PİRHA-6 Alevi kurumu yazılı bir açıklama yaparak ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediklerini belirterek, “Hızır aşkına ayağa kalkın” dedi.
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) 28 Mayıs günü yapılacak olan ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada Kemal Kılıçdaroğlu’nun desteklendiği kaydedildi.
“KILIÇDAROĞLU’NU DESTEKLİYORUZ”
Açıklama şu şekilde:
“Ülkemize, çocuklarımıza ve geleceğimize Hızır olacağız. Hırsızlığa, yalana, talana, katilleri affedenlere, dini inançları sömürenlere, Alevi-Kürt-Ermeni düşmanlığı yapanlara, yoksul halk çocuklarının ölümünden rant devşirenlere, kadın düşmanlarına, eğitimi ve çocuklarımızın geleceğini tarikatlara teslim edenlere, doğayı yağmalayanlara, siyasi, dini ve etnik linç kültürünü savunup, kendisi gibi olmayanları dışlayanlara, çocuk tecavüzcülerini savunanlara, kardeşi kardeşe kırdırıp oy peşinde koşan siyasetçilere karşı; Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekliyoruz.
Çünkü biz; barış içinde, sevgiyle yaşayacağımız vatanımıza yani geleceğimize sahip çıkıyoruz. Türkiye “Direnen Bir Demokrasi’ye” sahip çıkan, Otokrasiye teslim olmayı reddeden halkların ülkesidir. Yaygınlaşan ultra milliyetçiliğe, Siyasal İslamcılığa, Kürt, Alevi, mülteci düşmanlığına karşı toplumun direnen yarısına ve demokrasi kavgasına omuz vereceğiz. Unutma 28 Mayıs’ta Türklerin, Kürtlerin, Alevilerin, Sünnilerin yani bu topraklarda varolmuş tüm halkların ve inançların, düşmanca değil dostça, nefret içinde değil sevgiyle bir arada yaşadığı bir ülke için oy kullanacağız.
PİRHA- AFA’ya bağlı Avustralya Alevi Toplum Konseyi ve Dandenong Alevi Kültür Merkezi’nde Mehmet Turan Dede ve Dr. Gani Pekşen tarafından dinleti ve söyleşi verildi.
Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) tarafından her yıl düzenli yapılan ancak koronavirüs nedeniyle ara verilmek zorunda kalınan etkinliklere kalındığı yerden devam ediliyor.
Etkinlik kapsamında Mehmet Turan Dede ve Dr. Gani Pekşen AFA’ya bağlı Avustralya Alevi Toplum Konseyi ve Dandenong Alevi Kültür Merkezi’nde söyleşi ve dinleti verdi.
Mehmet Turan tarafından uyandırılan çerağla başlanan söyleşiye katılım yoğun olurken, AFA Genel Başkanı Suzan Saka, Alevilik erkanını yürütenler ve kendilerini Alevi yolunun devamına adayanlar sayesinde Alevi inancının devam ettiğini belirterek, “Onlar, hem yolumuzun kaybolmasının önüne geçmişler hem de kaybolmaya yüz tutmuş bellek ve kadim gerçekleri bir sonraki kuşaklara aktarmışlardır. Bu bilgiler Alevi sözlü geleneği ile kuşaktan kuşağa aktarılarak korunmuştur” dedi.
Mehmet Turan Dede, söyleşide Alevi sözlü geleneğinin Avustralya’da yaşatılmasının önemine dikkat çekerek, Alevi yol ve erkan önderleri, Aleviliğin, inanç, felsefi, teolojik ve kültürel boyutlarını deyişler, nefesler ve devriyelerin anlamını Dr. Gani Pekşen ile birlikte aktardı.
Söyleşi ve dinleti sonrası lokmalar pay edildi.
Programlarının bir kısmını tamamlayan Mehmet Turan Dede ve Dr. Gani Pekşen; 22 Nisan Cumartesi akşamı Hallac-ı Mansur Cemevi’nde Abdal Musa Birlik Cemi’ni yüretecek ve aynı haftasonu pazar günü ise sadece gençlerin katılacağı bir söyleşiyi, İngilizce çeviri eşliğinde gençletin sorularına ve merak ettikleri hususlara değinecekler.
PİRHA- Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Yeni yönetim belirlenirken, Suzan Saka yeniden AFA Genel Başkanı seçildi.
Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Genel Kurulu, Melbourne Hallac-ı Mansur Cemevi’nde gerçekleştirildi. Saygı duruşuyla başlayan genel kurul divan seçimiyle devam etti.
Divan seçiminden sonra çalışma raporu, mali rapor ve denetleme kurulu raporları okundu. Raporların okunmasından sonra raporların tartışılması ve oylanmasına geçildi. Çalışma raporunda hem Avustralya’daki hem de Türkiye’deki ve depremle ilgili yapılan çalışmalara dair delegelere bilgiler verildi, yapılması öngörülen çalışmalardan ana başlıklarıyla bahsedildi.
Raporlar oylandıktan sonra, yönetim ve denetleme kurulları adayları ve oylaması yapıldı. AFA Genel Başkanlığı’na yeniden Suzan Saka seçilirken, dilek ve temennilerle genel kurul sonlandı.
PİRHA-Fransa’nın başkenti Paris’teki Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıya dair açıklama yayımlayan Avustralya Alevi Federasyonu (AFA) “Kendi ülkelerinde yaşam hakkı tanınmadığı için başka ülkelere yeni bir yaşam için göç eden başta Kürtler ve Alevilere yapılan bu saldırılar, insan haklarına, kimliklerimize, dilimize, kültürümüze ve inancımıza tahammül edemeyenler tarafından yapılmaktadır” dedi.
Avustralya Alevi Federasyonu (AFA), Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen ve 3 kişinin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı dileyen AFA, açıklamasında “Barış, hoşgörü ve kardeşlik dilinden asla taviz vermeyeceğiz” dedi.
“Paris Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yapılan ırkçı saldırıyı kınıyoruz. Saldırıda 3 kişi yaşamını kaybetmiş ve durumu kritik olan yaralılar olduğu belirtilmektedir. Hayatlarını kaybedenlerin ışığı daim, devri asan olsun. Sevdiklerinin, ailelerinin başı sağolsun. Yaralılara acil şifa dileriz.
Kendi ülkelerinde yaşam hakkı tanınmadığı için başka ülkelere yeni bir yaşam için göç eden başta Kürtler ve Alevilere yapılan bu saldırılar, insan haklarına, kimliklerimize, dilimize, kültürümüze ve inancımıza tahammül edemeyenler tarafından yapılmaktadır. Bu tür saldırıların, failleri ve azmettiricileri en kısa zamanda bulunmalı, Türkiye başta olmak üzere her ülkede herkesin can güvenliği sağlanmalı ve korunmalıdır. Bizler; insan hakları, barış, demokrasi, eşitlik ve adaletli bir yer kürede yaşamak için her nerede olursak olalım mücadelemize devam edeceğiz. Barış, hoşgörü ve kardeşlik dilinden asla taviz vermeyeceğiz.”
PİRHA- AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulacak olan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlanacağına dair yaptığı açıklamaya AFA Genel Başkanı Suzan Saka tepki gösterdi. Saka, “İktidarın yanında olacak olan dedeler, analar ya da gençler, kendi inançlarına, kendi kültürlerine, kendi geçmişlerine, kendi analarına, dedelerine, pirlerine, Pir Sultan Abdal’a, Hacı Bektaş’a, Hallacı Mansur’a, Hasret’e, Nesimi’ye, ihanet edecekler” dedi.
Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Genel Başkanı Suzan Saka, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, cemevlerinin yönetiminin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulacak olan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlanacağına dair yaptığı açıklamayı değerlendirdi.
Avusturalya’dan Avrupa’ya ve Türkiye’ye Alevi kurumlarının ortak hareket ettiklerinin altını çizen Suzan Saka, “Avrupa’daki konfederasyon ve Türkiye’deki Alevi örgütlerinden farklı düşünmüyoruz. Ne kadar fiziksel ve mekansal olarak Türkiye’den uzakta da olsak kaygılarımız özellikle de Cumhurbaşkanı’nın şu an yapmış olduğu manevralar konusundaki fikrimiz aynı” dedi.
“İKTİDARIN YANINDA YER ALAN ALEVİLER KENDİ İNANÇLARINA İHANET EDİYORLAR”
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yanında duran bir grup kurum başkanı ve dedeye “Bu iktidara nasıl güveniyorlar?” diye soran Suzan Saka, “21 yıllık iktidarları tarihi bunun kanıtıdır. Israrlı bir şekilde bu iktidarın son yirmi yıl içerisinde gazetecilere, yazarlara, akademisyenlere, işçilere, emekçilere, Kürtlere, Alevilere, kısacası bütün kesimlere karşı nasıl bir hak ihlali uygulandığı ortada. Dolayısıyla pratiği aslında kendini ispat eden bir iktidardan ne beklenebilir? Ne bekliyor? Bu dedeler ya da cemevleri liderleri bu soruya kendilerine çok iyi sormaları gerekiyor. Çünkü böylesi bir yapılanma içerisinde yer alarak aslında hem kendi tarihlerine, inançlarına, felsefelerine, kültürlerine hem de Türkiye halklarına ihanet ediyorlar” diye konuştu.
“PİR SULTAN ABDAL’A, HACI BEKTAŞ’A, HALLACI MANSUR’A İHANET EDECEKLER!”
Şu ana kadar AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın asıl muhataplarını dikkate almadığının altını çizen Suzan Saka, şunları ifade etti:
“Alevi felsefesini, kültürü ve eşit yurttaşlık hakkı gibi söylemlerini dile getiren ve bu anlamda da hem alanda olan, hem masada oturan Türkiye’de belli başlı Alevi örgütleri var ve bunlar demokrasi mücadelesi veriyorlar. Sadece Aleviler için değil Türkiye’de yaşayan bütün halkları için demokrasi mücadelesi veriyorlar. Dolayısıyla Alevi kurumları sorunların çözümü için istişareye açık. Ama bizim sorunlarımızı çözecek, biat ettirecek bir yöntemle değilse biz buna açığız.
Yüzlerce yıldır Anadolu’da olan bir inancı kalkıp kendi kurallarınız, kendi yöntemlerinizin içerisine alırsanız kabul edilmez. Cumhuriyet kurulduğundan bu yana Türkleştirme, tek dil, tek dil, tek din yöntemini kullanıyor. Dönem dönem direkt yaparak, dönem dönem işte bu tür yöntemlerle halkları, toplumları, inançları bölerek, asimile etmeye devam ediyor. Bununla birlikte bugün iktidar daha sinsice yöntemler uyguluyor. Bu da o yöntemlerden bir tanesi. Şimdi oraya gidecek olan dedeler, analar ya da gençler, Alevilikle ilgili devletin çizmiş olduğu bir politika ya da bir yaşam biçimini öğrenerek aslında tek dini hizmet eden bir sürece girecekler ve kendi inançlarına, kendi kültürlerine, kendi geçmişlerine, kendi analarına, dedelerine, pirlerine, Pir Sultan Abdal’a, Hacı Bektaş’a, Hallacı Mansur’a, Hasret’e, Nesimi’ye, ihanet edecekler.”
“İKTİDARIN OYUNLARINA GELİNMEMESİ İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”
“Aleviler olarak; bizi muhatap alın, inancımızı tanıyın diyoruz. Bizi öldürmeyin, bizi kırmayın. Bizim çocuklarımızı asimile etmeyin istiyoruz” diyen Suzan Saka, “Türkiye’deki Aleviler kendi haklarını savunan, gerçekten Aleviliğin başlı başına bir inanç olduğunu ısrarla söyleyen, Alevi katliamlarıyla devletin yüzleşmesi gerektiğini belirten, laik bir eğitim ve laik bir devlet ve eşit vatandaşlık, demokrasi ama herkes için demokrasi diyen Türkiye’deki Alevi çatı kurumlarının liderliklerine güvenmeleri gerektiğini düşünüyorum. Tabii bu anlamda da hem Türkiye’deki hem Avrupa’daki hem de diğer kıtalardaki Alevi örgütlenmelerine de görev göre düşüyor. Bizler de ısrarla ama hiç vazgeçmeden iktidarın oyunlarına gelinmemesi için yapılanların unutulmaması için mücadele edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
PİRHA- Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Suzan Saka, federasyon çalışmalarını, AKP iktidarının cemevleri ziyaretlerini ve iktidarın Alevi sorununa yaklaşımını PİRHA’ya değerlendirdi. Suzan Saka, Alevi örgütlerinin ortak taleplerinin her alanda dile getirdiklerini dile getirerek, “Bizler devletin Alevisi değiliz, hiçbir zaman da devletin Alevisi olmayacağız” dedi.
AKP-MHP ittifakı Alevi kurumlarına yönelik ilgisini arttırıyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tartışmalı Hüseyin Gazi Cemevi ziyareti sonrası Kültür Bakanlığı’nın Alevi kurumlarının etkinliğine alternatif olarak düzenlediği etkinliğe katılarak, “Ülkemizdeki 1585 cemevinin tamamı ziyaret edilerek Alevi-Bektaşi vatandaşlarımızın 8 bin 740 talebi belirlendi. 5 bin 600’ü hızla karşılandı. Diğer taleplerle ilgili olarak İçişleri, Kültür ve Adalet Bakanlığımız çalışma yapıyor” dedi.
Alevi çatı örgütlerinden Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Derneleri (AKD) ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, ortak bir açıklama yaparak, “Alevileri asimile etmeyi hedefleyen devletin tutumu hiç bir dönemde, bu dönemde olduğu kadar gözü kara ve ideolojik bir hal almadı! Alevi toplumunun hükümetten ve Cumhurbaşkanından beklentisi nettir; İçimize oynamak değil, farklı kanatlarımızın ortak mutabakatıyla oluşturulmuş olan ortak taleplerimizin karşılaması, 85 milyon insanıyla anayasal hak ve yurttaşlık eşitliğimizin sağlanmasıdır. Burada bir kez daha ilan ediyoruz ki, betonla, çimentoyla, içimizden ayartılacak olanlara sağlanan dünyalıklar uğruna inancımızla oynanmasına, taleplerimizin saptırılıp geçiştirilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.
Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Suzan Saka, federasyon çalışmalarını, AKP iktidarının cemevleri ziyaretlerini ve iktidarın Alevi sorununa yaklaşımını PİRHA’ya değerlendirdi.
PİRHA- Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda izlenimleriniz neler oldu?
Açıkçası çok uzaktan gelip de Hacı Bektaş Veli kültür ve sanat etkinliklerine katılmak benim için çok onure verici bir şeydi. Özellikle buradaki Alevi örgütlenmelerinin içerisinde yer almak, onlarla beraber hareket etmek gurur vericiydi. Çok mutlu oldum.
Aynı zamanda buradaki toplumu görürken, izlerken, onların hünkara olan bağlılığını, her sene düzenli gelen özellikle Abdalları ilk defa görüyorum. Kendilerini çok büyük şaşkınlıkla ve gıptayla izledim. Çoğu sokaklarda kalıyor ve onlara falan hiç takılmıyorlar. O kadar itikatlılar. O anlamda hoşuma gitti.
Hacı Bektaş Belediyesi’nin bu anlamda buraya gelen ve maddi imkanları olmayıp da özellikle Abdal olan Alevilere yer ve yurt sağlaması gerekiyor. Sağlıklı koşullarda ziyaretlerini gerçekleştirmeleri için daha düzenli ve organize bir çalışmaya ihtiyaç var.
“ALEVİLERİN ORTAK TALEPLERİNİ HER YERDE DİLE GETİRİYORUZ”
-Avustralya’dan Türkiye nasıl gözüküyor?
Türkiye’de Alevi inancı tanınmıyor. Yüzyıllardır hem asimilasyona hem de katliama uğrama hali devam ediyor. Yurt dışında yaşayan Alevi örgütlerinin temel mücadele alanlarından biri ve bu hak mücadelesinin bir parçasıyız.
Bizler yaşadığımız ülkelerde demokratik anlamda haklarımız olduğu için kendi derdimizi, meramımızı anlatabiliyoruz veya resmi mercilerle görüşebiliyoruz ve Türkiye’deki yaşanan herhangi bir hak ihlali, Aleviler olsun, Kürtler olsun, LGBT+’lar olsun, kadın hareketi olsun, bu anlamda tavrımızı netleştiriyoruz. Ama tabii Türkiye’de devlet zaten ötekilleştirmeye çalıştığı ırksal ve inançsal gruplara doğal olarak yaşam hakkı vermiyor. Yaşam hakkı vermediği için de Alevilerin buradaki Alevi örgütlenmelerinin varlığı çok önemli ve onların kazanmış olduğu örgütlenmeleri sonucunda belki bizler bugün Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahı’na geliyoruz ve Alevilerin ortak taleplerini dile getiriyoruz.
Bunlar zaten insan hakları talebi. En başta eşit yurttaşlık istiyoruz. İkincisi Alevilerin inanç merkezleri cemevleridir diyoruz. Üçüncüsü laik bir eğitim, laik bir devlet istiyoruz. Sivas Katliamı başta olmak üzere diğer katliamlarla devletin yüzleşmesi gerektiğini ısrarla belirtiyoruz. Çünkü yüzleştiğin zaman barışırsın, yüzleştiğin zaman acıları sarmak için bir nebze de olsa elini uzatırsın. Ve tabii ki Sivas Madımak Oteli’nin de utançlık müzesi olmasını istiyoruz. Bütün bunlar hem Türkiye’deki hem yurt dışındaki Alevi örgütlerinin ortak talepleridir.
“ALEVİ ÖRGÜTLERİNE ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR”
-AKP iktidarının cemevleri ziyaretlerini ve Alevi sorununa olan yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aleviler uyanık olmak zorundalar. Özellikle Alevilerin haklarını savunan Alevi örgütleriyle hareket etmek durumundalar. Çünkü şunu biliyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti devleti böyle bir geleneğe sahip. Şu an Cumhurbaşkanı’nın ziyaretini seçime yönelik bir yatırım olarak düşünüyorum. Alevi örgütlerine, hem Türkiye’de hem de yurt dışında bu anlamda Alevilerin kafasını açmak ve onlara liderlik yapmak açısından tabii ki çok önemli vazife düşüyor.
Alevilik başlı başına bir inanç olarak gören bizler kendi inancımızı, kendi kültürümüzü yaşayacağız ve bunun için de mücadele edeceğiz diyen bizler hükümetin ve diğer muhalefet partilerinin bazılarının dışında bırakarak bu tür söylemlerine kanacaklarına inanmıyorum. Sonuçta bizler devletin Alevisi değiliz, hiçbir zaman da devletin Alevisi olmayacağız.
“KENDİMİZİ ÖTEKİ HİSSETMİYORUZ”
-Avustralya’da Alevi kurumsallaşması ve hakları ne durumda?
Öncelikli olarak Avustralya sosyal bir devlet. Aynı zamanda da çok kültürlü bir ülke. Tabii ki orada da ırkçılıklar var ama benim gözlemlediklerim ve çıkarımlarımdan aldığım sonuca baktığımda Avrupa’ya göre ırkçılığın daha az olan ülkelerden biri. Dolayısıyla ben orada kendimi hiçbir zaman bir göçmen olarak hissetmedim. Kendi göçmen hissiyatımın dışında hissetmedim. Çünkü on beş senedir orada yaşıyorum. Aksanlı bir İngilizce konuşuyorum ve ben şu an orada Victoria hükümetine bağlı olmamakla beraber, beraber çalışan çok kültürlü bir kurumda Türkçe konuşan görevli olarak yer alıyorum.
Oradaki partilerle ilişkilerimiz iyi. Zaten bir toplum örgütü, biz demokratik kitle örgütüyüz ve aynı zamanda da cemevimiz var, Hallacı, Mansur Cemevi. İşçi Partisi’yle yakın ilişkilerimiz var zaten. Kendimizi öteki hissetmiyoruz orada. Bu çok önemli. Ötekilerin ülkesi, ötekiler yönetiyor, ötekiler yönetmeli. Evet, bir sürü halk var ve başka halkları tanıma fırsatımız oldu. Hacı Bektaş Veli’nin söylediği işte yetmiş millete bir nazarda bakmayı orada yaşıyoruz, orada görüyoruz.
“ORTAK ŞİARIMIZI GENİŞLETMEK DURUMUNDAYIZ”
-Yakın zamanda seçim olacak. Seçimler hakkında ne düşünüyorsunuz?
AKP topluma yoğun bir baskı uyguladı ve devam ediyor. Geziyi hepimiz hatırlıyoruz, dokunmadığı kesimler kalmadı. Bütün kesimlerin Türkiye’deki bu durumdan AKP seçmenleri de dahil olmak üzere rahatsız. Özellikle ekonomik anlamda ciddi sıkıtılar yaşanıyor. İşsizlik çok yüksek.
Türkiye özellikle kadınlar için, çocuklar için can güvenliği yok. İstanbul Sözleşmesi’nin anayasadan kaldırılmasıyla da iyice artan şiddet söz konusu. Bunların tekrar kazanılması mücadeleyle olacak. Gökten hiçbir şey zembille inmiyor, inmeyecek de. Dayanışmak zorundayız ve ortak şiarımızı genişletmek durumundayız.
PİRHA-AFA öncülüğünde Avustralya’ya göç edenlerin anısına Hallac-ı Mansur Cem Evi’nde büyük bir mozaik projesi inşa edildi. Proje kapsamında ayrıca, topluma katkıda bulunmuş bireylere atıfta bulunarak “Hakk’a Yürüyen Canların Anısına” bir de kitap yayınlandı.
Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu’nu, Melbourne Hallac-ı Mansur Cemevinin ön cephesine inşa edilen Mozaik ve Hakka Yürüyen canlar adına adanan kitapla ilgili açıklama yaptı.
Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) öncülüğünde Avustralya Alevi Toplum Konseyi, 1960’ların sonundan itibaren Türkiye’den Avustralya’ya göç edenlerin anısına Melbourne’daki Hallac-ı Mansur Cemevinde büyük bir mozaik sanat projesi gerçekleştirdi.
Eser, Avustralya’nın çok kültürlü yapısına atıfta bulunmak amacıyla mozaik tekniği ile hazırlandı. Mozaik projesiyle birlikte, Alevilik bilgileri içeren bir de kitap yayımlandı.
Mozaik duvar panosu Avustralya’ya göç eden sanatçılar Hacer ve Enver Çamdal tarafından tasarlandı. 6 x 2.4 metre büyüklüğündeki mozaik eser, Alevi cemlerinde dönülen semah ritüeli etrafında, inancın önemli unsurlarını yansıtmayı amaçlıyor. Anadolu’nun farklı yörelerinde giyilen renkli giysiler içindeki figürlere, güneş, turna kuşları, saz gibi Alevi inancının sembolik olguları eşlik ediyor.
İNANCIN TEMEL UNSURLARINI ANLATAN BİR DE KİTAP BASILDI
Avustralya’da yaşayan Alevilerin çatı organizasyonu Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu tarafından hazırlanan proje çerçevesinde bir de kitap hazırlandı. Topluma katkıda bulunmuş bireyler anısına adanan kitapta Alevi felsefesi, Alevi inancının kuralları, Alevi inancının önemli günleri, Alevi ritüelleri ve törenleri, yaşam biçimi, Alevi sembolleri gibi inancın temel unsurları anlatılıyor.
Mozaik Sanat Projesi’nin Proje sorumlusu Sultan Çınar, ülkedeki kütüphanelere gönderilecek bu kaynak kitapla, Alevilik felsefesini Avustralya toplumuna tanıtmayı ve Alevileri Avustralya’nın çok kültürlü yapısı içinde görünür kılmayı amaçladıklarını söyledi.
PİRHA – Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Suzan Saka, Tokat Almus Hubyar Köyü’nde bulunan Hubyar Sultan Tekkesi’nin bir ailenin kontrolünden çıkarılıp tapusunun köy halkının temsilciliğini yapan köy tüzel kişiliğine verilmesini istedi.
Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Suzan Saka, Tokat Almus Hubyar Köyü’nde bulunan Hubyar Sultan Tekkesi’nin bir ailenin kontrolünden çıkarılıp tapusunun köy halkının temsilciliğini yapan köy tüzel kişiliğine verilmesini istedi.
Saka, Hubyar Kültür Vakfı ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Komisyon Temsilcisi Aydın Deniz’e gönderdiği yazıda, “Alevi Bektaşi yolunun önemli değerlerinden Hubyar Sultan’ın şahsında daha fazla yıpratılmaması amacıyla aldığınız temsil hakkının kişilerden ziyade kolektif olarak köyün tüzel kişiliğine verilmesi önerinizi canı gönülden destekliyoruz. Tokat Valiliğimizin ve yetkili kurumlarımızın da bu yönde karar vereceğine inanıyoruz” ifadelerine yer verdi.