Etiket: AKD

  • Uçarcan: Alevi kurumları ‘Barış Çalıştayı’ yapmalı-VİDEO  

    Uçarcan: Alevi kurumları ‘Barış Çalıştayı’ yapmalı-VİDEO  

    PİRHA- Müzakere sürecine dair değerlendirmede bulunan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı, Kazım Uçarcan, Aleviler olarak barış girişimlerini çok olumlu ve aynı zamanda hayati bulduklarını belirterek, Alevi kurumlarına ‘Barış Çalıştayı’ yapmaları çağrısında bulundu.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Aleviler olarak her zaman savaşa karşı olduklarını belirten Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, “Tarih boyunca Alevi kurumları olarak savaşlardan yana olmamışızdır. Bizim bir düsturumuz var; bin kez mazlum olsan da bir kez zalim olma. Bizim açımızdan savaşların zorbalığın ve yıkıcılığın ne kadar kötü olduğunu anlatan evrensel bir anlayıştır “dedi.

    “BARIŞ SÜRECİNDE HUKUKSUZLIKLAR HALA DEVAM EDİYOR”

    Hangi coğrafyada olursa olsun her zaman savaşa karşı barıştan yana tavır geliştirdiklerinin altını çizen Uçarcan, “Çünkü bir taraftan böyle bir süreç geliştirirken öte taraftan her türlü hukuksuzluk sürüyor. Seçimle gelen belediye başkanlarının görevden alınıp tutuklanması, hasta mahpus ve siyasi tutukluların durumu, çevre katliamlarının olması açıkçası bizi düşündürüyor. Yani biz bu noktalarda siyasal iktidarı çok samimi bulmuyoruz” diye konuştu.

    Barışa hem küresel anlamda hem de ülkesel anlamda büyük ihtiyaç olduğunu vurgulayan Uçarcan, “Bu toprakların gerçekten barışa ihtiyacı var ve bunu fiili olarak görmemiz gerekiyor” diye belirtti.

    Hükümetin hiçbir kademesinde liyakat kalmadığını belirten Uçarcan,” Bizim açımızdan barış çok elzem. Gerçek anlamda bir barış ortam yakalanmışsa liyakat meselesi de gündeme gelir. Gerçekten bundan sonraki süreci götürmede kendi alanlarında uzmanlaşmış liyakatli insanlar eliyle yürütülürse bunun üzerinden sonuç alınır” şeklinde ifade etti.

    “BARIŞ SÜRECİ ŞEFFAF YÜRÜTÜLMELİ”

    Barış girişimlerini olumlu baktıklarını ve hayati bulduklarını belirten Uçarcan, “Sadece kaygılarımız şeffaf yürümemesinden kaynaklı. Onun dışında Aleviler olarak biz barış sürecini olumlu karşılıyoruz” dedi.

    Barış görüşmeleri sonucunda Kürt sorununun çözülmesi Alevi sorunu üzerinde çok önemli yansımaları olacağının altını çizen Uçarcan, “Aleviler Cumhuriyetin kurucu unsuru. Barış süreci de Cumhuriyeti ilgilendirdiği için Alevilerin burada aktif rol alması gerekiyor ancak muhatap alınmıyorlar. Muhatap alınmaları gerekiyor” diye ifade etti.

    “MECLİS KOMİSYONUNDA ZORUNLU DİN DERSLERİ VE CEMEVLERİNİN DURUMU KONUŞULMALI”

    Hala zorunlu din derslerinin kaldırılmadığı, cemevlerinin ibadethane olarak tanınmadığını belirten Uçarcan, “Yani bu barış sürecinde aslında tarafların bunları da konuşması gerekiyor. Eğer bir barış olacaksa sağlıklı bir yapının hedeflenmesi gerekiyor. Bu ülkedeki ışığı açığa çıkaran, bu ülkedeki sanatı, edebiyatı bir biçimde yaşamı tahkim eden alan Alevilere ait. Ama şimdi Aleviler burada barış sürecinin dışında tutuluyor. Muamma olan tarafta burasıdır” dedi.

    ”ALEVİ KURUMLARI BARIŞA İLİŞKİN ÇALIŞTAY GERÇEKLEŞTİRMELİDİR”

    Alevilerin barış sürecine ilişkin çalıştay yapması çağrısında bulunan Uçarcan, “Misyonumuzu doğru oynayabilmemiz için Alevi örgütlerinin bir barış programı yaparak ‘barıştan ne anlamalıyız, barış nasıl olmalı?’ çalışması bizim misyonumuza denk düşecek bir çalışmadır. Bunu eksik bıraktığımız taraf olarak algılıyorum” dedi.

    “ALEVİ KURUMLAR BARIŞ SÜRECİNDE ROLLERİNİ OYNAMALI”

    Barış sürecinde Alevilerin rolünü oynayamadıklarını vurgulayan Uçarcan, şunları söyledi:

    “Mesela Aleviler bir inisiyatif kullanma noktasında irade, güç olma noktasında sanki biraz eksik kaldılar.

    TBMM ‘deki komisyonda Barış Anneleri, Cumartesi Anneleri, Cem Vakfının temsilcilerinin muhatap alınmasının  doğru bir yaklaşım. Yapılan görüşmelerde velev ki bizim savunduğumuz politikalara denk gelmeyen yaklaşımlar da olabilir. Ben karşıt görüşlerinde dinlenmesinin de faydalı olacağını düşünüyorum. Çünkü sonuç olarak bu yapılan görüşmelerin tümünün sentezinin ortaya çıkaracağı sonuç açısından karşıt görüşlerin oralarda dinlenmesinden de yanayım. Bu tür görüşmelerin daha olumlu sonuca götürebileceğine inanıyorum.

    Barışı girişimini organize eden ya da o sürecin öznesi olan taraflardan Alevilere bir önerinin gelmesi gerekir. Alevi örgütlerinin gerçekten tarihin hiçbir döneminde Aleviler savaştan yana olmamıştır.

    Çünkü savaşın doğa için, insanlık için, bütün canlılar için bir yıkım olduğunu, özellikle kadınlar ve çocuklar için bir yıkım olduğunu öteden beri bilince çıkarmış bir topluluktur Aleviler. Bu boyutuyla eksik kaldığımızı düşünüyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Uçarcan: Alevi kurumları olarak eğitim alanında yeterli itirazı geliştiremiyoruz!-VİDEO

    Uçarcan: Alevi kurumları olarak eğitim alanında yeterli itirazı geliştiremiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- İktidarın dini esaslara dayalı bir eğitim modeli geliştirilmek istendiğini vurgulayan Alevi Kültür Dernekleri Antalya Zeytinköy Cemevi Şube Başkanı Kazım Uçarcan, Alevi kurumlarının bu konuda yeterli çabayı ortaya koymadığı eleştirisinde bulundu. Uçarcan, yapılması gerekenin sorunun muhataplarıyla ortak mücadeleyi geliştirmek olduğunu da sözlerine ekledi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı, 5 Eylül 2025 tarihli Cuma hutbesini yeni eğitim öğretim yılına ayırdı. “İlim Hakkı Bilmektir” başlığıyla yayımlanan hutbede, eğitimin yalnızca bilgi edinme süreci olmadığı, aynı zamanda çocukların “ahlaki ve manevi değerlerle” yetiştirilmesi gerektiği belirtildi. Diyanet, okul ve ailenin bu konuda birlikte hareket etmesi gerektiğini savunurken, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin bu “değer aktarımı” için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

    Diyanet’in eğitimi dinsel temellere dayandıran söylemlerine ilişkin Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Zeytinköy Cemevi Şube Başkanı Kazım Uçarcan, PİRHA ’ya değerlendirmede bulundu.

    “SİYASAL İKTİDAR DİNİ ESASLARA DAİR EĞİTİMİ İNŞA ETMEK İSYİYOR”

    Kazım Uçarcan, iktidarın dini esaslara dayalı bir eğitim modeli geliştirilmek istendiğini vurgulayarak, “Zaten Milli Eğitim Bakanlığı’nın dini eğitim modelinde çok fazla bir rolü olmayacak. O formaliteden ibaret olacak. Bu iş Hutbelerle götürülecek. Bu iş için de uygun bir figür doğal olarak da diyanet işlerinin başındaki insan olacak” dedi.

    “ALEVİ KURUMLARI İKTİDAR KARŞISINDA EDİLGEN BİR POZİSYON KONUMUNDA”

    Alevi kurumlarının bu konularda edilgen durumda olduğuna dikkat çeken Uçarcan, “Sanki kurumlarımızda böyle biraz bürokratik bir yapı oluştu. Meseleyi iradi anlamda muhataplarla tartışmadan, üyelere doğru yansıtmadan oradan doğru tepki almadan bir şekilde genel kurullarda seçilmiş benim gibi başkanların, federasyon başkanlarının kendi inisiyatifleri doğrultusunda beyanları oluyor bu doğru değil” diye belirtti.

    “MUHATAPLARLA ALANA DÖNÜK YÜRÜTÜLEN MÜCADELEDE ORTAKLAŞMADAKİ SIKINTILAR BİR AN ÖNCE AŞILMALIDIR”

    Bunun önüne geçmenin yolunun muhataplarıyla tartışmak ve ortaklaşmaktan geçtiğini belirten Uçarcan, Muhataplarıyla tartıştırıp alanlarda çok sıkı karşı koyuşlar örgütlememiz gerekiyor. Yani rahatsız etmemiz gerekiyor. Başka türlü bu işin önüne geçilmez” şeklinde konuştu.

    “ALEVİ KURUMLARI OLARAK ALANA DÖNÜK MÜCADELEYİ TEMEL ALMALIYIZ

    Örgütsel olarak en büyük handikaplarının gündemi bir türlü kendilerinin belirleyememeleri olduğu tespitinde bulunan Uçarcan, şunları dile getirdi:

    “Biz kendimiz gündem yaratmak yerine gündemi daha çok karşı taraf yaratıyor. Biz onların yarattığı gündemle enerjimizi belli alanlara odaklıyoruz sonuçta oda bizim önümüzü tıkıyor. Örneğin Hacıbektaş’ta alternatif anma yapıyor. Biz bütün gücümüzle buraya yükleniyoruz ama maalesef çok kitlesel, çok örgütlü hareket edemiyoruz”diye ifade etti.

    Eğitim yılının açılışında ben kimlerle basın açıklaması yapmak isterim? Velilerle, ebeveynlerle hatta ve hatta çocuklar olsun isterim. Ama biz Emek Demokrasi Güçleri asıl işin öznelerini değil birer temsilci gönderiyor. Eski sol hastalıklarımız maalesef hala devam ediyor. Pankart pazarlığı yapılıyor. Herkes iki pankartla gelsin. Hala flama pankart yarışındayız. Buraları çoktan aşmış olmamız gerekiyor. Oraya 100 pankartla da gelse, 50 flama ile de gelse, kim getirirse getirsin, oradan devrim çıkaramayacak. Asıl mesele esas olarak oraya gerçek anlamda muhataplarını getirebilmekte. Meselenin odağında asıl güç asıl özne kimse onun üzerinden örgütlenmek gerekiyor. Bulunduğumuz alana itiraz noktasında geniş kesimleri yığabilirsek başarılı olabiliriz.”

    “KENDİ VAR OLAN SORUNLARIMIZ ÜZERİNE ODAKLANMALIYIZ

    İçeresinde bulunduğumuz coğrafyada daha önemli konuların konuşulup bilince çıkartılması gerektiğini belirten Uçarcan, “Gerçekten insani bilimsel değerleri yükseltebilecek, çevre duyarlılığını arttırabilecek, eğitim sistemini yeniden nasıl inşa edebilirizi konuşmak yerine başka, başka şeyleri tartışıyoruz. Ciddi bir daralma görüyorum” ifadelerine yer verdi.

    “YAŞAMI SONUNA KADAR SAVUNMALIYIZ”

    Nazım Hikmet’in ‘Safları Sıklaştırın Çocuklar ‘şirini hatırlatan Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Zeytinköy Cemevi Başkanı Kazım Uçarcan, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Bizim için elzem olan bu. Gün safların gerçekten sıklaştırılması, bayrakların gerçekten derlenip dürülmesi ve herkesin her kurumun bu meseleyi bilince çıkarmış her birinin kendi cephesinden özne olup kendisini hayata dayatması gerekiyor. Bu bizim açımızdan her yönüyle yaşamın savunulması anlamına geliyor.

    Hep birlikte ve her alanda yaşanacak ortak kararlaşmaların ve iradi güç olarak  dirayeti arttırabilir ve bu anlayışla öteki demokratik kitle örgütleriyle doğru çalışma ortamı yakalayabilirsek o zaman bu saldırıyı püskürtebileceğimize inanıyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Alevi kurum başkanlarından Hacıbektaş’a çağrı: 16-17-18 Ağustos’ta Hünkar’ın huzurunda buluşalım-VİDEO

    Alevi kurum başkanlarından Hacıbektaş’a çağrı: 16-17-18 Ağustos’ta Hünkar’ın huzurunda buluşalım-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurum başkanları 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak, 62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katılım çağrısı yaptı. Başkanlar, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinliği ise kınayarak yurttaşların bu etkinliğe katılmaması çağrısında bulundular.

    62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu sene 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinlikler eleştirilirken, herkes 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş Belediyesi ile ortaklaşa yapılacak etkinliğe davet edildi.

    “HACIBEKTAŞ’TA YAPILACAK ALTERNATİF ETKİNLİĞE KATILMAMAYA DAVET EDİYORUM”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Yıllardır Alevileri inkâr eden, yok sayan, her türlü asimilasyon politikası uygulayan AKP iktidarı bu yıl Hacıbektaş’ta 12-13 Ağustos’ta alternatif etkinlik yapmaktadır. Bu alternatif etkinliğe katılmamaya, reddetmeye, asıl olan 16-17-18 Ağustos’ta hep birlikte Hünkar’ın huzurunda buluşmaya davet ediyorum” dedi.

    “TALEPLERİMİZİ BİR KEZ DAHA EN YÜKSEK SESTEN DİLE GETİRECEĞİZ”

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABF) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da 16-17 ve 18 Ağustos tarihlerinde Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerinde bir araya geleceğiz. Gönüllerimizi birleyeceğiz ve taleplerimizi bir kez daha en yüksek sesten dile getireceğiz. Her yıl düzenlemiş olduğumuz bu etkinliğe yönelik iktidarın hazımsızlığı devam ediyor. Özellikle son birkaç yıldır alternatif etkinlikler koyarak, yapmış olduğumuz etkinliklerin altını boşaltarak kendi tahakkümlerini kurma noktasında büyük bir çaba harcıyorlar. Yapılan bu anti-demokratik uygulamalar ve yapılan bu haksızlıklar karşısında bizler her yıl serçeşmemizde, pirimizin huzurunda, kararlılığımızı bir kez daha dünyaya sesleneceğiz” diyerek herkesi Hacıbektaş Belediyesi ve Alevi kurumlarının yapacağı ortak etkinliğe davet etti.

    “ALEVİ BEKTAŞİ CEMEVİ BAŞKANLIĞI KARŞISINDAKİ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, bütün yurttaşları Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerine çağırarak, “Alevileri asimile etmek için kurulmuş olan Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın 12-13 Ağustos Hacıbektaş’ta yapmış olduğu etkinliği kınıyoruz ve karşısındaki mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    “HACI BEKTAŞ VELİ DERGÂHI SERÇEŞMEMİZDİR”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı reddettiklerini belirterek, şunları ifade etti:

    “Hacı Bektaş Veli Dergâhı serçeşmemizdir, mabedimizdir, ibadethanemizdir. Kültür Bakanlığı’na bağlı Cemevi Başkanlığı’nın alternatif olarak düzenlediği 12-13 Ağustos tarihinde yapılacak olan etkinliğe ilişkin tüm canlarımıza, tüm kurumlarımıza çağrımızdır; bu yapıyı reddediyoruz. Bu alternatif törenlere katılmıyoruz. 16, 17, 18 Ağustos’ta bir olmak, iri olmak, dergahımıza, inancımıza sahip çıkmak üzere herkesi Serçeşme’ye bekliyoruz. Gelin canlar, bir olalım.”

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI SİVAS KATİLLERİNİ SERBEST BIRAKAN ZİHNİYET TARAFINDAN OLUŞTURULMUŞTUR”

    Cemevi Başkanlığı’nın düzenleyeceği etkinliğe kimsenin katılmaması gerektiğinin altını çizen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, şunları kaydetti:

    “Sivas katillerini serbest bırakan bir zihniyet tarafından oluşturulmuş olan ve Aleviliğin bir anlamıyla asimilasyon üssü haline getirilmiş Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığı’nın Hacıbektaş’ta yapmayı planladığı alternatif etkinliğe canlarımızı katılmamaya çağırıyorum. 16, 17, 18 Ağustos tarihlerinde Aleviler ve Alevi kurumları tarafından Hacıbektaş Belediyesi’nce ortak düzenlenecek olan anma etkinliğinde Hacıbektaş’ta bir olalım, iri olalım, diri olalım.”

    PİRHA/ANKARA

  • Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali kapsamında antik Kent gezisi!

    Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali kapsamında antik Kent gezisi!

    PİRHA – 4. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali kapsamında Antandros Antik Kenti’ne gezi düzenlendi.

    Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şube tarafından “Yıldız Dağı’ndan Kazdağı’na Pir Sultan Aşkına” temasıyla düzenlenen festival, 3. gününde çeşitli programlarla devam ediyor.

    Antandros Antik Kenti’ne yapılan gezi için halkın ilgisi yüksek oldu. 8 bin yıllık antik kenti dolaşmak için yurttaşlar erken saatte Altınoluk Alevi Kültür Derneği önünde bir araya geldi.

    Roma medeniyetine ait antik kentte kazı çalışmaları devam ederken, yurttaşlara bölgenin tarihçesi hakkında sunum da yapıldı.

    Gezi kapsamında Roma villası mozaikleri, antik hamam görülürken, Antandros ile bağlantılı mitolojik hikayeler de paylaşıldı.

    PİRHA/ALTINOLUK

  • Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali 3 Ağustos’ta başlıyor!-VİDEO

    Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali 3 Ağustos’ta başlıyor!-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şube yöneticileri, dördüncüsü yapılacak Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’ne katılım çağrısı yaptı.

    4. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali “Yıldız Dağı’ndan Kaz Dağı’na Pir Sultan Aşkına” temasıyla 3 Ağustos’ta başlayacak. 4 gün sürecek festivalde, birçok panelin yanı sıra kültür sanat etkinlikleri de yapılacak.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan, festivale ilişkin çağrı yaparak “Festivalimiz gitgide büyüyerek bugünlere geldi. Bunda yerel yönetimlerin ve toplumun büyük bir katkısı ve payı var. Bu senedeki temamız “Yıldız Dağı’ndan Kaz Dağı’na Pir Sultan Aşkına” şiarıyla olacaktır” diye belirtti.

    AKD Altınoluk Alevi Kültür Derneği Kadın Kolları Başkanı Nimet Türkmen ise festivalde çocuklar için de özel programların olduğunu belirtti. “Çocuklarla ilgili çok güzel 4 program yapıldı. Onları eğlendirmeyi amaçlıyoruz. Anneler, içleri rahat şekilde çocuklarını da getirebilirler. Burada 4 gün boyunca onlara çeşitli oyunlar, etkinlikler gösterilecek.”

    Altınoluk Alevi Kültür Derneği Sekreteri Müslüm Güller ise yaptığı açıklamada, festivalin bir gününü Tahtakuşlar Köyü’nde yapacaklarını duyurdu. Amaçlarının, “köyün tarihsel ve kültürel gelişimini sağlamak” olduğunu belirten Güller, “Birbirimizi tanımak, bir araya gelmek amacımız var. Programın güzel olacağına inanıyoruz” diye de ekledi.

    KADIN TEMALI TİYATRO HAZIRLIĞI!

    AKD Altınoluk Şubesi’nde ‘Kadın ve Gençlik’ alanlarından sorumlu olan Döne Alkasioğlu, festivalin 3. gününü sadece kadınlara ayırdıklarını belirtti. Kadın temalı tiyatro hazırlıklarının olduğunu söyleyen Alkasioğlu, “Güzel mesajlar içeren bir oyun olacak. Herkesi bekliyoruz” dedi.

    AKD Yönetim Kurulu Üyesi Aysel Aydoğdu ise festivalin finali için büyük bir konser organizasyonu hazırladıklarını söyledi. Kardeş Türküler final konserine çağrı yapan Aydoğdu, “Tüm Altınoluk’ta yaşayan canlarımızı bekliyoruz” diye belirtti.

    PİRHA/ALTINOLUK

  • Aleviler 2 Temmuz’da katledilenler için yürüyor-VİDEO

    Aleviler 2 Temmuz’da katledilenler için yürüyor-VİDEO

    PİRHA-Alevi kurumları, Madımak Katliamı’nın katliamın 32. yılı nedeniyle Karşıyaka Mezarlığı’na yürüyüş başlattı.

    Alevi kurumları ile Madımak Oteli’nde yakınlarını yitiren aileler, Sivas Katliamı’nın 32. yılı nedeniyle Dikmen’den Karşıyaka Mezarlığına yürüyüşe geçti. Yaklaşık 4 saat sürecek olan yürüyüşün ardından, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 kişi, Ankara Karşıyaka Mezarlığı’ndaki anıt mezarda anılacak.

    “KATLİAMLA HESAPLAŞILANA KADAR MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Yürüyüş öncesi konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, mücadeleye devam edeceklerini vurgulayarak, “Faşist ve şeriatçı bir kuşatma ile karşı karşıyayız. Sivas ile yüzleşmemenin sıkıntılarını artık çok daha fazla hissediyoruz. Verdiğimiz mücadele 32 yılla sınırlı kalan bir mücadele olmayacak. Bundan sonra da gerçek anlamda bir hesaplaşma yaşanana kadar verdiğimiz sözün gereği olarak mücadeleye devam edeceğiz. Bu katliam ile hesaplaşılmadan Türkiye’nin demokratikleşmesi mümkün değil” dedi.

    Açıklamanın ardından kitle yürüyüşe geçti.

    PİRHA/ANKARA

  • AKD Silifke Şubesi ve Cemevi: Yakanları da, aklayanları da affetmeyeceğiz!

    AKD Silifke Şubesi ve Cemevi: Yakanları da, aklayanları da affetmeyeceğiz!

    PİRHA-Sİlifke’de 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın 32’nci yıldönümünde yapılan açıklamada, “Yakanları da, aklayanları da, katilleri serbest bırakanları da affetmeyeceğiz” denildi.

    Kültür Dernekleri (AKD) Silifke Şubesi ve Cemevi tarafından Anıt Meydanı’nda Sivas Madımak Katliamı’nın 32. yıl yıldönümünde basın açıklaması yapıldı.

    Açıklamaya onlarca yurttaş ve demokratik kitle örgütü temsilcisi katılırken, açıklamayı Alevi Kültür Dernekleri Genel Saymanı ve Silifke Şube Başkanı Ümit Boyraz okudu.

    “Yakanları da, aklayanları da, katilleri serbest bırakanları da affetmeyeceğiz” diyen Boyraz, şunları ifade etti:

    “Bu topraklarda direnişin simgesi, Alevi inancının hak, hakikat ve adalet yolundaki temel direklerinden biri olan Pirimiz Pir Sultan Abdal’ın anısına düzenlenen etkinliklerin dördüncüsünde, Semah dönen gençlerimiz, ozanlarımız, yazarlarımız, sanatçılarımız, aydınlarımız, bu halkın vicdanı ve geleceği olan 33 Canımız, 2 Temmuz 1993 Cuma günü Madımak Oteli’nde yakılarak katledildi.

    Katillerin sloganlar eşliğinde yaklaştığı, güvenlik güçlerinin seyirci kaldığı, dönemin siyasi iktidarının sessizliğiyle gölgelenmiş bu katliam, sadece Türkiye’nin değil, insanlık tarihinin kara lekesi, bu coğrafyada farklı olana, inanca, düşünceye , aydınlığa ve insanlığa karşı işlenmiş bir insanlık suçudur.”

    Katliamın üzerinden 32 yıl geçtiğini hatırlatan Boyraz, “Ama ne acımız azaldı, ne de öfkemiz dindi. Çünkü adalet yerini bulmadı. Katillerin büyük bir bölümü cezasız kalırken ceza alanlar affedildi, serbest bırakıldı. İnsanlığa karşı işlenmiş bir dava, zaman aşımına uğratıldı. Sivas’ın öncesinde yaşanan katliamlarla da, Sivas’la da, sonrası yaşanan katliamlarla da yüzleşilmedi. Yaşanmış hiç bir katliamla hesaplaşılmadı. Hesabı verilmedi. Çünkü katiller, bizzat siyasi iktidarlar tarafından korundu, bu tür cinayetler ve cinayet şebekeleri, gerici, ırkçı, faşist çeteler, örgütler cesaretlendirildi, dolayısıyla katliamlar teşvik edildi. Katiller ve onları koruyup kollayanlar, devlet protokollerinde yer buldu” dedi.

    AKD Genel Başkan Yardımcısı Ümit Boyraz, tarihin hiçbir döneminde karanlığa teslim olmadıklarını, bundan sonra da olmayacaklarını ifade ederek, “Yüzleşme ve hesaplaşma olmadan bu topraklara barış da, demokrasi de, özgürlük de gelmeyecektir. 2 Temmuz’un hesabı sorulana kadar, Sivas için Adalet, Herkes İçin Adalet mücadelemizi büyüterek devam ettireceğiz” diye konuştu.

    Sivas, Tokat, Malatya Erzincan başta olmak üzere Alevi coğrafyası madencilik adı altında, maden ve enerji şirketlerine peşkeş çekildiğine  kutsal mekânların, ziyaretgahların,  derelerin, dağların, yaşam alanlarının talan edildiğine dikkat çeken Boyraz, şunları ekledi:

    “Bu yapılmak istenen şey, sadece sıradan bir doğa katliamı değil, aynı zamanda bir inanç, kültür ve hafıza kıyımıdır. Bu düzenin adı açıkça faşizmdir. Bugün yapılan şeyin adı, açıkça şeriatçı ve faşist bir kuşatmadır. Ve biz, bu kuşatmaya karşı direnen halkların, inançların, kadınların, gençlerin yanında, Hakk’ın ve halkın yolundayız ! Sivas’ta yakılan ateşle simgeleşen bu katliamla yüzleşmeyen hiçbir iktidar, barış ve eşit yurttaşlık iddiasında bulunamaz.

    Dersim, Çorum, Maraş, Gazi, Suruç, Roboski, Ankara Gar, Gezi ve daha bir çok katliam gibi, yaşanmış ve yaşanmakta olan her bir katliam, ülkemizin kara günleridir.

    Katliamlar, Alevilerin ve Türkiye halklarının kaderi değildir ve olmayacaktır. Pirlerimizin, yol önderlerimizin tarih boyunca sürdürdüğü hak ve hakikat mücadelesini büyüterek devam ettirecek ve sonunda kaybeden karanlık olacaktır. Bu ülke ve bütün halklar özgürleşecek, eşit yurttaşlığa dayalı Laik ve Demokratik Cumhuriyet mutlaka inşa edilecektir.

    Yolu Hacı Bektaş’tan, Dersim’den, Madımak’tan geçmeyen bir barış, Aleviler için eksik ve adaletsizdir. Başta Kürt sorunu ve Alevi sorunu olmak üzere hiçbir sorun, yüzleşme olmadan çözülemez.

    Aleviler her daim barıştan yanadır ancak, yüzleşme ve hesaplaşma olmadan yapılacak her tür “barış”, daha baştan çözülmeye mahkûmdur.

    Bugün bir yandan da “yeni anayasa” tartışmaları yürütülüyor. Ama o masalarda yine Aleviler yok, emekçiler yok, kadınlar yok, Kürtler yok! Biz olmadan yazılan bir toplumsal sözleşme, ne eşit olabilir, ne özgür, ne de kardeşçe. Aleviler yalnızca bu ülkenin vicdanı değil, aynı zamanda kurucu iradesidir. Bu nedenle yeni anayasada Aleviler söz sahibi olmalı, yalnızca “konu” değil, özne ve kurucu irade olarak kabul edilmelidir. 32 yıl önce Sivas’ta yakılan ateş, bugün hâlâ kalbimizde yanıyor.

    Ama o küllerin içinden yeniden birlik, direniş ve umut yeşeriyor. Mücadelemiz yalnızca geçmişin hesabı değil, geleceğin de savunusudur. Faşist ve Şeriatçı Kuşatmaya Karşı birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!”

    PİRHA/MERSİN

  • GÜNCELLENDİ- 32. yılında Sivas Madımak Katliamı: Binler Madımak Oteli önünde: Unutmayacağız!-VİDEO

    GÜNCELLENDİ- 32. yılında Sivas Madımak Katliamı: Binler Madımak Oteli önünde: Unutmayacağız!-VİDEO

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nın 32. yılında katliamı lanetlemek ve katledilenleri anmak için Sivas’a gelen binlerce insan Madımak Oteli önüne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşte Madımak şehitlerinin fotoğrafları taşındı. Madımak Oteli önünde açıklama yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin her zaman ifade ettiğini vurgulayarak, “Barışın konuşulduğu süreçte bütün halklar ve inançlar eşit yurttaş olarak kabul edilmeli ve anayasal güvence altına alınmalıdır. Çok acılar yaşadık. Bu acıların son bulması için gelin hep birlikte yürüyelim, yasal ve anayasal sürecin gelişmesi için mücadele edelim” dedi.

    Katliamın 32. yılında ‘Faşist ve Şeriatçı Kuşatmaya Gelin Canlar Bir Olalım’ çağrısıyla Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sivas Şubesi ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Sivas Şubesi önünde buluşan ve Madımak Oteli önüne doğru yürüyüşe geçen Aleviler sık sık ‘Sivas’ı unutma, unutturma’, “Dün Maraş’ta bugün Sivas’ta”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, Sivas’ı yakanlar, AKP’yi kuranlar, “Madımak Oteli müze olacak” sloganlarını atıyor.

    Yürüyüşte ayrıca katledilen 33 canın isimleri okunarak hep bir ağızdan ‘yaşıyor’ denildi.

    Binlerce yurttaş Madımak Oteli önünde bir araya geldi.

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, CHP Genel Başkan Yardımcıları ve milletvekilleri ile katledilenlerin aileleri otel önüne karanfil bıraktı.

    Madımak Oteli önünde açıklama yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin her zaman ifade ettiğini vurgulayarak, “Barışın konuşulduğu süreçte bütün halklar ve inançlar eşit yurttaş olarak kabul edilmeli ve anayasal güvence altına alınmalıdır. Çok acılar yaşadık. Bu acıların son bulması için gelin hep birlikte yürüyelim, yasal ve anayasal sürecin gelişmesi için mücadele edelim. Madımak Utanç Müzesi olmasını sağlayalım” dedi.

    Alevi kurumları adına konuşan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, orman yangınlarına dikkat çekerek, “Şu an Kerbela yanan ormanlardır” dedi

    “KATİLLERİ KORUYANLAR, AKLAYANLAR BİRDİR”

    32 yıldır “Sivas için adalet” demeye devam ettiklerini belirten Erçe, şunları ifade etti:

    “Sivas’la yüzleşemeyenler orta yerde duruyor. Bunlar için adalet sağlanmadan, tarhile yüzelşmeden hiç kimse için adalet sağlanmayacaktır. Emekliler, asgari ücretliler, kadınlar, eğitim hakları elinden alınmış gençler için adalet sağlanmadı. Katliamlarla hesaplaşmadan adalet sağlanmaz. 30’uncu yılında Sivas Madımak Katliamı davası zamanaşımına uğratıldı. Bu yılda katiller serbest bırakıldı, aramızda dolaşıyorlar. Katilleri koruyanlar, aklayanlar birdir. Aynı zihniyettir.

    Suriye’de aylardır Alevi katliamı yaşanıyor. Filistinli yurttaşlar siyonist İsrail tarafından eziliyor. Emperyalistler İran’a bomba yağdırıyor. Dünyanın neresinde olursa olsun, faşizme, emperyalizme, kapitalizme karşı direnenleri selamlıyoruz.

    Katiller serbest bırakılan katillerin yerine bizim gençlerimizi, gazetecileri, seçilmişleri içeri alıyorlar. Cezaevleri hırsız yuvası değil, bu ülkenin devrimcileri, sosyalistleriyle, hak ve hakikat mücadelesi verenlerle dolu. Direnenlere selam olsun.

    Ülkeyi bizler özgürleştireceğiz. Bunun için yan yana geleceğiz, güçleneceğiz. Katliamın hesabını soracağız. Yoksa yşne yakarlar. İşte İstanbul’un göbeğinde Taksim Meydanı’nda Madımak yaşatılmak istendi. Bu ülkenin demokratları, ilericileri oldukça müddetçe şeriatçılar başa gelemeyecektir.

    Avrupa’dan gelen canlarımızı gözaltına almaya başladılar. Bizi kendi ülkemizde cezaevinde tutmaya çalışıyorlar. Buna karşı direnenlere aşk olsun.

    Bu davanın bugüne getirilmesinde emek verenlere teşekkür ediyorum. Bu davanın adaletle sonuçlanmadan Hakk’a yürüyen canlarımıza selam olsun. Bir kez daha söz veriyoruz; unutmayacağız, bu ülkeyi karanlığa teslim etmeyeceğiz.”

    Anma, “Sivas’ı unutma, unutturma” sloganlarıyla son buldu.

    PİRHA/SİVAS

  • AKD Antep Şubesi’nde ilk oruç açıldı-VİDEO

    AKD Antep Şubesi’nde ilk oruç açıldı-VİDEO

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri Antep Şubesi’nde, Muharrem Ayı’nın ilk gününde lokmalar pay edildi.

    Çok sayıda yurttaş, Muharrem Ayı’nın ilk gününde Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antep Şubesi’nde bir araya geldi. Muharrem Ayı’nda tutulan ilk oruç, AKD Şube binasında yapılan hazırlıklar ardından Dede Salman Kayhan’ın okuduğu gülbeng ile açıldı.

    AKD Şube ile Yunus Emre Cemevi’nin ortak hazırladıkları lokmalar pay edildikten sonra sohbet düzenlendi. Dede Salman Kayhan ve Kazım Koçaakça, Muharrem Ayı ve Kerbela Katliamı’nın tarihçesine dair aktarımda bulundu.

    Program sonunda AKD bünyesinde hizmet yürüten gençler, semah döndü.

    PİRHA/ANTEP

  • Uçarcan: Antalya’da tüm toplumsal kesimlerle ortak muhalefeti örgütlemenin çabası içerisindeyiz-VİDEO

    Uçarcan: Antalya’da tüm toplumsal kesimlerle ortak muhalefeti örgütlemenin çabası içerisindeyiz-VİDEO

    PİRHA- AKD Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, şube olarak iki boyutlu bir çalışma yürüttüklerini belirterek, “Örgütten uzaklaşan, küskün, dargın olan canların sorunlarını çözüp çalışmalara katmayı planlıyoruz. Aynı zamanda eğitim ağırlıklı akademik çalışmalar yürüteceğiz. Tüm kesimlerle birlikte de toplumsal muhalefeti örgütlemenin çabası içerisinde olacağız” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, çalışmalarına ve gerçekleştirecekleri faaliyetlere ilişkin konuştu.

    “ANTALYADA TÜM KESİMLERLE İLİŞKİLENEREK TOPLUMSAL MUHALEFETİ ÖRGÜTLEYECEĞİZ”

    Alevi kurumlarında bir şekliyle kırılıp veya farklı nedenlerle ayrılanları yeniden örgüte kazandırmanın derdinde olduklarını belirten Uçarcan, “Bu canların hepsiyle görüşme içerisindeyiz. Sonra da öteki toplumsal kesimlerle yeniden bir toplumsal muhalefet örgütlenmenin çabası içerisinde olacağız. Bu görüşmelerimizi ve programlarımızı bu temele dayandırarak yapıyoruz. Öteki toplumsal kesimlerle bir yerde buluşmak zorundayız” dedi.

    “AKADEMİK DÜZEYDE ÇALIŞMALAR YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ”

    Şube yönetimini devraldıktan sonra şubelerine akademisyenlerin gelip gitmeye başladığını ifade eden Uçarcan,”Burada kültürel faaliyetler anlamında semah, halk müziği korosu, bağlama kursu için üniversitede bir öğretim üyesi arkadaşımız bizimle ilişkilendi. Akademik düzeyde bir şeyler yapmaya çalışacağız” şeklinde dile getirdi.

    “ANTALYANIN BÜTÜNÜNDE ALEVİ KURUMLARINA KÜSÜP AYRILANLARI YENİDEN KAZANMANIN ÇABASI İÇİNDE OLACAĞIZ”

    Şube olarak iki boyutlu bir çalışma yürüteceklerini vurgulayan Uçarcan, şunları aktardı:

    “Nasıl örgütleyebiliriz? Alevilerin Antalya’daki, Türkiye’deki ve Avrupa’daki duruşuna nasıl bir ayna tutabiliriz? Bunun çabası içindeyiz ve bütün mesaimizi bu bağlamda harcıyoruz. Geçmişe dönük böyle kırgınlıkları, dargınlıkları ortadan kaldırabilmek için yoğun bir çalışma içinde olacağız. Yani bu konuda önderlik yapacağız. Bütün bu çalışmalarımızı denetleyen bir mekanizma kuracağız.

    “ABF BAŞKAN YARDIMCISI GÖREVİNİ YÜRÜTEN KİŞİNİN AKP’DEN ENCÜMEN ADAYI OLMASI KABUL EDİLEMEZ”

    ABF Başkan Yardımcısının AKP’ aday olmasının sorgulaması gerektiğini belirten Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Bir insanın Alevi Federasyon başkanı olarak Türkiye’yi bırak dünyayı radarına alacak. Basında Alevi Bektaşi Federasyonu AKP’yi destekliyor diye haber çıktı. Bu yapılanları bu yaşananları incelemeleri ve bakmaları gerekiyor. Bunlar bizim açımızdan çok önemli süreçler. Yani biz kimseyi yargılamıyor, kimseyi ötekileştirmiyor ama ince eleyip sık dokuyoruz. Gerçekten bu görevi layıkıyla yerine getirebilecek insanlarla hareket ediyoruz. Bu bizim yolumuz açısından çok çok önemli.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Uçarcan: İktidarın amacı korkuyu tüm topluma yaymak-VİDEO

    Uçarcan: İktidarın amacı korkuyu tüm topluma yaymak-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepki gösteren Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, iktidarın her geçen gün güç kaybettiğini belirtti. Uçarcan, “Bir taşla iki kuş vurmak adına ‘kent uzlaşısının da hesabını sorarım’ mantığı ile İmamoğlu’nu önce gözaltına aldı ardından da tutukladı” dedi.

    AKD Antalya Şube Başkanı Kazım uçarcan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmasına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “KENT UZLAŞISI ÖNEMLİ BİR YERE SAHİP”

    Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, Ekrem İmamoğlu’nun, tek adam rejimine karşı tek rakip olduğunu belirterek “Oradan yüklenmeye çalışıyor ama sonuçta bu CHP’li belediyelere başarıyı getiren ‘Kent Uzlaşısı’ çok önemli bir yere sahip” dedi.

    Kazım Uçarcan, siyasal iktidarın, “bir taşla iki kuş vurmak adına” kent uzlaşısının da hesabını sorma mantığı yürüttüğünü belirtti. İmamoğlu’na yönelik gözaltının arka planını değerlendiren Uçarcan, “Burada bizim açımızdan değerlendirilmesi gereken Kent Uzlaşısının özellikle Tayip Erdoğan nezdinde kutuplaşmayı nasıl kırdığını, toplumları nasıl bir araya getirdiğini ve onun sonuçlarının sandığa CHP’nin belediyeleri kazanmasına tezahür etmesini sindiremiyorlar” diye belirtti.

    “İKTİDARIN AMACI KORKUYU TÜM TOPLUMA YAYMAK”

    Her gecen gün siyasal iktidarın güç kaybettiğini belirten Uçarcan, konuşmasını devamında şunları belirtti.

    “Bunun verdiği rahatsızlıkla da daha fazla saldırganlaşma, daha fazla korkuyu yayma ve tehdit girişimleri söz konusu. İmamoğlu özeline indirgendiğinde aslında tek adam rejimi, cumhuriyetin değerlerine saldırıyor diye algılanıyor. Hem Ekrem İmamoğlu’nun uğradığı haksızlık hem de cumhuriyet ve kurumlarına yönelik bir tehdit olarak görüldüğü açık. Sonuna kadar bununla mücadele içerisinde olacağız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • AKD’nin 14. Olağan Genel Kurulu-CANLI

    AKD’nin 14. Olağan Genel Kurulu-CANLI

    Alevi Kültür Dernekleri’nin 14. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirliyor.

    PİRHA/ANKARA

  • Uçarcan: ‘Adalet Nöbeti’ eylemi tüm toplumsal kesimlerle birlikte ortak yapılmalıydı-VİDEO

    Uçarcan: ‘Adalet Nöbeti’ eylemi tüm toplumsal kesimlerle birlikte ortak yapılmalıydı-VİDEO

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı faillerinin tahliye edilmesine karşı PSAKD Genel Merkezi’nin başlatmış olduğu ‘Adalet Nöbeti’ne ilişkin konuşan Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, “Eğer biz eylem ve etkinliklerde birleşmez, ortak tepkiler vermezsek, sanki bu olayın sadece Alevilerle bir avuç katil arasında bir meseleymiş gibi algılanacak” diye belirtti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak ’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hüküm cezası alan 17 kişinin tahliye edilmesine tepki göstererek, 33 gün boyunca sürecek ‘Adalet Nöbeti’ kararı almıştı.

    1993’te Sivas Madımak ’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hüküm cezası alan 17 kişinin tahliye edilmesine ilişkin Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    Sivas Madımak katillerinin bırakılmasını hayretle izlediklerini belirten Uçarcan, “Siyasal iktidar kendi ruhuna, mantalitesine uygun kendi iktidarlarını sürdürebilmek, kendilerini motive etmek açısından bu kararı almaları normal. Bizim açımızdan şöyle bir yanı var geniş halk kitlelerine ve geniş halkların vicdanlarında Sivas katilleri hep katil olarak kalacak onlar aklanmayacaklardır” dedi.

    “KATİLLER BIRAKILIYOR HASTA MAHPUSLAR RAPORLARI OLMASINA RAĞMEN BIRAKILMIYOR ÖLÜME TERK EDİLİYOR”
    Geçmişte hasta oldukları için bırakılan katillerin de olduğunu hatırlatan Uçarcan, “Ama bugün cezaevlerine baktığımızda yüzlerce hasta mahpus, cezaevinde kalamaz raporları olmasına ve de cezaevlerinde yaşam sürdürme koşulları olmamasına rağmen sırf siyasi nedenlerle cezaevlerinde tutturabiliyor. Ama bir katliam işleyen katliam sanıkları bir şekilde kitabına uydurularak dışarı çıkarılabiliyorlar” diye belirtti.

    “PSAKD KATİLLERİN BIRAKILMASINA KARŞI YAPTIĞI ADALET NÖBETİNİ OLUMLU ANCAK EKSİK BULUYORUZ”

    Geniş halk kesimlerinin mazlumların yüreğinde onların hep katil olarak kalacaklarını vurgulayan Uçarcan, “Bu katillerle ilgili Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin başlatmış olduğu Adalet nöbet çalışması var. Tabii bu tepkiyi olumlu buluyoruz ama eksik bulduğumuz tarafı var. Pir Sultan Derneği de Alevi Kültür Dernekleri de bir çatı örgütüne bağlı. Ben ABF’nin bu konuda bir tavır sergileyip bir tartışma süreci yürüttükten sonra bu ‘Adalet Nöbeti’ kararını sadece PSAKD değil, bütün Alevi kurumları, demokratik kitle örgütleri ve sendikalarla birlikte bu tepkiyi ortaya koyması daha doğru olurdu” şeklinde ifade etti.

    “KATİLLERİN BIRAKILMASI SADECE PSAKD DEĞİL, BÜTÜN TOPLUMSAL KESİMLERİN ORTAK SORUNUDUR”

    Her türlü eylem ve etkinliklerde birlikte tavır geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Uçarcan, “Eğer biz eylem ve etkinliklerde birleşmez, ortak tepkiler vermezsek sanki bu olayın sadece Alevilerle bir avuç katil arasında bir meseleymiş gibi algılanacak” diye belirtti.

    “ALEVİLERİN HER TÜRLÜ EYLEM VE ETKİNLİKTE ORTAK İRADE GÖSTERMELİDİR”

    Türkiye’de yıllardır her türlü ötekileştirme ve ayrıştırma politikalarının yürütüldüğüne dikkat çeken Uçarcan, şunları dile getirdi:

    “Bir dönem Kürt halkı üzerinde uyguladılar, kutuplaştırdılar. Bir tarafı sessiz kaldı bir tarafı duyarlılık gösterdi. Şimdi bunu kayyum uygulamalarla indirgediğimiz zaman Kürt illerine kayyumlar atandığında batıdaki vatandaşlarımız sessiz kaldı. Ama şimdi ne oldu batıda da aynı uygulamalar yaşanıyor..

    Bizim toplumsal muhalefeti doğru örgütlememiz gerekiyor. Bu anlamda çatı örgütümüzün burada daha önde olması gerekirdi. Alevi kurumları içerisinde ve demokratik kitle örgütleri ile bu meseleyi enine boyuna tartıştırıp ‘Adalet Nöbeti’ eylemini daha güçlü bir zemin üzerine oturtulması daha doğru olurdu diye düşünüyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Uçarcan: Meşru zeminde yaşamı savunmaya devam edeceğiz-VİDEO

    Uçarcan: Meşru zeminde yaşamı savunmaya devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA- AKD Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, son dönemlerde yapılan operasyonlara, gözaltı ve tutuklanmalara dair yaptığı değerlendirmede, HDK’nin son yerel seçimlerde ‘Kent Uzlaşısı’ adı altında kutuplaştırmanın önüne geçilerek ciddi mevziler kazandığı için operasyonlar yapıldığını belirtti. Uçarcan, “Hepimizi tutuklayabilirler ama esas olan meşru zeminde yaşamı savunmaya devam edebilmektir”dedi.

    Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) yönelik gözaltı ve tutuklamalara ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe‘ye yaptığı konuşmalardan dolayı ifadeye çağrılmasına tepkiler yükselmeye devam ediyor.

    AKP iktidarının artık gelinen noktada ülkeyi yönetememe gerçekliği ile karşı karşıya olduğunu belirten Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, “İşin sonuna doğru geliyorlar. Yalanla, talanla getirdikleri nokta artık bu ülkeyi yönetememe durumunda olduklarını gösteriyor. Bu anlamda böyle sağa sola saldırmaları geriye dönük hesaplar yapmaları faşizmin açık yüzüdür. şu anda bunun dışında yapabilecekleri başka bir şey yok bu yüzünü göstermeleri gerekiyor. Bununla ne kadar devam ettirebilirlerse burada ısrar edecekler ama esas olarak bizim görmemiz gereken şey karşı taraftan gelen saldırılara karşı direniriz” dedi.

    “AKP FAŞİZMİNE KARŞI DİRENİŞ BÜYÜYOR”

    Özellikle HDK’nin bu noktadaki varlığının çok önemli olduğunu belirten Uçarcan, “Son yerel seçimlerde ‘Kent Uzlaşısı’ adı altında birleşip, kutuplaştırmanın önüne geçilerek mevziler kazanıldı. Esas olarak onunla bir hesaplaşma içerisine girdiler. Buradan bir şey çıkmayacak ve bu direniş de büyüyecek. Sonuna kadar bu kutuplaştırıcı zihniyetin önüne geçerek faşizmin bu saldırgan yüzünü teşhir ederek biz de alanlarda olmaya çalışacağız. Biz de korkmuyoruz Aleviler de korkmuyor gözaltına alınmaktan cezaevine düşmekten” şeklinde ifade etti.

    Bu ülkede gerçek bir barışın olabilmesi için şeffaf ve gerçek dinamiklerle tartışılan bir ortamda barış çalışmasından yana olacaklarını vurgulayan Uçarcan, “Asla teslimiyetten yana olmayacağız. Bu anlamda biz de direnişi buradan selamlıyoruz” diye konuştu.

    Çin Halk Cumhuriyeti devrim lideri Mao Zedung ’ un söylemiş olduğu ‘Düşman bize saldırıyorsa durum iyidir’ sözleri hatırlatan Uçarcan, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Bu sıkışmışlık dan kaynaklı bir durum.İktidarların faşizan yapısından lütuf bekleyemeyiz. Hepimizi tutuklayabilirler ama esas olan bizim davamız. Biz meşru zeminde yaşamı savunmaya devam edeceğiz. Bugün yaşamın geneline baktığınız zaman doğanın talanından tutun her alanda bir sömürü mekanizması geliştirmişler. Buna itiraz eden her şey onlara dokunmuyor dolayısıyla onlar işini yapacak biz de işimizi yapacağız”

    “ASIL TEMEL SORUNUMUZ İÇİMİZDEKİ BAZI KURUM BAŞKANI VE DEDELERİN ALEVİBEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ İLE BİRLİKTE HAREKET ETMELERİ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe‘ye yaptığı konuşmalardan dolayı ifadeye çağrılmasına dair de konuşan Uçarcan, Alevi Bektaşi, Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile iş birliği içerisine giren yapılara tepki gösterdi.

    Küçük küçük çıkarlar için kendilerinden ayrılıp oraya gidip faaliyet yürütenlerin aynı zamanda Cuma Erçe’yi ihbar ettikleri anlamına geldiğini ifade eden Uçarcan, “Bizim bu noktalarda duruşumuz net. Biz bu faşizan uygulamalardan korkmuyoruz. Bu uygulamalar bu ülkede ilk kez yaşanmıyor. Biz bunlara karşı olmamız gereken yerde yani direnişin saflarında olacağız” diye belirtti.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • AKD Antalya Şube Zeytinköy Cemevi’nde Hızır Cemi yürütüldü-VİDEO

    AKD Antalya Şube Zeytinköy Cemevi’nde Hızır Cemi yürütüldü-VİDEO

    PİRHA-Alevi Kültür Derneği Antalya Şube Zeytinköy Cemevi’nde, Abdal Musa Cemi yürütüldü. Cemde Hzır’ın Aleviler için önemine dikkat çekilerek, “Hızır her zaman aramızda var olan ve bizleri aşkla besleyen bir arada tutandır. Bir dostun elini tuttuğumuzda, bir hastayı ziyarete gittiğimizde, bir fakire bir mazluma yardım ettiğimizde Hızır’ın elini tutmuş gibi oluruz” denildi.

    Alevi Kültür Derneği Antalya Şube Zeytinköy Cemevi’nde yapılan Hızır Cemi yürütüldü. Cemi Üryan Hızır Ocağı evladı Kenan Akbaba, Derviş Cemal Ocağı evladı Kazım Uçarcan, Korkuteli Büyük Köy Babası Süleyman Kutlu yürüttü. Doğukan Korcu ve Efe Güldaş cemde zakirlik yaparken, ceme çok sayıda yurttaş katıldı.

    “HIZIR ALEVİLİK İNANCININ AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR”

    Yürütülen Hızır Cemi’nde Hızır’ın Alevi inancının ve geleneğinin bir parçası olduğunu belirten Üryan Hızır Ocağı’ndan Dede Kenan Akbaba, “Hızır her zaman aramızda var olan ve bizleri aşkla besleyen bir arada tutandır. Bir dostun elini tuttuğumuzda, bir hastayı ziyarete gittiğimizde, bir fakire bir mazluma yardım ettiğimizde Hızır’ın elini tutmuş gibi oluruz” dedi.

    SELÇUKLU, OSMANLI VE CUMHURİYET DÖNEMLERİNDE HEP KATLİAMLARA TABİ TUTULDUK”

    Alevilerin Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde hep dışlandığını ve hep yok edilmek istendiğini vurgulayan Akbaba, “Bizler Maraş’ta, Sivas’ta, Malatya’da, Çorum’da, Roboski’de, Gezi’de, Ankara Gar’da katliamlara uğradık ama biz bir tane insan canına kıymadık. Her zaman ilim ile bilimle yürümeye ve aydın insanlar yetiştirmeye çalıştık. Çünkü aydınlar her zaman bu yolun bu kültürün ve geleneğin önderleri oldu. Bizlere o önderlerimizin gittiği ışıktan devam etmeye çalışıyoruz” diye belirtti.

    ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞININ KURULMASINA RIZALIK VERMEDİK VERMİYORUZ”

    Aleviler danışılmadan rızalığı alınmadan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuruluğunu dile getiren Akbaba, “Türkiye genelinde bir oyun kurulmaya başlandı. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlıyı Alevileri asimile edebilmek için elinden gelen zalimlikleri yapanlar bugün kendi kurdukları oyunlarının kendi dibinde düşmeye başladılar. Yeter ki biz gücümüzü birleştirelim, bir olalım, iri olalım, diri olalım” diye konuştu.

    “GÜNÜMÜZÜN NASIL Kİ YEZİD’İ  VE MUAVİYE’Sİ VARSA HÜSEYİNLERİ DE VAR”

    AKD Antalya Şube Başkanı, Derviş Cemal Ocağı mensubu Kazım Uçarcan da, “Maalesef tarih tekerrürden ibarettir. 1826 yılında Hacı Bektaş Veli Dergahına bir Kayyım atandı. Niye? Çünkü Aleviler o dönem doğru işler yapıyorlardı. Günümüzde de Aleviler yine doğru yerde duruyorlar. Nerede duruyorlar, masumun yanında duruyorlar ve kötülüklere karşı çıkıyorlar. Şu anda Muaviye de Yezit’te burada da tekerrür ediyor ve  günümüzün Muaviye’si de var Yezidi’de var. Ama bugün Hüseyin’ni de var” şeklinde konuştu.

    680 yılında yaşanan Hüseyin’in katliam karşısında duruşunu ve direnişini her zaman bilince çıkarmak gerektiğini belirten Uçarcan, “Özellikle böylesi günlerde bilince çıkarmak zorundayız. Neden? Çünkü̈ şu anda toplumumuza yaşamımıza aydınlarımıza gazetecilerimize ve akademisyenlerimize topyekûn bir saldırı var” ifadelerine yer verdi.

    “CUMA ERÇE BAŞKANIMIZA SORUŞTURMA AÇAN ZİHNİYETE HİZMET EDEN KURUM BAŞKANLARI VE DEDELER DE VAR”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’yi bu kurumun ihbarı üzerine soruşturma açıldığını aktaran Uçarcan, “Antalya’da da bu ihbarda bulunan kişiyle aynı saflarda olan kişiler, yolumuzu yozlaştırmaya çalışan dedeler var. Bunu size anlatmak benim tarihsel görevimdir. Ben itiraz ediyorum sizin de itiraz etmeniz gerekiyor. Sizden güç alırsam daha yüksek itiraz ederim” dedi.

    Cemde gülbenglerin okunmasının ardından söylenen deyişlerle semahlar dönüldü. Çerağların sırlanması ile lokmalar pay edildi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • AKD Genel Başkanı Yılmaz: Barışa dair biz Aleviler de söz söylemeliyiz!-VİDEO

    AKD Genel Başkanı Yılmaz: Barışa dair biz Aleviler de söz söylemeliyiz!-VİDEO

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, İmralı görüşmeleriyle başlayan sürece dair konuştu. Yapılan girişimlerden ötürü “umutlu” olduğunu dile getiren Şengünlü Yılmaz, “Ortadoğu, Türkiye yeniden şekillenecekse Aleviler kesinlikle o barış masasında olup söz kurmalı, o heyetler içerisinde yer almalı” dedi.

    Uzun yıllar süren tecridin ardından PKK lideri Abdullah Öcalan ile DEM Partililer arasında bir dizi görüşme sağlandı. AKP-MHP Hükümetiyle de temas kuran DEM Partililer, sürece dair tüm siyasi partilerin yanı sıra demokratik kitle örgütleriyle de bir araya gelmeye devam ediyor.

    Alevi kurumları, önceki müzakere görüşmelerinde aktif rol almazken bu defa “Bizlerin de söyleyecek sözümüz var” diyerek DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile bir araya geldi.

    İstanbul’da 31 Ocak’ta yapılan basına kapalı o toplantıda neredeyse tüm Alevi kurumları, görüş ve önerilerini paylaştı.

    “ÖNCELİKLE ONURLU BİR BARIŞ OLMALI”

    İmralı ve devlet kanadında henüz sadece diyalog süreci işlerken, yapılan görüşmelerin içeriğine dair ise henüz bir detay yok. Ancak taraflar, önceki süreçlerde yaşanan olumsuzluklara yeniden düşmemek adına farklı bir yol ve yöntem yürütme çabasında.

    Her ne kadar henüz kamuoyuna yapılan bir açıklama olmasa da Alevi kanadı, ilk temaslar sebebiyle süreci olumlu görüyor.

    Barış konusunda yapılan her girişimin değerli olduğunu söyleyen Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ile İmralı görüşmelerine dair konuştuk. Yılmaz, taraflar arasında 50 yıldır bir çekişme söz konusu olduğunun altını çizdi. Şengünlü Yılmaz, Alevi toplumunun, her zaman barışın savunucusu olduğunu da sözlerine ekledi.

    AKD Genel Başkanı Şengünlü Yılmaz, toplumun bir tür “kafa karışıklığı” yaşadığını da söyleyip sürece ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Bugünlerde sıkça duyduğumuz bir kelime ‘Barış’. Evet Alevi toplumu inancı, yolu gereği her zaman savaşın karşısında olup barışın yanında durmuştur. Bu süreçte Alevi toplumu, bunu nasıl yorumlayacağını da açıkçası çok kestiremiyor. Çünkü özellikle Alevilerin temsiliyetinin olduğu medya kuruluşları, içimize sızmış bazı medya kuruluşları, bu durumu çok farklı görüyor; işte ülkücü, Türkçü, Turancı bir kafa yapısıyla yorumlarken bazı yapılar da bunu kesinlikle Alevi toplumunun da kazancının olabileceği, aslında ülkenin, Ortadoğu’nun, dünyanın kazancı olabilecek bir durum olarak yorumluyor. Alevilerin de dolayısıyla bu anlamda aklı son derece karışık. Evet, biz savaşın hiçbir zaman taraftarı değiliz ama barışın da tarafı olmaz diye düşünüyorum. Eğer bir memlekete barış gelecekse ki binlerce yıldır ötekileştirilmiş, hakkını alamamış, zulümlere maruz kalmış bir Alevi toplumunu düşünürsek, bizim barışta bir tarafımız olmamalı. Barış nereden, nasıl gelirse kesinlikle destekleyici olmalıyız diye düşünüyorum. Ama bir barış olacaksa bunun da elbette ilkeleri var. Öncelikle onurlu bir barış olmalı. Cesaret varsa barış da tam anlamıyla gelecektir diye düşünüyorum.”

    “BİR TÜRK, BİR KÜRDÜN HAKKINI SAVUNURSA…”

    DEM Parti heyeti ve Abdullah Öcalan arasında geçen görüşmelerde “eşit yurttaşlık” vurgusu dikkat çeken başlık oldu. DEM Parti cephesinden, “Görüşmelerin odağında bütün ezilen kesimler var” yorumuna karşılık Şengünlü Yılmaz da sürece dair önerilerini paylaştı:

    Eşit yurttaşlık, kelime olarak belki sade, basit gibi görünebilir ama Alevi toplumunun, özellikle de Alevi örgütlülüğünün en önde gelen, yani listenin birinci sırasında gelen talebidir. Dolayısıyla eşit yurttaşlık sadece Aleviler için değil Kürtler, Hristiyanlar, Suriye’deki Dürziler, dinler, diller, herkes için… Çünkü içerisinde yaşadığınız devlette vatandaşlık görevini yerine getiriyorsanız elbette ki hakkınızı almanız gerekir. Dolayısıyla ‘eşit yurttaşlık’ söylemini Alevi toplumu çokça dillendirmiş olsa da işte asıl demokrasi burada karşımıza geliyor. Bir Türk, bir Kürdün hakkını savunursa, bir Sünni bir Alevinin hakkını savunursa işte o zaman bu memlekete gerçekten demokrasi gelecek.

    ‘Eşit yurttaşlık’ söylemini aslında tam bir yaşanılabilecek ülke ya da tam bir demokrasiyi özümsemiş ülke olarak düşünürsek en haklı talebimiz olan eşit yurttaşlık talebi nereden gelirse gelsin Alevi toplumu, kesinlikle bunun yanında olmalı diye düşünüyorum.

    “ALEVİLER KESİNLİKLE O MASADA OLMALI”

    Çözüm önerisi konusunu örgütler tartışacak. Örgütlerin tartışmaya çok ihtiyacı var. Çünkü tabanda çok yanlış bir algı var. Şu anda bu olanlar toplumda, ‘cumhurbaşkanının koltuğunu koruma davası’ gibi algılanıyor. Uzun yıllar devleti yöneten bir iktidar, birden bire size elini uzatıyor, aslında meclis kürsülerine giderken önünüzden geçerken size selam vermeyen, aksine hakarete varan söylemlerde bulunan bir lider, çıkıp ‘Bu memlekete barış gelmeli. Abdullah Öcalan, meclise gelip sözünü söylemeli’ diyor. Dolayısıyla biz bir türlü inanamıyoruz. Yani ‘bunun arkasında kesinlikle birilerinin koltuk kaygısı var’ diye düşünüyoruz. Aslında bu barışın tarafları, çok açık yüreklilikle bunu, ötekileştirilen, eşit yurttaşlığı özümsemiş tüm toplumlara net bir şekilde anlatmalı diye düşünüyorum. Öncelikle burayı çözmeliyiz. Sonrasında bu kafa karışıklığı giderildiğinde elbette ki Alevi toplumu, örgütlü bir toplum, ne istediklerini örgütlerine de söyleyeceklerdir. Kimseden taraf olmadan, yani barışı masaya getiren hiçbir kurumun tarafında olmadan Alevi toplumu olarak biz evet, Ortadoğu, Türkiye yeniden şekillenecekse Aleviler kesinlikle o masada olmalı, barış masasında söz kurmalı, o heyetler içerisinde olmalı diye düşünüyorum.”

    “BİZLER DE SÖZ SÖYLEMELİYİZ”

    Seher Şengünlü Yılmaz, sürece dair “umutlu” olduğunu da belirterek AKD tabanına ise şu mesajı verdi:

    “Bizler umudumuzu hiç kaybetmedik. Hallac-ı Mansur’dan, Pir Sultan’dan, Nesimilerden bugünlere geldik. Hala umudumuz diri ki bu örgütlenmeleri sürdürebiliyoruz. Örgütüme şöyle bir mesaj verebilirim; kesinlikle hiçbir ideolojinin, hiçbir inancın; ırkçılığa varan uç noktalarında olmamalıyız diye düşünüyorum. Anadolu’ya güvercin donunda hoşgörüyü, barışı, sevgiyi getiren bir önderin izinden giden toplumumuz, dolayısıyla hiç kimseyi ötekileştirmeden, ön yargılı olmadan ve gerçekten barış bu ülkede yaşayan tüm toplumlar için demokratik bir zeminde hayat bulacaksa evet bizler de söz söylemeliyiz. Bu anlamıyla da çok iyi irdelemeliyiz ve bu masaya da dahil olmalıyız diye düşünüyorum.”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • Alevi kurumlarından gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki: Halk TV yalnız değildir

    Alevi kurumlarından gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki: Halk TV yalnız değildir

    PİRHA-Alevi kurumları, gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek “bilirkişi” soruşturması kapsamında gözaltına alınmasına tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Gözaltılar halkı teslim almaya yönelik bir gözdağıdır. AKP hükümeti gözaltılarla, tutuklamalarla, sindirme hayalleri kurarken unutmasınlar ki halkın tamamını esir alamazlar” denildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun işaret ettiği bilirkişiyle yaptıkları telefon görüşmesini “izinsiz olarak kayda alarak paylaştıkları” suçlamasıyla gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek “bilirkişi” soruşturması kapsamında gözaltına alındı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek “bilirkişi” soruşturması kapsamında gözaltına alınmasına tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.

    “TÜRKİYE FAŞİZME TESLİM OLMAYACAK”

    Alevi kurumları tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Halk TV gazetecilerinden Serhan Asker, Barış Pehlivan ve Seda Selek gazetecilik faaliyetlerinden dolayı gözaltına alındı. Görülen o ki bu gözaltılar halkı teslim almaya yönelik bir gözdağıdır. Ülkede denetimsizlikten bir otelde insanlar gözler önünde yanarak can verirken, maden kazaları olurken, binalar insanların başına yıkılırken, geziden 12 yıl sonra insanlar tutuklanırken ve en önemlisi halk yoksulluk kıskacında yaşamaya çalışırken halkın sesi olan gazetecilerin gözaltına alınması ülkede ses çıkaran herkesi sindirmeyi hedeflemektedir.

    Ama hiçbir güç halkın gücünün üstünde değildir ve sonunda halk bu zalimliğe gerekli cevabı verecektir. Başta Aleviler olmak üzere derdi halkın refahı olan muhalifler korku duvarını yıkmıştır artık. Halkının derdini kendi derdi bilmeyenin piri olmaz diyen Pir Sultan Abdal direnen halkların ışığı olmuştur. AKP hükümeti gözaltılarla, tutuklamalarla, sindirme hayalleri kurarken unutmasınlar ki halkın tamamını esir alamazlar. Eşitlik, demokrasi ve adalet mücadelemizin önüne geçemeyeceksiniz. Bu vesile ile bir kez daha haykırıyoruz. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz. Halk TV yalnız değildir” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -Halk TV’ye ‘bilirkişi’ soruşturması: 3 gazeteci gözaltına alındı

  • Alevi kurumları Suriye’de yaşanan katliamlara ilişkin Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile görüştü

    Alevi kurumları Suriye’de yaşanan katliamlara ilişkin Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile görüştü

    PİRHA- Alevi kurumları, Suriye’de yaşanan Alevi katliamlarına ilişkin Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile görüştü.

    Alevi kurumları Suriye’deki Alevilere dönük katliamların ve baskıların konuşulduğu görüşmeler yapmaya devam ediyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Pir Sultan Abdal Kültür Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Özgür Kaplan ve Başkan Yardımcısı Esat Nurullah Ünsal, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile Suriye’de yaşanan Alevi katliamlarına ilişkin görüştü.

    Görüşme basına kapalı yapılırken, görüşmeye dair ayrıntı paylaşılmadı.

    PİRHA/ANKARA

  • Uçarcan: Suriye’de Aleviler ve diğer azınlıklar tehdit altında -VİDEO

    Uçarcan: Suriye’de Aleviler ve diğer azınlıklar tehdit altında -VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Bakanı Kazım Uçarcan, Suriye’de Alevilerle birlikte tüm azınlıkların tehdit altında olduğunu belirterek, “Zaman kaybetmeden bir an önce bununla ilgili çok daha diri, çok daha kapsamlı bir karşı duruşun sergilenmesi gerekiyor” dedi.

    Suriye’de Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütünün Esad yönetimini devirmesi ardından Alevilerin de tedirginliği arttı. Suriye nüfusunun yaklaşık yüzde 13’ünü oluşturan Aleviler, ülkenin daha çok sahil kesiminde yaşam sürmekteydi. Şam’ın düşmesinin ardından HTŞ’liler, başta Lazkiye olmak üzere birçok kentte Alevilerin yaşam alanlarını adeta gasp etti.

    Suriye’deki Alevilere ait inanç merkezlerine yönelik saldırılar da tepkilere neden oluyor.

    Hüseyin bin Hamdan el Hasibi’nin türbesinin yakılıp, görevli beş sivilin öldürülmesi sonrasında bölgedeki korku daha da arttı. Arap Alevileri Humus, Hama, Tartus ve Lazkiye’de bu ölümlere karşı protesto düzenledi ancak HTŞ, yapılan protestolara da silahla karşılık verdi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Bakanı Kazım Uçarcan, Suriye’de Alevilere yönelik yapılan saldırılarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “SURİYE’DE YAŞANAN SÜRECİ KAYGIYLA İZLİYORUZ”

    Suriye’de yaşanan süreci kaygıyla izlediklerini belirten AKD Antalya Şube Bakanı Kazım Uçarcan, “Bunlar tarafından uygulanmak istenen politikalar bizim tarafımızdan anlaşılır bir durum. Öteden beri oynanan oyunlar devam ediyor. Bunun bizim için elzem olan yanı Alevi örgütlerinin bu noktada yeterli tepkiyi gösterememeleri. Bunun da nedeninin örgütlülüğümüzden kaynaklı olmakla birlikte aynı zamanda mustarip olduğumuz bir alan olmasıdır” dedi.

    Suriye’de sadece Aleviler değil tüm azınlıkların tehdit altında olduğunu belirten Uçarcan, “Suriye’de sadece Aleviler değil, öteki azınlıkların da yaşamları tehdit altında. Bizim açımızdan kaygı verici. Bir an önce bununla ilgili çok daha diri çok daha kapsamlı bir karşı duruşun sergilenmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.

    “ALEVİLER OLARAK YÜZBİNLERİ BULAN MİTİNGLER YAPMALIYIZ””

    Geçmişte ülkede yaşanan hak ihlallere karşı Alevilerin daha güçlü bir şekilde bir araya geldiklerini belirten Uçarcan,  “Alevi kurumlar çok daha kitlesel mitingler düzenleyebiliyorlardı. Şu an yine en geçerli yöntem bence büyük şehirlerde kitlesel katılımlı büyük mitingler ve toplantılar yapmak” diye belirtti.

    Alevilerin eylemselliğine karşı, karşı tarafın da direnç gösterebileceğini belirten Uçarcan, “Bu bizim açımızdan meşru bir hak, biz bunu yapmak zorundayız. Bunun bedeli olsa bile bunları yapmamız gerekir.Yoksa katliamlar olduktan sonra çıkıp ah vah etmenin mantığı yok” dedi.

    AKD’nin ülke genelinde 106 şubesi olduğunu belirten Uçarcan, “PSAKD ve bizim çatı örgütümüz olan Alevi Bektaşi Federasyonu ve ona bağlı şubeleri var. Bunların önderliğinde Ankara’da bir miting yapılmalı. Geçmişte yapılan mitinglerde biz yüzbinleri buluşturuyorduk. Şimdi böyle hassas bir konuda bizim milyonları bulmamız gerekir” sözlerini kullandı.

    “BÖYLESİNE ELZEM BİR DÖNEMDE ALANLARA NEDEN ÇIKILMIYOR”

    Bu mitingleri yaparken aynı zamanda kendi güçlerini göreceklerini vurgulayan Uçarcan, “Hem de bu arada biz bunu yapamıyorsak niye yapamıyoruz bunu tartışmış oluruz. Neden biz Alevileri alanlara taşıyamıyoruz, ya da  demokratik kitle örgütleri ile birlikte doğru bir çalışma yapıp onları seferber edemiyor, siyasi partilerle doğru temelde ilişkiler kurulamıyor, bütünsel bir yaklaşım sergileyemiyoruz” diyerek özeleştiride bulundu.

    “SADECE ALEVİLER DEĞİL TÜM ÖTEKİLEŞTİRİLEN TOPLUMSAL KESİMLER İÇİNDE MÜCADELE YÜRÜTÜLMELİ”

    AKD Antalya Şubesi olarak alan mücadelesinden yana olduklarını belirten AKD Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Alanlara çıkmaktan yana tavır takılmaktayız. Yoksa bunun başka bir yolu yok. Öteki türlü kendi binamızın önünde basın açıklaması yaparak vicdanımızı rahatlatmaya çalışmak çok bize göre değil, bizim anlayışımızla çok örtüşmez. Anti demokratik uygulamalara karşı ülkedeki sadece Alevilere dönük değil ötekileştirilen tüm toplumsal kesimlerinde uğradığı haksızlıklara karşı alanlarda birlikte mücadele yürütmek perspektifiyle herkesi harekete geçirmek gibi bir programımız var.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Alevi örgütlerinin yöneticileri Meclis’te bir dizi temasta bulundu

    Alevi örgütlerinin yöneticileri Meclis’te bir dizi temasta bulundu

    PİRHA- Alevi örgütlerinin yöneticileri, Suriye’deki Alevilere dönük katliamlara ve baskılara dair Meclis’te temaslarda bulundu. Görüşmeler gün boyu sürerken, herhangi bir açıklama yapılmadı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Arslan, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel başkanı Ercan Geçmez, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Adana Alevi Kültürünü Araştırma Derneği (AKAD) Başkanı Gültekin Cuvalak, ADFE Genel Başkan Yardımcısı Özgül Ateş ve Genel Sekreteri Ufuk Emre Bektaş, ABF Genel Başkan Yardımcısı Nurullah Esad Ünsal ve Genel Sekreteri Özgür Kaplan, Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin yetkilileriyle görüştüler.

    Suriye’deki Alevilere dönük katliamların ve baskıların konuşulduğu görüşmeler gün boyu sürerken, kurumların yöneticileri görüşmelere yönelik bir açıklama yapmadı. 

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    Alevi kurumlarının genel başkanları Meclis yolunda!