PİRHA- Ankara’da 13 gündür açlık grevini sürdüren özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenler, kamuoyundan gelen çağrılar üzerine eylemlerini sonlandırdıklarını açıkladı. Öğretmenler, hak mücadelesinin ise farklı illerde devam edeceğini duyurdu.
Etiket: açlık grevi
-

Öğretmenlere müdahale, çok sayıda gözaltı var!-VİDEO
PİRHA- Mülakat nedeniyle atanamayan ve özel sektörde çalışan öğretmenler, hakları için Ankara’da yapmak istedikleri yürüyüşe polis biber gazıyla müdahale etti, çok sayıda öğretmen gözaltına alındı.
Mülakat nedeniyle atanamayan ve özel sektörde çalışan öğretmenler, yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek amacıyla Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası (Öğretmen Sendikası) Ankara Şubesi önünde başlattıkları açlık grevi ve nöbet eylemini 7’nci gününde de sürdürdü.
Kızılay’da bulunan Madenci Anıtı’na yürümek isteyen öğretmenlere PSAKD, DEM Parti ve CHP’nin olduğu çok sayıda kurum destek verdi.
Yürüyüşe müdahale eden polis çok sayıda yurttaşı gözaltına aldı. Biber gazından etkilenenler hastaneye kaldırıldı.
HABER MERKEZİ
-

PSAKD Genel Merkezi’nden açlık grevindeki öğretmenlere dayanışma ziyareti-VİDEO
PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı ve Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, Ankara’da açlık grevini sürdüren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyelerini ziyaret ederek dayanışma mesajı verdi.
Özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin başlattığı açlık grevi sürerken, emek ve demokrasi güçlerinin destek ziyaretleri de devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi yöneticileri, Ankara’daki açlık grevindeki öğretmenlerle bir araya geldi.
Ziyarette öğretmenlerin taleplerini dinleyen PSAKD yöneticileri, güvenceli çalışma, insanca yaşam koşulları, taban maaş hakkı ve mülakat mağduriyetinin giderilmesi taleplerinin meşru olduğunu belirtti.
Eğitim emekçilerinin yıllardır düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşulları ve hak kayıplarıyla karşı karşıya bırakıldığına dikkat çeken PSAKD yöneticileri, öğretmenlerin yürüttüğü mücadelenin yalnızca eğitim emekçilerinin değil, toplumun geleceğinin de mücadelesi olduğunu ifade etti.
Açıklamalarda, öğretmenlerin hak arama mücadelesine yönelik polis müdahaleleri ve gözaltı uygulamalarının kabul edilemez olduğu vurgulanırken, demokratik taleplerin dikkate alınması ve öğretmenlerin sesine kulak verilmesi çağrısı yapıldı.
Açlık grevindeki öğretmenler ise destek ziyaretinin kendileri için moral olduğunu belirterek, talepleri karşılanıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu öncülüğünde başlatılan açlık grevi; taban maaş hakkı, güvenceli çalışma koşulları ve adil atama sistemi talepleriyle devam ediyor. Son günlerde çok sayıda sendika, demokratik kitle örgütü, siyasi parti ve meslek örgütü öğretmenlere destek ziyaretinde bulundu.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi’nin gerçekleştirdiği ziyaret de eğitim emekçilerinin sürdürdüğü hak mücadelesine verilen dayanışma desteğinin bir parçası olarak değerlendirildi.
PİRHA/ANKARA
-

Öğretmenlerin hakları için başlattıkları açlık grevi 5. gününde!-VİDEO
PİRHA- Öğretmenlerin hakları için başlattıkları açlık grevi 5. gününde devam ederken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde yapmak istedikleri açıklama sonrası 8 öğretmen gözaltına alındı.
Özel sektör öğretmenlerinin Ankara’daki sendika merkezinde açlık grevi 5 gündür sürüyor. Açlık grevindeki öğretmenler bugün otobüsle gittikleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yaptı.
“YÜZ BİNLERCE ÖĞRETMENİN HAKKINA GİRİYORSUNUZ!”
Yapılan açıklamada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sermayenin yanında yer aldığı belirtilerek, şunlar ifade edildi:
“İşveren derneklerini ikna edemeyen, onlara sözünü geçiremeyen bir Bakanlık gerçekliğini kabul etmiyoruz! Bu sendikanın yetki, toplu iş sözleşmesi hakkı yok! Sendikamız, kısa sürede en hızlı örgütlenen sendika olarak tarihe geçmişken, Sendikamızın resmî olarak 12 binden fazla üyesi varken, torba işkolu nedeniyle TİS hakkı yok! Onlarca öğretmen 5 gündür açlık grevinde! Türkiye’nin her yerinde dayanışma eylemleri düzenleniyor! Herkesin gözü kulağı bizde, biz bunu biliyoruz! Yüz binlerce öğretmenin hakkına giriyorsunuz! Biz işçiye sahip çıkan bir bakanlık istiyoruz! Tırnaklarımızla kazıyarak kazandığımız o toplantıyı tekrar almadan Bakanlık önünden ayrılmıyoruz!
Açıklama sonrasında öğretmenlere polis müdahale etti. Müdahale sırasında 8 öğretmen gözaltına alındı.
HABER MERKEZİ
-

Öğretmenler İzmir’den seslendi: Taleplerimiz karşılanıncaya kadar açlık grevimiz sürecek- VİDEO
PİRHA – Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Karşıyaka İZBAN önünde açıklama yaparak, mülakat ve özel sektör öğretmenlerin taleplerinin karşılanmasını istedi. Açıklamada somut adım atılana kadar açlık grevini sürdürecekleri kaydedildi.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Karşıyaka İZBAN önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Eğitim Sen 2 No’lu Şubesi, Eğitim İş Sendikası, Halkevleri ve çok sayıda yurttaş destek verdi.
“MİLLİ EĞİTİM BAKANI PATRONLARA RANT SAĞLAMAYA DEVAM EDİYOR”
Açıklamaya KESK Genel Merkez yöneticisi Simge Yandım destek verdi. Kısa bir değerlendirme yapan Yandım şunları söyledi:
“Bu ülkede eğitim emekçileri güvencesizlik, liyakatsizlik, mülakat içerisine sıkışmış durumda. Eğitim emekçilerinin hakları her geçen gün gasp edilirken, eğitimin niteliği her geçen gün düşürülürken, eğitime dair iyileştirmeye dair hiçbir politika yapılmadığı gibi eğitim emekçileri katledilmeye, işkenceye maruz bırakılmaya, darp edilmeye, ve gözaltına alınmaya devam ediyor. Yıllardır taban maaş hakkı için özel sektördeki ayrımcılık mobbinge karşı mücadele etmeye, talepleri için nöbet eylem sürdürmeye, direnişlerini sürdürmeye devam ediyoruz. Yine mülakat mağduru arkadaşlarımız yıllardır mülakata karşı atanma talepleriyle eylemlerini sürdürüyor ki mülakat sistemiyle bizler o komisyonlarda eğitim emekçilerinin nasıl atandığını, nasıl elendiğini çok yakından biliyoruz. Meşru taleplerinin karşılanması için açlık grevine başladılar. Milli Eğitim Bakanı ise her zaman olduğu gibi kulaklarını tıkamaya, görmezden gelmeye, patronlarla anlaşmaya, patronlara rant alanı sağlamaya devam ediyor.”
“KOMİSYON İVEDİKLE TOPLANMALI”
Açıklamayı Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası İzmir Sözcüsü Begüm Doğan okudu. Mülakat mağdurları ve özel sektörde çalışan öğretmenlerin mücadelelerinin 4. gününde devam ettiğini belirtti. Doğan, bugün yapılan eylemde gözaltına alınan 14 arkadaşının serbest bırakılmasını istedi.
Açlık grevinin 3. günü olduğunu hatırlatan Doğan, Meclise verilen önergenin reddedildiğini belirtti. “Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Sayın Ayşen Gürcan’ı bize verdiği sözleri tutmaya, komisyonu ivedilikle toplamaya çağırıyoruz!” çağrısında bulunan Doğan, somut adım atılana kadar açlık grevini sürdüreceklerini belirterek, başta Ankara olmak üzere başka şehirlerden de eylemliklerini sürdüreceklerini söyledi.
“ÖĞRETMENLER İŞSİZLİĞE MAHKUM EDİLİYOR”
Doğan, taleplerini şöyle sıraladı:
“-Bir yıl önce devlet diliyle bizzat sözü verilerek planlanan ancak türlü gerekçelerle ertelenen; Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, patron dernekleri ve özel sektör öğretmenlerini bir araya getirecek ortak toplantının vakit kaybedilmeden yapılması.
-Mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi ve yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi amacıyla TBMM’ye sunulan kanun teklifinin derhal Meclis’ten geçirilmesi.
-Öğretmenler geçinemiyor. Öğretmenler kirasını ödeyemiyor, temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor.
-Öğretmenlerin hakkı olan atamalar yapılmıyor, öğretmenler işsizliğe mahkûm ediliyor.”
Açıklama sloganlarla son buldu.
PİRHA-İZMİR
-

9 gündür açlık grevinde olan madenciler kazandı!
PİRHA- Aylardır hakları için mücadele eden ve 9 gündür Ankara’da açlık grevinde olan Doruk Madencilik işçilerinin taleplerinin karşılandığı ve eylemin son bulduğu duyuruldu.
Doruk Madencilik işçileri, ücret, tazminat ve özlük hakları için 9 gündür Kurtuluş Parkı’nda açlık grevi eylemindeydiler. Günlerdir gazlı ve coplu müdahaleye maruz kalan işçilerin direnişi sonuç verdi. Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçilerinin tüm taleplerinin karşılandığı öğrenildi.
Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, İçişleri Bakanlığı’ndaki görüşmenin olumlu geçtiğini açıklayarak, “Çoğu arkadaşımızın maaşları yattı. 15 gün süre istediler bizden. Bunun da garantörü bakanlıklar. Bu saatten itibaren bizler de eylemimizi sonlandırdık” dedi.
(HABER MERKEZİ)
-

Fikret Akar, açlık grevinin 189. gününde: Talepleri kabul edilsin-VİDEO
PİRHA-Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nden ‘kuyu tipi’ olmayan bir hapishaneye sevk olmak için başlattığı açlık grevi eylemini 189. gündür sürdüren Fikret Akar’ın sağlık durumu giderek kötüleşirken ailesi bir an önce taleplerinin kabul edilmesini istiyor.
2021 yılından itibaren “S Tipi”, “Y Tipi” ve “Yüksek Güvenlikli” adları altında hayata geçirilen, gerek mimari yapısı gerekse de uygulamaları nedeniyle insan hakları savunucuları tarafından “kuyu tipi” olarak nitelendirilen hapishanelerdeki hak ihlalleri gündeme gelmeye devam ediyor.
Fikret Akar, Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nden ‘kuyu tipi’ olmayan bir hapishaneye sevk olmak için 189. gündür açlık grevi eylemini sürdürüyor.
Fikret Akar’ın eşi Şükriye Akar, PİRHA’ya konuştu.
“GÜNDE SADECE 1 SAAT HAVALANDIRMAYA ÇIKARTILIYOR”
Eşinin 17 Ağustos’ta tutuklanıp1 Şubat’ta Silivri’den Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’ne sürgün edildiğini ifade eden Şükriye Akar, “Günde sadece 1 saat havalandırmaya çıkartılıyor ve günün 23 saatini tek başına bir hücrede geçirmek zorunda kalıyor. Tutsaklar kendilerini bir kuyunun dibine koyulmuş gibi hissettikleri için bu hapishanelere kuyu tipi hapishaneler olarak adlandırıyor” dedi.
“KUYU TİPİ HAPİSHANELERİN KAPATILMASINI İSTİYORUZ”
Eşinin 30 Mart’ta süresiz açlık grevine başladığını belirten Akar, “Sağlığı giderek kötüleşiyor. Ayaklarında madem oluştu o yüzden artık uzun süre oturup, yürüyemiyor. Aynı zamanda kas ağrıları ve yutkunma sorunu var. F tipi hapishanelerde en azından gökyüzünü görüyorsun, kıyafetlerini dışarıda kurutabiliyorsun. Artık tutsaklar için güneşi görmeyi bile çok büyük bir lüks haline getirdiler. Yani kuyu tipi hapishanelerde zalimliğin büyüklüğünü düşünün. Güneş yok, insan yok, hava yok. Tutsak aileleri olarak kuyu tipi hapishanelerin kapatılmasını istiyoruz” diye konuştu.
Cihan BERK/PİRHA

-

İHD Dersim Şubesi: İnsanlık onuruna aykırı ‘kuyu tipi’ hapishaneler derhal kapatılmalıdır-VİDEO
PİRHA- İHD Dersim Şubesi, “İnsanlık onuruna aykırı ‘kuyu tipi’ hapishaneler derhal kapatılmalıdır” diyerek basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Türkiye’de hapishaneler, uzun süredir yalnızca özgürlükten yoksun bırakmanın ötesine geçmiş, insanlık onurunu hedef alan ağır koşulların dayatıldığı mekânlara dönüşmüştür” denildi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, hapishanelerde giderek ağırlaşan tecrit ve izolasyon koşullarına, ‘kuyu tipi’ olarak tanımlanan Y, S ve Yüksek Güvenlikli Hapishanelerde yaşanan insan hakları ihlallerine ve süresiz açlık grevleri ile ölüm oruçlarına dikkat çekmek için basın açıklaması gerçekleştirdi.
Basın metnini İHD Dersim Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin Yaşar Sezgin okudu.
“İktidarlar tarih boyunca muhalifleri susturmak, toplumu denetim altında tutmak ve itirazı bastırmak için hapsetmeyi en temel araçlardan biri olarak kullanmıştır” diyen Hüseyin Yaşar Sezgin, “Türkiye’de ise hapishaneler, uzun süredir yalnızca özgürlükten yoksun bırakmanın ötesine geçmiş, insanlık onurunu hedef alan ağır koşulların dayatıldığı mekânlara dönüşmüştür” dedi.
“BU HAPİSHANELER, SİSTEMATİK BİR KÖTÜ MUAMELE ALANINA DÖNÜŞMÜŞTÜR”
2000’li yıllarda F tipleri ile derinleştirilen tecrit uygulamalarının, bugün S Tipi, Y Tipi ve ‘Yüksek Güvenlikli’ hapishanelerle çok daha ağır bir boyuta ulaştığını belirten Sezgin, şunları kaydetti:
“Kamuoyunda ‘kuyu tipi hapishaneler’ olarak bilinen bu yapılar, 5 metrekarelik dar hücrelerde mahpusları günün 23 saatinde tek başına tutmakta; yalnızca kısa süreli ve izole edilmiş havalandırma hakkı tanımaktadır. Mahpuslar, başka mahpuslarla ve gardiyanlarla iletişimleri kesilmiş şekilde, temel ihtiyaçlarını karşılamak için dahi haftalarca bekletilmektedir. Bu hapishanelerde güneş ışığına erişim engellenmekte, pencereler apartman boşluğunu andıran dar alanlara açılmakta, hücrelerin içine yerleştirilen kameralarla mahremiyet tamamen ortadan kaldırılmaktadır.
Kuyu tipi hapishanelerde uygulanan uzun süreli izolasyon yalnızca ruhsal değil, bedensel sağlığı da ciddi biçimde tehdit etmektedir. Algısal yoksunluk ve sürekli gözetim; ağır psikolojik rahatsızlıklara, oryantasyon kaybına, duygu durum bozukluklarına yol açmaktadır. Güneş ışığından yoksunluk, hareketsizlik ve dar mekânlarda geçirilen uzun süreler ise kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarından kronik hastalıklara kadar geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Bu hapishaneler, mimarisi ve işleyişiyle mahpusların insani varoluşunu yok sayan sistematik bir kötü muamele alanına dönüşmüştür.”
“BİRÇOK MAHPUSUN YAŞAMI KRİTİK BİR EŞİĞE GELMİŞTİR”
Hak ihlalleri karşısında uzun süredir çok sayıda mahpusun, kuyu tipi hapishanelerin kapatılması ve başka tip hapishanelere sevk edilme talepleriyle açlık grevlerini ve ölüm oruçlarını sürdürmekte olduğunu söyleyen Hüseyin Yaşar Sezgin, “Bu süreçte ölüm orucunun 303. gününde olan Serkan Onur Yılmaz ve açlık grevinin 203. gününde olan Ali Aracı başta olmak üzere birçok mahpusun yaşamı kritik bir eşiğe gelmiştir. Mahpusların bedenlerinde geri dönüşü olmayan sağlık sorunları ortaya çıkmakta, yaşam hakları doğrudan tehdit altına girmektedir. Yetkililerin bu talepleri görmezden gelmesi, hem insan onuruna aykırı uygulamaların sürmesine hem de toplumun geri dönülmez kayıplarla karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır. Türkiye, Avrupa Konseyi ülkeleri arasında nüfusuna oranla en yüksek mahpus sayısına sahip ülkedir. Her 100 bin kişiden 355’i hapishanelerde tutulmaktadır. Buna rağmen Adalet Bakanlığı her yıl onlarca yeni hapishane açmakta, tutuklama istisnai değil kural haline getirilmektedir. Yeni yapılan hapishaneler şehir merkezlerinden uzakta inşa edilmekte, böylece avukat görüşleri ve aile ziyaretleri zorlaştırılmakta; mahpusların toplumsal bağları sistematik olarak zayıflatılmaktadır” diye ekledi.
“YETKİLİLERİ HAREKETE GEÇMEYE ÇAĞIRIYORUZ”
İHD Dersim Şubesi, taleplerini şöyle sıraladı:
“İnsanlık onuruna aykırı kuyu tipi hapishaneler derhal kapatılmalıdır.
Tecrit ve izolasyon politikaları son bulmalı, mahpusların insanca yaşam koşulları sağlanmalıdır.
Açlık grevinde ve ölüm orucunda olan mahpusların talepleri acilen karşılanmalı, yaşam haklarının yitirilmesine izin verilmemelidir.
Hapsetme politikaları, toplumu sindirme ve muhalefeti bastırma aracı olmaktan çıkarılmalıdır.
İnsan hakları savunucuları olarak, ölümler ve kalıcı sakatlıklar oluşmadan, mahpusların başka hapishaneye sevk taleplerinin kabul edilmesi için yetkilileri acilen harekete geçmeye çağırıyoruz.”
Açıklama, yapılan oturma eyleminin ardından sona erdi.
PİRHA/DERSİM
-

İHD ve ÇHD: Açlık grevi ve ölüm orucunda olan mahpusların talepleri karşılanmalı-VİDEO
PİRHA- ÇHD Ankara Şubesi ve İHD Ankara Şubesi, kuyu tipi hapishanelerdeki tecride karşı yürütülen açlık grevleri ve ölüm oruçlarına ilişkin basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Yüksek Güvenlikli Kapalı Tip (YGC) hapishanelerin insan doğasına aykırı olduğunu, insanın en temel haklarını gasp ettiğini vurguluyor ve ölüm yaşanmadan mahpusların kabul edilebilir taleplerinin karşılanması ve sevklerin yapılması gerektiğini ifade etmek istiyoruz” denildi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ankara Şubesi, cezaevlerinde süren açlık grevlerine ilişkin açıklama yaptı. İHD Ankara Şubesi’nde yapılan açıklamayı ÇHD Ankara Şube Başkanı Ceren Yılmaz okudu.
“KUYU TİPİ HAPİSHANE TECRİDİN YOĞUNLAŞTIRILDIĞI HAPİSHANE MODELLERİDİR”
Kamuoyunda “Kuyu Tipi Hapishane” olarak adlandırılan Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishaneler’in (YGC), tecridin yoğunlaştırıldığı hapishane modelleri olduğunu belirten Ceren Yılmaz, “Yüksek Güvenlikli Hapishanelerde mahpusların tutulduğu hücrelerin havalandırması bulunmuyor. Mahpuslar ayrı bir bölümde olan havalandırmaya götürülmekte ve 1-1,5 saat arasında havalandırmada kaldıktan sonra tekrar hücrelerine götürülmektedir. Bu şekliyle mahpusların yürüyüş yapacakları, spor yapacakları, temiz hava alacakları alanlar ellerinden alındığı gibi; sohbet hakkına, kitap-yayın hakkına ciddi engellemeler getirilmektedir. Hücrede var olan tek pencere ise pipetin dahi geçemeyeceği sık eleklerle kapatılmıştır. Gün ışığı ve yeterli hava girmesinin engellenmesiyle birlikte uzun süre bu pencerelere bakmanın dahi göz rahatsızlıklarına yol açtığı mahpuslar tarafından aktarılmaktadır. Ayrıca bu hapishanelerde sayısı çok az olan üç kişilik hücrelerde, yatakları ve tuvalet kapısını gören kameralar bulunmaktadır” dedi.
“KUYU TİPİ HAPİSHANELERE KARŞI, ÖLÜM ORUCU VE AÇLIK GREVLERİ DEVAM ETMEKTE”
“İnsanın en doğal haklarına ve insanlık onuruna aykırı biçimde inşa edilen kuyu tipi hapishanelere karşı, şu anda ölüm orucu ve açlık grevleri devam etmektedir” diyen Yılmaz, şunları ekledi:
“Açlık grevleriyle ilgili olarak kurumlarımıza başvurular yapılmakta olup, başvurusu yapılmamış olan hapishanelerde de açlık grevi yapıldığına dair bilgimiz bulunmaktadır. Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinden, Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesine sevk edilen ve hala burada tutulan Serkan Onur Yılmaz, ölüm orucunun 277. günündedir.
Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan Mithat Öztürk 183 gündür, Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan Grup Yorum üyesi Ali Aracı 177 gündür açlık grevindedir.Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinden Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesine sevk edilen Ayberk Demirdöğen ise açlık grevinin 156. günündedir. Çorlu (Karatepe) Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan Fikret Akar 136 gündür açlık grevindedir. Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan Ümit Çobanoğlu, 77 gündür açlık grevindedir. Yine aynı hapishanede tutulan Gürkan Türkoğlu, Tahsin Sağaltıcı ve Fırat Kaya ise 18 gündür süresiz açlık grevindedirler.
275 gündür “Kuyu tipi hapishanelerin kapatılması” talebiyle ölüm orucunda olan Serkan Onur Yılmaz, artık yürümekte güçlük çekmekte, uyumakta zorlanmaktadır. Ellerinde, ayaklarında ve sırtında yaralar çıkan Serkan Onur Yılmaz’ın ölüm orucu sürecinin ilerlemiş olması nedeniyle ayaklarında da ciddi sinir ağrıları başlamış durumdadır.KUYU TİPİ OLMAYAN BAŞKA HAPİSHANEYE SEVK EDİLMEYİ TALEP ETMEKTEDİRLER
Halihazırda ölüm orucu ve süresiz açlık grevi yapan mahpuslar, kendilerinin ve birlikte kaldıkları arkadaşlarının kuyu tipi olmayan başka hapishaneye sevk edilmesini/edilmeyi talep etmektedirler. Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan ve 183 gündür süresiz açlık grevinde olan Mithat Öztürk; 62,5 kilo başladığı açlık grevinde bugün 45 kiloya kadar düşmüştür. Yürürken denge sorunları yaşamaktadır, konuşmasında yavaşlama başlamıştır. İshali bulunmakta ve bazı günlerde idrarından kan gelmektedir. Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan ve 177 gündür süresiz açlık grevinde olan Ali Aracı ise 44 kiloya kadar düşmüştür.”
BM, TÜRKİYE’NİN BEŞİNCİ DÖNEMSEL RAPORU’NU DEĞERLENDİRDİ
Birleşmiş Milletler (BM) İşkenceye Karşı Komite’nin, Türkiye’nin Beşinci Dönemsel Raporu’nu değerlendirdiğini söyleyen Ceren Yılmaz, şu ifadeleri kaydetti:
“Komite’nin 14 Ağustos 2024 tarihinde yaygınlaştırılan Türkiye’nin Beşinci Dönemsel Raporunda Yüksek Güvenlikli Hapishaneler ile ilgili olarak 14 (b) paragrafında Komite ‘S tipi, Y tipi ve diğer yüksek güvenlikli hapishanelerdeki bazı mahpusların, fiili olarak tek başına hücreye kapatılma teşkil edecek şekilde günde 22 saatten fazla bir süre boyunca yeterli havalandırmanın olmadığı tek kişilik hücrelerde tutulmasından endişe duymaktadır’ tespitini yaptıktan sonra, 15 (b) paragrafında ‘Özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm kişilerin hücrelerinin dışında yeterli zaman geçirmelerini ve düzenli olarak anlamlı sosyal etkileşimlerde bulunma imkanına sahip olmalarını sağlamalıdır. Dahası, taraf devlet, fiili olarak tek başına hücreye kapatılma da dahil olmak üzere, tek başına hücreye kapatılmanın bir mahpusun cezasıyla ilgili nedenlerle uygulanmamasını ve sadece son çare olarak istisnai durumlarda, mümkün olduğunca kısa süreli, bağımsız incelemeye tabi olacak şekilde ve sadece yetkili bir merciin izniyle kullanılmasını sağlamalıdır. Tek başına hücreye kapatılma, Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları’nın (Nelson Mandela Kuralları) 43 ila 46. kuralları uyarınca hiçbir koşulda 15 günü aşmamalıdır’ tavsiyesinde bulunmaktadır.”
“MAHPUSLARIN TALEPLERİ KARŞILANMALI”
Açlık grevi ve ölüm orucunda olan tutukluların, gelinen aşama itibariyle çok ağır ve ciddi bir yaşam tehdidi altında olduklarının altını çizen Ceren Yılmaz, “Yüksek Güvenlikli Kapalı Tip (YGC) hapishanelerin insan doğasına aykırı olduğunu, insanın en temel haklarını gasp ettiğini vurguluyor ve ölüm yaşanmadan mahpusların kabul edilebilir taleplerinin karşılanması ve sevklerin yapılması gerektiğini ifade etmek istiyoruz. Bu nedenle başta siyasal iktidar olmak üzere istisnasız herkese sesleniyoruz. İnsanın sahip olduğu onur ve değere saygı gösterin, yaşama ses verin” ifadelerini kullandı.
PİRHA/ANKARA
-

Ağır hasta mahpus Enver Yanık hastaneye kaldırıldı
PİRHA- Adil yargılanma talebiyle 22 gündür açlık grevinde olan ağır hasta mahpus Enver Yanık hastaneye sevkedildi.
Kırıklar 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde adil yargılanma talebiyle 22 gündür açlık grevinde olan Wernicke-Korsakoff hastası Enver Yanık, durumunun fenalaşmasıyla hastaneye sevkedildi.
Bayraklı’da bulunan İzmir Şehir Hastanesi’ne sevkedilen Yanık’ın sağlık durumuna ilişkin bilgi elde edilemedi.
ENVER YANIK KİMDİR?
İzmir Buca’da bulunan Kırıklar Cezaevi’nde tutulan Enver Yanık, birçok hastalığına rağmen tahliye edilmiyor. 1996’da Ulucanlar Cezaevi’nde 69 gün ölüm orucu eylemi yapan Yanık’a eylem ardından Wernicke Korsakof Sendromu teşhisi konuldu. Yanık, 1999 yılında cezaevinde düzenlenen saldırılar sonucunda ağır yaralandı ve çeşitli ameliyatlar sonrası sağ bileğin üstündeki kemiğin parçalanması nedeniyle 8 platin takıldı. 19 Aralık 2000’de cezaevi saldırısında Sincan F Tipi’nde tek kişilik hücreye alındı. Yanık’ın, gerekli tedavileri yapılmadı ve bundan dolayı Yanık’ta oluşan kemik iltihabı ve dizlerde kireçlenme halen devam ediyor. Yanık, Wernicke Korsakoff Sendromu ve vücudundaki saldırılardan kaynaklı oluşan yaralanmalar, vücudunda kalan mermiler, uyluklarındaki platinler, kafa travması sonucu oluşan omurilikteki sıvı birikmeleri gibi birçok hastalığı bulunuyor.
2003’te tahliye edilen Yanık, hastalıklarına rağmen 2005 yılında yeninden tutuklandı. 5 yıl tutukluluk ardından tahliye edilen Yanık 2024 yılında Yargıtay’ın cezasını onaması ardından yeniden tutuklandı.
Yanık, adil yargılanma talebiyle 22 gündür açlık grevine devam ediyordu.
PİRHA/İZMİR
-

120 gündür açlık grevinde olan Ali Hasan Akgül için Dersim’de açıklama yapıldı-VİDEO
PİRHA- Ankara Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ali Hasan Akgül, sevk olma talebiyle 120 gündür açlık grevinde. Kabul edilebilir talepleri olmasına rağmen 120 gündür oğlunun taleplerinin kabul edilmediğini belirten anne Kader Güler, “Dün oğlumun görüşüne gittik, çok ciddi kilo kaybı, eklem ağrıları ve ağız içi yaraları oluşmaya başladı. Biz açlık grevi direnişçilerinin taleplerinin kabul edilmesini istiyoruz” dedi.
Ankara Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ali Hasan Akgül; arkadaşlarının bulunduğu S, R ve Y tipi olmayan cezaevine sevk edilme talebiyle 120 gündür açlık grevinde.
Açlık grevindeki Ali Hasan Akgül için Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya Ali Hasan Akgül’ün annesi, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.
“ALİ HASAN AKGÜL, TUTUKLU OLMASINA RAĞMEN KUYU TİPİ HAPİSHANELERDE TUTULMAKTADIR”
Cezaevinde 120 gündür açlık grevinde olan Ali Hasan Akgül için bir arada olduklarını belirten İHD Dersim Şube Eş Başkanı Özgür Ateş, “Ali Hasan Akgül, sadece tutuklu olmasına rağmen kuyu tipi hapishanede tutulmaktadır. Kuyu tipi hapishanelerde tutuklu olanlar kendi kişiliğinden soyutlanarak tutulmaktadır” dedi.
“OĞLUMUN TALEPLERİ 120 GÜNDÜR KABUL EDİLMEDİ”
Ali Hasan Akgül’ün annesi Kader Güler ise konuşmasında şunları dile getirdi:
“Oğlum Sincan’da 120 gündür süresiz açlık grevinde. Kabul edilebilir talepleri olmasına rağmen 120 gündür talepleri kabul edilmedi. Adalet Bakanlığı’na kaldıkları hapishanenin insan onuruna aykırı olduğunu söylemişler ancak Adalet Bakanlığı’ndan herhangi bir cevap gelmediği için 18 Şubat tarihinden itibaren açlık grevinde. Dün oğlumun görüşüne gittik, çok ciddi kilo kaybı, eklem ağrıları ve ağız içi yaraları oluşmaya başladı. Biz açlık grevi direnişçilerinin taleplerinin kabul edilmesini istiyoruz.”
PİRHA/DERSİM
-

Bakican Işık, 179 gündür açlık grevinde: Vücudunda yaralar oluşmaya başladı-VİDEO
PİRHA-Ankara Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde tutuklu bulunan Grup Yorum üyesi Bakican Işık, 179 gündür açlık grevinde. Bakican Işık’ın avukatı Doğa İncesu, kamuoyuna müvekkilinin taleplerine destek olma çağrısı yaptı.
Ankara Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde tutuklu bulunan Grup Yorum üyesi Bakican Işık 179 gündür arkadaşlarının bulunduğu S, R ve Y tipi olmayan bir hapishaneye sevk edilme talebiyle açlık grevinde. Bakican Işık’ın annesi Yurdagül Gümüş ise Marmara Kapalı Hapishanesi’nde hem oğlu hem de açlık grevindeki diğer tutsaklarla dayanışmak için 164 gündür açlık grevinde.
Bakican Işık’ın avukatı Doğa İncesu, müvekkilinin son durumunu PİRHA’ya anlattı.
“BAKİCAN’IN VÜCUDUNDA YARALAR OLUŞMAYA BAŞLADI”
Bakican Işık’ın ağzında, vücudunda ve sırt kısmında yaralar oluştuğunu vurgulayan Doğa İncesu, “Açlık grevinin günleri ilerledikçe vücutta belli tahribatlar bırakıyor. Yine müvekkilimizin annesi Yurdagül Gümüş’ün de ağzında yaralar var ve ayaklarında çok fazla ağrı var. Öyle ki bazı geceler ağrıdan uyuyamadığını söylüyor müvekkilim. Bu onun vücut direncini de doğalında düşürmüş oluyor. Müvekkillerimizin talepleri aslında çok basit, kabul edilebilir talepler” dedi.
“KUYU TİPİ HAPİSHANELERDE TECRİT DAHA DA AĞIRLAŞTIRILMIŞ DURUMDA”
Kuyu tipi hapishanelerde tecritin daha da ağırlaştırılmış halinin uygulandığını belirten İncesu, “Hem hücrelerde kamera bulunması, hem hücrelerde herhangi bir havalandırmanın olmaması, Adalet Bakanlığının 45/1 genelgesi ile kabul edilen sohbet hakkının uygulanmaması tecridi daha fazla ağırlaştırıyor tutsaklar nezdinde. Kuyu tipi hapishanesindeki bir tutsak günün 22.5-23 saati daracık bir hücrede kalıyor. Hayatını o hücrede geçiriyor. Bilimsel araştırmalarla ortaya konduğu üzere bu kişide hem ruhsal hem de fiziki olarak ciddi ağır tahribatlar bırakıyor. Müvekkillerimiz en temel haklarını savunuyorlar süresiz açlık greviyle” diye ifade etti.
“MÜVEKKİLLERİMİZİN SESİNE SES OLUNMASI GEREKİYOR”
Kamuoyundan müvekillerinin taleplerine destek olmalarını beklediklerini söyleyen İncesu, “Kuyu tipi hapishaneler, insanın en temel haklarına aykırı olarak inşa edilen hapishanelerdir. Bu hapishanelerde insanların fiziki, ruhsal sağlıklarını, bütünlüklerini, uzun vadede koruyabilmeleri imkansıza yakın. Dolayısıyla mutlaka ses çıkartılması gerekiyor. Devrimci demokratların, insan hakları savunucularının, demokratik kitle örgütlerinin, müvekkillerimizin sesine ses olması gerekiyor. Kuyu tiplerine karşı mücadelenin büyütülmesi gerekiyor” diye konuştu.
Cihan BERK/PİRHA

-

ESP Dersim İl Örgütü, ‘kuyu tipi’ hapishanelere karşı 2 günlük açlık grevine başladı!-VİDEO
PİRHA-ESP Dersim İl Örgütü, ‘kuyu tipi’ hapishanelere karşı 2 günlük açlık grevine başladı. ESP MYK Üyesi Orhan Çelebi, ‘kuyu tipi’ hapishanelerin yaşam hakkına ve insan onuruna aykırı şekilde inşa edildiği için kapatılması çağrısında bulundu.
2021 yılından itibaren “S Tipi”, “Y Tipi” ve “Yüksek Güvenlikli” adları altında hayata geçirilen, gerek mimari yapısı gerekse de uygulamaları nedeniyle insan hakları savunucuları tarafından “kuyu tipi” olarak nitelendirilen hapishanelerdeki hak ihlalleri gündeme gelmeye devam ediyor.
Sercan Ahmet Arslan 217, Serkan Onur Yılmaz 196, Bakican Işık 157, Yurdagül Gümüş 144, Mithat Öztürk 101, Ali Aracı 96, Ali Hasan Akgül 96, Fikret Akar ise 56 gündür ‘kuyu tipi’ hapishanelerden sevk olmak için açlık grevinde.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Dersim İl Örgütü, parti binasında ‘kuyu tipi’ hapishanelere karşı 2 günlük açlık grevine başladı. Açıklamayı ESP MYK Üyesi Orhan Çelebi okudu. Açıklamanın olduğu yere ‘Kuyu tipi hapishaneler kapatılsın, sosyalistlere özgürlük’ pankartı asıldı.
“KUYU TİPİ HAPİSHANELERDE GÖKYÜZÜNÜ GÖRMEK MÜMKÜN DEĞİL”
Hapishanelerin Türkiye’nin kangren haline gelmiş bir sorunu olduğunu söyleyen Orhan Çelebi, “Hapishane politikasının son halkası ise son birkaç yılda açılan, S ve Y tipi olarak tanımlanan, ancak tutsakların “kuyu tipi” diye adlandırdığı yeni tip yüksek güvenlikli hapishaneler oldu. Neden kuyu tipi deniyor? Çünkü bu mekanlar yasalarda tanımlanmış hapishane mimarisine aykırı şekilde inşa edilmiş, havalandırması ve penceresi bulunmayan, tek ve üç kişilik hücrelerden oluşan ağır tecrit ve izolasyon mekanları. Tutsaklar kimseyle temas etmeden, tek başına kalıyor ve yine tek başına günde sadece bir saat başka bir bölümdeki havalandırmaya çıkarılıyor. Gökyüzünü görmek ve temiz hava almak mümkün değil. Öyle ki elektronik kapılar ve bas-konuş sistemi nedeniyle tutsakların çoğu zaman gardiyanlarla dahi teması olmuyor” dedi.
“TECRİT, İNSANLIK SUÇUDUR”
‘Kuyu tipi’ hapishanelere sürgün edilen devrimcilerin açlık grevi eylemi yaptığını belirten Çelebi, taleplerini ise şu şekilde sıraladı:
“-Bu hapishaneler yaşam hakkına ve insan onuruna aykırı şekilde inşa edilmiştir ve derhal kapatılmalıdır.
-Tecrit insanlık suçudur ve tüm hapishanelerdeki tecrit politikalarından vazgeçilmelidir.
-Tutsakların iradesi dışında zorla yapılan sürgün sevk uygulamasından vazgeçilmelidir.
-Adalet Bakanlığı’nı bu konuda insan hak ve onuruna yaraşır yeni politikalar üretmeye, mevcut uygulamalardan vazgeçmeye çağırıyoruz.”
PİRHA/DERSİM
-

70 gündür açlık grevinde olan Ali Hasan Akgül için Dersim’de eylem başlatıldı-VİDEO
PİRHA-Ahmet Yıldız isimli yurttaş, Ali Hasan Akgül’ün talepleri kabul edilene kadar süresiz açlık grevi ve Seyit Rıza Meydanı’nda oturma eylemine başladığını duyurdu.
Ankara Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ali Hasan Akgül; hasta tutuklu Ufuk Keskin ile birlikte arkadaşlarının bulunduğu S, R ve Y tipi olmayan cezaevine sevk edilme talebiyle 70 gündür açlık grevinde.
Ahmet Yıldız isimli yurttaş, Ali Hasan Akgül’ün talepleri kabul edilene kadar destek amaçlı süresiz açlık grevine girdiğini ve her gün saat 18.00-19.00’da Seyit Rıza Meydanı’nda oturma eylemine başladığını duyurdu.
PİRHA/DERSİM
-

‘Oğlumun tek suçu, Grup Yorum ile birlikte gitar çalmak!’-VİDEO
PİRHA-Tutuklu Grup Yorum üyelerinin aileleri, sedef hastası Ekimcan Yıldırım’ın tahliye edilmesi ve sevk olma talebiyle 66 gündür açlık grevinde olan Ali Aracı’nın taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu.
Grup Yorum üyesi Ekimcan Yıldırım, sedef hastalığına rağmen 22 Kasım 2024’ten beri Edirne F Tipi Hapishanesi’nde tutuklu. Ankara Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu olan Grup Yorum üyesi Ali Aracı ise hasta tutuklu Ufuk Keskin ile birlikte arkadaşlarının bulunduğu S, R ve Y tipi olmayan cezaevine sevk edilme talebiyle 66 gündür açlık grevinde.
Ekimcan Yıldırım’ın annesi Fatma Yıldırım ve Ali Aracı’nın kardeşi Meryem Aracı, PİRHA’ya konuştu.
“OĞLUM BİR AN ÖNCE TAHLİYE EDİLSİN”
Ekimcan Yıldırım’ın sedef hastalığından dolayı her gün hastaneye götürülmesine rağmen ‘hapishanede kalabilir’ raporu verildiğini belirten Fatma Yıldırım, “Doktorunun Ekimcan’a söylediğine göre sedefi çok ağırmış ve kendisini kör, sağır edebilirmiş. Oğlumun durumu çok kötü, hapishanede kalabilir raporu veren doktorların yanlı davrandığını düşünüyorum. Bu kararı veren doktorların birazcık vicdanları olsa zaten oğlumu hapishanede tutmazlardı. Sesimizin duyulmasını istiyoruz, Ekimcan’ın tek suçu Grup Yorum ile birlikte gitar çalmak. Oğlumun sağlığı hapishanede her geçen gün daha da kötüye gidiyor, bir an önce tahliye olmasını istiyorum” dedi.
“ALİ ARACI’NIN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN”
Ali Aracı’nın, havalandırması olmayan ve güneş görmeyen koşullarda kaldıkları için açlık grevine başladığını söyleyen Meryem Aracı, “Biz ailesi olarak kuyu tipi olmayan, arkadaşlarının olduğu ve ailesi olarak da daha rahat bir şekilde görüşüne gidebileceğimiz bir hapishaneye sevkinin gerçekleşmesini istiyoruz” diye konuştu.
PİRHA/İSTANBUL
-

Grup Yorum üyesi Bakican Işık, 117 gündür açlık grevinde: Bir an önce talepleri kabul edilsin
PİRHA-Ankara Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde tutuklu bulunan Grup Yorum üyesi Bakican Işık, 117 gündür açlık grevinde. Bakican Işık’ın dayısı Muharrem Gümüş, bir an önce açlık grevinde olan tutsakların taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu.
Sercan Ahmet Arslan 177, Serkan Onur Yılmaz 156, Mulla Zincir 153, Bakican Işık 117, Yurdagül Gümüş 104, Mithat Öztürk 61, Ali Aracı 56, Ali Hasan Akgül 56, Fikret Akar ise 16 gündür açlık grevi içerisinde. Mahpusların, tutuldukları yeni tip hapishanelerden arkadaşlarının da olduğu başka cezaevlerine sevklerinin yapılması talepleri söz konusu.
Ankara Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde tutuklu bulunan Grup Yorum üyesi Bakican Işık, 117 gündür açlık grevinde. Bakican İşık’ın annesi Yurdagül Gümüş ise Marmara Kapalı Hapishanesi’nde hem oğlu hem de açlık grevindeki diğer tutsaklarla dayanışmak için 104 gündür açlık grevinde.
Bakican Işık’ın dayısı Muharrem Gümüş, açlık grevindeki yeğeninin taleplerinin karşılanması için çağrı yaptı.
“SAĞLIĞI HER GEÇEN GÜN KÖTÜYE GİDİYOR”
3 Nisan’da Bakican Işık’ı görmek için görüşe gittiğini ifade eden Muharrem Gümüş, “Bakican’ın çok fazla kilo kaybı olmuş, aynı zamanda vücudunda da yaralar oluşmaya başlamış. Bu durum ailesi olarak bizleri de yıpratıyor. Bakican’ın annesi Yurdagül Gümüş de hem oğluna hem de kuyu tiplerinde açlık grevlerinde olanlar için yaptığı destek açlık grevi eylemi devam ediyor ve onun durumu da giderek kötüleşiyor. Moral olarak Bakican da Yurdagül ablamda iyiler ama sağlıkları her geçen gün daha kötüye gidiyor. Sincan Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nin şartları diğer hapishanelere göre daha da kötü. Bakican’ı görmeye gittiğimde bana, ‘Günde 1 saat havalandırmaya çıkıyoruz ve güneşi bile göremiyoruz. Diğer arkadaşlarla da hiçbir şekilde görüşemiyoruz. Hükümetin, milletvekillerinin, sendikaların bu durumla ilgilenmelerini ve hapishanede açlık grevinde olanların sağlıklarına kavuşması için bir an önce taleplerin kabul edilmesini istiyoruz” dedi.
Cihan BERK/PİRHA
-

Açlık grevindeki Ali Hasan Akgül için Dersim’de yürüyüş ve açıklama yapıldı-VİDEO
PİRHA-Arkadaşlarının olduğu ve kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk olmak talebiyle 52 gündür açlık grevinde olan Ali Hasan Akgül için Dersim’de Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürünüp açıklama yapıldı. Oğlu için adalet istediğini belirten anne Kader Güler, “Bu hapishaneler kapatılsın. Oğlum Ali Hasan Akgül’ün talepleri kabul edilsin” dedi.
Ankara Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ali Hasan Akgül; hasta tutuklu Ufuk Keskin ile birlikte arkadaşlarının bulunduğu S, R ve Y tipi olmayan cezaevine sevk edilme talebiyle 52 gündür açlık grevinde. Açlık grevindeki Ali Hasan Akgül için Tayadlı Aileler, DEM Parti, İHD ve ESP ortaklığında Dersim’de Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürünüp açıklama yapıldı.
Yürüyüşte sık sık ‘Yaşasın açlık grevi direnişimiz’ , ‘Devrimci tutsaklar onurumuzdur’ , ‘Kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz’ sloganları atıldı.
Ali Hasan Akgül’ün ailesinin de katıldığı açıklamayı Tayadlı Aileler adına Ahmet Yıldız okudu. Açıklamada, ‘S, R, Y kuyu tipi hücreler kapatılsın’ , ‘Dersimli Ali Hasan Akgül dahil tutsakların talepleri kabul edilsin’ pankartı açıldı.
“KUYU TİPİ HAPİSHANELER İNSANIN YAŞAYAMACAĞI YERLERDİR”
Kuyu tipi hücrelerin Amerikan hapishaneleri model alınarak yapıldığını söyleyen Ahmet Yıldız, “Emperyalist ülkeler bu hapishanelerin ağır tecrit koşulları nedeniyle intiharlara yol açtığı için bir süre kullandıktan sonra kamuoyu tepkisi nedeniyle vazgeçmiştir. Ama çöpünü dahi yeni sömürgelerine ihraç eden emperyalistler tecrit politikalarını da yeni sömürgelerinde hayata geçirmektedir ve kendi ülkelerinde bu kuyu tipi hücreleri kapatırken, Türkiye’de açtırtmaktadır. Kuyu tipi hapishaneler insanın yaşayamayacağı yerlerdir. Kuyu tipi tecrit hücrelerine karşı bugün Sercan Ahmet Arslan, Serkan Onur Yılmaz, Mulla Zincir, Bakican Işık, Yurdagül Gümüş, Mithat Öztürk, Ali Aracı, Ali Hasan Akgül ve Ayberk Demirdöğen süresiz açlık grevine devam ediyor. Açlık grevindeki tutsakların talepleri; Arkadaşlarının bulunduğu ve kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk olmak, başta Ufuk Keskin olmak üzere İnfaz Kanunu’nun 16. Maddesi uygulanarak tüm hasta tutsakların serbest bırakılması, tehlikeli mahkum statüsünün kaldırılması, infaz yakmalara son verilmesi, kuyu tipi hapishanelerin kapatılması” dedi.
“OĞLUMUN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN”
Ali Hasan Akgül’ün annesi Kader Güler, ise konuşmasında şunları dile getirdi:
“Tutuklu bulunan henüz 26 yaşında olan oğlum için adalet istiyorum. Sağlık bakanlığına da sesleniyorum, çocuklarımızın sağlığı elden gidiyor. Çocuklarımız kuyu tipi hapishanelerde tutuklu bulunuyor. Ali Hasan Akgül’ü bir ay önce gördüm. Onun yanından çıkıp müdüriyetin yanına gittiğimde, ‘Emir yukarının’ diye cevap verdi. Çocuklarımızın talebi niye kabul edilmiyor dediğimde, ‘Biz bir şey yapamayız’ dediler Ali Hasan’ın çok ciddi bir kilo kaybına uğradığını, gözaltlarında morarmalar vardı. Hasta tutsak Ufuk Keskin için ilaçlarının verilmediğinin, havalandırmanın kısıtlanıp güneşin olmadığı anlarda dışarı çıkarılıyorlar. Camlarının üç aşamalı elek telleri ile kapatıldığını, kurşun kalemin bile içeri giremeyeceği kadar dar havalandırmanın olduğu söylendi. Bu hapishaneler kapatılsın. Oğlum Ali Hasan Akgül’ün talepleri kabul edilsin.”
Açıklamanın ardından 15 dakikalık oturma eylemi yapıldı.
PİRHA/DERSİM
-

Mulla Zincir, 137 gündür açlık grevinde: Yetkililer bir an önce harekete geçsin-VİDEO
PİRHA-Buca Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde tutuklu bulunan Mulla Zincir, 137 gündür açlık grevinde. Mulla Zincir’in kardeşi Habibe Zincir, “137 gündür açlık grevinde olan Mulla Zincir ve arkadaşlarının talepleri tamamen insani taleplerdir. Bugün dokuz tutsak açlık grevinde ama sadece adalete açlar yetkililer bir an önce harekete geçsin” çağrısında bulundu.
Sercan Ahmet Aslan 161, Serkan Onur Yılmaz 139, Mulla Zincir 137, Bakican Işık 100, Yurdagül Gümüş 88, Mithat Öztürk 45, Ali Hasan Akgül 40, Ali Aracı 40, Ayberk Demirdöğen 19 gündür S, R ve Y tipi olmayan cezaevine sevk edilme talebiyle açlık grevinde.
Buca Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mulla Zincir; hasta tutuklu Ufuk Keskin ile birlikte arkadaşlarının bulunduğu S, R ve Y tipi olmayan cezaevine sevk edilme talebiyle 137 gündür açlık grevinde.
Mulla Zincir’in kardeşi Habibe Zincir, kardeşinin taleplerinin karşılanması için çağrı yaptı.
“ADALETE AÇLAR, MERHAMET İSTEMİYORLAR”
Kardeşinin taleplerinin insani talepler olduğunu belirten Habibe Zincir, “Kardeşim kuyu tipi hapishanelerin kapatılması, hasta tutsak Ufuk Keskin ile kendisinin kuyu tipi olmayan ve arkadaşlarının olduğu hapishaneye sevk edilmesi, haftada 10 saat sohbet hakkının uygulanması, kitap, yayın hakkına ait kısıtlamaların kaldırılması, hasta tutsakların serbest bırakılması ve sürgün sevklerin durdurulması talepleriyle 137 gündür açlık grevinde. Mulla Zincir ve açlık grevindeki diğer arkadaşlarının talepleri tamamen insani taleplerdir. Bugün 9 tutsak açlık grevinde ama sadece adalete açlar, merhamet istemiyorlar. Devrimci tutsaklar katil değil ve insanca yaşamaları için yetkililer bir an önce harekete geçsin. Devrimci tutsakların talepleri bizim talebimizdir, bir an önce kabul edilsin” diye konuştu.
Cihan BERK/PİRHA
-

Ayten Kordu, 27 gündür açlık grevinde olan Ali Hasan Akgül’ün durumunu Meclis gündemine taşıdı
PİRHA-DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Ankara Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve hasta tutuklu Ufuk Keskin ile birlikte arkadaşlarının bulunduğu S, R ve Y tipi olmayan cezaevine sevk edilme talebiyle 27 gündür açlık grevinde olan Ali Hasan Akgül’ün durumunu Meclis gündemine taşıdı. Kordu, “Ali Hasan Akgül ve diğer mahpuslar S, R ve Y tipi olmayan bir hapishaneye sevk edilmelidir. İnsanlık dışı cezaevi koşullarının düzeltilip ve ağır tecrit uygulamalarına son verilmelidir” dedi.
Sercan Ahmet Aslan 145, Serkan Onur Yılmaz 123, Mulla Zincir 121, Bakican Işık 84, Yurdagül Gümüş 72, Mithat Öztürk 29, Ali Hasan Akgül 24, Ali Aracı 24 gündür S, R ve Y tipi olmayan cezaevine sevk edilme talebiyle açlık grevinde.
Ankara Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ali Hasan Akgül; hasta tutuklu Ufuk Keskin ile birlikte arkadaşlarının bulunduğu S, R ve Y tipi olmayan cezaevine sevk edilme talebiyle 27 gündür açlık grevinde.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, sevk olma talebiyle 27 gündür açlık grevinde olan Ali Hasan Akgül’ün taleplerini Meclis gündemine taşıdı.
“ADALET BAKANLIĞI’NA İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİN SON BULMASI İÇİN ÇAĞRIMIZI YAPTIK”
Ankara Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Ali Hasan Akgül’ün insanlık dışı hapishane koşullarına karşı 18 Şubat’tan itibaren açlık grevinde olduğunu belirten Ayten Kordu, “Ali Hasan Akgül, arkadaşlarının bulunduğu S, R ve Y tipi olmayan bir cezaevine sevk edilme talebinde bulunmaktadır. Tutulduğu cezaevinde havalandırmasız, 7/24 kamera ile izlenen, güneş ışığına erişimi olmayan ve günün büyük bölümünü yapay ışık altında geçirmek zorunda olduğu kuyu tipi hücrede kalmaktadır. Ufuk Keskin ise Tip 1 Diyabet ve Çölyak hastasıdır. Kendisine glutensiz diyet verilmemekte, dış kantinden ihtiyaçlarını karşılaması engellenmekte ve “tek başına kalamaz” raporuna rağmen tek kişilik hücrede tutulmaktadır. Sağlık durumu her geçen gün kötüleşmektedir. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na yaptığımız başvurularla ve Adalet bakanlığına yönlendirdiğimiz soru önergeleri ile durum Meclis gündemine taşınmış olup, Adalet Bakanlığı’na bu insan hakları ihlallerinin acilen son bulması için çağrımızı yaptık” dedi.
“AĞIR TECRİT UYGULAMALARINA SON VERİLMELİDİR”
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesinin hiçbir bireyin insanlık dışı veya aşağılayıcı muameleye tabi tutulamayacağını dile getiren Kordu, konuşmasının devamında şunları ifade etti:
“Ancak Türkiye’deki yüksek güvenlikli cezaevlerinde bu hak ihlal edilmektedir. Ali Hasan Akgül ve diğer mahpuslar S, R ve Y tipi olmayan bir hapishaneye sevk edilmelidir. Ufuk Keskin’in sağlık ve beslenme hakları sağlanmalı, tıbbi durumu bağımsız bir sağlık kurulu tarafından değerlendirilmeli ve infazı ertelenmelidir. İnsanlık dışı cezaevi koşullarının düzeltilip ve ağır tecrit uygulamalarına son verilmelidir.”
PİRHA/ANKARA
İLGİLİ HABERLER:
-24 gündür açlık grevinde olan Ali Hasan Akgül’ün annesinden çağrı: Oğlumun talepleri kabul edilsin-VİDEO








































