan neden güç birliğinde yer aldı” diyerek şu açıklamalarda bulundu:

    “Hem ülke genelindeki siyasi konjonktüre bakarak hem de Kürt illerinde kayyum eliyle zorla elde edilen bu belediyelerin Kürt halkı için çok önemli bir yerde durduğunu dolayısıyla bizim de 45 yıllık tarihimizde bizler her zaman mazlumların, ötekilerin yanında, ezilmişlerin, ezilen ulusların yanında yer aldık. Bundan dolayıdır ki burada güç birliğine ihtiyaç duyulduğunu bilerek bu güç birliğinde yer aldık.

    Egemenler tarafından Dersim’e gelindiği zaman inancımızla alay edildi, dağları ormanları yakıldı. Biz bunların hepsinin tanığıyız. Doğaldır ki biz bütün bunları görerek analiz ederek HDP ile bir güç birliğine vardık. Bunun içerisinde ESP, EMEP, DBP de var. Dolayısıyla bizler bu asimilasyona dur diyebilmek için seçim politikamızla güç birliği içerisinde yer aldık. Aynı zamanda kayyumla zorla alınan belediyeyi geri almak için halkın iradesini almak için halkın iradesini halka teslim etme yönünde bir politikadayız.”

    Topçu, “Benim inancım horlanıyor diye oy vermeli. Benim kültürüm yok sayılıyor diye vermeli dört bir tarafı kulelerle çevrilmiş bir coğrafyada bunun kalkması için oy vermeli, belediye karakola dönüştürüldüğü için oy vermeli, baskı orman yangınları sürüyor diye oy vermeli. Saldırıya karşı mücadele etmek için oy vermeli” diyerek sözlerini tamamladı.

    “DERSİM HALKI GÜÇ BİRLİĞİNİN YANINDA, OMUZ VERİYOR”

    ESP Temsilcisi Ekber Kaya, “Devrimci Güç Birliği, sadece Dersim halkı açısından değil tüm halklar için önemli bir oluşumdur. Bütün ezilenlerin, yoksulların, işçi sınıfının, köylünün, ezilen inançların ortak bir mücadele etrafında örgütlendiğini düşünüyoruz. ESP olarak mücadelemiz hep bu yönde. Bu cepheyi oluşturma adına her alanda bu gayreti sarf ediyoruz. Dersim de bunun bir parçası. Alevi halkımızın önemli merkezlerinden bir tanesi. Halkımızın kendi inancını, geleneklerini özgürce yaşaması gerektiğini düşünüyoruz. Bütün inançlar, kültürler büyük baskı altında. İşçi sınıfı sendikasız, güvenliksiz çalışıyor. Yoksulluğun hesabının sorulması gerekiyor. bütün bunlar da ezilenler cephesinde birleşmeyi zorunlu hale getiriyor. Ülkenin demokratikleşmesi için örgütlenme, hak arama mücadelelerinin önündeki engelleri yıkmak için ortak mücadele gerekiyor” dedi.

    “Dersim’de de 31 Mart yerel seçimlerinde AKP karşısında HDP’nin önemli sonuçlar alması için gayret sarf ediyoruz. Dersim’de de bunu sağladık” diye konuşan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ülkenin genelinde özellikle Kürt illerinde iki cephe oluşmuş durumda. CHP-İyi Parti ve AKP-MHP bazı bölgelerde HDP’ye karşı birleşiyorlar. Biz de ezilenlerin ortak mücadelesinde bir aradayız, bütün çabamız bu yönde. Bu seçimden zaferle çıkacağımızı biliyoruz. 31 Mart sonrasında da esasen birlikte birleşmek, birlikte mücadele etmek, birlikte hak arayışını sürdürüp bunu ileriye taşımanın gereği olduğunu düşünüyoruz. Halklarımızı, inançlarımızı lehine doğru sonuçlar alarak ileriki süreçte daha fazla büyütmeyi tasarlıyoruz.

    Dersim, yüz yıllardır zalimlere karşı durmasını bilmiş bir bölge. Bu geleneğini sürdürecektir. Kutsal değerlerini, kutsallarını, düşünsel değerlerini korumuş. Bu halk güç birliğinin kendisini temsil ettiğini biliyor. Dersim halkı güç birliğinin yanında, omuz veriyor.”

    “GÜÇ BİRLİĞİNİN TEMELLERİ 2004’TE ATILMIŞTIR”

    EMEP’li Mustafa Taşkale de Devrimci Güç Birliği’nin temellerinin 2004’te atıldığını belirterek şunları söyledi:

    “Devrimci Güç Birliği 2016 yılına kadar sürdü. Geçmişten gelen bir birliktelik vardı ama sürecin ortaya çıkardığı görevlere bakarsak oluşan birikim ve değerler konusunda siyasal karşılığını da düşünürsek güç birliği bileşenleri ortaya çıkan durumu görerek halkın elinden alınan belediyenin geri alınması üzerine elzem oldu.

    Geçmişten gelen bir şekilleniş vardır. Burası da kayyumla zorla alınan bir bölgedir. Taktik bir ittifak olarak buna bakarsak yerine oturacaktır.

    Burada gerçekten emek vermiş kurumun bir araya gelmesi söz konusu. Ortaya çıkan bir birikim, değer vardır. Hizmet alanında baktığımızda 2004’ten bu yana belediyecilik var. Dersim’in birçok temel sorunu çözüme kavuşturuldu. belediyenin kurumsal kimlik kazanması 2004’te başlamıştır. Enkazdan çıkmış bir belediye kendi kimliğini yakalamış ve ciddi hizmetler sunmuştur. Halkımız bu hizmetleri görerek oyunu vermiştir.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersimli yurttaşlar: İrademizi gasp edemezler-VİDEO

    Dersimli yurttaşlar: İrademizi gasp edemezler-VİDEO

    PİRHA- 31 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kaldı. Partilerin ittifaklar, ortak adaylar, kayyum gibi kavramların damga vurduğu seçim çalışmaları da devam ediyor. Yerel yönetimlere ilişkin Dersimli yurttaşlar taleplerini sıraladı. En önemli sorunların başında işsizliğin geldiği Dersim’de yurttaşlar gasp edilen iradenin geri alınmasının gerekliliğine dikkat çekti.

    Demokratik Bölgeler Partisi’nin kayyum raporuna göre 102 belediyeden 94’üne kayyum atanmış, 93 belediye başkanı tutuklanmıştı. 68 belediye başkanı ise hala cezaevinde.

    Dersim il belediyesi ve Akpazar beldesi de kayyum atanan illerden biri. Dersim il belediyesine ise kayyum atandıktan sora belediye eş başkanları Nurhayat Altun ve Mehmet Ali Bul tutuklandı.

    31 Mart yerel seçimlerine bu koşullarda giden Dersimli yurttaşlara mikrofon uzattık. Kayyım politikaları, doğa tahribatları, işsizlik ve ekonomik krizden dert yanan yurttaşlar, bu seçimlerde gasp edilen iradenin geri alınmasının gerekliliğini savunarak yerel yönetimlerden taleplerini dile getirdi.

    “DERSİMLİLER KENDİ İRADESİNE SAHİP ÇIKACAKTIR”

    Kayyum belediyesinden şikayetçi olduklarını, belediyenin halkın iradesi tarafından yönetilmediğini dile getiren yurttaşlar, “Öncelikli olarak gasp edilen bir iradenin geri alınması durumu söz konusu. Dersim açısından havanın biraz daha farklı olduğunu söyleyebiliriz. Bir taraftan Dersim Devrimci Güç Birliği, bir taraftan Maçoğlu, bir taraftan CHP, bir taraftan da asker oylarıyla AKP var. Sandıkların taşınacağına dair haberler; nasıl bir hileyle karşı karşıya kalacağımızı söylemek için kahin olmaya gerek yoktur. Özellikle AKP iktidarının atanan kayyumun geldiği günden bu yana belediye kasasında olan para; bunun nereye peşkeş çekildiği bellidir. Sermayeye daha da sermaye kattı. Doğa talanına yol açtı, lale sembollü ışıklandırmalar yapıldı. Lale devri Osmanlı’nın bitişini simgelemişti. Kayyum kendi sonunu kendisi hazırlamış gibi gözüküyor. 31 Mart’ta güle güle diyebiliriz kendisine. Dersimliler kendi iradesine sahip çıkacaktır. Ona kalan Tunceli olsun, bizimki Dersim olur. Dersim’e sefer olur zafer asla. Tankıyla topuyla da gelse bu iradeyi gasp edemez” diye konuştular.

    “İSTİHDAM SORUNU VAR, YEREL YÖNETİMLER ÇÖZÜM BULMALI”

    İşsizlik, Dersim’de en büyük sorunlardan. Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan genç yurttaşlar, “Hükümetten dolayı hep kendi yakınlarını işe alıyorlar. Biz işsiz kalıyoruz. Başvurular yapıyoruz, partiye üye olmadan başvurular kabul edilmiyor. Belediye başkanı olan kişi koltuk sevdalısı olmayacak. Halkı düşünmesi gerekiyor. Bir belediye başkanını halk seçiyor, halkın dediğini yapması gerekiyor. İnsanlarımız ekmeksiz, susuz kalıyor. Ekonomik sorunlarımız çok. Bu ülkede tanzim kuyrukları var. Varlığın kuyrukları olmaz, yokluk çekiyoruz, yerel yönetimler bunlarda çözüm olmalıdır” dediler.

    “KADINLAR YÖNETİME GELMELİ”   

    Kadınların da yönetimde olması gerektiğini savunan kadın yurttaşlar, işsizlik ve istihdam sorunlarının kadın üzerinde büyük etkisinin olduğunu savundular. Kadınlar, “İşsizlik var, gençler Dersim’de durmuyor. Dersim’in göç vermemesi gerekiyor. Halkın belediyede söz sahibi olması gerekiyor. Kadınlara söz verilmeli, kadınlar yönetime gelmeli. Tarlada, bahçede, yönetimde her yerde kadınlara yer açılmalı. Kadınlara üretim alanları ve atölyeler kurulmalı” ifadelerini kullandılar.

    “ÖĞRENCİLER: BARINMA VE ULAŞIM SORUNUMUZ VAR”

    Dersim Munzur Üniversitesi’nde okuyan öğrenciler ise,”Yol ücretleri konusunda sıkıntılarını dile getirdiler. Çalışma koşullarından da şikayetçi olan öğrenciler hem okuyup hem çalışmak zorunda kaldıklarını belirterek öğrenciler hem barınma konularında hem de ulaşım konularında yerel yönetimlerden çalışma bekliyorlar.

    Sosyal aktivitelerin olmamasına tepki gösteren öğrenciler, seçilecek belediye yönetiminin bu konuda çalışmalar yapması gerektiğini savundu.

    “İHRAÇLAR, TUTUKLAMALAR YAŞANDI; HALK İRADESİNİ DIŞA VURMALIDIR”

    Dersim, KHK ile ihraç edilmelerin en çok yaşandığı il konumunda. İhraç edilen yurttaşlar, “Halk kendi iradesini kendi belirler. Burada zaten belediye başkanları vardı. Onlar şu an cezaevinde. Kayyumla birlikte yüzlerce ihraç oldu. Olmadık gerekçeler sunularak ihraçlar yaşandı. Hepimiz dağıldık, toplum olarak dağıldık. Bir sabah kalkıyorsunuz, sizi işten atmışlar. Gerekçe yok, yargılanmıyorsunuz. Biz yargılanmak istiyoruz. Neyle suçlandığımı bilmek isterim. Öyle bir sistem yok. Öğretmenler, doktorlar, memurlar herkes ihraç edildi, işinden edildi. İnsanlar HDP kazanır yine kayyum gelir diyor. HDP kazansın kayyum gelsin, yeter ki cevabı verilsin, irademizi dışa vurmalıyız” diye konuştular.

    PİRHA/DERSİM

  • Pazarcık’ta CHP’nin dayanışma gecesine binlerce kişi katıldı-VİDEO

    Pazarcık’ta CHP’nin dayanışma gecesine binlerce kişi katıldı-VİDEO

    PİRHA- 31 Mart’ta yapılacak yerel seçim çalışmalarını sürdüren CHP Pazarcık İlçe teşkilatı bu kapsamda binlerce kişinin katılımıyla Pazarcık’ta dayanışma gecesi düzenledi. Gecede sanatçı Mustafa Özarslan türküler seslendirdi. 

    31 Mart’ta yapılacak yerel seçim çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdüren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Pazarcık İlçe teşkilatı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün ardından kadınlara yönelik Dilara salonda dayanışma gecesi düzenledi. Geceye CHP Pazarcık Belediye Başkan Adayı Av. Haydar İkizer ve CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ali Öztunç’un yansıra binlerce kişi katıldı.

    Maraş Girişimi, Paris’te bulunan Elbistan, Pazarcık, Narlı ve köy derneklerinin hazırladığı “CHP Pazarcık Belediye Başkan adayı Haydar İkizer seninleyiz” pankartları asıldı. Sanatçı Mustafa Özarslan’ın sahneye çıktığı gecede söylenen türküler eşliğinde halaylar çekildi.

    CHP Maraş Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ali Öztunç ve CHP Pazarcık Belediye Başkan Adayı Haydar İkizer’in salona girişini halk coşkulu bir şekilde sloganlarla alkışladı.

    “PAZARCIK’A HAK ETTİĞİ HİZMETLERİ VERECEĞİZ”

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün önemine vurgu yapan CHP Pazarcık Belediye Başkan Adayı Haydar İkizer, “31 Mart yerel seçimlerinde emanet olarak verdiğimiz Pazarcık belediyesini birleşe birleşe kazanacağız. Pazarcık’a hak ettiği hizmetleri hazırladığımız projelerle gerçekleştireceğiz” dedi.

    BÜYÜK ZAFERİ 31 MART’TA KUTLAYACAĞIZ”

    31 Mart yerel seçimlerinde Maraş Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok ilçede de CHP adaylarının kazanacaklarını ifade eden CHP Maraş Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ali Öztunç, “Gece gündüz demeden mahalle, ilçe ve köylerde çalmadık kapı bırakmayacağız. Herkes ile buluşacağız. 31 Mart’ta belediyeyi kazandıktan sonra büyük kutlamayı yine sizlerle birlikte yapacağız” diye konuştu.

    PİRHA/MARAŞ

     

  • HDP Adıyaman il örgütü Karapınar seçim bürosu açılışını yaptı-VİDEO

    HDP Adıyaman il örgütü Karapınar seçim bürosu açılışını yaptı-VİDEO

    PİRHA- HDP Adıyaman il örgütü seçim çalışmaları kapsamında yüzlerce kişinin katılımıyla Karapınar mahallesi seçim bürosu açılışını yaptı. Açılışta, il genel meclis üyesi adayları adına konuşan Bekir Gürbüz, “Yerelden demokrasinin, barışın ve halkların kardeşliğini inşa etmek için aday olduk” dedi.

    Toplumsal muhalefet adına SP Adıyaman Belediye Başkan Adayı Ahmet Faruk Ünsal’ı destekleyen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adıyaman il örgütü seçim çalışmaları kapsamında Karapınar seçim bürosu açılışını yaparak il genel meclisi ve belediye meclis üyesi adaylarını tanıttı.

    Açılışa HDP eski milletvekili Behçet Yıldırım, Saadet Partisi Adıyaman Belediye Başkan Adayı Ahmet Faruk Ünsal, PSAKD ve HBVAKV Adıyaman şube yöneticileri, HDP Kömür belediye eş başkan adayı Zilan Erbay, belediye ve il genel meclis üyesi adaylarının yanı sıra yüzlerce yurttaş katıldı.

    “KAYYUM ATANAN BELEDİYELERİMİZİ TEKRAR KAZANACAĞIZ”

    Yapılan saygı duruşunun ardından konuşan DBP Adıyaman il e başkanı Mehmet Ali Alataş, “Belediyelerimize el koyan kayyum atayan iktidara bu yerel seçimlerde halkımız gereken cevabı verecektir. Çalışmalarımızla umutlu mücadelemizle bu belediyelerimizi tekrar kazanacağız. Bizler onlar gibi yapmayacağız belediyeleri kazandıktan sonra kayyum olarak belediyelerimizi yönetenleri araçlarına bindirip geri göndereceğiz” dedi.

    “İKTİDAR HUKUKU BİR SOPA GİBİ KULLANIYOR”

    “Bu gün açılışını yaptığımız seçim koordinasyon merkezimizin Adıyaman’da yürütmekte olduğumuz hukuk, demokrasi ve barış mücadelesinin önemli karargahlarından birini olmasını temmeni ediyorum” diyen SP Adıyaman Belediye Başkan adayı Ahmet Faruk Ünsal şöyle devam etti:

    “HDP’li belediyelere, hukuku ve demokrasiyi bir sopa gibi kullanarak kazanılmış haklarını ellerinden alıp belediye başkanlarını ceza evine atıyorlar. Meclislerini fes ediyorlar. Ama ben inanıyorum ki belediyelere kayyum atanan şehirler, ilçeler demokrasi ile kazandıklarını mahkemelerle götürenlere karşı gereken cevabı yine vereceklerini umut ediyorum” diye ifade etti.

    İl genel meclis üyesi adayları adına konuşan Bekir Gürbüz, “Bizler yerelden demokrasiyi inşa etmek için arkadaşlarımızla aday olduk. Savaşa karşı barışı, milliyetçiliğe karşı halkların kardeşliğini öreceğimizin sözünü veriyoruz” ifadelerini kullandı.

    Belediye meclis üyesi adayları adına konuşan Suzan Şan ise kadınların desteği ve gücü ile aday olduklarını ve seçildikten sonrada bunun için mücadele edeceklerini ifade etti.

    Kömür Belediyesi eş başkan adayı Zilan Erbay ise iktidarın kayyum atadığı belediyelerini halkların desteği ile yeniden kazanacaklarına vurgu yaparak HDP’nin esas aldığı yerel belediyecilik anlayışıyla ve politikaları ile belediyeyi yöneteceklerini ve halka hizmet edeceklerini söyledi.

    Yapılan konuşmaların ardından zılgıtlar ve alkışlarla Karapınar mahallesi seçim bürosu açılışı yapıldı.

    ADIYAMAN/PİRHA

  • KAR-DEF, 31 Mart yerel seçimleri için taleplerini sıraladı

    KAR-DEF, 31 Mart yerel seçimleri için taleplerini sıraladı

    PİRHA – Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF) yaptığı yazılı açıklamada, 31 Mart 2019 yerel yönetim seçimlerinde, ülkedeki hak ve özgürlüklerin gelişmesi, doğa üzerindeki tahribatın azaltılması ve merkeziyetçi politikalara karşı yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, adaylara çağrıda bulunuldu. 

    Elazığ Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF) 31 Mart yerel seçimlere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Karakoçan ve Peri Vadisi’nde demokratik, ekolojik bir yerel yönetim için adaylara çağrıda bulunuldu.

    Türkiye’de sermayeden yana uygulanan politikalar nedeniyle doğal ve kültürel varlıkların talan edildiği ve sermaye birikimine sokulduğu belirtilen açıklamada, kentlerin, kasabaların ve köylerin betonlaştırıldığı, kentsel dönüşüm adı altında yağmalandığına dikkat çekildi.

    “MERKEZİYETÇİ POLİTİKALARA KARŞI YEREL YÖNETİMLER GÜÇLENMELİ”

    Havanın, suyun ve toprağın ticarileştirildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Tarım çökertildi ve gıda egemenliği şirketlerin eline geçti. Kır-kent ayrımı iyice körüklendi. Kırlar boşaldı. İstisnalar hariç, yerel yönetimlerin çoğunun verdiği hizmetlerde halkın çıkarları değil, daha fazla sermayenin çıkarları gözetildi.
    Çılgın projelerle, termik santrallerle, altın madenciliği ile, Hidro Elektrik Santralleri (HES), Jeotermik Enerji Santralleri (JES), Rüzgar Enerjisi Santralleri (RES), Güneş Enerjisi Santralleri (GES), Balık Çiftlikleri ile Yeşil Yol ile Deniz Dolguları ile hava alanları, köprüler, sanayi yatırımları ile kırlar ve kentler, ovalar, yaylalar, tarım alanları, yeraltı ve yer üstü suları kirlendi ve zehirlendi, ormanlar talan edildi. Karakoçan İlçemizi de kapsayan Peri Vadisi’nde, rant projeleriyle ekolojik kırım uygulandı.”

    Açıklamada, Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin gelişmesi, doğa üzerindeki tahribatın azaltılması ve merkeziyetçi politikalara karşı yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiği belirtilerek, bu doğrultuda mücadele eden partiler ve adaylarla birlikte çalışacaklarını duyurdu.

    “YAŞAMI TEHDİT EDEN PROJELER DERHAL DURDURULMALI”

    Karakoçan’daki ve Peri Vadisi’ndeki Yayladere-Kiğı-Adaklı-Yedisu-Nazimiye-Mazgirt’deki tüm adaylara şu taleplerin alınması çağrısında bulunuldu:

    • Su, bütün canlılar için bir yaşam hakkıdır. Su, temiz, güvenilir, ulaşılabilir ve ücretsiz olmalıdır. Su havzaları korunmalı, tüm yeraltı ve yerüstü sularının kirlenmesinin önüne geçilmelidir. Yeraltı sularının yağmalanması son bulmalıdır. Doğal kaynak suları korunmalı, kaynak sularının 3. şahıslara tahsis edilip satılması yerine, şehir içme suyu hatlarına ilave edilerek içme suları daha kaliteli hale getirilmeli ve halkın ihtiyacı kadar ulaştırılmalıdır. Karakoçan ve diğer ilçelerde mahallelerde çeşmeler yapılarak, halkın ücretsiz bir şekilde bunlardan yararlanması sağlanmalı. Suyu hapseden ve gasp eden şirket faaliyetleri, barajlar, maden ocaklarına karşı mücadele yürütülmelidir.
    • Yerel yönetimlerde “demokrasi” hayata geçirilmelidir. Yerelde sivil ekoloji inisiyatiflerinin katılacağı mahalle komiteleri aracılığı ile ortaya çıkacak görüş ve öneriler dikkate alınmalı, yaşamı tehdit eden mevcut projelerin faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. Belediye kaynakları artık dar bir kesime değil, halka ve doğaya aktarılması temel şart olmalıdır.

    “ALTYAPILAR TAMAMLANMALI”

    • İmar planları hazırlanırken, AVM’ler ve emlak rantı değil, sağlıklı barınma alanları, kent içi doğal alanlar, koruluklar, parklar, sanatsal kültürel eğitim mekanları, deprem toplanma alanları gibi ihtiyaçlar düşünülmelidir.
    • Kanalizasyon, drenaj, otopark, içme suyu altyapıları, arıtma tesisleri gibi gerekli altyapılar tamamlanmalıdır. Karakoçan’da kanalizasyonun olmayışı ve bunun OXİ deresine akması sonucu, insan ve canlı yaşamını olumsuz etkileyen OXİ deresinin orjinal halinin korunması, su havzalarının yapılaşmaya açılmaması çalışmalarına bir an önce başlanmalı ve bitirilmelidir.
    • Atıkların azaltılması için gerekli çalışmalar yapılmalı, plastik ve pet kullanımı tamamen yasaklanmalı, katı atık yönetim planı uygulanmalı, atıklar yerinde ayrıştırılmalı ve toplanmalı, geri dönüştürülmelidir. Karakoçan’ın bütün köylerine çöp konteyneri verilmeli, planlama ile bunların toplanması yapılabilmeli.

    “EKOLOJİK ÇOCUK PARKLARI YAPILMALI”

    • İlçelerde ücretsiz toplu taşıma yapılarak, ücretsiz Belediyecilik hizmetlerine geçilerek sosyal adalet için adımlar atılmalıdır. Ulaşım sorunu olan köylere projeler yapılmalı.
    • Sokak hayvanları için bakım merkezleri ve sığınaklar kurulmalıdır.
    • Gençlik merkezleri, kreşler ve ekolojik çocuk parkları yapılmalıdır.
    • Gençlerin uyuşturucu, alkol vs. kötü alışkanlıklarına karşı paneller tertiplenmeli, bağlarının kuvvetlendirilmesi önemle ele alınarak, oluşturulacak gençlik kamplarında gençlerimizin sosyal, sportif ve kültürel açıdan gelişmeleri sağlanmalıdır.
    • Orta ve yüksek öğrenim okumak isteyip ama imkanı olmayan gençlerimize karşılıksız burs sağlanarak okumalarına yardım edilmelidir.
    • İlçelerimizde yüksek okulda öğrenim gören öğrenciler için modern yurtlar yapılmalı.

    “ANADİL VE EĞİTİM KONUSUNDA PROJELER ÜRETİLMELİ”  

    • Toplum anadilini yaşatması varlığını koruması için, geleceğimiz olan çocuklarımıza bölgemizin anadilleri olan Kurmanci ve Zazaki’nin toplumsal alanda kullanılması, tüm hizmetlerde yer almasına kadar geliştirilmesi ve eğitimi konusunda projeler yapılmalıdır.
    • Kadınların bakmakla sorumlu tutulduğu çocuk, hasta ve yaşlı bakımının ve ev işlerinin toplumsallaştırılması için her mahallede kreş, bakım evleri, çamaşırhaneler ve yemekhaneler açılmalıdır.
    • Kadına yönelik şiddet karşısında kadınların güvenle hayata katılabileceği sığınma evlerinin devlet güvencesinde her ilçeye açılmalıdır.
    • Kadınların sağlık hakkına erişimini kolaylaştıracak kadın sağlığı birimlerinin açılması ve sosyal mekanların sayısı artırılmalıdır.
    • İlçelerde yaşayan herkesin tıbbi ve koruyucu sağlık hizmetlerine erişim haklarının sağlanması ve toplum sağlığını tehdit eden hastalıklara karşı önlemlerin alınması, bu konuda Türk Tabipler Birliği ve şubeleri ile istişare içerisinde belli tarihlerde, sağlık taramaları yapılmalıdır.
    • İlçelerde modern sebze ve meyve hali yapılmalı. Bu sebze meyve hallinde halkın sağlığı gözetilmeli, ilaç kalıntılı, zehirli gıdalar engellenmelidir.
    • İlçe Merkezlerinde halkın sağlığını tehdit etmeden, merkezden uzakta, her çeşit hijyenik ortamın sağlandığı, uzman veteriner kontrolünde bir canlı hayvan pazarı yapılmalı. Bu canlı hayvan pazarlarında alınacak bilimsel tedbirlerle hastalıklı hayvan satışı engellenmelidir.
    • İlçelerde, projeler hazırlanıp yerel ekolojik tarımsal üretime önem verilmeli, bu ürünlerin aracısız pazarlanması için gerekli üretici pazarları kurulmalıdır. Belediyeler üretici ve kentlinin ortak olacağı kooperatiflerin kurulmasını örgütlemeli, kaynak ayırmalı, yerel tohumlarla gıdada kendine yetebilen bir kent modeline geçerek tarım şirketlerine boyun eğmeden, halkına ucuz, sağlıklı gıda sunabilmelidir.

    “GDO’LU ÜRÜNLER YASAKLANMALI”

    • GDO’lu üretim yasaklanmalı ve önlenmelidir.
    • Geçimlik tarım için, ücretsiz su desteği sağlanmalıdır.
    • Peri Vadisi havzasındaki belediyelerin yerellere örnek belediye modeli olacak şekilde, küçük çiftçiliği desteklemek için, tarımda kullanılan makineler için halkla beraber çalışmalar yapılmalı, belediye, araç ekipmanları için tarım araçları hangarları kurmalıdır. Bu alanda kooperatif kurulmalı ve bu kooperatiflerle birlikte hareket edilmelidir.
    • Koşullar gereği göç eden bölge insanlarımızın, geri dönüşlerini sağlamak, üretime dahil edilip daha bir yaşam kurmaları için projeler yapılmalıdır.
    • Deprem fay hattının üzerinde bulanan bölgemizde deprem riski gözetilerek İmar planlaması yapılmalıdır.
    • Çevre Düzeni Planları bilimsel temellere göre hazırlanmalı, rant uğruna sık sık değiştirilmemelidir, ormanlar, yeşil alanlar, tarım alanları, meralar korunmalıdır.

    “ALEVİLERİN İNANÇ YERİ OLAN CEMEVLERİ YAPIMI DESTEKLENMELİ”

    • Kaçak yapılaşma ve ilçeleri kirleten, yaşam alanlarımızı zehirleyen, sanayi tesisleri projelerine izin verilmemelidir.
    • Tarihi kültürel yerlerin tescil edilip korunması ve yaşatılması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.
    • Alevi vatandaşlarımızın kendi gelenek ve görenekleri içerisinde, ibadetlerini yapabilecekleri cemevlerinin yapılması desteklenmelidir.
    • İlçemizde ve köylerimizde oluşan doğal afetler (deprem, yangın, sel, heylan) sonucunda, ekip ve ekipmanların oluşturulması ve ihtiyaçları etmek için her köyümüzde araç gereç temininin sağlanması yapılmalıdır.
    • Peri Vadisi havzasının endomik bitki türleri ve yaban hayatının şemasının çıkartılması, yasal avcılığın tamamen yasaklanması ve Peri Vadisi havzasının Milli Park statüsüne alınması için girişimlerde bulunulmalıdır.
    • Enerji ihtiyacı kamu veya enerji kooperatifleri eliyle  ve halkın gereksinimi kadar sağlanmalıdır. Atık üretmeyen bir politika ekolojik belediyecilik ile mümkündür. Enerji verimliliği ve tasarrufu ile ilgili çalışmalar yapılmalıdır.
    • Belediyeler iklim değişikliğine karşı mücadeleyi sosyal adaleti temel alarak başarmalı, kömür, petrol, gaz, asfalt ve betona bağımlılıktan kurtaran politikalar uygulanmalıdır. İklim Değişikliğine Karşı Önlemler için Master Planı hazırlanmalıdır.
    • Belediyelerde özelleştirme ve taşeronlaştırmaya son verilmelidir. Halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışına uygun olarak tüm hizmetlerin, Belediye kurumları ve personeli tarafından yürütüldüğü, hizmetlerin piyasalaştırılmasına ve kâr aracı haline getirilmesine son verildiği, hizmetlerin halka ucuz, kaliteli ve sürekli bir şekilde ulaştırıldığı bir yerel yönetim anlayışını benimsemelidir.
    • Tüm yerel yönetimlerde çevre koruma birimi kurulmalı ve bu birimde konusunda uzman elemanlar görevlendirilmelidir. Bu birim hava, su, toprak kirliliği açısından gerekli denetimleri gerçekleştirmeli, sonuçları halkla paylaşmalı ve önlemleri almalı, aykırılıkları sona erdirecek yaptırım uygulamalıdır,
    • Doğayı yöneten değil, doğanın bir parçası olduğunu kabul eden politikalar geliştirilmelidir.

    Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF)  açıklamasında, Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin gelişmesi için, halktan, emekten, doğadan yana, tüm canlıları gözeten, halkla birlikte karar veren, demokratik ve ekolojik bir yerel yöneticilik anlayışından yana olduklarını kaydetti.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Yusuf Bozkuş: Demokrasiyi yerelden inşa edeceğiz-VİDEO

    HDP’li Yusuf Bozkuş: Demokrasiyi yerelden inşa edeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Seçim çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdüren HDP Malatya Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Yusuf Bozkuş, “Biz demokrasiyi yerelden inşa edeceğiz. Eğer demokrasi yerelden inşa edilmezse zaten bu demokrasi değildir” dedi. 

    31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçim çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdüren HDP Malatya Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Yusuf Bozkuş, İhsaf Aktaş, Battalgazi Belediyesi Eş Başkan Adayı Hüseyin Kılıç ve beraberindeki HDP’li heyet ile birlikte seçim çalışmaları kapsamında İnsan Hakları Derneği (İHD) ve (ÇGD) Çağdaş Gazeteciler Derneğini ziyaret etti.

    “HUZURLU BİR SEÇİM OLSUN”

    İHD ziyareti sırasında yönetim tarafından karşılanan HDP’lilere yapılacak seçimlerde başarılar dilenirken, İHD Malatya Şube yönetimi adına bir açıklama yapan Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Tuncel  şunları dile getirdi:

    “İHD Malatya Şube Başkanımız şu an cezaevinde. Toplumda ayrışma ve karşılaştırılmalar var. İnsanları bütünleştirici, toplumun barış ve huzur içerisinde yaşamasını ve seçim sürecinde de bu dillerin kullanılmasını önemle talep ediyoruz. Bu süreçte elbette sizlere baskılar olacaktır. Buna rağmen insanların toplumsal barış içerisinde bu seçim sürecini yürüteceğinize inanıyoruz. Bizim temennimiz, huzur içerisinde bir seçim sürecinin geçirilmesidir.”

    “İNSANI, İNSAN MERKEZİNE KOYUYORUZ”

    Ziyaret sırasında konuşan HDP Malatya Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı İhsaf Aktaş ise HDP’nin insan odaklı bir parti olduğunu söyleyerek şunları ifade etti:

    “Her alanda barışın, özgürlüğün dilini kullandık her alanda ve platformda bunu yapmaya devam edeceğiz. Bu ülkeye barışı, demokrasiyi getireceğiz. Yerel yönetimleri halkla birlikte, demokratik yönetimi inşa etmek için adayız. Bunun içinde tüm Malatyalıların da bize teveccüh göstermelerini istiyoruz. Ama şunu bilmenizi isterim ki, kadının sesini duyurmak, yaşamını inşa etmek, insanca ve demokratik bir yönetimi inşa etmek için adayız. İnsanı insanın merkezine koyan bir partiyiz.”

    HDP Malatya Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan Adayı Yusuf Bozkuş da, “Sizler, insan hakları için bir mücadele veriyorsunuz. Sadece sosyalistlerin, sosyal demokratların mücadelesini vermiyorsunuz. Bu anlamda vermiş olduğunuz mücadele son derece kutsaldır. Herkesin bu mücadeleye sahip çıkması da önemli bir şeydir” dedi.

    “DAHA YAŞANILABİLİR BİR BATTALGAZİ OLACAK”

    HDP Battalgazi Belediyesi Eş Başkan Adayı Hüseyin Kılıç ise,”Burası bizlerin, hepimizin yuvasıdır. Bu vesile ile sizleri ziyaret etmek istedik. Ben Battalgazi Belediye Başkan adayıyım. Benim amacım, Battalgazi ilçesini çok farklı yerlere getirmektir. Daha güzel ve yaşanılabilir bir Battalgazi yaratmak amacıyla yola çıktım. Bu vesile ile Battalgazili vatandaşlarımızın oylarına talibim” diye ifade etti.

    İHD ziyaretinin ardından Çağdaş Gazetecileri Derneği (ÇGD) ziyeret etti. HDP’li heyeti ve adayları ÇGD Malatya Şube Başkanı İbrahim Göçmen ve yönetim kurulu üyeleri karşıladı.

    Yapılan ziyaret sırasında konuşan Göçmen, “Türkiye’de 6 milyon oy almış bir partinin fertleri olarak, zor şartlarda mücadele verdiğinizi biliyorum. Size çıktığınız bu zor yolda da başarılar diliyorum. Türkiye’deki şartlar, HDP’nin bugün büyümesine engel” dedi.
    HDP Malatya Büyükşehir Belediye Eş Başkan adayları burada da projelerini anlatarak basın üzerindeki baskılara ve basın özgürlüğünün olmadığına vurgu yapıldı.

    Mehmet YALMAN/MALATYA

  • ‘AKP iktidarının geriletilmesi açısından 31 Mart seçimleri önemli’-VİDEO

    ‘AKP iktidarının geriletilmesi açısından 31 Mart seçimleri önemli’-VİDEO

    PİRHA- 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler ile ilgili açıklamalarda bulunan PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, “Batıdaki sol sosyalist güçlerin bir araya gelmek gibi bir zorunluluğu varsa bölgede yaşayan Kürt yurttaşların da bir araya gelmek gibi bir zorunluluğu var” dedi. 

    31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere hazırlanan siyasi partilerin adaylarını açıklamasının ardından seçim çalışmaları yoğun bir şekilde başladı. 31 Mart yerel seçimlerinin, AKP iktidarının geriletilmesi açısından önemli olduğuna vurgu yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “İNSANLARIN YAŞAM KOŞULLARI ZORLAŞIYOR”

    Köse, “Aleviler her zaman çözümden, demokrasiden, kardeşlikten ve barıştan yana bir duruş göstermişlerdir. Bütün seçimlerde de bu yönde oy kulanmış ve kendilerini ifade etmeye çalışmışlardır” dedi.

    Köse, şunları kaydetti:

    Bu yerel seçimlerde böyle düşünmek gerekiyor. Yaklaşık 16 yıldır iktidarda olan bir AKP hükumeti var. Her geçen yıl bir önceki yıllı aratırcasına insanların yaşam koşulları zorlaşıyor. Bu gidişata bir yerde dur demek gerekiyor. 24 Haziran’da bir genel seçim oldu. Sonuçları şaibeli yani demokratik olmayan esası yansıtmayan bir sonuç açıklandı. Bu bakımda 31 Marttaki yerel seçimler önemlidir.”

    “DEMOKRATİK GÜÇLER BİR ARAYA GELEREK BİR DURUŞ SERGİLEMELİDİR”

    “Özgürlükten, demokrasiden,  kardeşlikten ve barıştan yana olan demokratik güçlerin bir araya gelerek ve birleşerek bu AKP iktidarının gem almaz şekilde devam eden baskılarına dur demelidir” diyen Köse, “Yaşam koşullarının zorlaştırma politikalarına karşı bir duruş gösterilmez ise ve yerel yönetimlerde AKP’nin elinde bulunan başta büyük şehirler olmak üzere birçok kent ve ilçede yerel yönetimler AKP’nin elinden alınarak geriletme yaşatılmaz ise gidişat daha kötüye gidecektir. Bu nedenle 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimleri özelikle ezilenler, yok sayılanlar açısından bir nefes alma ve refaha çıkartma olarak görebiliriz” ifadelerini kullandı.

    “KÜRTLER ELLERİNDEN ALINAN BELEDİYELERİ YENİDEN KAZANMASI GEREKİYOR”

    “Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan HDP’nin elinde olan belediyelere kayyum atanmış ve deyim yerindeyse gasp edilmiştir” diyen PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, şöyle devam etti:

    “Batıdaki sol sosyalist güçlerin bir araya gelmek gibi bir zorunluluğu varsa bölgede yaşayan Kürt yurttaşların da bir araya gelmek gibi bir zorunluluğu var. Kürtlerin ellerinden alınan belediyeleri sahiplenmeleri ve iradelerine sahip çıkarak bu belediyeleri büyük farklarla yeniden almak gibi bir dertlerinin olması lazım. Bu bakımdan bölgede yaşayan yurttaşların sorumluluğunun da çok olduğunu düşünüyorum.”

    Mustafa YÜKSEL/MALATYA

     

  • HDP Dersim belediye eş başkan aday adayları açıklandı

    HDP Dersim belediye eş başkan aday adayları açıklandı

    PİRHA- Halkların Demokratik Partisi, Dersim belediye eş başkan aday adayları açıklandı. 30 Aralık günü, aday adaylarının tanıtımı yapılarak halk oylaması gerçekleşecek. 

    HDP Dersim Belediye Eş Başkan aday adayları açıklandı.

    Eş başkan aday adaylığı açıklanan isimler şöyle:

    Halkların Demokratik Partisi PM üyesi Cevdet Konak, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Dersim Şube Başkanı Nurşat Yeşil, İnsan Hakları Derneği Dersim Şube Başkanı Gürbüz Solmaz, Cemile Ataş, Alaaddin Erdoğan, Ferhat Yıldız.

    30 Aralık günü Dersim Belediye Eş Başkan adayı için halk oylaması yapılacak. HDP Dersim İl Örgütü, Sanat Sokağı’nda yapılacak olan halk yoklaması için tüm halka çağrı yaptı.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Ahmet Güden: Çok kültürlü yapıyı hayata geçirmek için aday adayıyım-VİDEO

    Ahmet Güden: Çok kültürlü yapıyı hayata geçirmek için aday adayıyım-VİDEO

    PİRHA-Ahmet Güden, HDP’nin çok dilli, çok kültürlü bir yönetim biçimini savunduğunu belirterek, bu çok dilli ve çok kültürlü yapıyı hayata geçirmek için İstanbul Bahçelievler’den belediye eş başkan aday adayı olduğunu kaydetti.  

    31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimler için Türkiye’nin her yerinde aday adayları kendilerini açıklamaya ve adaylıklarını kesinleştirmek için çalışmaya devam ediyor. Önümüzdeki yerel seçimlerde İstanbul Bahçelievler’de HDP’den belediye eş başkanı aday adayı olan Akçadağ-Elbistan Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı (AK-EL) Yönetim Kurulu Üyesi ve Alevinet internet gazetesinde köşe yazarı olan Ahmet Güden, neden aday adayı olduğunu PİRHA’ya anlattı.

    “ÇOK KÜLTÜRLÜ YAPIYI HAYATA GEÇİRMEK İÇİN ADAY ADAYIYIM”

    HDP’nin elindeki belediyelerin bir çoğuna kayyum atandığını hatırlatan Güden, içinde bulunulan sıkıntılı süreçte ‘Ben de buradayım’ diyerek aday adayı olduğunu belirtti. HDP’nin çok dilli, çok kültürlü bir yönetim biçimini savunduğunu kaydeden Güden, bu çok dilli ve çok kültürlü yapıyı hayata geçirmek için aday adayı olduğunu söyledi.

    “DEMOKRASİNİN GELİŞEBİLMESİ İÇİN YEREL YÖNETİMLER SON DERECE ÖNEMLİ”

    Önümüzdeki yerel seçimlerin 7 Haziran seçimleri kadar önemli olduğuna dikkat çeken Güden, adaylığı kesinleştiği taktirde çalışmalarına hızlı bir şekilde başlayacağını ifade etti. Türkiye’de demokrasinin gelişebilmesi için yerel yönetimlerin son derece önemli olduğunu vurgulayan Güden, yerelde halkın sorunlarının çözülmesi için elinden gelen çabayı göstereceğini ekledi.

    PİRHA/İSTANBUL