Etiket: açlık

  • ‘2021 yılı, zulümden, açlıktan, yoksulluktan kurtuluşumuz olsun’-VİDEO

    ‘2021 yılı, zulümden, açlıktan, yoksulluktan kurtuluşumuz olsun’-VİDEO

    PİRHA- Mersin Emekli-Sen Şube Başkanı Adil Alaybeyoğlu, açıklanan asgari ücretin açlık ve sefalet sınırında olduğunu belirterek, tüm kesimlere birlik olma çağrısında bulundu. Ülkenin kaosa sürüklendiğini belirten Alaybeyoğlu, “Umarım 2021 yılında bu zulüm, açlık, yoksulluk, ölüm kokan bu süreçten kurtulmuş oluruz” dedi. 

    Mersin Emekli-Sen Şube Başkanı Adil Alaybeyoğlu, sendikalarının büyük bir mücadele sonucu yasal statüyü elde ettiklerini ifade ederek, “Mücadelenin bir hukuk zaferi anlamına geliyor. 13 buçuk milyon emeklinin artık sendikamız çatısı altında örgütlenebileceği anlamına geliyor” dedi.

    “ÜLKE ALIŞTIRILMAYA VE SIRADANLAŞTIRMAYA ÇALIŞILAN BİR KAOSA SÜRÜKLENİYOR”

    2021 bütçesi hazırlanırken tüm tepkiler ve önerilere rağmen iktidarın emekçilerin dikkate alınmadığı bir sürecin yaşandığını aktaran Alaybeyoğlu, “2020 yılı oldukça zor ve kötü bir yıl oldu. Ölümler açlıklar, yoksulluklar, intiharlar, kadın cinayetleri ve artık her türlü olumsuzluğun yaşadığı ve bunların alıştırılmaya ve sıradanlaştırmaya çalışılan bir kaosa sürükleniyor” diye konuştu.

    “YAN YANA, OMUZ OMUZA YÜREK YÜREĞE OLMAKTAN BAŞKA ŞANSIMIZ YOK”

    Alaybeyoğlu, 2021 yılı bütçesinin ve belirlenen asgari ücretin iktidarın ne kadar halktan kopuk olduğunun göstergesi olduğunu ifade ederek, “13 buçuk milyon emekliye tek tek ulaşmak ve gerçekleri paylaşmak, yan yana, omuz omuza yürek yüreğe olmaktan başka şansımız yok. Ya buna dur diyeceğiz ve birlikte direnip mücadele edeceğiz” diye belirtti.

    “HERKESİN CEBİNDE, EVİNDE YANGIN VAR”

    Yurttaşların geçim sıkıntısına değinen ve temel gıda maddelerine her gün zam geldiği bir tablonun olduğuna dikkat çeken Alaybeyoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Ülkede işsizliğin, açlığın, yoksulluğun ve iflasların 2021 yılı içinde çok daha yoğun ve acı geçecek. Bir taraftan çalışan insanların ücretleri kısıtlanırken, diğer taraftan esnek çalışma adı altında insanları bin bin 500 liraya çalışır hale mahkum ettiler. Artık asgari ücretin çok altında iş bulabildi diye sevinir hale geldik. Herkesin cebinde, evinde yangın var. Dolayısıyla bu süreçte örgütlenmezsek, birlikte olmazsak, yan yana durmazsak hepimizi teker teker yutacaklar. Milyonları ve güçlüyüz.”

    “2021 YILI, ZULÜMDEN, AÇLIKTAN, YOKSULLUKTAN KURTULUŞUMUZ OLSUN”

    Türkiye açısından 2021 yılında 2020 yılını mumla arar hale geleceğiz” diyen Alaybeyoğlu, “Bu siyasal atmosferin hızlı değişmesi, ülkenin demokratikleşmesi gerekiyor. Bu ülkenin gerçekten barışa ihtiyacı var. Bunların olmadığı bir ülkede yaşamak ancak olsa olsa esarettir ve ölüme mahkum edilmiş bir toplum olarak ortada durur. Umarım 2021 yılı bu karamsar tabloya rağmen bu olumlu yönleri ile de gelişir ve bu zulüm, açlık, yoksulluk, ölüm kokan bu süreçten kurtulmuş oluruz” ifadelerine yer verdi.

    Diren KESER/MERSİN

  • KESK: Asgari vicdandan da eser yok!

    KESK: Asgari vicdandan da eser yok!

    PİRHA- KESK, hükümetin açıkladığı 2021 asgari ücrete tepki göstererek, “açıklanan oran tek bir işçinin asgari geçim haddinin bile altında olup sefalet koşullarının devamını ifade etmektedir. İnsan onuruna yaraşır bir ücreti işçilere, emekçilere çok gören iktidar tercihini sermayeden yana koymaya devam etmiştir” denildi.

     

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu dördüncü ve son toplantısını bu sabah Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda yaptı. Toplantının ardından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, 2021 yılı için asgari ücret teklifini açıkladı. 7 milyonun üzerinde çalışanı ilgilendiren asgari ücret bekar bir işçi için net 2825 olarak belirlendi.

    Hükümetin açıkladığı 2021 asgari ücretine ilişkin Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) yazılı açıklama yaptı.

    Günlerdir sonuçlarından etkilenecek milyonların yaptığı tüm çağrılara kulaklarını tıkayan iktidarın bir kez daha sermayenin istediği oranı açıkladığına dikkat çekilen açıklamada, “açıklanan oran tek bir işçinin asgari geçim haddinin bile altında olup sefalet koşullarının devamını ifade etmektedir. İnsan onuruna yaraşır bir ücreti işçilere, emekçilere çok gören iktidar tercihini sermayeden yana koymaya devam etmiştir” denildi.

    “MİLYONLARCA ASGARİ ÜCRETLİNİN KAYIPLARI TELAFİ EDİLMEMİŞTİR”

    Açıklanan rakam “bekâr bir işçi” için olup aile unsurunun dikkate alınmadığının belirtildiği açıklamada “Konfederasyonumuzun ve üç işçi konfederasyonunun asgari ücretin vergi dışı bırakılması talebi bir kez daha görmezden gelinmiştir. Milyonlarca asgari ücretlinin milli gelirden pay verilmemesi nedeniyle yaşadığı kayıplar telafi edilmemiştir” diye aktarıldı.

    “AÇIKLANAN ASGARİ ÜCRET ARTIŞI MİLYONLARI SEFALETLE BAŞBAŞA BIRAKMIŞTIR”

    Açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “Rakamları açıklayan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı asgari ücretin geçen yıla göre 500 lira arttığını, yüzde 21,56 oranında yükseltildiğini ifade ederken milyonların gözü önünde gerçekliği gizlemiştir. İktidar işverenlere sigorta prim kesintileri dahil birçok mali muafiyet sağlarken pandemi koşullarında dahi işçiden yapılan kesintilerin en azından bir kısmından feragat etmemiştir. Oysa Saray’ın 4 dakikalık gideri için devletin 2021 bütçesinden ayrılan miktar bir asgari ücretlinin 1 yıllık ücretine denk gelmektedir. Yine 2021 yılında cumhurbaşkanının aylık brüt maaşı 88 bin lira olacaktır. Asgari ücretliye insanca yaşamaya yetecek ücreti çok gören aynı iktidar 2021 yılında teşvik-istisna gibi gerekçelerle işverenlerden alınacak 230,8 milyar TL’lik vergiden ise vazgeçmiştir. İktidar, asgari ücretliden, kamu emekçisinden, kısacası %99’dan topladığı toplam verginin dörtte birini sadece vergiden vazgeçme yoluyla sermayeye aktarırken asgari ücretlinin payına kuru ekmeğe denk düşen bir artışı reva görmüştür. 2021 yılı için açıklanan asgari ücret artışının milyonları sefaletle başbaşa bırakmak olduğu gerçeğinden hareketle KESK olarak, milyonlarca çalışanın ve yurttaşın hayatını etkileyen asgari ücretin insanca yaşamın ücreti olması mücadelesinde işçi sınıfının yanında olmaya devam edeceğimizi ifade ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Dünyada her 10 kişiden biri yeterince beslenemiyor

    Dünyada her 10 kişiden biri yeterince beslenemiyor

    BM’nin raporuna göre dünya çapında açlıkla mücadele edenlerin sayısı 2014 yılından bu yana 60 milyon kişi arttı. Şu anda dünya nüfusunun yüzde 9’a yakını yeterli ölçüde beslenemiyor.

    Birleşmiş Milletler (BM), kendisine bağlı Dünya Gıda Programı (WFP), Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) tarafından birlikte hazırlanan Dünya Gıda Güvenliği ve Beslenme Raporu’nu yayımladı.

    Rapora göre, dünya çapında açlıkla mücadele eden insan sayısı 2014 yılından bu yana yaklaşık 60 milyon kişi arttı.

    Verilere göre 690 milyon insan, ya da bir başka deyişle dünya nüfusunun yüzde 9’a yakını yeterli ölçüde beslenemiyor.

    DW Türkçe’de yer alan habere göre açlık sorununun en fazla olduğu kıta Afrika. Burada her beş kişiden biri, hayatını açlık sınırının altında sürdürmeye çalışıyor.

    Raporda Corona virüsü salgını nedeniyle dünya çağında beslenme sorununun arttığına işaret edildi. Bu sürecin devam etmesi durumunda yeterli beslenemeyen insan sayısı 2030 yılında 840 milyon kişiye çıkabilir.

    Salgın sebebiyle uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları ve nakliye yollarının kısmen kapatılması gibi önlemlerin, çok sayıda insana gıdaya ulaşma sorunu yaşattığı da raporda yer alırken, bu sebepten dolayı yaklaşık 130 milyon insanın daha açlık çekmeye başladığının tahmin edildiği ifade edildi.

    Yine BM’nin raporuna göre dünya nüfusunun yaklaşık 3 milyarlık kesimi sağlıklı besin maddelerine ulaşamıyor. Bu kişilerin yaklaşık 1,9 milyarlık kesimi Asya’da, 965 milyonluk bölümü ise Afrika’da yaşıyor.

    BM’ye göre dengesiz beslenmenin yarattığı sağlık sorunları, 2030 yılına kadar tahminen 1,3 trilyon dolar büyüklüğünde sağlık harcamasını beraberinde getirecek.

    Öte yandan hem zengin hem de yoksul ülkelerde aşırı kilolu insan sayısı da giderek artıyor.

  • BM uyardı: Çok hızlı tedbirler alınmazsa açlık ikiye katlanacak

    BM uyardı: Çok hızlı tedbirler alınmazsa açlık ikiye katlanacak

    Birleşmiş Milletler’in (BM) Covid-19 salgını nedeniyle dünyada yeni bir açlık krizi yaşanması riskine karşı bir rapor yayınladı ve “Çok hızlı tedbirler alınmazsa dünyadaki açlık ikiye katlanacak” uyarısında bulundu.

    Birleşmiş Milletler (BM) Covid-19 salgını kapsamında dünyada yeni bir açlık krizi yaşanması riskine yönelik bir rapor yayınladı.

    Raporda, “Çok hızlı tedbirler alınmazsa dünyadaki açlık ikiye katlanacak” ifadelerine yer verildi. BM’nin raporuna göre dünyada Covid-19 nedeniyle ağır açlık çeken insan sayısı 2020 yılının sonuna kadar 250 milyonu aşacak. Raporun resmi sunumunu yapan BM Gıda Fonu yetkilisi Arif Husain, “Zaten son derece kırılgan olan bu kitle, Covid-19 nedeniyle felaketi yaşamak üzere” dedi.

    “75 MİLYON ÇOCUK ETKİLENECEK”

    Husain, 2019’da dünya nüfusunda açlık çeken 130 milyon kişinin salgının ekonomik etkileri ve gıda zincirinin darbe alması nedeniyle 2020 sonunda hesaplamalara göre 265 milyonu bulabileceğine dikkat çekti. Söz konusu durumun küresel ısınma ve 55 ülkede salgının ağır etkiler göstermesi nedeniyle “ağır gıda yetersizliği” durumuna yol açacağını bildiren Husain, “Bu durumdan 75 milyon çocuk etkilenecek” dedi.

    BM’ye göre söz konusu durumun engellenmesi için dünya ülkelerinin gecikmeden tedbir alması gerekiyor. Tedbir alınması konusunun önemine dikkat çeken BM Gıda Fonu yetkilisi Arif Husain, “Toplu halde bu dünya felaketine engel olmaya çalışmalıyız” ifadelerini kullandı.

  • Hatay’da bir kişi ‘işsizim ve çocuklarım aç’ diyerek kendini yaktı

    Hatay’da bir kişi ‘işsizim ve çocuklarım aç’ diyerek kendini yaktı

    PİRHA- Hatay Valiliği önünde uzun bir süredir işsiz olan ve çocuklarının aç olduğunu belirten bir yurttaş, valilik önünde kendini yaktı.

    İşsizlik her geçen gün can yakıyor.

    Uzun zamandır işsiz olduğu öğrenilen A.Y. isimli bir yurttaş, “Çocuklarım aç” diyerek Hatay Valiliği önünde kendini yaktı.

    İntihar girişiminde bulunan ve son anda yangın tüpleriyle yapılan müdahale ile kurtarılan A.Y. isimli yurttaş çocuklarının aç olduğunu ve yaşadığı işsizlik durumundan bunaldığını belirtti.

    Sağlık ekipleri, A.Y.’nin tedavisini yaparken, üzerine yapışan elbiseleri de keserek çıkardı. A.Y. Hatay Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

    PİRHA/HATAY

     

  • BM açıkladı: Dünyada 821 milyondan fazla insan aç

    BM açıkladı: Dünyada 821 milyondan fazla insan aç

    Birleşmiş Milletler’in (BM) açıkladığı son rapora göre, geçen sene 821 milyondan fazla insan açlık çekti. Raporda, yetersiz beslenmenin, özellikle iklim değişikliği ve savaşlar nedeniyle 2015 yılından bu yana arttığına dikkat çekildi; ‘2030’a kadar sıfır açlık’ hedefine ulaşılamayacağı kaydedildi. 

    Birleşmiş Milletler’in (BM) açıkladığı son rapora göre, geçen sene 821 milyondan fazla insan açlık çekti. Açlık çekenlerin sayısı üç yıldır üst üste artış kaydedildiği belirtilen raporda, yetersiz beslenmenin, özellikle iklim değişikliği ve savaşlar nedeniyle 2015 yılından bu yana arttığına dikkat çekildi. İki yıl önce açlık çekenlerin sayısı 811 milyondu.

    BBC Türkçe’de yer alan habere göre, BM Dünya Gıda Programı (WFP) Başkanı David Beasley, “2030’a kadar sıfır açlık hedefimize ulaşamayacağız” dedi. ‘Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu’ başlıklı rapor, BM Gıda ve Tarım Örgütü ile diğer BM kurumlarıyla ortak hazırlandı.

    Raporda, açlığın önlenebilmesi için ekonomik ve siyasi önlemler alınması, sağlık hizmeti ve eğitim gibi zaruri kamu hizmetlerinde kesintiye gidilmemesi gerektiği belirtildi.

    BM’nin raporuna göre:

    -821.6 milyon insan yani dünya nüfusunun yüzde 11 açlık çekiyor

    -Açlık oranının en yüksek olduğu yer Afrika. Kıta genelinde her beş kişiden biri, Doğu Afrika’da ise her üç kişiden biri aç.

    -Afrika nüfusunun yüzde 20’si, Asya nüfusunun da yüzde 12’den fazlası aç, Latin Amerika ve Karayipler’de oran yüzde 7’nin altında.

    -Açlık, özellikle ihracat ürünlerine bağımlı orta gelirli ve ekonomik büyümenin gerilediği ülkelerde artıyor

    -Her kıtada kadınlar erkeklerden daha çok açlık çekiyor. Kadın erkek açlığı oranı arasındaki farkın en büyük olduğu yer Latin Amerika

    -2012’den bu yana düşük doğum ağırlığı oranının azaltılmasında ilerleme sağlanamadı, bu bebeklerin ölüm veya bedensel olarak az gelişme riskini artırıyor

    -Dünya genelinde yaklaşık 149 milyon çocuk açlıkla bağlantılı gelişim sorunları yaşıyor.

  • İran’da 2 milyon insan aç

    İran’da 2 milyon insan aç

    İran Sosyal Refah ve Kooperatif Bakan Yardımcısı Ahmet Mideri, 2 Ocak’ta yapılan “2018 bütçesi, yoksulluğu artıracak mı azaltacak mı?” oturumunda İran’da 2 milyon aç insanın olduğunu belirtti.

    İran’da 28 Aralık’ta hayat pahalılığını protesto için başlayan halk eylemlerinde gözaltına alınanlara dair endişeler artıyor. 1000’in üzerinde gözaltı bulunduğu ve bunların yaklaşık 100’ünün üniversite öğrencisi olduğu tahmin ediliyor. Ancak gözaltındakilerin akıbeti konusunda endişe var.

    Bu arada, İRAM’ın derlediği habere göre, İran Sosyal Refah ve Kooperatif Bakan Yardımcısı Ahmet Mideri, 2 Ocak’ta yapılan “2018 bütçesi, yoksulluğu artıracak mı azaltacak mı?” oturumunda İran’da 2 milyon aç insanın olduğunu belirtti.

    İran Meclis Sosyal Komisyonu İkinci Başkan Vekili Mesut Rezaei, bu istatistiklerin eğer doğru ise şok edici olduğunu ve istatistiklerde çelişki olduğunu savunarak, “Bu rakamların hangi kaynaktan el edildiğini bilmiyorum. Önce doğru olduğundan emin olunmalıdır. Bu istatistikler önemlidir. Çünkü diğer konular bununla birlikte tartışılıyor” şeklinde konuştu.

    Mesut Rezaei, açıklamasına şöyle devam etti:

    “Veri merkezlerimiz çok zayıf. Toplumla ilgili istatistikleri net olarak sunacak bir kurum veya kuruluş yok. Eğer varsa da kendi görüşleri ile sunuyorlar. Örneğin; toplumumuzun işsizlik sorunu gibi önemli bir hususta net veriler yok. En azından Çalışma Bakanlığına bazı konularda istatistik veri almak için başvurdum. Fakat kesin veriler elime ulaşmadı.”

    Ahmet Mideri’nin açıkladığı rakamlarının çok büyük olduğunu ve öğle ve akşam yemeği yiyemeyenlerin olmasının şok edici olduğunu dile getiren Rezaei, büyük bir yoksul nüfus ile karşı karşıya olduklarını ve kaydetti.

  • KESK Mersin Şubeler Platformu: Nuriye ve Semih derhal serbest bırakılmalıdır

    KESK Mersin Şubeler Platformu: Nuriye ve Semih derhal serbest bırakılmalıdır

    PİRHA- Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevlerinin 190. gününde ilk duruşmaları görülürken, KESK Mersin Şubeler Platformu adına açıklama yapan Sinan Muşlu, Özakça ve Gülmenin duruşmaya “kaçabilirler” diyerek getirilmemesine tepki gösterdi. Muşlu, “Nuriye ve Semih derhal serbest bırakılmalıdır” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    Açlık grevinin 190. gününde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın mahkemesi bugün görülmeye başlandı. Konuya ilişkin KESK Şubeler Platformu adına açıklama yapan Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Sinan Muşlu, Semih ve Nuriye’nin görülecek ilk duruşmasına “kaçabilirler” denilerek getirilmemesine tepki göstererek şunları belirtti:

    “İşimizi geri istiyoruz talebiyle açlık grevi yapan Nuriye ve Semih’in sağlıklarından ve yaşamlarından endişe duymaktayız. Hükümet bu konuda derhal harekete geçmelidir. Aksi halde yaşamı ve yaşatmayı değil kendi siyasal amaçlarını önceleyen AKP iktidarı sorumlu olacaktır. Haksız ve hukuksuz ihraç edilen tüm emekçiler görevlerine iade edilmelidir.

    Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın Ankara Adliyesi’nde görülmeye başlanan duruşmasına 2 gün kala yapılan operasyon sonucu onlarca avukatın gözaltına alındığına dikkat çeken Muşlu, şöyle konuştu:

    “Konfederasyonumuz, üyelerimizin işlerine iade edilmesi başta olmak üzere, savunma hakkının engellenmesinin karşında da her zeminde mücadelesini sürdürecek, yapılan haksız, hukuksuz dayatmalara karşı üyelerini savunmaya devam edecektir. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın yalnız olmadıklarını kamuoyu ile paylaşıyoruz, haklı ve meşru taleplerine yönelik her türlü baskı ve zorbalığı protesto ediyoruz.”

    Diren KESER/MERSİN

  • Acun Karadağ: Nuriye Ve Semih’i kurtarmak için grevler yapılmalı, sokağa çıkılmalı-VİDEO

    Acun Karadağ: Nuriye Ve Semih’i kurtarmak için grevler yapılmalı, sokağa çıkılmalı-VİDEO

    PİRHA- AKP hükümetinin OHAL sonrası çıkardığı KHK ile işlerinden olan yüz binin üzerinde emekçiden biri olan öğretmen Acun Karadağ ile Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın devam eden açlık grevini ve gelinen süreci konuştuk.

    HABERİN VİDEOSU

    15 Temmuz darbe girişimi sonrası birçok şeyin değiştiğini ifade eden öğretmen Acun Karadağ, bunun da 80 askeri darbesiyle başladığını belirterek şunları söyledi;

    “80 askeri darbesi öncesi bir devrimci mücadele vardı. Tabi ki emperyalist güçler bu devrimci mücadelenin tam doruk noktasında buna izin vermediler ve NATO’nun emriyle bir darbe yapıldı. O darbe sürecinde bir kıyım gerçekleşti. İnsanlar susturuldu, işkenceden geçirildi ve ilk adım böyle atılmış oldu. Ardı sıra gelen iktidarlar hep buna hizmet ettiler. Şu andaki aşamada içeride bir rant kavgası oldu. İktidarı paylaşmak isteyen iki grup arasında bunlar cemaatçiler ve AKP’liler beraber yürüdükleri yolda kavga ettiler. Ve her zamanki gibi “filler eğlenir çimenler ezilir, filler tepişir çimenler ezilir” misali emekçiler hedef haline geldi. Bugün açıkça hukuk rafa kaldırılmış, saraydan verilen emirlerle her şey gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Bir ailenin etrafına topladığı insanlarla -Ahmet ŞIK bunlarla ilgili çete demişti. Çokta doğru bir tabir bence- bu ülkenin emekçilerini sömürüp üzerinden saraylarda, villalarda keyif sürmeye ve emperyalist tekellere aracılık yapmaya devam ediyorlar.”

    “GREVLER OLMADIĞI SÜRECE BU İKTİDAR DEVAM EDECEK”

    İlan edilen OHAL ve sonrasında çıkartılan KHK’ler ile sömürünün daha rahat yapılmasını sağlamayı amaçladıklarını belirten Acun Karadağ, “AKP genel başkanı da kendisi bunu açıkça söyledi. Grevleri yasakladık, hiçbir ayaklanma, grev yok, karşı çıkma yok. Muhalefeti bastırdık daha ne istiyorsunuz. Sermayeye göz kırptı yani beni iktidarda tutmaya devam edin dedi” diye konuştu.

    İşin kilit noktasının bu sözler olduğunu belirten Öğretmen Acun Karadağ şunları kaydetti:

    “Yani grevler olmadığı sürece, muhalefet hareket etmediği sürece bu iktidar devam edecek. O mesajı sermaye sahiplerine verdi cumhurbaşkanı. Asıl nokta burası. Biz KHK’lerle ihraç edildiğimizde böylesi bir sürecin yaşanacağını çok iyi biliyorduk ve bekliyorduk. Eninde sonunda bu krizin sonucu emekçilere ödettirilecekti. Ve biz de ihraç edildik. Yüksel caddesinde bugün 275 günü bulan bir direnişle mücadeleye başladık. Bu arada Nuriye ve Semih açlık grevine başladılar. Açlık grevinin 75. günü tutuklandılar. Hapishanede birçok işkenceye maruz kaldılar. Bugün de kampüs hapishanesinde daha katmerlenmiş bir işkenceye tabi tutuluyorlar. Dışarı da mücadele devam ediyor ama yeterli değil. Yani bugün Nuriye ve Semih 155 gündür açlar ve çok riskli bir süreçteler, Nuriye ve semihi nasıl kurtarırız? Onların ölmelerine nasıl izin vermeyiz? Eğer bu iktidarı bir yerden sıkıştırmazsak, sokaktan, hareketlerle ve her yerde işyerlerinin önünde fabrikaların önünde grevlere çıkmazsak, iktidar Nuriye ve Semih için kılını kıpırdatmayacak.

    “İKTİDAR “EVDEN ÇIKMAYIN” MESAJI VERİYOR”

    “Bugün ben ev hapsindeyim ve ev hapsinde olan birçok arkadaşımız da var” diyen Acun Karadağ, iktidarın “evden çıkmayın” mesajı verdiğini belirterek şunları ifade etti;

    “Evden çıkmayın, sokağa çıkmayın, ses çıkarmayın, hiç bir yerde grevi örgütlemeyin, hiç bir şekilde insanları etrafınıza toplamayın, kalabalıklaşmayın en çok korktuğu da bu. Kitleselleşmesin mücadele, böylece ben bu suskunluk içinde iki eğitimciyi hapishanede ya sakat bırakayım, katledeyim, böylece hem onlardan intikamımı alayım. Niçin? Bu kadar dünyaya beni rezil ettiler diyor AKP. Bunun intikamını alayım, hem de diğer muhalefete de bir ders vereyim. Karşıma çıkarsanız öldürürüm ezerim, geçerim mesajı veriyor. Her şey bizim elimizde sokağa çıkarak mitingler düzenleyerek, kitlesel bir yerde toplanarak ve sesimizi yüksek sesle her tarafa duyurarak Semih ve Nuriye’yi kurtarabiliriz. Onların sağlıklı bir şekilde aramıza dönmelerini sağlayabiliriz.”

    “NURİYE VE SEMİH’İ TOPLUMSAL HAREKETLİLİK KURTARACAK”

    “İktidarın anti-demokratik uygulamalarına karşı, neden eylemlerin kitleselleşmiyor? sorusunun tüm kesimlerce sorulması gerektiğini söyleyen Acun Karadağ, şöyle konuştu:

    “Ben her zaman söylüyorum, insanlar her zaman faşizmi tanımıyorlar, nereye kadar gidebileceğini bilemiyorlar. Sınırını bilemiyorlar. Bugün bir yerlere gizlenerek, saklanarak, bu faşizmin öfkesinden kininden kurtuluruz zannediyorlar. Böyle bir şey mümkün değil. Tarihi okuduğumuz zaman eğer önüne çıkmazsanız, eğer bir engel koymazsanız, sonuna kadar sizi ezmeye devam edecek.Ta ayaklarınıza pranga takana kadar, sizi köleleştirene kadar. Çünkü hedefleri o ancak biz ses çıkarmadığımızda onlar servetlerin içinde rahatça yaşayabilecekler. Nuriye, Semih bugün hem adalet diyorlar, hem de emekçilerin biraz hareketlenmesini istiyorlar. Yani Türkiye’nin üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi göründüğü günlerde sokağa çıktılar. Bu hareketlilik onları kurtaracak. Sokağa çıkmalıyız, ev hapsi tuzağına da düşmemeliyiz. Ben sağlık nedeniyle kabul ettim. Ama çok canım sıkılırsa ve kitleler hareketlenirse ben de çıkar gider, kitlelerin arasına karışırım. Hepinizi o kitlelerin arasına bekliyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • AHİM, Semih ve Nuriye’nin başvurusunu red etti

    AHİM, Semih ve Nuriye’nin başvurusunu red etti

    PİRHA- 147 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’nın serbest bırakılması için AHİM’e yapılan başvuru ‘devletin eğitimcilere gayet iyi bakıyor’ denilerek red edildi.Kararı değerlendiren avukatlar ise bu kararın AHİM’in tarihinde bir ‘utanç’ olarak anılacağını söyledi.

    OHAL sonrası çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen ve “işimi geri sitiyorum” diyerek eylem başlatan, ardından açlık grevine giren, Nuriye Gülmen Semih Özakça tutuklanmasına karşı içi hukuk yolları tükenince başvurulan AHİM, tutuklu kalmalarında ‘sakınca yoktur’ denilerek, tahliye talebini red etti.

    BirGün’den Erk Acarer’in haberine göre AİHM kararında, “devletin Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya gayet iyi baktığı”, dosya içerisindeki 24 uzman hekimin raporuna rağmen “şimdilik hayati bir tehlike de görülmediği” denildi.

    Mahkemenin bu kararını değerlendiren açlık grevindeki eğitimcilerin avukatları şunları söyledi:

    “Gülmen-Özakça tedbir kararı, eğer bir gün bu çürümüşlükten kendisini kurtarabilirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin tarihinde utançla ve payandası olduğu şeyle birlikte anılacaktır.”

    Halkın Hukuk Bürosu avukatları da karara karşı şunları belirtti;

    “Böylece 24 Mayıs günü başladığımız haksız tutuklamaya itiraz mücadelesinin mevzuatta öngörülen hukuksal yolu sona erdi. En azından Nuriye ve Semih için yürürlükteki kanunların izin verdiği her yola sonuna kadar ve ısrarla başvurduk. Artık geriye kalan Nuriye ve Semih’in başından beri güvendikleri ve tutkuyla sevdikleri Türkiye halkı ve onun vicdanı ile ömürlerini ortaya koyarak savundukları onurlarıdır. Onun da hukuka ihtiyacı yok, hep birlikte yanlarındayız.”

    Haber Merkezi