Etiket: afa

  • Avustralya’da, Sivas Madımak Katliamı anması: Madımak neden korunmadı?-VİDEO

    Avustralya’da, Sivas Madımak Katliamı anması: Madımak neden korunmadı?-VİDEO

    PİRHA- Avustralya Melbourne’de bulunan Hallac-ı Mansur Cemevi’nde Sivas Madımak Katliamında katledilen 33 yazar, sanatçı, aydın anıldı. Anmada, “Madımak Oteli neden korunmadı? İnsanlar neden saatler boyunca kurtarılmayı bekledi? Saldırganlar neden engellenmedi? Katliamın arkasındaki tüm bağlantılar neden ortaya çıkarılmadı? Devlet neden gerçek anlamda yüzleşmedi?” soruları soruldu.

    Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yıldönümünde bir çok merkezde açıklama, yürüyüş ve anmalar yapıldı. Avustralya’daki anma Melbourne’de bulunan Hallac-ı Mansur Cemevi’nde gerçekleştirildi.

    “İNSANLIK SUÇUDUR”

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu ve bağlı kurumların düzenlediği anmada konuşan AFA Genel Başkanı Suzan Saka, ırkçı, gerici ve faşist çevreler tarafından günler öncesinden hedef gösterilen etkinlik ve katılımcılar özellikle Aziz Nesin ve Pir Sultan Abdal’ın düşünceleri üzerinden saldırıların odağı haline getirildiğini vurgulayarak, “Madımak Oteli saatler boyunca kuşatma altında kaldı. Taşlar atıldı, tehditler savruldu, otel otel ateşe verildi. Ve devlet oradaydı, polis oradaydı, asker oradaydı. Ancak insanlar tam 8 saat boyunca kurtarılmayı beklerken müdahale edilmedi. İnsanlar göz göre göre ölüme terk edildi. Milyonlarca insan bu vahşeti televizyon ekranlarından izledi. Aileler ekranların başında çaresizlik içinde sevdiklerinin hayatta kalmasını umut etti. Ancak beklenen yardım gelmedi. 33 can ve 2 otel görevlisi yaşamını yitirdi. Sivas katliamı yalnızca bir grup saldırganın gerçekleştirdiği bir suç değildir. Sivas Katliamı nefret söyleminin, ayrımcılığın ve cezasızlık anlayışının yarattığı bir insanlık suçudur” dedi.

    “TARİH VE HUKUK ÖNÜNDE SORUMLUDUR”

    Bu katliamın sorumluluğu yalnızca ateşi yakan ellerinde olmadığının altını çizen Saka, “Bu katliamı gerçekleştirenler kadar bu saldırıyı önleme sorumluluğunu yerine getirmeyenler, yurttaşlarını korumayanlar ve olay karşısında gerekli iradeyi göstermeyen devlet kurumları da tarih önünde ve hukuk önünde sorumludur” diye belirtti.

    “MADIMAK OTELİ NEDEN KORUNMADI?”

    “Madımak Oteli neden korunmadı? İnsanlar neden saatler boyunca kurtarılmayı bekledi? Saldırganlar neden engellenmedi? Katliamın arkasındaki tüm bağlantılar neden ortaya çıkarılmadı? Devlet neden gerçek anlamda yüzleşmedi? Mahkeme salonlarında ailelere neden şiddet uygulandı? Tutuklanan saldırganlar neden serbest bırakıldı? Neden bu dava zaman aşımına uğratıldı?” diye soran Saka, 33 yıldır bu soruların cevaplarını beklediklerini ifade etti.

    Katliamın faillerinin belli olduğuna dikkat çeken Suzan Saka, “Katilleri alkışlayanlar, saldırıyı gerçekleştirenler, bu suça ortak olanlar ve bu suçu önleme sorumluluğunu yerine getirmeyenler tarih önünde sorumludur. Bizler buradan açıkça söylüyoruz; İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz. Hiçbir yıl, hiçbir siyasi karar, hiçbir hukuki engel hakikatin üzerini örtemez. Uluslararası hukuk açısından insanlığa karşı suçlar zaman aşımına uğramaz” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/AVUSTRALYA

  • AFA: Alevi inanç merkezlerine yönelik saldırılar nefret suçudur!

    AFA: Alevi inanç merkezlerine yönelik saldırılar nefret suçudur!

    PİRHA- Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi inanç merkezlerine ve kutsal mekânlarına yönelik saldırıların nefret suçu olduğu vurgulayarak, yetkilileri; saldırının arka planını ortaya çıkarmaya, sorumluları derhal açığa çıkarmaya ve Alevi toplumunu hedef alan nefret suçlarına karşı etkin tutum almaya çağırdı.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), Dersim’de Düzgün Baba Ziyaretgahı’na, Maraş’ta ise Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırıya tepki gösterdi.

    “SALDIRI NEFRET SUÇUDUR”

    Alevi inanç merkezlerine ve kutsal mekânlarına yönelik saldırıların artarak devam etmesini kaygı ve öfkeyle takip ettiklerinin belirtildiği açıklamada, saldırıların nefret suçu olduğu vurgulandı.

    “ALEVİ İNANCI HEDEF ALINIYOR”

    Saldırıların, doğrudan Alevi toplumunun inancını ve varlığını hedef aldığına dikkat çekilen açıklamada, şunlar ifade edildi:

    “Özellikle “yakma” biçiminde gerçekleştirilen bu saldırı, Madımak Katliamı’nın acısını hâlâ yüreğinde taşıyan Aleviler açısından son derece ağır ve provokatif bir anlam taşımaktadır. Bu nedenle yaşananları “münferit olay” söylemleriyle geçiştirmek kabul edilemez.

    Alevilere yönelik nefret dilinin, ayrımcı politikaların ve cezasızlık anlayışının bu saldırıları cesaretlendirdiği açıktır. Yetkilileri; saldırının arka planını ortaya çıkarmaya, sorumluları derhal açığa çıkarmaya ve Alevi toplumunu hedef alan nefret suçlarına karşı etkin tutum almaya çağırıyoruz.

    İnanç değerlerimize, kutsallarımıza ve ziyaretgâhlarımıza yönelik hiçbir saldırıyı kabul etmeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

    PİRHA/AVUSTRALYA 

     

  • AFA: Arşivleri açın, hakikatle yüzleşin!

    AFA: Arşivleri açın, hakikatle yüzleşin!

    PİRHA-Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, 1937–38’de on binlerce insanın katledildiği, sürgün edildiği ve “Dersim’in Kayıp Kızları” olarak bilinen çocukların ailelerinden koparıldığı bu tarihsel acıyı unutmayacaklarının altını çizerek, hakikatle yüzleşme çağrısında bulundu.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), Dersim Soykırımı’nın 89. yıl dönümüne dair açıklama yaptı.

    “ARŞİVLER AÇILSIN”

    1937–38’de on binlerce insanın katledildiği, sürgün edildiği ve “Dersim’in Kayıp Kızları” olarak bilinen çocukların ailelerinden koparıldığı bu tarihsel acıyı unutmayacaklarının altı çizilen açıklamada, “Bu vesileyle; devletin resmi özür dilemesini, Dersim isminin iadesini, arşivlerin açılmasını, Seyit Rıza ve arkadaşlarının itibarlarının iadesini, kayıp çocukların akıbetinin açıklanmasını ve bölgedeki kültürel/doğal tahribata son verilmesini talep ediyoruz” denildi.

    “HAKİKATLE YÜZLEŞİLMELİ”

    Hakikatle yüzleşmenin ve adaletin sağlanmasının, güçlü bir siyasi iradeyle mümkün olduğununun vurgulandığı açıklamada, “Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu olarak, Dersim Soykırımı’nın 89. yıl dönümünde yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz. 1937–38’de on binlerce insanın katledildiği, sürgün edildiği ve “Dersim’in Kayıp Kızları” olarak bilinen çocukların ailelerinden koparıldığı bu tarihsel acıyı unutmuyoruz. Bu vesileyle; devletin resmi özür dilemesini, Dersim isminin iadesini, arşivlerin açılmasını, Seyit Rıza ve arkadaşlarının itibarlarının iadesini, kayıp çocukların akıbetinin açıklanmasını ve bölgedeki kültürel/doğal tahribata son verilmesini talep ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan Mine Kırıkkanat’a tepki!

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan Mine Kırıkkanat’a tepki!

    PİRHA- Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat’ın, CHP’nin önceki dönem Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için kullandığı “kripto kılıç artığı” ifadesine tepki gösteren Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, “İnanç, kimlik ve köken üzerinden hedef gösterme hiçbir koşulda kabul edilemez. Bu tür söylemler toplumsal barışı zedeler ve kutuplaşmayı derinleştirir” dedi.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat’ın, CHP’nin önceki dönem Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden kullandığı “kripto kılıç artığı” ifadesine dair açıklama yaptı.

    “AYRIMCI VE TEHDİTKÂR DİLİ YENİDEN ÜRETTİ”

    Mine Kırıkkanat’ın sözlerinin, Aleviler, Kürtler ve Ermeniler gibi tarihsel olarak etnik ve inançsal temelde ağır acılar yaşamış, katliamlara uğramış halklara yönelik ayrımcı ve tehditkâr bir dili yeniden ürettiğine dikkat çekilen açıklamada, şunları ifade edildi:

    “İnanç, kimlik ve köken üzerinden hedef gösterme hiçbir koşulda kabul edilemez. Bu tür söylemler toplumsal barışı zedeler ve kutuplaşmayı derinleştirir. Basın özgürlüğü; hakaret ve ayrımcılık hakkı vermez. Herkesi sorumlu ve etik bir dil kullanmaya davet ediyoruz. Eşit yurttaşlık, laiklik ve toplumsal barıştan yana duruşumuzu sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu mevcut yönetimle yola devam ediyor

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu mevcut yönetimle yola devam ediyor

    PİRHA- Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), 16. Genel Kurulunu seçimsiz olarak gerçekleştirdi.

    Genel kurulda geride kalan bir yıl boyunca yürütülen çalışmalar değerlendirilirken, gelecek dönemde yapılacak faaliyetler üzerine tartışmalar yürütüldü. Toplantıda üyeler, “Birlik, dayanışma ve ortak sorumluluk bilinciyle yolumuza devam etme kararlılığımızı bir kez daha vurguladık” mesajını paylaştı.

    Seçimsiz yapılan genel kurulda, yönetim ve denetim kurulu bir yıl daha görevine devam etme kararı aldı.

    Mevcut yönetim kadrosu şu isimlerden oluşuyor:

    Onursal Başkan: Serdal Çınar

    Genel Başkan: Suzan Saka

    Genel Başkan Yardımcısı: Sercan Serin

    Sekreter: Doğan Coşkun

    Muhasebe: Hasan Hüseyin Çakmak

    Üye: Yasin Yaşar

    Genel kurul, birlik ve dayanışma vurgusuyla önümüzdeki dönemde de aynı ekip ve kararlılıkla Alevi ve Bektaşi toplumuna hizmet etmeye devam edeceklerini ortaya koydu.

    PİRHA/AVUSTRALYA

  • Alevi kadınlar: Tüm toplumu kadınların yaşam hakkını savunmaya davet ediyoruz!-VİDEO

    Alevi kadınlar: Tüm toplumu kadınların yaşam hakkını savunmaya davet ediyoruz!-VİDEO

    PİRHA- AFA Genel Başkanı Suzan Saka, DAD Kadın Meclisi Üyesi Şerefnaz Altınsoy, kadınların her gün katledildiğine dikkat çekerek, tüm toplumu kadınların yaşam hakkını savunmaya çağırdı.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Genel Başkanı Suzan Saka ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi Üyesi Şerefnaz Altınsoy, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne dair değerlendirmede bulundu.

    “YASAL DÜZENLEMELER BİR AN ÖNCE YAPILMADIR”

    AFA Genel Başkanı Suzan Saka, Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde 8 Mart dolayısıyla eylemler, protestolar, yürüyüşler düzenleneceğini aktararak, “Günümüzde en fazla kadın cinayetlerinin yaşandığı ülkeler arasında Türkiye yer almakta. Türkiye 6284’ün kaldırılma girişimleri ve İstanbul Sözleşmesi’nden çekildikten sonra kadın cinayetlerinin arttığını görüyoruz. Günde neredeyse üç dört kadın öldürülüyor. Avustralya’da da her hafta bir kadın öldürülüyor. Bunlara karşı yasal düzenlemeler bir an önce yapılmadır” dedi.

    “KADINLAR YİNE HAKLARINI ALMAK İÇİN SONUNA KADAR MÜCADELE ETMEK ZORUNDALAR”

    Yaşananlar karşısında kadınlara büyük görev düştüğünün altını çizen Suzan Saka, “Kadınlar yine haklarını almak için sonuna kadar mücadele etmek zorundalar. Bu mücadelenin içerisinde de erkeklerin de yer alması gerekiyor. Çünkü kurtuluşumuz birlikte olacak. Aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğinden tutun da iş yaşamına, akademide, sanatta, edebiyatta, aile içindeki şiddetin de bitmesi için birlikte yürümenin yollarını arayarak, kadın mücadelesini yükseltmek için elimizden gelen her şeyi yapmak zorundayız” diye belirterek, 8 Mart Dünya Kadın Günü’nü kutladı.

    “KADININ YAŞAM HAKKINI, EMEĞİNİ, KİMLİĞİNİ SAVUNMAK TÜM TOPLUMUN SORUMLULUĞUDUR”

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi Üyesi Şerefnaz Altınsoy, kadın mücadelesinin tarihsel sürecine değnerek, “1857 yılında tekstil işçisi kadınların yakılan bedeninde yükselen çığlık bugün hala dünyanın dört bir yanında ve kadınların adalet talebinde yankılanmaktadır. Günümüzde kadın cinayetlerinin arttığı, emek sömürüsünün derinleştiği, yoksulluğun en çok kadınları vurduğu, savaş politikalarının yaşamı parçaladığını, kadın yaşam hakkını, emeğini, kimliğini savunmak yalnızca kadınların değil tüm toplumun sorumluluğudur. Sekiz Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde herkesi alanlara davet ediyoruz” diye konuştu.

    Nuray ATMACA/DERSİM

  • AFA: Savaş ve işgali reddediyor, barışı ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz!

    AFA: Savaş ve işgali reddediyor, barışı ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz!

    PİRHA- Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, ABD ve İsrail tarafından İran’a yönelik yürütülen saldırılara tepki göstererek, “Savaş ve işgali reddediyor, barışı, halkların eşitliğini, özgürlüğünü ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz” dedi.

    ABD ve İsrail’in İran’a dönük saldırıları devam ederken, İran’da karşı saldırısını sürdürüyor. Ölü ve yaralı sayısının her geçen saat arttığı saldırıların durdurulması çağrıları da sürüyor.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), ABD ve İsrail tarafından İran’a yönelik yürütülen saldırılara karşı açıklama yaptı.

    “SAVAŞ VE İŞGALİ REDDEDİYOR, BARIŞI, HALKLARIN EŞİTLİĞİNİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    İran halkının yanında olduklarını ifade eden AFA, şunları dile getirdi:

    “Orta Doğu, uzun yıllardır dış müdahalelerin hedefinde olmuştur. Geçmişte Irak, Afganistan, ve şu an Suriye’de (özellikle Şeriatçı HTŞ teröristlerinin iktidara taşındığı bölgeler) yaşanan askeri operasyonlar siviller üzerinde büyük insani kayıplara yol açmıştır. Bugün İran’da da, diplomatik görüşmeler devam ederken gerçekleştirilen füze ve hava saldırıları ciddi insani sonuçlar doğurmuş, yüzlerce insan hayatını kaybetmiş ve milyonlarca kişi savaş korkusu yaşamaktadır.

    Bir ülkenin yönetimini değiştirme hakkı yalnızca o ülkenin halkına aittir. Emperyalist müdahaleler özgürlük getirmez; aksine yıkım, yoksulluk ve bağımlılık üretir. İran’daki baskıcı uygulamaları eleştiriyor, ancak dış müdahaleyi meşrulaştırmıyoruz. Bölgeye yönelik askeri müdahaleler, yalnızca hedef ülkeleri değil, tüm Orta Doğu halklarını tehdit etmektedir.

    Bu bağlamda savaş ve işgali reddediyor, barışı, halkların eşitliğini, özgürlüğünü ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • AFA ve ABF’den Venezuela açıklaması: Kınıyoruz!

    AFA ve ABF’den Venezuela açıklaması: Kınıyoruz!

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ile Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) yaptıkları açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya müdahalesini kınarken, “Venezuela’da halkların iradesini gasp etmeye çalışan anlayış ile Suriye’de Alevi köylerini hedef alan selefi cihatçı çeteler aynı zihniyetten beslenmektedir” dedi.

    Suriye’de Alevi katliamları sürerken, dünya kamuoyu dün güne ABD’nin Venezuela’ya müdahalesiyle uyandı. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ile Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) yaptıkları yazılı basın açıklamasında, ABD’nin Venezuela’ya yönelik sömürgeci müdahalesini kınarken, yaşanan gelişmelerin Suriye’deki olaylardan bağımsız olmadığına dikkat çektiler.

    “BU MÜDAHALECİ EYLEMLER ULUSLARARSI HUKUK NORMLARINI İHLAL ETMEKTEDİR”

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu’nun yaptığı yazılı açıklamada, “Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela’ya ve ülkenin devlet başkanına yönelik baskıcı politikalarını ve zor kullanımını kınamaktadır. Bu müdahaleci eylemler, uluslararası hukuk normlarını ihlal etmekte ve ulusal egemenliği hiçe saymaktadır” dedi.

    Açıklamanın devamında ise Venezuela halkıyla dayanışma içerisinde olacaklarını kaydeden AFA, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni, uluslararası barışı koruma ve uluslararası hukuk ihlallerinin önüne geçme sorumluluğunu acilen yerine getirmeye çağırıyoruz” diyerek uluslararası kamuoyuna çağrıda bulundular.

    ”EMPERYALİZM NEREDE VARSA ORADA KAN, YIKIM VE KATLİAM VARDIR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu ise yaptığı açıklamada, son dönemde yaşanan olayların birbirinden bağımsız olmadığını söyleyerek şunları ifade etti:

    “ABD emperyalizminin, Latin Amerika halklarının iradesini hiçe sayarak Venezuela’ya yönelik gerçekleştirdiği askerî saldırganlık ve Devlet Başkanı ve eşinin kaçırılıp alıkonulması asla kabul edilemez. Yıllarca ekonomik yaptırımlar ile açlığa mahkûm ettiği, hâlde, kendisine diz çökmeyen Latin Amerika halklarına yönelik sürdürdüğü saldırganlık, insanlık tarihi açısından bir utançtır.
    “Demokrasi” söylemi altında yürütülen sömürü ve saldırı politikalarının bir devamıdır. Venezuela halkının kendi ülkesi ile ilgili söz söyleme hakkını gasp eden ABD’ye karşı, dünyanın sessiz kalması da aynı oranda kabul edilemez.”

    Açıklamanın devamında ise, “ABD’nin Venezuela’ya dönük bu saldırgan tutumu, dünyanın başka coğrafyalarında sergilediği ikiyüzlü ve kanlı politikalarının bir benzeridir. Bunun en somut örneklerinden biri, Suriye’de Alevilere yönelik katliamların faili olan cihatçı çetelerin liderlerinden Colani’ye ve katil çete sürüsüne verdiği destektir” denildi.

    Son olarak dünya kamuoyuna çağrıda bulunan ABF, “Bizler; tarih boyunca, zulme karşı direnenlerin safında olduğumuz gibi, bugün de Venezuela halkının, Ortadoğu’da katledilen Alevilerin ve dünyanın dört bir yanında zalimlere karşı mücadele eden tüm halkların yanındayız.
    Zulüm nereden gelirse gelsin karşısında durmak, bizim inancımızın temel düsturudur.
    Emperyalizme, savaşa ve işgale karşı, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” diyerek Venezuela halkıyla dayanışma içerisinde olacaklarının mesajını verdiler.

    (HABER MERKEZİ)

  • AFA: Uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz!

    AFA: Uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz!

    PİRHA- Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, yaptığı açıklamada, Suriye’de Aleviler, Ermeniler ve Hristiyanlar başta olmak üzere birçok topluluğun ağır bir tehlike altında olduğuna dikkat çekerek, uluslararası toplumu, insan haklarını korumak, sivillerin güvenliğini sağlamak ve bu katliam ile soykırım niteliğindeki saldırıları durdurmak için acilen harekete geçmeye çağırdı.

    Suriye’de yıllardır süren iç savaş, İslamcı cihat örgütü HTŞ ’nin ülkede iktidarı ele geçirmesinden sonra farklı bir aşamaya geçti. HTŞ ’nin çeşitli etnik ve dini topluluklara yönelik gerçekleştirdiği katliamlar halkların geleceğini tehdit etmeye devam ediyor.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), yaptığı açıklamada, Suriye’de Aleviler, Ermeniler ve Hristiyanlar başta olmak üzere birçok topluluğun ağır bir tehlike altında olduğuna dikkat çekerek, “Esad rejiminin çöküşünden sonra bölgede kontrolü ele geçiren HTS, özellikle Lazkiye, Ceble ve Humus’ta sivil yerleşimlere yönelik saldırılarını artırmış; yaşananlar bir katliam ve uluslararası çevrelerce “soykırım niteliğinde” olarak değerlendirilebilecek boyutlara ulaşmıştır” dedi.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu olarak, sivillerin hedef alınması, insanların zorla yerlerinden edilmesi ve derinleşen bu insani kriz, katliam ve soykırım niteliğindeki saldırılar karşısında büyük endişe duyduklarını belirterek, “Bu vahşetin görmezden gelinmesi saldırganları cesaretlendirecektir” ifadelerine yer verdi.

    AFA, son olarak uluslararası toplumu, insan haklarını korumak, sivillerin güvenliğini sağlamak ve bu katliam ile soykırım niteliğindeki saldırıları durdurmak için acilen harekete geçmeye çağırdı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Avustralya Abdal Musa Festivali hazırlıkları sürüyor-VİDEO

    Avustralya Abdal Musa Festivali hazırlıkları sürüyor-VİDEO

    PİRHA- Avustralya’daki Aleviler, Abdal Musa Festivali hazırlıklarını sürdürüyor. Kadınlı, erkekli onlarca yurttaş hazılık sürecine katılırken, festivale katılım çağrısında bulundular. Festival boyunca stantlardan satılan ürünlerin geliri öğrencilere burs olarak gönderiliyor.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), Avustralya Toplum Konseyi (AATK), Dandenong Alevi Kültür Merkezi’nin (DAKM) ortaklaşa düzenlediği Abdal Musa Festivali’ne sayılı saatler kaldı.

    16 Kasım Pazar 11.00-18.00 saatleri arasında Coburg Gölü Koruma Alanı, Murray Yolu Coburg’da gerçekleşecek olan 32. Abdal Musa Festivali için hazırlık tüm hızıyla sürerken, kadınlı, erkekli onlarca yurttaş standlarda satılacak ürünlerin üretimine katıldı. Stantlarda satılacak ürünlerin gelirin her yıl olduğu gibi bu yılda öğrencilere burs olarak Hünkar Hacı Bektaş Veli Vakfı’na gönderiliyor.

    1993 yılından bu yana süregelen festivalde, deyişler, türküler, Aborjin müziği, semah, halaylar, dans geleneksel yiyecekler yer alacak. Ayrıca Abdal Musa adına tığlanan lokmanın yanı sıra, çocuklar için birçok aktivite ile Alevilerin ve Anadolu’da yaşamış diğer kültürlerin mirası ve kültürü paylaşılacak.

    PİRHA/AVUSTRALYA

  • Suzan Saka: Yol’umuza sahip çıkalım, 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta buluşalım-VİDEO

    Suzan Saka: Yol’umuza sahip çıkalım, 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta buluşalım-VİDEO

    PİRHA- AFA Genel Başkanı Suzan Saka, 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak, 62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katılım çağrısında bulundu.

    62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu sene 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinlikler eleştirilirken, herkes 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş Belediyesi ile ortaklaşa yapılacak etkinliğe davet edildi.

    YOL’UNA, SERÇEŞMESİNE, DERGAHLARINA SAHİP ÇIK!

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Genel Başkanı Suzan Saka, Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katılım çağrısında bulunarak, “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Hacıbektaş’ta 12-13 Ağustos’ta yapacağı alternatif etkinliğe katılmamalarını istiyoruz. Çünkü bu başkanlık Alevileri asimile etmek için kurulmuştur. Dolayısıyla Alevi canların Yol’una, serçeşmesine, dergahlarına sahip çıkması adına Alevi kurumlarımızın 16-17-18 Ağustos’ta yapmış olduğu etkinliğe katılmalarını rica ediyoruz” dedi.

    PİRHA/AVUSTRALYA

  • AFA: Madımak Katliamının hesabı sorulana kadar bu mücadele sürecektir!

    AFA: Madımak Katliamının hesabı sorulana kadar bu mücadele sürecektir!

    PİRHA – Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, 33 Can, 33 Gün Adalet Nöbeti’nin polislerce engellenmesini kınadı. Yapılan açıklamada “Madımak katliamının hesabı sorulana kadar bu mücadele sürecektir!” denildi.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) başlattığı “33 Can, 33 Gün Adalet Nöbeti’ni Adalet Bakanlığı önünde yapılması planlanan basın açıklamasıyla sonlandırma girişiminin polis tarafından engellenmesini kınadı.

    PSAKD’nin çağrısıyla gerçekleşmesi beklenen açıklama, güvenlik güçlerinin müdahalesi nedeniyle PSAKD Genel Merkezi önünde yapılmak zorunda kalmıştı.

    “ŞİDDET GÜN GEÇTİKÇE ARTMAKTA”

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, gelişmelere dair yazılı açıklama yaparak şu ifadelere yer verdi:

    Türkiye’de hukuk sisteminin siyasallaştığı, adaletin keyfi uygulamalarla yok sayıldığı bir dönemden geçilmektedir. Halkın iradesiyle seçilen DEM Parti’li belediyelere yıllardır kayyum atanmakta, eş başkanlar hukuksuzca tutuklanmaktadır. Şimdi ise aynı süreç, CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile devam etmektedir. Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından, hak, hukuk ve adalet arayan öğrenciler, gençler, sanatçılar, işçiler, kadınlar, sivil toplum kuruluşları, barolar, tabipler birliği ve gazeteciler de baskıların hedefi olmuş, hukuksuzca gözaltına alınmıştır. Gözaltında uygulanan şiddet, özellikle kadınlara yönelik cinsel şiddet gün geçtikçe artarken, iktidar ve ona bağlı güçler bu baskıları sistematik hale getirmiştir.

    “BU MÜCADELE SÜRECEKTİR!”

    Suriye’de Alevilere yönelik soykırıma sessiz kalan, Madımak katliamı faillerini serbest bırakan yetkililer, Türkiye’yi bilinçli bir şekilde karanlığa sürüklemektedir. Ancak Alevi toplumu, her türlü provokasyona karşı sağduyusunu koruyarak eşit yurttaşlık, demokrasi ve adalet mücadelesine kararlılıkla devam edecektir.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, Türkiye’deki baskı ve hukuksuzluklara karşı, adil bir hukuk düzeni ve demokratik bir toplum için mücadele eden herkesle dayanışma içinde olduğunu vurgulamakta, hak, hukuk ve özgürlükler için ortak bir duruş sergilemenin önemini bir kez daha hatırlatmaktadır.

    Seçimle gelen yöneticilerin yargı eliyle görevden alınması, demokratik düzenin açıkça ihlalidir!

    İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı kabul edilemez!

    Madımak katliamının hesabı sorulana kadar bu mücadele sürecektir!”

    (HABER MERKEZİ)

  • AFA: İliç’teki çevre felaketi insanlığa ve doğaya karşı işlenmiş bir suçtur!

    AFA: İliç’teki çevre felaketi insanlığa ve doğaya karşı işlenmiş bir suçtur!

    PİRHA-Avusturalya Alevi Bektaşi Federasyonu, Erzincan İliç’te yaşanan çevre felaketi insanlığa ve doğaya karşı işlenmiş bir suç olduğuna dikkat çekerek, “En temel hak olan; her canlının sağlıklı bir doğada yaşam hakkının engellenmesine neden olan tüm hukuksuzluklardan vazgeçilmeli” çağrısında bulundu.

    Erzincan’ın İliç ilçesinde Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait siyanürlü altın madeni sahasında 13 Şubat’ta siyanür ve sülfürik asit dağı göçtü. 10 milyon metreküp toprak, 200 metrelik yamaçtan 800 metre boyunca aktı. İçişleri Bakanlığı, 9 işçinin toprak altında kaldığını açıklarken, 4’üncü gününde kayıp işçilere ulaşılamadı. Dereye akan toprağın kaldırılmasının aylar sürebileceği belirtilirken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise, patlama sonucu “En az 400 bin kamyona ihtiyaç var” diyerek, kayıp işçilere ulaşılmasının zor olacağını itiraf etti.

    Kamuoyu tarafından sorumluların açığa çıkartılıp yargılanması, ortaya çıkan felaketin ez aza indirilmesi için iktidara çağrılar yapılırken, Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) yazılı açıklama yayınladı.

    “DOĞADA, İNSANDA VE HAYVANDA KALICI ETKİLERİ OLACAKTIR

    “Erzincan İliç’te yaşanan çevre felaketi insanlığa ve doğaya karşı işlenmiş bir suçtur!” başlıklı yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “Erzincan İliç ilçesinde, ANAGOLD Madencilik tarafından işletilen altın çıkartılan maden ocağında gerçekleşen felaketten dolayı büyük bir üzüntü duyuyoruz.
    Siyanür, kimyasalıyla ayrıştırma yapılan madendeki meydana gelen büyük felakette göçük altında kalan madencilerin halen kurtarılamaması, yetkililerin elle tutulur bir açıklama yapmayarak sorumluluğu almamaları, yardıma gelmek isteyen arama kurtarma ekiplerinin devlet tarafından bizzat engellemesini kaygıyla izliyoruz.
    Yaşanan bu felakette, sülfürik asit ve siyanür içeriğine sahip tehlikeli olan kimyasalların Fırat Nehri boyunca dağıldığı bilim insanları tarafından tespit edilmiştir. Felaketin şu anki zararlarının yanı sıra uzun vadeli tıpkı Çernobil’de olduğu gibi doğada, insanlarda ve hayvanlarda kalıcı etkileri olacağını, başta o bölge olmak üzere tüm Türkiye’nin doğasını ve can güvenliğini tehdit edeceği aşikardır.”

    “TÜM HUKUKSUZLUKLARDAN VAZGEÇİLMELİ”

    Tüm bunları dikkate alarak AKP/MHP iktidarını ve yetkili organlarına seslenilen açıklamanın devamında “Bir an önce madende göçük altında kalan işçilerin kurtarılması ve o bölgede yaşayanların can güvenliğinin sağlanması, siyanür ve sülfürik asit kimyasallarının yarattığı tahribatın önüne geçilmesi için çalışmaların çok yönlü yapılmasını, bir an önce altın madenleri gibi madenlerin kapatılması ve bu madenlerin iyileştirilmesini, yetkililerin sorumluluk almasını ve en temel hak olan; her canlının sağlıklı bir doğada yaşam hakkının engellenmesine neden olan tüm hukuksuzluklardan vazgeçilmeli” çağrısında bulunuldu.

    PİRHA/AVUSTRALYA

  • 2024 Avustralya Üstün Hizmet Madalyası, Alevi yurttaşa verildi

    2024 Avustralya Üstün Hizmet Madalyası, Alevi yurttaşa verildi

    PİRHA- Alevi ve göçmen toplumları ile kadınları destekleyen çalışmalarıyla tanınan Zeynep Yeşilyurt, 2024 Avustralya Üstün Hizmet Madalyası’na layık görüldü.

    Avustralya Günü 2024 Onur Listesi, Genel Vali David Hurley tarafından açıklandı.

    2024 Avustralya Üstün Hizmet Madalyası, Alevi toplumuna, göçmen toplumlarına ve kadınların toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yıllardır mücadele yürüten Zeynep Yeşilyurt’a verildi. Zeynep Yeşilyurt‘un madalya alması Avustralya’da yaşayan Alevi toplumu tarafından sevinçle karşılandı.

    2024 Avustralya Üstün Hizmet Madalyası’nı alan Zeynep Yeşilyurt’a dair Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) şu mesajı paylaştı:

    “2024 Avustralya Üstün Hizmet Madalyası’na layık görülen, Alevi toplumuna, göçmen toplumlara ve kadınların toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yıllardır katkı sunan, mücadele eden Zeynep Yeşilyurt’u, canı gönülden tebrik ediyoruz, kurumlarımıza emeklerinden dolayı teşekkür ediyoruz.”

    PİRHA/AVUSTRALYA

  • Avustralya’da yaşayan Aleviler: 2024 sevgi, huzur ve barış yılı olsun-VİDEO

    Avustralya’da yaşayan Aleviler: 2024 sevgi, huzur ve barış yılı olsun-VİDEO

    PİRHA- 2023 yılının geride kalmasına saatler kalırken, 2024’e dair beklentilerde ifade ediliyor. Avustralya’da yaşayan Aleviler PİRHA’ya gönderdikleri yeni yıl mesajlarında savaşların son bulmasını ve barışın tüm dünyaya hakim olması dileklerinde bulundu.

    Avustralya’da yaşayan Aleviler, yeni yıla dair umutlarını, beklentilerini ve dileklerini PİRHA ile paylaştı. Savaşların son bulması, barışın hakim olması mesajının öne çıktığı mesajlar şöyle:

    “AFA Genel Başkanı Suzan Saka: 6 Şubat depremi başta olmak üzere Türkiye’deki hak ihlalleri, Avustralya’daki aborjin ve yerli halklarının referandumunda sonucunda olumlu sonuç çıkmaması insana, doğaya, hayvanlara yapılan katliamlar başta olmak üzere özellikle şu an İsrail’in Filistin’e karşı yürütmüş olduğu insan hakları ihlali ve etnik temizlikten dolayı dünya üzerinde yaşayan etnik kökeni, inançları hiç fark etmeden insan haklarına inanan tüm canlarımız olduğu, bu dünya döndüğü sürece, kötülüğün sıradanlaşmaması için, kötülüğün çoğalmaması için, dayanışmayı, mücadeleyi, birlikteliği ve benzerliklerimizi ön plana çıkartmayı, yan yana yürümeyi ve her gelen yeni yılda umudumuzu yitirmeden, mücadeleyle birlikte kazanacağımızı asla unutmamamız gerekiyor. Bu vesileyle sizlerin yeni yılını kutluyoruz.

    Avustralya Alevi Toplum Konseyi İnanç Kurulu Başkanı Nasuh Baldemir: İyisiyle kötüsüyle bitirmiş olduğumuz bu yılın son günlerini yaşıyoruz. 2023’e veda edip güle güle derken, 2024’te bütün dünyadaki ben insanım diyen herkesin umutlarının yeşermesini, umutlu olmasını hiçbir zaman umudunu kesmemesini, iyi günlerin geleceğine yürekten inanmasını ve herkesin de gönlüne göre bir yıl olmasını diliyorum.

    Dandenong Alevi Kültür Merkezi Başkan Yardımcısı Doğan Coşkun: Şu an bizleri hanelerine mihman eden dünyanın neresinde olursa olsun. Tüm canlarımızın, dostlarımızın yeni yılını en içten dileklerimizle diyoruz. Barış, dostluk, kardeşlik, paylaşım sağlık dolu yeni bir yıl diliyoruz. Savaşların olmadığı, barışın, kardeşliğin hakim olduğu bir dünyada yaşama dileğiyle. Aşk ile canlar. Aşk ile

    Avustralya Alevi Toplum Konseyi Başkanı Hüseyin Duman: 2023  yılı savaşsız acıların yok olduğu bir yıl olarak bitmesini diler, 2024 yılında sevginin barışın, tüm insanlığı kucaklayacak dostlukların olmasını dileğiyle sizlere bütün mutluluklar dilerim” ifadelerine yer verdi.

    Avustralya Alevi Toplum Konseyi Üyesi Güzide Suluk Ana: İnsanların satılmadığı, bombaların yapılmadığı, silahların satılmadığı, anaların ağlamadığı, huzur, sevgi, barış, sağlık dolu bir yeni yıl bekliyoruz. Cümlemizin yeni yılı kutlu olsun.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Serdal Çınar: Bir yılın daha sonuna yaklaşıyoruz. Herkesin yeni yılını içtenlikle kutluyorum. Ne yazık ki bu yıl da depremler, savaşlar, birçok insanın canına malına mal oldu, hala da devam ediyor. Bütün dünya emekçileri ve ezilen halkları birleşip emperyalizmin kanlı yüzüne karşı çıkmadığı sürece bunun mümkün olmadığını düşünüyorum. Ama yine de 2024’de daha güzel, daha umutlu günler dileğimle herkese selamlar, sevgiler, saygılar.

    Avustralya Alevi Toplum Konseyi Başkan Yardımcısı Uğur Avcı: Tüm canların yeni yılını canı gönülden kutluyor, nice güzel Mutlu, umutlu, sağlıklı yıllar temenni ediyorum. Umarım herkesin isteği, çabası kabul olur, mutluluktan, güzellikten payın alır, hayatını güzelleştirir. Acısıyla, tatlısıyla bir yılı daha bırakıyoruz. Iki bin yirmi dört yılının tüm insanlığa barış, Huzur, güzellik getirmesini diliyor, mutluluklar diliyorum.”

    PİRHA/AVUSTRALYA

  • Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Saka: 10 Aralık’ta yan yana duralım-VİDEO

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Saka: 10 Aralık’ta yan yana duralım-VİDEO

    PİRHA- AFA Genel Başkanı Suzan Saka, 10 Aralık’ta yapılacak mitinge dair mesaj paylaşarak, tüm toplumsal kesimleri mitinge omuz vermeye çağırdı.

    AKP hükümetinin eğitim başta olmak üzere her alanı tamamen dinselleştirme girişimlerine karşı Alevi örgütleri öncülüğünde 10 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de saat 14.00’te “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi yapılacak.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Genel Başkanı Suzan Saka, mitinge dair mesaj paylaştı.

    Saka, Avustralya’dan mitingi selamlayarak, “Türkiye’de yaşayan canlarımızı, dostlarımızı başı açık kapalı demeden herkesi, insanca yaşamak için Kadıköy’deki mitingde el ele, yan yana durmaya çağırıyorum” dedi.

    PİRHA/AVUSTRALYA

    İLGİLİ HABERLER:
    -Haşim Kızılveren: 10 Aralık’ta Kadıköy’de sesimizi hükümete duyuralım-VİDEO
    -Gazeteci Sezgin Kartal: Aleviler karanlığın önüne set çekmek istiyor-VİDEO
    -Pir Erdoğan: 10 Aralık mitinginde bu despot gidişatın önüne geçelim-VİDEO
    -Aslan ve Erçe’den çağrı: Yediden yetmişe tüm dostları Kadıköy Meydanı’na bekliyoruz– VİDEO
    -PSAKD Ataşehir ve Sarıyer şubeleri tarafından 10 Aralık mitingi için afiş ve pankart çalışması yapıldı
    -Yoleri: Mitinge katılım ne kadar güçlü olursa sonuç almak o kadar kolaylaşacak – VİDEO
    DAD Eş Genel Başkanı Kulu: ‘Rıza Anayasası’ için Kadıköy’de olalım -VİDEO

  • Avustralya’da 30. Abdal Musa Festivali yapıldı, barış mesajı verildi-VİDEO

    Avustralya’da 30. Abdal Musa Festivali yapıldı, barış mesajı verildi-VİDEO

    PİRHA-Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu’nun her yıl düzenlediği 30. Abdal Musa Festivali yapıldı. Yoğun katılımın olduğu festivalde savaşların son bulması çağrısında bulunuldu. Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Genel Başkanı Suzan Saka, Alevi inancını Avustralya’da yaşamaya ve sürdürmeye devam edeceklerini kaydetti.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) ve üye kurumları Avustralya Toplum Konseyi (AATK), Dandenong Alevi Kültür Merkezi’nin (DAKM) ortaklaşa düzenlediği 30. Abdal Musa Festivali büyük bir coşkuyla yapıldı.

    Coburg Gölü Koruma Alanı, Murray Yolu Coburg’da yapılan 30. Abdal Musa Festivali’ne, Avustralya’da yaşayan toplulukların inanç ve siyasi parti ve yerel temsilcilerinin yanı sıra yüzlerce yurttaş katıldı.

    Avustralya Alevi Toplum Konseyi Başkanı Hüseyin Duman, Dandenong Alevi Kültür Merkezi Başkan Yardımcısı Doğan Coşkun, Viktorya Kültür Bakanı Ingrıd Still, Viktorya Adalet Bakanı Enver Erdoğan, Federal Bölge Milletvekili Peter Khalil, Hume Belediye Başkanı Naim Kurt birer konuşma yaptı.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Genel Başkanı Suzan Saka da, 8 dilde festivale katılanları selamlayarak başladığı konuşmasında, 30’uncu yılı kutlanan Abdal Musa ve Abdal Musa Festivali’ne dair değerlendirmede bulunarak, “Bugün burada 30’uncusunu kutladığımız Abdal Musa Lokması 14. yüzyıldan beri Anadolu’da Alevi toplumu tarafından sürdürülen Abdal Musa’nın, kendi dergahında meydana getirdiği birlik ve dayanışma geleneğinin devamıdır” dedi.

    “ZALİMİN KARŞINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Abdal Musa düşüncesinde de belirtildiği gibi; savaş, kan dökme, hak yeme, birbirini çekiştirme, ayrımcılığın, sevgi ile bağdaşmadığı için kabul edilmez olduğunu vurgulayan Suzan Saka, şunları söyledi:

    “Federasyonumuz, bu anlamda Aborjin ve Torres Bogazi Adalılarıyla dayanışmaya, İsrail’in Filistin halklarına uyguladığı soykırımı, Hamas’ın İsrail’deki masum insanları katlettiği saldırıyı şiddetle kınıyor, masum ve sivillerin öldürülmesini engellemek icin bir an önce savaşın kalıcı olarak bitirilmesi çağrısını yapıyoruz. Yine, İran İslam devletinin kadınlara, kız çocuklarına, demokrasi isteyenlere uyguladığı şiddeti kınıyoruz. Ayrıca, bizler anavatanımızdan binlerce km ötede yaşasak da Aleviler, Kürtler ve tüm ezilenler dahil olmak üzere Türkiye’de yasanan hak ihlallerine de karşı ses çıkarmaya, Türkiye Cumhuriyeti devleti, AKP hükumeti ve tüm muhalefet partilerini göreve çağırmaya devam edeceğiz. Federasyonumuz, her türlü hak ihlalinde mazlumun yanında, zalimin karşında durmaya devam edecektir.”

    AFA Genel Başkanı Suzan Saka, doğduğu topraklardan sürgün edilen, soykırımlara uğrayan Alevilerin, binlerce yıldır yaşadıkları travmalara rağmen; Avustralya gibi yerleştikleri her ülkede yaşamı güzelleştirmek için, kendi inancına sahip çıkarken, başka inançların, halkların özgürlüğünü de savunduğunu belirtti.

    “YOLUMUZU, KÜLTÜRÜMÜZÜ AVUSTRALYA TOPRAKLARINDA SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    30 yıllık çalışmalarını paylaşan Suzan Saka, “Aleviliğin kendi başına bir inanç olduğunu, evreni bir bütün, Hakk’ı insanda görür. Bundan sonra da Yol’umuzu, kültürümüzü, felsefemizi, öğretimizi Avustralya topraklarında diğer halklarla barış ve sevgi içerisinde sürdürmeye devam edeceğiz” şeklinde ifade etti.

    Abdal Musa Festivali, deyişler, türküler, Aborjin müziği, semah, çocuklar için birçok aktivite ve halaylarla devam etti. Kurulan stantlarda geleneksel yiyecekler ve Abdal Musa adına tığlanan lokma pay edildi.

    PİRHA/AVUSTRALYA

  • Avustralya’da 30’uncu Abdal Musa Festivali 26 Kasım’da-VİDEO

    Avustralya’da 30’uncu Abdal Musa Festivali 26 Kasım’da-VİDEO

    PİRHA-Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) ve üye kurumları Avustralya Toplum Konseyi ve Dandenong Alevi Kültür Merkezi’nin ortaklaşa düzenlediği 30’uncu Abdal Musa Festivali 26 Kasım Pazar günü saat 11’de Coburg Gölü Koruma Alanı, Murray Yolu Coburg’da yapılacak.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) ve üye kurumları Avustralya Toplum Konseyi (AATK), Dandenong Alevi Kültür Merkezi’nin (DAKM) ortaklaşa düzenlediği Abdal Musa Festivali’ne sayılı günler kaldı.

    30’uncu Abdal Musa Festivali, 26 Kasım Pazar 11.00-18.00 saatleri arasında Coburg Gölü Koruma Alanı, Murray Yolu Coburg’da gerçekleşecek.

    Festival Komitesi tarafından yapılan açıklamada, “Bildiğiniz üzere Abdal Musa Festivali, barış, dostluk, birlik, sevgi ve hoşgörü bayramıdır. Bu yıl ki Abdal Musa Festivali’nin 30’uncu yılı kutlanacağı için Alevi kurumlarımız için ayrıca önem taşımaktadır. Festivalimiz, toplum üyelerimizin yıllar içerisinde verdikleri emek, katkı ve bu tecrübelerinin sonucu bu günlere gelmiştir. Abdal Musa Festivali’nin, yıllar önce yaklaşık 50 toplum üyesiyle 1993’teki mütevazı başlangıcından bu yana, son yıllarda bu etkinliği 5000 kişiye yakın Melbourne’un çeşitli kesimlerinden toplum üyelerinin katıldığı büyük bir bayrama dönüşmesinden dolayı gurur duyuyoruz” denildi.

    Abdal Musa Festivali’nde, deyişler, türküler, Aborjin müziği, semah, halaylar, dans, sanat, geleneksel yiyecekler ve Abdal Musa adına tığlanan lokmanın yanı sıra, çocuklar için birçok aktivite ile Anadolu Alevilerinin ve Anadolu’da yaşamış diğer kültürlerin mirası ve kültürü paylaşılacak.

    PİRHA/AVUSTRALYA

  • ‘Laik ve demokratik bir cumhuriyetin savunucusu olmaya devam edeceğiz’

    ‘Laik ve demokratik bir cumhuriyetin savunucusu olmaya devam edeceğiz’

    PİRHA- AFA, Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken bir metin yayınladı. Metinde “Aleviler olarak, Cumhuriyetle elde edilen bu ilerici haklar başta olmak üzere; dil, din , ırk, cinsiyet ayrımı yapmadan her bireyin eşit vatandaşlık hakkı, cemevlerimizin inanç merkezleri olarak tanınması, laik bir devlet,  laik ve çağdaş bir eğitim, adaletin sağlandığı, her türlü özgürlüğün yasalarla korunduğu ve pratikte işlediği, kadınların, çocukların öldürülmediği  şeriata karşı laik ve demokratik bir cumhuriyetin savunucusu olmaya devam edeceğiz” denildi.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Cumhuriyetin ilk yüzyılını Aleviler için değerlendirdi. İlk yüzyılda Alevi toplumunun yaşadığı  katliamlar ve hak ihlallerini de ele alarak yapılan açıklamada “Aleviler, Kürtler ve azınlıklar için iyi bir imtihan verememiş Cumhuriyetin 1. Yüzyılının tabii ki ilerici yanları da vardır” ifadelerine yer verildi.

    “CUMHURİYETİMİZ ORTAK BİR KURTULUŞ VE BİRLİKTELİKTİR”

    Açıklamanın tamamı ise şöyle:

    “Cumhuriyetimiz, Kurtuluş Savaşı’yla Anadolu’da yaşayan her ırktan, inançtan genç yaşlı demeden halkların gönüllü olarak tüm ülke hattı boyunca  mücadelesi sonucunda kazanılmış  ortak bir kurtuluş ve birlikteliktir. Bu ortak mücadele sayesinde bir  vatan yaratılmıştır.

    ALEVİLER CUMHURİYETLE DE ASİMİLE EDİLMEYE DEVAM ETTİ

    Maalesef ki ortak mücadeleyle yaratılan/kurulan Cumhuriyet, TBMM tarafından 30.11.1925 yılında 677 sayılı yasa ile Tekke ve Zaviyelerle, Türbelerin yasaklanmasıyla, Alevilerin 768 adet tekkesi kapatmıştır. Yine bu yasanın yürürlüğe geçmesiyle Alevi dedeleri, babaları ve inanç önderlerinin cem hizmeti yürütmesi yasaklanmış, yürütenlere ise ağır para cezaları ve hapis cezaları getirilmiş, dedeleri/ yol önderleri hakaretlere uğramış ve kurumları itibarsızlaştırılmıştır.  Alevi inancını, öğretisini, felsefesini, nefeslerini, deyişlerini, gülbenklerini Anadolu’nun Alevi köylerine ulaştıran, toplum içindeki sorunları çözen Dedelik kurumunun da yasaklanmasıyla Aleviler, tıpkı Osmanlı da olduğu gibi yeni kurulan cumhuriyetle de asimile edilmeye devam edilmiştir. Ama ne hikmetse  söz konusu bu yasa camileri, kanunun kapsamı dışında bırakmıştır.

    CUMHURİYET KATLİAMLARLA YÜZLEŞMELİ

    Bu yapılanlar ve 100 yıldır sürdürülen bu zihniyet açık olarak gösteriyor ki; bir tek inanç sisteminin egemenliği, yani Sünni Osmanlı devlet geleneğinin ve anlayışının maalesef cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllardan beri de  izlediği bilinçli bir politikadır. Aleviler inkar edilmiş ve Diyanet kurularak bu günlere uzanan gericiliğin temelleri atılmıştır. Ayrıca, 100 yıl içinde Alevilere yapılan Dersim, Maraş, Çorum ve Sivas katliamı başta olmak üzere, Kürtler, diğer azınlıkların haklarının Anayasa tarafından tanınmaması ve uğradıkları katliamlar/pogromlar ve şiddet yine tek dil, tek din ve tek ırk ilkesi üzerine inşa edilen cumhuriyetin yüzleşmesi gereken en  önemli meselelerden biridir.

    CUMHURİYETİN İLERİCİ YANLARI

    Aleviler, Kürtler ve azınlıklar için iyi bir imtihan verememiş Cumhuriyetin 1. Yüzyılının tabii ki ilerici yanları da vardır.   Bu ilerici ilkeler; başta yönetimin bir zümrenin ya da ailenin yönetiminde değil halkın yönetimine dayanan yönetim biçimi olmasından dolayı önemlidir. Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasıyla, Islami devlet yönetim biçiminden cumhuriyet yönetimine geçmesi, halkın tebaadan çıkarılıp vatandaş olması, evlenme, boşanma, mal varlığına sahip olma, miras vs gibi haklar bakımından kadınlara, erkeklerle aynı statünün sağlanması gibi. Ayrıca en önemli adım olan Medeni  Hukukun , çalışma hakkı, seçme seçilme hakkı ve kızlarla erkeklerin karma eğitimle okuması gibi yasal haklarla kadın-erkek eşitliğini temel alan bu yasalar o dönem için atılan çok önemli ve ilerici adımlardır.

    ŞERİATA KARŞI LAİK VE DEMOKRATİK BİR CUMHURİYET

    Laik hukuku, Medeni Yasayı, laik ve bilimsel eğitimi ve kadın erkek eşitliğinin temellerini atan Cumhuriyetin 2. yüzyılına girerken bu yasaların AKP iktidarı ve ortakları tarafından kaldırmaya çalışılması yüzyıl önce  elde edilen ilerici hakların geri alınmasıdır. Yani yeniden Şeriatla yönetilmenin yollarının açılmasıdır! Aleviler olarak, Cumhuriyetle elde edilen bu ilerici haklar başta olmak üzere; dil, din , ırk, cinsiyet ayrımı yapmadan her bireyin eşit vatandaşlık hakkı, cemevlerimizin inanç merkezleri olarak tanınması, laik bir devlet,  laik ve çağdaş bir eğitim, adaletin sağlandığı, her türlü özgürlüğün yasalarla korunduğu ve pratikte işlediği, kadınların, çocukların öldürülmediği  şeriata karşı laik ve demokratik bir cumhuriyetin savunucusu olmaya devam edeceğiz!”

    PİRHA / AVUSTRALYA

  • Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu: Kadriye Doğan serbest bırakılsın

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu: Kadriye Doğan serbest bırakılsın

    PİRHA- Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan’ın gözaltına alınmasına tepki göstererek, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni başta anayasayla koruma altında olan düşünce özgürlüğü ve laiklik maddelerine ve uluslararası İnsan Hakları Bildirgeleri’ne uymaya, vatandaşlarının can güvenliğini korumaya davet ediyoruz” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, önceki gün polis baskınında evinden gözaltına alındı. Doğan gözaltında tutulmaya devam ederken, Alevi kurumları ve Alevi toplumu tepkilerini dile getirmeye devam ediyor.

    “DEMOKRASİYE VE HUKUK KURALLARINA AYKIRIDIR

    Kadriye Doğan’ın gözaltına alınmasına Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) yazılı bir açıklama yaparak tepki gösterdi.

    “iktidarın, haksız/hukuksuz uygulamalarına rağmen demokratik bir şekilde haklarını arayan, sesini yükselten herkese karşı topyekün anti-demokratik yöntemlere başvurmasını kaygıyla izliyoruz” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Türkiye’de toplumsal mücadele içinde yer alan başta Alevi kurum yöneticilerinin gözaltına alınmaları, Gezi Davası’nda Yargıtay’ın verdiği yanlı karar, gazetecilerin sorgusuz sualsiz gözaltına alınması, siyasi partilere yapılan baskınlar ve gözaltılar, evlatlarının akibetini soran Cumartesi Anneleri/İnsanlarının her cumartesi ters kelepçe takılarak gözaltına alınması, yasal haklarını talep eden işçilerin taleplerinin görmezden gelinmesi, laik ve bilimsel eğitimi yok etmek için uygulamaya giren ÇEDES projesiyle okullara manevi terapist adı altında imamların gönderilmesi, Kültür Bakanlığı altında Alevi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulması, devlet görevlilerinin cemevlerine, Alevi köylerine giderek dedelere maaş bağlanmasının çalışmalarının yapılması, kadınların yaşam haklarını korumak yerine İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek her gün kadınların ölümüne sebep olan iktidar ve ortaklarının; toplumları korkutarak, şiddet uygulayarak pasifize etmesi ve kutuplaştırması demokrasiye ve hukuk kurallarına aykırıdır.

    “KAYGIYLA İZLİYORUZ”

    Tüm bu yaşananları; yani iktidarın, haksız/hukuksuz uygulamalarına rağmen demokratik bir şekilde haklarını arayan, sesini yükselten herkese karşı topyekün anti-demokratik yöntemlere başvurmasını kaygıyla izliyoruz.

    Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni başta anayasayla koruma altında olan düşünce özgürlüğü ve laiklik maddelerine ve uluslararası İnsan Hakları Bildirgeleri’ne uymaya, vatandaşlarının can güvenliğini korumaya davet ediyoruz. Bu bağlamda, 3 Ekim’de gözaltına alınan Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan ve hala suçsuz olarak gözaltında ve cezaevinde olan Alevi kurum yöneticilerinin bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    >DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan gözaltına alındı