Etiket: açlık sınırı

  • Türk-İş araştırması: Açlık sınırı 2 bin 865 TL’ye yükseldi

    Türk-İş araştırması: Açlık sınırı 2 bin 865 TL’ye yükseldi

    Türk-İş’in yaptığı Haziran 2021 açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, dört kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 865 TL, yoksulluk sınırı ise 9 bin 332 TL oldu.

    Türk-İş Araştırmasının Haziran 2021 ayı sonucuna göre; dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2 bin 864,82 TL oldu.

    Araştırmaya göre, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 9 bin 331,67 TL, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3 bin 473,37 TL oldu.

    Gıda fiyatları ise aylık yüzde 1,22, yıllık yüzde 17,84 yükseliş kaydetti.

    Mayıs ayında açlık sınırı 2.830; yoksulluk sınırı ise 9.218 TL olarak açıklanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Muazzez Orhan Işık: Vatandaşın GSS prim borçlarıyla ilgili çalışma başlatacak mısınız?

    Muazzez Orhan Işık: Vatandaşın GSS prim borçlarıyla ilgili çalışma başlatacak mısınız?

    PİRHA- HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan Işık, pandemiyle birlikte artan işsizliğe dikkat çekerek GSS primini ödeyemediği için sağlık hakkından yararlanamayanların sayısının gün geçtikçe arttığını söyledi. Konuya ilişkin Meclise soru önergesi sunan Orhan Işık, “İşsizlerden GSS primi alınmadan sağlık haklarından yararlanmaları için bir çalışma başlatacak mısınız?” diye sordu.

    Türkiye’de Genel Sağlık Sigortası (GSS) primini ödeyemediği için sağlık hakkından yararlanamayanların sayısı gün geçtikçe artıyor.

    HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan Işık, yoksulluk ve işsizlik nedeniyle GSS primlerini ödeme güçlüğü yaşayan kişilerin sağlık hakkının risk altında olduğunu belirterek konuyu Meclis gündemine taşıdı.

    Ekonomik kriz nedeniyle iş ve gelir kaybı yaşayan kişi sayısının hızla arttığına vurgu yapan Orhan Işık, “GSS primleri ödemelerinde sorun yaşanacağı öngörülerek tedbir alınmalıdır” çağrısı yaptı.

    “GSS PRİM BORCU OLAN KAÇ KİŞİ BULUNMAKTADIR?”

    Konu hakkında Aile ve Çalışma Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’a soru önergesi veren Milletvekili Muazzez Orhan Işık, şu soruları yöneltti:

    İşsizlerden GSS primi alınmadan sağlık haklarından yararlanmaları için bir çalışma başlatacak mısınız?

    İş bulunana kadar işsizlerin sağlık hakkından yararlanması amacıyla GSS primlerinin sosyal devlet tarafından ödenmesi için bir düzenleme yapacak mısınız?

    Yoksulluk sınırının altında yaşayan hanelerin toplam hanelere oranı nedir? Bu oranın illere göre görünümü nasıldır?

    Herhangi bir şekilde sosyal güvenlik kapsamında olmayan kaç kişi bulunmaktadır?

    Açlık sınırının altında geliri olan hanelerde GSS primi talep edilmekte midir?

    GSS prim borcu olan kaç kişi bulunmaktadır? Bu kişilerin yaşa, cinsiyete ve illere göre dağılımı nedir? Bu kişilerin sağlık ve sosyal güvenlik haklarından yararlanamama riskleri hakkında bir çalışmanız mevcut mudur?

    PİRHA/ANKARA

  • Tüm Emekliler Sendikası: 13 milyon emeklinin örgütlendiğini bir düşünün-VİDEO

    Tüm Emekliler Sendikası: 13 milyon emeklinin örgütlendiğini bir düşünün-VİDEO

    PİRHA-25 yıllık Tüm Emekliler Sendikası, örgütlenme yasasına aykırı olduğu gerekçesiyle mahkeme kararıyla 2016’da kapatıldı. 2017 yılında yeniden kurulan sendika, “İnsanca yaşamdan git gide uzaklaşan bir kesimiz. Taleplerimize kulak verin” diyerek 13 milyon emeklinin durumuna dikkat çekti.

    1995 yılında kurulan Tüm Emekliler Sendikası, faaliyet yürütmesinin yasal olmadığı gerekçesiyle 2016 yılında kapatıldı. Ancak emekliler, 2017 Şubat ayında yeniden Tüm Emekli Sen’i kurarak faaliyetlerine devam etti.

    Sendikanın Genel Sekreteri olan İshak Kocabıyık, 3 yıllık çabadan sonra “Devlet ceberrut yüzünü gösterdi ve Ankara Valiliği’nin açmış olduğu kapatma davası sonuçlandı” diyerek sendikal mücadelelerindeki süreci anlattı.

    “13 MİLYON EMEKLİNİN ÖRGÜTLENDİĞİNİ BİR DÜŞÜNÜN”

    İshak Kocabıyık, emeklilerin sendikal engel nedenini, “Hak temelli bir örgüt olduğumuz için” sözleriyle açıkladı. Türkiye’de emekli maaşı alanların sayısının 13 milyona yakın olduğunu belirten Kocabıyık, şunları söyledi:

    “Biz emekçiler, gerçekten bir toplumsal kategori ve sınıf olarak sanırım bütçeden en az pay alan, insanca yaşamdan git gide uzaklaşan, yoksulluk, açlık sınırında dolaşan bir kesimiz. Sanırım bu egemenleri, sermayeyi, devleti korkutuyor, tedirgin ediyor. 13 milyon emeklinin örgütlendiğini, haklarını istediğini düşünün. Tabii ki egemenleri korkutan, tedirgin eden bir durum. Bu nedenle örgütlenmemizi istemiyorlar. Ama onlara inat, önümüze ne türlü engel çıkarırsa çıkarsınlar 25 senelik bu örgütlenme geleneğini sürdürmeye kararlıyız.”

    EMEKLİLERİN MAAŞI ASGARİ ÜCRETİN DE ALTINDA

    İshak Kocabıyık, 3 yıllık sendikal faaliyetleri ile Türkiye’nin 108 yerinde örgütlendiklerini vurgulayarak, üye sayılarının 13 bine ulaştığını ifade etti.

    Bütçe görüşmelerinde emeklilerin taleplerine kulak verilmesi gerektiğine dikkat çeken Kocabıyık, sözlerine şöyle devam etti:

    “8 milyon civarında emeklinin maaşı 2000 TL’nin altında. Bunun yaklaşık 1 milyonu 1000 TL’nin altında maaş almakta. Felaketin vahim boyutunu siz düşünün. Ama sendikalaşma hareketimiz daha büyük bir başarıya ulaştığında, sesimizin yankılandığını ve karşılık bulduğu bir dönemi de elbette göreceğiz. Birlik en temel görevlerimizden birisidir. Bütün emekli sendikalarının bir çatı altında birleşmesi, aynı yolda yürüyen sendikaların yan yana gelmesi en temel hedeflerimizden biri. Ama bu salgın nedeniyle bütün toplumsal ilişkiler bir duraksama dönemine girdi.”

    “TALEBİMİZ İNSANCA BİR YAŞAM”

    İshak Kocabıyık, emekliler olarak taleplerinin “insanca bir yaşam” olduğunu söyleyerek, “Çok ihtiyacımız olan barış ve eşitlik. Bunun için de bu ülkede bütün ürettiklerimizi ortaklaşa tüketebilmek için mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini de kullandı.

    “BİRLİKTE GÜÇLÜ OLALIM”

    Tüm Emekliler Sendikası gibi yargı ile faaliyetleri engellenen bir diğer örgüt ise DİSK’e bağlı Emekliler Sendikası. İshak Kocabıyık, iki örgütlenmenin tek çatı altında birleşebilme ihtimaline de değinerek sözlerine şu cümlelerle son verdi:

    Birleşme bizim en önem verdiğimiz noktalardan birisi. DİSK’e bağlı olan Emekli Sen ile bu tür görüşmelerimiz var. Ancak salgın nedeniyle bu başvurular gerektiği gibi yerine getirilemiyor. Buradan birlik çağrımızı bir kez daha bizim dışımızdaki sendikalara tekrarlayalım; Bir olalım, iri olalım, güçlü olalım.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • BİSAM raporuna göre 17 yılda açlık sınırı beş kattan fazla arttı

    BİSAM raporuna göre 17 yılda açlık sınırı beş kattan fazla arttı

    Birleşik Metal İş Sendikası Araştırma Merkezi, ekim ayına ilişkin Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın sonucunu yayımladı. Rapora göre 17 yılda açlık sınırı beş kattan fazla arttı. 

    Buna göre ekim ayında açlık sınırı 2 bin 362 liraya, yoksulluk sınırı ise 8 bin 169 liraya yükseldi.

    Öte yandan İstanbul’da açlık sınırı 2 bin 533 liraya yükseldi. BİSAM’ın her ay düzenli olarak açıkladığı raporda şu ifadelere yer verildi:

    “Dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık yapılması gereken harcama tutarı 2 bin 362 TL. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum harcama tutarı. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 8 bin 169 TL.”

    17 YILDA AÇLIK SINIRI 5 KATTAN FAZLA ARTTI

    BİSAM raporuna göre 17 yılda açlık sınırı beş kattan fazla arttı. 2003 yılı ekim ayında 4 kişilik bir aile günlük minimum 15,22 TL’ye sağlıklı beslenebilirken artık 78,72 TL’ye sağlıklı beslenebiliyor. Buna göre 17 yılda açlık sınırı 5.17 kat arttı. Aynı dönemde enflasyon artışı ise 4.76 kat oldu.

    Harcamalarda en yüksek pay süt ve süt ürünlerinde.

    Rapora göre günlük harcamalar bazında ekimde en yüksek maliyet grubunu süt ve süt ürünlü grubunun 28,63 TL’lik harcama gereksinimi oldu.

    Harcamalarda süt ve süt ürünlerinin payı yüzde 36,4 ile en yüksek paya sahip. Et, yumurta ve kuru baklagil grubunun payı yüzde 28,5 ile ikinci sırada.

    Sebze ve meyvenin harcamalar içindeki payı yüzde 13; ekmek ve makarna için ise pay yüzde 9,8.

    Öte yandan araştırma kapsamında üç büyük kente ait açlık ve yoksulluk sınırı da hesaplandı. Buna göre açlık sınırı İstanbul’da 2 bin 533, İzmir’de 2 bin 591, Ankara’da ise 2 bin 317 TL olarak hesaplandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Türkiye’de yoksulluk sınırı 8 bin 249 TL’

    ‘Türkiye’de yoksulluk sınırı 8 bin 249 TL’

    Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi’nin (BİSAM) hazırladığı rapora göre, temmuz ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık 2 bin 385 TL’lik harcama yapması gerektiği belirtildi. BİSAM, yoksulluk sınırının ise 8 bin 249 TL olduğunu belirtti.

    Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), temmuz ayına ilişkin Açlık ve Yoksulluk Sınırı Dönem Raporu’nu açıkladı.

    Hesaplamaya göre Temmuz 2020’de dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı 2 bin 385 TL oldu. Bu harcama tutarının, sadece gıda için yapılması gereken minimum tutar olduğu belirtilerek, açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırının 8 bin 249 TL olduğunun altı çizildi.

    BİSAM’ın raporunda, sağlıklı beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarının farklılık gösterdiği ifade edildi. Raporda şunlar dile getirildi:

    “Yetişkin bir erkeğin sağlıklı bir biçimde beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 638 TL’dir. Bu değer yetişkin bir kadın için 619 TL, 15-18 yaş bir genç için 678 TL, 4-6 yaş arası bir çocuk için 450 TL’dir. Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 2 bin 385 TL olarak tespit edilmiştir. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda harcamaları için yapması gereken zorunlu tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 8 bin 249 TL’ye ulaşmaktadır.”

    Raporda, açlık sınırının yıllar içindeki yükselişi dikkat çekti:

    “2003 yılının temmuz ayında 4 kişilik bir aile, günlük minimum 15.3 TL’ye sağlıklı beslenebilirken, bugün ancak 79.50 TL’ye sağlıklı beslenebiliyor. Buna göre 17 yıllık zaman zarfında açlık sınırı 5.2 kat artmıştır. Aynı dönemde enflasyondaki artış ise 4.69 kattır. Buna göre açlık sınırındaki artış genel enflasyondan daha fazladır. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi dört kişilik bir ailenin sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için, günlük en az 79.50 TL, aylık 2 bin 385 TL’lik harcama yapması gerekiyor.”

    BİSAM raporunda açlık ve yoksulluk sınırına diğer öne çıkan veriler şu şekilde:

    EN YÜKSEK MALİYET SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ GRUBUNDA

    “Günlük harcamalarda, Temmuz 2020’de en yüksek maliyet grubunu süt ve süt ürünleri grubu 28.35 TL’lik harcama gereksinimi ile oluşturmaktadır. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 15.99 TL’dir. Sebze ve meyve için yapılması gereken harcama miktarı 12.59 TL, ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 5 TL’dir. Katı yağ ve sıvı yağ ise 5.42 TL’lik masraf yapılması gereken ürün gruplarıdır. Yumurta için 1.05, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 3.67 TL harcama yapılması gerekmektedir.

    SEBZE VE MEYVENİN PAYI YÜZDE 15.9

    Daha dar bir gruplandırmaya göre harcamalarda süt ve süt ürünlerinin payı yüzde 35.7 ile en yüksek paya sahiptir. Et, yumurta ve kurubaklagil grubunun payı yüzde 28 ile ikinci sıradadır. Sebze ve meyvenin harcamalar içindeki payı yüzde 15.9 olmuştur. Ekmek, makarna vb. için ise pay yüzde 9’dur. Diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 11.4’tür.

    Her bir aile ferdinin sağlıklı beslenmesi için gereksinim duyduğu gıda grubu ve alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Örneğin tüketilmesi gereken ekmek miktarı kadın ve erkek açısından anlamlı düzeyde farklıdır. Süt ve süt ürünleri tüketiminde 10-18 yaş arasındaki bir gencin harcama gereksinimi, yetişkin erkek ve kadından fazlayken, yumurta 4-6 yaş grubu için daha önemlidir. Günlük 79,50 TL’lik harcama içinde en maliyetli tüketim 7,91 TL ile 10-18 yaş arası bir gencin tüketmesi gereken süt ve süt ürünleri miktarıdır. 4-6 yaş arası bir çocuğun tüketmesi gereken yumurta miktarı yetişkinlerden fazladır.”

    AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRININ EN YÜKSEK OLDUĞU İL İZMİR, SONRA İSTANBUL

    Araştırma kapsamında üç büyük ile ait Temmuz 2020 dönemi açlık ve yoksulluk sınırı verileri de hesaplanmıştır. Buna göre İzmir’de açlık sınırı 2 bin 603 TL olarak belirlenmiştir. İzmir’i, İstanbul 2 bin 564 TL’lik açlık sınırı ile takip etmektedir. Ankara’da ise açlık sınırı 2 bin 309 TL olarak tespit edilmiştir.

    Araştırma kapsamında önemli sanayi merkezlerindeki açlık sınırları da belirlenmiştir. Buna göre Bursa, Eskişehir ve Bilecik bölgesinde açlık sınırı 2 bin 445 TL, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova bölgesinde açlık sınırı 2 bin 462 TL, Zonguldak, Bartın ve Karabük bölgesinde açlık sınırı 2 bin 415 TL, Adana ve Mersin bölgesinde açlık sınırı 2 bin 229 TL olarak belirlenmiştir. Ayrıca açlık sınırı Gaziantep, Kilis, Adıyaman bölgesinde 2 bin 134, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye bölgesinde 2 bin 187, Diyarbakır ve Şanlıurfa bölgesinde 2 bin 169, Trabzon, Ordu, Rize, Artvin, Gümüşhane, Giresun bölgesinde 2410 TL’dir.”

  • Temmuz’da açlık sınırı 2 bin 324 lira oldu

    Temmuz’da açlık sınırı 2 bin 324 lira oldu

    Temmuz ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 2 bin 324 lira, yoksulluk sınırının ise 7 bin 839 lira oldu.

    Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 2 bin 324 lira, yoksulluk sınırının ise 7 bin 839 lira olduğunu açıkladı.

    Açlık sınırı geçen yıl Temmuz’da 2 bin 75 lira, yoksulluk sınırı 6 bin 760 lira; 2020 Haziran’da ise açlık sınırı 2 bin 431 lira, yoksulluk sınırı 7 bin 919 liraydı.

    Türk-İş raporunda, “Temmuz 2020 ayı itibariyle, gıda fiyatlarında görülen gerilemeye rağmen, yürürlükte olan 2 bin 324 lira 70 kuruş net asgari ücret, dört kişilik bir ailenin zorunlu gıda harcaması tutarı olan açlık sınırının yine altındadır. Bir kişinin aylık yaşama maliyeti bile asgari ücretin 594 TL üstünde 2 bin 919 TL olarak hesaplanmıştır” denildi.

    Rapora göre, mevsim koşulları nedeniyle sebze-meyve ortalama fiyatı geriledi ve bu ay mutfak harcamasında görülen gerilemenin önemli nedeni oldu. Sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı geçen ay 8.45 TL olarak hesaplanırken bu ay 7.23 TL oldu. Gerilemede özellikle meyve fiyatlarındaki gerilemenin etkisi oldu.

    Meyve ortalama fiyatı geçen ay 10.73 TL iken bu ay 8.04 TL’ye geriledi. Sebze ortalama kilogram fiyatı bu ay yine geriledi ve 6.63 TL olarak hesaplandı. Geçen ay bu tutar 6.97 TL idi.

    TÜİK’in aylık enflasyon verilerini duyurma tarihinden önce açıklanan Türk-İş raporu, TÜİK enflasyon tahminlerine dair göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor.

  • Türk-İş: Açlık sınırı 2 bin 219, yoksulluk sınırı 7 bin 229 TL

    Türk-İş: Açlık sınırı 2 bin 219, yoksulluk sınırı 7 bin 229 TL

    Türk-İş’in verilerine göre ocak ayında 4 kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 219 TL, yoksulluk sınırı 7 bin 229 TL oldu.

    Türk-İş’in çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptığı “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması”nın Ocak ayı sonuçlarını paylaştı.

    Yapılan araştırmaya göre, Ocak ayında 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden ‘açlık sınırı’ 2 bin 219 lira olarak belirlendi.

    Ankara’da yaşayan 4 kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı önceki aya göre 2.62 oranında arttı. Araştırmaya göre, süt, yoğurt, peynir grubunda, yıl sonu fiyat ayarlamaları sonrası yılın ilk ayında önemli bir fiyat değişikliği görülmedi. Dana kıyma ve kuşbaşı etin fiyatı arttı, tavuğun fiyatı değişmedi. Balık fiyatındaki artış bu ay da devam etti. En fazla tüketilen hamsi ve istavritin kilogram fiyatı 30 liraya kadar yükseldi. Yine yumurtanın fiyatı geçen ay geriledikten sonra bu ay yükseldi. Bakliyat ürünlerinin, nohut hariç, tümünün fiyatı arttı. Sadece bu gruptaki ürünlerdeki fiyat artışlarının aylık mutfak masrafına getirdiği ek yük yaklaşık 45 lira oldu.

    MEYVE VE SEBZE FİYATLARINDA BÜYÜK ARTIŞ

    Araştırmaya göre yine meyve-sebze ortalama fiyatı bu ay yüzde 7.51 oranında arttı. Ailenin gıda harcaması içinde ağırlıklı yeri olan yaş sebze-meyvenin geçen ay 5.46 lira olan ortalama kilogram fiyatı bu ay 5.87 lira olarak hesaplandı.

    Sebzenin ortalama kilogram fiyatı geçen ay 5.75 lira iken bu ay 6.19 liraya yükseldi. Ekmekte önce yüzde 20 artırılan ve geri alınan artışın geçerli olması halinde, aile bütçesine getireceği yükün aylık 47 lira olacağı hesaplandı. Tereyağı, margarin, zeytinyağı ve ayçiçeği yağının fiyatı bu ay değişmedi. Siyah ve yeşil zeytin fiyatı ortalamada, az da olsa artarken çay ve ıhlamur fiyatı ile baharat fiyatları aynı kaldı.

     

  • Grev kararı alan KESK: Sefalete teslim olmayacağız-VİDEO

    Grev kararı alan KESK: Sefalete teslim olmayacağız-VİDEO

    PİRHA – KESK, TİS görüşmelerinin olumsuz sonuçlanması sebebiyle 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Grev yapan emekçiler, polis müdahalesine rağmen basın açıklaması yaparak, “Evrensel, gerçek bir toplu pazarlık sistemi ile hiçbir ilgisi olmayan mevcut fason toplu sözleşme sisteminde hepimizin kaybetmeye devam etmesi kaçınılmazdır” dedi.

    Haberin videosu

    KESK üyeleri, 21 Ağustos’ta son bulan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde uzlaşı sağlanamaması ardından bir günlük iş bırakma eylemi yaptı.

    Eylem öncesi Sakarya Caddesi’nde yapılması planlanan basın açıklamasına polis izin vermeyerek kalkanlarla müdahale etti. Emekçiler ile kolluk güçleri arasındaki müzakereler sonrası kitle, Mithat Paşa Caddesi üzerindeki Eğitim-Sen 5 No’lu Üniversiteler Şubesi önünde yürüyerek basın açıklaması yaptı.

    KESK adına basın açıklamasını Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Nusret Sulkalar okudu.

    “ALIN TERİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ”

    Açıklamada şunlar dile getirildi:

    “OHAL KHK’leri ile yaşanan ihraçları da KESK olarak masada gündeme getirdik. Sorgusuz-sualsiz, hukuksuz ve keyfi olarak işinden ekmeğinden edilenler, kamu emekçileri için adalet istedik.

    Kamuda, torpilin, kayırmanın, siyasal kadrolaşmanın kapısının sonuna kadar açıldığını, kariyer ve liyakat ilkelerinin tamamen ortadan kaldırıldığını, sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması, gelir vergisi ve ek gösterge adaletsizliğine son verilmesi, bir yıl önceki seçimlerde verilen 3.600 ek gösterge sözünün gereğinin yerine getirilmesi, maaşların insanca yaşamaya yetecek bir seviyeye çekilmesi başta olmak üzere kamu emekçilerinin temel taleplerini savunduk.

    Açlık sınırının 2100, yoksulluk sınırının 6800 TL’yi aştığı, elektrikten doğalgaza çaydan tütün ürünlerine iğneden ipliğe her şeye fahiş oranlarda zamların devam ettiği, gerçek enflasyonun yüzde 30’ları bulduğu koşullarda hükümet 3 milyon kamu emekçisine, 2 milyon emekliye, aileleri ile birlikte 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet yoksulluk, güvencesizlik teklif etmiştir.

    Toplu sözleşmede 21 Ağustos itibarı ile kamu görevlileri hakem kurulu süreci başlamıştır. Adı üzerinde taraflar arasında hakemlik görevi yapmak için görevlendirilen bir kurulun tarafsız olması şarttır. Ancak mevcut yasalara göre toplu sözleşmede taraf olan hükümet tarafsız olması gereken, Hakem Kurulu üyelerinin çoğunluğunu belirlemektedir. Böyle bir Hakem Kurulundan kamu emekçilerinin lehine bir karar çıkmasını beklemek çok zordur.

    Evrensel, gerçek bir toplu pazarlık sistemi ile hiçbir ilgisi olmayan mevcut fason toplu sözleşme sisteminde hepimizin kaybetmeye devam etmesi kaçınılmazdır.

    Bu karanlık tablodan tek çıkış yolu, yetkinin asıl sahipleri olarak bizlerin ortak sorunları için bir araya gelmesinden, hak verilmez mücadele ile alınır ilkesi ile ortak mücadeleyi yükseltmesinden geçiyor.

    Bu karanlık tablodan tek çıkış yolu, hepimiz aynı gemideyiz diyenlere karşı geminin gerçek sahipleri olarak ‘hakkımızı, emeğimizin, alın terimizin karşılığını istiyoruz’ diyerek tüm farklılıklarımıza rağmen birbirimize kenetlenmekten geçiyor.

    Bizi yok sayan, alay eden teklifler sunanlara karşı haklarımızı korumak için, insanca bir yaşam güvenceli iş güvenli gelecek için, tüm illerde üretimden gelen gücümüzü  kullanarak alanlardayız. Bugün buradan bir kez daha sesleniyoruz, yüzdelik zamlar değil, Grevli Toplu Sözleşme. Sefalete teslim olmayacağımızı ifade ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Açlık ve yoksulluk sınırı bakın ne kadar oldu!

    Açlık ve yoksulluk sınırı bakın ne kadar oldu!

    Türk-İş’in araştırmasına göre, şubat ayında 4 kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 29, yoksulluk sınırı 6 bin 609 lira hesaplandı.     

    Türk-İş tarafından çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yapılan “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması”nın şubat ayı sonuçları açıklandı.

    Araştırmaya göre, bu ay 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden “açlık sınırı” 2 bin 29 lira olarak belirlendi. Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen “yoksulluk sınırı” ise 6 bin 609 lira oldu.

    Ankara’da yaşayan 4 kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı, bir önceki aya göre yüzde 1 oranında arttı. Yılın ilk iki ayında fiyatlardaki artış yüzde 4,52’ye ulaştı. Gıda enflasyonunda 12 ay itibarıyla artış yüzde 23,97 hesaplandı.

    Araştırmada, süt ve yoğurt fiyatı aynı kalırken, daha önce genellikle bir kilogram olan paketlerin ağırlıklı olarak 800 grama düşürüldüğü gözlendi. Buna bağlı olarak peynir kilogram fiyatında artış belirlendi. Hesaplamada tulum ve kaşar peyniri gibi nispeten pahalı peynir çeşitleri, bu ay yine kapsam dışında tutuldu.

    Kıyma ve kuşbaşı etin fiyatı aynı kaldı. Marketler ile tanzim satış mağazasındaki fiyat farkı -örneğin bir kilogram kıymada- 9 lira olarak hesaplandı. Tavuk fiyatı geçen aya göre düştü fakat balık fiyatı yükseldi. Sakatat fiyatı -dana ciğerdeki artış dışında- değişmedi. Geçen ay fiyatı artan yumurtanın tanesi birkaç kuruş ucuzladı. Bakliyat ürünlerinde bu ay önemli bir fiyat değişikliği olmadı.

    Geçen ay yüzde 25,90 oranındaki artışla 7 lira olarak hesaplanan ortalama sebze kilogram fiyatı bu ay yüzde 4,71 oranındaki artışla 7,33 lira oldu. Kuru soğan fiyatı biraz geriledi, patates fiyatı aynı kaldı. Ispanak, pırasa, havuç, kabak fiyatı gerileyen sebzeler arasında yer alırken, salatalık ve pazı ile kerevizdeki artış dikkati çekti. Domates, limon, karnabahar, lahana, yer elması fiyatı değişmeyen sebzeler arasında yer aldı.

    Araştırmaya göre tereyağı fiyatı aynı kaldı, bazı margarin ürünleri marketlerde yer almazken ikame ürün fiyat ortalaması biraz yükseldi. Zeytinyağı ile ayçiçek yağının fiyatı değişmedi. Zeytin fiyatı -yeşil ve siyah zeytin ortalaması olarak- bazı çeşitlerde yapılan indirimin etkisiyle biraz geriledi. Şeker, bal, pekmez ve tuz fiyatı da değişmedi ancak salça zamlandı. Uygulanan kampanya çerçevesinde geçen ay biraz gerileyen reçel fiyatı bu ay yeniden arttı. Çay ve ıhlamur fiyatı ise değişmedi.

  • Yoksulluk sınırı 6 bin, açlık sınırı 2 bin lirayı geçti

    Yoksulluk sınırı 6 bin, açlık sınırı 2 bin lirayı geçti

    Türk-İş, ocak ayında yoksulluk sınırının 6 bin 543 TL, açlık sınırının ise 2 bin TL olduğunu açıkladı.

    Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), 2019 yılı Ocak ayı Açlık Yoksulluk Sınırı raporunu açıkladı.

    Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2 bin TL oldu.

    Türk-İş’in araştırmasına göre, ocak ayında gıda harcamaları ise aylık yüzde 3.48, yıllık yüzde 24.34 arttı.

    Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 6 bin 542 TL oldu.

    Evli olmayan-çocuksuz bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ aylık 2 bin 451 TL olarak hesaplandı.

    BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE HAYAT 220 TL DAHA PAHALI

    Türk-İş hesaplamasına göre 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı bir ayda 67.50 TL artış gösterdi. Bunda özellikle yaş sebze ürünlerindeki artışın etkisi fazla oldu. Son bir yıl itibariyle (sadece mutfak harcaması için) 393 TL daha fazla harcama yapma gereği ortaya çıktı. İnsan onuruna yaraşır bir yaşam için 4 kişilik bir ailenin yapması gereken toplam harcama tutarı ise geçen yılın aynı ayına göre bin 280 TL artış gösterdi. Böylece Ocak ayı itibarıyla bir önceki aya göre hayat 220 TL daha pahalı duruma geldi.

  • Türk-İş’in araştırmasına göre açlık ve yoksulluk sınırı arttı

    Türk-İş’in araştırmasına göre açlık ve yoksulluk sınırı arttı

    PİRHA – Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (Türk-İş) aylık açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, açlık sınırı dört kişilik bir aile için aylık 1893 liraya, yoksulluk sınırı ise 6166 liraya yükseldi.

    Geçen yıl eylül ayında açlık sınırı 1523 lira, yoksulluk sınırı 4960 lira, bir önceki ay ise açlık sınırı 1812 lira, yoksulluk sınırı 5904 liraydı. Buna göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı geçen aya göre 81 lira, yoksulluk sınırı tutarı ise 231 lira arttı. Yılbaşına göre artış tutarı sırasıyla 285  ve 929  lira oldu. Son bir yılda mutfağa gelen ek yük 371, aile bütçesine gelen ek yükse 1207  lira arttı. Ayrıca rapora göre, bir çalışanın -sadece kendisi için- yapması gereken yaşama maliyeti ise aylık 2 bin 312 lira olarak hesaplandı.

    “GIDA FİYATLARI SON SÜRAT YÜKSELMEKTE”

    Türk-İş’ten yapılan açıklamada, “2018 yılının ilk altı aylık döneminin ardından gıda fiyatları son sürat yükselmeye devam ediyor. Etiketler neredeyse her gün değişmeye başladı. Mevsim etkileri nedeniyle yaz mevsiminde genellikle gerileme gösteren sebze-meyve fiyatı bile arttı. Ücretli çalışanlar başta olmak üzere dar ve sabit gelirli kesimlerin geçim şartları dayanılmaz boyutlara ulaştı”  dendi.

    “BİR GÜNLÜK EMEĞİN KARŞILIĞI BİR KİLOGRAM KUŞBAŞI ETMİYOR”

    Raporda ayrıca şöyle denildi: “Asgari ücretli açısından bir günlük emeğin karşılığı bir kilogram kuşbaşı et bile değildir. Bugün ele geçen asgari ücret dört kişilik bir ailenin sadece 21 günlük gıda harcamasını karşılayabilmektedir. Yoksulluk sınırı tutarına ise ancak 8 gün yetmektedir. Milyonlarca işçinin ailesiyle birlikte geçim ücreti olan asgari ücretin bir an önce artırılması, düşük ücretle çalışanların satın alma gücünde -bir nebze de olsa- iyileşme sağlayacaktır.” (HABER MERKEZİ)